ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 125.136 başlık/FaRk ile birlikte,
125.136 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(483/502)
- YAPAĞI ile/||/<> YÜN
( yün yün Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı yapağı yapağı tarım Koyunun vücudunu örten fibröz lifli yapı Dilimizde yapak biçimi de kullanılır Sonbaharda kırkılan koyun tüyüne yün adı da verilir Eski ve yeni diyalektlerde yaygın olarak geçer Az yapağı ilkbaharda kırkılan koyun tüyü Kıpçak diyalektlerinde de geçer yabağu rohe wolle yabağa yabağı yabagı cabağa ilkbaharda kırkılan koyun tüyü Kazaklarda jabu felt blanket fo a horse or camel olarak geçer cabağı Krç cabū örtü Orta Türkçe yapaku a thick mass of wool or hair on the head ku eki beklediğimiz gu yerine kural dışı bir eke benziyor Harezmi yapağu koy yapağılı koyun Anadolu Türkçesi Osmanlıca yapağı the wool of a sheep shorn in the spring Sözün kısa biçimleri de vardır Türkçe yapak wool Azerbaycan ağızlarında yapağ ilkyazın kırkılmış koyun tüyü Kıpçakça yabak Kaşgarlı Mahmudun verdiği yapık örtülü kapalı biçimi bu verilerden ayrılamaz Türkçede Osmanlıca yapık at örtüsü olarak geçer Türkmencede yapı biçimi kullanılır Kıpçak diyalektlerinde geçer Kar yabuv örtü giyim cabık jabık örtülü kapalı kilitli roof felt pieces of the yurt çabık örtü kapak çabığ örtü siper Orta Moğolca dāqi kıvırcık saç yazı Moğolcası daγaki snarl tangle combings of hair hair of a child before cutting it for first time Çağdaş Moğol diyalektlerinde karşılıkları kullanılır Türkçe biçimin açık olarak yapa yap örtmek kaplamak fiilinden a ğu ğ ekinin bir türevi olduğu anlaşılıyor Türkçe yapağı biçimi Macarcaya gyapjú olarak geçmiştir Dil bilimi yayımlarında bu biçimin sık sık tartışıldığını biliyoruz Son olarak Ligeti gyapjú biçimi üzerinde durmuştur Törk 69 Leksikada yapağı biçiminin geçmediği göze çarpıyor Çağdaş diyalektlerden Rusçaya džabaga džebaga ve jabaga olarak geçmiştir Vasmer REW 1 348 3 476 Ligeti TörK 69 Şipova STRJa 432 ÊSTJa 1989 125 )
( FLEECE )
- YAPALAK ile/||/<> BİR TÜR BAYKUŞ
( bir tür baykuş Yerel ağızlarda kör yapalak olarak da geçer Az yapalag yabalak baykuş Tatarcada cabalak biçimi de kullanılır japalak Tar yapalak çaba kulak çabaŋ kulak OT yabakulak Eski Kıpçakçada yabalak yablak olarak geçer yapak yün kulak Türkçeden Moğolcaya geçtiği gibi Ramstedt KSz 16 68 Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN 1774 )
- YAPALIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPABİLELİM (HEM OLANAK, HEM DE OLASILIK OLARAK)
- YAPAMAM ile YAPMAMALIYIM
- YAPAMAMA/GERÇEKLEŞTİREMEME:
YOĞUNLUKTAN DOLAYI ile/ve/değil/<> ÖNCELİKLER(İN)DEN DOLAYI
- YAPAMAMAK ile KAVUN ile EĞİMLİ ile DÖRTNAL
( CANT vs. CANTALOUPE vs. CANTED vs. CANTER )
( زبان ويژه ile طالبي ile گرمک ile يک ورشده ile اريبي ile سلانه سلانه )
( ZABAN VEYZHEH ile TALEBY ile GARMAK ile YK VARSHODEH ile اريبي ile SALANEH SALANEH )
- YAPAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR ile/ve/değil/||/<>/< BAŞARAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR
- YAPAMAZSIN ile/değil/yerine YAPMAMALISIN
- ...YI ... YAPAN, NEDİR? ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ...YI ... YAPAN, ... NELERDİR?
- YAPAN ile YAPTIRAN
- YAPAN ile/ve/<> YAPTIRAN
- ... YAPANA KADAR ... ile ... YAPACAĞINA ...
- YAPAR YAPMAZ ile "YAPAR, YAPMAZ"(< "YAPAR YA DA YAPMAZ")
( [Biri/O ...]
Yaptığı anda, gecikmeden. @@ Yapıp yapmayacağına (kendi) karar verir/verecektir. )
- YAPAR ile/ve/<> YAŞAR
- YAPARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPAYIM
- ... YAPARSAM, ... ile/değil ... YAPINCA, ...
- YAPAY DİL ile/||/<> YAPMA DİL
- RADIOACTIVITÉ ARTIFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAPAY IŞINETKİNLİK
- YAPAY KALP | YAPAYLIK ile/||/<> YAPAY İPEK | SUNİ İPEK ile/||/<> SUNİ KALP | SUNİLİK
- YAPAY | PROTEZ ile/||/<> PROTEZ[Fr. < PROTHÈSE]
( PROTHÈSE )
- ARTIFICIAL RADIOACTIVITY[İng.] / INDUZIERTE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİFLİK
- KÜNSTLICHE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİVİTE
- YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM
( Yapay seçilim insan yönlendirmeli İLE cinsel seçilim eş seçimi )
( Formül: Islah (yapay) İLE sekonder cinsel karakterler (cinsel) )
- YAPAY | SENTETİK ile/||/<> SENTETİK ile/||/<> BİREŞİMSEL
( bireşimsel )
( SYNTHÉTIQUE )
- YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI/YAPMA ile/||/<> UYDURMA | YAPMACIK/SAHTE[Fars. < SĀḪTE]
( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )
- YAPAY | YAPMACIK/SUNİ[Ar. < ṢUNʿĪ] ile/||/<> YAPMACIK | YANILTICI | KARMAŞIK | KARMAŞIK/SOFİSTİKE[Fr. < SOPHISTIQUÉ] ile/||/<> YAPAY | UYDURMA | YAPINTI/TASNİ[Ar. < TAṢNĪʿ]
( suni böbrek suni çayır suni çim suni gübre suni ipek suni kalp suni peyk suni solunum suni tahta suni teneffüs yapay yapmacık )
- YAPAY YOL | KONDÜİT[Fr. < CONDUITE] ile/||/<> ...
( CONDUITE )
- YAPAY ZEKÂ ile BİYOİNFORMATİK
( İnsan zekâsını taklit eden bilgisayar düzenleri geliştirme bilimi. İLE Biyolojik verileri çözümlemek ve yorumlamak için bilgisayar bilimi ve istatistiksel yöntemleri kullanan bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, biyolojik verilerden yeni bilgiler ve keşifler elde etmek için yapay zekâ algoritmaları kullanılmaktadır. )
- YAPAY ZEKA ile/ve/||/<> DOĞAL ZEKA
- YAPAY ZEKA ile/||/<> İNSAN ZEKASI
( Makine bilinci )
( Various tarafından 2010 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) )
- YAPAY ZEKÂDA:
1972 ile/ve/||/<>/> 1972 - 1980 ARASI ile/ve/||/<>/> 1980 - 2000 ARASI ile/ve/||/<>/> 2000 VE SONRASI
( "İnsan gibi düşünen makina yapabilir miyiz?" düşüncesi/sorusu dönemi. İLE/VE/||/<>/> Kış dönemi.[Margaret Boden] İLE/VE/||/<>/> "Gelişmiş Simge/Düzen[Expert System]" dönemi. İLE/VE/||/<>/> Ticarî dönem. )
- YAPAY ZEKANIN "SONUÇLARI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KİŞİNİN BİLMESİ
- YAPAY ile/||/<> BİLEŞİMLİ
- YAPAY ile/ve/değil/||/<> KURGU/SAL
- YAPAY ile SUNİ TOHUMLAMA ile YAPAY ZEKA ile YAPAY DİL ile YAPAY UZUVLAR
( ARTIFICIAL vs. ARTIFICIAL INSEMINATION vs. ARTIFICIAL INTELLIGENCE vs. ARTIFICIAL LANGUAGE vs. ARTIFICIAL LIMBS )
( مصنوعي ile ساختگي ile غيرطبيعي ile تلقيح مصنوعي ile بارورسازي مصنوعي ile هوش مصنوعي ile اطلاعات ساختگي ile زبان مصنوعي ile اندام مصنوعي )
( MASNOY ile SAKHTGY ile GHYROTBYEY ile TALGHYHE MASNOY ile BAROORSAZY MASNOY ile TEOOSH MASNOY ile ETLAAT SAKHTGY ile ZABAN MASNOY ile ANDAM MASNOY )
- SUNÎ[Osm.] / ARTIFICIAL[İng.] / ARTIFICIELLE[Fr.] / KÜNSTLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY
- YAPAY ile YAPMACIK
- [ne yazık ki]
YAPAYALNIZ KALMAK ile/değil YAPAYALNIZ HİSSETMEYE NEDEN OLANLARLA YAŞAMAK
- YAPAYALNIZ ile/||/<> YAPYALNIZ
- YAPAYLIK ile/değil OYUN
- YAPBOZ:
LEGO[Lat. Bir araya getiriyorum. | Danca < LEG GODT(: İyi oyna)] ile PUZZLE
- YAPBOZ ile/||/<> YAZBOZ ile/||/<> ABDESTBOZAN ile/||/<> ABDESTBOZAN OTU ile/||/<> ALAYBOZAN ile/||/<> ARABOZAN ile/||/<> MAYABOZAN ile/||/<> NAMAZBOZAN ile/||/<> ORDUBOZAN ile/||/<> OYUNBOZAN
( Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek Bir yerin bir şeyin düzenini karıştırmak Dokunmak zarar vermek Geçersiz hükümsüz bir duruma getirmek nakzetmek Büyük parayı küçük birimlere ayırmak Bozguna uğratmak Altını paraya çevirmek Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek Bağ veya bostanın son ürününü toplamak Bir kızın bekâretine zarar vermek Biçimini ve kullanılışını değiştirmek Altüst etmek çıkmaza sokmak Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya bir yalanını ortaya çıkararak küçük düşürmek Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak Kötü duruma getirmek Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek yeniden yargılamanın önünü açmak Oruç abdest vb ni geçersiz duruma getirmek )
- YAPI ADASI ile/||/<> YAPI BİLGİSİ ile/||/<> YAPI BİLİMİ ile/||/<> YAPI ELEMANI ile/||/<> YAPI KOOPERATİFİ ile/||/<> YAPI MALZEMESİ ile/||/<> YAPI TAŞI ile/||/<> YAPI YERİ ile/||/<> ALTYAPI ile/||/<> ANA YAPI ile/||/<> DÜZLEK YAPI ile/||/<> EŞ YAPI ile/||/<> KABA YAPI ile/||/<> ÖZ YAPI ile/||/<> SOSYAL YAPI ile/||/<> TOPLUMSAL YAPI ile/||/<> ÜSTYAPI ile/||/<> ALLAH YAPISI ile/||/<> FİZİK YAPISI ile/||/<> KUL YAPISI ile/||/<> SOY YAPISI ile/||/<> TOPLUM YAPISI
( Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri bina mimari Yapılmakta olan konut yol köprü vb inşaat konstrüksiyon Yapma oluşturma ortaya konulma meydana getirme Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü bünye strüktür Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge strüktür Kendine özgü işleyiş kurallarına sahip düzen örgü Bir hücrede bir dokuda karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün strüktür )
- YAPI BİLİMİ | BİÇİM BİLGİSİ/MORFOLOJİ[Fr. < MORPHOLOGIE] ile/||/<> BİÇİM BİLGİSİ | FİİL ÇEKİMİ/SARF[Ar. < ṢARF]
( sosyal morfoloji yapı bilimi biçim bilgisi )
- YAPI BİLİMİ ile/||/<> BİÇİM BİLİMİ
- STRUCTURE FACTOR[İng.] / FACTEUR DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- YAPI | STRÜKTÜR[Fr. < STRUCTURE] ile/||/<> ...
( STRUCTURE )
- YAPI/STRÜKTÜR[Fr. < STRUCTURE] ile/||/<> YAPISAL/STRÜKTÜREL[Fr. < STRUCTURAL] ile/||/<> YAPISAL/KONSTRÜKTİF[Fr. < CONSTRUCTIVE]
- STRUCTURE TYPE[İng.] / TYPE DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURART[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI TÜRÜ
- YAPI | YAPIM/KONSTRÜKSİYON[Fr. < CONSTRUCTION] ile/||/<> MİMARLIK | YAPI/MİMARİ[Ar. < MİʿMĀRĪ]
( yapı yapım )
- YAPI ile ESER
- YAPI ile EVDE OLMAK ile MEMNUN OLMAK ile AÇIK OLMAK ile ÖRTÜLMEK ile ZENGİN OLMAK ile SARI OLMAK
( BEING vs. BEING AT HOME vs. BEING CONTENT vs. BEING OPEN vs. BEING VEILED vs. BEING WEALTHY vs. BEING YELLOW )
( آفريده ile فرتاش ile کون ile موجود زنده ile موجود ile حضار ile اکتفا ile گشادگي ile مستوري ile توان گري ile زردي )
( AFARYDAH ile FARTASH ile کون ile MOJOD ZANDEH ile MOJOD ile HAZAR ile EKTEFA ile گشادگي ile مستوري ile TAVAN GARY ile ZARDY )
- YAPI ile/ve KALIP
( Sınırlama ve zorlama anlamına gelebilir. )
( Enerjimizi ve zamanımızı, zihnimizin, çevrenizde örmüş olduğu duvarı yıkmak için saklamalıyız. )
( STRUCTURE vs./and MOULD/MATRIX/PATTERN
Save all your energies and time for breaking the wall your mind had built around you. )
- YAPI ile/ve/||/<> KAPASİTE
- YAPI ile MİMARÎ YAPI
- YAPI ile/||/<> ÖZNE
( Yapısalcılık )
( Claude Lévi-Strauss tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1908-2009) (Ülke: Fransa) (Alan: Antropoloji) (Önemli katkıları: Yapısalcılık) )
- STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE[Fr.] / STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI
- YAPI ile/ve/||/<> TERİM
- YAPICI GİRİŞİM ile/||/<> YIKICI GİRİŞİM
( İki dalganın tepe tepeye, çukur çukura çakışıp birbirini güçlendirmesidir; genlik artar, parlak ya da gür bölge oluşur. @@ İki dalganın tepe ile çukurun çakışıp birbirini sönümlemesidir; genlik azalır, karanlık ya da sessiz bölge oluşur. İkisi girişimin zıt sonuçlarıdır ve dalgaların faz farkına bağlıdır. )
( Formül: δ = 2nπ ~ δ = (2n+1)π )
- GİRİŞİM:
YAPICI ile/>< YIKICI
- YAPICI YAKLAŞIM ile/ve/<> İNCELTİCİ YAKLAŞIM
- YAPICI ile/ve OLGUNLAŞTIRICI
( CONSTRUCTIVE/POSITIVE vs./and TO BRING RIPEN )
- YAPILABİLECEKLERİ:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine/>< İTELEMEK
- YAPILACAK BİRŞEY YOK ile YAPILACAK FAZLA BİRŞEY YOK
- YAPILACAK İŞ ile/ve/||/<>/> YAPILABİLECEK İŞ
( Yeterince çoktur. İLE/VE/||/<>/> Daha da çoktur. )
- YAPILACAK ile/ve YAPILABİLECEK
( Yapılan her şey sizin tarafınızdan, yani evrensel ve tükenmez enerji tarafından yapılır. )
( GOING TO DO vs./and SHOULD TO DO
Whatever is done, is done by you, the universal and inexhaustible energy. )
- YAPILACAK ile YAPILABİLECEK
( GOING TO DO vs. SHOULD TO DO )
- YAPILAMAZLIK ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK
- YAPILAN İLE YAPIL(MA)MASI GEREKEN ile/ve/||/<>/>< YAŞANILAN İLE YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN
- YAPILAN İŞ:
ELİNE YAKIŞSIN ile/ve/değil/||/<>/< ELİNE YAPIŞSIN
- YAPILAN/OLAN ile YAPILMASI/OLMASI GEREKEN
( Doğa. İLE İnsan eylemi. )
( Platon'a kadar. İLE Platon sonrası. )
- YAPILAN ile/ve DOLUNAN
- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN
- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN
- YAPILANDIRILMIŞ VERİ ile/ve/||/<> YAPILANDIRILMAMIŞ VERİ
- YAPILANDIRMA ile/ve/||/<>/> BİÇİMLENDİRME
- YAPILANDIRMA ile BİÇİMLENDİRME/ŞEKİLLENDİRME
( TO CONSTITUTE vs. TO SHAPE )
- YAPILANDIRMA ile/ve/<>/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME
- YAPILANMA | DÜZENLEME | ÖRGÜT | ORGANİZASYON ile/||/<> ORGANİZASYON ile/||/<> ORGANİZASYON[Fr. < ORGANISATION]
( Harap olan dokuların yerinin granülasyon dokusuyla doldurulması Hematom trombüs embolus ve infarktus alanlarında görülür )
( ORGANIZATION )
( ORGANISATION )
- YAPILANMA ile/ve/<> BOZULARAK YAPILANMA
( ... İLE/VE/<> Özellikle kasların gelişiminde. )
- YAPILANMA ile/ve/||/<>/>< KARŞI YAPILANMA
- YAPILANMIŞ | ORGANİZE ile/||/<> ORGANİZE[Fr. < ORGANISÉ]
( ORGANISÉ )
- YAPILAN/SÜRDÜRÜLEN YANLIŞA:
KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ ile/ve/değil/||/<>/< KİMSE ENGELLEYEMEZ
- YAPILAR:
KAMUSAL ile/ve/||/<>/> ÖZEL
- YAPILAŞMA ile/değil YAPILANMA
( Binaların yapılanması. İLE/DEĞİL Bir düzenin kurulması. )
- YAPILAŞTIRIM | DİZİLENİM | KONFİGÜRASYON ile/||/<> KONFİGÜRASYON ile/||/<> KONFİGÜRASYON[Fr. < CONFIGURATION]
( Atomların uzaydaki dizilişleri düzenlenmeleri )
( CONFIGURATION )
( CONFIGURATION )
- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN
( REQUESTED vs./and/< NOT ALLOWED )
- YAPILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine YAPILMASI GEREKEN
- YAPIM EKLERİNDE:
ADDAN AD ile/ve/||/<> ADDAN EYLEM ile/ve/||/<> EYLEMDEN AD ile/ve/||/<> EYLEMDEN EYLEM
( )
- YAPIM | ÜRETİM/PRODÜKSİYON[Fr. < PRODUCTION] ile/||/<> YAPIMCI | ÜRETİCİ/PRODÜKTÖR[Fr. < PRODUCTEUR]
( yapım üretim )
- YAPINCAK ile (KINALI) YAPINCAK
( Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen, uzun tüylü kebe/kepenek. İLE Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm, kınalı yapıncak. )
- YAPINTI ile YAPINTICI/LIK ile YAPINTILI ile YAPINTISAL
- YAPISAL ALGI ile/ve/<> DOĞRUDAN ALGI
( CONSTRUCTIVE PERCEPTION vs./and/<> DIRECT PERCEPTION )
- YAPISAL BULANIKLIK ile ...
( STRUCTURAL AMBIGUITY )
- YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM | TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON[Fr. < TRANSFORMATION]
( 1 Herhangi bir gen eklenmiş plâzmidin ya da sadece plâzmidin bakteri maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı Serbest DNA nın bir bakteriden diğerine aktarılması 1 Bir hücreye dışarıdan bir DNA nın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi 2 Kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler )
( TRANSFORMATION )
( TRANSFORMATION )
( TRANSFORMATION )
( TRANSFORMARE: ŞEKLINI DEĞIŞTIRMEK )
- YAPISAL DİL BİLİMİ ile/||/<> ALTYAPISAL ile/||/<> ÜSTYAPISAL
( Yapı ile yapılış ile kuruluş ile ilgili strüktürel konstrüktif )
- YAPISAL DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM
( )
- STRUCTURAL FORMULA[İng.] / FORMULE RATIONNELLE, FORMULE DE CONSTITUTION[Fr.] / WERTIGKEITSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPISAL FORMÜL
- YAPISAL İZOMER ile GEOMETRİK İZOMER
( Aynı molekül kalıpçasına/formülüne sahip farklı yapılar. İLE Aynı yapıya sahip farklı uzaysal düzenlemeler. )
- STRUCTURAL ISOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= YAPISAL İZOMERLER
- YAPI/SAL ile/ve DÖNEM/SEL, (KONJONKTÜR/EL)
( STRUCTURAL vs./and CONJUNCTIONAL )
- YAPISALCI/STRÜKTÜRALİST[Fr. < STRUCTURALISTE] ile/||/<> YAPISALCILIK/STRÜKTÜRALİZM[Fr. < STRUCTURALISME]
- YAPISALCILIK ile/||/<> YAPISAL DİL BİLİMİ
- YAPISALCILIK ile/||/<> YAPISALCILIK
( Dili sanat yapıtını toplum düzenlerini vb bağımsız birer yapı birer dizge olarak gören bu yapıtların kendi öğeleri arasındaki bağıntılarla kavranabileceğini savunan ve insan bilimlerinde önemli bir gelişme sağlamış olan çağdaş düşünce akımı Bir toplumsal yapıyı oluşturan öğelerin bu yapıdan bağımsız düşünülemeyeceği ve birbirine göre biçimlenerek örgün bir birlik gösteren bu öğelerin toplumsal yapının bir türevi olduğu anlayışı structura yapı Son yıllarda özellikle Fransada gelişen temel bir gerçeklik olarak yapıya dayanan yapı üzerine kurulan bilim kuramı Yapı öğeleri birbirine ve kendisine bağlı olan ama öğelerinin toplamından daha fazla bir şey oluşturan bir bütündür Çıkış noktasını dilbilimden alan yapısalcılık bu etki ile insanbilimlerinin yöntemi olmuştur gerçekliğin yapısını kavramada dili örnek alır dil örneği insan davranışlarının tüm alanına özellikle de toplumsal olaylara belli bir yönteme uyularak uygulanır Yapısalcı yöntem ele aldığı konuyu bütünleştiği yapı içine koyarak sonra da daha geniş kapsamlı yapılar içine koyarak aydınlatmaya çalışır Bugüne dek bir yapısalcı felsefe olmamıştır ama yapısalcılığa yönelmiş toplumbilim ruhbilim insanbilim araştırmaları vardır Yapısalcılığın başlıca temsilcileri Dilbilimde Saussure Jakobson budunbilimde LéviStrauss ruhsal çözümlemede J Lacon felsefede M Foucault Marksçı kuramda L Althusserdir Yapısalcılık yapıya bütüne yöneliş olarak ilkin 19 yüzyılın sonu ile 20 yüzyılın başlarında Ehrenfels Wertheimer Köhler ve Koffkanın geliştirdikleri biçimkuramı Gestalttheorie nda kendini gösterir Biçim Gestalt görüde verilmiş olan bütün demektir örneğin algı bir bütündür bir bütünselliktir öğelere ayrılmış olan algı birliği öğelerin toplamından daha fazla bir şeydir bundan dolayı özel bir bütünsellik niteliği vardır örneğin bir melodi notaların toplamından daha fazla bir şeydir ve kendine özgü bir bütün oluşturur yapısalcılık )
( STRUCTURALISM )
( STRUCTURALISME )
( STRUKTURALISMUS )
( STRUCTURA )
- YAPIŞIK KULAK MEMESİ ile AYRIK KULAK MEMESİ
- YAPIŞIK ile/değil/yerine BAĞLI
- YAPIŞIK ile YAPIŞIKLIK
( CONGLUTINATE vs. CONGLUTINATION )
( بهم چسباندن ile بهم چسبيدن )
( BACPAM CHASBANDAN ile BACPAM CHASBYDAN )
- YAPIŞIK/LIK ile YAPIŞICI SAP ile YAPIŞIK ÇENELİLER
- YAPIŞKAN ALTLIK | ASTAR[Fars. < ÂSTER] ile/||/<> KAT
( Sinema Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat. @@ @@ (I) Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış, fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat. @@ II) Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce, yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü. @@ ~ Az astar. -Tkm astar. -Özb astar. -Krg astar. -Kzk astar. -Kklp astar. -TatK astar. < Far āstar, astar 'a kind of coarse thin stuff fit for lining garments; the inside of anything, the lining of a garment'. Türkçeden belli başlı Balkan dillerine de geçmiştir: Blg xastar; Srp àstar (hàstar). )
( SUBSTRATUM, ADHESIVE SUBSTRATUM | LINING | UNDERCOATING | LAYER, COAT, COATING~LAYER, COAT, COATING | STAGE | MULTIPLE | STOREY | LAYER, STRATUM | HORIZON, LEVÉL | LAYER | KAT )
( SUBSTRATUM | REVÊTEMENT | COUCHE~COUCHE | ÉTAGE | ETAGE | MULTIPLE | CATÉGORIE | 1- ÉTAGE, 2- COUCHEÈ | STRATE | ÉTAGE, HORIZON | COUCHÉ )
( MÜLTIPLUS~MÜLTIPLUS )
( UNTERSCHICHT | AUSKLEIDUNG, FUTTER | AUSFÜTTERUNG | SCHICHT, ÜBERZUG~SCHICHT, ÜBERZUG | STUFE | ETAGENDEKORATION | VIELFACHES, VIELFACHE, MUTTIPLUM | STOCK, STOCKWERK | SOHLE | SCHICHT )
( STRATO DI FONDO~STRATO )
( ΥΠΌΣΤΡΩΜΑ / υπόστρωμα~ΣΤΡΏΜΑ / στρώμα )
( ASTAR[Az.]~ASTAR[Tkm.]~ASTAR[Özb.]~ASTAR[Krg.]~ASTAR[Kzk.]~ASTAR[Kklp.]~ASTAR[Tatk.] )
( ĀSTAR )
- YAPIŞKAN ALTLIK ile/||/<> ASTAR ile/||/<> ASTAR[Fars. < ÂSTER]
( Sinema Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat I Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat II Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü Az astar astar astar astar astar astar astar āstar astar a kind of coarse thin stuff fit for lining garments the inside of anything the lining of a garment Türkçeden belli başlı Balkan dillerine de geçmiştir xastar Srp àstar hàstar )
( SUBSTRATUM, ADHESIVE SUBSTRATUM | LINING | UNDERCOATING | LAYER, COAT, COATING )
( SUBSTRATUM | REVÊTEMENT | COUCHE )
( UNTERSCHICHT | AUSKLEIDUNG, FUTTER | AUSFÜTTERUNG | SCHICHT, ÜBERZUG )
( MÜLTIPLUS )
( STRATO DI FONDO )
( ΥΠΌΣΤΡΩΜΑ / υπόστρωμα )
( ĀSTAR )
( ASTAR[Az.]~ASTAR[Tkm.]~ASTAR[Özb.]~ASTAR[Krg.]~ASTAR[Kzk.]~ASTAR[Kklp.]~ASTAR[Tatk.] )
- YAPIŞKAN BALIĞI ile/||/<> YAPIŞKAN BALIĞI
( Echeneis naucrates Kemiklibalıklar Teleostei takımının yapışkanbalğıgiller Echeneidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 90 cm Başındaki tutunma safihası ile köpek balığı gibi büyük balıklara ve gemilere tutunur ve kendisini taşıtır Sırtı açık karnı koyudur Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta başındaki tutunma safihası ile büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür Kemikli balıklardan yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta olabilen başındaki tutunma vantuzuyla büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür )
( REMORA )
( RÉMORA )
( KOPFSAUGER )
( ECHENEIS NAUCRATES )
- YAPIŞKAN ile/||/<> LÜZUCETLİ
- YAPIŞKAN/LIK ile YAPIŞKAN OTU ile YAPIŞKAN BALIĞI
- YAPIŞMA | BÜTÜNLEŞME | KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON[Fr. < COHÉSION]
( fizik 1 Ayrı olması gereken iki şeyin birbirine yapışması 2 Aynı cins moleküller arasındaki çekim kuvveti )
( COHESION )
( COHÉSION )
- BLOCAGE[Fr.] / BLOCKIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPIŞMA
- YAPIŞMA ile YAPIŞTIRICI ile YAPIŞKANLIK
( ADHESION vs. ADHESIVE vs. ADHESIVENESS )
( دوسيدگي ile قبول عضويت ile کشش سطحي ile ملتصق ile چسبناک ile چسبنده ile چسبندگي ile چسبيدگي )
( دوسيدگي ile GHABOL OZVYT ile KESHESH SATHY ile ملتصق ile CHASBNAK ile CHASBANDEH ile CHASBANDEGY ile CHASBYDEGY )
- YAPIŞMAK ile/ve/||/<> APIŞMAK
- YAPIŞMAK ile BİNDİRMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞTIRICI ile KASNI
( Katılaşıp sertleşme özelliğiyle nesneleri yapıştırmaya yarayan kimyasal ürün. İLE Çadıruşağı, şeytantersi ağacı vb. bitkilerden elde edilen bir zamk. )
- YAPIŞTIRICI ile LAK
( ... İLE Amerikan elmasından çıkan yapışkan sıvı. )
- YAPIŞTIRICI/TUTKAL SÜRME ile/ve/||/<> KEDİBASTI
( ... İLE/VE/||/<> Tüm yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak yapıştırıcı/tutkal sürme biçimi. )
- YAPIŞTIRMA ile/||/<> YAPIŞTIRMAK
( Sinema TV Film mıknatıslı kuşak mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak seloteyp yardımıyla eklenmesi işi Sinema TV Yapıştırma eylemi )
( JOINING, SPLICING | JOIN, SPLICE | PASTE | CEMENT, FILM CEMENT, SPLICING CEMENT, JOINING CEMENT, ADHESIVE )
( COLLAGE | COLLER | COLLE, ADHÉSIF, CEMENT )
( KLEBEN | KLEBEN, ZUSAMMENSCHNEIDEN | FILMKITT, KLEBER )
( GIUNZIONE )
( ΚΌΛΛΗΣΗ / κόλληση )
- YAPIŞTIRMA ile/||/<> ZAMK
( Sinema/TV. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak (seloteyp) yardımıyla eklenmesi işi. @@ Sinema/TV. Yapıştırma eylemi. @@ )
( JOINING, SPLICING | JOIN, SPLICE | PASTE | CEMENT, FILM CEMENT, SPLICING CEMENT, JOINING CEMENT, ADHESIVE~CEMENT, FILM CEMENT, SPLICING CEMENT, JOINING CEMENT, ADHESIVE | GUM )
( COLLAGE | COLLER | COLLE, ADHÉSIF, CEMENT~COLLE (À FILM, POUR FILM), ADHÉSIF, CEMENT )
( ...~GUMMI )
( KLEBEN | KLEBEN, ZUSAMMENSCHNEIDEN | FILMKITT, KLEBER~FILMKITT, KLEBER )
( GIUNZIONE~COLLA )
( ΚΌΛΛΗΣΗ / κόλληση~ΚΌΛΛΑ / κόλλα )
- YAPIŞTIRMAK ile "YAPIŞTIRMAK"
- YAPIŞTIRTMAK ile YAPIŞTIRABİLMEK ile YAPIŞTIRIVERMEK ile YAPIŞTIRICI/LIK
- YAPIT/ESER[Ar.] ile/ve/değil KALINTI
- YAPIT/ESER ile KİTAP
( ... ile PİTAKA )
- YAPIT ile/değil EDİM
- YAPIT ile/değil/yerine/=/||/<> ESER | YAYIN
( başyapıt eser yayın )
- YAPIT ile/ve/||/<> SÜREÇ
- YAPIT ile YAPIN
( Bir kişinin, emek sonucu ortaya koyduğu şey. | Sanatçının ortaya koyduğu ürün, yapıt. İLE Araç ya da el ile yapılmış her şey. )
- YAPIT ile/ve/||/<> YAZIT
- YAPITAŞI ile "YAPITAŞI"
( Yapılarda kullanılan, granit türünden taş. İLE Göze/hücre. )
- ... YAPIYORLAR ile/değil/yerine/< ... YAPILIYOR
( Kişi ve sonuç odaklı/lık, merkezli/lik. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kavram, olay, olgu ve süreç odaklı/lık. Süreç ve sonuç birlik ve bütünlüğünde. )
( Hiçbir yere ulaştırmaz. Güdük/düşük bir zihniyettir. Sorunlu ve sorun odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Herşeyi anlamaya yarayacak ilk ve temel adımdır. İleri bir zihniyettir. Çözümcü ve çözüm odaklıdır. )
( "Haklısın." / "Doğru söylüyorsun" İLE/DEĞİL/YERİNE/< Doğru. )
( Belirleyici (olabilir) fakat bağlayıcı değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Hem belirleyici, hem de bağlayıcıdır. )
( Kişiler, ancak çeperdedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Ancak, kavramlar merkezdedir ve merkezde olabilir. )
( Kavramları, olayları ve olguları bilir, içerir/barındırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kişileri kapsar. )
- YAPMA DİL ile/||/<> YAPMA DİL
( Çeşitli amaçlarla anlaşma sağlamak için bazı dillerden seçilmiş sözcüklerle kurulan dil Esperanto gibi Dil Günlük konuşmalarda kullanılan dilin özelliğinden yararlanılarak ve belli kavramlara değişik dillere uyabilecek karşılıklar bulma yolu esas alınarak değişik milletlere mensup kişiler arasındaki ilişkilerde dil ayrılıklarının doğurduğu problemleri herkesin kullanacağı ortak bir dille giderme amacına dayanarak yapılan dil İlk yapma dil Mehmet Muhiddin adlı Türk ün yaptığı Bâlîbilen dir Esparando L L Zamenhof Volapük J M Schleier ido L de Beaufront yapma dillere örnektir )
( ARTIFICIAL LANGUAGE | ARTIFICAL LANGUAGE )
( LANGUE ARTIFICIELLE )
( KÜNSTLICHE SPRACHE )
- YAPMA UYDU ile/||/<> SUNİ PEYK
- YAPMA/YAPAY ile SAHTE/ÇAKMA[argo]
- YAPMA ile/değil/yerine/=/||/<> YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI
( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )
- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK
- YAPMACIK ile/ve/<> ABARTI
- YAPMACIK ile YAPMACIKLI ile YAPMACIKSIZ ile YAPMACIK GÖRÜNÜMÜ
- YAPMACIKLIK ile/ve GÖSTERMELİK
- YAPMACIK/LIK ile/ve/<> "ZORLAMA"
- YAPMADIĞIN ile/ve/değil EŞİK
- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N
- YAPMAK İSTENİLEN ile/ve YAPILMASINA İZİN VERİLENLER ile/ve YAPILABİLENLER
( Güdülenme. İLE/VE Görev tanımı. İLE/VE Yetkinlikler. )
- YAPMAK ile/değil/yerine/=
- YAPMAK ile/ve/||/<>/> DAVRANMAK
- YAPMAK ile ETMEK
( Batı dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. İLE Doğu dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. [İstisnalar hariç!] )
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEKLEŞTİRMEK
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OLMAK
( Yapmak, olmaktır; olmak, yapmaktır. )
( TO DO is TO BE, TO BE is TO DO )
( [not] TO DO vs./and/but/=/||/<> TO BE
TO BE instead of TO DO )
- YAPMAK ile/ve OLUŞTURMAK
- YAPMAK ile/değil/yerine/=/||/<> ÜRETMEK | GERÇEKLEŞTİRMEK | EVLENDİRMEK | OLMAK
( yapboz yapsat yapadurmak kesyap Ortaya koymak gerçekleştirmek oluşturmak meydana getirmek Olmasına yol açmak Yol almak Onarmak tamir etmek Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek Bir dileği bir isteği yerine getirmek uygulamak ifa etmek Bir düşünceyi bir davranışı bir isteği işe dönüştürmek gerçekleştirmek Düzenli bir duruma getirmek üretmek Bir harekete işe başlamak veya bir hareketle işle uğraşmak Salgılamak çıkarmak Dışkı çıkarmak gerçekleştirmek Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek evlendirmek Bir durum yaratmak Edinmek sahip olmak Bir kimseye bir meslek kazandırmak birini yetiştirmek Davranmak hareket etmek olmak )
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYGULAMAK
- YAPMAK ile/ve/||/<>/< YAPILANDIRMAK
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK
- YAPMAK ile YAPMA DİL ile YAPMA UYDU ile YAPMA GÜBRE ile YAPMA ÇİÇEK
- YAPMAK ile/ve/yerine YAŞAMAK
( TO DO vs./and TO LIVE
TO LIVE instead of TO DO )
- YAPMAK ile/değil YÜRÜTMEK
- YAPMAMAK ile YAPAMAMAK
- YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK
- ... YAPMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine ÇABA
- ... YAPMAYAYIM ile/ve/değil ... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM
- YAPRAĞIN ORTA DAMARI ile MİKROPİL
( ... İLE Tohuma su girişini sağlayan oyuk. )
( MIDRIB vs. MICROPYLE )
- YAPRAK ARISI ile/||/<> YAPRAK AŞISI ile/||/<> YAPRAK AYASI ile/||/<> YAPRAK BİTİ ile/||/<> YAPRAK BÖCEĞİ ile/||/<> YAPRAK ÇAY ile/||/<> YAPRAK DOLMASI ile/||/<> YAPRAK DÖKÜMÜ ile/||/<> YAPRAK DÖNER ile/||/<> YAPRAK KIKIRDAK ile/||/<> YAPRAK KINI ile/||/<> YAPRAK KURBAĞASI ile/||/<> YAPRAK KURDU ile/||/<> YAPRAKKURUSU ile/||/<> YAPRAK MAKİNESİ ile/||/<> YAPRAK MENTEŞE ile/||/<> YAPRAK SARMASI ile/||/<> YAPRAK SİGARASI ile/||/<> YAPRAK TAŞ ile/||/<> YAPRAK TÜTÜN ile/||/<> ÇANAK YAPRAK ile/||/<> İĞNE YAPRAK ile/||/<> KIZILYAPRAK ile/||/<> MEYVE YAPRAK ile/||/<> OYMALI YAPRAK ile/||/<> TAÇ YAPRAK ile/||/<> ASMA YAPRAĞI ile/||/<> ÇİÇEK YAPRAĞI ile/||/<> DEFNEYAPRAĞI ile/||/<> DEFNE YAPRAĞI ile/||/<> ITIR YAPRAĞI ile/||/<> TAÇ YAPRAĞI ile/||/<> YONCA YAPRAĞI ile/||/<> ALMAŞIK YAPRAKLAR ile/||/<> KARŞILIKLI YAPRAKLAR
( Bitkilerde solunum karbon özümlenmesi terleme vb olayların oluştuğu çoğu klorofilli yeşil ve türlü biçimdeki bölümler Sarma yapılan asma yaprağı Börek baklava vb şeylerde yufka Kitap defter vb şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri varak Kat kat ayrılabilen şeylerde kat Eni 50 boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça )
- YAPRAK BİTİ ile/||/<> FİDAN BİTİ
- YAPRAK BÖCEĞİ ile/||/<> YAPRAK KURDU
- BLÄTTCHENELEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPRAK ELEKTROSKOP
- YAPRAK SİGARASI/PURO[İt. < PURO] ile/||/<> YAPRAK SİGARASI/SİGAR[Fr. < CIGARE]
- YAPRAK ile DAĞ YAPRAĞI
- YAPRAK ile/ve GAZEL/KAZEL
( ... İLE/VE Sonbaharda kuruyan ağaç yaprağı. )
- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN
(
)
- YAPRAK ile/ve İBRE
( ... İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )
( BERG ile/ve ... )
- YAPRAK ile/değil İĞNEYAPRAK
( ... İLE/DEĞİL Çam türlerinde görülen, ince uzun, sivri uclu yaprak. )
- YAPRAK ile LABADA/EFELİK/EFELEK
( ... İLE Karabuğdaygillerden, dere kıyılarında, sulak çayırlarda, kendiliğinden yetişen ve yaprakları, sebze olarak kullanılan bir bitki. )
( ... cum RUMEX PETIENTIA )
- YAPRAK ile MEYVEYAPRAK
( ... İLE Çiçeğin, döllenmeden sonra yemişi oluşturan yaprağı. )
- YAPRAK ile OYMALI YAPRAK
( ... İLE Meşe yaprağı gibi kenarları, girintili çıkıntılı olan yaprak. )
- YAPRAK ile YAPRACIK
( ... İLE Küçük yaprak. )
- YAPRAK ile YAPRAKSIZ
( LEAF vs. LEAFLESS )
( برگ ile برگ دادن ile بي برگ )
( BARG ile BARG DADAN ile BEY BARG )
- YAPRAKBİTİ/FİDANBİTİ ile YAPRAKBİTLERİ
( Yaprakbiti ailesinden olan böceklerin genel adı. İLE Duyargaları ve hortumları eklemli, bir milimetre boyunda, yumuşak gövdeli eşkanatlılar ailesi. )
- YAPRAKBİTİ ile ÜZERLİKOTU YAPRAKBİTİ
( ... İLE Yarımkanatlılar (Hemiptera) takımının yaprakbitleri (Aphididae) ailesinde yer alan, erginleri 1,5-2,5 mm boyunda, yeşilimsi beyaz renkli, ergin ve nimfleri üzerlikotu bitkilerinde beslenen böcek türü. )
( ... vs. BRACHYUNGUIS HARMALAE )
- YAPRAKÇIK ile YAPRAKÇIKLI
- YAPRAKLARDA:
TAÇ ile/ve ÇANAK
- YAPRAKLI KARA YOSUNLARI ile/||/<> TAÇ YAPRAKLI ile/||/<> AYRI ÇANAK YAPRAKLILAR ile/||/<> BİTİŞİK TAÇ YAPRAKLILAR ile/||/<> İĞNE YAPRAKLILAR
( Yaprağı olan )
- YAPRAKLI ile YAPRAKLI ile YAPRAKLANMA
( FOLIATE vs. FOLIATED vs. FOLIATION )
( ورقه شده ile برگ دادن ile برگ برگ شدن ile ورقه ورقه شدن ile برگ سازي )
( VARGHEH SHODEH ile BARG DADAN ile BARG BARG SHODAN ile VARGHEH VARGHEH SHODAN ile BARG SAZY )
- YAPRAKTAKİ EKSİKLİKLERDE:
AZOT ile KALSİYUM ile MAGNEZYUM ile POTASYUM
(
İLE 
İLE
İLE 
)
- YAPSAT ile YAPSATÇI/LIK
- YAPTI, YAPACAĞINI" "(YİNE)" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BEN YAPMADIM/YAPMAMIŞIM, YAPABİLECEĞİMİ
- YAPTIĞIMIZ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> YAPMAYABİLECEKKEN YAPTIĞIMIZ
( Her birinin sorumluluğu ve olumlu ya da olumsuz bir karşılığı vardır/oluşur. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karşılığı, seviyeli olarak çok daha ağırlaşır. )
( İstenç/irâde ile yaparız. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Direncimizi/ihtiyârımızı etkin tutmayı yeğleyerek yapmayabiliriz. )
- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK
- YAPTIĞIN İYİLİKLE ...:
"GURUR DUYMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< ONUR DUYMAK
- YAPTIĞIN ile/ve/değil EŞİK
- YAPTIKLARIN ile/ve/> YAPACAKLARIN
( Yaptıkların, yapacaklarının göstergesidir/güvencesidir(teminatıdır). )
- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK
- YAPTIRIM ile/ve/değil DAYANAKÇA
( [not] SANCTION vs./and/but THE BASE ON )
- YAPTIRIM ile/ve/değil/yerine/<> DEĞER
- YAPTIRIM ile/ve/||/<> TEDBİR
- YAPTIRIM ile/değil/yerine TEŞVİK
- YAPTIRIM ile YAPTIRIMCI/LIK ile YAPTIRIMLI ile YAPTIRIMSIZ ile YAPTIRIM GÜCÜ
- YAPTIRMAK ile YAPTIRTMAK ile YAPTIRILMAK ile YAPTIRABİLMEK ile YAPTIRTABİLMEK
- YAR/UÇURUM OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK
- YAR ile/||/<> ...
( deniz göl ırmak gibi su kıyılarında veya karada dik yer uçurum deniz göl ırmak gibi su kıyılarında veya karada dik yer uçurum yar su kıyısı kenar jar uçurum car uçurum dik sahil yar 1 yar uçurum 2 kaya Kum yar 1 sarp kaya 2 uçurum çar sarp kaya kıyı sīr sarp sahil śăran kıyı Eski Türkçede yār su kıyısındaki dik yamaç olarak geçer Orta Türkçede yar olarak kullanılmıştır yar su kıyısı kenar jar uçurum car uçurum dik sahil yar 1 yar uçurum 2 kaya Kum yar 1 sarp kaya 2 uçurum çar sarp kaya kıyı sīr sarp sahil śăran kıyı Eski Türkçede yār su kıyısındaki dik yamaç olarak geçer Orta Türkçede yar olarak kullanılmıştır )
( YAR[Tatk.]~JAR[Kzk.]~CAR[Krg.]~YAR[Nog.]~ÇAR[Şor.]~ÇAR[Sag.]~SĪR[Yak.]~ŚĂR-AN[Çuv.] )
- YÂR[Fars. < YÂR] ile/||/<> ...
( sevgili eskimiş dost tanıdık yardımcı sevgili eskimiş dost tanıdık yardımcı Az yar 1 dost yoldaş 2 esk sevgili jar 1 dayanak destek dost 2 yâr sevgili yār 1 dost arkadaş 2 yardımcı ç yārān yâran Az yar 1 dost yoldaş 2 esk sevgili jar 1 dayanak destek dost 2 yâr sevgili yār 1 dost arkadaş 2 yardımcı ç yārān yâran )
( YĀR )
( YAR[Az.]~JAR[Kzk.] )
- YÂR[Fars. < YĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> SEVGİLİ | DOST | YARDIMCI
( zülfüyâr sevgili dost yardımcı )
- YAR ile/||/<> TÜKÜRÜK / TÜKÜRÜK
( tükürük tükürük Eski kaynaklarda da yar olarak geçer Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yar Orta Türkçede yar salya olarak geçer Eski Kıpçakçada da salya olarak kullanılır Räsänen V 188b yar yanında Soyotça çarā ve Yakutça sırān biçimlerini de saymıştır Kökünü bilmiyoruz Türkçede yarın yerine tüpürük tüfürük tükürük biçimi geçmiştir Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde tükürük olarak kullanılan silekey şilekey biçimlerinin Moğolcadan geldiği açıktır Ramstedt KWb 370b Eski kaynaklarda da yar olarak geçer Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yar Orta Türkçede yar salya olarak geçer Eski Kıpçakçada da salya olarak kullanılır Räsänen V 188b yar yanında Soyotça çarā ve Yakutça sırān biçimlerini de saymıştır Kökünü bilmiyoruz Türkçede yarın yerine tüpürük tüfürük tükürük biçimi geçmiştir Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde tükürük olarak kullanılan silekey şilekey biçimlerinin Moğolcadan geldiği açıktır Ramstedt KWb 370b )
- YAR ile YALIYAR
( ... İLE Yüksek kıyılarda, dalga aşınmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yer. )
- YAR ile/||/<> YAR
( Dimdik duran kaya yalı yar coğrafya jeoloji )
( CLIFF )
( FALAISE )
( KLIFF )
- YAR ile YAR ile YÂR[Fars.]
( Yardımcı sözcüğünün kısaltılmışı.[Yarbay, Yarkurul] İLE Uçurum. İLE Sevgili. )
( "Yolda/tarikatte, yâr olmak var, bâr olmak yok" )
- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]
( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA cum DAPHNE GNIDIUM )
- YAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAREN
- YAR ile/||/<> YER
( Yarmak. İLE/||/<> Yarmak. )
- YÂR ile/ve/değil/<> ZÜLF-İ YÂR
( Âşık nezdinde, zülf-i yâr, yârdan değerlidir. )
- YARA OLMAK ile/değil/yerine/>< YAR OLMAK
- YARA | ÜLSER ile/||/<> ÜLSER ile/||/<> ÜLSER[Fr. < ULCÈRE]
( Deri veya mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokuları da etkileyen açık yara ulkus Deri veya mukozada yüzeyel nekroz ve doku kaybı sonucu dokunun bazal zarı da dâhil epitelinde oluşan yerel doku kaybıyla belirgin yangı ve kanserlere bağlı olarak oluşan açık yara ulkus karha hlk ekele )
( ULCER )
( ULCÈRE )
( ULCUS )
- YARA ile BIÇILGAN
( ... İLE Azmış, yayılmış yara. | Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara. )
- YARA ile CERAHAT
( CERÎHA ile ... )
( ZAHM/İSTÎM ile İSTÎM )
( WOUND vs. PUS )
- YARA ile/ve/||/<> PARA
( İt bile dayanır. İLE/VE/||/<> Paraya ve/ya da parasızlığa [kolay kolay] kayıtsız kalın[a]maz. )
- YARA ile/||/<> YARA
( Düğme deliği Güdül Ankara Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması Ateşli silah yarası ısırık yarası septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır )
( WOUND )
- YARA ile YENİRCE
( ... İLE Gittikçe genişleyen yara. | Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. | Frengi. )
( ... ile ÂKİLE )
- YARADAN ile YARADANCI/LIK
- YARADAN ile/değil YARATAN
- YARADILIŞ/CİBİLLİYET[Ar. < CİBİLLİYYET] ile/||/<> YARADILIŞ/FITRAT[Ar. < FİṬRAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/FITRATEN[Ar. < FİṬRATEN] ile/||/<> DOĞUŞTAN/FITRİ[Ar. < FİṬRĪ] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/FITRİYE[Ar. < FİṬRİYYE] ile/||/<> YARADILIŞ/HİLKAT[Ar. < ḪİLḲAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/HİLKATEN[Ar. < ḪİLḲATEN] ile/||/<> YARADILIŞ/TIYNET[Ar. < ṬĪNET] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/NATİVİZM[Fr. < NATIVISME]
- YARADILIŞ ile YARADILIŞLI
- YARADILIŞTAN ile/||/<> KUDRETTEN
- YARAĞI ile/değil YARAYI
- YARAK ALDI ile/değil YARA KALDI
- YARAK ile/değil/yerine/=/||/<> SİLAH | ERKEKLİK ORGANI
( dalyarak silah erkeklik organı )
- YARAK ile YARAK ile YARAK
( Hazırlık. İLE Silah. İLE Penis. )
- YARALAMAK ile YARALI
( INJURE vs. INJURED )
( مجروح کردن ile صدمه زدن ile زخمي کردن ile آسيب زدن ile ايراد جرح کردن ile ناقص کردن ile مصدوم ile آسيب ديده ile زخمناک ile گزند يافتن )
( MOJRUH KARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAKHAMY KARDAN ile ASYBE ZADAN ile AYRAD JARH KARDAN ile NAGHS KARDAN ile MASDUM ile ASYBE DYDAH ile ZAKHAMNAK ile GOZAND YAFTAN )
- YARALANMAK / YARALANABİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YARARLANMAK / YARARLANILABİLİR/LİK
- YARALANMA/TRAVMA SAĞALTIMI/TERAPİSİ BASAMAKLARI/NDA:
İŞLEYİŞ ile/ve/||/<> KAPSAMA ile/ve/||/<> GÜÇLENDİRME ile/ve/||/<> BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> İÇGÖRÜSEL VE DİNAMİK DEĞİŞİM
( )
- YARALANMA/TRAVMA:
PSİKOJENİK ile/ve/||/<> VAROLUŞSAL ile/ve/||/<> BAĞLANMA ile/ve/||/<> KAYIP ile/ve/||/<> BAĞLANMA DÜZENİ/SİSTEMİ
( bkz. FRANZ RUPPERT )
- YARALANMA/TRAVMA ile/ve/||/<>/> EYLEME VURMA
- YARALANMA ile SAKATLANMA
- YARALANMADA/TRAVMA'DA:
MAĞDUR ile/ve/||/<> ZÂLİM
ile/ve/||/<>
GÖZLEMCİ
- YARALANMALARDA:
GÖGÜS ile/ve/||/<> KARIN ile/ve/||/<> KAFATASI/OMURGA
( [İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir.
- Yaranın üstü, plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır.
- Soluk alma sırasında, yaraya hava girmesini engellemek, soluk verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak üzere yara üzerine konulan bezin bir ucu açık bırakılır.
- Hasta/yaralı, bilinci açık ise yarı oturur biçimde oturtulur.
- Ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir.
- Açık pnömotoraksta şok olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, şok önlemleri alınmalıdır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( [Delici göğüs yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
Göğsün içine giren nesne, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
- Yoğun ağrı.
- Solunum zorluğu.
- Morarma.
- Kan tükürme.v
- Göğüsteki yarada, soluk alıyor görüntüsü[Açık pnömotoraks] )
( [Delici karın yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
- Karın bölgesindeki örgenler zarar görebilir.
- İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir.
- Karın, tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir.
- Bağırsaklar dışarı çıkabilir. )
( [Delici Karın Yaralanmalarında İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir.
- Dışarı çıkan örgenler içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür.
- Bilinç yerinde ise sırt üstü biçimde bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür.
- Ağızdan yiyecek ya da içecek bir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık izlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( )
- YARALANMA/TRAVMA ÇEŞİTLERİNDE:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> "İNSAN KAYNAKLI"
- YARALAR:
KESİK ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> EZİKLİ ile/ve/||/<> PARÇALI ile/ve/||/<> KİRLİ(ENFEKTE)
( - Bir travma sonucu deri ya da mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır.
- Aynı zamanda, kan damarları, kas ve sinir gibi yapılar etkilenebilir.
- Derinin koruma özelliği bozulacağından, enfeksiyon riski artar. )
( Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur.[Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.] İLE/VE/||/<> Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır.[Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Tetanos tehlikesi vardır.] İLE/VE/||/<> Taş yumruk sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpmasıyla oluşan yaralardır. İLE/VE/||/<> Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile oluşue. Doku ile ilgili tüm örgen, saçlı deri de zarar görebilir. İLE/VE/||/<> Mikrop kapma olasılığı bulunan yaralardır. | Gecikmiş yaralar.[6 saatten fazla] | Dikişleri ayrılmış yaralar. | Kenarları düzgün olmayan yaralar. | Çok kirli ve derin yaralar. | Ateşli silah yaraları. | Isırma ve sokma ile oluşan yaralar. )
( [Ciddi yaralanmalar]
- Kenarları birleşmeyen ve ya 2-3 cm. olan yaralar.
- Kanaması durdurulamayan yaralar.
- Kas ya da kemiğin göründüğü yaralar.
- Delici aletlerle oluşan yaralar.
- Yabancı nesne saplanmış olan yaralar.
- İnsan ya da hayvan ısırıkları.
- Görünürde iz bırakma olasılığı bulunan yaralar. )
( [İlk yardım]
- Yaraya saplanan yabancı nesneler çıkarılmaz.
- Yara içi kurcalanmamalıdır.
- Yarada kanama varsa durdurulur.
- Yara, temiz bir bezle örtülür.
- Yara üzerine bandaj uygulanır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- YARALI KİMLİK ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALAN
( Kendini koruyacak kadar. )
- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK
( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir.
- Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )
( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)
( OMUZDAN DESTEK OLARAK

ile/ve/||/<>
KUCAKTA

ile/ve/||/<>
SIRTTA

ile/ve/||/<>
OMUZDA

ile/ve/||/<>
ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ

ile/ve/||/<>
KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK

ile/ve/||/<>
SANDALYE İLE

ile/ve/||/<>
SEDYE İLE

ile/ve/||/<>
BATTANİYE İLE

ile/ve/||/<>
KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler.
Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.
ile/ve/||/<>
KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.
ile/ve/||/<>
KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker.
- Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.
ile/ve/||/<>
RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI
- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )
- YARALI ile ZARARLI ile İNCİNME
( INJURIED vs. INJURIOUS vs. INJURY )
( مظلوم ile مضر ile للطمه ile گزند ile صدمه ile آسيب ديدگي ile آزار ile خلل ile جراحت )
( MAZLUM ile MAZAR ile للطمه ile GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE DYDEGY ile AZAR ile KHLEL ile JARAHAT )
- YARALIYOR ile/değil YER ALIYOR
- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK
- YARAMAK ile MEVCUT
( AVAIL vs. AVAILABLE )
( بکار خوردن ile سودمند بودن ile قابل دريافت ile در دست ile فراهم ile دسترس ile موجود ile دست ياب )
( BEKAR KHORDAN ile SOODMAND BODAN ile GHABEL DARYAFT ile DAR DAST ile FARANPAM ile DASTERES ile MOJOD ile DAST YAB )
- YARAMAYAN ile/değil/yerine/>< YARAYAN
- YARAMAZ ile BASTIBACAK
( ... İLE Bacakları kısa ya da çarpık olan. | Yaramaz, haylaz çocuk. )
- YARAMAZLAŞMAK ile YARAMA ile YARAMAZ/LIK ile YARAMAZCA
- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN ile YARAĞIN
( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )
(1996'dan beri)