Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 125.132 başlık/FaRk ile birlikte,
125.132 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(416/502)


- SON ile/değil SONSUZLUĞA AÇILAN KAPI


- SON ile UC


- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK


- SONA ERDİRME ile KURTULMA/KURTARMA

( Ancak Yaşamımızın muazzam kederini tamamen idrak ederek ona karşı isyan ettiğimiz zaman, bir çıkış yolu bulunabilir. )

( TO GET FINISH vs. TO RELEASE
It is only when you realise fully the immense sorrow of your life and revolt against it, that a way out can be found. )


- SONA ERMEK ile BİTTİ ile BİTİRME ile İŞİ BİTİRMEK

( FINISH vs. FINISHED vs. FINISHING vs. FINISHING THE JOB )

( بپايان رسيدن ile تمام شدن ile به پايان رساندن ile به پايان رسيدن ile ختم کردن ile روکاري ile تمام کردن ile به انتها رساندن ile بپايان رسانيدن ile انتها ile تم ile ختم شدن ile تمام ile مختوم ile تمام شده ile تکميل ile پايان يافته ile پايان دهي ile ختم ile يکسره کردن کار )

( BEPAYAN RESYDAN ile TAMAM SHODAN ile BAH PAYAN RESANDAN ile BAH PAYAN RESYDAN ile KHTAM KARDAN ile ROKARY ile TAMAM KARDAN ile BAH ENTEHYA RESANDAN ile BEPAYAN RESANYDAN ile ENTEHYA ile TAM ile KHTAM SHODAN ile TAMAM ile MOKHTOM ile TAMAM SHODEH ile TAKAMYLE ile PAYAN YAFTEH ile PAYAN DAHY ile ختم ile YKASAREH KARDAN KAR )


- SONÂDET | ÂDET KESİMİ | MENOPOZ[Fr. < MÉNOPAUSE] ile/||/<> ŞEKER HASTALIĞI

( Kadınlarda ovulasyonun ve menstrüasyonun bitmesi. @@ Seksüel siklusların sona erdiği, dişi cinsiyet hormonlarının azaldığı veya yok olduğu dönem. @@ @@ )

( MENOPAUSE | DIABETES~DIABETES | DIABETES MELLITUS )

( MÉNOPAUSE | DIABÈTE~DIABÈTE )

( ...~DIABETES )

( WECHSELJAHRE | ZUCKERKRANKHEIT~ZUCKERKRANKHEIT )

( MENOPAUSA~DIABETE )

( ΕΜΜΗΝΌΠΑΥΣΗ / εμμηνόπαυση~ΔΙΑΒΉΤΗΣ / διαβήτης )


- SONÂDET | ÂDET KESİMİ | MENOPOZ ile/||/<> MENOPOZ ile/||/<> MENOPOZ[Fr. < MÉNOPAUSE]

( Kadınlarda ovulasyonun ve menstrüasyonun bitmesi Seksüel siklusların sona erdiği dişi cinsiyet hormonlarının azaldığı veya yok olduğu dönem )

( MENOPAUSE | DIABETES )

( MÉNOPAUSE | DIABÈTE )

( WECHSELJAHRE | ZUCKERKRANKHEIT )

( MENOPAUSA )

( ΕΜΜΗΝΌΠΑΥΣΗ / εμμηνόπαυση )


- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] ile/değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)

( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONAR/SONAR[Fr. < SONAR] ile/||/<> HİDROFON/HYDROPHONE[Fr. < HYDROPHONE]

( Batmış olan nesnenin yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem Bu sistemden yararlanılarak yapılmış denizaltılarda kullanılan cihaz )


- SONAR ile RADAR


- SONAR[Fr. < SONAR] ile/değil/yerine/=/||/<> SONAR

( Batmış olan nesnenin yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem Bu sistemden yararlanılarak yapılmış denizaltılarda kullanılan cihaz )


- SONAR[İng.] ile/||/<> SONAR[Fr. < SONAR]

( Gemiye takılan yarım küre biçimindeki alanı akustik dalgalarla tarayan oşeonografik çalışmalarda ve balık sürülerinin görüntülenmesinde kullanılan araç )

( SONAR )

( SONAR )


- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR


- SONATA[İng.] ile/değil/yerine/= SENATA

( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONATE[Fr. < SONATE] ile/değil/yerine/=/||/<> SONAT

( Bir veya iki çalgı için yazılmış üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri )


- SONBAHAR/HAZAN[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜZ/DÖKEN


- SONBAHAR[Tr. < SON + Fars. BAHĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> SONBAHAR

( sonbahar ekinoksu Kuzey yarım kürede Eylül Aralık güney yarım kürede Haziran Eylül tarihleri arasındaki zaman dilimi yazla kış arasındaki mevsim güz hazan bağ bozumu Yaşlılık dönemi )


- SONBAHAR ile SONBAHAR

( AUTUMN vs. AUTUMNAL )

( خزان ile پييز ile برگ ريزان ile پائيز ile خريف ile خزاني ile خريفي )

( KHAZAN ile پييز ile BARG RYZAN ile PAYEYZ ile خريف ile خزاني ile خريفي )


- SONBAHAR/GÜZ/HAZAN ile/ve/||/<> BAĞ BOZUMU

( Kuzey yarım kürede Eylül, Ekim ve Kasım aylarını içine alan süre. | Yaşlılık dönemi. İLE/VE/||/<> Bağda ürünün toplanması. | Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar. )


- SONBAHAR/KIŞ YAĞMURU ile YAZ YAĞMURU

( Uzun sürelidir. İLE Kısa sürelidir. Yağış, çabuk geçer. )


- SONDA/CATHETER[İng.] ile/değil/yerine/= DALGI


- SONDA[Fr.] ile SONDA[Fr.]

( Suyun, herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç. | Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan, uzunca ve ucu küt demir araç. İLE Gövde içinde, herhangi bir boşluk ya da mesaneye sokulan, tanı, inceleme, sağaltım ve dışarı sıvı atmada kullanılan araç. )


- SONDA[İt. < SONDA] ile/değil/yerine/=/||/<> SONDA

( uzay sondası Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek veya vücuda sıvı vermek için kullanılan araç )


- SONDAGE[Fr. < SONDAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> SONDAJ

( sondaj kuyusu sondalama Bir durum bir düşünce ile ilgili olarak yapılan yoklama araştırma )


- SONDAJ, SONDALAMA ile/||/<> DELME ile/||/<> DELMEK

( I 1 madencilik yerbilim işleyim a Delgi ile araştırmalarda bulunma delik açma b Maden su yeryağı vb araştırmak için toprağın derinliklerine delgi salma 2 yerbilim Bir maden tuzu su yeryağı yatağını ya da bir yerin katman türlerini ortaya çıkarmak için toprağı derinlemesine delerek yapılan araştırma II 1 madencilik a Başka bir yeraltı geçitine açılan geçit b İki yeraltı geçitini birleştiren geçit 2 metalbilim Boru yapma sürecinde yüksek sıcaklıklarda uygulanan metal oyma delik açma işlemi 3 mekanik Delgi ya da burguyla delik açma işlemi 4 işleyim Top namlularının içini oyma işlemi Yelek adı verilen kadın ve erkek giysisi Kadın delmesinin yaka kısmı pullarla süslüdür Celiptaş Yalvaç Isparta Güllüce Gümüşhacıköy Amasya Saçıkara İslahiye Gaziantep delme I delme II Boru yapma süreçlerindeki yüksek sıcaklıklarda uygulanan bir metal delme yöntemi 1 Civcivlerin yumurtadan çıkmak için kabuklarını delmesi 2 Tavuklarda görülen dilaltı hastalığı 3 disizyon )

( BORING, DRILLING | PIERCING | BORING | DRILLING | PUNCH | PIP )

( SONDAGE | PERCEMENT | FORATION, PERFORATION | FORAGE, PERCEMENT )

( BOHREN, BOHRUNG | BOHREN | DURCHSTECHUNG )


- SONDA/Kİ ile/ve/değil/||/<>/< SONRA/Kİ


- SONDALAMA ile/||/<> SONDALAMA

( jeoloji Bir palpasyon yöntemi endirekt palpasyon Bu yöntem doğal veya patolojik boşluklara dolaylı eksplorasyon olarak hizmet eder El veya parmakla geçilmeyen küçük delik veya çok dar ve uzun boşluklu kanallarda yerine göre sert yumuşak veya elastik az veya çok kalın uzun oluklu olan özel sondalar kullanılır Sondalama boşluklu sondalarla sıvı almak için de yapılır )

( SONDAGE )

( SONDIERUNG )


- SONDALAMACI | SONDAJCI ile/||/<> SONDALAMACILIK | SONDAJCILIK


- SONDALAMAK ile SONDA ile SONDAJ ile SONDAJCI/LIK ile SONDALAMACI/LIK ile SONDAJ KUYUSU


- SONDAN BAŞA ile TÜMDEN GELiM


- QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNDÜRME


- SÖNDÜRMEK ile/||/<> SÖNDÜRME

( Sinema TV Işık kaynaklarının çalışmasını kesmek Ülkesel veya global düzeyde bir enfeksiyöz hastalığın ortadan kaldırılması eradikasyon )

( KILL | ERADICATION )

( COUPER, ÉTEINDRE )

( AUSDREHEN )


- SÖNDÜRMEK ile SÖNDÜRMEK

( Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek. | Hava ya da gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını ya da gazını boşaltmak. İLE Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek. )


- SÖNDÜRMEK ile SÖNDÜRTMEK ile SÖNDÜRÜLMEK ile SÖNDÜREBİLMEK ile SÖNDÜRÜCÜ


- SÖNDÜRMEK ile YANGINI SÖNDÜRMEK ile SÖNMÜŞ ile SÖNDÜRME ile SÖNDÜRME

( EXTINGUISH vs. EXTINGUISH FIRE vs. EXTINGUISHED vs. EXTINGUISHING vs. EXTINGUISHINNG )

( خاموش کردن ile خاموش شدن ile فرو نشاندن ile فرو نشستن ile آتش نشاندن ile خامش ile اطفاء ile اطفا )

( KHAMUSH KARDAN ile KHAMUSH SHODAN ile FORO NESHANDAN ile FORO NESHASTAN ile ATASH NESHANDAN ile KHAMESH ile ETFA ile ETFA )


- SONE ile/||/<> SONE[Fr. < SONNET]

( Klasik Avrupa yazınında bir koşuk biçimi Bize de geçen sonelerin uyak düzeni şöyledir Dörder dizelik iki üçer dizelik iki olmak üzere dört bağlamlı 14 dizelidir Uyak düzeni abba abba ccd ede ya da abba abba ccd eed Başta iki dörtlü ve sonra iki üçlüden ibaret ondört dizeli bir Batı koşuk şekli )

( SONNET )


- SONEK ile SONEKLEME

( SUFFIX )


- SONG[İng.] ile/||/<> CHANSON[Fr.] ile/||/<> SONG[Alm.] ile/||/<> ŞANSON[Fr. < CHANSON]

( 1 Günlük ve politik konulara ya da aşk şarap yaşama sevinci gibi konulara değinen kabarelerde söylenen şarkı 2 Müzikli oyunlarda tek kişinin söylediği şarkı Örnek Brechtin yapıtları )

( SONG )

( CHANSON )

( SONG )


- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] ile/değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI


- SONİLGEÇ ile ...

( POSTPOSITION )


- SONLAMAK ile SONLANMAK ile SONLANDIRMAK ile SONLANDIRILMAK


- SONLANDIRMA ile/değil BÜTÜNE ERME


- SONLU FARKLAR ile/||/<> SONLU ELEMANLAR

( Bir denklemin türevlerini, ızgara noktaları arasındaki farklarla yaklaşık ifade edip çözen sayısal yöntemdir; düzgün ızgaralarda basit ve hızlıdır. @@ Bölgeyi küçük parçalara (elemanlara) bölüp her parçada basit fonksiyonlarla çözümü kuran yöntemdir; karmaşık geometrilere çok daha iyi uyar. İlki noktalarda fark, ikincisi parçalarda yaklaştırma kullanır. )


- SONLU KÜMELERİN BİRARADALIĞINDA ile/ve/||/<> SONSUZLUĞUN OLANAKSIZLIĞI


- SONLU SONSUZ ile/ve/||/<> SONSUZ SONLU

( İçerik, biçim/şekil/morf. İLE/VE/||/<> Yapı, sûret/form. )


- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU


- SONLU ile SONLU BÜYÜKLÜK


- SONLU ile SONLULUK

( FINITE vs. FINITENESS )

( متناهي ile تناهي )

( متناهي ile تناهي )


- SONLU ile/||/<> SONSUZ

( Sonlu kümeler sayılabilir elemana sahipken İLE sonsuz kümeler sayılamaz )

( Georg Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )


- SONLULUĞUN(ÖLÜMÜN) SONRASI ile/ve/||/<> SONSUZLUK


- SONLU/LUK / SONSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK


- SONLULUK VE SONSUZLUK ile/ve/||/<> OLANAK VE ZORUNLULUK

( SONLULUĞUN SONSUZLUĞU )


- SONLULUK ile/ve/değil/< GEÇİCİLİK


- SONLU/LUK ile/ve/değil GEÇİCİ/LİK

( FINITENESS vs./and TRANSIENTNESS )


- SONLULUK ile/ve/||/<>/> SONLULUĞUN SONSUZLUĞU


- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ


- SONNERİE[Fr. < SONNERIE] ile/değil/yerine/=/||/<> SONERİ

( Kurum kuruluş otel vb yerlerde bulunan yardımcı veya görevliyi çağırmak için kullanılan genellikle düğme şeklinde olan zil )


- SONNET[Fr. < SONNET] ile/değil/yerine/=/||/<> SONE

( İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan on dört dizeli bir Batı şiir türü )


- SONOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ


- SONOKİMYA ile/||/<> RADYOLİSİS

( Sonokimya ultrasonik dalgalarla kavitasyon oluştururken İLE radyolisis radyasyonla molekülleri parçalar )

( Formül: Kavitasyon baloncuğu )


- SONORISATION, VOICING[İng.] ile/||/<> SONORISATION[Fr.] ile/||/<> SONORISIERUNG[Alm.] ile/||/<> TONLULAŞMA

( 1 Ünsüzlerin boğumlanması sırasında ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması b c d g vb ünsüzlerin boğumlanmasında olduğu gibi tonlu ünsüz Karşıtı tonsuzlaşma dır 2 Tonsuz p ç t k gibi ünsüzler ile biten kelimelerin sonuna ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde kelime sonundaki tonsuz sert ünsüzlerin yumuşayarak tonlu b c d g ğ ünsüzlerine dönüşmesi olayı sebep sebebi kebap kebaba ağaç ağacı topaç topaca art arda dört dörde denk dengi eşik eşiğe köpük köpüğün vb )

( SONORISATION, VOICING )

( SONORISATION )

( SONORISIERUNG )


- SONRA(?) ile/ve/||/<> DOLAYISIYLA(?)


- SONRA ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN


- SONRA ile SONRASIZ/LIK


- SONRADAN AKLINA GELMESİ ile GEÇ ANLAMAK

( TO REMIND LATER vs. DELAYED MEANING )


- SONRADAN GÖRME ile/||/<> SONRADAN GÖRMÜŞ ile/||/<> SONRADAN OLMA

( Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda muahharen )


- SONRADAN GÖRMÜŞLÜK ile/||/<> SONRADAN GÖRMELİK


- SONRADAN ile/ve/değil/||/<> AYRICA


- SONRADAN ile SONRADAN OLMA ile SONRADAN GÖRME/LİK ile SONRADAN GÖRMÜŞ/LÜK


- [ne yazık ki]
SONRAKİ ÂN'A, SÜRECE "BAKMAK/ODAKLANMAK" ile/ve/||/></< ÂN'I YAŞAMAMAK


- SONRAKİ ile/değil/yerine/>< ÖNCEKİ


- SONRAKİ ile/||/<> SONRAKİ

( Bir dilin yükseliş sonrasını anlatmak için kullanılır Klasik Latinceye karşılık olarak sonraki Latince gibi )

( NEXT )

( RÉCENT OU BAS )


- SONRASI ile EN SONUNDA

( AFTERMATH vs. AFTERMOST )

( پسيند ile عقب ترين )

( PESYNAD ile AGHAB TARYNE )


- SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA

( AFTER vs. AFTER THAT vs. AFTERWARDS )

( از پس ile پس از ile پي ile دنبال ile بيادبود ile بعد از ينکه ile به دنبال ile پساز ile پس از ينکه ile بعد ile پس از آن که ile بعد از ile بدنبال آن ile بعد از آن ile سپس ile پسازآن ile بعدا )

( AZ PES ile PES AZ ile PEY ile DANBAL ile بيادبود ile BAD AZ YNAKEH ile BAH DANBAL ile PASAZ ile PES AZ YNAKEH ile BAD ile PES AZ AN KEH ile BAD AZ ile BADANBAL AN ile BAD AZ AN ile SEPS ile PASAZAN ile BAEDA )


- SONSAL NEDEN ile/ve ETKİLİ/ETKER NEDEN


- SONSAL) SINIFLAMA/KATEGORİZASYON ile/ve DIŞSALLIK, DIŞLAŞTIRMA

( CLASSIFICATION/CATEGORIZE vs./and TO EXCLUDE )


- SONSAL SINIFLAMA ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN SONSAL SINIFLAMA


- SONSAL SINIFLAMA(KATEGORİ) ile/ve/||/<>/> KAVRAM


- SONSUZ | BİTİMSİZ | SONRASIZ ile/||/<> SONSUZLAŞMAK | SONSUZLAŞTIRILMA | SONSUZLAŞTIRILMAK | SONSUZLAŞTIRMA | SONSUZLAŞTIRMAK ile/||/<> BİTİMSİZLEŞMEK | BİTİMSİZLEŞTİRİLME | BİTİMSİZLEŞTİRİLMEK | BİTİMSİZLEŞTİRME | BİTİMSİZLEŞTİRMEK


- SONSUZ KERE SONSUZ" ile "KUVANTUM KERE KUVANTUM"


- SONSUZ | ÖLÜMSÜZ/EBEDÎ[Ar. < EBEDĪ] ile/||/<> SONSUZLAŞMA | ÖLÜMSÜZLEŞME/EBEDÎLEŞME ile/||/<> SONSUZLAŞMAK | ÖLÜMSÜZLEŞMEK/EBEDÎLEŞMEK ile/||/<> SONSUZLAŞTIRMA | ÖLÜMSÜZLEŞTİRME/EBEDÎLEŞTİRME ile/||/<> SONSUZLAŞTIRMAK | ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK/EBEDÎLEŞTİRMEK ile/||/<> SONSUZLUK | ÖLÜMSÜZLÜK/EBEDÎLİK ile/||/<> SONSUZ | ÖLÜMSÜZ/BENGİ ile/||/<> SONSUZLAŞMA | ÖLÜMSÜZLEŞME/BENGİLEŞME ile/||/<> SONSUZLAŞMAK | ÖLÜMSÜZLEŞMEK/BENGİLEŞMEK ile/||/<> SONSUZLUK | ÖLÜMSÜZLÜK/BENGİLİK

( ebedî istirahatgâh ebedî uyku sonsuz ölümsüz )


- SONSUZ ile/ve BİR

( INFINITE vs./and ONE )


- SONSUZ ile/ve BİRE BİR


- SONSUZ ile/ve/değil/yerine/<> BİTİMSİZ


- SONSUZ ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK


- SONSUZ ile/ve/= HERŞEY x HERŞEY

( INFINITE vs./and/= EVERYTHING X EVERYTHING )


- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ


- SONSUZ ile/ve/değil/||/<>/< SAYISIZ


- SONSUZ ile/ve SINIRLI SONSUZ

( ~ İLE/VE Pi sayısı. )

( Rasyonel. İLE/VE İrrasyonel. )

( INFINITE vs./and LIMITED INFINITE )


- SONSUZ ile SONSUZ KÜÇÜK ile MASTAR ile SONSUZ ile MASTAR ile MASTARLAR ile SONSUZLUK

( INFINITE vs. INFINITESIMAL vs. INFINITIVAL vs. INFINITIVE vs. INFINITIVE MOOD vs. INFINITIVES vs. INFINITY )

( بي نهايت ile نا محدود ile نامحدود ile نامتناهي ile لايتناهي ile بينهايت کوچک ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile نامحدودي )

( BEY NEYAYT ile NA MAHDUD ile NAMAHDUD ile NAMETNAHY ile لايتناهي ile BEYNEYAYT KUCHAK ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile NAMAHDUDY )


- SONSUZ ile SONSUZ / SONSUZ


- SONSUZ ile SONSUZLUK

( ENDLESS vs. ENDLESSNESS )

( لايتناهي ile بي انتها ile بي پايان ile نامحدود ile بيانتها ile ابديت ile نامحدودي )

( لايتناهي ile BEY ENTEHYA ile BEY PAYAN ile NAMAHDUD ile بيانتها ile ABADYT ile NAMAHDUDY )


- SONSUZA YÖNELİK OLMA ile/ve/<>/değil SÜREKLİLİK


- SONSUZCA BÖLÜNEBİLİRLİK ile/ve BELİRLİ BİR NOKTAYA KADAR BÖLÜNEBİLİRLİK


- SONSUZLAŞMAK ile SONSUZLAŞTIRMAK ile SONSUZ/LUK ile SONSUZ KÜÇÜK


- SONSUZLAŞTIRABİLME | ÖLÜMSÜZLEŞTİREBİLME/EBEDÎLEŞTİREBİLME ile/||/<> SONSUZLAŞTIRABİLMEK | ÖLÜMSÜZLEŞTİREBİLMEK/EBEDÎLEŞTİREBİLMEK ile/||/<> SONSUZLAŞTIRILMA | ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLME/EBEDÎLEŞTİRİLME ile/||/<> SONSUZLAŞTIRILMAK | ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLMEK/EBEDÎLEŞTİRİLMEK

( sonsuzlaştırabilme ölümsüzleştirebilme )


- SONSUZLUĞUN:
"VAROLUŞU" ile/değil ADI/ETİKETİ


- SONSUZLUK:
NİCELİKTE ile/değil NİTELİKTE

( Yoktur. İLE/DEĞİL Vardır. )


- SONSUZ/LUK:
ÖZNE ile/ve/||/<> NESNE


- SONSUZ/LUK ile/ve/değil AÇIK UÇLU/LUK


- SONSUZLUK ile/ve/||/<>/> AN ile/ve/||/<>/> TERSİNEMEZLİK(ENTROPİ) ile/ve/||/<>/> HEM, HEM DE | NE, NE DE ile/ve/||/<>/> BİLE DEĞİL (<> / > / < BİLE DEĞİL) (<> / > / < BİLE DEĞİL) ... ∞


- SONSUZLUK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK


- SONSUZLUK ile/ve/<> KISIR DÖNGÜ


- SONSUZLUK ile/||/<> NAMÜTENAHİLİK ile/||/<> SONRASIZLIK ile/||/<> PAYANSIZLIK ile/||/<> BİTİMSİZLİK


- SONSUZ/LUK ile/ve/||/<> Pİ ile/ve/||/<> GOOGOLPLEX ile/ve/||/<> GRAHAM ile/ve/||/<> RAYO

( ∞ İLE İLE Googol, matematikteki büyük sayılardan biridir ve 10 üzeri 100'e eşittir. Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır. Bu terim, Amerika'lı matematikçi Edward Kasner'ın yeğeni Milton Sirotta[1929–1980] tarafından 1938 yılında kullanılmaya başlanmıştır.[Milton, bu sırada dokuz yaşındaydı.] )

( Bir trilyon, oniki sıfırla yazılır. Yüz tane sıfır kullanırsak, buna, bir "gogol" denilir. Bir gogol sıfır kullanılarak yazılan sayıya, "gogolplex" denilir. Evrendeki tüm moleküllerin sayısını yazmak için 79 sıfır yetiyor. Bir milyon gün, ancak 2739 yıl oluyor. İstanbul'un fethinden bu yana, sadece 17 milyar saniye geçmiş. Yazının bulunuşundan bugüne ise ancak 189 milyar saniye geçmiş.[Bu, trilyonun ancak beşte biridir.] Bir kişinin yaşamı, ortalama 2 milyar saniyedir. )

( "Graham ve Rayo Sayısı" ile ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- SONSUZ/LUK ile "ULAŞILAMAYAN"/"KÖTÜ" SONSUZ/LUK


- SONSUZLUKTA:
BÖLÜNEBİLİRLİK ile/ve/||/<> EKLENEBİLİRLİK


- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR


- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE


- SHUNTSPULMOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MOTOR


- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK


- SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= KASIM


- ŞÖNTLEME ile/||/<> BRIDGING[İng.] ile/||/<> SHUNTAGE[Fr.] ile/||/<> ÜBERBRÜCKUNG[Alm.] ile/||/<> KÖPRÜLEME

( Bir elektriksel aygıtı başka biri ile ya da bir direncin yanı sıra koşut olarak bağlama )

( BRIDGING )

( SHUNTAGE )

( ÜBERBRÜCKUNG )


- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME


- SONUÇ ÇIKARMA ile HASTA

( ILLATION vs. ILLATIVE )

( استنباطي ile منتج شونده ile نتيجه رسان )

( ESTANBATY ile MONTEJ SHVANDEH ile NATYJAH RESAN )


- SONUÇ ÇIKARMAK ile KESİNTİ

( DEDUCE vs. DEDUCTION )

( استدلال کردن ile استنتاج ile کاهش )

( ESTEDELAL KARDAN ile ESTENTAJ ile KANPASH )


- SONUÇ İTİBARI İLE ile/ve/||/<> ESAS İTİBARI İLE ile/ve/||/<> ÖZ İTİBARI İLE


- SONUÇ KARŞILAŞMASI ile/||/<> SONUÇ OYUNCUSU ile/||/<> SONUÇ TAKIMI ile/||/<> SONUÇ YARIŞMASI

( Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum netice Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey Öz özet Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu skor Yazının veya sözün bitiş bölümü )


- SONUÇ, SONUÇTA ile/ve/değil/yerine ŞU AN

( İkisinin kullanımında da, "Önemli[öncelikli] olan, şu andır/sonuçtur" indirgemeci/lik yanlışlığı yapılmamalıdır! )

( [not] "FINALLY" vs./and/but "RIGHT NOW"
"RIGHT NOW" instead of "FINALLY" )


- SONUÇ ile/ve/<>/değil/yerine BİLEŞKE


- SONUÇ ile/ve BİLGİ

( RESULT/CONSEQUENCE vs./and KNOWLEDGE )


- SONUÇ ile/değil/yerine ÇIKARIM

( vs./and/||/<>/but/< INFERENCE
INFERENCE instead of RESULT )


- SONUÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞERLENDİRME


- SONUÇ ile/ve/değil EŞİK


- SONUÇ ile/ve/değil GÖSTERGE

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SIGN )


- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )


- SONUÇ ile/ve/<> NEDEN/SEBEP

( RESULT/CONSEQUENCE vs./and/<> REASON )


- SONUÇ ile/ve NEDEN/SEBEP OLAMAYAN SONUÇ

( RESULT/CONSEQUENCE vs./and THE RESULT, WHICH CANNOT BE A REASON )


- SONUÇ ile/ve/||/<> ÖZET

( vs./and/||/<> ABSTRACT/SUMMARY )


- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET

( [not] RESULT vs./and/but CONSEQUENCE )


- SONUÇ ile TEPKİ


- SONUÇ ile/ve TESELLİ

( REALITY vs./and CONSOLATION )


- SONUÇ ile TOPLAM

( RESULT/CONSEQUENCE vs. TOTAL )

( PAYAN ile ... )


- SONUÇ ile/ve/değil TÜMDENGELİM


- SONUÇ ile/ve/değil/||/<>/> ÜRÜN


- SONUÇ ile/ve/değil/<> UZANTI


- SONUÇLAMAK ile SONUÇLANMAK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇ ile SONUÇSUZ/LUK ile SONUÇ TAKIMI ile SONUÇ OYUNCUSU ile SONUÇ YARIŞMASI ile SONUÇ KARŞILAŞMASI


- SONUÇLAMAK ile/||/<> SONUÇSUZLUK | NETİCESİZLİK ile/||/<> SONUÇLANDIRILMAK | NETİCELENDİRİLMEK ile/||/<> SONUÇLANDIRABİLME | NETİCELENDİREBİLME ile/||/<> SONUÇLANDIRMAK | SONUÇLANIŞ | SONUÇLANMA | SONUÇLANMAK | SONUÇSUZ ile/||/<> NETİCELENDİRMEK | NETİCELENİŞ | NETİCELENME | NETİCELENMEK | NETİCESİZ


- SONUÇLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/> SONLANDIRMA


- SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇLANDIRILDI ile ÇÖZÜM ile KESİN

( CONCLUDE vs. CONCLUDED vs. CONCLUSION vs. CONCLUSIVE )

( نتيجه گرفتن ile استنتاج کردن ile منعقد شدن ile به نتيجه رسيدن ile منعقد ساختن ile منعقد کردن ile معاهده بستن ile منعقد ile معگود ile معقود ile منتج ile مختوم ile خاتمه ile نتيجه گيري ile انعقاد ile استنتاج ile اختتام ile نتيجهگيري ile فرجام ile عاقبت ile مسکت ile اختتامي )

( NATYJAH GARAFTAN ile ESTENTAJ KARDAN ile MANAGHAD SHODAN ile BAH NATYJAH RESYDAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD KARDAN ile MOANPANDEH BASTAN ile MANAGHAD ile معگود ile معقود ile MONTEJ ile MOKHTOM ile KHATMEH ile NATYJAH GYRY ile ENEGHAD ile ESTENTAJ ile اختتام ile NATYJOHAGYRY ile FARJAM ile AGHBAT ile مسکت ile اختتامي )


- SONUÇLAR ile SONUÇLAR ile SONUÇ OLARAK ile SONUÇSAL ile SONUÇ OLARAK

( CONSEQUENCE vs. CONSEQUENCES vs. CONSEQUENT vs. CONSEQUENTIAL vs. CONSEQUENTLY )

( دست آورد ile عاقبت ile نتيجه منطقي ile پيامد ile موجب ile نتايج ile عواقب ile نتيجه بخش ile بر آيند ile پربرآيند ile نتيجهاي ile مآلاً ile در نتيجه )

( DAST AVARD ile AGHBAT ile نتيجه منطقي ile PEYAMAD ile MOJEB ile NETAYJ ile AVAGHAB ile NATYJAH BAKHSH ile BAR AYNAD ile PARBARAYNAD ile NATYJOHYAY ile MAALAN ile DAR NATYJAH )


- SONUÇLARA DAYANÇ/SABIR ile/ve NEDENLERE DAYANÇ/SABIR

( Nedenlere sabretmek, çok daha zordur. )


- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK" ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"

( Bilgisiz ve anlayışsızların, süreci düşünemeyen, düşünmek istemeyenlerin, rahatı/keyfi yerinde olanların "zihni/tutumu". İLE/VE/||/<> Herşeyin, en başta hazır ve en iyi olmasını bekleyenlerin, geleceğe don biçebileceğini zannedenlerin "zihni/tutumu". )


- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK/MERKEZLİLİK" ile/ve/||/<>/>/< TERBİYESİZLİK


- SONUÇTA ... ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM


- SONUCU ile/ve/değil/||/<>/> DEVAMI


- SÖNÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine SADE/LİK


- COEFFICIENT D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] / DÄMPFUNGSKOEFFIZIENT, DÄMPFUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM KATSAYISI/ÇARPANI


- DÄMPFUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM SABİTİ


- SÖNÜM / SÖNÜMLEMEK ile SÖNÜMLÜ

( Bir salınım hareketinin genliğinin, türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. | Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belirli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfâ. İLE İLE Belirli bir sürede, genliği, sıfıra inen [salınım hareketi]. )


- DÄMPFUNGSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM UZUNLUĞU


- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM


- DAMPING COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME KATSAYISI


- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME


- SÖNÜMLEMEK ile SÖNÜM ile SÖNÜMLÜ ile SÖNÜMSÜZ ile SÖNÜM AYRIMI


- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI


- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME


- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA


- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET


- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM


- VIBRATION AMORTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ TİTREŞİM


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA GAZ LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA


- OSCILLATION ENTRETENUE[Fr.] / UNGEDÄMPFTE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ SALINIM


- SONUNCUSU ile SON ZAMANLARDA

( LATTER vs. LATTERLY )

( آخري ile اخير ile عقب تر ile موخر ile اخيرا )

( آخري ile AKHYR ile AGHAB TAR ile موخر ile AKHYRA )


- SONUNDA ile/||/<> NİHAYETİNDE


- SONURGU ile/||/<> MANTIKSAL SONUÇ

( mantıksal sonuç )


- SONURGU ile SONURTU

( Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin gerekli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı. İLE Birbirine bağlı iki önermeden sonraki. )


- SOPA["ZOPA" değil!] ile ASA

( SOPA: ÂLET-İ TEDİB[: Edeplendirme âleti/aracı.] )


- SOPA ile/||/<> BASU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE/||/<> Demir sopa. )


- SOPA ile/değil ÇİĞİNDİRİK

( ... İLE/DEĞİL İki ucuna su kabı gibi taşınacak şeyler asılarak omuza alınan ağaç, omuzluk. )


- SOPA ile/||/<> KALIN DEĞNEK

( kalın değnek Yerel ağızlarda zopa biçimi de geçer Kökenini bilmiyoruz Bulgarca sópa Sırpça sopa vb Türkçeden alınmıştır )


- SOPA ile MAŞA

( STICK/CUDGEL vs. TONGS )


- SOPA ile MATRAK[Ar.]

( ... İLE Kalın sopa, değnek. | Eğlenceli, gülünç, hoş. )


- SOPA ile SÖVEN

( ... İLE Büyük sopa. )


- SOPALAMA ile/||/<> SOPALAMA

( Sinema Savruklamayla büyük benzerlik gösteren güldürü çeşidi Savruklamadaki tüm öğeleri kullanır Fakat sopalama savruklamadakinden daha hızlı dizemli daha devinimlidir Devinimli ve gülünç tek tek görünçlükler üzerine kurulmuştur Konu birliği pek aranmaz Kaçıp kovalamacılar sopalamalar kıça tekme atmalar kremalı pasta fırlatmalar gibi öğeler daha çok kullanılır 1 Commedia dellArteden alınma hareketli gülünç sahneleri olan kaçıp kovalamacalar sopa vurmalar ve dayak atmalarla gelişen sahneler ya da geçişler 2 Türk kukla Karagöz ve Tulûat oyunlarında da sopalamalara raslarız Türk gölge ve kukla oyunlarında rastlanan sopa vurmalar )

( SLAPSTICK, KNOCKABOUT COMECFY )

( COUP DE BÂTON, "SPLAPSTICK" )

( KLAMOTTE (A.), SLAPSTICK-COMEDY, KOMISCHER EINFALL | PRÜGELSZENE )


- SOPALAMAK ile SOPALANMAK ile SOPA ile SOPALI


- SOPHISM, SOPHISTRY/IGNORANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SOPHISME[Fr.] ile/değil/yerine/= BILGI

( TV. 1. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. 2. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. @@ Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. @@ Halkın doğal ve toplumsal çevresiyle ilgili geleneksel, kültürel edintisi, bk. halk, çevre. krş. gelenek, görenek. @@ 1. Öğrenme, araştırma ya da gözlem yolu ile edinilen gerçekler. 2. (Davranış ruhbilimi) Bir uyaran durumunun ipucu ya da açar görevini yapan yönü. 3. (Bilgi kuramı) Tümü ya da bir parçası sınıflandırmaya elverişli olan nesneler topluluğunun, niceliği ile ilgili yönü. @@ 1. İnsan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad. 2. İnsan anlığının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün. 3-Genel olarak ve ilksezi biçiminde zihnin kavradığı temel düşünceler. 4- Bir yargılamada bulunabilmek için bilinmesi gereken öğelerin her birine verilen ad. 5- Bir şeyi bilme hali. @@ Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı. @@ 1. bilişim: Öğeleri genellikle özdevimsel yollardan işlenmeye elverişli olan yazılı bölge. 2. güdümbilim: Bir dizgenin durumunu, buna bağlı olarak bu dizgenin başka bir dizgeye ilettiği durumu anlatan nitel etken. @@ I. (Genellikle) 1. Bilme edimi. 2-Bilinen şey; bilme edimi sonunda ulaşılan şey. II. (Felsefede) Bir şeyin bir şey olarak kavranması. Burada tasarımlamadan ayrı olarak bilme eğilimi vardır. // Bilgi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir: 1. İnsandaki ruhsal bir olay olarak. 2. Kavrama edimi, asalt bilinç edimi, yönelme (eğilim, intention) olarak. 3. Özne (bilen) ve nesne (bilinen) arasındaki ilişki olarak (= bilgi bağlantısı). 4. Nesnenin öznedeki imgesi, tasarımı, izdüşümü olarak (= bilgi oluşumu). 5~ Tasarım imgesinin nesneyle uyuşması olarak. 6. Bilgimizin ve bilgi imgemizin nesnenin tüm içeriğine yaklaşma eğilimi olarak (= bilgi süreci, bilgi ilerlemesi). 7. Bilginin başkasına ulaştırılabilir, aktarılabilir sonucu olarak; bilgi ürünü, bilgi sonucu. @@ Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. @@ 1. (knowledge) Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular. 2. (information) Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular. @@ @@ @@bk. bilgi@@bk. bilgi 2 )


- SOPHİSTE[Fr. < SOPHISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> SOFİST

( bilgici Safsatacı yanıltıcı )


- SOPHİSTİQUE[Fr. < SOPHISTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SOFİSTİK

( Sofistlere özgü Safsatalı yanıltmalı )


- SOPHOS ile SOPHOS ile SOPHOS

( Tanrı. İLE Bilge. İLE Usta. )


- SOPRANO[İt.] ile/ve MEZZO SOPRANO ile/ve KONTRALTO SOPRANO/ALTO[İt.]

( Kadın ya da genç erkek çocuklarda en ince selen. | Bir çalgı topluluğunda, en ince sesleri veren müzik araçları. İLE Soprano ile kontralto arasında kadın seleni. İLE Kadın selenlerinin en kalını. )


- SOPRANO[İt. < SOPRANO] ile/değil/yerine/=/||/<> SOPRANO

( Kadın veya çocuklarda en ince ses İnce sesli ses sanatçısı Bir çalgı topluluğunda en ince sesleri veren müzik araçları )


- SOPRANO ile/||/<> SOPRANO[İt. < SOPRANO]

( İnce kadın sesi Tiz uzamda ince kadın sesi )

( SOPRANO )

( SOPRANO )

( SOPRANO | SOPRAN )

( SOPRANO )


- ŞOR ile/||/<> ...


- SÖR[Fr. SOEUR] ile "SÖR"[İng.]

( Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın/rahibe. | Kızkardeş. | Hastabakıcı. İLE İngiliz, "soyluluk" "unvanı"[Kişinin soyu olmaz! Öncelikle ve son olarak, kendi vardır. Kendinden öncekileri, ikinci/üçüncü sıralarda düşünmek gerekir. "Soy" düşüncesi/sözü, dirimsel/biyolojik bir durumdur. Ancak, hayvanlar için [köpek ya da at için] geçerli "olabilir". "İnsan" için, zorlamalı, dolaylı ve gereksiz/yersiz bir "yakıştırmadır!"]. )


- SÖR ile SÖRF ile SÖRFÇÜ/LÜK


- ŞOR ile ŞORT


- ŞOR ile/||/<> SÖZ, SOHBET / TOPLANTI

( söz sohbet toplantı Yerel ağızlarda söz olarak kullanılan cor biçimi ve türevleri de şordan başka bir şey olamaz šor contest contention litigation cry noise outcry )

( ŠOR )


- SORAN ile YANITLAYAN

( İstediği her şeyi sorabilen/sorabilecek olan. İLE Her şeyden yanıt veremeyecek olan. )


- SORARKEN:
"... MIDIR?" ile/değil/yerine DAHA ÇOK, NEDİR? (NE OLSA GEREK)


- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT


- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL


- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ


- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK ile/değil/yerine/= ARAMA YAPMAK


- SORDURMAK ile SORDURTMAK ile SORDURABİLMEK ile SORDURTABİLMEK


- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU


- SÖRF ile INTERNETTE SÖRF

( Denizdeki/karadaki sörf. İLE İnternetteki sitelerarasında dolaşma. )


- SÖRF ile/||/<> YELKEN KAYAĞI


- SORGHUM BICOLOR[Lat.] ile/||/<> CİN DARISI

( Akdarı )

( SORGHUM BICOLOR )


- SORGU HÂKİMİ ile/||/<> SORGU KUTUSU ile/||/<> SORGU SUAL ile/||/<> SORGU YARGICI ile/||/<> ÇAPRAZ SORGU

( Sormak işi Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu na göre sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı istintak )


- SORGU SUAL ile/değil/yerine/= SORGULAMA


- SORGU YARGICI ile/||/<> SORGU HÂKİMİ


- SORGU YARGIÇLIĞI ile/||/<> MÜSTANTİKLİK


- SORGU ile/||/<> SORGU

( INQUIRY | QUERY )


- SORGUÇ ile/||/<> ...

( Padişahın ve vezirlerin başlıklarına takılan tüy ya da püskül biçimindeki süs Orta Türkçede sarağuç kadın yaşmağı olarak geçer Doerfer TMEN 1232 köken bakımından baş olarak kullanılan Farsça sarı akla getirdiğini sözlendirmiş ancak Türkçe sar umwinden kökünün bir türevi olabileceğini de göz ardı etmemiştir Clauson ED 849b sarağuç biçiminin saruğaçtan geldiğini bildirmiş saruğaçın saru sarmak kökünden çıktığını açıklamıştır Orta Türkçede kullanılan sarağuç biçimi göçüşme métathèse yoluyla ortaya çıkmıştır Farsça sarāguc sarāgoç sarāgoş a womans hood cloak veil fillet or headdress a camels halter biçimi Türkçeden kalma bir alıntıdır Türkçeden Sırpça Rumence Rumca gibi dillere de geçmiştir Şăineanu InflOr 2 330 Škaljić Turc 570 )


- SORGUÇÇU HAN ile SORGUÇÇULAR ÇARŞISI

( Bayezıd'ta, Kapalı Çarşı'nın güneyinde, Kalpakçılar Caddesi'ndedir. İLE Bayezıd'ta, Kapalı Çarşı'da, Bedesten yakınında bir çarşı. )


- SORGU/İFADE TUTANAĞI:
ŞÜPHELİDE ile/ve/değil/||/<>/> OLAYDA TARAF VARSA

( [Kayıt/evrak/zabıt] Şüpheli sıfatıyla düzenlenir.[Suç isnâd edilen kişinin verdiği açıklamadır/ifadedir.] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Bilgi alma" sıfatıyla düzenlenir. )

( Kolluk kuvvetleri tarafından. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Soruşturma savcısı tarafından alınır. )


- SORGULAMA/İSTİCVAP[Ar. < İSTİCVĀB] ile/||/<> SORGU YARGICI/MÜSTANTİK[Ar. < MUSTANṬİḲ]


- SORGULAMA ile/ve/> ÇÖZÜMLEME


- SORGULAMA ile/ve/> DÜŞÜNCE/FİKİR AYRILIĞI


- SORGULAMA ile/ve SINAMA

( TO INTERROGATE vs./and TO TEST )


- SORGULAMA ile/ve/||/<>/> SINANMA


- SORGULAMA ile/ve YORUM ÇOKLUĞU(NA ULAŞMAK)


- SORGULAMA ile/ve/+/<> YORUMLAMA


- SORGULAMAK ile/ve/||/<>/> ANLAMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK


- SORGULAMAK ile/ve ARAŞTIRMAK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK


- SORGULAMAK ile SORGULANMAK ile SORGULATMAK ile SORGUÇLANMAK ile SORGULANABİLMEK ile SORGULATABİLMEK ile SORGULAYABİLMEK ile SORGU ile SORGUN ile SORGUÇ ile SORGUSUZ ile SORGUÇLU ile SORGUÇSUZ ile SORGU SUAL ile SORGU HAKİMİ ile SORGU KUTUSU ile SORGU YARGICI ile SORGU YARGIÇLIĞI ile SORGUSUZ SUALSİZ


- SORGULAMAK ile SORGUYA ALMAK/ÇEKMEK


- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK

( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/


- SORGULANABİLİR/SORGULANABİLECEK/LER ile SORGULANAMAYAN/SORGULANAMAYACAK OLAN/LAR


- SORGULANABİLİR/LİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK


- SORGULANMAK ile/ve/değil/yerine SORUMLULUK/U/NU ALMAK


- SORGULAYICILIK ile YIKICILIK


- SORGUSUZ ile/ve/||/<>/> SORUSUZ/SUALSİZ[Ar.]


- SORİT[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= ÇIKARIM

( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )


- SORİTE[Fr. < SORITE] ile/değil/yerine/=/||/<> SORİT

( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım )


- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] ile/değil/yerine/= DÖNGÜ


- SORMAK ile "AÇMAK"

( TO ASK vs. "TO OPEN" )


- SORMAK ile/ve/<> FARKINDALIK

( TO ASK vs./and/<> AWARENESS )


- SORMAK ile HAKKINDA SOR ile İSTEMEK ile GECİKME İSTEMEK ile AF DİLE ile YARDIM İSTEMEK ile KREDİ İSTEMEK ile AF DİLE ile İZİN İSTE

( ASK vs. ASK ABOUT vs. ASK FOR vs. ASK FOR DELAY vs. ASK FOR FORGIVENESS vs. ASK FOR HELP vs. ASK FOR LOAN vs. ASK FORGIVENESS vs. ASK PERMISSION )

( طلب کردن ile تقاضا کردن ile سئوال کردن ile پرسش کردن ile مسئلت کردن ile پرسيدن ile تمنا کردن ile اجازه خواستن ile استدعا کردن ile استفسار کردن ile تقاضا نمودن ile تمنا داشتن ile سراغ گرفتن ile طلبيدن ile خواستار شدن ile خواستار بودن ile درخواست کردن ile استمهال طلبيدن ile استغفار طلبيدن ile طلب استعانت کردن ile وام خواستن ile آمرزش طلب کردن ile اذن خواستن ile رخصت خواستن )

( TALAB KARDAN ile TAQAZA KARDAN ile SOAL KARDAN ile PORSESH KARDAN ile MOSALAT KARDAN ile PORSYDAN ile TAMNA KARDAN ile EJAZEH KHASTAN ile ESTEDAA KARDAN ile ESTAFSAR KARDAN ile TAQAZA NEMUDAN ile TAMNA DASHTAN ile SARAGH GARAFTAN ile طلبيدن ile KHASTAR SHODAN ile KHASTAR BODAN ile DARKHAST KARDAN ile ESTMEHAL TALABYDAN ile ESTEGHAFAR TALABYDAN ile TALAB ESTEANT KARDAN ile VAM KHASTAN ile AMARZESH TALAB KARDAN ile EZN KHASTAN ile RAKHAST KHASTAN )


- SORMAK ile/ve/<> İSTEMEK

( Aynı anda iki anlama birden sahip olan, haddi aşmamak üzere hangisi daha uygunsa o anlam üzerinden değerlendirme dileğiyle kullanılan çok değerli bir kavram ve sözcüğümüzdür. )

( TO ASK vs./and/<> TO REQUEST/ASK )


- SORMAK ile KULAK KABARTMAK


- SORMAK ile ÖNCE KENDİNE SORDUKTAN SONRA SORMAK

( Sadece sormuş olmak için soru sorulmaz! )

( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen/sormasan da olur. SÖYLEME/SORMA! )


- SORMAK ile/ve/değil/||/<>/< SESLİ DÜŞÜNMEK


- SORMAK ile SORMACA


- SORMAK ile SORMAK/SOĞURMAK

( Birine soru yönelterek, herhangi bir konuda, ondan bilgi istemek. | Bir işin sorumluluğunun kendinde olması, bir işten sorumlu bulunmak. İLE Emmek. )


- SORMAK ile/ve SÖYLEMEK

( TO ASK vs./and TO SAY )


- SORMAK ile/ve UTANMA(MA)K

( TO ASK vs./and (NOT) TO BE EMBARRASSED )


- SORMAK:
[ya] MERAKTAN ile/ve/||/<>/ya da ÖYLESİNE


- SORMASINDAN BELİRLİ ile SORUŞ BİÇİMİNDEN BELİRLİ


- SORMAYAN ile/değil/yerine/>< SORAN

( Yaşam boyu ahmak ve aptal. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir dakikalığına, "birkaç kişi nezdinde" "aptal." )

( Ovada şaşmış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağları aşmış. )


- ŞOROLO ile/||/<> ŞOROLO

( Ort O Çocuk Ortaoyunu Ortaoyununda çocuk ya da tüysüz delikanlı anlamında kullanılır )


- ŞOROLO/LUK ile ŞOROLOP


- ŞOROLOP ile/||/<> ...

( birdenbire ve hırsla yutmak yalan R σορολόπι )

( ΣΟΡΟΛΌΠΙ / σορολόπι )


- SOROMPO[MACARCA SOROMPÓ] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞARAMPOL

( Kara yollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm )


- ŞORT[İng. SHORT] ile TAYT[İng. TIGHT]

( Paçaları, dizlerin yukarısında olan kısa pantolon. İLE Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giysi. )