Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 125.132 başlık/FaRk ile birlikte,
125.132 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(465/502)


- ULTRAVİYOLE[Fr. < ULTRAVIOLET] ile/değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ


- ULTRAVİYOLE[Fr. < ULTRAVIOLET] ile/değil/yerine/=/||/<> MORÖTESİ


- ULTRAVİYOLE ile/||/<> IŞIN

( Ultraviyole ışınların keşfi )

( Johann Wilhelm Ritter tarafından 1801 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1776-1810) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ultraviyole ışınların keşfi) )


- ULTRAVIOLET[İng.] / ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRA-MOR, ULTRA- VIYOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE


- ULU ORTA (KONUŞMAK) -ile


- ULUBEY[İng.] ile/||/<> ULUBEY[Fr.] ile/||/<> ULUBEY[Alm.] ile/||/<> ULUBEY

( 13941449 Muhammed Taragay Ulubey ünlü Türk matematikçisi ve astronomu Semerkantta medrese ve gözlemevinin kurucusudur Onun önerdiği cebirsel yöntem tam trigonometrik cetvellerin oluşturulmasına yol açmıştır )

( ULUBEY )

( ULUBEY )

( ULUBEY )


- ULÜF[Ar. < ULÛFE] ile ULÛF[Ar. < ELF]

( Yemler, ulûfeler. | Sipahi, yeniçeri maaşları. İLE Binler. )


- ULUFE[Ar. < ʿULŪFE] ile/değil/yerine/=/||/<> ULUFE

( Osmanlılarda kapıkulu askerlerine sipahilere saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret )


- ULUFE ile ULUFECİ


- ULÛFECİYÂN-I YEMÎN[Ar.] ile/ve/<> ULÛFECİYÂN-I YESÂR[Ar.]

( Kapıkulu süvârîsini oluşturan atlı bölüğün, ilkinin adı. İLE/VE/<> Kapıkulu süvârîsini oluşturan atlı bölüğün, ikincisinin adı. )


- ULUHİYYET[Ar. < ULŪHİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ULUHİYET

( Tanrılık sıfatı Allahlık vasfı )


- ULULAMA/TAZİM[Ar. < TAʿẒĪM] ile/||/<> ULULAMA/TAZİZ[Ar. < TAʿZĪZ]


- ULULAMAK ile ULULANMAK ile ULULAŞMAK


- ULÛLELBAB ile ULÛNNÜHA


- ULULUK | GURUR | GÖRKEM | KURUM/AZAMET[Ar. < ʿAẒAMET] ile/||/<> ULU | GURURLU | GÖRKEMLİ | KURUMLU/AZAMETLİ

( ululuk gurur görkem kurum III )


- ULUM[Ar. < ʿULŪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ULUM

( Bilimler ilimler )


- ULUMA ile PAVKIRMA

( ... İLE Tilki ya da çakalın uluması. | Ateşin, alev alev yanması, bir yere doğru yönelmesi. | Çok öfkelenmek. )


- ULUMA ile ULUYAN

( HOWL vs. HOWLER )

( زوزهکشيدن ile زوزه کشيدن ile زوزه ile جيغ زننده )

( زوزهکشيدن ile ZOZEH KESHYDAN ile ZOZEH ile JYGH ZANANDEH )


- ULUM-İ SAHİHA ile/||/<> EXACT SCIENCES[İng.] ile/||/<> SCIENCES EXACTES[Fr.] ile/||/<> EXAKTE WISSENSCHAFTEN[Alm.] ile/||/<> SAĞIN BİLİMLER

( Denetlenebilir ölçü ve hesaplara dayanan bilimler Bunlar sağın önermelerle kurulan bilimlerdir Dar anlamda Matematiğe dayanan bilimler mekanik fizik )

( EXACT SCIENCES )

( SCIENCES EXACTES )

( EXAKTE WISSENSCHAFTEN )


- ULÛM-U HUKUKİYE:
USÛL-Ü FIKIH/NAZARİYAT-I HUKUKİYE ile/ve/||/<> FÜRU-U FIKIH/TATBİKAT-I HUKUKİYE


- ULUM'ÜL DEHAİL ile ULUM'ÜL EVAİL


- ULURU ile/ve NAZCA ile/ve TRAXIEN ile/ve VALCOMANICA ile/ve GOZO

( Avustralya'da. İLE/VE Peru'da. İLE/VE Malta'da. İLE/VE İtalya'da. İLE/VE Malta'da. )


- ULUS DEVLET ile/ve/değil/||/<>/> ULUS


- ULUSAL BASIN ile/||/<> ULUSAL MEDYA


- ULUSAL BİRLİK ile/ve/<> KABİLE BİRLİĞİ

( Toplumların/ulusların birliğini sağlayan, en önemli ve öncelikli olgu, dilidir. İLE/VE/<> "Tek ağız" anlamına gelen Vantok Kültürü, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla, birbirini her yönden korudukları bir kültür de, buna en iyi örneklerdendir. )


- ULUSAL DİL ile/||/<> ULUSAL DİL

( Bir ulusun kullandığı ortak dil Türk dili Fransız dili Alman dili vb Dil )

( NATIONAL LANGUAGE )

( LANGUE NATIONALE )

( NATIONALSPRACHE )


- TÜZE/HUKUK:
ULUSAL ile/ve/||/<> ULUS ÜSTÜ ile/ve/||/<> ULUSLARARASI


- ULUSAL/ULUSLARARASI) ÖRGÜT ile (ULUSAL/ULUSLARARASI) KURUM


- ULUSAL STANDARTLAR ile/ve ULUSLARARASI STANDARTLAR ile/ve AVRUPA STANDARTLARI

( British Standards | Published Documents İLE/VE ISO Standartları | IEC Standartları | Kamuya Açık Özellikler - Publicly Available Specification (ISO/PAS, IEC/PAS) Teknik Spesifikasyonlar - Technical Specification (ISO/TS, IEC/TS) Teknik Raporlar - Technical Report (ISO/TR, IEC/TR) İLE/VE CEN | CENELEC | ETSI | ECISS | AECMA )


- ULUS/ULUSAL ile/ve/<> TOPLUM/TOPLUMSAL


- ULUSALLAŞTIRMAK ile ULUSAL/LIK ile ULUSALCI/LIK ile ULUSAL DİL ile ULUSAL GELİR ile ULUSAL BAYRAM ile ULUSAL EKONOMİ ile ULUSAL SAVUNMA


- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK


- ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ ile AF

( AMNESTY INTERNATIONAL vs. AMNESTY )

( عفو عمومي کردن ile عفو ile عفو بين الملل )

( OFO AMOMY KARDAN ile OFO ile عفو بين الملل )


- ULUSLARARASI BEHÇET ÇALIŞMA GRUBU KRİTERLERİ ile/||/<> TÜRK DERMATOLOJİ DERNEĞİ KRİTERLERİ

( Uluslararası kriterler tekrarlayan oral ülser artı iki majör bulgu İLE Türk kriterleri daha geniş semptom spektrumu içerir. Uluslararası kriterler daha özgül İLE Türk kriterleri daha duyarlıdır. İki kriter seti de klinik tanı için kullanılır. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- INTERNATIONALES EINHEITENSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM SİSTEMİ (SI)


- INTERNATIONAL SYSTEM OF UNITS[İng.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER DİZGESİ


- SYSTÈME INTERNATIONAL D'UNITÉS[Fr.] / INTERNATIONALES SYSTEM DER MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER SİSTEMİ, SI


- ULUSLARARASI HUKUK ile/ve/değil/ne yazık ki KARŞILIKLI "KABUL"


- ULUSLARARASI İTTİFAK ile ULUSLARARASI FUAR ile ULUSLARARASI MEDYA OFİSİ ile ULUSLARARASI KIZIL HAÇ ile İNTERNET ile STAJYER ile DAHİLİ ile İÇ İŞLERİ ile İÇTEN YANMALI ile DAHİLİYE ile İÇ ORGANLAR ile DAHİLİ KULLANIM ile ULUSLARARASI ile ULUSLARARASI HUKUK ile ÖLDÜRÜCÜ ile BOĞUM ARASI

( INTERNATIONAL ALLIANCE vs. INTERNATIONAL FAIR vs. INTERNATIONAL MEDIA OFFICE vs. INTERNATIONAL RED CROSS vs. INTERNET vs. INTERN vs. INTERNAL vs. INTERNAL AFFAIRS vs. INTERNAL COMBUSTION vs. INTERNAL MEDICINE vs. INTERNAL ORGANS vs. INTERNAL USE vs. INTERNATIONAL vs. INTERNATIONAL LAW vs. INTERNECINE vs. INTERNODE )

( کار ورز ile داخله ile دروني ile داخلي ile اندروني ile مسائل داخلي ile احتراق داخلي ile درون سوز ile طب داخلي ile احشاء ile احشا ile استعمال داخلي ile بينالملل ile بين المللي ile ائتلاف نين المللي ile نمايشگاه بين المللي ile حقوق بينالملا ile واحد رسانه هاي خارجي ile صليب سرخ بين المللي ile کشتار متقابل ile اينترنت ile شبکه اينترنت ile ميان گره )

( KAR VARZ ile DAKHALEH ile DRONY ile DAKHALY ile اندروني ile MOSAEL DAKHALY ile EHTARAGH DAKHALY ile DRON SOZ ile TAB DAKHALY ile AHESHA ile AHESHA ile استعمال داخلي ile BEYNALMOLLL ile BEYNE OLMOLLLY ile ETELAF NEYNE OLMOLLLY ile NAMAYSHGAH BEYNE OLMOLLLY ile HOQUQ BEYNALMOLA ile VAHAD RESANEH CPEHAY KHARJY ile SELYBE SARKH BEYNE OLMOLLLY ile KESHTAR MOTEGHABEL ile AYNATARNAT ile SHABKEH AYNATARNAT ile MYAN GAREH )


- ULUSLARARASI ŞİRKET/LER ile/değil/ne yazık ki "ULUS AŞIRI" ŞİRKET/LER

( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Hedef ülkeleri/kitleleri ve dünyayı, çıkarları doğrultusunda yönetme/yönlendirme çabası/"başarısı" peşinde koşan şirketler. )


- ULUSLARARASI TÜZEDE:
BENTHAM ile KELSEN ile AUSTIN


- ULUSLARARASI ile/||/<> ARSIULUSAL ile/||/<> MİLLETLERARASI ile/||/<> MEMLEKETLER ARASI


- ULUSLARARASI ile/değil DEVLETLERARASI


- ULUSLARARASI ile ULUSLARARASICI/LIK


- ULUSLARARASICILIK ile/||/<> BEYNELMİLELCİLİK ile/||/<> ENTERNASYONALCİLİK ile/||/<> MİLLETLERARASICILIK


- ULUSLARARASILAŞMA | ULUSLARARASILAŞMAK | ULUSLARARASILAŞTIRILMA | ULUSLARARASILAŞTIRILMAK | ULUSLARARASILAŞTIRMA | ULUSLARARASILAŞTIRMAK ile/||/<> MİLLETLERARASILAŞMA | MİLLETLERARASILAŞMAK | MİLLETLERARASILAŞTIRILMA | MİLLETLERARASILAŞTIRILMAK | MİLLETLERARASILAŞTIRMA | MİLLETLERARASILAŞTIRMAK


- ULUS[Moğolca] ile ...

( PAY, BUDUN(HANEDAN'IN PAYINA DÜŞEN BÖLGE) )


- ULUTMAK ile ULUSLAŞMAK ile ULUSLAŞABİLMEK ile ULU ile ULUM ile ULUS ile ULUSLU ile ULUSÇU/LUK ile ULUSSUZ/LUK ile ULU ORTA


- ULVİ | ÜST ile/||/<> ÜST

( Bir kayan ayrımlı gösterimde gerçek sayı elde edilmek üzere değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt örn 0 0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur 0 1234 3 Burada 3 üsttür Bir koşanın birinci dizesi Bir simgenin sağ üstünde bulunan sayı Anlamdaş güç Bir niceliğin sağ üst köşesine kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı biyoloji )

( EXPONENT | PARENT )

( EXPOSANT | SUPÉRIEUR )

( EXPONENT, HOCHZAHL | EXPONENT )

( EXPONENS )


- ULVİ | YÜCE ile/||/<> YÜCE

( Genellikle insanca ölçüleri aşan bundan dolayı çok büyük olan Sanat ahlak din düşünce alanında üstün bulunan kendisinde üstünlük görülen şey Kantın estetiğinin iki ana kavramından biri Kant güzelin yanına yüceyi de temel bir estetik kavram olarak koyar Ancak ona göre her türlü ölçünün dışına çıkan ezici büyüklükte olan şey duyuları aşar Bu da yüceyi duyular ile kavranan dünyanın üstüne yükseltip onu ahlak alanına kaydırır Fikirce yüksek çevrelerde konuşulan dil şekline sıfat olur )

( SUBLIME )

( SUBLIME | HAUT )

( ERHABEN )

( SUBLIMIS )


- ULVÎ ile/değil/yerine/= YÜCE


- ULVİ[Ar. < ʿULVĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜCE | SEMAVİ

( yüce Eşsiz benzersiz özellikler taşıyan semavi Manevi ve ruhani âlemle ilgili )


- ULVÎ ile/değil/yerine/= YÜCE/ULU


- ULVİYET/İZZET ile/değil/yerine/= YÜCELİK/ULULUK


- ULVİYET[Ar. < ʿULVİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜCELİK


- ULVİYET[Ar.] ile/değil/yerine/= YÜCELİK


- ULYÂ ile ...

( PEK (DAHA, EN, ÇOK) YÜCE )


- UMA ile/||/<> UMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ana.[Tibet dilinde][Arapça'dan geçmişe benziyor.] İLE Eve gelen konuk. )


- UMAR ile UMARSIZ/LIK


- UMARSIZ/LIK ile UMURSAMAZ/LIK

( Çözümsüz, çaresiz. İLE Kayıtsız. )


- UMBRINA CIRROSA[Lat.] ile/||/<> KÖTEK BALIĞI

( Kemikli balıklardan gölge balığıgiller Sciaenidae familyasından en çok uzunluğu 100 cm olabilen Atlantik Okyanusu ve tüm denizlerimizde bulunan bir tür minakop karakulak )

( UMBRINA CIRROSA )


- UMDE[Ar. < ʿUMDE] ile/değil/yerine/=/||/<> İLKE


- UMERÂ ile/ve/||/<> ULEMÂ ile/ve/||/<> SUFERÂ

( Askerler/memurlar. İLE/VE/||/<> Bilginler/âlimler. İLE/VE/||/<> Elçiler/sefirler. )


- UMERA[Ar. < UMERĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜMERA

( Beyler amirler Üstsubaylar )


- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS

( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )


- ÜMİT ETMEMEK ile/ve ALAY ETMEK

( Ümidi olmayanın ve alay edenin nasibi kesiktir. )


- ÜMİT[Fars. < UMĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> UMUT (ÜMİT DÜNYASI, ÜMİT KAPISI, ÜMİT KIRIKLIĞI)


- ÜMİT/UMUT ile/ve/değil EŞİK


- ÜMİT YİTİMİ ile/ve/||/<>/>/< UTANÇ

( Ormana/adaya düşen ya da ağır doğa koşullarına maruz kalanların ölümü, koşulların zorluğundan değil o duruma nasıl düştüğünün utancından["düşüncesinden"] ve o zorlu koşullardan çıkabilmek için daha yeterli/yetkin düşünebilmek yerine gittikçe ümidini yitirmesinden kaynaklanırmış. )

( "Esaretin Bedeli"[Shawshank Redemption - 1993], "Yaşamak İçin[Alive - 1993]", "İhanet[The Edge - 1997]" [Anthony Hopkins - Alec Baldwin], "Yeni Yaşam[Cast Away - Tom Hanks], "127 Saat" filmlerini de özellikle izlemenizi salık veririz. )

( "Ümit Yitimi" değil/yerine Ümit... - B )

( )


- ÜMİT ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ALDANMA


- ÜMİT ile/ve/<> CESÂRET

( Ümitsizliğe kapılmadan gerçeklerle yüzleşmek ve sahip olduklarımızda mutlu olmak gereklidir. )

( Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır. )

( Doğru olanı gördüğü halde yapmamak, cesâretsizliktir. )

( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )

( Kişinin ümitsizlik hakkı yoktur. )

( Ümitsizlik, bir üçgende, dördüncü köşeden bahsetmek gibidir. )

( HOPE vs./and/<> COURAGE )

( SPES cum/et/<> ANIMOSITAS )


- ÜMİT ile/değil ÇIKARCILIK


- ÜMİT ile/ve DUA

( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )


- ÜMİT ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA


- ÜMİT ile/ve/<> EMEK

( Ümit kalacağına emek kalsın. )

( HOPE vs./and/<> LABOUR )


- ÜMİT ile/ve/<>/|| MUTLULUK


- ÜMİT ile/ve OLASILIK

( Her koşulda ve sürekli olarak beslenmeli, vazgeçilmemelidir! İLE/VE Olabildiğince öngörülebilmelidir. )

( Must feed in all conditions and all the time. WITH/AND Must forsighted as much as possible. )

( HOPE vs./and PROBABILITY )


- ÜMİT ile/değil SALAKLIK


- ÜMİTLENMEK ile ÜMİTLENDİRMEK ile ÜMİTLENEBİLMEK ile ÜMİT ile ÜMİTLİ/LİK ile ÜMİTSİZ/LİK ile ÜMİTSİZCE ile ÜMİT KAPISI ile ÜMİT DÜNYASI ile ÜMİT KIRIKLIĞI


- ÜMİTLİ/UMUTLU OLMAK ile/ve/<> MUTLU OLMAK

( UMUTLU/LUK ile/ve/<> MUTLU/LUK )

( TO BE IN HOPE vs./and/<> TO BE HAPPY )


- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve KARŞILIKSIZ AŞK

( "HOPELESS LOVE" vs./and "WORTHLESS LOVE" )


- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve OLANAKSIZ AŞK ile/ve ÖLÜMSÜZ AŞK

( Ümit etme ki, yüzünü görebil. )

( "HOPELESS LOVE" vs./and "IMPOSSIBLE LOVE" vs./and "DEATHLESS LOVE" )


- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"

( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz,
ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )

( "Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz kişiler vardır.
Ben, hiçbir zaman, ümidimi yitirmedim."

M. K. ATATÜRK )

( KUNÛT, YEİS ile/değil/yerine ... )

( NEVMİDÎ ile/değil/yerine ... )

( DESPERATIO cum ... )


- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK


- OLANAK/SIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT/SİZ/LİK


- ÜMİTSİZ/LİK ile YILGIN/LIK


- ÜMİTVAR[Fars. < UMĪD + VĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> UMUTLU


- UMKAN[Ar.] ile UMKÎ[Ar.]

( Derinliğine. İLE Derinlikle ilgili. )


- UMKLAPP PROCESS[İng.] / PROCESSUS UMKLAPP[Fr.] ile/değil/yerine/= UMKLAPP SÜRECİ


- UML/UNİFİED MODELING LANGUAGE[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK MODELLEME DİLİ


- UMLS/UNIFIED MEDICAL LANGUAGE SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK TIP DİLİ DÜZENİ


- UMMAK ile TAHMİN ETMEK

( TO HOPE vs. TO GUESS )


- UMMAK ile UMMAN


- 'UMMÂLET[Ar.] ile VELÂYET[Ar.]


- UMMAN EMİRLİĞİ ile EMİRLİK

( EMIRATE OF OMAN vs. EMIRATE )

( امير نشين ile امارت عمان )

( AMYR NESHYNE ile EMART AMAN )


- UMMAN[Ar. < ʿUMMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> OKYANUS


- UMMÂN[Ar.] ile Ummân[Ar.]

( Derinliğine. | Deniz. İLE Arap Yarımadası'nın güneydoğu köşesi olan geniş kıta ve bu kıtanın kıyısından Hind kıyılarına ve güneye doğru uzanan açık deniz. )


- ÜMMET ile/değil HALK


- UMMET[Ar. < UMMET] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜMMET

( Bir peygamberin getirdiklerine inanıp ona tabi olanların oluşturduğu topluluk )


- ÜMMET ile ÜMMETÇE ile ÜMMETÇİ/LİK


- ÜMMET-İ DÂVET ile/ve ÜMMET-İ İCÂBET ile/ve ÜMMET-İ HÂS

( Çağrılan. İLE/VE Çağrıya uyan. İLE/VE Ehl-i beyt. )

( Tüm bireyler. İLE/VE İman edenler. İLE/VE Ehl-i beyt. )


- ÜMMÎ SİNAN HZ. ile SİNAN ÜMMÎ HZ.

( Mezarı, Eyüp Sultan'dadır. İLE Mezarı, Elmalı-Antalya'dadır. )

( Halvetiye'nin, Sinanîye kolunun pîridir. İLE Niyazi Mısrî Hz.'nin mürşididir. )

( YUSUF-U SÜMBÜL SİNANİYE ile de karıştırmamak gerekir. [Halifesi ve Muslihiye kolunun pîri, Merkez Efendi'dir.] )


- ÜMM-İ SÜLBE[Ar.]/DURE-MÈRE[Fr.] ile ...

( Beyin zarlarından en kalını ve en dışta bulunanı. )


- UMMİ[Ar. < UMMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜMMİ

( Okuyup yazması olmayan Sahip olduğu bilgiyi okuma yazma yoluyla değil vahiy yoluyla Allah tan aldığı için Hz Muhammed e verilen bir sıfat )


- ÜMMÎ ile/ve/değil ÜMMÎ

( Cahil. İLE/VE/DEĞİL Anne. )


- ÜMMÎ ile ÜVEYSÎ


- ÜMMÎYÛN ile/ve SAFÎYÛN ile/ve ZÂTÎYÛN


- ÜMM-ÜL-KİTÂB ile ...

( AKL-I EVVEL | ARŞIN ÜSTÜNDEKİ KAZÂ VE KADER LEVHASI | FÂTİHA SÛRESİ | İNSAN-I KÂMİL'İN GÖNLÜ )


- ÜMM-ÜL-HU-IÛI ile/||/<> MİDYE ile/||/<> MİDYE[Yun.]

( Asalak yaşama uymuşları bulunmakla birlikte hekimlik yönünden yalnız arakonakçı türleri dolayısıyle ve çok seyrek olarak anılan bir bölüm yassı solungaçlıların ortak adı Mytilus Yassı solungaçlılar Lamellibranchiata sınıfından bir yumuşakça türü Eşit parçalı olan kabuk uzun olup ön tarafı sivri ard tarafı yuvarlak üçgen biçimindedir Hemen bütün denizlerde bulunur zooloji Yassı solungaçlılar Lamellibranchiata sınıfından kabuğu eşit parçalı ön tarafı sivri ve uzun art tarafı yuvarlak üçgen biçiminde olan bütün denizlerde yaşayan bir yumuşakça cinsi Yassı solungaçlılar Lamellibranchiata sınıfından kabuğu eşit parçalı ön tarafı sivri ve uzun arka tarafı yuvarlak üçgen biçiminde olan bütün denizlerde yaşayan bir yumuşakça cinsi R μύδι midyeye verilen μῦς adının küçültmesi Türkçe midyenin Rumca çokluk biçiminden alındığı anlaşılıyor μύδια )

( MUSSEL )

( MOULE | MOULE COMMUNE )

( MUSCHEL | PFAHLMUSCHEL )

( MYTILUS )

( ΜΎΔΙ / μύδι )


- UMPIRE[İng.] ile/||/<> YARDIMCI HAKEM

( Alandaki iki hakemden başhakeme yardımcı olanı Onun verdiği kararlar da kesindir Ancak iki hakem arasında bir anlaşmazlık olduğunda başhakemin kararına bakılır )

( UMPIRE )


- UMR[Ar. < ʿUMR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMÜR

( ömrübillah ömrühayat ömür adam ömür boyu ömür törpüsü dayanım ömrü dayanma ömrü raf ömrü ahir ömürde yaşam Çok hoşa giden şey )


- 'UMRÂ[Ar.] ile RUKBÂ[Ar.]


- ÜMRAN[Ar. < ʿUMRĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> BAYINDIRLIK


- ÜMRAN[Ar.] ile/değil/yerine/= BAYINDIRLIK


- ÜMRAN ile ÜMRANLI


- UMRBİLLAH[Ar. < ʿUMR + BİLLAH] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜBİLLAH

( Şimdiye değin hiçbir vakit )


- UMRE[Ar. < ʿUMRE] ile/değil/yerine/=/||/<> UMRE

( Hac dönemi dışında Kâbe yi ve Mekke nin diğer kutsal yerlerini ziyaret etme )


- UMRHAYAT[Ar. < ʿUMR + ḤAYĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜHAYAT

( Geçirilen yaşanılan bütün süre )


- ÜMÜK ile/değil/yerine/=/||/<> BOĞAZ | GIRTLAK

( boğaz gırtlak )


- UMULMAK ile UMUTLANMAK ile UMUTLANDIRMAK ile UMUTLANABİLMEK ile UMU ile UMUM ile UMUR ile UMUT ile UMUŞ ile UMUTLU/LUK ile UMUTSUZ/LUK ile UMUTSUZCA ile UMUM MÜDÜR/LÜK ile UMUT IŞIĞI ile UMUT KAPISI ile UMUT TACİRİ ile UMUT DÜNYASI ile UMUT KIRIKLIĞI


- UMUM | GENELLİK ile/||/<> GENELLİK ile/||/<> DÜZDEĞİŞMECE

( Bir sözcüğün gerçek ve değişmeceli anlamlarından birisinin daha genel olması düzdeğişmece Belli bir durum ya da bağlam için geçerlenmiş olmakla birlikte henüz yeterli bir güvenirlik düzeyine ulaşmamış nedensel ilişki yasa )

( GENERALITY )


- UMUM[Ar. < ʿUMŪM] ile/değil/yerine/=/||/<> BÜTÜN | AHALİ

( umumhane umum mutabakat beyannamesi umum müdür bütün ahali )


- UMUMHANE[Ar. < ʿUMŪM + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> GENELEV


- UMUMİ COĞRAFYA | GENEL COĞRAFYA ile/||/<> GENEL COĞRAFYA ile/||/<> COĞRAFYA

( Coğrafyanın olayları ve bunların dağılışını yeryüzünün bütünü üzerinde inceleyen ana kolu coğrafya coğrafya 1 Yeryüzünün bugünkü durumu ile yeryüzüne özgü olayları tanıtan ve açıklayan bilim 2 Orta dereceli okullarda öğrencilere yeryüzünün yapısı özellikleri zenginlikleri insanın doğal ve toplumsal çevresiyle olan ilişkileri doğal kaynaklardan yararlanma yolları gibi konulara ilişkin bilgiler vermek amacıyla okutulan ders Yeryüzünde oluşan fiziksel dirimsel ve insana değgin olayları betimleyerek oluş nedenlerini dağılışlarını ve aralarındaki ilişkileri kendine özgü ilkelerle araştırıp açıklayan bilim coğrafya )

( SISTEMATIC GEOGRAPHY )

( GÉOGRAPHIE GÉNÉRALE )

( ALLGEMEINE ERDKUNDE )


- UMUMÎ | GENEL ile/||/<> GENEL

( generalis cinse bağlı cinsle ilgili Cinsle türle ilgili olan bir türün bir cinsin bütün nesnelerini içinde toplayan bir nesne sınıfının bütün nesnelerini toplayan 1 Azlık çokluk ya da bütünlüğü belirlemeden bir sınıfta birçok bireylere ya da her biri bölünmez bir bütün kuran bir çok öbeklere uygun düşen Genel a Hem bireysele hem tekile hem de tikele karşıttır b Söz konusu düşüncenin kapsamının genişlik ya da darlığına göre genellik dereceleri vardır Ör Beslenme yer değiştirmeden daha genel bir görevdir 2 Bir sınıfın bireylerinin büyük bir bölümüne uygun düşen Genellikle genel olarak deyimleri günlük dilde de bu anlamda kullanılır Genellikle dendiğinde kuraldışına yer var demektir Bu anlamda genel hem tümele hem kuraldışına karşıttır 3 Bir sınıfın bütün bireylerine uygun düşen Ör genel bir yasa Skolastikler ve günümüzde onlara bağlı olanlar geneli bu anlamda alırlar Onlara göre tümel genel kavramları belirtir Royal mantığı tümel önermeleri bu anlamda kullanmıştır aynı zamanda genel önermeler deyimini de aynı anlamda kullanırlar Genelin tümelden ayrımı Genellik terimlerin içeriklerine bağlıdır bu yüzden genelliğin biçimsel bir özelliği yoktur tümellik ise önermelerin biçimsel bir özelliğidir Modern mantıkçılara göre tümel kavramını iyice belirtmek için genel sözcüğüne de açıklık getirmek zorunludur Tümel önermeler tikel önermelerin karşıtı olduğu gibi genel önermeler de belirli ya da özel önermelerin karşıtıdır Bir önermede bir ya da bir çok değişken ya da belirlenmemiş terim varsa o önerme geneldir Ör VII Charles Reims katedralinde kutsallaştırıldı tekil bir önermedir Bütün Fransa kralları R k inde kutsallaştırıldılar tümel bir önermedir Her iki önerme de belirlidir ve değişmez bir anlamı vardır Ama Fransa kralı R k inde kutsallaştırıldı denirse Fransanın hangi kralı diye sorulacaktır Fransa kralı terimi Fransada ne kadar kral varsa o kadar ayrı değeri olan değişebilen bir terimdir Önerme krallardan kimileri için doğru kimileri için yanlıştır Oysa tümel önerme Bütün krallar önermesi kesinlikle ya doğru ya yanlıştır Böylece Fransa kralı gibi belirsiz ve değişebilen bir önerme bir genel önermedir Günlük dilde de Çok genel konuşuyorsun dediğimizde karşımızdakinin belirli kesin bir şey söylememiş olduğunu belirtmek isteriz evrensel ortak )

( GENERAL | PUBLIC )

( GÉNÉRAL )

( ALLGEMEIN )

( GENERALIS )


- UMUMİ HEYET ile/||/<> GENERAL ASSEMBLY[İng.] ile/||/<> ASSEMBLÉE GÉNÉRALE[Fr.] ile/||/<> GENEL KURUL

( Bir ortaklığın ya da bir kuruluşun ortaklarından oluşan en yetkili karar organı )

( GENERAL ASSEMBLY )

( ASSEMBLÉE GÉNÉRALE )


- UMUMÎ KABİLİYET | GENEL YETENEK ile/||/<> GENEL YETENEK

( Türlü işlerin başarılmasında etkili olan ve bireylere göre ayrılık gösteren genel anlıksal güç 1 Ölçülen yeteneklerin ortalaması sayılan yetenek 2 Genel zekâ )

( GENERAL ABILITY )

( HABILITÉ GÉNÉRALE )


- UMUMÎ LENGUİSTİK, UMUMÎ LİSANİYAT ile/||/<> GENERAL LINGUISTICS[İng.] ile/||/<> LINGUISTIQUE GÉNÉRALE[Fr.] ile/||/<> ALLGEMEINE SPRACHWISSENSCHAFT[Alm.] ile/||/<> GENEL DİL BİLİMİ

( Dünyadaki dilleri bir bütün olarak ele alıp bunların ortak özelliklerini işleyiş ve gelişme şartlarını inceleyen dil denen varlığı bütün yönleriyle ve bütün belirtileriyle araştıran bilim dalı )

( GENERAL LINGUISTICS )

( LINGUISTIQUE GÉNÉRALE )

( ALLGEMEINE SPRACHWISSENSCHAFT )


- UMUMİ MAĞAZA ile/değil/yerine/= GENEL SAKLAK


- UMUMİ MASRAF ile/||/<> GEMEINKOSTEN[Alm.] ile/||/<> GENEL GİDER

( Bir işin üzerinde görülmeyen fakat yapımı için gerekli olan yardımcı giderler toplamı )

( GEMEINKOSTEN )


- UMUMİ PASAPORT ile/||/<> LACİVERT PASAPORT ile/||/<> BORDO PASAPORT


- UMUMİ ZEKÂ ile/||/<> GENERAL INTELLIGENCE[İng.] ile/||/<> INTELLIGENCE GÉNÉRALE[Fr.] ile/||/<> GENEL ZEKÂ

( 1 Bireyin belli özel ya da aşağı yukarı bağımsız yeteneklerinden ayrı olarak karşılaştığı genel durumlara uymada gösterdiği yetenek ya da güç 2 Zeki testleriyle ölçülen değişik yetenek ve güçlerin bireşimine verilen ad )

( GENERAL INTELLIGENCE )

( INTELLIGENCE GÉNÉRALE )


- UMÛMÎ ile/ve/||/<> ALENÎ

( Genel. İLE/VE/||/<> Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. )


- UMUM(Î) ile/değil/yerine/= GENEL


- UMUMİ[Ar. < ʿUMŪMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GENEL (UMUMİ AF, UMUMİ COĞRAFYA, UMUMİ EFKÂR, UMUMİ HEYET, UMUMİ KÂTİP, UMUMİ KONGRE, UMUMİ PASAPORT, UMUMİ VEKÂLETNAME, MÜDDEİUMUMİ)


- UMUMİ-CARİ ile/||/<> UNIVERSAL[İng.] ile/||/<> GENELGEÇER

( Belli önkoşullar yerine geldiğinde her durum ve her bağlamda geçerli olan )

( UNIVERSAL )


- UMUMİ/LİK ile UMUMİ AF ile UMUMİ EFKAR ile UMUMİ HEYET ile UMUMİ KATİP ile UMUMİ KONGRE ile UMUMİ COĞRAFYA ile UMUMİ VEKALETNAME


- UMUMİYET[Ar. < ʿUMŪMİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> GENELLİK


- UMUMİYETLE ile/değil/yerine/= GENELLİKLE


- UMÛR[< EMR] ile ...

( İŞLER, MADDELER, ŞEYLER | ÖNEM VERME, ALDIRMA, ÜZERİNDE DURMA, İŞ SAYMA, İŞ EDİNME | (MÜSHİL-ÜL-UMÛR ile ABCDEF ( İŞLERİ KOLAYLAŞTIRAN | ALLAH )


- UMUR[Ar. < UMŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> UMUR

( umurgörmüş İşler )


- UMUR[Ar. < UMŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> UMUR

( Aldırış etme önem verme )


- UMURSAMA ile UMURSAMAZ/LIK ile UMURSAMAZCA


- UMURSAMAK ile UMURSANMAK


- UMURSAMAMA ile/ve/||/<> KAYITSIZLIK


- UMURSAMAZCA ile/||/<> UMURSAMAZCASINA


- UMUT DÜNYASI ile/||/<> UMUT IŞIĞI ile/||/<> UMUT KAPISI ile/||/<> UMUT KIRIKLIĞI ile/||/<> UMUT TACİRİ

( Ummaktan doğan duygu umu ümit Bu duyguyu veren kimse veya şey ümit Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey umu ümit )


- UMUT ile/ve/<> İMAN ile/ve/<> SEVGİ

( HOPE vs./and/<> FAITH vs./and/<> LOVE )


- UMUT ile SAMİMİYETLE UMUT EDİYORUM ile UMUTLU ile UMUTLA ile UMUTLULUK ile UMUTSUZ ile UMUTSUZCA ile UMUTSUZLUK ile UMUTLAR

( HOPE vs. HOPE WITH SINCERITY vs. HOPEFUL vs. HOPEFULLY vs. HOPEFULNESS vs. HOPELESS vs. HOPELESSLY vs. HOPELESSNESS vs. HOPES )

( آرزو کردن ile اميد داشتن ile اميدوار بودن ile آرشي ile چشم انتظاري ile رجا ile اميدواري ile اميد ile آرزو داشتن ile آرزو ile رجاء واثق داشتن ile اميدوار ile آرزومند ile اي کاش ile آرزومندي ile بي اميد ile نااميد ile نوميد ile بدون اميد ile نوميدانه ile نااميدي ile مايوسي ile لاعلاجي ile نوميدي ile آمال )

( AREZO KARDAN ile AMYD DASHTAN ile AMYDAVAR BODAN ile آرشي ile CHESHAM ENTEZARY ile RAJA ile AMYDAVARY ile AMYD ile AREZO DASHTAN ile AREZO ile RAJA VASAGH DASHTAN ile AMYDAVAR ile AREZOMAND ile AY KASH ile AREZOMANDY ile BEY AMYD ile NAOMYD ile NOMYD ile BEDON AMYD ile نوميدانه ile NAOMYDY ile مايوسي ile LALAJY ile NOMYDY ile AMAL )


- UMUT ile/||/<> UMU


- UMUT ile/ve/=/||/<> YAŞAMI UMURSAMAK


- UMUTSUZCA | ÜMİTSİZCE ile/||/<> UMUTSUZLANMAK | ÜMİTSİZLENMEK ile/||/<> UMUTLANABİLME | UMUTLANABİLMEK | UMUTLULUK ile/||/<> UMUT KAPISI | UMUTLANDIRMA | UMUTLANDIRMAK | UMUTLANIŞ | UMUTLANMA | UMUTLANMAK | UMUTSUZ | UMUTSUZLUK ile/||/<> ÜMİTLENEBİLME | ÜMİTLENEBİLMEK | ÜMİTLİLİK ile/||/<> ÜMİT KAPISI | ÜMİTLENDİRME | ÜMİTLENDİRMEK | ÜMİTLENİŞ | ÜMİTLENME | ÜMİTLENMEK | ÜMİTSİZ | ÜMİTSİZLİK


- UMUTSUZLUĞA KAPILMAK ile UMUTSUZLUK

( DESPOND vs. DESPONDENCY )

( مايوس شدن ile ياس ile تنگ دلي )

( MAYVES SHODAN ile YAS ile TANG DELY )


- UN ÇORBASI ile/||/<> UN HELVASI ile/||/<> UN KURABİYESİ ile/||/<> ESMER UN ile/||/<> HAS UN ile/||/<> ÖZLÜ UN ile/||/<> BALIK UNU ile/||/<> BUĞDAY UNU ile/||/<> ET UNU ile/||/<> GALETA UNU ile/||/<> KAN UNU ile/||/<> MISIR UNU ile/||/<> PİRİNÇ UNU ile/||/<> SİYEZ UNU ile/||/<> SOYA UNU ile/||/<> YULAF UNU

( Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri )


- UN:
GLÜTENLİ ile/değil/yerine/>< GLÜTENSİZ


- UN TANESİ/PARÇASI ile/ve/||/<>/> PİRİNÇ TANESİ/PARÇASI

( Düşünce. İLE/VE/||/<>/> Sözcük/terim. )


- UN ile ARAROT[İng. < ARROWROOT]

( ... İLE Sıcak iklimlerde yetişen, maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un. )


- UN ile/||/<> BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ

( Birleşmiş Milletler Örgütü )


- UN ile/ve/||/<>/> NİŞASTA

( ... İLE/VE/||/<>/> Bitkilerde, granür durumunda bulunan beyaz nesne, önce öğütülüp un durumuna getirilir. Elde edilen bu un, suyla karıştırılır ve dinlenmeye bırakılır. Belirli bir süre sonunda dibe çöken çözelti, fırınlanarak kurutulur ve böylece nişasta elde edilir. Yapısı ve kullanım biçimleriyle undan farklıdır. )


- ÜN ile/ve/değil/||/<>/< ONAY(LANMA) İSTEĞİ/BEKLENTİSİ


- UN ile/ve/<> PAÇAL

( ... İLE/VE/<> Ekmek yapmak için çeşitli tahılların, yasaca gerekli karışım oranı. | Türlü şeylerin karışımı. )


- UN ile TEFF UNU


- UN ile/ve/||/<>/> UĞRA

( ... İLE/VE/||/<>/> Hamur açılırken, yapışmaması için serpilen un. )


- UN ile/||/<> UN

( tarım Fiziksel form olarak bir yem maddesinin öğütülmüş veya partikül irilikleri başka bir yöntemle küçültülmüş durumu veya hububat tanelerinin diğer tohumların veya ürünlerin ince öğütülüp elenmesiyle elde edilen ve esas itibarıyla nişasta ve endospermin glüteninden oluşan yumuşak kısmı Az un uvın Blk un un un un on on Hal hūn Alt Tel un śănăx yunuk yun un Başındaki ś ikincil bir sestir Ramstedt KSz 16 71 Çuvaşça śăvar Türkçe ağız örneğindeki ś gibi Çuvaşça śănăxın sonundaki x bir küçültme ekidir Çuvaşça uyăx Türkçe ay xĕlĕx kıl kămrăk kömür örneklerindeki x ve k gibi Orta Türkçeden başlayarak kullanılır ūn Eski Kıpçakçada da ūn olarak geçer Un biçiminin uv uγ kökünden geldiği başka dillerde Örn Moğolca ve Arapçada ovmak yumuşatmak ezmek olarak geçen semantik modelin yaygın olmasıyla doğrulanmaktadır Güneybatı grubunda ow ve ūn biçiminin varlığı bu biçimin bölgedeki ow yerine uw uğ biçiminin göze çarpması bu gerçeğe bağlı olabilir Un toz ezilmiş bir şey anlamının sağlam yaşını sanki Kazakça Başkurtça unta onta doğramak ufalamak ve türevleri tanıklamaktadır Örn Başkurtçada ontak kavrulmuş bulgurdan yapılan yemek biçimi ilgi çekicidir Ligeti JA 1938 192 ve Räsänen LTS 189 Korece Ligeti sinocoréen pun un sözüyle birleştirmişlerdir Ramstedte göre AAScF B 27 246 Korece pun Çinceden alınmıştır Çince fǝn un Joki LwSS 366 Korece punun Çinceden geldiğini kabul etmişse de Türkçe unun Çince fǝn biçimiyle birleştirilmesine katılmamıştır Ona göre un ūn sözü Türkçe uv ov kökünden de gelebilir Esasen Bang KSz 18 1415 da un sözünü uv köküyle birleştirmeye çalışmıştı Pelliotya göre Toung Pao 31 177 Türkçe un büyük bir olasılıkla Çinceden alınmıştır Çince fǝn Korece pun hun Türkçe un Ancak Çince ve Korece verilerin Türkçe unla ilişkili olmadığı anlaşılıyor Bilimsel yayınlarda unun Türkçe bir türev olduğu ve oğ ov uğ uv kökünden geldiği sık sık dile getirilmiştir Örn Räsänen V 514a unun uğ kökünden geldiğini yazmıştır Son olarak Vásáry MNy 69 91 HungaroTurcica 246247 de unu oğ ov uğ uv kökünden n ekiyle yapılmış bir türev olarak açıklamıştır Türkmence uvın biçimi bu açıklamayı doğrulayan sağlam bir tanıktır Teleütçe kulur un Moğolcadan alınmıştır Ligeti KSİNA 83 13 Eren TM 19 304 Moğolca qulir için Ramstedt KWb 153b Buryatça guril talxan un biçimi çarpıcıdır Sarı Uygurca mén biçimi ise Çinceden alınmıştır Clauson ED 766b Az un uvın Blk un un un un on on Hal hūn Alt Tel un śănăx yunuk yun un Başındaki ś ikincil bir sestir Ramstedt KSz 16 71 Çuvaşça śăvar Türkçe ağız örneğindeki ś gibi Çuvaşça śănăxın sonundaki x bir küçültme ekidir Çuvaşça uyăx Türkçe ay xĕlĕx kıl kămrăk kömür örneklerindeki x ve k gibi Orta Türkçeden başlayarak kullanılır ūn Eski Kıpçakçada da ūn olarak geçer Un biçiminin uv uγ kökünden geldiği başka dillerde Örn Moğolca ve Arapçada ovmak yumuşatmak ezmek olarak geçen semantik modelin yaygın olmasıyla doğrulanmaktadır Güneybatı grubunda ow ve ūn biçiminin varlığı bu biçimin bölgedeki ow yerine uw uğ biçiminin göze çarpması bu gerçeğe bağlı olabilir Un toz ezilmiş bir şey anlamının sağlam yaşını sanki Kazakça Başkurtça unta onta doğramak ufalamak ve türevleri tanıklamaktadır Örn Başkurtçada ontak kavrulmuş bulgurdan yapılan yemek biçimi ilgi çekicidir Ligeti JA 1938 192 ve Räsänen LTS 189 Korece Ligeti sinocoréen pun un sözüyle birleştirmişlerdir Ramstedte göre AAScF B 27 246 Korece pun Çinceden alınmıştır Çince fǝn un Joki LwSS 366 Korece punun Çinceden geldiğini kabul etmişse de Türkçe unun Çince fǝn biçimiyle birleştirilmesine katılmamıştır Ona göre un ūn sözü Türkçe uv ov kökünden de gelebilir Esasen Bang KSz 18 1415 da un sözünü uv köküyle birleştirmeye çalışmıştı Pelliotya göre Toung Pao 31 177 Türkçe un büyük bir olasılıkla Çinceden alınmıştır Çince fǝn Korece pun hun Türkçe un Ancak Çince ve Korece verilerin Türkçe unla ilişkili olmadığı anlaşılıyor Bilimsel yayınlarda unun Türkçe bir türev olduğu ve oğ ov uğ uv kökünden geldiği sık sık dile getirilmiştir Örn Räsänen V 514a unun uğ kökünden geldiğini yazmıştır Son olarak Vásáry MNy 69 91 HungaroTurcica 246247 de unu oğ ov uğ uv kökünden n ekiyle yapılmış bir türev olarak açıklamıştır Türkmence uvın biçimi bu açıklamayı doğrulayan sağlam bir tanıktır Teleütçe kulur un Moğolcadan alınmıştır Ligeti KSİNA 83 13 Eren TM 19 304 Moğolca qulir için Ramstedt KWb 153b Buryatça guril talxan un biçimi çarpıcıdır Sarı Uygurca mén biçimi ise Çinceden alınmıştır Clauson ED 766b )

( FLOUR )

( FARINE )

( UN[Az.]~UVIN[Tkm.]~UN[Nog.]~UN[Kklp.]~UN[Krg.]~ON[Tatk.]~ON[Bşk.]~UN[Alt.]~UN[Tel.]~UN[Şor.]~UN[Sag.]~ŚĂNĂX[Çuv.] )


- UN ile UN HELVASI ile UN ÇORBASI


- UNABLE[İng.] ile/||/<> OLANAKSIZ

( UNABLE )


- UNARY[İng.] ile/||/<> BİRLİ

( UNARY )


- UNBALANCED NUTRITION[İng.] ile/||/<> DENGESİZ BESLENME

( Sağlık için gerekli olan temel besin maddelerinin dengesiz bir biçimde alınması durumu )

( UNBALANCED NUTRITION )


- UNBIASEDNESS[İng.] ile/||/<> YANSIZLIK

( UNBIASEDNESS )


- UNBOUNDED OPERATOR ile/||/<> BOUNDED OPERATOR

( Unbounded domain dense, bounded her yerde tanımlı. )

( Formül: Dense domain İLE everywhere defined )


- UNCOATING[İng.] ile/||/<> SOYUNMA

( Bağlanma ve penetrasyonla hücre içerisine dâhil olan virüsün genom yapılarının serbest hâle geçtiği virüs adımı )

( UNCOATING )


- UNCONDITIONED REFLEX[İng.] ile/||/<> RÉFLEXE INCONDITIONNÉ[Fr.] ile/||/<> UNBEDINGTER REFLEX[Alm.] ile/||/<> ŞARTSIZ REFLEKS

( Bir uyartıya cevap olarak irade dışı meydana getirilen refleks )

( UNCONDITIONED REFLEX )

( RÉFLEXE INCONDITIONNÉ )

( UNBEDINGTER REFLEX )


- UNCONSCIOUS[İng.] ile/değil/yerine/= BİLİNÇ DIŞI


- UNCUS[İng.] ile/değil/yerine/= UNKUS

( Unkus, temporal lobun ön ve en medialinde yer alır. Birincil koku alma alanının en büyük kısmını oluşturur.[1] Koku alma, duyular ve bu işlevlerle ilgili olan çok sayıda çekirdek ve korteks ile olan bağlantıları dolayısıyla yeni anıların oluşturulması ile ilişkilendirilir.[2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UNDERCOATING[İng.] ile/||/<> ASTARLAMA

( Astar sürme ya da örtme işlemi astar vurma diye de bilinir )

( UNDERCOATING )


- UNDERLINING[İng.] ile/||/<> ALTLAMA

( Bir görüşmede sorular dile getirilirken yanlış anlamalara yol açabilecek olan önemli sözcük ya da deyimlerin vurgulanarak okunması ya da altının çizilmesi )

( UNDERLINING )


- UNDERNOURISHMENT[İng.] ile/||/<> BESLENME YETERSİZLİĞİ

( Malnutrisyon )

( UNDERNOURISHMENT )


- ÜNDEŞ ile/ve/<> YALIN ÜNDEŞ

( ... ile/ve/<> B - D - G - L )


- UNDO[İng.] ile/||/<> GERİ ALMAK

( UNDO )


- UNEMPLOYED[İng.] ile/||/<> İŞSİZ

( Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi )

( UNEMPLOYED )


- UNEMPLOYMENT INSURANCE[İng.] ile/||/<> İŞSİZLİK SİGORTASI

( Bir işyerinde çalışırken kendi istek ve kusuru dışında işinden çıkarılıp hâlen iş arayanlara uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve ailelerinin zor duruma düşmelerini önlemek için devlet tarafından kurulan zorunlu sigorta türü )

( UNEMPLOYMENT INSURANCE )


- UNEQUAL CROSSING OVER[İng.] ile/değil/yerine/= EŞİT OLMAYAN ÇAPRAZLAMA

( Doğru eşlenmeyen DNA'da meydana gelen çaprazlanma, yavru gözelerde bazı dizilimlerin çiftlenmesine ve bazılarında silinmelere neden olur. Buna eşit olmayan çaprazlanma denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UNESCO ile/ve/<> MINOM ile/ve/<> IMTAL

( www.UNESCO.org.tr İLE/VE/<> www.MINOM-icom.net İLE/VE/<> www.IMTAL.org )


- ung.[Lat. < UNGUENTUM] ile/değil/yerine/= MERHEM


- UNGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= TOYNAKLI

( Toynaklı ayakları ve otçul beslenmeleri ile bilinen bir memeli hayvan grubu. Modern toynaklı memeliler iki ana takımda sınıflandırılırmaktadır: Artiodactyla, yani çift parmaklı toynaklılar (domuzlar, develer, geyikler ve sığırlar) ve Perissodactyla, tek parmaklı toynaklılar (atlar, tapirler ve gergedanlar).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÜNİAKSİYEL/UNIAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ


- UNICORN ile PEGASUS

( Boynuzlu at. İLE/VE Kanatlı at. )


- ÜNİDİREKSİYONEL/UNIDIRECTIONAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK YÖNLÜ


- ÜNİFOKAL/UNIFOCAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ODAKLI


- UNİFORM SÜREKLİLİK ile/||/<> POİNTWİSE SÜREKLİLİK

( Uniform δ tüm noktalar için, pointwise her nokta ayrı. )

( Formül: Global δ İLE local δ )


- UNIFORM[İng.] ile/||/<> BİR ÖRNEK

( Tümüyle aynı niteliği gösteren tek biçimli uniform )

( UNIFORM )


- UNIFORM ile/||/<> PITTING ile/||/<> CREVICE ile/||/<> GALVANIC

( Metal bozunma mekanizmaları. )

( Formül: Fe → Fe²⁺ + 2e⁻ )


- UNIFORM[İng.] ile/değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ


- UNİFORMA[İt. < UNIFORMA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİFORMA

( Aynı işi yapanların giydikleri tüzükle belirtilmiş bir örnek giysi Silahlı kuvvetlerin resmî giysisi )


- ÜNİFORMA ile ÜNİFORMALI ile ÜNİFORMASIZ


- UNIFORMITARIANISM[İng.] ile/değil/yerine/= ÜNİFORMATERİYENİZM

( İlk olarak modern jeolojinin babası olarak bilinen James Hutton tarafından ileri sürülen, günümüzde bir doğa yasası olarak kabul gören, günümüzdeki süreçlerin benzerlerinin geçmişte de işlediği ve gelecekte de işleyeceği varsayımına dayanan görüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÜNİK ile/değil/yerine/= EŞSİZ


- UNILATERAL[İng.] ile/||/<> TEK TARAFLI

( Bir tarafta oluşan tek taraflı sadece bir tarafı tutan )

( UNILATERAL )


- UNILATERAL[İng.] ile/değil/yerine/= TEK TARAFLI


- UNINTERRUPTABLE POWER SUPPLY (UPS)[İng.] ile/||/<> KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI

( KGK )

( UNINTERRUPTABLE POWER SUPPLY (UPS) )


- UNIPARENTAL DISOMY[İng.] ile/değil/yerine/= TEK EBEVEYNLİ DİSOMİ

( Bir ebeveynden karşılık gelen homologun kaybıyla, diğer ebeveynden gelen bir kromozomun her iki homologunun katılımı. Mol gebelik, ebeveyin disomi bozukluğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UNIPOLAR[İng.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU


- UNİQUE[Fr. < UNIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİK

( Tek eşi olmayan )


- UNİSEX[İng. < UNISEX] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİSEKS

( Herhangi bir cinsiyete özgü olmayan kadın ve erkek için uygun )


- UNISEX[İng.] ile/||/<> ÜNISEKS[İng. < UNISEX]

( Her iki cinse uygun cins farkı gözetmeyen cins farkı gözetmeme )

( UNISEX )


- UNİTAİRE[Fr. < UNITAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİTER

( Birlikçi birlikten yana birleştirici siyaset merkeziyetçi )


- UNİTARY MATRİX ile/||/<> NORMAL MATRİX

( Unitary UU*=I, normal AA*=A*A. )

( Formül: Preserves inner product İLE commutes )


- UNİTARY OPERATOR ile/||/<> ISOMETRY

( Unitary TT*=T*T=I, isometry ||Tx||=||x||. )

( Formül: Bijective isometry İLE norm preserving )


- ÜNİTE[İng. < UNIT] ile/değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT

( Birim, vahit, ölçü. )


- ÜNİTE, VAHİT, VAHİD-İ KIYASİ | BİRİM ile/||/<> BİRİM

( Sinema TV Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy Bir bilgisayar dizgesini oluşturan donanım bölümlerinden her biri örn çevre birimleri girişçıkış birimleri aritmetik mantık birimi ana işlem birimi vb birim öğe Bir çokluğu ya da bir evreni oluşturan en küçük gözlem konuları ya da öğelerden her biri 1 fizik Bir bileşkenin salt değer olarak ölçüsü 2 mimari a Bir yapıda parçaların oranlarını belirlemede kullanılan sütun gövdesinin yarı altçapına eşit olan ölçü birimi b Bir yapıyı oluşturan öğelerin bütünlüyle çalışabilmeleri için uymak zorunda oldukları en küçük ortak ölçü Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük fizik kimya matematik )

( UNIT, MEASURING UNIT | UNIT | UNITY | MODULE | VOLUME )

( UNITÉ (DE MESURE) | UNITÉ | MODÜLE )

( EINHEIT, NIASSEINHEIT | EINHEIT )


- ÜNİTE/UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİM


- UNİTE[Fr. < UNITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİTE

( arıtma ünitesi yenidoğan ünitesi Birlik birleşmiş olma durumu birim Okullarda birkaç ders saatinde işlenebilecek nitelikte geniş kapsamlı ders konusu Kan bağışı sırasında kanın içine konulduğu yaklaşık ml lik torba Bir görevi işi sürekli olarak yapmak üzere oluşturulmuş birlik Bir cihazın tesisin makinenin bölümlerinden her biri )


- ÜNİTE ile ÜNİTER


- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ


- UNIVALENCE ile/||/<> HIGHER INDUCTIVE TYPES ile/||/<> CUBICAL

( Homotopi tip kuramı. )

( Formül: A ≃ B → A = B )


- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ


- UNIVERSAL/GENERALIZATION/CIRCULAR[İng.] ile/değil/yerine/= GÉNÉRALISATION/TAUTOLOGIE/CIRCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GENERALIS[Lat.] ile/değil/yerine/= GENERALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEME

( Belirli bir küme ya da sınıfın sınırlı bir parçasından edinilen yaşantılara dayanarak tümü üzerinde ileri sürülen yargı. @@ 1. Zihnin birtakım gözlem ya da örneklere dayanarak genel düşüncelere ulaşması ya da özelden genele geçişi. 2. Organizmanın bir uyaran karşısında genel bir tepki göstermesi. @@ Bir bulgu, bir ilişki ya da bir sonuca, benzer durum ve koşullar için geçerli sayılacağı bir yaygınlık kazandırma. @@ İşçi ya da işveren örgütlerinin kendi uğraşıları alanında kişiliklerine sağladığı hakların o kuruluşa bağlı olmayanlar için de uygulanılmasını onaylayarak olumlu karşılamaları. )


- ÜNİVERSAL[Fr. < UNIVERSAL] ile/değil/yerine/=/||/<> EVRENSEL


- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= EVRENSEL


- UNIVERSALIS ANTE REM ile/ve/<> UNIVERSALIS INREBUS ile/ve/<> UNIVERSALIS POST REM

( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. İLE/VE/||/<> St. Thomas. | Hegel. )

( Şeyden önce. İLE/VE/||/<> Şeyde. İLE/VE/||/<> Şeyden sonra. )


- ÜNİVERSİTE MEZUNU ile BEKÂRLIK ile BEKARLIK

( BACHELOR vs. BACHELORHOOD vs. BACHELORSHIP )

( بدون عيال ile عزب ile مجرد ile باشليه ile دانشياب ile عزبي ile تجرد ile بي زني )

( BEDON EYAL ile عزب ile MOJARD ile BASHELYYEH ile DANESHYAB ile عزبي ile TAJARD ile BEY ZANY )


- ÜNİVERSİTE ile AKADEMİ


- ÜNİVERSİTE["ÜNİVERSTE" değil!] ile/değil/yerine/= BİLİMTEY/EVRENKENT


- ÜNİVERSİTE ile/ve/değil/||/<>/>/< UÇAN ÜNİVERSİTE

( "Uçan Üniversite" kitabının özetini okumak için burayı tıklayınız... )


- UNİVERSİTE[Fr. < UNIVERSITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜNİVERSİTE

( teknik üniversite Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim öğretim bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte enstitü yüksekokul vb kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu darülfünun )


- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE MEZUNU ile ÇEVİRİ FAKÜLTESİ ile KOLEJ VEYA ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE

( COLLEGE vs. COLLEGE GRADUATE vs. COLLEGE OF TRANSLATION vs. COLLEGE OR UNIVERSITY vs. COLLEGIATE )

( دانشکده ile کالج ile دانشسرا ile ليسانسيه ile مدرسه عالي ترجمه ile مدرسه ترجمه ile دارالعلم ile دانشکدهاي )

( DANESHKODEH ile KALJ ile DANESHOSRA ile ليسانسيه ile MADRESEH ALY TARJMEH ile مدرسه ترجمه ile DAROLOLAM ile DANESHKODEHYAY )


- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTELİ/LİK ile ÜNİVERSİTELER ARASI


- ÜNİVERSİTEDE:
BURS ile/ve/<> KREDİ

( * Burs, başbakanlık tarafından verilir ve geri ödemesi yoktur fakat kredinin geri ödemesi vardır.

* Bursunuzun devamı için çeşitli koşulları sağlamanız gerekmektedir. [Disiplin ve not şartı.]

* Kredi alırsanız, geri ödemesi vardır ve beyaz eşyaya bağlı faiz oranlarına göre anaparaya faiz eklenerek sizden tahsil edilir.

* Kredi ödemesi ilk sigorta başlangıcında ya da öğrencilikten 2 yıl sonra başlar. Bu süreyi uzattırabilir, taksitlendirme yapabilir ve çeşitli yollar deneyebilirsiniz.

* Bursunuz, başarısızlık nedeniyle düşerse artık burs değil kredi almış olursunuz. Bursunuz, krediye dönüşür. )


- ÜNİVERSİTEDE ÖĞRETİM:
BİRİNCİ ile/ve/<>/> İKİNCİ

( ... İLE/VE/<>/> Örgün eğitim dışında verilen eğitim.[17:00 - 23:00 arası] )

( ... İLE/VE/<>/> Harç ücreti daha yüksektir ve giriş puanları daha düşüktür. )

( Diploma ya da eşitlik farkları yoktur. Diplomada da "ikincil öğretim" ile ilgili bir belirteç yoktur. )

( İkinci öğretim öğrencileri de burs ve kredi alabilmektedir. )


- ÜNİVERSİTENİN:
EVRENSELLİĞİ ile/ve/değil EVRENSELLEŞTİRİCİLİĞİ


- UNIVERSITY STUDENT[İng.] ile/||/<> ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE)[Fr.] ile/||/<> ÜNİVERSİTELİ

( Üniversitede okuyan öğrenci )

( UNIVERSITY STUDENT )

( ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE) )


- UNIVERSITY/UNIVERSITY STUDENT[İng.] ile/değil/yerine/= UNIVERSITÉ/ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE)[Fr. < UNIVERSITÉ] ile/değil/yerine/= ÜNIVERSITE[Fr. < UNIVERSITÉ]

( Genellikle fen, edebiyat, hukuk, tıp, mühendislik gibi alanlarda eğitim ve araştırma yapan fakültelerden oluşan yüksek öğretim kurumu. )


- UNIVITELLUS[Fr.] ile/||/<> TEK YUMURTA İKİZİ

( biyoloji )

( UNIVITELLUS )


- UNIVOLTINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜNİVOLTİN

( Bir senede meydana getirilen döl sayısına "voltinizm" ya da "voltin" denir. Eğer yılda bir döl veriliyorsa ünivoltin; yılda iki döl veriliyorsa bivoltin adı verilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UNIX ile LINUX


- UNKUD | SALKIM ile/||/<> SALKIM

( Baskı altında olmadığı için bilince çıkabilen duygu ile karışık bir düşünce dizgesi botanik biyoloji tarım )

( CONSTELLATION )

( GRAPPE, RACÈME )


- UNLAMAK ile UNLANMAK


- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )

( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )


- ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ

( EXCLAMATION vs. EXCLAMATORY )

( علامت تعجب ile غريو ile متضمن فرياد ile شگفت آور )

( ALAMET TAJAB ile غريو ile MOTAZMAN FARYAD ile SHGOFT AVAR )


- ÜNLEMEK ile ÜNLENMEK ile ÜNLETMEK ile ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ


- ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ DARALMASI ile/||/<> ÜNLÜ DÜŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ DÜZLEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ HARF ile/||/<> ÜNLÜ KAYNAŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ KISALMASI ile/||/<> ÜNLÜ TÜREMESİ ile/||/<> ÜNLÜ UYUMU ile/||/<> ÜNLÜ YUVARLAKLAŞMASI ile/||/<> AĞIZSIL ÜNLÜ ile/||/<> ART ÜNLÜ ile/||/<> BAĞLAYICI ÜNLÜ ile/||/<> DAR ÜNLÜ ile/||/<> DÜZ ÜNLÜ ile/||/<> GENİŞ ÜNLÜ ile/||/<> İKİZ ÜNLÜ ile/||/<> İNCE ÜNLÜ ile/||/<> KALIN ÜNLÜ ile/||/<> KISA ÜNLÜ ile/||/<> ÖN ÜNLÜ ile/||/<> TÜREME ÜNLÜ ile/||/<> UZUN ÜNLÜ ile/||/<> YARDIMCI ÜNLÜ ile/||/<> YARI ÜNLÜ ile/||/<> YUVARLAK ÜNLÜ ile/||/<> AĞIZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile/||/<> DUDAK ÜNLÜSÜ ile/||/<> GENİZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ

( Herkesçe bilinen ün salmış olan angın adlı sanlı anlı şanlı şöhretli tanınmış meşhur şanlı namlı I namdar Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda bir engelle karşılaşmadan ses tellerini titreştirmesi sonucu oluşan ses sesli vokal II a e ı i o ö u ü )


- ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ BOŞLUĞU, HECE YUTUMU

( Derleme toplaşma toplanma Yan yana gelen iki ünlüden birinin y ünsüzüne dönüşü neyse ne ise öyle o ile fizyoloji fizioloji gerundiyum gerundium kollokyum collogium vb ünlü boşluğu ve hece yutumu ünlü çarpışması )

( SYNERESIS )

( SYNÉRÉSE )

( SYNÄRESE )


- ÜNLÜ DEĞİŞİMİ ile ...


- ÜNLÜ DÜZLEŞMESİ ile/||/<> ...

( Çeşitli fonetik etkenlerle ve genellikle dilimize geçmiş yabancı sözlerde ilk hecedeki yuvarlak sıradan bir ünlünün düz sıraya geçmesi olayı pondiko funduk fındık fustuk fıstık furnis fırun fırın fursat fırsat vutsi fuXci fıçı fortuna furtuna fırtına süvari sivari münasip minasip yumurtga yumurta yımırta muhtar mıVdar müddet middet zülf zülüf zilif bülbül bilbil şüphe şiphe süpürge sibirge vb Bu olayda ikinci hecede görülen düzleşmeler birinci hecedeki düzleşmelerin devamı niteliğindeki değişmelerdir )


- ÜNLÜ HARF/LER ile/<> ÜNSÜZ HARF/LER

( Kalın: A[düz ve geniş] | I[düz ve dar] | O[yuvarlak ve geniş] | U[yuvarlak ve dar]
İnce: E[düz ve geniş] | İ[düz ve dar] | Ö[yuvarlak ve geniş] | Ü[yuvarlak ve dar]
İLE/VE/||/<>
Dudak: F[sert ve sürekli] | P[sert ve süreksiz] || M, V[yumuşak ve sürekli] | B[yumuşak ve süreksiz]
(Yarı) Dudak-Diş: F[sert ve sürekli] || V[yumuşak ve sürekli]
Diş: S, Ş[sert ve sürekli] | Ç, T[sert ve süreksiz] || J, L, N, R, Z[yumuşak ve sürekli] | C, D[yumuşak ve süreksiz]
Damak: K[sert ve süreksiz] || Y[yumuşak ve sürekli] | C, G[yumuşak ve süreksiz]
Gırtlak: H[sert ve sürekli] || Ğ[yumuşak ve sürekli] )

(
İLE
)

( )

( VOWEL SOUND vs. CONSONANT SOUND )


- ÜNLÜ KAYNAŞMASI ile/||/<> ...

( Birleşik kelime kuruluşlarında yanyana gelen iki ünlünün kaynaşarak tek ünlü durumuna gelmesi ne için niçin ne asıl nasıl ne eylemek neylemek kendi özi kendözi kendüzi kendisi ne olmak nolmak sütlü aş sütlaç güllü aş güllaç vb )


- ÜNLÜ KISALMASI ile/||/<> ...

( Normal uzunluktaki ünlülerin boğumlanma sürelerinden daha kısa bir sürede boğumlanmaları olayı Kısalma olayı büyük bir çoklukla ı i u ü gibi az sesli dayanıksız dar ünlülerde kendini gösterir esgiden Pişde Nev ayran Pişdik Nev iki ossun Nev Sarı lire Nev ne oldu Nev yirmi lire yirmi lira Uşak varırım Nev yanına Nev yerine Uşak eline Acpayam vb )


- ÜNLÜ/MEŞHUR[Ar. < MEŞHŪR] ile/||/<> ÜNLÜ/NAMDAR[Fars. < NĀMDĀR] ile/||/<> ÜNLÜ/VOKAL[Alm. < VOKAL]


- ÜNLÜ OLMAK İÇİN SOYUNMAK ile/ve/<> SANAT İÇİN SOYUNMAK


- ÜNLÜ TÜREMESİ ile/||/<> ...

( Ses özelliklerine veya birbirleri ile birleşme şartlarına bağlı bazı nedenlerle kelimenin ön iç ve sonuna ünlü getirilmesi olayı scarpino iskarpin ruze oruç limon ilimon grup gurup azıcık azıcık emr emir akl akıl demiş ki demişi ki vb Buna göre olay ön seste ünlü türemesi iç ses ünlü türemesi ve son seste ünlü türemesi olarak üç gruba ayrılabilir )