Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 61.788 başlık/FaRk ile birlikte,
61.788 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(230/249)
- ÜVEYMEK ile ÜVEY ile ÜVEY ANA ile ÜVEY KIZ ile ÜVEY ANNE ile ÜVEY BABA ile ÜVEY OĞUL ile ÜVEY EVLAT ile ÜVEY ÇOCUK ile ÜVEY KARDEŞ
- ÜVEZ ile/||/<> SİVRİSİNEĞE BENZER BİR BÖCEK (SORBUS)
( sivrisineğe benzer bir böcek Sorbus Yerel ağızlarda ivez iviz övez gibi birtakım biçimler kullanılır Orta Türkçede uyaz bir çeşit sivrisinek Oğuzca olarak geçer Eski Kıpçakçada da uyaz biçimi yaygın olarak kullanılır Erene göre Hazai Arm 4652 TD 1997 2 99105 onomatopéique bir türevdir Türkçede vız viz böcek uçarken çıkan ses olarak yaygındır Ağızlarda sivrisinek olarak geçen vizikin de vizden geldiği açıktır Yerel olarak kullanılan biçimlerin çokluğu da üvezin onomatopéique bir türev olduğuna tanıktır Sözlüğünün Suffixes bölümünde Clauson z ekinin birtakım böcek adlarının sonunda geçtiğini dile getirerek uyaz örneğini vermiştir Türkçe sinek sözünün de onomatopéique bir türev olduğunu biliyoruz sinek )
- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT
- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI
( )
- UYAK/KÂFİYE[Ar.] ve/> EŞSÖZCÜK/YEDEK/REDİF[Ar.]
( ... VE/> Koşuklarda uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )
( Aynı anlam, aynı görev. İLE Farklı anlam, aynı görev. )
( Çeşidi vardır. İLE Çeşidi yoktur. )
( )
( )
- UYANIK/BİDAR[Fars. < BĪDĀR] ile/||/<> UYANIK/MÜTEYAKKIZ[Ar. < MUTEYAḲḲİŻ]
- UYANIK/LIK ile/ve YANIK/LIK
- UYANMAK ile/ve/değil/<> GÖZÜN AÇILMASI
- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(") ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")
- UYARI/DÜZELTME ile/ve/değil SUBHANALLAH
- UYARI SİMGELERİNDE:
+16 değil 16+
- UYARI | UYANDIRMA/İKAZ[Ar. < ĪḲĀẒ] ile/||/<> UYANMA | UYANIŞ/İNTİBAH[Ar. < İNTİBĀH] ile/||/<> YÜKSELTMEK | TOPLAMAK | UYANDIRMAK | KAÇIRMAK/KALDIRMAK
( ikaz lambası ikaz yeleği uyarı uyandırma )
- UYARI ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRI
- UYARI ile DERECESİ
- UYARI ile/değil DİKKAT ÇEKMEK
( Kendileri ve/ya da kişilerle sorunları olanlar, dikkat çekilmesi gereken ortak konuları kişisel algılayarak anlamsız/çocukça sorunlar yaratabilirler. )
- UYARI ile/ve/değil ESPRİ
( [not] WARNING vs./and/but WIT/JOKE )
- UYARI ile/ve/değil/yerine/>< MÜJDE[Fars.]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevinç haberi, muştu. | Sevinçli, hayırlı bir haber getirene verilen bahşiş. )
( Olumsuz(luk)lara/yanlış(lık)lara/kötü(lük)lere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Olumlulara/doğru(luk)lara/iyi(lik)lere. )
- UYARI ile SAVUNMA
- UYARI ile UYANIKLIK
( ALERT vs. ALERTNESS )
( مراقب ile هشيار ile گوش بزنگ ile خبردار ile هوشيار کردن ile بهوش ile بيداري ile هشياري )
( MARAGHAB ile NPASHYAR ile GUSH BOZANG ile KHBARDAR ile TEOOSHYAR KARDAN ile BACPEHOSH ile BEYDARY ile NPASHYARY )
- UYARI ile/ve/<> VURGU
- UYARICI ile/ve/<>/> UYANDIRICI
- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET
- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ
- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM
- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ
- STIMULATED EMISSION[İng.] / ÉMISSION STIMULÉE[Fr.] / ANGEREGTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ YAYIN
- UYARLI ile UYGUN
- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU
- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI
- ÎKAZ MÜNHANİSİ[Osm.] / EXCITATION CURVE[İng.] / COURBE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA EĞRİSİ
- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU
- UYARMAK ile ÖN UYARI
( FOREWARN vs. FOREWARNING )
( قبلا آگاهانيدن ile پيش آگهي )
( GHABLA AGAEHANYDAN ile PEYSH AGEHY )
- UYARMAK ile UYARTMAK ile UYARLAMAK ile UYARILMAK ile UYARLANMAK ile UYARABİLMEK ile UYARLANABİLMEK ile UYARLAYABİLMEK ile UYARI ile UYARCI/LIK ile UYARLI/LIK ile UYARLIK ile UYARSIZ ile UYARICI/LIK
- UYBAŞ, ERKAN (İST. 1948) :
( Sarıyer Halk Eğitim merkezinde güreşe başladı diğer kulüplerin bünyesinde güreş hayatını devam ettirdi. Grekoromen dalında güreşti ve pek çok kez İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olduğu gibi Milli takımda da başarılı güreşçiler çıkardı. Ama güreşçi olarak değil daha ziyade güreş hakemi olarak kendisini kanıtladı. 4 kıtada ve 38 ülkede müsabaka yönetti. Seul, Barcelona ve Atlanta Olimpiyatları ile 38 Dünya, 43 Avrupa, 1 Balkan Şampiyonaları ve 2 Akdeniz Oyunları ile 100'e yakın uluslar arası turnuvalarda 22 yılda 5 bini aşkın müsabaka yönetti. Zaman zaman güreş antrenörlüğü yaptı, ayrıca Türkiye Güreş Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Türkiye Olimpiyat Komitesinden Şeref Diploması ödülü aldı. )
- UYDUM AKILLI ile/ve YARIM AKILLI
- UYDURMA | SAHTE/DÜZME >< GERÇEKLİK | SOY | ESAS | TEMEL/ASIL[Ar. < AṢL]
( Düzmek işi uydurma sahte )
- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL
- Uydurmadan KONUŞ!!!
- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"
- ÜYE | ORGAN/AZA[Ar. < AʿŻĀ] ile/||/<> ORGAN | ÜYE | PARÇA | ÖGE/UZUV[Ar. < ʿUŻV]
( murahhas aza üye organ )
- ÜYE/LİK ile/ve ABONE/LİK
- UYGAR/MEDENÎ ile MODERN
- UYGARLAŞMA ile/ve/||/<>/< GÖÇ
- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP
( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )
- UYGARLIK BANKASI ile İLKEL KABİLE BANKASI
- UYGARLIK/MEDENİYET:
TA'MÎR-İ BİLÂD[Ar.] ve/||/<> TERFÎH-İ İBÂD[Ar.]
( Kentler/beldeler oluşturmak/inşâ etmek. VE/||/<> Bireylerin her türlü gönencini/refâhını sağlamak. )
- UYGARLIK ve/<> SAYGI
- UYGARLIKTA:
SAYGI ile/ve/||/<>/> TÜZE
- UYGULA ile BİR ÇÖZÜM UYGULA ile BRONZ TOZU UYGULA ile TÜY DÖKÜCÜ UYGULAMAK ile İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNMAK ile GENEL OLARAK UYGULA ile MERHEM SÜRMEK ile BARIŞI UYGULAMAK ile BAŞVURMAK ile UYGULAMAK ile BİR ÇÖZÜM UYGULAMAK
( APPLY vs. APPLY A SOLUTION vs. APPLY BRONZE POWDER vs. APPLY DEPILATORY vs. APPLY FOR A JOB vs. APPLY GENERALLY vs. APPLY OINTMENT vs. APPLY PEACEFULNESS vs. APPLY TO vs. APPLYING vs. APPLYING A SOLUTION )
( شامل کردن ile بکار زدن ile درخواست دادن ile مصادق پيدا کردن ile چاره سازي کردن ile اکيل زدن ile نوره کشيدن ile درخاست شغل کردن ile اطلاق کردن ile مرهم گذاشتن ile مسالمت بکار بردن ile صدق کردن ile اعمال ile چاره سازي )
( SHAMEL KARDAN ile BEKAR ZADAN ile DARKHAST DADAN ile MOSADEGH PEYDA KARDAN ile CHAREH SAZY KARDAN ile AKYLE ZADAN ile NOREH KESHYDAN ile DARKHAST SHGHEL KARDAN ile ETLAGH KARDAN ile MAREAM GOZASHTAN ile MOSALMAT BEKAR BARDAN ile SADGH KARDAN ile EMAL ile CHAREH SAZY )
- UYGULAMAK ile UYGULANMAK ile UYGULATMAK ile UYGULANABİLMEK ile UYGULATABİLMEK ile UYGULAYABİLMEK ile UYGUN/LUK ile UYGUR ile UYGURCA ile UYGUNSUZ/LUK ile UYGULAMALI ile UYGUN ADIM ile UYGUNSUZCA ile UYGUN DEĞER ile UYGUR HARFLERİ ile UYGUN KATMANLAŞMA ile UYGULAMALI BİLİMLER ile UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ
- UYGULAMALI/AMELÎ[Ar. < ʿAMELĪ] ile/||/<> UYGULAMALI/TATBİKÎ[Ar. < TAṬBĪḲĪ]
- GELENEK:
UYGULAMALI ile/ve/||/<>/< METİN TABANLI
- UYGULAMAYA YÖNELİK BİLGİ ile/ve SAF SOYUT BİLGİ
( PRACTICAL KNOWLEDGE vs./and PURE ABSTRACT KNOWLEDGE )
- UYGULANAMAZ ile PRATİK DEĞİL
( IMPRACTICABLE vs. IMPRACTICAL )
( غير عملي ile اجرا نشدنيء ile اجراء نشدني )
( غير عملي ile EJRA NESHODANYR ile EJRA NESHODANY )
- UYGULANMALI!:
[ne] YER ne de GEÇİT VERMELİ
( Adâletsizliğe ve hukuksuzluğa...
Görüntü ve reklâm kirliliğine, "yerel yönetimlerin", "yöneticilerin" keyfiyetine ve adâletsizliğine...
Gürültü/uğultu kirliliğine ve korna/zil çalanlara...
Işık kirliliğine...
Sigara ve tüm ürünleriyle çevreyi ve toplumu rahatsız eden nesnelere ve içen davranış/tutum ve kişilere...
Dilde, yazım hatalarına ve yazım kurallarına uymayanlara...
Beslenmede, abur-cubura, "et" ve "hayvansal ürünlere"...
Her türlü saygısızlık ve keyfiyete...
Ne yer, ne de geçit vermek üzere, haklarımızı sürekli bilmeli ve anımsamalı, hakkı/mızın biz almadıkça verilmeyeceğinin bilinciyle gereken her türlü eylem, tavır, tutum, duruş ve davranış içinde olmamız gerektiğini uygulayarak göstermek, paylaşmak, aktarmak, eğitmek, dayanışmak, işbölümü ve işbirliği içinde olmak durumunda ve zorundayızdır. )
- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )
- BİLİMİNSANI:
UYGULAYICI ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNÜR
- UYGULAYICI/PRATİSYEN HEKİM ile UZMAN HEKİM
- Uygun dille KONUŞ!!!
- UYGUN KATMANLAŞMA ile/||/<> UYUMLU KATLAŞMA
( uyumlu katlaşma )
- Uygun KONUŞ!!!
- UYGUN/MUVAFIK[Ar. < MUVĀFİḲ] ile/||/<> UYGUN/REVA[Fars. < REVĀ]
- UYGUN OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/< AİT OLMAK
( Bir yere "uygun olmak", oraya ait olduğumuz anlamına gelmez. )
(
)
- UYGUN OLMA/MA ile/ve/değil YETERİNCE UYGUN OLMA/MA
- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK
- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK
( NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE )
- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]
( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( Hazıra, Hızır gerekmez. )
( Hazır, huzurdadır. )
( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )
( APPROPRIATE/FIT vs./and READY )
- UYGUN ile HIZLANDIRMAK ile SEFER
( EXPEDIENT vs. EXPEDITE vs. EXPEDITION )
( مقتضي ile مقرون به مصلحت ile با تدبير ile مقتضا ile شتاباندن ile اردوکشي ile تسريع )
( MOGHTEZY ile MOGHORON BAH MOSOLHAT ile BA TADABYR ile مقتضا ile SHTABANDAN ile ORDOKESHY ile TASARYE )
- UYGUN ile/ve İLİŞKİN
( APPROPRIATE vs./and RELATING TO )
- UYGUN ile/ve KULLANIŞLI
( APPROPRIATE/FIT vs./and USEFUL )
- UYGUN ile UYGUNLUK ile SAHİPLENİCİ
( APPROPRIATE vs. APPROPRIATENESS vs. APPROPRIATIVE )
( درخور ile مناسب ile مقتضي ile متناسب ile تناسب ile وقفي ile قابل ضبط )
( DARKHOR ile MENASB ile MOGHTEZY ile MOTENASB ile TANASB ile وقفي ile GHABEL ZABT )
- UYGUNLUK ile/ve/<>/>< ENGEL
- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK
( SEZÂ ile/ve ... )
( CORRESPONDENCE vs./and COHERENCE )
- UYGUNSUZ/NAMÜNASİP[Fars. < NĀ + Ar. MUNĀSİB] >< UYGUN/MUVAFIK[Ar. < MUVĀFİḲ]
- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN
- UYGUR, NEJAT (KİLİS, 1927 - 2013) :
( İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okudu. Ortaokulu Sarıyer'de, Çanakkale ve Manisa'da tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisin Heykel Bölümüne girdi ise de mezun olamadı. Tiyatroya okul sıralarında müsamerelerde oynayarak tiyatroya başladı. Sarıyer halkevi Tiyatrosunda kendisini geliştirdi. Profesyonel olarak tiyatroya 1949'da "Nejat Uygur Tiyatrosu" ile başladı. Aslında arzusu Pilot olmaktı bunu gerçekleştiremedi. 1943'te Sarıyer halkevinde Boksa başladı. Spora isteği artınca atletizm ve sutopu çalıştı ve yarışmalara katıldı. Tiyatro çalışmaları sırasında 13 yıl süre ile Anadolu turu yaptıktan sonra İstanbul'da kendi tiyatrosunu kurdu. 1998'de Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Ayrıca; 1999'da 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri "Belkıs Dilligil Onur Ödülü", 2006'da Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü "En İyi Tiyatrocu" ve 2007'de Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması "Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü" aldı. "Ayar Hamza", "Minti, Minti", "Demirel'e Söylerim", "Cibali Karakolu", "Alo Orası Tımarhane mi?" ve "Âman Özal Duymasın" gibi oyunlarla güldürü oyunlarının ustası olduğunu kanıtladı. )
- UYGUR, RECAİ (İST. 1931) :
( Bir özel firmada uzun süre çalıştıktan sonra Hollanda'ya giderek yerleşti ve kendi işini kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 4 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )
- UYGUR, ZEKİ AYHAN (İST. 1927 - 2012) :
( Deniz kuvvetlerinde hekim olarak göreve başladı. 1952'de "Gaziantep" muhribine üsteğmen rütbesi ile filotilla tabipliği yaparken ABD gidip üç adet mayın gemisinin alınmasında bulundu. 1954 - 57 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimini tamamladı ve uzman müşavir olarak aynı akademide çalıştı. Prof. Dr Recai Ergüder'in ısrarı ile Beyin ve sinir cerrahisi alanında çalışmak üzere ABD gönderildi ve St. Albans Deniz Hastanesinde eğitim aldı. Ama eğitimini tamamlamadan yurda geri çağrıldı. Ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde göreve başladı.1961'de tekrar ABD gitti ve Iowa Üniversitesinde yarım kalan uzmanlık eğitimini başarı ile tamamladı.1965'te tekrar Türkiye'ye döndü ve Kasımpaşa Deniz Hastanesinde Beyin Cerrahı olarak hizmet verdi. 1969'da Albay rütbesi ile emekli oldu ve tekrar ABD gitti. Kendisine Türk tıbbının küresel arenadaki "gizli markalarından" biri denir. İhtiyacı olan herkese yardım ettiği için "Fakir Babası" ve "Zeki Baba" olarak anılır. Doktorluğu yanında çok iyi bir ressam olup, ABD'de New York'da birçok kişisel sergi açtı. Türk komedi sanatının büyük ustası Nejat Uygur'un ağabeyisidir. "Türk Eğitimine katkıları" nedeni ile Golden Türk Awards Özel Ödülüne layık görüldü. Öldüğünde ABD de Connecticut Eyaletinde toprağa verildi. )
- UYGURCA ile/değil/yerine/=/||/<> ESKİ UYGUR TÜRKÇESİ | UYGUR TÜRKÇESİ
( Eski Uygur Türkçesi Uygur Türkçesi )
- UYKU AÇMADA:
"KAHVE" değil/yerine/>< ELMA
- UYKU:
TEK FAZLI(MONOFAZİK) ile/ve/||/<> ÇOK FAZLI(POLİFAZİK)
( Tek sefer yatağa gidip gün içinde tek bir uyku alma davranışıdır.["Saf monofazik uyku", "kuasi monofazik uyku" ve "yarı monofazik uyku" biçiminde alt başlıkları da bulunmaktadır.] İLE/VE/||/<> Gün içinde birden fazla kez, daha kısa süreler boyunca uyuma davranışıdır.["Saf", "kuasi" ve "yarı" biçimde üç alt başlığı bulunmaktadır.] [Saf polifazik uykuda, her dört saatte bir uyunurken, kuasi polifazik uykuda, 24 saatlik gün içinde eşit aralıklarla dağılmamış biçimde uyunur.][Polifazik uykunun genellikle çocuklarda görülen en yaygın örneği ise, günde iki ayrı kez uyuma düzeni olan bifazik uykudur.] )
- UYKU/UYUMA ile/ve ÖĞLE UYKUSU
( Uyku Eksikliği, Gövdenizde, Nelere Neden Oluyor? )
( ... ile/ve MAKİL )
- UYKU ve/<> UYKUDA EYLEME VURMA
( "Uykuda Eyleme Vurma" - Ahmet Çorak yazısı için burayı tıklayınız... )
- UYKULUK | ÖZDEN | TİMÜS ile/||/<> TİMÜS ile/||/<> BOYUN-ALTI BEZİ
( boyunaltı bezi boyunaltı bezi boyun altı bezi Boyun altı bezi Lenfositlerin yapıldığı retikulum ipliklerinin bulunmadığı dış kısmında bağ dokudan oluşan bir kapsül bulunan gelişmede işlev yapan erkek ve dişi cinsiyet hormonlarının faaliyeti sonucu küçülen dışta timositlerden oluşan korteks ve içte ise lenfoblastlar retikulum hücreleri ve Hassal cisimciklerinden oluşan medulla bulunan ön mediastinal boşlukta yer alan birincil lenfoid organ )
( THYMUS )
( THYMUS )
( THYMUS )
- UYKU/LUK ile UYKUCU/LUK ile UYKULU/LUK ile UYKUSUZ/LUK ile UYKU SETİ ile UYKU İLACI ile UYKU SAATİ ile UYKU APNESİ ile UYKU SEMESİ ile UYKU TAKIMI ile UYKU TULUMU ile UYKU SERSEMİ ile UYKUCU MAHMUT ile UYKULU UYKULU ile UYKU HASTALIĞI ile UYKU SERSEMLİĞİ
- UYKULUK ile/||/<> UYUMAK İÇİN KULLANILAN SEDİR. (-KÜTAHYA)
( Uyumak için kullanılan sedir Kütahya )
- UYKUSU AĞIR ile UYKUSU DERİN ile UYKUSU HAFİF
- UYKUSUZLUK EŞİĞİ ile ...
( En fazla 11 gün [olabilir]. [Çok uzun süre uykusuz olduğunu düşünen/söyleyenlerin durumu uykuyu algılayamama sorunudur.] )
- UYLUK KEMİĞİ | FEMUR[Fr. < FEMUR] ile/||/<> UYLUK KEMİĞİ
( 1.Uyluk kemiği (bk.), 2. Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü. @@ bk. uyluk kemiği @@ 1. Uyluk kemiği. 2. Böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. @@ )
( FEMUR | THIGH-BONE~THIGH-BONE | THIGH BONE, FEMUR )
( FEMUR | FÉMUR~FÉMUR )
( FEMUR~FEMUR | FEMUR: KASIK )
( OBERSCHENKELBEIN~OBERSCHENKELBEIN | OBERSCHENKELKNOCHEN, FEMUR )
( FEMORE~FEMORE )
( ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό~ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό )
- UYLUK KEMİĞİ | FEMUR ile/||/<> FEMUR ile/||/<> FEMUR[Fr. < FEMUR]
( 1 Uyluk kemiği 2 Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü uyluk kemiği 1 Uyluk kemiği 2 Böceklerde veya akarlarda üstte trokantere bağlı altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer )
( FEMUR | THIGH-BONE )
( FEMUR | FÉMUR )
( OBERSCHENKELBEIN )
( FEMUR )
( FEMORE )
( ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό )
- UYLUK/OYLUK ile/ve BALDIR/İNCİK/SÂK[Ar.]
( Kalçadan dize kadar olan bölüm. İLE/VE Dizle ayak bileği arasındaki bölümün arkasındaki bölüm. )
( AZM-İ FAHZ ile/ve AZM-İ KASABA )
( THIGH vs./and CALF, SHANK/SHIN
[Alm..] OBERSCHENKEL mit/und WADE )
( CUISSE avec/et MOLLET )
( MUSLO con/y PANTORRILLA )
( COSCIA con/e POLPACCIO )
- UYLUK ile UYLUK KEMİĞİ
- UYMAK ile/ve/||/<>/< AYAK UYDURMAK
- UYMAK ile KARŞILIK BULMAK
- UYMAK ile UYMAZ/LIK ile UYMACA ile UYMACI/LIK
- UYMAK ile UYUMLU ile UYGUNLUK
( CONFORM vs. CONFORMABLE vs. CONFORMITY )
( تطابق داشتن ile تطبيق کردن ile مطابق شدن ile مطابقت داشتن ile تطبيق نمودن ile مطابق بودن ile مطابق کردن ile مطابقت کردن ile منطبق شدني ile مطابقت ile وفاق ile تطابق )
( TATABAGH DASHTAN ile TATABYGH KARDAN ile MOTABAGH SHODAN ile MOTABAGHT DASHTAN ile TATABYGH NEMUDAN ile MOTABAGH BODAN ile MOTABAGH KARDAN ile MOTABAGHT KARDAN ile MANTABAGH SHODANY ile MOTABAGHT ile وفاق ile TATABAGH )
- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK
- UYMAZ" ile "TERS DÜŞER"
- UYMAZ ile/ve/değil/||/<>/< "UYUMAZ"
- UYSAL ile/||/<> UYSAL
- UYSAL ve/||/<> UYUMLU
( Hayvanlarda. VE/||/<> İnsanda. )
- UYSALLAR, REŞAT (SARIYER, 1922 - 2001) :
( Sarıyerlidir. Sarıyer'den yetişen güreşçilerden biridir. Birçok güreş kulübünde lisanslı olarak güreşti. İstanbul birincilikleri ve Türkiye ikinciliği gibi dereceleri var. Zonguldak Kömür İşletmeleri Güreş takımında güreşçi ve antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Halkevi güreş takımında bulundu, antrenörlük yaptı. Halkevi tiyatro ekibinde de yer aldı. Yurtdışına gitti ve Almanya'da hem güreşti hem de antrenörlük yaptı. )
- UYUM DAVALARI/SAVUNMALARI ile/>< KOPUŞ DAVALARI/SAVUNMALARI
( Savunma Saldırıyor - Jacques Verges - Metis Yay. )
- UYUM | EZGİ/AHENK[Fars. < ĀHENG] ile/||/<> TEMPO | SIKINTI/EZGİ ile/||/<> UYUM | ARMONİ/HARMONİ[Fr. < HARMONIE] ile/||/<> ŞARKI | EZGİ/ŞANSON[Fr. < CHANSON]
( ahenk kaidesi ahenk tahtası uyum Çalgılı eğlence Edebî metinlerde sözcüklerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni ezgi )
- UYUM | YÖNELİM | ORYANTASYON ile/||/<> ORYANTASYON ile/||/<> UYARI CEVABI
( uyarı cevabı Yönelme )
( ORIENTATION )
( ORIENTATION )
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- UYUM ile/ve/<> DENGE
( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )
( HARMONY vs./and/<> BALANCE )
( SOPHROSYNE: İtidal. )
( RAJAS - SATTVA - TAMAS )
- UYUMA ile/ve/değil EŞİK
- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM
- UYUMAK yerine MİHMAN OLMAK(SÜRMELENMEK)
- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK
( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )
- UYUMLANMA ile/ve/||/<>/> UYUMLANMA SINIRI/EŞİĞİ
- UYUMLANMAK ile UYUM ile UYUMA ile UYUMLU/LUK ile UYUMSAL/LIK ile UYUMSUZ/LUK
- UYUM/LU/LUK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK
- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK
( HARMONIOUSNESS vs./and APPROPRIATENESS )
- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK
( HARMONY, HARMONIOUS/NESS vs./and SIMPLICITY )
- Uyumu(Armoni'yi) DİNLE!!!
- UYUŞTURMAK ile UYUŞTURULMAK ile UYUŞTURABİLMEK ile UYUŞTURUCU/LUK ile UYUŞTURUCU MADDE
- UYUŞUK/LUK ile/ve/||/<> SERSEM/LİK
- UYUTAN ile/ve/||/<> UYUMALIK ile/ve/||/<> UYKULUK
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN
(
)
- UYUYAN ÇINAR :
( Orman Fakültesine ait olan Bilezikçi Çiftliği içindeki tarihi ağaçlardan biridir. Buradaki anıt ağaçlardan biri olup "Uyuyan Çınar" adı ile anılmaktadır. Sadece İstanbul, Türkiye hatta Dünyada eşi az bulunur veya hiç bulunamayacak kadar görkemli bir ağaçtır. Uyuyan Çınar'ın bir kolu (dalı) yerden bir karış kadar yüksekten 30 - 35 metre yere paralel, sanki uyuyormuş gibi ileri gitmektedir. Ağacın bu dev dalı sanki omuzu ve kolu üzerine yaslınmış uyuyormuş gibi göründüğünden ağaca "Uyuyan Çınar" adı verilmiş. Ağacın yaşının 450 - 500 olduğu tahmin edilmektedir. )
- UYUYAN ile/değil UYUMA NUMARASI YAPAN
( Uyandırabilirsin. İLE/DEĞİL Uyandıramazsın. )
- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ
- UZAK BENZEŞMEZLİK ile/||/<> YAKIN BENZEŞMEZLİK
( Bir sözcükte yan yana bulunmayan iki aynı sesten birinin değişikliğe uğraması: Kehribar (kehlibar) , birader (bilader) , berber (belber) , fincan (filcan) vb. @@ Bir kelimede yanyana bulunmayan ancak boğumlanma nitelikleri birbirinin aynı ya da birbirine yakın iki ünsüzden birinin başka bir ünsüze dönüşmesi olayı: berber > belber, kehribar > kehlibar, birader >bilader, fincan > filcan, zelzele > zerzele vb. bk. benzeşmezlik. )
( INCONTIGUOUS DISSIMILATION | DISSIMILATION~DISSIMILATION )
( DISSIMILATION À DISTANCE | DISSIMILATION~DISSIMILATION )
( MITTELBARE DISSIMILATION, FERNE DISSIMILATION | DISSIMILATION~DISSIMILATION )
( DISSIMILAZIONE A DISTANZA~DISSIMILAZIONE DI CONTATTO )
( ΑΝΟΜΟΊΩΣΗ ΕΞ ΑΠΟΣΤΆΣΕΩΣ / ανομοίωση εξ αποστάσεως~ΑΝΟΜΟΊΩΣΗ ΕΠΑΦΉΣ / ανομοίωση επαφής )
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- UZAK İLİŞKİLER ile/ve/||/<> YAKIN İLİŞKİLER
- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN
- UZAK ile BÜYÜK
( FAR/DISTANT vs. BIG )
- UZAK ile İLERİ
( DISTANT vs. ADVANCED )
- UZAK ile KÜÇÜK
( FAR/DISTANT vs. SMALL )
- UZAK ile/ve/||/<>/> TUZAK
- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB
( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )
(
)
- Uzaklarda öten horozu DİNLE!!!
- SORUNLAR:
UZAKLAŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< YAKINLAŞTIRAN
- UZAK/LIK >< YAKIN/LIK
- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS
- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]
( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ
- UZAM ile/ve BİÇİM
( İMTİDÂD[< MEDD] ile/ve SÛRET )
( EXTENT vs./and SHAPE/MORPH )
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY
( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )
( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )
( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )
( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )
( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )
- UZAMAK ile/değil UZAKLAŞMAK
( Argoda ve/ya da günlük düşük dilde. İLE/DEĞİL ... )
- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ
- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!
- Uzatmadan KONUŞ!!!
- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"
- UZATMAK ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
( İTNAP/ITNAP ile ... )
- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR
- UZAY ADAMI/ASTRONOT[Fr. < ASTRONAUTE] ile/||/<> UZAY ADAMI/KOZMONOT[Fr. < COSMONAUTE]
- UZAY ADAMI ile/||/<> UZAYCI
( uzaycı )
- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI
- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ
- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN
- UZAY DÜNYA
- UZAY ile EVREN
( Varolanların tümü. İLE Varolan ve düşünülebilenlerin tümü. )
( )
- UZAY ile/ve/||/<> FAZ UZAYI
( ... @@ Sonsuz boyutlu zaman ve nesne[nin yorumlanabilmesi]. )
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- UZAY = MEKÂN = SPACE[İng.] = ESPACE[Fr.] = RAUM[Alm.] = SPATIUM[Lat.] = ESPACIO[İsp.]
- UZAY ile/ve/+/||/<> SIKIŞTIRMA UZAYI
( Dört boyut. İLE/VE/+/||/<> 6 boyut. )
- UZAY ile/ve/||/<>/> UZAM/MEKÂN
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| SPACE | Fiziksel ya da kavramsal boşluk. Devim, düşünme ve etkileşim olanağı sunar. | Sınıfların düzenlenişi öğrencilere daha fazla uzay[space] sunmalıdır. |
| PLACE | Fiziksel mekânın kimlik, anlam ve aidiyetle yüklenmiş durumu. Yalnızca konum değil ilişkisel bir bağdır. | Okul, sadece bir bina değil öğrenciler için bir uzam[place] durumuna gelmelidir. |
| PLACE and SPACE | Mekânın anlamlı duruma gelmesi için fiziksel alanın[space] toplumsal, ekinsel ve duygusal boyutlarla ilişkilendirilmesi gerekir [place]. | Bir kenti yaşanabilir kılan, yalnızca uzay[space] değil bireylerin onunla kurduğu uzam[place] ilişkisidir. |
(
| Başlık | KHŌRA (χώρα) | TOPOS (τόπος) |
|---|---|---|
| Köken | Antik Yunanca | Antik Yunanca |
| Temel anlam | Yer açan alan, alıcı zemin, barındırıcı boşluk | Yer, konum, mevki |
| Felsefi bağlam | Platon - Timaeos | Aristoteles - Fizik, Mantık |
| Ontolojik statü | Var olan olmayan, aracı ilke | Var olana ait somut konum |
| Belirlilik | Belirsiz, tanımlanamaz | Belirli, tanımlanabilir |
| Ölçülebilirlik | Ölçülemez | Ölçülebilir |
| Biçim ile ilişkisi | Biçimsizdir; biçimleri yalnızca kabul eder | Biçimli var olanların yeridir |
| İşlev | Yer verme, olanaklı kılma | Konum belirleme |
| Zamansallık | Önsel (önceden varsayılan) | Sonradan belirlenen |
| Nesne ile ilişki | Nesneden bağımsız bir olanak alanı | Nesneye doğrudan bağlı |
| Kavramsal karşılık | Koşul | Sonuç |
| Kısa tanım | Bir şeyin yer alabilmesini olanaklı kılan, fakat kendi yer olmayan alan | Bir şeyin devinerek bulunduğu, sınırları belirli yer |
( SPACE vs. PLACE )
( KHORA ile TOPOS )
- UZAYA ÇIKAN İLK KÖPEK ile ...
( LAIKA [Sputnik II, 1957] )
- UZAYA ÇIKAN İLK HAYVAN:
MAYMUN değil MEYVE SİNEĞİ
( ALBERT II [1949'da 134 km.]
değil
AMERİKAN V2 [Temmuz 1946]
[Bir miktar tahıl tohumuyla birlikte uzaya fırlatıldılar.][Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkınlardı.] )
- UZAYLILAR ile DÜNYA DIŞI ile BÖLGE DIŞI
( EXTRATERRESTIALS vs. EXTRATERRESTRIAL vs. EXTRATERRITORIAL )
( موجودات فضايي ile موجود فضايي ile برون مرزي )
( MOJODAT FAZAYY ile MOJOD FAZAYY ile BORON MARZY )
- UZAYZAMAN ile/||/<> MUTLAK UZAY VE ZAMAN
( Uzayzaman 4D birleşik, Newton mutlak ayrı uzay ve zamandır. )
( Formül: ds² = -c²dt² + dx² + dy² + dz² )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- UZEL, ERBİL (KIRKLARELİ, 1974) :
( Karşıyaka'dan transfer edildi ve üç sezon (1996 - 1999) tescilli kaldığı Sarıyer'di 90 lig, 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 95 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte toplam olarak 124 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. 1 kez A Milli takım formasını giydi ve Adanaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÜZEN ...
YALAN SÖYLEMESİ ile/ve/değil/> ONA, DAHA SONRASINDA İNANAMAYACAK OLMAK
( Yalan söyleyerek dünyanın öteki ucuna ulaşırsın fakat dönemezsin. )
- ÜZENGİ AĞA SOKAK VE ÜZENGİ AĞA BAYIRI SOKAK :
( Yenimahalle'nin üst sınırlarını kapsayan çok geniş bir arazi parçasının Üzengi Ağa Arazisi olarak kaydı bulunmaktadır. Bu büyük arazi sonraları bölünerek yeni yeni yerleşim bölgeleri meydana geldi. Üzengi binek hayvanlarında kullanılır. Şöhreti dilden dile gezen üzengi ustası, yaptığı iş karşılığında çok kazanınca bu büyük alanın sahibi olur ve yaptığı iş dikkate alınarak kendisine Üzengi Ağa denir. Bu alan üzerinde bulunan iki sokaktan birine "Üzengi Ağa Bayırı Sokak" diğerine de "Üzengi Bayırı Sokak" adı verilir. Bu sokakların bir batı ve kuzey taraflarının bir kısmı Sarıyer Merkez Mahallesi sınırları içindedir. )
- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ
( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )
( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )
- ÜZERE ile ÜZERİ ile ÜZERLİK
- ... ÜZERİNDEN ile/değil ... İLE KOŞUT
- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER
( [not] NOT TO TALK ABOUT/ON vs./and/but NOT TO EXPRESS )
( ARETE ile APORETE )
- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE
- ÜZEYN | KULAKÇIK ile/||/<> KULAKÇIK
( karşılık atriyum atrium oda Yüreğin ön sağ ve sol odaları kulacık Sağ kulakçık ve sol kulakçık olmak üzere iki bölmeden meydana gelmiş yüreğin ön iki odası Kalbin sağ ve sol yarı bölümlerinin üst parçalarını oluşturan iki boşluktan her biri atriyum Büyük ve küçük dolaşımda ana toplardamarların kalbe açıldıkları kalp boşlukları )
( AURICLE | ATRIUM )
( AURICULE | ATRIUM )
( VORHOF | VORHALLE )
( ATRIUM | ATRIUM: ODA )
- UZGER, HACI ÖMER (1912 - 1995) :
( Sarıyerlidir. "Bel çeken Hacı Ömer" olarak tanınır. Hayırseverliği ile bilinir. Mesleği balıkçılık olmasına karşın bu işi yapmamış ve bel çekme işini devam ettirmiştir. Ustasından el almış ve bel ağrısı çekenlerin belini çekmek suretiyle şifa dağıtması ile şöhrete erişti. TV de haber konusu oldu, tanındı, bu nedenle rekor denecek kadar çok hasta derdi için kendisine geldi. Yaptığı iş sağlıkçılar tarafından uygun bulunmadığı için devamlı şikâyet edilmesine karşın hastaları eksilmediği gibi, üniversite profesörlerinden gelip de bel çektiren olmuştur. Bel çekme işini para için değil hayır için yapıyordu. Ya hiç para almıyor veya aldığı küçük ücreti de makbuzla alıyordu. Pek çok camii minaresi yaptırdı. Yeni inşâ edilen camilere maddi yardım etti. Okullara yardımda bulundu. En çok da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesine yeni mekân kazandırmak, eksiklerinin giderilmesini temin için mücadele edip durdu. İyilikseverliği nedeni ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine 1995'te plâket (Ödül) verilmesi öngörüldü. Plaketi Kasım 1996'da verilince ömrü yetmedi ve ödülü yeğenine verildi. Sarıyer Kumsal Meydanın ismi "Hacı Ömer Meydanı" olarak değiştirilerek isminin yaşatılması sağlandı. )
- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI
- ÜZGÜN BALIĞI ile/||/<> ÜZGÜN BALIĞI
( Callionymus lyra Kemiklibalıklar Teleostei takımının üzgünbalığıgiller Callionymidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2030 cm Üreme mevsimi erkek çok güzel renklere bürünür Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının üzgün balığıgiller Callionymidae familyasından Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşayan 2030 cm kadar uzunlukta üreme mevsiminde erkeğinin güzel renklere büründüğü bir balık türü Kemikli balıklardan üzgün balığıgiller Callionymidae familyasından Atlantik Okyanusu ve Akdeniz de yaşayan 30 cm kadar uzunlukta olabilen üreme mevsiminde erkeğinin güzel renklere büründüğü bir balık türü Ağızlarda hösgün bir tür tatlı su balığı olarak da geçer Türkçe bir türeve benziyor Ancak kökünün anlamını bilmiyoruz Türkçede gün ekinin fiil köklerine getirilerek sıfatlar oluşturulduğunu biliyoruz Buna göre üzgünün fiil kökünden geldiği açıktır )
( DRAGONET )
( COLLIONYME LYRE | CALLIONYME LYRE )
( LEIERFISCH )
( CALLIONYMUS LYRA )
- ÜZGÜN | KÖTÜMSER/MEYUS[Ar. < MEʾYŪS] ile/||/<> ÜZÜNTÜ | KÖTÜMSERLİK/MEYUSİYET[Ar. < MEʾYŪSİYYET]
( üzgün kötümser )
- ÜZGÜN ile KEYİFSİZ ile KEYİFSİZLİK
( DEJECT vs. DEJECTED vs. DEJECTION )
( محزون ومغموم ile مغموم ile افسرده ile پژمان ile پژمرده ile پژماني ile پژمردگي )
( MAHZUN VEMOGHMOM ile MOGHMOM ile AFSARDEH ile PAJMAN ile PAZHMARDEH ile پژماني ile PAZHMARDEGY )
- ÜZGÜN ile/ve/||/<>/> SÜZGÜN
- ÜZGÜN/LÜK ve/||/<>/> DÜZGÜN/LÜK
- UZGÜR, ERSEL (BURSA, 1967) :
( Bursaspor kulübünden transfer edildi ve dört sezon (1996 - 2000) tescilli kaldığı Sarıyer S. K. de 115 lig, 7 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 124 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte toplam olarak 170 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 10, kupa maçlarında 2 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 14 gol kazandırdı. 4 kez Ümit Milli, 43 kez B Milli takım formasını giydi. )
- UZİ[İbr. < < UZIEL GAL][ AD] ile/değil/yerine/=/||/<> UZİ
( Kısa sürede birçok mermi atabilen isabet oranı düşük tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek )
- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl
- UZLAŞMA | UYGUNLUK | UYUM/MUTABAKAT[Ar. < MUṬĀBAḲAT] ile/||/<> UZLAŞTIRMA | TELİF HAKKI/TELİF[Ar. < TEʾLĪF]
( mutabakat zaptı umum mutabakat beyannamesi uzlaşma uygunluk uyum )
- UZLAŞMA ile/değil ERDEM
( [not] AGGREEMENT vs./but VIRTUE )
- UZLET ve/<> HALVET
- UZLET ile İTİKAF
- UZLET ve İZZET
- UZLET[Ar. < ʿUZLET] ile/değil/yerine/=/||/<> UZLET
( Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama Görünüşte halkla olduğu hâlde gerçekte kalben onlardan ayrı olma )
- UZLUK/EHLİYET/HAZAKAT ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT
- UZLUK/HAZAKAT[Ar. < ḤAẔĀḲAT] ile/||/<> USTA/HAZIK[Ar. < ḤĀẔİḲ]
- ÜZLÜK ile/||/<> ...
( içine yağ konulan küçük toprak çömlek içine yağ konulan küçük toprak çömlek üz yağ lük eki üz üz yağ lük eki üz )
- UZMAN ile AZMAN
- UZMAN ile UZMANLIK ile USTALIKLA
( EXPERT vs. EXPERTISE vs. EXPERTLY )
( ماهر ile متخصص ile کارثناس ile کارشناس ile خبره ile سررشته دار ile زبده ile ويژهگر ile ويژهکار ile ورزيدگي ile کارثناسي ile تخصص ile استادانه )
( MANPAR ile MOTEKHSOS ile KARESNAS ile KARSHENAS ile KHBAREH ile SARRESHTEH DAR ile ZABADEH ile VEYZHEHGAR ile VEYZHEEKAR ile ورزيدگي ile KARESNASY ile TAKHSOS ile ESTADANEH )
- UZMANLAŞMA ile "KÖK SALMA"
- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK
( KOMPETAN avec ... )
- UZMAN/LIK ile/ve/||/<> UYGULAYICI/LIK
- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK
- ÜZMEK ile/değil ZORLAMAK
( [Öğretmen, öğrencileri biraz ...] "üzmüş". İLE/DEĞİL "zorlamış". )
- ÜZN | KULAK[Rus.] ile/||/<> KULAK KEPÇESİ ile/||/<> KULAK ZARI
( İşitme organı olup memelilerde dış-, orta-ve iç-kulak olmak üzere üç bölgeden meydana gelir. @@ Kotanın ayarını sağlayan iki demir parçası. (Akbulut *İspir -Erzurum) @@ (zooloji) @@ Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü. @@ İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. @@ ~ Az gulag. -Tkm gulak. -TatK kolak. -Bşk kolak. -Nog kulak. -Kklp kulak. -Kzk kulak. -Krg kulak. -Sart kulak. -Tar kulak. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kulak. -Hak xulax. -Tuv kulak. -Yak kulgāx. -Çuv xălxa. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kulgak, kulkak). Orta Türkçede kulak olarak geçer. Kâşgarlı Mahmud'a göre kulxak ve kulkak biçimleri de kullanılır. Eski Kıpçakçada kulağ ve kulak olarak geçer. Yaygın bir inanca göre *kul- 'işitmek' kökünden geldiği anlaşılıyor. Eski kulgak biçiminde gördüğümüz -gak (~ -ak) eki eski ve yeni diyalektlerde yaygındır. Bu açıklamayı yapan uzmanlar, Türkçe *kul- kökünü doğrulamak için Fin-Ugor dillerinde kullanılan biçimleri tanık olarak değerlendirmişlerdir. Mac hall- 'işitmek'. -Ost xól-. -Çer kol- vb. Türkçede buna benzer birçok organ adı geçtiğini biliyoruz. Ayak < adak (<: at-); boğaz (<: boğ-); yürek (<: yür-) gibi. )
( EAR | AURICLE | DRUM~AURICLE | AURICLE, PINNA~DRUM | TYMPANIC MEMBANE, EAR DRUM | MEMBRANA TYMPANI )
( OREILLE | PAVILION DE L'OREILLE | MEMBRANE DU TYMPAN~PAVILION DE L'OREILLE | AURICULAIRE, PAVILLON DE L'OREILLE~MEMBRANE DU TYMPAN | MEMBRANE TYMPANIQUE )
( AURICULA~AURICULA~... )
( OHR | OHRMUSCHEL | PAUKENFELL~OHRMUSCHEL~PAUKENFELL | TROMMELFELL )
( ORECCHIO~PADIGLIONE AURICOLARE~TIMPANO )
( ΑΥΤΊ / αυτί~ΠΤΕΡΎΓΙΟ ΑΥΤΙΟΎ / πτερύγιο αυτιού~ΤΎΜΠΑΝΟ / τύμπανο )
( GULAG[Az.]~GULAK[Tkm.]~KOLAK[Tatk.]~KOLAK[Bşk.]~KULAK[Nog.]~KULAK[Kklp.]~KULAK[Kzk.]~KULAK[Krg.]~XULAX[Hak.]~KULAK[Tuv.]~KULGĀX[Yak.]~XĂLXA[Çuv.] )
- ÜZN ile/||/<> KULAK ile/||/<> KULAK[Rus.]
( İşitme organı olup memelilerde dış ortave içkulak olmak üzere üç bölgeden meydana gelir Kotanın ayarını sağlayan iki demir parçası Akbulut İspir Erzurum zooloji Toprak sahibi olan ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı köylüsü İşitme organı memelilerde dış orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı Az gulag gulak kolak kolak kulak kulak kulak kulak Sart kulak Tar kulak Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer kulak xulax kulak kulgāx xălxa Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kulgak kulkak Orta Türkçede kulak olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre kulxak ve kulkak biçimleri de kullanılır Eski Kıpçakçada kulağ ve kulak olarak geçer Yaygın bir inanca göre kul işitmek kökünden geldiği anlaşılıyor Eski kulgak biçiminde gördüğümüz gak ak eki eski ve yeni diyalektlerde yaygındır Bu açıklamayı yapan uzmanlar Türkçe kul kökünü doğrulamak için Ugor dillerinde kullanılan biçimleri tanık olarak değerlendirmişlerdir hall işitmek Ost xól Çer kol vb Türkçede buna benzer birçok organ adı geçtiğini biliyoruz Ayak adak at boğaz boğ yürek yür gibi )
( EAR | AURICLE | DRUM )
( OREILLE | PAVILION DE L'OREILLE | MEMBRANE DU TYMPAN )
( OHR | OHRMUSCHEL | PAUKENFELL )
( AURICULA )
( ORECCHIO )
( ΑΥΤΊ / αυτί )
( GULAG[Az.]~GULAK[Tkm.]~KOLAK[Tatk.]~KOLAK[Bşk.]~KULAK[Nog.]~KULAK[Kklp.]~KULAK[Kzk.]~KULAK[Krg.]~XULAX[Hak.]~KULAK[Tuv.]~KULGĀX[Yak.]~XĂLXA[Çuv.] )
- ÜZN-İ VUSTA ile/||/<> OREILLE MOYENNEM[Fr.] ile/||/<> ORTA KULAK
( zooloji )
( OREILLE MOYENNEM )
- UZÛBET[Ar.] ile UZÛBET/UZBET[Ar.]
( Tatlılık, şirinlik, lâtiflik. İLE Bekârlık, ergenlik. )
- ÜZÜCÜ ile KIRICI
- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK
- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK
- GRAPE-SEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ile AYIÜZÜMÜ
( ... İLE Fundagillerden, küçük taneli yemişler veren, tüylü bir bitki. [Lat. ARBUTUS UVA-URSI] )
- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )
( ... cum RIBES GROSSULARIA )
- ÜZÜM ile BREZİLYA ÜZÜMÜ/JABUTICABA
(
)
( ... cum MYRCIARIA CAULIFLORA )
- ÜZÜM ile/değil CUNUL
( ... İLE/DEĞİL Yaban üzümü. )
- ÜZÜM ile HAFIZALİ
( ... İLE Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir üzüm. )
- ÜZÜM ve/<> KAVUN
( [Özbekistan'da] 50 çeşit. VE/<> 30 çeşit. )
- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ
( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )
( ... cum PHYTOLACCA AMERICANA )
- ÜZÜM ile/||/<>/> ŞIRA/ŞÎRE[Fars.] ile/||/<>/> ŞARAP[Ar. < ŞERÂB] ile/||/<>/> SİRKE
( CEM ŞÎT: Şarabı bulan. )
( ... İLE Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. İLE ... İLE ... )
( Annesi.[helâl] @@ ...[helâl] @@ Kızı.[haram] @@ ...[helâl] )
- ÜZÜM ile/ve/||/<> TEVEK/ÇOTUK
( ... İLE/VE/||/<> Asma, kavun, karpuz gibi bitkilerin sürgünü ya da dalı. | Üzüm kütüğü, çotuk. )
- ÜZÜMLÜ ile/||/<> PERDE SÜSÜ. (*YALVAÇ -ISPARTA)
( Perde süsü Yalvaç Isparta )
- UZUN HİKÂYE ile/||/<> RÉCIT[Fr.] ile/||/<> UZUN ÖYKÜ
( Kapsamı bakımından kısa öyküye uzunluğu bakımından romana yaklaşan öykü türü )
( RÉCIT )
- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN
( "WOMAN IN LONG CLIT" [male] and "MAN IN SHORT PENIS" [female]: HUMAN )
- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU
( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )
- UZUN SÜREÇ değil UZUN SÜRE
- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK
( LONG PERIOD vs. CONTINUAL )
- UZUN SÜRME = SÜRERLİK
- TANIM:
"UZUN" ile/değil/yerine KAPSAMLI
( Tanımın uzunu olmaz! Kapsamlı olduğundan dolayı ilgisizlerin "zihin ve dilinde", "uzun" diye ifade etmeleri kendi yetersizliklerini gizleme girişimi olabilir belki/çoğunlukla. )
- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK
- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ:
32 ile/değil/yerine 36
- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ: 32 ile/değil/yerine 36
- UZUN, NUMAN (SARIYER, 1923 - 2008) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesini yarım bırakarak iş hayatına atıldı. Sarıyer ilk takımında futbol oynadı. Fenerbahçe'ye transfer olduktan bir süre sonra tekrar Sarıyer'e transfer oldu ve burada futbol yaşamını noktaladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkanlık ve ayrıca 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Demokrat Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken 27 Mayıs 1960 İhtilali ile tutuklandıysa da kısa sürede aklanarak kurtuldu. Bilahare siyasi çalışmaların başlaması ile Adalet Partisi Saflarında siyasete atıldı. Adalet Partisinin uzun süre İl Başkanlığını yaptı. İstanbul İl Genel Meclisinde bulundu ve 6 dönem (1963 - 1968) Daimi Encümen Üyesi olarak hizmet verdi. Siyasi haşatına her kademede devam etti ve İstanbul Belediye Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. )
- ÜZÜNÇ ile ÜZÜNÇLÜ
- UZUNÇARŞILI, AV. OKTAY (İST. 1925) :
( İ. Ü. Huku Fakültesinden mezun oldu. Serbest avukatlığa başladı. Avukatlık yaparken sosyal aktivitelerin içinde olmaktan geri kalmadı. Büyükdere Yüzme İhtisas Kulübünün kurucuları arasında yer aldı ve bu spor kulübünde yıllarnca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. CHP de siyasete atıldı ve çok uzun yıllar Sarıyer İlçe Yönetim Kurulu üyesi ve Sarıyer CHP İlçe Başkanı olarak görev yaptı. )
- UZUNÇARŞILI, ORD. PROF. DR. İSMAİL HAKKI (İST. 1888 - 1977) :
( Büyükderelidir. Türk tarihçilerinin en büyüklerinden biridir. İlköğrenimini Nişanca Mahalle Mektebi ile Bahariye‘deki İplikhane Mektebinde tamamladı. Soğukçeşme Askeri Rüştiye Mektebine girdi. Bu okulu bitirdiği 1904'te Mercan Lisesine, 1910'da eski adı İstanbul Darülfünunu olan İstanbul Üniversitesine devam etti ve burayı bitirdikten sonra Kütahya Lisesine Tarih Öğretmenliğine atandı. Yunun Kuvvetleri Kütahya'yı işgal edene kadar göreve devam etti. Milli Mücadele başlarında Kuvayi Seyyarede "Fahri Raportör" olarak görev yaptı, 1922'de Kastamonu Lisesi tarih öğretmenliği görev üstlendi. Aynı yıl Balıkesir'e tayin edildi. 1924'te Balıkesir Milli Eğitim Müdürü oldu. 1925'te Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel müdürlüğü görevine atandı. 19.10.1927 Milletvekili seçimlerinde Balıkesir Milletvekili seçildi ve milletvekili olarak 1950 yılına kadar TBMM de görev yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşları arasında yerini aldı ve Atatürk'ün isteği ve direktifleri üzerine tarih araştırmaları üzerinde çalıştı. Kütahya ve Balıkesir Belediyelerinden "Fahri Hemşerilik" beratı aldı. Milletvekili olmasına rağmen akademik çalışmalarını aksatmadı ve Ord. Profesörlüğe yükseltildi. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra da tarih araştırmalarını Topkapı Sarayı Kütüphanesinde devam ettirdi. 89 yaşında çalışma masası başında kalbi rahatsızlandı ve hastaneye götürülürken taksinin içinde vefât etti. Arşivlere girerek araştırma yapan ilk tarihçi olarak tanınır. Yüzden fazla, her biri kitap hacminde makalesi ve yirmiden fazla kitabı vardır. Kitaplarından bazıları şunlardır. Karesi Salnamesi, Karesi Meşahiri, Kitabeler I, Kitabeler II, Sivas Şehri, Osmanlı Devlet Teşkilatında Madhat, Osmanlı Devlet Teşkilatında Kapı Kulu Ocakları I - II, Osmanlı Saray Teşkilatı, Osmanlı Merkez ve Bahriye Teşkilatı, Osmanlı İlmiye Teykilatı, Anadolu Beylikleri, Osmanlı Tarihi 8 Cilt, Mithat Paşa ve Yıldız Mahkemesi, Mithat ve Rüştü Paşalar'ın Tevkiflerine Dair Vesikalar. Mithat Paşa Taif Mahkumları, Mekke - i Mükerreme Emirleri ve Çandarlı Vezir Ailesi. )
- UZUNSOY, PROF. DR. ORHAN (ADANA 1922 - 1988) :
( Üniversite öğretim üyesi. ilköğrenimini değişik kentlerde yapmıştır. 1939 yılında Ankara Atatürk Lisesini bitirmiş, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine girmiş, 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevinden sonra, 30.03.1946 tarihinde Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsüne asistan olarak atanmıştır 1951 yılında "Karadeniz Boğazı Mıntıkasında Toprak Taşınmasının Sebepleri ve Bu Taşınmayı Önleyecek İdari, Teknik ve Kültürel Tedbirlerin Araştırılması" adlı doktora tezi ile Doktor unvanını almıştır. 1956 yılında "Ankara Çevrelerinde Toprak Erozyonunun Şürnulü ve Çıplak Yamaçların Yeşillendirilmesi Üzerine Araştırmalar" konulu çalışmasını tamamlayarak Doçent unvanını kazanmıştır. 1960 - 1961 ve 1964 - 1965 yıllarında Almanya ve Avusturya'da incelemelerde bulunmuştur. 1967 yılında Profesör olan UZUNSOY, Prof. Dr. Orhan, İst.1969 - 1970 yılları arasında, İstanbul Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini üstlenmiş ve bu okulda öğretim üyeliği yapmıştır. 1971 - 1972 yılları arasında da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. UZUNSOY, emekliliğine kısa bir süre kala 08.09.1988 tarihinde vefât etmiştir. )
- ÜZÜNTÜ | HASTALIK | UR | SIKINTI/DERT[Fars. < DERD] ile/||/<> HASTALIK | BOZUKLUK | NEDEN/İLLET[Ar. < ʿİLLET] ile/||/<> HASTALIK | ANLAŞMAZLIK/MARAZA[Ar. < MARAŻA] ile/||/<> BOZUKLUK | İNME/SEKTE[Ar. < SEKTE]
( dert babası dert küpü dert ortağı dert sahibi boğaz derdi geçim derdi başı dertte üzüntü hastalık ur Sızlanma ile karışık dilek Yapılmak istenen şey sıkıntı )
- ÜZÜNTÜ ile/ve HÜZÜN
( Geçmişin olumsuz(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). İLE Geçmişin olumlu(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). )
- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ
( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )
- UZUNYA PLAJI :
( Demirciköy sınırları içinde ve Uzunya koyunu boydan boya kaplayan ilçenin önemli plajlarından biridir. Koy boydan boya plaj ve dilence yeri olarak kullanılmaktadır. Plajda her türlü ihtiyacı karşılayan tesis bulunuyor. Ayrıca çadır kurularak kamp yapılacak alan da bulunmaktadır. )
- UZUV | ORGANE[Fr. < ORGANE] ile/||/<> ORGAN ile/||/<> ORGAN[Fr. < ORGANE]
( organon aygıt Organizma içinde özel görevleri olan tek parçalar vücudun aygıtları biyoloji botanik zooloji Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş karaciğer böbrek kalp gibi yapılar Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum organa )
( ORGAN )
( ORGANE )
( ORGANE )
(1996'dan beri)