ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 125.136 başlık/FaRk ile birlikte,
125.136 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(501/502)
- ZİYARET ETMEK ile/değil/yerine/= GÖRMELİĞE GİTMEK
- ZİYÂRET ile/değil/yerine/= GÖRMEYE/GÖRÜŞMEYE GİTME
- ZİYÂRET[Ar.] ile/ve/||/<>/> ZİYÂFET[Ar.]
- ZİYARET[Ar. < ZİYĀRET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİYARET
( ziyaret yeri bayram ziyareti iadeiziyaret Birini görmeye biriyle görüşmeye gitme görüşme Bir yeri görmeye gitme ziyaret yeri )
- ZİYARET ile ZİYARETÇİ/LİK ile ZİYARET YERİ
- ZİYARET/Çİ ile/değil/yerine/= GÖRMELİK/Çİ
- ZİYARETÇİ ile KONUK/MİSAFİR[< Ar. MÜSÂFİR(< SEFER/SEYAHAT EDEN):
Yolculuk ve yolculuk eden. | ZAYF[çoğ. ZÎFÂN, ZUYÛF]
- ZİYARETGÂH[Ar. < ZİYĀRET + Fars. -GÂH] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİYARET YERİ
- ZİYARETİN, "KISA"SI MAKBULDÜR ile/ve/değil/||/<>/< ZİYARETİN, "KISAS"I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR
- ZİYÂ-Yİ BURÛÇÎ ile/||/<> ZODIACAL LIGHT[İng.] ile/||/<> LUMIÈRE ZODIACALE[Fr.] ile/||/<> ZODIAKALLICHT[Alm.] ile/||/<> BURÇLAR IŞIĞI
( Burçlar kuşağı boyunca uzanan sönük ve yaygın ışık şeridi )
( ZODIACAL LIGHT )
( LUMIÈRE ZODIACALE )
( ZODIAKALLICHT )
- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.]
( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık. )
- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.] ile ...
( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık. )
- ZİYED[Ar. < Ẕİ'L-YED] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİLYET
( Sahibi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan elinde tutan kimse eldeci )
- ZİYNET[Ar. < ZĪNET] ile/değil/yerine/=/||/<> SÜS
- ZİYNET ile/değil/yerine/= SÜS/BEZEK
- ZİYNET[Ar.] ile/değil/yerine/= SÜS/BEZEK
- ZIYPAK ile/||/<> KAYGAN
( kaygan zıyp sıyp sayp kaymak a k eki kaypak )
- ZIZYPHUS JUJUBA[Lat.] ile/||/<> HÜNNAP[Ar. < ʿUNNÂB]
( Cehrigiller Rhamnaceae familyasından yaprakları almaşlı dizilişte çiçekleri sarı koyu kırmızı ya da siyah renkli eriksi tipte meyveleri olan ve yenen 510 m kadar boyda ülkemizin Marmara Ege ve Akdeniz bölgelerinde kültürü yapılan bir tür ᶜunnāb 1 hünnap ağacı 2 bu ağacın meyvesi )
( UNNĀB )
( ZIZYPHUS JUJUBA )
- Z-KİTAP ile/||/<> Z KUŞAĞI ile/||/<> Z-KÜTÜPHANE ile/||/<> Z RAPORU
( Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu sırasında yer alan ve ze adı verilen bu harf ses bilgisi bakımından yumuşak diş eti sızıcısını gösterir )
- ZLOTY[POL. ZLOTY] ile/değil/yerine/=/||/<> ZLOTİ
( Polonya nın para birimi III Selim dönemine kadar kullanılmış olan bir Osmanlı gümüş parası )
- ZN-FE2+ (İNDİRGEME POTANSİYELİ) ile STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ
( Çinko ve Demir(II) iyonları arasındaki redoks potansiyel farkı. İLE Bir standart hidrojen elektrotla karşılaştırıldığında yarı hücre potansiyeli. )
- ZODİAQUE[Fr. < ZODIAQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZODYAK
( Yıl boyunca Güneş in yol aldığı yörünge üzerinde sıralanan Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yay Oğlak Kova Balık takımyıldızlarının eşit aralıklarla dağıldığı kuşak Burçlar Kuşağı )
- ZODYAK ile ...
( Kümelenmiş sabit yıldızlar. )
- ZODYAK ile/||/<> BURÇLAR KUŞAĞI
- ZODYAK ile/||/<> ZODIAC[İng.] ile/||/<> ZODIAQUE[Fr.] ile/||/<> ZODIAKUS, TIERKREIS[Alm.] ile/||/<> BURÇLAR KUŞAĞI
( burçlar kuşağı burç kuşağı Gökküresinde tutulumun geçtiği ve üzerinde on iki burcun eşit aralıklarla dağıldığı kuşak )
- ZŌĒ[Yun.] ile/ve/||/<> BIOS[Yun.] ile/ve/||/<> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]
(
| Ölçüt | ZŌĒ (Yun.) | BIOS (Yun.) | VIVERE (Lat.) | SI VIVERE (Lat.) |
|---|---|---|---|---|
| Temel Anlam | Canlılık, yaşam gücü | Belirli yaşam biçimi | Yaşamak | Kendisi olarak yaşamak |
| Yaşam Türü | Biyolojik yaşam | Toplumsal / etik yaşam | Yaşam eylemi | Bilinçli yaşam tarzı |
| Bilinç | Gerekli değil | Gerekli | Gerekli değil | Zorunlu |
| Özne | Tüm dirimliler | İnsan/kişi (politik özne) | Dirimli | Kendilik bilinci olan birey |
| Düzlem | Doğal | Etik–politik | Dirimsel / olgusal | Aktöresel / varoluşsal |
| Değer Boyutu | Yok | Var | Yok | Güçlü biçimde var |
| Felsefî Karşılığı | Salt yaşam | Yaşam biçimi | Yaşamın gerçekleşmesi | Yaşamın özüyle uyumu |
| Birbiriyle İlişki | Yaşamın ham durum | Zōē’nin biçimlenmiş durumu | Zōē’ye denk düşer | Bios’a yakın bir etik duruş |
| Yaygın Yanlış Anlama | "İnsan yaşamı" sanılması | Dirimsel yaşam sanılması | İyi yaşamla karıştırılması | Bireycilik sanılması |
- ZOKA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZOKA
( Büyük balıkları tutmakta kullanılan küçük balık biçiminde ucu iğneli kurşun parçası Aldatıcı şey )
- ZOLOTA ile ...
( Osmanlı zamanında geçerli olan Leh parası. )
- ZOM ile/||/<> BALYA. (BAŞKIŞLA *KARAMAN -KONYA)
( Balya Başkışla Karaman Konya )
- ZOM ile ZUM(< ZOOM)
( Sarhoş. | Olgun olan kişi. İLE Odaklanma. )
- ZOMBİ ile FELSEFÎ ZOMBİ
- ZOMBİE[İng. < ZOMBIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZOMBİ
( hortlak Uykusuzluktan yorgunluktan serseme dönmüş kimse )
- ZOMBİLEŞMEK ile ZOMBİ/LİK
- ZON/ZONE[İng.] ile/değil/yerine/= KUŞAK
- ZONA ile/||/<> SUÇİÇEĞİ/KUŞAKÇA
( Varicella-zoster virüsünün neden olduğu, ağrılı deri döküntüleri. İLE/||/<> Aynı virüsün neden olduğu, çocukluk çağında görülen ve kaşıntılı döküntüler ile ilişkili bir bulaş. )
- ZONA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZONA
( Deride sinirler boyunca özellikle gövde bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren mikroplu bir hastalık )
- ZONAL[İng. < ZONAL] ile/değil/yerine/=/||/<> ZONAL
( zonal toprak Yeryüzünde enleme bağlı olarak meydana gelen olay bölgesel )
- ZONE[İng. < ZONE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZON
( bölge Benzer hayvan ve bitki türlerinin bir arada bulunduğu alan )
- ZONİNG ile/||/<> ZONING[İng.] ile/||/<> ZONAGE[Fr.] ile/||/<> ZONUNG[Alm.] ile/||/<> BÖLGELEME
( Kent toprağının kullanılışını denetlemek ve yönlendirmek amacıyla bir kenti düzentasar çerçevesinde toprağın bugünkü ve gelecekteki kullanış biçimlerine göre bölgeciklere ayırmak bu düzenlemeyi gerçekleştirecek kurallar koyarak her bölgedeki yapıların türlerini ve ölçünlerini sınırlamak dümleyen tasar )
( ZONING )
( ZONAGE )
( ZONUNG )
- ZONK ile ...
- ZONKLAMAK ile ZONKLATMAK ile ZONK
- ZONTA[İt. < ZONTA] ile/değil/yerine/=/||/<> CUNDA
( Yatay serenlerin her iki başı )
- ZONTA[Yun.] ile ZORBA[Fars. < ZORBAZ]
( Kaba ve kültürsüz kişi. İLE Güç gösterisi yapan, ağırlık kaldıran sporcu. )
- ZONULA ADHERENS[İng.] ile/||/<> ARA BAĞLANTI
( anat Hücreleri birbirine bağlayan hücreler arasındaki glikokalikste siyalik asit bulunan kemer biçimindeki bağlantı zonula aderens Zonula okludens adı verilen sıkı bağlantıların hemen altında bulunurlar )
( ZONULA ADHERENS )
- ZOOLOG[Fr. < ZOOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> HAYVAN BİLİMCİ
- ZOOLOJİ[Fr. < ZOOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> HAYVAN BİLİMİ
- ZOOLOJİK[Fr. < ZOOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> HAYVAN BİLİMSEL
- ZOOM OUT[İng.] ile/||/<> UZAKLAŞTIRMAK
( ZOOM OUT )
- ZOOM[İng.] ile/||/<> YAKINLAŞTIRMAK
( ZOOM )
- ZOOM ile/||/<> ZOOMING[İng.] ile/||/<> TRAVELLİNG OPTİQUE, CHANGEMENT CONTİNU RAPİDE DE CADRAGE[Fr.] ile/||/<> OPTISCHE FAHRT, ZOOMEN, OPTISCHE FAHRAUFNAHME[Alm.] ile/||/<> OPTİK KAYDIRMA
( Sinema TV Değişir odaklı mercekle gerçekleştirilen kaydırma )
( ZOOMING )
( TRAVELLING OPTIQUE, CHANGEMENT CONTINU RAPIDE DE CADRAGE )
( OPTISCHE FAHRT, ZOOMEN, OPTISCHE FAHRAUFNAHME )
- ZOONOSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ZOONOZ
( Hayvanlardan insanlara geçebilen her hastalık için kullanılabilir. 2001'de yapılan bir araştırmaya göre, insanlara bulaşan 1415 patojenin %60'ı zoonotiktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZOOSPOR[Fr. < ZOOSPOR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZOOSPOR
( Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan selüloz zardan yoksun üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi )
- ZOOTECHNİE[Fr. < ZOOTECHNIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZOOTEKNİ
( Evcil hayvanları üretme ve yetiştirme bilimi )
- ZOR ANLATMAK ile/değil/yerine ANLATMAKTA GÜÇLÜK ÇEKMEK
- ZOR BELÂ ile/değil/yerine/= GÜÇLÜKLE
- ZOR GELME ile/değil/yerine/= GÜÇSÜNME
- ZOR/ZAHMETLİ/MÜŞKÜL ile/değil/yerine/= ÇETİN/GÜÇ/KIYINLI/YORUCU
- ZOR/ZORLUK/ZAHMET/MÜŞKÜLAT[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇETİNLİK/GÜÇLÜK/KIYINLIK
- ZOR[Fars. < ZŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> SIKINTI | ZORUNLULUK | BASKI | HASTALIK | GÜÇLÜKLE
( zor alım zor bela zoru zoruna zar zor idrar zoru sidik zoru Sıkıntı veya güçlükle yapılan güç yaş müşkül kolay karşıtı sıkıntı zorunluluk baskı hastalık güçlükle Olmaz yapamaz anlamında kullanılan bir söz )
- ZOR ile "AĞIR"
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI
- ZOR ile/ve/değil/yerine DÜŞÜK OLASILIKLI
( İSTİBAT: Olmasını uzak görme, olasılık vermeme. )
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI
- ZOR ile OLANAKSIZ
( DIFFICULT vs. IMPOSSIBLE )
- ZOR ile/ve PİS
- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR
( HARD vs. HARD AND FAST vs. HARD BITTEN vs. HARD BOILED vs. HARD COPY vs. HARD HANDED vs. HARD HEAD vs. HARD MAPLE vs. HARD SELL vs. HARD SET vs. HARD SHELL vs. HARD TO DIGEST vs. HARD TO MELT vs. HARD TO MOUNT vs. HARD TO PLEASE vs. HARD WARE vs. HARD WIRED vs. HARD WORKING vs. HARDEN vs. HARDLY vs. HARDNESS vs. HARDSCRABBLE vs. HARDSHIP vs. HARDSHIPS )
( صلب ile صعب ile زمخت ile دشوار ile سنگ آسا ile دج ile شاق ile مشکل ile شاقه ile سخت گير ile سفت ile شداد ile سخت ile لازم الاجراء ile سرسخت وخشن ile سفت پز ile نسخه ملموس ile شاخ جنگي ile قند افرا ile زور چپاني ile منقبض شده ile سفت شده ile کاسه دار ile ديرهضم ile ديرگداز ile بدرکاب ile نازک نارنگي ile مشکل پسند ile فلز آلات ile سخت افزاري ile زحمت کش ile سختکوش ile محکم شدن ile بادوام نمودن ile سفت کردن ile مشکل کردن ile ماسيدن ile سخت شدن ile سخت کردن ile بسختي ile صلابت ile سختي ile سفتي ile صعوبت ile سخت مشغول ile مرارت ile عسرت ile دشواري ile مشقت ile مصيبت ile تعب ile تنگي ile محنت ile ذلت ile شدائد )
( SALAB ile SAB ile ZAMKHT ile DASHVAR ile SANG ASA ile DEJ ile SHAGH ile MOSHEKL ile SHAGHEH ile SOKHT GYR ile SOFT ile SHODAD ile SOKHT ile LAZM OLEJRA ile SARSOKHT VAKHSHEN ile SOFT PEZ ile NASKHEH MALMOS ile SHAKH JANGY ile GHAND AFRA ile ZUR CHPANY ile MONAGHABZ SHODEH ile SOFT SHODEH ile KASEH DAR ile DYRAYAZM ile DYRAGDAZ ile بدرکاب ile NAZAK NARANGY ile مشکل پسند ile FELZ ALAT ile SOKHT AFZARY ile ZAHMAT KESH ile SOKHTAKOOSH ile MOHKAM SHODAN ile BADVAM NEMUDAN ile SOFT KARDAN ile MOSHEKL KARDAN ile ماسيدن ile SOKHT SHODAN ile SOKHT KARDAN ile BASKHTY ile SALABAT ile SOKHTY ile SOFTY ile SOUBAT ile SOKHT MOSHGHUL ile MARART ile ASARAT ile DASHVARY ile MOSHGHT ile MOSYBAT ile تعب ile TANGY ile محنت ile ZALAT ile SHODAED )
- ZOR ile/ve/değil/yerine SORUNLU
( [not] DIFFICULT vs./and/but PROBLEMATIC
PROBLEMATIC instead of DIFFICULT )
- ZOR ile ZOR ALIM ile ZOR BELA ile ZORU ZORUNA
- ZOR ile ZOR DEĞİL
( DIFFICULT vs. NOT DIFFICULT )
- ZOR ile ZOR GÖREV ile TEDAVİSİ ZOR ile ANLAŞILMASI ZOR ile ZORLUKLAR ile ZORLUK
( DIFFICULT vs. DIFFICULT TASK vs. DIFFICULT TO TREAT vs. DIFFICULT TO UNDERSTAND vs. DIFFICULTIES vs. DIFFICULTY )
( مشکل ile صعب ile پر زحمت ile سخت ile پرزحمت ile غامض ile معضل ile متعذر ile شاقه ile شاق ile سخت گير ile گرفتگير ile دشوار ile شق القمر ile صعبالعلاج ile صعبالادراک ile موانع ile مشکلات ile دشواري ile گرفتگيري ile گرفتاري ile عقده ile صعوبت ile مضيقه ile محظور ile اشکال ile مشقت ile پاپوش ile سختي )
( MOSHEKL ile SAB ile PAR ZAHMAT ile SOKHT ile PARZAHMAT ile GHAMEZ ile MOAZOL ile MOTAZAR ile SHAGHEH ile SHAGH ile SOKHT GYR ile GARAFTAGYR ile DASHVAR ile شق القمر ile SABALELAJ ile صعبالادراک ile MOVANE ile MOSHEKLAT ile DASHVARY ile GARAFTAGYRY ile GARAFTARY ile AGHODEH ile SOUBAT ile MOZYGHEH ile محظور ile ESHKAL ile MOSHGHT ile PAPUSH ile SOKHTY )
- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!
( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )
- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"
- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"
- ZORAKİ[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜCEMEYLE
- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"
- ZORBA/MÜSTEBİT[Ar. < MUSTEBİDD] ile/||/<> ZORBA/MÜTEGALLİBE[Ar. < MUTEĠALLİBE]
- ZORBA[Fars. < ZURBÂZ] ile/ve/||/<> ZALİM[Ar.]
( Gücüne güvenerek buyruğu altında bulunanlara söz hakkı ve davranış olanağı tanımayan "kişi". İLE/VE/||/<> Acımasız ve haksız davranan, zulmeden. )
- [ne yazık ki]
ZORBALIK ile/ve/değil/<>/> AKRAN ZORBALIĞI
- ZORBALIK ile/||/<> MÜSTEBİTLİK ile/||/<> MÜTEGALLİBELİK
- ZORBA/LIK ile ZORBACA
- ZORGU ile ZORGULU
- ZWANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLAMA KUVVETİ
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> ABARTI
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> AŞIRILIK
- ZORLAMA ile/değil İNCELİK
- ZORLAMA ile KANIRTMA
( COMPULSION vs. TO BEND, TO FORCE BACK )
- ZORLAMA(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNERİDE/TEKLİFTE CİDDİYETİ VURGULAMA/PEKİŞTİRME
- ZORLAMA ile ZORBALIK
- ZORLAMA ile/||/<> ZORLAMAK
( Bir nesneye etkiyen yamrultucu kuvvet )
( STRESS | FORCE )
( EFFORT, TENSION )
( BEANSPRUCHUNG )
- ZORLAMA ile ZORLAMASIZ
- ZORLAMA ile/ve/değil/< ZORUNDA BIRAKMA
- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK
( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )
- ZWANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLAMA
- ZORLAMAK ile/ve/||/<> HIRPALAMAK
- ZORLAMAK ile İCRA ile UYGULAYICI
( ENFORCE vs. ENFORCEMENT vs. ENFORCER )
( مجري داشتن ile اجرا ile اعمال کننده )
( MOJRY DASHTAN ile EJRA ile EMAL KONANDEH )
- ZORLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KOŞUL
- ZORLAMAK ile MECBUR
( COMPEL vs. COMPELLED )
( ملتزم کردن ile ناچار )
( MOLTZAM KARDAN ile NACHAR )
- ZORLAMAK ile SIKIŞTIRMAK
- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"
- ZORLAMAK ile ZORLAMA ile ZORLA
( COERCE vs. COERCION vs. COERCIVELY )
( ناگزير کردن ile اجبار ile اخذ بزور ile عنف ile عنفا )
( NAGZYR KARDAN ile EJBAR ile AKHZ BOZOOR ile ONF ile عنفا )
- ZORLAMAK ile ZORLANMAK ile ZORLAŞMAK ile ZORLAŞTIRMAK ile ZORLAYABİLMEK ile ZORLA
- ZORLAMAK ile/ve/||/<>/> ZORTLAMAK
- ZORLAMA/ZECİR ile/değil/yerine/= GÜCEME
- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK
- ZORLANMA | GERILIM | STRESS[İng. < STRESS] ile/||/<> STRES ile/||/<> STRES[İng. < STRESS]
( 1 Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle stres faktörü buna karşı oluşan savunma mekanizması 2 Dayanıklılığı azaltan fiziksel veya mental gerilim gerginlik 3 Canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar )
( STRESS )
- ZORLANMA ile SIKINTI
- ZORLANMA ile/||/<> ZORLANMA
( Herhangi bir varlığa uygulandığı zaman gerginlik ve düzen bozukluğu yaratan çok güçlü olunca da yapı ve görevlerde köklü değişme ve çöküntülere yol açan güç Uygulanan bir kuvvet etkisi ile yamrulmaya uğrayan bir nesnenin boyutsal değişiminin doğal boyutuna oranı )
( STRESS | STRAIN )
( EFFORT )
( BEANSPRUCHUNG )
- ZORLANMAK ile/değil/yerine/= GÜÇLÜK ÇEKMEK
- ZWANGSSTÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ BOZUNUM
- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON
- ZWANGSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TİTREŞİM
- ZORLAŞMAK ile/||/<> MÜŞKÜLLEŞMEK
- ZORLAYICI ile/||/<> ZORLAYICI
( Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir iç zorlanım duyan kişi Murray Parçaları da bütünü gibi etki yapan bir uyaran birimi )
( COMPULSIVE | PRESS )
- ZORLAYICI/LIK ile YOL KESİCİ/LİK
- ZORLAYIŞ/CEBİR[Ar. < CEBR] ile/||/<> ZORLA/CEBREN[Ar. < CEBREN] ile/||/<> ZORLAMAK/CEBRETMEK[Ar. < CEBR + Tr. ETMEK] ile/||/<> ZORLA/METAZORİ[Yun. < ]
- ZORLAYIŞ ile ZORLAYICI/LIK
- ZORLU ...:
GÜNLERDEN GEÇİYORUZ ile/değil/||/<> DÖNEM YAŞIYORUZ
- ZORLU ile ZORLUK
- ZORLU ile/ve/değil ZORUNLU
- ZORLUK" ile/değil GELİŞİM/GELİŞME
- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK
- ZORLUK ile/ve SIKINTI
- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA
( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )
- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK" ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK
- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK
- ZORLUKLARI GÖZE ALMAK ile/ve ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK
- ZORLUKLARI:
"ÜSTLENMEK" ile/ve/değil "GÖĞÜSLEMEK"
- ZORLULUK ile MÜTHİŞ
( FORMIDABILITY vs. FORMIDABLE )
( استواري ile سهمناک ile ژيان ile سهمگين )
( ESTAVARY ile SONPAMNAK ile ژيان ile SONPAMGYNE )
- ZORSUNMAK" ile/değil ZORLANMAK
- ZORU ZORUNA ile/değil/yerine/=/||/<> GÜÇLÜKLE | UCU UCUNA
( güçlükle ucu ucuna )
- ZORUMA GİDİYOR ile AĞIRIMA GİDİYOR
- ZORUNA GİTMEK ile/değil/yerine/= GÜCÜNE GİTMEK
- ZORUNDA DEĞİL/İM ile/değil/yerine/>< ZORUNLULUĞU YOK/OLMAZ
- ZOR(UN)DA KALMAMIŞ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ÇOCUK KALMIŞ/LIK
- ZORUNLU DOĞRU ile/ve ZORUNLU YANLIŞ
- ZORUNLU EĞİTİM ile/||/<> ZORUNLU EMEKLİLİK ile/||/<> ZORUNLU ÖĞRENİM ile/||/<> ZORUNLU ÖĞRETİM ile/||/<> ZORUNLU SİGORTA
( Kesin olarak gereksinim duyulan zaruri mecburi ıztırari Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan olumsal karşıtı )
- ZORUNLU HAREKET ile/ve/değil ZORLAMALI HAREKET
- ZORUNLU NEDEN ile/ve/||/<> YETERLİ NEDEN
( Yetinilenler. İLE/VE/||/<> ... )
- ZORUNLU "RIZÂ" ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ RIZÂ
- ZORUNLU SORULAR ile/ve MÜMKÜN SORULAR ile/ve MÜMTENÎ SORULAR
- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)
- ZORUNLU SÜREÇ ile/ve/değil ZORUNLULUK İÇEREN SÜREÇ
- ZORUNLU VARLIK ile MÜMKÜN VARLIK ile MÜMTENİ VARLIK
( Tüm zamanlarda oluş. İLE Mekânı dolduruş. İLE ... )
- ZORUNLU ile BAŞKA TÜRLÜ OLAMAZ OLAN
- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ
( [not] COMPULSORY vs./but VOLUNTARY
VOLUNTARY instead of COMPULSORY )
( ... ile/değil/yerine ZIYUAN )
- ZORUNLU ile KASITLI
- ZORUNLU ile ZORLAYARAK/ZORLANARAK
- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI
- ZORUNLU ile/||/<> ZORUNLU
( İsteğe bağlı olmayan )
( OBLIGATE | IMPERATIVE | MANDATORY )
- ZORUN/LUK ile ZORUNLU/LUK ile ZORUNLU SİGORTA ile ZORUNLU ÖĞRENİM ile ZORUNLU EMEKLİLİK
- ZORUNLULUK AHLÂKI ile/ve VAROLMA AHLÂKI
( MORALS OF OBLIGATION vs./and MORALS OF EXISTENCE )
- ZORUNLULUK/IZTIRAR[Ar. < İŻṬİRĀR] ile/||/<> ZORUNLU/IZTIRARİ[Ar. < İŻṬİRĀRĪ] ile/||/<> ZORUNLU/MECBURİ[Ar. < MECBŪRĪ]
- ZORUNLU/LUK:
MUTLAK ile/ve/||/<> ŞARTLI
- ZORUNLULUK | YÜKÜMLÜLÜK/MECBURİYET[Ar. < MECBŪRİYYET] ile/||/<> GEREK | GEÇİŞSİZ/LAZIM[Ar. < LĀZİM] ile/||/<> ZORUNLU | GEREKLİ/ZARURİ[Ar. < ŻARŪRĪ] ile/||/<> SIKINTI | ZORUNLULUK | BASKI | HASTALIK | GÜÇLÜKLE/ZOR[Fars. < ZŪR] ile/||/<> ZORUNLULUK | YÜKÜMLÜLÜK/MECBURLUK ile/||/<> ZORUNLULUK | GEREKLİLİK/ZARURİLİK
( zorunluluk yükümlülük )
- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/||/<> ASGARİ (KOŞUL)
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞKINLIK
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/<>/< BAĞLAYICILIK
- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÜZENLİ/LİK
- ZORUNLU/LUK ile GEREKLİ/LİK
( OBLIGATION vs. NECESSITY )
- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine İHTİYÂR
- ZORUNLULUK ile/ve İLİŞKİLİLİK
( COMPULSORY vs./and RELATENESS )
- ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- ZORUNLULUK ile/ve/<>/> KORKU
( COMPULSORY vs./and/<>/> FEAR )
- ZORUNLULUK ile/ve KURALLILIK
( COMPULSORY vs./and REGULARNESS )
- ZORUNLULUK ile MANTIK
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> MANTIKSAL ZORUNLULUK
- ZORUNLULUK ile/||/<> OLASILIK
( Zorunluluk başka türlü olamazlık İLE olasılık başka türlü olabilirlik kavramıdır. Modal mantık zorunlu doğruları İLE olası doğruları ayırt eder. Kripke modal mantığın semantiğini geliştirdi. )
( Saul Kripke tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1940-2022) (Ülke: ABD) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modal mantık semantiği, Kripke modelleri, isim teorisi, zorunluluk ve olasılık) )
- ZORUNLULUK ile OLMAZSA OLMAZ
( OBLIGATION vs. IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
... ile CONDITIO SINE QUA NON )
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<>/>< ÖZGÜRLÜK
( COMPULSORY vs./and/||/<>/>< FREEDOM )
- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine SABİT/LİK
- ZORUNLULUK ile/değil/yerine/||/<>/>/>< SAMİMİYET
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<> SORUMLULUK
( Her kişi, herkes karşısında, her şeyden sorumludur. )
( COMPULSORY vs./and/<> RESPONSIBILITY )
- ZORUNLULUK ile TANITLAMA
- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/<> TUTARLI/LIK
- ZORUNLULUK ile/ve/<> YASALILIK
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> ÜMİT
( En güçlü. [Çünkü, her şeye boyun eğdirir.] İLE/VE/||/<> En bilge. [Çünkü, her şeyi öğretir.] İLE/VE/||/<> En yaygın. [Çünkü, hiçbir şeyi olmayan bir kişide bile vardır.] )
- ZORUNLULUK ile/ve/> ZEKÂ
( COMPULSORY vs./and/> INTELLIGENCE )
- ZORUNLULUK ile/||/<> ZORUN ile/||/<> MECBURİLİK
- ZORUNLULUK ile ZORUNLU RUH HALİ ile EMİR CÜMLESİ ile İMPARATOR
( IMPERATIVE vs. IMPERATIVE MOOD vs. IMPERATIVE SENTENCE vs. IMPERATOR )
( امري ile وجه امري ile جمله امري ile فرمانرواي مطلق )
( EMRY ile VAJEH EMRY ile JOMLEH EMRY ile FARMANARVAY MOTALGH )
- ZORUNLU/ŞER'Î İLİMLER ile/ve/<> ZORUNLU/ŞER'Î OLMAYAN İLİMLER
( USÛL | FÜRÛ | MUKADDİMÂT | MÜTEMMİMÂT ile/ve MAHMUD | MEZMÛM | MÜBAH )
- ZORUNLU/ZARÛRÎ VERİ/BİLGİ ile/ve/||/<>/> GÖZLEMSEL/NAZARİ VERİ/BİLGİ
- ZÜBAB ile/||/<> SİNEK ile/||/<> KARASİNEK
( Çiftekanatlılar takımına bağlı birçok böcek türünün ortak adı karasinek I Çorap motifi Yenikent Aksaray Niğde II Genellikle çam ağacından yapılan testi Akdağ Gelendost Senirkent Isparta Diptera takımındaki sineklerin genel adı Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür Az sinǝk siŋek Kuğ Koy Kaça sēk sarığ sek sivrisinek kara sēk sinek sēk sēk şǎna Orta Türkçede siŋek olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre şehirlilerce sivrisinek göçebelerce de karasinek olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da siŋek biçimi geçer Orta Türkçede siŋek yanında kömiçe adı da geçer Clauson ED 722 Eski ve yeni diyalektlerde sinekin yerini çıbın sözünün aldığı göze çarpıyor Bu söz Türkçede de çibin cibin olarak geçer Dilimizde cibinlik türevinde kalmıştır Ligeti TörK 130 Denyye göre Grammaire 559 sinek Türkçe siŋ se cacher dans un trou kökünden gelir Ancak Mongolistler sineki Moğolca simağul simuğul moucheron mouche petits insectes ailés sözüyle birleştirmişlerdir Örn Ligeti NyK 49 271 Macarcada sivrisineğe verilen szúnyog adını açıklarken Türkçe sinekin karşılığı olarak Moğolca simağul simuğul biçimlerini vermiştir Daha sonra TörK 19 da Türkçe sineki Moğolca simaγul biçimiyle birleştirmiştir Son olarak Ligeti TörK 104105 Macarca szúnyog biçiminin Türkçe sınuktan sınık geldiğini yazmıştır Ligeti TörK 81 RónaTas Studia Turcica 394 Türkçe siŋek Moğolca simağul birleştirmesini yenilemişse de Doerfer Oriens 2526 296 bu eski birleştirmeye karşı çıkmıştır Buna karşılık Ramstedt KWb 364a Kalmıkça şomūl Moğolca simağul biçimini işaretiyle Türkçe çıbın sözüyle karşılaştırmıştır Brockelmann UJb 8 260 Türkçe sinek siŋek biçiminin sineğin kanatlarıyla çıkardığı siŋ sesinden geldiğini dile getirmiştir Bu görüşe Clauson ED 832b 838b da katılmıştır Buna göre Türkçe sinekin Moğolca simağul sözüyle birleştirilmesi yanlıştır Räsänen LTS 199 Macarca szúnyog biçimini işaretiyle vermişti Daha sonra V 422423 Gombocza uyarak szúnyogun sinekten geldiğini belirtmiştir Macarca szúnyogun kökeni üzerinde uğraşan dil uzmanlarının bu sözün uzun úsunu göz ardı ettikleri göze çarpıyor Egorov ÊS 334 Çuvaşça şǎnanın karşılıkları arasında sinek siŋek yanında çağdaş diyalektlerde kullanılan sona suna sono biçimlerini de saymıştır Hegaarda göre Menges Arm 2 94 singek gek ekiyle kurulmuştur Türkçe eşgek eşek gibi Sinek üzerine daha çok bilgi edinmek için Eren Hazai Arm 5051 TD 1997 2 104105 Blk urguy Pferdebremse ve Krç urgoy Mücke Kabartaycadan alıntıdır Kb arγoj Bremse Pferdebremse Abaz arγuey Mücke )
( FLY )
( MOUCHE )
( FLIEGE )
( MUSCA )
( SINƎK[Az.]~SIŊEK[Tkm.]~SĒK[Hak.]~SĒK[Soy.]~ŞǍNA[Çuv.] )
- ZÜBAB-I EHLÎ | KARASİNEK ile/||/<> KARASİNEK
( Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür )
( HOUSE FLY | STABLEFLY )
( MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE PIQUANTE )
( STUBENFLIEGE | GEMEINE STECHFLIEGE )
( MUSCA DOMESTICA | STOMOXYS CALCITRANS )
- ZÜBABİYE | SİNEKLER ile/||/<> SİNEKLER
( Karasinek çeçesineği ve baldırsokan gibi çok tanınmış olanlarından başka dört bini aşkın türüyle bütün yeryüzünü kaplayan çiftekanatlılar familyası ikikanatlılar çiftkanatlılar iki kanatlılar İki kanatlılar )
( FLIES )
( MOUCHES )
( FLIEGEN )
( MUSCIDAE | DIPTERA )
- ZUBANE[Fars. < ZUBĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZIVANA
( İki ucu açık küçük boru Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik Pipo veya sigara ağızlığının sap bölümü )
- ZÜBDE[Ar. < ZUBDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZ
- ZÜBDE ile ...
( BİR ŞEYİN EN SEÇKİN PARÇASI | ÖZ )
- ZÜBDET'ÜL ÂLEM ile ...
( MAKRO/MİKRO KOZMOS, İNSAN )
- ZÜBÛR[Ar. < ZİBR] ile ZÜBÜR[Ar. < ZEBÛR]
( Mektuplar, kitaplar. İLE Kitaplar, mektuplar. )
- ZÜCÂCÎ[Ar.] ile ZÜCÂCÎ[Ar.]
( Camcı, sırçacı. İLE Camdan/sırçadan yapılmış. )
- ZUCACİYYE[Ar. < ZUCĀCİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜCCACİYE
( Cam porselen vb maddelerden yapılmış bardak tabak vb eşya cıncık Cam porselen ile ilgili )
- ZÜCCACİYE ile ZÜCCACİYECİ/LİK
- ZU'F[Ar.] ile ZA'F[Ar.]
( Gövdedeki zayıflık/güçsüzlük. İLE Gövdede, görüşte ve akılda zayıflık/güçsüzlük. )
- ZUFEKAR[Ar. < ẔU'L-FEḲĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLFİKAR
( Hz Muhammed in Hz Ali ye armağan ettiği ucu ikiye ayrılmış kılıç )
- ZUGABE ile/||/<> VILLOSITÉ INTESTINALE[Fr.] ile/||/<> TÜMÜR
( biyoloji )
( VILLOSITÉ INTESTINALE )
- ZÜĞÜRT TESELLİSİ ile/||/<> ÇEHRE ZÜĞÜRDÜ
( Parasız yoksul olan kimse meteliksiz )
- ZÜĞÜRT ile/||/<> PARASIZ, YOKSUL, METELİKSİZ OLAN (KİMSE)
( parasız yoksul meteliksiz olan kimse )
- ZÜĞÜRTLEMEK ile ZÜĞÜRTLEŞMEK ile ZÜĞÜRT/LÜK ile ZÜĞÜRT TESELLİSİ
- ZÜHAL[Ar. < ZUḤAL] ile/değil/yerine/=/||/<> SATÜRN
- ZÜHD ile FERÂGAT
- ZÜHD ile UZLET
- ZÜHDİYE ile/||/<> ASCETISM[İng.] ile/||/<> ASCÉTISME[Fr.] ile/||/<> ASKESE, ASKETIK[Alm.] ile/||/<> ÇİLECİLİK
( askeinden 1 Genel olarak Töresel dinsel ereklerle doğal eğilimleri içgüdüleri elden geldiğince azaltmaya çalışmak üzere kendini yenme alıştırmaları yapma 2 Özel olarak Dinsel ahlakta günahları bağışlatmak kefaret ya da beden isteklerini yenmek üzere istençli olarak acı çekme )
( ASCETISM )
( ASCÉTISME )
( ASKESE, ASKETIK )
- ZUHR[Ar.] ile ZUHR[Ar. çoğ. AZHÂR]
( Gereksinim zamanı için alınan ve saklanılan şey.[en çok maneviyatta kullanılır][A'mâl-i sâliha, kişinin zuhrudur.] İLE Öğle, öğle vakti. )
- ZÜHRE | ÇULPAN ile/||/<> ÇULPAN ile/||/<> VENÜZ
( Venüz astronomi )
( JUPITER | MARS )
( VÉNUS | JUPITER | MARS )
( JUPITER | MARS )
( IUPPITER | MARS )
( VENERE )
( ΑΦΡΟΔΊΤΗ / αφροδίτη )
- ZÜHRE | ÇULPAN ile/||/<> ERENDİZ ile/||/<> SAKIT | VENÜZ
( bk. Venüz. @@ (astronomi) )
( JUPITER | MARS~...~... )
( VÉNUS | JUPITER | MARS~...~... )
( IUPPITER | MARS~...~... )
( JUPITER | MARS~...~... )
( VENERE~...~... )
( ΑΦΡΟΔΊΤΗ / αφροδίτη~...~... )
- ZÜHRE[Ar. < ZUHRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOBAN YILDIZI
- ZÜHRE ile/||/<> EVENING STAR[İng.] ile/||/<> ÉTOILE DU SOIR, ÉTOILE DU BERGER[Fr.] ile/||/<> ABENDSTERN[Alm.] ile/||/<> AKŞAM YILDIZI
( Venüs gezegeninin başka bir adı Çulpan )
( EVENING STAR )
( ÉTOILE DU SOIR, ÉTOILE DU BERGER )
( ABENDSTERN )
- ZÜHREVİ HASTALIK ile ZÜHREVİ HASTALIKLI
- ZUHREVİHASTELIK[Ar. < ZUHREVÎ + Fars. ḪASTE + Tr. -LIK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜHREVİ HASTALIK
( Frengi belsoğukluğu vb cinsel ilişkilerle bulaşan hastalık )
- ZÜHT[Ar. < ZUHD] ile/değil/yerine/=/||/<> TAKVA
- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]
( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )
- ZÜHÛL[Ar. < ZAHL] ile ZÜHÛL[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]
( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )
- ZUHUL[Ar. < ẔUHŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜHUL
( İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma geciktirme ihmal etme )
- ZUHUR[< Ar. ZHR] ile ...
( DIŞLAŞMAK~IŞIMAK[< İbr. ZOHAR ile ABCDEF ( Işık] | Görünme, baş gösterme, meydana çıkma. )
- ZUHUR[< Ar. ZHR]:
DIŞLAŞMAK ile/ve/=/<> IŞIMAK[< İbr. ZOHAR:
Işık]
( Işımak. [ZÜHRE: Işıyan yıldız] İLE/VE/=/<> Işık. )
- ZUHUR ile/ve/<> SUDUR
- ZUHUR ile TECELLÎ
( Varlığın sürekliliği. İLE Varlığın geçiciliği. Görünme, belirme. )
- ZUHUR[Ar. < ẒUHŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZUHUR
( nevzuhur Ortaya çıkma görünme belirme baş gösterme meydana çıkma )
- ZÜHUR[Ar. çoğ. EZHÂR] ile ZÜHÛR[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]
( Darlıkta çıkarmak üzere biriktirilip saklanan şey. İLE Çiçekler. İLE Parlaklık, parıldama. )
- ZUHUR ile ZUHURİ ile ZUHURİ KOLU
- ZUHURAT ile ...
( HESAPTA OLMAYAN )
- ZUHURAT[Ar. < ẒUHŪRĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ZUHURAT
( Gerçekleşeceği düşünülmeyen hesapta olmayan umulmadık olağan dışı olgular Karşılık beklemeden yapılan yardım )
- ZUHURİ KOLU ile/||/<> HAN KOLU
( Sey O Orta oyunu kollarının ikincisi han kolu Ortaoyunu Ortaoyunu kollarından ikincisi öbürü Han Kolu Bu kol sarayda gösteriler yapardı Bu terim bir ara ortaoyunu anlamında da kullanılmıştır )
- ZUHURİ[Ar. < ẒUHŪRİ] ile/||/<> ...
( Ort O Orta Oyunu kollarımdan biri olan Zuhuri Kolunu yöneten sanatçı )
- ZUHURİ[Ar. < ẒUHŪRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZUHURİ
( zuhuri kolu Orta oyununda taklitçi Orta oyunu kollarından zuhuri kolunu yöneten sanatçı )
- ZÜKÂ[Ar.] ile ZÜKÂ[Ar.]
- ZUKAK[Ar. < ZUḲĀḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> SOKAK
( sokak çocuğu sokak kadını sokak kapısı sokak kızı sokaktaki adam ara sokak arka sokak çıkmaz sokak İl ilçe vb yerleşim bölgelerinde iki yanında evler bulunan caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol )
- ZÜKÂM[Ar. < ZUKĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> NEZLE
- ZÛ-L HASALE ile/||/<> GLUMIFLORES[Fr.] ile/||/<> KAVUZLULAR
( botanik )
( GLUMIFLORES )
- ZÜL[Ar. < ẔULL] ile/değil/yerine/=/||/<> ALÇALMA | AŞAĞILAŞMA
( alçalma aşağılaşma Ayıplanacak şey )
- ZÛLÂ' ile ...
( Hayvanların ayaklarında çıkan ve hayvanı aksatan bir hastalık. )
- ZULA ile/||/<> ...
( kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer Argoda zula etmek hırsızlık etmek çalmak anlamında kullanılır R ζούλα kleiner Betrug Trick )
( ΖΟΎΛΑ / ζούλα )
- ZÛLÂ'[Ar.] ile ZULA[Tr. argo]
( Hayvanların ayaklarında çıkan ve hayvanı aksatan bir hastalık. İLE Saklama yeri. | Saklanılan nesne/şey. )
- ZÜ-L-AKL VE-L-AYN ile ...
( Hakk'ı, halkta ve halkı, hakk'ta gören kişi. )
- ZÜ-L-AKL ile ...
( HALKI ZÂHİR VE HAKK'I BÂTIN GÖREN (KİŞİ) )
- ZÜLÂL | ALBÜMİN ile/||/<> ALBÜMİN ile/||/<> ALBÜMİN[Fr. < ALBUMINE]
( albumen yumurta akı Yumurta akı süt kan seromu v b de bulunan ve ısıtılınca pıhtılaşan suda eriyebilen sade bir protein kimya Bitkilerin hayvanların doku ve sıvılarında bulunan bileşimi karbon oksijen azot hidrojen ve kükürt olan ısıtılınca pıhtılaşan suda çözünebilen basit bir protein Hayvan ve bitki kökenli sıvılarda ve dokularda bulunan toplam kan proteinlerinin 60 ını oluşturan plazmanın kolloit ozmotik basıncını düzenlemede görevli suda erime ve sıcaklıkla pıhtılaşma özelliği gösteren karaciğerde üretilen beyaza yakın renkte basit yapılı bir protein )
( ALBUMIN )
( ALBUMINE | ALBUMIN )
( ALBUMEN )
( ALBUMEN )
- ZÜLÂL | YUMURTA AKI ile/||/<> YUMURTA AKI
( biyoloji biyoloji zooloji Yumurtanın kabuğu ve sarısı arasında bulunan dört farklı katmandan oluşan albümince zengin beyaz kısmı )
( EGG WHITE )
( ALBUMINE | BLANC )
- ZULAL[Ar. < ZULĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLAL
( Saf tatlı su )
- ZÜLBİYE[Ar. < ZULBİYE] ile/değil/yerine/=/||/<> BERGAMA TATLISI
- ZÜ-L-CENÂHEYN[Ar.] ile ...
( Zâhirî ve bâtınî, yani dünya ve âhirete ait bilgisi geniş olan kişi. | Hâl-i enbiyâ ve evliyâ. | Hz. Cafer-i Tayyar. | İki kanatlılar. )
- ZÜ-L-CENÂH-I MÜCELLED[Ar.] ile ...
( Abalı memeliler. | DERMAPTÈERES[Fr.] )
- ZÜ-L-EFVÂH-I CENBİYYE[Ar.] ile ...
( Köpekbalıkları. )
- ZÜ-L-EHDÂB[Ar.] ile ...
( Kirpikliler. | CILIÉS[Fr.] )
- ZÜLEHDAP | ZÜL-EHDAB | ZÛL-HADEB | KİRPİKLİLER ile/||/<> KİRPİKLİLER ile/||/<> KİRPİKLİ HAŞLAMLILAR
( kirpikli haşlamlılar karşılık silliler Ciliata cilium göz kapağı Birgözeliler Protozoa altâleminin bir sınıfı Yapı bakımından en çok gelişmiş olan birgözeli hayvanlardır Bazıları gözle görülebilecek kadar büyük olurlar Vücutları söbe küre silindir vazo biçiminde olan kabuk ya da iskeletlere sahip olmayan üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı organizmalardır Biri büyük biri küçük olmak üzere iki çekirdekleri vardır Tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar Özkirpikliler Euciliata ve süktorlar Suctoria olmak üzere 2 altsınıfı vardır zooloji Bir hücreliler Protozoa alt âleminden bazıları gözle görülebilecek kadar büyük olan sobe küre silindir vazo biçiminde vücutlu kabuk ya da iskeletleri bulunmayan üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı biri büyük biri küçük olmak üzere iki çekirdekleri bulunan tatlı sularda ve denizlerde yaşayan bir hücrelilerin Protozoa yapı bakımından en çok gelişmiş olanı gerçek kirpikliler Euciliata ve süktorlar Suctoria olmak üzere 2 alt sınıfı bulunan bir sınıf Silliler Bir hücreliler Protozoa alt âleminden bazıları gözle görülebilecek kadar büyük olan küre silindir ve vazo biçiminde vücutlu kabuk veya iskeletleri bulunmayan üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı tatlı sularda ve denizlerde yaşayan bir hücrelilerin yapı bakımından en çok gelişmiş olan grubu titrek tüylü tek hücreliler silliler silyumlular Bir hücreliler Protozoa alt aleminden kimileri gözle görülebilecek kadar büyük olan söbe küre silindir vazo biçiminde vücutlu kabuk veya iskeletleri bulunmayan üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı biri büyük diğeri küçük iki adet çekirdeğe sahip tatlı sularda veya denizlerde yaşayan tek hücrelilerin yapı bakımından en çok gelişmiş olanı gerçek kirpikliler Euciliata ve suktorlar Suctoria olmak üzere iki alt sınıfı bulunan bir sınıf silliler )
( CILIATES | CILIÂTES )
( CILIÉS )
( WIMPERINFUSORIEN )
( CILIUM | CILIATA | CILIATA, CILIUM: KIRPIK )
- ZÜLF ile ZÜLFARİS/ZÜLFARUZ[Fars. zülf + Ar. arus]
( ... İLE Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun hoş kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. )
( ... cum PHASEOLUS CARACALLA )
- ZÜLF[Ar.] ile/ve/<> ZÜLFE[Ar.]
( Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı. İLE/VE/<> Küçük saçak, püskül. | Eski sülüs yazısı Elif'lerinin ucundaki çengel. )
- ZULF[Fars. < ZULF] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLÜF
( zülfüyâr Şakaklardan sarkan saç lülesi Sevgilinin saçı zülfüyâr )
- ZULFARUS[Fars. < ZULF + Ar. ʿARŪS] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLFARİS
( Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu mor beyaz renkli saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği Phaseolus caracalla )
- ZÜLFEKAR[ZÜLFİKAR değil!][Ar.] ile/değil ZÜLFİYÂR
( Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'ye armağan ettiği ucu çatallı kılıç.[Hz. Ali'nin kahramanca kullanmasıyla ün kazanmıştır.] İLE/DEĞİL Sevgilinin saçı/zülfü[yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı.] | Çıkar/menfaat. )
(1996'dan beri)