Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(61/189)


- FENALIK ile NAZAR ile KÖTÜ HUYLU

( EVIL vs. EVIL EYED vs. EVIL NATURED )

( سوء ile بدي ile خبيثه ile خبيث ile طاغوت ile شر ile زيان آور ile شرارت آميز ile بديمن ile شور چسم ile بد جنس )

( SUE ile BADY ile خبيثه ile KHABYS ile TAGHOT ile SHAR ile ZYAN AVAR ile SHARART AMYZ ile بديمن ile SHOR CHASM ile BAD JENS )


- FENÂ-YI HÂDİS ile FENÂ-YI KADÎM


- FENCE :/yerine ÇİT


- FENER ADASI ile/ve İNCİRLİ ADASI

( Pendik - Tuzla arasında kıyıya yakın olan adalar. [5 ada] )


- FENER ile/ve/||/<>/> AYAKLI FENER/FANUS[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<>/> Süslü, ayaklı fener. | Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap. | Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. | Hamam kubbelerinde içeri aydınlık girmesi için bırakılan deliklerin üzerine konan şişkin cam. )


- FENER ile FENERCİ/LİK ile FENERLİ ile FENERSİZ ile FENER ALAYI ile FENER BALIĞI ile FENERLİ BURGU ile FENER BALIĞIGİLLER


- FENERLİ BOSTAN SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir, R. Hisar'ın üst kısımlarında bulunan bostana (büyük tarlaya) sahibinin gece gündüz fenerli gitmesi nedeni ile sokaklardan birine "Fenerli Bostan Sokak" ismi verilmiştir. )


- FENERLİ TÜRBE SOKAK :

( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. R. Hisarı mezarlıklarında bulunan türbelerden birinde devamlı fener yandığı için sokaklarından birine "Fenerli Türbe Sokak" adı verilmiştir. )


- FENNEN[Ar.] ile FENNÎ[Ar.]

( Fen aracılığıyla, fen ile, fenne uygun olarak. İLE Fen ile ilgili olan. )


- FENNİ ile FENNİ MUAYENE


- ASİT FENİK[Osm.] / PHENOL[İng.] / PHÉNOL, ACID PHENIQUE[Fr.] / PHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOL


- FEODAL[Fr. < FÉODAL] değil/yerine/= DEREBEYLİKLE İLGİLİ


- FEODAL < VIEH[Alm.][:
Mal = Davar]


- FERÂĞ[Ar.] ile FERÂG[Ar.]

( Vazgeçme, bırakıp terk etme. | Bir mülkün tasarruf, sahip olma hakkını başkasına terk etme. | Dinlenme, istirahat. | Hiçbir işle meşgul olmama, rahat etme. İLE Serin rüzgâr. )


- FERÂĞ ile/||/<> VEFÂEN FERÂĞ ile/||/<> MERHÛN ile/||/<> GAYR-İ MENKÛL ile/||/<> MEVRÛS MAL ile/||/<> İNTİFÂ ile/||/<> MERİYET/MERİYYET ile/||/<> SÜBÛT-I-ŞERİ

( Satış[Bir mülkün tasarruf, sahip, olma hakkını başkasına terk etme. | Arazi yasasında ise mîrî ya da vakıf arazisinin yararlanma hakkının satışı. İLE/||/<> Taşınmaz mal rehni. İLE/||/<> Rehnedilen mal. İLE/||/<> Taşınmaz mal. İLE/||/<> Miras yolu ile edinilen mal. İLE/||/<> Yararlanma, kullanma. İLE/||/<> Yürürlük. İLE/||/<> Şer'i esaslara göre sabit olan haklar. )


- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI

( [not] MORALS OF ABNEGATION vs./and/but MORALS OF MOTHER
MORALS OF MOTHER instead of MORALS OF ABNEGATION )


- FERAGAT ETMEK ile FERAGAT ile FERAGAT EDEN

( ABNEGATE vs. ABNEGATION vs. ABNEGATOR )

( بخود حرام کردن ile کف نفس ile منکر )

( BAKHOD HARAM KARDAN ile KOF NAFS ile MANKER )


- FERAH -ile

( Kuş yavrusu. )


- FERAH FAHUR/FERİH FAHUR[Fars.] ile/ve/||/<>/> FERAH-DEST[Fars.]

( Rahat rahat, geniş geniş, ferah ferah. @@ Eli açık, cömert. )


- FERAH FEZA (OTURMAK)


- FERAH PARK SİNEMASI :

( Sarıyer Mesarburnu Caddesi üzerindeydi. Bülbül Sokağını Sarıyer'e doğru geçtikten sonra ilk binanın yanında bulunan geniş bir alan üzerinde 1934 yılında Sinemacı Enver Şimşek tarafından açıldı. Uzun yıllar yazlık sinema olarak hizmet verdi. Kapalı sinema olan Gezi Sinemasının açılması ile 1960'lı yıllarda Ferah Sineması da tarihe karıştı. )


- FERAH PARK :

( Ferahevler Mahallesindedir. 1.120,00 m²'lik bir alan üzerinde kuruldu. 660,00 m²'lik yeşil alanı, 150,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- FERAH[Ar.] ile FERÂH[Fars.]

( Gönül açıklığı, sevinç, sevinme. İLE Bol, geniş, yayvan, açık. | İç açan, aydınlık. )


- FERAH ile REFAH


- FERAH[Ar.] ile SÜRÛR[Ar.]


- FERAHEVLER CAMİİ :

( Ferah Evler camilerinden biri olup, kaymakamlığın karşısındadır. )


- FERAHEVLER MERKEZ CAMİİ :

( Yavuz Sultan Mahallesindeki merkez camidir ve tarihi bir özelliği yoktur. )


- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH


- FERAHLATMA ve/<> KOLAY(LIK)(ÂSÂN[Fars.])


- FERAH/LIK değil/yerine/= İNÇ/LİK


- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]

( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )


- FERÂSET ile/ve ÂGÂH ile/ve ZİKİR

( Gözün uyanıklığı. İLE/VE Kulağın uyanıklığı. İLE/VE Kalbin uyanıklığı. )


- FERÂSET[< FERES] ile/ve/||/<>/> SALÂT

( 1. ile/ve/||/<>/> 2. )


- FERÂSET[Ar. < FERES(Çok hızlı giden at)] değil/yerine/= SEZGİ/SEZİ/SEZİŞ/ANLAYIŞ

( ZEKÂNIN İNCELMİŞ VE HIZLANMIŞI | EDEB'İN KALBE İNİŞİ | ANLAYIŞTA ÖNE GEÇME | ZEKÂNIN GÖVDEYİ KONTROL ALTINA ALMIŞ ŞEKLİ. (AKIL-ZEKÂ-FERASET) [AYNI ŞEYİN DEĞİŞİK MERTEBELERDE ALDIĞI ADLAR] )


- FERC[Ar. çoğ. FÜRÛC] ile FEREC[Ar.]

( Aralık, yarık, çatlak. | Dişilik örgeni, avret, utyeri, edep yeri. İLE Gam, tasa ve sıkıntıdan kurtulma. Kederden, darlıktan sonra gelen sevinç, teselli. | Zafer. )


- FERDÂ[Fars.] ile FERDÂSI[Fars.]


- FERDA[Fars.] ile FERDE

( Gelecek zaman, yarın. İLE Küçük denk, top. )


- FERDÎ HİKMET[Ar.] değil/yerine/= BİREYSEL BİLGELİK/AYDINLANMA/UYANIŞ/ARINMA


- FERDİ TAYFUR ile FERDİ TAYFUR

( 1904 - 21 Mart 1958 İLE 15 Kasım 1945 - )

( Selenlendirme sanatçısı. İLE Yorumcu. )


- FERDÎ değil/yerine/= BİREYSEL/KİŞİSEL


- FERDİ/LİK ile FERDİ KAZA SİGORTASI


- FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM


- FERES[Ar. çoğ. EFRÂS] ile FERES[Ar.]

( At, beygir. İLE Oyun. | [satrançta] at. )


- FERFORJE[Fr. < FER FORGÉ] değil/yerine/= DÖKME DEMİR

( Kapılara, pencerelere ya da evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir. )


- FERÎD[Ar. < FERD] ile FERÎD[Fars.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Avcı kuş. | Donmuş, katılaşmış şey. )


- FERÎD/E[Ar.] ile FERÎDE[Ar.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )


- FERİH ile FERİH FAHUR


- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR

( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )


- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )


- FERÎK[Ar.] ile FERÎK[Ar.]

( Askerî kolordu komutanı, korgeneral[birinci ferîk], tümgeneral[ikinci ferîk]. | İnsan topluluğu, cemâat. İLE Buğday tanesinin olgunu, öğütülecek duruma gelmişi. )


- FERİK[Fars.] ile PALAZ

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. İLE Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. )


- FERİK/LİK ile FERİK ELMASI


- FERİŞTAH[Fars. < FİRİŞTE] değil/yerine/= UZMAN / EN YETKİLİ


- FERİT PAŞA ile DAMAT FERİT PAŞA


- FERMÂ[Fars.] ile FERMÂN[Fars.]

( Buyuran, emreden, âmir. | Süren. İLE Buyruk, emir. | Sultan tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu. )


- FERMA ile FERMAN ile FERMANLI ile FERMANLI DELİ


- FERMAN ile/ve FETVÂ


- FERMAN[Fars.] ile/ve/||/<> TEVKİ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Sultan fermanlarına çekilen tuğra. | Bu tuğrayı taşıyan ferman. )


- FERMAN ile/ve/değil TOMAR


- FERMANTASYON (SÜT) ile/||/<> BOZULMA (SÜT)

( Fermantasyon yararlı bakterilerin kontrollü üremesi İLE bozulma istenmeyen mikroorganizmaların üremesidir. Fermantasyon yoğurt ve peynir üretir İLE bozulma gıdayı kullanılamaz hale getirir. Pasteur fermantasyonu kontrol etmeyi öğretti İLE gıda endüstrisini dönüştürdü. )

( Louis Pasteur tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- FERMAT KÜÇÜK TEOREM ile/||/<> WİLSON TEOREMİ

( Fermat a^(p-1)≡1 mod p, Wilson (p-1)!≡-1 mod p. )

( Formül: Modüler aritmetik )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ZYMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMENTASYON ÖLÇER


- FERMENTE ETMEK ile FERMANTASYON ile FERMENTATİF ile FERMENTE EDİLMİŞ

( FERMENT vs. FERMENTATION vs. FERMENTATIVE vs. FERMENTED )

( ترش کردن ile تخمير شدن ile مخمر کردن ile مخمر شدن ile ماده تخمير ile تخمير کردن ile ترش شدن ile تخمير ile تخميري ile مخمره ile مخمر ile مرخم )

( TARSH KARDAN ile TAKHAMYR SHODAN ile MOKHMAR KARDAN ile MOKHMAR SHODAN ile MADEH TAKHAMYR ile TAKHAMYR KARDAN ile TARSH SHODAN ile TAKHAMYR ile تخميري ile مخمره ile MOKHMAR ile MORKHAM )


- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI


- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI


- FERMI HOLE[İng.] ile/değil/yerine/= FERMİ BOŞLUĞU


- FERMI DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-DISTRIBUTION/VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DAĞILIMI


- TROU DE FERMI[Fr.] / FERMI-LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DELİĞİ


- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU


- FERMI-DIRAC STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC İSTATİSTİĞİ


- FERMI-DIRAC-SOMMERFELDSCHES GESCHWINDIGKEITSVERTEILUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİRAC SOMMERFELD HIZ DAĞILIMI YASASI


- FERMI-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİYAGRAMI


- FERMI LEVEL[İng.] / NIVEAU DE FERMI[Fr.] / FERMI-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DÜZEYİ


- FERMI-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ EĞRİSİ


- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ


- FERMI GAS[İng.] / GAZ DE FERMI[Fr.] / FERMI-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GAZI


- FERMI TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE FERMI[Fr.] / FERMI-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GEÇİŞİ


- FERMI-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GRAFİĞİ


- FERMI STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI[Fr.] / FERMI-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ İSTATİSTİĞİ


- FERMI SPHERE[İng.] / SPHÈRE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ KÜRESİ


- FERMI RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FERMI[Fr.] / FERMI-RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ REZONANSI


- FERMI CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SABİTİ


- FERMI SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SEÇİM KURALLARI


- FERMİ SEVİYESİ ile/||/<> VAKUM SEVİYESİ

( Fermi %50 dolu olasılık, vakum serbest elektron enerjisidir. )

( Formül: E_F kimyasal potansiyel )


- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI


- FERMİ SIVISI İLE LUTTİNGER SIVISI İLE NON-FERMİ ile/||/<> ELEKTRON SIVILARI

( Çok elektron sistemlerinin davranışı. )

( Formül: τ ∝ T⁻² (Fermi) )


- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI


- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI


- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ


- FERMI[İng.] / FERMI[Fr.] / FERMI[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ


- FERMION FIELD[İng.] / CHAMP DE FERMION[Fr.] / FERMIONENFELD/FERMIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON ALANI


- FERMİYON ile/||/<> BOZON

( Fermiyonlar yarım spinli Pauli uyan İLE bozonlar tam spinli Bose-Einstein istatistiği. )

( Formül: s = n/2 İLE s = n )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FERRANTI EFFECT[İng.] / EFFET FERRANTI[Fr.] / FERRANTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRANTİ ETKİSİ


- FERRI-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRİ | DEMİR(III)


- FERRİ-/FERRO- ile/||/<> SİDER-SİDERO-

( Demir, demirli. İLE/||/<> Demir. )


- FERRIMAGNETISM[İng.] / FERRIMAGNÉTISME[Fr.] / FERRIMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRİMANYETİZMA


- FERRO-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRO | DEMİR(II)


- FERROELECTRIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROELECTRIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK GEREÇ


- FERROELEKTRISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK NESNE


- FERROELECTRIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ÖZDEK


- FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK


- FERROELECTRICITY[İng.] / FERROÉLECTRICITÉ[Fr.] / FERROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİKLİK


- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROMAGNETIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK GEREÇ


- FERROMAGNETISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK NESNE


- FERROMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK ÖZDEK


- FERROMAGNETIC, FERROMAGNETICS[İng.] / FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK


- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA


- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR


- FERSAH FERSAH (UZAKTA OLMAK)


- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]

( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )


- FERYÂD-FİGÂN (ETMEK)


- Feryâdı DİNLE!!!


- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA


- FERYAT ile FERYAT FİGAN


- FERYAT/FERYÂD ETMEK değil/yerine/= HAYKIRMAK


- FERZ[Fars.]:
Vezir'in yerine geçen taş. -yerine


- FES ÇEŞİTLERİ ile/ve KAVUK ÇEŞİTLERİ

( * AZİZİYE * HAMİDİYE * MECİDİYE ile/ve ... )


- FES ile FES RENGİ


- FESAD ile/||/<> FENÂ


- FESÂD[Ar.] ile GAYY[Ar.]


- FESÂD[Ar.] ile KABÎH[Ar.]


- FESAHAT(FASİH) ile BELAĞAT(BELİĞ)


- FESAT[Ar.] KARIŞTIRMAK değil/yerine/= DOLAN KATMAK


- FESAT ile PARANOYAK

( İçi fesat olanın işi kesat olur. )


- FESAT/LIK ile FESATÇI/LIK ile FESAT KUMKUMASI


- FESİH[Ar.] değil/yerine/= DAĞIL


- FESİH ile/||/<> İLGÂ[Ar. < LAĞV] ile/||/<> TASFİYE[Ar. < SAFVET/SAFÂ: Saf, duru olmak.]

( Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. | Dağıtma, dağıtılma, lağıv. İLE Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. İLE Arıtma/arıtım/arıtılma, ayıklama, temizleme, saflaştırma/saflaştırılma. | Bir kuruluşun iflâsı ya da kapanması sonunda hesaplarının kapatılıp kalan maddî varlığın, mal ve paranın alacaklılara dağıtılması. | Bir kuruluşta işçi ve memur çıkarma. | Görevine son verme. )


- FESLERDE:
MAHMUDÎ ile/ve/<> MECÎDÎ ile/ve/<> AZİZÎ ile/ve/<> HAMİDÎ


- FESTİVAL[İng.] değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN


- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]

( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )


- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> FETAL ALKOL SPEKTRUM BOZUKLUKLARI

( Anne karnında alkol maruziyeti sonucu gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Anne karnında alkol maruziyeti sonucu ortaya çıkan çeşitli fiziksel ve zihinsel bozukluklar grubu. )


- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DOWN BELİRGESİ/SENDROMU

( Gebelik sırasında alkol tüketimi sonucu bebekte gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Genetik bir kromozom bozukluğu ve zihinsel gerilik. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntıya girmesi. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Bebekte oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntı belirtileri. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi. )


- FETAL/FÖTAL ile FETUS/FÖTUS/FÖTÜS

( Dölüt [ile ilgili]. İLE Dölüt. )


- FETCH vs. BRING


- FETHA ile/ve/<> KESRE/ESRE/HAFZ ile/ve/<> HEMZE ile/ve/<> ÖTRE/ZAMME ile/ve/<> ŞEDDE/TEŞDÎD ile/ve/<> TENVÎN ile/ve/<> NASB ile/ve/<> REF ile/ve/<> İLLET ile/ve/<> MEDD/E ile/ve/<> MEDD-İ LÎN ile/ve/<> LÎN ile/ve/<> VAV-I ATIFA

( a ya da e [düz ve geniş ünlü] okutan üstün imi. İLE/VE/||/<> ı ya da i [düz ve dar ünlü] okutan im. İLE/VE/||/<> Elif, vav, ye, he üzerine konan işaret - gırtlak vuruşu; elifin adı. İLE/VE/||/<> o, ö, u, ü [yuvarlak ünlü] okutan ötre imi. İLE/VE/||/<> Bir yazacı çift okutan ve şedde denilen im. İLE/VE/||/<> Sözcüğün sonunu, nun gibi okutmak üzere konan iki üstün[-en], iki esre[­-in], iki ötre[-ün]. İLE/VE/||/<> Yazacın etha'lıymış gibi a ya da e'yle okunması. İLE/VE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/VE/||/<> Çeker harfleri[matres lectionis] elif, vav, ye yazaçlarından biri. İLE/VE/||/<> elif, vav, y e'yi çekerek uzatma. İLE/VE/||/<> vav ile ye sesçil imsiz[harekesiz] olup kendinden önceki yazaç üstün imi almışsa medd-i lîn olur. İLE/VE/||/<> Yumuşatarak çekme. İLE/VE/||/<> Atıf vavı. Bağlaç. Arapça ya da Farsça iki sözcüğü birbirine bağlarken, ilk sözcük ünsüzle bitmişse bu yazacı ü gibi okutur [ilim ve irfan~ilm ü irfan], ünlüyle bitmişse iki sözcüğü bağlayan vav, vü biçiminde okunur [kaza ve kader / kaza vü kader]. )


- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH

( CONQUER vs. CONQUERED vs. CONQUEROR vs. CONQUEST )

( فتح کردن ile تسخير کردن ile مسخر کردن ile مفتوح ile مسخر ile غالب ile فاتح ile ظافر ile تسخير )

( FATH KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile MOSKHAR KARDAN ile MOFTOH ile MOSKHAR ile GHALEB ile FATEH ile ظافر ile TASKHYR )


- FETİD ile FETOR

( Kokuşuk. İLE Kötü koku. )


- FETİH:
İŞGAL değil AÇMA


- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH

( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )


- FETİH ile İSTİLÂ

( Ruhun kalbe sahip olması. İLE Nefsin kalbe sahip olması. )


- FETİŞ ile FETİŞİST ile FETİŞİZM


- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK

( FETISH vs. TO ADORE/WORSHIP )

( ... cum DEVOTIO )


- FETRET ile/||/<> FETRET DEVRİ/FÂSILA-İ SALTANAT:


- FETUS[İng.] değil/yerine/= FETÜS

( Embriyoyu takiben, bir yavrunun doğumdan önceki son gelişme evresidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FETVA ile FETVACI/LIK


- FETVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> HÜKÜM[Ar.]


- FETVÂ ile/ve/||/<>/< İCTİHÂD

( ... İLE/VE/||/<> Müçtehitler tarafından kabul[ittihaz] edilen ictihâdın ifade biçimi. | İctihâd ile ortaya çıkan sonuçların, ifade edilmesinde bir araç. )

( EFFORT VEGISLATIF avec AVIS DOCTRINAL )


- FETVÂ ile KAZA-İ KARAR


- FETVÂ ile/ve TAKVÂ


- FETVÂ ile YARGI


- FEV/FORCED EXPIRATORY VOLUME[İng.] değil/yerine/= ZORLU SOLUK VERME OYLUMU


- FEVER vs. TEMPERATURE


- FEVKALÂDE/HARİKA değil/yerine/= ÇOK GÜZEL/OLAĞANÜSTÜ


- FEVREN[Ar.] ile FEVRÎ[Ar.]

( Çarçabuk, birdenbire. İLE Birdenbire, düşünmeden yapılan hareket. )


- FEVRÎ[Ar.] değil/yerine/= PARLAGAN


- FEVT ile/ve/||/<> "HELÂK"

( [Osmanlı mahkeme kayıtlarında] Vefât etmiş müslümanlar için kullanılan. İLE/VE/||/<> Vefât etmiş müslüman olmayanlar için kullanılan. )


- FEVT ile/||/<> MEMÂT ile/||/<> MATÛH/E

( Ölüm. İLE/||/<> Ölüm. İLE/||/<> Bunamış, bunak. | Sakat, kötürüm, amelmânde. )


- FEVZ[Ar.] ile NECÂT[Ar.]


- FEVZ[Ar.] ile ZAFER[Ar.]


- FEWER vs. LESS


- FEWER :/yerine DAHA AZ


- FEYFÂ'[Ar. çoğ. FEYÂFÎ] ile FEYÂFÎ[Ar. < FEYFÂ']

( Düz, büyük sahra, susuz kumlu çöl. İLE Susuz çöller, sahrâlar. )


- FEYİZLENMEK ile FEYİZLENDİRMEK ile FEYİZ ile FEYİZLİ


- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI


- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- FEYZ ile/ve/<> İSTİMDÂT[< MEDED]

( Verimlilik, gürlük, ongunluk. İLE/VE/<> İmdat isteme, yardıma çağırma. )


- FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES

( AN'da. İLE/VE/<> Zamanda. )

( ZÂT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT | EN KUTSAL TECELLÎ, MÂNÂ ile/ve/<> SIFAT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT, MADDE )

( ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ )


- FEYZİYE MEKTEPLERİ VAKFI ÖZEL AYAZAĞA IŞIK OKULLARI :

( Pınar Mahallesinde bulunan Feyziye Mektepleri Vakfı 1885'te Selanik'te kuruldu. 1911'de İstanbul'da kurulan okul Selanik'teki okula bağlı olarak eğitim verdi. Balkan Savaşları nedeni ile okul bir süre eğitime ara verdikten sonra 1927'de tekrar faaliyete geçti. İstanbul'da önceleri Koska, sonraları Nişantaşı'ndaki Naciye Sultan Konağında eğitime devam etti. 1935'te Atatürk'ün istek ve onayı üzerine okulun ismi Işık olarak değiştirildi. Bu kuruluş 1967'de Vakıf haline getirildi. 1986'da Işık Lisesi Ayazağa kampüsü açıldı. 1988/1989 öğretim yılında ortaokul ve lise bölümleri, 2005'te Işık Üniversitesi açıldı. )


- FEZA'[Ar.] ile FEZÂ'[Ar.] ile -FEZÂ/Y[Ar.]

( Korkma, bağırıp çığırma. | Dayanamama. | Ümitsizlik. | İnleyip sızlanma. İLE Ucu-bucağı bulunmayan boşluk, dünyanın sonsuz olan genişliği. İLE Artıran, çoğaltan.[FERAH-FEZÂ: Ferah artıran.] )


- FEZA'[Ar.] ile HAŞYET[Ar.] ile HAZER[Ar.] ile HAVF[Ar.]


- FEZZ[Ar.] ile VÂHİD[Ar.]


- FFP/FRESH FROZEN PLASMA | FİLTERING FACE PİECE[İng.] değil/yerine/= TAZE DONMUŞ PLAZMA | YÜZE SÜZGEÇLENEN PARÇA


- FFP2 MASKE/FFP2 MASK[İng.] değil/yerine/= N95 MASKE


- FHIR/FAST HEALTHCARE INTEROPERABILITY RESOURCES[İng.] değil/yerine/= HIZLI SAĞLIK HİZMETİ BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK KAYNAKLARI


- FİAT" değil FİYAT

( Alım ya da satımda bir nesnenin/hizmetin para karşılığındaki değeri. [bedel, eder, armağan/hediye, kemal, paha] | Bir mal ya da hizmet için uygun görülen para karşılığı. | Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki. )


- FİBER OPTİK ile/||/<> BAKIR KABLO

( Fiber optik ışıkla iletim İLE bakır kablo elektrikle )

( Formül: Tam iç yansıma İLE ohm yasası )

( İbn-i Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Fizik, Matematik, Optik) (Önemli katkıları: Optik, bilimsel yöntem) )


- FIBER OPTICS[İng.] / OPTIQUE DES FIBRES[Fr.] / FIBER-OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİBER OPTİK


- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN

( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )


- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE

( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )


- FIBER :/yerine LİF


- FİBER[İng.] değil/yerine/= LIF


- FİBONACCİ SAYILARI ile/||/<> LUCAS SAYILARI

( Fibonacci her terim önceki iki terimin toplamı, Lucas benzer ama farklı başlangıç )

( Formül: F_n = F_{n-1} + F_{n-2} İLE L_n = L_{n-1} + L_{n-2} )

( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )


- FİBR- ile/||/<> FİL- ile/||/<> RHABD-/RHABDO-

( Lif. İLE/||/<> İp. İLE/||/<> Çomak biçiminde yapı, çizgili lif. )


- FİBRİL ile MİKRO TÜBÜL

( Göze iskeletinde bulunan ince iplikçikler. İLE Göze iskeletinde bulunan kalın borular biçimindeki yapılar. )


- FİBRİN değil/yerine/= PIHTI LIFİ


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> ARTRİT

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Eklem yangısı. )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> SÜREĞEN YORGUNLUK BELİRGESİ/SENDROMU

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu oluşumu. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu oluşması. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )


- FİBULA ile KAVAL KEMİĞİ

( FIBULA vs. TIBIA )


- FIÇICI KERİM SOKAK :

( Yenimahalle ahşap fıçı ve sepet imalatında hayli isim yapmıştı. Balık tuzlayıcıları ile sirke imalatçılarının ihtiyacın Fıçıcı ustası Kerim Efendi karşıladığından imalathanenin bulunduğu bu sokağa "Fıçıcı Kerim Sokak" adı verildi. )


- FİCTİON[Fr. < FICTION < ING.]. değil/yerine/= KURGU


- FICTION :/yerine KURGU


- FİDAN:
AÇIK KÖKLÜ ile TÜPLÜ

( )


- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ

( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )

( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )

( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )

( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )

( ... ile/ve ŞEÇER[çoğ. EŞCÂR] )

( NİHÂL ile/ve BÎŞE )

( SAPLING vs./and TREE, [ANNUAL RINGS(AĞACIN YAŞINI GÖSTEREN HALKALAR)] )


- FİDAN ile ARIK

( Fidan dikilen yer. )


- FİDAN ile BETÎL[Ar.]

( ... İLE Ana ağaçtan ayrılıp başka kök salan fidan. )


- FİDAN ile BEYÂRE[Ar.]

( ... İLE Kısa, boysuz/bodur olarak yerde yetişen fidan, sebze, meyve. )


- FİDANBİTİ = YAPRAKBİTİ

( Yaprakbiti ailesinden olan böceklerin genel adı. )


- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]

( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )

( NURSERY vs. ARBORETUM )


- FİDAN/LIK ile FİDANCA ile FİDAN BİTİ ile FİDAN BOYLU


- FİDANLIK ile/ve KERDE

( ... İLE Sebze fideliği. )


- FİDE ile FİLİZ

( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )


- FİDYE[Ar.] değil/yerine/= KURTULMALIK


- FIELD :/yerine ALAN, SAHA


- FIFO/FIRST IN FIRST OUT[İng.] değil/yerine/= İLK GİREN, İLK ÇIKAR


- FIFTH :/yerine BEŞİNCİ


- FIFTY :/yerine ELLİ


- FİGAN[Fars.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRIŞ; İNLEME


- FIGHT vs. ARGUE


- FIGHT :/yerine KAVGA ETMEK


- FIGHTING :/yerine DÖVÜŞ, KAVGA


- FİGÜR -ile


- FİGÜR = FIGURE[İng., Fr.] = FIGURA[Lat., İsp.]


- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Suret. )


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Sûret/Minvâl[Ar.]. )


- FİGÜRATİF ile FİGÜRATİF SANAT


- FIGURE :/yerine ŞEKİL, RAKAM


- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR

( FIGURAL vs. FIGURATIVE vs. FIGURATIVELY vs. FIGURE vs. FIGURE LIST vs. FIGURE PUNCH vs. FIGURES )

( بطور تشبيه ile صورت وار ile تلويحي ile مجازي ile مجازاً ile فرم ile پيکر ile نگاره ile رقم ile اندام ile قلمداد کردن ile عدد ile جدول ارقام ile عددکوب ile رقوم ile اعداد ile ارقام )

( BETOR TASHABYYEH ile SORT VAR ile تلويحي ile MOJAZY ile مجازاً ile FARAM ile PEYKAR ile NEGAREH ile RAGHAM ile ANDAM ile GHALAMDAD KARDAN ile ADAD ile جدول ارقام ile ADADKOOB ile رقوم ile EDAD ile ARAGHAM )


- Fİİ CARİ değil/yerine/= GEÇER DEĞER


- FİİL EHLİYETİ/CAPACITY TO ACT[İng.] değil/yerine/= AYIRT ETME GÜCÜ/EDİM UZLUĞU


- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM

( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )


- FİİL değil/yerine/= EYLEM/EDİM; YÜKLEM


- FİİL ile FİİLİ ile FİİL KÖKÜ ile FİİL TABANI ile FİİL ÇEKİMİ ile FİİLİ BOZUK ile FİİL CÜMLESİ ile FİİL GÖVDESİ ile FİİL TASRİFİ ile FİİLİ HİZMET ile FİİLİ HİZMET ZAMMI


- BİLGİ:
FİİLÎ ve İNFİALÎ[YENİLENEN, TECEDDÜD EDEN]

( Bilinenden önce meydana gelen varolan bilgidir. VE Bilinenden sonra meydana gelen bilgidir. )

( Bilgi, bilinenden öncedir. VE Bilgi, bilinenden sonradır. )

( Bilgi, bilineni yaratıyor. VE ... )


- FİİL-İ MÂZÎ ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ

( Geçmiş zaman. İLE/VE Şimdi, geniş ve gelecek zaman. )

( FİİL-İ MÂZÎ (MALUM):

NASARÛ
NASARNE
NASARTÜM
NASARTÜNNE
   
NASARNÂ
NASARÂ
NASARATA
NASARTÜMÂ
NASARTÜMÂ
   
NASARA
NASARAT
NASARTE
NASARTİ
 
NASARTÜ
FİİL-İ MÂZÎ (MEÇHUL):
NUSİRÛ
NUSİRNE
NUSİRTUM
NUSİRTUNE
   
NUSİRÂ
NUSİRÂ
NUSİRATÂ
NUSİRTUMÂ
NUSİRTUMÂ
   
NUSURA
NUSİRAT
NUSİRTE
NUSİRTİ
 
NUSİRTU
ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ (MALUM):
YENSURÛNE
YENSURNE
TENSURÛNE
TENSURNE
   
NENSURU
YENSURÂNİ
TENSURÂNÎ
TENSURÂNÎ
TENSURÂNÎ
   
YENSURU
TENSURÛ
TENSURU
TENSURÎNE
 
ENSURU
  FİİL-İ MUZÂRİ (MEÇHUL):
YUNSARÛNE
YUNSARNE
TUNSARÛNE
TUNSARNE
   
NUNSARU
YUNSARÂNİ
TUNSARÂNÎ
TUNSARÂNÎ
TUNSARÂNÎ
   
YUNSARU
TUNSARÛ
TUNSARU
TUNSARÎNE
 
UNSARU
)


- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ


- FİİL-İ TAACCÜB EVVEL

(

MÂENSARAHUM
MÂENSARAHÜNNE
MÂENSARAKÜM
MÂENSARAKÜNNE
   
MÂENSARÂNÂ
MÂENSARAHUMÂ
MÂENSARAHUMÂ
MÂENSARAKÜMÂ
MÂENSARAKÜMÂ
   
MÂENSARAHU
MÂENSARAHÂ
MÂENSARAKE
MÂENSARAKİ
 
MÂENSARÂNÎ
)


- FİİLÎ değil/yerine/= EYLEMLİ/EDİMLİ


- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH


- FİJİ'DE:
VİTU LEVU ile/ve/<> VANAU LEVU

( Fiji takımadalarının en büyüğü.[160 km. uzunluğunda] İLE/VE/<> İkinci büyük adası.
[Halkın %90'ı bu iki büyük adaya yerleşmiş.] )

( Jim Carrey'nin oynadığı "The Truman Show" filminin çekim yapıldığı adalar.

[Brooke Shields'in oynadığı "Mavi Göl" filmi de, Fiji takımadalarında bulunan Kaplumbaga Adası[Turtle Island]'nda çekilmiştir.] )


- FIKIH -ile

( BİR ŞEYİ, BİR SÖZÜ NEDENLERİ VE DERİNLİKLERİYLE, ZEVKİNE VARARAK ANLAMAK | ŞERÎAT İLMİ )


- FIKIH ile TARİHÎ BİLGİ

( Olması/Olmaması Gereken İLE "Ne olmuş" olduğu )


- FIKIH ve/> TASAVVUF

( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )

( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )


- FIKIH ile USUL-İ FIKIH

( -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı İLE
* Deliller/Kaynaklar
- Naklî(-Kitap, -Sünnet)
- Aklî(-Kıyas, -İstihsan, -Mesalih-i Mürsele, -İstishab, -Örf, -Sedd-i Zerayi)
- Mülhak Olanlar
* Hükümler
* İstinbat(hüküm elde etmek üzerine uğraş)
* İctihad )


- FIKIHTA:
TEMİZLİK ve/||/<>/> MİRAS

( İlk konu/alan. VE/||/<>/> Son konu/alan. )


- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ

( CONSENSUS vs. CONSENT vs. CONSENTING vs. CONSENUS )

( اتفاق آراء ile اجماع ile وحدت نظر ile اتفاق ile راضي شدن ile رضامندي ile رضايت ile رض دادن ile رضامند ile همرائي )

( ETEFAGH ARA ile EJMA ile VAHDAT NAZAR ile ETEFAGH ile RAZY SHODAN ile رضامندي ile REZAYT ile REZ DADAN ile رضامند ile CPEHMARAYEY )


- FIKIR FIKIR (KAYNAMAK)(FOKURDAMAK/TOKURDAMAK)


- FİKİR/İDE/İDEA/MÜTALAA değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FİKİR ...:
"TEATRİSİ" değil TEATİSİ


- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK


- FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER

( IDEA vs. IDEALY vs. IDEAS )

( طرز فکر ile نقشه کار ile مسلک ile انگاره ile دلخواهانه ile افکار ile ماههاي رومي )

( TARZ FEKAR ile NAQSHEH KAR ile MOSLAK ile ENGAREH ile DELKHAEHANEH ile AFKAR ile MANPANPANAY ROMY )


- FİKİR ile TEZÂHÜR

( IDEA vs. TO APPEAR )


- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN

( IDEA vs./and CONSCIENCE
CONSCIENCE instead of IDEA )