Bugün[28 Haziran 2026]
itibarı ile 47.119 başlık/FaRk ile birlikte,
47.119 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(171/190)


- TRAIL :/yerine İZ, PATİKA


- TRAIN :/yerine TREN, EĞİTMEK


- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRAJEDİ(") ile/ve/||/<> (")PARODİ(") ile/ve/||/<> (")İRONİ(")


- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )


- TRAKE ile TRAKELİLER


- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI

( TRAKEİT )


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL


- GELENGİ/YER SİNCABI:
TRAKYA ile/||/<> ANADOLU ile/||/<> TOROS


- TRAMVAY ile TRAMVAY HATTI


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME

( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )

( Formül: Pt(II) kompleksleri )


- TRANS SPECIES EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ TÜRLERİNİN EVRİMİ

( MHC alelik çeşitliliğin çok tercih edilen türü.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME


- TRANS ile SİS

( İkili bağ etrafında atomların karşılıklı olduğu izomer. İLE İkili bağ etrafında atomların aynı tarafta olduğu izomer. )


- TRANS ile TRANŞ ile TRANÇA


- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI


- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ


- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ


- TRANS-ETKİLİ GEN[İng. TRANS-ACTING GENE] ile/||/<> TRANSDÜKSİYON[İng. TRANSDUCTION] ile/||/<> TRANSKRANİYAL MANYETİK STİMÜLASYON[İng. TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BAŞLAMA KONUMU[İng. TRANSCRIPTION START SITE] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BİRİMİ[İng. TRANSCRIPTION UNIT] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON FAKTÖRLERİ[İng. TRANSCRIPTION FACTORS] ile/||/<> TRANSKRİPTOM[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMA[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMİK[İng. TRANSCRIPTOMICS] ile/||/<> TRANSPİRASYON[İng. TRANSPIRATION] ile/||/<> TRANSPOSAZ[İng. TRANSPOSASE]

( Farklı bir kromozom üstündeki başka bir gen ile hareket ya da işbirliği eden gendir. @@ Bir bakterinin DNA'sının, bir diğer bakteriye, genellikle bir virüs aracılığıyla bulaşması, geçmesi durumudur. Kalıtsal maddelerde özel bir çeşit yeniden düzenleme (Genlerde Yeniden Düzenleniş) durumudur. Gametlerin birleşmesinden çok, bulaşma olaylarında görülen bir durumdur. Belirli bir bakteri kuşağındaki (soyundaki) DNA, başka bir kuşağın genetik karakterlerini kapabilir. Antibiyotiklere karşı direnç, bir bakteriden diğerlerine transdüksiyon yoluyla geçmektedir. @@ Beyindeki sinir gözelerini uyararak depresyon semptomlarını iyileştirmek için manyetik alanları kullanan invaziv olmayan bir prosedür. Tipik olarak diğer depresyon tedavileri etkili olmadığında kullanılır. @@ mRNA sentezinin başladığı gen pozisyonu.Bu akış yönünde 5 UTR olarak anılan translasyon başlama bölgesine giden konum. @@ Öncü kodon ve sonlandırma kodonu arasında uzanan DNA bölgesi. @@ Transkripsiyon başlama düzenlenmesine kontrol elemanlarını bağlayarak ve RNA polimerlerinin hareket etmesine izin vererek direk olarak katılan proteinlerdir. Transkripsiyon etmeni genlerin transkripsiyonunu düzenlemek için DNA üzerinde belirli bir diziye bağlanabilir. @@ Belirli bir göze, doku ya da organizmanın belirli bir zaman diliminde ürettiği tüm RNA moleküllerinin toplamını ifade eden terim. Transkripsiyon süreci, genetik bilginin DNA'dan RNA'ya aktarılması işlemidir ve genlerin ifadesinin başlangıcı anlamına gelmektedir. Bu süreçte, belirli genlerin DNA dizileri RNA moleküllerine çevrilir. Bu RNA'lar daha sonra protein üretimi için kullanılır. Transkriptom analizi, hangi genlerin hangi koşullar altında aktif olduğunu ve bu aktivitenin nasıl değiştiğinin anlaşılmasını sağlar. @@ Herhangi bir zamanda, göze popülasyonu olarak ifade edilen bütün genlerin kimlik ve ekspresyon seviyesini gösterir. @@ Bir organizmanın belirli bir göze, doku ya da organizmada belirli bir zaman diliminde üretilen tüm RNA moleküllerinin incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı. Bu disiplin, hangi genlerin aktif olduğunu ve bu genlerin aktivitesinin çeşitli iç ve dış etmenlere nasıl tepki verdiğini anlamayı amaçlar. @@ Bitkilerin stomalar aracılığı ile su kaybetmesi. @@ Transpozon yerleştirmesini katelize eden enzimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANSFORMATÖR[İng. TRANSFORMER] ile/||/<> DOĞRU AKIM[İng. DIRECT CURRENT]

( İki ya da daha fazla devre arasındaki elektrik enerjisi aktarımını elektromanyetik indüksiyonla sağlayan cihazlardır. Trafo olarak da bilinir. Trafolar, doğru akım devrelerinde değil alternatif akım devrelerinde kullanılır. Genellikle bir elektrik devresindeki akımı ve gerilimi yükseltme ya da azaltma, elektrik enerjisinin dağıtımı ve aktarımı gibi amaçlar için kullanılır. @@ Zamanla kutbu değişmeyen elektrik akımıdır. Doğru akımda elektrik yükleri, yüksek potansiyelden alçak potansiyele doğru akmaktadır. Sürekli akım olarak da bilinmektedir. "DC" olarak kısaltılmaktadır. Ev cihazları (televizyon, radyo, ütü vb.) ve elektrikli araçlar, başlıca kullanım alanlarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )


- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSITION :/yerine GEÇİŞ


- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME


- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI


- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN


- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN


- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ


- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI


- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI


- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]


- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE


- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"


- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ


- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )


- TRAVAY LABOUR[İng.] değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ


- TRAVMA:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> İNSAN KAYNAKLI


- TREADMILL[İng.] değil/yerine/= KOŞU BANDI


- TREAT :/yerine DAVRANMAK, TEDAVİ ETMEK


- TRELLE'Lİ ANTIMUS ile/ve/||/<> MİLET'Lİ İZİDOR

( Ayasofya'nın mimarları. )


- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER


- TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH


- TREND ile ÇIĞIR AÇMAK

( TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH )


- TREND :/yerine EĞİLİM, AKIM


- TREND değil/yerine/= EĞİLİM


- TREND ile EKOL


- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]

( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK" ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK


- TRENT/TREND[İng.] değil/yerine/= EĞİLIM


- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD


- TRİAJ[Fr.] değil/yerine/= İLK TANI/BAKI


- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA


- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN


- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN


- TRIBE :/yerine KABİLE


- -TRIBE ile/||/<> -TRIPSY

( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )


- TRIBO-[İng.] / TRIBO-[Fr.] / TRIBO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBO-


- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA


- TRICK vs./and CALCULATION


- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL


- TRIDECYL AMINE[İng.] / AMINE DE TRIDECYLE[Fr.] / TRIDECYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL AMİN


- -TRIENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİEN


- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN


- ACIDE TRIFLUOROACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİFLORORASETİK ASİT


- TRİGER[İng. < TRIGGER] (KAYIŞI) değil/yerine/= TETİKLEYİCİ (KAYIŞ)


- TRIGON/TRIGONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇGEN


- TRIHYDRIC ALCOHOL[İng.] / TRIALCOOL[Fr.] / DRIWETTER ALKALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDRİK ALKOL


- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT


- TRIISOPROPYL BORATE[İng.] / BORATE DE TRIISOPROPYL[Fr.] / TRIISOPROPYL BORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL BORAT


- TRICHLOROETHANE[İng.] / TRICHLOROÉTHANE[Fr.] / TRICHLORÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETAN


- TRICHLORBUTYL ALCOHOL[İng.] / TRICLORBUTYL ALCOOL[Fr.] / TRIKLORBUTYL ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBUTİL ALKOL


- TRICHLOROFLUOROMETHANE[İng.] / TRICHLOROFLUOROMÉTHANE[Fr.] / TRICHLOROFLUOROMETHANE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFLOROMETAN


- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]

( Farklı tasarımlar kapsamında kumaşın üretilmesi için bir teknik. Özel bir dokuma tekniği kapsamında, kazak ve benzeri giyim parçalar için hazırlanan kumaş yapımı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi.[Boğazlı ya da boğazsız, bisiklet yaka, kalın ya da ince gibi çok sayıda değişik tasarımı bulunur.] )


- TRİKO[Fr. < TRICOT] değil/yerine/= ÖRME


- TRİKOSEFAL[Fr. < TRICHOCEPHALE] değil/yerine/= KIRBAÇ KURDU

( Çeşitli türleri insanın ve hayvanın kalın bağırsağında yaşayan, boyu 5 santimetre olan, eni gözle görülmeyecek incelikte bir asalak. )

( TRICHURIS TRICHIURA )


- TRİKOTAJ değil/yerine/= ÖRME İŞLER


- TRİL/THRİLL[İng.] değil/yerine/= ELLE DUYUMSANILAN TİTREŞİM, ELE GELEN TİTREŞİM


- TRILAURYL AMINE[İng.] / TRILAURYLAMINE[Fr.] / TRILAURYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL AMİN


- TRİLOJİ/TRİLOGY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜK


- ACIDE TRICHLOROACETIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKORASETİK ASİT


- ACIDE TRICHLOROPHÉNOXYACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROFENOKSİASETİK ASİT


- ACIDE TRICHLORALCIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROLAKTİK ASİT


- ACIDE TRICHLOROISOCYANURIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROZİSYANÜRİK ASİT


- TRIMETHYLADIPIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLADIPIQUE[Fr.] / TRIMETHYLADIPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ADİPİK ASİT


- TRIMETHYLBORATE[İng.] / BORATE DE TRIMÉTHYLE[Fr.] / BORSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL BORAT


- TRIMETHYLIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLASETİK ASİT


- TRİNKETA[İt. < TRINCHETTO] değil/yerine/= SEREN YELKENİ

( Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken. )


- TRİO/TRİYO[İt.] değil/yerine/= ÜÇLÜ


- TRIONE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİON


- TRİPİTAKA ile/||/<> SUTRA ile/||/<> VİNAYA

( Üç sepet. Budist Metinlerin tümü. @@ Temel metinler. Buda'nın kendi gerçek öğretisinin bulunduğu cilt. @@ Budist keşişler tarafından uygulanan disiplin. )


- TRICE, TRIS-[İng.] / TRIS-[Fr.] / TRIS-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİS-


- TRISHA[Sansk.] = TANHA[Palice]


- TRİSHNA[Sansk.](TANHA[Palice]) ile ...

( Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. Theravada Budizmi'nde dört yüce gerçekten biri. )


- TRİYAS[İng. TRIASSIC] ile/||/<> ANİZİYEN ÇAĞI[İng. ANISIAN STAGE]

( Triyas (251.9-201 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman diliminden ilkidir. Yaklaşık olarak 251.902 milyon yıl önce ile 201.3 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 50 milyon yıl sürmüştür ve Permiyen/Triyas Yok Oluşu'ndan sonra terapsit ve arkozor üyelerinin baskın olduğu dönemdir. Triyas, kendi içinde Erken, Orta ve Geç Triyas olmak üzere üç küçük dilimde incelenir. Geç Triyas, bir grup arkozordan dallanan ilkin dinozorların evrimleştiği dönemdir. Memelilerin ilkin ataları ise terapsitlerden köken alacak bir grup olacaktır. @@ Günümüzden 247.2 milyon yıl önce ile 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Orta Triyas Devresi'nde bulunan 2 çağın altta olanıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRİYAT/TRIAD[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ


- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ


- TRIODENKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP


- TRIODE TUBE[İng.] / TUBE TRIODE[Fr.] / TRIODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAMBA


- TRIODE LASER[İng.] / LASER TRIODE[Fr.] / TRIODENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAZER


- TRIODE CLAMP[İng.] / CLAQUETTE À VERROUILLAGE TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİYOT MANDAL


- TROFİK KADEMESİ ile/||/<> BESİN AĞI

( Trofik kademesi beslenme seviyesiyken İLE besin ağı tüm beslenme ilişkileri ağıdır )

( Formül: Enerji akışı )


- TROKAR/TROCAR[İng.] değil/yerine/= DELEÇ


- TROLEYBÜS HATTINDA:
AKMESCİT ve/<> YALTA

( Dünyanın en uzun troleybüs hattıdır.[Kırım'da.] )


- TROMBOEMBOLİZM/THROMBOEMBOLISM[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKANIMI


- TROMBOJENİK/THROMBOGENIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI OLUŞTURUR


- TROMBOLITİK/THROMBOLYTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERITİR


- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ


- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU


- TROMBÜS/THROMBUS[İng.] değil/yerine/= PIHTI TOPAĞI


- TROMP[Fr. < TROMPE] değil/yerine/= KÖŞE KUBBESİ

( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi. )


- TROOP :/yerine ASKER, BİRLİK


- TROPİCAL GEOMETRY ile/||/<> TORIC GEOMETRY

( Tropical geometry max-plus cebirine dayalı geometriyken İLE toric geometry torus etkili cebirsel çeşitlerdir )

( Formül: Min-plus operations )


- TROPİKA[İt. < TROPICO] değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK


- TROPİKAL ile TROPİKAL BİTKİ ile TROPİKAL BÖLGE ile TROPİKAL İKLİM ile TROPİKAL KUŞAK ile TROPİKAL ORMAN


- TRÖST[Fr. < TRUST] ile KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT]

( Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim kuruluna teslim edilmesi ve yönetimin bir kurulu yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği. İLE Yığışım. | Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle. )


- TROUBLE vs. SUBJECT/ISSUE


- TROUBLE :/yerine SORUN, PROBLEM


- TRUCK :/yerine KAMYON


- TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs. TRUTH


- TRUE vs. RIGHT


- TRULY :/yerine GERÇEKTEN


- TRUMP ile/değil OBAMA / BUSH / CLINTON

(

İLE/DEĞİL



/



/

)


- TRUNKUS/TRUNCUS[İng.] değil/yerine/= GÖVDE


- TRUST vs. LEAN


- TRUST vs. TRUST IN


- TRUST :/yerine GÜVENMEK, GÜVEN


- TRUST vs./and PLAUSIBILITY


- TRUTH :/yerine GERÇEK, HAKİKAT


- TSİS/POST-TREATMENT MONİTORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM SONRASI İZLEM DÜZENİ


- TTE/TRANSTORASİK EKOKARDİYOGRAFİ TRANSTHORACİC ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS DUVARINDAN EKOKARDİYOGRAFİ


- MÉMOIRE À TORES MAGNÉTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= TTM (ÇEKİRDEK BELLEK)


- TTS/TEXT TO SPEECH[İng.] değil/yerine/= KONUŞMA METNİ


- Tûbâ[Ar.] ile TÛBÂ[Ar.] ile TUBBA'[Ar. çoğ. TEBÂBİA] ile TUBA[Fr./İng.]

( Güzellik, iyilik, hoşluk. | Rahatlık. İLE Kökleri semâda, dalları zemine uzanmış, Cennet'te, Sidre'de bulunan ve dalları bütün Cennet'i gölgeleyen ilâhî ağaç. İLE Eski çağlarda, Yemen bölgesinde saltanat süren eski Arap hükümdarlarının unvanı. İLE Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan soluklu çalgı. )


- TUBER[İng.] değil/yerine/= YUMRU KÖK

( Patates gibi bazı bitkilerin özellikle besin depolama amacıyla kullandığı şişkin yer altı gövdesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TÜBERKÜLİN ile TÜBERKÜLİN TESTİ


- TÜBÜL/TUBULE[İng.] değil/yerine/= BORUCUK


- TÜBÜL değil/yerine/= BORUL


- TUFAN, ENGİN (KARAMURAT, 1966) :

( Tekirdağspor'dan kaleci olarak transfer edildi ve yedi sezon (1992 - 1999) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 121 lig, 6 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 129 resmi ve 75 özel maçla birlikte toplam olarak 204 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 146, kupa maçlarında 12, turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 160, özel maçlarda da 32 olmak üzere toplam olarak 192 gol yedi. Altıntepsi kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- TUFAN ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]

( Şiddetli yağmur. | Çok yoğun ya da şiddetli şey. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )


- TÜFEK ile ALAYBOZAN

( ... İLE Bir tür fitilli tüfek. )


- TÜFEK ile KARABİNA

( ... İLE Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek. )


- TÜFEK ile MARTİN[< Martini]

( ... İLE Tek kurşun atan, bir çeşit tüfek. )


- TÜFEK ile MAVZER[< MAUSER'in adından]

( ... İLE Atış hızı, dakikada, ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek. )


- TÜFEK ile/ve/||/<>/> MİKROP ile/ve/||/<>/> ÇELİK

( "Tüfek, Mikrop ve Çelik"(Jared Diamond) kitabını okumanızı salık veririz. )


- TÜFEKÇİ, ŞEMSİ (SARIYER, 1942) :

( Sarıyerli. Rize kökenli bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Sarıyer'de doğdu. Sarıyer Pertevniyal İlkokulu ve Sarıyer ortaokulunda okudu. Zincirlikuyu Yapı Sanat Enstitüsünden mezun oldu. Sarıyer Halk Eğitim Merkezinde bir süre tiyatro çalışmalarında bulundu ve bu işini bir süre askerliğini takiben devam ettirdikten sonra iş hayatına atıldı. Kendilerine ait Uluslar arası Nakliye Şirketinin Yönetim Kurulu üyeliğini ve sonraları da yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Emekliliğini takiben ilk kitabı olan "Şaziye"'yi (2014) yazdı. )


- TÜFEK/TOP ile ŞİŞHANE[Fars. ŞEŞ+HANE]

( ... İLE Namlusu altı yivli tüfek ya da top. )


- TUFÛ[Ar.] ile TUFÛ'[Ar.] ile TUFÛH'[Ar.]

( "Tüh!" anlamında kullanılır. İLE Ateşin sönmesi. İLE Kabın, ağzına kadar dolması. )


- TUFÛL[Ar.] ile TUFÛL[Ar. < TIFL çoğ. ETFÂL]

( Güneşin, Batı'ya yaklaşması. İLE Çocuklar. )


- TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA ŞEKLİNDE

( BRICK-PAVE vs. BRICK-SHAPED )

( آجرفرش کردن ile خشتي )

( AJORFARSH KARDAN ile KHSHTY )


- TUĞLA[Yun.] ile TUĞRA

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. | Tura. )


- TUĞLA ile ASMOLEN

( ... İLE Pişmiş toprak, cüruf ve beton karışımından yapılan, kiriş, putrel ya da nervürler arasına konulan delikli tuğla. )

( HIŞT ile ... )


- TUĞLA ile BRİKET

( ÂCER, ÂCİR, ÂCÜRR ile ... )

( BRICK vs. BRIQUETTE )


- TUĞLA ile/ve HATIL

( ... İLE/VE Surlarda kullanılmış olan tuğla. | Duvarı berkitmek/sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk. )


- TUĞLA ile TUĞLA TABAKASI ile TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA YAPIMCISI ile TUĞLA İŞİ ile TUĞLA BAHÇESİ

( BRICK vs. BRICK LAYER vs. BRICK LAYING vs. BRICK MAKER vs. BRICKWORK vs. BRICKYARD )

( آجر ile خشت ile آجري ile خشت مال ile آجر پز ile آجرپز ile آجرکاري ile سفت کاري ile کوره پزخانه ile آجرپزخانه )

( AJER ile KHSHT ile AJERY ile KHSHT MAL ile AJER PEZ ile آجرپز ile AJORKARY ile SOFT KARY ile KOREH PAZKHANEH ile AJORPAZKHANEH )


- TUĞLA ile TUĞLACI/LIK ile TUĞLA OYUNU ile TUĞLA HARMANI


- TUĞLA[Yun.] ile TULÂ[Ar. < ATVEL]

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi. İLE Çok uzun. )


- TUĞLA ile/ve/değil/||/<>/< VUSU(V)AR/VÜSVAR[Fr. VOUSSOIR]

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı nesnesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kemer, tonoz ya da kubbe oluşturan kama biçimli [üstü dar, altı geniş biçimde yontulmuş] taş ya da tuğla. )


- TUĞLADA:
KİREMİT ile/ve/||/<> KIRMA ile/ve/||/<> YÜKSEK ISILI ile/ve/||/<> MERMER ile/ve/||/<> GAZBETON ile/ve/||/<> BİMS

( Toprak ve kil karışımından yapılır. Kiremit biçiminde olur. [Genellikle yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması gibi dış cephe kaplamalarında kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Düzensiz biçimlerde kesilmiş parçalı tuğla çeşididir. Bu tuğla tasarımı, yapılarda, hava koşullarına dayanıklılık ve ısı yalıtımı sağlar. [Genellikle yapılarda sütun, kemer ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin örtülmesinde, bazı yapıların da çatı ve cephelerinde dekoratif amaçlarla kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Kil ve toprak karışımından yapılır. [Yüksek sıcaklıklarda pişirilerek üretilir.] [Çok yüksek ısıya dayanıklı olduğundan, endüstriyel fırınlar, termik santraller, metalurji tesisleri, endüstriyel tesisler gibi yerlerde kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Yüksek dayanıklılığa sahip, ağır ve pahalı bir tuğla türüdür. [Genellikle yapılarda dekoratif amaçlar için kullanılır. Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için de kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Beton ve kireçten yapılır ve gazla kurutularak üretilir. [Bu duvar çeşidi, yüksek ısı ve nem direnci ile düşük ağırlıkta olur.] [Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için kullanılır.]

Beton, çimento, su, kum ve çeşitli agregaların karışımdan oluşan bir tuğla çeşididir. Gazbeton üretiminde, beton karışımının yapılmasından sonra, bu karışımın yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ve gazla kurutulması işlemleri gerçekleştirilir. Bu işlemler sonucu, gazbeton malzemesi elde edilir.
[Gazbeton, yapılarda çeşitli amaçlar için kullanılabilir.
- Cephe kaplamasında hafif olması nedeniyle ciddi bir maliyet tasarrufu sağlar.
- Duvar örgüsünde yüksek ısı ve nem direnci nedeniyle yeğlenir.
- Yapı temelinde hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.
- İç duvar kaplamasında, iyi ısı ve ses yalıtımı sağladığından dolayı yeğlenir.
- Tavan kaplamasında, hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.

Öteki tuğla çeşitlerine oranla daha hafif olması nedeniyle yapıdaki yükü azaltarak taşıyıcı düzenekleri hafifletir. Fakat ne kadar hafif olsa da gazbetonun maliyeti öteki tuğla çeşitlerine göre daha pahalıdır.]

İLE/VE/||/<>

Betonarme yapıların duvarlarını, çatılarını ve çelik çubuklarını kaplamak için kullanılan ince taneli, toz durumunda bir malzemedir. Bu kaplama, yapının dayanaklılığını artırır ve çelik çubukların korozyona uğramasını önler. [Genellikle kireç, su ve kum gibi malzemelerden üretilir.]

[Betonarme yapılarda koruyucu görevi gören bims, genellikle şu amaçlar için kullanılır...
- Betonarme yapıların çelik çubuklarını kapladığından yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılır.
- Çelik çubukları korozyona karşı korur ve bu sayede yapının ömrünü uzatır.
- Duvar ve çatılarda kaplama yapılarak, yapıya estetik bir görünüm kazandırılır ve yapının hava koşullarına dayanıklılığını da artırır.
- Betonarme yapıların bims kolonları, kemerleri ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin kaplamasında da kullanılabilir.]




Gazbeton tuğla ile bims arasındaki FaRkLaR nelerdir?

Gazbeton, avantajlarına bakıldığında,
daha hafif olması nedeniyle uygulanabilirlik açısından daha uygulayımsaldır ve iş süresini kısaltır. Isı ve ses yalıtımı daha fazla olduğundan, yüksek sesli alanlarda rahatlıkla kullanıma uygundur.
İLE
Bims, sağlam yapısı, yangına dayanıklı olması açısından yeğlenen bir malzemedir.


Dezavantajlarına bakıldığında,
boşluklu yapısından dolayı nem geçirme oranı yüksek olduğundan, sonradan oluşan sıva çatlakları ve sıvanın uygulanış zorlukları gibi olumsuzlukları vardır. Aynı zamanda, performansına nazaran maliyeti de oldukça yüksektir.
İLE
Bims, kaplama görevi gördüğünden, uygulama açısından daha zahmetlidir. )


- TUĞRA ile/ve TERS TUĞRA

( ... İLE/VE Ayasofya, İmâret Kapısı'nda! )

( ... İLE/VE Ayasofya İmâreti'nin müze olarak açılması için çalışılıyor. [Desteğinizi ve baskılarınıza açıktır!] )


- TUĞRA ile TUĞRALI


- TUĞYÂN[Ar.] ile 'UTUVV[Ar.]


- TUHAF OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÜZÜCÜ OLAN


- TUHAF["TUAF" değil!] ile GARİP ile ACAYİP


- TUHAF ile TUHAF

( Acayip. | Şaşılacak, garip. | Güldürücü. | Gülünç. | Anlaşılmaz. | Şaşılan bir şey karşısında söylenilen söz. İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )


- TUKAN ile UZUN GAGALI TUKAN


- TÜKEL ile/||/<> TÜKELE

( Kâmil. İLE/||/<> Kâmile. )


- DEPLETION REGION[İng.] / RÉGION D'ÉPUISEMENT[Fr.] / ERSCHÖPFUNGSBEREICH, ERSCHÖPFUNGSREGION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKENME/TÜKETİM BÖLGESİ


- TÜKENME ile TÜKENMEZ/LİK ile TÜKENMEZ KALEM


- DEPLETION LAYER RECTIFICATION[İng.] / REDRESSEMENT PAR COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI DOĞRULTMA


- DEPLETION LAYER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI TRANSİSTÖR


- TÜKETİM ile İSRAF

( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )


- TÜKETMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")İÇİNİ BOŞALTMAK(")


- TÜKETMEK ile YOK ETMEK


- TÜKETMEK ile YOK ETMEK


- TÛL ile/||/<> TÛLEN

( Uzunluk. İLE/||/<> Uzunluğu. )


- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA

( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )


- TÜLEK = TÜY DÖKÜMÜ


- TULLE DEMUHÛ[Ar.] ile UHDİRE DEMUHÛ[Ar.]


- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM


- TULÛ'[Ar.] ile BUZÛĞ[Ar.] ile ŞURÛK[Ar.]


- TULUK ile TULUK ile TULUK ile TULUK

( Tulum. İLE Tombul, şişman. İLE Hayvanın sidiktorbası. İLE Yanak. | Şakak. )


- TULUM ile TULUMCU/LUK ile TULUMLULAR


- TULUM'DA:
TULUM ZURNA ile/ve TRAKYA TULUM(BORULU TULUM [Kırklareli])


- TÜLÜN, YUSUF (TEKİRDAĞ/ÇERKEZKÖY, 1953) :

( İstanbul Yeni Levent lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Siyasete Refah Partisi saflarında başladı. Üç dönem Refah Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı, Refah Partisi İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1991 Kısmı Ara Seçimde Bağcılar ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Meclis Üyeliğine seçildi. Aynı zamanda Bağcılar Belediye Başkan yardımcılığı yaptı. 27 Mart 1994 Yerel Seçimlerinde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Belediye Başkanlığı görevi bittikten sonra bir süre İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Saraylar ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde görev yaptıktan sonra 2004'te ikinci kez Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi (2004 - 2009). Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1998/1999) Kulüp başkanı olarak görev yaptı. )


- TULYA KURTULAN ATLI SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ :

( Gümüşdere Köyünde bulunan bu dernek faaliyetleri arasında atıcılık ve binicilik eğitimi verilmektedir. )


- TULYA KURTULAN BİNİCİLİK AKADEMİSİ (THE PONY CLUP) :

( Gümüşdere Köyü sınırları içindeki bu kuruluş üyelerine binicilik eğitimi vermektedir. )


- TÜM NESNE/ŞEY VE/YA DA KAVRAMLARIN/DEĞERLERİN ADI ile/ve/> İNSAN/KİŞİ ADI/ADLARI

( ALL MATTER AND/OR CONCEPTS/VALUES NAME vs./and/> HUMAN NAME/S )


- TÜM ÜLKELER ile/ve/değil AFRİKA

( 6400 km. İLE/VE/DEĞİL 7200 km. )

( )

( )


- TU'M ile TU'ME[çoğ. TUAM] ile TUHME

( Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. İLE Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. | Lokma. İLE Mide dolgunluğu, hazımsızlık.[İMTİLÂ-İ MİDE] )


- TUMBA[İt. < TOMBO] ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA

( Altüst etme, altüst olma. | Çocuk dilinde, yatağa atlama. İLE Toprak atmaya yarayan araba, el arabası. İLE Pancar. İLE Kabarık yatak vb. şeyler. İLE Dağ üstlerindeki tepecikler. )


- TÜMCE AYRIŞTIRMA ile ...

( SENTENCE PARSING )


- TÜMCE ile/ve İBÂRE

( ... İLE/VE Birkaç tümceden oluşan söz. )


- TÜMCE ile İÇTÜMCE

( ... İLE Bir tümce içinde, tümleç gibi kullanılan iç tümce.[Örnek: Bakan, "Aylıklar, yılbaşından önce verilecektir." dedi.] )


- TÜMCE ile KESİK TÜMCE

( CÜMLE ile HAFZ Ü TAKDİR )


- TÜMCE ile ÖNERME(KAZİYYE)

( Doğru ya da yanlış yansıtan tümceye "kaziyye"(Önerme/Hükm/Kada) denir.
Kaziyye, felsefecilere göre 3, mantıkçılara göre 4 unsurdan meydana gelir.
Fârâbî'ye göre iki çeşit kaziyye vardır;
* Yüklemli önerme(el kazıyyetü'l-hamliyye) [-Konu(mevzû), -Yüklem(mahmûl)]
* Şartlı önerme(el-kazıyyetü'ş-şartıyye) (iki yüklemli önermenin bir "şart edatı" ile bağlanması )


- TÜMCE ile TÜMCE BİLGİSİ


- TÜMCE ile TÜMCECİK

( SENTENCE vs. CLAUSE )


- TÜMCE ile YALIN TÜMCE


- TÜMCE ile/ve/||/<> YAN TÜMCE

( ... İLE/VE/||/<> Çekimli bir eylemden sonra kullanılan, ki bağlacı, dilek kipi ya da koşul birleşik eylemiyle kurularak, temel tümceye bağlanan tümce. )


- TÜMCE/CÜMLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM


- NOKTA KOYMAK:
TÜMCENİN SONUNDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİRCİKTE


- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> AŞKINSAL/TRANSANDANTAL TÜMDENGELİM


- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> GENELDEN ÖZELE


- TÜMDENGELİM = TÂLİL = DEDUCTION[İng.] = DÉDUCTION[Fr.] = DEDUKTION[Alm.] = DEDUCTIO[Lat.]


- BİLİNÇ:
TÜMEL ile/ve/<> TİKEL


- TÜMEL:
ÇOKLUKTAN ÖNCE ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTA ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTAN SONRA


- TÜMEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU ile TÜMEL OLUMSUZ ==> TÜMEL OLUMSUZ ile TİKEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU

( Her insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır.) İLE
( Hiçbir insan taş değildir. Hiçbir taş insan değildir. ) İLE
( Bir kısım insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır. )


- TÜMEL OLUMLU x TİKEL OLUMSUZ ile TÜMEL OLUMSUZ x TİKEL OLUMLU

( Her insan canlıdır. ------------ Bir kısım insan canlı değildir. İLE Hiçbir insan canlı değildir. ------------ Bir kısım insan canlıdır. )


- RÉFLEXION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMEL YANSIMA


- TÜMEL ile ALLAH

( Allah'a atfedilen/ler, her yerde bulunur. )


- TÜMEL ile ÇOĞUL

( UNIVERSAL vs. PLURAL )


- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM

( UNIVERSAL vs./and CONCEPT )

( SUVER-İ İLMİYE )


- TÜMEL = KÜLLİ = UNIVERSAL[İng., Alm., İsp.] = UNIVERSEL[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.] =


- TÜMEL ile/ve SOYUT

( UNIVERSAL vs./and ABSTRACT )

( KÜLLÎ ile/ve MÜCERRED )


- TÜMEL ile TOPLAM

( KÜLLÎ ile KÜLL )

( UNIVERSAL vs. TOTAL/OVERALL )


- TÜMEL ile/ve/||/<> TÜMDENGELİM


- TÜMEL ile/ve/<> TÜMEL

( Varlık. İLE/VE/<> Tür. )

( Bil(ebil)mek, tümeli bil(ebil)mektir. )


- TÜMEL ile TÜMELLER ile TÜMEL KAVRAM ile TÜMEL ÖNERME


- TÜMELİ DÜŞÜNMEK ile/ve/||/=/<>/> TÜMELDE KENDİNİ DÜŞÜNMEK


- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK


- TÜMEL/LİK ve/||/<> ÖZSEL/LİK


- TÜMEN ile TÜMEN TÜMEN


- TÜMER, BEDİİ (İST. 1929) :

( Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Müfettiş olarak İş Bankasında uzun yıllar çalıştı. Daha sonra Anadolu Sigorta Genel Müdürü olarak görev yaptı. Anadolu Hayat Sigorta yönetim kurulu başkanı olarak da vazife gördü. Sarıyer Spor Kulübü'nde üç dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- TÜMEVARIM ve/||/<> EKSİK BELİRLENİM


- TÜMEVARIM ile/değil/ne yazık ki GENELLEME


- TÜMEVARIM ile/ve/değil GİZLİ TÜMDENGELİM


- CIRCUIT INTÉGRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞİK DEVRE


- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE


- TÜMLÜK:
"TÜREV" değil İLKE


- TUMOR SUPPRESSOR GENES[İng.] değil/yerine/= TÜMÖR BASKILAYICI GENLER

( Hücre döngüsü kontrol noktalarını düzenleyen ve apoptozis sürecini başlatan genlerdir. Tümör baskılayıcı genler tarafından kodlanan proteinler DNA hasarına ya da dış çevreden gelen büyümeyi baskılayan sinyallere yanıt olarak göze döngüsü sürecini durdurabilmektedir. Bu genler mutasyona uğradıklarında ya da inaktive olduklarında işlevlerini kaybederler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TÜMÖR["TİMÖR" değil!]/TUMOR/TUMOUR[İng.]/TUMEUR[Fr.]/ŞİŞ[Azr.]/TUMOR[Fars.]/ISIK[Kazak.] değil/yerine/= UR/ŞİŞLİK


- TÜMÖRLENMEK ile TÜMÖRLEŞMEK ile TÜMÖR


- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA


- TÜMTANRICILIK = VÜCUDİYE = PANTHEISM[İng.] = PANTHÉISME[Fr.] = PANTHEISMUS[Alm.] = PAN:HERŞEY, HEP, TÜM. THEOS:TANRI[Yun.]


- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE

( ALL vs. ALL AROUND vs. ALL DAY LONG vs. ALL LIFE LONG vs. ALL NIGHT LONG vs. ALL OUT vs. ALL OVER vs. ALL RELATIVE vs. ALL THAT vs. ALL TOGETHER )

( جملگي ile جميع ile تماما ile جمله ile همه ile تمام ile همگي ile تمامي ile کل ile دورادور ile دورتادور ile تمام روز ile مادام العمر ile تمامي شب ile بمقدار زياد ile باشدت تمام ile سرتاسر ile سرتاپا ile بطور سراسري ile سربسر ile سراسر ile دارودسته ile هرآنچه ile جمعا )

( JOMLAGY ile جميع ile TAMAMA ile JOMLEH ile CPEHMEH ile TAMAM ile CPEHMGY ile TAMAMY ile KEL ile DORADOR ile DORTADOR ile TAMAM RUZ ile مادام العمر ile TAMAMY SHAB ile بمقدار زياد ile BASHODAT TAMAM ile SARTASAR ile SARTAPA ile BETOR SARASARY ile SARBASAR ile SARASAR ile DARUDASTEH ile NPARANCHEH ile JAMA )


- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE "KÂR"/ÇIKAR

( Tümüyle haz, "kâr"dan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle "kâr"/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de "kâr"; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da "kâr" üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 biçiminde "ya / ya da" ile] biri birine, yeğlenemez ve/ya da üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )


- TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE ile/değil/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE


- TUN[Fars.] değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK


- BRONZ[Osm.] / BRONZE[İng.] / BRONZE[Fr.] / BRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNÇ


- TUNCAY ARTUN İMKB DOĞANLAR İLKÖĞRETİM OKULU :

( Doğanevler İlkokulu 1975'te öğretim ve eğitime başladı. 1993'te ilköğretime dönüştürüldü. Okul binası yeterli omayınca1995'te İMKB tarafından yeni bir okul yapıldı. Okulun adı da İMKB Doğanevler İlköğretim Okulu oldu. 1997'de İMKB Başkanı Tuncay Artun'un ölmesi üzerine okulun ismi Tuncay Artun İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İKMB) Doğanevler İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )


- TUNCAY ARTUN PARKI :

( Reşitpaşa Mahallesindedir. 1.010,05 m²'lik bir alan üzerindedir. 379,50 m²'lik yeşil alanı, 98,23 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )