Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 125.132 başlık/FaRk ile birlikte,
125.132 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(448/502)


- TERMİK/THERMİQUE[Fr. < THERMIQUE] ile/||/<> TERMODİNAMİK/THERMODYNAMİQUE[Fr. < THERMODYNAMIQUE]

( termik santral ısıl Isının üretilmesini iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı )


- TERMİK[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL

( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )


- TERMİK ile/değil/yerine/= ISIL


- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK


- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL


- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]

( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )


- TERMİN[Alm. < TERMIN] ile/değil/yerine/=/||/<> RANDEVU


- TERMINAL DÖNEM/TERMINAL PHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÜMCÜL EVRE


- TERMINAL[İng.] ile/değil/yerine/= SON


- TERMİNAL[Fr./İng.] ile TERMİNAL[Fr./İng.]

( Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı ya da son bıraktığı yer. İLE Bir veri iletişim ortamında, veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. )


- TERMİNAL[Fr. < TERMINAL] ile/değil/yerine/=/||/<> TERMİNAL

( terminal dönem Otobüs uçak vb taşıtların yolcularını ilk aldığı veya son bıraktığı yer Bir veri iletişim ortamında veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi )


- TERMİNAL ile TERMİNAL DÖNEM


- TERMINASYON/TERMINATION[İng.] ile/değil/yerine/= SONLANDIRMA


- TERMINATE[İng.] ile/||/<> SONLANDIRMAK

( TERMINATE )


- TERMİNOLOGİQUE[Fr. < TERMINOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERMİNOLOJİK

( Terimler dizgesi ile ilgili )


- TERMİNOLOJİ[Fr. < TERMINOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERİMLER DİZGESİ | TERİM BİLİMİ

( terimler dizgesi terim bilimi )


- TERMINOLOJİ/TERMINOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= TERİM BİLİMİ


- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK

( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )


- TERMINUS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇ

( Evrim ağacı üzerindeki dalların en uç noktasıdır. Gününümüzde var olan türleri ya da taksonları, yaşayan tüm bireylerle birlikte kapsayan noktalardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- THERMISTOR[İng.] / THERMISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİSTÖR, ISIL DİRENÇ


- THERMITE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİT TEPKİMESİ


- TERMİT[Fr. < TERMITE] ile/değil/yerine/=/||/<> AKKARINCA


- TERMİT ile GÜNEYDOĞU ASYA AHŞAPTERMİTİ

( ... İLE Termit nüfusunun iki katıdır. )

( ... İLE 2.5 kat fazla yerler. )

( Kraliçe termit, hergün binlerce yumurtlar. [Yumurtalıkları genişledikçe kendi büyüklüğünün 300 katına kadar büyüyebilirler.] )

( Hindistan Kule Termiti [Odontotermes obesus], saniyede bir, günde 80.000'den fazla yumurta bırakırlar. )

( Formosa Termiti [Coptotermes Formosanus], karıncaları ve yuvarlak solucanları uzak tutmak için yuvasını naftalinle dezenfekte ederler. [Naftalin doğal olarak üretilmediğinden, hayvanın bunu nereden bulduğu ya da nasıl ürettiği bilinmiyor.] )

( Termitler tek eşlidir fakat Zootermopsis Nevadensis türünün %50'si eşlerini terk eder. )

( Hangi ağacı yiyeceklerine, çiğnemeye bağladıkları zaman çıkan titreşime göre karar verirler. [Ağaç lifleri çiğnendiği zaman çatırdar, bu ses, termit tarafından bir veri olarak algılanır ve ağacın tipini ve büyüklüğünü anlamalarını sağlar.] [Küçük ağaç parçalarını, mobilyaları büyük kütüklere tercih ederler.] )

( Ağaç yeme ve koloninin geri kalanını ağız ya da kıçlarından besleme işini kör işçiler yapar. )

( Bazı türlerde, işçiler, dışkılarını biraraya getirir ve üzerlerinde mantar yetişmesini sağlarlar. [Kuru mevsimlerde bile zengin protein kaynağına sahip olmalarını sağlar.] )

( Selülozu sindirebilmek için çok odalı mideleri vardır. [Bağırsaklarında 200 çeşit mikrop bulunur ve hepsi de ağaçtan enerji elde etmeye yardımcı olur.] )

( Betonun içine bile yuva yapabilirler. )

( Kuzey Amerika'daki binalara yangın ve su baskınlarından daha çok zarar verirler. [Dünya genelinde neden oldukları yıllık zarar 5 milyar doların üzerindedir.] )

( Didgeridoo[Aborjin'lerin üflemeli çalgısı] müzik aletleri, içi termitlerce oyulmuş okaliptüs yapraklarından yapılır. )


- TERMİT ile/değil HAMAMBÖCEĞİ

( Önceki adları olan Isoptera[eşit kanat] terk edilmiş ve Blattodea'ya dönüşmüşlerdir. [Kurama göre, ağaç yeme özelliklerini geliştirmeleriyle birlikte hamamböceğine benzeyen atalarından evrilmeye başlamışlardır.] )


- TERMİT ile TERMİTLER


- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT


- TERMİT ile/||/<> WHITE ANT[İng.] ile/||/<> FOURMI BLANCHE[Fr.] ile/||/<> WEISSE AMEISE[Alm.] ile/||/<> AKKARINCA

( akkarınca İnce toz alüminyum ile demir ve öteki metal oksitlerinin büyük ısı salan karışımları Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı ağaç kemiren karınca divik termit )

( THERMITE )

( THERMITE | TERMITE )

( THERMIT )


- TERMİTLER ile/||/<> TERMİTLER

( karşılık beyazkarıncalar İsoptera isos eş pteryx kanat Eklembacaklı hayvanlardan böcekler İnsecta sınıfının kanatlılar Pterygota altsınıfının bir takımı Vücutları yumuşaktır Ağız parçaları çiğneyici tiptir Ön ve ard kanatları aynı büyüklüktedir Yarıbaşkalaşma gösterirler Sosyeye yaparlar Sosyetede üreme yeteneğinde olan bir erkek bir dişi kraliçe den başka üreme yeteneğinde olmayan birçok dişi ve erkekler er ve işçi bulunur Sarıboyunlu termit Colotermes cinsi iyi bilinir zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının kanatlılar Pterygota alt sınıfından vücutları yumuşak ağız parçaları çiğneyici tipte ön ve art kanatları aynı büyüklükte olan yarı başkalaşım gösteren sosyete yapan ve sosyetede üreme yeteneğinde olan bir erkek ve bir dişiden kraliçe başka üreme yeteneğinde olmayan birçok dişi ve erkekler er ve işçi bulunan bir takım Sarı boyunlu termit Colotermes cinsi iyi bilinir Beyaz karıncalar Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının kanatlılar Pterygota alt sınıfından vücutları yumuşak ağız parçaları çiğneyici tipte olan bir takım )

( WHITE-ANTS | WHITE ANTS )

( TERMITES | ISOPTÈRES )

( TERMITEN )

( ISOPTERA )


- TERMİYE ile/||/<> ACI BAKLA ile/||/<> MISIR BAKLASI ile/||/<> YAHUDİ BAKLASI ile/||/<> KURT BAKLASI ile/||/<> KOYUN BAKLASI ile/||/<> DELİCE BAKLA ile/||/<> GÂVUR BAKLASI ile/||/<> YABAN BAKLASI


- TERMİYE ile/||/<> DOMUZ BAKLASI

( domuz baklası Acı bakla )

( LUPINUS ALBUS )


- THERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYON


- THERMIONISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK AKIM


- THERMIONIC DETECTOR (TID)[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DEDEKTÖR (TID)


- THERMIONISCHE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DİYOT


- THERMIONISCHER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- THERMIONISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK GÖZE/HÜCRE


- THERMIONISCHE AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK İŞ FONKSİYONU


- THERMIONISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK SALIM


- THERMIONISCHE TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TRİYOT


- THERMIONISCHE RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TÜP


- THERMIONISCHES VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK VALF


- THERMIONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK


- TERMO-RESPONSİVE POLİMER ile/||/<> PH-RESPONSİVE POLİMER

( Termo-responsive polimer sıcaklık değişimle davranış değiştirirken İLE pH-responsive polimer asitlik bazlık değişimle davranış değiştirir )

( Formül: LCST/UCST )


- THERMO-[İng.] / THERMO[Fr.] / THERMO[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMO-


- THERMOAKUSTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOAKUSTİK ETKİ


- THERMOELEMENT-DOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT DOZİMETRESİ


- THERMOELEMENT-PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT PİROMETRESİ


- TERMODİLÜSYON/THERMODİLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK SEYRELTME


- TERMODİNAMİĞİN:
1. YASASI ile/ve/||/<>/> 2. YASASI

( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Durum yönü. )

( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Niteliği. )


- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI


- SECOND LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI


- THIRD LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN ÜÇÜNCÜ YASASI


- THERMODYNAMIC CYCLE[İng.] / CYCLE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK ÇEVRİM


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE SABİTİ


- TERMODİNAMİK DENGE ile/ve/||/<> MEKANİK DENGE

( Bir yapının/sürecin enerji alışverişi yapmadığı durum. İLE/VE/||/<> Bir yapının/sürecin güçlerinin dengede olduğu durum. )


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE


- THERMODYNAMIC POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK POTANSİYEL


- TERMODİNAMİK[İng. THERMODYNAMICS] ile/||/<> ADYABATİK DENGE[İng. ADIABATIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> ENTALPİ[İng. ENTHALPY] ile/||/<> ENTROPİ[İng. ENTROPY] ile/||/<> FİZİKOKİMYA[İng. PHYSICAL CHEMISTRY]

( Termodinamik; ısı, sıcaklık, enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Daha kapsamlı bir ifadeyle termodinamik; ısı, sıcaklık, entropi, entalpi, termodinamik yasaları, sıcaklık, iş ve enerji konularını inceler. Etimolojik olarak termodinamik sözcüğü Yunancada ısı anlamına gelen "θερμο" ile dinamik anlamına gelen "δυναμική" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Ek olarak Sadi Carnot, termodinamik biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Fransız fizikçi Sadi Carnot 1824 yılında ısı motoru çevrimi kavramını ve tersinmezlik ilkesini ortaya atmıştır. Sadi Carnot'un fikirlerini o yüzyılın sonlarında Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius geliştirmiştir. @@ Termodinamikte bir sistemin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumudur. @@ Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır. @@ Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropi) arttırır. @@ Kimyasal sistemlerin özellik ve davranışlarını inceleyen, bu özellik ve davranışların sonucunda ortaya çıkan yasaları belirleyen bilim dalıdır. Fizikokimya; sıcaklık, basınç, hacim, derişim gibi fiziksel etmenlerin kimyasal tepkimelere etkilerini inceler. Sistemlerdeki ısı ve iş dönüşümlerini, tepkime hızlarını ve tepkime mekanizmalarını matematiksel ifadelerle teorilere dönüştürür. Elektrokimya, termodinamik, kimyasal kinetik alanlarını da kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- LAWS OF THERMODYNAMICS[İng.] / LOIS DE LA THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK YASALARI


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile KİNETİK

( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK

( Bir sürecin yalnızca başlangıç ve bitiş durumlarını, enerji ve denge açısından karşılaştırıp olabilirliğini söyleyen daldır; ne kadar sürede olacağını söylemez. @@ Bir sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiğini, hangi yoldan ve hangi engellerle ilerlediğini inceleyen daldır. İlki olur mu ve ne yönde, ikincisi ne kadar hızlı sorusunu yanıtlar; bir tepkime termodinamikçe olası olsa da kinetikçe çok yavaş olabilir. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK

( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER

( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA

( Termodinamiğin üçüncü yasası )

( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )


- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK ile/değil TERSİNMEZLİK

( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )

( [not] ... vs./but IRREVERSIBILITY )


- TERMODİNAMİK/THERMICS ile/değil/yerine/= ISILDEVİNGİ


- THERMOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOELECTRIC[Fr.] / THERMOELEKTRISCHE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK AKIM


- TERMOELEKTRİK ÇİFTİ ile/||/<> TERMOELEKTRİK PİL


- THERMOELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ENERJİ


- THERMOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ETKİ


- THERMOELEKTRISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK KUVVET


- THERMOELEKTRISCHER MODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK MODÜL


- THERMOELEKTRISCHE BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK PİL


- TERMOELEKTRİK ile TERMOELEKTRİK PİL ile TERMOELEKTRİK MAŞA ile TERMOELEKTRİK ÇİFTİ


- THERMOELECTRICITY[İng.] / THERMOÉLECTRICITÉ[Fr.] / THERMOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİKLİK


- THERMOELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRON


- THERMOPHON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOFON


- THERMOGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGALVANOMETRE


- TERMOGRAF[Fr. < THERMOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> SICAKLIKYAZAR


- THERMOGRAVIMETRY[İng.] / THERMOGRAVIMÉTRIE[Fr.] / THERMOGRAVIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİ


- TERMOGRAVİMETRİK ANALİZ ile/||/<> DİFERANSİYEL TARAMA KALORİMETRİSİ

( Termogravimetrik analiz kütle değişimini sıcaklığa karşı ölçerken, DSC ısı akışı değişimini ölçer )

( Formül: TGA eğrisi )


- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ


- TERMOKİMYA[Fr. < THERMO + AR. < KIMYÂ] ile/||/<> ASIL KİMYA

( asıl kimya )

( THERMO )


- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE

( Bomba kalorimetre )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- THERMO CHEMISTRY[İng.] / THERMOCHIMIE[Fr.] / THERMOCHEMIE, WÄRMECHENIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYA


- THERMOCHEMICAL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYASAL DENKLEM


- TERMOLECULAR, TRIMOLECULAR REACTION[İng.] / TRIMOLÉCULARIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERMOLEKÜLER, TRİMOLEKÜLER TEPKİME


- THERMOLYSIS[İng.] / THERMOLYSE[Fr.] / THERMOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLİZ, ISIL AYRIŞMA


- THERMOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLÜMİNESANS


- THERMOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETİK ETKİ


- THERMOMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETOMETRE


- THERMOMECHANISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMEKANİK ETKİ


- TERMOMETRE | SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> SICAKLIKÖLÇER

( Isı alıp veren bir dizgeye değdirildiğinde oylum direnç gibi özelliklerinin yalnız birini değişitirerek dizgenin sıcaklığını saptamaya yarayan gereç Sıcaklığı ölçmek için kullanılan aygıt )

( THERMOMETER | TEMPERATURE MEASUREMENT DEVICE )

( THERMOMÈTRE )

( THERMOMETER )


- TERMOMETRE[Fr. < THERMOMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> SICAKLIKÖLÇER


- TERMOMETRİ/THERMOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK ÖLÇÜMÜ


- THERMOMETRY[İng.] / THERMOMÉTRIE[Fr.] / THERMOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİ


- THERMOMETRIC MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİK NESNE


- THERMONUCLEAR EXPLOSION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMONÜKLEER PATLAMA


- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET

( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )

( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )


- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET ile/||/<> ELASTOMER

( Isıl davranışa göre polimer türleri. )

( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )


- THERMOSPHERES[İng.] / THERMOPLASTIQUE[Fr.] / THERMOPLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOPLASTİK


- TERMOREGÜLASYON/THERMOREGULATION[İng.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK DÜZENLENİM


- TERMOREGÜLATÖR/THERMOREGULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= SICAKLIKDÜZENLER


- TERMOS[Fr.] ile TERMOSTAT[Fr.]

( Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap. İLE Isıdenetir. )


- THERMOSET[İng.] / THERMODURCISSANT[Fr.] / IN WÄRME AUSHÄRTEND, WÄRMEHÄRTBAR, HITZEHÄRTBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSET


- TERMOSFER[Fr. < THERMOSPHÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ISI YUVARI


- THERMOSPHERE[İng.] / THERMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSFER


- TERMOSTAT[Fr. < THERMOSTAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ISIDENETİR


- TERMOSTAT[Fr.]/THERMOSTATE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIDENETİR/SICAKLIKDENETİR


- TERMOSTAT ile/||/<> THERMOSTAT[İng.] ile/||/<> THERMOSTAT[Fr.] ile/||/<> ISIDENETİR

( döşem Bir yer ya da nesnenin ısısını kendiliğinden düzenleyen bir derecede olmasını sağlayan aygıt )

( THERMOSTAT )

( THERMOSTAT )


- TERMOTERAPİ[Fr. < THERMOTHÉRAPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ISI TEDAVİSİ


- TERMOTERAPİ/THERMOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= SICAKLA SAĞALTIM


- TERMOTERAPİ ile/değil/yerine/= ISI SAĞALTIMI


- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL


- [ne yazık ki]
!TERÖR ile/ve/=/||/<>/< FİNANS


- TERÖR ile TERÖRCÜ/LÜK ile TERÖRİST ile TERÖRİZM


- TERÖRİST/TERRORİSTE[Fr. < TERRORISTE] ile/||/<> TERÖRİZM/TERRORİSME[Fr. < TERRORISME] ile/||/<> TERÖR/TERREUR[Fr. < TERREUR]

( Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse yıldırıcı yıldırmacı terörcü tedhişçi Yıldıran kimse veya şey )


- TERÖRİST ile/||/<> TERÖRCÜ ile/||/<> YILDIRMACI ile/||/<> YILDIRICI


- TERÖR/İST/İZM[Fr./İng.]/!TEDHİŞ/Çİ[Ar.] ile/değil/yerine/= !YILDIRI/CI/LIK


- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK


- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM

( )


- TERÖRİZM ile/||/<> YILDIRMACILIK ile/||/<> TEDHİŞÇİLİK ile/||/<> TERÖRCÜLÜK ile/||/<> YILDIRICILIK


- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER


- TERRAFORMING[İng.] ile/değil/yerine/= DÜNYALAŞTIRMA

( Dünyalaştırma, başka bir gezegeni ya da gök cismini, Dünya'nın yaşamı destekleyen iklimi ve atmosferiyle benzer koşullara sahip hale getirme sürecine verilen isim. Bu durum genellikle atmosferin bileşiminin değiştirilmesi, iklimin düzenlenmesi ve hatta yüzeyin yeniden şekillendirilmesi gibi çeşitli ekolojik ve bilimsel değişiklikleri içinde barındırır. Bu süreç teorik olarak insanların uzayda koloniler oluşturmasını ve diğer gezegenlerde yaşamasını mümkün kılabilir. Ancak dünyalaştırma hâlâ büyük ölçüde teorik bir kavramdır ve uygulamada birçok teknolojik ve etik engel ile karşı karşıyadır.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TERRAIN[Fr.] ile/||/<> YEREY | ARAZİ[Ar. < ARÂZİ]

( yerey jeoloji )


- TERRARİUM[Alm. < TERRARIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> TERARYUM

( Böcekler sürüngenler ve bazı bitki türlerinin yaşadıkları doğal alanların taklidi olan akvaryum benzeri yapay yaşam alanları )


- TERRASSE[Fr.] ile/||/<> TARAÇA[İt. < TERRAZZA]

( coğrafya İtal terràzza düz dam üstü taraça )

( TERRASSE )

( TERRAZZA | TERRÀZZA )


- TERRASSE[Fr. < TERRASSE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERAS

( Apartmanlarda veya evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü ayazlık taraça seki I )


- TERREUR[Fr. < TERREUR] ile/değil/yerine/=/||/<> TERÖR

( trafik terörü Karşı tarafa korku salma cana kıyma malı yakıp yıkma yıldırı tedhiş )


- TERRITORIAL[İng.] ile BÖLGESEL

( Belirli bir bölgeye ait. )


- TERRORİSME[Fr. < TERRORISME] ile/değil/yerine/=/||/<> TERÖRİZM

( Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunma yıldırıcılık yıldırmacılık terörcülük tedhişçilik )


- TERRORİSTE[Fr. < TERRORISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERÖRİST

( Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse yıldırıcı yıldırmacı terörcü tedhişçi Yıldıran kimse veya şey )


- TERS AÇI ile İÇ TERS AÇI

( ... İLE İki koşut doğruyu kasan üçüncü bir doğrunun iki yanında ve koşutların içinde altlı üstlü ortaya çıkan dört açıdan her biri. )


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE[Fr.] / UMKEHRSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AKIM


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- REVERSE BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEME


- REVERSE BIAS AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEMELİ YÜKSELTEÇ


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- TERS-ÇEVİRİM ile ...

( REVERSIVE )


- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR

( INVERT vs. INVERTED vs. INVERTER )

( قلب عبارت ile وارو کردن ile سخن واژگون ile وارونه کردن ile سوء تعبير ile واگردانيدن ile نگون کردن ile بالعکس کردن ile وارو ile برگشته ile نگون ile مقلوب ile وارونه ile نگونسار ile بر گرداننده ile وارونگر )

( GHALAB EBART ile VARO KARDAN ile SOKHAN VAJGON ile VARONEH KARDAN ile سوء تعبير ile VAGARDANYDAN ile NEGON KARDAN ile BALAX KARDAN ile وارو ile BARGASHTEH ile NEGON ile MOGHLUB ile وارونه ile NEGONSAR ile BAR GARDANANDEH ile VARONGAR )


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM


- UMKLAPP-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNME SÜRECİ


- INVERSE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNÜŞÜM


- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK


- RECIPROCAL JUNCTION[İng.] / JONCTION RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EKLEM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ


- REVERSED-PHASE PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS-FAZ DAĞILIM KROMATOGRAFİSİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ

( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )


- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI


- POLARISATION INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS KUTUP


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- RECIPROCAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS ÖRGÜ


- REVERSE OSMOSIS[İng.] / REVERSE OSMOSIS[Fr.] / TERS OSMOZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS OSMOZ


- TERS ÖZGECİLİK[İng. RECIPROCAL ALTRUISM] ile/||/<> TERSİNİM[İng. REVERSION]

( Farklı zamanlarda, iki birey arasında görülen uyum başarısı değişimidir. @@ Sonradan evrimleşen bir özelliğin, evrimsel süreç içerisinde, atasal formuna geri dönmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- SYMÉTRIE INVERSE[Fr.] / INVERSE SYMMETRIE, UMGEKEHRTE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SİMETRİ


- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ


- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- TERS YÜZ ile/||/<> TERS YÜZÜ


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERS ile AYKIRI

( "OPPOSITE" vs. INCONGRUOUS )


- TERS ile/değil/yerine/>< DERS

( [Almaya/anlamaya ...] Kapalıysa/k "gelir", ters. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Açıksa/k alır/ız her bir durumdan ders. )


- TERS ile/değil/yerine İLKELİ


- TERS ile/ve/<> KESİŞME


- TERS ile/değil SANKİ


- TERS ile TERS

( Gerekli olan duruma karşıt olarak. | Uygun olmayan, elverişsiz. | Gönül ve cesâret kırıcı, huysuz, sert. | Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. | Kesici bir aygıtın kesmeyen yanı. | Bir şeyin karşıtı. İLE Hayvan pisliği. )


- TERS ile/||/<> TERS

( Bir a sayısı için 1 a sayısı kesirlerde evrik dönüşümde )

( RECIPROCAL | INVERSE | REVERSE )

( RÉCIPROQUE )

( REZIPROKE )

( RECIPROCUS )


- TERS ile TERS ile TERS ÇEVİRME

( INVERSE vs. INVERSELY vs. INVERSION )

( معکوس ile وارون ile برعکس ile معکوسا ile وارونهسازي ile تقليب ile برگشتگي ile واژگوني ile وارونگري )

( MAKOOS ile VARON ile BARAKS ile MAKOOSA ile VARONESSAZY ile تقليب ile برگشتگي ile VAJGONY ile VARONGARY )


- TERS ile/değil TERSİNE


- TERS ile ZIT

( WRONG vs. THE OPPOSITE )


- TERSÂ ile/ve CEBÂNET

( Çok korkak, titrek. İLE/VE Korkaklık. )


- TERSANA[İt. < TERSANA] ile/değil/yerine/=/||/<> TERSANE

( tersane kethüdası tersane sergisi Gemi yapılan yer gemilik )


- TERSANE KETHÜDASI ile/||/<> ...

( Tersanede kaptanpaşadan sonra gelen en yüksek aşamalı ve en yetkili subay )


- TERSANE SERGİSİ ile/||/<> ...

( Osmanlı devletinde tersanede çalıştırılanların alacaklarını gösteren cetveller )


- TERSANE ile/||/<> GEMİLİK


- TERSANE[İt. < TERSANA] ile/değil/yerine/= GEMİLİK


- TERSANE ile/||/<> TERSANE[İt. < TERSANA]

( coğrafya Yük ve yolcu gemilerin yapım bakım ve onarımı için dalgakıranla durgun su sağlanmış yüzer havuzlu teknik ve sosyal altyapısı yönetim bakım onarım ve depolama birimleri de bulunan kıyı yapıları İtalyanca ECeneviz tersaná yoluyla Arapça dār ṣināᶜadan dār eṣṣināᶜa alınmıştır Arapların tersaneye verdikleri bu ad yalnız Akdeniz dillerinde ortak bir ad olmakla kalmamış uluslararası alanda da tersane olarak değer kazanmıştır Batı Akdeniz dillerinde arsaná darsana darasana ve tarsana olarak kullanılır Bu sonuncu biçim başında t ile Türkçeye de geçmiştir 1303te yapılan bir anlaşmada Haliçte vetus tersanadan söz edilir Buna göre tli biçimin Türkçede oluşmadığı ve bu biçimin Batı Akdeniz dillerine Türkçeden geçmediği anlaşılıyor Bu biçim ilk olarak İspanyolca ve Eski Fransızcada tarsenal geçer Bu biçimin atarazana İtalyadan yayıldığına İtalyanca verilerin çokluğu tanıktır Arapça dnin Güney İtalyada kolaylıkla tye çevrildiği göz önüne alınırsa bu biçimin de bu çevreden çıktığı ve doğu ve batı dillerine Ceneviz Genova yoluyla geçtiği anlaşılır taracena tercena atarazana Prov tercenale tarsenal tercenal tersenal İtal Ceneviz tersaná tarsanā R ταρσανάς Türkçe tersane biçiminin oluşmasında Türkçe Farsça h ane ev sözünün baskısından söz edilebilir Arapça ve Rumca biçimlerin doğrudan doğruya Türkçeden alındığı açıktır Littmann Tschudi Arm 115 77 Türkçede tersane yanında tersahane biçimi de kullanılır Bu biçimin oluşmasında Farsça tarsā Hristiyan biçiminin rol oynadığı anlaşılıyor Tersanede Hristiyan tutsakların çalıştıklarını biliyoruz )

( TARSANĀ )

( DOCKYARD )

( ARSENAL | TARSENAL )

( ATARAZANA )

( TERSANA )


- TERSANE ile TERSANELİ ile TERSANE SERGİSİ ile TERSANE KETHÜDASI


- TERSÂNE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> TOPHANE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> BARUTHANE-İ ÂMİRE


- TERSANELİ ile/||/<> ...

( Osmanlılarda deniz subay ve erlerine verilen ad )


- TERSANELİ[İt.] ile/değil/yerine/= DENİZ SUBAYI / ERİ


- TERSİ ile/ve/değil/yerine DENGİ


- TERSİB ETMEK | ÇÖKELTME ile/||/<> ÇÖKELTME ile/||/<> ÇÖKELTMEK ile/||/<> ÇÖKTÜRME

( çöktürme Bir çözeltiye belirli bir ayıraç katarak çözünmeyip dibe çöken yeni bir bileşik elde etme kimya Katı parçacıkların elektrik yüklerini yansızlaştırarak birikimlerini sağladıktan sonra radyoaktif çamurdan ayırma işlemi Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel süreçlerle belirli bileşikleri özdekleri çöktürme olayı Bir karışımda bulunan maddelerin çöktürülerek ayırt edilmesi )

( PRECIPITATION | FLOCCULATION / FLOKÜLASYON )

( PRÉCIPITATION | PRÉCIPITER | FLOCULATION )

( NIEDERSCHLAGEN | AUSFLOCKUNG )


- TERSİL/TERTILE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK


- TERSİM[Ar.] ile/değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA


- TERSİM[Ar. < TERSĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> TERSİM

( Resmini yapma )


- TERSİNE ÇEVİRME ile YER DEĞİŞTİRME


- TERSİNE ile/||/<> AKSİNE


- RÉACTION RÉVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNEMEZ/DÖNDÜRÜLEBİLİR TEPKİME


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER

( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI

( [zaman] Var. İLE/VE/||/<> Yok. )

( Bir dizgenin kuvantum mekaniksel olarak bulunabileceği farklı durumların sayısı. İLE/VE/||/<> ... )


- TERSİNEMEZLİKTE/ENTROPİDE:
NİCELİK ile/ve/değil/||/<> "NİTELİK"


- TERSİNİR DURUM DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> TERSİNEMEZ DURUM DEĞİŞİMİ

( Tersinir olmayan durum değişir. İLE/VE/||/<> İz bırakmadan, tersi yönde gerçekleşebilen durum değişir. )


- REVERSIBLE CELL[İng.] / TERSINIR GÖZE/HÜCRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE/HÜCRE


- ÉLÉMENT REVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE


- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE


- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ


- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Sonsuz yavaş ilerleyen, her adımda dengede kalan, geri sarıldığında sistemi de çevresini de tam eski hâline döndüren idealleştirilmiş süreçtir; toplam entropi değişmez. Gerçekte tam ulaşılamaz, bir sınırdır. @@ Doğadaki gerçek süreçlerdir; sürtünme, ani genleşme ya da ısı akışı yüzünden toplam entropi hep artar ve süreç kendiliğinden geri dönmez. Kırılan kadehin toplanmaması, kokunun odaya yayılması örnektir. )

( Formül: ΔS=0 ~ ΔS>0 )


- REVERSIBLE REACTION[İng.] / UMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR TEPKİME


- TERSİNİR TEPKİME ile TERSİNMEZ TEPKİME

( Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşebildiği tepkime. İLE Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşemediği tepkime. )


- KABİLİ AKİS[Osm.] / REVERSIBLE[İng.] / RÉVERSIBLE[Fr.] / REVERSIBEL, UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR


- TERSİNÎR ile/||/<> TERS YÖNELİR

( ters yönelir )


- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK

( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )


- RÉVERSIBILITÉ[Fr.] / TERSINIRLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİRLİK


- TERSİNİR/LİK ile TERSİNİR ELEKTROT


- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN


- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK

( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )


- IRREVERSIBLE REACTION[İng.] / RÉACTION IRRÉVERSIBLE[Fr.] / NICHTUMKEHRBARE REAKTION, UNUMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ/DÖNDÜRÜLEMEZ TEPKİME, VOLTAMETRİ


- IRREVERSIBLE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ GÖZE/HÜCRE (VOLTAMETRİ)


- UNUMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ


- TERSİP | ÇÖKTÜRME ile/||/<> ÇÖKTÜRME

( Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel süreçlerle belirli bileşikleri özdekleri çöktürme olayı Bir karışımda bulunan maddelerin çöktürülerek ayırt edilmesi )

( PRECIPITATION | SEDIMENTATION )

( PRÉCIPITATION )

( FÄLLUNG )


- TERTIARY COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BİLEŞİK


- BUTYLKARBONIL, TERT.-[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BÜTİL KARBONİL


- TERSİYER[Fr. < TERTIAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜÇÜNCÜL


- TERSİYER/TERTİARY[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, ÜÇÜNCÜ


- TERTIARY STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER YAPI


- TERSLEMEK ile/ve/değil/yerine REDDETMEK


- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME


- TERT-[İng.] ile/değil/yerine/= TERT-


- TERTAZE[Fars. < TER + TĀZE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERÜTAZE

( körpe Dinç bir biçimde )


- TERTEMİZ ile/||/<> ARI SİLİ


- TERTIARY[İng.] ile/||/<> TERTIAIRE[Fr.] ile/||/<> TERTIUS: ÜÇÜNCÜ[Lat.] ile/||/<> TERTIÄR[Alm.] ile/||/<> TERSİYER

( İki milyon yıl öncesine kadar 65 milyon yıl civarında devam eden Üçüncü Jeolojik Devir )

( TERTIARY )

( TERTIAIRE )

( TERTIÄR )

( TERTIUS: ÜÇÜNCÜ )


- TERTİB | ORDİNAT ile/||/<> ORDINAT[İng. < ORDINATE]

( matematik Düzlemde veya uzayda bir P noktasının Ox Oy veya Ox Oy Oz kartezyen koordinat sistemindeki ikinci bileşeni olan sayı )

( ORDINATE )

( ORDONNÉE )

( ORDINATE )


- TERTİBAT[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜZEN/DÜZENLENİŞ

( Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar. )


- TERTİBAT ile/değil/yerine/= ÖNDÜZEN


- TERTİBAT[Ar. < TERTĪBĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> TERTİBAT

( Düzen düzenleniş Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar düzenek )


- TERTİBAT ile/ve TEŞKİLÂT


- TERTİP | DÜZENLEYİŞ ile/||/<> DÜZENLEYİŞ

( Bir yapıtta buluşları görüşleri biribirini güçlendirecek düzende sıralayış Bir edebiyat eserinde veya bir söylevde buluşlara verilen düzen Buluş ve Deyileme )

( DISPOSITION )


- TERTİP, NİZAM ile/||/<> FORMAT[İng.] ile/||/<> TUTAM | DİZENEK

( Soruların biçimsel özellikleri dile getirilişi dizisi geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen dizenek )

( FORMAT )


- TERTİP, TANZİM ile/||/<> COORDINATION[İng.] ile/||/<> COORDINATION[Fr.] ile/||/<> KOORDINATION[Alm.] ile/||/<> DÜZENLEŞİM ile/||/<> COORDINATES[İng.] ile/||/<> COORDONNÉ[Fr.] ile/||/<> KOORDINATEN[Alm.] ile/||/<> DÜZENLEŞİK

( 1 Aynı sıradaki nesne ya da kavramların birbiri yanında oluşu eşdüzende oluşu 2 Bir sınıflamada aynı sırada bulunan iki ya da daha çok kavramın bir cinsin iki türünün bağıntısı düzenleşik Bir sınıflamada aynı düzen ve aynı sırada bulunan bir kavramın aynı biçimde aynı sırada altına konan kavramlar Ör Alman ve Fransız kavramları aynı biçimde Avrupalı kavramının altına konmakla düzenleşiktirler )

( COORDINATION )

( COORDINATION )

( KOORDINATION )


- TERTİP[Ar. < TERTİB] ile/||/<> ...

( Mansure askeri örgütünde bir asker birliğinin adı )


- TERTİP[Ar. < TERTĪB] ile/değil/yerine/=/||/<> SIRALAMA | DÜZEN | DÜZENLEME | DİZGİ

( hafif tertip sıralama düzen düzenleme Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni dizgi Hile düzen komplo Askere alınma dönemi )


- TERTİP ile/değil/yerine/= DİZGİ


- TERTİP ile/değil/yerine/= DİZİM


- TERTİP ile/değil/yerine/= EMDÜZEN


- TERTİP[Ar.] ile/değil/yerine/= SIRA DÖNEM


- TERTİP ile/ve TANZİM

( Üstüste. İLE/VE Yanyana. )


- TERTİP ile TELİF


- TERTİPLEMEK ile TERTİPLENMEK ile TERTİPLETMEK ile TERTİPLEYEBİLMEK ile TERTİP ile TERTİPLİ/LİK ile TERTİPÇİ/LİK ile TERTİPSİZ/LİK


- TERTİPLİ CÜMLE ile/||/<> COORDINATE SENTENCE[İng.] ile/||/<> PROPOSITION COORDONNÉE[Fr.] ile/||/<> KOORDINIERTER SATZ, BEIGEORDNETER SATZ[Alm.] ile/||/<> SIRALI TÜMCE | BAĞIMLI SIRALI TÜMCE, BAĞIMSIZ SIRALI TÜMCE

( Derleme atıflı cümle bağlı cümle Anlam yakınlığıyle bağlanmış tümceler Sazının üstüne saz yok sözünün üstüne söz yok Anası gözyaşı dökmüş babası boynuna sarılmış yarenleri yolunu kesmiş onu döndürememişlerdi Gökten mi indi yerden mi bitti yetişiverdi Baharım baharımsın ilk aşkım aşkımsın son ümidimsin benim vb bağımlı sıralı tümce ve bağımsız sıralı tümce )

( COORDINATE SENTENCE )

( PROPOSITION COORDONNÉE )

( KOORDINIERTER SATZ, BEIGEORDNETER SATZ )


- TERTİP/ORGANİZASYON ile/değil/yerine/= DÜZENLEME


- TER-Ü-TAZE[Fars.] ile/değil/yerine/= ÇOK TAZE, KÖRPE | DİNÇ BİR BİÇİMDE