ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.608 başlık/FaRk ile birlikte,
71.608 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(240/288)
- STERİLİZE ile STERİLİZASYON
- STERİLLEŞTİRMEK ile STERİL
- STERLİN ile/ve/||/<>/> PENİ
( İngiliz para birimi. @@ Sterlinin yüzde biri değerindeki para birimi, "kuruş". )
- STERN-GERLACH EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE STERN-GERLACH[Fr.] / STERN-GERLACH-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STERN-GERLACH DENEYİ
- STEROIDS[İng.] / STÉROÏDES[Fr.] ile/değil/yerine/= STEROİTLER
- STEROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= STEROKİMYA
- STEROLS[İng.] / STÉROLS[Fr.] / STEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROLLER
- STEREOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROTİTER
- STEREOMICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= STERYOMİKROSKOP
- STETH-/STETHO- ile/||/<> THEL-/THELO- ile/||/<> THORAC-/THORACO- ile/||/<> MAST-/-MASTİA/MASTO-
( Meme ya da göğüs. İLE/||/<> Meme ucu. İLE/||/<> Meme ile ilgili, meme yapıları ile ilgili. İLE/||/<> Göğüs, toraksla ilgili. )
- STEVE WOZNIAK ile/ve/||/<> STEVE JOBS
( Donanımcı/sı. İLE/VE/||/<> Geliştirici/si. )
( Stephen Gary Wozniak İLE/VE/||/<> Steven Paul Jobs )
- STEVIE WONDER ile/değil RAY CHARLES
- STHENO- ile/||/<> -TONİA/TONO-/-TONY
( Güç. İLE/||/<> Tonus ya da basınçla ilgili. )
- STIBINE[İng.] / STIBINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİBİN
- STIBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİBLİN
- STYPHNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİFNİK ASİT
- STIGMATIC[İng.] / STIGMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STİGMATİK
- STİL ile SİTİL
( ... İLE Su kovası. )
- STİL ile STİLO ile STİLİST ile STİL MOBİLYA
- STİL ile TİP
( STYLE vs. TYPE )
- STILB[İng.] / STILB[Fr.] / STILB[Alm.] ile/değil/yerine/= STİLB
- STILBENE[İng.] / STILBÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİLBEN
- STILBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİLBİN
- STILBITE[İng.] / STILBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİLBİT
- STİLİZE ile/||/<> STUCCO/STUK ile/||/<> SİLME
( Üslûplaştırılmış. Doğadaki biçimlerin belirli bir üslûbun ya da tekniğin denetiminde sadeleştirilmiş biçimi. Stilize çiçek motifi... İLE/||/<> Alçı yoğunluklu süsleme tekniği. İLE/||/<> Duvar yüzeylerinde süsleme amacıyla yapılmış şerit biçimindeki çıkıntılara verilen ad. )
- STILLE ile/||/<> NEGISHI ile/||/<> HIYAMA ile/||/<> PD-KATALİZLİ CROSS-COUPLING
( Metal organik coupling reaksiyonları. )
( Formül: R-X + R-M → R-R )
- STİL/LER BİLGİSİ ile/ve TİP/LER BİLGİSİ
- STİMULATED EMİSSION ile/||/<> SPONTANEOUS EMİSSION
( Stimulated emission dış foton etkisiyle uyarılmış emisyonken İLE spontaneous emission kendiliğinden foton salınımıdır )
( Formül: Einstein coefficients )
- STIMULI-RESPONSIVE MATERIAL ile/||/<> STATIC MATERIAL
( Stimuli-responsive material dış uyarıya yanıt veren akıllı malzemeyken İLE static material değişmeyen sabit özellik gösterir )
( Formül: Smart polymer )
- STING ile ...
( Arı, akrep iğnesi; yılanın zehir dişi. )
- SUSPENSION[İng.] ile/değil/yerine/= STİPANSİYON
- STYPHNIC ACID[İng.] / ACIDE STYLPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİPNİK ASİT
- STYRAX, STORAX[İng.] / STYRAX, ALIBOUFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRAKS
- STYRALLYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL STYRALYLIQUE[Fr.] / STYRALLYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ALKOL
- STYRALLYL ACETATE[İng.] / STYRALLYLACETATE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ASETAT
- ACETATE DE STYRALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRALLİLİ ASETAT
- STYRENE OXIDE[İng.] / OXYDE DE STYROLÈNE[Fr.] / STYROLOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN OKSİT
- STYRENE[İng.] / STYROLÈNE[Fr.] / STYROL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN
- STIRLING ile/||/<> BELL ile/||/<> CATALAN ile/||/<> ÖZEL SAYI DİZİLERİ
( Kombinatorik problemlerde ortaya çıkan diziler. )
( Formül: Cₙ = (2n)!/((n+1)!n!) )
- [ne yazık ki]
STK ile/değil "SDK"
( Sivil Toplum Kurumu İLE/DEĞİL "Sivil Devlet Kurumu" )
- STK ile STK
( Sivil Toplum Kuruluşu İLE Sanat - Tarih - Kültür )
- STM BREAK JUNCTİON İLE OPTİCAL TWEEZERS İLE SMFS ile/||/<> TEK MOLEKÜL KİMYA
( Tekil molekül manipülasyonu. )
( Formül: G = 2e²/h (quantum) )
- STM ile/||/<> AFM
( STM tünelleme akımı iletken İLE AFM kuvvet tüm yüzeyler. )
( Formül: I_tünel İLE F_vdW )
- STM32 ile ESP32
- STOA -ile
( DİREKLİ GALERİ )
- STOACILIK ile EPİKÜRCÜLÜK
( Erdem, öz disiplin ve doğayla uyum içinde yaşamayı savunan felsefi okul. İLE Hazza ulaşmayı ve acıdan kaçınmayı yaşamın amacı olarak gören felsefi okul. )
- STOCHASTIC DIFFERENTIAL ile/||/<> ORDINARY DIFFERENTIAL
( SDE gürültü terimi, ODE deterministik. )
( Formül: Noise term İLE deterministic )
- STOKASTİK SÜREÇ ile/||/<> DETERMİNİSTİK SÜREÇ
( Stokastik rastgelelik içerir, deterministik kesin tahmin edilebilir )
( Formül: X(t ileω) İLE x(t) = f(x₀ ilet) )
- STOKES FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES AKIŞI
- STOKES LINES[İng.] / RAIES DE STOKES[Fr.] / STOKES-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES ÇİZGİLERİ
- STOKES FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES FREKANSLARI
- STOKES SHIFTS[İng.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMALARI
- STOKES SHIFT[İng.] / DÉCALAGE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMASI
- STOKES-KIRCHHOFF EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STOKES-KIRCHHOFF[Fr.] / STOKES-KIRCHHOFF-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES-KİRCHHOFF DENKLEMİ
- STOKES THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER SATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KURAMI/TEOREMİ
- STOKES NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES SAYISI
- STOKES DRIFT[İng.] / TRAÎNÉE DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES SÜRÜKLENMESİ
- STOKES LAWS[İng.] / LOIS DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES YASALARI
- STOKES YASASI ile/||/<> NEWTON VİSKOZİTE
( Stokes küre sürüklemesi F=6πμrv, Newton kayma gerilmesi τ=μ(dv/dy). )
( Formül: F = 6πμrv İLE τ = μ(dv/dy) )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- STOKESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES YASASI
- STOKES[Fr.] / STOKES[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES
- STOICHIOMETRY[İng.] / STOECHIOMETRIQUE[Fr.] / STÖCHIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKİYOMETRİ
- STÖKİYOMETRİ ile TERMOKİMYA
( Kimyasal tepkimelerde nesne miktarlarını inceleyen alan. İLE Kimyasal tepkimelerde enerji değişimlerini inceleyen alan. )
- STOKLAMAK ile STOKLAYABİLMEK ile STOK ile STOKÇU/LUK
- STOKES[İng.] ile/değil/yerine/= STOKS
- STOMA İLE KUTİKULA İLE TRİKOME ile/||/<> YAPRAK YAPILARI
( Yaprak yüzey özellikleri. )
( Formül: K⁺ girişi → stoma açılması )
- STOMA ile LENTİSEL
( Yapraklarda gaz alışverişini sağlayan açıklıklar. İLE Bitki gövdesinde gaz alışverişini sağlayan açıklıklar. )
- STONE-WEİERSTRASS ile/||/<> URYSOHN LEMMA
( S-W polinom yaklaşım, Urysohn sürekli fonksiyon varlığı. )
( Formül: Approximation İLE existence )
- STOP VALF ile STOP LAMBASI
- STOR ile STORLU ile STOR KAPAK
- STRAIN ile ...
( Soy, ırk, nesil. )
- STRANGE ATTRACTOR İLE CHAOS İLE BUTTERFLY ile/||/<> KAOTİK SİSTEMLER
( Deterministik kaos ve fraktallar. )
( Formül: x_{n+1} = rx_n(1-x_n) )
- STRANGE ATTRACTOR ile/||/<> LİMİT CYCLE
( Strange fraktal boyutlu, limit cycle basit periyodik. )
( Formül: Fraktal İLE çember )
- STRATEJİ ile STRATEJİST
- STRATEJİK "ORTAKLIK" ile/ve/||/<>/< SİYASAL ORTAKLIK" ile/ve/||/<>/< ÇÖZÜM ORTAKLIĞI"
- STRATEJİK ile/değil KAYPAK
- STRATOSFER ile/ve/<> STRATOPOZ
( Katyuvar. İLE/VE/<> Katyuvarın üst sınırı. )
( STRATOSPHERE vs./and/<> STRATOPAUSE )
- STRATOSPHERE[İng.] / STRATOSPHÈRE[Fr.] / STRATOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= STRATOSFER
- STRAZBURG ile SALZBURG
( Fransa'da. İLE Avusturya'da. )
- STRES ile KORKU
( Kültürel. İLE Doğal. )
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İnanmadığımız bir iş üzerine çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İnandığımız bir iş üzerine çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İstemediğin bir şey için çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevdiğin bir şey için çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRESLENMEK ile STRES ile STRESLİ/LİK ile STRESSİZ/LİK
- STRYCHNINE[İng.] / STRYCHNINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRİKİN
- STRYCHNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STRİKNİN
- STRİNG DUALİTESİ ile/||/<> MİRROR SYMMETRY
( String dualitesi fiziksel eşdeğerlik ilişkisiyken İLE mirror symmetry geometrik dualite kavramıdır )
( Formül: Type IIA ↔ IIB )
- STRİNG İLE M-KURAMSİ İLE LOOP QUANTUM ile/||/<> KUANTUM GRAVİTASYON
( Kuantum mekaniği ve genel göreliliği birleştirme çabaları. )
( Formül: L_Planck = √(ℏG/c³) )
- STRİPTİZ ile STRİPTİZCİ/LİK
- STROBOSCOPE[İng.] / STROBOSCOPE[Fr.] / STROBOSCOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STROBOSKOP
- STROMA[İng.] ile/değil/yerine/= STROMA
- STRONTIANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYANİT
- STRONTIUM[İng.] / STRONTIUM[Fr.] / STRONTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYUM
- STRONTIANITE[İng.] / STRONTIANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRONTİYANİT
- STÜDYO[İt.] ile LOFT
( Sanat çalışmaları için düzenlenmiş oda. | Fotoğrafçının çalıştığı oda, alan, fotoğrafçı işliği. | Sinema, televizyon ve radyo için film çekilen, ses alınan ve yayın yapılan yer. | Bir odalı daire. İLE ... )
- STURM-LİOUVİLLE ile/||/<> HELMHOLTZ DENKLEMİ
( S-L özdeger problemi genel, Helmholtz ∇²ψ + k²ψ = 0. )
( Formül: L[y] = λw(x)y )
( Jacques Charles François Sturm tarafından 1836 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ST. VENANT'S EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ST.VENANT DENKLEMİ
- UNTERWASSER-SCHALLMESSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= SU ALTI SES ÖLÇÜM SİSTEMİ (SONAR)
- ŞU AN/ŞİMDİ ile/=/||/<> GELECEĞİN GEÇMİŞİ ve GEÇMİŞİN GELECEĞİ
- ŞU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine ŞU BAĞLAMDA
- SU AYGIRI(/DENİZ ÖKÜZÜ/ATBALIĞI) ile GERGEDAN
(
ile
)
( HIPPOPOTAM: Irmak adı. )
( BERNÎK, FERES-ÜL-BAHR, HISÂN-I BAHRÎ, HISÂN-ÜL-BAHR ile GERGEDENN )
( GÂV-I BAHRÎ ile ERC )
( HIPPOPATAMUS vs. RHINOCEROS )
( HIPPOPATAMI cum RHINOCEROS UNICORNIS )
( ... con RINOCERONTE )
( ... ile RHINO[Burun]-KERAS[Boynuz] )
- SU AYGIRI ile SU AYISI(TARDIGRAD)
(
)
- SU AYGIRLARI'NDA:
BAYAĞI ile/ve CÜCE
( Afrika ve Asya fillerinden sonra en büyük üçüncü memelidir. İLE/VE ... )
( Aslanları suyun içine batırıp boğarak, timsahları ısırıp ikiye bölerek, köpekbalıklarını suyun dışına sürükleyip ayaklarıyla ezerek öldürürler. )
( Sadece derilerinin ağırlığı 1 ton gelir. Derileri 4 cm. kalınlığındadır ve kurşun geçirmezdir. )
( Bir insandan çok daha hızlı koşabilirler. )
( Balina ve yunusların dışında suyun altında çiftleşip doğuran tek memelidir. )
( Suyun altında 5 dakika boyunca kalabilirler. )
( Azı dişleri 30 cm.'e kadar varmaktadır. )
( Esniyor gibi göründüklerinde aslında, etraflarındakilerin kendilerinden uzak durması için onlara kötü kokan soluklarını salarlar. )
- SU BARDAĞI ile ŞARAP BARDAĞI
- ŞU/BU "OLMAK" ile/ve/<>/değil/yerine İNSAN OLMAK
- SU, BU ile/ve BUZ
( Su, alçakgönüllülüğü simgeler. )
( [Kafkas] ÇIGAL ile/ve ... )
( [Kofti] MU ile/ve ... )
( ZÜLÂL(Saf, hafif, soğuk, güzel, tatlı su.) İLE/VE ... )
( ... ile/ve YAH )
( EAU avec/et GLACE )
( WASSER mit/und EIS )
( AGUA con/y HIELO )
( ACQUA con/e GHIACCIO )
- SU BUFALOSU ile/ve AFRİKA BUFALOSU
( BUBALUS cum/et SYNCEROS )
- SU BUFALOSU ile/ve KOCA BURUN BUFALOSU
( BUBALUS cum/et ... )
- STEAM JACKET[İng.] / CHEMISE DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFMANTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI CEKETİ
- STEAM DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION À LA VAPEUR[Fr.] / WASSERDAMPF DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI DAMITMASI
- STEAM POINT[İng.] / DAMPFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI NOKTASI, SUYUN NORMAL BUHARLAŞMA NOKTASI
- STEAM TRAP[İng.] / SÉPARATEUR D'EAU[Fr.] / DAMPFENTWÄSSERER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI TUZAĞI
- SU:
ÇARKI ile/ve/||/<> DEĞİRMENİ ile/ve/||/<> BURGUSU
- SU ÇİÇEĞİ ile/ve/değil/||/<>/> MAYMUN ÇİÇEĞİ
(
)
- SU DEĞİRMENİ/ASYÂB/ASİYÂB[Fars.] ile YEL DEĞİRMENİ
( MILL vs. WINDMILL )
- SU DOLABI ile ÇARK
( Bağ bahçe sulamak amacıyla bir eksen etrafında dikey biçimde dönerek bir akarsudan su aktarmaya yarayan düzenek, dolap. İLE Bir eksenin döndürdüğü, tekerlek biçimindeki makine parçası. | Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan, kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi. )
- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<>
AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<>
MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> GÖZEDE
( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )
- WATER EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN EAU[Fr.] / WASSERÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU EŞDEĞERİ
- BLUE GAS, BK. SU GAZI, WATER GAS[İng.] / GAZ BLEU, GAZ À L'EAU[Fr.] / BLAU GAS, WASSERGAS, WASSERGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SU GAZI
- SU GEÇİRMEZ/LİK ile/ve/||/<>/< IŞIK GEÇİRMEZ/LİK
- WATER, HYDROGEN OXIDE[İng.] / EAU[Fr.] / WASSER, WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU, HİDROJEN OKSİT, SU
- SU:
HİDROJEN ile/ve/||/<> OKSİJEN
( [atom] İki. [H2] İLE/VE/||/<>/>< Bir.[O] )
( [Öğe numarası] 1. ile/ve/||/<>/>< 6. )
( Hidrojen, oksijenin tersidir. Bu iki gaz, kolayca tepkidiğinden, birinin konsantrasyonundaki artış, ötekinin konsantrasyonunda azalmaya neden olur.[Miktarı daha fazla olan gaz, su üreten kimyasal tepkime içinde daha az miktardaki gazı tüketir.] )
( En yanıcı. İLE/VE/||/<> En yakıcı. )
( )
- SU İLE İYONİK SIVI İLE SÜPERKRİTİK CO2 ile/||/<> YEŞİL ÇÖZÜCÜLER
( Çevre dostu çözücü alternatifleri. )
( Formül: Tc(CO2) = 31°C İLE Pc = 73 bar )
- SU ISITICISI ile BALIK KAZANI ile KAZAN DAVULU
( KETTLE vs. KETTLE OF FISH vs. KETTLEDRUM )
( کتري ile مهماني دانگي ile دمامه ile عصرانه مفصل ile نقاره ile دهل )
( کتري ile مهماني دانگي ile دمامه ile ASRANEH MAFASL ile NAGHAREH ile DAHAL )
- SU KAÇIRMA ile/değil KARSUYU KAÇIRMA
( Eşeğin kulağına/...na. İLE/DEĞİL Kulağa. )
- SU KAÇIRMAK ile KANTARIN TOPUZUNUN KAÇMASI
- ŞU KADARI:
"YETER" ile/ve/değil (YETMİYORSA DA/YETMEYECEKSE DE) YETSİN!
- SU KAMIŞI/HASIROTU/KİLİZ ile SU ŞERİDİ
( Hasırotugillerden, düz, ince, uzun ve dayanıklı olan yaprakları, kıtık yapmaya, hasır örmeye yarayan, bataklıklarda yetişen bir saz, kofa, kiliz. İLE Su kamışıgillerden, şeridi andıran, 1 metreye kadar uzayabilen, yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. )
( BUTOMUS cum SPARMANAUM )
- WATER POLLUTION[İng.] / POLLUTION DES EAUX[Fr.] / WASSERVERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SU KİRLENMESİ
- ŞU/O KİTABI:
"TASFİYE"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
TAVSİYE
( "OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM" @@ OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM )
- SU KOYVERMEK ile YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK
- ŞU ÖZELLİKTEN ile/ve/<> ŞU YÜZDEN ile/ve/<> ŞU YÖNDEN
( MİN-HAYS ile/ve/<> MİN-VECH ile/ve/<> MİN-CİHET )
- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ
- HYDROPHILE[Fr.] / HYDROPHIL, WASSERZIEHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVER, HİDROFİL
- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB
- ŞU, ŞUNA/ŞUNUNLA:
"TERS ORANTILI" ile/değil "TERS"
- ŞÛ/ŞÛY[Fars.] ile -ŞÛ/-ŞÛY[Fars.]
( Yıkama. İLE "yıkayan, temizleyen" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[CÂME-ŞÛY: Çamaşır yıkayan.] )
- SU TAVUĞU ile SU YELVESİ
( Su tavuğugillerden, gri, kızıl karışımı tonda, benekli ya da çizgili tüyleri olan bir kuş. İLE Su tavuğugillerden, sırtı yeşil kahverengi, karnı kara-beyaz çizgili bir kuş. )
( FULICA ATRA cum RALLUS AQUATICUS )
- SU TERAZİSİ ile HORTUM TERAZİSİ
( Açı ölçer. İLE Eğim/düzlük ölçer. )
- SU TERAZİSİ ile SU TERAZİSİ/TESVİYERUHU
( Basıncı çok olan suyun, basıncını azaltarak künklerin patlamasını önleyen, belirli aralıklarla yapılmış, depo görevindeki kule. İLE İçinde hava kabarcığı bırakılmış su dolu bir cam silindir ve bir tahta yataktan oluşan, düzlem ya da doğruların yataylığını belirleyen alet, kabarcıklı düzeç, terazi. Türk İşaret Dili )
- SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR ile/değil/yerine GÖRGÜLÜ KUŞLAR, GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER
- SU TESTİSİ ile/ve/||/<>/> SU YOLU
- SU TOPLAMASI KABARCIĞINDA:
VEZİKÜL ile/||/<>/> BÜL(BÜLLÖZ LEZYON)
( [5 mm.den] Küçükse. İLE/||/<>/> Büyükse. )
- SU UÇTU ÇAĞLAYANI/ÇAĞLARI(ŞELÂLESİ) ile/ve SU UÇTU ÇAĞLAYANI/ÇAĞLAR
( Bursa'da. İLE/VE Bilecik'te.[Bahar döneminde gitmek gerekiyor.] )
- SU ÜZERİNE ile/ve/<> BUZ ÜZERİNE
( Yazı yazılmaz! İLE/VE/<> Mühür kazınmaz! )
- SU:
YERÜSTÜ/NDE ile/ve/<> YERALTI/NDA
( Yukarıdan aşağı akar. İLE/VE/<> Aşağıdan yukarı doğru çıkar. )
- SU YILANI ile DAMALI SU YILANI
- SU YILANI/OK YILANI ile YILANBALIĞI
( CERASTES HASSELQUISTII cum ANGUILLA )
- SU YOSUNLARI ile KIZIL SU YOSUNLARI
( ... İLE Denizlerin yaklaşık 200 metre derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları. )
- SU YOSUNU/ALG ile SU ASKILARI
( Yeryüzündeki oksijenin çoğunu üretendir. Fotosentezin atık maddesi olarak oksijen açığa çıkarırlar. Çıkardıkları net oksijen miktarı, tüm ağaçların ve kara bitkilerinin birlikte çıkardıklarından daha fazladır. İLE ... )
- WATER SOFTENER[İng.] / ADOUCISSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= SU YUMUŞATICISI
- SU(5) İLE SO(10) İLE E8 ile/||/<> GRAND UNİFİED THEORİES
( Büyük birleşik kuram adayları. )
( Formül: SU(3)×SU(2)×U(1) → GUT )
- SU ile AĞIR SU
( ... İLE Bazı nükleer reaktör tiplerinde nötron yavaşlatıcısı olarak kullanılan, içinde hidrojen atomları yerine döteryum izotopları bulunması sonucu oluşan su. )
- SU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIL SU
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Çorba, taze meyve suyu vb. )
- SU ile/ve/||/<> BARAJ[Fr. < BARRAGE]
( ... İLE/VE/||/<> Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. | Futbol ya da hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları engel. | Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan koşul. )
- SU ile BESİ SUYU
( ... İLE Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su. )
- SU ile DURGUN SU
( Durgun su ile abdest alınmaz. )
- SU ile HAFİF SU
( ... İLE Her bir moleküldeki hidrojen atomunun ikisi de protiyum izotopu olan su. )
- SU ile/ve/değil/||/<>/>/ne yazık ki "İNAT"
( Doğada. İLE/DEĞİL/||/<>/>/NE YAZIK Kİ İnsanlaşamamış olanda. )
( İkisinin de önünde hiçbir şey duramaz! )
- SU ile/ve/||/<> JEL
( WATER vs./and/||/<> GEL )
- SÛ'[Ar.] ile KABÎH[Ar.]
- SU ile KANT
( ...İLE Şeker ve limonla içilen sıcak su. )
- SU ile KAPTAJ
( ... İLE Dağlardan su toplama. )
- SU ile KULLANILMIŞ SU
( ... ile MÂYİ'-İ MÜSTA'MEL )
- SU ile MÜZEKKEN
( ... İLE Ateşle kızmış su. )
- SU ile OKSİJENLİ SU
( ... İLE Hidrojen peroksitin [H2O2] sulu çözeltisi. )
- SU ile ÖZSU/USÂRE[Ar.]
( ... İLE Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvılara verilen ad. | Salgı ile oluşan ve içinde enzimler bulunan organik sıvı. )
- SU ile SAF SU
( H2O ile H2O2 )
- SÛ'[Ar.] ile SEV'[Ar.]
- SOĞUK SU ile/ve/||/<>/> SICAK SU
( SICAK SU
İkinci dünya savaşı yıllarında yıl boyu soğuk suyla yıkanırdım.
Soğuk suyla yıkanınca temizlenebilmek için küçük bir sabuna gerek
var. Ama bol miktarda sıcak su olunca sabun hemen hemen tümüyle
gereksiz. Atalarımız binlerce yıl sabundan habersiz yaşamışlar.
Benim canımı sıkan sabun için harcanacak para değil ama onun
derimize, ırmaklara ve göllerimize verdiği zarar. Çok önemli
olduğu için bilimsel bulgulardan söz etmek istiyorum;
Birkaç yıldan beri bedenin deri üzerine çıkardığı yağın bitkisel
yağların bileşimindeki başlıca öğe olan doyurulmamış yağ asitleri
olduğu biliniyor. Bu yağ asitleri de birçok bakterinin ya da mantarın
neden olduğu deri hastalıklarının oluşumunu engellemektedir.
( Mary J. Marples, "Life on the Human Skin" Scientific American, Ocak 1969 )
Hemen hemen tüm sabunlar alkali`dir ve derinin koruyucu yağ
asitlerini nötr duruma getirir. Günümüzün insanları çok fazla sabun
kulanıyorlar, bunu yalnız beden temizliği için de yapmıyorlar.
Her türlü temizlik tozu ya da suyunu gereğinden çok kullanıyorlar.
Tüm bu temizlik maddeleri de nehirlerimizi ve göllerimizi kirletiyor.
Ben onbeş-onaltı yaşlarındayken bilmediğim için çok fazla
sabun kullanırdım. Bu yüzden de derim bugünküne oranla daha kolay
iltihaplanıyordu. Şimdi zorda kalmadıkça, örneğin bir tarafıma
gres yağı bulaşmadıkça sabun kullanmıyorum. Hergün!!! sabunsuz
sıcak suyla yıkanarak ya da duş yaparak son derece temiz kalabileceğimi
keşfettim. Bu nedenle de yıllardan beri derimle ilgili hiçbir
sorunum olmadı. Hatta şampuanların çoğu alkali ya da asit olma
açısından nötr oldukları halde omuzlarıma kadar inen uzun saçlarıma
şampuan değdirmeden yirmi seneden beri onları temiz ve sağlıklı
tuttum. Bunu da sıcak duşun altında ellerimle iyice ovuşturarak
yaptım.
Yatak çarşaflarını ve çamaşırlarımı yıkamakta da ekoloji
açısından doğru olan bir yöntem buldum. Ancak çamaşırlarım ya da
çarşaflarım lekelendiği ve o lekeleri çıkarmak için deterjan kullanmaya
gerek olduğu zaman az miktarda toz çamaşır sabunu kullanıyorum.
Genelde tüm çarşafları, havluları ve iç çamaşılarımı büyük bir
kaba koyup ocağın üstünde kaynatıyorum. Sonra hepsini güzelce
sıkıp asıyorum. Bu yöntem çamaşırları mikroplardan arındırmakla
kalmıyor çamaşırları kirlerinden de arındırıyor. Büyük annelerimizin
sabunlar ve deterjanlar bu kadar yaygınlaşmadan önce çamaşır
yıkama yöntemleri de böyle değil miydi?
Kaynatma yöntemi bekar, yardımcısı olmayan insanlar için en
iyi yöntemdir. Yemek pişirirken ve yemek yerken bir yandan da
gömleklerimi kaynatırım. Böylece de çamaşırların yanmaması için
bir gözüm de ocakta olur. Bu yolla hem zaman kazanıyorum hem de
herkesin kullandığına oranla çok az deterjan kullanmış oluyorum.
Hem de çamaşır makinesi almam ya da çamaşırlarımı yıkamak için
otomatik çamaşır makineleriyle, herkesin çamaşır yıkadığı
çamaşırhanelere gitmem gerekmiyor.
Jolan Chang`ın
SEVİŞEN ÇİFTLERE TAOCU SEVİŞME
adlı kitabından
(Çeviri: İlhan Güngören)
)
- SU ile/değil ŞU
- ŞU ile ŞU BU ile ŞU HALDE ile ŞU AÇIDAN ile ŞU YÖNDEN ile ŞU YÜZDEN ile ŞU BAKIMDAN ile ŞU TAKDİRDE
- SU ile/ve/<> SÜT
( İlim. İLE/VE/<> İlm-i ledün. )
- SÛ'[Ar.] ile SÛ/Y[Ar.]
( Kötülük, fenalık. | Kötü, fena. İLE Yan, taraf, cihet. )
- SU ile/ve/||/<>/< YEL
( Sudan yel çıkmaz fakat yelden su çıkar. )
- SU ile/ve ZEMZEM
( ... İLE/VE Kâbe yakınında bulunan kuyunun suyu. )
( ZEVRAK: Zemzem konulan kap. )
( Bir gram suyun buharlaşması, 273 kalorilik ısıyı yok eder. )
- SU ile ZÜLÂL[Ar.]
( ... İLE Saf, hafif, soğuk, güzel, tatlı su. )
- SU3 SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE SU₃[Fr.] ile/değil/yerine/= SU3 SİMETRİSİ
- SYMMETRIE-SU(3)[Alm.] ile/değil/yerine/= SU(3) SİMETRİSİ
- ŞUÂ' ile ...
( IŞIK )
- ŞUA ile ŞUA TEDAVİSİ
- ŞUÂİYYE[Ar.] / RADIOLAIRES[Fr.] ile ...
( Işınlılar. )
- SUAL ETMEK ile BUHÛ'[Ar.]
( 1. Sormak. | 2. İstemek. [fakat uygunsa ve/ya da uygun olabileceği kadarıyla isteyerek!] İLE Alçakgönüllülükle hakkını isteme. )
- SUAL ETMEK ile SORU TEVCİH ETMEK
( Soru, soruna dönüşmezse/dönüşmemişse yola giremezsin. )
- SUÂL[Ar.] ile İSTİFHÂM[Ar.]
- SUÂL[Ar.] ile İSTİHBÂR[Ar.]
- SUAL ile/ve SUAL
( Sormak. İLE/VE İstemek. )
- SUÂL[Ar.] ile SUÂL[Ar.] ile ŞUAL[Ar. < ŞU'LE]
( Sorma/sorulma, soruşturma, soru. | Sorulan şey. | Dilenme, dilencilik. İLE Öksürük. İLE Alevler, ateş alevleri. )
- SUAL ile SUALLİ ile SUALSİZ
- SUALTI ile/ve SU ÜSTÜ(GAZ YUVARI/BUĞU YUVAR/HAVA KÜRE/ATMOSFER)
( Taştan kaynayan su daha iyidir. )
- SUARE/SUVARE[Fr.] ile MATİNE[Fr.]
( Gece gösterimi. | Sinema ve tiyatroların akşam/gece [daha çok 21.00] gösterdikleri son film/oyun. >< Gündüz gösterimi. )
( SOIRÉE avec MATINÉE )
- SUÂT[çoğ. ES'İLE, SUÂLÂT] ile SUÂT[Ar.]/SÜRFE[Fars.]
( Sorma, sorulma, soruşturma, soru/sual. İLE Öksürük. )
- SUÂT-İ DÎKÎ ile SUÂT-İ KELBÎ
( Boğmaca öksürüğü. İLE Durup durup gelen şiddetli öksürük. )
- SUBAŞI -ile
( Osmanlılar'da, belediye görevlisi. | Kentlerin, güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. | Acemi ocaklarında, küçük aşamalı subay. | Osmanlı'larda, kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplama işleri için ayrılan kişi. | Rumeli'de, çiftlik kâhyası. )
- SUBAŞI ile/||/<> SİLAHDAR/SİLAHTAR
( Kent güvenlik yöneticisi. | Osmanlı'da kentlerin güvenlik işlerinden sorumlu kişi. İLE/||/<> Osmanlı'da Sultan, Sadrazam, Vezir gibi devlet büyüklerinin silahlarına bakan ve koruyan kişi. [Enderun'un en güçlü/nüfûzlu yüzü ve yöneticisi.]
[Saray gelenek ve düzenine göre Has Oda ağalarının en kıdemlisi olan Sultan silahtarı olurdu fakat yüzyıllar boyunca sürekli Sultanlar, silahtarlarını Has Odalılar arasından, sevdiği ve güvendiği bir yüz olarak kendi seçmişti. Silahtar yapmak istedikleri zülüflü ağayı, aşağı koğuşlardan birinde de olsa önce bir fermanla has odaya aldırtmış ve sonra da silahtar tayin etmişlerdir. Silahtar ağa olmak, bir Enderûn'lu için en büyük amaçtı. Silahtar ağa, Sultan, sabah namazı vaktinde Harem'den çıkıp Enderûn'a geldiği andan, bazen yatsı namazından sonra Harem'e döneceği ana kadar sürekli hükümdarın yanında bulunurdu. Sultan ile devleti bilfiil yöneten sadrazam arasında haberleşme aracısı silahtar ağaydı. Bir sadrazam için silahtar ağa ile bağdaşmamak, en ufak bir bahane ile sadrazamın azline neden olurdu. Bir silahtarın düşmanlığına uğramak ise çoğunlukla vezirin idam edilmesine kadar giderdi. Saraydaki tüm silahlardan ve sultanın silahlarından sorumlu olurlardı. Altı bölük halkı da denen Kapıkulu Süvarileri'nden silahtar bölüğünün başında bulunur ve savaşta merkezde Sultan'ın yanında yer alırlardı. Silahtar ağalar saraydan bir devlet göreviyle çıkacağı zaman, yanına en az Beylerbeyi rütbesiyle Paşalık verilirdi. Son derece nüfuz sahibi gözde silahtarlar da vezir ya da Kaptan-ı Derya gibi önemli konuma getirilirlerdi. Pek azı daha sonra sadrazamlığa getirilirdi ve çoğunlukla da sultanın ya kızını ya da kız kardeşini alarak hanedana damat olurdu.] )
- SUBATLANTİK ÇAĞI[İng. SUBATLANTIC AGE] ile/||/<> HOLOSEN[İng. HOLOCENE] ile/||/<> HOLOSEN EPOKU[İng. HOLOCENE EPOCH]
( Holosen epoku içerisindeki son periyottur. 2.500 yıl öncesinden başlar. Halen devam etmektedir. @@ Hololsen (11.650-günümüz) bir jeolojik devre ismidir. Diğer bir adı "Antroposen" olan ve Pleyistosen'den sonra, yaklaşık 11.650 yıldan önceden günümüze kadarki zaman dilimini kapsayan jeolojik zamanın adıdır. Pleyistosen ile birlikte Kuvarter Dönemi'ni oluşturur. @@ 12.000-11.500 yıl öncesinden günümüze kadar gelen ve şu anda da süren jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUBAY ile HASEKİ
( ... İLE Osmanlı Devleti'nde, bir görevde uzunca kalmış olanlara verilen san. | Bostancı ocağının küçük aşamalı subayları. | Osmanlı sarayında, karavaşlar arasından seçilen sultan gözdesi. )
- SUBAY ile/<> KURMAY/ERKÂN-I HARP
( Silahlı kuvvetlerde, asteğmenden orgeneral ya da oramirale kadar rütbedeki asker. İLE/VE/||/<>/> Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla tamamlamış subay. | Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan subay. )
- SUBBUH ile/ve TENZİH ile/ve KUDDÜS
- ŞUBE[İng. PHYLUM] ile/||/<> DENİZ KESTANESİ[İng. SEA URCHIN] ile/||/<> FİLUM ile/||/<> İLKEL KORDALILAR[İng. PRIMITIVE CHORDATES] ile/||/<> OMURGASIZLAR[İng. INVERTEBRATE] ile/||/<> SÜNGERLER[İng. SPONGES]
( Filum, dal. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesi ile oluşan birliktir. @@ Echinodermata şubesine ait küçük, dikenli omurgasız bir hayvandır. Döllenme ve gelişme çalışmaları için örnek bir hayvandır. Yumurtlayarak çoğaldığı için, gametleri büyük miktarlarda elde edilebilir. Yumurtaları büyük ve şeffaftır. @@ Şube, dal. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesi ile oluşan birliktir. @@ Kordalılar şubesinin yarım kordalılar, gömlekliler ve başı kordalılar alt şubelerini içeren bölümüdür. @@ Chordata şubesindeki hayvanlar dışındaki tüm hayvanlar. Bir notokord ya da vertebral kolona sahip değildirler. Örnekler solucanlar, mercanlar, süngerler vb. @@ Süngerler (Porifera), (Latince, porus (delik) ve ferre (taşımak)tan); su diplerinde, kayalar, hayvan kabukları ya da zemin üzerine yapışarak yaşayan basit yapılı canlıları kapsayan omurgasız hayvan şubesidir. En ilkin hayvanlar olarak bilinmektedir. Dokuları, organları ve sistemleri yoktur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SÜBEK ile SÜBEKLİ
- SUBEIC ACID[İng.] / ACIDE SUBÉRIQUE[Fr.] / SUBERINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBERİK ASİT
- SUBHA[< SADR] ile TOZ
( BİNEFSİHİ ÂŞİKÂR VAROLMAYAN FAKAT EŞYANIN SURETİ İLE AÇIKLIK KAZANDIĞI İÇİN HEYULA DENİLEN [HEBÂ] GÜNEŞİN IŞIĞINDA GÖRÜLEN İNCE TOZ )
- SUBHA/SÜBHA[Ar.] ile SUBHA[Ar.]
( Çekilen tespih. | Tespih danesi. İLE [tasavvufta] Binefsihi âşikâr varolmayan fakat eşyanın sureti ile açıklık kazandığı için heyula denilen [hebâ] güneşin ışığında görülen ince toz. )
- SÜBHÂN ile ...
( ALLAH | TENZİH~TEŞBİH (EDİLEN) )
- SUBTILIN[İng.] / SUBTULINE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜBİTLİN
- SUBLIMATE[İng.] / SUBLIMÉ[Fr.] / SUBLIMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMAT
- SUBLIMED WHITE LEAD[İng.] ile/değil/yerine/= SÜBLİME BEYAZ KURŞUN
- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI
- SÜBLİMLEŞME ile/||/<> ERİME
( Süblimleşme katıdan gaza direkt geçiş İLE erime katıdan sıvıya geçiştir. )
- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME
- SÜBLİMLEŞMEK ile SÜBLİMLEŞTİRMEK ile SÜBLİME
- PLOMB BLANC SUBLIMÉ[Fr.] / BLEIWEISS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞMİŞ BEYAZ KURŞUN
- SUBRA[Fr.] ile ...
( Koltukaltına dikilen parça. )
- SUBRE[Ar.] ile ...
( Yığın, birikinti. [tahıl, buğday yığını gibi.] )
- SUBSCRIPT ile ...
( SİMGELERİN SAĞINA YA DA ALTINA YAZILAN İŞARET )
- SUBSTITUTANT[Fr.] / SUBSTITUENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBSTİTÜENT
- SÜBSTİTÜSYON TEPKİMESİ/REAKSİYONU ile ELİMİNASYON TEPKİMESİ/REAKSİYONU
( Bir atom ya da öbeğin başka bir atom ya da öbekle yer değiştirdiği tepkime. İLE Bir molekülden atom ya da öbeğin ayrıldığı tepkime. )
- SUBSTRAT DÜZEY ile/||/<> OKSİDATİF FOSFORİLASYON
( Substrat direkt ADP→ATP, oksidatif ETC gradyan. )
( Formül: PEP→piruvat İLE H⁺ gradyan )
- SUBSTRAT İLE KOMPETİTİF İLE NON-KOMPETİTİF ile/||/<> ENZİM İNHİBİSYONU
( Enzimlerin engellenme mekanizmaları. )
( Formül: v = Vmax[S]/(Km + [S]) )
- SUBSTRAT ile/ve/||/<>/> ETKİN BÖLGE
( Enzimlerin etkileşimde bulunduğu molekül. İLE/VE/||/<>/> Enzimin substrat ile etkileşime girdiği bölge. )
- SUBSTRATE[İng.] / SUBSTRAT[Fr.] / SUBSTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBSTRAT
- SUBTILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBTİLİN
- SÜBÛL/SÜBÜL[Ar. < SEBÎL] ile SÜBÛR[Ar.]
( Sebiller, yollar, caddeler. İLE Sıkıntı, azap; mahvolma. )
- SÜBÛT[Ar.] ile SÜBÛR[Ar. < SEBT]
( Gerçekleşme, sabit olma, meydana çıkma. İLE Cumartesi günleri. )
- SÜBYAN ile SÜBYANCI/LIK ile SÜBYAN KOĞUŞU
- SUBYE[Fr. SOUS-PIED] ile SUBYE[Ar. < SABİ] ile SÜBYE[Yun.] ile SÜBYE[İt.]
( Ayağın altından geçen, tozluğa ya da pantolon paçalarına bağlanan şerit. İLE Henüz memeden kesilmemiş eril çocuk. | Üç yaşını tamamlamamış eril çocuk. İLE Mürekkep balığı. | Badem içi, kavun çekirdeği gibi şeylerden yapılan, boza koyuluğundaki şerbet. | Pirincin, boza haline gelene kadar koyulaştırılarak pişirilmesi. İLE ... )
- SUÇ ORTAKLIĞI ile/ve/||/<>/< SIÇ ORTAKLIĞI
- SUÇ VE CEZÂ ile/ne yazık ki/>< "GÜÇ VE CEZÂ"
- SUÇ ile CÜNHA
( ... İLE Cürüm derecesindeki suçlara, yani kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suçlara verilen ad. )
- SUÇ ile/ve İHLÂL
- SUÇ ile KAZÂ
( CRIME vs. ACCIDENT )
- SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< KIRIK CAMLAR KURAMI
( "Suçlarla mücadeleyi nasıl başardınız?" sorusuna,
New York'un efsane Belediye Başkanı Giuliani'nin yanıtı şöyle olmuştu.
Metruk bir bina düşünün, binanın camlarından biri kırıldığında, o camı hemen tamir ettirmezseniz, kısa sürede, yoldan geçen herkes eline bir taş alıp, binanın tüm camlarını kırar. Benim yaptığım şey, ilk cam kırıldığında onu hemen tamir ettirmek oldu. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri, bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.
Çünkü siz bunu yapmadığınızda kişiler, o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, öteki camları da kırıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor; bir süre sonra o sokak, polisin giremediği bir mahalleye dönüşüyor.
Bunu anlayan New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış.
Kırık Cam Kuramı, ABD'li suç psikologu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmişti.
Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı.
Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı.
Olup bitenleri gizli kamerayla izledi.
Bronx'taki otomobil, üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı.
Ötekine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.
Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar.
Daha ilk darbe indirilmişti ki, çevredeki kişiler(zengin beyazlar) da olaya katıldılar.
Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale geldi.
Demek ki, diyordu Zimbardo,
"İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz!"
SUÇ CENNETİ NASIL OLUŞUR?
Kırmızı ışıkta geçilmesini önleyemiyorsanız küçük suçlara engel olamazsınız.
Küçük suçlara engel olamazsanız, büyük suçları engelleyemezsiniz..
Sonuç itibariyle ülkeniz sanıkların suç işlemekten endişe duymadığı bir suç cennetine dönüşür. Bunun akabinde suçlularla mücadelede yılgınlığa düşen kanun koyucu sanıklara taviz/af anlamına gelen lehe kanunlar çıkararak adalet denklemindeki erozyonu hızlandırır.
Küçük suçların görüldüğü ceza mahkemelerine bakalım...
Sürekli HAGB (Hükmün Açıklanmasını Geri Bırakma) kararları verdiğimiz sanıkların birçoğu yeniden suç işleyerek mahkeme huzuruna gelmiyor mu?
Hatta bu olay yargıçların bilinçaltındaki Adli dejenerasyon algısı nedeniyle sanığın kişiliğine bakılmaksızın tüm suçlar için HAGB uygulanması bir hakmış gibi algılanır ve onuncu kez HAGB kararı vermek alışkanlık durumunu alır.
Buna karşın mağdur ise adâlete olan güveni sarsılmış ve kaderine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Artık önünde iki seçenek vardır, ya intikamını kendi almalı ya da ateşi içine gömmelidir.
Sanık, ise hukuk sistemini test ettiği ilk eylemden büyük bir zaferle çıkmış ve suç işlemenin korkulacak bir şey olmadığının idraki ile yeni suçlar için yola koyulmuştur.
İşlediği her suç kendine güven tazeletmiş ve bu statünün verdiği korku ile de topluma yönelik bir sindirme hareketine başlamıştır...
Mafya ve çeteleşmenin yolunu açan işte bu tablodur.
Bu yüzden diyoruz ki, devlet yani kamu otoritesi bir kural koymuşsa onun takibini dört koldan yapmak zorundadır. Bundan daha önemlisi, devlet, koyduğu kuralların takibini yapmayan kamu görevlisini takip etmekle işe başlamalıdır.
Takibin takibini yapmazsınız, Devlet, muz cumhuriyetine döner.
Okulda, iş yerinde, sokakta, yolda ya da deniz kenarında...
Kişiler, kamu otoritesinin kendi koyduğu kuralları büyük bir titizlikle takip ettiği kanaatine varmalı ve bunu bilinçaltına adeta kazımalıdır.
Bilinçaltına yerleşen bu algı, kişilerin karakteri olur ve kurullara saygı bilinci gelişir.
Olması gereken de budur.
Bu sayede kişiler, en küçük sorunlarda bile yasaları ihlâl etmeyi ve suç işlemeyi değil hukuk önünde hesaplaşmayı ilke edinir.
Ancak uygulanana cezaların, mağdurlar için tatmin edici bir nitelik sunması koşuluyla...
Unutmayalım...
Küçük hataları görmemezlikten gelmişseniz, bilin ki, daha büyükleri yoldadır. )
(
)
- SUÇ ile PAY
- SUÇ ile/değil/<> SAPMA
- SUÇ ile SUÇ ALETİ ile SUÇ BİLİMİ ile SUÇ YÜKLEME ile SUÇ BİLİMSEL ile SUÇ DUYURUSU
- SUÇ ile SUÇLAR
( CRIME vs. CRIMES )
( جرم ile جنايت ile خلاف ile تبهکاري ile جنايات ile جرائم )
( JARAM ile JENAYT ile KHLAF ile TABEHKARY ile JENAYAT ile JARAEM )
- SUÇ ile UFAK SUÇ/ZELLE[Ar.]
( ... İLE Sürçüp kayma. | Yanılma, yanlış. | Ufak suç. )
- SUÇ ile YANLIŞ(HATÂ) ile KABAHAT/KUSUR ile AYIP
( CRIME vs. MISTAKE )
- SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< YASADIŞI
- SUCCESSION ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM
( Succession ekolojik değişim süreciyken İLE klimaks toplum stabil son durumdur )
( Formül: Birincil/ikincil )
- SUÇLAMA ile/ve/değil/||/<> AYIPLAMA
- [ne yazık ki]
SUÇLAMA ile/ve/<> DIŞLAMA
- [ne yazık ki]
!SUÇLAMA ile !KARALAMA
- [ne yazık ki]
"SUÇLAMA" ile/ve/||/<> "KÖTÜLEME"
- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine NİTELEME
- SUÇLAMA ile SUÇLAMA
( IMPEACH vs. IMPEACHMENT )
( استيضاح کردن ile اعلام جرم کردن ile احضار نمودن ile بدادگاهجلب کردن ile احضار بدادگاه ile استيضاح ile اعلام جرم )
( ESTYZAH KARDAN ile ELAM JARAM KARDAN ile EHZAR NEMUDAN ile BEDADEGAHOJALAB KARDAN ile EHZAR BEDADEGAH ile ESTYZAH ile ELAM JARAM )
- SUÇLAMA ile SUÇLAYICI ile SUÇLAYICI ile SUÇLAMAK
( ACCUSATION vs. ACCUSATIVE vs. ACCUSATORY vs. ACCUSE )
( افترا ile تهمت ile اتهام ile ريي ile اتهامي ile تهمت آميز ile افترا زدن ile متهم ساختن ile متهم کردن ile تهمت زدن ile تهمت بستن )
( AFTARA ile TAHAMAT ile ATEHAM ile ريي ile ATEHAMY ile TAHAMAT AMYZ ile AFTARA ZADAN ile MOTEHAM SAKHTAN ile MOTEHAM KARDAN ile TAHAMAT ZADAN ile TAHAMAT BASTAN )
- SUÇLAMA ile/değil/yerine TESPİT
( [not] ACCUSATION/BLAME vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of ACCUSATION/BLAME )
(1996'dan beri)