ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.608 başlık/FaRk ile birlikte,
71.608 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(269/288)
- VASIFLANMAK ile VASIFLANDIRMAK ile VASIF ile VASIFLI/LIK ile VASIFSIZ/LIK ile VASIFLI İŞÇİ ile VASIFSIZ İŞÇİ
- VÂS(I)L -ile
( [Bir şeyi başka bir şeye] ulaştırma, birleştirme. | Ulaşma, birleşme. | Kavuşma, vuslat. | Hakk'a erme. | Hakk'a eren kişi. )
- VASITA ile TAŞIT ile ARAÇ
- VASITA/LIK ile VASITALI ile VASITASIZ/LIK ile VASITA HALİ ile VASITALI VERGİ ile VASITASIZ VERGİ
- VASİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> MİRAS[Ar.]
- VASİYET ile/ve/<> NASİHAT
- VASİYETSİZ ile BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK KESİMİ ile BAĞIRSAK
( INTESTATE vs. INTESTINAL vs. INTESTINAL CUT vs. INTESTINE )
( بي وصيت ile رودهاي ile روده بر ile معاء ile روده )
( BEY VASYT ile RUDEHYAY ile RUDEH BAR ile معاء ile RUDEH )
- VASSALE ile ...
( Eski kitapların onarılması. )
- VAST[Ar.] ile VASAT[Ar.]
- VASUBANDHU ile ...
( Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )
- WATTHEURE[Fr.] / WATTSTUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAT-SAAT
- WATT[Fr.] / WATT[Alm.] ile/değil/yerine/= VAT
- VATAN ile YURT
( Vatan sevgisini içten duyanlar
Sıdk ile çalışır benimseyerek
Milletine, ulusuna uyanlar
Demez, "neme lâzım, neyime gerek"
Her ferdin hakkı var, bizimdir vatan
Babamız, dedemiz, döktüler al kan
Hudut boylarında can verip yatan
Saygıyla anarız, şehid diyerek
Vatan hakkıyla çalışan kafa
Muhakkak erişir öndeki saffa
Teshîr, nüfûz olur her bir tarafa
Herkes onu büyük tanır, severek
Olmak istiyorsan dünyada mesûd
Hakk'a, halk'a yarayacak bir iş tut!
Çalıştır oğlunu, kızını okut!
İnsan olmak için okumak gerek!
Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki, her çalışan kol bizim
Ay yıldızlı bayrak bizim, mal bizim
Söyle Veysel, övünerek, överek...
[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirlerindendir ]
[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11307 ]
)
( VATAN: Rüyayı, doğru ve birlikte görmek. )
- VATANDAŞ ile/ve/<> BİREY
- VATANDAŞ ile/ve HALK
( CITIZEN vs./and PUBLIC )
( GUOMIN )
- VATANDAŞ ile SEÇMEN
- VATANDAŞ ile VATANDAŞLAR ile VATANDAŞLIK
( CITIZEN vs. CITIZENS vs. CITIZENSHIP )
( شهروند ile تبعه ile تابع ile اهل ile اتباع ile تابعيت ile تبعيت )
( SHEHARVAND ile TABE ile TABE ile HAL ile OTBAE ile TABEYT ile TABYT )
- VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ
- [ne yazık ki]
VATANDAŞIN "ÇIKARLARI/(HAKLARI)" ile/değil/yerine/>< KİŞİ(İNSAN) HAKLARI
- VATANLAŞTIRMAK ile VATAN ile VATANİ ile VATANSIZ/LIK ile VATAN BORCU ile VATAN HAİNİ ile VATANİ GÖREV ile VATANİ VAZİFE ile VATAN HAİNLİĞİ
- VATANSIZ/LAR ile/ve/||/<> KÂĞITSIZ/LAR
- VATİKAN ile ...
( 1929 yılında Papa ve Mussolini arasında imzalanan Latran Antlaşması ile egemenliği resmileşmiş din devleti. [Katolikliğin merkezidir.] [Burada yasa Papa'nın iradesidir.] [44 hektarlık bir alandır]. )
- VATİKAN ile/||/<> MANASTIR
( Katolik Hıristiyan mezhebinin Roma'da bulunan merkezi. Papalık. İLE/||/<> Bazı keşiş ve rahiplerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadığı yer. )
- VATM[Ar.] ile VATY[Ar.]
( Ayakla çiğneme. | Perdeyi salıverme. İLE Ayakla çiğneme. | Birleşme, birlikte olma, eşeysel ilişkiye girme. )
- VATMAN[İng.] ile KONDÜKTÖR[Fr.]
( Tramvay sürücüsü. İLE Yolcu trenlerinde, biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli. )
- WATTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VATMETRE
- VATNAJÖKULL ile/ve/<> LANGJÖKULL ile/ve/<> HOFSJÖKULL
( Kuzey Kutbu'nda ve İzlanda yakınlarındaki üç büyük buzul. )
- VATOZ ile DİKENLİ/İĞNELİ VATOZ
( ... İLE Karayipler'de yaşarlar. )
( Köpekbalıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık. İLE ... )
( RAJA CLAVATA cum ... )
- VATOZ ile ELMAS VATOZU
- VATOZ ile HAYALET VATOZ
- VATOZ ile KIRKAMBARBALIĞI
( ... İLE Büyük bir tür vatoz. )
- VAV ile ...
( Herşeyle her şey olan yön. | Kasem. | Mutlak kaynak/dayanak. )
- VAV[Ar.] ile VÂ[Ar.] ile VA'[Ar.] ile VÂ[Ar.]
( V harfinin adı. Osmanlı abecesinin yirmidokuzuncu harfidir.[Ebced hesabında 6 sayısının karşılığıdır.] İLE "Vah, yazık!" anlamına gelerek esef, hayıf, hasret gibi sözcüklerle kullanılır.[VÂ-HAYFÂ: Eyvah! Yazık!] İLE Çakal. İLE "Geri, arkada" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[VÂ-MÂNDE: Geride kalmış, geride.] )
- VAY ... ile/||/<>/> BAY ...
- VAYU ile ...
( Hava. )
- VA'Z/VAAZ/VAAD[Ar.] ile VAZ'[Ar. çoğ. EVZÂ'] ile VÂZ[Ar.]
( Bir kişiye, kalbini yumuşatacak, kendini iyiliğe sevk edecek biçimde söz söyleme. | Dini öğüt. İLE Koyma, konulma. | Belirleme, tayin etme. | Kurma, icad etme. | Bir şeye ad koyma. | Meydana getirme. | Duruş, tavır, hareket. İLE Bırakma, terk. )
- VAZ ile VAZO/LUK
- VAZELİNLEMEK ile VAZELİN ile VAZELİNLİ ile VAZELİNSİZ
- VAZETMEK ile VAZEDİLMEK
- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )
- VAZGEÇİLEBİLİR ile DİSPANSER ile MUAFİYET ile DAĞITICI
( DISPENSABLE vs. DISPENSARY vs. DISPENSATION vs. DISPENSER )
( معاف کردني ile غيرواجب ile چشم پوشيدني ile چاره پذير ile پزشک سخانه ile عدمشمول ile ناظرهزينه ile کمک داروساز ile نسخهپيچ ile دوافروش )
( MOAF KARDANY ile غيرواجب ile CHESHAM PUSHYDANY ile CHAREH PAZYR ile PEZESHK SOKHANEH ile عدمشمول ile ناظرهزينه ile KAMAK DAROSAZ ile نسخهپيچ ile دوافروش )
- VAZGEÇİL(E)MEZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARAFTARLIK
- VAZGEÇİLİR/LİK ile/ve/||/<> SAMİMİYET/AÇIKLIK
- VAZGEÇİLMEZ ile İSTEKSİZLİK ile TARTIŞILMAZLIK ile TARTIŞILMAZ
( INDISPENSABLE vs. INDISPOSITION vs. INDISPUTABILITY vs. INDISPUTABLE )
( صرفنظر نکردني ile حتمي ile لازم الجرا ile لازم الاجرا ile نقاهت ile بي چون و چرايي ile اکلام ile بدونمناقشه ile بطور مسلم ile بي چون و چرا ile بدونمباحثه ile بي گفتگو )
( SARFANZAR NAKARDANY ile حتمي ile LAZM ELAJRA ile LAZM OLEJRA ile NAGHANPAT ile BEY CHON VE CHARAYY ile EKLAM ile بدونمناقشه ile BETOR MOSLAM ile BEY CHON VE CHARA ile BEDONEMBAHESEH ile BEY GOFTEGO )
- VAZGEÇİRMEDE/CAYDIRICILIKTA:
GENEL ÖNLEM ile/ve/||/<> ÖZEL ÖNLEM
- VAZGEÇİRMEK ile VAZGEÇİREBİLMEK
- VAZGEÇMEK ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( TO GIVE UP vs./and MODESTY )
- VAZGEÇMEK ile BIRAKMAK
( Hiçbir kişi vazgeçilir değildir. Hiçbir kişi vazgeçilmez değildir. )
- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK
- VAZGEÇMEK ile/değil/yerine DİNLENMEK/ARA VERMEK
- VAZGEÇMEK ile FERÂGAT ETMEK
( TO GIVE UP vs. TO ABNEGATE )
- VAZGEÇMEK ile/ve/||/<> GAMBİT[İt. < GAMBETTO: Çelme takma, ayağa takma. < GAMBA: Bacak.]
( ... İLE/VE/||/<> Satrançta, oyuncunun, açılışta ya da süreçte, amaçlı olarak piyon ya da bir ya da birkaç taşından vazgeçmesi. )
(
Satrançtaki Gambit Açılışları
"Gambit" sözcüğü Türkçe'de çoğunlukla gambit olarak bırakılır; teknik bağlamda Açılış fedâsı da kullanılabilir.
| İngilizce | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Queen's Gambit | Vezir Gambiti (Vezir Açılış Fedâsı) | Beyaz, d4 ardından c4 sürerek c piyonunu fedâ edip merkezde üstünlük kurmayı hedefler. |
| King's Gambit | Şah Gambiti (Şah Açılış Fedâsı) | Beyaz, e4'ten sonra f4 oynayıp f piyonunu fedâ ederek hızlı gelişim ve saldırı arar. |
| Evans Gambit | Evans Gambiti | İtalyan Açılışı içinde b4 piyon fedâsıyla hızlı taş gelişimi amaçlanır. |
| Danish Gambit | Danimarka Gambiti | Beyaz, birkaç piyonu fedâ ederek çok hızlı gelişim ve açık hatlar elde etmeye çalışır. |
| Benko Gambit (Volga Gambit) | Benko Gambiti (Volga Gambiti) | Siyah, vezir kanadında piyon fedâ eder; uzun vadede açık hatlar ve kaleler için baskı fırsatları doğar. |
| Smith-Morra Gambit | Smith-Morra Gambiti | Sicilya Savunması’na karşı beyaz c3 piyonunu fedâ eder; gelişim temposu kazanmak ister. |
| Scotch Gambit | İskoç Gambiti | İskoç Açılışı içinde piyon fedâsına dayalı keskin bir varyanttır. |
| Latvian Gambit | Letonya Gambiti | Siyah, e5 sonrası f5 sürerek agresif ama riskli bir fedâ yapar. |
- VAZGEÇMEK ile ÖDÜN VERMEK
( TO GIVE UP vs. TO MAKE CONCESSIONS )
- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK
- VAZGEÇMEK ile/ve TESLİMİYET
( TO GIVE UP vs./and SUBMISSION )
- VAZGEÇMEK ile VAZGEÇİLMEK ile VAZGEÇEBİLMEK
- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH
( TO GIVE UP vs. TO PREFER )
- VAZGEÇMEK ile YERİNE KOYMAK
- VAZGEÇMEMEK ile/ve/||/<> KARARLILIK
- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN
- VAZÎ'[Ar. < VAZ] ile VAZ'Î/VAZ'İYYE[Ar.] ile VAZÎH[Ar. < VUZÛH]
( Alçak, bayağı, âdî, aşağı. İLE Onunla ilgili, vaz'a mensup. İLE Apaçık, besbelirli, meydanda. )
- VÂZI'[Ar. < VAZ] ile VÂZIH[Ar.]
( Koyan. | Temelini koyan, kuran, yapan, hazırlayan. İLE Açık, meydanda, belirli, kapalı olmayan söz/tümce. )
- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]
- VAZİFELENDİRMEK ile VAZİFE ile VAZİFELİ/LİK ile VAZİFESİZ/LİK ile VAZİFE ŞEHİDİ ile VAZİFE KURBANI
- VÂZIH[Ar.] ile ...
( Açık, meydanda, belirli, kapalı olmayan söz/tümce. )
- VAZODİLATASYON[İng. VASODILATION] ile/||/<> VAZOKONSTRİKSİYON[İng. VASOCONSTRICTION]
( Kan damarlarının duvarındaki düz kasların gevşemesi sonucu damarların genişlemesi durumu. Bu genişleme, kan akışını artırarak belirli bölgelere daha fazla kan gitmesini sağlar ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar. @@ Kan damarlarının duvarlarındaki düz kasların daraldığı ya da büzüştüğü fizyolojik süreç.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VB İLE MO İLE DFT İLE QMC ile/||/<> KUANTUM KİMYA METODLARI
( Moleküler elektronik yapı kuramları. )
( Formül: E = ∫ψ*Hψ dτ )
- VCG İLE AUCTİON İLE MATCHİNG ile/||/<> MEKANİZMA TASARIMI
( Teşvik uyumlu sistemler. )
( Formül: pᵢ = bᵢ₊₁ (2nd price) )
- VE DE ... ile Kİ ...
- AND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ET[Fr.] / UND-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VE DEVRESİ
- VE":
ZORUNLULUK ile/ve/||/<> EK
- VE ile/ve +(ARTI)
- VE ile HEM DE
( AND vs. ALSO )
- VE ile/ve/||/<> İLE
(
)
- VE[Ar.] ile VE[Ar.]
( Dahî, de, hem, ile. İLE Çok kez "ü" gibi ve sesli biten sözcükten sonra "vü" olarak okunur. )
- VE ile VE BENZERİ ile VE DİĞERLERİ
- VE[v] ile VE/VEYA[^/v]
- VEBÂ/COCOLIZTLI[Aztek dili]:
HIYARCIKLI/BUBONİK ile/ve/||/<> AKCİĞER/PNÖMONİK ile/ve/||/<> PULMONER/SEPTİSEMİK
( )
- VEBA ile ÇOR
( Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir sayrılık. | Bazı hayvan hastalıklarına da veba denir. İLE Hastalık, dert. | Sığır vebası. )
- VEBÂ ile MALKIRAN
( ... İLE Hayvan vebâsı. )
- VEBA ile VEBAL ile VEBALI
- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< VİCDAN[Ar.]
- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< YAZIK[Tr.]/GÜNAH[Fars.]
( Şiddet, ağırlık, azap. Günah doğuracak ve kişiyi ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk. | Günah. @@ Dinî bakımdan suç sayılan iş ya da davranış/eylem. | Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış. )
- VEBER[Ar.] ile ...
( Deve ya da tavşan tüyü. )
- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL
( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )
- VECÂR/VİCÂR[Ar. çoğ. EVCİRE, VÜCÜR] ile ...
( Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. )
- VECD ile ...
( KENDİNDEN GEÇEREK İLÂHİ AŞKA DALMA | AŞIRI HEYECAN | KEDERLENME )
- VECD ile/ve CEZBE ile/ve İSTİĞRAK
- VECD ile ŞEHVET
- VECD ile/ve VÜCÛD
( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendini kendinde bulması. )
( Zatın sıfatları açısından kendini kendinde bulması. )
- VECD ile/ve ZANN
( Allah, icat etti.[buldu değildir!] İLE/VE Peygamber, ilm-el yakîn bilir.["zann" tanımı kullanılmış olsa bile] )
- VECEL[Ar.] ile EMEL[Ar.]
- VECHE ile CİHET
- VECHE ile/ve/değil İTİBAR
- VECÎ[Ar. < VECÂ] ile VECÎH[Ar. çoğ. VÜCEHÂ]
( Ağrıtıcı, sızlatıcı. İLE Bir kavmin ulu'su, büyüğü, başkanı. | Güzel, hoş, lâtif. | Uygun/münasip. )
- VECİZ/LİK ile VECİZE
- VECÎZ/VECÎZE[Ar. < VECÂZET] ile VECÎZE[Ar.]
( Kısa, derli-toplu. İLE Özdeyiş, îcazlı söz, lâfzı az mânâsı çok ifade. )
- VECT ile VECTLİ
- VECTOR FİELD ile/||/<> SCALAR FİELD
( Vector field vektör her nokta İLE scalar field sayı her nokta. )
( Formül: Vector İLE scalar assignment )
- VED ile GÜL | DOSTLUK
- VEDA'[Ar.] ile VEDÂ[Ar.] ile VEDA[Sans.]
( Beyaz boncuk. İLE Ayrılma, ayrılış. İLE Kutsal Hint metini. )
- VEDÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VEFÂ
- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK
- VEDALAŞMAK ile VEDALAŞABİLMEK ile VEDA
- VEDÎ[Ar.] ile VEDÎ'[Ar. < VEDA]
( İşeme bittikten sonra çıkan su. | Arabistan'ın bazı yerlerinde alınan vergi. İLE Başkasının malını saklamakla görevli kişi. )
- VEDÛD ile ...
( Çok şefkatli, kendine çok sevgi beslenilen. | Tanrı'nın bir isim-sıfatı; seven, sevginin kaynağı. )
- VEDÛK[Ar.] ile ...
( Kösnük, kösnümüş, çiftleşme zamanı gelmiş hayvan. )
- VEFÂ ile ...
( SÖZÜNDE DURMA, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRME )
( DOSTLUĞU DEVAM ETTİRME )
( ONUN YANINDAYKEN NASILSAN, UZAKTAYKEN DE AYNI OLMAK )
- VEFÂ ile/ve/<> HİLM
( Sözünde durma, sözünü yerine getirme. | Dostluğu devam ettirme. | Onun yanındayken nasılsan, uzaktayken de aynı olmak. İLE/VE/<> Kişinin doğasında olan yumuşaklık. )
( Doğanızdaki yumuşaklığı anımsayarak kimseye hesap/borç takmayın! )
- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK
- VEFA ile VEFAT ile VEFALI/LIK ile VEFASIZ/LIK ile VEFASIZCA ile VEFAT İLMÜHABERİ
- VEFASIZ ile SADAKATSİZLİK
( DISLOYAL vs. DISLOYALTY )
( نمک بحرام ile بي وفا ile خيانتکار ile بيوفا ile نمک ناشناس ile سست پيمان ile سست پيماني ile نمک بحرامي ile بي وفائي ile بيوفايي ile نمک نشناسي )
( NAMAK BAHRAM ile BEY VAFA ile KHYENTEKAR ile بيوفا ile NAMAK NASHENAS ile SOST PEYMAN ile سست پيماني ile NAMAK BAHRAMY ile بي وفائي ile بيوفايي ile NAMAK NESHENASY )
- VEFD[Ar.] ile VEFD[Ar.]
( Elçiler, temsilciler. İLE Gelme, varma, ulaşma, erişme. | Özel bir iş ile birinin yanına gitme, elçi gibi gönderilen insan topluluğu. )
- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]
- VEHBÎ İLİM ile KİSBÎ İLİM
- VEHİM ile AKIL
( Vehmin "işlevi", kişiyi kaygılandırmak, aklın görevi ise uyarmaktır. )
( Akıldan istedim delâlet, akıl verdi dalâlet. )
- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM
( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )
- VEHİM ile KARMAŞA
- VEHİM[çoğ. EVHÂM] ile MİSAFİR-İ GAYBİ
( Kuruntu, yersiz korku. Şüphe, tereddüt. İLE Zaman zaman kişinin aklına gelen kötü düşünceler.[Gelip geçicidir!] )
- VEHİM ile/ve/||/<> SAFSATA
- VEHİM ile/ve/||/<> TELÂŞ
- VEHİM ile VEHİMLİ
- VEHİM ile ZAN
- VEHM[Ar.] ile/ve/||/<> HÜZÜN[Ar. HÜZN]
- VEHM ile/> ŞÜPHE/ZANN
( Zanaay. İLE/> Sanat. )
( 1-49 İLE/> 51-99 )
- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME
( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )
( ... avec/et FACULTE ESTIMATIVE )
- VEHMETMEK ile VEHMETTİRMEK
- VEHN[Ar.] ile ZA'F[Ar.]
- VEJETARYEN ile/<> VEGAN
( [hiçbir hayvanın canına kıymamak üzere]
Etini yememeyi yeğleyen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Etini ve tüm hayvansal ürünleri tüketmemeyi ve kullanmamayı yeğleyen. Hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak görmemek ve kullanmayan. )
( Bitkisel beslenme bilgisi ve bilincinde olmak. )
- VEKÂLET:
MÜŞTEKÎ ile/ve/değil/||/<> MÜDÂFİ
( [Vekâletnâme] Gerekir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gerekmez. )
( Müştekinin vekili olur. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sanığın/şüphelinin müdâfisi olur. )
- VEKÂLET ile/değil İCÂZET
- VEKALET ile VEKALET ÜCRETİ
- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN
- SAVAŞ:
VEKİL ile/ve/||/<>/> MELEZ
- VEKÎL[Ar.] ile Vekîl[Ar.]
( Kulların sıfatı olarak. İLE Allah'ın sıfatı olarak. )
- VEKİL/LİK ile VEKİL VÜKELA
- VECTOR FIELD[İng.] / CHAMP VECTEURIEL[Fr.] / VEKTORFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ALANI
- VEKTORKOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR BAĞLAŞIM KATSAYISI
- VECTOR COUPLING COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE DU VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ÇİFTLENİM KATSAYISI
- VECTOR FUNCTION[İng.] / FONCTION VECTORIELLE[Fr.] / VEKTORFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VECTOR MESON[İng.] / MÉSON VECTEUR[Fr.] / VEKTORMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR MEZON
- VEKTÖR UZAYI ile/||/<> AFİN UZAY
( Vektör orijin var toplama, afin nokta farkı vektör. )
( Formül: Origin İLE point differences )
- VEKTÖR[İng. VECTOR] ile/||/<> ELEKTRİK ALAN[İng. ELECTRIC FIELD] ile/||/<> ELEKTRİK DİPOL MOMENTİ[İng. ELECTRIC DIPOLE MOMENT] ile/||/<> GRADYAN[İng. GRADIENT] ile/||/<> İVME[İng. ACCELERATION]
( Biyoloji: Plazmit, faj ya da kosmidin yabancı DNA ya klonlamak için yerleştirilmesi. @@ Fizikte sabit ya da hareketli elektrik yüklerine, kendi doğrultusunda bir kuvvet uygulayabilen vektörel alan olarak tanımlanır. Birimi volt/metredir. @@ Elektromanyetizmada elektrik yükleri ile konum vektörleri çarpımlarının toplamına eşit olan elektrik yük dağılımının karakteristik niceliği. Başka bir deyişle iki karşıt yük varlığında, eksi yükten artı yüke doğru olan yer değiştirme vektörünün yükle çarpılmasıyla elde edilen vektörel nicelik. @@ Almanca
Gradient
Fransızca
Gradient
Bir fonksiyonun değişim hızını ve yönünü gösteren vektör. Bir skaler alanın her noktasındaki türevlerin birleşiminden oluşur ve fonksiyonun en hızlı artış yönünü belirtir. Matematiksel olarak, gradyan bir vektör alanı oluşturur ve genellikle ∇f sembolü ile gösterilir. @@ Bir hareketlinin birim zamandaki hız değişimi. İvme vektörel bir nicelik olup "a⃗\vec{a}
a
" ile gösterilir. SI birimi m/s2dir. İvmenin matematiksel formülü şu şekildedir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VEKTÖR YEĞİNLİK ŞİDDET ile/||/<> YÖN
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- VEKTOR ile/||/<> SKALER
( Vektörün yönü var, skalerin sadece büyüklüğü var )
( Formül: F⃗ İLE m )
- VECTOR[İng.] / VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR
- VEKTÖR ile/ve/değil/||/<>/< VEKTÖR UZAYI
( )
( Bir vektör, vektör uzayının öğesidir. )
- VECTOR PRODUCT[İng.] / PRODUIT VECTORIEL[Fr.] / VEKTORPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖREL ÇARPIM
- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI
- VELÂYET ile NUSRET[< NASR]
( Ermişlik, velîlik. | Allah dostluğu. | Velî ve ermiş olan kişinin hâli ve sıfatı. | Başkasına sözünü geçirme. | Dostluk, sadâket ile. İLE Yardım. | Allah'ın yardımı. | Başarı, üstünlük. )
- VELÂYET ile/ve RİSÂLET
( Kişinin, kendine. İLE/VE Herkese/Topluma. )
( Gidip alınıp gelinen. İLE Verilen. )
( Çağrılmaz. İLE Çağrılarak. )
( Özel/e. İLE Genel/e. )
- VELÂYET ile/ve VESÂYET
( Korunma. İLE/VE Sakınma. )
( GUARDIONSHIP vs./and TUTORSHIP/TUTELAGE/CUSTODY )
- VELÂYET-İ ÂMME ile VELÂYET-İ HASSA
- VELÂYETTEN KURTULMAK ile/ve VESÂYETTEN KURTULMAK
( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş. )
- VELED[Ar.] ile İBN[Ar.]
- VELED[Ar.] ile SIBT[Ar.]
- VELED-İ BENÂT[Ar.] ile VELED-İ BENÎN[Ar.]
( Dişil çocukların eril ve dişil çocukları. İLE Eril çocukların eril ve dişil çocukları. )
- VELED-İ KALB ile ...
( KALP ÇOCUĞU, MÂNEVÎ HAL )
- VELEH[Ar. > VÂLİH] ile VELEH[Ar.]
( [Kederden gelen] Şaşkınlık, sersemlik. İLE Kahır ve hışım. )
- DERLER":
"VELÎ" ile/ve/ne yazık ki "ZINDIK"
( [İşin ...]
Başında. @@ "Sonunda". )
- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars. < DÜST]
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )
- VELİ ile VELAYET ile VELAYET
( CUSTODIAN vs. CUSTODIANSHIP vs. CUSTODY )
( متولي ile سرايدار ile دالان دار ile سرايداري ile توليت ile حبس ile حفاظت ile حراست )
( MOTOLY ile SARAYDAR ile DALAN DAR ile SARAYDARY ile TOLYT ile HEBS ile HAFAZAT ile HARAST )
- VELÎME[Ar. çoğ. VELÂİM] ile ...
( Düğün yemeği/ziyafeti, şölen. | Evlenme, düğün. )
- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]
( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )
- VELVELE ile VELVELECİ/LİK
- VEN ile/ve/<> VENÜL
( Kanı, kalbe doğru götüren toplardamarlar. İLE/VE/<> Kılcal damar yatağı ve bir ven arasında kan taşıyan kan damarı. )
- VENA CONTRACTA[İng.] / CONTRACTION DE LA VEINE[Fr.] / VENA CONTRACTA[Alm.] ile/değil/yerine/= VENA KONTRAKTA
- VENETIAN RED[İng.] / ROUGE VÉNITIEN[Fr.] / ZEMENTROT[Alm.] ile/değil/yerine/= VENEDİK KIRMIZISI
- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU
- VENTURI TUBE[İng.] / TUBE DE VENTURI[Fr.] ile/değil/yerine/= VENTURİ TÜPÜ
- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)
- VENÜS:
SABAH TANRISI ile/ve AKŞAM TANRISI
( Aşk. İLE/VE Savaş. )
- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS
( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )
( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )
- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...
- VERÂ'/VERÂ[Ar.] ile VER'A[Ar.] ile VERÂ[Ar. çoğ. VERÂYÂ] ile VERA'[Ar.]
( Arka, geri, öte. | Başka, gayri. | Kıç, geri, dübür. İLE Korkaklık. İLE Halk, mahluk; âlem, kâinat. İLE Haramdan kaçınma. )
- VERA' ile ...
( HARAMDAN, ŞÜPHELİLERDEN KAÇINMA/SAKINMA )
- VERANDA[Fr. < Port.] ile/||/<> TERAS[Fr. < TERRASSE]/TARAÇA/AYAZLIK
( Daha çok ayrı yapıların zemin katında yer ile aynı seviyede ya da biraz yükseltilmiş, ön cepheyi kaplayan, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı büyükçe sundurma. İLE/||/<> Apartmanlarda ya da evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü. )
- VERASET ile VERASET İLAMI ile VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ
- VERATROLE[İng.] / VÉRATROL[Fr.] / VERATROL[Alm.] ile/değil/yerine/= VERATROL
- VERB[Ar.] ile ...
( Yabani hayvan ini. )
- VERDİRMEK ile VERDİ
- VERE ile VERDİ
( Bir kalenin ya da berkitilmiş bir yerin teslimi. İLE Bir borudan, bir saniyede geçen suyun ya da bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı. )
- VEREBİLMEK ile VERE ile VEREM ile VEREV ile VEREMLİ
- VERECEK ile VERECEKLİ
- VEREM(BCG) AŞISI ile ÖTEKİ AŞILAR
( GALOPAN: Hızla ilerleyen verem. )
( TUBERCULOSIS[Bacillus Calmette-Guérin] cum OTHER VACCINES )
- VEREM[Ar.]/SİLL[Ar.]/ÇIBAN/AKARSU ile AKARCA/FİSTÜL[Fr.]
( ... İLE Kemik veremi. | Sürekli işleyen çıban. | Küçük akarsu. | Kaplıca. )
- VEREM" ile/değil VEREYİM
- VERESİYE ile VERESİYECİ/LİK
- VEREV ile ...
( Bir köşeden, karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış ya da konulmuş olan. )
- VERGİ ile HARÇ
( BÂC )
- VERGİ ile/ve KİRA
( RÜSÛM[< RESM]: Vergiler, gümrük vergileri. | Usûl, merasim. İLE/VE ... )
( BÂC, BÂJ [vergi harç. | Gümrük vergisi.] ile/ve ... )
- VERGİ ile OKTRUVA[Fr.]
( ... İLE [eskiden] Kente giren şeylerden alınan vergi. )
- VERGİ ile ŞEREFİYE
( Belediyenin, yol yapmak/genişletmek gibi hizmetleri nedeniyle değeri artan mülk sahibinden, artan değerin üçte biri miktarı üzerinden alınan vergi. )
- VERGİ ile VERGİ
( Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para. | Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı. İLE Birinin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. | Allah vergisi. )
- VERGİLEMEK ile VERGİLENDİRMEK ile VERGİ ile VERGİCİ/LİK ile VERGİLİ ile VERGİSİZ ile VERGİ ORANI ile VERGİ DİLİMİ ile VERGİ İADESİ ile VERGİ KAÇAĞI ile VERGİ DAİRESİ ile VERGİ MATRAHI ile VERGİ KAÇAKÇISI ile VERGİ MUAFİYETİ ile VERGİ MÜKELLEFİ ile VERGİ YÜKÜMLÜSÜ ile VERGİ REKORTMENİ ile VERGİ BEYANNAMESİ ile VERGİ KAÇAKÇILIĞI
- VERİ/BİLGİ:
DUYU ile/ve/||/<>/> AKIL
( ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)
- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET
( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )
( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )
( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )
( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )
( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )
( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi.
Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )
(
)
( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |
vs./AND/+/<>/>/<
Time and place. )
( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |
vs./AND/+/<>/>
"Why?" question and answers. )
( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |
vs./AND/+/<>/>/<
Sentence. )
( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |
İLE/VE/+/<>/>/<
Zamanı ve Zemini )
( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |
İLE/VE/+/<>/>/<
Tümce. )
( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |
İLE/VE/+/<>/>/<
"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )
( DATA vs./and/<>/>/< INFORMATION vs./and/<>/>/< KNOWLEDGE vs./and/<>/>/< WISDOM, AWARENESS vs./and/<>/>/< ELEGANCE )
- VERİ BİLİMİNDE:
YAPAY ZEKÂ ile/ve/||/<>/> MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/ve/||/<>/> DERİN ÖĞRENME
(
)
( 


)
- UNIVERSE OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİ EVRENİ
- VERİ ile/ve/||/<>/> BİLİ ile/ve/||/<>/> BİLGİ ile/ve/||/<>/> BİLGELİK/FARKINDALIK
(
Veri - Bili - Bilgi - Bilgelik/Farkındalık
| Veri | Bili | Bilgi | Bilgelik |
|---|---|---|---|
| Harf | Hece | Sözcük | Tümce |
| Nokta | Çizgi | Biçim | Tasarım |
| Sayı | İşlem | Sonuç | Yorum |
| Nota | Melodi | Şarkı | Beste |
| Hava Durumu Ölçümü | Sıcaklık Çizeneği | İklim Çözümlemesi | Küresel Eğilimler |
| Ham nesneler | Malzemeler | Ürün | Bilinirlik Yönetimi |
| Ham Veri | Çizenek/Grafik | Yazanak/Rapor | İş Yönetimi |
(
| Örnek Alan | Veri | Bili | Bilgi | Bilgelik |
|---|---|---|---|---|
| Doğa Bilimleri | 25°C, 30°C, 28°C, 26°C (sıcaklık değerleri) | Ortalama sıcaklık: 27°C | Yaz mevsiminde hava normalden daha sıcak. | Gelecekte su kaynaklarını korumak için önlem alınmalı. |
| Sağlık | 70 kg, 1.75 m, 120/80 mmHg, 90 kalp atışı/dakika | VKİ: 22.86 (ortalama aralıkta) | Kişi, sağlıklı kiloda ancak kalp sağlığı için hareket etmesi gerek. | Sağlıklı yaşam tarzı, süreğen sayrılıkları önler. |
| İş Dünyası | 100, 500, 300 (aylık satış rakamları) | Ortalama aylık satış: 300 adet | Satışlar, yaz aylarında artıyor. | Stok ve pazarlama yönetimi, yaz aylarına göre ayarlanmalı. |
| Eğitim | 70, 85, 90, 65 (sınav notları) | Not ortalaması: 77.5 | Matematikte başarılı, tarihte ek çalışma gerekli. | Öğrenme biçimlerine uygun eğitim ön çalışmaları başarıyı artırır. |
| Finans | 1000 TL, 1500 TL, 2000 TL (aylık gelirler) | Ortalama aylık gelir: 1500 TL | Gelir düzenli ancak tasarruf oranı düşük. | Bütçe ayarlaması ve yatırım araçları değerlendirilmeli. |
| Trafik | 50 km/s, 60 km/s, 70 km/s (araç hızları) | Ortalama hız: 60 km/s | Trafik hız sınırlarına uyulmuyor. | Hız denetimi ve eğitimle kazalar azaltılabilir. |
| Tarım | 10 kg, 15 kg, 20 kg (ürün verimleri) | Ortalama verim: 15 kg | Toprak niteliği düşük, ... gerekli. | Sürdürülebilir tarım yöntemleriyle verim artırılabilir. |
( DATA vs./and/||/<>/> INFORMATION vs./and/||/<>/> KNOWLEDGE vs./and/||/<>/> WISDOM/AWARENESS )
- VERİ ile/ve/=/<> HABER
( DATA vs./and/=/<> NEWS )
- MUTÂ[Osm.] / DATA[İng.] / DONNÉE[Fr.] / DATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİ
- VERİ ile/ve/> SPERMATA
( Bilgi nesnesi. İLE/VE/> Dönüştürücü/dölleyici bilgi. )
- VERİ ile VERİ ANALİZİ ile VERİ TAŞIYICI ile VERİ HÜCRESİ ile VERİ MERKEZİ ile VERİ KANALI ile VERİ İLETİŞİMİ ile VERİ SIKIŞTIRMA ile VERİ EKRANI ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ FORMATI ile VERİ İŞLEME ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ DÜZEYİ ile VERİ YÖNETİMİ ile VERİ ORTAMI ile VERİ ORGANİZASYONU ile VERİ İŞLEME ile VERİ İŞLEMCİSİ ile VERİ KAYDEDİCİ ile VERİ KAYDI ile VERİ AZALTMA ile VERİ ALMA ile VERİ SETİ ile VERİ YAPISI ile VERİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile VERİ İLETİMİ ile VERİ BİRİMİ
( DATA vs. DATA ANALYSIS vs. DATA CARRIER vs. DATA CELL vs. DATA CENTER vs. DATA CHANNEL vs. DATA COMMUNICATION vs. DATA COMPACTION vs. DATA DISPLAY vs. DATA ELEMENT vs. DATA FORMAT vs. DATA HANDLING vs. DATA ITEM vs. DATA LEVEL vs. DATA MANAGEMENT vs. DATA MEDIUM vs. DATA ORGANIZATION vs. DATA PROCESSING vs. DATA PROCESSOR vs. DATA RECORDER vs. DATA RECORDING vs. DATA REDUCTION vs. DATA RETRIEVAL vs. DATA SET vs. DATA STRUCTURE vs. DATA TRANSDUCER vs. DATA TRANSMISSION vs. DATA UNIT )
( مفروضات ile داده ها ile داده کاوي ile داده بر ile ياخته داده ile مرکز داده ها ile مجراي داده ها ile ارتباط دادهاي ile داده فشاري ile داده نما ile عنصر داده ile قالب داده ها ile داده گرداني ile قلم داده ile سطح داده ile مديريت داده ها ile داده رسان ile سازمان داده ها ile داده پردازي ile داده پرداز ile پردازنده دادهها ile ضباط داده ها ile داده نگار ile داده نگاري ile ضبط داده ها ile داده کاهي ile بازيابي دادهها ile مجموعه داده ها ile ساخت داده ها ile مبدل داده ها ile مخابره داده ها ile واحد داده )
( MOFRUZAT ile DADEH CPEHA ile DADEH KAVY ile DADEH BAR ile YAKHTEH DADEH ile MARKZ DADEH CPEHA ile MOJRAY DADEH CPEHA ile ERTABAT DADEHYAY ile DADEH FESHARY ile DADEH NAMA ile ONSER DADEH ile GHALEB DADEH CPEHA ile DADEH GARDANY ile GHALAM DADEH ile SATH DADEH ile MADYRYT DADEH CPEHA ile DADEH RESAN ile SAZMAN DADEH CPEHA ile DADEH PARDAZY ile DADEH PARDAZ ile PARDAZANDEH DADEHESA ile ZABAT DADEH CPEHA ile DADEH NEGAR ile DADEH NEGARY ile ZABT DADEH CPEHA ile DADEH KAHY ile BAZYABY DADEHESA ile MAJMUE DADEH CPEHA ile SAKHT DADEH CPEHA ile MOBDEL DADEH CPEHA ile MOKHABREH DADEH CPEHA ile VAHAD DADEH )
- VERİ ile/ve/||/<> YORUM
( Fotoğraf. @@ Resim. )
- DONOR LEVEL[İng.] / NIVEAU DONNEUR[Fr.] / DONATORNIVEAU, DONORNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ DÜZEYİ
- DONOR[İng.] / DONNEUR[Fr.] / DONATOR, DONOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ
- VERİLDİ ile GERÇEĞİ GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA ile VERİLEN
( GIVEN vs. GIVEN THE FACT THAT vs. GIVEN TO )
( مبذول ile داده ile مفروض ile از آنجا که ile با توجه به اين که ile سپرده )
( MABZOL ile DADEH ile MOFRUZ ile AZ ANJA KEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile SEPARDEH )
- SPREAD OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİLERİN DAĞILIMI
- VERİLİ (ORTAK) AKIL ile/ve/> KURULU (ORTAK) AKIL
( Kültür. İLE/VE/> Uygarlık. )
( Nedenbilimsel. İLE/VE/> Erekbilimsel. )
- VERİLİ OLAN ile GERÇEK OLAN
( Gerçeğe varmış kişi, en içten kişidir. )
( Gerçeği arayışın kendi gerçeğin devinimidir. )
( Gerçeğin devam gereksinimi yoktur. )
( En iyi olan, yalnızca gerçek olandır. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Gerçeğe varış, kaynağı keşfetmek ve onda karar kılmaktır. )
( The realised person is the most earnest person.
The search for reality is itself the movement of reality.
Reality need not continue.
The real is your only good.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
The real is for all and forever.
If you can convey, it is not the real thing.
Realisation consists in discovering the source and abiding there. )
( BEING EMBEDED vs. BEING TRUE/REAL )
- VERİLİ ile ÇEVRİLİ
- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ
( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )
- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )
- VERİLMEK ile VERİŞTİRMEK ile VERİLEBİLMEK ile VERİMSİZLEŞMEK ile VERİMSİZLEŞTİRMEK ile VERİ ile VERİM ile VERİT ile VERİŞ ile VERİCİ/LİK ile VERİMLİ/LİK ile VERİMSİZ/LİK ile VERİ İŞLEM ile VERİ ORTAMI ile VERİ TABANI ile VERİ BANKASI ile VERİ DOSYASI ile VERİ TOPLAMA
- VERİM / VERMİM/VERMEYİM" ile/değil VEREYİM / VERMEYEYİM
- VERİM ile/ve BEREKET
( Bereket maddeyle ölçülmez. )
( YIELD vs. ABUNDANCE )
- VERİM ile/ve/||/<> YAPIT
- VERİMLİ ile DOĞURGANLIK ile GÜBRELEMEK ile GÜBRE
( FERTILE vs. FERTILITY vs. FERTILIZE vs. FERTILIZER )
( بارور ile پرثمر ile حاصلخيز ile پربرکت ile برومند ile حاصلخيزي ile باروري ile کودگياهي دادن ile کود دادن ile بارور کردن ile لقاح کردن ile حاصلخيز کردن ile حاصلخيز شدن ile کود ile آبستن کننده )
( BAROOR ile PORSMER ile HASELKHYZ ile PARBARKAT ile BOROMAND ile HASELKHYZY ile BAROORY ile KOODEGYAHY DADAN ile KOOD DADAN ile BAROOR KARDAN ile LAGHAH KARDAN ile HASELKHYZ KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile KOOD ile ABSTAN KONANDEH )
- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇİLECİ/LİK
- FÂİDE[Osm.] / EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT EN QUANTITÉ[Fr.] / GUTEVER, WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİMLİLİK
- VERİMLİLİK ile/ve/||/<>/< ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< AMAÇ
- VERİTABANI ile/||/<> ALGORİTMA
( Veritabanı veri depolama İLE algoritma işlem yöntemi. )
( Formül: Storage İLE processing method )
- VERITAS ile ALETHIA
( Latince. İLE Yunanca. )
( Hakikat ve doğruluk. )
( Gizil olanağın/gücün açığa/ortaya çıkarılması. | Açığa çıkış sürecinin bilinmesi. )
- VERITAS ile/ve/||/<>/< VERUM
(
| Ölçüt | VERITAS | VERUM |
|---|---|---|
| Latince Köken | veritas (hakikat, doğruluk) | verum (doğru olan şey) |
| Temel Tanım | Bilgi, yargı ya da önermenin gerçeğe uygun olma durumu | Doğruluğu kendinde taşıyan var olan ya da olgu |
| Felsefî Alan | Epistemoloji, mantık | Ontoloji |
| Doğruluğun Yeri | Bilgide ve yargıda | Var olan ve nesnede |
| Konu | Bilgi, önerme, söylem | Var olan, nesne, durum |
| Doğruluk Türü | Bilişsel/bilideki doğruluk | Varoluşsal doğruluk |
| Örnek Soru | “Bu yargı doğru mu?” | “Bu şey doğru olarak var mı?” |
| Skolastik Yaklaşım | Us ile şeyin uygunluğu [adequatio intellectus] | Var olanın doğru olması [verum est ens] |
| Aralarındaki İlişki | Verum’a dayanarak kurulur | Veritas’ın nesnel zeminini oluşturur |
| Yaygın Yanlış Anlama | Sanki "şeyin kendi"ymiş gibi algılanması | Sanki "doğru bilgi"ymiş gibi algılanması |
| Modern Kullanım | Bilgi ve doğruluk kuramlarında merkezî | Varoluşsal arka planda, dolaylı |
- VERİVERMEK ile VERİ VERMEK
- VERMEK:
SELENİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAĞINI
( Az kişiye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok kişiye. )
- VERMEK/VERİLMİŞ OLAN ile/ve/değil EMÂNET ETMEK/EDİLMİŞ OLAN
- VERMEK ile ALMAK
( TO GIVE vs. TO TAKE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE WITHOUT EXPECTATION
TO GIVE WITHOUT EXPECTATION instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine DEVRETMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO TRANSFER
TO TRANSFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ile FAYDA SAĞLAMAK ile TARAFSIZ ile TARAFSIZ OLARAK
( IMPART vs. IMPART BENEFITS vs. IMPARTIAL vs. IMPARTIALLY )
( بهرهمند ساختن ile افاضه کردن ile بي غرض ile حق گو ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
( BACPAREAMAND SAKHTAN ile AFAZEH KARDAN ile BEY GHARZ ile HAGH GO ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
- VERMEK ile/ve/<>/değil GERİ VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK
( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE AS A GIFT
TO GIVE AS A GIFT instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/yerine İKRAM
- VERMEK ile/ve KATMAK
( TO GIVE vs./and TO ADD )
- VERMEK ile/ve/<>/< NASIL VERECEĞİNİ BİLMEK
( Aslolan/esas. İLE/VE/<>/< Yöntem/usûl. )
( TO GIVE vs./and/<>/< WISDOM OF HOW TO GIVE )
- VERMEK ile PES ETMEK
( GIVING vs. GIVING UP )
( منتج ile واگذاري ile دهش ile ترک ile انصراف )
( MONTEJ ile VAGOZARY ile DAHASH ile TARK ile ENSERAF )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO OFFER
TO OFFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/||/<>/>/< VAZGEÇMEK
( TO GIVE vs./and TO GIVE UP )
- VERMEK ile/ve/değil ZAMANINDA VERMEK/İNFÂK[Ar.]
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE IN RIGHT TIME )
- VERMEK/ALMAK ile PAYLAŞMAK
( Paylaşmak, zevki bir kat artırır. )
( TO GIVE/TO TAKE vs. TO SHARE )
- VERMIDI[Fr.] ile/değil/yerine/= VERMİDİ
- VERMIFUGE[İng.] / WÜRMMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VERMİFÜJ
- VERMICULITE[İng.] / VERMICULITE[Fr.] / VERMICULIT[Alm.] ile/değil/yerine/= VERMİKULİT
- LACQUER, VARNISH, ACETATE LACQUER, CEYLON AGAR-AGAR, LAC[İng.] / VERNIS, LAQUE, LAQUE ACETATE, MOUSSE DE CEYLAN, VOIR AGAR-AGAR[Fr.] / FILTRATION, FILTRIEREN, LACK, FIRMIS[Alm.] ile/değil/yerine/= VERNİK, AGAR, AGAR JELİ, LAK, SARI VERNİK
- VERNİKLEMEK ile VERNİKLENMEK ile VERNİK ile VERNİKLİ ile VERNİKSİZ
- VERTEBRATA ile/||/<> İNVERTEBRATA
( Vertebrata omurga, invertebrata omurgasız. )
( Formül: Backbone İLE no backbone )
- VERTEX ALGEBRA ile/||/<> CONFORMAL FİELD THEORY
( Vertex algebra cebirsel conformal field theory yapısıyken İLE CFT fiziksel conformal field theory modelidir )
( Formül: Operator product expansion )
(1996'dan beri)