Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 125.764 başlık/FaRk ile birlikte,
125.764 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(484/504)


- YALITMA ile/ve/||/<> SOĞURMA


- YALITMA ile SOYUTLAMA


- YALITMA/YALITIK/İZOLE[Fr., İng. ISOLE < Lat.] ile YOK ETME, GİDERME/İZALE[Ar.]


- YALITMAK ile YALITILMAK ile YALITABİLMEK ile YALITICI


- YALMAÇ ile/değil/||/<>/< MAMA

( İnek, köpek vb. hayvanlara yedirmek için hazırlanan unla kepek karışımı sulu yiyecek, bulamaç. İLE/DEĞİL/||/<>/< Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. )


- YALMAN ile/değil/yerine/=/||/<> EĞİK | SARP

( eğik sarp Kesici ve batıcı araçların kesen ya da batan bölümü )


- YALNIZ OLMAK ile/değil YALNIZ KALMAK


- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK

( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )


- YALNIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYRI


- YALNIZ ... ile SADECE ...

( ONLY ... vs. JUST ... )


- YALNIZ ile/ve TEK

( LONE vs./and ALONE )


- YALNIZ ile/değil/yerine/=/||/<> (YA'LNIZ) SADECE | YALNIZCA

( yalnız başına Yanında başkaları bulunmayan ya lnız tek başına ya lnız sadece yalnızca Ama fakat anlamlarında bir söz Toplumsal ilişkilerden yoksun ya da yoksun bırakılan kişi )


- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN


- YALNIZCILIK ile/||/<> İNFİRATÇILIK


- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA


- YALNIZLAŞMAK ile YALNIZLAŞABİLMEK ile YALNIZ/LIK ile YALNIZCA ile YALNIZCI/LIK ile YALNIZ BAŞINA


- YALNIZLIĞINA KAÇMAK ile/ve/||/<> YALNIZLIĞINDAN KAÇMAK


- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE ile/ve/<> AŞKTA

( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/ya da ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )

( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )


- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN

( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/<> ÇARESİZ/LİK

( Kişiyi, katılaştırır. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> (")ÇIPLAK/LIK(")


- YALNIZLIK ile/ve/||/<> "DEĞERSİZLİK" ile/ve/||/<> "BOŞLUKTALIK"


- YALNIZLIK ile DÜŞÜNÜR/YAZAR "YALNIZLIĞI"

( ... İLE Azınlıkta olmanın ya da paylaşım ağının yaygın olamamasından dolayı duyumsanan. )


- YALNIZLIK ile/ve/||/<>/> GÖZÜ AÇIK GİTMEK

( Kendini tanımak, daha nitelikli ve verimli yaşamak için ikisini de göze alabilmek, bunları anlamış ve kabul edebilmek, bunlarla yüzleşebilmek gerek. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/> GÜVENSİZ/LİK


- YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ

( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> KENDİLİK


- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<>/< MUTSUZ/LUK | ile/ve/||/<>/< DOYUMSUZ/LUK


- YALNIZLIK ile/ve SIKINTI


- YALNIZ/LIK ile TEK BAŞINA/LIK

( Gereksinim duyarız. İLE Yeğleriz. | Temsildir. )

( Tek başına yürüyen kişi, bir dostluk kurar. )

( Yalnızların yılmaması, kendileri için yararlı olur. )

( Kendimizi, kendimizle zaman geçirmeyi, "yalnızlık" saymayacağımız biçimde geliştiriyoruz. )

( Yalnız kalpleri harekete geçiren kişi, dünyayı hereket ettirir. )

( We need. VS. We prefer. )

( En kötü/ileri yalnızlık, kendiyle barışık olmamaktır. )

( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE )


- YALNIZLIK ile/değil/yerine/||/<>/> ÜRETKEN YALNIZLIK


- YALNIZLIK ile/||/<> YEĞLENEN/YEĞLENEBİLEN YALNIZLIK


- YALNIZLIK/LAR ile/ve/<> YANLIŞLIK/LAR


- YALOVA KAYMAKAMI ile/||/<> YALOVA MİSKETİ

( Türkiye nin Marmara Bölgesi nde yer alan illerinden biri )


- YALOVA ile YALOVALI/LIK ile YALOVA MİSKETİ ile YALOVA KAYMAKAMI


- YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")


- YALPALAMAK ile YALPALANMAK ile YALPALATMAK ile YALPA ile YALPAK/LIK


- YALPALAV -ile/değil/yerine/=


- YALPI ile YALPIK ile YALPILI


- YALTAKLANMAK ile YALTAK/LIK ile YALTAKÇA ile YALTAKÇI/LIK


- YALVAÇ ile YALVAÇ

( Isparta'nın ilçesi. İLE Kitap getirmiş peygamber. )


- YALVARIŞ ile YALVARIŞLI ile YALVARIŞ YAKARIŞ


- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)

( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )


- YALVARMAK ile MERHAMET DİLEMEK ile YALVARIYOR

( BEG vs. BEG FOR MERCY vs. BEGGING )

( التماس کن ile التماس کردن ile استدعا کردن ile تضرع کردن ile دست دراز کردن ile امان خواستن ile دريوزه ile تضرع ile استعاثه ile طلب ile گدايي ile التماس ile متکدي ile باالتماس خواستن ile متمني )

( ELTMAS KON ile ELTMAS KARDAN ile ESTEDAA KARDAN ile TAZARE KARDAN ile DAST DARAZ KARDAN ile EMAN KHASTAN ile DARYVAZEH ile TAZARE ile استعاثه ile TALAB ile GODAYY ile ELTMAS ile متکدي ile BAELTMAS KHASTAN ile متمني )


- YALVARMAK ile/ve YAKARMAK


- YALVARMAK ile YALVARAN

( BESEECH vs. BESEECHING )

( التماس کردن ile از و جز )

( ELTMAS KARDAN ile AZ VE JAZ )


- YALVARMAK ile YALVARDI ile YALVARIYOR

( IMPLORE vs. IMPLORED vs. IMPLORING )

( التماس کردنبه ile استغاثه کردناز ile مستغاث ile استغاثه )

( ELTMAS KARDANBEH ile ESTEGHASEH KARDANAZ ile مستغاث ile ESTEGHASEH )


- YALVARMAK ile YALVARTMAK ile YALVARILMAK ile YALVARABİLMEK


- YAMA ile/ve NIYAMA ile/ve ASANA ile/ve PRANAYAMA ile/ve PRATYAHARA ile/ve DHARANA ile/ve DHYANA ile/ve SAMADHI

( Eylem kontrolü. İLE/VE Kişisel eylem kontrolü. İLE/VE Duruşlar ve gövde çalıştırma teknikleri. İLE/VE Soluk ve enerji yönetimi. İLE/VE Çakra ve Kundalini teknikleri. İLE/VE Odaklanma teknikleri. İLE/VE Derin odaklanma teknikleri. İLE/VE Üstün odaklanma teknikleri. )


- YAMA ile/||/<> YAMAK

( Sinema 1 Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz 2 Çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça 1 Yeniçeri ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse 2 Bir toprak dirliğine ocak şeklinde tasarruf edenlerden savaş zamanı hizmete gitmeyip yerinde kalan kimse 3 Kale gözetçisi yeniçeri 1 Alt değirmen taşının parçaları Körküler Yalvaç Köprü Şarkikaraağaç Isparta 2 Kağnı tekerini oluşturan tahtalar Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta Vücudun bir bölgesini örtmek ya da bir eksikliği desteklemek için eklenen bir parça canlı doku greft )

( REPRINT, SLUG, BUILD-UP | PATCH | GRAFT )


- YAMAÇ KANADI/PARAŞÜDÜ ile/||/<> TANDEM KANAT ile/||/<> MOTORLU KANAT


- YAMAÇ ile/ve GÜZEY

( ... İLE Az güneş alan çok gölgeli kuzey yamaç. )

( Dağların güzeyindeki karlar geç erir. )


- YAMAÇ ile/değil/yerine/=/||/<> KARŞI | YAN

( yamaç paraşütü Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı bögür yalpı karşı yan )


- YAMAÇ ile/||/<> YAMAÇ

( coğrafya Halk ağızlarında yan olarak da kullanılır Az yamac Eski diyalektlerde görülmez Derleme Sözlüğünde dik yer bayır yokuş anlamındaki yama sözü ilginç bir veridir Türkçede yan yaŋ sözünden aç ekiyle yapılmıştır Analoji yoluyla iç seste n ŋ m değişmesi sonucunda oluşmuştur )

( FLANC )


- YAMAKLIK ile/||/<> EL ULAKLIĞI


- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- YAMAMAYINCA ile/||/<> YALAMAYINCA

( Giyilmez. @@ Doyulmaz. )


- YAMÇI ile/||/<> ...

( 1 Keçeden yapılan çoban kepeneği Yağlıpınar Pınarbaşı Kayseri Beyağıl Ulukışla Niğde 2 Başlıklı deri yağmurluk Küplüce Gümüşhacıköy Amasya 3 Kısa kollu keçe palto Sarıkeçili ve Saçıkaralı Adana 4 Yağmurluk Tunçbilek Tavşanlı Kütahya Türkçede yamçı daha çok sürücü olarak kullanılırdı Sürücülerin kullandığı yağmurluğa da yamçı yağmurluğu sürücü yağmurluğu adı veriliyordu Sonradan yamçı yağmurluğu yerine yalnız yamçı adı kullanılmıştır ellipse yamşı Türkçe yamçı sürücü adı yam konak menzil kökünden çı ekiyle yapılmıştır yam çı yam Rusça jamščik sürücü biçimi Türk diyalektlerinden alınmıştır Bu biçim yemşik sürücü olarak Tatarcaya da geçmiştir )


- YAMÇI ile YAMÇILI ile YAMÇISIZ


- YAMPALA ile YAMPİRİ

( Birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini teklifsiz ve alaylık olarak anlatan, "yampala zeydün" deyiminde geçer. İLE Eğri büğrü, yan yan ve çarpık bir biçimde. )


- YAMRU YUMRU ile/||/<> YAMUK YUMUK


- YAMRULMAK ile YAMRU YUMRU


- YAMUK YUMUK ile/||/<> DİK YAMUK ile/||/<> İKİZKENAR YAMUK

( Bir yana doğru eğik olan Yalnız iki kenarı paralel olan dörtgen Sözünden dönen yanlışlık yapan kimse Birine karşı yanlış davranma )


- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN


- YAMUK ile/||/<> YAMUK

( 67 Yamuk yalnız iki tarafı paralel olan dörtgendir Bu paralel kenarlar yamuğun tabanlarıdır Şekli 38 87 Yamuk Bir yamuğun alanı iki taban toplamının yarısı ile yüksekliğinin çarparığına eşittir Misal Yüksekliği 7 metre ve tabanları 10 ve 16 metre olan bir yamuk düşünelim İki taban toplamının yarısı şuna eşittir Şekil 54 16x10 2 13 Yamuğun alanı 7 x 13 91 metrekaredir )


- YAMUK ile/değil YILIK

( ... İLE/DEĞİL Çarpık, eğri ağız. | Şaşı göz. )


- YAMUK/LUK ile YAMUK YUMUK


- YAMULTMAK ile RAYINDAN ÇIKARMAK


- YAMYAM("İNSAN YİYEN İNSAN") ile/değil/yerine/>< İNSAN

( )


- YAMYAM[SİYAHİ BİR TOPLULUĞUN ADI][ORTA AFRİKA] ile/değil/yerine/=/||/<> YAMYAM

( Daha çok din tapınma büyü vb amaçlarla insan eti yiyen kimse yabani Açgözlü olan kimse )


- YAMYAM ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK YAPMAK

( CANNIBAL vs. CANNIBALISM vs. CANNIBALISTIC vs. CANNIBALIZE )

( آدمخوار ile آدمخواري ile آدمخورانه ile آدمخواري کردن )

( ADAMKHAR ile ADAMKHARY ile آدمخورانه ile ADAMKHARY KARDAN )


- YAN CÜMLE ile/||/<> YAN TÜMCE


- YAN DAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇAP


- YAN DİREK ile/||/<> KALE DİREKLERİ

( kale direkleri Sirk çadırının temel ve orta direklerine gerilmiş halatlarla bağlı yan direk )

( SIDE POLE )

( POTEAU DE TOUR )

( RONDELLSTANGE )


- YAN HAKEM ile/||/<> JUDGE[İng.] ile/||/<> ASSESSEUR[Fr.] ile/||/<> YAN YARGICI

( Kılıçoyunu yarışmalarında başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri )

( JUDGE )

( ASSESSEUR )


- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA


- YAN ROL ile/||/<> YARDIMCI ROL


- YAN SAHA ile/||/<> HALF OF THE FIELD[İng.] ile/||/<> HALBSPIELFELD[Alm.] ile/||/<> YARI ALAN

( Ayaktopu alanını ortadan ikiye bölen orta çizginin iki yanında kalan ve her birinde bir takımın yer aldığı alan )

( HALF OF THE FIELD )

( HALBSPIELFELD )


- YAN SANAYİ(") ile/ve/||/<> DOLAYLI NEDENLER/SONUÇLAR


- SIDE REACTION[İng.] / NEBEN REAKTION, SEITEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN TEPKİME


- YAN TÜMCECİK ile ...

( SUBORDINATE CLAUSE )


- SIDE PRODUCT, BY-PRODUCT[İng.] / SOUS-PRODUIT[Fr.] / NEBENPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ÜRÜN


- YAN ÜRÜN ile/||/<> YAN ÜRÜN

( Üretim süreci sonunda teknik nedenlerle ana ürün ile beraber ortaya çıkan ürün ya da ürünler ana ürün Temel ürüne ek olarak üretilen ikinci derecedeki ürün ya da ürünler )

( BY PRODUCT )

( SOUS-PRODUIT )

( NEBENPRODUKT )


- YAN YANA YÜRÜYEMİYORSAK ile/||/<>/> ÜSTÜNE ÜSTÜNE YÜRÜMEK


- YAN YANA ile/||/<> BORDA BORDAYA


- YAN YANA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> CAN CANA


- YAN YANA/LIK | ARD ARDA/LIK ile/ve/||/<>/> BİRARADA/LIK


- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK


- SIDE CHAIN ISOMERY[İng.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR İZOMERİSİ


- SIDE CHAIN[İng.] / CHAINE LATÉRAL[Fr.] / SEITENKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR


- YAN ile DERİNLİK


- YAN ile/değil/yerine/=/||/<> İKİNCİL | TAÇ

( yan atışı yan bakış yan cümle yan çizgisi yan dal yan direk yan etki yan flüt yan hakem yan kabağı yan kâğıdı yan katman dili yankesici yan keski yan ödeme yan pas yan rol yan sanayi yan soy yan tesir yantutmaz yan tümce yan ürün yan yan yan yana yan yargıcı yan yol yan yüzergiller yanı başı yanıkara bir yana bir yanda bir yandan öte yandan alt yanı Bir şeyin ön arka alt ve üst dışında kalan bölümü yamaç kenar profil Sağ ve solun ortak adı Bir kimseye yakın olan yer Birlikte beraberinde ya da üstünde olma Ön ya da arka kabul edilen yere göre sağ ya da solda bulunan İkinci derece olan ikincil Bir tarafa yönelerek İstekleri karşıt olan iki kişiden ya da topluluktan biri Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri Bir denklemde işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri taç II )


- YAN YAN ile/değil/yerine/=/||/<> YANLAMASINA | UCUN UCUN

( yanlamasına ucun ucun )


- YAN ile/ve/||/<>/> YÖN


- YAN ile YÖN

( NEZT ile ... )


- ...'YA/NA:
DAYANARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVENEREK


- YANA YAKILA ile/||/<> YANA YANA ile/||/<> YANARDÖNER

( Birleşiminde karbon bulunan maddeler ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak Ateş durumuna geçmek tutuşmak harıldamak Isı ışık veren bir konuma geçmek Bütünü ya da bir bölümü ateş ya da sıcaklığın etkisi ile bozulmak kömür durumuna geçmek Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak kızarmak ya da rengi koyulaşmak Vücut ya da nesnelerin ısısı artmak Parlamak parıldamak Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek Yanık acısına benzer bir acı duymak Çok istemek çabalamak Çok üzülmek Çok sevmek büyük bir aşk ile sevmek Hükümsüz kalmak değerini yitirmek Zarara kötülüğe uğramak Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak Bir bir sıralamak dile getirmek dert dökmek anlatmak )


- YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK ile/yerine YANAĞI ÖPMEK


- YANAK GAMZESİ ile BEL GAMZESİ

( CHEEK DIMPLE vs. WAIST DIMPLE )


- YANAK ile/değil/yerine/= BUKKAL

( .... İLE Yanak içi [ile ilgili]. )


- YANAK ile/<> ÇANAK


- YANAK ile/ve/||/<> ENEK

( ... İLE/VE/||/<> Yanağın alt yanı. )

( SÎB: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli olarak elmaya benzetilir.] )


- YANAK ile/ve/||/<> KANAT


- YANAK ile/||/<> MAKARA YANAĞI

( makara yanağı Yüzün yanları omurgasız hayvanlarda başın yanları Yüzün ve başın yanları Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge anat Bukka mala )

( CHEEK | BUCCA )

( JOUE )

( BACKE )

( BUCCA )

( GUANCIA )

( ΜΆΓΟΥΛΟ / μάγουλο )


- YANAK ile/||/<> MALA | MAKARA YANAĞI

( bk. makara yanağı @@ Yüzün yanları; omurgasız hayvanlarda başın yanları. @@ Yüzün ve başın yanları. @@ Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge. @@ anat. Bukka, mala. )

( CHEEK | BUCCA~TROWEL )

( JOUE~TRUELLE )

( BUCCA~TRULLA )

( BACKE~KELLE )

( GUANCIA~CAZZUOLA )

( ΜΆΓΟΥΛΟ / μάγουλο~ΜΥΣΤΡΊ / μυστρί )


- YANAK ile YANAKLI ile YANAK YANAĞA


- YANAL ÇİZGİ[İng. LATERAL LINE] ile/||/<> YANALLAŞMA[İng. LATERALIZATION]

( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YANAL ile YANAL YÜZEY


- YANARDAĞ AĞZI ile/||/<> YANARDAĞ BİLİMİ ile/||/<> YANARDAĞ BÖLGESİ ile/||/<> YANARDAĞ PATLAMASI ile/||/<> YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ

( Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu genellikle koni biçiminde tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ volkan )


- YANARDAĞ ile BAZALT

( ... İLE Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi. )


- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ


- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )


- YANAŞIK DÜZEN ile/||/<> YANAŞIK NİZAM

( Yanaşmış durumda olan Yanaşmış bir biçimde )


- YANAŞIK DÜZEN ile/||/<> YANAŞIK NİZAM


- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM


- YANAŞMA" ile/||/<> "BESLEME"


- YANAŞMAK ile İLİŞMEK


- YANAŞMAK ile/ve/değil/||/<> YAKLAŞMAK


- YANAŞMAK ile YANAŞILMAK ile YANAŞTIRMAK ile YANAŞABİLMEK ile YANAŞLIK


- YANAŞMAK ile/ve YARANMAK


- YANAŞMAK ile YILIŞMAK ile SIRNAŞMAK


- YANAY DOĞRUSU ile/||/<> YANAY DÜZLEMİ

( Bir cismin düşey kesiti profil Katmanları gösteren kesit )


- YANAY ile YANAY DOĞRUSU ile YANAY DÜZLEMİ


- YANAZ ile ...

( Hiçbir şeyden memnun olmayan. )


- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)


- YANCIK ile/||/<> ATLARIN SIRTINA GEÇİRİLEN ZIRHLI ÖRTÜ

( Atların sırtına geçirilen zırhlı örtü )


- YANCI/LIK ile YANCIK


- YANDAŞ ile YOLDAŞ/TOVARİŞ[Rusça]


- YANDAŞLIK ile/||/<> YANLILIK ile/||/<> TARAFLILIK ile/||/<> TARAFÇILIK

( çok yanlılık )


- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK


- RAYONNEMENT PARAXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= YANEKSEN IŞINIM


- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM


- PARAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ


- YANG"(< JUNG) ile (YİN) YANG


- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI


- YANGIN BOMBASI ile/||/<> YANGIN ÇIKIŞI ile/||/<> YANGIN HORTUMU ile/||/<> YANGIN KULESİ ile/||/<> YANGIN MERDİVENİ ile/||/<> YANGIN MUSLUĞU ile/||/<> YANGIN SİGORTASI ile/||/<> YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile/||/<> YANGIN TOPU ile/||/<> YANGIN TULUMBASI ile/||/<> YANGIN YERİ

( Zarara yol açan büyük ateş Hastalıkta ateş Tutkunun verdiği coşkunluk Düşkün âşık olan )


- YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI ile/||/<> FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER[İng.] ile/||/<> EXTINCTEUR[Fr.] ile/||/<> SÖNDÜRÜCÜ

( genel uygulayım Yangın söndürmeye yarayan aygıt )

( FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER )

( EXTINCTEUR )


- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN

( )


- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI


- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI


- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU ile/ve/||/<> AZI

( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )

( )


- YANİ[Ar.] ile/değil/yerine/= DEMESİ


- YANİ ile NEYSE


- YANİ ile/ve SONUÇTA


- YANİ ile/ve/değil/yerine/||/<> YA DA


- YANİ[Ar. < YAʿNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YANİ

( Demek oluyor ki anlamında kullanılan bir söz Sözün kısası doğrusu anlamlarında bir söz )


- YANİ ile YANİ?


- YA'NÎ[Ar. < ANÂ] ile YÂNİ'[Ar.]

( Demek, şu demek. | Sözün kısası, doğrusu, senin anlayacağın. İLE Kıvama gelmiş, olmuş; pişkin. )


- COMBUSTIBLE GASES[İng.] / GAZ COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI GAZLAR


- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI

( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )

( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )

( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )


- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI


- YANICI ile/||/<> YANICI

( Yanıma uğrayabilen )

( COMBUSTIBLE )

( COMBUSTIBLE )

( BRENNBAR, BRENNSTOFF | BRENNBAR )


- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3

( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )

( ile/> ile/> )


- YANIK KREMİ ile/||/<> YANIK RÜZGÂR ile/||/<> YANIK SES ile/||/<> YANIK YAĞ ile/||/<> BAĞRI YANIK ile/||/<> KARAYANIK ile/||/<> TABANI YANIK ile/||/<> YÜREĞİ YANIK ile/||/<> AMELE YANIĞI ile/||/<> GECE YANIĞI ile/||/<> GÜNEŞ YANIĞI

( Yanmakta olan Yanmış olan Rengi koyulaşmış Sıkıntı ya da hastalıktan iyi gelişmemiş kavruk Verimsiz kıraç duruma gelmiş olan Bıkkın üzüntülü dertli olan Duygulu dokunaklı acılı etkili olan Yanmış yer yanmış olan yerde kalan iz Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu )


- YANIK ile/ve/||/<>/> KÜL

( )


- SADÂ-İ BASÎT[Osm.] ile/değil/yerine/= YANIK


- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)


- YANIKLARDA:
ISI ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> IŞIN ile/ve/||/<> SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİMYASAL ile/ve/||/<> DONMA

( Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak örgen ve düzende işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hastanın/yaralının kendi gövdesinde bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. )

( [Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardım]
- Kişi hâlâ yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir.
- Hastanın/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır.
- Yaşam belirtileri değerlendirilir.
- Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir.
- Yanık bölge, en az 20 dakika soğuk su altında tutulur.[yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından dolayı önerilmez]
- Ödeme karşı, yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır.
- Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır.
- Takılan yerler varsa kesilir, temizliğe dikkat edilir.
- Su toplamış yerler patlatılmaz.
- Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir.
- Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür.
- Hasta/yaralı, battaniye ile örtülür.
- Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır.
- Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hastanın/yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı[1 litre su - 1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı] verilerek sıvı kaybı önlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )

( [Kimyasal yanıklarda ilk yardım]
- Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir.
- Bölge, tazyiksiz ve bol suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir biçimde yıkanmalıdır.
- Giysiler çıkarılmalıdır.
- Hasta/yaralı, örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Elektrik yanıklarında ilk yardım]
- Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır.
- Hemen elektrik akımı kesilmelidir.
- Hastanın/yaralının, hava yolunun açık olup olmadığı, solunumu ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.
- Hastaya/yaralıya, kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmemelidir.
- Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Sıcak Çarpması Belirtileri]
Yüksek derece ısı ve nem sonucu gövde ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.
- Kas krampları.
- Güçsüzlük, yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Davranış bozukluğu, sinirlilik.
- Solgun ve sıcak deri.
- Bol terleme.
- Mide krampları, kusma, bulantı.
- Bilinç kaybı, hayal görme.
- Hızlı nabız. )


- YANIK/LIK ile YANIK SES ile YANIK SESLİ ile YANIK YEL/RÜZGÂR


- YANILGI ile/ve/<> YANILTI

( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )


- YANILMA ile EKSEN KAYMASI


- YANILMA ile/ve/||/<> YAMULMA


- YANILMA ile/ve/değil/||/<> YANILSAMA


- YANILMA ile/ve/<>/>/< YARILMA


- YANILMAK ile YANILTMAK ile YANILABİLMEK ile YANILTABİLMEK


- YANILMAZLIK ile HATASIZ

( INERRANCY vs. INERRANT )

( بي غلطي ile بي لغزشي ile بي لغزش )

( BEY GHALTY ile BEY LAGHZESHY ile BEY LAGHZESH )


- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YANILABİLİR/LİK


- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERLİ/LİK


- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)

( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )


- YANILSAMA ile GERÇEKDIŞI


- YANILSAMA ile/ve GÜVENSİZLİK

( ILLUSION vs./and LACK OF TRUST/CONFIDENCE )


- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ

( ILLUSION vs./and HYPNOSIS )


- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM


- YANILSAMA ile/ve/||/<> JASTROW YANILSAMASI


- YANILSAMA ile/ve/||/<>/> TUZAK


- YANILSAMA ile YANILTICI

( ILLUSION vs. ILLUSIVE )

( اشتباه بصري ile خيال باطل ile غير واقعي ile وهمي ile موهومي )

( ESHTABAH BASRY ile خيال باطل ile GHYR VAGHEY ile وهمي ile موهومي )


- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"

(

)

( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )


- YANILTI ile YANILTICI/LIK


- YANILTICI ile YANILGI

( FALLACIOUS vs. FALLACY )

( سفسطه آميز ile سفسطه ile استدلال غلط )

( SAFSETEH AMYZ ile SAFSETEH ile ESTEDELAL GHALT )


- YANILTICI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERSİZ/LİK


- YANILTMA ile YANILTMAÇ ile YANILTMACA ile YANILTMACI/LIK


- YANILTMACA ile YANILTMAÇ

( Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme. | Başkasını yanıltmak için, doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama. İLE Ötekini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. )


- YANILTMAK ile/değil DEĞİLLEMEK


- YANILTMAK ile/değil YANLIŞLAMAK


- YANINDA OLABİLEN ile/ve/değil/||/<>/> YARIN'DA OLABİLEN


- YANINDA OLMAK İSTİYORUM ile YANIMDA OLMANI İSTİYORUM ile YANYANA OLMAK İSTİYORUM


- YANINDA ile AYRICA

( BESIDE vs. BESIDES )

( ازطرف ديگر ile دريک طرف ile باضافه ile ازپهلو ile بعلاوه ile سواي ile بجز اينکه ile ازاينگذشته ile گذشتهاز ile گذشتهازاين ile وانگهي )

( AZTARF DYGAR ile DARYK TARF ile BAZAFEH ile AZPPELO ile BALAVEH ile SAVAY ile BEJAZ AYNAKEH ile AZAYNAGZASHTEH ile GOZASHTEHAZ ile GOZASHTEHAZAYNE ile VANGEHY )


- YANINDA ile İKİNCİL

( BESIDE vs. PRIORITY )


- YANINDA ile/||/<> İNDİNDE


- YANINDA ile/ve/<>/< YAKININDA


- ... YANINDA ... ile/değil ... YANI SIRA ...


- YANIŞ ile/||/<> MOTİF. (İLYAS -BURDUR)

( Motif İlyas Burdur )


- YANIT ile/ve/değil/yerine AÇIKLAMA


- YANIT ile/ve AÇIKLAMA

( ANSWER vs./and EXPLANATION )


- YANIT ile KARŞILIK

( ANSWER vs. EQUIVALENT/RESPONSE )


- YANIT ile ONAY

( ANSWER vs. APPROVAL )


- YANIT ile/ve SORU

( Soruyu bulana kadar yanıtı bildiğimiz de, bilmediğimiz de ortaya çıkmaz. )

( ANSWER vs./and QUESTION )


- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN

( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )

( [not] WHO HAS GOT ANSWER vs./and/but WHO HAS GOT QUESTION
WHO HAS GOT QUESTION instead of WHO HAS GOT ANSWER
[not] Adults. WITH/AND/BUT Children and who can continue to think childish.
Children and who can continue to think childish. INSTEAD OF Adults. )


- YANITLAMA ile/||/<> YANITLAMAK

( Bir gözlem sürecinde bilgi sağlamak üzere sunulan soru ya da sınarlara yanıtlayıcının anlamlı ve amaca uygun karşılık vermesi )

( RESPONDING | REPLY )


- YANITLAMA ile/değil YENİLEME


- YANITLAMAK ile YANITLANMAK ile YANITLANDIRMAK ile YANITLAYABİLMEK ile YANIT ile YANITLI ile YANITSIZ/LIK ile YANIT HAKKI


- YANITLARI DİKKATE ALMAK ile/ve/değil/yerine SORULARI DİKKATE ALMAK


- YANKESİCİLİK ile/||/<> CEPÇİLİK ile/||/<> TIRTIKÇILIK ile/||/<> ARPACILIK


- YANKI/AKSİSEDA[Ar. < ʿAKS + ṢADĀ] ile/||/<> YANKI/EKO[Fr. < ECO]


- YANKI | EKO ile/||/<> EKO[Fr. < ECO]

( Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi yankılanması )

( ECHO )

( ECO )


- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"


- AKS-İ SADÂ, İNİTÂF-İ SADÂ[Osm.] / ECHO[İng.] / ECHO, WIDERHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKI


- YANKI ile/ve/||/<> KIŞKIRTMA


- YANKI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SELEN/SES

( AKSİSEDÂ, BİNT-ÜL-CEBEL[ )

( Yankı değil ses ol! )

( [not] ECHO vs./and/but/||/<>/< VOICE
VOICE instead of ECHO )


- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN

( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )

( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )

( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )


- YANKICA ile YANSICA

( Başka birinin kullandığı söz ya da tümceleri, anlamsız olarak yankı gibi yineleme. İLE Başkasının yaptığı devim ve davranışları, anlamsız olarak yineleme. )

( EKOLALİ[EKHO: Yankı. | LALEIN: Ses çıkarmak.] ile EKOPRAKSİ[EKHO: Yankı, yansı. | PRAKSIS: Eylem.] )


- YANKILAMA | EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> ...

( ÉCHOLALIE )


- YANKILAMAK ile YANKILANMAK ile YANKILATMAK ile YANKI ile YANKICA ile YANKILI ile YANKISIZ ile YANKI BİLİMİ ile YANKILI KONUŞMA


- YANKILANIM ile/||/<> YANKIDÜZENİ

( yankıdüzeni Kapalı bir yerde yinelenen yansımalar dolayısıyla sesin sürüp gitmesi Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi akustik yankılanımlı )

( REVERBERATION | ACOUSTIC )

( RÉVERBÉRATION )

( WIDERHALL, NACHALL )


- YANKI(LANMA) ile YANSI(MA)

( TÛF ile ... )


- YANKILI KONUŞMA/EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> YANSICA/EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE]


- SCHALLTOTER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKISIZ ODA


- YANKISIZ ile/||/<> AKİSSİZ ile/||/<> EKOSUZ


- YANLAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK


- YANLARIM AĞRIYOR ile AĞRIYAN YERLERİM YANIYOR


- YANLI ile/ve/||/<> YANILGILI


- YANLIK ile/||/<> YANLIK

( I Ottan yapılma duvar yastığı Dübekli Bilecik II yannık 2 III Sabanın yan kısmına eklenen sürme demiri Çepni Bozüyük Bilecik IV Gelinlerin zülüflerine taktıkları gümüş süs Çarıksaray Şârkikaraağaç Isparta )


- YANLILIK" ile/ve/değil/||/<>/< YANILSAMA


- YANLI/LIK ile YANLIK ile YANLIŞ/LIK ile YANLIŞSIZ/LIK ile YANLIŞ YERE ile YANLIŞ YUNLUŞ


- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK


- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK

( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )

( [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs./but WRONG MEANING
The world is rich in diversity, but your feeling strange and frightened is due to misapprehension. )


- YANLIŞ ANLAMAZSAN" ile/||/<> "ÖZEL DEĞİLSE"


- YANLIŞ ANLAMIŞ OLMAK ile/değil ÜMİT ETMEK

( "Beni yanlış anlamışsın!" sözünün/durumlarının nedenleri daha çok ümit etmekten kaynaklanmaktadır! )


- YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KONUŞMAK/DÜŞÜNMEK) ile YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KAYNAKLANAN)

( Yanlış anlaşılmaması için. @@ Yanlış anlaşılmışlıktan kaynaklanabilecek sorunlar ve ayrıntılar için. )


- YANLIŞ ANLA(ŞIL)MAK ile/ve/<>/değil BEKLENTİ


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM


- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"


- YANLIŞ BULMAK ile KATILMAMAK


- YANLIŞ/DOĞRU ile/değil KENDİNCE


- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK

( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )


- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN


- YANLIŞ TANIMLAMA YOLUYLA HATA YAPMAYA BAĞIŞIKLIK'TA:
EYLEYENLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> SAHİPLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> TEKİLLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> ÖZELLİK DÜŞÜNCESİ


- YANLIŞ" ...:
TÜMCE/CÜMLE ile/değil/||/<>/< SÖZCÜK


- YANLIŞ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> YALNIZ KALMAK


- YANLIŞ YERE ile/||/<> YANLIŞ YUNLUŞ ile/||/<> YALAN YANLIŞ ile/||/<> YAYGIN YANLIŞ

( Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymama durumu hata Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymayan aykırı olan Hatalı bir biçimde Biçimsel düşünme yasalarına uymayan düşünülen şeyle uyuşmayan )


- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA


- YANLIŞ ZAMAN VE YER ile/ve/||/<> "KÖRÜN TAŞI, KELİN KAFASINA DENK GELİRMİŞ"


- YANLIŞ ile/ve/değil ANLAMSIZ

( [not] FALSE/WRONG vs./and/but SENSELESS | ABSURD )


- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP

( DEH ÂK: ON AYIP
* ÇİRKİNLİK
* BODURLUK
* ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK
* OBURLUK
* KÖTÜ DİLLİLİK
* YALANCILIK
* ACEMİLİK
* AKILSIZLIK
* KORKAKLIK
* UTANMAZLIK )

( Ayıplara keşif bâtıldır. )

( MISTAKE vs. SHAMEFUL )


- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN


- YANLIŞ ile/değil BAŞKALDIRI


- YANLIŞ ile/değil/yerine BEYHÛDE

( [not] WRONG vs./but VAIN/FUTILE
VAIN/FUTILE instead of WRONG )