Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 106.892 başlık/FaRk ile birlikte,
106.892 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(320/429)


- -RAK/-RAQ ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Karşılaştırma anlamı veren son ek. )


- RAKS | DANS ile/||/<> DANS[Fr. < DANSE]

( Kişinin tinsel durumunu birtakım gövdesel devinimlerle açığa vurması Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri dans )

( DANCEJ | DANCE )

( DANSE )

( TANZ )


- RAKS, İHTİZAZ | SALINIM ile/||/<> SALINIM

( Sinema TV Bir denge durumu çevresinde oluşan birim zamandaki yinelenme sayısına yinelenim ve yeğinliğine genlik göre belirlenen dönemsel devinim Zaman dizileri Bir zaman dizisinin ortalama çevresindeki düzenli dalgalanması fizik Düzenli olarak hep eş konumlardan eş hızla geçen nesnenin oluşturduğu devinim 1 Bir sarkacın bir salıngacın durmadan yinelenen gidip gelme devinimi 2 Bir dalgalı akım çevriminde eksiciklerin ileri geri yinelenen titreşimi fizik astronomi )

( OSCILLATION | CYCLE )

( OSCILLATION | LIBRATION )

( SCHWINGUNG, SCHWANKUNG | SCHWINGUNG | OSZILLATION, SCHWINGUNG )

( OSCILLATIO )


- RAKS[Ar. < RAḲṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> DANS | SALINIM

( raks aksağı dans salınım )


- RAKS ile RAKS AKSAĞI


- RAKSETMEK | SALINMAK ile/||/<> SALINMAK

( fizik )

( OSCILLATE )

( OSCILLER )


- RAKUN ile NASUA

( Kuzey Amerika'da yaşar. İLE ... )

( Rakun ile ... )

( image ile

image )

( RACCOON[< KIT] vs. NASUA )

( PROCYON LOTOR cum NASUA )


- RAKUN ile TANUKİ

( ... ile Tanuki )

( ... cum NYCTEREUTES )


- RAKUNKÖPEĞİ ile ...

( Doğu Asya'ya özgü, memeli bir hayvan. )


- RAKURSİ | KISALTIM ile/||/<> KISALTIM

( Sinema TV Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç etki Resim Resimde ya da doğada kaçış çizgilerinin başlangıçları ile kaçış noktası arasının kısa olduğu görünüş Örn yatay bir kadının ayakları dibinden bakınca ayak parmakları ucunda dizleri dizlerinin hemen üstünde de göğüs ve çenesi görülür )

( FORESHORTENING )

( RACCOURCI )

( VERKÜRZUNG )


- RAKURSİ ile/||/<> ALTIN ORAN

( Bir nesnenin açı kurallarına uygun olarak kısaltılarak gösterilmesi.[Bir resimde tuval yüzeyine dik olarak yerleştirilmiş herhangi bir figüre yöneltilen verilir.] İLE/||/<> Sanatta uyum ve oranlama konusunda en yetkin ölçüleri verdiği düşünülen formül. Altın oran/kesim, bir doğru parçası ikiye bölündüğünde küçük parçanın büyük parçaya oranının, büyük parçanın bütüne oranına eşit olması.[%61.8, en yaklaşık değerdir.] )


- RAL ile ...

( Akciğerleri dinlerken doktorun duyduğu patolojik ses. )


- RALE[İng.] ile/||/<> HARHARA[Ar. < HARHARA]

( Bronş veya bronşçuklar içerisinde eksudat transudat kan veya aspirasyon sıvısının varlığını gösteren hastalık belirtisi sesler ral sesleri subkrepitan Yaş ve kuru harharalar olarak ikiye ayrılır )

( RALE )


- RALLİ[İng.] ile/değil/yerine/= ARABA YARIŞI


- RALLİ ile RALLİCİ/LİK


- RÂM (OLMAK/ETMEK) ile ...

( İNSANIN TÜM VARLIĞIYLA ALLAH'A BAĞLANMASI | TESLİMİYET )


- RAM/RANDOM ACCESS MEMORY[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELE ERİŞİMLİ BELLEK


- RAM ile HARD DISK

( Kısa süreli bellek. İLE Uzun süreli bellek. )

( Random-access memory.[akronim/acronym] İLE Hard Disk. )


- RAM ile RAMİ ile RAMP


- RAMA ile/ve SİCİM


- RAMAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEDD-İ RAMAK[Ar.]

( Yaşam kalıntısı. [Ancak, soluk alabilecek kadar gövdede kalan yaşam.] | Pek az şey. | [Ramak kala!] İLE/VE/||/<>/> Ölmeyecek kadar ile geçinme/yaşama. )


- RAMAN EFFECT[İng.] / EFFET RAMAN[Fr.] / RAMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN ETKİSİ


- RAMAN-RAYLEIGH RATIO[İng.] / RAMAN-RAYLEIGH-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN-RAYLEİGH ORANI


- RAMAN SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE RAMAN[Fr.] / RAMAN-SPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ


- RAMAN ile/||/<> BRİLLOUİN ile/||/<> ARPES ile/||/<> INS

( Malzeme karakterizasyon yöntemleri. )

( Formül: ω = ωi ± ωphonon )

( Formül: ω = ωi ± ωphonon )


- RAMAN ile/||/<> RAYLEİGH

( Raman inelastik titreşim İLE Rayleigh elastik saçılma. )

( Formül: Stokes/anti-Stokes )


- RAMAZAN AYININ:
İLK 10 GÜNÜ ile/ve/<> İKİNCİ 10 GÜNÜ ile/ve/<> ÜÇÜNCÜ 10 GÜNÜ

( Rahmet günleri. İLE/VE/<> Mağfiret günleri. İLE/VE/<> Cehennem'den azad günleri. )


- RAMAZÂN ile ...

( KAMER TAKVİMİNİN DOKUZUNCUSU, ÜÇ AYLARIN SONUNCUSU, ORUÇ AYI )


- RAMAZAN ile/ve/||/<>/> GAMLI RAMAZAN

( ... İLE/VE/||/<>/> 1812 ve 2020 yılındaki Ramazan ayı. )

( )


- RAMAZAN/LIK ile RAMAZAN TOPU ile RAMAZAN KEYFİ ile RAMAZAN DAVULU ile RAMAZAN PİDESİ ile RAMAZAN BAYRAMI


- RAMBLE | DOLGU ile/||/<> DOLGU

( Bir maden yatağında filizle birlikte bulunan çoğunlukla değersiz taş ya da mineral maddeleri Boya plastik kauçuk vb ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek 1 bayındırlık Bir yeri yükselterek bir çukuru doldurarak elde edilen sonuç 2 madencilik a Maden ocaklarında çıkarılan tözün yerine doldurulan değersiz gereç b Bu gereçleri doldurma işlemi 3 yapıcılık Arası karmaş ve ufak taşlarla dolu iki yüzü taş duvar birikme )

( GANG | FILLER | FILLING (IN), PACKING | PACKING )

( GANGUE | SUBSTANCE DE REMPLISSAGE | MASTIC, REMPLISSAGE, REMBLAI | REMBLAI )

( GANGART, TAUBES MITTEL | FÜLLSTOFF | BERGEVERSATZ, VERSATZ )


- RAMBLE | ŞARJ | DOLDURMAK ile/||/<> DOLDURMA ile/||/<> DOLDURMAK ile/||/<> DAMGA DOLDURMAK

( damga doldurmak Gerekli olmayan sözler ve benzetmelerle dolu anlatım 1 bayındırlık Bir yeri yükseltme ya da bir çukuru dolgu gereciyle istenilen biçime sokma 2 madencilik Maden ocaklarında çıkarılan töz yerine değersiz dolgu gerecini yerleştirme 4 yapıcılık a Duvardaki yarık delik vb dolgu gereciyle kapama düzeltme b İki taş duvarın arasındaki boşluğa dolgu gereçlerini koyma Özdeciklerin boy ile biçimlerine göre bir oylumu kaplayıp dizilmeleri tarım )

( FILLING | PACKING | CHARGING | FILL | PAD )

( REMPLISSAGE | REMBLAI | JOINT, EMBALLAGE | COLMATAGE | CHARGEMENT )

( PACKUNG, DICHTUNG | BESCHICKUNG )


- RÂMÎ[Ar. < REMY] ile RÂMÎ[Fars.]

( Atan, atıcı.[ok vs.] İLE Boyun eğici, çok itaatli. )


- RAMİ[Malezya dilinden] ile RAMİ

( Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen, değerli bir bitki. | Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi. İLE İstanbul'da bir semt. )


- RAMNITOL[İng.] ile/değil/yerine/= RAMNİTOL


- RAMP[Fr.] ile RAMPA[İt.]

( Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer. İLE Bir arazinin, bir karayolunun, bir demiryolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. | Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek ya da boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. | Bir vagonu, raya sokmak ya da raydan çıkarmak için kullanılan araç. | Bir geminin, bir başka gemiye, dubaya, iskeleye ya da sala değecek biçimde yanaşması. | İki ağacı ya da takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, ucları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. | Füzeli mermi ya da makinelerin, havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek. )


- RAMPA[İt.] ile/değil/yerine/= YOKUŞ


- RAMPALAMAK ile RAMPA ile RAMPACI ile RAMPALI


- RAMPE[İng.] ile/||/<> RAMPE[Fr.] ile/||/<> RAMPE[Alm.] ile/||/<> RAMP[Fr. < RAMPE]

( Sahne düzeyinin seyirciye en yakın kesimi sahne kenarı )

( RAMPE )

( RAMPE )

( RAMPE )


- RAMSAUER EFFECT[İng.] / EFFET RAMSAUER[Fr.] / RAMSAUER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAUER ETKİSİ


- RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS[Fr.] / RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-SHİELDS-EÖTVÖS DENKLEMİ


- RAMSAY-YOUNG RULE[İng.] / RÈGLE DE RAMSAY-YOUNG[Fr.] / RAMSAY-YOUNG-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-YOUNG KURALI


- RAMSDEN CIRCLE[İng.] / CERCLE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DAİRESİ


- RAMSDEN DISC[İng.] / DISQUE DE RAMSDEN[Fr.] / RAMSDEN-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DİSKİ


- RAMSDEN-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZLEM MERCEĞİ


- RAMSDEN EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZMERCEĞİ


- RAMSEY-ERSCHEINUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY OLAYLARI


- RAMSEY FRINGES[İng.] / FRANGES DE RAMSEY[Fr.] / RAMSEY-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY SAÇAKLARI


- RAMSEY THEORY ile/||/<> EXTREMAL GRAPH THEORY

( Ramsey düzen kaçınılmaz, extremal maksimal/minimal. )

( Formül: Inevitable order İLE optimal structure )


- RAMSEY ile/||/<> TURÁN ile/||/<> ERDŐS-KO-RADO

( Maksimal/minimal yapı problemleri. )

( Formül: ex(n ileKr) ~ (1-1/(r-1))n²/2 )


- RAN ile ...

( Yelken sporunda rüzgârın önünde seyretme. )


- RÂN[Fars.] ile -RÂN[Fars.]

( Oyluk. İLE "süren, sürücü, hükmeden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[HÜKÜM-RÂN: Hüküm süren/sürücü. | KÂM-RÂN: Sefâ süren.] )


- RANDA[İt. < RANDA] ile/||/<> ...

( gemilerde mizana direğinin gerisindeki yan yelken İtal randa spanker Ostrogotçadan geldiği anlaşılan İtalyanca randa sözü Arapçaya da randa olarak geçmiştir Rumcada yelken olarak kullanılır )

( RANDA )


- RANDEVU ile/||/<> APPOINTMENT[İng.] ile/||/<> BULUŞMA

( Bir alan araştırmasında gözlemcilerin yanıtlayıcılarla görüşmek üzere yer gün ve saat saptayarak yaptığı sözleşme )

( APPOINTMENT )


- RANDEVU ile/ve/değil/||/<>/< REZERVASYON


- RANDEVULAŞMAK ile RANDEVU ile RANDEVUCU/LUK ile RANDEVULU ile RANDEVUSUZ


- RANDIMAN[Fr. < RENDEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> VERİM


- RANDIMAN ile RANDIMANLI/LIK ile RANDIMANSIZ/LIK


- RANDIMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= VERİM


- RANDLES-SEVCİK ile/||/<> LEVİCH DENKLEMİ

( R-S CV pik akımı, Levich RDE limit akım. )

( Formül: ip ∝ v^(1/2) İLE il ∝ ω^(1/2) )


- RANDOM VARİABLE ile/||/<> RANDOM PROCESS

( Random variable X(ω) fonksiyon, process X(t,ω) zaman. )

( Formül: Single function İLE time-indexed )


- RANDOM[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELE


- RANDOMİZASYON/RANDOMIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= RASTGELELEŞTİRME


- RANDOMİZE/RANDOMIZED[İng.] ile/değil/yerine/= RASTLANTISAL


- RANİ ile ...

( Hindistan'da kraliçe. )


- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> GENİŞLİK

( TV Almaçtaki resmin yatay uzunluğu Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad Bir dağılımda en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım II 1 Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık Anlamdaş en 2 Genişliği belirten nicelik Anlamdaş en matematik aralığıni matematik Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad )

( WIDTH (OF IMAGE), HORIZONTAL SIZE | RANGE | WIDTH, BREADTH | LARGENESS | WIDTH | DIAGONAL | HEIGHT, VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT )

( LARGEUR (D'IMAGE), AMPLITUDE HORIZONTALE | ETENDUE | LARGEUR | AMPLEUR D'UN INTERVALLE | ÉTENDU | DIAGONALE | HAUTEUR, AMPLITUDE VERTICALE )

( BILDBREITEN | BREITER STIMMUMFANG | SPANNWEITE | BREITE | DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | BILDHÖHE )

( DIAGONALIS )

( LARGHEZZA )

( ΠΛΆΤΟΣ / πλάτος )


- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> KÖŞEGEN ile/||/<> YÜKSEKLİK

( TV. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu. @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad. @@ Bir dağılımda, en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım. @@ (II) 1. Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık, Anlamdaş. en. 2. Genişliği belirten nicelik, Anlamdaş. en. @@ (matematik) @@ (aralığın-i) (matematik) @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. @@ )

( WIDTH (OF IMAGE), HORIZONTAL SIZE | RANGE | WIDTH, BREADTH | LARGENESS | WIDTH | DIAGONAL | HEIGHT, VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT~DIAGONAL~HEIGHT (OF IMAGE), VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT | ALTITUDE , ELEVATION | HEIGHT | ALTITUDE )

( LARGEUR (D'IMAGE), AMPLITUDE HORIZONTALE | ETENDUE | LARGEUR | AMPLEUR D'UN INTERVALLE | ÉTENDU | DIAGONALE | HAUTEUR, AMPLITUDE VERTICALE~DIAGONALE~HAUTEUR (DE L'IMAGE), AMPLITUDE VERTICALE | HAUTEUR | ALTITUDE )

( DIAGONALIS~DIAGONALIS~... )

( BILDBREITEN | BREITER STIMMUMFANG | SPANNWEITE | BREITE | DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | BILDHÖHE~DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | DIAGONALE~BILDHÖHE | HÖHE | MEERESHÖHE )

( LARGHEZZA~DIAGONALE~ALTEZZA )

( ΠΛΆΤΟΣ / πλάτος~ΔΙΑΓΏΝΙΟΣ / διαγώνιος~ΎΨΟΣ / ύψος )


- RANK ile/||/<> DETERMİNANT

( Rank boyut İLE determinant hacim ölçüsü )

( Formül: rank(A) ≤ min(m ilen) İLE det(AB) = det(A)det(B) )


- RANK ile/||/<> NULLİTY

( Rank sütun uzayı boyutu İLE nullity çekirdek boyutu. )

( Formül: rank(A) + nullity(A) = n )


- RANKET ile ...

( Nefesli bir çalgı. )


- RANKINE SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİN EŞELİ


- RANKINE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE RANKINE[Fr.] ile/değil/yerine/= RANKİN ÖLÇEĞİ


- RANKINE CYCLE[İng.] / CYCLE DE RANKINE[Fr.] / CLAUSIUS-RANKINE-PROZESS, RANKINE-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE ÇEVRİMİ


- CLAUSIUS-RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SCAKLIK ÖLÇEĞİ


- RANKINE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RANKINE[Fr.] / RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- RANKINE-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SÜRECİ


- RANT (ELDE ETMEK) ile PRİM (TOPLAMAK)


- RANT[Fr. < RENTE] ile/değil/yerine/=/||/<> GETİRİM


- RANT ile RANTÇI/LIK


- RANTABİLİTE[Fr. < RENTABILITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> VERİMLİLİK


- RANTİYE[Fr. < RENTIER] ile/değil/yerine/=/||/<> GETİRİMCİ


- RANTSAL ("YAKLAŞIM") ile/değil/yerine/>< ORANSAL ("YAKLAŞIM")


- RANZA[İt. < RANCIO] ile/||/<> ...

( gemilerin kamaralarında yatak sermek için yapılmış yer yatılı okul kışla tren gibi yerlerde birbiri üstüne yapılan yatma yerleri İtal Venedik rancio letto sospeso nella stiva usato dai pescatori adriatici İtalyanca rancionun sonundaki o Türkçede aya çevrilmiştir )

( RANCIO )


- RAOULT YASASI ile/||/<> HENRY YASASI

( Raoult uçucu bileşenler, Henry gaz çözünürlüğü )

( Formül: P_i = x_i·P°_i (Raoult) İLE C = kP (Henry) )

( François-Marie Raoult tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1830-1901) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Raoult yasası) )


- RAOULT'S LAW[İng.] / LOI DE RAOULT[Fr.] / RAOULTSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAOULT YASASI


- RAOULT ile/||/<> HENRY ile/||/<> DALTON

( Çözelti buhar basıncı kanunları. )

( Formül: P = x₁P₁° + x₂P₂° )


- RAOULT ile/||/<> HENRY ile/||/<> NERNST

( Çözeltilerin davranışını tanımlayan yasalar. )

( Formül: P = x₁P₁° + x₂P₂° )


- RAOULT[Fr.] / RAOULT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAOULT


- RAPHANUS RAPHANISTRUM[Lat.] ile/||/<> BAYIR TURPU

( Yapısında bulunan glukozinolatın etkisiyle tiroit bezi hormonlarının üretimini ve salgılanmasını engelleyerek bezde büyümeye neden olan Cruciferae türü guatr yapıcı bir bitki )

( RAPHANUS RAPHANISTRUM )


- RAPOR[İng.] ile/değil/yerine/= YAZANAK

( Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri ya da saptamaları bildiren yazı. )


- RAPOR/DA:
BAĞLAYICI/LIK ile/değil/yerine YOL GÖSTERİCİ/LİK


- RAPORLAMAK ile RAPOR ile RAPORCU ile RAPORLU/LUK ile RAPORSUZ


- RAPORTÖR ile/değil/yerine/= DEĞERLENDİRME YAZAN/YAZICI


- RAPPORT[Fr. < RAPPORT] ile/||/<> RAPOR ile/||/<> RAPOR[Fr. < RAPPORT]

( Her tür konu üzerinde yapılan izleme inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge )

( REPORT )

( RAPPORT, COMPTE RENDU | RAPPORT )


- RAPSODİ[Fr. < Yun.] ile ...

( Ulusal ya da yöresel konulardan esinlenerek oluşturulmuş müzik yapıtı. | İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı ya da parça. )


- RAPSODIE[Fr.] ile/||/<> RAPSODİ[Fr. < RHAPSODIE] | RAPSOT

( İçinde Homerostan parça bulunan türkü ya da koşuk rapsot )

( RAPSODIE | RHAPSODIE )


- RAPTETMEK[Ar. < RABT] ile/değil/yerine/= İLİŞTİRMEK/TUTTURMAK


- RAPTİYE ile SABİTLEME

( FASTENER vs. FASTENING )

( بست ile بند زن ile يراق در )

( BAST ile BAND ZAN ile YRAGH DAR )


- RAPTİYELEMEK ile RAPTİYELENMEK ile RAPTİYELETMEK ile RAPTİYE


- RASA ile ...

( Tat. )


- RASAD DÜRBÜNÜ ile/||/<> TÉLESCOPE[Fr.] ile/||/<> TELESCOPIUM[Lat.] ile/||/<> TELESKOP

( astronomi )

( TÉLESCOPE )

( TELESCOPIUM )


- RASAD, MÜŞAHEDE | GÖZLEM ile/||/<> GÖZLEM

( Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi Belirli bir konu ya da gerçeği anlamak için onun kendiliğinden ortaya çıkan türlü belirtilerini izleme ve görgül olarak veri toplama işi 1 Bir olayı bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi 2 İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad 3 Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi Bir yazı ya da yapıtı yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi deney inceleme ve araştırma yapma işi Bu gerçekçi yazının roman öykü vb yapıtlarında sanat yönünden çok önemli saydığı bir eylemdir Olayların kişilerin gözle görülmesi yeterli sayılmaz Gözlemin tam olabilmesi için olayın başlangıcıyla olayı gerektiren koşulları ve bu koşullar altında nasıl geliştiğini varılan sonucu inceleyerek saptamak gerekmektedir Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme gökbilim Bir gökcisim ya da olayını çıplak gözle kimi araçlarla izleyerek görülen değerleri saptama işi Bir nesne ya da bir olayın niteliklerini bilmek amacı ile dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi Gözlem bütün deney bilimlerinin başlıca dayanağıdır ama eleştirilmeden geçerli olamaz çünkü en kesin gözlem bile a eksiksiz yapılamaz b varsayımlara dayanır Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi Olayların belirlenen sırada düzenli amaçlı olarak incelenmesi gözlem )

( OBSERVATION | OBSERVE | OBSERVATORY )

( OBSERVATION | OBSERVER | OBSERVATOIRE )

( BEPBACHTUNG | BEOBACHTUNG | BEOBACHTEN | STERNWARTE )

( OBSERVATIO )

( OSSERVAZIONE )

( ΠΑΡΑΤΉΡΗΣΗ / παρατήρηση )


- RASAD, MÜŞAHEDE | GÖZLEM ile/||/<> GÖZLEMEK ile/||/<> GÖZLEMEVİ

( Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi. @@ Belirli bir konu ya da gerçeği anlamak için onun kendiliğinden ortaya çıkan türlü belirtilerini izleme ve görgül olarak veri toplama işi. @@ 1. Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2. İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3. Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi. @@ Bir yazı ya da yapıtı, yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi. Bu, gerçekçi yazının roman, öykü vb. yapıtlarında sanat yönünden çok önemli saydığı bir eylemdir. Olayların, kişilerin gözle görülmesi yeterli sayılmaz. Gözlemin tam olabilmesi için olayın başlangıcıyla olayı gerektiren koşulları ve bu koşullar altında nasıl geliştiğini, varılan sonucu inceleyerek saptamak gerekmektedir. @@ Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. @@ Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. @@ gökbilim: Bir gökcisim ya da olayını çıplak gözle, kimi araçlarla izleyerek görülen değerleri saptama işi. @@ Bir nesne ya da bir olayın, niteliklerini bilmek amacı ile, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi. // Gözlem bütün deney bilimlerinin başlıca dayanağıdır, ama eleştirilmeden geçerli olamaz; çünkü en kesin gözlem bile a. eksiksiz yapılamaz; b. varsayımlara dayanır. @@ Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. @@ Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi.@@bk. gözlem. )

( OBSERVATION | OBSERVE | OBSERVATORY~OBSERVE~OBSERVATORY )

( OBSERVATION | OBSERVER | OBSERVATOIRE~OBSERVER~OBSERVATOIRE )

( OBSERVATIO~...~... )

( BEPBACHTUNG | BEOBACHTUNG | BEOBACHTEN | STERNWARTE~BEOBACHTEN~STERNWARTE )

( OSSERVAZIONE~OSSERVARE~OSSERVATORIO )

( ΠΑΡΑΤΉΡΗΣΗ / παρατήρηση~ΠΑΡΑΤΗΡΏ / παρατηρώ~ΑΣΤΕΡΟΣΚΟΠΕΊΟ / αστεροσκοπείο )


- RASAD YAPMAK | GÖZLEMEK ile/||/<> GÖZLEME ile/||/<> GÖZLEMEK

( Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak cizeleme Yağlı yufka Hacılar Kadıobası Güdül Ankara cizeleme Mudurnu Bolu izlemek )

( OBSERVE )

( OBSERVER )

( BEOBACHTEN )


- RASADHÂNE | GÖZLEMEVİ ile/||/<> GÖZLEMEVİ

( Gök gözlemleri yapan gökcisimlerini ve olaylarını inceleyen kurum gökbilim meteoroloji Göğe ilişkin gözlemleri yapan gökcisimlerini ve olaylarını inceleyen kuruluş coğrafya gözlemevi )

( OBSERVATORY )

( OBSERVATOIRE )

( STERNWARTE )


- RASAFÎ ile/||/<> PAVIMENTEUX[Fr.] ile/||/<> KALDIRIMSI

( biyoloji )

( PAVIMENTEUX )


- RASAT[Ar. < RAṢAD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEM (RASATHANE)


- RASAT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM


- RASAT ile RASATÇI/LIK


- RASATHANE/OBSERVATUVAR ile/değil/yerine/= GÖZLEMEVİ


- RASATHANE[Ar. < RAṢAD + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEMEVİ


- RASATHANE ile/ve MUVAKKITHANE

( Gökyüzünün/uzayın izlendiği gözlem evi. İLE/VE Takvim hazırlamak ve vakit tayin etmek için kullanılan küçük rasathane. )


- RAŞELENMEK ile RAŞE


- RACEM[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEM


- RACEMATE[İng.] / RACÉMATE[Fr.] / RAZEMAT, RAZEMIZSCHS GEMSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMAT (KARIŞIMI)


- RACEMIC ACID[İng.] / ACID RACEMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= RASEMİK ASİT


- RACEMIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS RACEMIQUES[Fr.] / RAEEMVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK BİLEŞİK


- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM


- RACEMIC[İng.] / RACÉMIQUE[Fr.] / RACEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK


- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME


- RACEMES[İng.] ile/değil/yerine/= RASEMLER


- RAŞİ ile RAŞİTİZM


- RASİST[Fr. < RACISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRKÇI


- RASIT[Ar. < RĀṢİD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZLEMCİ


- RASİZM[Fr. < RACISME] ile/değil/yerine/=/||/<> IRKÇILIK


- RASLİLA ile ...

( Hindistan'a özgü bir halk oyunu. )


- RASPA[İt. < RASPA] ile/||/<> ...

( demir veya tahta yüzeylerdeki eski boyaları çıkarmak veya pürüzleri gidermek için kullanılan iri dişli törpü İtal raspa rasp Güney ve Doğu Akdeniz dillerinde de kullanılır )

( RASPA )


- RASPALAMAK ile RASPALANMAK ile RASPA ile RASPACI/LIK ile RASPA TAŞI


- RASSÂS ile/||/<> KURŞUN

( kimya 2 oksit kimya Yumuşak ağır mavimsi ak renkli yatak alaşımları ile kolay işlenir çeliklerde kullanılan metal A A 207 21 A S 82 O A 11 34 E S 327 4 C Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal Az gurğuşun gurşun kurgaşın ak kurgaş kalay kara kurgaş kurşun korgoşun korgoşum Sonundaki n m sesleri düşündürücüdür korgasın korgasın korgasın Yalnız Nogaycada geçen korgay biçimi çarpıcıdır korgacın korgåşim Tel korgojın Tub Kuğ korgolcın Alt korgayın korgulçun Orta Türkçede koruğjīn olarak geçer İçindeki j dolayısıyla yabancı bir dilden alındığı anlaşılıyor Kâşgarlı Mahmudun verdiği bilgiye göre Oğuzlar koşūn biçimini kullanırlar Clausonun yazdığı gibi bu veri bir çıkıntıda korşūn diye düzeltilmiştir Buna göre büyük olasılıkla sözün orijinal biçimi korşūndur Eski Kıpçakçada korgāşun korguşun korgaşın gibi birtakım biçimler kullanılır Ligetiye göre TörK 127 kurşun kurguşun kurşın biçimleri Oğuzca kurgaşın korgoşun biçimleri ise Kıpçakçadır Türkçeden Moğolcaya geçmiştir Farsçada da Türk dillerinden kalma bir alıntı olarak kullanılır Doerfer TMEN 1466 Tacikçede Özbekçe bir alıntı olarak qurğåmiş biçimi geçer Doerfer TLT 490 Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir kuršúm Srp kúršum R κουρσούνι Arn kurshum BER 3 151 Skok EtRj 2 244 Andriotis EL 172 Bulgarca ve Sırpçada Türkçe kurşunun sonundaki nnin mye çevrildiği göze çarpıyor Eski ve yeni Türk diyalektlerinde nlerin ara sıra mye dönüştüğüne tanık oluyoruz Özellikle Çuvaşçada nlerin mye çevrildiğini biliyoruz Örn Türkçe karın Çuvaşçada xırăm olarak kullanılır karın Eski ve yeni diyalektlerde sayı anlamına gelen san biçimi de Çuvaşçada sum olarak geçer Çuvaş özellikleri taşıyan eski bir Türk dilinden kalma Macarca szám biçimi de n m olayına tanıktır Macarca szám biçimine ilişkin ses olayını Gombocz gözlemişti BTLw 184 s Onun bu gözlemine Ramstedt Poppe Benzing gibi uzmanlar da katılmışlardı Bu açıklamaya Doerfer UAJb 39 5370 de katılmıştı Ancak Doerfere göre Çuvaşça m eskiden kalma bir özelliktir Başka bir deyişle bu olay Çuvaşça bir yenilik sayılamaz Hovdhaugen UAJb 44 207211 birçok noktada Doerferin görüşüne karşı çıkmış Macarca szám biçiminin Eski Çuvaşçadan gelmediğini ileri sürmüştür Doerfer UAJb 45 199 ise szám biçiminin eski Çuvaş kökeninden geldiğini savunmuştur Ligeti TörK 3536 Ana Türkçe n Çuvaşça m Macarca m konusundaki görüşleri özet olarak sıralamakla yetinmiştir Türkçe n Çuvaşça m tartışmasına Kakuk da katılmıştır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde Türkçe kurum yerine kurun biçiminin geçtiği de göze çarpıyor kurum Çuvaşlar kurşuna xura tăxlan adını verirler Yalnız tăxlan veya şură t ise kalay olarak kullanılır Bu adın Çuvaşçaya Moğolcadan geçtiği anlaşılıyor toğulğan étain plomb qara t plomb çağan t étain Ligeti NyK 49 261262 Ramstedt KWb 187b Türk diyalektlerinde geçen verileri Moğolca qorğalcin biçimiyle karşılaştırmıştır Räsänen V 303b 282a kurşun ve koruğjın biçimlerini ayırmıştır Ona göre koruğjın biçimleri Moğolcadan alınmıştır Clauson ED 656657 eski ve yeni verileri koruğjīnda toplamıştır Şçerbak Vvedenie 141 JaS 169 141 301 244 )

( LEAD )

( PLOMB | LITHARGE, OXYDE DE PLOMB )

( BLEI )

( GURĞUŞUN[Az.]~GURŞUN[Tkm.]~KURGAŞIN[Tatk.]~AK KURGAŞ[Tatk.]~KORGOŞUN[Krg.]~KORGOŞUM[Krg.]~KORGASIN[Kzk.]~KORGASIN[Kklp.]~KORGASIN[Nog.]~KORGACIN[Şor.]~KORGACIN[Sag.]~KORGÅŞIM[Özb.]~KORGOJIN[Tel.]~KORGAYIN[Alt.]~KORGULÇUN[Tuv.] )


- RÂST ile DOĞRU | SAĞ | UYGUNLUK


- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]

( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )


- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]

( Doğru. | Tesadüf. | Hedefi vurma. İLE Türk müziğinde bir makam adı. )


- RASTER, TRAM | KAFES ile/||/<> KAFES ile/||/<> KAFES[Ar. < KAFES]

( TV Tarayıcı demetin bir resmi oluşturduğunda ortaya çıkan alt alta sıralanmış yatay çizgilerden oluşan dikdörtgen biçim Topkapı sarayında padişah oğullarının XVI yüzyıl sonlarından beri bir çeşit tutuklu yaşamı sürdükleri yüksek duvar ve şimşir ağaçları ile çevrili harem dairesine bitişik ve birçok odalarla oniki bölümden oluşan bina I Tırpanın ağzına bağlanan üç ya da dört dişli ağaç araç Akçaşar Yalvaç Isparta II Kayıkların başaltı bölümündeki ıskara Zefre Espiye Giresun III Kol saatlerinin camını korumak için üzerine geçirilen ıskara Laçin Eskişehir fizik kafes )

( RASTER, PICTURE RASTER | LATTICE )

( TRAME | GRILLE | TREILLIS )

( RASTER, BILD-RASTER, TEILBILD | GITTER )


- RASTGELE EŞLEŞME[İng. RANDOM MATING] ile/||/<> RASTLANTISAL OLMAYAN ÇİFTLEŞME[İng. NON-RANDOM MATING]

( Canlıların eşlerini herhangi bir tercih gözetmeksizin seçmesidir. Hardy-Weinberg kuralının varsayımlarından biridir. @@ Eş seçiminin bir ya da birden fazla karaktere bağlı olduğu; bu özelliklerinde eş seçilimini iyi ya da kötü yönde etkilemesi durumu. Evrimin bir mekanizmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RASTGELE ile/||/<> ...

( Her söze rastgele katarak konuşan gölge oyunu tipi )


- YÜRÜMEK:
RASTGELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGİMİZLE

( Yaşam olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Şiir olur. )


- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL


- RASTGELE/LALETTAYİN ile/değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL


- RASTGELELİK:
TANIMLAMADA ile TANIMLAMAMADA


- RASTGELELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLASILIKLILIK


- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA


- RASTIK[Fars.] ile RASTIK[Fars.]

( Kadınların, kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. İLE Sürmemantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurumu karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. )


- RASTIK ile/||/<> RASTIK[Fars. < RÂSUHT] | SÜRME

( sürme Buğday mısır ve arpa gibi tahıllarda mantarların neden olduğu kurum görünümündeki sporların tahıl tanelerinin içine girip zarar vermeden başak oluşumuna kadar bitki içinde büyümesi ve başak çıkarken tane oluşumunu engelleyen hastalık rāsuxt antimony from a mixture of which with galls a kind of oil is expressed by a hot iron with which the ladies anoint the hair of their eyelids and brows not only to give them a beautiful black but to smooth away excrescences Farsçada rāsux olarak da geçer Türkçe rastık göçüşme métathèse sonunda oluşmuştur rasukt rastuk rastık Sırpça ràstok biçimi Türkçeden alınmıştır )

( KOHL )

( RĀSUXT )


- RASTIK ile RASTIKLI


- RASTLAMAK/RASTGELELİK ile DENK GELMEK


- RASTLAMAK ile RASTLANMAK ile RASTLATMAK ile RASTLAŞMAK ile RASTLANABİLMEK ile RASTLAYABİLMEK ile RASTLAŞABİLMEK ile RAST


- RASTLAMAK ile ZORLUKLA KARŞILAŞMAK

( ENCOUNTER vs. ENCOUNTER DIFFICULTY )

( مواجه گرديدن ile برخورد ile تقابل ile رو به رو شدن ile روياروي شدن ile دچار شدن ile به مشکل برخوردن )

( MOVAJEH GARDYDAN ile BARKHORD ile TAQABEL ile RO BAH RO SHODAN ile ROYOROY SHODAN ile DOCHAR SHODAN ile BAH MOSHEKL BARKHORDAN )


- ZUFALLSVARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI DEĞİŞKENİ


- ZUFALLSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI İŞLEVİ


- ZUFALLSPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI SÜRECİ


- RASTLANTI ile KAZAEN


- RASTLANTI ile RASTLANTISAL/LIK


- RASTLANTI ile/ve/<> YAPISAL RASTLANTI

( Fizik yasalar/ı ve fraktal geometri, yapısal rastlantılardır. )

( )


- RASTLANTI ile/ve ZORUNLULUK

( COINCIDENCE vs./and OBLIGATION )


- ZUFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI


- RASTLANTI/SALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLANTI/SALLIK


- RASYO[Fr. < RATIO] ile/değil/yerine/=/||/<> ORAN


- RASYO/RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ORAN


- RASYO ile RASYON


- RASYON/RATION[İng.] ile/değil/yerine/= GÜNLÜK BESİN


- RASYONALİST[Fr. < RATIONALISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> AKILCI


- RASYONALİST[Fr. < RATIONALISTE] ile/değil/yerine/= AKILCI


- RASYONALİTE[Fr. < RATIONALITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> AKLİLİK


- RASYONALİTE[Fr. < RATIONALITÉ] ile/değil/yerine/= USSALLIK


- RASYONALİZASYON[Fr. < RATIONALISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> AKLİLEŞTİRME


- RASYONALİZASYON[Fr. < RATIONALISATION] ile/değil/yerine/= USSALLAŞTIRMA


- RASYONALİZASYON/RATIONALIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= USSALLAŞTIRMA


- RASYONALİZM/RATIONALISM[İng.] ile/değil/yerine/= USÇULUK


- RASYONALİZM[Fr. < RATIONALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> AKILCILIK


- RASYONALİZM[Fr. < RATIONALISME] ile/değil/yerine/= AKILCILIK


- RASYONALİZM ile MEKANİZM


- RASYONEL TEOLOJİ ile DİNÎ TEOLOJİ


- RASYONEL[İng. < RATIONAL] ile/değil/yerine/= AKILCI, USSAL


- RASYONEL ile İRRASYONEL


- RASYONEL ile PRAGMATİK


- RASYONELLEŞMEK ile RASYONELLEŞTİRMEK ile RASYONEL/LİK ile RASYONEL SAYI


- RASYONELLİK ile/||/<> RATIONALITY[İng.] ile/||/<> USSALLIK

( Us ölçülerine uygunluk )

( RATIONALITY )


- RATÎB/RATB[Ar.] ile RÂTİB[Ar.]

( Taze, yeşil, yaş.[yemiş] | Yumuşak, mülâyim. İLE Sıraya koyan, tertip eden. )


- RATING/GRADATION[İng.] ile/değil/yerine/= DERECE

( 1) Açı birimi: Bir çemberin 360 eşit parçasından birini gören merkez açı. 2) Sıcaklık birimi: Suyun donma noktası i!e kaynama noktası arasında bir sıcakölçerin yükselme niceliği. 100 derece santigrad olarak kabul edilir ve 100°C ile gösterilir. 3) Denklemler ölçüsü: Bir denklemde bilinmeyenin en büyük üssünün sayı değeri. Örnek: 2 X² +5 x + 7=0 ikinci dereceden, 2X5 - 7 X² - 6=0 beşinci dereceden bir denklemdir.4) Genel olarak: Kesikli olarak artma ve eksilmelerde basamak, kerre ya da oran anlamında kullanılır; bağlılık derecesi, aklık derecesi gibi. @@ (I) 1. Dökümcülükte kalıp alınırken kumu tutan çerçeve. (-Bursa) 2. Altın ve gümüş çubuk dökmek için kullanılan oluklu demir kalıp. (-Bursa) @@ (II) Tüfenk namlusuna belirli ölçüde barutla saçmayı koymayı sağlayan demir araç. (*Kemalpaşa -İzmir) @@ 1. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. 2. Açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. 3. Bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı. @@ (matematik) @@ 1. Viski, likör ve benzeri sıvıların 15. santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. 2. Bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. @@ @@ )


- RATING[İng.] ile/||/<> DERECELENDİRME

( Şirketlerin taşınır değerlerinin ticari riskine ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması )

( RATING )


- RATIO ile REASON ile INTELLECT

( Oran, karşılaştırma. Mevcut olanların karşılaştırma bilgisi. İLE/VE Nedenleri el/dikkate almak. İlliyet. İLE/VE Erekbilimsel akıl tipi. Olmayanın/Olmamış olanın aklı/bilgisi. )

( ... ile ... ile LIZHI )


- RATIONAL NUMBER[İng.] ile/||/<> NOMBRE RATIONELLE[Fr.] ile/||/<> RATIONALE ZAHL[Alm.] ile/||/<> RASYONEL SAYI

( RATIONAL NUMBER )

( NOMBRE RATIONELLE )

( RATIONALE ZAHL )


- RATIONAL/RATIONALIZATION/RATIONALITY[İng.] ile/değil/yerine/= RATIONALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= USSAL

( Coşkuyla değil us ve düşünme süreçleriyle ilgili olan. )


- RATIP[Ar. < RĀṬİB] ile/değil/yerine/=/||/<> NEMLİ


- RAUF ile ÇOK ACIYAN, ESİRGEYEN, MERHAMET SAHİBİ


- RAUF ile/ve RAHÎM


- RAUNT/RAVNT[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNEM


- RAVEN[İng.] ile/||/<> GRAND CORBEAU[Fr.] ile/||/<> CORVUS CORAX[Lat.] ile/||/<> ROLKRABE[Alm.] ile/||/<> KARAKARGA

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından 60 cm kadar uzunlukta tüyleri parlak kara renkte mavi erguvanî parlaklık gösteren Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada dağlık fundalık yerlerde yaşayan bir tür )

( RAVEN )

( GRAND CORBEAU )

( ROLKRABE )

( CORVUS CORAX )


- RAVENDİYE ile/||/<> RHUBARBE[Fr.] ile/||/<> RHEUM[Lat.] ile/||/<> RAVENT[Fars. < RÂVEND]

( ışgın botanik )

( RHUBARBE )

( RHEUM )


- RAVENT[Ar.] ile IŞKIN/IŞGUN

( Karabuğdaygillerden, iri gövdeli, büyük yapraklı, tıpta kullanılan bir bitki. İLE Bir ravent türü. | Karabuğdaygillerden, süs bitkisi ya da sebze olarak yetiştirilen, yaprak ya da saplarından reçel yapılan, tedavi edici olarak da kullanılan bir bitki. )


- RAVİ[Ar. < RÂVĮ] ile/||/<> ...

( Rivayet yani söylenti anlatana verilen ad )


- RAVZA[Ar. çoğ. RAVZÂT, RİYÂZ] ile ...

( Ağacı, çayırı, çimeni bol olan yer, bahçe. Bahçe-i Cennet. )


- RÂY[Ar.] ile RA'Y[Ar.] ile RAY[Fr./İng. RAIL]

( Oy, rey, fikir. | Raca, Hint hükümdarı. | Sancak, bayrak.[< RÂYET] İLE Otlama. | Otlatma, gütme. | Teslim olma. )


- RAYBA[Alm. < REIBER] ile/||/<> ...

( Demir halkaları açmak için kullanılan tornacı aracı Aksaray Niğde )

( REIBER )


- RAYBA[Alm. < REIBER] ile/değil/yerine/=/||/<> PÜRÜZALIR


- RAYBA[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜRÜZALIR


- RAYİÇ BEDEL ile/||/<> CARİ FİYAT

( cari fiyat )


- RAYİÇ | GEÇER DEĞER ile/||/<> GEÇER DEĞER

( Bir malın ya da borç belgitinin belirli bir günde genel satak ve borsadaki değeri kur )

( QUOTATION )

( COURS )


- RAYİÇ[Ar.] ile/değil/yerine/= DEĞER

( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )


- RAYİÇ ile RAYİÇ BEDEL ile RAYİÇ FİYAT


- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] ile/değil/yerine/= KOKU


- RÂYİHA[Ar.] ile/||/<> RAYİHA[Ar. < RÂYİHA]

( Aroma )

( (AR. RÂYIHA )


- RAYİHA ile RAYİHALI


- RAYL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYL


- RAYLEIGH FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH AKIŞI


- RAYLEIGH CYCLE[İng.] / CYCLE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇEVRİMİ


- RAYLEIGH LINE[İng.] / RAIE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇİZGİSİ


- RAYLEIGH DISC[İng.] / DISQUE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH DİSKİ


- RAYLEIGH INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-INTERFEROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH GİRİŞİMÖLÇERİ


- RAYLEIGH-JEANS LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH-JEANS[Fr.] / RAYLEIGH-JEANS-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-JEANS YASASI


- RAYLEIGH CRITERION[İng.] / CRITÈRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÖLÇÜTÜ


- RAYLEIGH RATIO[İng.] / RAYLEIGH-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ORANI


- RAYLEIGH PRISM[İng.] / PRISME DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH PRİZMASI


- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI


- RAYLEIGH-ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAYILARI


- RAYLEIGH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAYISI


- RAYLEİGH HUDÛDU[Osm.] / RAYLEIGH LIMIT[İng.] / LIMITE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SINIRI


- RAYLEIGH-TAYLOR INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DE RAYLEIGH-TAYLOR[Fr.] / RAYLEIGH-TAYLOR-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-TAYLOR KARARSIZLIĞI


- RAYLEIGH LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH YASASI


- RAYLEİGH ile/||/<> MİE ile/||/<> RAMAN

( Işığın, dalga boyundan çok küçük taneciklerce dalga boyunu değiştirmeden saçılmasıdır; kısa dalga boyları daha çok saçıldığından gökyüzü mavidir. @@ Işığın, dalga boyuyla karşılaştırılabilir boyuttaki taneciklerce (su damlası gibi) saçılmasıdır; renk seçmez, bulutları beyaz gösterir. @@ Işığın moleküllerin titreşimleriyle enerji alışverişi yaparak dalga boyu değişmiş olarak saçılmasıdır. İlk ikisi dalga boyunu korur, üçüncüsü molekülle enerji alışverişiyle dalga boyunu değiştirir. )

( Formül: I ∝ 1/λ⁴ (Rayleigh) )


- RAYLEIGH[İng.] / RAYLEIGH[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH


- RAYNAUD ile/||/<> BUERGER/BURGER

( Soğuk ya da stres nedeniyle parmaklarda renk değişikliği. İLE/||/<> Sigara içenlerde görülen, el ve ayak damarlarının yangılanması. )


- RAYS[İng.] ile/||/<> RAIES[Fr.] ile/||/<> RAJIDAE, RADIA: IŞIN[Lat.] ile/||/<> ROCHEN[Alm.] ile/||/<> ÖZ KEDİ BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının köpek balıkları Selachii takımının örtülü omurlular Tectospondyli alt takımından vücutları yassı ve geniş göğüs yüzgeçleri büyük olup vücudun yanlarında uzanan kuyrukları ince bazen kuyruk yüzgeçleri bulunmayan genellikle kuyruklarında elektrik organları bulunan derilerinin üzeri dikenli yumurtlayan türleri içine alan bir familya Tırpanagiller vatoz balığıgiller )

( RAYS )

( RAIES )

( ROCHEN )

( RAJIDAE, RADIA: IŞIN )


- RAYSISTOR[İng.] / RAYSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYSİSTÖR


- RAZ/RAZZ[Ar.] ile RÂZZ[Ar.] ile RÂZ[Ar.]

( Berelenme, bere. | Bir şeyi döküp bulgur gibi ufalama. İLE Kesmez alet. İLE Sır, gizlenilen şey. )


- RAZ[Fars. < RĀZ] ile/değil/yerine/=/||/<> SIR


- RAZAKI[Yun.] ile/||/<> ...

( kalınca kabuklu iri ve uzunca taneli şekeri çok bir tür üzüm Ağızlarda razaki raziki biçimlerinde de geçer R ραζακί Arapçaya bağlanması doğru değildir )

( ΡΑΖΑΚΊ / ραζακί )


- RÂZ-BÂN[Fars.] ile RÂZ-DÂN[Fars.] ile RÂZ-DÂR[Fars.] ile RÂZ-PÛŞ[Fars.]

( Sır saklayan. İLE Sırrı bilen. İLE Sır tutan. İLE Sır gizleyen. )


- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE

( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )


- RÂZÎ ile FAHREDDİN RÂZÎ

( Hekim, filozof, simyacı. İLE Âlim, fizikçi ve müfessir. )

( Ebû Bekr Muhammed bin Zekeriyyâ er-Râzî [865 - 925, Rey - İran]. İLE Fahreddin er-Râzî [1150 - 05 Nisan 1210, Rey - İran] )


- RÂZÎ/RAZİYYE[Ar. < RIZÂ] ile RAZÎ/RADÎ[Ar. çoğ. RUZAÂ] ile Râzî[Ar.]

( Kabul eden, boyun eğen, rıza gösteren. İLE Süt kardeş. | Süt emen çocuk. İLE Rey şehrine bağlı/mensup, bu şehirle ilgili olan. | İran'ın "Rey" şehrinden olan. | Sırra/râza bağlı/mensup. )


- RÂZÎYANE ile/||/<> REZENE ile/||/<> REZENE[Fars. < RÂZİYÂNE]

( botanik Maydanozgiller Umbelliferae familyasına ait 12 m boyunda sarı çiçekli parçalı yapraklı yaprakları yemeklere koku ve tat vermek için meyveleri ise gaz giderici olarak kullanılan bir bitki Meyveleri kökü yaprakları iştah açıcı gaz giderici süt artırıcı ve yatıştırıcı olarak kullanılan maydanozgiller familyasından bir bitki raziyane rāziyāna fennel )

( FENNEL )

( FENOUIL COMMUN | FENOVIL )

( FENCHEL )

( FOENICULUM OFFICINALE | FOENICULUM VULGÄRE | FOENICULUM VULGARE )

( RĀZIYĀNA )


- RAZMOL ile/ve PASPAL

( İri kepekli un. İLE/VE Çok kepekli un. )


- RAZMOL[İng.] ile/||/<> RAZMOL[Rus.]

( Değişik oranlarda endosperm kepek ve embriyodan oluşan az miktarda un içeren ve en çok yüzde 8 ham selüloz ve en az 14 protein içeren bir değirmencilik yan ürünü razmol çok kepekli un paspal )

( RAZMOL )

( RAZMOL )


- RBS/RADIOLOGY INFORMATION SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOLOJİ BİLGİ DÜZENİ


- RCA₀ ile/||/<> WKL₀ ile/||/<> ACA₀ ile/||/<> ATR₀ ile/||/<> Π¹₁-CA₀

( Teoremlerin aksiyom gücü. )

( Formül: Theorem → Axioms )


- RCB ile ...

( Rahmet. Cemal. Bereket. )


- RDS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERİTABANI YÖNETİM DÜZENİ


- RE ile/||/<> ...

( Latince tekrar anlamına gelen ön ek )


- re ile Re

( Gam dizisinde, do ile mi arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota simgesi. İLE Renyum'un simgesi. )


- REABSORPSİYON/REABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= GERİ EMILIM


- READABILITY[İng.] ile/||/<> LISIBILITÉ[Fr.] ile/||/<> OKUNAKLILIK

( Herhangi bir ortamdaki verilerin ya da çıktıların kolayca okunma niteliği )

( READABILITY )

( LISIBILITÉ )


- READY[İng.] ile/||/<> HAZIR[Ar. < HÂZİR]

( READY )


- REAGEN/REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜ/MİYAR


- REAKSİYON FORMASYON/REACTION FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARS¸IT TEPKİ OLUŞTURMA


- REAKSİYON HIZI ile/||/<> AKTİVASYON ENERJİSİ

( Reaksiyon Hızı ve Aktivasyon Enerjisi arasındaki ilişki )


- REAKSİYON HIZI ile/||/<> DENGE SABİTİ

( Tepkime hızını belirler. İLE Tepkime denge durumunu belirler. )


- REAKSİYON/REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİ | TEPKİME


- REAKSİYON[Fr. < RÉACTION] ile/değil/yerine/=/||/<> TEPKİ | TEPKİME | YANIT

( elektrot reaksiyonu tepki tepkime yanıt )


- REAKSİYON | TEAMÜL, AKS-ÜL-ÂMEL | AKSÜLÂMEL YAPMAK | TEPKİ | TEPKİME | REAKSİYON ile/||/<> REAKSİYON ile/||/<> TEPKİME

( tepkime Tepki tepkime Tepki tepkime herhangi bir olaya karşı tepki cevap Bir ya da daha çok yükün atom ya da molekülün başka yükün atom ve moleküllere dönüşmesi olayı kimya Bir sıra ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı Birtakım ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı kimya kimya İki ya da daha çok özdeğin birbirini etkileyerek oluşturduğu değişim )

( REACTION )

( RÉACTION )