ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.820 başlık/FaRk ile birlikte,
71.820 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(55/289)
- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ
- CLAUSIUS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-NUMMER, CLAUSIUS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS SAYISI
- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ
- CLAUSIUS LAW[İng.] / LOI DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS YASASI
- CLAUSİUS-CLAPEYRON ile/||/<> ANTOİNE DENKLEMİ
( C-C faz dengesi kuramk, Antoine ampirik buhar basıncı. )
( Formül: dP/dT = ΔH/TΔV )
( Benoît Clapeyron tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CLAUSIUS[İng.] / CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS
- CLEBSCH GORDON KAT SAYİSİ ile/||/<> VEKTÖR ÇİFTLENİM KAT SAYİSİ
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- CLICK CHEMISTRY ile/||/<> TRADITIONAL ORGANIC CHEMISTRY
( Click chemistry yüksek verimli seçici reaksiyonlarken İLE traditional organic chemistry çok adımlı düşük verimli sentezlerdir )
( Formül: CuAAC reaction )
- CLİCK KİMYASI ile/||/<> KLASİK SENTEZ
( Click azid-alkin hızlı verimli, klasik çok basamak. )
( Formül: CuAAC İLE çoklu )
- CLİN-/CLİNO- ile/||/<> CYRT-/CYRTO- ile/||/<> SCOLİO-
( Eğim, eğrilik, eğik olma. İLE/||/<> Eğri, dışbükey, bükülmüş. İLE/||/<> Kıvrımlı, eğri, çarpık. )
- CLOAKİNG İLE SUPERLENS İLE ZERO INDEX İLE HYPERBOLİC ile/||/<> METAMALZEME UYGULAMALARI
( İleri metamalzeme tasarımları. )
( Formül: ε < 0 İLE μ < 0 )
- CLOUD ile CLAUDE[ANTHROPIC]
- CLUSTER ALGEBRA ile/||/<> QUİVER REPRESENTATION
( Cluster algebra belirli exchange ilişkilerine sahip halka yapısıyken İLE quiver representation directed graph üzerinde temsil kuramıdir )
( Formül: Mutation process )
- CLUSTER ile/||/<> ÇOK ÇEKİRDEKLİ
( Cluster M-M bağlı grup, polynuclear köprü ligand. )
( Formül: Fe₄S₄ İLE Cu₂(OAc)₄ )
- cm ile Cm
( Santimetre. İLE Küryum. )
( METRE MiT CURIUM )
( LE MÈTRE AVEC CURIUM )
( METER VS. CURIUM )
- CMB İLE BAO İLE IA SÜPERNOVA ile/||/<> KOZMOLOJİ GÖZLEMLERİ
( Evrenin genişlemesini kanıtlayan gözlemler. )
( Formül: T = 2.725 K (CMB) )
- CMB İLE BAO İLE TYPE IA İLE WEAK LENSİNG ile/||/<> KOZMOLOJİK PROBLAR
( Evren parametrelerini ölçme yöntemleri. )
( Formül: z = H₀d/c )
- CMB ile/||/<> CΝB
( CMB foton arka plan 2.7K İLE CνB nötrino 1.9K tespit edilememiş. )
( Formül: COBE/WMAP İLE teorik )
- CMC ile/||/<> AGREGASYON SAYISI
( CMC kritik misel konsantrasyonu, agregasyon misel boyutu. )
( Formül: Başlangıç İLE N )
- CNN İLE RNN İLE TRANSFORMER ile/||/<> DERİN ÖĞRENME MİMARİLERİ
( Farklı veri türleri için ağ yapıları. )
( Formül: Attention(Q ileK ileV) )
- COASTLİNE İLE CLOUDS İLE MOUNTAİNS ile/||/<> DOĞAL FRAKTALLAR
( Doğada görülen fraktal yapılar. )
( Formül: L ∝ r^(1-D) )
- ÇOBAN ile ÂBİL[Ar.]
( ... İLE Çayırda otlayarak suya gereksinimi olmayan hayvan. | Koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan kişi. )
- ÇOBAN ile GAUCHO
( ... İLE Patangonya'da yaşayan koyun çobanları. )
- ÇOBANÇANTASI ile ÇOBANDAĞARCIĞI ile ÇOBANDEĞNEĞİ ile ÇOBANDÜDÜĞÜ ile ÇOBANİĞNESİ ile ÇOBANPÜSKÜLÜ ile ÇOBANSÜZGECİ ile ÇOBANTARAĞI ile ÇOBANTUZLUĞU
( Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. İLE Turpgilllerden, yabani bir bitki, kuşekmeği. İLE Karabuğdaygillerden, beyaz ya da pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi. İLE İkiçeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneciotu. İLE Itır çiçeği cinsinden, kokulu bir bitki. İLE Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi. İLE Yoğurtotu. İLE Maydanozgillerden, tarlalarda çok rastlanılan, beyaz çiçekli bir bitki. İLE Sarıçalı. )
( CAPSELLA BURSA PASTORIS cum THIASPI cum POLYGONUM AVICULARE cum ASARUM EUROPAEUM cum GERANIUM cum ILEX AQUIFOLIUM cum ... cum SCANDIX cum ... )
- ÇOBANÇEŞME ile/ve ÇOBAN ÇEŞMESİ
( Havaalanı sapağı öncesinde bulunan çeşme ve semt. İLE/VE Alibeyköy Deresi ve Kemerburgaz yolunda. [Silâhtar Yusuf Ağa - 1595] )
- ÇOBAN/LIK ile ÇOBANLAR ile ÇOBANSIZ/LIK ile ÇOBANLAMA ile ÇOBAN BÖREĞİ ile ÇOBAN KEBABI ile ÇOBAN KÖPEĞİ ile ÇOBAN MERHEMİ ile ÇOBAN YILDIZI ile ÇOBAN SALATASI
- COCKCROFT-WALTON ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= COCKCROFT-WALTON HIZLANDIRICISI
- COCKROFT-WALTON-BESCHLEUNIGER, COCKROFT-WALTON-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= COCKROFT WALTON HIZLANDIRICI
- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )
- ÇOCUĞU "ÖVÜNCE":
KİBİRLİ ile HIRSLI ile ÇABALI ile BENCİL ile AHLÂKLI
( "Zekâ" ve "kişiliğini" "översek". İLE (")Başarısını(") "översek". İLE Çabasını översek. İLE "Tipini" "översek". İLE İyi davranışlarını översek. )
- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
(
)
- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK
- ÇOCUĞU/NU:
ACINDIRIRSAN ile ACIKTIRIRSAN
( Arsız olur. İLE Hırsız olur. )
- ÇOCUK DOĞURMAK/DOYURMAK ile/ve/değil/||/<>/> YOĞURMAK
- ÇOCUK DÜŞÜNCESİ ile/değil/yerine ŞİZOİD DÜŞÜNCE ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ
- ÇOCUK GELİŞİMİNDE:
3 ile/ve/||/<> 6 ile/ve/||/<> 9 ile/ve/||/<> 12
( Çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel sağlığı için...
3 yaşından önce televizyon izletmiyoruz!...
İLE/VE/||/<>
6 yaşından önce bilgisayar oyunları oynatmıyoruz!...
İLE/VE/||/<>
9 yaşından önce tek başına internete girmesine izin vermiyoruz!
İLE/VE/||/<>
12 yaşından önce de sosyal medya kullanmalarına izin vermiyoruz!... )
(
)
- ÇOCUK GELİŞİMİNDE:
OTİSTİK EVRE ile/ve/||/<>/> SİMBİYOTİK EVRE
( bkz. MAHLER )
- ÇOCUK HAKLARI'NDA:
FELSEFÎ ile/ve/||/<> HUKUKÎ
( * Refah hakkı
* Korumacı haklar
* Yetişkin hakları
* Ebeveyne yönelik haklar
İLE/VE/||/<>
* Olumsuz durumlarda
* Olumlu durumlarda
* Etkin durumlarda )
- ÇOCUK HAKLARINDA:
NESEB HAKLARI ile/ve/||/<> MİRAS HAKLARI ile/ve/||/<> VASIF HAKLARI ile/ve/||/<> VASİYET HAKLARI
- ÇOCUK:
(hem) (")MASUM(") ile/ve/değil/hem de/||/<> KURNAZ
- ÇOCUK":
KAN ile/ve/||/<>/> CAN ile/ve/||/<>/> MAL
( Karnında. @@ Yaşamında. @@ Öldükten sonra. )
- ÇOCUK:
OBEZ ile/değil/yerine GÜRBÜZ
- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR
- ÇOCUK ile/||/<> AŞTAL/AFARA/KENCE/TEKNE KAZINTISI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE/||/<> Kişinin sonuncu [yaşlılık çağlarında doğan] çocuğu. )
- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> ÇIRAK
- ÇOCUK ile ÇOCUK İSTİSMARI ile ÇOCUKSUZ ile ÇOCUKSU ile ÇOCUKSU
( CHILD vs. CHILD ABUSE vs. CHILDLESS vs. CHILDLIKE vs. CHILDLY )
( ولد ile خرد سال ile فرزند ile طفل ile بچه ile کودک ile کودک آزاري ile بي اولاد ile بدون فرزند ile بي فرزند ile کودک مانند ile مثل بچه )
( ولد ile KHARD SAL ile FARZAND ile TAFEL ile BECHEH ile KOODAK ile KOODAK AZARY ile BEY OLAD ile BEDON FARZAND ile BEY FARZAND ile KOODAK MANAND ile MOSL BECHEH )
- ÇOCUK ile HIRSIZ
( İkisi için de, geldiğimiz son nokta[olanaklar/koşullar], onların başlangıç noktasıdır.[Dolayısıyla, ne çocuğun, ne de hırsızın "zekâ"sının ve/ya da "başarı"larının üzerinde fazla durulmaz/durulmamalıdır!] )
- ÇOCUK ile KİŞİ
- ÇOCUK ile/ve SABÎ[Ar.]
( ... İLE/VE Henüz memeden kesilmemiş erkek çocuk. | Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. )
( SABÎ-İ MUABBİR: Söyleyen ve söylediğini bilen çocuk. )
- ÇOCUK ile ŞAKA YAPMAK
( KID vs. KIDDING )
( بچه ile کوچولو ile چرم بزغاله ile بچه بازي )
( BECHEH ile KUCHOLO ile CHARAM BOZGHALEH ile BECHEH BAZY )
- ÇOCUK ile VAHŞİ ÇOCUK
( ... İLE Hindistan'da. )
- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞMİŞ/SERPİLMİŞ ÇOCUK/ÜFHÛD[Ar.]
- ÇOCUKÇA ile ÇOCUKÇA HAREKET
( CHILDISH vs. CHILDISH ACT )
( طفلانه ile کودکانه ile بچگانه ile بچگي )
( طفلانه ile KOODKANEH ile BECHEGANEH ile BECHAGY )
- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK
( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )
( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )
( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )
( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )
- ÇOÇUK/ÇOÇUQ ile ÇOCUK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Domuz yavrusu. İLE İnsan yavrusunun bebeklikten gençliğe/ergenliğe kadarki dönemi. )
- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK
- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK
- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK
- ÇOCUKLARIN CEZÂLANDIRILMASINDA:
0 - 12 ile/ve/||/<> 13 - 15 ile/ve/||/<> 15 - 18
( Tam sorumsuzluk. İLE/VE/||/<> Tam sorumsuzluk ya da sınırlı sorumluluk. İLE/VE/||/<> Sınırlı sorumluluk. )
- ÇOCUKLARIN, KARANLIKTAN KORKMASI
ile/değil/ne yazık ki/>
"YETİŞKİNLERİN", AYDINLIKTAN KORKMASI
- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve/||/<> RÜŞT VE KEMÂL
- ÇOCUK/LUK ile GENÇ/LİK
( ... ile CİVÂN/CEVÂN/CÜVÂN )
( CHILD vs. YOUTH/TEENAGE/ADOLESCENCE )
- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK
( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )
( Hiçbir şeyde, "her şeyi bulur". İLE/> "Her şeyde", hiçbir şey bulamaz. )
- YAŞ:
ÇOCUKLUKTA/GENÇLİKTE ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİKTE
( Girilen/gün alınan. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanılan/yaşanılan. )
- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )
- ÇOCUKSULAŞMAK ile ÇOCUKSU/LUK
- CODDINGTON LENS[İng.] / LENTILLE DE CODDINGTON[Fr.] / CODDINGTONSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= CODDİNGTON MERCEĞİ
- CODİNG THEORY ile/||/<> COMPRESSION THEORY
( Coding theory hata düzeltme kodlarını incelerken İLE compression theory veri sıkıştırma algoritmalarını inceler )
( Formül: Hamming distance )
- çoğ. ile coğ.
( "Çoğul"un kısaltması. İLE "Coğrafya"nın kısaltması. )
- ÇOG ile ÇOG ile ÇOGI/ÇAGI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Güneşin kavuruculuğu, parlaklığı. İLE Odunun kor duruma geldikten sonra ateşten çıkan alevi. İLE Gürültü. )
- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA
- ÇOĞALMA ile/<> BÖLÜNEREK ÇOĞALMA
- ÇOĞALMA ile/||/<> ÇOĞALMA ETMENİ / ÇOĞALMA FAKTÖRÜ / ÇOĞALMA SABİTİ
( Bir yan iletkende yük taşıyıcıların artmasıyla akımdaki artış. | Bir kritik altı reaktördeki nötron akışının, nötron kaynağının akışına oranı. İLE/||/<> Bir reaktörde art arda gelen iki Nm ve Nm+1 nötron kuşağının k = Nm+1 / Nm ile verilen, kritiklik etmeni ya da kritiklik kat sayısı da denilen oranı. | Bir defada doğan etkin bölünme nötronlarının net sayısı. Reaktör ortamı için [sonlu ortam olduğundan] etkin çoğalma etmeni olarak da adlandırılır. [Simgesi: k, ket] )
( TEKÂSÜR ile TEKSİR EMSÂLİ )
( MULTIPLICATION vs. MULTIPLICATION FACTOR )
( LA MULTIPLICATION avec LE FACTEUR DE LA MULTIPLICATION )
( VERHMEHRUNG, MULTIPLIKATION mit VERHMEHRUNGSFAKTOR, MULTIPLIKATIONSFAKTOR )
- ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME
- ÇOĞALMAK ile ÇOĞALTMAK ile ÇOĞALTILMAK ile ÇOĞALABİLMEK ile ÇOĞALTTIRMAK ile ÇOĞALIVERMEK ile ÇOĞALTABİLMEK ile ÇOĞALTIVERMEK
- AUGMENTER, INCREASER[İng.] / AUGMENTATEUR, MULTIPLICATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALTICI
- ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI TÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI TÜP / ÇOĞALTICI FOTOTÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI FOTOTÜP ile/||/<> ÇOĞALTKAN OLMAYAN ORTAM / ÇOĞALTKAN OLMAYAN REAKTÖR / REAKTİFLİK
( Gerilim aralığını artırmak için bir gerilimölçerle seri bağlı olarak kullanılan direnç. İLE/||/<> Fotokatodu ve çıkış elektrodu arasında giderek artan potansiyel farkları altında bir ya da daha fazla kademeli dinotları olan, fotokatottan gelen elektronların her dinotta yansıyarak ve her yansımada yayılan ikincil elektronların eklenmesiyle çoğalarak yükselmiş çıkış alınan bir fototüp. )
( AUGMENTER, iNCREASER VS. ELECTRON MULTiPLiER PHOTOTUBE )
( L'AUGMENTATEUR AVEC LE PHOTOTUBE DU MULTiPLiCATEUR D'éLECTRON )
( MULTiPLiKATOR MiT ELEKTRONENVERViELFACHLiSCHE PHOTORöHRE )
- ÇOĞALTILABİLMEK ile ÇOĞALTIM ile ÇOĞALTIŞ ile ÇOĞALTICI
- ÇOĞALTMA ile ÇOĞALTMA MAKİNESİ
- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME
( DIFFRACTION avec/et ... )
( TEKÂSÜR/TEKSÎR[< KESRET] ile/ve ... )
- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK
( TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING )
- ÇOĞAL(T)MAK ile/ve/||/<> YAYGINLAŞ(TIR)MAK
- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK
- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )
- ANKLAV:
COĞRAFİ ile/ve/||/<> SİYASİ ile/ve/||/<> ETNİK
( Coğrafi Anklavlar:
Bir ülkenin topraklarının başka bir ülke tarafından çevrelenmiş olması.[Lesotho, Güney Afrika tarafından çevrelenen bir anklavdır.]
İLE/VE/||/<>
Siyasi Anklavlar:
Ülke içinde ülke olan, farklı devlet toprağıyla kuşatılmış siyasi yapılar.[Vatikan, İtalya sınırları içinde yer alan bir anklavdır.]
İLE/VE/||/<>
Etnik Anklavlar:
Farklı bir kültürün yaşandığı ve öteki kültürlerle sınırlandırılmış bölgeler.[Gettolar, küçük İtalyan bölgeleri ve Çin mahalleleri vb.] )
(
| Anklav Türü | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Coğrafi Anklav | Coğrafi olarak bir ülkenin içinde tamamen çevrili olan bölge. | San Marino (İtalya içinde) |
| Siyasi Anklav | Politik nedenlerle başka bir ülke tarafından tamamen çevrelenmiş bölge. | Kaliningrad (Rusya'ya ait ancak diğer ülkelerle çevrili) |
| Etnik Anklav | Farklı etnik bir grubun çoğunlukta olduğu ve çevre ülkenin kültürel yapısından farklılık gösteren bölge. | Nagorno-Karabağ (Azerbaycan içinde Ermeni nüfus ağırlıklı) |
- COĞRAFİ ile COĞRAFİ DURUM
- COĞRAFYA ile COĞRAFYA
( ... İLE Strabon'un yazdığı kitabın adıdır! )
- COĞRAFYA ile COĞRAFYACI/LIK
- COĞRAFYA ile/ve İKLİM
- COĞRAFYA ile/||/<> SEYAHAT
( Rihle, 120.000 km seyahat kaydı )
( İbn Batuta tarafından 1355 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1304-1369) (Ülke: Fas) (Önemli katkıları: Seyahatname, coğrafi keşifler) )
- COĞRAFYACI ile COĞRAFİ ile COĞRAFİ OLARAK ile COĞRAFYA
( GEOGRAPHER vs. GEOGRAPHICAL vs. GEOGRAPHICALLY vs. GEOGRAPHY )
( جغرافي دان ile جغرافيايي ile تلگرافاً ile علم جغرافيا ile جغرافي )
( جغرافي دان ile JOGHARAFYAYY ile TELGARAFAN ile ALAM JOGHARAFYA ile جغرافي )
- ÇOĞU ŞEYİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK ile/değil/yerine BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK
- ÇOĞUL / ÇOK/LU ile/ve/=/||/<> KAVRAM
( Nesne(ler)de. İLE/VE/=/||/<> Düşüncede/anlıkta. )
- ÇOĞUL KİŞİLİK ile/ve/||/<> AYRIŞMA SORUNU
- ÇOĞUL MEME/POLİMASTİ ile/ve/||/<> ÇOK MEME BAŞLILIĞI/POLİTELİ
- ÇOĞUL ile/ve/değil BİRDEN FAZLA
- ÇOĞUL ile/ve/||/<> ÇOKLU
- ÇOĞUL ile TEKİL
( PLURAL vs. SINGULAR )
- ÇOĞUL ile TEKİL
- ÇOĞULLAMAK ile ÇOĞULLAŞMAK ile ÇOĞULLAŞTIRMAK ile ÇOĞULLAŞTIRILMAK ile ÇOĞU ile ÇOĞUL/LUK ile ÇOĞUN/LUK ile ÇOĞULCU/LUK ile ÇOĞU KEZ ile ÇOĞUL EKİ ile ÇOĞUNLUK SİSTEMİ
- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK
- ÇOĞULLUK ile/ve/||/<> SOYUTLAMA
- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK
- ÇOĞUNLUK TAŞIYICILARI ile/||/<> ÇOĞUNLUK YAYICISI
( Bir yan iletkende taşıyıcıların toplam sayısının yansından çoğunu oluşturan elektron ya da deşikler. İLE/||/<> Bir transistörde çoğunluk taşıyıcıları akımını elektrotlararası bölgeye gönderen kaynak elektrot. )
( MAJORiTY CARRiER VS. MAJORiTY EMiTTER )
( LES PORLEURS MAJORiTE AVEC L'éMETEUR MAJORiTé )
( MAJORiTäTSLADUNGSTRäGER, MAJORiTäTSTRäGER MiT MAJORiTäTSEMiTTER )
- PORTEURS MAJORITAIRES[Fr.] / MAJORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICILARI
- MAJORITY CARRIER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICISI
- MAJORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MAJORITAIRE[Fr.] / MAJORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK YAYICISI
- ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"
- ÇOĞUNLUK ile BÜYÜK/GENİŞ ÇOĞUNLUK
( MAJORITY vs. WIDED MAJORITY )
- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞUL
( MAJORITY vs. PLURAL )
- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞULLUK
( MAJORITY vs. PLURALITY )
- ÇOĞUNLUK ile NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK
- ÇOĞUNLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜ
- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI
( ... ile/değil/yerine/<> NİSAP )
- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK
- ÇOĞUNLUKLA) TÜM DÜNYADA/KÜLTÜRLERDE ile/ve İSLÂM'DA ile/ve HRİSTİYANLIK'TA ile/ve YAHUDİLİK'TE
- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN
- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...
- ÇOĞUNLUKLA ile HER ZAMAN
( MOSTLY vs. EVERY TIME )
- ÇOĞUNLUK/LA ile/ve/||/<> YOĞUNLUK/LA
- ÇÖĞÜR ile ÇÖĞÜR
( İri gövdeli, kısa saplı, bir tür halk sazı. İLE Maydanozgillerden, bir çeşit dikenli yaban bitkisi. | Tohumdan yetişmiş, küçük fidan. )
- ÇÖĞÜR ile ÇÖĞÜRCÜ
- COHERENCE ile/||/<> TUNNELING ile/||/<> ENTANGLEMENT ile/||/<> BİYOLOJİK KUANTUM
( Canlılardaki kuantum etkileri. )
( Formül: Exciton transfer )
- COHERENT IŞIK ile/||/<> INCOHERENT IŞIK
( Coherent ışık sabit faz ilişkisi (lazer), incoherent rastgele fazlıdır. )
( Formül: Lazer İLE ampul )
- COHERENT LİGHT ile/||/<> INCOHERENT LİGHT
( Coherent light sabit faz ilişkisi olan ışıkken İLE incoherent light rastgele faz dağılımı olan ışıktır )
( Formül: Laser light )
- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ANLAM ÇOKLUĞU
- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ÇOKLU ANLAMLILIK
- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve ORTAK ANLAMLILIK
- MEHRGLIEDRIGES OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİLEŞENLİ OPTİK SİSTEM
- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK
- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK" ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK
- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN
( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )
- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA
- ÇOK ÇEŞİTLİ/FARKLI ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve/<> BİLDİĞİ(N) KONUDA ÇOK ÇEŞİTLİ/DERİN ŞEYLERİ BİLMEK
( Okyanusun yüzeyini görüp de alttaki derinliği ve ucsuz bucaksızlığı tümüyle unutma! )
( TO KNOW VARIOUS/DIFFERENT THINGS vs./and/<> TO KNOW VARIOUS/DEEP THINGS ON YOUR KNOWLEDGE
It is like seeing the surface of the ocean and completely forgetting the immensity beneath! )
- ÖPMEK:
COK COK ile/ve/||/<> ÇOK ÇOK
- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK
- ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )
( [not] TO THINK MUCH vs./and/but TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED
TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED instead of TO THINK MUCH )
- MULTIPHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK EVRELİ
- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK
- MULTIPHASÉ[Fr.] / MEHRPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FAZLI
- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA
- MEHRPHOTONENIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLA İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA
- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN
( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )
- ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ
( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! )
- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON
- MULTIGROUP MODEL[İng.] / MODÈLE À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU ÖRNEKÇE/MODEL
- ÇOK GÜZELSİN! DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI
( )
( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )
- POLIYSELISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALI BİLEŞİKLER
- POLYCYCLICS[İng.] / POLYCYCLIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALILAR
- VERY FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS TRÈS RAPIDES[Fr.] / SEHR SCHNELLE NEUTRONEN, ÜBERPROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HIZLI NÖTRONLAR
- ÇOK/GERÇEKTEN İSTEMEK ile/ve/<> TAM/DOĞRU İSTEMEK
( REQUEST SO MUCH vs./and/<> ENTIRE/RIGHT REQUEST )
- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK
( REQUEST SO MUCH vs. REALLY REQUEST/WANT
REALLY REQUEST/WANT instead of REQUEST SO MUCH )
- MULTICHANNEL ANALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK KANALLI ÇÖZÜMLEYİCİ
- ÇOK KATLI PAZARLAMANIN YAPISI VE İŞLEYİŞİ ile PİRAMİT ŞEMA ORGANİZASYONLARININ YAPISI VE ÖZELLİKLERİ
- ULTRA SHORT WAVES[İng.] / ONDES ULTRA-COURTES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KISA DALGALAR
- ÇOK KİŞİYLE ile/ve/||/<> AZ KİŞİYLE ile/ve/||/<> TEK BAŞINA
( Konuş. İLE/VE/||/<> Düşün. İLE/VE/||/<> Karar al. )
- ÇOK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK ÇOK KONUŞAN
( Dayanılmazlar. )
- ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK
- POLYCRYSTALLINE[İng.] / POLYCRISTALLIN[Fr.] / POLYKRISTALLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KRİSTALLİ
- ÇOK KULLANIM ile/ve/değil/||/<> KÖTÜ KULLANIM
- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK
- MULTIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION MULTIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU GEÇİŞ
- MULTIPOLAR[İng.] / MULTIPOLAIRE[Fr.] / MEHRPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU
- ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR ile/ve/değil/yerine/||/<> VUSLATTA, GINA VARDIR ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR
- ÇOK ÖFKELİ ile ÖFKE
( FURIOUS vs. FURIOUSNESS )
( غيظي ile خشمناک ile غضبناک ile غضبناکي ile عصبانيت )
( غيظي ile KHSHMANAK ile GHZABNAK ile GHZABNAKY ile ASOBANYT )
- ÇOK PARAYA GEREKSİNİMİM/İZ VAR ile/değil PARAYA, ÇOK GEREKSİNİMİM/İZ VAR
- ÇOK SATANLAR ile/ve/||/<> ÇOK İLGİ GÖRENLER
- ÇOK SESLİLİK / İFADE HAKKI ile/değil DENSİZLİK
( "Sosyal medya"da. İLE/DEĞİL Günlük yaşamda. )
( Keyfiyette. İLE/DEĞİL Gerçeklikte. )
( "Kendi çıkarlarında." İLE/DEĞİL Ortak alanda, olanaklarda ve koşullarda. )
- ÇOK SEVMEK ile/değil/yerine SEVMEK
- ÇOK ŞEY BİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇOK ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) ŞEYLERİ BİLMEK
( [not] TO KNOW MANY THINGS vs./and/but TO KNOW THE MOST IMPORTANTS
TO KNOW THE MOST IMPORTANTS instead of TO KNOW MANY THINGS )
- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK
- ÇOK SÖZ ile/ve/<> ÇOK MAL
( Yalansız olmaz. İLE/VE/<> Haramsız olmaz. )
- ÇOK SÖZ ile/yerine TOK SÖZ
( Sözü çoğaltan, perdeyi kalınlaştırır. )
( MANY WORD vs. FULL WORD
FULL WORD instead of MANY WORD )
- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )
- ÇOK ULUSLULUK ile/değil/yerine EVRENSELLİK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Dil, hukuk ve kavramsallık. )
- ÇOK VERİ/BAŞLIK/AYRINTI:
OLMAYANLAR ile OLANLAR
- ÇOK YAŞA:
KÜLTÜRDE/ÜLKELERDE ile/ve/||/<>/> İSPANYA'DA
( Sağlık ve yaşam dileği. İLE/VE/||/<>/> 1. hapşırmada: Sağlık[Salud] | 2.'de: Para[Dinero] | 3.'de: Aşk[Amor]. dileği. )
- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )
( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )
- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK
( [not] TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT
TO LOVE TO EAT instead of TO EAT MUCH )
- ÇOK YEMİŞİM/YEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEDİKLERİM ÇOK GELDİ
- ÇOK YORULMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇABUK YORULMAK
- FRÉQUENCE TRÈS HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANS
- HYPERFREQUENCY WAVES[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANSLI DALGALAR
- [ne yazık ki]
ÇOK ile/değil/>< AZ
( Sözcük. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Anlam.
"Yargı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Adâlet.
Geveze. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konuşan.
Sevişen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Seven.
Yürüyen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< İlerleyen. )
( "Yetmez." İLE/DEĞİL/>< Yeter. )
- ÇOK ile/||/<> BOL
( ... @@ VÜS'AT[: Genişlik, bolluk. | Para durumu. | Boş meydan, fırsat. | Genlik.] )
( BİSYÂR ile GÜMRÂH )
( A LOT vs. ABUNDANCE )
- ÇOK ile BOL BOL
( A LOT vs. ABUNDANTLY/AMBLY )
- ÇOK ile/ve/değil ÇOĞUL
- ÇOK ile DELİM
( ... İLE Çok, fazla, ziyade. )
- ÇOK ile FURYA[İt. < FURIA]
( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )
- ÇOK" ile/ve/ne yazık ki/<>/> "HEP"
( Birden, "çok"; ikiden, "hep" çıkmaz/çıkarılmaz!["genellemeden, indirgemeden ve özdeşleştirmeden" || "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" olmadan düşünmeyi/konuşmayı yeğleyerek!] )
- ÇOK ile HIZLI
( A LOT vs. RAPID )
- ÇOK ile PEK
- ÇOK ile SIK SIK
( A LOT vs. OFTEN )
- ÇOK ile/ve/||/<>/> ŞOK
- ÇOK ... ile SON DERECE ...
- ÇOK ile SÜREKLİ
( A LOT vs. CONTINUAL )
- ÇOK ile/>< YOK
( MANY/MUCH vs./>< ABSENT/NONE )
- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )
- ÇÖKEK ile ÇÖKELGE
( Çukur yer. | Bataklık, sazlık. İLE Bataklık, su kenarı, balçık. )
- ÇÖKELEK ile ÇÖKELEKLİ
- ÇÖKELGE ile ÇÖNGÜL
( Bataklık, su kenarı, balçık. İLE Ufak bataklık, çamurlu küçük göl. )
- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK
- ÇÖKELMEK ile ÇÖKELTMEK ile ÇÖKELTİLMEK ile ÇÖKELTEBİLMEK ile ÇÖKEL
- NIEDERSCHLAG (RADIOAKTIVER)[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ (RADYOAKTİF)
- RÜSSUP[Osm.] / PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ
- ÇÖKELTİLEBİLMEK ile ÇÖKELTİ
- PRECIPITATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTME ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ
- ÇÖKELTME/K ile/değil ÇÖKERTME/K
- TERSİP ETMEK[Osm.] / FALIAJABORANDI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTMEK
- ÇÖKERMEK ile ÇÖKERTMEK ile ÇÖKERTİLMEK ile ÇÖKERTEBİLMEK ile ÇÖKERTİVERMEK
- ÇÖKERTİLEBİLMEK ile ÇÖKERTİ ile ÇÖKERTİ SEKİSİ
- ... ÇOK GELİŞİYOR ile ... HIZLI GELİŞİYOR
- ÇÖKKÜNLEŞMEK ile ÇÖKKÜN/LÜK
- ÇOKLARI ile ÇOKLARINCA
- ÇOKLU ANLAM ile/ve ÇOKLU YORUM
( Yorum çokluğu, farkların kabulünü sağlar. )
( Yorum çokluğu, bilgiyi artırmaz, anlayışı artırır. )
- ÇOKLU MANTIK ile/ve SAÇAKLI MANTIK
- MULTISCATTERING[İng.] / DIFFUSION MULTIPLE[Fr.] / MEHRFACHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU SAÇILMA
- ÇOKLU UYARIMLI FLORESAN ile/||/<> TEK UYARIMLI FLORESAN
( Çoklu uyarımlı floresan farklı dalga boylarında uyarılabilirken İLE tek uyarımlı floresan sadece bir dalga boyunda uyarılır )
( Formül: Multiple excitation )
- ÇOKLU ile ÇOKLUK ile ÇOKLU ZEKA ile ÇOKLUK EKİ ile ÇOKLU ORTAM ile ÇOKLU GÖSTERİM
- MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU
- ÇOKLUK AÇMAZI ile/ve/||/<> ÇOĞULLUK AÇMAZI
- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET
- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK
- ÇOKLUK ile BÜYÜKLÜK
( "Bağımsız" parçalara bölünür ve her bir parça "süreksiz"dir. İLE "Sınırsızca" parçalara bölünebilir ancak her bir parçası "sürekli"dir. )
- ÇOK/LUK ile/ve/değil İKİ/LİK
- ÇOKLUK ile SÜREKLİLİK
( ABUNDANCE vs. CONTINUITY )
- ÇOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine YAYGIN/LIK
- ÇÖKME ile/ve/||/<> BÜKÜLME
- ÇÖKME ile DAĞILMA
( TO COLLAPSE vs. TO DISPERSE )
- ÇÖKME ile/ve GÖÇME
- ÇÖKME ile GÖÇME ile GÖÇÜK
- ÇÖKME" ile/ve/||/<> YAŞLANMA
- ZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKME
- ÇÖKMEK ile/ve/değil ÇÖMELMEK
- ÇÖKMEK ile/ve/||/<> ÇÖREKLENMEK
- ÇÖKMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÇULLANMAK
- ÇÖKMEK/ÇÖMELMEK ile APIŞMAK
( ... İLE Hayvanın yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermesi. | Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. | Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek. )
- ÇOKTAN ile/ve/<> ZÂTEN
- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU
- ÇÖKTÜRME ile ÇÖKTÜRME HAVUZU
- ÇÖKTÜRMEK ile ÇÖKTÜRTMEK ile ÇÖKTÜRÜLMEK
- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK
- ÇOKUBARI/ÇOQUBARI ile KİL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Pota[maden erilme kabı] yapılan kil. İLE ... )
(1996'dan beri)