Bugün[25 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(138/189)


- PROPER :/yerine UYGUN, DOĞRU


- PROPYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUBU


- PROPOSITIONAL ile/||/<> PREDICATE ile/||/<> MODAL ile/||/<> FUZZY ile/||/<> MANTIK SİSTEMLERİ

( Farklı mantık türleri. )

( Formül: P ∧ Q → R )


- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU


- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA


- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI


- PROSECUTOR :/yerine SAVCI


- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ


- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ


- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ

( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK


- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]

( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]

( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile/||/<> YAĞ ile/||/<> KARBONHİDRAT ile/||/<> VİTAMİN ile/||/<> BESİN ÖĞELERİ

( Temel besin bileşenleri. )

( Formül: 1 cal = 4.184 J )


- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)


- PROTEST :/yerine PROTESTO ETMEK


- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA


- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...

( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )


- PROTİ = KINALI ADA

( "İlk olan" anlamına gelmektedir.
[ Kınalı Ada'nın eski (adsız) adıdır. ] )


- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER

( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )


- PROTON SAYISI ile/||/<> KÜTLE NUMARASI

( Proton sayısı atom numarası İLE kütle numarası proton+nötron toplamıdır )

( Formül: Z İLE A=Z+N )


- PROTOPLAZMA ile YALANCIAYAK

( ... İLE Bir gözeli hayvanlarda, devim ve beslenmeye yarayan protoplazma uzantısı. )


- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL


- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK


- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- (not PROUD FOR) PROUD OF


- PROUD :/yerine GURURLU


- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA


- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI


- PROVA[İt.] ile PRUVA[İt.]

( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmen tarafından üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Geminin önü. )


- PROVA[İt.] ve REPETİSYO

( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmence, üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Müzik ve tiyatroda prova. )


- PROVE :/yerine KANITLAMAK


- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE


- PROVISION :/yerine HÜKÜM, TEDARİK


- PROX- ile/||/<> PROXIMO- ile/||/<> JUXTA-

( Yakınında, bitişikte. İLE/||/<> Proksimal, en yakın. İLE/||/<> Yakın. )


- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ


- PRUVA ile PRUVA HATTI


- PSEUDOSPECIES[İng.] değil/yerine/= SÖZDE TÜR

( Tüm populasyondaki ilgili virüs çeşitliliğinin tek bir bireyi enfekte etmesidir. Yüksek oranda mutasyona maruz kalmış HIV, HCV gibi virüsler bu biçimde gözlenebilirler. Kıyaslama olması açısından şu söylenebilir: tek bir bireydeki HIV virüsü çeşitliliği, bir salgın sırasında tüm dünyadaki grip virüsü çeşitliliğinden daha fazla olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ


- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU


- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]

( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKİYATRİ'DE:
FRANSIZ EKOLÜ ile/ve/||/<>/> ALMAN EKOLÜ


- PSİKOLOJİ:
BİLİMSEL ve/||/<> SANATSAL

( Gövde. VE/||/<> Zihin. )


- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ


- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE

( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )


- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR" ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"


- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN


- PSİKOLOJİK ile PSİKOLOJİK SAVAŞ


- PSİKOLOJİSİ BOZUK OLAN ile KARAKTERİ BOZUK OLAN

( Düzelir. İLE Düzelmez. )


- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL


- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE


- PSİKO-TOPLUMSAL BEN ile/ve/||/<> TEMSİLİ BEN ile/ve/||/<> EYLEYEN BEN


- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER


- PSİŞE[Yun.]/ANIMA[Lat.] ile/ve/||/<> SOMA[Yun.]/CORPUS[Lat.] ile/ve/||/<> PNEUMA[Yun.]/SPIRIT[Lat.]


- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL


- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER


- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME


- PSYCH-/PSYCHO- ile/||/<> PSYCHRO- ile/||/<> CRY-/CRY-MO-/CRYO- ile/||/<> -THYMİA/THYMO- ile/||/<> -MANİA ile/||/<> PHREN-/-PHRENİA/PHRENO- ile/||/<> EROT-

( Zihin, zekâ ile ilgili, zihinsel olaylarla ilgili, psikolojik yöntemlerle ilgili, psikolojik. İLE/||/<> Soğuk. İLE/||/<> Soğuk, donma. İLE/||/<> Psişe, psişik durumla ilgili, timusla ilgili. İLE/||/<> Delilik, manik durum. İLE/||/<> Mental bozuklukla ilgili, diyaframla ilgili. İLE/||/<> Aşk. )


- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)

( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTT EVLERİ GARİPLER CAMİİ :

( Mahallenin tek camii olup, Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur. )


- PTT EVLERİ SAĞLIK OCAĞI :

( Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak PTT Evleri Sağlık Ocağı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )


- PTT EVLERİ UĞUR MUMCU PARKI :

( PTT Evleri mahallesinde Sarıyer Belediyesi tarafından yapılan ve hizmete açılan bir parktı. Parkta oyun alanları, jimnastik aletleri, basketbsol sahası ve çocuk oyun grubu var. )


- PUAN MUN JON:
KUZEY KORE ve/<> GÜNEY KORE

( Kore'yi ikiye bölen, 38. paralelde bulunan bir köy. )

( [o dönemde] Sovyetler Birliği'nin egemenliğindeydi. VE/<> ABD'nin egemenliğindeydi. )

( Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki bazı FaRkLaR'ı görmek için burayı tıklayınız... )


- PUBLICATION :/yerine YAYIN


- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK


- PUDRA ile TAŞPUDRA

( ... İLE Süslenmek için kullanılan pudra ve krem karışımı katı nesne. )


- PUDRALAMAK ile PUDRA/LIK ile PUDRALI ile PUDRA ŞEKERİ


- PUFLA ile PUFLA/TOZAK

( Bir tür ördek. İskandinavya kıyılarında yaşar. İLE İnce kuş tüyü. )

( SOMATERIA cum ... )


- PUFLAMAK ile PUFLA


- PÜFÜR PÜFÜR (ESMEK)("KÜFÜR KÜFÜR" değil!)


- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM


- PUL ile PAYET[Fr.]

( ... İLE Giysi vb. işlemek için kullanılan küçük, pırıltılı pul. )


- PUL ile PUL PUL ile PUL ŞİŞE ile PUL BİBER ile PUL KANATLILAR ile PUL KOLEKSİYONCUSU ile PUL KOLEKSİYONCULUĞU


- PULLU ile PULLUK ile PULLUKÇU/LUK ile PULLU SAZAN


- PULLUK ve/||/<> KULAK DEMİRİ

( ... VE/||/<> Pullukta, uç demirinin kaldırdığı toprağı ters çeviren demir. )


- PULLUK/KÖTEN ile/ve KUTAN

( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. İLE Büyük pulluk. )


- PULMONER AMFİZEM[İng. PULMONARY EMPHYSEMA] ile/||/<> PULMONER DÖNGÜ / KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI[İng. PULMONARY CIRCULATION]

( Pulmoner Amfizem terimi, akciğerlerde fazla hava bulunması anlamını taşır. Bununla beraber kronik pulmoner amfizem söz edildiği zaman, genel olarak çok azı dışında bütün hastalarda, sigara içmeye bağılı olarak akciğerlerde gelişen haraplayıcı kompleks prosesler anlaşılır. @@ Pulmoner Döngü, Küçük Kan Dolaşımı ya da Akciğer dolaşımı, kalp ile akciğerler arasında kapalı devre oluşturan kan damar sistemi. Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki sistemik döngüden farklıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PULS POLAROGRAFİSİ


- PULSASYON/PULSATION[İng.] değil/yerine/= VURUM


- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ


- PULSED-FIELD GEL ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ATIM ALANLI JEL ELEKTROFOREZİ

( Büyük DNA moleküllerini birbirlerinden ayırmak için kullanılan bir elektroforez tekniğidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PULSU ile PULSUZ


- PULUÇ/INNÎN, ANÂNET[Ar.]/IMPOTENCE[İng.]/IMPUISSANCE[Fr.]/EMPTOTANS[Fr. IMPUISSANT] ile/>< PRİAPİZM

( Eşeysel güçsüzlük, iktidarsızlık. Ereksiyon olamama. (Kalkmaması) | Kısır, güçsüz. İLE/>< Sürekli erekte durumunda olma. [Tarihte ilk olarak M.Ö. 1550'lerde Antik Mısır'da yazılmış olan Ebers tıp papirüsünde "Priapizm" hastalığından söz edilmiştir. Bu hastalığın tarihteki ilk tarifi ise M.Ö. 300'lü yıllarda Apamealı Demetrius tarafından yapılmıştır.] [Çok tanrılı Yunan mitolojisinde, Bereket Tanrısı dışında, Dionysus, Pan ve Hermes gibi tanrılar da büyük üreme örgenleri ile bilinir.] )


- PULUR, HASAN (ZEKERİYAKÖY/SARIYER; 1932) :

( Gazeteci - Köşe yazarı. Babası subay olduğu için İlkokulu değişik yer ve okullarda okudu. Yatılı okuduğu Kabataş Lisesinden mezun okudu. Genç yaşta gazeteciliğe başladı (1954) ve bir başka işi olmadı. Sırasıyla Son Saat, Yeni İstanbul, Vatan, Havadis, Akşam, Milliyet, Hürriyet ve Güneş Gazetelerinde çalıştı ve çeşitli görevler üstlendi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikasının yarışmalarında başarı ödülleri kazandı. Yedisi köşe yazılarını içeren sekiz kitabı yayınlandı. )


- pulv.[Lat. < PULVIS] değil/yerine/= TOZ, PUDRA


- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY


- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]

( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )


- PUNGENT vs. DENSE


- PUNT[İt. < PUNTO] ile/ve/||/<>/> PUNDUNA GETİRMEK

( Bir işi yapmak için fırsat gözetleyip en uygun zamânı bulmak.
PUNTO: Yazaçların/harflerin boyunu gösteren ölçü birimi. | Ayakkabıda topuk yükseklik ölçüsü. )


- PUNT ile PUNTO ile PUNTOLU


- PÜR KUSÛR ve/||/<> el-FAKİR TAHT-Ü-TÜRÂB


- PÜR TEMKÎN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EHL-İ TEMKÎN

( Çok ağırbaşlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağırbaşlı. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi. | Kendini sadece Tanrı yoluna adamış kişi. )


- PURCHASE :/yerine SATIN ALMAK


- PUREX-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS SÜRECİ


- PUREX-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS YÖNTEMİ


- PUREX PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ PUREX[Fr.] ile/değil/yerine/= PUREX YÖNTEMİ


- PURIFIED REASON vs./and INTENTION = HEART

( SAF(LAŞTIRILMIŞ) AKIL ile/ve NİYET = KALP )


- PURINE[İng.] değil/yerine/= PÜRİN

( Nükleik asitlerin yapısında bulunan çift halkalı azotlu organik bazlardır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EFFET PURKINJE[Fr.] / PURKINJE-PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE OLAYI


- PÜR-MELÂL[Fars.] ile ...

( Gamlı, kederli, sıkıntılı, üzüntülü. )


- PURNA ile ...

( Dolu, tamam, mutlak, sonsuz. (Brahmaniçin kullanılır.) )


- PURSANTAJ[İng. < PERCENTAGE]["PURSUNTAJ" değil!] değil/yerine/= YÜZDE

( Filmlerin sinema salonlarında gösterildiği süre boyunca elde edilen bilet gelirlerinin dağıtım oranı. [Bu oran, yapımcılar, dağıtımcılar ve sinema salonları arasında bilet satışlarından elde edilen kazancın nasıl paylaştırılacağını belirler.] [Pursantaj oranı, genellikle film gösteriminin ilk haftalarında yüksek olur, ardından zamanla düşebilir.] )


- PURSUE :/yerine TAKİP ETMEK, SÜRDÜRMEK


- PÜRTÜK ile/<> PÜRÜZ ile/<> PÜTÜR

( Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık, çıkıntı. İLE/<> Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik ya da kusur. | Engel, güçlük. İLE/<> Küçük kabarcık, çıkıntı. )


- PURUSHA[Sansk.] ile ...

( Varlığın maddesel olmayan özeü. Kişisel ruh. Kozmik Ruh, tüm maddi tezahürlere (Prakriti) bilinç görünümü veren, evrenin ebedi~etkin nedeni. Purusha'nın madde içindeki esareti, sayısız arzulara yol açan Chitta-vrittis'den doğan "Ben" bilincinden ötürüdür. (bkz. Jivatman) )


- PÜRÜZ ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> YOKUŞA SÜRMEK


- PÜRÜZLEMEK ile PÜRÜZLENMEK ile PÜRÜZLENDİRMEK ile PÜRÜZ ile PÜRÜZLÜ/LÜK ile PÜRÜZSÜZ/LÜK


- PÜRÜZ/LÜ ile TIRTIK/LI


- PUSAN ve/<> SUVAN ve/<> ECO

( Kore Savaşı'nda, askerlerimizin gönderildiği, sıcak savaşın gerçekleştiği cepheler.
[27 Temmuz 1953'te, 2 yıl, 9 ay, 10 gün süren sıcak savaş bittiğinde, 6360 şehit, 229 tutsak, 5247 de gazimiz olmuştu.] )


- PUSAT ile PUSAT ile PUSAT

( Araç. İLE Silah, zırh vb. savaş aracı. İLE Giysi ya da giysilik kumaş. )


- PUSAT ile PUSATLI ile PUSATÇI


- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI


- PUSET ile PUSETÇİ/LİK


- PUSH :/yerine İTMEK


- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK

( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )

( )


- PÜSKÜL ile/ve/||/<> SAÇAK

( Bir ucundan bazı nesnelere süs olarak takılan, öteki ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti. @@ Bazı giyim nesnelerinde ya da döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. )


- PÜSKÜRME ile PÜSKÜRME BENLİ


- PÜSKÜRÜK ile PÜSKÜRÜK TAŞ ile PÜSKÜRÜK KÜLTE


- YILANLARDA:
PUSUDA BEKLEYENLER ile/ve/değil/yerine/||/<> AV PEŞİNDE HAREKET EDENLER


- PUSULA[İt. < BUSSALO] ile/değil/yerine İLETECİK/BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]

( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )


- PUSULA[İt. < BUSSALO] değil/yerine/= YÖNDEÇ/YÖNEÇ/İLETECİK


- PÜSÜR ile PÜSÜRLÜ ile PÜSÜRSÜZ


- PUT IN SIDE BY SIDE vs. TO BRING TOGETHER


- PUT / ŞEYTAN ile TÂGUT["gu" uzun okunur][çoğ. TAVÂGÎ/T]

( ... İLE Kayıptan haber veren, büyücü. | Şeytan. | İslâm'dan önce, Mekke'deki Lât ve Uzzâ putları. )


- PUTREL/POTREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMİR KİRİŞ

( Yapılarda, demiryollarında kullanılan demir kiriş. )


- [ne yazık ki]
PUTUNU, KENDİ YAPAR, KENDİ TAPAR" ve/||/<> KÖLELEŞTİRİRSİN ALDIRMAZ; "KÖLE" DERSİN, KALDIRMAZ


- PÜTÜR PÜTÜR

( Yüzeyi düzgün olmayan nesnelerde. )


- PÜTÜRLENMEK ile PÜTÜR ile PÜTÜRLÜ ile PÜTÜRSÜZ/LÜK ile PÜTÜR PÜTÜR


- PV-P CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= PV-P EĞRİSİ


- PYRIN[İng.] değil/yerine/= PİRİN

( Doğal (innate) bağışıklık sisteminde ve inflamatuar tepki mekanizmalarında görev alan bir protein. MEFV geni tarafından ifade edilir. Bu genin mutasyonu halinde Ailevi Akdeniz ateşi görülebilir. Pirin, aynı zamanda marenostrin adıyla da bilinir (Mare Nostrum, Latincede "bizim deniz" anlamına gelmektedir ve Romalılar tarafından Akdeniz için kullanılmıştır).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- Q-BAND[İng.] / BANDE-Q[Fr.] / Q-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= Q BANDI


- Q-METER[İng.] / Q-MÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= Q METRE


- Q-MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= Q ÖLÇER


- Q-TEST[İng.] ile/değil/yerine/= Q-TESTİ


- Q.D./QUAQUE DIE, EVERY DAY[İng.] değil/yerine/= HER GÜN


- Q.H./QUAQUE HORA, EVERY HOUR[İng.] değil/yerine/= HER SAAT BAŞI


- Q.İ.D./QUATER İN DİE, FOUR TIMES A DAY[İng.] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- Q.M./QUAQUE MANE, EVERY MORNING[İng.] değil/yerine/= HER SABAH


- Q.N/QUAQUE NOCTE, EVERY NİGHT[İng.] değil/yerine/= HER GECE


- Q.N.S./QUANTUM NON SATIS, QUANTITY NOT SUFFICIENT[İng.] değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA DEĞİL


- Q.P./AD.LIB, QUANTUM PLACEAT[İng.] değil/yerine/= ISTENİLDİĞİ KADAR


- Q.Q.H/QUAQUE QUATTUOR HORA, Q.T.H/QUAQUE TRIBUS HORA, EVERY FOUR HOURS[İng.] değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR


- Q.R./QUANTUM RECTUM, QUANTITY RIGHT PER[İng.] değil/yerine/= DOĞRU MİKTARDA


- QABAQ[Azr.] = ÖN, ÖNCE [Tr.]


- QALOŞ[Azr.] = LASTİK AYAKKABI[Tr.]


- QALY/QUALITY ADJUSTED LIFE YEARS[İng.] değil/yerine/= NİTELİĞE AYARLANMIŞ YAŞAM YILLARI


- QARDAŞ[Azr.] = ERKEK KARDEŞ, AĞABEY[Tr.]


- QARI[Azr.] = YAŞLI KADIN [Tr.]


- QAVAL[Azr.] = TEF[Tr.]


- QAYĞI[Azr.] = BAKIM, ÖZEN, İLGİ[Tr.]


- QEYRƏT[Azr.] = NAMUS, ŞEREF[Tr.]


- q.i./q.v.[Lat. < QUANTUM LIBET/VIS] değil/yerine/= İSTENİLDİĞİ KADAR


- QIÇ[Azr.] = BACAK[Tr.]


- q.i.d.[Lat. < QUATER IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- QIZIL[Azr.] = ALTIN[Tr.]


- QOCA[Azr.] = YAŞLI[Tr.]


- QONAQ[Azr.] = MİSAFİR[Tr.]


- qs.[Lat. < QUANTUM SUFFICIT] değil/yerine/= YETERİ KADAR, GEREKTİĞİ KADAR


- QTAIM ile/||/<> NBO

( QTAIM Bader analizi topoloji İLE NBO orbital bazlı. )

( Formül: Elektron yoğunluğu İLE orbital )


- QUADRATİC İLE NUMBER FİELD İLE CLASS FİELD ile/||/<> CEBİRSEL SAYI KURAMSİ

( Sayı cadleri ve genişlemeleri. )

( Formül: Q(√-1) = Gauss integers )


- QUADRATİK İLE KÜBİK İLE KUARTİK ile/||/<> DİOPHANTİNE DENKLEMLER

( Tam sayı çözümlü polinom denklemler. )

( Formül: x² + y² = z² (Pisagor) )

( Omar Khayyam tarafından 1070 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1048-1131) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Matematik, Astronomi, Şairlik) (Önemli katkıları: Cebir, takvim reformu) )


- QUADR-/QUADRİ- ile/||/<> TETR-/TETRA-

( Dört, dört kez, dört kat. İLE/||/<> Dört. )


- QUALITY vs. TRAIT


- QUANTUM DOT İLE WİRE İLE WELL ile/||/<> DÜŞÜK BOYUTLU SİSTEMLER

( Kuantum hapsetme yapıları. )

( Formül: En = n²h²/8mL² )


- QUANTUM ERROR CORRECTİON ile/||/<> DECOHERENCE

( Quantum error correction kuantum bilgiyi korurken İLE decoherence çevresel bozulma sürecidir )

( Formül: Stabilizer codes )


- QUANTUM ERROR ile/||/<> CLASSICAL ERROR

( Quantum error kuantum dekoherans ve ölçüm hatalarıyken İLE classical error deterministik bit flip hatalardır )

( Formül: Quantum decoherence )


- QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CLASSICAL FİELD THEORY

( Quantum field theory alanların kuantum doğasını tanımlarken İLE classical field theory sürekli klasik alanları tanımlar )

( Formül: Feynman diagram )


- QUANTUM GROUP ile/||/<> HOPF ALGEBRA

( Quantum group q-deformed Lie grup yapısıyken İLE Hopf algebra genel bialgebra çarpım ve koproduktla donatılmıştır )

( Formül: q-deformation )


- QUANTUM PHASE TRANSITION ile/||/<> CLASSICAL PHASE TRANSITION

( Quantum phase transition sıfır sıcaklıkta kuantum dalgalanma kaynaklıyken İLE classical phase transition termal dalgalanma kaynaklıdır )

( Formül: Quantum critical point )


- QUESTION vs. DOUBT


- QUESTION IN DOUBT vs. COMPREHENSION QUESTION

( COMPREHENSION QUESTION instead of QUESTION IN DOUBT )


- QUICK :/yerine HIZLI


- QUIET :/yerine SESSİZ


- QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI ile/ve/||/<> YIĞIN AÇMAZI


- QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> WANG AÇMAZI ile/ve/||/<> YIĞIN AÇMAZI


- QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> YEĞLEME AÇMAZI


- QUITE :/yerine OLDUKÇA


- QUITO ve/<> GUAYAQUIL

( Ekvador'un başkenti. VE/<> Ekvador'un en önemli liman kenti ve ticaret merkezi. )


- QUOTE :/yerine ALINTI YAPMAK


- R-STRATEJİST İLE K-STRATEJİST ile/||/<> YAŞAM STRATEJİLERİ

( Organizmaların üreme ve hayatta kalma stratejileri. )

( Formül: dN/dt = rN(K-N)/K )


- RAB ile/değil ALLAH

( Eril/lik. İLE/DEĞİL Dişil/lik. )


- RAB ile/ve/||/<>/> MÜREBBİ ile/ve/||/<>/> ALLAH

( Bebek için. İLE/VE/||/<>/> Çocuk için. İLE/VE/||/<>/> Aşkta.[meveddet] )


- RAB ile/ve/<> TURAB


- RABB[Ar.] ile SEYYİD[Ar.]


- RABB-İ HAS ile RABB-ÜL ÂLEMÜN


- RABİA ile ...

( İlk kadın mutasavvıf. )


- RABIT ile RABITA ile RABITALI ile RABITASIZ/LIK ile RABIT EDATI


- RÂBITA ile/ve/> RÂBITA-İ ŞERİF


- RACA/RAJA ile/> MİHRACE[Sansk.]

( ... İLE/> Hindistan'da, Raca'dan daha büyük hükümdarlara verilen ad. )


- RACAH PARAMETRESİ ile/||/<> KRİSTAL ALAN PARAMETRESİ

( Racah B, C elektron itme, kristal alan 10Dq. )

( Formül: İnterelectronic İLE ligand field )


- RACE :/yerine IRK, YARIŞ


- RÂCİ'/RÂCİA[Ar. < RÜCÛ] ile RÂCÎ[Ar. < RECÂ]

( Geri dönen. | İlgisi/münâsebeti olan. | [dilb.] Bir kişiden kinâye olan zamir. İLE Ricâ eden, yalvaran. | Ümitli. )


- RADANSA[İt.] değil/yerine/= HALKA

( Yelkenlere açılan deliklere ve halat ilmiklerine geçirilen metal halk.a )


- RADAR ile ...

( RADIO DETECTING AND RANGING )


- RADAR[İng.] / RADAR[Fr.] ile/değil/yerine/= RADAR


- RADAR ile RADARCI/LIK


- RÂDDE[Ar. < REDD] ile RA'DE/RA'ŞE[Ar.]

( Derece, mertebe, kerte, sır. | Çizgi/hatt. | Aşağı yukarı tahmin edilen miktar ya da zaman. İLE Titreme/titreyiş. | [korku ya da soğuktan] Ürkme. )


- RADİKAL/CEZRİ değil/yerine/= KÖKTEN/KÖKLÜ


- RADİKS/RADIX[İng.] değil/yerine/= SİNİR KÖKÜ


- RADIO :/yerine RADYO


- RADIUS ve ULNA ile/ve/||/<> TIBIA ve FIBULA

( Dirsekle bilek arasında, başparmak tarafındaki kemik. VE Küçük parmak tarafındaki kemik. İLE/VE/||/<> ... )

( Ön kolu avuçiçini aşağıya doğru gelecek biçimde çevirme [pronasyon] ve yukarı doğru çevirme [supinasyon] olanağı sağlar. VE Bileği gevşetme [fleksiyon] ve kasma [kontraksiyon] olanağı sunar. İLE/VE ... )

( Kolun dirsek ile el bileği arasında bulunan kemikleri. İLE/VE/||/<> Bacağın diz ile ayak bileği arasında bulunan kemikleri. )

( İki kemiğin de orta bölümleri incedir. Böylece, önkolun, çok ağır olmaması sağlanır. )

(

Radius-Ulna ve Tibia-Fibula arasındaki FaRkLaR

Üst ve Alt Bölüm Çift Kemikleri

Anatomi
Özellik Radius-Ulna (Önkol) Tibia-Fibula (Bacak)
TEMEL ÖZELLİKLER
Konum Üst bölüm (önkol) Alt bölüm (bacak)
Kemik Sayısı 2 kemik (Radius + Ulna) 2 kemik (Tibia + Fibula)
Yerleşim Radius lateral, Ulna medial Tibia medial, Fibula lateral
Kalınlık Dağılımı Benzer kalınlıkta Tibia çok kalın, Fibula ince
Dominant Kemik Proksimalde ulna, distalde radius Her zaman tibia baskın
İŞLEVSEL ÖZELLİKLER
Devim Becerisi Yüksek Birbiri etrafında döner Minimal Sabit pozisyon
Devim Tipi Pronasyon ve supinasyon (180°) Minimal devim (1 - 2 mm)
Ağırlık Taşıma Minimal Tibia %85-90
Birincil İşlev El bileği devimleri ve döndürme Ağırlık taşıma ve yürüme
İkincil İşlev İnce motor beceriler Ayak bileği stabilitesi
ANATOMİK AYRINTILAR
Proksimal Eklem Humerus ile dirsek eklemi Femur ile diz eklemi
Distal Eklem Karpal kemikler ile el bileği Talus ile ayak bileği
Kemikler Arası Bağlantı İnterosseöz membran + eklemler İnterosseöz membran + sindesmoz
Özel Yapılar Radial tüberkül, Olekranon Tibial tüberositas, Malleolar
Kemiklerin Bireysel Özellikleri
Kemik Pozisyon Özellik Fonksiyon
Radius Önkol laterali Proksimalde ince, distalde kalın El bileği devimleri, supinasyon
Ulna Önkol mediali Proksimalde kalın, distalde ince Dirsek stabilitesi, pronasyon ekseni
Tibia Bacak mediali Masif yapı, üçgen kesit Ana ağırlık taşıyıcı kemik
Fibula Bacak laterali İnce, uzun yapı Kas yapışması, ayak bileği stabilitesi
Klinik Karşılaştırma
Klinik Özellik Radius-Ulna Tibia-Fibula
En Sık Kırık Distal radius (Colles kırığı) Tibial şaft, Fibula distal 1/3
Kırık Mekanizması Düşme, el üzerine basma Direkt travma, burkulma
İzole Kırık Tek kemik kırılabilir Genellikle birlikte
Tedavi Yaklaşımı Sıklıkla konservatif Tibia kırıkları cerrahi
İyileşme Süresi 6-8 hafta 12-16 hafta
Fonksiyon Kaybı El bileği rotasyon kaybı Yürüyememe
Komplikasyonlar Sudeck atrofisi, malunion Kompartman sendromu, kaynamama
Greft Kullanımı Nadiren Fibula greft olarak kullanılabilir
Benzerlikler
Kemik Sayısı İki öbek de çift kemik düzeninden oluşur
Yerleşim İki öbek de paralel yerleşim gösterir
Bağlantı İki öbek de interosseöz membran ile bağlıdır
Eklemler İki öbek de proksimal ve distal eklemler yapar
Kas Bağlantıları İki öbek de önemli kas öbeklerine yapışma yeri sağlar
180°
Radius-Ulna Rotasyon Açısı
1 - 2 mm
Tibia-Fibula Devim Miktarı
%85 - 90
Tibia'nın Yük Taşıma Oranı
4
Toplam Kemik Sayısı

Radius-Ulna

  • Devingen ve devimli düzen
  • Manipülasyon ve rotasyon odaklı
  • İnce motor beceriler için kritik
  • İki kemik işlevsel olarak eşit

Tibia-Fibula

  • Durağan ve sabit düzen
  • Ağırlık taşıma ve stabilite odaklı
  • Yürüme ve denge için kritik
  • Tibia dominant, fibula yardımcı
)


- RADOME[İng.] / RADÔME[Fr.] ile/değil/yerine/= RADOM


- RADON[Lat.]

( Atom numarası 86, atom ağırlığı 222 olan, radyum tuzunun su ile işlenmesinden, hidrojen ve oksijenle karışım durumunda elde edilen, boru yardımıyla sıvı hava içinden geçirilerek karışımdan ayrılan radyoaktif öğe. [Simgesi: Rn.] )


- RADON; EMANATION; RADIUM EMANATION[İng.] / RADIATION, ÉMANATION DU RADIUM[Fr.] / RADON, RADIUMEMANATION[Alm.] ile/değil/yerine/= RADON


- MENBA-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= RADYASYON KAYNAĞI


- RADIO WAVES[İng.] / ONDES RADIO[Fr.] / RADIOWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO DALGALARI


- FUNKFREQUENZ, RADIOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO FREKANSI


- RADIO WINDOW[İng.] / FENÊTRE RADIO[Fr.] / RADIOFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO PENCERESİ


- RUNDFUNK[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO YAYINI


- RADIO[İng.] / RADIO[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYO


- RADYO ile RADYOCU/LUK ile RADYASYON ile RADYASYONLU ile RADYO OYUNU ile RADYO TAKSİ ile RADYASYONSUZ ile RADYO YAYINI ile RADYO GAZETESİ ile RADYO MUHABİRİ ile RADYO ETKİNLİĞİ ile RADYO İSTASYONU


- ÉQUILIBRE RADIOACTIF[Fr.] / RADIOAKTIVES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DENGE


- RADIOACTIVE MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF NESNE


- RADYOAKTİF/RADIOACTIVE[İng.] değil/yerine/= IŞIN ETKIN


- RADYOAKTİF[Fr. < RADIOACTIVE] değil/yerine/= IŞIN ETKİN


- RADYOAKTİF/RADYOAKTİVİTE[Fr.] değil/yerine/= IŞINETKİN/LİK

( Alfa, beta, gama ışınlarını yayma özelliği. )


- RADIO ASTRONOMY[İng.] / RADIOASTRONOMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOASTRONOMİ


- RADIO-IMMUNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOBAĞIŞIKLIK


- RADYODA:
TAŞIYICI DALGA ile/ve MODÜLER DALGA


- RADYOFONİ ile RADYOFONİK ile RADYOFONİK SES ile RADYOFONİK PİYES


- RADIOFREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT RADIOFRÉQUENCE[Fr.] / FUNKFREQUENZSTROM, RADIOFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS AKIMI


- RADIO FREQUENCY[İng.] / RADIOFRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS


- RADIOISOTOPE[İng.] / RADIO-ISOTOPE[Fr.] / RADIOISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOİZOTOP


- RADIOMETRISCHES ALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK YAŞ


- RADIONÉCROSE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOÖLÜMSER


- RADIO TELESCOPE[İng.] / RADIOTÉLESCOPE[Fr.] / RADIOTELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTELESKOP


- RADYOTERAPİ değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI/TEDAVİSİ


- RADYUM[Fr.]

( 1898 yılında, Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, atom numarası 88, atom ağırlığı 226 olan, 700 °C'de ergiyen, soğukta suyu ayrıştıran, ışınetkinliği çok bir öğe. [Simgesi: Ra] )


- RAF BULUT ile/ve/||/<> YUVARLANAN (TÜP/YAY) BULUT

( ... İLE/VE/||/<> Nadir görülen bu uzun bulutlar, ilerleyen soğuk hava cephelerine yakın konumlarda oluşur. Özellikle de ilerleyen bir fırtına cephesinden gelen aşağı yönlü bir hava akımı, nemli ılık havanın yükselmesine, çiy sıcaklığının altına düşmesine ve böylece bir bulut oluşmasına neden olabilmektedir. Böyle bir olay, geniş bir cephe boyunca düzgün biçimde oluştuğundaysa bir yuvarlanan bulut oluşur. Yuvarlanan bulutlar, uzun yatay eksenleri boyunca dönüp dolaşan bir hava akımına sahip olabilmekte, yani yuvarlanabilmektelerdir. Bir tür yay bulutu olan yuvarlanan bulutlar, kendilerine benzeyen raf bulutlarının tersine kaynakları olan "kümülonimbus[cumulonimbus]" bulutlarından tamamen ayrılmış durumdalardır.

[Daha çok, Amerika'daki Michigan gölü üzerinde görülmektedir.] )

( ... VS./AND/||/<> A Roll cloud is a relatively rare, low-level horizontal, tube-shaped accessory cloud completely detached from the cumulonimbus base, unlike the more common shelf cloud. When present, it is located along the gust front and most frequently observed on the leading edge of a line of thunderstorms, a cold front or line squalls. The roll cloud will appear to be slowly "rolling" about its horizontal axis. Roll clouds are not and do not produce tornadoes. They are caused by a downdraft from an advancing storm causing moist warm air to rise, cool below its dew point and form a cloud.

[We see mostly at Lake Michigan in USA.9 )

( CLOUD vs./and/||/<> ROLL CLOUD )


- RAF[Ar. < REFF] ile/ve/||/<>/> REYON[Fr. < RAYON]


- RAF değil/yerine/= SEREK


- RAFAEL/RAPHAEL/RAFFAELLO ile GUIDO RENI

( ... İLE Rafael'in çalışmalarının/tablolarının taklitlerini yapmıştır. )

( 06 Nisan 1483 - 06 Nisan 1520 İLE 04 Kasım 1575 - 18 Ağustos 1642 )


- RÂFİ'[Ar. < REF] ile RÂFİH[Ar. < REFÂH]

( Kaldıran, yükselten. | Allah'ın adlarındandır. | Gözkapağı gibi bazı örgenleri yukarı kaldırmaya yarayan kas/adale, sinir. İLE Refah ve rahat ile yaşayan. )


- RAFİNE TUZ yerine DENİZ/KAYA TUZU


- RAFİT[Fr. < Yun.] ile ...

( Bazı hayvan ve bitki gözelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde. )


- RAĞBET GÖSTERMEK/İLTİFAT ETMEK değil/yerine/= İLGÍSTEK GÖSTERMEK


- RAĞBET KAZANMAK değil/yerine/= İLGÍSTEK GÖRMEK


- RAĞBET değil/yerine/= İSTEK, ARZU, İYİ KABUL EDİLME | İSTEKLE KARŞILAMA


- RAHAL[Ar.] ile RAHAL[Ar. çoğ. RİHÂL]

( Menzil, konak. İLE Semer, palan. )


- RAHAT-HUZUR (VERMEMEK)


- RAHAT OLDUĞUMUZDA ile/ve/||/<>/> SIKILDIĞIMIZDA

( Sıkılabilelim ki. İLE/VE/||/<>/> Rahat olabilelim. )


- RÂHAT ile ...

( LİSÂNI MUHAFAZA ETMEK | ÜZÜNTÜSÜZ, TASASIZ, KEDERSİZ BİR HALDE BULUNMA | GÖNLÜ RAHAT(MÜSTERÎH) )


- RAHAT ile ÇOLPA/MELEME

( Rahatına düşkün. )


- RAHATINA GELME(ME)K ile/ve/değil İŞİNE GELME(ME)K


- RAHAT/KOLAY ile KENDİLİĞİNDEN

( EASY vs. SPONTANEOUSLY )


- RAHATLAMAK ile RAHATLATMAK ile RAHATSIZLANMAK ile RAHATLATABİLMEK ile RAHATLAYABİLMEK ile RAHAT/LIK ile RAHATÇA ile RAHATSIZ/LIK ile RAHAT DURUŞ ile RAHAT RAHAT ile RAHAT DÖŞEĞİ