Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(93/189)
- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME
- KÂMUS ve/<> NÂMUS
( Kâmus, namustur. )
- [KAMUSAL MAL'DA] KÖY ORTA MALLARI:
OTLAK ile/ve/||/<> YAYLAK ile/ve/||/<> KIŞLAK ile/ve/||/<> BALTALIK
- KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK
- KAMYON ile KAPTIKAÇTI
( ... İLE Kamyonla otomobil arası motorlu yolcu taşıma aracı. | İskambille oynanan bir oyun. )
- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM
- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ
- KAN BAĞIŞI ve ÖRGEN BAĞIŞI
(
)
(
)
- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ
- KAN NAKLİ değil/yerine/= KAN AKTARIMI
- KAN TÜKÜRÜP ve/fakat/||/<>/> "KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM" DEMEK
- KAN, KEMAL (İST. 1929 - 1997) :
( Büyükdereli olup esas ismi Nurhan Tüzünkan'dır. Cağaloğlu'ndaki Yene Lise'yi bitirdikten sonra İ. Ü. Hukuk Fakültesi ve ayrıca İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Almanya'da Bavyera Devlet Fotoğrafçılık Okulu'nda okuyup mezun oldu. Lise'yi bitirdikten sonra Rusya'dan Türkiye'ye gelen rejisör Madan Espir Şup ile kameraman Madlof'un yanında asistanlık yaptı. Çok genç yaşta yönetmen ve kameraman olarak işe başladı. Almanya'dan döndükten sonra "Taş Parçası, Yılmaz Ali", ve "Kıvırcık Paşa" filmlerini sesli olarak çekti. Bu filmleri ile tiyatrocuların tekelinde olan sinemaya değişik bir boyut kazandırdı ve "Geçiş Çağı" adı verilen yeni bir dönemin başlamasında önde gelen yönetmenlerden biri oldu.1942'de "Derili Pınar" isimli filmi ilk kes sessiz olarak çekti ve daha sonra dublajla seslendirdi. Bu biçimde film yapılması ucuz olduğundan çok yaygınlaştı ve günümüze kadar devam etti. Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Türkiye'de ilk defa artist yarışması düzenledi ve bu yarışmalardan Ayhan Işık, Oya Sensev, Kadir Savun, Vedat Karaokçu, Mahir Özerdem, Belgin Doruk ve Sadri Alışık gibi oyuncuları Türk sinemasına kazandırdı. Sinema sanatçılarının sosyal güvenceye kavuşturulması amacı ile kurulan Film - San Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı ve uzun süre başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul Film Şirketini kurarak kendi hesabına filmler çekti. Uzun metrajlı filmler çektiği gibi kısa metrajlı ve eğitim amaçlı filmler de çekti. "Türk Sinema tarihinin geçiş dönemi" olarak kabul edilen 1940 - 1950 arasının en önemli temsilcisi, yapımcısı ve yönetmenidir. Sanat hayatı boyunca 64 filmin yönetmenliğini yaptı. 39 filmin yapımcılığını üstlendi ve 22 filmde aktör olarak rol aldı. )
- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN
- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]
( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )
- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI
( BLOOD vs. BLOOD BANK vs. BLOOD BROTHER vs. BLOOD CANCER vs. BLOOD CELL vs. BLOOD CIRCULATION vs. BLOOD GROUP vs. BLOOD MONEY vs. BLOOD POISONING vs. BLOOD PRESURE vs. BLOOD STONE vs. BLOOD TEST vs. BLOOD THIRSTY vs. BLOOD TRANSFUSION vs. BLOOD TYPE vs. BLOOD VESSEL vs. BLOOD VESSELS vs. BLOODLESS vs. BLOODSHED vs. BLOODSHOT )
( تني ile خون آلودکردن ile دم ile خون ile بانک خون ile برادر خوانده ile سرطان خون ile گويچهخون ile ياخته خون ile جريان خون ile گروه خون ile ديت ile خونبها ile ديه ile عفونت خون ile فشار خون ile حجرالدم ile آزمايش خون ile تشنه بخون ile تزريق خون ile انتقال خون ile عروق خوني ile عرق ile عروق ile بدون خونريزي ile بي خون ile سفک دماء ile خونريزي ile خونگرفته )
( TANY ile KHON ALODKARDAN ile DAM ile KHON ile BANK KHON ile BARADAR KHANDEH ile SARTAN KHON ile GOYCHESKHON ile YAKHTEH KHON ile JARYAN KHON ile GARVEH KHON ile ديت ile KHOONBEHYA ile DYYEH ile OFONT KHON ile FESHAR KHON ile حجرالدم ile AZMAYSH KHON ile TASHNEH BAKHON ile TAZARYGH KHON ile ENTEGHAL KHON ile ARUQ KHONY ile ARAGH ile ARUQ ile BEDON KHONERYZY ile BEY KHON ile سفک دماء ile KHONERYZY ile KHONGARAFTEH )
- KAN ile KİRLİ KAN
( ... İLE Toplardamarların kalbe götürdüğü kan. )
- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA
( ... ile ALAK: Pıhtılaşmış kan. | ALAK-I DEM: Kan pıhtısı. )
( BLOOD vs. BLOOD CLOT/CLOTTING/COAGULATION )
( ... ile PUHTÎ )
- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])
- KAN ile/ve/||/<>/> TEMİZ KAN
( ... İLE/VE/||/<>/> Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak gövdenin her yanına giden kan. )
- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT
- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN
- KANAATKAR/KANAATLİ değil/yerine/= KANIK/YETİNGEN
- CANADA BALSAM[İng.] / BAUME DU CANADA[Fr.] / KANADISCHE HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KANADA REÇİNESİ
- KANADI OLMAK/ÇIRPMAK ile/ve/fakat/||/<>/> UÇAMAMAK
- CHANNEL EFFECT[İng.] / EFFET DE CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL ETKİSİ
- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI
- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ
( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )
- KANAL değil/yerine/= ARK/HARK
( İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk. )
- CHANNEL[İng.] / CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL
- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR
( CHANNEL vs. CHANNEL CAPACIT vs. CHANNEL SELECTOR vs. CHANNELS )
( بغاز ile مجري ile مجرا ile گنجايش مجرا ile مجرا گزين ile مجاري )
( بغاز ile MOJRY ile MOJRA ile GONJAYSH MOJRA ile MOJRA GOZYNE ile MOJARY )
- KANAL ile KANALCIK
( Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla ya da gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. | Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. | Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. | İçinden damar, sinir ya da bir sıvı geçen yol. | İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İLE Küçük kanal. | Bir organizmadaki küçük kanal. )
- KANAL ile KANALİKÜL ile YÖNLENDİRMEK
( CANAL vs. CANALICULUS vs. CANALIZE )
( نهر ile ترعه ile حفرترعه کردن ile کانال ile آب رو ile سوراخ باريک ile لوله کشي کردن ile نهر سازي ile ايجاد آبراه کردن )
( NAHAR ile ترعه ile HAFARTARE KARDAN ile KANAL ile AB RO ile SORAKH BARYK ile LOLEH KESHY KARDAN ile NAHAR SAZY ile AYJAD ABRAH KARDAN )
- KANAL ile LAĞIM[Yun.]/GERİZ/KERİZ/KEHRİZ/KARIZ[Fars.]
( ... İLE Bir yerleşim merkezinde, kirli suların akıp gitmesi için yeraltında açılmış ark. | Düşmanın kale duvarlarını yıkmak ya da düşmesi ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan yol. )
( TURFAN KARIZLARI: Yeraltı su kanalları.
Lağım ya da yer altından giden su kanalı anlamındadır. Burada kullanılan lağım sözcüğü ilk anda bugün büyük şehirlerde kullanılan atık su yollarını çağrıştırsa da asıl anlamı yer altına açılan tünel, kanaldır. Osmanlı ordusunda, fethedilmek istenen kalelerin etrafı sarıldığında, yer altından tüneller açarak kale duvarı altına ve girişine patlayıcı yerleştirip, kale duvarlarının ya da kapısının yıkılmasını sağlayan asker grubuna "lağımcı" denirdi. "Karız" sözcüğü; kehriz, lağım ve yeraltı su yolu demektir. Suyun aktığı yeraltı kanalı anlamına gelen "teşme" olarak da geçmektedir. )
( [argo] KARIZ/KEHRİZ: Bugün Anadolu'da "keriz" olarak kullanılan bu sözcük, sebil, herkesin kullanımına açık çeşme anlamındadır. Malını mülkünü herkesin kullanmasında sakınca görmeyen, malını sebil gibi dağıtan kişiler için kullanılmaktadır. )
( KARİZÇİ: Kuyu kazan kişi. )
- KANAL ile MİDİ KANALI
( Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nu birbirine bağlayan, bugün dünya miras dizininde bulunan Midi Kanalı'nın inşasını 1667'de Paul Riquet adlı bir iş adamı başlattı. Kral XIV. Luis'in desteklediği, su, para ve insan gücünün uyumlu bir karışımı olan 240 km.lik bu proje ancak 1680'de tamamlanabildi. )
- KANAL ile SU KANALI
( Doğal su yolu. İLE İnsan eliyle açılmış su kanalı. )
( CHANNEL vs. CANAL )
( CANALI: 1887'de İtalyan gökbilimci Giovanni Schiaparelli, Mars üzerinde uzun düz çizgiler olduğunu söyledi ve bunlara canali adını koydu. İngilizce'ye "channel" olarak değil "canal" olarak çevrilmesinden dolayı Mars'ta kayıp bir uygarlık olduğu söylentilerini başlatmıştır. )
- KANAL ile/ve TÜNEL
- KANAL ile/ve YOL
- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE
( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )
( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )
- KANALİZE ETMEK/OLMAK değil/yerine/= YÖNLEMEK/YÖNLENMEK
- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]
( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )
( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)
( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)
- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR
( )
- KANARYAÇİÇEĞİ ile KANARYAOTU
( Çan çiçeğigillerden, sarı renkli bir çiçek. İLE Çuha çiçeğigillerden, tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen bir bitki. )
( TROPAEOLUM PEREGRINUM cum ALSINE MEDIA )
- KANAT ÖĞRENİMİNDE:
UÇUŞ(TA)/FLY ile/ve/değil/||/<>/< YER ÇALIŞMASI/GROUND TRAINING
- KANAT TELEKLERİ ile/ve/<> KUYRUK TELEKLERİ
( El, Kol ve Kın Telekleri. İLE/VE/<> ... )
- KANAT ile/ve/değil/||/<> ANGIÇ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Araca daha fazla yük yüklemek üzere yanlarda oluşturulan parmaklık, kanat. )
- KANAT ile/değil KANAAT
( Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan örgen. | Balıklarda yüzgeç. | Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. | Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. | Yan, taraf. | Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. | Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. | Angıç. | Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. | Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. İLE/DEĞİL Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. | Kanma, inanma. | Kanış, kanı, inanç, düşünce. )
- KANAT ile SİNEKLİK ile SARKIK
( FLAP vs. FLAPPER vs. FLAPPY )
( بال زدن ile پرزدن ile زبانه کفش ile پرپرزدن ile صداي چلپ ile آويخته وشل ile مگس پران ile جوجه اردک ile گل وگشاد ile آويزان وگشاد )
( BAL ZADAN ile پرزدن ile ZABANEH KAFSH ile PARPARZADAN ile SADAY CHELP ile AVYKHTEH VESHEL ile MAGS PARAN ile JUJEH ORDAK ile GOL VAGASHAD ile AVYZAN VAGASHAD )
- KANATA[İt. < CANETTA] ile GÜĞÜM[Yun.]
( Ağzı geniş, tek kulplu su kabı. İLE Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı. )
- KANATALP, SAMET (KOCAELİ, 1992) :
( Orta saha elemanı olarak Bodrumspor'dan transfer edildi (2018/2019, ara transfer). Sezon sonu serbest kaldı. Takımının 10 lig maçında oynadı. 4 kez Olimpik Milli takımda yer aldı. Kocaeli, Körezspor, Çubukspor, Bakspor, A. Selçuklu (Konya), Diyarbakırspor A.Ş., Pendikspor, Tokatspor, Sivas Belediyespor, Bodrum Belediyespor ve Sarıyer kulüplerinde oynadı. )
- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES
- KANAT/KUBBE:
S ile/||/<> M ile/||/<> L ile/||/<> XL
( 55-75 @@ 70-95 @@ 90-110 @@ 110-125 )
( 15 kg. + PİLOT )
- KANAT/KUBBE ile/ve/||/<> ASKI İPLERİ ile/ve/||/<> TAŞIYICI KOLONLAR ile/ve/||/<> KUŞAM/HARNESS
- KANAT/KUBBEDE:
EN:
A ile/||/<>/> B ile/||/<>/> C ile/||/<>/> D
- KANATLI MEYVE, SAMARA = SİMÂR-I MÜCENNEHA = SAMARE
- KANATLILAR ile YARIMKANATLILAR
( Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan altsınıf. İLE Böcekler sınıfından, ön kanatların dipten başlayarak yarıdan çoğu sertleşmiş son bölümleri ve art kanatları, zar durumunda olan, tahtakurusu, bit, subiti, su akrebi, fidan biti, cırcırböceği, kırmızıböceği gibi böcekleri içine alan bir alttakım. )
- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR
- KANATTA ...:
GİRİŞ/HÜCUM KENARI/FRONT EDGE[İng.] ile/ve/||/<>/> ÇIKIŞ/FİRAR KENARI/BACK EDGE[İng.]
- KANCA ile/ve/değil ÇENGEL
- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE
( HOOK vs. HOOK BILL vs. HOOKED vs. HOOKED NOSE vs. HOOKER )
( قلاب ile چنگک ile منقار عقابي ile چنگکي ile سرکج ile دماغ عقابي ile جيب بر ile قلاب انداز )
( GHALAB ile CHANGAK ile MONAGHAR AGHABY ile CHANGAKY ile سرکج ile دماغ عقابي ile JYBE BAR ile GHALAB ANDAZ )
- KANCA ile KAPÇAK
( ... İLE Uzun saplı büyük kanca. )
- KANCA[İt. < GANCIO] ile/ve KARMUK
( ... İLE/VE Büyük kanca. )
- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU
- KANCALI İĞNE değil/yerine ÇENGELLİ İĞNE
- KANDA ile KANDAN
( Nerede. İLE Nereden. )
- KANDEMİR, M. SEMİH (SARIYER/YENİMAHALLE, 1952) :
( Bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra yurda döndü. Ticaret Odasında memuriyet hayatına başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü, Yenimahalle Spor Kulübü, Yenimahalle Cami Derneği ve Sarıyer yeni Merkez Cami Derneği üyesi olup, Yenimahalle Spor Kulübünde yıllarca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- KANDİL ve MÂHYA
( ... VE Ramazan ayında birden çok minaresi olan camilerin minareleri arasına gerilen iplere kandil ya da ampullerle yazılan yazılar, resimler. )
- KANDİLÇİÇEĞİ = CİVANPERÇEMİ/CİĞEROTU
( Bileşikgillerden, çok çeşidi olan bir kır bitkisi. )
( ACHILLEA MILLEFOLIUM )
( HAŞÎŞET-ÜR-RİE )
- KANDİLLEŞMEK ile KANDİL/LİK ile KANDİLCİ/LİK ile KANDİLLİ ile KANDİLSİZ ile KANDİL GÜNÜ ile KANDİL YAĞI ile KANDİL GECESİ ile KANDİL SİMİDİ ile KANDİL ÇİÇEĞİ ile KANDİL ÇÖREĞİ ile KANDİLLİ KÜFÜR ile KANDİLLİ SELAM ile KANDİLLİ TEMENNA
- KANDİLLİ ile KANDİLLİ
( Kandili olan. İLE Çok sarhoş. )
- KANDIR(IL)MAK ile/ve/değil/yerine İKNA ETMEK/EDİLMEK
- KANDIRMAK ile/değil/yerine/>< KABUL/RÂZI ETTİRMEK
- KANDIRMAK ile KAFESLEMEK[argo]
( Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. | Aldatmak. | İçme, yeme isteğini karşılamak. İLE Çıkar sağlamak için birini aldatmak. )
- KANDIRMAK ile KANDIRILMAK ile KANDIRABİLMEK ile KANDIRA ile KANDIRA OTU ile KANDIRA AĞACI
- KANDIRMAK(YEMEK) ile/değil YANILTMAK
- KANGURU ile KIZIL KANGURU
- KANIK = TOKGÖZLÜ/KANAATKÂR
- KANYAL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KANİL ALKOL
- KANIN AKMASI ile/değil/yerine/>< MÜREKKEBİN AKMASI
- KANIT ARAMAK ile/değil/yerine KAVRAYIŞ
- KANIT/DELİL ile/ve İTİRAZ
( Hem filozofların, hem kelâmcıların birbirine yönelik yaptığı. )
( DELİL: Burhanın zihinde olması. (İNNE/İNNİ) )
( Kendiyle başka bir şeye işaret eden. İLE/>< ... )
( PROOF vs./and OBJECTION )
- KANIT ile APAÇIK ile DELİL NİTELİĞİNDE ile AÇIKÇA
( EVIDENCE vs. EVIDENT vs. EVIDENTIAL vs. EVIDENTLY )
( گواهي ile بديهي ile آشکار ile هويدا ile مدرکي ile شهادتي ile نظرا )
( GOVAHY ile BADYYEHY ile ASHKAR ile TEOOYDA ile MADRAKY ile شهادتي ile نظرا )
- KANIT ile/ve/||/<> BİLİMSEL BİLGİNİN OLANAĞI
- KANIT = DELİL = ARGUMENT[İng., Fr., Alm.] = ARGUMENTUM, ARGUERE[Lat.] = ARGUMENTO[İsp.] = APODEIXIS[Yun.]
- KANIT ile/ve İSPAT
( Fizik'te. İLE/VE Matematik'te. )
( EVIDENCE vs./and PROOF )
- KANIT[Ar.] ile KANIT[Ar. < KUNÛT]["ka" uzun okunur] ile KANİT[Ar. < KUNÛT]["ka" uzun okunur]
( Bir şeyin doğruluğu/gerçekliği konusunda kanı verici belge/öğe, delil. İLE Ümidi tamamen sönmüş, ümitsiz, kederli. İLE İtaatli, bağlı, dindar. )
- KANIT ve/||/<>/< KAVRAM
( EVIDENCE and/||/<>/< CONCEPT )
- KANIT ile/ve KAYNAK
( PROOF vs./and SOURCE )
- KANIT ile/ve/||/<> MATEMATİKSEL KESİNLİK
- KANIT ile/ve/||/<> SAĞLAMA
- KANIT ve/<> SONSUZLUK
- KANIT ile/ve/değil/||/<> TANIK
- KANIT/BURHAN ile/ve/||/<> KESİNLİK/YAKÎN
- KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK
- KANITLAMAK ile KANITLANMAK ile KANITLANDIRMAK ile KANITLAYABİLMEK ile KANIT ile KANITLI ile KANITSIZ/LIK
- KANIT(LANABİLİRLİK) ile/ve/||/<> ZORUNLULUK
- KANIT/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖSTERGE/LER
- KANITLARI:
SAKLAMAK ile/ve ÇARPITMAK ile/ve YOK ETMEK
- KANKA ile/ve/değil/yerine "KAFA DENGİ"
- KANLI-CANLI
- KANLI ÇEŞME -ile
( Alibeyköy'dedir. )
- KANLI ile KANLI İSHAL
( BLOODY vs. BLOODY DIARRHEA )
( خونين ile خون آلود ile اسهال خوني )
( KHONYNE ile KHON ALUD ile ASEHAL KHONY )
- KANLI/LIK ile KANLI CANLI ile KANLI İSHAL ile KANLI KATİL ile KANLI BIÇAKLI
- KANMA ile/ve/||/<>/> KANIŞ
( Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak. | Tatlı sözlere aldanmak. | Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak. | Yetinmek, iktifa etmek. İLE/VE/||/<>/> Kanma durumu. | Kanı, kanaat. | Aldanış, kanma. )
- KANMA ile KANMA
( Yanılma. İLE Yetinme. )
- KANON = KANUN, KAİDE = CANON[İng., Fr., İsp.] = KANON[Alm., Yun.]
( Herhangi bir konuda yetkelerin belirlediği seçimler bütünü. | Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil art arda duyulan iki ya da daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. )
- KANSA/KONSA = TAŞLIK
- KANSAS'TA ile KANSAS ŞEHRİ
( KANSAS vs. KANSAS CITY )
( کانزاس ile کانزاس سيتي )
( KANZAS ile KANZAS SYTY )
- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]
( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KANSER (GÖZELERİ) ile/||/<> KARSİNOM ile/||/<> SARKOM
( ... İLE/||/<> Kas, bağ doku, kemiklerde. İLE/||/<> ... )
( Bulaşma, sıçrama, yayılma olur/olabilir. İLE/||/<> Bulaşma/sıçrama olmaz fakat aynı yerde yoğunlaşması ve tekrarlaması oranındadır. İLE/||/<> ... )
( Kemoterapi, ışın terapisi ve cerrahi gibi çeşitli/çoklu tedavi yöntemleri uygulanır. İLE/||/<> Ameliyat gerektirir. İLE/||/<> ... )
( ... İLE/||/<> Deri bölgesinde de olabildiği gibi, daha çok, gövde boşluklarında ve derinliklerinde. İLE/||/<> ... )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( CANCER (CELL) vs./||/<> CARCINOME vs./||/<> SARCOME )
- KANSEROJENİK/CANCEROGENIC[İng.] değil/yerine/= KANSER YAPAR
- KANSER/SİN/İZ değil/yerine (GÖVDENİZDE) BİR TÜMÖR VAR
- KANSIZLIK/ANEMİ[Fr. < ANEMIE] ile AKDENİZ KANSIZLIĞI/ANEMİSİ(TALASEMİ[Fr.])
( [Ar., Fars.] FAKR-ÜD-DEM ile ... )
( Kansızlık hastalığı. İLE Akdeniz bölgesinde görülen ve genetik etmenlerle sonraki kuşaklara geçebilen bir tür kansızlık hastalığı. )
( ANAEMIA vs. THALASSEMIA[Lat.] )
( ANÉMIE avec ... )
- KANTAR[Ar. < KİNTÂR]/BASKÜL[Fr. < BASCULE] değil/yerine/= TARTI (ARACI)
( Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. | Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aracı, el kantarı. | 56,452 kilogram ağırlığında ya da kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. )
- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE
- KANTAT[Fr. < CANTATE] ile/değil/yerine İLÂHÎ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi. )
- KANT'IN, KRİTİK YAZIMI DÖNEMLERİNDE:
YAZIM ÖNCESİ ile/ve/||/<> YAZIMI ile/ve/||/<> YAZIM SONRASI
( 1746 - 1770 ile/ve/||/<> 1781 - 1790 ile/ve/||/<> 1790 - 1804 )
- KANT'IN, ÖNE SÜRDÜĞÜ TEMEL VARSAYIM:
AKLÎ GÖRÜNÜN İPTALİ ile/ve/||/<>/> MATEMATİK ZEMİNİN ORTAYA KONULMASI
- KANTITATİF ARAŞTIRMA/QUANTITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NICEL ARAŞTIRMA
- KANTITATİF/QUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= NICEL
- KANTO ile KANTON ile KANTOCU/LUK
- KANTON[Fr. < CANTON] değil/yerine/= BÖLGE
( İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri. )
- [KANT'TA] KRİTİK:
ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< SINIR ÇİZMEK
- KANT'TA, TEMEL AYRIMLAR:
A PRIORI | A POSTERIORI ile/ve/||/<> TEZÂHÜR | KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<> GÖRÜ | KAVRAM
( ... und ERSCHEINUNG | DING AN SICH und ANSCHAUUNG | BEGRIFF )
- KANÜL/CANNULA[İng.] değil/yerine/= BORUCUK
- KÂNÛN[Ar.] -ile
( Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık.] )
- KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME(KHK) ile/ve/değil/yerine/||/<> YASA
- VARSIL/ZENGİN OLMAK:
KANUN KADAR değil KARUN KADAR
- KANUN/SANTUR = YATUĞAN/YATUK
( Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )
- KANUN ile ÇENG
- KANUN[Ar.] ile KANUN[Ar.] ile KÂNUN[Ar.]
( Devletin yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan her tür düzen, kural, kaide, yasa. | Herhangi bir konu üzerindeki yasayı/kanunu taşıyan kitap. | Geçerli olan kural. | Doğa olaylarının bağlı göründükleri ve dışına çıkamadığı düzen. | Yol, yordam, âdet. İLE Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. İLE Soba. | Mangal. | Bir şeyin tutuşup yandığı yer. | Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık] Eski takvimde yer alan kânun-u sâni, kânun-u evvel ay adlarında geçen "ateş ocağı" anlamındaki söz. )
- KÂNUN ile KURAL
- KANUN ile NÜZHE
( ... İLE Kanuna benzer bir saz. )
- KANUN ile SABİT/E
- KANUN[Ar.] ile/ve/< SANTUR[Fars. < SENTÛR < Yun.]
( Parmaklarla. İLE/VE Kanun biçiminde fakat tokmaklarla çalınan bir çalgı. )
( YATUK: Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )
- KANUN değil/yerine/= YASA
- KANUN ile YASAYI ÇİĞNEMEK ile MAHKEME ile YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ ile ULUSLAR HUKUKU ile HUKUK BÜROSU
( LAW vs. LAW BREAKING vs. LAW COURT vs. LAW ENACTMENT vs. LAW OF NATIONS vs. LAW OFFICE )
( قانون ile ناموس ile علم حقوق ile حقوق ile خلاف کار ile قانون شکني ile محکمه ile وضع قانون ile قانون ملل ile دارالوکاله )
( GHANON ile NAMOS ile ALAM HOQUQ ile HOQUQ ile KHLAF KAR ile GHANON SHKANY ile MOHKAMEH ile VAZE GHANON ile GHANON MOLLL ile DARALOKALEH )
- KÂNUN-I EVVEL ile/ve KÂNUN-I SÂNÎ
- KANUNLAŞMAK ile KANUNLAŞTIRMAK ile KANUNLAŞTIRILMAK ile KANUN ile KANUNİ ile KANUNCU/LUK ile KANUNSUZ/LUK ile KANUN DIŞI/LIK ile KANUN ADAMI ile KANUN KOYUCU ile KANUN MADDESİ ile KANUN SÖZCÜSÜ ile KANUN TEKLİFİ ile KANUN LAYİHASI ile KANUN TASARISI ile KANUN KOYUCULUĞU ile KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
- KANUN-U ESÂSÎ değil/yerine/= ANAYASA
- KANUN-U ESASÎ değil/yerine/= ANAYASA
( Anayasa, teşkîlât-ı esâsiye kānûnu. )
- KANUN-U EVVEL[Ar.] ile KANUN-U SANî[Ar.]
( Aralık ayı. İLE Ocak ayı. )
- KAOS = CHAOS[İng., Fr., Alm.] = KHAOS:UÇURUM[Yun.] = CAOS[İsp.]
- KAP-KACAK
( ÂVEND )
- KAP ile BADYA
( ... İLE Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı. )
- KAP ile/değil DAĞAR
( ... İLE/DEĞİL Ağzı yayvan, toprak kap. | Dağarcık. )
- KAP ile GÜVEÇ
( ... İLE İçinde yemek pişirilen toprak kap. | Bu kapta pişirilen yemek. )
- KAP ile HOKKA[Ar.]
( ... İLE Metal, cam ya da topraktan küçük kap. )
- KAP ile KIRBA[Ar. < KİRBA]/KIRPA
( ... İLE İçinde su taşınılan, ağzı dar, altı geniş su kabı. | Çok su içen kişi. | Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. )
- KAP ile MAHRA
( ... İLE/VE Üzüm taşımada kullanılan tahta kap. )
- KAP ile MUFLA[Fr.]
( ... İLE Nesneleri, aleve değdirmeden, ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap. )
- KAP ile SEFERTASI
- KAPPA NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPA SAYISI
- KAPAA değil KAPAĞI
- KAPAK ile AMBAR YOLU ile KULUÇKA
( HATCH vs. HATCH WAY vs. HATCHING )
( تخم دادن ile دريچه ile جوجه بيرون آمدن ile نصف در ile هاشور زني )
( TAKHAM DADAN ile DARYCHEH ile JUJEH BEYRON AMADAN ile NASF DAR ile CPEHESHOR ZANY )
- KAPAK ile/ve/değil EŞİK
- KAPAK ile ÖRTMEK ile KAPSAMA ile KAPALI ile ÖRTÜCÜ ile KAPSAYAN ile KAPLAMA KATMANI
( COVER vs. COVER UP vs. COVERAGE vs. COVERED vs. COVERER vs. COVERING vs. COVERING LAYER )
( سرپوش ile رولباسي ile ملحفه ile طي کردن ile تکافو کردن ile پيمودن ile سر ile پوشانيدن ile روپوش ile مستور کردن ile روکش ile پوشش ile روي گرفتن ile پوشيدن ile مستور داشتن ile لفاف ile لفافه ile چادر ile مستور يا پنهان کردن ile غلاف ile جلد ile مستتر کردن ile شمول ile غلافدار ile روبسته ile مجلد ile سردار ile دردار ile سرپوشيده ile ملفوف ile مستور ile روکشدار ile مشمول ile غشاء پوششي ile پوشنده ile ستر ile روپوشي ile غشاء ile غشاوت )
( SARPUSH ile ROLABASY ile MALAHFEH ile TY KARDAN ile TAKAFO KARDAN ile PEYMOODAN ile SAR ile PUSHANYDAN ile ROPOSH ile MOSTOR KARDAN ile ROKESH ile PUSHESH ile ROY GARAFTAN ile PUSHYDAN ile MOSTOR DASHTAN ile LAFAF ile LAFAFEH ile CHADAR ile MOSTOR YA PANEYAN KARDAN ile GHLAF ile JOLD ile MOSTETR KARDAN ile SHMOL ile غلافدار ile روبسته ile MOJOLD ile SARDAR ile DARDAR ile SARPUSHYDAH ile ملفوف ile MOSTOR ile ROKESHODAR ile MOSHMOL ile GHESHA PUSHESHY ile PUSHANDEH ile ستر ile روپوشي ile GHESHA ile GHESHAVAT )
- KAPAK ile/değil/yerine/||/<> TABAK
- KAPAKLANMAK ile KAPAK/LIK ile KAPAKLI ile KAPAKSIZ ile KAPAK KIZI ile KAPAK TAŞI ile KAPAK TAKIMI ile KAPAKLI VALF ile KAPAK BIÇKISI ile KAPAK TAHTASI ile KAPAK YILDIZI ile KAPAK BIÇKICISI
- KAPAKLI KAPSULA = SİMÂR-I SAVNÎYE = PYXIDE
- KAPALI ÇARŞI GİRİŞİNDEKİ İSTİF!
- CLOSED CYCLE[İng.] / GESCHLOSSENER ZYCLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI ÇEVRİM
- CLOSED CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT FERMÉ[Fr.] / GESCHLOSSENER STROMKREIS, RUHESTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI DEVRE
- CLOSED SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI KABUK
- KAPALI SORU SORMA ile/ve AÇIK SORU SORMA
( )
- CLOSED CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI ZİNCİR
- KAPALI ile/ve/değil/||/<> DONUK
- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI
( CLOSE vs. CLOSE SHAVE vs. CLOSE TO vs. CLOSE UP vs. CLOSED vs. CLOSED CIRCUIT vs. CLOSED CIRCUIT TELEVISION vs. CLOSED SEA vs. CLOSED SESSION vs. CLOSED SHOP vs. CLOSED SUBROUTINE vs. CLOSENESS vs. CLOSING vs. CLOSING SPEECH )
( بستن ile تنگ هم ile مقارن ile تعطيل کردن ile مسدود بستن ile تعطيل شدن ile بسته شدن ile ته تراش ile نزديک ile قريب به ile مشرف ile تخته کردن ile سربسته ile تعطيل ile مسدود شدن ile دربسته ile مسدود ile مغلق ile بي روزنه ile بسته ile مداربسته ile تلويزيون مدار بسته ile درياي بسته ile درياي غير آزاد ile غيرعلني ile سيستم بسته ile زيرروال بسته ile نزديکي ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )
( BASTAN ile TANG NPAM ile MOGHARAN ile TATYLE KARDAN ile MASDUD BASTAN ile TATYLE SHODAN ile BASTEH SHODAN ile TAH TARASH ile NAZADYK ile GHARYBE BAH ile MOSHARF ile TAKHTEH KARDAN ile SARBASTEH ile TATYLE ile MASDUD SHODAN ile DARBASTEH ile MASDUD ile مغلق ile BEY RUZNEH ile BASTEH ile MADARBASTEH ile TELOYZYVAN MADAR BASTEH ile DARYAY BASTEH ile DARYAY GHYR AZAD ile غيرعلني ile SYSETAM BASTEH ile ZYRARVAL BASTEH ile NAZADYKY ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )
- KAPALI/LIK ile/ve/||/<> ÖRTÜK/LÜK ile/ve/||/<> GİZLİ/LİK
- KAPALITOHUMLULAR = MESTÛRÜ-'L BÜZÛR = ANGIOSPERMES
- KAPAN -ile
( ÇARŞI )
- KAPAN ile/ve/||/<> BUNALIM
- KAPAN ile KAPAN
( Tuzak. İLE Büyük dükkan/depo.[ > Unkapanı ] )
- KAPAN ile/değil/yerine TUZAK
( Nesne. İLE Kavram. )
- KAPANMAK ile KAPANABİLMEK ile KAPAN ile KAPANCA ile KAPANCI ile KAPANİÇE ile KAPAN DUYGU ile KAPAN KAPANA
- KAPAR ile KAPAR
( Kapatmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. İLE Kapmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. )
- KAPARİ[Yun.] değil/yerine/= GEBRE OTU
- KAPASİTE ile "DURUM"
( CAPACITY vs. "STATE" )
- KAPASİTÖR İLE İNDÜKTÖR İLE DİRENÇ ile/||/<> PASİF DEVRE ELEMANLARI
( Üç temel pasif elektrik devre elemanı. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )
- KAPÇIK ile KAPÇIKLI ile KAPÇIK MEYVE
- KAPELA[İt.] değil/yerine/= ŞAPKA
- KAPI TOKMAKLARINDA:
BÜYÜK HALKA ile/ve KÜÇÜK HALKA
( Baylar için. Çalanın/misafirin bay olduğunu anlamak için. İLE/VE Bayanlar için. Çalanın/misafirin bayan olduğunu anlamak için. )
- KAPI ile/ve ENGİN KAPI
- KAPI ile/ve/||/<> GEÇİT
- KAPI ile/değil KAPAK
- KAPI ile KAPI SABİTLEME ile KAPI ÇERÇEVESİ ile KAPI BEKÇİSİ ile KAPI ZİLİ ile KAPICI ile KAPILAR ile KAPI EŞİĞİ ile KAPI ARALIĞI
( DOOR vs. DOOR FASTENING vs. DOOR FRAME vs. DOOR KEEPER vs. DOORBELL vs. DOORKEEPER vs. DOORS vs. DOORSTEP vs. DOORWAY )
( درب ile بست در ile باهو ile حاجب ile زنگ در ile زنگ اخبار ile دربان ile دربازکن ile ابو هنيفه ile ابواب ile آستانه در ile جاي در ile درگاه ile در گه )
( DARB ile BAST DAR ile باهو ile HAJEB ile ZANG DAR ile ZANG AKHABAR ile DARBAN ile DARBAZKON ile ABO NPANYFAH ile ABVAB ile ASTANEH DAR ile JAY DAR ile DARGAH ile DAR GAH )
- KAPİK ile KAPİK
( Köpek. @@ Rublenin yüzde biri değerinde para birimi. )
- KAPIKULU OCAĞI ile/||/<> KAPIKULU
( Osmanlı'nın sürekli ordusunu oluşturan ve doğrudan Sultan'a bağlı olan yaya, atlı ve teknik sınıftan asker ocaklarına verilen ad. [Kapıkulu ocaklarının kurulmasından önceki dönemde Osmanlı'nın askeri gücünü yayalar ve müsellemler oluşturuyordu. Kapıkulu askerleri, bölge askerleri ve donanma güçleri ile birlikte Osmanlı ordusunun üç ana bölümünden biriydi. Kapıkulu askerleri, yayalardan oluşan Yeniçeriler, Cebeciler, Topçular, Top Arabacıları ve süvarilerden oluşan sipahi, silahtar, sağ ulûfeciler, sağ garipler, sol gariplerden oluşmaktaydı. Kent güvenliğinden ve sınırların korunmasından sorumlu olan, silah olarak genellikle tüfek, kılıç, ok ve yayı kalkan, mızrak kullanan savaşçı bir sınıf olan kapıkuluların görevleri katı ve ödünsüz kurallara bağlanmıştı. Bu kurallara Kavanin-i Yeniçeriyan denirdi. Kapıkulu olacak kişinin ailesiyle ve diniyle tüm bağlarını koparması, aynı yeni doğmuş gibi, sultandan başka kimseye nesnel ya da duygusal herhangi bir bağ kurmaması gerekiyordu.] İLE/||/<> Ücretli Osmanlı askeri. )
- KAPIL[İng. < COUPLE] ile KAPIL
( Çift. İLE Kapma işine konu olmak. | Sürüklenmek. | Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. | Birine tutulmak, bağlanmak, yoğun sevgi duymak. | Bir şeyin ya da birinin güçlü etkisinde kalmak. )
- KAPİLER/CAPİLLARY[İng.] değil/yerine/= KILCAL | KILCAL DAMAR
- KAPILLAR AKTIVE SUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER ETKİN/AKTİF NESNE
- KAPIŞ KAPIŞ
- KAPIŞMAK ile KAPIŞILMAK ile KAPIŞTIRMAK ile KAPIŞABİLMEK ile KAPIŞ
- KAPİTALİZM:
BUGÜN TEMELLİ değil GELECEĞE ODAKLI
- KAPİTALİZM İÇİN ...:
PİYASA ile/ve/||/<> BİRİKİM ile/ve/||/<> SINIF ile/ve/||/<> DEVİNGEN YAPI
- KAPİTALİZM:
NESNE/ÜRÜN TEMELLİ değil "SÖZE/VAADE" DAYALI
- KAPİTALİZM:
ÜRÜN TEMELLİ değil "İMGE ODAKLI"
- [ne yazık ki]
KAPİTALİZM ve/> BİLGİSİZLEŞMEK ve/> YOKSULLAŞMAK
( Kapitalizm, okudukça cahil bırakır; çalıştıkça fakirleştirir. )
( CAPITALISM and/> IGNORANCE and/> TO GET POOR )
- KAPİTALİZM ile/ve SAVAŞ
- KAPİTALİZMDE:
KÂR ile/değil/ne yazık ki (")ARTI DEĞER(") (SÖMÜRÜSÜ)
- | KAPİTALİZM ve BİREY | ile ULUS/MİLLET
( [ne yazık ki] | Birbirimizden uzaklaş(tır)arak. | DEĞİL/YERİNE/>< Birbirimize yaklaşarak. )
- KAPİTULUM = EZHÂR-I KIMMÎYE = CAPITULE
- KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT ETMEK ile TOKMAK ile KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT
( KNOCK vs. KNOCK OFF vs. KNOCKER vs. KNOCKING vs. KNOCKOUT )
( درزدن ile ازکار دست کشيدن ile کوبنده ile دق الباب ile دق ile تغ تغ ile کوبي ile ضربت قاطع ile ضربه فني کردن ile ضربه فني )
( DARZADAN ile AZKAR DAST KESHYDAN ile KOBANDEH ile دق الباب ile DAGH ile تغ تغ ile کوبي ile ZARBAT QATE ile ZARBEH FANY KARDAN ile ZARBEH FANY )
- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
- KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK değil/>< KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- KAPLAMA ile KURON[Fr. < COURONNE]
( ... İLE Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama. )
- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER
- KAPLAN ile BEBR/BEBİR[Fars.]
( ... İLE Hindistan'da kaplana benzeyen, kedi yapılı, gayet büyük, üstü yol yok tüylü bir hayvanmış. Saldırdığı zaman tüyleri öyle bir kabarırmış ki gören ürkermiş. Böbürlenmek sözcüğünün bebr'den geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre bu hayvanın derisine ok, kılıç, mızrak gibi savaş aletleri işlemezmiş. )
- KAPLAN ile/ve BEYAZ KAPLAN
- KAPLAN ile/ne yazık ki GÜNEY ÇİN KAPLANI
( ... İLE/NE YAZIK Kİ Soyu tükenmiştir. :( (((((( )
- KAPLAN ile HAZAR/TURAN KAPLANI
(
)
( ... İLE Hazar Denizi etrafında yaşamışlardır. En son, 1970 yılında türünün son örneğinin ölümüyle soyları tükenmiştir. )
- KAPLAN ile KILIÇ DİŞLİ KAPLAN(SMILODON)
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
(
)
- KAPLAN ile/ve/||/<> KUTUP AYISI
(
)
- KAPLICALAR MEVKİİ CAMİİ :
( İstinye'nin yeni yerleşim bölgelerinden Kaplıcalar mevkiinde aynı ismi taşıyan cami yeni bir cami olup tarihi özelliği yoktur. )
- KAPLUMBAĞA/TOSBAĞA ile TATLI SU KAPLUMBAĞASI
( REFŞ: Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] )
( SÜLHAFİYYE[Ar.] | CHÉLONIENS[Fr.]: Kaplumbağalar. )
(
ile ... )
( SÜLHAFÂ[çoğ. SELÂHİF] ile ATÛM )
( KEŞEF, BÂHE, SENG-PUŞT ile ... )
( TURTLE vs./and ... )
( TESTUDO GRAECA cum EMYS ORBICULARIS )
( LA TORTUGA con ... )
- KAPLUMBAĞA ile BEYAZ KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ve/||/<> GORİL ve/||/<> FİL
( [karadaki] En yaşlı. VE/||/<> En güçlü. VE/||/<> En büyük. )
- KAPLUMBAĞA ile İKİ BAŞLI KAPLUMBAĞA
- KAPLUMBAĞA ile KUZEY YILAN BOYUNLU KAPLUMBAĞASI
( ... İLE Avustralya ve Endonezya'da yaşarlar. )
( TURTLE vs. NORTHERN SNAKE-NECKED TURTLE )
- KAPLUMBAĞA ile/ve/<> PİNTA (ADASI) KAPLUMBAĞASI
( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'ndan olan Pinta adasında yaşayan Yalnız George adlı son dev kaplumbağa, 2012'de kalp yetmezliğinden ölerek soyu tükenmiştir. )
- KAPLUMBAĞA ile TİMSAH KAPAN KAPLUMBAĞASI
( ... ile
)
- KAPLUMBAĞA ile YASSI BAŞLI VE YUMUŞAK KABUKLU KAPLUMBAĞA
(
)
( ... cum CHITRA CHITRA )
- KAPLUMBAĞA'LARDA:
ERİL ile/ve DİŞİL
( Alt yan kabukları içe dönükse. İLE/VE Alt yan kabukları dışa dönükse. )
- KAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALMAK
- KAPON -ile
( Gemi demiri üzerindeki zincir. )
- KAPRİS[Fr./İng. CAPRICE] ile GURUR
( Geçici, düşüncesizce, değişken istek. | Huysuzluk. İLE Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir. | Övünme. Kurum, çalım. )
( CAPRICE/WHIM vs. PRIDE )
- KAPRİSLİ ile DEĞİŞKENLİK ile OĞLAK
( CAPRICIOUS vs. CAPRICIOUSNESS vs. CAPRICORN )
( هوسران ile هوسباز ile هر دم خيال ile بوالهوس ile دمدمي مزاجي ile هوسراني ile راس الجدي )
( TEOOSARAN ile TEOOSBAZ ile هر دم خيال ile بوالهوس ile دمدمي مزاجي ile TEOOSARANY ile راس الجدي )
- CAPROIC ACID[İng.] / ACIDE CAPROIQUE[Fr.] / KAPRONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPROİK ASİT
- KAPSAM = ŞÜMUL = EXTENTION[İng., Fr.] = UMFANG, EXTENTION[Alm.] = EXTENTIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- KAPSAMA ile KAPSAMA ALANI
- KAPSAMI AŞAN ile/ve/||/<> KAPSAM DIŞINDA KALAN
- KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil AŞKIN/LIK
- KAPTAN - I DERYEA CEZAYİRLİ GAZİ HASAN PAŞA GÖZETLEME KULESİ :
( Garipçe kalesinin batı tarafında ve köyün en yüksek tepesinde bulunmaktadır. Gözetleme kulesinin 1778'de Kaptan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın emri ile yapıldığı kayıtlarda bulunmaktadır. Kulenin yapılmasındaki amaç boğazdan girecek olan düşman gemilerinin gelişini gözlemekti. Kule tahrip olmuş, harap haldedir. Uzun yıllar köylü tarafından harman yeri olarak kullanıldı. )
- KAPTAN BAYRAM DENİZ ÇEŞMESİ :
( Rumelifeneri'nde tahlisiye binasının bulunduğu Atlamataşı mevkiinde bulunan çeşmeye "Atlama Çeşmesi" de denilmektedir. Çeşme onarım sırasında Dere mahallesinin üst kısmına vagonluk mevkiine taşınmıştır. Çeşme, yaptıran ailenin ismi ile anılmaktadır (1936). Kitabesindeki yazı şöyledir: Kaptan Bayram Deniz ve oğulları kıldılar ihya bu harabe mevkii sarf idüp nakti helalin şevk ile yaptılar bu çeşmeyi ve büyük hayrı nuş idenler sahib - ül hayratına kılsın dua. Her içen kimse şifa bulsun bu âbı" (1936). )
- KAPTAN, YAKUP (SARIYER, 1948 - 2017) :
( Büyükdere'den transfer edildi ve üç sezon (1967 - 1968; 1972 - 1973; 1975 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 42 lig, 2 kupa olmak üzere 44 resmi ve 16 özel maçla birlikte toplam olarak 60 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 2 ve özel maçlarda 3 gol kaydetti. Aralıklarla Vefa ve Karabükspor'da da futbol oynadı. Futbol yaşamını noktaladıktan sonra kurslara katılarak antrenör lisansı aldı. Sarıyer dahil pek çok takımda antrenör ve teknik direktör ve zaman zaman da spor yazarı olarak görev yaptı. CHP Sarıyer İlçe Teşkilatında çeşitli görevler üstlendi ve bir dönem İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. )
- KAPTAN/LIK ile KAPTAN PAŞA ile KAPTAN KÖŞKÜ ile KAPTAN PİLOT ile KAPTAN KÖPRÜSÜ
- KAPTANPAŞA/KAPTAN-I DERYA = ORAMİRAL
( Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral. )
- KAPUT/HEAD[İng.] değil/yerine/= BAŞ
- KAPUT[Fr. < CAPUTE] ile KAPUT
( Asker paltosu.| Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak. | Prezervatif. İLE İskambilde el vermeden yenme. | Kötü, bozuk, işe yaramaz. )
- KAPUT/LUK ile KAPUT BEZİ
- KAPUZ ile/ve AKABE ile/ve MUHAK
( Dar ve derin geçit. İLE/VE Tehlikeli geçit. İLE/VE Dağ geçidi. )
- KAPUZ ile KAPUZ
( Dar ve derin koyak. İLE İçine girilemeyen sık orman. [Sığla ormanı gibi.] )
- KÂR ETMEK ile ENAYİ YERİNE KOYMAK
- KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK
- KÂR HADDİ değil/yerine/= KAZANÇ BUCU
- KİŞİ/İNSAN:
KÂR VAROLANI ile/değil/yerine DEĞERLER VAROLANI
- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI
( SELC[çoğ. SÜLÛC] ile/ve/değil ... )
( BERF ile/ve/değil BEŞG, TEGERG[yağan dolu]
BÂRÂN Ü TEGERG: Yağmur ve dolu.
BERF-ÂB: Karsuyu, karlı soğuk su. | BERFÎN: Kardan, karla ilgili. | BERF-NÂK: Kış-yaz karlı olan, karı eksik olmayan. | BERF-PÂRE: Kar parçası. )
(1996'dan beri)