ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 123.426 başlık/FaRk ile birlikte,
123.426 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(370/495)
- RAHMAN ile DOĞA
( Karşılıksız/koşulsuz rahmet. )
- RAHMAN[Ar. < RAḤMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> RAHMAN
( Herkese her canlıya merhamet eden Tanrı )
- RAHMAN ile RAHMANİ
- RAHMAN/RAHMAN[Ar. < RAḤMĀN] ile/||/<> RAHMET/RAHMET[Ar. < RAḤMET]
( Herkese her canlıya merhamet eden Tanrı )
- RAHMANİ[Ar. < RAḤMĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> İLAHİ
- RAHMAN(İYET)[Ar.] ile/ve/<> RAHİM(İYET)[Ar.]
( Yatay. Genişlemesine. İLE/VE/<> Dikey. Derinlemesine. )
( Allah'ın yarattığı. İLE/VE/<> Kişinin oluşturduğu. )
( Kuşatan. İLE/VE/<> Kapsayan. )
( Nesne. İLE/VE/<> Özne. )
( Genel/e. İLE/VE/<> Özel/e. )
( Toplum. İLE/VE/<> Birey. )
( Yasalı. İLE/VE/<> Yasası yoktur. )
( Tanrı/Allah. İLE/VE/<> Peygamber. )
( Tekrarı var. İLE/VE/<> Tekrarı yok. )
( Bilim. İLE/VE/<> Sanat. )
( Varoluş[ontos]. İLE/VE/<> Bilgi[episteme]. )
- RAHMET ile/ve/<> ELİ AÇIKLIK, CÖMERTLİK
( Allah'ın vermesi. İLE/VE/<> Kişinin yeterince, zamanında, zemininde ve/ya da bol bol vermesi/paylaşması. )
- RAHMET ile/ve/||/<> MAĞFİRET
- RAHMET ile MERHAMET
( Acıma, esirgeme, koruma, yargılama. | Zahmeti, zevk edinmek. )
- RAHMET[Ar. < RAḤMET] ile/değil/yerine/=/||/<> RAHMET
( Birinin suçunu bağışlama yarlıgama merhamet etme yağmur )
- RAHMET[Ar.] ile RE'FET[Ar.]
- RAHMET[Ar.] ile RİKKAT[Ar.]
- RAHMETLİ ile/değil/yerine/=/||/<> MERHUME | MERHUM
( Tanrı nın rahmetine kavuşmuş bağışlanmış anlamlarında ölmüş Müslümanları saygıyla anmak için ad veya ünvanlarının başına getirilen bir söz merhume merhum )
- RAHMETLİK ile/değil/yerine/=/||/<> MERHUME | MERHUM
( merhume merhum )
- RAHMET/LİK ile RAHMETLİ
- RAHMİN, DOĞUŞTAN OLMAMASI [ROKITANSKY KUSTER HAUSER MAYER BOZUKLUĞU (RKM)] ile/<>
ERİL DUYARLILIK BOZUKLUĞU (TESTİKÜLER FEMİNİZASYON)
( Açıklamaları için burayı tıklayınız... İLE/<> Açıklamaları için burayı tıklayınız... )
( Ayşe Arman'ın, "Vajinası olmayan kadın" söyleşisi için burayı tıklayınız... )
- RAHNE[Fars.] ile ...
( Gedik, yarık, yırtık ve bozuk yer. | Zarar, ziyan, bozukluk. )
- RAHNE[Fars. < RAḪNE] ile/değil/yerine/=/||/<> GEDİK
- RAHT[Fars. < RAHT] ile/||/<> ...
( at takımı yolda lazım olacak şeyler döşeme vb takımları pencere ve kapı kanatlarını çerçeveye tutturan menteşe takımı raxt goods and chattels apparatus wearing apparel traps rich furniture tapestry housings harness Sırpça raht Bulgarca raxt biçimleri Türkçeden alınmıştır )
( RAXT )
- RAHT[Fars. < RAḪT] ile/değil/yerine/=/||/<> RAHT
( At takımı Yolda lazım olacak şeyler Döşeme vb takımları Pencere ve kapı kanatlarını çerçeveye tutturan menteşe takımı )
- RÂHT/REHT[Ar. çoğ. ERHÂT] ile RAHT[Ar.]
( Kalabalık, cemaat. | Boy, kabile. İLE At takımı. | Yol levâzımı. | Döşeme ve ev takımı. | Kapı ve pencere kanatlarının menteşe takımı. )
- RAHVAN[Fars. < RÂHVÂN] ile/||/<> ...
( binek hayvanlarının bir yandaki iki bacağını aynı anda atarak yaptığı koşma biçimi rahwār a swift ambling horse rahwar an easygoing nag rāhwār a quick easy amblingpaced horse rāhwar an easy ambling nag rah yol Farsça rnin Türkçede nye çevrildiği göze çarpıyor Türkçeden Sırpçaya ràhvan ràvan olarak geçmiştir Škaljić Turc 530 )
( RAHWĀR )
- RAHVAN[Fars. < RĀHVĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> RAHVAN
( Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan en yavaş koşma biçimi Bu biçimde koşan binek hayvanı Binek hayvanı bu biçimde koşarak )
- RAHVÂN[Fars.] ile/=/< REHVÂR[Fars.]
- RÂİ[< RA'Y] ile ...
( Çoban. | Çoban ve kır yaşamını anlatan şiir. )
- RÂİB[Ar. < RU'B] ile RAÎB[Ar.]
( Büyücü, göz bağlayıcı. İLE Korkmuş. )
- RAİL[Fr. < RAIL] ile/değil/yerine/=/||/<> RAY
( Tren tramvay vb taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol Sürme kapı sürme pencere vb yapı ögelerinde küçük tekerleklerin üzerinde döndüğü madenî yol Bazı yapıların temeline yerleştirilen ve tekerlerin hareket etmesini sağlayan madenî yol )
- RAILS[İng.] ile/||/<> RALLIDÉS[Fr.] ile/||/<> RALLIDAE, RALLUS: SU YELVESI[Lat.] ile/||/<> WASSERHÜHNER[Alm.] ile/||/<> SU TAVUĞUGİLLER
( Kuşlar Aves sınıfının bataklık kuşları Grallae takımından gagaları yandan basık kanatları ve kuyrukları kısa bataklık ve su kenarlarında yaşayan dünyanın her tarafına yayılmış türleri olan bir familya )
( RAILS )
( RALLIDÉS )
( WASSERHÜHNER )
( RALLIDAE, RALLUS: SU YELVESI )
- RAIN BARREL, RAIN PIPE[İng.] ile/||/<> TUYAU À PLUIE[Fr.] ile/||/<> REGENROHR[Alm.] ile/||/<> YAĞMUR BORUSU
( Yağmur damlacıklarını sağlayan alt tarafı delikli boru Bu boru genellikle dekordaki pencerenin kulis tarafındaki üst kesimine yerleştirilir )
( RAIN BARREL, RAIN PIPE )
( TUYAU À PLUIE )
( REGENROHR )
- RÂÎ/RÂİYE[Ar. < RA'Y] ile RÂÎ/RÂİYYE[Ar.]
( Çoban, sığırtmaç. | Çobansı, çoban ve kır hayatını anlatan şiir. [İng., Fr. PASTORAL] İLE Rü'yet eden. | R harfine ait, r ile ilgili. )
- RAISING[İng.] ile/||/<> SE REDRESSER[Fr.] ile/||/<> SICH AUFRICHTEN[Alm.] ile/||/<> DOĞRULMA
( Genellikle gövdeyi bükülü duruştan doğal duruşa geçirme )
( RAISING )
( SE REDRESSER )
( SICH AUFRICHTEN )
- RAİYYE, RAİYYET | REAYA ile/||/<> REAYA[Ar. < REʿÂYÂ]
( Genel olarak Osmanlı uyruğu dar anlamda vergi yükümlüsü olan sınıflar 1 Osmanlı İmparatorluğunda yönetime katılmayan askeri sınıf dışında kalan geçimini tarım ve ticaretle sağlayan kesim 2 Tanzimattan önce Osmanlı İmparatorluğunda müslüman olmayan kişiler )
- RAJA[Fr. < RAJA] ile/değil/yerine/=/||/<> RACA
( Hindistan da prenslere verilen ünvan )
- RAJAH[İng.] ile/||/<> RAJAH, RADJAH[Fr.] ile/||/<> RADSCHA, RAJAH[Alm.] ile/||/<> RACA[Fr. < RAJA]
( Hindistanda küçük hükümdarın sanı )
( RAJAH )
( RAJAH, RADJAH | RAJA )
( RADSCHA, RAJAH )
- RAJAS ile ...
( Devinim gücü, faaliyet, enerji. Kozmik cevherin üç unsurundan biri. (Rajas, Tamas, Sattva) ki onsuz öbür ikisi tezahür edemezdi. Yoga'da egoizm. )
- RAJAS ile/||/<> TAMAS ile/||/<> SATTVA
( Devinim gücü, faaliyet, enerji. Kozmik cevherin üç unsurundan biri. @@ Karanlık, atalet, pasiflik. @@ Varlık, varoluş, gerçek öz. Aydınlatan. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. )
- RAKABÂT[Ar. < RAKABE] ile REKABET["ka" uzun okunur]
( Ense kökleri, boyunlar. | Kullar, köleler, cariyeler. İLE Gözleme, gözetleme. | Birbirini çekememe. | Kıskanma. | Benzerleriyle yarışa çıkma. [İng. RIVALRY, COMPETING | Fr. CONCURRENCE] )
- RAKABE ile/||/<> RAKABE ETMEK ile/||/<> MÜLK ARÂZİ
( Kuru mülkiyet, çıplak mülkiyet. | Bir arazinin asıl mülkiyeti. İLE/||/<> Vakfın gelirini aslına eklemek. İLE/||/<> Hem tasarruf hakkı, hem de geliri[rakabesi] kişilere ait olan her tür emlak. )
- RAKAM ile DİJİTAL ile DİJİTAL SAAT ile DİJİTALLEŞTİRİLMİŞ ile RAKAMLAR
( DIGIT vs. DIGITAL vs. DIGITAL CLOCK vs. DIGITALIZED vs. DIGITS )
( شماره ile عددي ile رقمي ile انگشتي ile ساعت رقمي ile ديجيتالي ile اعداد )
( SHMAREH ile ADADY ile RAGHAMY ile ENGASHTY ile SAAT RAGHAMY ile DYJYTALY ile EDAD )
- RAKAM ile/||/<> RAKAM[Ar. < RAKAM]
( Bîr doğal sayıyı göstermeğe yarayan ad Biçimsel sayı kuramında n sayısını gösteren rakam sıfır 0 imi ile bu imin sağına yazılan n sayıda ardıl iminden oluşan deyimdir Örn 3 sayısını gösteren rakam 0 deyimidir matematik Sayıları yazmak için kullanılan simgelerden her biri )
( NUMERAL | DIGIT )
( NUMÉRAL | CHIFFRE )
( NUMERAL | ZIFFER )
- RAKAM[Ar. < RAḲAM] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKAM
( astronomik rakam toparlak rakam Arap rakamları Romen rakamları Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri Bu işaretlerle belirtilen miktar veya değer )
- RAKAM/RAKAM[Ar. < RAḲAM] ile/||/<> SIFIR/SİFR[Ar. < ṢİFR] ile/||/<> NUMERİK/NUMERİQUE[Fr. < NUMÉRIQUE]
( astronomik rakam toparlak rakam Arap rakamları Romen rakamları Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri Bu işaretlerle belirtilen miktar veya değer )
- RAKAMLAMAK ile RAKAM ile RAKAMLI ile RAKAMSIZ
- RAKAMSAL ile/yerine İSTATİSTİKSEL
- RAKET ile/||/<> VURAÇ
- RAKET[Fr. < Ar.] ile/değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ
( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )
- RAKI MECLİSİ ile/||/<> RAKI ÂLEMİ
- RAKÎ'[< RÜKÛ] ile ...
( NAMAZDA RÜKÛ EDEN, ELLERİNİ DİZLERİNE DAYAYARAK EĞİLEN )
- RAKI ile ARAK
( ... İLE Daha bir tatlı/şekerli Lübnan rakısı. )
- RAKI ile/||/<> ASLANSÜTÜ ile/||/<> İMAMSUYU
- RAKI ile RAKIM ile RAKICI/LIK ile RAKI ALEMİ ile RAKI BARDAĞI ile RAKI MECLİSİ
- RÂKİP(/B) ile RAKÎP(/B)
( Binici. İLE Karşı(sında) olan. )
( RIDER vs. RIVAL )
- RAKÎB[Ar.] ile RÂKİB[Ar. < RÜKÛB | çoğ. RÜKBÂN] ile RAKÎB[Ar. < REKÂBET | çoğ. RAKÎBÂN, RUKABÂ]
( PÂYENDE[Fars. çoğ. PÂYENDEGÂN]: Duran, sürekli. | Payanda, destek, dayanak. || RABÎTA: Eski yazma kitaplarda sayfa numarası yerine gelmek üzere soldaki sayfanın, sağdaki sayfanın altına yazılan ilk sözcüğü. İLE Binici/binen, binmiş. | Bir ulaşım/nakil aracına binmiş olan. İLE Herhangi bir işte birbirinden üstün olmaya çalışanlardan her biri. | Bekçi. | Görüp, gözeten.[Allah'ın adlarındandır.] )
- RAKİB[Ar. < RAḲĪB] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKİP
( Herhangi bir işte bir yarışta birbirini geçmeye çalışan aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse )
- RAKİBE[Ar. < RAḲĪBE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKİBE
( Kadın rakip )
- RAKİD[Ar. < RĀKİD] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKİT
( Durgun su )
- RAKÎK[< RİKKAT] ile ...
( İNCE | YUFKA YÜREKLİ )
- RAKİK[Ar. < RAḲĪḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKİK
( İnce narin Merhametli yufka yürekli )
- RAKÎKLEŞMEK ile ...
( Yâ bad-ül eşheb[Ruhun, insana yardım edebilmesi] )
- RAKIM, KOT | İRTİFA | RÂKIM | İRTİFÂ | PLATFORM | YÜKSELTİ ile/||/<> YÜKSELTİ
( Bir uzambiçimin belirli bir anlam taşıyan öğelerinden biri Örnek Tepenin tabana uzaklığı iki kıyının birbirine uzaklığı iki tabanın birbirine uzaklığı 1 Bir yerin başlangıç olarak alınan yatay düzlemden yüksekliği ve bu yüksekliği gösteren sayı 2 Yapı tasarçizimlerinde boyutları göstermek için ölçü çizgileri üzerine yazılan sayı ölçü sayısı Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık kit matematik coğrafya yükseklik Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey )
( ALTITUDE | BENCH MARK | ROSTRUM, PRACTICAL, PRAC )
( ALTITUDE | CÔTE DE NIVEAU | COTE | PRATICABLE )
( HÖHE | HÖHENQUOTE | "MEERES" HÖHE | PODEST )
- RAKÎM ile RÂKIM[< RAKM]
( YAZI YAZACAK LEVHA | YAZI, KİTAP VE SAİRE ile YAZAN, ÇİZEN | KOT, BİR YERİN DENİZDEN OLAN YÜKSEKLİĞİ )
- RAKIM ile RAKIMSAL
( ALTITUDE vs. ALTITUDINAL )
( فرازا ile مقام رفيع ile منتها درجه ile ارتفاع ile ارتفاعي )
( فرازا ile MOGHAM RAFYE ile MONTEHYA DARJEH ile ERTAFA ile ERTAFAY )
- RAKIM[Ar.] ile YÜKSEKLİK
( TEFÂZUL-İ İRTİFÂ': İki noktanın deniz yüzeyinden yükseklikleri arasındaki fark. )
( ELEVATION/ALTITUDE vs. HEIGHT )
- RAKIM[Ar. < RĀḲİM] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜKSELTİ
- RÂKIM-I HURÛF/RÂKIM-ÜL-HURÛF(MUHARRİR) ile/değil/yerine/= YAZARI
- RAKİP/HASIM[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEKİŞTEŞ/KARŞIDAŞ/YARIŞTAŞ
- RAKİP, HASIM ile/||/<> RIVAL[İng.] ile/||/<> GEGNER[Alm.] ile/||/<> YAĞI
( Kendisiyle karşılaşılan yumrukoyuncusu Az yağı yağı yau yav yov cō jau Alt yū 1 düşman 2 savaş Kȗr you savaş Kuğ yığ savaş ordu düşman çā düşman savaş şağ savaş Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yağı Orta Türkçede yağı düşman olarak geçer Eski Kıpçakçada da yağı biçimi kullanılır Kökeni karışıktır Ramstedt ZİRGO 34 551 JSFOu 32 2 KWb 83a Türkçe yağı ve Moğolca dayin biçimlerinin Çinceden geldiğini sık sık dile getirmiştir Onun bu savını Brockelmann OGM 18 ɛ işaretiyle vermişse de Doerfer TMEN 1801 ve Joki LwSS 323324 gibi yazarlar eleştirmişlerdir Gombocz NyK 35 267268 KSz 13 22 Türkçe yağı ve Moğolca dayin biçimlerini birleştirmiştir Poppe UJb 6 104 Ramstedte uyarak Moğolca biçimlerin dağinden çıktığını seslendirmiştir Sanjeev JaP 695 de bu birleştirmeyi vermiştir Doerfer KhalMat 274 Räsänen V 178a Ramstedte dayanarak Türkçe ve Moğolca biçimleri birleştirmiştir Buna karşılık Clausona göre ED 898 Moğolca dayi n Türkçeden kalma eski bir alıntıdır Tuvaların düşman olarak kullandıkları dayzın biçimi Moğolcadan alınmıştır Räsänen V 130a Tatarintsev Vlijanie 64 Moğolca sun sün ekinin Tuvacada zın zine çevrildiğini bildirmiştir Türkçe yağı komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 1801 Yeni diyalektlerin bir bölümünde yağının yerine Farsça düşman geçmiştir düşman )
( RIVAL )
( GEGNER )
( YAĞI[Az.]~YAĞI[Tkm.]~YAU[Tatk.]~YAV[Nog.]~YOV[Özb.]~CŌ[Krg.]~JAU[Kzk.]~YŪ[Alt.]~ÇĀ[Sag.]~ŞAĞ[Şor.] )
- RAKİP ile DEZAVANTAJ
- RAKİP ile/ve/< KURBAN
( (gerektiğinde) Rakip olabilmek/olmak için kurban da olabilmelisindir. )
- RAKİP/LİK ile RAKİPSİZ/LİK
- RAKİPLİK ile/||/<> TÜKETİMDE YARIŞ
( tüketimde yarış )
- RAKİPSİZLİK ile/||/<> TÜKETİMDE RAKİPSİZLİK
( tüketimde rakipsizlik )
- RAKİT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖL
( Durgun su. )
- RAKKAS | SARKAÇ ile/||/<> SARKAÇ
( Düzgün salınım yapan bir noktasından asılmış bir ağırlık Düzgün olarak gidip gelme devimi yapabilen herhangi bir düzen saat içindeki ince sarmal yay gibi fizik Ağırlık özeğinin üstündeki bir noktadan asılan denge konumundan biraz ayrıldıktan sonra bırakıldığında bir salınım devinimi yapan nesne Düşey doğrultunun iki yanında salınacak biçimde asılmış salınabilen nesne fizik )
( PENDULUM )
( PENDULE )
( PENDEL )
- RAKKAS[Ar. < RAḲḲĀṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKKAS
( sarkaç Raksı meslek edinmiş erkek )
- RAKKAS ile/||/<> RAKKAS[Ar. < RAKKÂṢ]
( Körm O Erkek dansçı dansçı )
- RAKKAS ile RAKKASE ile RAKKASLI
- RAKKASE[Ar. < RAḲḲĀṢE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKKASE
( Raksı meslek edinmiş kadın )
- RAKKASE ile/||/<> RAKKASE[Ar. < RAKKÂṢE]
( Körm O Kadın dansçı Kadın dansçı )
- RAKKASÎ ile/||/<> PENDULAIRE[Fr.] ile/||/<> SARKIL
( fizik )
( PENDULAIRE )
- RAKLET | KAZAĞI ile/||/<> KAZAĞI
( 1 Rende Belenören Keleş Bursa 2 Kaplardaki kirli ve paslı kısımları temizlemekte kullanılan araç Yalvaç Isparta )
( FLIGHT, SCRAPER )
( RACLETTE )
( MITNEHMER )
- RAKOR | UYUŞUM ile/||/<> UYUŞUM
( Sinema TV 1 İki çekim arasında anlam devinim ışık bezem donatım oyun yön renk vb yönlerden aykırılık olmaması durumu 2 İki çekimin izleyicide birbirinin tümleyicisi olduğu duygusunu uyandıran özellik 3 İki çekimi birleştirirken gözetilen ortak öğelerin sağladığı sonuç Uyuşumsuzluk karşıtı Duyu örgenlerini gelen uyarımları açık olarak izleyebilmeye hazırlayan devinim )
( MATCHING) | ACCOMODATION )
( RACCORD )
( ZWISCHENSCHNITT )
- RAKOR ile RAKORLU MUSLUK
- -RAK/-RAQ ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Karşılaştırma anlamı veren son ek. )
- RAKS | DANS ile/||/<> DANS[Fr. < DANSE]
( Kişinin tinsel durumunu birtakım gövdesel devinimlerle açığa vurması Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri dans )
( DANCEJ | DANCE )
( DANSE )
( TANZ )
- RAKS, İHTİZAZ | SALINIM ile/||/<> SALINIM
( Sinema TV Bir denge durumu çevresinde oluşan birim zamandaki yinelenme sayısına yinelenim ve yeğinliğine genlik göre belirlenen dönemsel devinim Zaman dizileri Bir zaman dizisinin ortalama çevresindeki düzenli dalgalanması fizik Düzenli olarak hep eş konumlardan eş hızla geçen nesnenin oluşturduğu devinim 1 Bir sarkacın bir salıngacın durmadan yinelenen gidip gelme devinimi 2 Bir dalgalı akım çevriminde eksiciklerin ileri geri yinelenen titreşimi fizik astronomi )
( OSCILLATION | CYCLE )
( OSCILLATION | LIBRATION )
( SCHWINGUNG, SCHWANKUNG | SCHWINGUNG | OSZILLATION, SCHWINGUNG )
( OSCILLATIO )
- RAKS[Ar. < RAḲṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> DANS | SALINIM
( raks aksağı dans salınım )
- RAKS ile RAKS AKSAĞI
- RAKSETMEK | SALINMAK ile/||/<> SALINMAK
( fizik )
( OSCILLATE )
( OSCILLER )
- RAKUN ile NASUA
( Kuzey Amerika'da yaşar. İLE ... )
(
ile ... )
(
ile
)
( RACCOON[< KIT] vs. NASUA )
( PROCYON LOTOR cum NASUA )
- RAKUN ile TANUKİ
( ... ile
)
( ... cum NYCTEREUTES )
- RAKUNKÖPEĞİ ile ...
( Doğu Asya'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- RAKURSİ | KISALTIM ile/||/<> KISALTIM
( Sinema TV Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç etki Resim Resimde ya da doğada kaçış çizgilerinin başlangıçları ile kaçış noktası arasının kısa olduğu görünüş Örn yatay bir kadının ayakları dibinden bakınca ayak parmakları ucunda dizleri dizlerinin hemen üstünde de göğüs ve çenesi görülür )
( FORESHORTENING )
( RACCOURCI )
( VERKÜRZUNG )
- RAKURSİ ile/||/<> ALTIN ORAN
( Bir nesnenin açı kurallarına uygun olarak kısaltılarak gösterilmesi.[Bir resimde tuval yüzeyine dik olarak yerleştirilmiş herhangi bir figüre yöneltilen verilir.] İLE/||/<> Sanatta uyum ve oranlama konusunda en yetkin ölçüleri verdiği düşünülen formül. Altın oran/kesim, bir doğru parçası ikiye bölündüğünde küçük parçanın büyük parçaya oranının, büyük parçanın bütüne oranına eşit olması.[%61.8, en yaklaşık değerdir.] )
- RAL ile ...
( Akciğerleri dinlerken doktorun duyduğu patolojik ses. )
- RALE[İng.] ile/||/<> HARHARA[Ar. < HARHARA]
( Bronş veya bronşçuklar içerisinde eksudat transudat kan veya aspirasyon sıvısının varlığını gösteren hastalık belirtisi sesler ral sesleri subkrepitan Yaş ve kuru harharalar olarak ikiye ayrılır )
( RALE )
- RALENTİ[Fr. < RALENTI] ile/değil/yerine/=/||/<> RÖLANTİ
( Motorlu taşıtlarda motorun en az yakıtla çalışma ayarı )
- RALLİ[İng.] ile/değil/yerine/= ARABA YARIŞI
- RALLİ ile RALLİCİ/LİK
- RALLY[İng. < RALLY] ile/değil/yerine/=/||/<> RALLİ
( Yarışmacıların otomobille belli yolları izleyerek ve özel kurallara uyarak belirli bir yere ulaşmalarına dayanan otomobil yarışı )
- RÂM (OLMAK/ETMEK) ile ...
( İNSANIN TÜM VARLIĞIYLA ALLAH'A BAĞLANMASI | TESLİMİYET )
- RAM/RANDOM ACCESS MEMORY[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELE ERİŞİMLİ BELLEK
- RAM ile HARD DISK
( Kısa süreli bellek. İLE Uzun süreli bellek. )
( Random-access memory.[akronim/acronym] İLE Hard Disk. )
- RAM[Fars. < RĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> RAM
( Boyun eğen kendini başkasının buyruğuna bırakan )
- RAM ile RAMİ ile RAMP
- RAMA ile/ve SİCİM
- RAMAK[Ar. < RAMAḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMAK
( Bir şeyin olmasına çok az kalmak anlamına gelen ramak kalmak deyiminde geçer )
- RAMAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEDD-İ RAMAK[Ar.]
( Yaşam kalıntısı. [Ancak, soluk alabilecek kadar gövdede kalan yaşam.] | Pek az şey. | [Ramak kala!] İLE/VE/||/<>/> Ölmeyecek kadar ile geçinme/yaşama. )
- RAMAN EFFECT[İng.] / EFFET RAMAN[Fr.] / RAMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN ETKİSİ
- RAMAN-RAYLEIGH RATIO[İng.] / RAMAN-RAYLEIGH-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN-RAYLEİGH ORANI
- RAMAN SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE RAMAN[Fr.] / RAMAN-SPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ
- RAMAN ile/||/<> BRİLLOUİN ile/||/<> ARPES ile/||/<> INS
( Malzeme karakterizasyon yöntemleri. )
( Formül: ω = ωi ± ωphonon )
( Formül: ω = ωi ± ωphonon )
- RAMAN ile/||/<> RAYLEİGH
( Raman inelastik titreşim İLE Rayleigh elastik saçılma. )
( Formül: Stokes/anti-Stokes )
- RAMAZAN AYININ:
İLK 10 GÜNÜ ile/ve/<> İKİNCİ 10 GÜNÜ ile/ve/<> ÜÇÜNCÜ 10 GÜNÜ
( Rahmet günleri. İLE/VE/<> Mağfiret günleri. İLE/VE/<> Cehennem'den azad günleri. )
- RAMAZÂN ile ...
( KAMER TAKVİMİNİN DOKUZUNCUSU, ÜÇ AYLARIN SONUNCUSU, ORUÇ AYI )
- RAMAZAN ile/ve/||/<>/> GAMLI RAMAZAN
( ... İLE/VE/||/<>/> 1812 ve 2020 yılındaki Ramazan ayı. )
( )
- RAMAZAN[Ar. < RAMAŻĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMAZAN
( Ramazan Bayramı ramazan davulu ramazan pidesi ramazan topu Ay takviminin dokuzuncu ayı üç ayların sonuncusu oruç tutulan ay )
- RAMAZAN/RAMAZAN[Ar. < RAMAŻĀN] ile/||/<> REBİYÜLAHİR/REBİAHİR[Ar. < REBĪʿ + ĀḪİR] ile/||/<> REBİYÜLEVVEL/REBİEVVEL[Ar. < REBĪʿ + EVVEL] ile/||/<> RECEP/RECEB[Ar. < RECEB] ile/||/<> ŞABAN/ŞABAN[Ar. < ŞAʿBĀN] ile/||/<> ŞEVVAL/ŞEVVAL[Ar. < ŞEVVĀL]
( Ramazan Bayramı ramazan davulu ramazan pidesi ramazan topu Ay takviminin dokuzuncu ayı üç ayların sonuncusu oruç tutulan ay )
- RAMAZAN/LIK ile RAMAZAN TOPU ile RAMAZAN KEYFİ ile RAMAZAN DAVULU ile RAMAZAN PİDESİ ile RAMAZAN BAYRAMI
- RAMBLE | DOLGU ile/||/<> DOLGU
( Bir maden yatağında filizle birlikte bulunan çoğunlukla değersiz taş ya da mineral maddeleri Boya plastik kauçuk vb ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek 1 bayındırlık Bir yeri yükselterek bir çukuru doldurarak elde edilen sonuç 2 madencilik a Maden ocaklarında çıkarılan tözün yerine doldurulan değersiz gereç b Bu gereçleri doldurma işlemi 3 yapıcılık Arası karmaş ve ufak taşlarla dolu iki yüzü taş duvar birikme )
( GANG | FILLER | FILLING (IN), PACKING | PACKING )
( GANGUE | SUBSTANCE DE REMPLISSAGE | MASTIC, REMPLISSAGE, REMBLAI | REMBLAI )
( GANGART, TAUBES MITTEL | FÜLLSTOFF | BERGEVERSATZ, VERSATZ )
- RAMBLE | ŞARJ | DOLDURMAK ile/||/<> DOLDURMA ile/||/<> DOLDURMAK ile/||/<> DAMGA DOLDURMAK
( damga doldurmak Gerekli olmayan sözler ve benzetmelerle dolu anlatım 1 bayındırlık Bir yeri yükseltme ya da bir çukuru dolgu gereciyle istenilen biçime sokma 2 madencilik Maden ocaklarında çıkarılan töz yerine değersiz dolgu gerecini yerleştirme 4 yapıcılık a Duvardaki yarık delik vb dolgu gereciyle kapama düzeltme b İki taş duvarın arasındaki boşluğa dolgu gereçlerini koyma Özdeciklerin boy ile biçimlerine göre bir oylumu kaplayıp dizilmeleri tarım )
( FILLING | PACKING | CHARGING | FILL | PAD )
( REMPLISSAGE | REMBLAI | JOINT, EMBALLAGE | COLMATAGE | CHARGEMENT )
( PACKUNG, DICHTUNG | BESCHICKUNG )
- RAMEE[İng. < RAMEE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMİ
( Isırgangillerden Çin Vietnam ve Malezya da yetişen değerli bir bitki Boehmeria nivea Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi )
- RÂMÎ[Ar. < REMY] ile RÂMÎ[Fars.]
( Atan, atıcı.[ok vs.] İLE Boyun eğici, çok itaatli. )
- RAMİ[Malezya dilinden] ile RAMİ
( Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen, değerli bir bitki. | Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi. İLE İstanbul'da bir semt. )
- RAMİ[Fr. < RAMI] ile/değil/yerine/=/||/<> REMİ
( Genellikle dört kişi arasında elli kâğıtlık bir deste ve iki jokerle oynanan bir iskambil oyunu )
- RAMNITOL[İng.] ile/değil/yerine/= RAMNİTOL
- RAMP[Fr.] ile RAMPA[İt.]
( Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer. İLE Bir arazinin, bir karayolunun, bir demiryolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. | Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek ya da boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. | Bir vagonu, raya sokmak ya da raydan çıkarmak için kullanılan araç. | Bir geminin, bir başka gemiye, dubaya, iskeleye ya da sala değecek biçimde yanaşması. | İki ağacı ya da takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, ucları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. | Füzeli mermi ya da makinelerin, havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek. )
- RAMPA[İt. < RAMPA] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMPA
( kaçış rampası Bir arazinin bir kara yolunun bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü Özellikle istasyonlarda vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan ambarın önünde bulunan set Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek Bir geminin bir başka gemiye dubaya iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk )
- RAMPA[İt.] ile/değil/yerine/= YOKUŞ
- RAMPALAMAK ile RAMPA ile RAMPACI ile RAMPALI
- RAMPE[Fr. < RAMPE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAMP
( Bir tiyatro sahnesinin önünde ışık ve ışıldakların yerleştirildiği izleyiciye en yakın yer )
- RAMPE[İng.] ile/||/<> RAMPE[Fr.] ile/||/<> RAMPE[Alm.] ile/||/<> RAMP[Fr. < RAMPE]
( Sahne düzeyinin seyirciye en yakın kesimi sahne kenarı )
( RAMPE )
( RAMPE )
( RAMPE )
- RAMSAUER EFFECT[İng.] / EFFET RAMSAUER[Fr.] / RAMSAUER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAUER ETKİSİ
- RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS[Fr.] / RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-SHİELDS-EÖTVÖS DENKLEMİ
- RAMSAY-YOUNG RULE[İng.] / RÈGLE DE RAMSAY-YOUNG[Fr.] / RAMSAY-YOUNG-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-YOUNG KURALI
- RAMSDEN CIRCLE[İng.] / CERCLE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DAİRESİ
- RAMSDEN DISC[İng.] / DISQUE DE RAMSDEN[Fr.] / RAMSDEN-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DİSKİ
- RAMSDEN-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZLEM MERCEĞİ
- RAMSDEN EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZMERCEĞİ
- RAMSEY-ERSCHEINUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY OLAYLARI
- RAMSEY FRINGES[İng.] / FRANGES DE RAMSEY[Fr.] / RAMSEY-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY SAÇAKLARI
- RAMSEY THEORY ile/||/<> EXTREMAL GRAPH THEORY
( Ramsey düzen kaçınılmaz, extremal maksimal/minimal. )
( Formül: Inevitable order İLE optimal structure )
- RAMSEY ile/||/<> TURÁN ile/||/<> ERDŐS-KO-RADO
( Maksimal/minimal yapı problemleri. )
( Formül: ex(n ileKr) ~ (1-1/(r-1))n²/2 )
- RAN ile ...
( Yelken sporunda rüzgârın önünde seyretme. )
- RÂN[Fars.] ile -RÂN[Fars.]
( Oyluk. İLE "süren, sürücü, hükmeden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[HÜKÜM-RÂN: Hüküm süren/sürücü. | KÂM-RÂN: Sefâ süren.] )
- RANCİO[İt. < RANCIO] ile/değil/yerine/=/||/<> RANZA
( Gemi tren kışla yatılı okul vb yerlerde üst üste yapılan yatak yeri )
- RANDA[İt. < RANDA] ile/||/<> ...
( gemilerde mizana direğinin gerisindeki yan yelken İtal randa spanker Ostrogotçadan geldiği anlaşılan İtalyanca randa sözü Arapçaya da randa olarak geçmiştir Rumcada yelken olarak kullanılır )
( RANDA )
- RANDA[İt. < RANDA] ile/değil/yerine/=/||/<> RANDA
( Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken )
- RANDEVU ile/||/<> APPOINTMENT[İng.] ile/||/<> BULUŞMA
( Bir alan araştırmasında gözlemcilerin yanıtlayıcılarla görüşmek üzere yer gün ve saat saptayarak yaptığı sözleşme )
( APPOINTMENT )
- RANDEVU ile/ve/değil/||/<>/< REZERVASYON
- RANDEVULAŞMAK ile RANDEVU ile RANDEVUCU/LUK ile RANDEVULU ile RANDEVUSUZ
- RANDIMAN[Fr. < RENDEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> VERİM
- RANDIMAN ile RANDIMANLI/LIK ile RANDIMANSIZ/LIK
- RANDIMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= VERİM
- RANDLES-SEVCİK ile/||/<> LEVİCH DENKLEMİ
( R-S CV pik akımı, Levich RDE limit akım. )
( Formül: ip ∝ v^(1/2) İLE il ∝ ω^(1/2) )
- RANDOM VARİABLE ile/||/<> RANDOM PROCESS
( Random variable X(ω) fonksiyon, process X(t,ω) zaman. )
( Formül: Single function İLE time-indexed )
- RANDOM[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELE
- RANDOMİZASYON/RANDOMIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELELEŞTİRME
- RANDOMİZE/RANDOMIZED[İng.] ile/değil/yerine/= RASTLANTISAL
- RANİ ile ...
( Hindistan'da kraliçe. )
- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> GENİŞLİK
( TV Almaçtaki resmin yatay uzunluğu Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad Bir dağılımda en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım II 1 Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık Anlamdaş en 2 Genişliği belirten nicelik Anlamdaş en matematik aralığıni matematik Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad )
( WIDTH (OF IMAGE), HORIZONTAL SIZE | RANGE | WIDTH, BREADTH | LARGENESS | WIDTH | DIAGONAL | HEIGHT, VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT )
( LARGEUR (D'IMAGE), AMPLITUDE HORIZONTALE | ETENDUE | LARGEUR | AMPLEUR D'UN INTERVALLE | ÉTENDU | DIAGONALE | HAUTEUR, AMPLITUDE VERTICALE )
( BILDBREITEN | BREITER STIMMUMFANG | SPANNWEITE | BREITE | DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | BILDHÖHE )
( DIAGONALIS )
( LARGHEZZA )
( ΠΛΆΤΟΣ / πλάτος )
- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> KÖŞEGEN ile/||/<> YÜKSEKLİK
( TV. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu. @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad. @@ Bir dağılımda, en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım. @@ (II) 1. Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık, Anlamdaş. en. 2. Genişliği belirten nicelik, Anlamdaş. en. @@ (matematik) @@ (aralığın-i) (matematik) @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. @@ )
( WIDTH (OF IMAGE), HORIZONTAL SIZE | RANGE | WIDTH, BREADTH | LARGENESS | WIDTH | DIAGONAL | HEIGHT, VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT~DIAGONAL~HEIGHT (OF IMAGE), VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT | ALTITUDE , ELEVATION | HEIGHT | ALTITUDE )
( LARGEUR (D'IMAGE), AMPLITUDE HORIZONTALE | ETENDUE | LARGEUR | AMPLEUR D'UN INTERVALLE | ÉTENDU | DIAGONALE | HAUTEUR, AMPLITUDE VERTICALE~DIAGONALE~HAUTEUR (DE L'IMAGE), AMPLITUDE VERTICALE | HAUTEUR | ALTITUDE )
( DIAGONALIS~DIAGONALIS~... )
( BILDBREITEN | BREITER STIMMUMFANG | SPANNWEITE | BREITE | DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | BILDHÖHE~DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | DIAGONALE~BILDHÖHE | HÖHE | MEERESHÖHE )
( LARGHEZZA~DIAGONALE~ALTEZZA )
( ΠΛΆΤΟΣ / πλάτος~ΔΙΑΓΏΝΙΟΣ / διαγώνιος~ΎΨΟΣ / ύψος )
- RANK ile/||/<> DETERMİNANT
( Rank boyut İLE determinant hacim ölçüsü )
( Formül: rank(A) ≤ min(m ilen) İLE det(AB) = det(A)det(B) )
- RANK ile/||/<> NULLİTY
( Rank sütun uzayı boyutu İLE nullity çekirdek boyutu. )
( Formül: rank(A) + nullity(A) = n )
- RANKET ile ...
( Nefesli bir çalgı. )
- RANKINE SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİN EŞELİ
- RANKINE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE RANKINE[Fr.] ile/değil/yerine/= RANKİN ÖLÇEĞİ
- RANKINE CYCLE[İng.] / CYCLE DE RANKINE[Fr.] / CLAUSIUS-RANKINE-PROZESS, RANKINE-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE ÇEVRİMİ
- CLAUSIUS-RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SCAKLIK ÖLÇEĞİ
- RANKINE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RANKINE[Fr.] / RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- RANKINE-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SÜRECİ
- RANT (ELDE ETMEK) ile PRİM (TOPLAMAK)
- RANT[Fr. < RENTE] ile/değil/yerine/=/||/<> GETİRİM
- RANT ile RANTÇI/LIK
- RANTABİLİTE[Fr. < RENTABILITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> VERİMLİLİK
- RANTİYE[Fr. < RENTIER] ile/değil/yerine/=/||/<> GETİRİMCİ
- RANTSAL ("YAKLAŞIM") ile/değil/yerine/>< ORANSAL ("YAKLAŞIM")
- RANZA[İt. < RANCIO] ile/||/<> ...
( gemilerin kamaralarında yatak sermek için yapılmış yer yatılı okul kışla tren gibi yerlerde birbiri üstüne yapılan yatma yerleri İtal Venedik rancio letto sospeso nella stiva usato dai pescatori adriatici İtalyanca rancionun sonundaki o Türkçede aya çevrilmiştir )
( RANCIO )
- RAOULT YASASI ile/||/<> HENRY YASASI
( Raoult uçucu bileşenler, Henry gaz çözünürlüğü )
( Formül: P_i = x_i·P°_i (Raoult) İLE C = kP (Henry) )
( François-Marie Raoult tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1830-1901) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Raoult yasası) )
- RAOULT'S LAW[İng.] / LOI DE RAOULT[Fr.] / RAOULTSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAOULT YASASI
- RAOULT ile/||/<> HENRY ile/||/<> DALTON
( Çözelti buhar basıncı kanunları. )
( Formül: P = x₁P₁° + x₂P₂° )
- RAOULT ile/||/<> HENRY ile/||/<> NERNST
( Çözeltilerin davranışını tanımlayan yasalar. )
( Formül: P = x₁P₁° + x₂P₂° )
- RAOULT[Fr.] / RAOULT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAOULT
- RAPHANUS RAPHANISTRUM[Lat.] ile/||/<> BAYIR TURPU
( Yapısında bulunan glukozinolatın etkisiyle tiroit bezi hormonlarının üretimini ve salgılanmasını engelleyerek bezde büyümeye neden olan Cruciferae türü guatr yapıcı bir bitki )
( RAPHANUS RAPHANISTRUM )
- RAPHİA[Fr. < RAPHIA] ile/değil/yerine/=/||/<> RAFYA
( Afrika ve Amerika da yetişen iri gövdeli uzun yapraklı palmiye Raphie Bu palmiyenin dokuma işlerinde kullanılan lifleri Bu liflerden yapılan )
- RAPHİDE[Fr. < RAPHIDE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAFİT
( Bazı hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan iğne biçiminde billur madde )
- RAPOR ile/||/<> YAZANAK
- RAPOR[İng.] ile/değil/yerine/= YAZANAK
( Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri ya da saptamaları bildiren yazı. )
- RAPOR/DA:
BAĞLAYICI/LIK ile/değil/yerine YOL GÖSTERİCİ/LİK
- RAPORLAMAK ile RAPOR ile RAPORCU ile RAPORLU/LUK ile RAPORSUZ
- RAPORTÖR ile/değil/yerine/= DEĞERLENDİRME YAZAN/YAZICI
- RAPPORT[Fr. < RAPPORT] ile/değil/yerine/=/||/<> RAPOR
( ön rapor bilirkişi raporu çürük raporu hava raporu heyet raporu kaza kırım raporu morg raporu sağlık raporu temiz raporu z raporu Herhangi bir işte bir konuda yapılan inceleme araştırma sonucunu düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı yazanak Anlatım ifade Hastalığın tanısı hastanın dinlenme durumu vb ni gösteren doktor veya doktorlar kurulu tarafından verilen yazı )
- RAPPORT[Fr. < RAPPORT] ile/||/<> RAPOR ile/||/<> RAPOR[Fr. < RAPPORT]
( Her tür konu üzerinde yapılan izleme inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge )
( REPORT )
( RAPPORT, COMPTE RENDU | RAPPORT )
- RAPPORTEUR[Fr. < RAPPORTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> RAPORTÖR
( Bir komisyonun verdiği kararların gerekçesini kaleme alıp genel kurul karşısında savunmakla görevlendirilen üye )
- RAPSODİ[Fr. < Yun.] ile ...
( Ulusal ya da yöresel konulardan esinlenerek oluşturulmuş müzik yapıtı. | İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı ya da parça. )
- RAPSODIE[Fr.] ile/||/<> RAPSODİ[Fr. < RHAPSODIE] | RAPSOT
( İçinde Homerostan parça bulunan türkü ya da koşuk rapsot )
( RAPSODIE | RHAPSODIE )
- RAPTETMEK[Ar. < RABT] ile/değil/yerine/= İLİŞTİRMEK/TUTTURMAK
- RAPTİYE ile SABİTLEME
( FASTENER vs. FASTENING )
( بست ile بند زن ile يراق در )
( BAST ile BAND ZAN ile YRAGH DAR )
- RAPTİYELEMEK ile RAPTİYELENMEK ile RAPTİYELETMEK ile RAPTİYE
- RAQUETTE[Fr. < RAQUETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAKET
( Masa tenisi tenis vb oyunlarda topa vurmak için kullanılan oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç vuraç )
- RASA ile ...
( Tat. )
- RASAD DÜRBÜNÜ ile/||/<> TÉLESCOPE[Fr.] ile/||/<> TELESCOPIUM[Lat.] ile/||/<> TELESKOP
( astronomi )
( TÉLESCOPE )
( TELESCOPIUM )
- RASAD, MÜŞAHEDE | GÖZLEM ile/||/<> GÖZLEM
( Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi Belirli bir konu ya da gerçeği anlamak için onun kendiliğinden ortaya çıkan türlü belirtilerini izleme ve görgül olarak veri toplama işi 1 Bir olayı bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi 2 İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad 3 Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi Bir yazı ya da yapıtı yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi deney inceleme ve araştırma yapma işi Bu gerçekçi yazının roman öykü vb yapıtlarında sanat yönünden çok önemli saydığı bir eylemdir Olayların kişilerin gözle görülmesi yeterli sayılmaz Gözlemin tam olabilmesi için olayın başlangıcıyla olayı gerektiren koşulları ve bu koşullar altında nasıl geliştiğini varılan sonucu inceleyerek saptamak gerekmektedir Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme gökbilim Bir gökcisim ya da olayını çıplak gözle kimi araçlarla izleyerek görülen değerleri saptama işi Bir nesne ya da bir olayın niteliklerini bilmek amacı ile dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi Gözlem bütün deney bilimlerinin başlıca dayanağıdır ama eleştirilmeden geçerli olamaz çünkü en kesin gözlem bile a eksiksiz yapılamaz b varsayımlara dayanır Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi Olayların belirlenen sırada düzenli amaçlı olarak incelenmesi gözlem )
( OBSERVATION | OBSERVE | OBSERVATORY )
( OBSERVATION | OBSERVER | OBSERVATOIRE )
( BEPBACHTUNG | BEOBACHTUNG | BEOBACHTEN | STERNWARTE )
( OBSERVATIO )
( OSSERVAZIONE )
( ΠΑΡΑΤΉΡΗΣΗ / παρατήρηση )
- RASAD, MÜŞAHEDE | GÖZLEM ile/||/<> GÖZLEMEK ile/||/<> GÖZLEMEVİ
( Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi. @@ Belirli bir konu ya da gerçeği anlamak için onun kendiliğinden ortaya çıkan türlü belirtilerini izleme ve görgül olarak veri toplama işi. @@ 1. Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2. İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3. Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi. @@ Bir yazı ya da yapıtı, yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi. Bu, gerçekçi yazının roman, öykü vb. yapıtlarında sanat yönünden çok önemli saydığı bir eylemdir. Olayların, kişilerin gözle görülmesi yeterli sayılmaz. Gözlemin tam olabilmesi için olayın başlangıcıyla olayı gerektiren koşulları ve bu koşullar altında nasıl geliştiğini, varılan sonucu inceleyerek saptamak gerekmektedir. @@ Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. @@ Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. @@ gökbilim: Bir gökcisim ya da olayını çıplak gözle, kimi araçlarla izleyerek görülen değerleri saptama işi. @@ Bir nesne ya da bir olayın, niteliklerini bilmek amacı ile, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi. // Gözlem bütün deney bilimlerinin başlıca dayanağıdır, ama eleştirilmeden geçerli olamaz; çünkü en kesin gözlem bile a. eksiksiz yapılamaz; b. varsayımlara dayanır. @@ Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. @@ Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi.@@bk. gözlem. )
( OBSERVATION | OBSERVE | OBSERVATORY~OBSERVE~OBSERVATORY )
( OBSERVATION | OBSERVER | OBSERVATOIRE~OBSERVER~OBSERVATOIRE )
( OBSERVATIO~...~... )
( BEPBACHTUNG | BEOBACHTUNG | BEOBACHTEN | STERNWARTE~BEOBACHTEN~STERNWARTE )
( OSSERVAZIONE~OSSERVARE~OSSERVATORIO )
( ΠΑΡΑΤΉΡΗΣΗ / παρατήρηση~ΠΑΡΑΤΗΡΏ / παρατηρώ~ΑΣΤΕΡΟΣΚΟΠΕΊΟ / αστεροσκοπείο )
- RASAD YAPMAK | GÖZLEMEK ile/||/<> GÖZLEME ile/||/<> GÖZLEMEK
( Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak cizeleme Yağlı yufka Hacılar Kadıobası Güdül Ankara cizeleme Mudurnu Bolu izlemek )
( OBSERVE )
( OBSERVER )
( BEOBACHTEN )
- RASADHÂNE | GÖZLEMEVİ ile/||/<> GÖZLEMEVİ
( Gök gözlemleri yapan gökcisimlerini ve olaylarını inceleyen kurum gökbilim meteoroloji Göğe ilişkin gözlemleri yapan gökcisimlerini ve olaylarını inceleyen kuruluş coğrafya gözlemevi )
( OBSERVATORY )
( OBSERVATOIRE )
( STERNWARTE )
- RASAFÎ ile/||/<> PAVIMENTEUX[Fr.] ile/||/<> KALDIRIMSI
( biyoloji )
( PAVIMENTEUX )
- RASAT[Ar. < RAṢAD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEM (RASATHANE)
- RASAT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM
- RASAT ile RASATÇI/LIK
- RASATHANE/OBSERVATUVAR ile/değil/yerine/= GÖZLEMEVİ
- RASATHANE[Ar. < RAṢAD + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEMEVİ
- RASATHANE ile/ve MUVAKKITHANE
( Gökyüzünün/uzayın izlendiği gözlem evi. İLE/VE Takvim hazırlamak ve vakit tayin etmek için kullanılan küçük rasathane. )
- RAŞE[Ar. < RAʿŞE] ile/değil/yerine/=/||/<> RAŞE
( Titreyiş ürkme )
- RAŞELENMEK ile RAŞE
- RACEM[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEM
- RACEMATE[İng.] / RACÉMATE[Fr.] / RAZEMAT, RAZEMIZSCHS GEMSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMAT (KARIŞIMI)
- RACEMIC ACID[İng.] / ACID RACEMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= RASEMİK ASİT
- RACEMIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS RACEMIQUES[Fr.] / RAEEMVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK BİLEŞİK
- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM
- RACEMIC[İng.] / RACÉMIQUE[Fr.] / RACEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK
- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME
- RACEMES[İng.] ile/değil/yerine/= RASEMLER
- RAŞİ[Ar. < RĀŞĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> RAŞİ
( Rüşvet veren kimse )
- RAŞİ ile RAŞİTİZM
- RASİST[Fr. < RACISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRKÇI
- RASIT[Ar. < RĀṢİD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEMCİ
- RASİZM[Fr. < RACISME] ile/değil/yerine/=/||/<> IRKÇILIK
- RASLİLA ile ...
( Hindistan'a özgü bir halk oyunu. )
- RASPA[İt. < RASPA] ile/||/<> ...
( demir veya tahta yüzeylerdeki eski boyaları çıkarmak veya pürüzleri gidermek için kullanılan iri dişli törpü İtal raspa rasp Güney ve Doğu Akdeniz dillerinde de kullanılır )
( RASPA )
- RASPA/RASPA[İt. < RASPA] ile/||/<> PLANYA/PLANYA[Yun. < ] ile/||/<> SİSTİRE/SİSTİRE[Yun. < ]
( raspa taşı Demir tahta yüzeylerdeki boya pas vb ni çıkarma pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet )
- RASPA[İt. < RASPA] ile/değil/yerine/=/||/<> RASPA
( raspa taşı Demir tahta yüzeylerdeki boya pas vb ni çıkarma pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet )
- RASPALAMAK ile RASPALANMAK ile RASPA ile RASPACI/LIK ile RASPA TAŞI
- RASSÂS ile/||/<> KURŞUN
( kimya 2 oksit kimya Yumuşak ağır mavimsi ak renkli yatak alaşımları ile kolay işlenir çeliklerde kullanılan metal A A 207 21 A S 82 O A 11 34 E S 327 4 C Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal Az gurğuşun gurşun kurgaşın ak kurgaş kalay kara kurgaş kurşun korgoşun korgoşum Sonundaki n m sesleri düşündürücüdür korgasın korgasın korgasın Yalnız Nogaycada geçen korgay biçimi çarpıcıdır korgacın korgåşim Tel korgojın Tub Kuğ korgolcın Alt korgayın korgulçun Orta Türkçede koruğjīn olarak geçer İçindeki j dolayısıyla yabancı bir dilden alındığı anlaşılıyor Kâşgarlı Mahmudun verdiği bilgiye göre Oğuzlar koşūn biçimini kullanırlar Clausonun yazdığı gibi bu veri bir çıkıntıda korşūn diye düzeltilmiştir Buna göre büyük olasılıkla sözün orijinal biçimi korşūndur Eski Kıpçakçada korgāşun korguşun korgaşın gibi birtakım biçimler kullanılır Ligetiye göre TörK 127 kurşun kurguşun kurşın biçimleri Oğuzca kurgaşın korgoşun biçimleri ise Kıpçakçadır Türkçeden Moğolcaya geçmiştir Farsçada da Türk dillerinden kalma bir alıntı olarak kullanılır Doerfer TMEN 1466 Tacikçede Özbekçe bir alıntı olarak qurğåmiş biçimi geçer Doerfer TLT 490 Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir kuršúm Srp kúršum R κουρσούνι Arn kurshum BER 3 151 Skok EtRj 2 244 Andriotis EL 172 Bulgarca ve Sırpçada Türkçe kurşunun sonundaki nnin mye çevrildiği göze çarpıyor Eski ve yeni Türk diyalektlerinde nlerin ara sıra mye dönüştüğüne tanık oluyoruz Özellikle Çuvaşçada nlerin mye çevrildiğini biliyoruz Örn Türkçe karın Çuvaşçada xırăm olarak kullanılır karın Eski ve yeni diyalektlerde sayı anlamına gelen san biçimi de Çuvaşçada sum olarak geçer Çuvaş özellikleri taşıyan eski bir Türk dilinden kalma Macarca szám biçimi de n m olayına tanıktır Macarca szám biçimine ilişkin ses olayını Gombocz gözlemişti BTLw 184 s Onun bu gözlemine Ramstedt Poppe Benzing gibi uzmanlar da katılmışlardı Bu açıklamaya Doerfer UAJb 39 5370 de katılmıştı Ancak Doerfere göre Çuvaşça m eskiden kalma bir özelliktir Başka bir deyişle bu olay Çuvaşça bir yenilik sayılamaz Hovdhaugen UAJb 44 207211 birçok noktada Doerferin görüşüne karşı çıkmış Macarca szám biçiminin Eski Çuvaşçadan gelmediğini ileri sürmüştür Doerfer UAJb 45 199 ise szám biçiminin eski Çuvaş kökeninden geldiğini savunmuştur Ligeti TörK 3536 Ana Türkçe n Çuvaşça m Macarca m konusundaki görüşleri özet olarak sıralamakla yetinmiştir Türkçe n Çuvaşça m tartışmasına Kakuk da katılmıştır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde Türkçe kurum yerine kurun biçiminin geçtiği de göze çarpıyor kurum Çuvaşlar kurşuna xura tăxlan adını verirler Yalnız tăxlan veya şură t ise kalay olarak kullanılır Bu adın Çuvaşçaya Moğolcadan geçtiği anlaşılıyor toğulğan étain plomb qara t plomb çağan t étain Ligeti NyK 49 261262 Ramstedt KWb 187b Türk diyalektlerinde geçen verileri Moğolca qorğalcin biçimiyle karşılaştırmıştır Räsänen V 303b 282a kurşun ve koruğjın biçimlerini ayırmıştır Ona göre koruğjın biçimleri Moğolcadan alınmıştır Clauson ED 656657 eski ve yeni verileri koruğjīnda toplamıştır Şçerbak Vvedenie 141 JaS 169 141 301 244 )
( LEAD )
( PLOMB | LITHARGE, OXYDE DE PLOMB )
( BLEI )
( GURĞUŞUN[Az.]~GURŞUN[Tkm.]~KURGAŞIN[Tatk.]~AK KURGAŞ[Tatk.]~KORGOŞUN[Krg.]~KORGOŞUM[Krg.]~KORGASIN[Kzk.]~KORGASIN[Kklp.]~KORGASIN[Nog.]~KORGACIN[Şor.]~KORGACIN[Sag.]~KORGÅŞIM[Özb.]~KORGOJIN[Tel.]~KORGAYIN[Alt.]~KORGULÇUN[Tuv.] )
- RÂST ile DOĞRU | SAĞ | UYGUNLUK
- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]
( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )
- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]
( Doğru. | Tesadüf. | Hedefi vurma. İLE Türk müziğinde bir makam adı. )
- RAST[Fars. < RĀST] ile/değil/yerine/=/||/<> RAST
( rastgele Doğru düzgün tesadüf Atılan şey hedefi vurma )
- RAST[Fars. < RĀST] ile/değil/yerine/=/||/<> RAST
( Klasik Türk müziğinde bir makam )
- RASTE[Fars. < RĀSTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARASTA
( Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm )
- RASTER, TRAM | KAFES ile/||/<> KAFES ile/||/<> KAFES[Ar. < KAFES]
( TV Tarayıcı demetin bir resmi oluşturduğunda ortaya çıkan alt alta sıralanmış yatay çizgilerden oluşan dikdörtgen biçim Topkapı sarayında padişah oğullarının XVI yüzyıl sonlarından beri bir çeşit tutuklu yaşamı sürdükleri yüksek duvar ve şimşir ağaçları ile çevrili harem dairesine bitişik ve birçok odalarla oniki bölümden oluşan bina I Tırpanın ağzına bağlanan üç ya da dört dişli ağaç araç Akçaşar Yalvaç Isparta II Kayıkların başaltı bölümündeki ıskara Zefre Espiye Giresun III Kol saatlerinin camını korumak için üzerine geçirilen ıskara Laçin Eskişehir fizik kafes )
( RASTER, PICTURE RASTER | LATTICE )
( TRAME | GRILLE | TREILLIS )
( RASTER, BILD-RASTER, TEILBILD | GITTER )
- RASTGELE EŞLEŞME[İng. RANDOM MATING] ile/||/<> RASTLANTISAL OLMAYAN ÇİFTLEŞME[İng. NON-RANDOM MATING]
( Canlıların eşlerini herhangi bir tercih gözetmeksizin seçmesidir. Hardy-Weinberg kuralının varsayımlarından biridir. @@ Eş seçiminin bir ya da birden fazla karaktere bağlı olduğu; bu özelliklerinde eş seçilimini iyi ya da kötü yönde etkilemesi durumu. Evrimin bir mekanizmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RASTGELE ile/||/<> ...
( Her söze rastgele katarak konuşan gölge oyunu tipi )
- YÜRÜMEK:
RASTGELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGİMİZLE
( Yaşam olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Şiir olur. )
- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL
- RASTGELE/LALETTAYİN ile/değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL
- RASTGELELİK:
TANIMLAMADA ile TANIMLAMAMADA
- RASTGELELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLASILIKLILIK
- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA
- RASTIK[Fars.] ile RASTIK[Fars.]
( Kadınların, kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. İLE Sürmemantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurumu karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. )
(1996'dan beri)