ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 125.132 başlık/FaRk ile birlikte,
125.132 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(482/502)
- YANARDAĞ ile BAZALT
( ... İLE Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi. )
- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ
- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )
- YANAŞIK DÜZEN ile/||/<> YANAŞIK NİZAM
( Yanaşmış durumda olan Yanaşmış bir biçimde )
- YANAŞIK DÜZEN ile/||/<> YANAŞIK NİZAM
- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM
- YANAŞMA" ile/||/<> "BESLEME"
- YANAŞMAK ile İLİŞMEK
- YANAŞMAK ile/ve/değil/||/<> YAKLAŞMAK
- YANAŞMAK ile YANAŞILMAK ile YANAŞTIRMAK ile YANAŞABİLMEK ile YANAŞLIK
- YANAŞMAK ile/ve YARANMAK
- YANAŞMAK ile YILIŞMAK ile SIRNAŞMAK
- YANAY DOĞRUSU ile/||/<> YANAY DÜZLEMİ
( Bir cismin düşey kesiti profil Katmanları gösteren kesit )
- YANAY ile YANAY DOĞRUSU ile YANAY DÜZLEMİ
- YANAZ ile ...
( Hiçbir şeyden memnun olmayan. )
- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)
- YANCIK ile/||/<> ATLARIN SIRTINA GEÇİRİLEN ZIRHLI ÖRTÜ
( Atların sırtına geçirilen zırhlı örtü )
- YANCI/LIK ile YANCIK
- YANDAŞ ile YOLDAŞ/TOVARİŞ[Rusça]
- YANDAŞLIK ile/||/<> YANLILIK ile/||/<> TARAFLILIK ile/||/<> TARAFÇILIK
( çok yanlılık )
- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK
- RAYONNEMENT PARAXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= YANEKSEN IŞINIM
- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM
- PARAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ
- YANG"(< JUNG) ile (YİN) YANG
- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI
- YANGIN BOMBASI ile/||/<> YANGIN ÇIKIŞI ile/||/<> YANGIN HORTUMU ile/||/<> YANGIN KULESİ ile/||/<> YANGIN MERDİVENİ ile/||/<> YANGIN MUSLUĞU ile/||/<> YANGIN SİGORTASI ile/||/<> YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile/||/<> YANGIN TOPU ile/||/<> YANGIN TULUMBASI ile/||/<> YANGIN YERİ
( Zarara yol açan büyük ateş Hastalıkta ateş Tutkunun verdiği coşkunluk Düşkün âşık olan )
- YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI ile/||/<> FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER[İng.] ile/||/<> EXTINCTEUR[Fr.] ile/||/<> SÖNDÜRÜCÜ
( genel uygulayım Yangın söndürmeye yarayan aygıt )
( FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER )
( EXTINCTEUR )
- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN
( )
- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI
- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI
- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU ile/ve/||/<> AZI
( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )
( )
- YANİ[Ar.] ile/değil/yerine/= DEMESİ
- YANİ ile NEYSE
- YANİ ile/ve SONUÇTA
- YANİ ile/ve/değil/yerine/||/<> YA DA
- YANİ[Ar. < YAʿNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YANİ
( Demek oluyor ki anlamında kullanılan bir söz Sözün kısası doğrusu anlamlarında bir söz )
- YANİ ile YANİ?
- YA'NÎ[Ar. < ANÂ] ile YÂNİ'[Ar.]
( Demek, şu demek. | Sözün kısası, doğrusu, senin anlayacağın. İLE Kıvama gelmiş, olmuş; pişkin. )
- COMBUSTIBLE GASES[İng.] / GAZ COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI GAZLAR
- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI
( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )
( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )
( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )
- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI
- YANICI ile/||/<> YANICI
( Yanıma uğrayabilen )
( COMBUSTIBLE )
( COMBUSTIBLE )
( BRENNBAR, BRENNSTOFF | BRENNBAR )
- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3
( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )
(
ile/>
ile/>
)
- YANIK KREMİ ile/||/<> YANIK RÜZGÂR ile/||/<> YANIK SES ile/||/<> YANIK YAĞ ile/||/<> BAĞRI YANIK ile/||/<> KARAYANIK ile/||/<> TABANI YANIK ile/||/<> YÜREĞİ YANIK ile/||/<> AMELE YANIĞI ile/||/<> GECE YANIĞI ile/||/<> GÜNEŞ YANIĞI
( Yanmakta olan Yanmış olan Rengi koyulaşmış Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş kavruk Verimsiz kıraç duruma gelmiş olan Bıkkın üzüntülü dertli olan Duygulu dokunaklı acılı etkili olan Yanmış yer yanmış olan yerde kalan iz Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu )
- YANIK ile/ve/||/<>/> KÜL
( )
- SADÂ-İ BASÎT[Osm.] ile/değil/yerine/= YANIK
- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)
- YANIKLARDA:
ISI ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> IŞIN ile/ve/||/<> SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİMYASAL ile/ve/||/<> DONMA
( Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak örgen ve düzende işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hastanın/yaralının kendi gövdesinde bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. )
( [Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardım]
- Kişi hâlâ yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir.
- Hastanın/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır.
- Yaşam belirtileri değerlendirilir.
- Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir.
- Yanık bölge, en az 20 dakika soğuk su altında tutulur.[yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından dolayı önerilmez]
- Ödeme karşı, yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır.
- Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır.
- Takılan yerler varsa kesilir, temizliğe dikkat edilir.
- Su toplamış yerler patlatılmaz.
- Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir.
- Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür.
- Hasta/yaralı, battaniye ile örtülür.
- Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır.
- Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hastanın/yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı[1 litre su - 1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı] verilerek sıvı kaybı önlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( [Kimyasal yanıklarda ilk yardım]
- Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir.
- Bölge, tazyiksiz ve bol suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir biçimde yıkanmalıdır.
- Giysiler çıkarılmalıdır.
- Hasta/yaralı, örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112].
)
( [Elektrik yanıklarında ilk yardım]
- Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır.
- Hemen elektrik akımı kesilmelidir.
- Hastanın/yaralının, hava yolunun açık olup olmadığı, solunumu ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.
- Hastaya/yaralıya, kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmemelidir.
- Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )
( [Sıcak Çarpması Belirtileri]
Yüksek derece ısı ve nem sonucu gövde ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.
- Kas krampları.
- Güçsüzlük, yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Davranış bozukluğu, sinirlilik.
- Solgun ve sıcak deri.
- Bol terleme.
- Mide krampları, kusma, bulantı.
- Bilinç kaybı, hayal görme.
- Hızlı nabız. )
- YANIK/LIK ile YANIK SES ile YANIK SESLİ ile YANIK YEL/RÜZGÂR
- YANILGI ile/ve/<> YANILTI
( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )
- YANILMA ile EKSEN KAYMASI
- YANILMA ile/ve/||/<> YAMULMA
- YANILMA ile/ve/değil/||/<> YANILSAMA
- YANILMA ile/ve/<>/>/< YARILMA
- YANILMAK ile YANILTMAK ile YANILABİLMEK ile YANILTABİLMEK
- YANILMAZLIK ile HATASIZ
( INERRANCY vs. INERRANT )
( بي غلطي ile بي لغزشي ile بي لغزش )
( BEY GHALTY ile BEY LAGHZESHY ile BEY LAGHZESH )
- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YANILABİLİR/LİK
- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERLİ/LİK
- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)
( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )
- YANILSAMA ile GERÇEKDIŞI
- YANILSAMA ile/ve GÜVENSİZLİK
( ILLUSION vs./and LACK OF TRUST/CONFIDENCE )
- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ
( ILLUSION vs./and HYPNOSIS )
- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM
- YANILSAMA ile/ve/||/<> JASTROW YANILSAMASI
- YANILSAMA ile/ve/||/<>/> TUZAK
- YANILSAMA ile YANILTICI
( ILLUSION vs. ILLUSIVE )
( اشتباه بصري ile خيال باطل ile غير واقعي ile وهمي ile موهومي )
( ESHTABAH BASRY ile خيال باطل ile GHYR VAGHEY ile وهمي ile موهومي )
- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"
(
)
( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )
- YANILTI ile YANILTICI/LIK
- YANILTICI ile YANILGI
( FALLACIOUS vs. FALLACY )
( سفسطه آميز ile سفسطه ile استدلال غلط )
( SAFSETEH AMYZ ile SAFSETEH ile ESTEDELAL GHALT )
- YANILTICI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERSİZ/LİK
- YANILTMA ile YANILTMAÇ ile YANILTMACA ile YANILTMACI/LIK
- YANILTMACA ile YANILTMAÇ
( Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme. | Başkasını yanıltmak için, doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama. İLE Ötekini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. )
- YANILTMAK ile/değil DEĞİLLEMEK
- YANILTMAK ile/değil YANLIŞLAMAK
- YANINDA OLABİLEN ile/ve/değil/||/<>/> YARIN'DA OLABİLEN
- YANINDA OLMAK İSTİYORUM ile YANIMDA OLMANI İSTİYORUM ile YANYANA OLMAK İSTİYORUM
- YANINDA ile AYRICA
( BESIDE vs. BESIDES )
( ازطرف ديگر ile دريک طرف ile باضافه ile ازپهلو ile بعلاوه ile سواي ile بجز اينکه ile ازاينگذشته ile گذشتهاز ile گذشتهازاين ile وانگهي )
( AZTARF DYGAR ile DARYK TARF ile BAZAFEH ile AZPPELO ile BALAVEH ile SAVAY ile BEJAZ AYNAKEH ile AZAYNAGZASHTEH ile GOZASHTEHAZ ile GOZASHTEHAZAYNE ile VANGEHY )
- YANINDA ile İKİNCİL
( BESIDE vs. PRIORITY )
- YANINDA ile/||/<> İNDİNDE
- YANINDA ile/ve/<>/< YAKININDA
- ... YANINDA ... ile/değil ... YANI SIRA ...
- YANIŞ ile/||/<> MOTİF. (İLYAS -BURDUR)
( Motif İlyas Burdur )
- YANIT ile/ve/değil/yerine AÇIKLAMA
- YANIT ile/ve AÇIKLAMA
( ANSWER vs./and EXPLANATION )
- YANIT ile KARŞILIK
( ANSWER vs. EQUIVALENT/RESPONSE )
- YANIT ile ONAY
( ANSWER vs. APPROVAL )
- YANIT ile/ve SORU
( Soruyu bulana kadar yanıtı bildiğimiz de, bilmediğimiz de ortaya çıkmaz. )
( ANSWER vs./and QUESTION )
- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN
( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )
( [not] WHO HAS GOT ANSWER vs./and/but WHO HAS GOT QUESTION
WHO HAS GOT QUESTION instead of WHO HAS GOT ANSWER
[not] Adults. WITH/AND/BUT Children and who can continue to think childish.
Children and who can continue to think childish. INSTEAD OF Adults. )
- YANITLAMA ile/||/<> YANITLAMAK
( Bir gözlem sürecinde bilgi sağlamak üzere sunulan soru ya da sınarlara yanıtlayıcının anlamlı ve amaca uygun karşılık vermesi )
( RESPONDING | REPLY )
- YANITLAMA ile/değil YENİLEME
- YANITLAMAK ile YANITLANMAK ile YANITLANDIRMAK ile YANITLAYABİLMEK ile YANIT ile YANITLI ile YANITSIZ/LIK ile YANIT HAKKI
- YANITLARI DİKKATE ALMAK ile/ve/değil/yerine SORULARI DİKKATE ALMAK
- YANKESİCİLİK ile/||/<> CEPÇİLİK ile/||/<> TIRTIKÇILIK ile/||/<> ARPACILIK
- YANKI/AKSİSEDA[Ar. < ʿAKS + ṢADĀ] ile/||/<> YANKI/EKO[Fr. < ECO]
- YANKI | EKO ile/||/<> EKO[Fr. < ECO]
( Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi yankılanması )
( ECHO )
( ECO )
- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"
- AKS-İ SADÂ, İNİTÂF-İ SADÂ[Osm.] / ECHO[İng.] / ECHO, WIDERHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKI
- YANKI ile/ve/||/<> KIŞKIRTMA
- YANKI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SELEN/SES
( AKSİSEDÂ, BİNT-ÜL-CEBEL[ )
( Yankı değil ses ol! )
( [not] ECHO vs./and/but/||/<>/< VOICE
VOICE instead of ECHO )
- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN
( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )
( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )
( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )
- YANKICA ile YANSICA
( Başka birinin kullandığı söz ya da tümceleri, anlamsız olarak yankı gibi yineleme. İLE Başkasının yaptığı devim ve davranışları, anlamsız olarak yineleme. )
( EKOLALİ[EKHO: Yankı. | LALEIN: Ses çıkarmak.] ile EKOPRAKSİ[EKHO: Yankı, yansı. | PRAKSIS: Eylem.] )
- YANKILAMA | EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> ...
( ÉCHOLALIE )
- YANKILAMAK ile YANKILANMAK ile YANKILATMAK ile YANKI ile YANKICA ile YANKILI ile YANKISIZ ile YANKI BİLİMİ ile YANKILI KONUŞMA
- YANKILANIM ile/||/<> YANKIDÜZENİ
( yankıdüzeni Kapalı bir yerde yinelenen yansımalar dolayısıyla sesin sürüp gitmesi Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi akustik yankılanımlı )
( REVERBERATION | ACOUSTIC )
( RÉVERBÉRATION )
( WIDERHALL, NACHALL )
- YANKI(LANMA) ile YANSI(MA)
( TÛF ile ... )
- YANKILI KONUŞMA/EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> YANSICA/EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE]
- SCHALLTOTER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKISIZ ODA
- YANKISIZ ile/||/<> AKİSSİZ ile/||/<> EKOSUZ
- YANLAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
- YANLARIM AĞRIYOR ile AĞRIYAN YERLERİM YANIYOR
- YANLI ile/ve/||/<> YANILGILI
- YANLIK ile/||/<> YANLIK
( I Ottan yapılma duvar yastığı Dübekli Bilecik II yannık 2 III Sabanın yan kısmına eklenen sürme demiri Çepni Bozüyük Bilecik IV Gelinlerin zülüflerine taktıkları gümüş süs Çarıksaray Şârkikaraağaç Isparta )
- YANLILIK" ile/ve/değil/||/<>/< YANILSAMA
- YANLI/LIK ile YANLIK ile YANLIŞ/LIK ile YANLIŞSIZ/LIK ile YANLIŞ YERE ile YANLIŞ YUNLUŞ
- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK
- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK
( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )
( [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs./but WRONG MEANING
The world is rich in diversity, but your feeling strange and frightened is due to misapprehension. )
- YANLIŞ ANLAMAZSAN" ile/||/<> "ÖZEL DEĞİLSE"
- YANLIŞ ANLAMIŞ OLMAK ile/değil ÜMİT ETMEK
( "Beni yanlış anlamışsın!" sözünün/durumlarının nedenleri daha çok ümit etmekten kaynaklanmaktadır! )
- YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KONUŞMAK/DÜŞÜNMEK) ile YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KAYNAKLANAN)
( Yanlış anlaşılmaması için. @@ Yanlış anlaşılmışlıktan kaynaklanabilecek sorunlar ve ayrıntılar için. )
- YANLIŞ ANLA(ŞIL)MAK ile/ve/<>/değil BEKLENTİ
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM
- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"
- YANLIŞ BULMAK ile KATILMAMAK
- YANLIŞ/DOĞRU ile/değil KENDİNCE
- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK
( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )
- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN
- YANLIŞ TANIMLAMA YOLUYLA HATA YAPMAYA BAĞIŞIKLIK'TA:
EYLEYENLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> SAHİPLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> TEKİLLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> ÖZELLİK DÜŞÜNCESİ
- YANLIŞ" ...:
TÜMCE/CÜMLE ile/değil/||/<>/< SÖZCÜK
- YANLIŞ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> YALNIZ KALMAK
- YANLIŞ YERE ile/||/<> YANLIŞ YUNLUŞ ile/||/<> YALAN YANLIŞ ile/||/<> YAYGIN YANLIŞ
( Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymama durumu hata Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymayan aykırı olan Hatalı bir biçimde Biçimsel düşünme yasalarına uymayan düşünülen şeyle uyuşmayan )
- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA
- YANLIŞ ZAMAN VE YER ile/ve/||/<> "KÖRÜN TAŞI, KELİN KAFASINA DENK GELİRMİŞ"
- YANLIŞ ile/ve/değil ANLAMSIZ
( [not] FALSE/WRONG vs./and/but SENSELESS | ABSURD )
- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP
( DEH ÂK: ON AYIP
* ÇİRKİNLİK
* BODURLUK
* ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK
* OBURLUK
* KÖTÜ DİLLİLİK
* YALANCILIK
* ACEMİLİK
* AKILSIZLIK
* KORKAKLIK
* UTANMAZLIK )
( Ayıplara keşif bâtıldır. )
( MISTAKE vs. SHAMEFUL )
- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN
- YANLIŞ ile/değil BAŞKALDIRI
- YANLIŞ ile/değil/yerine BEYHÛDE
( [not] WRONG vs./but VAIN/FUTILE
VAIN/FUTILE instead of WRONG )
- YANLIŞ ile/ve/değil "ÇARPIK"
- YANLIŞ ile/değil/yerine/>< DOĞRUSU
( SUYU:
YEMEKTE İÇMEK
YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA 1 SAAT SONRA İÇMEK
DUŞU: YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK)
FİLE/SEPET (KULLANMAK)
YERE ÇÖP ATMAK
CEPTE/ÇANTADA TUTMAK
TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK
SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK
YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK
YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK
TANSİYON ÖLÇÜMÜ'NDE:
SOL KOL
SAĞ KOL
( Sol Kol'dan alınan değerler Sağ Kol'a göre[doğru olan] 1'er derece daha yüksektir[sol kolun kalbe yakın olması nedeniyle]. )
EŞYALARI/ÇANTAYI:
BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK
YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK
( Eşyanın/çantanın yanınızda tutulmasının gerekliliği, çalınmaması için değil/yanısıra, bir hasar/kayıp ya da hırsızlık durumunda orada bulunan herkesi zan altında bırakmaması içindir. )
EŞYALARI VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK
EŞYALARI KULLANMAK
ASANSÖRDE: DOĞRUCA ADIM ATMAK
ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
İLİŞKİYİ BİTİRMEK
İLİŞKİYİ DONDURMAK
KORNA
IŞIK/SELEKTÖR
TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK
İNENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
ÖNCELİK'İ TELEFONA/MESAJA VERMEK
ÖNCELİK'İ ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
CEP TELEFONUNU:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK
KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
SUSMAK
SUSABİLMEK
ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
!KIÇLARINA VURMAK
KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK
AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
EĞİLMEK
ÇÖMELMEK
SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK
SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK
ADANMAK
(GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
"ALACAKLININ, ALACAĞINI ALMAYA GİTMESİ"
BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ/BORCUNU, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK
ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK
BİRİNE: 2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
1 KEZ BAKMAK
TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ
TARİH BİLGİSİ
KIYAS
KARŞILAŞTIRMA
BELLEKTE TAŞIMAK
BİLMEK
ELEKTRİKLİ ÜRÜNLERİN KABLOLARINI:
PRİZE TAKTIKTAN SONRA CİHAZA BAĞLAMAK
ÖNCE CİHAZA KABLOSUNU TAKIP SONRA PRİZE TAKMAK
KONSERVE KAPAĞININ AÇILMASINDA KAPAĞINI:
KENDİNE DOĞRU ÇEKMEK
İLERİYE DOĞRU İTMEK
( Çok dikkat etmek gerek. Hiç farkında olmadan elinizi kesebilirsiniz! )
ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK
ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
KORNA
IŞIK/SELEKTÖR
TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK
İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
TOPRAĞI:
GÜNEŞTE SULAMAK
GÖLGEDE/AKŞAMÜSTÜ SULAMAK
ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK
"BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK
HİZMET OLARAK YAPMAK
KONUŞMAK
İSPATLAMAK
ÇOCUKLARIN:
YÜZÜNE TOKAT ATMAK
KIÇLARINA VURMAK
KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK
AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
EĞİLMEK
ÇÖMELMEK
( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
ADANMAK
(GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
ALACAKLININ ALACAĞINI ALMAYA GİTMESİ
BORÇLUNUN VERECEĞİNİ ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK
ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK
( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
1 KEZ BAKMAK
TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ
TARİH BİLGİSİ
OSMANLI İMPARATORLUĞU
OSMANLI DEVLETİ
( Avrupa'lıların sonradan yüklediği bir tanımdır. Osmanlı hiçbir zaman imparatorluk olmamıştır! [insanı, hak ve hukuku hiçe saymak gibi bir tutumu yoktur] )
DUBLÖR
DUBLÜR
( Çıkrık. DEĞİL Büyük perdelerin astarı. )
( [Fr.] DOUBLEUR değil DOUBLURE )
KIYMAK
KILMAK
KIYAS
KARŞILAŞTIRMA
"( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE
Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek).
Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )"
BELLEKTE TUTMAK/TAŞIMAK
BİLMEK
( Bilgi 2'dir.
1. Hakkında veri sahibi olmak.
2. Nerede bulacağını/bulabileceğini bilmek.
[Bu çağda olması gereken ve öncelikli olan nerede bulabileceğini bilmektir.] )
BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR! YAPMA!!!
BİR ŞEY Kİ...
SÖYLEMESEN DE OLUR! SÖYLEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
YEMESEN DE OLUR! YEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
İÇMESEN DE OLUR! İÇME!!!
( Özellikle abur-cuburlar, meşrubatlar, kahve ve sigara/tütün ürünleri, et ve hayvansal ürünler gibi... ) )
- YANLIŞ ile DÜZELTİLEMEZ ile YOZLAŞMIŞ ile BOZULMAZ
( INCORRECT vs. INCORRIGIBLE vs. INCORRUPT vs. INCORRUPTIBLE )
( نادرست ile غلط ile غير دقيق ile غلط دار ile ناراست ile اصلاح ناپذير ile درست نشدني ile بهبودي ناپذير ile اصلاح نشدني ile اصلاحناپذير ile فاسد نشده ile منحرف نشدني )
( NADREST ile GHALT ile غير دقيق ile GHALT DAR ile NARAST ile ESLAH NAPAZYR ile DAREST NESHODANY ile BACPEHBUDY NAPAZYR ile ESLAH NESHODANY ile اصلاحناپذير ile FASAD NESHODEH ile MONHERF NESHODANY )
- YANLIŞ ile/ve/değil/yerine EKSİK
( [not] WRONG/FALSE vs./and/but INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT
INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT instead of WRONG/FALSE )
- YANLIŞ ile/değil FARKLI
( [not] WRONG/FALSE vs./but DIFFERENT )
- YANLIŞ ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ
- YANLIŞ(HATÂ) ile GÜNAH
( Hiçbir günah yok, ki içinde sevap,
Hiçbir sevap yok, ki içinde günah olmasın. )
( İlk günah, Olan'ı sınırlamaktır. Yapma! )
( Bilinçsizce hata/suç olur fakat günah olmaz! )
( MISTAKE vs. SIN )
- YANLIŞ ile/ve HATA PAYI
( Bu kılavuzdaki herşey[/bazıları], yanlış olabilir. )
( Everything might be wrong in this guide. )
- YANLIŞ ile/değil/ne yazık ki KARAR
( Bir yanlışı tekrar ediyorsan, artık o bir yanlış değil karardır. )
- YANLIŞ ile KÖTÜ ile ÇİRKİN ile GÜNAH/YAZUK
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kötülüğün engellenmesi, iyiyi elde etmekten önceliklidir. [Def-i mefâsıd/mazariyat, celb-i menâfiden/menfaatten evlâdır.] )
( Kötülük, yanlış anlamaların ve kötüye kullanmaların yarattığı sorunlara yanlış yaklaşımdır. )
( Kötülük, dikkatsizliğin gölgesidir. )
( Kimse, bile bile kötü değildir; her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir. )
( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )
( Daha yüksek bilginize ters düşen her ne yaparsanız, o günahtır. )
( Rational. VS. Ethic. VS. Aesthetics. VS. Religious.
Evil is in the wrong approach to problems created by misunderstanding and misuse.
Evil is the shadow of inattention.
Whatever you do against your better knowledge is sin. )
( WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN )
( ... ile KAKON ile AISKHOS ile ... )
- YANLIŞ ile KUSUR
( [sanatta] Kusur, üslûptur. )
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< OLANAKSIZ
- YANLIŞ ile/ve/değil OLMAMIŞ
- YANLIŞ ile SAHTE BELGELER ile SAHTE DOĞUM AĞRISI ile YANLIŞLIKLA
( FALSE vs. FALSE DOCUMENTS vs. FALSE LABOR PAIN vs. FALSELY )
( بي حقيقت ile دروغين ile ناراست ile دروغي ile غلط ile دروغ ile جا زده ile جازده ile کاذب ile ناحق ile مدارک جعلي ile ماهدرد ile ماه درد ile کاذبانه ile بدروغ )
( BEY HAGHYGHT ile DROGHYNE ile NARAST ile DROGHY ile GHALT ile DROGH ile JA ZADEH ile JAZDEH ile KAZEB ile NAHAGH ile MADARK JALY ile ماهدرد ile MAH DARD ile کاذبانه ile بدروغ )
- YANLIŞ ile "TERS"
( MISTAKE vs. "REVERSE" )
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<> TERS TEPEN
- YANLIŞ ile "YAMUK"
( WRONG/MISTAKE vs. "CROOK" )
- YANLIŞ ile YANILGI
( Bizi yanıltan, kendi imgelememizdir. )
( MISTAKE vs. DEFICIT
It is your own imagination that misleads you. )
- YANLIŞ ile/ve/<>/< YANLI İŞ
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< YÜZEYSEL
- YANLIŞI SAVUNACAK KADAR BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> DOĞRUYU İNKÂR EDECEK KADAR NANKÖR/LÜK
- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK
( HAVING KNOW-HOW TO NOT TO DO WRONG vs./and TO KNOW ABOUT/WAY TO EXPRESS/TRANSMIT )
- YANLIŞIN/HATANIN/SUÇUN:
SAHİBİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEDENİ
- YANLIŞLANABİLİRLİK ile/ve/>/değil/yerine DAHA DA İYİ BİR ARAŞTIRMA/ÇALIŞMA
- YANLIŞLANABİLİRLİK ile/||/<> DOĞRULAMA
( Bilimsel yöntem )
( Karl Popper tarafından 1934 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1994) (Ülke: Avusturya-İngiltere) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Yanlışlanabilirlik ilkesi) )
- YANLIŞLARA AĞIT YAKMAK ile/değil/yerine/>< DOĞRULARI İNŞÂ ETMEK
- YANLIŞ/LIK ile/ve GEÇİCİ/LİK
( WRONG/FALSE vs./and TEMPORARY/TEMPORARINESS )
- YANLIŞLIK ile HATALI
( INACCURACY vs. INACCURATE )
( عدم صحت ile عدم دقت ile سقم ile نادرستي ile غيردقيق )
( ADAM SAHAT ile ADAM DAGHT ile SAGHAM ile NADRESTY ile غيردقيق )
- YANLIŞ/LIK ile TUTARSIZLIK
( Yanlışlık, yetersiz düşüncelerdeki bilgi yoksunluğundan oluşur. )
( WRONG/FALSE vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY )
- YANLIŞ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERSİZ/LİK
- YANLIŞLIKLA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< TANIMADAN
- YANLIŞTA:
[ne yazık ki]
TEKRAR ile/değil/> "KARAR"
- COMBUSTION ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= YANMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI
- COMBUSTION BOAT[İng.] / GODET A FUSION, NACELLE A FUSION, GODETAFUSION[Fr.] / EINSETZER, GLÜHSCHIFFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA/YAKMA KAYIKÇIĞI
- İHRAK[Osm.] / COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION[Fr.] / VERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA
- YANMA ile/||/<> PASLANMA
( Yanma hızlı oksidasyon İLE paslanma yavaş oksidasyon )
( Formül: C + O₂ → CO₂ (yanma) İLE 4Fe + 3O₂ → 2Fe₂O₃ (pas) )
- YANMA ile/ve/||/<>/> TÜTME
( Birleşiminde karbon bulunan nesnelerin, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olması. İLE/VE/||/<>/> Duman ya da buhar çıkarma. | Dumanı geri verme. | Yaşamak, var oluşunu sürdürme. | İyi ya da kötü kokma. )
- YANMA ile YANICI ile YANMA
( COMBUST vs. COMBUSTIBLE vs. COMBUSTION )
( محترق شدن ile قابل احتراق ile آتشگير ile احتراق پذير ile سوزا ile سوزش ile احتراق ile سوخت )
( MOHTARGH SHODAN ile GHABEL EHTARAGH ile آتشگير ile EHTARAGH PAZYR ile SOZA ile SOZESH ile EHTARAGH ile SOKHT )
- YANMAK ile/değil/yerine BRONZLAŞMAK
- YANMAK ile ÇOK İSTEMEK
- YANMAK ile/ve/||/değil/yerine/>< UYANMAK
- YANMAK ile/ve/||/<> UYUŞMAK
- YANŞAMAK ile YANŞAK/LIK
- YANSI | YANKI | EVİRTİM | EVİRME/AKİS[Ar. < ʿAKS] ile/||/<> YANSIMA | YANKILANMA/AKSETME ile/||/<> YANKI BİLİMİ | YANKILANIM/AKUSTİK[Fr. < ACOUSTIQUE] ile/||/<> YANSIYABİLMEK | YANKILANABİLMEK/AKSEDEBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. EDEBİLMEK] ile/||/<> YANSIYABİLME | YANKILANABİLME/AKSEDEBİLME ile/||/<> YANSIYIŞ | YANKILANIŞ/AKSEDİŞ ile/||/<> YANSITABİLMEK | YANKILATABİLMEK/AKSETTİREBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİREBİLMEK] ile/||/<> YANSITABİLME | YANKILATABİLME/AKSETTİREBİLME ile/||/<> YANSITILMAK | YANKILATILMAK/AKSETTİRİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİRİLMEK] ile/||/<> YANSITILMA | YANKILATILMA/AKSETTİRİLME ile/||/<> YANSITILIŞ | YANKILATILIŞ/AKSETTİRİLİŞ ile/||/<> YANSITIŞ | YANKILATIŞ/AKSETTİRİŞ
( aksetmek aksettirmek aksiseda aksülamel yansı yankı evirtim evirme )
- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ
- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ
- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI
- KAVÂNÎN-İ İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YASALARI
- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU
- REFLEXIONSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YÜZEYİ
- YANSIMA ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ
- YANSIMA ile/ve DERİNLİK
( REFLECTION vs./and DEPTH )
- YANSIMA ile/ve GÖSTERGE
( REFLECTION vs./and SIGN )
- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA
- YANSIMA ile/ve KARŞILIK BULMA
( REFLECTION vs./and CORRESPONDENCE )
- YANSIMA ile/||/<> KIRILMA
( Yansıma geri dönüş İLE kırılma ortam değişiminde yön değişimidir )
( Formül: θi=θr İLE n₁sinθ₁=n₂sinθ₂ )
- YANSIMA ile/ve "SIRITMA"
- YANSIMA ile/değil UZANTI
( [not] REFLECTION vs./but EXTENSION )
- YANSIMA ile/ve/||/<>/> YANILSAMA
- YANSIMA ile YANSIMALI ile YANSIMASIZ
- YANSIMA ile/||/<> YANSINIM
- YANSIMAK | YANKILANMAK/AKSETMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETMEK] ile/||/<> YANSITMA | YANKILATMA/AKSETTİRME ile/||/<> YANSITMAK | YANKILATMAK/AKSETTİRMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİRMEK] ile/||/<> TEPKİ | YANKI/AKSÜLAMEL[Ar. < ʿAKS + ʿAMEL]
( yansımak yankılanmak Birileri aracılığıyla duyulmak )
- YANSIMAK ile YANSITMAK ile YANSILAMAK ile YANSILANMAK ile YANSITILMAK ile YANSITABİLMEK ile YANSIYABİLMEK ile YANSILAYABİLMEK ile YANSIZLAŞTIRMAK ile YANSI ile YANSIZ/LIK ile YANSICA
- YANSIMALI KELİME ile/||/<> TAKLİDÎ KELİME ile/||/<> TABİAT TAKLİDİ
- REFLECTING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE RÉFLÉCHISSANTE[Fr.] / REFLEKTIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI ELEKTROT
- MENSÛR-U MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTING PRISM[İng.] / PRISME RÉFLÉCHISSANT[Fr.] / REFLEKTIERENDES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI PRİZMA
- YANSITICI | REFLEKTÖR ile/||/<> REFLEKTÖR ile/||/<> YANSITMALI IRAKGÖRÜR
( yansıtmalı ırakgörür )
( RÉFLECTEUR )
- ÂKİSE, MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR[Fr.] / REFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI
- YANSITICI/LIK ile/ve/<> İLETKEN/LİK
- REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ[Fr.] / REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICILIK
- YANSITIM ile YANSITIŞ ile YANSITICI/LIK ile YANSITIM AYGITI
- REFLECTANCE[İng.] / RÉFLECTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSITIRLIK
- YANSITMA ile/değil TAM EKRAN
- YANSITMA ile/ve/||/<> TEMSİL ETME
- YANSITMA ile/ve/||/<> YANKILAMA
- YANSITMAK ile/ve/<> IŞIMAK
( TECELLİ ile/ve/<> ZUHUR )
- YANSITMAK ile/ve/değil/yerine TAŞIMAK
- YANSITMAK ile/ve/||/<>/> YAYGINLAŞTIRMAK
- YANSITMAK ile YER VERMEK
- REFLECTING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI MİKROSKOP
- REFLECTION GRATING[İng.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI OPTİK AĞ
- REFLECTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI TELESKOP
- MEVC-İ MÜNAKİSE[Osm.] / REFLECTED WAVE[İng.] / REFLEKTIERENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIYAN DALGA
- YANSIYAN ile/ve/||/<> HABERİ ALINAN
- NEUTRAL CURRENT INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM ETKİLEŞMESİ
- NEUTRAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM
- NEUTRAL ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ ATOM
- NEUTRAL WAVE[İng.] / ONDE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DALGA
- NEUTRAL EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DENGE
- NEUTRAL MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ MOLEKÜL
- NEUTRAL PARTICLE[İng.] / PARTICULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ PARÇACIK
- NEUTRAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SICAKLIK
- NEUTRAL FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SÜZGEÇ
- NEUTRALIZATION[İng.] / NEUTRALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZLAŞTIRMA/NÖTRLEŞTİRME
- YANULAMLAMA ile ...
( SUBCATEGORIZATION )
- YAN YANA KOYMAK ile BİRARAYA GETİRMEK
( PUT IN SIDE BY SIDE vs. TO BRING TOGETHER )
- YANYANA ile/ve/<> KARŞILIKLI
- YAN YANA/LIK ile/ve ART ARDA/ARDIŞIK/LIK/MÜTERÂDİF[Ar. < RİDF]
( Uzay/mekân. İLE/VE Zaman. )
( SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER )
- YAN YANALIK ile/ve DIŞTALIK
( (TO BE) SIDE BY SIDE vs./and (TO BE) OUTER )
- YAP! | YAPSANA ile/değil/yerine YAPAR MISIN / YAPIYORUZ
- YAPABİLDİĞİM ile YAPABİLDİĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM
- YAPABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> YAPAMADIKLARIMIZ
( Heyecan verir. İLE/VE/||/<> Rahatsızlık verir. )
- YAPABİLMEK ile YAPADURMAK ile YAPAYLAŞMAK ile YAPAYLAŞTIRMAK ile YAPAK ile YAPAY/LIK ile YAPAKÇI/LIK ile YAPARLU ile YAPAY DİL ile YAPAK YAĞI ile YAPAY İPEK ile YAPAY KALP ile YAPAY BÖBREK ile YAPAY DÖLLEME ile YAPAY SOLUNUM ile YAPAY DÖLLENME
- YAPAĞI | YAPAK ile/||/<> YAPAĞICI | YAPAKÇI ile/||/<> YAPAĞICILIK | YAPAKÇILIK
- YAPAĞI ile YAPAĞI ile YÜNLÜ
( FLEECE vs. FLEECER vs. FLEECING )
( گوش بريدن ile پارچه خوابدار ile لخت کردن ile گوش بري کردن ile پشم کندن ile سر و کيسه کردن ile گوش بر ile گوش بري )
( GUSH BARYDAN ile PARCHEH KHABDAR ile LAKHT KARDAN ile GUSH BARY KARDAN ile POSHAM KANDAN ile SAR VE KYSEH KARDAN ile GUSH BAR ile GUSH BARY )
- YAPAĞI ile YAPAĞICI/LIK ile YAPAĞILI
- YAPAĞI ile/||/<> YÜN
( yün yün Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı yapağı yapağı tarım Koyunun vücudunu örten fibröz lifli yapı Dilimizde yapak biçimi de kullanılır Sonbaharda kırkılan koyun tüyüne yün adı da verilir Eski ve yeni diyalektlerde yaygın olarak geçer Az yapağı ilkbaharda kırkılan koyun tüyü Kıpçak diyalektlerinde de geçer yabağu rohe wolle yabağa yabağı yabagı cabağa ilkbaharda kırkılan koyun tüyü Kazaklarda jabu felt blanket fo a horse or camel olarak geçer cabağı Krç cabū örtü Orta Türkçe yapaku a thick mass of wool or hair on the head ku eki beklediğimiz gu yerine kural dışı bir eke benziyor Harezmi yapağu koy yapağılı koyun Anadolu Türkçesi Osmanlıca yapağı the wool of a sheep shorn in the spring Sözün kısa biçimleri de vardır Türkçe yapak wool Azerbaycan ağızlarında yapağ ilkyazın kırkılmış koyun tüyü Kıpçakça yabak Kaşgarlı Mahmudun verdiği yapık örtülü kapalı biçimi bu verilerden ayrılamaz Türkçede Osmanlıca yapık at örtüsü olarak geçer Türkmencede yapı biçimi kullanılır Kıpçak diyalektlerinde geçer Kar yabuv örtü giyim cabık jabık örtülü kapalı kilitli roof felt pieces of the yurt çabık örtü kapak çabığ örtü siper Orta Moğolca dāqi kıvırcık saç yazı Moğolcası daγaki snarl tangle combings of hair hair of a child before cutting it for first time Çağdaş Moğol diyalektlerinde karşılıkları kullanılır Türkçe biçimin açık olarak yapa yap örtmek kaplamak fiilinden a ğu ğ ekinin bir türevi olduğu anlaşılıyor Türkçe yapağı biçimi Macarcaya gyapjú olarak geçmiştir Dil bilimi yayımlarında bu biçimin sık sık tartışıldığını biliyoruz Son olarak Ligeti gyapjú biçimi üzerinde durmuştur Törk 69 Leksikada yapağı biçiminin geçmediği göze çarpıyor Çağdaş diyalektlerden Rusçaya džabaga džebaga ve jabaga olarak geçmiştir Vasmer REW 1 348 3 476 Ligeti TörK 69 Şipova STRJa 432 ÊSTJa 1989 125 )
( FLEECE )
- YAPALAK ile/||/<> BİR TÜR BAYKUŞ
( bir tür baykuş Yerel ağızlarda kör yapalak olarak da geçer Az yapalag yabalak baykuş Tatarcada cabalak biçimi de kullanılır japalak Tar yapalak çaba kulak çabaŋ kulak OT yabakulak Eski Kıpçakçada yabalak yablak olarak geçer yapak yün kulak Türkçeden Moğolcaya geçtiği gibi Ramstedt KSz 16 68 Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN 1774 )
(1996'dan beri)