Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 64.976 başlık/FaRk ile birlikte,
64.976 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(261/261)


- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"


- ZORBA/MÜSTEBİT[Ar. < MUSTEBİDD] ile/||/<> ZORBA/MÜTEGALLİBE[Ar. < MUTEĠALLİBE]


- ZORBA[Fars. < ZURBÂZ] ile/ve/||/<> ZALİM[Ar.]

( Gücüne güvenerek buyruğu altında bulunanlara söz hakkı ve davranış olanağı tanımayan "kişi". İLE/VE/||/<> Acımasız ve haksız davranan, zulmeden. )


- ZORBA ve/< ZORDA


- [ne yazık ki]
ZORBALIK ile/ve/değil/<>/> AKRAN ZORBALIĞI


- ZORGU ile ZORGULU


- ZORİL = LCTONYX CAPENSIS[Lat.]


- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ


- ZWANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLAMA


- ZORLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KOŞUL


- ZORLAMAK ile ZORLAMA ile ZORLA

( COERCE vs. COERCION vs. COERCIVELY )

( ناگزير کردن ile اجبار ile اخذ بزور ile عنف ile عنفا )

( NAGZYR KARDAN ile EJBAR ile AKHZ BOZOOR ile ONF ile عنفا )


- ZORLAMAK ile ZORLANMAK ile ZORLAŞMAK ile ZORLAŞTIRMAK ile ZORLAYABİLMEK ile ZORLA


- ZORLAMA/ZECİR ile/değil/yerine/= GÜCEME


- Zorlanarak DİNLE!!!


- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK


- ZORLANMA | GERILIM | STRESS[İng. < STRESS] ile/||/<> STRES ile/||/<> STRES[İng. < STRESS]

( 1 Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle stres faktörü buna karşı oluşan savunma mekanizması 2 Dayanıklılığı azaltan fiziksel ya da mental gerilim gerginlik 3 Canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar )

( STRESS )


- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON


- ZORLAYIŞ/CEBİR[Ar. < CEBR] ile/||/<> ZORLA/CEBREN[Ar. < CEBREN] ile/||/<> ZORLAMAK/CEBRETMEK[Ar. < CEBR + Tr. ETMEK] ile/||/<> ZORLA/METAZORİ[Yun. < ]


- ZORLU ...:
GÜNLERDEN GEÇİYORUZ ile/değil/||/<> DÖNEM YAŞIYORUZ


- ZORLU, ALİ (GİRESUN, 1990) :

( Gümüşhane'den transfer edildi (2017 - 2018) ve takımının 20 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 22 resmi maçında yer aldı. Adanaspor, Samsunspor, Gümüşhanespor ve Sarıyer kulüplerinde futbol oynadı. )


- ZORLU, MERT (İST. 1945 -) :

( Galatasaray İktisadi İlimler yüksek Okulu'ndan mezun olduktan sonra kendi şirketini kurarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ZORLU ile ZORLUK


- ZORLU ile/ve/değil ZORUNLU


- ZORLUK ile/ve SIKINTI


- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK" ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK


- ZORLUKLARI GÖZE ALMAK ile/ve ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK


- ZORU ZORUNA ile/değil/yerine/=/||/<> GÜÇLÜKLE | UCU UCUNA

( güçlükle ucu ucuna )


- ZORUNDA DEĞİL/İM ile/değil/yerine/>< ZORUNLULUĞU YOK/OLMAZ


- ZOR(UN)DA KALMAMIŞ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ÇOCUK KALMIŞ/LIK


- ZORUNLU DOĞRU ile/ve ZORUNLU YANLIŞ


- ZORUNLU KOŞUL(OLMAZSA OLMAZ) = CONDITIO SINE QUA NON


- ZORUNLU NEDEN ile/ve/||/<> YETERLİ NEDEN

( Yetinilenler. İLE/VE/||/<> ... )


- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)


- ZORUNLU SÜREÇ ile/ve/değil ZORUNLULUK İÇEREN SÜREÇ


- ZORUNLU ile BAŞKA TÜRLÜ OLAMAZ OLAN


- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ

( [not] COMPULSORY vs./but VOLUNTARY
VOLUNTARY instead of COMPULSORY )

( ... ile/değil/yerine ZIYUAN )


- ZORUNLULUK | YÜKÜMLÜLÜK/MECBURİYET[Ar. < MECBŪRİYYET] ile/||/<> GEREK | GEÇİŞSİZ/LAZIM[Ar. < LĀZİM] ile/||/<> ZORUNLU | GEREKLİ/ZARURİ[Ar. < ŻARŪRĪ] ile/||/<> SIKINTI | ZORUNLULUK | BASKI | HASTALIK | GÜÇLÜKLE/ZOR[Fars. < ZŪR] ile/||/<> ZORUNLULUK | YÜKÜMLÜLÜK/MECBURLUK ile/||/<> ZORUNLULUK | GEREKLİLİK/ZARURİLİK

( zorunluluk yükümlülük )


- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/||/<> ASGARİ (KOŞUL)


- ZORUNLULUK ile/ve/<>/> KORKU

( COMPULSORY vs./and/<>/> FEAR )


- ZORUNLULUK ile OLMAZSA OLMAZ

( OBLIGATION vs. IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
... ile CONDITIO SINE QUA NON )


- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine SABİT/LİK


- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> ÜMİT

( En güçlü. [Çünkü, her şeye boyun eğdirir.] İLE/VE/||/<> En bilge. [Çünkü, her şeyi öğretir.] İLE/VE/||/<> En yaygın. [Çünkü, hiçbir şeyi olmayan bir kişide bile vardır.] )


- ZORUNLULUK ile/||/<> ZORUN ile/||/<> MECBURİLİK


- ZORUNLU/ZARÛRÎ VERİ/BİLGİ ile/ve/||/<>/> GÖZLEMSEL/NAZARİ VERİ/BİLGİ


- ZÜBAB ile/||/<> SİNEK ile/||/<> KARASİNEK

( Çiftekanatlılar takımına bağlı birçok böcek türünün ortak adı karasinek I Çorap motifi Yenikent Aksaray Niğde II Genellikle çam ağacından yapılan testi Akdağ Gelendost Senirkent Isparta Diptera takımındaki sineklerin genel adı Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür Az sinǝk siŋek Kuğ Koy Kaça sēk sarığ sek sivrisinek kara sēk sinek sēk sēk şǎna Orta Türkçede siŋek olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre şehirlilerce sivrisinek göçebelerce de karasinek olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da siŋek biçimi geçer Orta Türkçede siŋek yanında kömiçe adı da geçer Clauson ED 722 Eski ve yeni diyalektlerde sinekin yerini çıbın sözünün aldığı göze çarpıyor Bu söz Türkçede de çibin cibin olarak geçer Dilimizde cibinlik türevinde kalmıştır Ligeti TörK 130 Denyye göre Grammaire 559 sinek Türkçe siŋ se cacher dans un trou kökünden gelir Ancak Mongolistler sineki Moğolca simağul simuğul moucheron mouche petits insectes ailés sözüyle birleştirmişlerdir Örn Ligeti NyK 49 271 Macarcada sivrisineğe verilen szúnyog adını açıklarken Türkçe sinekin karşılığı olarak Moğolca simağul simuğul biçimlerini vermiştir Daha sonra TörK 19 da Türkçe sineki Moğolca simaγul biçimiyle birleştirmiştir Son olarak Ligeti TörK 104105 Macarca szúnyog biçiminin Türkçe sınuktan sınık geldiğini yazmıştır Ligeti TörK 81 RónaTas Studia Turcica 394 Türkçe siŋek Moğolca simağul birleştirmesini yenilemişse de Doerfer Oriens 2526 296 bu eski birleştirmeye karşı çıkmıştır Buna karşılık Ramstedt KWb 364a Kalmıkça şomūl Moğolca simağul biçimini işaretiyle Türkçe çıbın sözüyle karşılaştırmıştır Brockelmann UJb 8 260 Türkçe sinek siŋek biçiminin sineğin kanatlarıyla çıkardığı siŋ sesinden geldiğini dile getirmiştir Bu görüşe Clauson ED 832b 838b da katılmıştır Buna göre Türkçe sinekin Moğolca simağul sözüyle birleştirilmesi yanlıştır Räsänen LTS 199 Macarca szúnyog biçimini işaretiyle vermişti Daha sonra V 422423 Gombocza uyarak szúnyogun sinekten geldiğini belirtmiştir Macarca szúnyogun kökeni üzerinde uğraşan dil uzmanlarının bu sözün uzun úsunu göz ardı ettikleri göze çarpıyor Egorov ÊS 334 Çuvaşça şǎnanın karşılıkları arasında sinek siŋek yanında çağdaş diyalektlerde kullanılan sona suna sono biçimlerini de saymıştır Hegaarda göre Menges Arm 2 94 singek gek ekiyle kurulmuştur Türkçe eşgek eşek gibi Sinek üzerine daha çok bilgi edinmek için Eren Hazai Arm 5051 TD 1997 2 104105 Blk urguy Pferdebremse ve Krç urgoy Mücke Kabartaycadan alıntıdır Kb arγoj Bremse Pferdebremse Abaz arγuey Mücke )

( FLY )

( MOUCHE )

( FLIEGE )

( MUSCA )

( SINƎK[Az.]~SIŊEK[Tkm.]~SĒK[Hak.]~SĒK[Soy.]~ŞǍNA[Çuv.] )


- ZÜBDE[Ar. < ZUBDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZ


- ZÜBDE ile ...

( BİR ŞEYİN EN SEÇKİN PARÇASI | ÖZ )


- ZÜBEYDE HANIM İLKÖĞRETİM OKULU :

( PTT Evleri mahallesindeki Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu 1980/1981 öğretim ve eğitim yılında hizmet vermeye başladı. 1983'te ortaokul kısmı açıldı. 1991/1992 ders yılında yeni binasında eğitim ve öğretim vermeye başladı. )


- ZÜBÜK ve/||/<> PIRT

( )


- ZÜBÛR[Ar. < ZİBR] ile ZÜBÜR[Ar. < ZEBÛR]

( Mektuplar, kitaplar. İLE Kitaplar, mektuplar. )


- ZUFEKAR[Ar. < ẔU'L-FEḲĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLFİKAR

( Hz Muhammed in Hz Ali ye armağan ettiği ucu ikiye ayrılmış kılıç )


- ZUGABE ile/||/<> VILLOSITÉ INTESTINALE[Fr.] ile/||/<> TÜMÜR

( biyoloji )

( VILLOSITÉ INTESTINALE )


- ZÜĞÜRT TESELLİSİ ile/||/<> ÇEHRE ZÜĞÜRDÜ

( Parasız yoksul olan kimse meteliksiz )


- ZÜĞÜRT ile/||/<> PARASIZ, YOKSUL, METELİKSİZ OLAN (KİMSE)

( parasız yoksul meteliksiz olan kimse )


- ZÜHAL[Ar. < ZUḤAL] ile/değil/yerine/=/||/<> SATÜRN


- ZÜHD ve TAKVÂ ve MÜCÂHEDE


- ZÜHD ile UZLET


- ZUHR[Ar.] ile ZUHR[Ar. çoğ. AZHÂR]

( Gereksinim zamanı için alınan ve saklanılan şey.[en çok maneviyatta kullanılır][A'mâl-i sâliha, kişinin zuhrudur.] İLE Öğle, öğle vakti. )


- ZÜHRE | ÇULPAN ile/||/<> ÇULPAN ile/||/<> VENÜZ

( Venüz astronomi )

( JUPITER | MARS )

( VÉNUS | JUPITER | MARS )

( JUPITER | MARS )

( IUPPITER | MARS )

( VENERE )

( ΑΦΡΟΔΊΤΗ / αφροδίτη )


- ZÜHRE | ÇULPAN ile/||/<> ERENDİZ ile/||/<> SAKIT | VENÜZ

( bk. Venüz. @@ (astronomi) )

( JUPITER | MARS~...~... )

( VÉNUS | JUPITER | MARS~...~... )

( IUPPITER | MARS~...~... )

( JUPITER | MARS~...~... )

( VENERE~...~... )

( ΑΦΡΟΔΊΤΗ / αφροδίτη~...~... )


- ZÜHRE[Ar. < ZUHRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOBAN YILDIZI


- ZÜHRE ile/||/<> EVENING STAR[İng.] ile/||/<> ÉTOILE DU SOIR, ÉTOILE DU BERGER[Fr.] ile/||/<> ABENDSTERN[Alm.] ile/||/<> AKŞAM YILDIZI

( Venüs gezegeninin başka bir adı Çulpan )

( EVENING STAR )

( ÉTOILE DU SOIR, ÉTOILE DU BERGER )

( ABENDSTERN )


- ZUHREVİHASTELIK[Ar. < ZUHREVÎ + Fars. ḪASTE + Tr. -LIK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜHREVİ HASTALIK

( Frengi belsoğukluğu vb cinsel ilişkilerle bulaşan hastalık )


- ZÜHT[Ar. < ZUHD] ile/değil/yerine/=/||/<> TAKVA


- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]

( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )


- ZÜHÛL[Ar. < ZAHL] ile ZÜHÛL[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]

( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )


- ZUHUL[Ar. < ẔUHŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜHUL

( İş çokluğu ya da dalgınlık sebebiyle yanılma geciktirme ihmal etme )


- ZUHUR[< Ar. ZHR] ile ...

( DIŞLAŞMAK~IŞIMAK[< İbr. ZOHAR ile ABCDEF ( Işık] | Görünme, baş gösterme, meydana çıkma. )


- ZUHUR[< Ar. ZHR]:
DIŞLAŞMAK ile/ve/=/<> IŞIMAK[< İbr. ZOHAR:
Işık]

( Işımak. [ZÜHRE: Işıyan yıldız] İLE/VE/=/<> Işık. )


- ZUHUR ile/ve/<> SUDUR


- ZUHUR ile TECELLÎ

( Varlığın sürekliliği. İLE Varlığın geçiciliği. Görünme, belirme. )


- ZUHUR[Ar. < ẒUHŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZUHUR

( nevzuhur Ortaya çıkma görünme belirme baş gösterme meydana çıkma )


- ZÜHUR[Ar. çoğ. EZHÂR] ile ZÜHÛR[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]

( Darlıkta çıkarmak üzere biriktirilip saklanan şey. İLE Çiçekler. İLE Parlaklık, parıldama. )


- ZUHUR ile ZUHURİ ile ZUHURİ KOLU


- ZUKAK[Ar. < ZUḲĀḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> SOKAK

( sokak çocuğu sokak kadını sokak kapısı sokak kızı sokaktaki adam ara sokak arka sokak çıkmaz sokak İl ilçe vb yerleşim bölgelerinde iki yanında evler bulunan caddeye oranla daha dar ya da kısa olabilen yol )


- ZÜKÂM[Ar. < ZUKĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> NEZLE


- ZÜLÂL | ALBÜMİN ile/||/<> ALBÜMİN ile/||/<> ALBÜMİN[Fr. < ALBUMINE]

( albumen yumurta akı Yumurta akı süt kan seromu v b de bulunan ve ısıtılınca pıhtılaşan suda eriyebilen sade bir protein kimya Bitkilerin hayvanların doku ve sıvılarında bulunan bileşimi karbon oksijen azot hidrojen ve kükürt olan ısıtılınca pıhtılaşan suda çözünebilen basit bir protein Hayvan ve bitki kökenli sıvılarda ve dokularda bulunan toplam kan proteinlerinin 60 ını oluşturan plazmanın kolloit ozmotik basıncını düzenlemede görevli suda erime ve sıcaklıkla pıhtılaşma özelliği gösteren karaciğerde üretilen beyaza yakın renkte basit yapılı bir protein )

( ALBUMIN )

( ALBUMINE | ALBUMIN )

( ALBUMEN )

( ALBUMEN )


- ZÜLÂL | YUMURTA AKI ile/||/<> YUMURTA AKI

( biyoloji biyoloji zooloji Yumurtanın kabuğu ve sarısı arasında bulunan dört farklı katmandan oluşan albümince zengin beyaz kısmı )

( EGG WHITE )

( ALBUMINE | BLANC )


- ZULAL[Ar. < ZULĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLAL

( Saf tatlı su )


- ZÜ-L-CENÂH-I MÜCELLED[Ar.] ile ...

( Abalı memeliler. | DERMAPTÈERES[Fr.] )


- ZÜ-L-CENÂH-I SÂBİH[Ar.] = PLEURONECTES[Fr.] = ...

( Yanyüzergiller. )


- ZÜ-L-EFVÂH-I CENBİYYE[Ar.] ile ...

( Köpekbalıkları. )


- ZÜ-L-EHDÂB[Ar.] ile ...

( Kirpikliler. | CILIÉS[Fr.] )


- ZÜLF[Ar.] ile/ve/<> ZÜLFE[Ar.]

( Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı. İLE/VE/<> Küçük saçak, püskül. | Eski sülüs yazısı Elif'lerinin ucundaki çengel. )


- ZULF[Fars. < ZULF] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLÜF

( zülfüyâr Şakaklardan sarkan saç lülesi Sevgilinin saçı zülfüyâr )


- ZÜLFÜYÂR[Fars. < ZULF + YĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜLÜF


- ZÜ-L-HÂFİR[Ar.] ile ...

( Toynaklılar, tek tırnaklılar. | ONGULÉS[Fr.] )


- ZÜLL[Ar.] ile SAGÂR[Ar.]


- ZULM ile/değil ZUHUR


- ZULM[Ar. < ẒULM] ile/değil/yerine/=/||/<> ZULÜM

( zulmetmek Güçlü bir kimsenin yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük haksızlık kıygı kıyın )


- ZULMÂNÎ PERDELER ile NÛRÂNÎ PERDELER('İ)


- ZULMET-İ CEHL-İ İLTİZAM ile/||/<> OBSCURANTISM[İng.] ile/||/<> OBSCURANTISME[Fr.] ile/||/<> BİLMESİNLERCİLİK

( Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle özgür düşüncelere karşı koyanların tutumuna verilen ad )

( OBSCURANTISM )

( OBSCURANTISME )


- ZULMETMEK[Ar. < ẒULM + Tr. ETMEK] ile/değil/yerine/=/||/<> ZULMETMEK

( Güçlü bir kimse yasaya ya da vicdana aykırı olarak kendine ya da başkasına her türlü kötülük haksızlık eziyet ya da işkence etmek )


- ZÜ-L-MİMÂS[Ar.] ile ...

( Sifonlular. )


- ZÜLÜF ile ZÜLÜFLÜ


- ZULÜM/GADİR[Ar.] ile/değil/yerine/= !KIYGI/KIYIN


- ZULÜM/ZÂLİM ile ADÂLETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI

( ADALETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI )


- ZULÜM ile EZİYET


- ZULÜM ile/ve/değil/||/<> İHMALKÂRLIK


- ZULÜM ile KAHR

( Dışarıdan. İLE İçeriden. )


- ZULÜM ile/||/<> KIYIN

( kıyın kıyın )


- ZULÜM[Ar.] ile/değil/yerine/= KIYINÇ


- ZULÜM ve/=/||/<> RÜŞVET


- ZULÜM değil/yerine/>< ŞEFKÂT

( İlimsiz şefkat, zulümdür. )


- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Ar.]

( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )


- ZULÜM ile/değil/yerine ZAHMET


- ZULÜM ile/<>/>< "ZEVK"

( Eziyet, başkaları tarafından kendinize/birine yapılmış/yapılıyor ise. İLE/<>/>< Eziyeti, kendi, kendine yapıyor ise/niz. )


- ZULÜMLER ile ZULÜM

( CRUELTIES vs. CRUELTY )

( مظالم ile سخت دلي ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile بيدادگري ile بي انصافي ile ظلم ile بيداد ile بي عاطفگي )

( مظالم ile SOKHT DELY ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile BEYDADGARY ile BEY ENSAFY ile ZOLAM ile BEYDAD ile BEY ATEFAGY )


- ZUM[İng. < ZOOM] ile/değil/yerine/=/||/<> OPTİK KAYDIRMA


- ZUMRE[Ar. < ZUMRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜMRE

( zümre edebiyatı zümre toplantısı topluluk Tür cins )


- ZÜMRE ile ZÜMRE EDEBİYATI ile ZÜMRE TOPLANTISI


- ZÜMRÜT ile ...

( NEFS-İ KÜLL )


- ZÜMRÜT ile BÎRÛZ[Fars.]

( ... İLE Zümrüte benzer, değersiz yeşil bir taş. Gökzümrüt, yalancı zümrüt. | Kısmetsiz. )


- ZÜMRÜT ile/||/<> YEŞİM

( Yeşil renkte değerli bir beril. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olan bir mineral. )


- ZÜMRÜT ile ZÜMRÜT RENGİ ile ZÜMRÜT YEŞİLİ ile ZÜMRÜT SETİ ile ZÜMRÜT YEŞİLİ

( EMERALD vs. EMERALD COLORED vs. EMERALD GREEN vs. EMERALD SET vs. EMERALDGREEN )

( زمرد ile زمردسبز ile زمردي ile سبززمردي ile زمرد نشان ile سبز زمردي )

( ZAMARD ile ZAMARDASABZ ile زمردي ile سبززمردي ile ZAMARD NESHAN ile SABZ ZAMARDY )


- ZÜMRÜTEVLER TATARİLER CAMİİ :

( Zümrütevler yerleşim bölgesinde bulunan bu cami hayırsever Tatari ailesinin verdiği arsa üzerinde halkın gayretleri ile inşâ edildi. Osmanlı mimarı tarzında yapılan camiin tarihi bir özelliği yoktur. )


- ZÜNEYB-İ ZÜHRE ile/||/<> PÉDICELLE[Fr.] ile/||/<> ÇİÇEK SAPÇIĞI

( botanik )

( PÉDICELLE )


- ZUNÛN ile/ve/||/<> ŞUKÛK ile/ve/||/<> SÜKÛN ile/ve/||/<> SÜKÛT

( Bilgide[malûmâtta]. İLE/VE/||/<> Uygulanan bilgide[marifette]. İLE/VE/||/<> (B)ilimde. İLE/VE/||/<> Bilgelikte[irfânda]. )


- ZÜPPE ile ZÜPPELİK

( DANDY vs. DANDYISM )

( شيک پوش ile خوش تيپ ile خودسازي )

( SHYK PUSH ile KHOSH TYPE ile KHODSAZY )


- ZÜPPE ile ZÜPPELİK ile ZÜPPE

( FOP vs. FOPPERY vs. FOPPY )

( کج کلاه ile کارهاي جلف ile خودساز )

( KAJ KOLAH ile KAREHYAY JALF ile KHODSAZ )


- ZÜPPELİK/SNOBİZM[Fr. < SNOBISME] ile/||/<> ZÜPPE/SNOP[Fr. < SNOB]


- ZÛR[Ar.] ile KEZİB[Ar.] ile BÜHTÂN[Ar.]


- ZÜRAFA ile OKAPİ

( Kütlelerinin dengelenmesi adına zürafaların boynunda, tam göğüs kemiğiyle birleştiği noktada, öteki memelilerden bir tane daha fazla omur bulunur. İLE Zürafa, sırtlan, lama, zebra karışımı özelliklere sahip çok ilginç bir hayvan. )

( Eril zürafaların boynu ve kafatası hayat boyu büyümeye devam eder. İLE ... )

( Bacaklarının farklı uzunlukta olması sayesinde boyunları dengelenir. İLE ... )

( 50 cm.'ye kadar uzayabilen uzun dilleri vardır. İLE ... )

( Eril zürafaların kötü kokmaları temiz ve sağlıklı oldukları anlamına gelir. [İçten gelen bir parazit kovucu gibi işlev görür ve zürafanın derisi üzerinde otlanan mikropları ve mantarımsı organizmaları öldürür. Kan emici keneleri öldürmek üzere kreozotun etkin bileşeni olan bir maddeyi bile salgılar. (Bu koku, insan dışkısına da özgün kokusunu veren azotlu bileşik indoldür.)] [Bu kokularıyla, dişil zürafaların etkilenmesini de sağlarlar.] İLE ... )

( Gebelik süreleri 420-450 gündür. İLE ... )

( Kan basınçları kişininkinden iki kat yüksektir ve kalpleri 20 kat daha ağırdır. )

( OSSICONE: Zürafaların başlarının üzerindeki deri kaplı beş adet boynuzumsu çıkıntı. )

( Zürafa ile

Okapi )

( Zürafa ile

Okapi )

( Zürafalar, yüzemez. İLE ... )

( ZERÂFE, ZERRÂFE[çoğ. ZERÂFÎ] ile ... )

( SURNÂ-PÂ, ŞÜTÜR-GÂV/ÜŞTÜR-GÂV, ZERÂF ile ... )

( GIRAFFA CAMELOPARDALIS cum OKAPIA JOHNSTONI )


- ZURAFÂ[Ar. < ZARÎF] ile ZÜRAFA/ZURNAPA[Ar.]

( Zarifler, nazik, ince duygulu, hoş konuşmayı bilir zeki kişiler. | Seviciler. İLE En uzun boylu hayvan. )

( ... İLE Her gün, gövdelerinin %3.5'i kadar bitki yerler. )

( ... İLE Ses telleri yoktur. )


- ZURBAZ[Fars. < ZŪRBĀZ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZORBA

( Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan kimse kefenci müstebit mütegallibe despot I diktatör )


- ZURNA[Fars. < SURNÂY] ile/||/<> KESKİN SES ÇIKARAN BİR ÇALGI

( keskin ses çıkaran bir çalgı Türkçede surna olarak da geçer Az zurna surnay zurna zurna zurnay surnay surnay sūrnā sūrnāy a trumpet a clarion blown on feastdays sūr nuptials a banquet feast entertainment nā nāy a reed Farsçada zurnā a trumpet a hautbois olarak da geçer Némethe göre ALH 3 192 Türkçeye surna olarak geçmiş daha sonra zurnaya çevrilmiştir Räsänen V 433b 533a Ramstedt SKE 44 Korece čjura a kind of wooden trumpet or horn biçimini Moğolca çura çurana trumpet ve Altayca çurana gibi sözlerle karşılaştırmıştır Bu biçimlerin Farsçaya geçtiğini de işaretiyle eklemiştir Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir zurnà Srp zùrna R ζουρνὰς Rum sùrlă Arn zurnë BER 1 660 Škaljić Turc 657 Skok EtRj 3 665 Şăineanu InflOr 2 331 Andriotis EL 117 Kakuk ÉlOsm 433 )

( SÙRLĂ / sùrlă )

( SŪR-NĀ )


- ZURNA[Fars.] ile/ve ARAKIYE/MEY

( Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan soluklu çalgı. İLE/VE Küçük zurna. Doğu Anadolu'da kullanılır. | Dervişlerin giydiği, tiftikten yapılmış ince külah. )


- ZURNA ile ZURNACI/LIK


- ZURNA'DA:
KABA ZURNA ile/ve ORTA ZURNA ile/ve CURA ZURNA ile/ve ZİL ZURNA


- ZÜRRA/ZURRA[Ar. < ZURRĀʿ] ile/||/<> BAĞBAN/BAGBAN[Fars. < BĀĠBĀN]

( Çiftçiler )


- ZURRA[Ar. < ZURRĀʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜRRA

( Çiftçiler )


- ZÜRRİYET | YAVRU ile/||/<> YAVRU ile/||/<> OĞUL DÖL

( oğul döl Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler çocuk Oğul döl Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler oğul döl )

( OFFSPRING )

( ENFANTS )

( KINDERN )


- ZÜRRİYET[Ar. < ẔURRİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖL | ÇOCUK

( döl çocuk )


- ZÜRRİYET[Ar. < ẔURRİYYET] ile/||/<> DÖL, SOY SOP / ÇOCUK

( döl soy sop çocuk Az zürriyyǝt soy nesil ẕurriyyat tohum soy )

( ẔURRIYYAT )

( ZÜRRIYYƎT[Az.] )


- ZU-SEBAT-İL-ADLA, MÜSEBBA, SEBA-İ ADLA | YEDİGEN ile/||/<> YEDİGEN

( Yedi kıyısı olan çokgen matematik Yedi kenarlı çokgen )

( HEPTAGON | SEPTAGON )

( HEPTAGONE | SEPTAGON )

( SIEBENECK | SEPTAGON )


- ZUYUF[Ar. < ZUYŪF] ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜYUF

( züyuf akçe Ayarı düşük para sikke ya da akçe züyuf akçe )


- ZÜYUF ile ZÜYUF AKÇE


- ZÜYUF ile/||/<> ZÜYUF AKÇE


- ZYGOTE[Fr. < ZYGOTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİGOT

( Erkek ve dişi gametin birleşmesiyle oluşan döllenmiş hücre )


- Α-VALUES[İng.] / Α WERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= Α-DEĞERLERİ