ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 125.764 başlık/FaRk ile birlikte,
125.764 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(340/504)
- KÂTİB-İ ÂDİL/NOTER[Fr. < NOTAIRE] ile/ve/||/<> HAKEM
- NOTER/LİK ile/değil/yerine/= ONAYCI/ONAYMAN/ONAYTAY
- NOTORY[İng.] ile/||/<> NOTAIRE[Fr.] ile/||/<> NOTER[Fr. < NOTAIRE]
( Sözleşme belgit ve diğer belgeleri doğrudan doğruya yasalarıyla istenilen biçimde düzenleyerek onaylayan ve bunların tıpkılarını yanında saklayan ve bu işleri yapmak üzere devletçe yetkilendirilen kişi )
( NOTORY )
( NOTAIRE )
- INTERACTION DE COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STROMWECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM ETKİLEŞMESİ
- COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STRÖMUNG, NEUTRALER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM
- ATOME NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR ATOM
- NEUTRALE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DALGA
- ÉQUILIBRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DENGE
- NÖTR (ETKİSİZ) MUTASYON[İng. NEUTRAL MUTATION] ile/||/<> NÖTROFİL[İng. NEUTROPHIL]
( Meydana geldiği bireyin uyum başarısında hiçbir değişim yaratmayan mutasyondur. Mutasyonların %70-90 arası kısmını oluşturur. Birden fazla etkisiz mutasyon bir araya gelerek, nesiller içinde yavaş ve kademeli değişimler yaratabilir. @@ Vücudun bağışıklık tepkisinde önemli bir rol oynayan beyaz kan gözesi türü.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEUTRALES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR MOLEKÜL
- NÖTR/NEUTER[İng.] ile/değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ
- NÖTR[Fr. < NEUTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETKİSİZ | YANSIZ | TARAFSIZ
( etkisiz yansız tarafsız )
- MUTEDİL[Osm.] / NEUTRAL[İng.] / NEUTRE[İng./Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTR, NÖTÜR
- NEUTRALES PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR PARÇACIK
- NEUTRALE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SICAKLIK
- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ
- NEUTRALE LADUNG, NEUTRALLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR YÜK
- NÖTR ile ATÂLET
- NÖTR ile BOŞ
( NEUTER vs. EMPTY )
- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- NÖTR ile SAYDAM
- NÖTRAL KURAM ile/||/<> SEÇİLİM KURAMSİ
( Nötral çoğu mutasyon etkisiz, seçilim adaptif. )
( Formül: Kimura İLE Darwin )
- NÖTRAL[Fr./İng.] ile YANSIZ
( NEUTRAL )
- NÖTRALİZASYON (ETKİLEŞİMİ) ile/||/<> OKSİDASYON (ETKİLEŞİMİ)
( Asit ve bazın etkileşimi/tepkimesi. İLE/||/<> Bir nesnenin elektron kaybetmesi ya da oksijenle etkileşime/tepkimeye girme süreci. )
- NÖTRALİZASYON[Fr. < NEUTRALISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> YANSIZLAŞTIRMA
- NÖTRALİZASYON[İng. < NEUTRALIZATION] ile/değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME/YANSIZLAŞTIRMA
- NÖTRALİZASYON/NEUTRALIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSÜZLEŞTİRME | ETKİSİZLEŞTİRME
- NÖTRALİZASYON ile HİDROLİZ
( Asit ve bazın tepkimesi sonucu tuz ve su oluşumu. İLE Bir bileşiğin su ile tepkimeye girmesi. )
- NEUTRALISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRALİZASYON
- NÖTRALİZASYON ile REDOKS TEPKİMESİ/REDOKS REAKSİYONU
( Asit ve bazın tepkimeye girerek tuz ve su oluşturduğu tepkime. İLE Elektron aktarımı içeren tepkime. )
- NÖTRALİZM[Fr. < NEUTRALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> YANSIZLIK
- NÖTRİNO SALINIMI ile/||/<> KARIŞIM AÇISI
( Bir nötrinonun yol alırken bir türden (tat) ötekine dönüşmesidir; bu, nötrinoların kütlesiz olmadığının kanıtıdır. @@ Nötrinoların tat durumlarıyla kütle durumlarının ne kadar karıştığını, dolayısıyla salınımın ne kadar güçlü olacağını belirleyen parametredir. İkincisi, ilkinin büyüklüğünü yöneten niceliktir. )
( Formül: ν_e ↔ ν_μ ↔ ν_τ )
- NEUTRINO[İng.] / NEUTRINO[Fr.] / NEUTRINO[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRİNO
- NEUTRALISATION, NEUTRALISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRLEME
- NÖTRLEMEK ile NÖTRLEŞMEK ile NÖTRLEŞTİRMEK ile NÖTR/LÜK
- NEUTRODYNE[İng.] / NEUTRODYNE[Fr.] / NEUTRODYNE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRODİN
- NEUTRONENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKI YOĞUNLUĞU
- NEUTRON FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX NEUTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKISI YOĞUNLUĞU
- ANALYSE DE L'ACTIVATION DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENAKTIVIERUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKTİVASYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- NEUTRON BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BAĞLANMA ENERJİSİ
- NEUTRON BOMB[İng.] / BOMBE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BOMBASI
- NEUTRON CYCLE[İng.] / CYCLE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇEVRİMİ
- NEUTRON MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENVERVIELFACHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇOĞALMASI
- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ
- NEUTRON DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DİFÜZYONU
- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ
- NEUTRON ECONOMY[İng.] / ÉCONOMIE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÖKONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON EKONOMİSİ
- NEUTRON WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ETKİLEŞMESİ
- NEUTRON ACTIVATION ANALYSIS[İng.] / NEUTRON ACTIVATION ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ETKİNLEŞTİRME ÇÖZÜMLEMESİ
- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI
- NEUTRON-GAMMA REACTION[İng.] / RÉACTION NEUTRON-GAMMA[Fr.] / NEUTRON-GAMMA-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON-GAMA TEPKİMESİ
- NEUTRON RADIOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= NÖTRON IŞINIM İZGESİ
- NEUTRON SOURCES[İng.] / SOURCES DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KAYNAKLARI
- NEUTRON DIFFRACTION METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI YÖNTEMİ
- NEUTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNG, NEUTRONENDIFFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI
- NEUTRON DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETER, NEUTRONENDIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMÖLÇERİ
- NEUTRON MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON MANYETİK MOMENTİ
- NÖTRON[Fr. < NEUTRON] ile/||/<> POZİTRON ile/||/<> PROTON
( Yükü sıfır, kütlesi 1,6749.10-24 g olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık. @@ (kimya) @@ Durgun kütlesi 1,67495 x 10(üzeri -27) kg.'a eşit olan ve elektrik yükü taşımayan 1000 s ortalama ömürlü elemanter parçacık. @@ Atom çekirdeğinin yapısında bulunan yüksüz partiküller. @@ Hidrojenden ağır, her atomda bulunan, kütlesi protondan hafifçe daha ağır, yüksüz, çekirdek parçacığı. )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON~POSITRON~PROTON )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON~POSITRON~PROTON )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON~POSITRON~PROTON )
( NEUTRONE~POSITRONE~PROTONE )
( ΝΕΤΡΌΝΙΟ / νετρόνιο~ΠΟΖΙΤΡΌΝΙΟ / ποζιτρόνιο~ΠΡΩΤΌΝΙΟ / πρωτόνιο )
- NEUTRON OPTICS[İng.] / OPTIQUE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON OPTİĞİ
- NEUTRONENRADIOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON RADYOGRAFİSİ
- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI
- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU
- NEUTRON SPECTRUM[İng.] / SPECTRE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TAYFI/SPEKTRUMU
- NEUTRON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TESİR KESİTİ
- NEUTRON HOWITZER[İng.] / OBUS À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENHAUBITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TOPU
- NEUTRON GENERATION[İng.] / GÉNÉRATION DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENERZEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÜRETİMİ
- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI
- NEUTRON CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE DE CAPTURE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENEINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALA(N)MA TESİR KESİTİ
- NEUTRON REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSIMASI
- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI
- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI
- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI
- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI
- NÖTRON YILDIZI ile/||/<> KARA DELİK ile/||/<> KUARK YILDIZI
( Büyük bir yıldızın çökmesiyle oluşan, hemen tümüyle nötronlardan oluşan aşırı yoğun cisimdir; bir çay kaşığı maddesi milyonlarca ton çeker, çökmeye nötron dejenere basıncı direnir. @@ Kütle çekiminin her şeyi, ışığı bile içine hapsettiği, olay ufkuyla çevrili bölgedir; nötron basıncının bile durduramadığı en ağır çöküntülerden doğar (R_s = 2GM/c²). @@ Nötronların bile ezilip serbest kuark maddesine dönüştüğü varsayılan ara evredir; ilk ikisinin arasında yer alır, varlığı henüz kesin doğrulanmamıştır. İlkinden üçüncüye yoğunluk artar. )
( Formül: Rs = 2GM/c² (Schwarzschild) )
- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI
- NEUTRON DENSITY[İng.] / DENSITÉ NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YOĞUNLUĞU
- NEUTRONENGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ZEHİRİ
- NEUTRON[İng.] / NEUTRON[Fr.] / NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON
- NÖTRON ile/||/<> NÖTRON[Fr. < NEUTRON]
( Yükü sıfır kütlesi 1 6749 1024 g olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık kimya Durgun kütlesi 1 67495 x 10 üzeri 27 kg a eşit olan ve elektrik yükü taşımayan 1000 s ortalama ömürlü elemanter parçacık Atom çekirdeğinin yapısında bulunan yüksüz partiküller Hidrojenden ağır her atomda bulunan kütlesi protondan hafifçe daha ağır yüksüz çekirdek parçacığı )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON )
( NEUTRON | POSITRON | PROTON )
( NEUTRONE )
( ΝΕΤΡΌΝΙΟ / νετρόνιο )
- NÖTRON ile/||/<> PROTON
( Çekirdekteki yüksüz nükleondur; kütlesi ötekinden azıcık büyüktür. Serbestken kararsızdır, ortalama on beş dakikada bozunur; sayısı izotopu belirler. @@ Çekirdekteki pozitif yüklü nükleondur; yükü elektronunkinin tam tersi ve eşit büyüklüktedir. Sayısı (atom numarası) elementin kimliğini belirler, çekirdekte kararlıdır. İkisi de üç kuarktan oluşur, yalnızca kuark bileşimleri ayrıdır. )
( Formül: n⁰ ~ p⁺ )
- NÖTRON[Fr.] ile/ve PROTON[Yun.]
( Yaklaşık olarak proton ağırlığında ve elektrik yüklü olmayan bir atom parçacığı[yüksüz parçacık]. İLE Atom çekirdeğinde, her biri +1 pozitif elektrik yükü taşıyan atom parçacığı. | Hidrojen atomunun çekirdeği. )
( Kütleleri hemen hemen aynı olup, her biri yaklaşık 1.7 x 10¯²4 gramdır. )
- NÖTÜR | YANSIZ ile/||/<> YANSIZ
( 1 Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve pH değeri 7 olan özdek 2 Üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan özdek 1 kimya fizik ya da yönde olmayan 2 Kimi ayıraçlar konusunda tepkimeye girmeyen ne baz ne de oksit olan 2 elektrik Elektriksel ya da manyetik hiçbir özelliği olmayan nesne özdek vb kimya Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma Bazı dillerde ne dişi ne de erkek cinsten sayılmayan sözcük Almancada das Haus ev dos Fenster pencere das Kind çocuk vb Kimya bakımından belli bir yönde olmayan )
( NEUTRAL | NEUTER | UNBIASED )
( NEUTRE )
( NEUTRALE | NEUTRUM )
- NÖTÜRLEŞTİRME | YANSIZLAŞTIRMA ile/||/<> YANSIZLAŞTIRMAK
( Bir kimyasal tepkimede hidroksil OHve hidronyum H3O yükünlerini denkleştirme kimya )
( NEUTRALISATION )
( NEUTRALISATION | NEUTRALISER )
( NEUTRALISIERUNG )
- NOUMENE[Fr. < NOUMÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> NUMEN
( Nesnenin kendisi görüngü karşıtı )
- NOUS[Yun.] ile/değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ
- NOUVELLE ile/ve NOVELETTE ile/ve NOVELLA
- NOVA[Lat.] ile ...
( Parlaklığı birdenbire artan, değişen yıldız. )
- NOVA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> NOVA
( Parlaklığı birdenbire artan patlamalı değişen yıldız )
- NOVARGAN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVARGAN
- NOVASPIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASPİRİN
- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR
- NOZOKOMİYAL/NOSOCOMIAL[İng.] ile/değil/yerine/= HASTANE KAYNAKLI
- NOZOLOJİ/NOSOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= SAYRILIK SINIFLANDIRMA BİLİMİ
- BEC[Fr.] / DÜSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOZÜL
- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE NP[Fr.] ile/değil/yerine/= NP TİPİ YARI İLETKEN
- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN
- TRANSISTOR NPN[Fr.] / NPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NPN TRANSİSTÖR
- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] ile/değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK
- NSHIMA ile SORGHUM
( [Zambiya'da] Mısırdan yapılan lapa. İLE Darıdan yapılan lapa. )
- NTSC ile PAL
- NÜ[Fr. < NU] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIPLAK | ÇIPLAK RESİM
( çıplak çıplak resim )
- NÜ ile ...
( Çıplak gövde resmi. )
- NÜANS | AYIRTI ile/||/<> AYIRTI
( Tiyatro konuşmasında söylenecek bir parçada ana düşünceyi tamamlayan tümce ya da tümceler Anlamdaş gibi görünen kelimelerin anlamları arasında bulunan ince fark Tiyatro konuşmasında söylenecek bir parçada ana düşünceyi tamamlayan tümce ya da tümceler )
( NUANCE )
( NUANCE )
( NUANCE | NUANCE, UNMERKLICHER UNTERSCHIED )
- NÜANS[Fr. < NUANCE] ile/değil/yerine/=/||/<> AYIRTI | İNCE AYRIM
( ayırtı ince ayrım )
- NÜANS[Fr. < NUANCE] ile/değil/yerine/= AYRINTI
- NÜANS ile ...
( Resim sanatındaki renk derecesi. )
- NÜANS ile FARK
- NÜANS ile/||/<> SLIGHT DIFFERENCE, SLIGHT SHADE[İng.] ile/||/<> AYRIMCIK ile/||/<> PRESCISION[İng.] ile/||/<> DUYGUNLUK
( Gözlem ya da ölçüm konuları arasında ancak duygun bir araçla saptanabilecek ince ayrım duygunluk Bir ölçme aracının ince ölçümler yapma ve konusunun sayısız alt çeşitliliğini saptama düzeyi )
( SLIGHT DIFFERENCE, SLIGHT SHADE )
- NÜBÜVVET[< NEBE] ile ...
( PEYGAMBERLİK, NEBÎLİK )
- NÜBÜVVET[Ar. < NUBUVVET] ile/değil/yerine/=/||/<> PEYGAMBERLİK
- NÜBÜVVET ile/ve RİSÂLET
( Kendine. İLE/VE Ümmetine. )
- NÜCEBÂ[< NECÎB] ile ...
( RİCAULLAH(TANRI ERENLERİ) YA DA RİCÂL-ÜL-GAYB(GAYB ERENLERİ) DENİLEN 40 KİŞİYE VERİLEN AD, KIRKLAR )
- NUCELLE, PERISPERME[Fr.] ile/||/<> EVİN
( botanik Ağızlarda nevinsiz taneleri hiç tutmamış boş tahıl olarak geçer Bu biçimin başındaki n sonradan türemiştir Türkçe okra yanında kullanılan nokradaki n gibi okra Tel ebin çekirdek iç öz Teleütler emil öz biçimini de kullanırlar Bu biçim emin yoluyla benzeşmezlik dissimilation sonunda ortaya çıkmıştır OT evin tane )
( NUCELLE, PERISPERME )
- NUCLEAİRE[Fr. < NUCLÉAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKLEER
( nükleer atık nükleer enerji nükleer reaktör nükleer santral nükleer silah nükleer tıp Atom çekirdeği ile ilgili çekirdeksel )
- NUCLEAR ENERGY[İng.] ile/||/<> ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNENERGIE[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ
( nükleer enerji atom enerjisi Bir nükleer yakıtın kütle birimi basma açığa çıkardığı toplam enerji )
- NUCLEAR MEDICINE[İng.] ile/||/<> MÉDECINE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> NUKLEARMEDIZIN[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER TIP
( Tanı ve tedavide radyonüklidlerin kullanıldığı tıp alanı )
( NUCLEAR MEDICINE )
( MÉDECINE NUCLÉAIRE )
( NUKLEARMEDIZIN )
- NUCLEAR POWER STATION[İng.] ile/||/<> CENTRALE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER SANTRAL
( Isı veya elektrik enerjisini bir ya da aynı alandaki birkaç nükleer reaktörle üreten santral )
( NUCLEAR POWER STATION )
( CENTRALE NUCLÉAIRE )
( KERNKRAFTWERK )
- NUCLEAR REACTOR[İng.] ile/||/<> RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNREAKTOR[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER REAKTÖR | REAKTÖR[Fr. < RÉACTEUR]
( nükleer reaktör İçinde denetimli nükleer fisyon tepkimesi oluşturulup sürdürülebilen donanım Kısaca reaktör de denir )
( RÉACTEUR )
- NUCLEİQUEACİDE[Fr. < NUCLÉIQUE + ACIDE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKLEİK ASİT
( Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri )
- NUCLEON[Fr. < NUCLÉON] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKLEON
( Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı )
- NUDİSME[Fr. < NUDISME] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜDİZM
( Her yerde çıplak yaşamayı savunan bir anlayış )
- NUDİSTE[Fr. < NUDISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜDİST
( Her yerde çıplak gezmeyi savunan kimse )
- NÜFUS ARTIŞI ile/||/<>/>< KİŞİ SAYISININ AZALMASI
( )
( Haritayı görmek için burayı tıklayınız... )
- NÜFUS BİLİMCİ/DEMOGRAF[Fr. < DÉMOGRAPHE] ile/||/<> NÜFUS BİLİMİ/DEMOGRAFİ[Fr. < DÉMOGRAPHIE] ile/||/<> NÜFUS BİLİMSEL/DEMOGRAFİK[Fr. < DÉMOGRAPHIQUE]
- NÜFUS BİLİMİ | DEMOGRAFİ ile/||/<> DEMOGRAFİ ile/||/<> NÜFUSBİLGİSİ
( nüfusbilgisi nüfus bilimi demos halk graphein yazmak Bir populasyonda organizmaların sayılarını ve bu sayıların zamanla değişmelerinin incelenmesi Bir popülasyonda organizmaların sayılarının ve bu sayıların zamanla değişimlerinin incelenmesi )
( DEMOGRAPHY )
( DÉMOGRAPHIE )
( DEMOGRAPHIE )
- NÜFUS BİLİMİ ile/||/<> NÜFUS BİLİMİ
( Nüfusun büyüklüğü cinsiyeti mesleklere yaşa vb unsurlara göre taşıdığı temel özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimlerini inceleyen bilim dalı )
( DEMOGRAPHY )
- NÜFUS BİLİMSEL | DEMOGRAFİK[Fr. < DÉMOGRAPHIQUE] ile/||/<> ...
( DÉMOGRAPHIQUE )
- NÜFUS HÜVİYET CÜZDANI ile/||/<> CERTIFICATE OF BIRD[İng.] ile/||/<> BULLETİN DE NAİSSANCE[Fr.] ile/||/<> KİMLİK BELGESİ
( Kütük yazılımına göre bir kişinin kimliğini gösteren belge )
( CERTIFICATE OF BIRD )
( BULLETIN DE NAISSANCE )
- NÜFUS KESAFETİ | NÜFUS YOĞUNLUĞU ile/||/<> NÜFUS YOĞUNLUĞU
( Bir ülkede bir bölgede ya da bir anakentte genellikle bir km2 ye düşen nüfus sayısı Nüfusla bu nüfusun üzerinde yaşadığı toprakların yüzölçümü arasındaki oran coğrafya )
( POPULATION DENSITY | POPULATION DANSITY )
( DENSITÉ DE POPULATION | DENSITÉ DE LA POPULATION )
( BEVÖLKERUNGSDICHTE )
- NÜFUS PATLAMASI ile/||/<> NÜFUS PATLAMASI
( Yeryüzünde nüfus artış hızının çok büyük boyutlara varması sonucunda yığışımın birçok ülkeler için önemli bir toplumsal sorun durumuna gelmesi 1946 ve 1964 yılları arasındaki dönemde doğum oranlarındaki keskin artış için kullanılan kavram )
( POPULATION EXPLOSION | BABY BOOMERS )
( EXPLOSION DÉMOGRAPHIQUE )
( BEVÖLKERUNGSAUSBRUCH )
- NÜFUS[Ar.]/POPÜLASYON[İng./Fr. < POPULATION] ile/değil/yerine/= ÇOĞA | TOPLULUK
- NÜFUS TAHRİRİ ile/||/<> CENSUS[İng.] ile/||/<> RECENSEMENT[Fr.] ile/||/<> VOLKSZÄHLUNG[Alm.] ile/||/<> NÜFUS SAYIMI
( Bir ülke nüfusunun nitelik ve niceliği üzerinde gerekli verileri saptamak amacıyla belli aralıklarla yapılan sayma işlemi )
( CENSUS )
( RECENSEMENT )
( VOLKSZÄHLUNG )
- NUFUS[Ar. < NUFŪS] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜFUS
( nüfus bilimi nüfus coğrafyası nüfus cüzdanı nüfus kâğıdı nüfus kaydı nüfus kesafeti nüfus kütüğü nüfus patlaması nüfus planlaması nüfus sayımı nüfus tezkeresi nüfus yoğunluğu kırsal nüfus kişi Bir ülkede bir bölgede bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı popülasyon Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü )
- NÜFUS ile/||/<> NÜFUS[Ar. < NUFŪS]
( Yeryüzünde sınırları belli geniş ya da küçük bir bölgede insanların toplam sayısı coğrafya )
( POPULATION )
( POPULATION )
( BEVÖLKERUNG )
- NÜFUS ile NÜFUSLU ile NÜFUSÇU ile NÜFUS KAYDI ile NÜFUS BİLİMİ ile NÜFUS KAĞIDI ile NÜFUS KÜTÜĞÜ ile NÜFUS SAYIMI ile NÜFUS BİLİMCİ ile NÜFUS CÜZDANI ile NÜFUS BİLİMSEL ile NÜFUS KESAFETİ ile NÜFUS PATLAMASI ile NÜFUS TEZKERESİ ile NÜFUS YOĞUNLUĞU ile NÜFUS COĞRAFYASI ile NÜFUS PLANLAMASI
- NÜFÛS[Ar. < NEFS] ile NÜFÛZ/İÇEGEÇİ[Ar.]
( Canlar. | Kişiler. İLE İçe geçme/işleme. | Sözü geçme/dinlenme. )
- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ
- NÜFÛZ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> NÜFÛZ EDİLEMEZLİK
- PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHDRINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ ETME
- NÜFÛZ ETMEK ile/değil/yerine/= İÇEGEÇMEK/İÇİNE İŞLEMEK
- NÜFÛZ ile/ve/||/<> DUHUL
- NUFUZ[Ar. < NUFŪẔ] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜFUZ
( nüfuz ticareti İçine geçme Sözü geçer olma durumu İstediğini yaptırabilme gücü erk kuvvet )
- NÜFUZ ile NÜFUZLU/LUK ile NÜFUZSUZ/LUK ile NÜFUZ TİCARETİ
- NUFUZKAR[Ar. < NUFŪẔ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜFUZKÂR
( Etkileyici güçlü )
- NÜFUZ/LU ile/değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER
- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM] ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]
( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )
- NUH[Ar. < NŪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> NUH
( İnat etmek ayak diremek anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve çok eski çoktan modası geçmiş köhnemiş anlamındaki Nuh Nebi den kalma deyimlerinde geçen bir söz )
- NUHAI ŞEVKİ | OMURİLİK ile/||/<> OMURİLİK
( medulla spinalis medulla ilik spina diken Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan sinir dokusu biyoloji zooloji Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan sinir dokusu Merkezî sinir sisteminin omurga içinde kordon biçiminde uzanan bölümü miyel anat Omurların oluşturduğu kanal içerisinde yer alan orta kısmında ependim hücrelerinin dışında boz veya gri madde ve dış kısmında ise ak maddenin bulunduğu kordon biçiminde merkezî sinir sistemi organı medulla spinalis Boz maddenin ön çıkıntısıyla arka çıkıntısından çıkan sinirler innervasyon bölgesine giderler Medulla sipinalisin kimi bölgelerinde ön çıkıntıyla arka çıkıntı arasında otonom sistemin sinir hücreleri bulunur )
( SPINAL CORD | MEDULLA SPINALIS )
( MOELLE ÉPINIÈRE )
( RÜCKENMARK )
( MEDULLA ,SPINA | MEDULLA SPINALIS | MEDULLA SPINALIS, MEDULLA: ILIK; SPINA: DIKEN )
- NUHAM | BALGAM ile/||/<> BALGAM[Ar. < BALGAM]
( İnsanlarda akciğer kelebeği hayvanlarda akciğer kıl kurdu gibi bu örgene özgü asalaklardan kuşkulanılınca mikroskobik bakısına başvurulan sümüksel salgı Öksürükle dışarı atılan sıvı sputum )
( SPUTUM )
( CRACHAT )
( SCHLEIM )
( SPUTAMENTUM )
- NUHÂS | BAKIR ile/||/<> BAKIR
( 1 Bakır kova Küçükkabaca Uluborlu Isparta 2 Tencere Yenikent Isparta kimya Kırmızımsı renkli dövülgen sünek ısı ve elektrik iletkenliği yüksek bir metal A A 53 54 A S 29 Ö A 8 95 E S 1084 C Birçok enzimin yapısında kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan eksikliğinde kansızlık ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan kırmızımtırak parlak atom numarası 29 atom ağırlığı 63 54 sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal Bakır beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin lizil oksidaz sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır )
( COPPER )
( CUIVRE )
( KUPFER )
- NUHÂT[Ar. < NÂHÎ] ile NUHÂT[Ar.]
( Sözdizimi/nahiv/sentaks âlimleri. İLE Hıçkırma. )
- NUHLE[Ar.] ile NUHRE[Ar.]
( Din şubesi, mezhep. | Çeyiz, düğün hediyesi. İLE Kemik dokusunun çürümesi. )
- NÜHÜFT[Fars.] ile ...
( Türk müziğinde, bir bileşik makam. )
- NUHUFT[Fars. < NUHUFT] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜHÜFT
( Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam )
- NÜHÛL[Ar. < NAHL] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]
( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )
- NUHUSET[Ar. < NUḤŪSET] ile/değil/yerine/=/||/<> UĞURSUZLUK
- NUJOL[İng.] ile/değil/yerine/= NUJOL
- NÛK[Fars.] ile/ve TOMŞUK
( Kuş gagası. İLE/VE Kuşların kıvrık gagası. )
- NUKABÂ ile NÜCEBÂ ile HALÎFE ile MÜRŞİD
( Reis ya da vekil. İLE Pak olan kimse, erenler. İLE Temsil etmeye, talebe yetiştirmeye yetkisi olan. İLE Hak yolunun kılavuzu. )
( Yaşam, bizi bilinçlendirir fakat mürşit bizi farkında kılar. )
( Mürşit'in her sözü dinlenir, bir tek sözü dinlenmez: "Mukabeleye gelinmeye" )
( ... ile ... ile ... ile TERSÂ-BEÇE )
- NÜKEBÂ ile ...
( RİCAULLAH'DAN ÜÇYÜZLER. NEFİSLERİN KÖTÜ İSTEKLERİ TERK ETTİRİLMİŞ, HİLÂFETE YAKLAŞMIŞ, SÜLÛKUNU İKMÂL ETMEK ÜZERE OLAN KUDEMÂ-YI TARÎK )
- NÜKET[Ar. < NÜKTE] ile NÜKHET/NEKHET[Ar.]
( Nükteler, herkesin anlayamayacağı ince, zarif, anlamlı sözler. İLE Koku. | Ağız kokusu. )
- NÜKLEAZ[İng. NUCLEASE] ile/||/<> EGZONÜKLEAZ[İng. EXONUCLEASE] ile/||/<> RESTRİKSİYON PARÇA UZUNLUK POLİMORFİZMİ (RFLP)[İng. RESTRICTION FRAGMENT LENGTH POLYMORPHISM]
( Nükleik asitlerdeki bağları kıran bir enzim. Deoksiribonükleaz (DNAase) ve Ribonükleaz (RNAase). @@ Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır. @@ Restriksiyon (kısaltma) görevli belirli endonükleaz enzimlerinin (EcoRI, PstI, BglII gibi) DNA parçalarını oluşturması ile belirlenen genetik çok sayıda çeşitlilik. Homolog DNA dizilerindeki bu farklılık, DNA'nın restriksiyon enzimleriyle parçalanması ve ardından işaretlenerek analizinin yapılması ile tespit edilir. İşaretlemede kullanılan problar konumlara özgüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NUCLEASE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEAZ
- KERNQUADRUPOLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DÖRT KUTUPLU REZONANS
- KERNRELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DURULMA
- ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER ENERJİ
- NÜKLEER FİSYON ile/||/<> NÜKLEER FÜZYON
( Fisyon U/Pu bölünme mevcut, füzyon D-T birleşme geliştirilme. )
( Formül: Atık sorun İLE temiz )
- NÜKLEER FİZİK[İng. NUCLEAR PHYSICS] ile/||/<> NÜKLEOZOM[İng. NUCLEOSOME]
( Atom çekirdeğinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini, yapısını ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.[1] Çekirdek fiziği olarak da bilinir. Fosillerin yaşı ve Dünya'nın kendisi de dahil olmak üzere kayaların ve diğer jeolojik özelliklerin yaşını tayin ederken kullanılan radyometrik tarihleme yöntemi, nükleer enerji santralleri, atom bombaları nükleer fiziğin uygulamalarından bazılarıdır. @@ Ökaryotik kromozomların boncuk benzeri bir yapısı. Sekiz histon molekülünden oluşan bir çekirdekten ve yaklaşık 150 baz çifti içeren bir DNA parçasından oluşur. Her bir nükleozom yaklaşık 50 baz çifti içeren bir bağlayıcı DNA dizisi ile birbirinden ayrılır. Nükleozom yapısı, interfaz sırasında DNA'yı kopmak formuna getirmeye yardımcı olur. Aksi takdirde, bir kromozomun doğrusal uzunluğu, çekirdeğin çapından daha büyük olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ
- KERNSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER IŞIN/IM
- NÜKLEER KİMYA ile/||/<> RADYOKİMYA
( Nükleer süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Radyoaktif nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KERNMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MIKNATISLIK
- KERNMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MOMENT
- NÜKLEER PATLAMA ile ATMOSFERİK NÜKLEER PATLAMA
- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR
- CYCLE DU COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİ
- BACK-END OF NUCLEAR FUEL CYCLE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİNİN SON AŞAMASI
- COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT
- NÜKLEER ile/||/<> ÇEKİRDEKSEL
- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL
- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE
- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]
( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir.
Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NÜKLEİK ASIT/NUCLEİC ACİD[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK ASIDİ
- NUCLEIN[İng.] / NUCLÉINE[Fr.] / NUKLEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİN
- NUCLEOPHILIC ATOM[İng.] / NUCLEOPHILES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEOFİLİK ATOM
- NÜKLEOFİLİK KATILMA ile ELEKTROFİLİK KATILMA
( Nükleofilin bir moleküle katıldığı tepkime. İLE Elektrofilin bir moleküle katıldığı tepkime. )
- NÜKLEOL/NUCLEOL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKÇİK
- NÜKLEON ile/||/<> LEPTON
( Atom çekirdeğini oluşturan parçacıkların (proton ve nötron) ortak adıdır; güçlü kuvvetle etkileşir, kuarklardan kuruludur, bileşiktir. @@ Elektron ve nötrino gibi, güçlü kuvvetle etkileşmeyen temel (bölünemez) parçacıklardır. İlki bileşik ve güçlü etkileşen, ikincisi temel ve güçlü etkileşmeyendir. )
( Formül: Kuark yapısı ~ temel )
- NÜKLEON ile/||/<> NÜKLEON[Fr. < NUCLÉON]
( fizik Proton ya da nötron gibi atom çekirdeğinin temelini oluşturan parçacık Atomun çekirdeğinde bulunan pozitif yüklü protonlarla yüksüz nötronların genel adı )
( NUCLÉON | NUCLEON )
( NUCLÉON )
( NUKLEON )
- NÜKLEOPLAZMA ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK SIVISI
- NÜKLEOPROTEİN ile/||/<> NÜKLEOPROTEİN
( Proteinlerin nukleik asitlerle kurduğu moleküler birlik Nükleik asitlerle kompleks yapmış protein )
( NUCLEOPROTEIN )
- NÜKLEOTİD ile NÜKLEOSİD
( DNA ve RNA'nın yapı taşları. İLE Nükleotidin fosfat öbeği olmayan durumu. )
- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]
( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI
- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK
- NUCLIDE[İng.] / NUCLÉIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLİT
- NUKRA[Ar. < NUḲRA] ile/değil/yerine/=/||/<> NOKRA
( Büveleğin sebep olduğu genellikle davar ve sığırlarda seyrek olarak insanlarda rastlanan ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık )
- NUKS[Ar. < NUKS] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKS
( Bir durumun veya olayın yeniden ortaya çıkması )
- NÜKS/RECURRENCE[İng.] ile/değil/yerine/= YİNELENME
- NÜKSETME ile/||/<> RELAPSE[İng.] ile/||/<> DEPREŞME
( İyiliğe doğru giden bir hastalık ya da bozukluğun yeniden başlaması )
( RELAPSE )
- NUKTANAZAR[Ar. < NUḲṬA + NAẒAR] ile/değil/yerine/=/||/<> NOKTAİNAZAR
( Görüş görüş açısı )
- NÜKTE ile ...
( HERKESİN ANLAYAMADIĞI İNCE ANLAM, İNCELİK, İNCE ANLAMLI, ZARİF VE ŞAKALI SÖZ )
- NÜKTE ile KİNÂYE
- NUKTE[Ar. < NUKTE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKTE
( İnce anlamlı düşündürücü ve şakalı söz espri Yazıda resimde sözde ve davranışta ince derin anlam espri )
- NÜKTE ile/||/<> NÜKTE[Ar. < NUKTE]
( İnce anlamlı pek çoğu hoşa giden gülümseten sakalı söz Söz sanatı terimi İnce ustalıklı dokundurucu ve çoğu hoşa giden fikir )
( ESPRIT )
- NÜKTE ile NÜKTECİ/LİK ile NÜKTELİ ile NÜKTESİZ
- NÜKTECİ/NEKRE[Ar. < NEKRE] ile/||/<> NÜKTECİ/NÜKTEDAN[Ar. < NUKTE + Fars. -DĀN]
- NÜKTECİLİK ile/||/<> NEKRELİK
- NÜKTEDAN[Ar. < NUKTE + Fars. -DĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKTECİ
- NUKUD[Ar. < NUḲŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> NUKUT
( Paralar )
- NÜKÛL[Ar. < NUKŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> VAZGEÇME
- NÜKUL ile/değil/yerine/= CAYIM
- NUMAN ile ...
( HACI BAYRAM-I VELİ )
- NUMARA ile/değil/yerine/= SAYIT
- NUMARALAMAK ile NUMARALANMAK ile NUMARALANDIRMAK ile NUMARA ile NUMARACI/LIK ile NUMARALI ile NUMARASIZ
- NÜMAYİŞ[Fars. < NUMĀYİŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖSTERİ
- NÜMAYİŞ ile/değil/yerine/= GÖSTERİ
- NÜMÂYİŞ[Fars.] ile/değil/yerine/= GÖSTERİŞ
- NÜMAYİŞ ile/||/<> NÜMAYİŞ[Fars. < NUMÂYİŞ]
( İsl Tiy İranda halk tiyatrosuna verilen ad İranda halk tiyatrosuna verilen ad )
- NÜMAYİŞ ile NÜMAYİŞÇİ/LİK
- NUMAYİŞKAR[Fars. < NUMĀYİŞKĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜMAYİŞKÂR
( Gösteri ile ilgili olan )
- NUMEN ile A PRIORI
( Düşünülebilirler. İLE Dolaysız doğrulanabilirler. )
- NUMEN ile/değil/yerine/= ÖZİÇ
- NÜMERASYON ile/değil/yerine/= SAYILAMA
- NUMERICAL MATHEMATICS ile/||/<> SYMBOLIC MATHEMATICS
( Numerical mathematics sayısal yaklaşım yöntemleri kullanırken İLE symbolic mathematics cebirsel sembolik manipülasyon yapar )
( Formül: Finite element method )
- NÜMERİK, DİJİTAL | SAYISAL ile/||/<> SAYISAL
( Sayılarla gösterilen veri ya da fiziksel niceliklere değgin Sayılma niteliği olan sayıyla gösterilebilen )
( NUMERIC, NUMERICAL, DIGITAL | NUMERICAL | DIGITAL | NUMERIC )
( NUMÉRIQUE, NUMÉRAL | NUMÉRIQUE )
( ZAHLENMÄSSIG )
- NUMERİQUE[Fr. < NUMÉRIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> NUMERİK
( sayısal Sayı bakımından )
- NUMERO[İt. < NUMERO] ile/değil/yerine/=/||/<> NUMARA
( bir numara sıfır numara yüznumara atom numarası barkod numarası Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı rakam ölçü Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı Öğrenciye verilen not Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı Eğlendirici oyunlardan her biri Hile düzen dalavere yalan )
- NÜMİSMAT/NUMİSMATE[Fr. < NUMISMATE] ile/||/<> NÜMİSMATİK/NUMİSMATİQUE[Fr. < NUMISMATIQUE]
( Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan kimse )
- NUMİSMATE[Fr. < NUMISMATE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜMİSMAT
( Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan kimse )
- NUMISMATIC[İng.] ile/değil/yerine/= NÜMİZMATİK
( Nümizmatik (meskûkât), genellikle eski olmak üzere sikke, kağıt paralar ve madalyaları inceleyen ve bunları sınıflandıran bilim dalıdır. Ayrıca tarih bilimine yardımcı bilim dallarından birisidir. Kimi kaynaklarda "Sikkecilik" olarak da geçer.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NUMISMATICS[İng.] ile/||/<> NÜMİSMATİK[Fr. < NUMISMATIQUE]
( Madeni ve kâğıt para ile jeton madalya gibi değişim aracı olarak kullanılan nesneleri inceleyen bilim dalı )
( NUMISMATICS )
( NUMISMATIQUE )
- NÜMİSMATİKTE[Fr. NUMISMATIQUE < Lat. < NUMISMA / Yun. < NOMISMA]:
KAVRAMLAR ile TERİMLER ile TARİHÇE
( Metal paraları inceleyen bilim dalı. )
( )
( )
- NUMİSMATİQUE[Fr. < NUMISMATIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜMİSMATİK
( Eski para ve madalyaların tarihi ve tanımıyla uğraşan bilim )
- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] ile/değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE
- NUMUNE ALMA, SONDAJ | NÜMUNE ALMA | İRADİ MESEL, İRSALİ MESEL | ÖRNEKLEME ile/||/<> ÖRNEKLEME
( 1 Bir değişkenin değerlerini belirli zaman aralıklarında saptama 2 Herhangi bir kümenin tüm öğelerinin incelenmek istenen birtakım özelliklerini gösterecek biçimde seçilmiş örnekler saptayarak yürütülen herhangi bir dizge çözümleme ya da istatistiksel değerleme yaklaşımı Gözlem olgu ya da birey denek gibi bir evreni oluşturan birimler arasından o evreni gösteren belli sayıda gözlem birey ya da olguları seçme işi örnek Bir evrenden örneklem seçme süreci Bir topluluktan örneklem seçme Bir araştırma evrenini belli tasarımlara göre ve belli yordamlarla içinden seçilmiş yansıtma ve yeterlik niteliği taşıyan birimlerle simgeleme yansıtım yeteneği genel uygulayım 1 Bir özdek oluşum töz vb bütünü açıklayacak biçimde parça alma 2 Kullanmayla değişen bileşimlerini yoklamak ereğiyle bir iş işlem uygulamadan örnek alımı Bir özdekten sayıtımsal anlamı olacak biçimde parça alma işlemi Söz sanatı terimi Ortaya konulan bir fikri inandırmak veya kuvvetlendirmek için söze ata sözü değerinde bir örnek koşma Birinden bahsederken İstediği kadar gezsin tozsun tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır demek gibi İstatistikte örneklemi seçmek için yapılan işlemlerin tümü Bir ana kitleden tesadüfi olarak seçilmiş dolayısıyla ana kitleden daha az sayıda birim içeren bir örneği incelemek suretiyle ana kitle hakkında genel yargılara varma işlemi )
( SAMPLING )
( ÉCHANTILLONNAGE | ÉCHANTILLONAGE )
( STICHPROBENVERFAHREN | AUSWAHL, TEILERHEBUNG, STICHPROBENERHEBUNG | PROBENAHME )
- NUMUNE BAĞLARI ile/ve KAZIKLI BAĞLARI ile/ve CEVİZLİBAĞ
- NÜMUNE | GÖSTERMELİK ile/||/<> GÖSTERMELİK
( Kayadan örnek olarak koparılmış bir parça Kar Karagöz oyununa başlamadan önce perdeye iliştirilen ve oynatılacak oyunun konusuyla az çok ilgisi olan deriden tasvir resim Bunlar ev çeşme dükkan hamam çiçek ağaç gibi resimlerdir Karagöz oyununda asıl oyuna girmeden önce perdeye konulan ve oynanacak oyunu anlatan betim resim örnek 2 Örnek olarak ayrılmış bulunan şey Türk gölge oyununda oyuna başlamadan önce gergi arkasına konulan ve genellikle süsleyici nitelikte bir görüntü Bu seyircinin dikkatini gergi üzerinde toplamasına yarayan bir resimdir Ev ağaç çiçek dalyan dükkan hamam vb Kimi oyunlarda göstermelik oyunun konusuna ilişkin olarak konulur Soyut veya somut bir şeyin zamandaki uzaydaki veya düşüncedeki yerini işaret etmeğe yarayan sıfat GÖSTERME SIFATI Adjectifdémonstratif veya zamir GÖSTERME ZAMİRİ Pronom démonstatif Ben bu kitabı değil şunu isterim ifadesindeki bu göstermeliği sıfat şu ise zamir olarak kullanılmıştır göstermelik Göstermelik )
( SPECIMEN | PATTERN )
( ÉCHANTILLON | DÉMONSTRATIF )
( HANDSTÜCK )
- NUMUNE | ÖRNEKLEM ile/||/<> ÖRNEKLEM
( Örnekleme yöntemiyle yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek öğeler kümesi Bir evrenin belli bir özelliğini incelemek için o evrenden seçilen birimler topluluğu Bir topluluğun sonlu bir altkümesi Herhangi bir evrenin incelenmek üzere seçilen parçası İstatistikte çekildiği evreni temsil ettiği düşünülen ve evrenden çekilen küçük bir grubun oluşturduğu topluluk )
( SAMPLE )
( ÉCHANTILLON )
( STICHPROBE )
- SAMPLE MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE ORTALAMASI
- NUMUNE/SAMPLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRNEK
- SAMPLE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE STANDART SAPMASI
- NÜMÛNE | TYPE[Fr. < TYPE] ile/||/<> TİP ile/||/<> TİP[Fr. < TYPE]
( Sinema TV Bir topluluktaki belirli özellikleri taşıyan bir kimseyi bilinen kalıplar içinde yansıtan oyun kişisi İnsanları genellemesine yansıtan kendine özgü kişiliği olmayan daha çok bilinen kalıplardaki insanları gösteren oyun kişisi Benzerlerinin ana özelliklerini kendinde topladığı için örnek olarak ele alınan birey typus desen Sınıflandırmada bir temel olarak kullanılan ve geniş sayıda bireyleri kapsayan karakterler topluluğu yeni bir cins ya da tür olarak tanımlanan esas birey zooloji Kişileştirme işleminde genel olarak ele alınan oyun kişisi Seyirci tarafından özellikleri bilinen ve kavramları getiren derinliği olmayan oyun kişisi Hiçbir ruhsal gelişimi yoktur Davranışlarıyla anlaşılır ve her oyunda aynı yolda hareket eder Örnek Kavuklu Pişekâr Pantalone Arlekino vb )
( TYPE )
( TYPE | CARACTÈRE | TYPE, CARACTÈRE )
( TYP | TYPEN )
( TYPUS )
- NÜMÛNE ile ÖRNEK
- NUMUNE[Fars. < NUMŪNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRNEK | GÖSTERMELİK
( örnek göstermelik )
- NUMUNE/EMSAL ile/değil/yerine/= ÖRNEK
- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] ile/değil/yerine/= GÖSTERMELİK
( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )
- NUN HARFİNİN:
GÖRÜNEN ANLAMLARI ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN ANLAMLARI
- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...
( BALIK )
(1996'dan beri)