Bugün[01 Haziran 2026]
itibarı ile 71.608 başlık/FaRk ile birlikte,
71.608 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(172/288)


- MAĞARA ile/ve/||/<> YERALTI

( Platon. İLE/VE/||/<> Dostoyevski. )


- MAĞAZA ile MAĞAZACI/LIK


- MAĞAZA ile/ve/<> REYON[Fr. < RAYON]

( ... İLE/VE/<> Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü. )


- MAGAZİNLEŞMEK ile MAGAZİNLEŞTİRMEK ile MAGAZİN ile MAGAZİN BASINI ile MAGAZİN DÜNYASI


- [ne yazık ki]
MAĞDUR ETMEK ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR GÖSTERMEK


- MAĞDUR HAKLARI ile/ve/<> SANIK HAKLARI


- MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK


- [ne yazık ki]
MAĞDUR ile/ve/||/<> MAZLUM


- MAĞDUR ile/ve/||/<> MUZDARİP/MUZTARİB[< DARB]


- MAĞDUR[Ar. < GADİR < GADR] ile/ve/||/<>/< ŞAŞKIN/ŞAŞIRMA


- MAĞDUR ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>< ZÂLİM


- MAĞDUR/İYET ile MAHCUB/İYET


- MAGMA ile MAGMASAL


- MAGNALIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNALİYUM


- MAGNALIUM[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNALYUM


- MAGNETİC LEVİTATION ile/||/<> ELECTROMAGNETİC LEVİTATION

( Magnetic levitation kalıcı mıknatıs alanlarıyla yüzdürme yaparken İLE electromagnetic levitation elektromanyetik bobinlerle yüzdürme yapar )

( Formül: Meissner effect )


- MAGNETİC MONOPOLE ile/||/<> ELECTRIC CHARGE

( Magnetic monopole tek kutuplu manyetik yük olacakken İLE electric charge bilinen elektriksel temel yüktür )

( Formül: Dirac quantization )


- MAGNETOHYDRODYNAMICS ile/||/<> FLUİD DYNAMICS

( Magnetohydrodynamics iletken akışkanların manyetik alanda davranışını incelerken İLE fluid dynamics sadece akışkan mekaniğini inceler )

( Formül: Lorentz force )


- MAGNETRON[İng.] / MAGNÉTRON[Fr.] / MAGNETRON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNETRON


- MAGNESON[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZON


- MILK OF MAGNESIA[İng.] / MAGNÉSIE BLANCHE, MAGNÉSIE ANGLAISE[Fr.] / MAGNESIUMALCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA SÜTÜ


- MAGNESIA[İng.] / MAGNÉTO CHIMIQUE[Fr.] / MAGNESIA, MAGNESIUMOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA


- MAGNESIUM ARSENATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM ARSENAT


- MAGNESIUM ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM ASETAT


- MAGNESIUM BENZOATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM BENZOAT


- MAGNESIUM BORATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM BORAT


- MAGNESIUM FLUORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM FLORÜR


- MAGNESIUM FORMATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM FORMAT


- MAGNESIUM GLUCONATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM GLUKONAT


- MAGNESIUM HYDROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM HİDROKSİT


- MAGNESIUM METHOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM METOKSİT


- MAGNESIUM OLEATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM OLEAT


- MAGNESIUM PEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM PEROKSİT


- MAGNESIUM STEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM STEARAT


- MAGNESIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM SÜLFAT


- MAGNESIUM THIOSULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TİYOSÜLFAT


- MAGNESIUM TRISILICATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TRİSİLİKAT


- MAGNEZYUM ile KELİFİT[Fr. < KELYPHITE]

( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. İLE Hidratlı doğal magnezyum silikat. )


- MAGNESIUM[İng.] / MAGNESIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM


- MAGNEZYUM ile MAGNEZYUMLU ile MAGNEZYUM KLORÜR ile MAGNEZYUM SÜLFAT ile MAGNEZYUM KARBONAT


- MAGNEZYUM ile TALK[Ar.]

( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [simgesi Mg] İLE Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum. )


- MAGNOX[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNOKS


- MAGNON İLE PHONON İLE PLASMON İLE POLARON ile/||/<> KUASİPARÇACIKLAR

( Kollektif uyarılmalar. )

( Formül: ω = ck (phonon) )


- MAGNON[İng.] / MAGNON[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNON


- MAGNOX[İng.] / MAGNOX[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNOX


- MAGNUS EFFECT[İng.] / EFFET MAGNUS[Fr.] / MAGNUS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNUS ETKİSİ


- MAGRİB[Ar. < GARB | çoğ. MAGARİB] ile Magrib[Ar.]

( Batı. | Akşam. İLE Batı tarafında olan ülkeler. | [Afrika için] Mısır ötesindeki kuzey bölümü.[İspanya, Portekiz] )


- MAGRİB-İ AKSÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ EDNÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ ESVÂT[Ar.] ile MAGRİB OCAKLARI[Ar.]

( Fas, Marakeş. İLE Trablus ve Berberiye. İLE Tunus, Cezâyir. İLE Trablus, Tunus ve Cezâyir. )


- MAGRİS[Ar. < GARS | çoğ. MAGARİS] ile MAGRİZ[Ar. çoğ. MAGARİZ]

( Fidanlık, fidan yetiştirilen yer. İLE Bir şeyin dahil edildiği yer, bir şeyin çıktığı, büyüdüğü geliştiği yer, kuyruk dibi. | Büyükayı[Dübb-i Ekber] denilen yıldız takımının dörtgeniyle kuyruğunun birleşme noktasında bulunan, kümenin dördüncü parlak yıldızı. )

( ... cum URSUS MAJORIS )


- MAĞRUR OLMA SULTANIM/PADİŞAHIM! SENDEN BÜYÜK, ALLAH VAR! ile/ve/||/<> DEVEDEN BÜYÜK, FİL VAR!


- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR

( Mağdur olan, mağrur olur. )

( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )


- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA


- MAGRÛS/E[Ar. < GARS] ile MAGRÛZ[Ar.]

( Toprağa dikilmiş. İLE Taze. )


- MAGZÂ[Ar.] ile MAGZÂ[Ar. çoğ. MAGAZÎ]

( Amaç, istek, meram. İLE Gazâ, savaş öyküleri. | Savaş. )


- MÂH[Fars.] ile MÂH[Fars.]

( Ay. | Yılın 1/12'si. İLE Geçersiz [para]. | Rezil, münâfık, alçak. )


- MAHABBET[Ar.] ile İŞK[Ar.]


- MAHABBET[Ar.] ile SADÂKAT[Ar.]


- MAHABBET[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- MAHABBET ile ŞİRK


- MAHABHARATA ile/||/<> UPANİŞADLAR ile/||/<> PALİ

( Kutsal sayılan bir Hint Destanı. Kötü ruhlar ile iyi ruhlar arasındaki çatışma üzerine dayalıdır. @@ Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılar. @@ Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. )


- MÂHÂBİS[Ar. < MAHBES] ile MAHÂBÎS[Ar. < MAHBÛS] ile MAHÂBİZ[Ar. < MAHBEZE]

( Hapishaneler. İLE Hapsedilmiş, bir yere kapatılmış olanlar. İLE Ekmek fırınları/dükkanları. )


- MAHADAKASH ile CHIDAKASH ile PARAMAKASH

( Doğadır, var olanlar okyanusudur, duyular aracılığıyla temas kurulabilen her şey ile fiziksel uzaydır. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. Hem bireysel, hem evrensel bilinç anlamında da kullanılır. Zamanın zihinsel uzayıdır, algılamadır. @@ Paramakash zamansız ve uzaysız(mekânsız) gerçektir, zihinsiz, ayırt edilemez, sonsuz potansiyel güçtür. )

( Var olanların geniş ve büyük alanı, nesne ve enerji evreni. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. @@ Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )

( Mahadakash is nature, the ocean of existences, the physical space vs. all that can be contacted through the senses. WITH Chidakash is the expanse of awareness, the mental space of time, perception and cognition. WITH Paramakash is the timeless and spaceless reality, mindless, undifferentiated, the infinite potentiality. )


- MAHÂFİL[Ar. < MAHFİL] ile MAHÂFİR[Ar. < MİHFER/E]

( Oturulacak, görüşülecek yerler, toplantı yerleri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan yerler. İLE Hattatların, yanlışı kazımakta kullandıkları, bir çeşit kalemtraş. | Beller. Kazmalar. )


- MAHA-KARTA ile/||/<> MAHA-KASYAPA ile/||/<> MAHA-MANTRA ile/||/<> BİJA-MANTRA

( Büyük yapıcı. Zihin büyük yapıcıdır, her zaman bir şeyle meşguldür. @@ Buda'nın müritlerinden biri ve Dharma Lambası'nı ilk alan kişi. @@ Büyük büyü, efsun, sihir. @@ Tohum mantrası ya da tek kelimeden oluşan bir güç çığlığı. )


- MAHAL ile/||/<> MÂFEVK ile/||/<> EMÂKİN ile/||/<> HÂNE ile/||/<> MESKEN ile/||/<> MINTIKA ile/||/<> SÜKNÂ

( Yer. İLE/||/<> Üst mahal. İLE/||/<> Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler. İLE/||/<> Ev. İLE/||/<> Kişinin fiilen oturduğu yer, konut. İLE/||/<> Bölge, yer, mahal. İLE/||/<> Oturma [oturulacak yer]. )


- MAHALL[Ar. < HULÛL | çoğ. MAHÂLL] ile MAHÂLL[Ar. < MAHALL]

( Yer. İLE Yerler. )


- MAHALLE BASKISI ile/değil ÖRGÜTLÜLÜK


- MAHALLE ile/değil/||/<> MAHAL'E


- MAHALLE ile MAHALLECE ile MAHALLELİ/LİK ile MAHALLE ARASI ile MAHALLE İMAMI ile MAHALLE KARISI ile MAHALLE BEKÇİSİ ile MAHALLE KAHVESİ ile MAHALLE MEKTEBİ ile MAHALLE MUHTARI ile MAHALLE ÇAPKINI ile MAHALLE ARKADAŞI


- MAHALLİLEŞMEK ile MAHAL ile MAHALLİ/LİK ile MAHALLİ İDARE ile MAHALLİ SEÇİM


- MAHA-MAYA ile/||/<> LİLA

( Büyük İllüzyon. Gerçekdışılık. Maya Gerçek'i örtüp gizleyen aldatıcı güçtür. @@ Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. )


- MAHAPARİNİRVANA ile/||/<> BRAHMANİRVANA

( Sonsal Nirvana. Nirvana'ya bu yaşamda erişilebilir, ölümü Sonsal Nirvana takip eder. @@ En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah". )


- MAHARET/BECERİ ile/ve MEZİYET

( SKILL/ABILITY vs./and MERIT )


- MAHÂRET ile/ve/||/<> HAMARAT

( Beceri. İLE/VE/||/<> Ev işlerinde, çok çalışkan ve becerikli kadın. )


- MAHARET ile HÜNERLİ

( DEXTERITY vs. DEXTEROUS )

( تردستي ile زبردستي ile مهارت ile سبکدستي ile تردست ile زبردست )

( تردستي ile زبردستي ile MACPEHERT ile SABKADASTY ile TARDAST ile زبردست )


- MAHARET ile MAHARETLİ/LİK ile MAHARETSİZ/LİK ile MAHARETSİZCE


- MAHA-SATTVA ile/||/<> MAHA-TATTVA ile/||/<> SATYAM-SHİVAM-SUNDARAM

( En Yüce Uyum. @@ Büyük Gerçek, En Yüce Bilinç. @@ Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr), sundaram(güzel). )


- MAHA-VAKYA ile/||/<> AHAM BRAHMASMİ ile/||/<> BRAHMASMİ ile/||/<> SOHAM ile/||/<> TAT-SAT

( Yüce söz. En üstün Vedanta gerçeklerini ifade eden dört Upanişad. @@ Ben Brahma'yım. @@ Ben En Yüce'yim. Saf bilincin ifadesi. @@ Ben O'yum. @@ Gerçek O'dur. )


- MAHAYANA (OKULU) ile/ve HİNAYANA (OKULU)

( Büyük yol. İLE/VE Küçük yol. )

( DA CHENG ile/ve XIAO CHENG )


- MAHÂZÎL[Ar. < MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[Ar. < MAHZÛR]

( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )


- MAHBES[Ar. < HABS] ile MAHBEZ[Ar. çoğ. MAHÂBİZ]

( Hapsolunma yeri, hapishane, zindan, cezaevi. İLE Ekmek fırını/dükkanı. )


- MAHCÛB ile MEKŞUF


- MAHCUBİYET ile/ve İKÂZ


- MAHCUBİYET ile/ve/değil/||/<> MAHVİYET


- MAHCUP/LUK ile MAHCUPÇA


- MAHDUM[Ar.] ile/ve/||/<> KERÎME[Ar.]

( Erkek çocuk. İLE/VE/||/<> Kız çocuk. )


- MAHDUT[Ar. < HADD] ile/ve/||/<>/>/< MAZBUT[Ar. < ZABT]


- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ


- MAHFİ ile MAHFİL


- MAHFİL[Ar.] ile MECLİS[Ar.]


- MAHFÛZ[Ar. < HIFZ] ile MAHFÛZ[Ar.]

( Saklanmış, hıfz olunmuş. | Korunmuş, gözetilmiş. | Gizlenmiş. | Ezberlenmiş. İLE Alçalmış. )


- MÂHÎ[Ar. < MAHV] ile MÂHÎ[Fars. | çoğ. MÂHİYÂN]

( Yok edici/mahvedici, yok eden/mahveden. İLE Balık. | Güneybalığı'nın a yıldızı. [Fr. FORMALHAUT] | Aylık. )


- MAHİYE ile MAHİYET


- MAHİYET ile CEVHER

( Mâhiyet + Suret + Ârazlar. İLE/VE Öz. )

( Mâhiyet, taksim edilmez. )

( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )

( CONFIGURATION vs./and QUIDITY/ESSENCE )


- MÂHİYET ile/ve/<> MÂLİYET


- MAHİYET ile/ve/||/<> MUHTEVÂ


- MAHİYET ile MÜNDEMİÇ


- MÂHİYET ile/ve/değil/= VARLIK

( Hiçbir nitelik ve nicelik, mahiyete yüklen(e)mez. )

( [not] QUIDITY/ESSENCE vs./and/but/= EXISTENCE )


- AYRIM:
MAHİYETİ GEREĞİ ile/ve/||/<> SURETİ GEREĞİ


- MÂHİYET'TE VARLIK:
AYNİYET ile/ve GAYRİYET ile/ve CÜZZİYET


- MAHKEME ile/||/<> AREOPAJ[Fr.]

( ... İLE/||/<> Eski Atina'da mahkeme. )


- MAHKEME ile/ve/<> İSTİNAF (MAHKEMESİ)

( ... İLE/VE/<> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bir kararı, istinaf mahkemesine götürme. | [eskiden] [MAHKEMESİ]: İlk derecedeki mahkemelerle Yargıtay arasında yer alan mahkeme. )


- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU

( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )

( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )

( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )


- MAHKEME ile/ve/||/<>/> UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ


- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI


- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK


- MAHKUM İKİLEMİ ile/ve/||/<> NEWCOMB SORUNU


- MAHKUM ile MAHKUMİYET

( CONVICT vs. CONVICTION )

( جاني ile مجرم ile محکوم ile محکوميت )

( JANY ile MOJRAM ile MOHKOM ile MOHKOMYT )


- MAHKÛM (OLMAK) ile/ve MECBUR (OLMAK)


- MAHKÛM[Ar.] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< MUHTAÇ[Ar.]


- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET

( İki ucta da olmayacak/kalmayacak biçimde hareket etmek gerek. )


- MAHLAS ile/ve/||/<> TAPŞIRMA

( Şair ya da yazarların kullandığı takma ad. İLE/VE/||/<> Şairin adına son dörtlükte yer vermesi. )


- MAHLEB[Ar.] ile MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB]

( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )

( PRUNUS MAHALEB cum ... )


- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]

( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )


- MAHLÛK[Ar. < HALK] ile MAHLÛK[Ar.]

( Yaratılmış, halk olunmuş. İLE Traş edilmiş baş/yüz. )


- MAHLÛK/ÂT ile/ve MEVCÛD/ÂT


- MAHLÛL[Ar. < HALL] ile MAHLÛL[Ar.]

( Çözülmüş, dağılmış, hallolunmuş. | Erimiş, eritilmiş, eriyik. | Sahipsiz maaş ya da memurluk. | Mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan miras. İLE Delinmiş, öbür tarafına işlenmiş olan şey. )


- MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ

( Fatih'te, İskender Paşa Camisi karşısındadır. İLE Nişantaşı, Bayıldım Caddesi'ndedir. İLE Kandilli'dedir. İLE Taksim - İstiklâl Caddesi'nin başındadır. İLE Topkapı Sarayı'nda, 3. bahçedeki Kuşhane Kapısı'nın yanındadır. İLE Tophane Meydanı'nda, Tophane[Nusretiye] Camisi ile Kılıç Ali Paşa Camisi arasındaki meydandadır. )

( 1747'de. [Barok üslûbunda.] İLE 1748'de. İLE 1751'de. İLE 1732'de. İLE 1735'te, Sultan II. Mahmud tarafından. İLE 1732'de, Sultan I. Mahmud emriyle, annesi Saliha Sultan için, Türk Rokoko üslûbunda, Mimar Mehmed Ağa'ya yaptırtılmıştır. [İstanbul'un en yüksek çeşmesidir.][Tophane Çeşmesi olarak da bilinir.] )


- MAHMUD BEY TÜRBESİ ile MAHMUD PAŞA TÜRBESİ

( Üsküdar'da, Aziz Mahmud Hüdai Sokağı başındadır. İLE Bayezıd'ta, Mahmud Paşa Camisi arkasındadır. )

( Sadrazam Kayseri'li Halil Paşa'nın oğlu Mahmud Bey'in türbesidir. [XVII. yy.] İLE Sadrazam Mahmud Paşa [ö. 1474] ve oğlunun türbesidir. )


- MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ

( Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy'de, Fıstıklı Yokuşu'nun başındadır. İLE Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy Polis Merkezi ilerisindeki meydandadır. İLE Çemberlitaş'ta, Emin Sinan Camisi önündedir. İLE Bostancı'da, Bostancıbaşı Köprüsü yakınındadır. İLE İstinye'dedir. )

( 1838'de. İLE 1837'de. İLE 1819'da. İLE XIX. yüzyıl başında. İLE 1834'te. )


- MAHMUD PAŞA CAMİSİ ile MAHMUD ÇAVUŞ CAMİSİ

( Kapalı Çarşı yakınında, Mahmud Paşa semtindedir. İLE Sütlüce'dedir. )

( 1463'te, Sadrazam Mahmud Paşa emriyle, Mimar Atik Sinan'a yaptırtılmıştır. [Türkler'in İstanbul'da yaptırdığı ilk camilerdendir.] İLE 1538'de, Kızlar Ağası Mahmud Ağa tarafından. [Sütlüce Camisi olarak da bilinir.] )


- MAHMÛD[Ar. < HAMD] ile Mahmûd[Ar.] ile Mahmûd (Kaşgarlı)[Ar.]

( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )


- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ


- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ


- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]

( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )


- MAHREK[Ar. < HAREKET] ile MAHREK[Ar.]

( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )


- MAHREM[Ar. < HARÂM | çoğ. MAHÂRİM] ile MAHREM[Ar.]

( Haram. Şeriatın yasak ettiği şey. | Nikâh düşmeyen, şeriatçe evlenilmesi yasak edilen. | Şeriatçe, kadının kendinden kaçmadığı erkek. | Biriyle çok samimi, içli-dışlı olan. | Gizli olan, herkese söylenilmeyen. | Herkesçe bilinmemesi gereken. | Tanrı'nın sırlarını öğrenmeye başlayan kişi. İLE İki dağ arasındaki yol. )


- MAHREM-İ ESRÂR ile/ve/||/<> MAHREM-İ RÂZ

( Kendine sır söylenilen kimse, sırdaş. İLE/VE/||/<> Kendine sır verilmiş kişi. | Allah'ın sırrıan âşinâ olmayan başlayan kişi, velî. )


- MAHRUM ile MAZLUM


- MAHRÛMİYET ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYET


- MAHRÛMİYET ile/ve ÖLÇÜ

( DEPRIVATION vs./and MODERATION )


- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS

( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )


- MAHRUT ile MAHRUTİ


- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]

( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )


- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ


- MAHSUB[Ar. < HİSÂB | çoğ. MAHÂSİB] ile MAHSÛB[Ar.]

( Hesaba katılmış, hesap edilmiş. | Büyük bir zâta mensup kişi. İLE Kızamık çıkarma. )


- MAHSUBEN[Ar.] ile/değil BİNAEN[Ar.]

( Sayılca. İLE/DEĞİL Dayanarak. )


- MAHSÛD[Ar. < HASED] ile MAHSÛD[Ar.]

( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )


- MAHSUL ile MAHSUL KULAKLI ile KIRPILMIŞ ile EKİN

( CROP vs. CROP EARED vs. CROPPED vs. CROPPER )

( محصود ile محصول ile سرشاخه زدن ile حاصل کردن ile حاصلخيز شدن ile ماشين کردن ile گيسو را زدن ile مو زده ile حاصل دادن ile ماشين موزني )

( محصود ile MAHSUL ile SARSHAKHEH ZADAN ile HASL KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile MASHYNE KARDAN ile GYSO RA ZADAN ile MO ZADEH ile HASL DADAN ile MASHYNE MOZANY )


- MAHSUN[Ar. < HISN] ile MAHZÛN[Ar. < HAZÎNE] ile MAHZÛN[Ar. < HÜZN]

( Güçlendirilmiş, istihkâmlı. İLE Hazinede saklanılan şey. İLE Hüzünlü, tasalı, kaygılı. )


- MAHSÛR[Ar. < HASR] ile MAHSÛR[Ar.] ile MAHZUR[Ar.]

( Yorulmuş, feri gitmiş göz. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHSUS[< HAS] ile MAHSÜS[< HİS]


- MAHSÛS[Ar. < HİSS] ile MAHSÛS[Ar. < HUSÛS | çoğ. MAHÂSÎS, MAHSÛSÂT] ile MAHZÛZ[Ar. < HAZZ]

( Duyumsanan, hissedilen. İLE Başkasında bulunmayan, sadece bir kişiye ait olan. | Birine ayrılmış olan. | Lâyık. | Ayrı, müstakil, başlı başına. | Özel olarak. | İsteyerek, bile bile. | Şakadan. İLE Hoşlanmış, haz etmiş. )


- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL

( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )


- MAHSÛSA ile KÜLLİYYE MÜSEVVERE ile CÜZ'İYYE MÜSEVVERE ile MÜHMELE


- MAHSUR ile MAHZUR


- MAHV OLMAK ile MUHAF OLMAK


- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]


- MAHVETMEK ile MAHVEDEBİLMEK


- MAHYA KURULAMAYAN CAMİ -ile

( BAYEZİD CAMİİ [Minare aralığı en fazla olan cami.] )


- MÂHYA ile MÂHYA

( Ramazan gecelerinde, camilerde, iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da elektrik ampulleriyle yazılan yazı ya da yapılan resim. İLE Çatılarda, iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm. )


- MAHYALARDA:
YAZI ile/ve/||/<>/> RESİM

( [Ramazan ayının ...] ... ilk onbeş gününde. İLE/VE/||/<>/> İkinci onbeş gününde. )

( )


- MAHYA/LIK ile MAHYACI/LIK ile MAHYA ŞENLİĞİ ile MAHYA KİREMİDİ ile MAHYA IŞIKLIĞI


- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]


- MAHZÛR[Ar. < HAZR] ile MAHZÛR[Ar. < HAZER]

( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHZUR ile MAHZURLU ile MAHZURSUZ


- MÂ-İ CÂRİ ile/||/<> MÂ-İ LEZÎZ ile/||/<> LEB-İ DERYA

( Akarsu. İLE/||/<> İçilecek su, lezzetli su, memba suyu. İLE/||/<> Deniz kenarı, sahil. )


- MAİ ile MAİL ile MAİN


- MAİLLARD İLE CARAMELİZATION İLE FERMENTATION ile/||/<> GIDA REAKSİYONLARI

( Pişirme ve işlemedeki kimyasal değişimler. )

( Formül: Amino asit + Şeker → Aroma )


- MAİYET[Ar.] ile MAHİYET[Ar.]

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )


- MAİYET ile MAİYET MEMURU


- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]

( ... İLE/VE Eril keçi. )

( TEKE ile/ve BÜZ )


- MAJESTELERİ ile ONUN ile ONUN İTİBARI ile ONUN KUTSALLIĞI ile ONUN ŞEREFİ

( HIS MAJESTY vs. HIS vs. HIS EMINENCE vs. HIS HOLINESS vs. HIS HONOR )

( او ile ايشان ile وي ile شت ile معظم له ile اعليحضرتا )

( O ile AYSHAN ile VEY ile SHT ile معظم له ile ELYHOZRTA )


- MAJOR ARC ile/||/<> MİNOR ARC

( Major büyük yay >180°, minor küçük yay <180°. )

( Formül: Greater İLE less than semicircle )


- MAJÖR ile MAJÖR GAM


- MAJORANA FERMİYON ile/||/<> ELEKTRONLAR

( Majorana fermiyon kendi antiparçacığıyken, elektron ayrı antiparçacığa (pozitron) sahiptir )

( Formül: ψ = ψ† )


- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR

( Topoljik madde fiziği. )

( Formül: γ = γ† (Majorana) )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MAJORANA FORCE[İng.] / FORCE DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA KUVVETİ


- MAJORANA NEUTRINO[İng.] / NEUTRINO DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-NEUTRINO[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA NÖTRİNOSU


- MA'KAD ile/değil MAK'AD[Ar.]

( Akd edilecek, sözleşilecek yer. İLE/DEĞİL Oturulacak yer, minder. | Oturak yeri, geri, kıç. )


- MAKADAMLAMAK ile MAKADAM


- MAKADÎR[Ar. < MİKDÂR/MAKDÛR] ile MAKADİR[Ar. < MAKDERET]

( Miktarlar, kısımlar. İLE Kudretler, kuvvetler. )


- MAKADÎR-İ MÜŞTEREKE[Ar.] ile MAKADÎR-İ MÜTENÂSİBE[Ar.]

( Aynı ölçü ile ölçülebilen miktarlar. İLE Orantılı çokluklar. )


- MAKAK ile ASLAN KUYRUKLU MAKAK

( )

( Uzunluğu 60 cm., kuyruğu 30 cm.'dir. Kuyruğunun ucu püsküllüdür. Hindistan'da yaşarlar. )

( ... cum MACACA SILENUS )


- MAKAK/LAR ile REŞİKEŞ MAKAKLARI


- MAKALE ile DENEME


- MAKAM ile/ve/<> AYAK

( Bir durak ile bir güçlünün etrafında, onlara bağlı olarak toplanmış seslerin umumi heyeti. [Şarkılarda.] İLE/VE/<> Türkülerde. )


- MAKAM ile/ve HAL


- MAKAM ile/ve HUZUR


- MAKAM ile/ve KİŞİ


- MAKAM ile KÜRDÎ

( ... İLE Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde. | Dügâh perdesindeki bir makam. )


- MÂKAM ile MAHLÂS


- MAKAM ile MAKAM ODASI ile MAKAM ŞOFÖRÜ ile MAKAM ARABASI ile MAKAM ÖDENEĞİ ile MAKAM OTOMOBİLİ ile MAKAM TAZMİNATI


- MAKAM ile/ve MERCİ


- MAKAM ile/ve MERTEBE


- MAKAM ile/ve TAHT

( ... ile/ve ERÂİK[< ERÎKE] )


- MAKAMDA BULUNMA:
MÂRİFET'TEN ile/ve/değil/||/<>/< TÂLİP ÇIKMAMIŞ OLMASINDAN DOLAYI


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ

( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )

( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )

( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )


- MAKARA ile ÇARK

( PULLEY vs. WHEEL )


- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ


- MAKARA ile MANDAR[Yun.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )


- RIEMENSCHEIBE, ROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKARA


- MAKARA ile TURNO[İt. ]

( ... İLE Tek dilli, bir tekerlekli makara. )


- MAKARNA ile ERİŞTE


- MAKARNA ile MAKARNACI/LIK


- MAKASLAMAK ile MAKASLANMAK ile MAKAS ile MAKASLI ile MAKASÇI/LIK ile MAKASSIZ ile MAKAS PAYI ile MAKAS HAKKI ile MAKASLI BÖCEK


- MAKAS/SINDI ile AYMAKAS

( ... İLE Üst ve alt başlıkları bir hilâl biçimi oluşturacak biçimde farklı eğrilikte bükülerek düzenlenmiş makas. [Alt ve üst başlıkların arasında köşegenler bulunur.] )


- MAKBUL OLAN ile/ve/<> KOLAY OLMAYAN


- MAKBUL ile/ve MERGUB


- MAKEDON ile MAKEDONCA


- MAKET HELİKOPTERDE:
4 KANALLI ile/ve/<>/> 6 KANALLI

( )


- MAKET ile MAKETÇİ/LİK ile MAKET BIÇAĞI


- MAKFERLAN ile MAKFERLANLI


- MAKİ[İt.] ile MAKİ/LEMUR

( Akdeniz dolaylarında, yaygın, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. İLE Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanılan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat. )


- MAKİ/LİK ile MAKİNİST


- MAKİNE ile/ve/değil MEKANİZMA


- MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/||/<> DERİN ÖĞRENME

( Makine öğrenmesi genel, derin öğrenme çok katmanlı sinir ağları )

( Formül: y = f(Wx + b) İLE çok katmanlı f₁(f₂(...f_n(x))) )


- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK


- MAKİNE[İt. < MACCHINA]["MAKİNA" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< ÇARK


- MACHINE[İng.] / MACHINE[Fr.] / MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKİNE


- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA


- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA


- MAKİS[Ar. < KIYÂS] ile MÂKİS[Ar.]

( Kıyas edilebilir, benzetilebilir. İLE Duraksayan, mekseden. )


- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH

( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )


- MACRO ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- MACROPOROUS RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO GÖZENEKLİ REÇİNE


- MAKRO MİNERALLER ile/ve MİKRO MİNERALLER(ESER ÖĞELER/ELEMENTLER)

( Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan fazla olduğu öğeler. İLE/VE Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan az olduğu öğeler. )


- MAKRO- ile MEGA- ile MİKRO-

( İri, büyük. İLE Büyük, -milyon. İLE Küçük .... )


- MAKROCYCLİC KİMYA ile/||/<> CROWN ETHER KİMYASI

( Makrocyclic kimya büyük halka yapıları genel olarak incelerken İLE crown ether kimyası spesifik iyon bağlama halka yapılarını inceler )

( Formül: Makrocycle )


- MAKROFAJ ile LENFOSİT

( Patojenleri fagositoz yapan büyük beyaz kan gözesi. İLE Bağışıklık tepkisinde görev alan beyaz kan gözesi. )


- MACROLIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROLİT


- MAKROME ile MAKROMELİ


- MACROMOLECULE, GIANT MOLECULE[İng.] / MACROMOLECULE[Fr.] / MAKROMOLEKUL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKROMOLEKÜL


- MACROCYCLIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROSİKLİK NESNE


- MAKROSİKLİK ile/||/<> AÇIK ZİNCİR

( Makrosiklik crown/porfi rin, açık zincir en, dien. )

( Formül: Halka İLE lineer )


- MAKSAT/MAKSAD[Ar.] ile/ve/değil/||/<> MURAT/MURAD[Ar.]


- MAKSAT ile/ve/||/<>/> HÜKÜM


- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA


- MAKSİ ile MAKSİ ETEK


- MAXIMALE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSİMUM GERİLİM


- MAKSİMUM ile EN GEÇ


- MAKSİMUM ile/||/<> MİNİMUM

( Maksimum en büyük İLE minimum en küçük değerdir )

( Formül: max İLE min )


- MAKSÛM ile/||/<> MAKSÛM ALEYH ile/||/<> MENSÛB İLEYH

( Bölünen. İLE/||/<> Bölen. İLE/||/<> Payda ya da bölen. )


- MAKSÛR/E[Ar. < KASR] ile MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR]

( Kısalmış/kısaltılmış, kasr olunmuş. | Alıkonulmuş. | Bir şeye ayrılmış. | Bazı Arapça sözcüklerin sonunda bulunan "Y" biçiminde yazılan Elif harfi. İLE Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer.[Biraz daha yüksek olursa "mahfil" denilir.] )


- MAKSÛRE[< KUÛD] ile ...

( CAMİLERDE ETRAFI PARMAKLIKLI YÜKSEK YER )


- MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR] ile MAHFÎL[Ar. çoğ. MAHÂFİL]

( Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Oturulacak/görüşülecek yer, toplantı yeri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan, yerden ve maksûreden daha yüksek yer. )


- MAKSÛRE ile MAHFİL

( Camilerde etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Biraz daha yüksek ise mahfil denilir. )


- MAKSÛRE ile/ve ZÜ'VÂR(ZİYARETÇİ) MAKSÛRESİ


- MAXWELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSVEL


- MAKTA ile/ve HÜSN-Ü MAKTA

( Kasîde ya da gazelin ilk beyiti. İLE/VE Kasîde ya da gazelin sondan bir önceki beyiti. [yazarın mahlası makta beyitinde değilse bu beyittedir] )


- MAKTA'[Ar. < KIYÂS] ile MAKTAA[Ar.]

( Kesilen yer, bir şeyin kesildiği yer, eski kamış kalemlerin, yontulduktan sonra üzerine yatırılıp uclarının kesildiği, sert ağaçtan ya da kemikten yapılan alet. | [mat.] Kesit. | Bir gazel ya da kasîdenin son beyti. İLE Üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemik, şimşir ya da madenden yapılmış alet. )


- MAKTÛ'/MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKATÎ'] ile MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKTÛAB]

( Kesilmiş, kat olunmuş. | Değeri biçilmiş, pazarlıksız. | Götürü. İLE Gazete, dergi ve benzeri şeylerden kesilmiş parça. [Fr. COUPURE] )


- MAKTU ile MAKTUL ile MAKTU FİYAT


- MAKTUL ile/ve/değil/||/<> MÂDUM


- MAKUL KUŞKU ile YETERLİ KUŞKU ile AĞIRLIKLI KUŞKU

( ... İLE Dava açmadaki belirleyeci. İLE ... )


- MAKUL[Ar. < KAVL]["ku" uzun okunur] ile MA'KUL/MA'KULE[Ar. < AKL]["ku" uzun okunur]

( Söylenilmiş, denilmiş. Söylenilen söz. İLE Akıllıca, akla uygun, akıllıca iş gören, anlayışlı, mantıklı. )


- MÂKUL ile/ve/<> MEŞRÛ

( Usa/akla uygun olan. | Akıllıca iş gören, mantıklı. | Aşırı olmayan, uygun, elverişli. İLE/VE/+/||/<> Yasanın, kamu vicdanının ve dinin doğru bulduğu. )