Bugün[28 Haziran 2026]
itibarı ile 47.119 başlık/FaRk ile birlikte,
47.119 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(132/190)


- ORTHOTOMIC SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ORTOTOMİK DİZGE


- ORTOZ ya da/= ORTOKLAZ[Fr. < Yun.]

( Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça halinde dilinen bir çeşit potasyum feldispat. )


- ÖRTÜ/PERDE[Fars.]/HİCAB[Ar.]:
BURKU ile NİKAB ile LİFAM ile LİSAM ile HIMAR ile NASİF ile MİKNE'A ile CİLBAB


- ÖRTÜK BİLME ile/ve/||/<> EKİNSEL/KÜLTÜREL BİLME


- ÇEVİRİ:
ÖRTÜK ile/ve/||/<> AÇIK

( COVERT TRANSLATION vs. OVERT TRANSLATION )


- ÖRTÜK TASIM = KIYAS-I MATVİ = ENTHYMEME[İng.] = ENTHYMÈME[Fr.] = ENTHYMEM[Alm.] = ENTHYMEMA[Yun.]


- ÖRTÜK ile/ve/||/<> DOLAYLI


- ÖRTÜK ile ÖRTÜLÜ ile ÖRÜLÜ

( Örtülü, kapalı. İLE Örtüsü olan. | Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. | Açıklama yapmadan, kapalı olarak, müphem. İLE Örülmüş olan. )


- ÖRTÜK = ZIMNİ = IMPLICIT[İng.] = IMPLICITE[Fr.] = IMPLIZITE[Alm.]


- ÖRTÜK/LÜK ile/ve/||/<> ÖZDEŞ/LİK


- ORTUK/ORTUQ = ORTAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ÖRTÜLMEK ile ÖRTÜNMEK ile ÖRTÜŞMEK ile ÖRTÜŞEBİLMEK ile ÖRTÜ ile ÖRTÜK/LÜK ile ÖRTÜŞ ile ÖRTÜLÜ/LÜK ile ÖRTÜSÜZ ile ÖRTÜLÜ ÖDENEK ile ÖRTÜLÜ OMURGALILAR


- ÖRTÜLÜ ile KAPLI

( ... İLE Kaplanmış olan. | Kabı olan. | Ciltli. )


- ÖRTÜ/LÜ ile PERDE/Lİ

( CLOTH vs. CURTAIN )


- ÖRTÜLÜ/PERDELİ ile AÇIK

( ... ile VUZÛH )

( CONCEALED vs. OPEN )


- ORU ile ÇUKUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Buğday, şalgam ve buna benzer şeyleri saklamak için kazılan çukur. İLE ... )


- ORUÇ ile/ve/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]


- ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK


- ORUÇ ile/ve/değil SAVM-I DÂVÛD

( ... İLE/VE/DEĞİL Bir gün tutarak, bir gün tutmadan uygulanan oruç. )


- ORUÇ ile/ve SAVM-I VİSÂL


- ORUÇ ile/ve/<> TEKNE ORUCU

( ... İLE/VE/<> Çocuklara, öğlene kadar tutturulan alıştırma orucu. )


- ORUÇ ile TEŞYÎ[< ŞİYÂ]

( ... İLE Uğurlama, selâmetleme. | Ramazan'dan sonra altı gün[Şevval'in 1'inden, 6'sına kadar] oruç tutma. )


- ORUCU:
NASIL "TUTTUĞUN" ile/ve/değil/||/<>/> NASIL AÇTIĞIN


- ÖRÜLÜ ile ÖRÜLÜŞ


- ÖRÜMCEK ile ALTIN TEKERLEK ÖRÜMCEĞİ

( image )

( )


- ÖRÜMCEK ile DARWIN KABUKLU ÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile KUNDA

( ... İLE Bir tür iri ve zehirli örümcek. )


- ÖRÜMCEK ile LOBLU ÖRÜMCEK

( )

( ... cum ARGIOPE LOBATA )


- ÖRÜMCEK ile MÜHÜR ÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<>
BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK

( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )


- ÖRÜNTÜ ile/ve/||/<> DÖNGÜ


- ÖS-DA/FEATURE LEVEL SENTIMENT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖZELLİK SEVİYESİ DUYGU ÇÖZÜMLEMESİ


- OSA/OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA OBSTRÜKTİF[İng.] değil/yerine/= UYKU APNE


- OSAS/OBSTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA SYNDROME[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI UYKU-SOLUK DURMASI BELİRGESİ


- OSEEN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'OSEEN[Fr.] / OSEEN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OSEEN AKIŞI


- OSI/OPEN SYSTEM INTERCONNECTION[İng.] değil/yerine/= AÇIK DÜZEN ARA BAĞLANTISI


- OŞİNOGRAFİ[İng. < OCEAN] değil/yerine/= ANADENİZ BİLİMİ


- OŞİNOGRAFİK değil/yerine/= DENİZBİLİMSEL


- OŞİNOGRAFİK değil/yerine/= DENİZSEL


- OSMAN AĞA ÇEŞMESİ :

( Uskumruköy'ün aşağı mahallesinde olduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme yerinde yoktur (H.1198 - M.1783). )


- OSMAN KABİL CAMİİ :

( Pınar mahallesindeki Osman Kabil Camii 1977'de yapılan ve tarihi özelliği olmayan bir camidir. )


- OSMAN REİS CAMİİ :

( Derya Reislerinden Osman Ağa tarafından 1635'te yaptırılan cami Köybaşı Caddesi üzerindedir. Cami 1903'te Ahmet Arif (Afif) Paşa tarafından bugünkü durumu ile yeniden inşâ edildi. )


- OSMAN REİS MEZARLIĞI :

( Tarabya'da bulunan küçük bir mezarlığın adıdır. Deniz yolu ile kum taşıyan Osman Reis ile arkadaşları fırtınaya yakalanıp tekneleri batkınca hepsi boğulmuşlar ve Garaj Restaurantın bulunduğu yerin arka tarafındaki yamaca gömülmüşler. Mezar taşları mevcuttur. Bu mezarlıkta gömü yapılmamaktadır. )


- OSMAN SAÇMACI İLK ÖĞRETİM OKULU :

( Emirgan'da Osman Saçmacı İlköğretim Okulu 1964/1965 öğretim yılında Karacapaşa İlkokulu adı ile açıldı. 1997/1998'de yeni ilavelerle büyütülen okulun adı Osman Saçmacı İlköğretim okulu olarak değiştirildi. )


- OSMANCIK PİRİNCİ ile BALDO PİRİNCİ


- OSMANELİ(BİLECİK) < LEFKE


- OSMANLI ARŞİVİ ile/ve CUMHURİYET ARŞİVİ

( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )


- Osmanlı Makaleleri - İhsan Fazlıoğlu


- Osmanlı Türkçesi Lûgat - Ferit Devellioğlu


- OSMOSIS[İng.] değil/yerine/= OSMOZ

( Az derişik bir ortamdan seçici geçirgen zar aracılığı ile çok derişik bir ortama geçiş. Yunanca "itiş, itme" anlamındaki "ōsmos" sözcüğünden gelir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OSMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI DÜŞMESİ

( Osmotik basınç yarı geçirgen zar, buhar basıncı çözelti yüzeyi )

( Formül: π = iMRT İLE ΔP = X_çözünen·P°_çözücü )


- OSMOZ ile/||/<> AKTİF TAŞIMA

( Osmoz pasif su hareketi, aktif enerji gerektiren. )

( Formül: ATP siz İLE ATP li )


- OSMOZ ile/||/<> DİFÜZYON

( Osmoz su geçişi yarı geçirgen İLE difüzyon tüm moleküller. )

( Formül: Π = iMRT van"t Hoff )


- OSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OSMOZ


- ÖŞR ile VERGİ

( Onda bir, ondalık, onda biri alınan vergi. | Kur'ân-ı Kerim'den 10 âyetlik kısım. )


- OSRAM[İng.] ile/değil/yerine/= OSRAM


- OSTEOARTRİT ile/||/<> ROMATOİD ARTRİT

( Eklem kıkırdağının aşınması, bozulması ile ağrı ve sertlik. İLE/||/<> Eklem yangısı ve biçim bozulması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- OSTEOLOJİ/OSTEOLOGY[İng] değil/yerine/= KEMİK BİLİMİ


- OSTEOMİYELİT ile/||/<> OSTEONEKROZ

( Kemik yangısı. İLE/||/<> Kemik dokusunun ölümü. )


- OSTEOPOROZ ile/||/<> OSTEOARTRİT

( Kemik yoğunluğunun azalması. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması. )


- OSTEOPOROZ ile/||/<> OSTEOMALAZİ

( Kemik yoğunluğunun azalması ve kırılganlık. İLE/||/<> Kemiklerde mineral eksikliği nedeniyle yumuşama ve zayıflaması. )


- OSURMAK ile OSRUK/OSRUQ ile OSURGAN ile OSRUŞMAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gaz çıkması. İLE Osuruk. İLE Çok osuran. İLE Osuruk yarıştırmak. )


- OSURUKAĞACI değil/yerine/= AYLANDIZ


- OT YİYEN MEMELİLER ile ET YİYEN MEMELİLER ile ÇOKLU (HEM OT, HEM ET İLE) BESLENENLER (HEPÇİL)

( )

( HERBIVOROUS MAMMALS vs. CARNIVOROUS MAMMALS vs. OMNIVOROUS )


- OT YİYENLER/OTOBURLAR ile/ve ET YİYENLER/ETOBURLAR ile/ve HEPÇİLLER[hem OT, hem ET YİYENLER] ile/ve LEŞ YİYENLER/LEŞOBURLAR ile/ve AYRIŞTIRICILAR

( )

( )

( DÂD ile/ve DED ile/ve DÂD Ü DED ile/ve ... ile/ve ... )

( HERBIVOROUS vs./and CARNIVOROUS vs./and OMNIVOROUS vs./and ... vs./and ... )


- OT ile BALIK OTU

( ... İLE Cava ve Malabar'da yetişen, zehirli meyve. )

( ... cum ANAMIRTA )


- OT ile FUNDA

( ... İLE Süpürgeotu. )


- OT = HAŞÎŞE = HERBE


- OT ile KAŞIKOTU

( ... İLE Turpgillerden, iskorbüte karşı kullanılan, yaprakları kaşığı andıran, güzel çiçekler açan bir bitki. )

( ... cum COCHLEARLA OFFICINALIS )


- OT ile/ve/değil SEBZE


- OT/SİRİK ile/||/<> YEŞİLLİK ile/||/<> SAMAN ile/||/<> KAMIŞ


- OTAMA ile İLAÇLA TEDAVİ ETME

( İlâçla tedavi etme. )


- ÖTANAZİ[Fr. < EUTHANASIE] değil/yerine/= ÖLME HAKKI


- ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]/EUTHANASIA[İng.]/EUTHANASIE[Fr.]/STERBEHILFE[Alm.] ile ÖLÜM İSTEĞİ VE HAKKI


- OTC/OVER-THE-COUNTER DRUGS[İng.] değil/yerine/= TEZGÂH ÜSTÜ İLAÇ, RAFÜSTÜ İLAÇ


- OTÇULLUK ile OTÇUL

( HERBIVORITY vs. HERBIVOROUS )

( گياهخواري ile علف خوار )

( GYANPEHKHARY ile ALAF KHAR )


- ÖTE ile BULAŞICI/SİRET


- ÖTE ile/ve İLERİ

( FURTHER vs./and FORWARD )


- ÖTEDEN BERİ ile ÖTEDE BERİDE ile ÖTEDEN BERİDEN


- ÖTEDUYUM/ÖTEGÖRÜ/UZADUYUM/RÂBITA/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

( [not] TELEPATHY vs./but TO THINK SAME THING )


- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile RÂBITA


- Öteduyumsal/uzaduyumsal/telepatik KONUŞ!!!


- ÖTEKİ DENEYİMLER/İ/M ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCEKİ DENEYİMLER/İ/M


- Öteki dillerden de yararlan fakat kapılmadan KONUŞ!!!


- ÖTEKİ DİLLERDEN, TÜRKÇE'YE GİRMİŞ SÖZCÜKLER ile/ve/||/<>/< TÜRKÇE'DEN, ÖTEKİ DİLLERE GİRMİŞ SÖZCÜKLER

( ... ile/ve/||/<>/< )


- ÖTEKİ İÇECEKLER ile/değil/yerine/<>/< SU


- ÖTEKİ KITALAR ile/ve/değil/||/<>/< AFRİKA

( Çoğu dünya haritası, Afrika'yı gerçekte olduğundan çok daha küçük gösterir. Örneğin ünlü Mercator projeksiyonu, Afrika'daki birkaç ülke de dahil olmak üzere ekvator yakınındaki bölgelerin boyutunu en aza indirir. Gerçekte, kıta bitişik ABD, Çin, Hindistan, Japonya ve çeşitli Avrupa ülkelerini sınırları içine sığdıracak kadar büyüktür. )

( )


- ÖTEKİ ile/ve HERKES


- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE

( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )


- ÖTEKİLEŞMEK ile ÖTEKİ ile ÖTEKİ DÜNYA ile ÖTEKİ BERİKİ


- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA


- ÖTEKİLEŞTİRME değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI


- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME


- ÖTEKİSİ değil ÖTEKİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )


- EUTECTIC ALLOY, EUROPIUM[İng.] / EUROPIUM[Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTİK ALAŞIM, EVROPİYUM, ÖROPYUM


- OTEL[Fr., İng.] ile MOTEL[Fr., İng.]

( ... İLE Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek karayolları üzerinde yapılmış otel. )


- ÖTELEME DEVİMİ ile DÖNME DEVİMİ

( Bir nesnenin doğrusal yörüngede yer değiştirmesi. İLE Bir nesnenin bir eksen çevresinde dönmesi. )


- ÖTESİ ile/ve/değil/||/<>/> SONRASI


- OTHER vs. ANOTHER


- OTHER :/yerine DİĞER


- ÖTIMİ/EUTHYMIA[İng.] değil/yerine/= DENGELİ DUYGU DURUMU


- OTİZM/AUTISM[İng.] değil/yerine/= DIŞAKAPANIM


- OTİZM ile/ve/<> BENCİLLİK ile/ve/<> TEKBENCİLİK


- OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK


- OTİZM ile/değil LYME


- OTİZM ile/ve/değil/<>/> SUSKUNLUK/MUTİZM


- OTLAMAK ile OTLANMAK ile OTLATMAK ile OTLATILMAK ile OTLATABİLMEK ile OTLAK ile OTLAKÇI/LIK


- OTLAR ile (O,) OTLAR

( Otun çoğulu. İLE Hayvanın otlaması/beslenmesi. | Birinin özensizce ve dikkatsizce [hayvanca] "yiyip içmesi" yönünde kişiye hakaret etme "sözü". )


- OTLATMAK ile OTLAYAN KİŞİ ile OTLATMA

( GRAZE vs. GRAZER vs. GRAZING )

( علف خوردن ile گله چراندن ile تعليف کردن ile چرا کردن ile چريدن ile علف چر ile چرنده ile تعليف )

( ALAF KHORDAN ile GOLEH CHARANDAN ile TAELYFE KARDAN ile CHARA KARDAN ile CHARYDAN ile ALAF CHAR ile CHARANDEH ile تعليف )


- ÖTLEĞEN ile PEMBE GÖĞÜSLÜ ÖTLEĞEN

( image )

( SYLVIA COMMUNIS cum MENETRIES WARBLER )


- OTLU ile OTLUK ile OTLU BAĞA


- OTMAR, AHMET DEHA (ÜSKÜDAR, 1943) :

( Yüksek öğrenimini İngiltere'de tamamladı. İşe başladığı Ünilever Grubundan emekli oldu. Göz Nurunu Koruma Vakfı, Lions Vakfı, Türk Kimya Vakfı ve Cağaloğlu Lions Kulübü kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Büyük Kulüp üyesidir. )


- ÖTMEK ile VICIRDAMAK

( ... İLE Serçe vb. küçük kuşların ötüşü. )


- ÖTMƏK[Azr.] = GEÇMEK, GEÇİP GİTMEK, GELİP GEÇMEK[Tr.]


- OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...


- OTOBİYOGRAFİSİNİ YAZAN KİMSE ile OTOBİYOGRAFİK ile OTOBİYOGRAFİ

( AUTOBIOGRAPHER vs. AUTOBIOGRAPHICAL vs. AUTOBIOGRAPHY )

( خودزيستنامه نگار ile خودزيستنامهي ile خودزيستنامه )

( KHODZYSETNAMEH NEGAR ile KHODZYSETNAMEHY ile KHODZYSETNAMEH )


- OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK

( ON BUSES: [not] TO KEEP SOUND OFF - TO KEEP SHUT TOTALLY )


- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN


- OTOMAT ile OTOMATA TEORİSİ ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK ile OTOMATİK ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK BİLGİSAYAR ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK EKİPMAN ile OTOMATİK TEST ile OTOMATİK SİLAH ile OTOMATİK OLARAK ile OTOMATİKLİK ile OTOMASYON ile OTOMATİZM ile OTOMAT

( AUTOMATA vs. AUTOMATA THEORY vs. AUTOMATE vs. AUTOMATED vs. AUTOMATIC vs. AUTOMATIC CHECK vs. AUTOMATIC COMPUTER vs. AUTOMATIC CONTROL vs. AUTOMATIC EQUIPMENT vs. AUTOMATIC TESTING vs. AUTOMATIC WEAPON vs. AUTOMATICALLY vs. AUTOMATICITY vs. AUTOMATION vs. AUTOMATISM vs. AUTOMATON )

( ماشينهي خودکار ile نظريه ماشينها ile خود کار کردن ile خودکار شده ile خودکار ile مقابله خودکار ile کامپيوتر خودکار ile کنترل خودکار ile سامانه خودکار ile آزميش خودکار ile اسلحه خودکار ile خودبخود ile بصورت خودکار ile بخودي خود ile خودبخودي ile اتوماسيون ile بطور خودکار ile ماشين خودکار )

( MASHYNAHY KHODKAR ile NAZARYYEH MASHYNEYA ile KHOD KAR KARDAN ile KHODKAR SHODEH ile KHODKAR ile MOGHABLEH KHODKAR ile KAMPYVOTER KHODKAR ile KONTERL KHODKAR ile SAMANEH KHODKAR ile AZMYSH KHODKAR ile ESLEHEH KHODKAR ile KHODBAKHOD ile BASORT KHODKAR ile BAKHODY KHOD ile KHODBAKHODY ile OTOMASYVAN ile BETOR KHODKAR ile MASHYNE KHODKAR )


- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA


- OTOMATİK ile OTOEROTİZM ile OTOLİZ ile OTOZOMAL ile KENDİ KENDİNE TELKİN

( AUTO vs. AUTOEROTISM vs. AUTOLYSIS vs. AUTOSOMAL vs. AUTOSUGGESTION )

( ماشين سواري ile احتلام ile خودکافت ile غير جنسي ile القاء بنفس ile تلقين بخود )

( MASHYNE SAVARY ile EHTELAM ile KHODKAFT ile غير جنسي ile القاء بنفس ile TALGHYNE BAKHOD )


- OTOMATİKMAN/OTOMATİK OLARAK ile/ve DOĞRUDAN/DOĞAL OLARAK


- OTONOM SİNİR SİSTEMİ ile/ve/<> MOTOR SİNİR SİSTEMİ


- YAPAY "ZEKÂ":
OTONOM ile/ve/<> OTONOM OLMAYAN ile/ve/<>
YARI OTONOM


- OTONOM/İ[Fr. < Yun. ATUOS: Kendi, öz. | NOMOS: Yasa.]/AUTONOMOUS[İng.] değil/yerine/= ÖZERK/LİK

( "Hukuk Dili: Özerk mi diyelim “otonom” mu?" - Fethi Gedikli(Prof.Dr.) yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI


- OTOPSİDE AÇILMASI GEREKEN BOŞLUKLAR:
BAŞ ile/ve/||/<> GÖĞÜS ile/ve/||/<> KARIN

( )


- SULTA[Ar.] / OTORİTE/R[İng. < AUTHORITY/Fr. < AUTORITÉ] değil/yerine/= YETKE/Cİ | BASKI / YETKİLİ | UZMAN


- OTOSTOP[İng. GENETIC HITCHHIKING] ile/||/<> SEÇİCİ SÜPÜRME[İng. GENETIC DRAFT]

( Yakın bir biçimde bağlı olduğu lokuslar üzerinde oluşan seçilimden ötürü bir alelin frekansının değişmesidir. Seçici süpürme olarak da bilinir. @@ Yakından bağlantılı bir lokustaki seçilimden ötürü, bağlantılı diğer alelin frekansının değişmesidir. "Otostop" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OTOZOM/AUTOSOME[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMLARI


- OTOZOM[İng. AUTOSOME] ile/||/<> HAPLOYETERSİZLİK[İng. HAPLOINSUFFICIENCY] ile/||/<> MARFAN SENDROMU[İng. MARFAN SYNDROME] ile/||/<> TAY-SACHS HASTALIĞI[İng. TAY-SACHS DISEASE]

( Cinsiyet kromozomu dışında kalan bütün kromozomlar. @@ Diploit organizmalarda, bir genin sadece bir fonksiyonel grubunun taşınması, diğerinin mutasyonla susturulması. Tek kopyayla üretilen protein miktarı normal fenotip için yetersiz olduğundan anormal bir fenotipe yol açar. İnsanlarda bir çoğu otozomal dominant hastalıkta görülür. @@ Otozomal dominant mutasyondan kaynaklanan, bağdoku proteini olan fibrilini etkileyen hastalık. @@ Otozomal resesif kalıtımı vardır. Ölümcül yağ-metabolizması hastalığı. Anormal bir enzim içerir; Heksosaminidaz A. Yeni doğanlar ilk bir kaç ay fenotip olarak normal görünür. Daha sonraları gelişimsel gerilik, felç ve körlük görülür. Çoğu çocuk 3 yaşları civarında ölür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OTOZOMAL/AUTOSOMAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMU (İLİŞKİLİ)


- OTRAN ile GİYECEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Don. Giysi. İLE ... )


- OTSU ile OTSUL ile OTSUZ ile OTSU TOPLULUK


- OTTO CYCLE[İng.] / CYCLE D'OTTO[Fr.] / OTTO-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= OTTO ÇEVRİMİ


- OTTUZ ile OTTUZ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Otuz[30]. İLE Üç[3]. )


- ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/ve TAKLACI KUŞLAR


- ÖTÜCÜ/LÜK ile ÖTÜCÜ KUŞLAR


- ÖTÜMLÜLEŞMEK ile ÖTÜMSÜZLEŞMEK ile ÖTÜMLÜ/LÜK ile ÖTÜMSÜZ/LÜK ile ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ ile ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ


- OTURAK ile OTURAKLI/LIK ile OTURAK ALEMİ ile OTURAK KÜNDESİ


- OTURAK/LÂZIMLIK/HAVRUZ ile SİBEK

( Çocukların boşaltımlarını sağlamak üzere kullanılan nesne. İLE Küçük çocukların yataklarını kirletmemeleri için beşiğe takılarak sidiği oturağa götüren tahta boru, kamış. | El değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan, üst taşın dönmesini sağlayan küçük kazık ya da sivri demir. | Ağaçların toprağa dikine uzayan kökü, dik kök, kazık kök. | Sibek uçlu şapka. )


- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ


- Oturarak KONUŞ!!!


- OTURMA-DURMA


- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK


- OTURMA/LIK ile OTURMA İZNİ ile OTURMA GREVİ ile OTURMA GRUBU ile OTURMA ODASI ile OTURMA DUVARI ile OTURMA BELGESİ ile OTURMA MOBİLYASI


- ÖTÜRMEK ile ÖTÜRÜ


- OTUZBİR PLAJI :

( Rumelikavağı limanı batısında ve limana bitişik olup, mesirenin deniz kıyısıdır. Sahili midyeciler tarafından işgal edildikten sonra plaj olma durumu ortadan kalktı. )


- 8 FIRKA ile 32 FIRKA


- OUGHT :/yerine -MELİ, -MALI


- OUR :/yerine BİZİM


- OUTCOME :/yerine SONUÇ


- OUTER SPHERE ile/||/<> INNER SPHERE

( Outer elektron direkt, inner köprü ligand transfer. )

( Formül: Marcus İLE Taube )


- OUTLET[İng.] değil/yerine/= ÇIKIM


- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ


- OVA GORİLLERİ ile DAĞ GORİLLERİ

( Temizlerdir ve yaşadıklara yere özen gösterirler. İLE Yuvalarını sürekli pisletir ve çoğunlukla kendi dışkı birikintilerinin üzerinde uyurlar. )

( ... İLE Sadece Ruanda, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde[eski Zaire] bulunmaktalardır. )


- OVA ile/ve PAMPA

( ... İLE/VE Orta Arjantin'deki ovalar. )

( ... vs./and Plains in Middle Argentina. )

( PLAIN vs./and PAMPA )


- OVADA ve/ya da YAYLADA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DAĞDA/YOLDA


- OVAL[Fr. < OVALE] ile ELİPS[Fr. < ELIPSE]

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. İLE Tüm noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. | Eksilti. )


- OVAL[Fr. < OVALE]/BEYZÎ[Ar.] değil/yerine/= SÖBE

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. )


- OVALI ile OVALIK


- OVA/YAZI ile/ve YAYLA

( Dağların eteklerinde. İLE/VE Dağların tepelerinde. )


- OVEN :/yerine FIRIN


- OVER- ile SUR- ile DOLİKO- ile PSÖDO- ile -FOBİ

( Aşırı [over dominans: üstün baskınlık] aşırı-, ötesinde. İLE Uzun. İLE Yalancı/sahte .... İLE ... ürküsü. )


- OVER :/yerine ÜZERİNDE, FAZLA


- OVERALL :/yerine GENEL


- OVERDOSE[İng.] değil/yerine/= DOZ AŞIMI


- OVERLOOK :/yerine GÖZ ARDI ETMEK


- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ

( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )


- ÖVGÜ/YERGİ değil/yerine/>< OLGU


- ÖVGÜ ile/ve/||/<>/>< SÖVGÜ, ŞETİM/ŞETM[Ar.]

( İkisi de, bilgisizliğin göstergesi ve bilgisizlik oranıncadır. )

( Övgünün aldatıcı ve yıkıcı etkisinden kaçmanın tek yolu, çalışmaya devam etmektir. )

( Aşırı övenler ile aşırı sövenlerin ortak noktası, her zaman ve zemin için saklayacak bir şeylerinin olmasıdır. Saklayanlar, bir şeyleri korumak için, dikkati, uclara çekerek, çıkar sağlamaya ve/ya da yanıltmaya çabalarlar. )

( Övgüsü tez/hızlı olanın, sövgüsü de tez/hızlı olur. )


- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)


- ÖVGÜYE LÂYIK OLAN ile/ve/<> İLK İLKE


- OVMAK ile OVMAÇ


- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZ/LIK

( ... ile/ve AHTAL )


- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZLIK


- ÖVMEK ile/ve/||/<>/>< GÖMMEK


- ÖVMEK ile ÖVGÜYE DEĞER

( LAUD vs. LAUDABLE )

( تمجيد کردن ile قابل ستايش ile محمود ile مرضيه )

( TAMAJYD KARDAN ile GHABEL SETAYSH ile MAHMUD ile MARZYYEH )


- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR


- ÖVMEK ile TAKDİR ETMEK

( Birini, gıyabında övmek, fitneye neden olur/olabilir. )

( MEDÂR-I İFTİHÂR: Övünme nedeni/vesilesi. )


- ÖVMEK ile/ve/değil/yerine TESBİH ETMEK


- ÖVMEK ile/ve/=/> YERMEK

( SENÂ', MEDH ile ... )


- ÖVMEK ile YÜCELTMEK


- OVÜL, TOHUM TASLAĞI, YUMURTACIK = MÜVEYZENE = OVULE


- OVÜLLER, TOHUM TASLAKLARI = MÜVEYZENÂT = OVULES


- ÖVÜNÇ ile KÜFÜR


- ÖVÜNME ile/ve/değil "KORKUTMA" (ÇABASI/ZANNI)


- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE

( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...

Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...

Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...

İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )


- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN


- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEBİLMEK ile ÖVÜNEDURMAK ile ÖVÜNÇ ile ÖVÜNCE ile ÖVÜNÇ ÇİZELGESİ


- OWE :/yerine BORÇLU OLMAK


- OWN :/yerine SAHİP OLMAK, KENDİ


- OWNER :/yerine SAHİP


- OXFORDIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= OKSFORDİYAN EPOKU

( Günümüzden 163.500.000 ile 157.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OXY ile/||/<> ESTHE-/ESTHESİO- ile/||/<> TACHEO-/TACHO-/TACHY- ile/||/<> BRADY-

( Akut, şiddetle algılanan, keskin şiddetli, çabuk, hızlı. İLE/||/<> Duyma, hissetme, duyulanım, algılayıcı oluşumlarla ilgili. İLE/||/<> Hız, kayma, hızla ilgili, hızlı, çabuk. İLE/||/<> Yavaş, yavaşlama. )


- OXYMORON ile TEZAT


- OY ÇEŞİTLERİ'NDE:
BEYAZ ile YEŞİL ile KIRMIZI

( Kabul. İLE Çekimser. İLE Red. )


- OY ŞEKİLLERİ'NDE:
İŞARİ ile AÇIK ile KAPALI/GİZLİ

( El kaldırarak ya da ayağa kalkarak. İLE Adının yazılı olduğu kağıtla. İLE Adsız ve işaretsiz kağıtla. )


- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"


- OY ile OY HAKKI ile OY KAĞIDI ile OY BİRLİĞİ ile OY SANDIĞI ile OY ÇOKLUĞU ile OY PUSULASI


- OYABİLMEK ile OYA ile OYA AĞACI ile OYA ÇİÇEĞİ


- OYAK SİTESİ ŞEHİT KUR. BNB. HÜSEYİN PARKI :

( Huzur Mahallesindedir. 1.475,23 m²'lik bir alan üzerindedir, 811,03 m² yeşil alanı, 126,70 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- OYALAMAK ile TASARIMLI NAKIŞ YAPMAK ile NAKIŞÇI ile NAKIŞ ile NAKIŞ ile KARMAKARIŞIK ETMEK

( EMBROIDER vs. EMBROIDER WITH DESIGN vs. EMBROIDERER vs. EMBROIDERY vs. EMBROIDING vs. EMBROIL )

( گلدوزي کردن ile نقش انداختن ile گلدوز ile برودري ile گلدوزي ile برودرهدوزي ile دچار کردن )

( GOLDOZY KARDAN ile NAQSH ANDAKHTAN ile GOLDOZ ile برودري ile GOLDOZY ile برودرهدوزي ile DOCHAR KARDAN )


- OYALANMAK ile DÜŞKÜ/HOBİ

( TO DAWDLE vs. HOBBY )


- Öykü DİNLE!!!


- ÖYKÜ ile/değil/||/<> İNSAN

( Kişi, kendi kimliğiyle konuşurken en az kendidir. Ona bir maske verin, size gerçeği anlatacaktır. )


- ÖYKÜ ile KISSA


- ÖYKÜ/HİKÂYE ile ROMAN

( TAHKİYE[< HİKÂYE]: Hikâye etme, anlatma. )

( )

( STORY vs. ARTICLE )


- ÖYKÜ(LEME)DE:
MAUPASSANT BİÇİMİ ile ÇEHOV BİÇİMİ

( Aslolan, olaydır. Okuyucunun, öyküyü çok fazla yorumlamasına, hayal etmesine olanak tanınmaz.[Öyküdeki olay, mantıklı bir akış takip eder.][Kişiler, özenli ve ayrıntılı bir biçimde gösterilir.] İLE Aslolan, olay değildir. Öykü tamamlandığında, herşey bitmiş değildir. [Özellikle aktarımın sonrasında başlar.][Kişiler, her yönüyle tanıtılmadığından ve olaylarda kesinlik bulunmadığından dolayı okuyucu/izleyicinin hayal kurması ve kendine göre yorumlar yapabilmesi beklenilir.] )

( )


- ÖYKÜLEME ile BETİMLEME

( Olaylara daha çok sık yer verilir ve nesnel bir dil kullanılır. İLE Olaylardan çok kişisel düşüncelere, gözlemlere ve izlenimlere dayanır. )

( Yaşanılan olayları, "giriş - gelişme - sonuç" bölümlerine ayırarak anlatmak için başvurulur. İLE Bir karakterin fizikî ya da karakteristik özellikleri anlatılır. )


- ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI "YANLIŞLANDI"("YALANLANDI" DA DEĞİL!) değil ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI DOĞRULANDI
(YA DA ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLDUĞU YANLIŞLANDI/YALANLANDI)

( "ne ..., ne de ..." örneğindeki gibi olumsuzdan sonra tekrar olumsuz olmaz. )


- ÖYLE BÖYLE (DEĞİL)


- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK


- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK


- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL


- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL


- ÖYLE["ÖLE/EYLE" değil!] ile BÖYLE["BÖLE/BEYLE" değil!]

( Oradaki/zihindeki/paylaşılmaz. İLE Buradaki/görünür/görünür varsayma/paylaşılır. )

( Konuşma sırasında araya giren gereksiz/yerli-yersiz "Böyle" eklemelerine dikkat edilmeli, sakınılmalı/kaçınılmalıdır, yer verilmemelidir/kullanılmamalıdır. Kendi zihninizdeki süreci "Böyle" sözcüğünü kullanarak "anlatabildiğiniz düşüncesi"nden vazgeçmek gerekiyor. )

( [LIKE] THAT vs. [LIKE] THIS )


- ÖYLECE ile/ve AYNEN


- Öyleyi Böyle yapmak için DİNLE!!!


- Öyleyi Böyle yapmak için SUS!!!


- CHANGE OF VOLUME[İng.] / CHANGEMENT DE VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUM DEĞİŞİMİ


- OYLUM/HACİM DEĞİŞTİRME ile/ve YER DEĞİŞTİRME


- OYLUM ile/ve/<> EKOYLUM

( ... İLE/VE/<> Camilerde, yarım kubbelerin iki ya da üç yanında, küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemeleri. )


- OYLUM/HACİM[Ar.] ile/ve KAPASİTE

( VOLUME vs./and CAPACITY )


- VOLUME PERCENTAGE[İng.] / POURCENTAGE EN VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUMCA YÜZDE


- OYLUM/HACİM[Ar.] ile KÜTLE[Ar.]

( )


- OYLUMLAMAK ile OYLUM ile OYLUMLU ile OYLUMSUZ/LUK ile OYLUMLUCA ile OYLUM OYLUM


- OYMAK ile/ve OYALAMAK


- OYMAK ile OYMACI/LIK ile OYMALI ile OYMA AKIL ile OYMA BASKI ile OYMALI YAPRAK


- OYMAK ile OYMAK ile OYMAK

( Keskin, sivri uclu bir nesneyle bir şeyi yontarak, kazıyarak ya da delerek çukur oluşturmak. | Kumaş gibi bir şeyi, girintili bir biçimde kesmek. İLE Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında, toplum, ekonomi, din, kan ya da evlilik bağları bulunan, göçebe ya da yerleşik nitelikteki topluluk, aşiret. | İzcilikte, küçük birlik. İLE Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. )


- OYMAK ile TAŞ OYMAK ile OYMACI

( CARVE vs. CARVE STONE vs. CARVER )

( حجاري کردن ile تراش دادن ile کندهکاري کردن ile برجسته کردن ile کنده کاري کردن ile منقوش کردن ile تراشه کردن ile سنگتراشي کردن ile سنگ تراش )

( HOJARY KARDAN ile TARASH DADAN ile KANDEHKARY KARDAN ile BARJASTEH KARDAN ile KANDEH KARY KARDAN ile MONAGHOSH KARDAN ile TARASHEH KARDAN ile SANGTARASHY KARDAN ile SANG TARASH )


- OYMAK ile/ve/<>/değil/yerine YONTMAK


- OYNAGU ile OYNAK/OYNAQ ile OYNAŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Oyun alanı, eğlence yeri. İLE Oynak kadın. İLE Evlilikdışı olarak bir adamla sevişen kadın. )


- OYNAMAK ile OYNANMAK ile OYNATMAK ile OYNAŞMAK ile OYNATILMAK ile OYNATTIRMAK ile OYNANABİLMEK ile OYNATABİLMEK ile OYNATIVERMEK ile OYNAYABİLMEK ile OYNAYIVERMEK ile OYNAK/LIK ile OYNAŞ/LIK ile OYNAKÇA ile OYNAK KEMİĞİ


- OYNAMAZ EKLEM ile/ve AZ OYNAR EKLEM ile/ve OYNAR EKLEM

( SYNARTHROSIS JOINT vs./and SYMPHYSE JOINT vs./and SYNOVIAL JOINT )


- CAVITY, CAVITATION[İng.] / CAVITACION, TROU[Fr.] / GESCHENKOHRAUM, HOHLRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK, DEŞİK


- HOLLOW CATHODE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= OYUK KATOT LAMBASI


- CAVITY RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À CAVITÉ[Fr.] / HOHLRAUMRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK REZONATÖR


- OYUK ile/ve/||/<> HÖYÜK

( HOLLOW vs./and/||/<> MOUND )


- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK


- OYUN HAVASI ile LONGA[Romence]

( ... İLE Türk müziğinde, yörük özellik taşıyan oyun havası. )


- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAKIL ve/||/<> KATIL ve/||/<> ATIL


- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAŞ ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> TUĞLA


- OYUN VE OYUNCAKTA:
TON[RENK] ile/ve/||/<> TINI ile/ve/||/<> TANIŞ


- OYUN ve/<> AYNAZ

( ... VE/<> Köy oyunlarını yöneten kişi. )


- OYUN ile/ve/değil CİLVE


- OYUN ile DÜMEN


- OYUN ile MERMER OYUNU ile AV BEKÇİSİ ile EĞLENCELİ

( GAME vs. GAME OF MARBLE vs. GAMEKEEPER vs. GAMESOME )

( لعب ile جانور شکاري ile تيله بازي ile شکاربان ile زنده روح )

( لعب ile JANOR SHKARY ile TYLAH BAZY ile شکاربان ile ZANDEH RUH )


- OYUN ile/ve/||/<> SANAT


- OYUN ile/ve/||/<> ŞÖLEN