ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 119.425 başlık/FaRk ile birlikte,
119.425 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(311/479)
- MÜTEALLİK[< ALAKA] ile ASILI, BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞİĞİ OLAN
- MÜTEALLİK[Ar.] ile/değil/yerine/= İLİŞKİN, İLGİLİ
- MÜTEÂMI[Ar. < AMÂ] ile MÜTEAMMÎ[Ar. < AMÂ]
( Görmemezlikten gelen, taâmî eden. İLE Kör/amâ olan. )
- MUTEAMMİM[Ar. < MUTEʿAMMİM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEAMMİM
( Yaygın duruma gelmiş genelleşmiş )
- MÜTEÂNNİD[Ar. < İNÂD | çoğ. MÜTEANNİDÎN] ile MÜTEANNİT[Ar. < ANÎT]
( Dediğinden dönmeyen, direnen, inad/taannüd eden. İLE Yanlış arayan, şunun bunun yanlışını bulma merâkında olan, taannüt eden. )
- MÜTEARİFE, AKSİYOM | BELİT ile/||/<> BELİT ile/||/<> KOYUT ile/||/<> AKSİYOM
( Bir uzbilim dizgesi kurulurken doğru olduğu varsayılan buna karşın söz konusu dizge içinde kanıtlanamayan deyim ilke ya da önerme Anlamdaş ilksav a koyut ilksav 1 Başka bir önermeye geri götürülemeyen ve tanıtlanamayan böyle bir geri götürme ve kanıtı da gerektirmeyip kendiliğinden apaçık olan ve böyle olduğu için öteki önermelerin temeli ve öndayanağı olan temel önerme 2 Daha genel olarak Apaçık olsun ya da olmasın tümdengelimli bir dizgenin başında yer alan kendisi tanıtlanamayan ama öteki önermelerin tanıtlanmasına yarayan önerme matematik aksiyom Kendisinden başka önermelerin çıkarıldığı kendisi daha fazla geri götürelemeyen önerme belit Kanıtsız olarak doğruluğu varsayılan önerme a belit Mantıksal olmayan ilksav Krş anlam koyutu Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek belit matematik Doğruluğu ispatsız olarak kabul edilen önerme belit )
( AXIOM )
( AXIOME )
( AKSIOM, GRUNDSATZ | AXIOM )
( AXIOMA )
- MÜTEARİFE[Ar. < MUTEʿĀRİFE] ile/değil/yerine/=/||/<> BELİT
- MÜTEASSİR[Ar. < USR] ile MÜTEAZZİR[Ar. < ÖZR]
( Güçleşen, güç, zor, çetin, teassur eden. İLE Özrü/engeli bulunan, engelli/özürlü, taazzür eden. | Olanaklı olmayan, güç, zor. )
- MÜTEÂTIF[Ar. < ATF] ile MÜTEATTIF[Ar. < ATF]
( Birbirini seven, teâtuf eden. | Kendine atfolunan, bağlanan. İLE Bağışlayan, esirgeyen, şefkat gösteren, taattuf eden. )
- MÜTEATTIS ile ...
( Aksıran. )
- MÜTEÂZIM[Ar.] ile MÜTEAZZIM[Ar. < AZAMET]
( Gözde büyüyen, göze büyük görünen, taâzum eden. İLE Benlik gösteren, büyüklük taslayan, taazzum eden. )
- MÜTEAZZİ TERBİYE ile/||/<> ORGANIZED EDUCATION, FORMAL EDUCATION[İng.] ile/||/<> EDUCATION ORGANISÉE, ÉDUCATION FORMELLE[Fr.] ile/||/<> ÖRGÜN EĞİTİM
( Kişilerin yaşama atılmadan iş ve meslek kollarında çalışmaya başlamadan önce okul ya da okul niteliği taşıyan yerlerde genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini sağlamak amacıyla belli yasalara göre düzenlenen eğitim 2 Düzenli planlı ve yöntemli biçimde verilen herhangi bir eğitim )
( ORGANIZED EDUCATION, FORMAL EDUCATION )
( EDUCATION ORGANISÉE, ÉDUCATION FORMELLE )
- MÜTEÂZZİL[Ar. < AZL] ile MÜTEAZZİR[Ar. < ÖZR]
( İşinden çıkarılmış, azledilmiş, ma'zul olan, taazzül eden. İLE Özürlü/mazeretli, özürü/mazereti bulunan, taazzür eden. )
- MÜTEBÂDİL[Ar. < BEDEL] ile MÜTEBÂDİR[Ar. < BÜDÛR]
( Birbirinin yerine geçen, tebâdül eden. | Sıra ile değişen. | [geometri] Karşılıklı. İLE Birdenbire akla gelen. | Üstün, birinci olmak için çırpınan. )
- MÜTEBÂHHİR[Ar. < BUHÂR] ile MÜTEBÂHHİR[Ar. < BAHR | çoğ. MÜTEBAHHİRÎN] ile MÜTEBÂHÎ[Ar. < BEHÂ]
( Buharlaşan, buğu haline gelen, dumanlanan, tütsülenen, tebahhur eden. İLE Bilgisi, deniz gibi engin olan. İLE Övünen. )
- MÜTEBAHHİR[Ar.] ile/değil/yerine/= GENİŞ/DERİN BİLGİSİ OLAN
- MUTEBAHHİR[Ar. < MUTEBAḤḤİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEBAHHİR
( Geniş derin bilgisi olan )
- MÜTEBAİT | IRAKSAK ile/||/<> IRAKSAK
( Sf TV Ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan mercek vb Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan fizik )
( DIVERGENT | DIVERGING LENS, DIVERGENT LENS, CONCAVE LENS, NEGATIVE LENS )
( DIVERGENT | LENTILLE DIVERGENTE (CONCAVE )
( DIVERGENT | DIVERGIEREND | ZERSTREUUNGSLINSE, KONKAV-LINSE )
( DIVERGENS )
( DIVERGENTE )
( ΑΠΟΚΛΊΝΩΝ / αποκλίνων )
- MÜTEBAİT | IRAKSAK ile/||/<> IRAKSAK MERCEK
( Sf TV. Ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan. @@ Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan, (mercek vb) @@ Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan. @@ (fizik) )
( DIVERGENT | DIVERGING LENS, DIVERGENT LENS, CONCAVE LENS, NEGATIVE LENS~DIVERGING LENS, DIVERGENT LENS, CONCAVE LENS, NEGATIVE LENS | NEGATIVE LENS, DIVERGING LENS )
( DIVERGENT | LENTILLE DIVERGENTE (CONCAVE~LENTILLE DIVERGENTE (CONCAVE) | LENTLLE DIVERGENTE | LENTILLE DIVERGENTE )
( DIVERGENS~... )
( DIVERGENT | DIVERGIEREND | ZERSTREUUNGSLINSE, KONKAV-LINSE~ZERSTREUUNGSLINSE, KONKAV-LINSE | ZERSTREUNGSLINSE )
( DIVERGENTE~LENTE DIVERGENTE )
( ΑΠΟΚΛΊΝΩΝ / αποκλίνων~ΑΠΟΚΛΊΝΩΝ ΦΑΚΌΣ / αποκλίνων φακός )
- MÜTEBAKİ[Ar. < MUTEBĀḲĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KALAN
- MÜTEBÂKÎ[Ar. < BEKÂ] ile MÜTEBÂKÎ[Ar. < BÜKÂ]
( Geri kalan, artan, bâkî kalan. İLE Ağlar gibi görünen, yalandan ağlayan, tebâkî eden. )
- MÜTEBÂLÎ[Ar.] ile MÜTEBÂLİH[Ar.]
( Birini sınayan. İLE Ebleh gibi görünen, eblehlik, bönlük tavrı takınan. )
- MÜTEBASBIS[Ar. < MUTEBAṢBİṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> DALKAVUK
- MUTEBEDDİL[Ar. < MUTEBEDDİL] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEBEDDİL
( Bir kararda durmayan değişen )
- MÜTEBELLİL[Ar.] ile MÜTEBELLİR[Ar. < BİLLÛR]
( Islanan, nemlenen şey, tebellül eden. | Altını ıslatan. İLE Billurlaşan, tebellür eden. | Billurlaşmış. | Beliren, belirgin. )
- MÜTEBENNÎ ile ...
( Birini, oğul edinen. )
- MÜTEBENNÎ ile MÜTEBERRİ'[BÜRÛ] [TEBERRU']
( Evlat edinilen. İLE Bağışta bulunan. )
- MUTEBER[Ar.] ile/ve/||/<> MUHTEREM[Ar.]
- MUTEBER[Ar.] ile MUTEMET[Ar.]
( Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır. | İnanılır, güvenilir, sözü geçer. | Yürürlükte olmak, geçerli olmak. İLE Kendine inanılıp güvenilen kişi. | Dairelerde, işyerlerinde, bazı para işlerine bakan görevli. )
- MUTEBER ile/değil/yerine/= SAYGIN
- MUTEBER[Ar. < MUʿTEBER] ile/değil/yerine/=/||/<> SAYGIN | DEĞERLİ | GEÇERLİ
( saygın İnanılır güvenilir değerli geçerli )
- MUTEBERLİK | GEÇERLİK ile/||/<> GEÇERLİK
( Herhangi bir ölçerin ölçmeyi amaç edindiği değişkeni ölçmedeki yeterliği 1 Bir testin ölçülmesi istenilen özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme niteliği bileşik geçerlik görünüş geçerliği kapsam konu geçerliği tahmin geçerliği yapı geçerliği 2 Değerlerin belli bir topluma özgü koşullar içinde yürürlükte olabilmesi gücü Bir aracın gerçekten ölçmek istediğini ölçme bir bilginin konusuna uygun düşme yeteneği )
( VALIDITY )
( VALIDITÉ )
- MÜTEBERRÎ[Ar. < BERÂ' ve BERÂET] ile MÜTEBERRİ'[Ar. < BÜRÛ]
( Yüz çeviren, uzaklaşan, teberrî eden. | Kurtulmuş, gereksinimi olmayan. | Herşeyden elini, eteğini çeken, yüz çeviren. | Şiî ve Alevî'lerde hulefâ-yı râşidini sevmeyen. İLE Bağışlayan, bağışta bulunan, teberru' eden. )
- MÜTEBESSİM[< BESM] ile/değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)
- MÜTEBESSİM[Ar. < BESM] ile MÜTEBEŞBİŞ[Ar.]
( Gülümseyen, gülen, tebessüm eden. İLE Güler yüz gösteren, tebeşbüş eden. )
- MUTEBESSİM[Ar. < MUTEBESSİM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEBESSİM
( Gülümseyen güleç )
- MÜTECÂHİD[Ar. < CEHD] ile MÜTECA'İD[Ar. < CA'D]
( Çalışıp çabalayan. | Zora karşı uğraşan. İLE Kıvırcık olan, kıvrık, teca'üd eden. )
- MÜTECÂHİL ile ...
( Cahil gibi görünen, bilmemezlikten gelen, bilmez görünen, tecâhül eden. )
- MÜTECANİS | KOHERAN | TEKDÜZE | BAĞDAŞIK | HOMOJEN ile/||/<> HOMOJEN ile/||/<> BAĞDAŞIK
( bağdaşık homos aynı genos ırk Benzer karakterlere ya da yapıya sahip olan Benzer karakterlere veya yapıya sahip olan Bağdaşık biryapımlı homogenes homos aynı genos cins soy Yapıca özdeş olan ve aralarında nitelikçe bir ayrım bulunmayan parçaların kurduğu bütünün niteliği Karşıtı ayrışık Bağdaşıklık özelliği gösteren Her yeri aynı özelliği gösteren homojen )
( HOMOGENOUS )
( HOMOGÈNE )
( HOMOGEN )
- MÜTECANİS LÂFIZ ile/||/<> HOMONYME[Fr.] ile/||/<> ADAŞ
( Söylenişleri aynı anlamları ayrı olan kelimelere denir Yer anlamındaki Kara ile renk adı Kara ve sayı adı yüz ile çehre anlamındaki yüz gibi )
( HOMONYME )
- MÜTECANİS[Ar. < MUTECĀNİS] ile/değil/yerine/=/||/<> BAĞDAŞIK
- MUTECASİR[Ar. < MUTECĀSİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTECASİR
( Yeltenen cüret eden )
- MÜTECÂVİL[Ar. < CEHD] ile MÜTECÂVİR[Ar. < CİVÂR]
( Dolaşan, cevelân eden. İLE Bir civarda olan, komşu. )
- MUTECAVİZ[Ar. < MUTECĀVİZ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTECAVİZ
( saldırgan den çok i aşan )
- [ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.] ile/değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN
- MÜTECAVİZLİK ile/||/<> AGGRESSIVENESS[İng.] ile/||/<> SALDIRGANLIK
( Bireyin kendi düşünce ya da davranışlarını dıştaki direnmelere karşın zorla karşısındakilere benimsetme çabası )
( AGGRESSIVENESS )
- MÜTECELLÎ[< CELÂ' < CELV] ile ...
( TECELLÎ EDEN, GÖRÜNEN, MEYDANA ÇIKAN | PARLAK )
- MÜTECERRİ'[< CÜR'A] ile/değil/yerine/= YUDUMLAYARAK İÇEN
( Yudumlayarak içen, tecerrü eden. )
- MÜTECERRİD[Ar. < CERED] ile MÜTEFERRİD[Ar. < FERD | çoğ. MÜTEFERRİDÎN]
( Soyunan, çıplak olan, tecerrüd eden. | Evli olmayan. | Tek başına kalan. | Dünya işlerinden vazgeçip Allah'a yönelen. İLE Tek ve yalnız olan, eşi benzeri olmayan, teferrüd eden. )
- MÜTECESSİS[Ar.] ile/değil/yerine/= MERAKLI
- MUTECESSİS[Ar. < MUTECESSİS] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTECESSİS
( Gizliyi arayan gizliyi gözetleyen meraklı )
- MÜTECEVVİZ ile ...
( Câiz olmayan şeyi, câiz gören. | Mecazlı söz söyleyenler. )
- MÜTEDAHİL | ALTIK ile/||/<> ALTIK
( Bir olgu ya da sürecin temelinde yatan hazırlayıcı koşul niteliğinde olan Konusu ile yüklemi aynı olan biri tümel olumlu biri tikel olumlu A I biri tümel olumsuz biri tikel olumsuz E O iki önerme arasındaki bağlantı durumu )
( UNDERLYING | SUBALTERN )
( SUBALTERNE )
( SUBALTERN )
- MÜTEDAİR, DAİR ile/değil/yerine/= -E İLİŞKİN (- İLE İLGİLİ / – ÜZERİNE)
- MUTEDAİR[Ar. < MUTEDĀʾİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEDAİR
( Ait için dolayı üzerine ile ilgili )
- MÜTEDAVİL[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİMDE/Kİ, YÜRÜRLÜKTE, DOLAŞIMDAKİ
- MUTEDAVİL[Ar. < MUTEDĀVİL] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEDAVİL
( mütedavil sermaye Tedavülde bulunan elden ele gezen )
- MÜTEDAVİL ile MÜTEDAVİL SERMAYE
- MÜTEDELLÎ[Ar.] ile MÜTEDENNÎ[Ar. < DENÂET] ile MÜTEDERRİ'[Ar.]
( Nazlanan, tedellî eden. İLE Gerileyen, aşağılayan, tedennî eden. İLE Zırhlanan, zırh giyen. )
- MÜTEDEYYİN[Ar. < MUTEDEYYİN] ile/değil/yerine/=/||/<> DİNDAR
- MÜTEDEYYİN[Ar.]/RELIGIOUS[İng.] ile/değil/yerine/= DİNDAR/KÖNECİL
( ILIMLI (İNSAN) | DİNDAR. | DİN İLE GÖREVLİ. | BORÇLU OLAN )
- MÜTEDEYYİN[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< MUHAFAZAKÂR[Ar.]
- MUTEDİL MINTAKA ile/||/<> ZONE TEMPÉRÉE[Fr.] ile/||/<> ORTA KUŞAK
( coğrafya )
( ZONE TEMPÉRÉE )
- MUTEDİL MINTIKA | ORTA KUŞAK ile/||/<> ORTA KUŞAK
( Yer küresi üzerinde güney ve kuzeyde 23 5 ile 66 5 lik enlem daireleri arasında kalan iki kuşaktan her biri Grubenmanna göre başkalaşmış kayaçların oluşturduğu orta kuşak ılıman kuşak )
( TEMPERATE ZONE | MESOZONE | TORRID ZONE )
( ZONE TEMPÉRÉE | MESOZONE | ZONE TORRIDE )
( GEMÄSSIGTE ZONE | MESOZONE | HEISSE ZONE )
( ZONA TEMPERATA )
( ZONA TEMPERATA )
( ΕΎΚΡΑΤΗ ΖΏΝΗ / εύκρατη ζώνη )
- MUTEDİL MINTIKA | ORTA KUŞAK ile/||/<> SICAK KUŞAK
( Yer küresi üzerinde güney ve kuzeyde , 23°,5 ile 66°,5 lik enlem daireleri arasında kalan iki kuşaktan her biri. @@ Grubenmann'a göre başkalaşmış kayaçların oluşturduğu orta kuşak. @@ bk. ılıman kuşak. )
( TEMPERATE ZONE | MESOZONE | TORRID ZONE~TORRID ZONE | HOT ZONE )
( ZONE TEMPÉRÉE | MESOZONE | ZONE TORRIDE~ZONE TORRIDE | ZONE CHAUDE )
( ZONA TEMPERATA~ZONA TORRIDA )
( GEMÄSSIGTE ZONE | MESOZONE | HEISSE ZONE~HEISSE ZONE | TROPISCHE ZONE )
( ZONA TEMPERATA~ZONA TORRIDA )
( ΕΎΚΡΑΤΗ ΖΏΝΗ / εύκρατη ζώνη~ΔΙΑΚΕΚΑΥΜΈΝΗ ΖΏΝΗ / διακεκαυμένη ζώνη )
- MUTEDİL MINTIKA ile/||/<> TEMPERATE ZONE[İng.] ile/||/<> ZONE TEMPÉRÉE[Fr.] ile/||/<> GEMÄSSIGTE ZONE[Alm.] ile/||/<> ILIMAN KUŞAK
( Her iki yarmyuvarda dönencelerle eksenucu çemberleri arasında kalan geniş bölge 23 27 66 33 )
( TEMPERATE ZONE )
( ZONE TEMPÉRÉE )
( GEMÄSSIGTE ZONE )
- MUTEDİL RÜZGÂR[Ar.] ile/değil/yerine/= ILIMLI YEL
- MU'TEDİL[< ADL] ile ...
( NE AZ, NE ÇOK, ORTA HALDE BULUNAN | YAVAŞ, MÜLÂYİM, SERT OLMAYAN, İŞİ PEK İLERİYE GÖTÜRMEMİŞ OLAN | MÜNÂSİP, UYGUN, BİÇİMLİ | ILIMAN | NÖTR )
- MUTEDİL[Ar.] ile/değil/yerine/= DENGELİ | ILIMAN
- MUTEDİL[Ar.] ile/değil/yerine/= ILIMAN/ILIMLI
- MUTEDİL[Ar. < MUʿTEDİL] ile/değil/yerine/=/||/<> ILIMLI | ILIMAN
( mutedil rüzgâr ılımlı ılıman )
- MUTEDİL/LİK ile MUTEDİL YEL/RÜZGAR
- MÜTEEHHİB ile ...
( Kendi kendini yetiştirmiş kişi. Otodidakt. )
- MÜTEEMMİL[Ar. < EMEL] ile MÜTEEMMİR[Ar.]
( Derin düşünen, dalgın, teemmül eden. İLE Âmirlenen, âmirlik eden. )
- MÜTEESİR ile/değil/yerine/= ETKİLENMİŞ
- MUTEESSİF[Ar. < MUTEʾESSİF] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEESSİF
( Üzülen esef eden Acınan yerinen )
- MÜTEESSİF[Ar.] ile/değil/yerine/= ÜZÜLEN, ACIYAN
- MÜTEESSİR[< ESR < ESÂRET] ile/değil/yerine/= HÜZÜNLÜ, KEDERLİ, ÜZÜNTÜLÜ | BİRİNİN ACISIYLA ACILANAN | DUYGULANMIŞ
- MÜTEESSİR OLMA ile/||/<> AFFECTION[İng.] ile/||/<> DUYGULANMA
( İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme )
( AFFECTION )
- MÜTEESSİR OLMAK ile/değil/yerine/= ETKİLENMEK
- MUTEESSİR[Ar. < MUTEʾES̱S̱İR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEESSİR
( üzüntülü Etkilenmiş )
- MÜTEETTİL ile ...
( Allah'a yönelen, tebettül eden. )
- MUTEFADDIL[Ar.] ile FÂDIL[Ar.]
- MÜTEFECCİ'[Ar.] ile MÜTEFECCİR[Ar. < FECR]
( Acıklanan, acınan, dertli olan. İLE Açılan, görünen, tefeccür eden. )
- MÜTEFEKKİR[Ar. < MUTEFEKKİR] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜŞÜNÜR
- MÜTEFEKKİR[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜNÜR
- MÜTEFELSİF[< FELSEFE] ile/değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA
- MUTEFENNİN[Ar. < MUTEFENNİN] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEFENNİN
( Bilim veya teknik alanında bilgili olan kimse )
- MÜTEFENNİN[Ar. < FENN] ile/değil/yerine/= TEKNİK BİLGİ SAHİBİ, FEN BİLGİNİ
- MÜTEFER'İN[Ar.] ile MÜTEFERRİ'[Ar. < FER]
( Firavunlaşan, firavun tavrı takınan, firavun kesilen. | Kibirli. İLE Bir kökten ayrılan, dal budak salan, tefeccür eden. | Bir kökle ilgili olan. )
- MÜTEFERRİ'[Ar. < FER] ile MÜTEFERRİH[Ar. < FERAH]
( Bir kökten ayrılan, dal budak salan, tefeccür eden. | Bir kökle ilgili olan. İLE İçi açılan, ferahlayan. )
- MÜTEFERRİG[Ar.] ile MÜTEFERRİK[Ar. < FARK]
( Vazgeçen, ferâgat eden. İLE Dağınık, ayrı ayrı, teferruk eden. )
- MÜTEFERRİK[Ar.] ile/değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK
- MUTEFERRİK[Ar. < MUTEFERRİḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEFERRİK
( Birbirinden ayrılmış dağılmış olan )
- MÜTEFERRİK ile MÜTEFERRİKA
- MÜTEFERRİKA[Ar. < MUTEFERRİKA] ile/||/<> ...
( Padişah vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında türlü hizmetlerde kullanılan kimselere verilen ad )
- MÜTEFERRİKA ile İBRAHİM MÜTEFERRİKA
- MUTEFERRİKA[Ar. < MUTEFERRİḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEFERRİKA
( Küçük giderler için ayrılan para Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm Padişah vezir gibi devlet büyüklerinin yanında türlü hizmetlerde çalışan kimse )
- MÜTEFERRİS[Ar. < FERÂSET] ile MÜTEFERRİŞ[Ar.] ile MÜTEFERRİZ[Ar. < FERZ]
( Anlayan, anlayışlı, sezişli, teferrüs eden. İLE Döşenen, mefrûş olan, teferrüş eden. İLE Ayrılan, teferrüz eden. )
- MÜTEFESSİH[Ar. < TEFESSÜH] ile MÜTEFESSİH[Ar. < FÜSHAT]
( Çürümüş, bozulmuş, kokmuş, tefessüh etmiş. İLE Bollaşan, genişleyen. )
- MÜ'TEFİK[Ar.] ile MÜTTEFİK[Ar. < VEFK]
( Tersine dönen, dönmüş. İLE Bağlaşmış, birleşmiş, antlaşmış. | Düşüncede birlikte olan. )
- MÜTEGALLİBE[Ar. < MUTEĠALLİBE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZORBA
- MÜTEGAMMİDE ile ...
( Kınkanadlılar. [MÜTEGAMMİDET-ÜL-CENÂH ile ABCDEF ( Kınkanadlı böcekler.] )
- MÜTEGAVVİL[Ar.] ile MÜTEGAVVİR[Ar. < VEFK]
( Uğraşan, tegavvül eden. | Bir şeyin rengine giren. İLE Derine dalan, tegavvür eden. )
- MÜTEHADDİ'[Ar. < HUD'A] ile MÜTEHADDÎ[Ar.]
( Bilerek aldanan, tahaddu' eden. İLE Çekişen, tahaddî eden. )
- MÜTEHADDİR[Ar. < HADER] ile MÜTEHADDİR[Ar.]
( Örtünen, bürünen, tahaddür eden. İLE Yokuş aşağı giden, hızla aşağı doğru inen, yuvarlanan. )
- MÜTEHADDIR[Ar.] ile MÜTEHÂDI'[Ar.]
( Yeşillenen, yeşil renk bağlayan, tahaddur eden. İLE Aldanmamış iken aldanmış gibi görünen. )
- MÜTEHADDİS[Ar. < HUDÛS] ile MÜTEHADDİŞ[Ar.]
( Meydana gelen ya da çıkan, peydâ olan, tehaddüs eden. İLE Tırmalanan, ıstırap çeken, tahaddüş eden. )
- MUTEHAKKİM[Ar. < MUTEḤAKKİM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEHAKKİM
( Hâkim olan hükmeden Zorbalık eden hükmünü zorla yürüten )
- MÜTEHÂLİF[Ar. < HALF] ile MÜTEHÂLİF[Ar. < HULF]
( İki düşmandan ikisine de yemin veren. İLE Birbirine uymayan, tehâlüf eden. )
- MÜTEHÂLLÎ[Ar. < HALY] ile MÜTEHÂLLÎ[Ar.]
( Süslenmiş, donanmış, tahallî etmiş. İLE Boşalan, boş kalan, tahallî eden. )
- MÜTEHÂLLİD[Ar. < HULD] ile SÂKİN[Ar.]
( Bir yerde sürekli olarak kalan, tahallüd eden. İLE Bir yerde yaşayan/bulunan/oturan. )
- MÜTEHÂLLİL[Ar.] ile MÜTEHÂLLÎ[Ar. < HALL]
( Bozulan, tahallül eden. | Araya giren, araya sokulan. İLE Hallolmuş, erimiş, çözülmüş, tahallül eden. )
- MÜTEHÂMİK[Ar. < HUMK] ile MÜTEHAMMİK[Ar. < HUMK]
( Kendini ahmak gösteren. İLE Ahmaklaşan, ahmak gibi davranan ya da konuşan. )
- MÜTEHAMMİL[Ar. < MUTEḤAMMİL] ile/değil/yerine/=/||/<> DAYANIKLI
- MÜTEHAMMİL[Ar.] ile/değil/yerine/= DAYANIKLI, GÖTÜRÜMLÜ
- MÜTEHAMMİL[Ar. < HAML | çoğ. MÜTEHAMMİLÎN] ile MÜTEHAMMİR[Ar. < HAMR]
( Dayanan, tahammül eden, yük altında bulunup ses çıkarmayan, tahammül eden. İLE Mayalanan, ekşiyen, tahammür eden. )
- MÜTEHANNİ[Ar.] ile MÜTEHANNİN[Ar.]
( Eğrilen, münhanî olan. İLE Çok göreceği gelen, özleyen. )
- MÜTEHANNİN[Ar.] ile MÜTEHASSİR[Ar. < HASR]
( Çok göreceği gelen, özleyen. İLE Özleyen, hasret çeken. )
- MÜTEHARRÎ DÜRBİNİ ile/||/<> FINDER, FINDING TELESCOPE[İng.] ile/||/<> CHERCHEUR[Fr.] ile/||/<> SUCHER[Alm.] ile/||/<> ARAYICI
( İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür )
( FINDER, FINDING TELESCOPE )
( CHERCHEUR )
( SUCHER )
- MÜTEHARRİK[Ar.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN | İŞLEYEN/ÇALIŞAN
- MUTEHARRİK[Ar. < MUTEḤARRİK] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEHARRİK
( hareketli İşleyen çalışan )
- MÜTEHARRIK[Ar. < HARK] ile MÜTEHARRİK[Ar. < HAREKET]
( Yırtılan, taharruk eden. İLE Hareket eden, kımıldayan, oynayan. | [felsefe, fizik] Hareketli, işler. )
- MÜTEHÂŞÎ[Ar. < HUŞÛ] ile MÜTEHÂŞÎ[Ar. < HAŞY] ile MÜTEHÂŞİ'[Ar. < HUŞÛ]
( Korkup çekinen, haşyet gösteren. İLE Sakıngan, çekingen, tehâşî eden. İLE Huşû ile eğilen. )
- MÜTEHÂŞŞÎ[Ar.] ile MÜTEHÂŞŞİ'[Ar. < HAŞYET]
( Korkan, saygı ile karışık korkup çekinen, tehâşî eden. İLE Alçakgönüllü, tahaşşu' eden. )
- MÜTEHASSİR[Ar. < HASER] ile MÜTEHASSİR[Ar. < HASR]
( Pıhtılaşmış, tahassür eden. İLE Özleyen, hasret çeken. )
- MÜTEHASSIS[Ar. < MUTEḪAṢṢİṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> UZMAN (DÂHİLİYE MÜTEHASSISI)
- MÜTEHASSİS ile MÜTEESSİR
( Güzel bir duygunun etkisi altında kalmak.[Ayrıca; cansız maddelerden etkilenmede kullanılmaz!] İLE Üzüntü. )
- MUTEHASSİS[Ar. < MUTEḤASSİS] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEHASSİS
( Duygulanmış olan )
- MÜTEHASSIS[Ar. < HUSÛS] ile MÜTEHASSİS[Ar. < HİSS]
( Bir işin bir alanını çok iyi bilen, uzman. | Sadece bir şeye ayrılmış, ayrı bir işte kullanılan. İLE Duygulanan, hislenen. )
- MÜTEHASSIS/LIK[Ar.] ile/değil/yerine/= UZMAN/LIK
- MÜTEHÂTİR[Ar.] ile MÜTEHÂTTÎ[Ar.]
( Birbirini yalanlayan, tekzîb eden. İLE Atlayıp geçen. | Hata işleyen, yanılan. )
- MÜTEHÂVİR[Ar.] ile MÜTEHÂVVİL[Ar. < HAVL]
( Birbiriyle konuşan, tehâvür eden. İLE Değişen, değişmiş, değişik, kararsız, tahavvül eden. | [matematik] Değişken. )
- MÜTEHAVVİL[Ar. < MUTEḤAVVİL] ile/değil/yerine/=/||/<> DEĞİŞKEN
- MÜTEHAVVİL[Ar.]/PARAMETRE[Fr./İng. < PARAMETER] ile DEĞİŞKEN
( PARAMETER vs. VARIABLE )
- MUTEHAYYİL[Ar. < MUTEḪAYYİL] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEHAYYİL
( Hayale dalmış )
- MÜTEHÂYYİL[Ar. < HAYÂL] ile MÜTEHAYYİR[Ar. < HAYRET | çoğ. MÜTEHAYYİRÎN]
( Hayâle dalan, hayal kuran, tahayyül eden. İLE Şaşmış, şaşırmış, hayrette kalan. )
- MÜTEHAYYİLE ile/ve/<> MÜTEFEKKİRE
( Yaşam. ILE/VE/<> İlim. )
- MÜTEHAYYİR[< HAYRET] ile ...
( HAYRETTE KALAN, ŞAŞMIŞ, ŞAŞIRMIŞ )
- MUTEHAYYİR[Ar. < MUTEḤAYYİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEHAYYİR
( Şaşmış şaşırmış olan )
- MÜTEHÂZZIR[Ar.] ile MÜTEHÂZZIR[Ar.]
( Yeşillenen, yeşil renk bağlayan, tahazzur eden. İLE Huzurda bulunan, hazır olan. )
- MÜTEHEVVİR[Ar. < MUTEHEVVİR] ile/değil/yerine/=/||/<> KIZGIN
- MÜTEHEYYİÇ[Ar. < MUTEHEYYİC] ile/değil/yerine/=/||/<> HEYECANLI
- MÜTEKABİL[Ar. < KABL] ile MÜTERÂDİF[Ar. < RİDF]
- MÜTEKABİL | KARŞILIKLI ile/||/<> KARŞILIKLI ile/||/<> EŞGEÇERLİ
( 1 Eşitlik gibi her iki yönde geçerli olan bağlantı Ör a b ye eşitse b de a ya eşittir 2 Koşullu önermelerde koşulun sonuç sonucun koşul olmasıyle kurulan önerme Ör Bir üçgen eşkenarsa üç açısı birbirine eşittir bir üçgenin üç açısı birbirine eşitse o üçgen eşkenardır 3 Kaplamları aynı olan kavramlar Ör eşkenarlı üçgeneşaçılı üçgen eşgeçerli eşdeğerli matematik yöndeş )
( RECIPROCAL | MUTUAL )
( RÉCIPROQUE )
( REZIPROK )
- MÜTEKABİL[Ar. < MUTEḲĀBİL] ile/değil/yerine/=/||/<> KARŞILIKLI
- MÜTEKABİL ile/||/<> CORRESPONDANT[Fr.] ile/||/<> YÖNDEŞ
( karşılıklı matematik )
( CORRESPONDANT )
- MÜTEKABİL[Ar.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI
- MÜTEKABİLİYET | KARŞILIKLILIK ile/||/<> KARŞILIKLILIK
( Oluşum durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak dışalımda düşük gümrük tarifesi kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması Krş tam karşılıklı ödün ilkesi eksik karşılıklı ödün ilkesi karşılıklılık )
( CORRESPONDENCE | BILATERALISM, RECIPROCITY )
- MÜTEKABİLİYET[Ar. < MUTEḲĀBİLİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> KARŞILIKLILIK
- MÜTEKABİLİYET ile/değil/yerine/= KARŞILIKLILIK
- MÜTEKADDİMÎN ile/ve MÜTEAHHİRÎN
- MÜTEKAİT MAAŞI | EMEKLİ AYLIĞI ile/||/<> EMEKLİ AYLIĞI
( Yasalara göre bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan kişiye yine yasalarına ya da tüzük ve yönetmeliklerine göre bağlanan ve ödenen aylık Emekli olmuş kişilere genellikle aylık olarak yapılan bir transfer ödemesi )
( PENSION ALLOWANCE | PENSION )
( INDEMNITÉ DE RETRAITE )
- MÜTEKAİT[Ar. < MUTEḲĀʿİD] ile/değil/yerine/=/||/<> EMEKLİ
- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] ile/değil/yerine/= EMEKLİ
- MUTEKAMİL[Ar. < MUTEKĀMİL] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEKÂMİL
( Olgunlaşmış gelişmiş gelişkin )
- MÜTEKÂMİL[Ar.] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ
- MÜTEKARİBİYET | YAKINSAMA ile/||/<> YAKINSAMA
( matematik yaklaşma )
( CONVERGENCE )
( CONVERGENCE )
- MÜTEKARİP ile/||/<> CONVERGENT[Fr.] ile/||/<> YAKINSAK
( matematik fizik )
( CONVERGENT )
- MÜTEKARİP[Ar.] ile/değil/yerine/= YAKINSAK
( Tek bir noktaya doğru yönelen ışınlar, çizgiler. )
- MUTEKASİF[Ar. < MUTEKĀS̱İF] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEKÂSİF
( Yoğunlaşmış koyulaşmış derişik )
- MÜTEKÂSİF[Ar.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ, KOYULAŞMIŞ, DERİŞİK
- MÜTEKÂSİL[Ar. < KESEL | çoğ. MÜTEKÂSİLÎN] ile MÜTEKÂSİR[Ar. < KESRET]
( Üşenen, üşengeç, tembelce davranan, tekâsül gösteren. İLE Çoğalan, çoğalmış, çok, tekâsür eden. | Aruz ölçüsü. )
- MÜTEKASSÎ[Ar.] ile MÜTEKAŞŞİ'[Ar. < KAŞ]
( Dikkatle araştıran, tekassî eden. İLE Balgam söktüren ilaç. | Balgam çıkaran hasta. )
- MÜTEKATI ile/||/<> COÏNCIDÉ[Fr.] ile/||/<> ÇAKIŞIK
( matematik )
( COÏNCIDÉ )
- MÜTEKATI ile/||/<> CONCOURANT[Fr.] ile/||/<> KESİŞEN
( birleşen matematik )
( CONCOURANT )
- MÜTEKEBBİR[Ar. < MUTEKEBBİR] ile/değil/yerine/=/||/<> KİBİRLİ
- MÜTEKELLİM[Ar.] ile KİLMÂNÎ[Ar.]
- MÜTEKELLİM ile/ve MUHATAP ile/ve GAİP
( Ben. İLE/VE Sen. İLE/VE O. )
- MUTEKELLİM[Ar. < MUTEKELLİM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEKELLİM
( Söyleyen konuşan Teklik birinci kişi )
- MUTEKİD[Ar. < MUʿTEḲİD] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTEKİT
( Bir şeye inanan itikat eden kimse Dinine bağlı imanlı dindar kimse )
- MUTEKİT/MÜMİN[Ar.] ile/değil/yerine/= DİNDAR
- MÜTELÂHHIZ[Ar.] ile MÜTELÂHIZ[Ar.]
( Ekşi bir şey yiyenin yanında ağzı sulanan, telâhhuz eden. İLE Gözucu ile birbirine bakan, telâhuz eden. )
- MUTELEZZİZ[Ar. < MUTELEẔẔİẔ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTELEZZİZ
( Lezzet bulan tat alan mutlu olan hoşlanan )
- MÜ'TELİF[Ar. < ÜLFET] ile MUHTELİF/E[Ar. çoğ. HALEFE]
( Alışan, alışık, ülfet eden. | Uygun, denk. İLE Birbirine uymayan, birbirinin öteki ucu. | Türlü, çeşitli, çeşit çeşit. )
- MÜTEMADİ | MÜTEMÂDÎ | KESİKSİZ ile/||/<> KESİKSİZ ile/||/<> SÜREKLİ
( sürekli katı Bir kesinti ya da aralığı olmayan Kendi içinde kesintisiz olarak sürüp giden uzay zaman kesiksiz matematik sürekli )
- MÜTEMADİ[Ar. < MUTEMĀDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ARALIKSIZ | SÜREKLİ
( aralıksız sürekli )
- MÜTEMADİYEN[Ar. < MUTEMĀDİYEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ARALIKSIZ | SÜREKLİ
( aralıksız sürekli )
- MÜTEMADİYEN ile BİTEVİYE ile NAMÜTENAHİ
- MÜTEMAHHIT ile ...
( Sümküren, temahhut eden. )
- MÜTEMAHHIZ[< MÜTEMAHHIZÎN] ile İNANARAK, CAN VE GÖNÜLDEN ÇALIŞAN
- MÜTEMÂLİK ile ...
( Nefsine hâkim olan, nefsine sözü geçen. )
- MÜTEMAYİL[Ar. < MUTEMĀYİL] ile/değil/yerine/=/||/<> EĞİMLİ
- MÜTEMAYİZ[Ar. < MUTEMÂYİZ] ile/||/<> ...
( Osmanlılarda saniye ile ûlâ arasında ve askerlikteki albay aşamasına denk bir sivil aşama )
- MUTEMAYİZ[Ar. < MUTEMĀYİZ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTEMAYİZ
( Kendini gösteren sivrilen )
- MUTEMED[Ar. < MUʿTEMED] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTEMET
( Dairelerde iş yerlerinde bazı para işlerine bakan görevli Kendisine inanılıp güvenilen kimse )
- MÜTEMEKKİN[Ar. < MUTEMEKKİN] ile/değil/yerine/=/||/<> YERLEŞİK
- MÜTEMERKİZ[Ar. < MUTEMERKİZ] ile/değil/yerine/=/||/<> DERİŞİK
- MÜTEMERRİD ile/değil/yerine/= DİRENGEN
- MÜTEMESSEL[Ar. < MİSL] ile MÜTEMESSİL[Ar. < MİSL]
( Bir şeye benzetilen. İLE Bir şeyin biçimine giren, temessül eden. | Nesneleşen, nesneleşip görünen. | Bir sözü, mesel olarak söyleyen. )
- MÜTEMESSİH[Ar.] ile MÜTEMESSİH[Ar.]
( Bir şeye el süren, sıvazlayan, temessüh eden, mesh eden. | Bir şeye sürünen. İLE Çirkin görünüme giren, temessüh eden. )
- MU'TEMİL[Ar.] ile MU'TEMİR[Ar. < UMRE]
( Zoru göze alarak tek başına iş gören. İLE Bir yeri ziyaret eden. | Kâbe'yi tavaf eden. )
- MÜ'TEMİN[Ar.] ile MÜTEMMİM/E[Ar. < TEMÂM]
( Güvenen, emniyet eden. İLE Tamamlayan, bitiren, itmâm eden. | Tümleç, herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütünler, bütün duruma getiren. )
- MÜTEMMİM CÜZ[Arç] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA
- MÜTEMMİM[Ar. < MUTEMMİM] ile/değil/yerine/=/||/<> BÜTÜNLER | TÜMLEÇ
( mütemmim cüz Tamamlayan bütünleyen bitiren bütünler tümleç )
- MÜTEMMİM[Ar. < TEMÂM] ile TAMAMLAYICI
( Tümleç. Herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütün haline getiren. )
- MÜTEMMİM ile/||/<> SUPPLÉMENTAIRE[Fr.] ile/||/<> BÜTÜNLER
( matematik )
( SUPPLÉMENTAIRE )
- MÜTEMMİM[Ar.] ile/değil/yerine/= TÜMLEÇ
( COMPLEMENT )
( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )
- MÜTEMMİM/LİK ile MÜTEMMİM CÜZ
- MUTENA[Ar.]/MÜMTAZ[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr./İng. < ELITE] ile/değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ, ÖNEMLİ | AYRI/ÜSTÜN
- MUTENA[Ar. < MUʿTENĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTENA
( Özenilmiş özenli bir biçimde yapılmış seçkin )
- MÜTENÂDÎ[< NİDÂ] ile BİRBİRİNİ ÇAĞIRAN, BİRBİRİNE NİDÂ EDEN
- MÜTENÂDİM[Ar.] ile SÂKÎ[< SAKY | çoğ. SUKAT]
( Bir ortamda, arkadaşlık eden, nedimlik eden, tenâdüm eden. İLE Su veren/dağıtan. | Kadeh, içki sunan. | Baldıra, ya da baldır kemiğiyle ilgili. | Kişilere, Allah sevgisi/nuru saçan kişi. )
- MÜTENAHHÎ[Ar.] ile MÜTENÂHÎ[< NİHÂYET]
( Alarga duran, bir tarafa çekilen. İLE Sona eren, biten, nihâyet bulan. | Sonsuz. )
- MÜTENAHHİM[Ar.] ile MÜTENA'İM[Ar. < Nİ'MET | çoğ. MÜTENA'İMÎN]
( Balgam çıkaran. İLE Varlık içinde ve nazlı büyüyen. )
- MÜTENÂHÎ ile/||/<> FINI[Fr.] ile/||/<> SONLU
( matematik )
( FINI )
- MÜTENÂKIS[Ar. < NOKSÂN] ile MÜTENÂKIZ[Ar. < NAKZ]
( Eksilen, gittikçe azalan, tenâkus eden. İLE Zıt olan, birbirine muhâlif, tenâkuz eden. | İkinci sözü, birinci sözüne zıt olan, uymayan. | Çelişik. )
- MUTENAKİS[Ar. < MUTENĀḲİṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTENAKIS
( Gittikçe azalan eksilen )
- MÜTENAKIZ | ÇELİŞİK ile/||/<> ÇELİŞİK ile/||/<> KARŞIOLUM
( Aralarında çelişme bulunan önermeler yargılar kavramlar terimler Buna göre 1 Biri ötekinin değillenmesi olan terimler Ör ak ve ak olmayan 2 Aynı özne ve aynı yüklemi olan ancak nitelik ve nicelik bakımından ayrı olan yani biri olumlu öteki olumsuz biri tümel öteki tikel olan önermeler Ör Herkes burada tümel olumlu Bazıları burada değil tikel olumsuz Hiç kimse dinlemiyor tümel olumsuz Bazıları dinliyor tikel olumlu karşıolum biyoloji )
( CONTRADICTORY | ABSURD )
( CONTRADICTOIRE | ANTAGONISTE | ABSURDE )
( KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND | ABSURD )
( CONTRADICTORIUS )
( CONTRADDITTORIO )
( ΑΝΤΙΦΑΤΙΚΌΣ / αντιφατικός )
- MÜTENAKIZ | ÇELİŞİK ile/||/<> SAÇMA | KARŞIOLUM
( Aralarında çelişme bulunan (önermeler, yargılar, kavramlar, terimler). Buna göre: 1. Biri ötekinin değillenmesi olan terimler. (Ör. ak ve ak olmayan.) 2. Aynı özne ve aynı yüklemi olan, ancak nitelik ve nicelik bakımından ayrı olan, yani biri olumlu öteki olumsuz, biri tümel öteki tikel olan önermeler. (Ör. 'Herkes burada.' tümel olumlu, 'Bazıları burada değil.' tikel olumsuz, 'Hiç kimse dinlemiyor.' tümel olumsuz, 'Bazıları dinliyor.' tikel olumlu.) bk. karşıolum @@ (biyoloji) )
( CONTRADICTORY | ABSURD~ABSURD | COVER NET )
( CONTRADICTOIRE | ANTAGONISTE | ABSURDE~ABSURDE | PLOMB DE CHASSE, GRENAILLE DE PLOMB )
( CONTRADICTORIUS~ABSURDUM )
( KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND | ABSURD~ABSURD )
( CONTRADDITTORIO~ASSURDO )
( ΑΝΤΙΦΑΤΙΚΌΣ / αντιφατικός~ΠΑΡΆΛΟΓΟ / παράλογο )
- MÜTENAKIZ[Ar. < MUTENĀḲİŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇELİŞKİLİ
- MÜTENÂSİB | ORANTILI ile/||/<> ORANTILI
( matematik )
( PROPORTIONAL )
( PROPORTIONNEL )
- MÜTENASİB ile MÜTENAFİR
( Çeken. İLE İten. )
- MÜTENÂSİB[< NİSBET] ile ORAN/ORANLI, UYGUN
( UYGUN OLAN, HER BAKIMDAN BİRBİRİNE UYGUN, DENK )
- MÜTENASİP[Ar. < MUTENĀSİB] ile/değil/yerine/=/||/<> ORANTILI
- MÜTENASİP, MÜTENAZIR ile/||/<> CORRELATIVE[İng.] ile/||/<> CORRÉLATIF[Fr.] ile/||/<> KORRELATIV[Alm.] ile/||/<> BAĞLILAŞIK
( Biri ötekine bağlı olarak var olan biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu Ör Nedenetki alıcısatıcı araçerek sıcaksoğuk yüksekalçak vb )
( CORRELATIVE )
( CORRÉLATIF )
( KORRELATIV )
- MÜTENÂSIR[Ar. < NÂSIR] ile MÜTENASSIR[Ar. < NASR] ile MÜTENÂSİR[Ar. < NESR] ile MÜTENÂSİL[Ar. < NESL]
( Yardımlaşan, birbirine yardım eden. İLE Hristiyan olan, tenassur eden. İLE Saçılan, intisâr eden. İLE Doğup büyüyen, tenâsül eden. )
- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK
- MÜTENAVİP CEREYAN, ALTERNATİF CEREYAN, ALTERNATİF AKIM | DALGALI AKIM ile/||/<> DALGALI AKIM
( Sinema TV Bir yönde en yüksek noktaya eriştikten sonra alçalan ve ters yönde en yüksek noktaya geçen elektrik akısı böylelikle oluşan çevrimler sürüp gider saniyedeki çevrim sayısı yinelenimi verir Avrupa ülkelerinde ve Türkiyedeki dalgalı akımın yinelenimi 50 Hz ABDde 60 Hzdir fizik Bir çevrimde akış yönü sürekli değişen akım Bir iletken içinde akış yönü saniyede birçok kez tersine dönen elektrik akımı Ortalama değeri sıfır olan düzenli biçimde yön değiştiren elektrik akımı DA dalgalı akım )
( ALTERNATING CURRENT, AC | ALTERNATIF CURRENT | ALTERNATIVE CURRENT | ALTERNATING CURRENT | ALTERNATE CURRENT (AC) )
( COURANT ALTERNATIF )
( WECHSELSTROM )
- MÜTENAVİP[Ar. < MUTENĀVİB] ile/değil/yerine/=/||/<> ALMAŞIK
- MÜTENAZIR[Ar. < MUTENĀẒİR] ile/değil/yerine/=/||/<> BAKIŞIMLI
- MÜTENÂZIR[Ar. < NAZAR] ile MÜTENAZZIR[Ar.]
( Birbirinin karşısında bulunan, birbirine bakan, tenâzur eden. | [mat.] Bakışık, simetrik. | [kimya] Bakışık. | [toplumb.] Karşılık. İLE Düşünerek dikkatle bakan, dikkatle bakarak düşünen. )
- MÜTENEBBÎ[Ar. < NEBE] ile MÜTENEBBİH[Ar. < NÜBH]
( Peygamberlik iddiasında bulunan, peygamberlik taslayan, yalancı peygamber. İLE Uyanan, uyanık, intibâh eden. | Uslanan, aklını başına toplayan. )
- MUTENEBBİH[Ar. < MUTENEBBİH] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTENEBBİH
( Aklını başına toplamış akıllanmış uslanmış )
- MÜTENEFFİL[Ar.] ile MÜTENEFFİR[Ar. < NEFRET]
( Nâfile namaz kılan. İLE Nefret eden, iğrenen, tiksinen. )
- MUTENEFFİR[Ar. < MUTENEFFİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTENEFFİR
( İğrenmiş tiksinmiş İğrenmiş tiksinmiş bir biçimde )
- MÜTENEFFİS[Ar. < NEFES] ile MÜTENEFFİZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. MÜTENEFFİZÂN]
( Soluk alan, soluyan, teneffüs eden. | Yorgunluk alan, dinlenen. İLE Sözü geçen, nüfuzlu. )
- MUTENEKKİR[Ar. < MUTENEKKİR] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTENEKKİR
( Kılık değiştiren takma ad kullanan kendini tanıtmak istemeyen )
- MÜTENEKKİRÂNE[Ar.] ile MÜTENEKKİREN[Ar.]
( Giysi değiştirerek kendini gizleyene yaraşır biçimde, mütenekkire. İLE Giysi değiştirerek kendini gizleyen, mütenekkir olarak. )
- MUTENEKKİREN[Ar. < MUTENEKKİREN] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTENEKKİREN
( Kılık değiştirerek takma ad kullanarak kendini tanıtmadan )
- MÜTENEKKİS ile ...
( Başaşağı olan, ters dönen, tenekküs eden kişi, canbaz. )
- MÜTENEMMİL[Ar.] ile MÜTENEMMİR[Ar.]
( Karınca gibi kaynaşan. İLE Kaplanlaşan, kaplan huylu olan. | Sert bir dille korkutan. )
- MÜTENESSİK[Ar. < NASK] ile MÜTENESSİK[Ar.]
( Sürekli olarak, aynı biçimde, biteviye olan, yeknesak, tenessuk eden. İLE Kulluk eden. )
- MÜTENESSİR[Ar. < NESR] ile MÜTENEŞŞİR[Ar.]
( Saçılan, tenessür eden. İLE Dağılan, yayılan, intişar eden. )
- MÜTENEVVİ[Ar. < MUTENEVVİʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEŞİTLİ
- MÜTENEVVİ[Ar. < NEV] ile MÜTENEVVİH[Ar. < NEVHA] ile MÜTENEVVİR[Ar. < NÛR]
( Türlü, çeşitli, çeşit çeşit, değişik, nevîlenen, tenevvü eden. İLE Ağlayan, feryâd eden, tenevvüh eden. İLE Parlayan, nurlanan, tenevvür eden. )
- MÜTENEZZİH ile ...
( Gezintiye çıkan, gezip eğlenen, tenezzüh eden. | Temize çıkan, aklanan. )
- MÜTENEZZİLÂNE[Ar.] ile MÜTENEZZİLEN[Ar.]
( Alçalana, mütenezzil olana yaraşır yolda. İLE Alçalarak, tenezzül eden. )
- MÜTERADİF | ANLAMDAŞ ile/||/<> ANLAMDAŞ
( Aynı veya hemen hemen aynı anlamda olan kelimeler birbirinin anlamdaşıdır ANLAMDAŞLIK Synonymie eş anlamlı kelime )
( SYNONYME )
- MÜTERADİF[Ar. < MUTERĀDİF] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞ ANLAMLI
- MÜTERÂDİF | SİNONİM ile/||/<> SİNONİM ile/||/<> SİNONİM[Fr. < SYNONYME]
( syn ile onyma ad 1 Aynı kategoride kullanılan aynı taksonu ifade eden iki ya da daha fazla sayıdaki bilimsel isim 2 Moleküler biyolojide aynı amino asidi kollayan iki ya da daha fazla kodon 1 Aynı kategoride kullanılamayan aynı taksonu ifade eden iki veya daha fazla sayıdaki bilimsel ad 2 Moleküler biyolojide aynı aminoasidi kodlayan iki veya daha fazla kodon )
( SYNONYM )
( SYNONYME )
( SYNONYM )
- MÜTERÂDİF[< RİDF]/SİNONİM[İng.] ile/değil/yerine/= EŞANLAMLI
( TERÂDÜF EDEN, BİRBİRİNİN ARDI SIRA GİDEN | YAZILIŞI AYRI, ANLAMI BİR OLAN, ANLAMDAŞ [İng., Fr. SYNONYME] )
- MÜTERAHHİL/E[Ar.] ile MÜTERAHHİR[Ar.] ile MÜTERÂHİ[Ar. < RAHVET]
( Göç eden, bir yerden bir yere göçen, terahhül eden. İLE Deniz gibi dolup taşan, dolup taşan. İLE Geri çekilen, ağır davranan, yavaş hareket eden. )
- MUTERAKİM[Ar. < MUTERĀKİM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTERAKİM
( Birikmiş toplanmış yığılmış )
- MÜTERAKKİ VERGİ ile/||/<> ARTAN ORANLI VERGİ
( artan oranlı vergi )
- MUTERAKKİ[Ar. < MUTERAḲḲĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTERAKKİ
( müterakki vergi İleri ilerlemiş )
- MÜTERAKKİ ile MÜTERAKKİ VERGİ
- MUTERCEM[Ar. < MUTERCEM] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜTERCEM
( Çevrilmiş tercüme edilmiş )
- MÜTERCİM | ÇEVİRMEN ile/||/<> ÇEVİRMEN
( Bir dilde yazılmış bir yapıtı başka dile aktaran kişi Bir yapıtı bir dilden başka bir dile aktaran kişi )
( TRANSLATOR )
( TRADUCTEUR )
(1996'dan beri)