Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 57.789 başlık/FaRk ile birlikte,
57.789 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(211/233)
- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM
( UNIVERSAL vs./and CONCEPT )
( SUVER-İ İLMİYE )
- TÜMEL = KÜLLİ = UNIVERSAL[İng., Alm., İsp.] = UNIVERSEL[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.] =
- TÜMEL ile/ve SOYUT
( UNIVERSAL vs./and ABSTRACT )
( KÜLLÎ ile/ve MÜCERRED )
- TÜMEL ile TOPLAM
( KÜLLÎ ile KÜLL )
( UNIVERSAL vs. TOTAL/OVERALL )
- TÜMEL ile/ve/||/<> TÜMDENGELİM
- TÜMEL ile/ve/<> TÜMEL
( Varlık. İLE/VE/<> Tür. )
( Bil(ebil)mek, tümeli bil(ebil)mektir. )
- TÜMEL ile TÜMELLER ile TÜMEL KAVRAM ile TÜMEL ÖNERME
- TÜMELİ DÜŞÜNMEK ile/ve/||/=/<>/> TÜMELDE KENDİNİ DÜŞÜNMEK
- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK
- TÜMEL/LİK ve/||/<> ÖZSEL/LİK
- TÜMEN ile TÜMEN TÜMEN
- TÜMER, BEDİİ (İST. 1929) :
( Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Müfettiş olarak İş Bankasında uzun yıllar çalıştı. Daha sonra Anadolu Sigorta Genel Müdürü olarak görev yaptı. Anadolu Hayat Sigorta yönetim kurulu başkanı olarak da vazife gördü. Sarıyer Spor Kulübü'nde üç dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- TÜMEVARIM ve/||/<> EKSİK BELİRLENİM
- TÜMEVARIM ile/değil/ne yazık ki GENELLEME
- TÜMEVARIM ile/ve/değil GİZLİ TÜMDENGELİM
- TÜMEY ile/||/<> ...
( 40 Bir açının Tümey i onun değerini 90 den çıkarmakla bulunur Misal 40 lik bir açının tümeyini bulmak için onu 90 den çıkarırız 90 40 50 Bu 50 lik açı 40 lik açının tümeyidir )
- CIRCUIT INTÉGRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞİK DEVRE
- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE
- TÜMLÜK:
"TÜREV" değil İLKE
- TUMOR SUPPRESSOR GENES[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMÖR BASKILAYICI GENLER
( Hücre döngüsü kontrol noktalarını düzenleyen ve apoptozis sürecini başlatan genlerdir. Tümör baskılayıcı genler tarafından kodlanan proteinler DNA hasarına ya da dış çevreden gelen büyümeyi baskılayan sinyallere yanıt olarak göze döngüsü sürecini durdurabilmektedir. Bu genler mutasyona uğradıklarında ya da inaktive olduklarında işlevlerini kaybederler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> UR
- TÜMÖR["TİMÖR" değil!]/TUMOR/TUMOUR[İng.]/TUMEUR[Fr.]/ŞİŞ[Azr.]/TUMOR[Fars.]/ISIK[Kazak.] ile/değil/yerine/= UR/ŞİŞLİK
- TÜMÖRLENMEK ile TÜMÖRLEŞMEK ile TÜMÖR
- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA
- TÜMTANRICILIK = VÜCUDİYE = PANTHEISM[İng.] = PANTHÉISME[Fr.] = PANTHEISMUS[Alm.] = PAN:HERŞEY, HEP, TÜM. THEOS:TANRI[Yun.]
- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE
( ALL vs. ALL AROUND vs. ALL DAY LONG vs. ALL LIFE LONG vs. ALL NIGHT LONG vs. ALL OUT vs. ALL OVER vs. ALL RELATIVE vs. ALL THAT vs. ALL TOGETHER )
( جملگي ile جميع ile تماما ile جمله ile همه ile تمام ile همگي ile تمامي ile کل ile دورادور ile دورتادور ile تمام روز ile مادام العمر ile تمامي شب ile بمقدار زياد ile باشدت تمام ile سرتاسر ile سرتاپا ile بطور سراسري ile سربسر ile سراسر ile دارودسته ile هرآنچه ile جمعا )
( JOMLAGY ile جميع ile TAMAMA ile JOMLEH ile CPEHMEH ile TAMAM ile CPEHMGY ile TAMAMY ile KEL ile DORADOR ile DORTADOR ile TAMAM RUZ ile مادام العمر ile TAMAMY SHAB ile بمقدار زياد ile BASHODAT TAMAM ile SARTASAR ile SARTAPA ile BETOR SARASARY ile SARBASAR ile SARASAR ile DARUDASTEH ile NPARANCHEH ile JAMA )
- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE "KÂR"/ÇIKAR
( Tümüyle haz, "kâr"dan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle "kâr"/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de "kâr"; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da "kâr" üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 biçiminde "ya / ya da" ile] biri birine, yeğlenemez ve/ya da üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )
- TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE ile/değil/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE
- TUN[Fars.] ile/değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK
- BRONZ[Osm.] / BRONZE[İng.] / BRONZE[Fr.] / BRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNÇ
- TUNCAY ARTUN İMKB DOĞANLAR İLKÖĞRETİM OKULU :
( Doğanevler İlkokulu 1975'te öğretim ve eğitime başladı. 1993'te ilköğretime dönüştürüldü. Okul binası yeterli omayınca1995'te İMKB tarafından yeni bir okul yapıldı. Okulun adı da İMKB Doğanevler İlköğretim Okulu oldu. 1997'de İMKB Başkanı Tuncay Artun'un ölmesi üzerine okulun ismi Tuncay Artun İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İKMB) Doğanevler İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )
- TUNCAY ARTUN PARKI :
( Reşitpaşa Mahallesindedir. 1.010,05 m²'lik bir alan üzerindedir. 379,50 m²'lik yeşil alanı, 98,23 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- TUNCAY'LA ile TUNCA'YLA
- TUNCER, KENAN (GÜMÜŞHANE, 1955) :
( Lise tahsili yaptı. Tuncerler Maden Sanayi Ltd. Şti.'nde iş hayatına atıldı. Hürriyet Spor Kulübü'nde, Gümüşhane Doğanspor'da yönetici olarak görev yaptı. Ayrıca Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak vazife aldı. )
- TÜNEK ile/||/<> TÜNEK
( tarım Tavukların geceleri uyuduğu dinlendiği bölme )
( PERCH )
( PERCHOIR )
- TÜNEKLEMEK ile TÜNEK
- TUNNEL DIODE, ESAKI DIODE[İng.] / DIODE ESAKI (TUNNEL), DIODE DU TUNNEL[Fr.] / ESAKI DIODE, TUNNELDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL DİYOTU
- TUNNEL EFFECT[İng.] / EFFET TUNNEL[Fr.] / TUNNELEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL ETKİSİ
- TÜNEL ile/ve FÜNİKİLER
( Beyoğlu - Karaköy arasında. İLE/VE Taksim - Kabataş arasında. )
- TÜNEL[İng./Fr. < TUNNEL] ile/değil/yerine/= İÇGEÇİT/İÇYOL
- TUNER[İng.] ile/||/<> AYARLAYICI
( TUNER )
- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA
- TUNGSTEN-HALOGEN LAMB[İng.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN-HALOJEN LAMBA
- TUNİK ile/değil AO DAV
( ... İLE/DEĞİL Vietnam'da, kadınların giydiği yüksek yakalı, bol pantolon üzerine giyilen, dizlere kadar inen, derin yırtmaçlı, zevk ve zarafet örneği bir tunik. )
- TUNİK ile/||/<> TUNİK[Fr. < TUNIQUE]
( Antik tragedyada oyuncuların giydikleri uzun kollu ayaklara dek uzanan ve göğüs hizasında kemeri olan giysi Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad 1 Bir yapıyı saran kılıf 2 Ergin tunikatların vücudunu çevreleyen tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan bazen jelâtinimsi bazen de katı sert ve ağır olan kalın kılıf )
( TUNIC )
( TUNIQUE )
( TUNIKA | TUNISCHE )
- TUNİKA/LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KATMAN
- TÜNMEK ile/ve/||/<>/> TÜNEK
( Kuşların, kanatlı evcil hayvanların, uyumak için bir dala ya da sırığa konması. | Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak. İLE/VE/||/<>/> Kuş, tavuk, horoz vb.nin üzerinde tünedikleri dal ya da sırık. )
- TUNNEL :/yerine TÜNEL
- TUNNEL[İng.] ile/||/<> TUNNEL[Fr.] ile/||/<> TUNNEL[Alm.] ile/||/<> TÜNEL[Fr. < TUNNEL]
( Şose demiryolu gibi ulaşım yollarına geçit sağlamak amacıyla çok kez dağlık yörelerde yapılan yeraltı geçenekleri )
( TUNNEL )
( TUNNEL )
( TUNNEL )
- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA
( )
- TÜP BİÇİMİNDE/TÜPSÜ KOROLLA = TÜVEYC-İ ÜNBÛBÎ = COROLLE TUBULÉE, COROLLE TUBULEUSE
- TÜP BOYNU, LAMBA BOYNU ile/||/<> BOYUN
( TV Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan artıuç elektron topu Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü Genç dağlık kümelerde dorukları birbirinden ayıran yüksek ve kimileri ulaşıma elverişli olmayan geçitler Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge biyoloji zooloji coğrafya Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge 1 Baş ve gövdeyi birleştiren kısım 2 Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım boyun Az boyun boyun muyın muyın moyın moyun Hal bōyan moyın moyın moyun moy mōy moyun măy Eski Türkçeden başlayarak kullanılır boyın Orta Türkçede boyın biçimi geçer Eski Kıpçakçada boyun olarak kullanılır Türkçe boy kökünden geldiği açıktır boy boń n eki Räsänen LTS 207 V 80a boŋ moŋ biçiminden yola çıkmıştır RónaTas ChuvSt 139 boyun moyun un boń kökünden çıktığını dile getirmiştir Türkçe boyun biçimindeki n eki bilimsel yayınlarda sıklıkla açıklanmıştır Németh KCsA 3 109 bu yolda birtakım örnekler saymıştır Bu örnekler arasında boyun boy türevi de göze çarpar Doerfer TMEN 652 n ekinin burun taban bıkın karın erin alın yağrın yelin gibi birtakım organ adlarında kullanıldığını açıklamıştır Doerfer örnek olarak boyun türevini de vermiştir Son olarak Doerfer KhalMat 295 boyunun etimolojisi üzerinde durmuştur Diyalektlerde boyun yanında geçen moyun biçimi benzeşme assimilation yoluyla oluşmuştur )
( PECK (OF THE TUBE) | COL | NECK )
( COL DU TUBE | COL )
( KOLBENHALS | PASS | HALS )
( CERVIX | CERVIX: BOYUN )
( BOYUN[Az.]~BOYUN[Tkm.]~MUYIN[Tatk.]~MUYIN[Bşk.]~MOYIN[Nog.]~MOYUN[Krg.]~MOYIN[Kzk.]~MOYIN[Kklp.]~MOYUN[Tuv.]~MOYUN[Şor.]~MOY[Yak.]~MŌY[Yak.]~MOYUN[Yak.]~MĂY[Çuv.] )
- TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / ROHR, RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜP, LAMBA
- TÜP ile KARNİ[Fr. < CORNUE]
( ... İLE Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap/tüp. )
- TÜP ile TÜP GAZ ile TÜP BEBEK ile TÜP GEÇİT
- MEYVE FİDANI:
TÜPLÜ ile AÇIK KÖKLÜ
( On iki ay boyunca sürekli olarak ekilebilmektedir. İLE Ekim ayının başlangıcından Mart ayının sonuna kadar ekilebilmektedir. )
( Açık köklü fidanlara göre daha kısadır.[Buna neden olan durum poşet içinde olmasıdır. Daha sonra ilerleyen zamanlarda iki fidan çeşidinin de aynı boyutta olduğu görülecektir.] İLE Tüplü meyve fidanlarına göre boy olarak daha uzundur. )
( ... İLE Daha hızlı gelişim göstermektedir. )
- TÜPLÜ ile TÜPLÜK
- TÜPSÜ ÇİÇEKLER, KAPİTULUMUN ORTASINDAKİ TÜPSÜ ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ÜNBÛBÎYE = FLEURS TUBULÉES, FLEURS TUBULEUSES
- TUR ATMA ile/ve/değil/||/<>/> DÖNME
( Etraf(ın)da. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Merkezde. )
( Dışarıda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İçeride. )
( Kendinden. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kendin(d)e. )
- TÜR | ŞEKİL | UYARLAMA | SÜRÜM | DÖNME | VERSİYON ile/||/<> VERSİYON ile/||/<> VERSİYON[Fr. < VERSION]
( Çevirme )
( VERTION )
( VERSION )
- TÜR ile AŞAĞILARA KARŞI NAZİK ile ANAOKULU ile NAZİKÇE ile NEZAKET ile AŞAĞILIKLARA KARŞI NEZAKET ile İYİLİKLER ile ÇEŞİTLER
( KIND vs. KIND TO INFERIORS vs. KINDERGARTEN vs. KINDLY vs. KINDNESS vs. KINDNESS TO INFERIORS vs. KINDNESSES vs. KINDS )
( خونگرم ile گونه ile باشفقت ile روف ile گون ile بامحبت ile جور ile بامروت ile نوع ile باعاطفه ile با محبت ile رعيت پرور ile مهربان ile رووف ile قبيل ile شفيق ile قسم ile مشفق ile بنده نواز ile کودکستان ile مرحمتا ile تفقد ile تعطف ile رافت ile خوبي ile تلطف ile خونگرمي ile نيکويي ile شفقت ile عطوفت ile مهرباني ile التفات ile ملاطفت ile لطف ile ترحم ile بنده نوازي ile عنايات ile اقسام )
( KHONGARAM ile GONEH ile BASHAFGHT ile ROF ile GON ile BAMAHBAT ile JOR ile بامروت ile NO ile باعاطفه ile BA MOHBAT ile RAYT PROR ile MOTEORBAN ile رووف ile GHABYLE ile شفيق ile قسم ile MOSHAFGH ile BANDEH NAVAZ ile KOODKASTAN ile مرحمتا ile تفقد ile تعطف ile RAFT ile KHOBY ile تلطف ile KHONGARAMY ile نيکويي ile SHAFGHT ile OTUFT ile مهرباني ile ELTEFAT ile MOLATEFT ile LOTF ile TARHAM ile BANDEH NAVAZY ile عنايات ile EGHSAM )
- TÜR ile AŞAMA
( KIND vs. PHASE )
- TÜR ile BÖLÜM
( Bir tür olan şey, zorunlu olarak bir bölümdür fakat bir bölümün aynı zamanda bir tür olması zorunlu değildir. )
( KIND vs. PART )
- TÜR ile İŞLEV
( KIND vs. FUNCTION )
- NEVÎ[Osm.] / SPECIES[İng.] / ESPECIÉ[Fr.] / ART, SORTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜR
- TUR[İng./Fr.] ile TURNE[Fr.]
( Dolaşma. | Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş. | Başladığı noktada biten, bir ya da daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılan yolculuk. İLE Bulunduğu yerden başka yerlere gösteri yapmak amacıyla giden tiyatro, gösteri ya da müzik sanatçılarının gezisi. )
- TURA ile TURA ile TUĞRA
( Metal paranın resimli yüzü. | Halat gibi örülmüş iplik çilesi. | Kıvrılarak sıkıştırılmış iplik çilesi. | Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil. | Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan ya da yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu. İLE Ev duvarlarını dış etkenlerden korumak için üzerlerine çakılan tahta perde. | Bahçe kapısını korumak için beşik örtüsü biçiminde tahtadan yapılan örtü. | Kadınların başlarına taktığı küçük altın dizisi. | Çatı. | Çatı arası. | Odalardan başka evdeki öteki bölümler. | Sergen. | Düğünlerde oynanan bir çeşit oyun. | Karşı. | Topuz. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandığı, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. )
- TÜRÂB[< ETRİBE, TİRBÂN]:
TOPRAK -<
- TÜRÂB ile/||/<> TOPRAK
( Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan türleri kalınlığı sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü Bir halı türü Yağcılar Yalvaç Isparta yer jeoloji tarım Kimyasal fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı Az torpag toprak Türkmenler topur biçimini de kullanırlar bir gısım topur bir avuç toprak tuprak tuprak topırak topırak topurak Ağızlarda topur olarak da geçer tuprok dovurak 1 toprak 2 toz 3 çamur toburax tăpra Eski çağlardan başlayarak kullanılır Uygurcada toprak biçimi geçer Orta Türkçede toprak olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da toprak biçimi geçer topur a k küçültme eki Topur kökü çağdaş diyalektlerde toprak olarak saklanmıştır Clausona göre ED 443a 444a topra kurumak kökünden k ekiyle yapılmıştır Ligeti MNy 34 7576 toprakı Ana Altayca yoluyla toz biçimine bağlamıştır Ona göre Ana Türkçeye toprak ve toz olarak geçmişlerdir toz Moğolcaya geç çağlarda toprak olarak geçmiştir Kara Hamilton Arm 114 Daha sonra Ligeti I OK 266 VJa 3 1971 24 ResAltL 104 Türkçe toprak biçimini Moğolca tobrağ toburağ toğurağ biçimleriyle karşılaştırmıştır Doerfere göre TMEN 948 Türkçe top kökünden rak ekiyle kurulmuş bir türevdir Ramstedt NyK 42 71 Türkçe toprak sözünü Moğolca towusun toz biçimiyle birleştirmiş daha sonra KWb 404b Moğolca tobrağın Türkçe topraktan geldiğini yazmış Moğolca toğuraġ biçimini de Türkçe toprak sözüyle karşılaştırmıştır KWb 405a Poppe Lautlehre 47 Moğolca toğosun towārsun topārsun toz biçimlerini saymıştır )
( SOIL, GROUND | SOIL | SOIL, NATURAL SOIL )
( SOL | TERRE | SOL NATUREL | TACHE )
( BODEN | GEWACHSENER BODEN | ERDE )
( TORPAG[Az.]~TOPRAK[Tkm.]~TUPRAK[Tatk.]~TUPRAK[Bşk.]~TOPIRAK[Kzk.]~TOPIRAK[Kklp.]~TOPURAK[Krg.]~TUPROK[Özb.]~DOVURAK[Tuv.]~TOBURAX[Yak.]~TĂPRA[Çuv.] )
- TURAÇ ile FRANKSEVER ile FRANKSEVER
( FRANCOLIN vs. FRANCOPHIL vs. FRANCOPHILE )
( دراج ile هواخواه فرانسه )
( DARAJ ile NPAVAKHAH FARANSEH )
- TURAÇ ile/||/<> TURAÇ[Ar. < DURRÂC]
( anlamdaş çil kuşu Francolinus francolinus Tavuksular Galliformes takımının sülüngiller Phasianidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 34 cm Soyu azalmıştır Doğu Asya Toroslar ve Kıbrısda yaşar Tavuksular Galliformes takımının sülüngiller Phasianidae familyasından 34 cm kadar uzunlukta Asya Toroslar ve Kıbrısta yaşayan nesli tükenmekte olan bir tür )
( FRANCOLIN )
( FRANKOLINHUHN )
( FRANCOLINUS FRANCOLINUS )
- TURAN -ile
( Türklerin yurdu. )
- TURAN, ALİ (SİVAS, 1959) :
( İşadamı, siyasetçi. Sarıyer'de ikamet etmektedir. )
- TURAN, CEMİL (RUMELİKAVAK, 1947) :
( Sarıyer altyapısından yetişti ve profesyonel takım kadrosuna alındı. Üç sezon da (1965 - 1968) Sarıyer takımında 64 lig, 9 kupa ve 3 turnuva olmak üzere 76 resmi ve ayrıca 8 özel maçla birlikte toplam olarak 84 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 25, kupa maçlarında 3 ve özel maçlarda 4 olmak üzere toplam olarak takımına 32 gol kazandırdı. 44 A Milli, 5 Ümit Milli ve 2 kez de A Genç Milli olmak üzere toplam olarak 51 defa Türk Milli takım forması giydi. Milli takımda kaptan olarak görev yaptı. İstanbulspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı, bilahare Fenerbahçe'ye transfer etti. Fenerbahçe'de kaptan olarak futbolu bıraktı. Kursları tamamlayarak antrenörlük lisansı aldı. Fenerbahçe Kulübünde futbol sorumlusu, menejer ve alt yapı ve tesis sorumlusu gibi görevler üstlendi. )
- TURAN, GENÇER (UĞURCA, 1939) :
( Samsun Yolspor'dan transfer edildi ve üç sezon (1965 - 1968) Sarıyer'de tescilli kaldı. 21 lig, 6 kupa olmak üzere 27 resmi ve 8 özel maçla birlikte toplam olarak 35 maçta oynadı. Karagümrük Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- TURAN, YAŞAR (İST. ?) :
( Beykozludur. Evlenmek suretiyle Sarıyer'e geldi. İlk Evliliğini Ömer Erzurumluoğlu ile yaptı. Kocasının ölmesi üzerine yeni evlilik yaptı. İkinci kocasının da ölmesi nedeniyle tekrar evlendi ve evliliklerinin sayısı altı yediyi buldu. Kızlık soyadı "Dalyancı" dır. İlk evlilik soyladı Erzurumlugil; son evlilik soyladı ise "Turan" dır. Sarıyer'in en aktif insanlarından biri idi. Bilhassa sosyal derneklerde görev aldı ve görevini yıllarca devam ettirdi. Sarıyer Yardımsevenler Derneği ve Sarıyer Naile Sağlam Verem Savaş Derneği'nde unutulmaz hizmetler verdi. Sarıyer Naile Sağlam Verem Savaş Derneğinin ölene kadar 52 yıl Başkanlığını yaptı. Bilhassa fakir ve kimsesizlerle ilgilendiği için çok sevilir ve sayılırdı. )
- TURAN ile TURANİ ile TURANCI/LIK ile TURANLI
- TÜRAP[Ar. < TURĀB] ile/değil/yerine/=/||/<> TOPRAK
- TÜRB[Ar.] ile TÜRB/TÜRÂB[Ar. çoğ. ETRİBE, TİRBÂN]
( Turp. İLE Toprak. )
- TURBA[Fr. < TOURBE] ile/ve/||/<> TURBALIK
( Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt. İLE/VE/||/<> Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı. )
- TÜRBAN[Fr.] ile/değil HAVLİ
( İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü. DEĞİL Moritanya'da kullanılan türbanın adı. )
- TÜRBE ÇEŞME (SALİH PAŞA ÇEŞMESİ) :
( Dursun Fakih Sokakta ve Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinin yanındadır (H.1238, M.1822). Çeşmeyi Sadrazam Hacı Salih Paşa yaptırdığı için bu isimle de bilinir. Hastanenin bulunduğu alan eskiden mezarlıktı ve bu mezarlıkta bu sokağa bakan duvar dibinde Salih Paşa'nın Türbesi olduğu için hem ön sokağa Türbe Sokak adını verdiler, hem de çeşmeye "Türbe Çeşmesi" denildi. Çeşmenin kitabesinde "Sahib - ül hayrat vel - hasenat elhac Salih Paşa Sadr - ı Ali hala" (1238) yazılıdır. )
- TÜRBE ÇEŞME SOKAK :
( Sarıyer Merkez Mahallesi sokaklarındandır. Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi ön cephesindeki sokaktır. Sokağa hem Sarıyer Deresi Sokaktan hem de Ortaçeşme Caddesinden girilir. Hastanenin olduğu alan eskiden mezarlıktı. Bu mezarlıkta Hacı Salih Paşa'nın türbesi vardı. Mezarlığın sokağa bakan köşesinde ve türbenin yanında bulunan çeşmeyi yaptıran Hacı Salih Paşa olması nedeni ile sokağa "Türbe Çeşme Sokak" denilmiştir. )
- TÜRBE ile/||/<> HAZÎRE
( Gövde (ziyaret) bölümü ve örtüsü bulunan mezar anıtı. İLE/||/<> Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık. )
- TÜRBE ile MURGHANE
- TÜRBE ile TÜRBE ERİĞİ
- TÜRBE ile/||/<> TÜRBE[Ar. < TURBE]
( İçinde çoğu kez ünlü kişilerin gömülü bulunduğu yapı anıtsal sin Mimarlık İçinde din ve devlet büyüklerinin mezarları bulunan yapı turba 1 toprak yer 2 mezar mezarlık Poppenin türbeyi Türk diyalektlerinde kullanılan türme Gefӓngnis biçimiyle birleştirmesi yanlıştır Marr Arm 334 Räsänen V 506b Farsça turbadan geldiğini açıklamıştır Eski ve yeni diyalektlerde Gefӓngnis olarak geçen türmeye ilişkin bilgi almak için Räsänen NM 1946 114 V 506507 )
( TURBA )
( MAUSOLEUM | GRAVE )
( MAUSOLÉE | TOMBEAU )
( MAUSELEUM | GRABMAL, GRABDENKMAL )
- TURBO KANAT
( TURBO
WING )
- TURBULENT LEWIS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LEWIS TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE LEWIS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI LEWİS SAYISI
- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN
- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN
- TUR/DEVİR ile/değil/yerine/= DÖNÜ
- TÜRDİRİLLTİMİ[İng. DE-EXTINCTION] ile/||/<> GERİ ISLAH[İng. BACK-BREEDING] ile/||/<> KLON[İng. CLONE] ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM[İng. ARTIFICIAL SELECTION]
( Soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma süreci. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün genetik açıdan benzer canlılarda yapay seçilim yoluyla geri ıslah, klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesi sürecidir. @@ Canlı organizmaların popülasyonları içindeki belirli atasal özelliklerin yeniden ortaya çıkarılması adına yapay seçilimin kullanılması. @@ Ebeveynine genetik olarak birebir benzeyen canlı. Aynı zamanda, genetik olarak birebir aynı olan canlı bireylerini ya da gruplarını da belirtmek için kullanılır. @@ İstenen karakterleri taşıyan canlıların, bir diğer canlı tarafından (genelde insan tarafından) seçilerek bunlardan döl alınması. Pratik olarak bakıldığında, insanoğlunun evrim üzerinde sahip olduğu bir çeşit kontrol yöntemi. Bitkilerde hastalıklara karşı dirençli ve fazla ürün veren türler; sığırlarda da çabuk büyüyen ve fazlaca et ya da süt veren türler bu yapay seçilim yöntemiyle elde edilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜREME ÜNSÜZ ile/||/<> TÜREME ÜNSÜZ
( Sözcüğün aslında bulunmayan ve önseste veya içseste beliren ünsüz urmak vurmak ayva hayva tüfek tüfenk vb Asıl kelimede olmadığı hâlde çeşitli nedenlerle kelime başında veya içinde türeyen ünsüz ur vur Baveng hevenk ip yip kılıç kılınç vb ünsüz türemesi )
- TÜREME ile TÜREME ÜNLÜ ile TÜREME ÜNSÜZ
- TÜREMİŞ AD ile TÜREMİŞ FİİL ile TÜREMİŞ İSİM ile TÜREMİŞ ZARF ile TÜREMİŞ SIFAT ile TÜREMİŞ KELİME
- DERIVATIVE TITRATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRETİLMİŞ TİTRASYON EĞRİSİ
- TÜRETME ile TÜREV ile TÜREVLER ile TÜRETMEK ile FAYDA ELDE ETMEK
( DERIVATION vs. DERIVATIVE vs. DERIVATIVES vs. DERIVE vs. DERIVE BENEFIT )
( مشتغ گيري ile اشتقاق ile مشتق ile اشتقاقي ile فرعي ile مشتغات ile متفرعات ile مشتقات ile مشتق شدن ile مشتق کردن ile فايدهرساندن )
( MOSHTAGH GYRY ile ESHTAQAQ ile MOSHTAGH ile ESHTAQAQY ile FAREY ile مشتغات ile MOTEFAREAT ile MOSHTAQAT ile MOSHTAGH SHODAN ile MOSHTAGH KARDAN ile فايدهرساندن )
- DERIVATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜREV
- TÜREV ile/||/<> DİFERANSİYEL
( Türev f'(x) oran İLE diferansiyel df küçük değişim. )
( Formül: Rate İLE infinitesimal change )
- TÜREV ile/||/<> İNTEGRAL
( Türev bir işlevun değişim hızını, integral ise eğri altındaki alanı hesaplar. )
( \frac{d}{dx}f(x) İLE \int f(x)dx )
( Newton & Leibniz | 1675 | 17. Yüzyıl | Kalkülüs (1643 - 1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )
- TÜREV ile/||/<> İNTEGRAL
( Türev bir işlevin değişim hızını, integral ise eğri altındaki alanı hesaplar. )
( Formül: \frac{d}{dx}f(x) İLE \int f(x)dx )
( Newton & Leibniz tarafından 1675 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )
- TURFA[Ar. < TURFE] ile TURFANDA[Fars. < TERVENDE]
( Az bulunur, eski, nadir. | Değeri düşük, işe yaramaz. | Acayip, tuhaf. İLE Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze). | Yeni, ilk kez ortaya çıkan. )
- TURFALAMAK ile TURFA
- TURGOR[İng.] ile/değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK
- TURGUT AKAN İLKÖĞRETİM OKULU :
( Kazım Karabekir Paşa Mahallesinde 1994/1995 öğretim yılında Dağevleri İlköğretim Okulu adı ile açılan bu okulun adı 1995'te Turgut Akan İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )
- TURİNG TESTİ ile/||/<> ÇİN ODASI ARGÜMANI
( Turing testi davranışsal zeka ölçümü İLE Çin odası argümanı anlayış olmadan simülasyon eleştirisidir. Turing test geçen makine akıllıdır İLE Searle simülasyon anlayış değildir der. Turing fonksiyonelci İLE Searle bilinç gerektirir. )
( Alan Turing tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- TÜRK DÜŞÜNCESİ ve DİVÂN EDEBİYATI
- TÜRK MÜZİK EŞİĞİ
- TÜRK ONKOLOJİ VAKFI :
( Yeniköy Askerlik Şubesi karşısındadır. Nuran Kocabıyık Kanser Araştırma ve Türk Onkoloji Vakfı Yeniköy Şubesine bağlı olarak 1993 yılından beri sağlık hizmeti vermektedir. )
- TÜRK = ER, GÜÇLÜ
- TÜRK ile/||/<> KUMUK
( ... İLE/||/<> Dağıstan'da yaşayan bir Türk boyu ve bu boydan olan kişi. )
- TÜRK ile/||/<> TURAN
( ... İLE Dünyadaki tüm Türkleri içine alan devlet. )
- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR
- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA
( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )
- Türkçe'sini önemseyenlerle KONUŞ!!!
- TÜRKER, ORHAN (İST. 1949) :
( Marmara kolejinden sonra Gazetecilik Yüksek Okulunu bitirdi. İngilizce ve Yunanca bilen ve tercüman Rehber olarak Turizm alanında çalışmaktadır. Araştırmacı yazar olup yayımlanmış altı eserinden biri "Nihori'den Yeniköy'e" ismini taşımaktadır. )
- TÜRKER, PROF. DR. AHMET (KERKÜK, 1948) :
( KTÜ (Karadeniz Teknik Üniversitesi) Orman Mühendisliği Bölümünden 1977 yılında mezun oldu. 1979 - 1983 yılları arasında TÜBİTAK tarafından desteklenen doktora çalışmasını 1986 yılında tamamladı. 1989 yılında İ.Ü.İktisat Fakültesi Ekonomletri Bölümünden ikinci Lisans diplomasını aldı. 1992 yılında Doçent, 2001 yılında ise Profesör oldu. İngiltere'de Oxford University, Oxford Forestry İnstitute'de, FAO bursiyeti olarak "Rural Development Forestry" kursuna katıldı. İ.Ü. Orman Fakültesi yanında İsparta, Bartın ve Düzce'deki Orman Fakülteleri ile İ.Ü. Tütün Eksperleri Yüksekokulunda Muhasebe, Ekonomi, Ormancılıak İşletme Ekonomisi, Sosyal Ormancılık ve Orman Değerlerinin Belirlenmesi isimli dersleri verdi. Fakülte ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ile Bölüm Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2006 - 2015 döneminde Ormancılık Ekonomisi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. )
- TÜRKEŞ, FETHİ (BURSA, 1942) :
( Yedikule S. K. den transfer edildi aralıklı olarak iki sezon (1962 - 1963 ve 1964 - 1965) Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 22 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 24 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam olarak 31 maçta oynadı. Lig maçlarında 11 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 14 gol kazandırdı. Beşiktaş'a transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. 4 kez Ümit Milli ve 2 kez Ordu Milli takım formasını giydi. )
- Türkî[Tr. / Fars.] ile TÜRKÎ[Ar.]
( Türk. | Türk'le(rle) ilgili. İLE Türkü. )
- TÜRK-İSLÂM değil İSLÂM-TÜRK
- TÜRKİYE'DEKİ EN BÜYÜK ÇINAR ile ...
( İznik'tedir. [Çapı 20 m.] )
- TÜRKİYE'NİN EN TEHLİKELİ YOLLARI ile/değil/yerine/>< DÜNYANIN EN GÜZEL YOLLARI
( Görmek için burayı tıklayınız... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek için burayı tıklayınız... )
- TÜRKMEN = TÜRK-İ İMAN
- TÜRKÜ YAKMAK ile/||/<> TÜRKÜ YAKMAK
( Bir olayla bir sevgiyle ilgili olarak söylenmiş türkü Buna türkü dizmek türkü çıkarmak da denir Halk edebiyatı terimi Türküye ezgi uydurmak )
- TÜRKÜ ile BOZLAK
( ... İLE Orta ve Güney Anadolu'nun bazı bölgelerinde, bir türkü ezgisi. | Bu ezgiyle söylenilen, konusu acıklı türküler. )
- TÜRKÜ ile/değil DAĞİ
( ... İLE/DEĞİL Dağlık bölgelerde söylenilen türkülerin makamı. )
- TÜRKÜ ile/ve/<> ÖTEKİNİN TÜRKÜSÜ
- TÜRKÜ ile ŞANSONET
( ... İLE Tiyatro oyuncularından birinin mızıka eşliğinde söylediği türkü. )
- TÜRKÜ ile/değil/yerine/= TÜRK'Ü
- TÜRKÜ ile/||/<> TÜRKÜ[TR. < TÜRK + AR. < -I]
( 1 Halkın ezgi ile söylediği her türlü deyiş 2 Saz ozanlarının koşma biçiminde söyledikleri dördüncü dizeleri her dörtlükte olduğu gibi yinelenen kavuştaklı koşuk Hece tartısiyle yazılmış küçük şarkı HALK TÜRKÜSÜ Chant populaire TÜRKÜ CÖNGÜ Chansonnier TÜRKÜ YAZARI Chansonnier Hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir )
( BURNING )
( CHANSON, CHANSONNETTE )
( VOLKSLIED )
( CANZONE POPOLARE )
( ΛΑΪΚΌ ΤΡΑΓΟΎΔΙ / λαϊκό τραγούδι )
- TÜRKÜLEMEK ile TÜRKÜLEŞMEK ile TÜRKÜLEŞTİRMEK ile TÜRKÜ ile TÜRKÜCÜ/LÜK
- TÜRKÜLERDE:
OYUN HAVALARI ile/ve LİRİK ile/ve DOĞA(PASTORAL) ile/ve YERGİ(SATİRİK) KONULU ile/ve SİMGELİ/TEMSİLÎ ile/ve KAHRAMANLIK VE SERHAT HAVALARI ile/ve TÖRENSEL VE GİZEM İÇERİKLİ ile/ve SOSYAL İÇERİKLİ ile/ve GURBET VE HASRET ile/ve MİZAHÎ VE ALAN OYUN ile/ve ÂŞIKLAMALAR ile/ve AĞIT VE KIRAN DESTANLARI ile/ve KARŞILIKLI DEYİŞLEME VE ATIŞMALAR
- TÜRK'ÜM <> ÖZBEK'İM
( Eğer bir Özbek'e, "Sen Türk kökenlisin" derseniz kesinlikle kabul etmezler. "Ben Özbek'im, sen de öyle!" derler. )
- TÜRKÜ[TR. < TÜRK + AR. < -Î] ile/||/<> TÜRKÜ YAKMAK ile/||/<> YAKMAK
( 1. Halkın ezgi ile söylediği her türlü deyiş. 2. Saz ozanlarının koşma biçiminde söyledikleri, dördüncü dizeleri her dörtlükte olduğu gibi yinelenen kavuştaklı koşuk. @@ Hece tartısiyle yazılmış küçük şarkı (HALK TÜRKÜSÜ, Chant populaire; TÜRKÜ CÖNGÜ, Chansonnier; TÜRKÜ YAZARI, Chansonnier). @@ Hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir. )
( BURNING~...~BURNING )
( CHANSON, CHANSONNETTE~...~BRÛLER )
( VOLKSLIED~...~BRENNEN )
( CANZONE POPOLARE~...~BRUCIARE )
( ΛΑΪΚΌ ΤΡΑΓΟΎΔΙ / λαϊκό τραγούδι~...~ΚΑΊΩ / καίω )
- TURLA, MEHMET G. (SARIYER, 1929) :
( Robert Kolejden mezun oldu. Askerlik görevini Kore Türk Tugay'ın yaptı. Uzun yıllar üst düzeyde yönetici olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübünde 1 dönem başkan, 4 dönem yönetici olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )
- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]
( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜRLÜ ile TÜRLÜ
( Çeşitli. İLE Çeşitli sebzelerin karıştırılarak pişirildiği yemek. )
- TÜRLÜ ile TÜRLÜ TÜRLÜ
- TURNA BALIĞI ile/||/<> TURNA BALIĞI
( Esox lucius Kemiklibalıklar Teleostei takımının turnabalığıgiller Esocidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 40100 cm Avrupada yaşayan tek turna balığı türü Çok yırtıcıdır Yumurtalarından havyar yapılır Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının turna balığıgiller Esocidae familyasından 40100 cm kadar uzunlukta çok yırtıcı yumurtalarından havyar yapılan eti yenen bir tür Kemikli balıklardan turna balığıgiller Esocidae familyasından boyu 100 cm kadar olabilen çok yırtıcı yumurtalarından havyar yapılan eti yenen bir tür )
( PIKE )
( BROCHET COMMUN )
( WASSERWOLF )
( ESOX LUCIUS )
- TURNA YEMİŞİ ile/ve/||/<> YABAN MERSİNİ/LİKAPA/MAVİ YEMİŞ ile/ve/||/<> KIZILCIK
(
)
( CRANBERRY vs. BLUEBERRY vs. CORNELIAN CHERRY )
- TURNA ile/ve BÜLBÜL
- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL
( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )
- TURNA ile İBİS/MISIR TURNASI
( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak alanlarında yaşayan bir kuş. )
( GRUS GRUS cum IBIS AETHIOPICA )
- TURNA ile KARKARA
( ... İLE Başı sorguçlu turna. )
( ... İLE Bataklık bölgelerde yaşarlar. )
( CRANE vs. ... )
- TURNA ile SİYAH BOYUNLU TURNA
- TURNA ile TAÇLI TURNA
( ... İLE Barışçıl, sevimli ve nazik olan bu kuş, Uganda'nın bayrağında da yer alan simgesidir. [Bu kuşu öldürmenin 7 yıllık hapis cezası vardır.] )
( ... cum BALEARICA PAVONINA )
- TURNA ile TELLİ TURNA
( ... İLE Turnagillerden, su kıyılarında yaşayan, uzunluğu 85 santimetre olan, gövdesi gümüşi, başı ve boynu kara, büyük bir kuş. )
( GRUS GRUS cum ANTHROPOIDES VIRGO )
- TURNA ile TURNA BALIĞI(PIKE)
( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir balık. )
( GRUS GRUS cum ESOX LUCIUS )
- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI
- TURNE ile/değil/yerine/= GEZMECE
- TURNO[İt. < TURNO] ile/||/<> TEK DİLLİ, BİR TEKERLEKLİ MAKARA
( tek dilli bir tekerlekli makara İtal ritorno bozzello di ritorno leading block Türkçede ritorno biçiminin ri bölümü düşmüştür )
( TURNO )
- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI
- TURNUSOL[Fr.] (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)
( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )
- TURONIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= TURONİN EPOKU
( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURP | TURBA ile/||/<> TURBA ile/||/<> TURBA[Fr. < TOURBE]
( Bitkilerin köklerinden ayrışmış yaprak ve saplarından oluşmuş bir tür kömür Yüzeyleri bataklık bitkileriyle örtülmüş derin olmayan su birikintilerinin diplerinde bitki kalıntılarından oluşan kömür bataklık kömürü )
( TURBE, PEAT | PEAT, TURF )
( TOURBE )
( TORF )
- TURP ile ALABAŞ TURPU/CEHENNEM TOPUZU[Kıbrıs'ta]
- TURP ile BAYIRTURPU
( ... İLE İri bir turp türü. )
( ... cum COCHLEARIA ARMORACIA )
- TURP ile/değil EJDER MEYVESİ
( ... İLE/DEĞİL Dış görünüşü turp gibi, kırmızı ve aralarından yeşil yapraklar çıkan, içi beyaz fakat siyah noktalar bulunan, tadı çok güzel bir meyve.[Vietnam'da] )
( [not] RADISH vs./but DRAGON FRUIT )
- TURP ile/||/<> KOLZA
( ... İLE/||/<> Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki. )
( ... cum BRASSICA NAPUS )
- TURP ile ŞALGAM/ÇOMUR
( RADISH vs. TURNIP )
( RAPHANUS SATIVUS cum BRASSICA RAPA )
- TURP ile/ve TERME
( ... İLE/VE Yabani turp. )
- TURP ile YABANTURBU
( ... İLE Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki. )
( ... cum RAPHANUS RAPHANISTRUM )
- TURRE[Ar.] ile/ve PÜRÇEK/ZÜLF/ZÜLÜF[Fars.]/BÂRE[Fars.]/KÜJEK[Argu][dvnlgttrk]
( Alnın bir kısmına düşen saç. Kıvırcık saç lülesi. İLE/VE Yanağa sarkan saç. Şakaklardan sarkan saç lülesi. | Bele ya da topuğa kadar uzun olan saç. | Sevgilinin saçı. )
( ZÜLF-İ DİL-ÂRÂ: Sevgilinin gönlün süsleyen, gönle hoş gelen zülfü. ZÜLF-İ DİREFŞÂN: Dalgalanan saç. ZÜLF-İ MÜŞG-BÂR: Misk saçan zülf. ZÜLF-İ YÂR: Sevgilinin zülfü, saçı. | Menfaat, çıkar.[Zülfiyara dokunmak deyiminde] )
- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE değil LİMON
( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )
(
Limonun Sirkeye Göre Üstünlükleri
Limon ve sirke, ekşilik ve lezzet dışında da birçok açıdan farklıdır. Limon, kimyasal, biyolojik, bitkisel ve tıbbi bakımlardan daha verimli ve olumlu sonuçlar sunar.
Kimyasal Yapı
Limon, doğal sitrik asit içerir ve kalsiyum şelasyonu sağlar. Sirke ise asetik asit içerir ve daha korozif özellikler gösterir.
Biyolojik Özellikler
Limon doğrudan bitkisel üründür ve güçlü flavonoidlerle birlikte gelir. Sirke ise fermantasyon ürünü olup, biyolojik çeşitliliği sınırlıdır.
Bitkisel ve Üretim Süreci
Limon ağaçtan doğrudan hasat edilirken, sirke üretimi ikinci kademe bir işlem gerektirir ve bu süreçte doğal özelliklerin bir kısmı kaybolabilir.
Sağlık ve Tıbbi Etkiler
- Limon, yüksek C vitamini ile bağışıklığı destekler.
- Böbrek taşlarını önleyebilir.
- Vücutta alkalileştirici etki yapar.
- Güçlü antioksidan özellikler taşır.
- Sirke ise aşırı kullanımda diş minesine zarar verebilir ve mideyi tahriş edebilir.
Yanlış Bilinen Noktalar
- Limon, pH bakımından daha asidik olmasına rağmen vücudu alkalileştirir.
- Limon antiseptik etkisi ile kısa sürede doğal koruma sağlar.
- Sirke, doğru kullanılmadığında alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
Özet Karşılaştırma
| Özellik | Limon | Sirke |
|---|---|---|
| C vitamini kaynağı | ✔️ | ❌ |
| Probiyotik etkiler | ❌ | ✔️ (doğal sirke için) |
| Antiseptik etki | ✔️ | ✔️ |
| Alkalileştirici etki | ✔️ | ❌ |
| Diş minesi zararı | Düşük risk | Yüksek risk |
| Sindirimi destekleme | ✔️ | ✔️ |
| Doğallık safhası | Doğrudan bitkisel | Fermente ürün |
| Alerji riski | Düşük | Orta-yüksek |
- TURŞULAŞMAK ile TURŞU/LUK ile TURŞUCU/LUK ile TURŞU SUYU ile TURŞU BALIĞI
- TURUK-U ÂLİYE = YÜCE YOL
- TÜRÜM ile/ve/||/<> DÜRÜM
( Taşma, dağılma[neşir/neşr], ışık/görünüm[zuhur], iniş/nüzûl/cirâc. İLE/VE/||/<> Toplanma[haşır/haşr], çıkış/dönüş/mirâc. )
- TÜRÜM = SUDUR = EMANATION[İng., Alm.] = ÉMANATION[Fr.] = EMANATIO[Lat.]
- TÜRÜM ile TÜRÜMCÜ/LÜK
- TUŞ/KLAVYE KISAYOLLARI
( Ctrl + Alt + Delete: Çalışan uygulamaların bir dizinini ekrana getirir. Tekrar basıldığında bilgisayarı baştan başlatır.
Ctrl + Delete: Metin düzenleme uygulamalarında imlecin bulunduğu konumdan sözcüğün sonuna kadar olan bölümü siler.
Ctrl + End: İmleci dizin ya da belgenin sonuna taşır.
Ctrl + Esc: Windows tuşunun bulunmadığı klavyelerde Başlat menüsünün açılması için kullanılır.
Ctrl + Home: İmleci dizin ya da belge başına taşır.
Ctrl + A: Etkin pencere üzerinde yer alan seçilebilir tüm nesnelerin ya da metnin seçilmesini sağlar.
Ctrl + C: Seçilen nesneyi panoya kopyalar.
Ctrl + N: Yeni bir pencerede yeni dosya oluşturur. Internet Explorer?da ise yeni tarayıcı penceresi açar.
Ctrl + O: Aç penceresini ekrana getirir.
Ctrl + P: Etkin belgeyi yazdırır.
Ctrl + S: Etkin belgeyi kaydeder.
Ctrl + V: Panoya kopyalanmış metin ya da grafiği imlecin bulunduğu konuma yapıştırır.
Ctrl + X: Seçilen nesneyi bulunduğu konumdan keserek panoya kopyalar.
Ctrl + Z: Son işlemi geri alır.
Shift + Delete: Seçili dosyaların Geri Dönüşüm Kutusu?na gönderilmeden doğrudan silinmesini sağlar.
Shift + Tab: Tuşları arasında ters yönde hareket sağlar.
Alt + Enter: Seçili dosya ya da klasör için Özellikler penceresini çağırır.
Alt + Esc: Pencereler arasında geçiş yapar.
Alt + Tab: Pencereler arasında geçiş yapar.
Alt + PrintScreen: Seçili uygulama penceresinin görüntüsünü panoya kopyalar.
Alt + Spacebar: Seçili dosya için Özellikler penceresini ekrana getirir.
Alt + S: Başlat menüsünü ekrana getirir.
Print Screen: Ekrandaki tüm görüntüyü panoya kopyalar.
Ok Tuşları: Sayfanın kaydırılmasını, uygulamaya bağlı olarak seçili nesnenin hareket ettirilmesini sağlar.
BackSpace: Windows Gezgini'nde ve Bilgisayarım klasöründe klasör seviyesini değiştirir.
Delete: Seçilen nesneyi siler.
Esc: Son işlemi iptal eder ya da menüyü açar.
Windows + R: "Çalıştır" penceresini ekrana getirir.
Windows + E: Windows Gezgini'ni ya da Bilgisayarım klasörünü ekrana getirir.
Windows + F: Bilgisayardaki Dosya ve klasörler için arama penceresi ekrana gelir.
Windows + Break: "Sistem Özellikleri" penceresini ekrana getirir.
Windows + F1: Windows Yard?mı ya da Yardım ve "Destek Merkezi" penceresini ekrana getirir.
Windows + D: Tüm pencerelerin simge durumuna küçültülmesini ve Windows masaüstünün görüntülenmesi sağlar. Tekrar basıldığında pencereler eski konumuna geri döner.
Windows + TAB: Görev çubuğunda yer alan tuşlar ve uygulamalar arasında geçiş yapar.
Windows + M: Tüm pencereleri simge durumuna küçültür.
Windows + Shift + M: Tüm pencereleri simge durumuna küçültme işlemini geri alır. )
( 

)
(
)
- TUŞ SAYISI | GOL | ADET | ADED | KEMMİYYET | NÜSHA ile/||/<> NÜSHA ile/||/<> SAYI
( 1 Bir yapıtın bir yazının basılmış ya da yazılmışlarından her biri 2 sayı Aynı tipte yapılan veya aynı basımdan çıkan şeylerin her biri Karşılaşma sırasında yumrukoyuncularının yaptıkları vuruşları değerlendirmek için yan hakemlerce kullanılan birim Kılıçoyunu yarışmalarında geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç Buna göre kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır Erkeklerde beş kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir Topun kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç Bu giriş oyun sırasında olursa 2 serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir Oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır Süreli yayınların her çıkışında aldıkları sıra numarası doğal sayı tümsayı gerçek sayı karmaşık sayı sayal sayı sıral sayı sayı boncuğu Her birisine dokuzar devingen yuvar geçirilmiş birbirine koşut çubukları tutan bir çerçeveden oluşan işlencelerne aygıtı Anlamdaş çörkü doğal sayı sıral sayı sayal sayı Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer Bir çokluğun bir birimle belirlenimi Sayma eylemi ile ortaya çıkar Ama sayma zamanla ilgili bir olaydır oysa sayının kendisi hiç bir niteliksel belirlenimi olmadığı gibi zaman belirleniminden de de sıyrılmıştır zamanın dışındadır Felsefede Nicel bakımından göz önüne alınmış şeyler topluluğunu ölçüp karşılaştırarak soyutlama ile elde edilen temel kavram Sıra sayı sırayı dizeyi belirtir birinci ikinci bayağı sayı niceliği belirtir bir iki Sayıyı temel ilke yapan Pythagorasçı öğretiye göre nesnelerin özü gerçeği varlığın ana özdeği sayıdır Her şey sayı bağlantılarına göre düzenlenmiştir sayılarla bilinebilir Aristoteles sayıyı ölçülebilen miktar olarak tanımlar bu yüzden bir henüz bir sayı değildir Oysa Lockea göre sayı birimin ya da birin en yalın tasarımıdır birin yinelenmesinden ve bu ikisinin birleştirilmesinden 2 ile gösterilen tasarım oluşur Berkeley sayıyı bir düşünme ürünü olarak açıklar Kanta göre de sayı bir anlık kavramıdır ama somut olarak ancak zaman ve uzay kavramlarının yardımıyla gerçekleşebilir matematik numara matematik Kelimelerin anlattıkları kavramın tek veya çok bazı dillerde ikili üçlü olması temeline dayanılarak yapılan ayırma Tekil Çoğul İkil Üçül Bir kelimenin karşıladığı kavramın teklikçokluk yani sayı bakımından görünümünü yansıtan dil bilgisi kategorisi Bu kategorinin çeşitli dillerde teklik ikilik ve çokluk olmak üzere üç türü vardır İkili sayı özellikle Arapça için geçerlidir sayılar Azerbaycan Türkçesi say Türkmen Türkçesi birlikköplük saan Gagauz Türkçesi sayı Özbek Türkçesi són birlik Uygur Türkçesi san Tatar Türkçesi san berlek Başkurt Türkçesi han berlekküplek sanaw teklikköplük Krç Malk san birlik Nogay Türkçesi san birlik Kazak Türkçesi san birlik Kırgız Türkçesi san Alt too tanıs Hakas Türkçesi san pîr san Tuva Türkçesi san Türkçesi san pir Rusça çislo yedinstvennoye sayı sayı )
( EXEMPLAIRE )
- TUŞE/TOUCH[İng.] ile/değil/yerine/= DOKUNUM
- TUSİ ile/||/<> ÇİFTİ
( Dairesel hareketten doğrusal hareket elde etme )
( Nasireddin Tusi tarafından 1247 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1201-1274) (Ülke: İran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Tusi çifti, trigonometri, Meraga Rasathanesi) )
- TUTACAK ile TUTAÇ ile TUTAK ile TUTAM ile TUTAMAÇ/TUTAMAK
( Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak. İLE Laboratuvar maşası. | Tutacak. İLE Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Avuç içi ya da parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. İLE Tutamaç. | Tutunulacak, dayanılacak, güvenilecek nesne. )
- TUTAK ile/değil/yerine/=/||/<> TUTACAK | KABZA | REHİNE
( Bir şeyin tutulacak yeri tutacak kabza Maşa kerpeten vb araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri rehine )
- TUTAK ile Tutak
( Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. )
- TUTAK/KABZA[Ar.] ile/ve/||/<> BALÇAK
( Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, sap. İLE/VE/||/<> Kabza. | Kılıcın sapında/kabzada eli koruyan demir parça/bölüm. )
- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]
( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )
- TUTAMAK ile TUTUCULAŞMAK ile TUT ile TUTU ile TUTUCU/LUK ile TUTULU ile TUTAMAKSIZ ile TUTULU SATIŞ
- TUTAMLAMAK ile TUTAM/LIK ile TUTAM TUTAM
- TUTANAK/MAZBATA[Ar. < MAŻBAṬA] ile/||/<> TUTANAK/ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/||/<> TUTANAK/ZABITNAME[Ar. < ŻABṬ + Fars. NĀME]
- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK
( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )
- TUTARLI OLMAK TUTARLI DAVRANMAK
- Tutarlı KONUŞ!!!
- TUTKAL["TUT KAL"] ile/değil/yerine/||/<>/< TUTKU
- BINDER[İng.] / AGGLOMERANT, LIANT, AGGLOMÉRANT[Fr.] / BINDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TUTKAL, YAPIŞTIRICI
- TUTKU:
ISTIRAP değil/yerine/> DEĞİŞİM
( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )
- TUTKU (ŞEREH)
- TUTKU ve/||/<>/= AKILSIZ (")BAĞLANMA(")
- TUTKU ile/ve/<> AŞK
( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )
- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK
- TUTKU ile/ve ÇİLE
( PASSION vs./and PASSION[SUFFERING] )
- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT
- TUTKU ile FETİŞ
- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE
( AMBITION vs. AMBITIOUS vs. AMBITIOUSLY )
( جاه طلبي ile بلند همت ile نامجو ile جاه طلبانه )
( JAH TALABY ile BALAND CPEHMAT ile NAMJO ile JAH TALABANEH )
- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]
( Tutuklu kalmak. )
- TUTKU ile/ve/||/<> KORKU
( PASSION vs./and/||/<> FEAR )
- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET
( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )
( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )
( Kişiyi yenik düşüren her istek, kösnüdür/şehvettir. )
( LUST: Bondage to matter. )
( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )
( GULMET: Şehvet fazlalığı. )
( PASSION vs. LUST/LECHERY/CONCUPISCENCE )
- TUTKU ile/değil/yerine NEŞE
- TUTKU ile/ve/değil/yerine TUTUM
( [not] PASSION vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of PASSION )
- TUTKU ile/ve/||/<> US
( PASSION vs./and/||/<> REASON/MIND )
- TUTKU ile/ve ZAAF
- TUTKULAŞMAK ile TUTKU ile TUTKUN/LUK ile TUTKULU ile TUTKUSAL ile TUTKUSUZ/LUK
- TUTMA ile BULUNDURMA
( HOLD vs. KEEPING )
- TUTMA ile/değil/yerine/=/||/<> DESTEKLEME | YANAŞMA
( aktutma deniz tutması taşıt tutması Tutmak işi destekleme yanaşma Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma markaj )
- TUTMA ile/ve/> GENİŞLETME
( TO HOLD vs./and/> TO WIDEN )
- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA
- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK
- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK
( HOLD vs. HOLD A COMPETITION vs. HOLD A MEETING vs. HOLD BACK vs. HOLD DEAR vs. HOLD FAST vs. HOLD MEETING vs. HOLD OF A SHIP vs. HOLD ON A MINUTE vs. HOLD RESPECT vs. HOLD RESPONSIBLE vs. HOLDER vs. HOLDING vs. HOLDING COMPANY vs. HOLDING FAST TO )
( برگزار کردن ile دردست داشتن ile منعقد ساختن ile متمسک شدن ile منعقد کردن ile در دست داشتن ile عقد کردن ile انبارکردن ile نگاهداري ile مسابقه گذاشتن ile مجلس داشتن ile تشکيل جلسه دادن ile مجلس کردن ile خودداري کردن ile عزيز داشتن ile محکم گرفتن ile خن ile وايسا ile احترام قائل بودن ile مسئول دانستن ile مسئول کردن ile حامل ile دارنده ile نگاه دارنده ile مسک ile انعقاد ile ملک متصرفي ile معتصم ile شرکت مرکزي ile مستعصم )
( BARGOZAR KARDAN ile DARDAST DASHTAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MOTAMSK SHODAN ile MANAGHAD KARDAN ile DAR DAST DASHTAN ile AGHAD KARDAN ile ANBARKARDAN ile NEGAHODARY ile MOSABAGHEH GOZASHTAN ile MOJALS DASHTAN ile TASHKYLE JALSEH DADAN ile MOJALS KARDAN ile KHODDARY KARDAN ile AZYZ DASHTAN ile MOHKAM GARAFTAN ile KHAN ile وايسا ile EHTARAM QAEL BODAN ile MASOUL DANSTAN ile MASOUL KARDAN ile HAMEL ile DARANDEH ile NEGAH DARANDEH ile MOSK ile ENEGHAD ile ملک متصرفي ile MOTASAM ile SHARKAT MARKZY ile مستعصم )
- TÜTSÜLEMEK ile TÜTSÜLENMEK ile TÜTSÜLETMEK ile TÜTSÜ/LÜK ile TÜTSÜLÜ ile TÜTSÜ GÖZÜ
- TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN! ile/ve/||/<>
ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!
( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )
- TUTUCU ile APTAL ile KÖLE
( Düşünmeyen. İLE Düşünemeyen. İLE Düşünmüyor olmasına aldırmayan. )
- [ne yazık ki]
TUTUCU ile GERİCİ
- TUTUCU ile MUHAFAZAKAR PARTİ ile KONSERVATİF OLARAK ile MUHAFAZAKARLIK ile KORUMAK
( CONSERVATIVE vs. CONSERVATIVE PARTY vs. CONSERVATIVELY vs. CONSERVATIVENESS vs. CONSERVE )
( مرتجع ile محافظه کار ile محافظهکار ile حزب محافظه کار ile محافظهکارانه ile محافظه کاري ile کنسرو کردن ile کنسرو تهيه کردن )
( MORTAJE ile MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKAR ile HEZB MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKARANEH ile MOHAFEZEH KARY ile KONSORO KARDAN ile KONSORO TAHYYEH KARDAN )
- TUTUCU ile TUTUCU ile TUTUCU/İTİCİ[Fr. TENEUR] ile TUTUCU
( Süregiden toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kişi. İLE Tutumlu. İLE Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. [Eskiden "itici" denilirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bugün, bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.] İLE Ateş maşası. )
- TUTUK ile TUTUCU
- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU
- TUTUKLULUK | ALIKONULMA/MEVKUFİYET[Ar. < MEVḲŪFİYYET] ile/||/<> MAHPUS | CEZAEVİ/MAPUS[Ar. < MAḤBŪS]
( tutukluluk alıkonulma )
- TUTULMA ile TUTULMA[Ar. HUSÛF/ECLIPSE] ile TUTULMA ile TUTULMA
( Toplum tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. | Tutuk duruma gelmek. | Kapatılmak, sarılmak. | Bir örgen ya da bir nesnenin hareket edemez olması. | Yakalanmak. | Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. İLE Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün ya da bir bölümünün görünmez duruma gelmesi. | Gözlemciye göre, iki gökcisminden birinin, öbürünü örtmesi. Ay'ın, Güneş'i örtmesi[gün tutulması]; Yer'in, Ay'ı örtmesi[Ay tutulması]. İLE Birine tutkun olma, sevme, âşık olma. İLE Oyuncunun söyleyeceklerini unutması. )
- MÉSON PIÉGÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTULMUŞ MEZON
- TUTUM:
GELİŞMİŞ ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ
- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TUTUM | YETİNME/İDARE[Ar. < İDĀRE] ile/||/<> YETİNME | GÖRÜŞ/KANAAT[Ar. < ḲANĀʿAT]
( idare amiri idarehane idare hukuku idareimaslahat idare kandili idare lambası idare mahkemesi idare meclisi mahallî idare merkezî idare mülki idare örfi idare sivil idare amme idaresi kamu idaresi Yönetme çekip çevirme güdüm yönetim Ülke işlerinin yürütülmesi kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam Bir kurumun işlerini yürüten kurul tutum İdare kandili veya lambası Hoş görme göz yumma yetinme )
- TUTUM = ATTITUDE[İng., Fr.] = EINSTELLUNG/HALTUNG[Alm.] = ATTITUDINE[İt.] = ACTIDUD[İsp.]
- TUTUM ile/ve/değil EŞİK
- TUTUM ile/ve KARAKTER
( ATTITUDE vs./and CHARACTER )
- TUTUM ile/ve NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin(Ne İçin). )
( Niyet davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun sizin için ne olduğunu zihinsel tutumunuz belirler. )
( ATTITUDE vs./and INTENTION )
- TUTUM ile/ve/< NİYET
( ... İLE/VE Neden değil Niçin[Ne İçin]. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( Onun, bizim için ne olduğunu, zihinsel tutumumuz belirler. )
( Özbilincim'in, "vicdânım" doğrultusunda eylemek isteğini beslemesi de, 'niyet'tir. )
( ATTITUDE vs./and/< INTENTION )
- TUTUM NİYET
- TUTUM ile/ve/||/<>/> SİYASET
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/> Toplumda. )
- TUTUM ile/ve TAVIR
( Koşullarınızı (belki) değiştiremezsiniz, fakat tavır ve tutumunuzu değiştirebilirsiniz. )
( Kibar, asil ve hassas bir tavır içinde olun. )
( İşlerinizde sessiz ve alçakgönüllü bir tavır edinin. )
( Alışkanlık haline gelmiş olan yumuşak tavır, sorunlar karşısında etkisiz kalmaya neden olur. )
( Kişinin hayatını belirleyen şey, tavır ve hareketleridir. )
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )
( Konumunuzu ancak bilinçli tavırlar sağlama alabilir. )
( Yolcunun zenginliği, kişinin iç varlığıyla barışık olma yeteneğinin simgesidir ve bu durum uyumlu ve çekici bir tavrı yaratır. )
( Bilge kişinin tavrı önemlidir. )
( ATTITUDE vs./and MANNER )
- TUTUM TAVIR
- TUTUM ile TUTUMLU/LUK ile TUTUMSUZ/LUK ile TUTUMSUZCA
- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK
- TUTUMLULUK ile/ve/||/<> KISINMAK
( ... İLE/VE/||/<> Kendi gereksinimlerini karşılamakta tutumlu davranmak, imsak etmek. )
- TUTUM/U BENİMSEMEK ile/ve/> ALIŞKANLIK OLUŞTURMAK
- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) SORUNUNDA:
"YASAK" değil SINIRLAMA
ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
- TÜTÜN/LÜK ile TÜTÜNCÜ/LÜK ile TÜTÜN RENGİ ile TÜTÜN BALIĞI
- TUTUNMA(MA)K ile DEMİR ATMA(MA)K
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- TUTUŞMAK ile TUTUŞABİLMEK ile TUTUŞUVERMEK ile TUTUŞ
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] ile/değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TUTYA | ÇİNKO ile/||/<> ÇİNKO ile/||/<> ÇİNKO[İt. < CINQUE | İT. < ZINCO]
( kimya Sert mavimsi ak renkli pirinç yapımında ve galvanizlemede kullanılan bir metal A A 65 38 A S 30 Ö A 7 14 E S 419 C Vücutta karbonik anhidraz ve alkalin fosfataz gibi enzimlerin tamamlayıcısı niteliğinde proteinlerin biyosentezi kemik diş ve cinsiyet hormonlarının yapısına giren birçok vücut işlevinin sürdürülebilmesi ve bağışıklık sistemi için gerekli olan genellikle üreme verim düşüklüğü çeşitli deri hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi amaçlarıyla da kullanılan bir element )
( ZINC )
( ZINC )
( ZINK )
( CINQUE | ZINCO )
- TUTYA[Ar. < TŪTİYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİNKO | SÜRME | ÇUHA ÇİÇEĞİ
( çinko sürme çuha çiçeği )
- TUVAL[Fr. < TOILE]/CANVAS[İng.] ile TUVAL[Fr. < TOILE]
( Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir ya da pamuklu kaba kumaş. İLE Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo. )
- TUVAL ile TUVACA
- TUVALET/HELA[Ar. < ḪALĀ] ile/||/<> TUVALET/KADEMHANE[Ar. < ḲADEM + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> TUVALET/ABDESTHANE[Fars. < ĀB + DEST + ḪĀNE]
- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA
( COMMODE vs. COMMODIOUS vs. COMMODITIES vs. COMMODITY )
( گنجه کشودار ile رختان ile رختدان ile مقرون بصرفه ile بکار خور ile اجناس ile کالا )
( GONJEH KESHODAR ile RAKHTAN ile RAKHTEDAN ile MOGHORON BASRAFEH ile BEKAR KHOR ile AJENAS ile KALA )
- TUVALET ile/ve/<> KUM ODASI
( Malawi'de, tuvaletler, kum odaları biçiminde oluşturuluyor. Bir blok dolunca, bir kolla, kum odaları değiştiriliyor. Kullanılan kum blokları, kurutulup gübre olarak kullanılıyor. Zorunluluktan ve olanaksızlıklardan da olsa önemli bir çevresel ve doğal çözüm sunuyor. )
(1996'dan beri)