Bugün[25 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/189)


- ÇAĞLAYAN, METİN KAYA (ARAPKİR, 1938) :

( Emlakçı, müteahhit ve sanayici olup Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Malatya Spor'un şirketleştirilmesini gerçekleştirdi ve aynı zamanda 2 dönem başkanlığını yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- ÇAĞLAYAN ile/||/<> GELİN ÇAĞLAYANI

( ... İLE Peru'da. )


- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )


- ÇAĞRI ile ÇAĞRIM

( Birinin, bir yere gelmesini isteme, davet. İLE Yüksek bir sesin yetişebileceği kadarki uzaklık/mesafe. )


- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM = TEDAî = ASSOCIATION)[İng., Fr.] = ASSOZIATION[Alm.] = ASOCIACIÓN[İsp.]


- CAHAR DUDAYEV PARKI :

( İstinye Mahallesindedir. 910,00 m²lik bir alanı kapsar, 210,00 m²'lik yeşil alanı, 115,00 m²'lik çocuk oyun parkı ve 120,99 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- CAHD[Ar.] ile CÂHİD[Ar. < CAHD] ile CÂHİD[Ar. < CEHD]


- CAHD[Ar.] ile İNKÂR[Ar.]


- CAHD[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- CAHİDE SONKU PARKI :

( Poligon Mahallesindedir. 1.047,26 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 839,14 m² yeşil alanı, 112,90 çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"


- Cahil kalmamak için DİNLE!!!


- Cahil kalmamak için SUS!!!


- CAHİL ile/ve AKL-I EVVEL

( ... İLE/VE Kendini, en akıllı sanan. )


- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF

( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )

( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )

( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )

( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )

( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )

( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )

( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )


- CÂHİL ile CESUR

( Davranışlarını kontrol edemeyen. İLE Davranışın/ın sonunu hesap edememe. )


- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN

( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )


- CAHİL ile/ve EÇHEL

( ... İLE/VE Çok/en cahil. )

( MÜTECÂHİL: Cahil gibi görünen, bilmemezlikten gelen, bilmez görünen, tecâhül eden. )


- CÂHİL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< GÂFİL

( Sen'i bilmeyen. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Ben'i bilmeyen. )

( Bilmediğini bilir. Bilmediğini kabul eder. Bu kabul, öğrenmeye yatkın kılabilir, en azından bilene saygı göstermeyi sağlayabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Bilmediğini asla kabul etmez. Asla öğrenmeye yatkın değildir ve bilene saygı göstermez. )

( Şaşırabilme becerisini henüz yitirmeyen. Merak edebilir, soru sorabilir, eğitilebilme olanağı taşıyabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Şaşırmaz, düşüncelerini sorgulamaz, hatalı olabileceğini kabul etmez, eğitime gereksinim duymaz. )

( Bilenlerin yanında eziktir, bilenin konumunu/yetkisini kabul eder ve genellikle bu konuma/yetkiliye pek de sorgulamadan bakar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kendi, tek başına yetkidir. Başkalarının yetkisinden, özellikle de bilenlerin yetki ve konumundan nefret eder. )

( Henüz gerçeklikten kopuk değildir. Gerçeği bilmese de sezgisel olarak gerçeğe yakındır. Gerçekle arasında köprü kurabilme becerisini yitirmemiştir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Gerçeklikten tamamen kopmuştur. Kendi hayal dünyasında, safsata ile örülmüş yüksek duvarların ardında yaşar. Gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm bağları reddeder. )

( Uyanabilir, uyandırılabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Uyandırılamaz. )


- CÂHİL ile/ve/değil/||/<> GENÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Cahil, [daha çok] bilmeyen değil davranış ve tutumuna sahip olamayan demektir. Gençlerin/gençliğin de sorunu, bilgili ya da bilgisizlikleri değil davranışlarında aşırıya kaçabilmeleridir. )


- CAHİL ile/ve KABA

( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )

( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )

( IGNORANT vs./and RUDE
You recognize the person/ignorant by his/her approach but also not by knowledge, nor ignorance. )


- CÂHİL ile KÂMİL

( Uzak ol/dur! İLE Yakın ol/dur! )


- CAHİL ile NÂDÂN[Fars.]

( Nâdânla sohbet zordur bilene,
Çünkü nâdân, ne gelirse söyler diline. )


- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"


- CAHİL ile ÜMMÎ

( ... İLE Okumamış, öğrenim görmemiş kişi. )


- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM

( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )

( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )


- CAHİLLER ile ZEKİLER

( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. )


- Cahilliğin yüzünden DİNLE!!!


- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK

( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )

( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )

( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )


- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK


- CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.] ile HARÎK[Ar.]


- CÂHİZ[Ar.] ile CAHİZ/CAFİZ[Ar.]

( Cesaretli, gözüpek. İLE Katılar için kullanılan hacim ölçüsü. )


- CÂİL[Ar.] ile CÂHİL[Ar. < CEHL]

( ... İLE Bilmeyen, bilgisiz. | Genç, tecrübesiz, toy. )


- CAİZ ile CAİZE


- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR


- CAİZE -ile

( Lâyık olana vermek. )


- ÇAKAL ÇUKAL -ile


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- ÇAKAL ile ÇAKAL ERİĞİ ile ÇAKAL ARMUDU ile ÇAKAL YAĞMURU


- ÇAKIL ile ÇAKILLI

( GRAVEL vs. GRAVELED )

( شن ile سنگريزه ile شن پاشيدن ile خرده سنگ ile حصات ile ريگ ile شن دار ile سنگ مثانه ile ريگي )

( SHEN ile SANGARYZAH ile SHEN PASHYDAN ile KHARDEH SANG ile حصات ile RYG ile SHEN DAR ile SANG MASANEH ile RYGY )


- ÇAKIL ile KAYDIRAK

( Çakıl taşı. İLE Yassı, kaygan çakıl taş. | Çocukların, kaydırılan bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. | Çocuk bahçelerinde, çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. | Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer. )


- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- ÇAKILMAK ile ÇAKILABİLMEK ile ÇAKILIVERMEK ile ÇAKIL/LIK ile ÇAKILLI ile ÇAKIL YOL ile ÇAKIL KUŞU ile ÇAKIL TAŞI ile ÇAKIL ÇUKUL


- ÇAKIR, HÜSNÜ (KARAMÜRSEL, 1931) :

( Öğrenimini takiben sahibi olduğu Boğaziçi Değirmencilik Şirketinde iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurul üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- ÇAKIR, KAMİL (İST. 1972) :

( Çorluspor'dan transfer edildi (1995) iki sezonda 54 Lig, 6 Kupa maçı olmak üzere 60 resmi ve 26 özel maçla birlikte 86 maçta forma giydi. Lig maçlarında 21, özel maçlarda 7 olmak üzere 28 gol kaydetti. Antalyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- ÇAKIR, VEYSEL (TEKİRDAĞ, 1947) :

( Yüksek Öğrenimini tamamladıktan sonra mali müşavir olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇAKIR ile ÇAKIR

( Mavi hareli elâ göz. | Çakırdoğan. İLE Şarap. )


- ÇAKIRLAŞMAK ile ÇAKIR ile ÇAKIRCI/LIK ile ÇAKIR AYAZ ile ÇAKIR PENÇE/LİK ile ÇAKIR ÇUKUR


- [ya] ÇAKIŞ ya da KAÇIŞ


- ÇAKIŞMAK ile ÇAKIŞTIRMAK ile ÇAKIŞABİLMEK ile ÇAKIŞTIRILMAK ile ÇAKIŞ


- ÇAKMA ile KAÇAK


- ÇAKMAK TAŞI ile/ve/||/<> DÜVEN

( Demir ya da çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü. | Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş. İLE/VE/||/<> Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç: )


- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI


- ÇAKMAK, FEVZİ (İST. 1876 - 1950) :

( Anadolukavağı'nda doğdu. Kavaklı Fevzi olarak tanınır. Rumelikavağı'nda oturmuşlar ve ilk tahsiline buradaki Sadık Hoca'nın mahalle mektebinde başlamış iki yıl sonra Sarıyer'de Hakkı Paşa Konağında eğitim veren "Özel Hayriye Okulu"nda okumuştur. 1893'te Harp Okuluna girmiş ve 1986'da Piyade Teğmen olarak mezun oldu. 1898'de ise Erkan - ı Harbiye'yi Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile bitirdi. 1907'da Albay oldu. 1910'da Kosova Kolordusu, 1911'de Garp Ordusunun Kurmay Başkanlığı ile görevlendirildi. 1913'te 5. Kolordu Kumandanlığına atandı. 1915'te Tuğgeneral oldu. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkasya, Suriye ve Filistin Cephelerinde savaştı. 1918 yılında Korgeneralliğe terfi etti. 14 Mayıs 1918'den 1919'a kadar Korgeneral rütbesi ile Osmanlı Devleti Erkan - ı Harbiye Reisi (Genel Kurmay Başkanlığı) olarak görev yaptı. I. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura Üyeliği, Ali Rıza ve Salih Hulusi Paşa kabinelerinde Harbiye Nazırlığı yaptı. İstanbul'un işgalini takiben Ankara'ya gitti (Nisan 1920) ve Kozan milletvekili olarak meclise girdi. 26.05.1920'de İstanbul hükümeti tarafından, ulusal mücadelenin önderlerinden biri olarak rütbelerinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi. 03.05.1920'de Milli Savunma Bakanlığına, 1921&de Başbakanlığa getirildi. 03.04.1921'de Orgeneralliğe yükseldi. Temmuz 1921'de Genel Kurmay Başkanlığına getirildi. Ağustos 1921'de Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı görevlerini birlikte üstlendi. 14.01.1922'de Milli Savunma Bakanlığı, 09.07.1922'de Başbakanlık görevlerinden ayrıldı. Başkomutanlık Meydan Savaşının kazanılması üzerine (30.08.1922) 31.08.1922'de Başkomutan Mustafa Kemal'in önerisi üzerine Mareşalliğe yükseltildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyetinin ilk Genel Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Milletvekilliği görevini 30.10.1924 yılına kadar devam ettirdi. 31.10.1924'te Milletvekilliğinden istifa etti. Genel Kurmay Başkanlığı görevini 23 yıl yaptıktan sonra 1944'te emekliye ayrıldı. 1946'da Demokrat Parti listesinden bağımsız olarak VIII. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. 19.07.1948'da Millet Partisinin kurucularından biri oldu. 10.04.1950'de vefât etti. )


- ÇAKMAK/LIK ile ÇAKMAKLAMAK ile ÇAKMAKLAŞMAK ile ÇAKMAK ÇAKMAK ile ÇAKMACI/LIK ile ÇAKMAKLI ile ÇAKMAKÇI/LIK ile ÇAKMAKSIZ ile ÇAKMA KAPI ile ÇAKMAK TAŞI


- ÇAL KOY/ÇAL QOY ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alacalı koyun. )


- ÇALABİLMEK ile ÇALAP


- ÇALAP -ile

( Allah. )


- ÇALARMAK ile ÇALAR ile ÇALAR SAAT


- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-

( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )


- ÇALGAY ile KANAT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kuş kanadının ucları. )


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALI DİKENİ ile DEMİR DİKENİ ile DEVE DİKENİ ile EŞEK DİKENİ ile GEYİK DİKENİ

( MÜŞVİKE: Dikenli ağaç. )

( HÂR )


- ÇALI ile ÇIKRA

( ... İLE Sık çalı. )


- ÇALI ile KATMERİBADEM


- ÇALI ile/ve LİMONOTU

( ... İLE/VE Çokyıllık bir çalı. )


- ÇALI-ÇIRPI (TOPLAMAK)


- ÇALIG ile ÇALING ile ÇALING
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kayıp, başıboş hayvan. İLE Sanki yanmış gibi çorak ve siyah olan, ot bitmeyen yer. İLE Bir Çin kâsesi. )


- ÇALIK ile ÇALIK KAVAK


- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER


- ÇALIM/CAKA[İt. < GIACCA] ile ÇALIM

( Gösteriş, karşıdakini etkileme amacıyla yapılan davranış, kurum. İLE Kılıcın keskin yanı. | Bir şeyin, erebileceği uzaklık, erim. | Biraz benzeme, andırma. | Bir oyuncunun, topu, ayağından kaçırmadan, karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle aldatıp geçmesi. | Geminin su kesiminden aşağı bölümünün, baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. )


- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )


- ÇALINMASIN DİYE değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE


- ÇALIP-ÇIRPMAK


- CÂLİS[Ar. < CÜLÛS] ile CÂLİŞ[Fars.]

( Oturan, oturucu, tahta çıkan, cülûs eden. İLE Çiftleşme. | Naz ve gamze ile salınan. )


- ÇALIŞ = GÜREŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ÇALIŞKAN, RAMİZ (RİZE, 1938 - 1998) :

( Sarıyerli, ticaret ile ilgilenir. Siyasete CHP saflarında atıldı. Çeşitli kademelerde görev yaptı. CHP kapatılınca SODEP' e geçti ve 1984 yerel seçimlerinde SODEP ‘ten den Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi ve bir dönem 1984/1989 görev yaptı. )


- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ


- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ


- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ


- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK

( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )


- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK


- ÇALIŞMAK ile ÇALIŞILMAK ile ÇALIŞTIRMAK ile ÇALIŞABİLMEK ile ÇALIŞTIRILMAK ile ÇALIŞ


- ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI

( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )

( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )


- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK

( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )


- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ

( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )

( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )

( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )


- Çalışanları DİNLE!!!


- CALL CENTER[İng.] değil ÇAĞRI MERKEZİ


- CALLOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KALLOVYAN EPOKU

( Günümüzden 166.100.000 ile 163.500.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇALMA ile/değil ÖYKÜNME


- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK


- ÇALPUŞ = MEYVE ÖZÜ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meyvelerin yapışkan özü. )


- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-

( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )


- ÇAM AĞACI/KÖKNAR ile/ve SÖĞÜT AĞACI ile/ve KAVAK AĞACI

( Sağlığı simgeler. İLE/VE ... İLE/VE ... )

( ... ile/ve BÎD ile/ve ... )

( FIR vs./and WILLOW vs./and POPLAR )

( ABIES cum/et SALIX cum/et POPULUS )


- CAM BARDAK'A, SICAK/KAYNAR İÇECEK DOLDURURKEN...

( Metal bir kaşık koyarak camın çatlaması/kırılması önlenebilir. )


- ÇAM BÖCEĞİ ile GÜNEY ÇAM BÖCEĞİ


- ÇAM "DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"


- CAM DİRENÇ ile/||/<> CAM FİBER

( Üzeri helezonî bir karbon direnç elemanıyla kaplanmış bir cam tüp. İLE Ses, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan 25nm'den daha ince seyrek yapıdaki bir cam lif. )

( GLASS RESiSTOR VS. GLASSY FıBRE )

( LA RESiSTANCE / VERRE AVEC LA FiBRE VERRE )

( GLASNiDERSTAND MiT GLASFASER, GLASFASERSTOFF )


- GLASS RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN VERRE[Fr.] / GLASWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DİRENÇ


- GLASS DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE EN VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM DOZÖLÇER


- GLASS ELECTRODE[İng.] / ELECTRO VERRE[Fr.] / GLAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELEKTROT


- GLASS FIBER-REINFORCED PLASTICS, GRP[İng.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF TAKVİYELİ PLASTİK


- GLASS FIBER[İng.] / FIBRE DE VERRE[Fr.] / GLASFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF


- CAM GEÇİŞ SICAKLIĞI ile/||/<> ERİME SICAKLIĞI

( Tg amorf sertleşme, Tm kristal erime. )

( Formül: Tg < Tm )


- GLASS PAPER[İng.] / GLAS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM KÂĞIDI


- CAM KENARI değil PENCERE KENARI


- GLASS PLATE CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ PLAQUE VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHA SIĞAÇ


- GLASPLATTENKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHALI SIĞAÇ


- TALL OIL[İng.] / RÉSINE LIQUIDE, TALL OIL[Fr.] / TALLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAM YAĞI


- GLASS INSULATOR[İng.] / GLASISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM YALITKAN


- ÇAM, HAMDİ (TURHAL, 1969) :

( Eyüp Spor kulübünden transfer edildi (1989) ve iki sezon Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 48 Lig, 3 Kupa ve 4 Turnuva maçı olmak üzere 55 resmi ve 35 özel maçla birlikte 90 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6, Turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 9 olmak üzere 16 gol kaydetti. 5 kez Ümit ve 1 kez de Olimpik Milli takım formasını giydi. Aydınspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- CAM ile CAMİ ile CAM GÖZ ile CAM KAYA ile CAM LİFİ ile CAM SUYU ile CAM YÜNÜ ile CAM RESİM ile CAM ELYAFI ile CAM MACUNU ile CAM MOZAİK ile CAM YUVASI ile CAM ÇİVİSİ ile CAM KANATLILAR


- GLASS[İng.] / VERRE[Fr.] / GLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM


- ÇAM ile/ve LADİN

( ... İLE 50-60 metre yüksekliği olan ağaç. )


- CAM | CAMDAN YAPILMIŞ değil/yerine/= SIRÇA


- CAMAAT[Azr.] = AHÂLİ/TOPLULUK[Tr.]


- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI


- CAMBUL/CUMBUL CUMBUL ile (")CIVIK(")

( Çok sulu yemek için kullanılan söz. İLE Fazla suyla karıştığından dolayı, biçimini korumayacak kadar sulanmış olan. | Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan. )


- ÇAMÇA ile ÇAMÇAK ile ÇAMÇAK ÇAMÇAK


- CAMCI/LIK ile CAMCI ELMASI ile CAMCI MACUNU


- CAMİ ARKASI SOKAK :

( 17. yy'da Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırılan Sarıyer Merkez camii, yaptıranın adı ile "Ali Kethüda Camii" olarak anılı. Cami 1820'de Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından onarılmış ve bir de minare eklenmiştir. Camii denizle beraberdi, zamanla sahil kısmı dolmuş ve yol halini alınca da meydana gelen sokak "Cami Arkası sokak" olarak isimlendirilmiştir. )


- CAMİ SOKAK VE CAMİ ŞERİF SOKAK :

( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çayırbaşı'ndaki Cami bu mahallenin en eski tarihi eseridir. Bu nedenle cami yakınındaki sokaklardan birine "Cami Sokak", diğerine de "Cami Şerif Sokak" adı verilmiştir. )


- CAMİ SOKAK :

( Maden mahallesi sokaklarından biridir. İsmini 1900 yılında inşâ edilen Deli Bekir Ağa Camii'nden almış ve hemen cami yakındaki sokağa "Cami Sokak" adı verilmiştir. )


- CAMİ YANI PARKI :

( Huzur Mahallesindedir. 403,00 m2 lik bir alan üzerindedir. 210,00 m²lik yeşil alanı ve 120,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- CÂMİ'[Ar.] ile CÂMİH[Ar.]

( ... İLE Başı sert hayvan. )


- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )


- CAMİ ile/ve/<> MÂBED

( Müminleri toplar, biraraya getirir. İLE/VE/<> Şehri toplar, biraraya getirir. )


- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ


- CAMİ ile/ve SARAY

( Rum mimarlar tarafından inşa edilmiştir. İLE/VE Ermeni mimarlar tarafından inşa edilmiştir. )


- CAMİA/ZÜMRE[Ar.] değil/yerine/= KESİM/TOPLULUK

( Belirli ortak amaçlara sahip kişilerden oluşan öbek/küme. )


- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]


- CÂMİD[< CÜMÛD] -ile

( DONMUŞ, DONUK | CANSIZ )


- CAMİDE:
HARİM/MUHAVVATA değil/yerine/= DIŞ AVLU


- CAMİİ KEBİR ile/ve CAMİİ KEBİR

( Eyüp Sultan Camisi. İLE/VE Kasımpaşa Camisi. )


- CAMLI ile CAMLIK ile CAMLI KÖŞK


- ÇAMLIDAĞ, EKREM (İST. 1949) :

( Şehzadebaşı S. K. den kaleci olarak transfer edildi (1970). 6 Sezon Sarıyer'de kaldı (1970 - 1976), 40 Lig, 1 B Takımlar Ligi ve 4 Kupa olmak üzere 45 resmi ve 35 özel maçla birlikte 81 maçta oynadı. Lig maçlarında 20, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 23 olmak üzere toplam olarak 49 gol yedi. )


- ÇAMLIK ERGUVAN TEPE PARKI :

( Kireçburnu Mahallesinde olup, 7.700,00 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 4.527,16 m²lik yeşil alanı, 250,00 çocuk oyun parkı ve 150,00 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- ÇAMLIK PARKI :

( Kireçburnu sırtlarında 7.500 m²lik bir alan üzerinde kurulan bu parkta çocuk oyun grupları, seyir alanları, anfi tiyatro, piknik masaları bulunmaktadır. )


- ÇAMLITEPE MERKEZ CAMİİ :

( Çamlıtepe (derbent) camii yeni yapılan camilerdendir. Osmanlı mimarı tarzında yapılmasına rağmen tarihi özelliği yoktur. )


- CAMPANIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KAMPANYAN EPOKU

( Günümüzden 83.600.000 ile 72.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CAMPTO- ile/||/<> FLEX- ile/||/<> -FLECT

( Eğilme, bükülme. İLE/||/<> Eğilme. İLE/||/<> Yay, eğilme. )


- GLASSY STATE[İng.] ile/değil/yerine/= CAMSI DURUM


- GLASSY TRANSITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANGSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ SICAKLIĞI


- GLASSY TRANSITION[İng.] / TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ


- VITREOUS STATE[İng.] / ÉTAT VITREUX[Fr.] / GLASARTIGER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI HAL


- CAMSI ile CAMSIZ


- SLUDGE GAS[İng.] / SCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR GAZI


- ÇAMUR ile/değil BALÇIK


- ÇAMUR ile SALSÂL[Ar.]

( ... İLE Kumla karışık, ince çamur. | Lüleci çamuru. )


- ÇAMUR ile SERT ÇAMUR/KURUTKA


- ÇAMUR ile SULU ÇAMUR

( MUD/MIRE vs. OOZE )


- ÇAMUR ile ZİFOS[Yun.]

( ... İLE Yerden sıçrayan çamur. )


- ÇAMURLAMAK ile ÇAMURLANMAK ile ÇAMURLATMAK ile ÇAMURLAŞMAK ile ÇAMURLANABİLMEK ile ÇAMURLAYABİLMEK ile ÇAMURLAŞABİLMEK ile ÇAMUR/LUK ile ÇAMURLU ile ÇAMURSUZ ile ÇAMURLUKÇU/LUK ile ÇAMUR KALEMİ ile ÇAMUR IĞRIBI ile ÇAMUR BANYOSU ile ÇAMUR DERYASI


- ÇAN BİÇİMİNDE/ÇANSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CERESÎ = COROLLE CAMPANULÉE


- CAN-CİĞER (ARKADAŞ OLMAK)


- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK

( ÂLÛ-GÜRDE ile ... )

( PLUM vs. ... )

( PRUNUS DOMESTICA cum ... )


- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK


- CAN SIZDI" değil CANSIZDI


- CAN, OSMAN (TRABZON, 1963) :

( Üniversite mezunu, özel bir şirkette çalışmaktadır. Sarıyer AKP İlçe yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak bulundu. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇAN ile BOR (NİĞDE) ÇANI


- CAN ile/ve/<> CANLI

( Görünmez. İLE/VE/<> Görünür. )

( CAN: Yaşam kudreti. )

( LIFE/SOUL vs./and/<> LIVING/ORGANISM )


- CAN ve/<> COŞKU

( LIFE and/<> EXUBERANCE, VIGOUR, ENTHUSIASM )


- CAN ile/ve/değil/||/<>/< GÖVDE/CESET


- CAN ve/||/<> KAŞINMA

( Örgenlerimizin adı yoktur! Kendimiz için yoktur!

Başkaları için vardır. Başkalarının örgenleri ve adları olarak vardır.

Her yerimiz, canımızdır.
Can(ım) +
kulağım/sırtım/ayağım/parmağım/yanağım/kafam/kıçım, "oram/şuram/buram"...

Neremizden söz edecek olursak olalım, başkasının anlaması açısından bir addan ibarettir. Bizim içinse bir bütün olarak sadece canımızın acıdığı ya da kaşınan, dışarıdan ya da içeriden, sinir, kas ya da ten/doku olarak uyarılan noktamızdır. Neremize dokunursak dokunalım, neremizi düşünürsek düşünelim, her birimiz, canımızı düşünürüz ya da duyumsar ve algılarız. Başkası ise kaşınan ya da acıyan noktanın bölgesine verdiği adı düşünür ya da söyler, konuşur. Örgenlerimiz, tıbbın ve hukukun konusu olabilir fakat zihnin konusu değildir. Ötekinin, başkasının "konusu ya da düşüncesi" olabilir fakat bizim konumuz değildir. Her yerimiz, sadece ve tamamen tek bir parça olarak canımızdır.

Dolayısıyla bazı özel, duyarlı ve kapalı bölgemizin kendi ya da adı, ayrıcalıklı, iyi ya da kötü, çirkin, pis, iğrenç vb. de değildir ve olamaz! Gövdemizin her parçası kadar sinir taşıyor ve değerliyse kendimiz için "ayıp, kötü ya da günah" diyebileceğimiz yerimiz de yoktur. Ancak, üçüncü kişinin bulunduğu ya da bulunabileceği yerden itibaren bazı sınırlamalara gitmek durumundayızdır. Her zihnimizden geçen düşünceyi nasıl dillendir(e)miyorsak, bazı noktalarımızın adını ya da ayrıntılarını da dile getireceksek bazı koşullar aramak durumundayızdır. Bu özen ve duyarlılığımız, kendimiz için değil söz(cük)lerimizin başkalarına yük ya da dayatma olmaması amaçlı ve temellidir.

Ağzımızı silmek ile kıçımızı silmek arasında da kendimiz için ve tensel olarak hiçbir fark yoktur ve olmamalıdır. Her bir noktamızı ayrı ayrı düşünür ve duyumsarız fakat bütünlüğünü unutur ya da göz ardı edersek, olmadık "düşünce ve duygulara" da boş yere kapılırız. Bebeğimiz ve çocuğumuz için de aynı/özdeş görerek zihnimizin konusu görmeyiz. Sadece gereksinimimiz doğrultusunda gereken eylemi, temizliği/mizi yaparız.

Bağırsaklarımız da kötü ya da pis değildir. Suyla dışımızı yıkadığımız gibi yiyecekler de bizi beslediği gibi içimizi yıkar. İçerideki karmaşık yapıyı tarayarak fazlalıkları siler, süpürür. Son noktası, dışkının çıkış noktası da "pis" değildir! Yani dışarı atılması gerekenler vardır fakat "pis" olarak adlandırmamak, olumsuz "söz(cük), düşünce ve duygularla" körüklememeyi anımsamalı, kendimizi bu düşünce biçimine alıştırmak durumundayız. Bağırsağın son bölümü ve noktası, "göden" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra da kısalarak ve "göt" olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Kaba etimiz olarak üzerine oturduğumuz yerin adı da her ne kadar "arka" anlamında "kıç" sözcüğü olarak kullanılsa da "göt/kıç" değil bacaklarımızın sonu ya da başlangıcıdır. Birleşme, yan yana olma konumunu, bir bölge adı olarak adlandırmış durumdayız. Kadın ya da erkek farkı olmaksızın anatomik tanımları, belleğimizdeki olumsuz kayıtlarla, anlamsız, karşılıksız "düşünce ve duygularla" özdeşleştirmek ve olumsuzluğa indirgemek de ne yazık ki çok fazla karşılaşılan bir bilgisizlik ve bilinçsizlik durumudur.

Aynı biçimde, özel bölge olarak tanımladığımız örgenlerin Latince adları olan "penis" ve "vajina" için de geçerli olan deneyimlediğimiz ve duyumsadığımız ayrıntılar vardır. Bu bölgelerin de adı, başkası için bir anlam ifade eder. Bizim içinse hiçbir ayrımı ve utanç konusu olmaksızın, yoğun sinirlerle kaplı ve öteki bölgelerimize göre daha duyarlı olan, belirli bir noktamız ya da bölgemizdir. Aralarında, ne Latince, Türkçe ya da argo, küfür, benzetme adıyla, ne düşüncesiyle, ne gözümüzle görerek, ne de elimizle dokunarak herhangi bir fark duyumsarız. Canımızın yandığı/yanabileceği, incinebileceğimiz, yüksek duyarlılıkta ya da her yerimizde olduğu gibi sadece kaşınan/kaşınabilen herhangi bir noktamızdır. Bir bütün olarak görüp hiçbir noktamızın herhangi bir ayrımı, düşünce konusu olmasa da dilimizin konusu olabilir fakat böyle olmamalıdır.

Kendimizi, dikey ya da yatay, üçgen, dörtgen, çokgen ya da kare gibi değil küre olarak, aynı anne karnında bulunduğumuz biçimde, sırtındaki yuvarlak kabuğunun/kalkanının içinde bulunan bir armadillonun açılıp kapanması gibi hiçbir yeri tamamen açık ya da kapalı olmaksızın, spor hareketlerimizdeki gibi gerektiğinde açılabilen, gerektiğinde kapanarak tek bir yuvarlak parça/gövde olarak yaşayan bir canlı olarak düşünmek ve görmek durumundayız.

Bildiğimiz her ayrıntı veri, gördüğümüz her bir noktamız/parçamız, bütünlüğümüzü bozmaya yetebilecek bir bilgi ve bakış olmamalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz bir biçimde parçalar ve küçük hesaplarla uğraşırken, gördüğümüz, zihnimize, dilimize doladığımız her parça ayağımıza dolanır ve yürüyüşümüzü yani yaşamamızı, yakınlarımızı ve çevremizi bozar. Ya da bunu şu andan itibaren tam tersine çevirebiliriz.

Nesneleri ve olguları birbirinden ayırabilme, yalınlaştırabilme, ara çözümler üretebilme bilgi ve becerisiyle parçalar ve "küçük hesaplar" yerine daha bütünlüklü ve derinlikli algı, düşünce ve duygularla yaşamımızı sürdürmemiz dileğiyle... )


- ÇAN ile NÂKÛS

( ... İLE Kilise çanı. )

( CERES ile ... )


- ÇAN ile/değil TİBET ÇANI

( ... İLE/DEĞİL 52 öğenin biraradalığı ile oluşturulmuş en iyi/özel çan. )


- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]


- CANA YAKIN ile DOĞUŞTAN

( CONGENIAL vs. CONGENITAL )

( هم مشرب ile هم سليقه ile همخو ile ارثي ile مادرزاد )

( NPAM MOSHARB ile NPAM SELYGHEH ile همخو ile ERSY ile MADARZAD )


- ÇANAÇ = ...
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kadınsı tavırlar gösteren kişi. )


- ÇANAK-ÇÖMLEK


- ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK A ile/||/<> ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK B

( Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA) ilk yerleşim İLE Çanak Çömleksiz Neolitik B (PPNB) gelişmiş tarımdır. PPNA MÖ 9500-8700 İLE PPNB MÖ 8700-6500 dönemidir. Göbeklitepe PPNA İLE Çatalhöyük PPNB dönemine aittir. )


- ÇANAK, KALİKS = KE'S = CALICE


- ÇANAK TUTMAK ile PRİM VERMEK


- ÇANAK TUTMA(MA)K ile/ve/değil/yerine MEYDAN VERME(ME)K


- ÇANAK ile/ve/||/<> HAVUZ


- ÇANAK/ÇANAQ[Oğuz] ile ÇANAK/ÇANAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ahşaptan yapılmış kâse. İLE Tuzluk ya da tuzluğa benzer, ahşaptan oyulmuş kap. )


- ÇANAKÇIOĞLU, PROF. DR. HASAN (TRB. 1925 - 2015) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. Trabzon Faroz'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Trabzon'da yaptı. Liseden mezun olduktan sonra 9 ay Rize'de yardımcı öğretmenlik yaptı. 1943 yılında Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesinden 1947 yılında "Yüksek Orman Mühendisi" olarak mezun oldu. Mezuniyeti takiben bir süre Kırklareli Or. İşl. Müdürlüğünde çalıştıktan sonra askere gitti. Rahatsızlığı nedeni ile askerliğini erteletti. 1949 yılında İst. Bahçeköy Or. İşletme Müdürlüğü Bahçeköy Orman Bölge Şefliği, bilahare İst. Or. İşl. Müd. Adalar Orman Bölge Şefliği yaptı. 1954'te yarım kalan askerliğini tamamladı. Bir süre Beypazarı Or. İşl. Müd. Beypazarı Or. Bölge Şefliği görevini yaptıktan sonra açılan sınavı kazanarak İ.Ü. Orman Entomolojisi ve Koruma Enstitüsüne Asistan olarak göreve başladı. 1959 yılında hazırladığı "Orman Ağaçlarımızın Tohumlarına Arız olan Böcekler ve Bazı Önemli Türlerin Mücadeleleri Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Ormancılık İlimleri Doktoru" unvanını aldı. 1959 - 1961 yılında ABD giderek Kaliforniya Üniversitesi'nde (Berkeley) "Orman Yangınları" ve "Orman Entomolojisi" ile ilgili konferanslar verdi. 1965'te "Türkiye'de Orman Ağaçlarına Arız Olan Sitki Bitleri (aphidoidea) Üzerine Araştırmalar" kon ulu tezi ile "Üniversite Docenti" unvanını aldı. 1971 - 72 yılları arasında Almanya'nın Göttingen Üniversitesinde konusu ile ilgili araştırmalarda bulundu. Hazırlamış olduğu "Türkiye'de Orman Ağaç ve Ağaçcıklarında Zarar Yapan Coccoidea (Homoptera) Türleri Üzerine Ar aştırmalar" konulu tezinin kabulu ile 1972'de "Üniversite Profesörü" unvanını aldı. On adet telif ve ayrıca ders notundan başka pek çok makalesi yayınlandı ve yaş haddinden emekli oldu. )


- ÇANAK/LIK ile ÇANAKÇI/LIK ile ÇANAK ANTEN ile ÇANAK AĞIZLI ile ÇANAK YAPRAK ile ÇANAK ÇÖMLEK ile ÇANAK ÜZENGİ ile ÇANAK YALAYICI/LIK


- CAN/ÂN" ile/değil/yerine CAN ve CANAN


- CANARIKAN, HALİL (ŞANLIURFA, 1994) :

( Sanayici ve siyasetçi. Lise mezunudur. Tekstil imalatı ve satış işleri yapmaktadır. Tekstil sektöründe imalat ve satış işi yapmakta olup bir kısım Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) görev yapmaktadır. AKP de siyasete atılmış ve Sarıyer Belediye Meclisi üyesi seçilmiştir. Aynı Zaman İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesidir. )


- CANCEL/DELAY vs. POSTPONE


- CANCERS değil/yerine/= YENGEÇ BURCU


- CANÇU ile OKLAVA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Şehriye hamuru açmakta kullanılan oklava. İLE ... )


- ÇANDI ile ÇANDIR


- CANEL, SAMİ (SARIYER, 1932) :

( Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu. Sarıyer ve Büyükdere Spor Kulüplerinde futbol oynadı. 19 dönem Sarıyer Spor Kulübü yönetim kurulunda görev yaptı (En uzun süreli görev yapan ilk beş kişiden biri). Türkiye Şeker Fabrikaları'nda işe hayatına başladı. Sarıyer Belediyesinde Zabıta Müdürü olarak görev yaptı ve 1982'de emekli oldu. Uzun süre Sarıyer Orta Okulu ve Sarıyer Lisesinde ders verdi. CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini üstlendi. İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi Mezunları Derneği'ni kurdu ve Başkanlık görevini yürütmektedir. Sarıyerliler Derneği Kurucu üyesi olup, bu derneğin başkanlığını yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- CANEL, YILMAZ (SARIYER, 1940 - ?) :

( Genç yaşta gazeteciliğe başladı. Foto muhabiri olarak çeşitli gazetelerde çalıştı. Milliyet Gazetesinde çalışırken emekli oldu. Pek çok ödül kazandı. Basın şeref kartı sahibidir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sarıyer Spor Kulübü ve Türkiye Futbol Adamları Derneği üyesidir. )


- CANFES AĞA KALFA ÇEŞMESİ :

( Kilyos köyünde bulunan en eski tarihi eser çeşmedir. Canfes Ağa Kalfa tarafından yapılmış olacak ki bu isimle anılmaktadır. Halk arasındaki bir ismi de Orta Çeşme olup H. 1290 (M. 1874) yapılmıştır. Osmanlı mimarı tarzında, kesme taştan yapılmıştır. Kitabesi aynen korunmuş fakat yağlı boya ile boyanmıştır. Ayna taşı mevcuttur. Yalağı da korunmakta olup, su akarı vardır, içme suyu olarak kullanılmaktadır. )


- CAN/HAYAT değil/yerine/= DİRİM/YAŞAY


- CAN-HIRAŞ (ÇALIŞMAK, UĞRAŞMAK)


- CAN-I GÖNÜL (-DEN SEVMEK/YAPMAK) -ile/ve/||/<>


- CANI ...:
"SIKIK" değil SIKKIN


- [ne yazık ki]
!"CAN/I ACITMAK" ile/ve/||/<> !"CAN YAKMAK" ile/ve/||/<> !"CANINA OKUMAK"


- CÂNİB ile/||/<> CÂNİB-İ YEMÎN ile/||/<> CÂNİB-İ YESÂR

( Yön, taraf, cihet. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. )


- CÂNİB[Ar.] ile KENEF[Ar.]


- CÂNİB[Ar.] ile NÂHİYE[Ar.] ile CİHET[Ar.]


- CANİK ATI ile/ve "DOĞU"/"BATI" TRAKYA ATI ile/ve AYVACIK(EDREMİT) MİDİLLİSİ ile/ve UZUNYAYLA(KAYSERİ) ATI ile/ve TOROS(ADANA)[YARIMKAN] ATI ile/ve KÜRT ATI ile/ve MALAKAN(KAFKAS) ATI

( Muzaffer Paşa komisyonundan. [1900] )


- CANİ/LİK ile/değil/||/<> VAHŞİ/LİK


- CANIM-CİCİM


- CANIM-CİĞERİM


- CAN'IN:
"AZI" ile/ve/||/<> "ÇOĞU"

( Can'ın, "azı", "çoğu" olmaz! )


- CANINI YAKMA! ve/||/<>/>/< 'AH'INI ALMA!

( Zayıf olanın! VE/||/<>/>/< Hiçkimsenin! )


- Canım! DİNLE!!!


- Canım! SUS!!!


- CANLA-BAŞLA (ÇALIŞMAK/UĞRAŞMAK)


- CANLANMAK ile CANLANDIRMAK ile CANLANABİLMEK ile CANLANIVERMEK ile CANLANDIRILMAK ile CANLA BAŞLA


- CANLI (OLMAK/KALMAK) ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

( Doğada, dirimbilimde, gövdede, hayvanda, bitkide. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda, anlıkta, düşüncede, anlamda, değerde. )


- CANLI AŞILAR ile/ve CANSIZ AŞILAR


- CANLI BALIK GAZİNOSU :

( Bu gazino Osmanlılar döneminden Cumhuriyet dönemine ulaşan bir gazino idi. İlk sahibi Ermeni Kirkor'du. Sonra Arnavut Vehbi Bey ve Kemal Bey işletmeciliğini yaptılar. Hasan Bey ise işi devam ettirdi. Gazinonun son işletmecisi Uğurcan Elmas zamanında yaz kış İstanbul'un en büyük müzikhollerinden biri olarak faaliyet gösterdi. 1980'li yıllarda kapatılan gazino, sahibinden satın alınarak orduevi yapıldı. Canlı Balık Gazinosuna Atatürk birkaç kez gelerek şereflendirdiler. )


- CANLI/CANSIZ ile/ve/değil/yerine VAROLAN


- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]


- CANLI ORMAN ÖRTÜSÜ ile/ve CANSIZ ORMAN ÖRTÜSÜ

( Orman toprağı üzerinde bulunan yosun, ot gibi canlı bitkiler. İLE/VE Ağaçlardan dökülmüş yapraklarla küçük dallardan oluşan örtü. )


- LIVING STONEITE[İng.] ile/değil/yerine/= CANLI STONİT


- YAYINLARDA:
CANLI ile/ve/değil/yerine NAKLEN


- CANLI, AV. FİKRET (İST. 1924 - 2012) :

( İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biridir. Kulüpte bir dönem başkanlık yaptı. Başkanlık dahil 21 yıl yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. 1949 yılından beri Kulübün avukatı ve hukuk müşaviri olarak görev yapıyor. Divan Kurulu üyesi olan Av. Fikret Canlı, Selahattin Yarar'ın ölümünden sonra Divan Başkanlığı görevini yürütüyordu. )


- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN

( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )

( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )


- CANLI ile/ve/<> CAN

( Görünür. İLE/VE/<> Görünmez. )

( LIVING/ORGANISM vs./and/<> LIFE/SOUL )


- ÇANLI ile ÇANLI ŞAMANDIRA


- CANLI ile CANSIZ

( ANIMATE vs. INANIMATE )


- CANLI ile/ve/<> GERÇEK

( ALIVE vs./and/<> REAL )


- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN

( ALIVE vs./and ACTIVE )


- CANLI ile/ve ORGANİK

( ALIVE vs./and ORGANIC )


- CANLI ile ORGANİZMA


- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]


- CANLI ile/ve/yerine VAROLAN

( ALIVE vs./and EXIST
EXIST instead of ALIVE )


- CANLI ile/ve YOĞUN

( ALIVE vs./and DENSE )


- CANLI-KANLI


- CANLILARI İNCELEME (B)İLİMİ ile/ve İNSANIN OTOPSİSİNİN (B)İLİMİ

( Çeşitli yöntemlerle. İLE/VE Göz, yüz, göbek deliği ve kasık bölgesi yarılmaz. )

( Sultan Abdülmecid zamanında, 1841 yılında, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin çabalarıyla, Avusturya Hastahanesi'nde, Avusturya'dan getirtilen, Charles Ambrois Bernard'ın öncülüğünde, insan cesetlerine ilk diseksiyon(teşrih) yapılmıştır. )


- CANLI/LIK ile CANLICI/LIK ile CANLI BOMBA ile CANLI CANLI ile CANLI MODEL ile CANLI MÜZİK ile CANLI RESİM ile CANLI YAYIN ile CANLI CENAZE ile CANLI ÖZDEKÇİ/LİK ile CANLI YAYIN ARACI


- CANLI/LIK ile/ve CANSIZ-LIK

( MOLEKÜL/LER > DNA > HÜCRE > ORGANİZMA/İNSAN ile/ve KRİSTAL/LER > GÜNEŞ DÜZENİ > EVREN )


- CANLI/LIK ile/ve DERİN/LİK

( LIVELINESS/VIGOUR vs./and PROFUNDITY )


- CANLI/LIK ile/ve/değil DİRİ/LİK

( [not] ALIVE vs./and/but VIVACITY )


- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]


- CANLI:
[ne] BÜYÜK, [ne de] KÜÇÜK değil TEK

( Canlının, (en) "küçüğü" ya da "büyüğü" diye bir şey yoktur/olmaz! Hücreden daha büyük bir canlı yoktur. )


- Canlı KONUŞ!!!


- CANSEVİN, ORHAN (SARIYER, 1939) :

( Vefa'dan transfer edildi ve 1 sezon (1960 - 1961) Sarıyer'de tescilli kaldı. 26 lig ve 5 özel olmak üzere 31 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 4 gol kazandırdı. )


- ÇANSI KALİKS, ÇAN BİÇİMİNDE KALİKS = KE'S-İ CERESÎ = CALICE CAMPANULÉ


- CANSIZ ile/ve/<> CANLI

( Sadece kendi. İLE/VE/<> [Üreyerek] Kendini taklit ve tekrar eden/edebilen. )

( LIFELESS vs./and/<> ALIVE )

( CÂMİD ile HAYY, ÂİŞ )


- CANSIZ ile/ve CANLI OLMAYAN

( Canlılıktan sonraki durum. İLE/VE Hiçbir zaman canlanmamış. )

( Organik. İLE/VE İnorganik. )


- CANSIZ ile CANSIZ NESNE

( INANIMATE vs. INANIMATE OBJECT )

( غير ذيروح ile جماد )

( غير ذيروح ile JOMAD )


- CANSIZLAŞMAK ile CANSIZLAŞTIRMAK ile CANSIZLAŞABİLMEK ile CANSIZLAŞTIRILMAK ile CANSIZ/LIK ile CANSIZCA ile CANSIZ HEDEF


- ÇANTA ile ÇANTACI/LIK ile ÇANTALI ile ÇANTASIZ ile ÇANTA ÇİÇEĞİ


- ÇANTA ile HENTBOL

( HANDBAG vs. HANDBALL )

( کيف دستي ile هندبال )

( KYFE DASTY ile NPANDBAL )


- ÇANTA ile MİSK TORBASI ile TORBALAMA ile BOL

( BAG vs. BAG OF MUSK vs. BAGGING vs. BAGGY )

( چنته ile ساک ile خورجين ile کيسه ile تبره ile نافه ile پارچه کيسهاي ile کيسه اي متورم )

( CHENTEH ile SAK ile خورجين ile KYSEH ile تبره ile NAFEH ile PARCHEH KYSONPANAY ile KYSEH AY MOTORAM )


- ÇANTA TAŞIYAN


- ÇANTA-MANTA


- KUTUR[Osm.] / DIAMETER[İng.] / DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAP, DİAMETRE


- ÇAP ile/ve ÇEVRE

( DIAMETER vs./and ENVIRONMENT )


- CAP :/yerine ŞAPKA