Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(153/189)


- SIRRI BEY SOKAK :

( Sarıyer Merkez Mahallesi sokaklarından biridir. Sefir Zokaktan Kaptan Sokağa gidilirken sol taraftaki bahçe içinde büyük bir ahşap köşk vardı. Bu köşke Sırrı Bey Köşkü deniliyordu. Sırrı Bey Sarıyerli ve Sultan Abdülhamit'in jurnalcilerinden biriydi. Kimse kılına dokunamıyordu. Bu nedenle de işgalcilerle yakın ilişki kurabilmiş ve millicilere kan kusturmuştu. Köşkü, jurnalciliği nedeni ile elde ettiği paralarla yaptırdığı söylentisi yaygındı. Ne var ki. Milli mücadele zaferli sonuçlanınca işler ters döndü. Sarıyerli olması nedeni ile ortadan kaldırılmamış ama gözden uzak da tutulmamıştır. Herkesin nefreti üzerinde olan Sırrı Bey devamlı aşağılanmasının temini için Köşkünün az ilerisindeki sokağa "Sırrı Bey Sokak" ismi verilmiştir. )


- SIRS/SYSTEMIC INFLAMMATORY RESPONSE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= SİSTEMİK ENFLAMATUVAR YANIT SENDROMU, SİSTEMİK YANGISAL YANIT BELİRGESİ


- SIRT DESTEĞİ ile GERİ ile ARKA SOKAK ile İLERİ GERİ ile SIRT OLUŞUMU ile ARKASI ile GERİ ÇEKİLMEK ile YEDEKLE ile ARKA BAHÇE

( BACK REST vs. BACK vs. BACK ALLEY vs. BACK AND FORTH vs. BACK FORMATION vs. BACK OF vs. BACK OUT vs. BACK UP vs. BACK YARD )

( کول ile خلف ile ظهر ile عقبي ile عقب ile پشتانداختن ile پشت ile پس کوچه ile پس و پيش ile لغت سازي ile پس ile زه زدن ile دبه کردن ile دبه در آوردن ile تکيه گاه ile بعقب بردن ile بعقب رفتن ile پشتي کردن ile حياط )

( کول ile خلف ile ZANPAR ile AGHABY ile AGHAB ile پشتانداختن ile POSHT ile PES KUCHEH ile PES VE PEYSH ile LAGHAT SAZY ile PES ile ZAH ZADAN ile DABEH KARDAN ile DABEH DAR AVARDAN ile TAKYYEH GAH ile BAGHAB BARDAN ile BAGHAB RAFTAN ile POSHTY KARDAN ile HEYAT )


- SIRT SIRTA


- SIRT ile BALIKSIRTI

( Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. | İnsanda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm. | Kesici araçların kesmeyen kenarı. | Dağların ya da tepelerin üst bölümü. | İnsanın üstü. | Bir şeyin üstü, üst bölümü. | Dikilmiş ya da ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İLE Balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgili kumaş deseni. | Suların toplanmaması için ortası şişkin bir biçimde yapılan yol. | Orta bölümü yüksek olup yanlara doğru alçalan bir biçimde. )


- SIRT/EĞİN ile YAĞIR

( ... İLE Sırt, arka, iki kürek kemiği arası. | Atın omuzları arasındaki yer. | Kel. )


- SIRTI PEK/LİK ile SIRTI SIRA ile SIRTI YUFKA


- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)

( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )


- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ

( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )

( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )

( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )

( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )

( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )

( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )

( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )

( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )

( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )

( Yavruları çiftler halinde doğar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )

( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )

( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )

( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )

( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )

( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )

( ZAB', ZABU'/DABU'[çoğ. ZIBÂ/DİBÂ'], ARCÂ/ARFÂ ile ... )

( KEFTAR ile ... )

( HYENA vs. WILD DOG )

( HYANENA cum CANIS AUREUS )


- SIRTLAN ile BENEKLİ DİŞİ SIRTLAN

( ... İLE Erilin penisine denk gelecek büyüklükte klitorisleri bulunur. )

( ... cum CROCUTA CROCUTA )


- SIRTLAN ile BUDUK


- SIRTLAN ile KARINCAYİYEN SIRTLAN


- SIRTLAN ile OKAPİ


- SIRTTA TAŞINAN GİYSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE


- CHAMBRE A' NUAGES[Fr.] / NEBEL KAMMER, DIFFUSIONSNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS ODASI/DİFÜZYON BULUT


- SIS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ


- SİS ile DUMAN

( FOG vs. SMOKE )


- FOG[İng.] / NUAGES[Fr.] / NEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS


- SİS ile SİSLİ

( FOG vs. FOGGY )

( ميغ ile مه گرفتن ile ميغي ile تيره وتار ile مهآلود )

( ميغ ile MAH GARAFTAN ile ميغي ile TYRAH VETAR ile MEGMALUD )


- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON


- ŞİŞE ile/ve/değil/yerine/<> SAĞRAK/KADEH


- ŞİŞE ile SÜBEK

( ... İLE Bazı yerlerde, beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi ya da sidiği bir kaba akıtacak boru. )


- ŞİŞEK ile ÇEBİŞ ile FERİK

( [1 yaşındaki] Koyun. İLE Keçi. İLE Tavuk. )


- ŞİŞEK ile/ve ÖVEÇ

( İki yaşını geçmemiş, doğurmamış koyun. İLE/VE İki-üç yaşındaki eril koyun. )


- ŞİŞELEMEK ile ŞİŞELENMEK ile ŞİŞ ile ŞİŞE/LİK ile ŞİŞECİ/LİK ile ŞİŞ KÖFTE ile ŞİŞ KEBABI


- ŞİŞİRME ile ŞİŞİRMECE ile ŞİŞİRME HABER


- ŞİŞKİNLİK ile NOKRA

( ... İLE Büveleğin neden olduğu, başta sığır olmak üzere çeşitli memeli hayvanlarda, seyrek olarak insanda rastlanılan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık. )


- ŞİŞKO >< SISKA


- SİSLİ ile DUMANLI/PUSLU

( FOGGY vs. HAZY )


- ŞİŞLİ ile ŞİŞLİK


- ŞİŞMAN, İHSAN :

( Anavatan Partisi saflarında siyasete başladı ve 1994/1999 döneminde Anmavatan Partisi listesinden yerel seçimlere girdi ve Belediye Meclisine seçilerek görev yaptı. )


- ŞİŞMAN ile/değil/yerine KALIN


- ŞİŞMAN ile SEMİZ

( BEYDAHA: Etine dolgun, iri ve şişmanca hanım. )


- SİSMOGRAF (ÇİN) ile/||/<> MODERN SİSMOGRAF

( Zhang Heng ilk sismografı MS 132de yaptı İLE modern sismograflar 19. yüzyılda gelişti. )

( Zhang Heng tarafından 132 yılında keşfedildi/formüle edildi. (78-139) (Ülke: Çin) (Alan: Astronomi, Mühendislik) (Önemli katkıları: Sismograf, gök küresi) )


- SİSMOLOJİ/SEISMOLOGY değil/yerine/= DEPREMBİLİM


- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ

( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )


- SİSTEM FELSEFESİ/FİLOZOFU ile PROBLEM(/SORUN) FELSEFESİ/FİLOZOFU


- SİSTEM[Fr. < SYSTÈME] değil/yerine/= DÜZEN


- SİSTEM = KAİDE, KÂ'İDE = SYSTÈME, MÉTHODE


- SİSTEMATİK[İng. SYSTEMATICS] ile/||/<> SİSTEMİK DÖNGÜ / BÜYÜK KAN DOLAŞIMI[İng. SYSTEMIC LOOP]

( Evrimsel ilişkiler ile canlıların sınıflandırılması bilimidir. Taksonomi ile eş anlamlı olarak kullanılabilir. @@ Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki döngüye denir. Kalp ile akciğerler arasındaki pulmoner döngüden farklıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİSTEMATİK değil/yerine/= DİZGELİ


- SİSTEMATİK ile TARİHSEL (AÇI/YÖN/DOĞRULTU/BOYUT/AÇILIM)


- SİSTEMATİZE ETMEK değil/yerine/= DİZGELEŞTİRMEK


- SİSTEMİK SİRKÜLASYON/SYSTEMIC CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK KAN DOLAŞIMI


- SİSTEM/MANZUME değil/yerine/= DİZGE


- SISTOMETRİ/CYSTOMETRY[İng.] değil/yerine/= MESANE İŞLEV ÖLÇÜMÜ


- SİT ile SİTE ile SİT ALANI


- ŞİTÂÎ[Ar.] ile ŞİTEVÎ[Ar.]

( Kışa ait, kışla ilgili. İLE Kışa ait, kışla ilgili. | Kış sebzesi. )


- ŞİTÂİYYE[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK KONUT


- -SİTÂN[Fars.] ile -SİTÂN[Fars.]

( Yer adı yapmaya yarayan ek. [GÜL-SİTÂN: Gül bahçesi, güllük. | SENG-SİTÂN: Taşlı yer, taşlık.] İLE "Alan/alıcı" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar. [DİL-SİTÂN: Gönül alan.] )


- SİTE[Fr. < Yun.] ile POLİS[Fr. < Yun.]

( Daha çok, belirli meslek bireyi için yapılmış ya da belirli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. | İlkçağda, kendi yasalarıyla yönetilen, bir ya da birkaç kentten oluşan devlet. | Kent. İLE Kent. | Kent düzenini sağlayan yetkilendirilmiş güç. )


- SİTELER KATILIM PARKI :

( Reşitpaşa Mahallesindedir, 96,81 m²'lik bir alanı kapsar, 3,10 m²'lik yeşil alanı, 93,71 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- SİTEM[Fars.] ile/değil BATKI/HÜSRAN


- SİTEM ile KİNÂYE


- SİTEM ile/ve/< SEVGİ


- SİTEM" ile/ve/||/<>/< SEVGİ


- SİTEM[Fars.] ile/değil/yerine/>< SİTÂYİŞ[Fars.]

( Batkı. @@ Övgü. )


- SİTEM ile SİTEMLİ/LİK ile SİTEMSİZ/LİK


- SİTƏM[Azr.] = ZULÜM[Tr.]


- SITMA[İng. MALARIA] ile/||/<> BEHERGLAS[İng. BEAKER] ile/||/<> FOTOSENTETİK PİGMENTLER[İng. PHOTOSYNTHETIC PIGMENTS] ile/||/<> GLUKOZ-6-FOSFAT DEHİDROJENAZ (G6PD) EKSİKLİĞİ[İng. GLUCOSE-6-PHOSPHATE DEHYDROGENASE DEFICIENCY] ile/||/<> ORAK HÜCRE ÖZELLİĞİ[İng. SICKLE CELL TRAIT]

( Genelde tropik ve yarı tropik bölgelerde görülen, yaşamı tehdit eden hastalık. Sıtmaya plasmodya'nın 4 cinsinden herhangi birisi sebep olabilir (Plasmodium falciparum, vivax, ovale, ve malariae). Anafol sivrisineklerin kan emerken bu tek gözeli canlılar da insandan insana geçmiş oluyor. Semptomları: yüksek ateş, beyinde, karaciğerde, böbrekte ve ya da kanda ölümcül düzensizlikler. Dünyada her yıl yaklaşık 100 milyon insana sıtma teşhisi konuluyor. Çoğu çocuk, yaklaşık 1.5 milyon insan her yıl sıtmadan hayatını kaybediyor. Yani her gün 3000 çocuk sıtmadan hayatını kaybediyor. @@ Kimyada sıvıları tutmaya, karıştırmaya, saklamaya, ısıtmaya ve aktarmaya yarayan silindir biçiminde ucunda sıvıların kolay aktarılabilmesi için dudağı bulunan genellikle camdan üretilen laboratuvar malzemesidir. @@ Pigmentler, görünür ışığın sadece belirli dalga boylarını yansıtan kimyasal bileşiklerdir. Bu da onları "renkli" görünmlerine sebep olur. Çiçekler, mercanlar ve hatta hayvan derisi onlara renk veren pigmentler içerir. Işığı yansıtma özelliklerinden daha önemli olanı, bazı dalga boylarını emme kabiliyetleridir. @@ X'e bağlı olarak kalıtılan, alyuvarlardaki G6PD'nın yetersiz miktarda olmasından oluşan metabolik hastalık. Bazı çevresel etmenlere maruz kalınca; bazı ilaçar ve bakla gibi, bireyin alyuvarları patlar ve ağır anemiye sebep olur. Orak göze anemisi gibi bu rahtsızlıkta sıtmay karşı bağışıklık sağlayabilir. İnsanlarda görülen en sık enzim eksikliği rahatsızlığıdır. Akdeniz, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya'da sık rastlanan bir durumdur. @@ Genetik olarak kalıtılan çekinik hastalık. Kırmızı kan gözelerinin bir kısmı ya da tamamı orak bir şekile sahip oluyor. Semptomları; acı ve aşırı aneminin yanında kalp, ciğer ve böbrek sorunları. Bu durumda heterozigot özelliğe sahip bireyler, ölümcül problemlere sahip oluyor fakat sıtmaya karşılık yüksek derecede bağışıklığa sahip oluyorlar. Orak göze en çok Orta Afrika popülasyonlarında ve ataları bu bölgeden gelen insanlarda görünüyor. Bu özellik orak göze anemisi diye de adlandırılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SITMA ile AGZEL

( ... İLE En şiddetli sıtma. )


- SITMA ile/||/<> CUHARLANMAK

( ... İLE/||/<> Sıtmaya benzer ateşli bir hastalığa tutulmak. )


- SITMA/MALARYA[İt.] ile/ve DANG

( Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar. )

( Anofel türü sivrisineğin kesmesiyle insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık. İLE ... )

( HUMMA, TEKATTU': Bir sıtma nöbetinin düzenli aralıklara ayrılması. İLE ... )

( TEB ile/ve ... )


- SITMA ile/ve/<> DENGİ

( ... İLE/VE/<> Önce, üç gün boyunca yüksek ateş olur. İlaçla ya da iğne ile ateş düşürülünce, ardından öldürücü olan ikinci aşaması geliyor.[İkisi de sivrisinekten geçer.] )


- SITMA'DA:
ERKEN TEŞHİS ve/<> TEDAVİ

( Afrika ülkelerine gitmiş olanların, döndüklerinde, kendileri ya da hekimlerin, Türkiye'de de pek karşılaşılmadığından dolayı, yakalandıkları sıtma hastalığını "grip" olarak değerlendirdikleri görülebilmektedir. Eğer teşhis ve tedavi için geç kalınmazsa sıtma (fazla) tehlikeli olmaz/olmayabilir. )


- SITMALANMAK ile SITMA/LIK ile SITMALI ile SITMA AĞACI ile SITMA BİLİMİ ile SITMA NÖBETİ


- SİTOLOJİ ile HİSTOLOJİ

( Gözelerin yapısını ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE Dokuların yapısını ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. )


- SİTOTOKSİK[İng. CYTOTOXIC] ile/||/<> T HÜCRELERİ[İng. T CELLS]

( Hücrelerin ölümüne neden olan kimyasal madde. @@ T-gözesi reseptörü (TCR) kompleksi ve CD3 yüzey markörü ile bulunduran, T lenfositlerinin bir alt grubu. T gözeleri CD4+ yardımcı T gözeleri, CD8+ sitotoksik ve baskılayıcı T gözeleri, gruplarına ayrılırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CITRIC ACID[İng.] / ACIDE CITRIQUE[Fr.] / ZITRONEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİTRİK ASİT


- SİTRİN ile/||/<> SAFİR

( Sarı renkte bir kuvars türü. İLE/||/<> Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. )


- SİTTE-İ SEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÖKÜZSOĞUĞU

( Nisan'ın 15'inden sonra olan fırtınanın adı. )


- SITUATION :/yerine DURUM


- SITUS İNVERSUS[İng.] değil/yerine/= TERS KONUM


- SITUS SOLITUS[İng.] değil/yerine/= DOĞRU KONUM


- SITUS[İng.] değil/yerine/= KONUM


- SİVAS ile SİVASLI/LIK


- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ


- LIQUID DROP MODEL[İng.] / MODÈLE DE LA GOUTTE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGES TRÖPFCHENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI DAMLASI ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- LIQUID HELIUM[İng.] / HÉLIUM LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE MODIFIKATION DES HELIUMS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI HELYUM


- LIQUID-SOLID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-KATI KROMATOGRAFİSİ


- LIQUID CATHODE[İng.] / CATHODE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KATOT


- LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI LAZER


- POMPE DE CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SIVI POMPASI


- SIVI SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATI SABUN

( pH dengesi daha değişkendir.[Yapımında, potasyum hidroksit kullanıldığından.][Yapısını bozmadan içine çok daha fazla ek madde konulabildiğinden, katı sabuna oranla içindeki bazı nesnelerden dolayı elleri daha çok yıpratabilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Raf süresi daha uzundur.[Eriyebilmesinden dolayı.] )

( Çevreye duyarlılık için katı sabun yeğlenmelidir.[Sıvı sabunlar, katı sabunlara oranla %25 oranında daha fazla karbon ayak izi bırakır. )

( Ev ortamında katı sabun kullanılabilir fakat hastahane, okul, alışveriş merkezleri gibi ortak ve kalabalık ortamlarda katı sabun kullanılmamalıdır. )


- LIQUID SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI SİLEKS


- CELLS WITHOUT LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI OLMAYAN GÖZELER/HÜCRELER


- SIVI YAĞ ile/ve/yerine ZEYTİNYAĞI/SELÎT[Ar.]


- SİVİL İTAATSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< BİREYSEL EYLEM


- SİVİL TOPLUM < SİVİL İTAATSİZLİK

( Sivil itaatsizlik olmadan, sivil toplum ol(uş)maz. )


- SİVİL YARDIM KURULUŞU ile/ve/değil/||/<>/> SİVİL TOPLUM KURULUŞU


- SİVİL ile İNŞAAT MÜHENDİSİ ile MEDENİ HUKUK ile SİVİL HAKLAR ile MEMUR ile İÇ SAVAŞ ile SİVİL ile NEZAKET ile UYGARLAŞTIRMAK ile UYGAR

( CIVIL vs. CIVIL ENGINEER vs. CIVIL LAW vs. CIVIL RIGHTS vs. CIVIL SERVANT vs. CIVIL WAR vs. CIVILIAN vs. CIVILITY vs. CIVILIZE vs. CIVILIZED )

( مدني ile کشوري ile خانگي ile حقوقي ile مهندس راه و ساختمان ile حقوق مدني ile مستخدم دولتي ile جنگ داخلي ile غيرنظامي ile غير نظامي ile شخصي ile نزاکت ile متمدن کردن ile متمدن )

( MADANY ile KESHORY ile KHANGY ile HOQUQY ile MANPANDES RAH VE SAKHTAMAN ile HOQUQ MADANY ile MOSTEKHODAM DOLATY ile JANG DAKHALY ile GHYRANEZAMY ile غير نظامي ile SHKHSY ile NEZAKT ile MATMADAN KARDAN ile MATMADAN )


- LIQUEFACTION CURVE[İng.] / COURBE DE LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞMA EĞRİSİ


- LIQUEFIED NATURAL GAS, LNG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ, LNG


- SİVİLCE değil "GAMZE"

( Âşık için! )


- SİVİLCE ile ŞÎR-PENÇE[Fars. < ARSLAN-ELİ]

( İçinde irin bulunan, küçük, deri kabarcığı, en küçük çıban. İLE En çok ensede ve sırtta çıkan, çabuk genişleyen ve tehlikeli bir durumda olabilen, çoğu istafilokok mikrobundan ileri gelen bir kan çıbanı. )


- SİVİLLEŞMEK ile SİVİLLEŞTİRMEK ile SİVİL/LİK ile SİVİLCE ile SİVİLCELİ ile SİVİL İDARE ile SİVİL POLİS ile SİVİL TOPLUM ile SİVİL SAVUNMA ile SİVİL YÖNETİM ile SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ ile SİVİL TOPLUM KURULUŞU


- SIVINMAK ile SIVIŞMAK ile SIVINDIRMAK ile SIVIŞABİLMEK ile SIVILAŞTIRMAK ile SIVIKLAŞTIRMAK ile SIVI ile SIVIK ile SIVI YAĞ


- SIVIŞ ile/||/<> SİVİŞ

( Kaçmak. İLE/||/<> Gizlice kaçmak, kimseye görünmemeye çalışarak kaçmak, çekilip gitmek. )


- SİVRİ UÇLU ile SİVRİLEŞME

( ACUMINATE vs. ACUMINATION )

( نوک دار ile عمل تيزکردن )

( NOK DAR ile AMEL TYZAKARDAN )


- SİVRİ ile/ve SERT


- SİVRİLMEK ile SİVRİLEŞMEK ile SİVRİLEŞTİRMEK ile SİVRİ/LİK ile SİVRİCE ile SİVRİ DİL ile SİVRİ BİBER ile SİVRİ DİLLİ/LİK ile SİVRİ AKILLI/LIK ile SİVRİ FİKİRLİ/LİK


- SİVRİSİNEK ISIRIĞI ile/değil ÖRÜMCEK ISIRIĞI


- SİVRİSİNEK ile/ve/değil/yerine/||/<> BATAKLIK


- SİVRİSİNEK ile DAVUL-ZURNA

( Farkı, anlayacak olanda, anlaması gereken kişide. )


- SİVRİSİNEK ile/ve GÖLE/K


- SİVRİSİNEK ile HELİKOPTER SİNEĞİ


- SİVRİSİNEK ile HEMEC[Ar.]


- SİVRİSİNEK ile KARAİĞNE


- SİVRİSİNEK ile KULEKS/CULEX


- SİVRİSİNEK ile SARI HUMMA SİVRİSİNEĞİ

( ... İLE Aedes aegypti, sarı humma sivrisineği, dang humması, chikungunya, Zika humması, Mayaro ve sarı humma virüsleri ve öteki sayrılıkları yayan bir sivrisinektir. )

( ... cum AEDES AEGYPTI )


- SİVRİSİNEK ile/ve TATARCIK/ANOFEL[Yun.]["ANAFEL" değil!]

( ... İLE/VE Sayrılık, sıtma mikrobu bulaştıran sivrisinek. )

( CULEX PIPIENS cum/et ANOPHELES MACULIPENNIS )


- SİVRİSİNEK ile İVEZ/ÜVEZ

( BAÛZA/BAUZ ile GUBEYRÂ )

( CULEX OR ANOPHELES cum SORBUS )


- SİX FUNCTOR FORMALİSM ile/||/<> CLASSICAL SHEAF THEORY

( Six functor formalism kohomoloji kuramlarınin sistematik yaklaşımıyken İLE classical sheaf theory temel sheaf işlemlerini inceler )

( Formül: f* İLE f! İLE f^* İLE f^! İLE ⊗ İLE Hom )


- SİYABEND[Fars.] değil/yerine/= GÖLGE


- SİYAH AFRİKA GERGEDANI ile AKGERGEDAN

( Gebelik süreleri 540 gündür. )

( Yaşayan, ancak beş gergedan türü vardı.[22 Mart 2018 itibariyle, dörde düştü. Son akgergedanın da ölmesiyle bir tür daha, rezil avcı bozuntuları eliyle yok edilmiş oldu ne yazık ki. :( (((((( ] )

( Yaşayan Endonezya gergedanı sayısı sadece 60'tır. En çok tehlike altında olan dördüncü türdür. )

( Tümüyle keratinden oluşan bir boynuza sahip tek hayvandır. )

( Sığır, koyun, ceylan ve zürafanın boynuzlarından farklı olarak kemik özü bulunmaz. )

( Boynuzları hasar gördüyse bazen düşerler. Gençlerinin boynuzları tamamen yeniden çıkabilir. )

( Boynuzları olmayan dişil gergedanlar yavrularına düzgün bir biçimde bakamazlar. )

( Gergedanların, çok gelişmiş koku ve işitme duyuları vardır fakat görme duyuları kötüdür. )

( Genellikle yalnız yaşarlar ve sadece çiftleşmek için biraraya gelirler. )

( Beklenmedik bir durumla karşılaştıklarında işerler ya da dışkılarlar. )

( Saldıracaklarında, Asya'dakiler ısırır, Afrika'dakiler karşı tarafa doğru büyük bir hızla saldırırlar. )

( Siyah Afrika Gergedanı, kısa bacaklarına karşın, saatte 55 km. hıza ulaşabilir. )

( Türk mitolojisinde hayvanların kralı olarak kabul edilir. )

( ... İLE Akgergedanlar, Siyah Afrika Gergedan'larının ağaç dallarını yemekte kullandığı kıvrak dudaklardan yoksundur. )

( ... ile )

( ... İLE Akgergedanlar, beyaz değildir. Afrikanca'da WEIT[Geniş] sözcüğünden İngilizce'ye WHITE[Beyaz] olarak geçmesindendir. Gövdesinden çok, ağzıyla ilgilidir. )


- SİYAH AKREP ile SARI AKREP

( ... İLE Siyah akreplerden çok daha zehirlilerdir. [Dişilleri, erillerden daha zehirlidir.] )

( ... İLE Tek bir iğne darbesinde daha az zehir salgılar fakat Sarı Kobra yılanının zehrinden 3 kat daha güçlüdür. )

( ... İLE Sahra Çölü'nde yaşamaktalardır. )

( Dünyada 1200'den fazla akrep türü vardır. )

( 400 milyon yıldır varolmaktalardır. [100'den fazlası sadece Afrika'da yaşar.] )

( İnsanda, geliştirilen tedaviler ile akrep sokmalarının sadece %3'ü ölümle sonuçlanmaktadır. [Çoğunlukla çocuklarda görülmektedir. Gövde küçüldükçe zehrin etkisi artar.] )

( [Ege bölgesinde] KUYRUKLU: Akrep. )

( SCORPION[İng.]/SCORPIO[Lat.] )


- SİYAH ÇAY ile/değil/yerine YEŞİL ÇAY ile/değil/yerine BEYAZ ÇAY VE BİTKİ ÇAYLARI

( Çay kadehte dide efruz olmalı
Leb-rîz-i leb-reng-i leb-sûz olmalı
[Çay, bardakta berraklığı ile göz alıcı, dikkat çekici
Leb-renk: Demi dudak renginde olmalı
Leb-rîz: Sıcaklığı dudak yakıcılığında
Leb-sûz: Bardağa doldurulduğunda mutlaka dudak payı bırakılmalı] )

( Üretiminde soldurma, kıvırma, oksidasyon ve kurutma yöntemleri uygulanmaktadır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Taze çay yapraklarının ısıl işlem, kıvırma ve kurutulmasıyla üretilmektedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Çay bitkisinin sadece tomurcuklarının ve genç yaprakları kullanılmaktadır. VE Bitkilerin toplanıp kuru(tul)masıyladır. )


- RAYONNEMENT DE CORPS NOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM İSİMLERİ


- BLACK-BODY TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DU CORROPS NOIR[Fr.] / SCHWARZTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM SICAKLIĞI


- BLACK PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= SİYAH FOSFOR


- GRAPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH GRAFİT


- SİYAH JAGUAR ile PANTER

( Güney Amerika'da yaşarlar. İLE ... )

( Hiçbir hayvan tamamen siyah değildir. [Yakından bakıldığında derilerindeki benekler hafifçe görülür] )


- BLACK LEAD[İng.] / GRAPHITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH KURŞUN, GRAFİT


- SİYAH LEOPAR ile PANTER

( Afrika ve Asya'da yaşarlar. İLE Panter sözcüğü, Aslan, Kaplan, Jaguar ve Leopar'a [bu 4 kükreyebilen kediye] verilen genel addır. )

( Hiçbir hayvan tamamen siyah değildir. [Yakından bakıldığında derilerindeki benekler hafifçe görülür] )

( Panterler Ortaçağ armalarında çok renkli, uysal ve güzel kokan olarak betimlenmiştir. )

( ... ile PELENG[çoğ. PELENGÂN] )

( ... ile PANTHERA: Tüm hayvanlar. [Hem gerçek, hem de mitolojik hayvanları tanımlamak üzere] )

( ... ile PANTER: Beyazımsı sarı renk. | PANDARAH: Kaplan. )


- SİYAH NUR ile/ve/<> BEYAZ NUR


- SİYAH PUMA değil PANTER

( Panter deyince akla gelen "Siyah Puma"dır fakat böyle bir hayvan bulunmamıştır. )


- SİYAH SARIK ile ...

( MAKAM-I KUTBİYYET )


- BLACK TELLURIUM[İng.] ile/değil/yerine/= SİYAH TELLÜR


- TELLURO NOIR[Fr.] / TELLURGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH TELLÜRYUM


- SİYAH/KÖMÜR ile ANTRASİT[Fr. < ANTHRACITE]

( ... İLE Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü. )


- SİYAH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYAH ile NEFTİ[Fars., Ar.]

( ... İLE Siyaha yakın, koyu yeşil. )


- SİYAH/BEYAZ ile/ve/değil/>/<>/< RENKSİZLİK


- SİYAHI[Azr.] = LİSTE[Tr.]


- SİYAHLANMAK ile SİYAHLATMAK ile SİYAHLAŞMAK ile SİYAHLAŞTIRMAK ile SİYA ile SİYAH/LIK ile SİYAK ile SİYASAL/LIK ile SİYA SİYA ile SİYAH IRK ile SİYAH BEYAZ ile SİYAH NOKTA ile SİYAM İKİZİ ile SİYAM KEDİSİ ile SİYASAL PARTİ ile SİYAM İKİZLERİ


- SİYÂK ve SİBÂK

( Sonrası. VE Öncesi. )


- SİYAM İKİZLERİ[İng. SIAMESE TWINS] ile/||/<> SİYANOBAKTERİ[İng. CYANOBACTERIA]

( Çoğunlukla kalçalarından, göğüs ya da karınlarından bağlı olan bu ikizler döllenmiş bir tek yumurtanın gelişmesi ve bu gelişim sırasındaki ayrışma sorunları ve gelişimsel bozukluklar ile oluşurlar. Seyrek de olsa başlarından bitişik doğan ikizler de vardır. Bu durum ilk kez Siyamlı kardeşler Chang ve Eng'de görüldüğü için bu adı almıştır. Dilimizde "yapışık ikiz" olarak da adlandırılır. @@ Tek gözeli, fotosentetik prokaryot. Mavi-yeşil alg olarak da isimlendirilir. Klorofil a içerir, ancak kloroplast içermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CYANINE DYE[İng.] ile/değil/yerine/= SİYANİN BOYAR NESNESİ


- SİYANOJEN[Fr. < Yun. KYANOS: Mavi. | GENOS: Doğuş.] ile SİYANÜR[Fr. < Yun.]

( Oksalik asidin, azot ve karbon bileşimi. İLE Hidrosiyanik asidin tuzu ya da esteri olan, çok güçlü bir zehir. )


- [ne yazık ki]
SİYASET İLE ve/||/<> DİN İLE ve/||/<> FUTBOL İLE ve/||/<> SAVAŞ İLE

( Yanıltılırız. VE/||/<> Avutuluruz. VE/||/<> Uyutuluruz. VE/||/<> Korkutuluruz. )


- SİYASET YAPITI/ESERİ
[1300 - 1800 arası]:
250 ile/ve/||/<>/> 180

( Telif. İLE/VE/||/<>/> Çeviri/tercüme. )


- SİYÂSET[Ar. < SEYİS] ile/ve/||/<>/> FERÂSET[Ar. < FERES]

( Seyis. At bakıcılığı/bakıcısı. İLE/VE/||/<>/> Süvari. At biniciliği. )

( Aracına[< atına] yeterince[en az seviyede ve gerektiği kadar/biçimde] bakabilmek. İLE/VE/||/<>/> Aracının[< atının] yol alabileceği kadar yol almak, ilerlemek. Uzağı, olanakları ve olasılıkları görebilmek/değerlendirebilmek. )


- SİYÂSETÇİ/LER ile/değil/yerine DEVLET ADAMI/ADAMLARI

( Devletin günlük sorunlarıyla uğraşır/lar. İLE/DEĞİL/YERİNE Devletin yüzyıllık sorunlarıyla uğraşır/lar. )


- SİYASETNAMELERDE:
SULTAN OLMAK ile/ve/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK


- SİYASİ PARTİ değil/yerine/= YÖNETKİL BİREL


- SIYÂS/Î[Ar. < SIYSA] ile SİYÂSÎ[Ar.]

( Kaleler. | Köşkler. | Sığınılacak yerler. İLE Siyâset gereği olan. | Diplomatça olan, politik. | Siyâsetle uğraşan. )


- SİYASİ/DİPLOMATİK/ASKERİ TARİH ile/> TARİH

( POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs./<> HISTORY )


- SİYASİ TARİH ile/ve/<> KÜLTÜR TARİHİ

( POLITICAL HISTORY vs./and/<> CULTURAL HISTORY )


- SİYASİ TEŞKİLAT değil/yerine/= YÖNETKİL ÖRGÜT


- SİYASİ/LİK ile SİYASİ PARTİ ile SİYASİ HARİTA ile SİYASİ AMBARGO ile SİYASİ COĞRAFYA


- SİYEK ile/ve/||/<> GÖDEN

( Sidiktorbasından başlayarak, dışarıya kadar uzanan sidikyolunun son bölümü. İLE Kalınbağırsağın son bölümü. )


- SİYER/SİRE[< SÎRET] ile TERCEME (NEFSEHU/Lİ-NEFSEHİ)

( AHLÂK VE YÜKSEK VASIFLAR | HZ. MUHAMMED'İN YAŞAMINDAN BAHSEDEN KİTAP )


- SİZ:
ÇOĞUL ile/değil NEZÂKET


- SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ


- SİZ KULLANIMINDA:
SAYGI ile MESAFE ile ÇOĞUL


- SIZAN ile/ve/değil SÜZÜLEN


- SIZAN ile TAŞAN


- SIZE :/yerine BOYUT


- SİZİ SEVEN BİRİNİN UYARISI/İKAZI ile/>< SİZİ SEVMEYEN BİRİNİN İLTİFATI


- SIZILMAK ile SIZIRMAK ile SIZI ile SIZIŞ ile SIZICI ile SIZILI ile SIZISIZ ile SIZIM SIZIM ile SIZICI ÜNSÜZ


- SIZIM SIZIM (SIZLAMAK)


- (SİZİN/ONUN) İÇİN ... ile/değil (SİZİN/ONUN) AÇINIZDAN/AÇISINDAN ...


- DURCHLASSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI AKIMI


- DURCHLASSSTRAHLUNGSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI AKISI


- DURCHLASSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI IŞINI


- SIZLANMA/YAKINMA değil/yerine/>< SORUMLULUK ALMAK


- SEEPAGE[İng.] / SUINTEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SIZMA


- SIZMAK" ile/ve/||/<> "SATIN ALMAK"


- SIZMAK ile/ve/değil/||/<>/< UYUYAKALMAK


- ŞİZOFREN/İ ile MÜNÂFIK/LIK[< NİFÂK]

( Beynin kimyasının bozukluğu. İLE Kalbin kimyasının bozukluğu. )


- Sıhrî bağlarınla KONUŞ!!!


- Sıkıntılı olanları dinle ve çaresiyle KONUŞ!!! -ve


- Sıran gelince SUS!!!


- Sıran gelirse SUS!!!


- Sıran gelmeden SUS!!!


- Sıranı bekleyerek KONUŞ!!!


- Sırrını paylaşanı DİNLE!!!


- Sızlanma! KONUŞ!!!


- SJÖGREN BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DÜZENLİ LUPUS ERİTEMATOZUS

( Gözyaşı ve tükürük bezlerinin yangılanması ile ağız ve göz kuruluğu ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deri, eklemler ve organlarda yangılanma ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- SKA/SEREBRAL KAN AKIMI CEREBRAL BLOOD FLOW[İng.] değil/yerine/= BEYİN KAN AKIMI


- SKALA/SCALE[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEK


- SKALA/SCALE[İng.] ile SPEKTRUM/SPECTRUM[İng.]

( Genellikle ölçü aletlerinde gösterge çizelgesi. | Bir rengin belirli bir tonunun sağa doğru giderek artan oranda beyaz, sola doğru giderek artan oranda siyah katılarak elde edilebilen türevlerini gösteren cetvel. | Bir bestede kullanılabilecek aynı türden sesler kümesi. | Gam. İLE Çeşitlilik. )


- SKALER[İng. SCALAR] ile/||/<> DİVERJANS[İng. DIVERGENCE] ile/||/<> ÖZ ISI[İng. SPECIFIC HEAT] ile/||/<> SÜRAT[İng. SPEED]

( Sadece büyüklüğü olan, yönü olmayan bir niceliktir. Bir sayı ve birimle ifade edilir. Cebirsel olarak işlem yapılabilir. Koordinat dönüşümleri altında değişmezler. Sıcaklık, kütle, zaman, enerji, ısı, iş, basınç ve hacim skaler niceliklerdir. @@ Diverjans, diğer adıyla Uzaksama, üç boyutlu uzay işlemlerinde sıkça kullanılan bir terimdir. Akı yoğunluğu olarak tanımlanır. Skaler bir niceliktir. @@ Bir saf maddenin birim kütlesinin (1 g ya da 1 kg) sıcaklığını 1 °C (ya da 1 K) arttırmak için verilmesi gereken ısı miktarıdır. Birimi J/kg°C ya da J/kgK'dir. Ancak cal/g°C da kullanılabilir. Skaler ve türetilmiş bir büyüklüktür. Öz ısı maddenin ayırt edici bir özelliğidir. @@ Bir hareketli cismin birim zamanda aldığı yoldur. Alınan yol, skaler bir büyüklük olduğundan sürat de skaler bir büyüklüktür ve yönü yoktur. Süratin matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKI ile/ve BLADE


- SKİ[İng.] değil/yerine/= KAYAK


- SKI :/yerine KAYAK YAPMAK


- SKILL :/yerine BECERİ


- SKILL/ABILITY vs. SUCCESS


- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS

( Deri, bağ dokularında ve iç örgenlerde sertleşme ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deri, eklemler ve örgenlerde yangılanma ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS

( Derinin sertleşmesi ve kalınlaşması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin gövdenin kendi dokularına saldırması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- SKOLYOZ ile/||/<> KİFOZ

( Omurganın yana doğru eğrilmesi. İLE/||/<> Omurganın öne doğru eğrilmesi. )


- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME


- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI


- SKUAMÖZ/SQUAMOUS[İng.] değil/yerine/= YASSI


- SKYPE ile/ve/||/<> WHATSAPP ile/ve/||/<> TELEGRAM


- SLANG vs. SWEARWORD


- SLASH vs. VIRGULE


- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI


- SLAVE :/yerine KÖLE


- SLAYT SHOW değil/yerine/= SAYDAMLA GÖSTERİ


- SLAYT/SLİDE[İng.] değil/yerine/= SAYDAM, YANSI


- SLAYT değil/yerine/= YANSI


- SLAYT[İng.] değil/yerine/= YANSI


- SLEEP :/yerine UYUMAK


- SLICE :/yerine DİLİM


- SLIDE vs. SKID


- SLIDE :/yerine KAYMAK, SLAYT


- SLIGHT :/yerine HAFİF


- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )


- SLOW :/yerine YAVAŞ


- SLOW değil/yerine/= YAVAŞ


- SMALL WORLD İLE SCALE FREE İLE RANDOM ile/||/<> NETWORK MODELLER

( Gerçek dünya ağ yapıları. )

( Formül: P(k) ∝ k⁻ᵞ )


- SMALL :/yerine KÜÇÜK


- SMART GRİD ile/||/<> KLASİK ŞEBEKE

( Smart çift yönlü optimizasyon, klasik tek yön dağıtım. )

( Formül: IoT sensör İLE analog )


- SMART :/yerine AKILLI


- SMELL :/yerine KOKU, KOKLAMAK


- SMILE :/yerine GÜLÜMSEMEK


- SMILES İLE INCHI İLE SMARTS ile/||/<> MOLEKÜL GÖSTERİMLERİ

( Kimyasal yapının bilgisayar kodlaması. )

( Formül: CCO = ethanol )


- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA


- SİMİTSONİT/E ile/||/<> HEMİMORFİT/HEMİMORPHİTE

( Çinko karbonat mineralidir ve genellikle mavi-yeşil renkte olur. İLE/||/<> Çinko silikat mineralidir ve beyaz, mavi ve kahverengi renklerde bulunabilir. )


- SMOKE :/yerine DUMAN, SİGARA İÇMEK


- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ


- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)


- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN


- SNEHA ile ...

( Katılık. )


- SNELLIUSSCHES BRECHUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL KIRILMA YASASI


- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI


- SNOB/İZM değil/yerine/= ZÜPPE/LİK


- SNOM İLE STED İLE PALM İLE STORM ile/||/<> SÜPER ÇÖZÜNÜRLÜK

( Kırınım limitini aşan mikroskopi. )

( Formül: Δx ~ λ/(2NA√(1+I/Is)) )


- SNOMED/CT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE CLINICAL TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMİNOLOJİSİ KLINİK TERİMLERİ


- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]

( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )


- SNP İLE CNV İLE INDEL İLE SV ile/||/<> GENETİK VARYASYONLAR

( DNA dizi farklılık türleri. )

( Formül: A→G (transition) )


- SNP İLE CNV İLE INDEL ile/||/<> GENETİK VARYASYON TÜRLERİ

( DNA dizisindeki farklı varyasyon tipleri. )

( Formül: 1 SNP/300 bp )


- SNRNA[İng.] değil/yerine/= SNRNA

( Doğrudan protein sentezinde yer almayan küçük (90 ila 300 nükleotid) RNA molekülleri. RNA işlemesinde (ekleme) ve gözesel mimaride rol oynayabilir. Altı çeşit snRNA vardır: U1'den U6'ya. Onların genleri, poli (A) kuyruklarını kodlamaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SO-CALLED :/yerine SÖZDE


- SOBA[Macarca SZOBA] ile ŞÖMİNE[Fr. CHEMINEE]

( İçinde, kömür, odun ya da gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla ya da taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak. )


- SOBA[Macarca < SZOBA] ile SOPA

( İçinde kömür, odun, gaz yakılan ya da elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Kalın değnek. | Dayak. )


- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI


- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ


- SODA[İt. < Ar.] ile/değil/yerine MADEN SUYU

( Ekşi Sözlük'teki açıklamaları için burayı tıklayınız... )

( [ruhsatını] Tarım Bakanlığı verir. İLE Sağlık Bakanlığı verir. )


- SODALİT ile/||/<> LAPİS LAZULİ

( Mavi renkte bir silikat minerali. İLE/||/<> Mavi renkli bir kayaç. )


- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI


- SODIUM-LINE REVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ EVRİĞİ


- INVERSION DE RAIE DU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ TERSİNMESİ


- SODIUM PUMP[İng.] / NATRIUM PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM POMPASI


- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME


- SOFİST ile/değil/yerine/>< SOFOS/SOPHOS

( Kuşkuya sokar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuşkudan çıkarır. )

( Utanmayan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Utanan. )

( Kurt.[vahşi] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Köpek.[evcilleşmiş] )

( Taklitçiler oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini buldurur. )


- ŞOFÖR[Fr.]["ŞÖFÖR" değil!] değil/yerine/= SÜRÜCÜ


- ŞOFÖR/LÜK ile ŞOFÖR AĞZI ile ŞOFÖR OKULU ile ŞOFÖR KOLTUĞU ile ŞOFÖR MAHALLİ ile ŞOFÖR MUAVİNİ