Bugün[23 Haziran 2026]
itibarı ile 71.820 başlık/FaRk ile birlikte,
71.820 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(24/289)


- AYNI ANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK HIZLI


- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE


- AYNI "BOK" ile/ve/değil/||/<>/> LACİVERDİ


- AYNI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE DÜŞÜNMEK


- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK


- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK

( DISAGREE vs. DISAGREEABLE vs. DISAGREEMENT )

( اختلاف پيدا کردن ile نساختن با ile مغاير بودن ile نفاق داشتن ile اختلاف نظر داشتن ile مخالف بودن ile اختلاف داشتن ile ناسازگار بودن ile اختلاف عقيده داشتن ile موافق نبودن ile ناسازگاري کردن ile برخلاف ميل ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile ناپسند ile تخالف ile عدم موافقت ile شکراب ile اختلاف نظر ile عدمموافقت ile اختلاف ile مغايرت ile مخالفت )

( AKHTELAF PEYDA KARDAN ile NESAKHTAN BA ile MOGHAYR BODAN ile NAFAGH DASHTAN ile AKHTELAF NAZAR DASHTAN ile MOKHALEF BODAN ile AKHTELAF DASHTAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF AGHYDAH DASHTAN ile MOVAFEGH NABUDAN ile NASAZGARY KARDAN ile BARKHLAF MYLE ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile NAPASAND ile تخالف ile ADAM MOVAFEGHT ile شکراب ile AKHTELAF NAZAR ile عدمموافقت ile AKHTELAF ile MOGHAYRAT ile MOKHALEFT )


- AYNI ŞEYİ(AYRINTIYI/KONUYU):
KONUŞUYORUZ ile/ve/değil/||/<>/> SÖYLÜYORUZ


- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK

( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )

( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )

( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )


- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK


- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA

( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )


- AYNI ile AYNÎ

( Benzer. | Başkası değil yine o. | Aralarında ayrım olmayan. | Eski durumunda kalmış, değişmemiş. İLE Para olarak değil nesne/eşya olarak verilen/bağışlanan. )


- AYNİ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.]

( Hep o, başkası değil. | Tıpkısı. @@ Gözle ilgili. @@ Para olarak değil maddî/eşya olarak verilen. )


- AYNI ile/değil/!= BENZER

( [not] SAME vs./but/!= SIMILAR )


- AYNI ile/ve/değil HEMEN HEMEN AYNI

( [not] SAME vs./and/but ALMOST SAME )


- AYNI ile/ve/değil/<> İÇ İÇE


- AYNÎ ile İNFÂKÎ ile EKLİ


- AYNI ile/ve ORTAK

( SAME vs./and COMMON )


- AYNI ile/ve/||/<> TIRHALLI

( ... İLE Aynı koşullar altında bulunanların, aynı durumda olduklarını anlatmak için kullanılan bir söz. )


- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI


- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ


- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK


- AYNI/LIK ile ÖZDEŞ/LİK

( SAME vs. IDENTITY )


- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK


- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK

( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )


- AYNİYET ile ANALOJİ

( SAMENESS vs. ANALOGY )


- AYNİYET ile MİN VECH


- AYNŞTAYN ile AYNŞTAYNİYUM

( Avagadro sayısıyla foton enerjisinin çarpımına eşit olan ve fotokimyada kullanılan bir ışık enerjisi birimi. İLE İlk kez, 1952'de, hidrojen bombası denemesinde keşfedilen, artık hızlandırıcılarda üretilen, aktinitler ailesinden, atom numarası 99, kütle numarası 244'ten 254'e kadar değişmekle birlikte, nötronlarla bombardımanı sonucunda, 15 nötronun peşi peşine U²38; çekirdeğine girmesinin ardından, 6.63MeV enerjili alfalar yayan, 20 gün yarılanma süreli, 253 kütle numaralı izotopu ve daha sonra Pu²39;'un termik nötronlarla bombardımanında, 1.1MeV enerjili betalar[Β¯] yayan, 36 saat yarılanma süreli, 200Μg-300Μg kadar 254 kütle numaralı radyoizotopları elde edilen yapay öğe. Simgesi: Es )

( EINSTEIN vs. EINSTEINIUM )

( EINSTEIN avec EINSTEINIUM )

( EINSTEIN mit EINSTEINIUM )


- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM


- AYRAÇ ile ETİKETLİ AYRAÇ

( LABELLED BRACKET )


- AYRACA(PARANTEZE) ALMAK ile/||/<> KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK


- AYRAÇ(/PARANTEZ/KAVS[Ar.]) " ( ) " ile KÖŞELİ AYRAÇ " [ ] "


- AYRANLAŞMAK ile AYRAN ile AYRANCI/LIK ile AYRAN AĞIZLI/LIK ile AYRAN DELİSİ ile AYRAN GÖNÜLLÜ/LÜK ile AYRAN BUDALASI


- AYRI AYRI ile/ve BAŞLI BAŞINA


- AYRI BİR "SANAT" ile/ve/değil/||/<>/< AYRI BİR SEVİYE


- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK


- AYRI GÖRMEK/TUTMAK ile/ve DIŞINDA GÖRMEK/TUTMAK


- AYRI ile/ve APAYRI

( SEPARATE vs./and QUITE SEPARATE )


- AYRI ile/ve BAŞKA

( SEPARATE vs./and ANOTHER )


- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ

( APART vs. APART FROM vs. APART FROM THAT vs. APARTMENT vs. APARTMENT COMPLEX )

( جدا ile مجزا ile صرف نظر ile گذشته از ile گذشته از آن ile خلوت سرا ile آپارتماني ile آپارتمان ile مجموعه آپارتماني )

( JEDA ile MAJZA ile SARF NAZAR ile GOZASHTEH AZ ile GOZASHTEH AZ AN ile KHLUT SARA ile APARTAMANY ile APARTAMAN ile MAJMUE APARTAMANY )


- AYRI ile/ve GAYRI ile/ve ŞEBİH


- AYRI ile/ve ÖZEL

( DISTINCT vs./and SPECIAL )


- AYRI ile/ve/değil/yerine UZAK


- AYRICA ile/ve/||/<> EK OLARAK


- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET


- AYRICALIK ile "AĞIRLIK"


- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK


- AYRICALIK ile AZINLIK


- AYRICALIK ile/ve/değil/yerine FARK

( [not] PRIVILEGE vs./and/but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PRIVILEGE )


- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER


- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY

( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )

( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )


- AYRIK ile AYRIM

( Ayrılmış. | Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen. | Kuraldışı, müstesna. İLE Ayırma eylemi. | Bir kişi ya da nesnenin, ötekilerle karış(tırıl)mamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. | Alt bölüm. | Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter. | Ayrılma noktası. | Bir ya da daha çok sahne içinde geliştirilip, olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. )


- AYRIKOTU ile İDRİSOTU

( ... İLE Bir tür ayrıkotu. )


- AYRIKOTU ile/değil ZEMBİLOTU

( ... İLE/DEĞİL Buğdaygillerden, ayrıkotuna benzeyen, çorak yerlerde yetişen bitki. )


- AYRIKSI/LIK ile AYRIKSI AY ile AYRIKSI YIL


- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN


- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI


- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI

( SEPARATENESS vs./and FIELD SEPARATION )


- AYRILIK ile AYRILMAK

( DISUNION vs. DISUNITE )

( عدم اتفاق ile جدا شدگي ile نفاق انداختن ile باهم بيگانه کردن )

( ADAM ETEFAGH ile JEDA SHODEGY ile NAFAGH ANDAKHTAN ile BANPAM BEYGANEH KARDAN )


- AYRI/LIK ile/ve BAŞKA/LIK

( DISTINCT vs./and DIFFERENT )


- AYRILIK ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ

( [not] DEVIATION vs./and/>/but BEGINNING )


- AYRILIK ile İKİLİK

( DISTINCT vs. DUALITY )


- AYRILIK ile/ve/<> SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/<> ÖLÜM


- AYRILIK ile/ve SON

( SEPERATENESS vs./and THE LAST/FINAL/END/RESULT )


- AYRI/LIK ile/ve TAŞKIN/LIK

( DISTINCT vs./and IMPETUOSITY )


- AYRILIK/İKİLİK ile/değil SALINIM

( [not] DISTINCT vs./but OSCILLATION )


- AYRILIKLARDA, UNUTABİLMEK İÇİN:
ZAMAN ile/ve/ya da BAŞKA BİRİ

( Ayrılıklar umutsuzluğa düşürmesin. Bir daha buluşmak için bir elveda gereklidir. )

( Buluşmak, dost olanlar için kaçınılmazdır. )


- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ

( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )


- AYRILIŞMAK ile AYRILIŞ


- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU


- AYRILMA ile AYRIŞMA


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BOŞANMA


- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME


- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA

( [bir şeyi/kavramı/durumu/olayı] Süreç ve sonucun(un) birlik ve bütünlüğüyle görerek tanımlama ve/ya da değerlendirme. İLE/VE Süreç merkezli/odaklı (aşırı) "yorum"/"okuma". )

( Davranış ve tutum, yeğleme/tercih. İLE/VE Durum. )

( Kişide. İLE/VE Nesnelerde.[Benzetme olarak, tırnak içinde] )

( Tekrar biraraya gelebilme, buluşabilme olanağıyla. İLE/VE Bir daha birleşmemek üzere. )

( "AYRIŞMA"yı da karşılıklılık/işteşlik durumu olduğundan dolayı AYRILMA ile birlikte ya da ayrı ayrı kullanmak olanaklı olduğu gibi bunlarla da karıştırmamak gerekiyor. )

( DEVIATION vs./and TO BREAK OFF )


- AYRILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYILMAK


- AYRILMAK ile AYRILIŞ ile BÖLÜMLERE AYIRMAK ile KALKIŞ

( DEPART vs. DEPARTING vs. DEPARTMENTALIZE vs. DEPARTURE )

( تشريف بردن ile عزيمت کردن ile هجرت کردن ile روانه شدن ile رهسپار ile چند شعبه کردن ile عزيمت ile هجرت ile ذهاب ile رحيل )

( TASHARYFE BARDAN ile AZYMAT KARDAN ile NPAJRAT KARDAN ile RAVANEH SHODAN ile RAYASPAR ile CHAND SHABEH KARDAN ile AZYMAT ile NPAJRAT ile ZEHAB ile رحيل )


- AYRILMAK ile FARKLILIK ile FARKLI

( DIVERGE vs. DIVERGENCE vs. DIVERGENT )

( متشتت شدن ile از هم دور شدن ile واگراييدن ile واگرايي ile تباعد ile واگرا ile متباعد )

( MOTESHTET SHODAN ile AZ NPAM DOR SHODAN ile VAGARAYYDAN ile VAGARAYY ile تباعد ile VAGARA ile متباعد )


- AYRILMAK ile/ve UZAKLAŞMAK

( TO LEAVE vs./and TO DIGRESS )


- AYRILMAK ile YALNIZ BIRAK ile GERİDE BIRAKMAK ile ÇABUK AYRIL ile YARIM BIRAKMAK ile SÖYLENMEDEN BIRAKMAK ile AYRILMAK

( LEAVE vs. LEAVE ALONE vs. LEAVE BEHIND vs. LEAVE QUICKLY vs. LEAVE UNFINISHED vs. LEAVE UNSAID vs. LEAVING )

( جا گذاشتن ile خارج شدن ile مرخصي ile باقي گذاردن ile باقي گذاشتن ile واگذارکردن ile برجاي گذاردن ile کشيدن از ile برجاي گذاشتن ile تشريف بردن ile بر جاي نهادن ile رهاساختن ile بر جاي گذاشتن ile واکهداشتن ile بر جاي باقي گذاشتن ile وا گذاردن ile ترک کردن ile واگذار کردن ile تنها گذاشتن ile تنها گذاردن ile دست از سر برداشتن ile عقب گذاشتن ile به جا گذاشتن ile فوري رفتن ile ناتمام گذاردن ile مسکوت گذاردن ile رهسپار ile واگذاري ile عزيمت )

( JA GOZASHTAN ile KHARJ SHODAN ile MORKHSY ile BAGHY GOZARDAN ile BAGHY GOZASHTAN ile VAGOZARKARDAN ile BARJAY GOZARDAN ile KESHYDAN AZ ile BARJAY GOZASHTAN ile TASHARYFE BARDAN ile BAR JAY NEHADAN ile رهاساختن ile BAR JAY GOZASHTAN ile واکهداشتن ile BAR JAY BAGHY GOZASHTAN ile VA GOZARDAN ile TARK KARDAN ile VAGOZAR KARDAN ile TANEYA GOZASHTAN ile TANEYA GOZARDAN ile DAST AZ SAR BARDASHTAN ile AGHAB GOZASHTAN ile BAH JA GOZASHTAN ile FORY RAFTAN ile NATMAM GOZARDAN ile MOSKOT GOZARDAN ile RAYASPAR ile VAGOZARY ile AZYMAT )


- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)

( [mitoz/mayoz] Göze bölünmesi sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması.[Bir çift homolog kromozomun ayrılamaması. | Kardeş kromatitlerin ayrılamaması. | Mitoz sırasında kardeş kromatitlerin ayrılamaması.] İLE/||/<> Göze bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. İLE/||/<> Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. )


- AYRILMIŞ ile DUL

( ... ile BÎVEGÎ [BÎVE-ZEN: Dul hanım.] )

( ... ile SEYYİBE )


- AYRIM (NOKTASI):
KAVŞAK ile/ya da/||/<> MAKAS ile/ya da/||/<> ÇATAL


- AYRIM ile/değil AÇIKLAMAK/ÖĞRETMEK ÜZERE, (PEDAGOJİK)


- AYRIM ile/ve ANLAMLANDIRMA

( DISTINGUISH vs./and TO GIVE A MEANING )


- AYRIM ile AYIRIM

( DISTINGUISH vs. DIFFERENTIATION )

( ... ile VİBHAGA )


- AYRIM ile/ve/<> BİRLİK


- AYRIM ile/ve İLİŞKİ

( DISTINGUISH vs./and RELATION )


- AYRIM/FARK ile/ve/değil/||/<> ORAN


- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME


- AYRIM ile/ve SINIR

( DISTINGUISH vs./and BOUNDARY )


- AYRIM ile/ve/||/<>/< TANIM

( DIFFERENTATION vs./and/||/<> DEFINITION )


- AYRIM ile/ve/||/<>/< VERİ


- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI

( DISCRIMINATE vs. DISCRIMINATING vs. DISCRIMINATION vs. DISCRIMINATOR )

( تبعيض کردن ile تبعيض قائلشدن ile فاروق ile تبعيض ile فرق گذاري ile فرق گذار )

( TABYZE KARDAN ile TABYZE QAELASHODAN ile فاروق ile TABYZE ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR )


- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK ile/ve/||/<> NEFRET


- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK


- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

( ALE-L-ITLAK: Genel olarak bir kayıtla bağlı olmayarak. | Ayırdetmeden, ayırmadan, salt olarak. )


- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)


- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER


- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE


- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER


- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ


- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ


- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME


- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI


- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE


- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI


- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI


- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO


- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ


- AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA


- AYRIMSAMAK ile AYRIMSANMAK


- AYRINCA/İSTİSNA[Ar.] ile/||/<> AYRICALIK/İMTİYAZ[Ar.]


- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL


- AYRINCA/İSTİSNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT


- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK


- AYRINTI ile AÇIKLAMA

( TEFERRUAT ile TAFSİLAT )


- AYRINTI ile AYIRTI

( DETAIL vs. NUANCE )


- AYRINTI ile AYIRTI

( DETAIL vs. NUANCE )


- AYRINTI ile AYRIM

( DETAIL vs. DIFFERENTIATION )


- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK


- AYRINTI ile/ve DERİNLİK

( DETAIL vs./and DEEPNESS )


- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK


- AYRINTI ile İNCELİK

( DETAIL vs. DELICACY )


- AYRINTI ile NÜANS

( ... İLE Resim sanatında renk ayrıntısı. )

( DETAIL vs. NUANCE
... WITH Color detail in art. )


- AYRINTI ile/ve ÖZEL

( DETAIL vs./and SPECIAL )


- AYRINTICILIK ile/ve/||/<> TİTİZLİK


- AYRINTILAMA -ile

( ELABORATION )


- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA


- AYRINTI/LAR ile/ve/yerine TEMEL İLKE/LER

( DETAIL/S vs./and BASIC PRINCIPLE/S
BASIC PRINCIPLE/S instead of DETAIL/S )


- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"


- AYRINTILI ile/ve/<> KAPSAMLI


- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN


- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN


- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM


- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )


- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR


- AYRIŞIM[İng. SEPARATION] ile/||/<> MENDELİN BİRİNCİ YASASI: AYRIŞMA[İng. MENDEL'S FIRST RULE]

( Hücre bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. @@ Alellerin ayrışımı ilkesi olarak bilinir. Gregor Mendel'in her canlıda, her özelliğe ait, her bir genin iki adet aleli bulunduğunu ve bu alellerlerin üreme gözelerine eşit bir biçimde dağıldığını söyleyen yasa.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA


- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- AYRIŞMA ile/ve İNCELME


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA


- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DECOMPOSE vs. DECOMPOSITION )

( تجزيه کردن ile تجزيه شدن ile تجزيه )

( TAJZYYEH KARDAN ile TAJZYYEH SHODAN ile TAJZYYEH )


- AYRIŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMAK

( İFTİRÂK ile/ve/değil/yerine/<>/>< İŞTİRÂK )


- AYRIŞMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUTUPLAŞMAK


- AYRIŞTIKLARIMIZ ile/değil/yerine BULUŞTUKLARIMIZ(BULUŞABİLECEKLERİMİZ)


- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK


- AYRIŞTIRILAMAZ ile UYGUNSUZ

( INDECOMPOSABLE vs. INDECOROUS )

( فساد ناپذير ile فاسد نشدني ile نا صحيح )

( FESAD NAPAZYR ile FASAD NESHODANY ile NA SAHYHE )


- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )


- AYRIŞTIRMAK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLAŞTIRMAK


- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK


- TO DECOMPOSE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK


- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK

( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )


- AYRU ile/||/<> AYRUK/AYRUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Değilse. İLE Başka/gayr. )


- AYRUK -ile

( Ayrı, başka, gayri. )


- AYŞ Ü İŞRET[Ar.] ile/ve AYŞ Ü NÛŞ[Ar.] ile/ve AYŞ Ü TARAB[Ar.]

( Yeme içme, çalgı çengi, eğlence. )

( AYŞ: Yaşama. )


- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Söz (başka bir şey de olabilir) ondan soruldu. İLE Söz sormayı kendi üzerine aldı. İLE Birinin sağlığını sormak ya da iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin sağlığını sorması. )


- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK

( Atışmak. | Münazara. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. İLE/VE/||/<>/< Birbirine karşılıklı söz söyleyerek tartışmak. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. | Ok vb. atarak yarışmak. )


- AYURVEDA TIBBI ile/||/<> HİPOKRAT TIBBI

( Ayurveda dosha dengesi üzerine kuruludur İLE Hipokrat tıbbı dört sıvı kuramıne dayanır. )

( Charaka tarafından -200 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-300--200) (Ülke: Hindistan) (Alan: Tıp, Biyoloji) (Önemli katkıları: Charaka Samhita, Ayurveda tıbbı) )


- AYVA ile/değil ALTIN AYVA


- AYVA ile JAPON AYVASI

( CYDONIA OBLONGA cum CHAENOMELES SPECIOSA )

( Ayva, Farsça'da, "sulu" ve "mavi" demektir. )

( SEFERCEL ile ... )

( ÂBÎ, BİH/Î ile ... )


- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU


- AYVAZ ile/ve AZAP

( Konaklarda çalışan uşak. İLE/VE Çiftlik uşağı. )


- AYYAŞLAŞMAK ile AYYAŞ/LIK


- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN


- AZ BUÇUK" ile/ve "AZ BİRAZ"


- AZ (")ÇALAN(") ile/>< (")ÇOK(") ÇALAN

( Hapse girer. İLE/>< "Kariyer yapar." )


- AZ İLE YETİNMEK ile/ve/||/<>/>/< ÖLÇÜLÜLÜK

( TO BE CONTENTED WITH FEW vs./and/||/<>/>/< MODERATION )


- AZ SONRA ile/değil/yerine DAHA SONRA


- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK


- AZ ile Az

( Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik. | Alışılmış olandan, umulandan ya da gerekenden eksik olarak. İLE Azot öğesinin simgesi. )

( FEW/LITTLE vs. FEW/LITTLE )


- AZ ile AZ AZ ile AZ ÇOK ile AZ DAHA ile AZ ALICI ile AZ BUÇUK ile AZ SONRA ile AZ GELİŞMİŞ/LİK


- AZ ile DAHA AZ TEHLİKELİ ile DAHA AZ ile KİRAYA VEREN

( LESS vs. LESS DANGEROUS vs. LESS THAN vs. LESSOR )

( کمتر ile کم خطر ile کمتر از ile موجر )

( KAMTAR ile KAM KHATAR ile KAMTAR AZ ile MOJER )


- AZ ile/ve/<>/değil GİZLİ

( [not] FEW vs./and/<>/but SECRET/HIDDEN )


- AZ ile/değil/yerine ÖZ

( Deme! İLE De! )


- AZ ile/ve/||/<>/< ÖZ


- AZ ile YOK

( NEDRET ile ... )

( FEW vs. THERE IS/ARE NOT )


- AZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOK DENİLECEK KADAR AZ


- AZA' -ile

( SABIR | CENÂZE ALAYI | BAŞSAĞLIĞI ZİYARETİ )


- A'ZÂ[< UZV] -ile

( ÖRGENLER, ÜYELER )


- AZA ile/değil ARAZ

( Üye. | Örgen. İLE/DEĞİL İlinek. | Belirti. )


- A'ZÂ[Ar. < UZV] ile AZÂ'[Ar.]

( Örgenler/organlar, uzuvlar, üyeler. İLE Sabır. | Cenâze alayı. | Başsağlığı ziyareti. )


- AZÂB[Ar.] ile ELEM[Ar.]


- AZAB ile/ve/<> HAZ


- AZÂB[Ar.] ile İKÂB[Ar.]


- AZÂB ile/ve/> LEZZET


- ÂZÂDE ile HÜRRİYET


- AZALMA ile/ve BOZULMA


- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI

( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )

( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )

( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZALTICI TEDBİR/LER ile/ve/değil/yerine ÖNLEYİCİ TEDBİR/LER

( Ucuz, kolay. | Görünür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Pahalı, kolay olmayan. | Pek görünmez. )


- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA

( TO DECREASE vs./and TO INCREASE )


- AZALTMAK ile AZALDI ile AZALAN

( DECREASE vs. DECREASED vs. DECREASING )

( کاهش يافتن ile کسر کردن ile نقصان يافتن ile کاست ile تخفيف يافتن ile کم کردن ile کاهش دادن ile نقص ile کم شدن ile تقليل ile کاستن ile تنزل ile کاسته ile نقصان )

( KANPASH YAFTAN ile KASAR KARDAN ile NAQSAN YAFTAN ile KAST ile TAKHOFYFE YAFTAN ile KAM KARDAN ile KANPASH DADAN ile NAQS ile KAM SHODAN ile تقليل ile KASTAN ile TANZEL ile KASTEH ile نقصان )


- AZALTMAK ile AZALTILABİLİR

( DIMINISH vs. DIMINISHABLE )

( تقليل يافتن ile تقليل دادن ile کاستن ile نقصان يافتن ile نقصان پذير )

( TAGHALYLE YAFTAN ile TAGHALYLE DADAN ile KASTAN ile NAQSAN YAFTAN ile NAQSAN PAZYR )


- AZALTMAK ile AZALTILMAK ile AZALTTIRMAK ile AZALTABİLMEK


- AZAM ile AZAM OL-SEDAT ile AZAM OL-MOLUK

( AZAM vs. AZAM OL-SADAT vs. AZAM OL-MOLUK )

( اعظم ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )

( EAZAM ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )


- AZAMET ile AZAMETLİ


- AZÂMET["AZA:MET" değil AZAMET] ile/ve ZARÂFET


- AZAP ile/ve/<> ASLINDAN AYRI DÜŞMEK


- AZAP ile AZAP

( Dünyada günah işlemiş olanlara, ahirette verilecek ceza. | Büyük sıkıntı, ezinç. İLE Çiftlik uşağı. | Anadolu beyliklerinde, donanmada kullanılan asker. )


- AZAP/AZEB ile/||/<> AZAP

( Anadolu beyliklerinde donanma askeri. İLE/||/<> Osmanlı Ordusu'nda hafif piyade olarak kullanılan asker sınıfıdır. Bir tarihsel terim olarak kökeni bilinmez. 14. yüzyıldan başlayarak donanmadaki bir askeri sınıfın adı olarak kullanılmıştır. İlk dönemlerde azaplar, yaya ve deniz azapları diye ikiye ayrılırken sonraları duyulan gereksinme gereğince sınır kalelerinde görev yapan kale azapları ortaya çıktı. Bu askerler, ön saflarda savaşırdı. Savaşlarda hafif okçu birliklerine gereksinim duyulduğunda 20 - 30 eve bir asker düşmek üzere Anadolu'nun bekâr ve güçlü gençleri azap olarak seçilirdi. Bu biçimde asker toplanmasına “azap çağırtmak” denirdi. Ücretlerini bulundukları sancak öder ve kendilerinden savaş sırasında vergi alınmazdı. Azaplar en önde yer alır ve düşman üzerine ok yağdırırdı. İstanbul'un alınması sırasında orduda 20 bin azap vardı. Kale ve deniz azaplarının varoluşu II. Mahmut dönemine kadar sürmüştür. Azaplar, başına kırmızı börk giyer, ok, yay, pala, kakan ve kargı gibi silahlar kullanırdı. Deniz azapları, 15. yüzyıldan başlayarak oluşturuldu. Unkapanı Köprüsü'nün Galata bölümünde bugün Azap kapı olarak anılan yerde tersanenin yanında kışlaları vardı. Orada konaklar ve eğitimlerini yaparlardı. )


- AZAP ile ISTIRAP


- A'ZÂR[Ar. < ÖZR] ile ÂZÂR[Fars.] ile ÂZÂR[Fars.]

( Bahaneler, engeller, özürler. İLE Mart ayı. İLE İncitme, azarlama/tekdîr, kırılma. )


- AZAR ile/ve/değil/||/<>/< NAZAR

( Kime. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ona. )


- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]

( ... İLE Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. | Bir batarya topun, birden ateş etmesi. | Azar, tersleme. )


- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA


- AZARLAMA ile/değil SÖYLENME


- AZARLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEPKİ (GÖSTERMEK)


- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )

( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )


- AZÂZİL ile MİKAİL

( Baş melek. İLE Baş melek. )

( Ahâdiyet'te. İLE Ulûhiyet'te. )


- AZ-ÇOK ile VAR-YOK

( LESS-MUCH vs. THERE IS/PRESENT - THERE IS NOT/ABSENT )


- AZ(DIR)MAK ile AYAKLAN(DIR)MAK


- AZDIRMAK ile AZDIRILMAK ile AZDIRABİLMEK


- AZDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< "BAŞTAN ÇIKARMAK"


- AZELLEŞMEK ile AZEL


- AZELYA/AÇALYA -ile

( Fundagillerden, kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki. [Lat. AZALEOS] )


- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )


- AZERBAYCAN ile AZERİCE

( AZERBAIJAN vs. AZERBAIJANI )

( آذربيجان ile آذري )

( آذربيجان ile AZARY )


- AZERBAYCANLI ile AZERBAYCAN DİLİ ile AZERBAYCAN TÜRKÜ


- AZERİ ile AZERİCE


- AZERİLER -ile

( SAF OĞUZLAR )