Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 61.788 başlık/FaRk ile birlikte,
61.788 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(225/249)
- TRANSFORMER/SOCIETY[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATEUR/SOCIÉTÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATOR/GESELLSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOCIETAS[Lat.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞ
( Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme. @@ Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. @@ Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. @@ Bir sözü söyledikten sonra ondan dönermiş gibi yaparak karşıtını ya da daha güçlüsünü söylemekle anlatımı güçlendirme:/............................demin / Ferda senin dedim, beni alkışladın; hayır, / Her şey vediadır sana, ey genç! .....(Tevfik Fikret, Ferda) @@ 1. genel uygulayım: Bir şeyin kendi ekseni çevresinde bir tam devinimi. 2. mekanik: Bir tekerleğin tam dönmesi. @@ Dansçının dönmesi. @@ @@ bk. salınım )
- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME
( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )
- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)
- TRANSİSTÖR/TRANSİSTOR[Fr. < TRANSISTOR] ile/||/<> DİYOT/DİODE[Fr. < DIODE]
( Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet )
- TRANSIT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ
- TRANSITION :/yerine GEÇİŞ
- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME
- TRANSKRİPT[İng. < TRANSCRIPT] ile/değil/yerine/=/||/<> NOT DÖKÜM BELGESİ
- TRANSLİTERASYON/TRANSLİTERATİON[Fr. < TRANSLITÉRATION] ile/||/<> TRANSKRİBE/TRANSCRİBE[İng. < TRANSCRIBE] ile/||/<> LATİNİZE/LATİNİZE[İng. < LATINIZE]
( Bir yazılı metindeki seslerin söyleyişteki değerleri dikkate alınmaksızın başka bir alfabeyle harf harf gösterilmesi harf çevirisi )
- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] ile/değil/yerine/= UYARI AKTARICI
- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] ile/değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN
- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] ile/değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN
- TRANSPARAN[Fr. < TRANSPARENT] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞEFFAF (TRANSPARAN ELBİSE, TRANSPARAN GİYSİ, TRANSPARAN KIYAFET)
- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ
- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= AKTARIM
- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI
- TRANSPLANTASYON[Fr. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ORGAN NAKLİ | BİTKİ NAKLİ
( organ nakli bitki nakli )
- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI
- TRANSPLÂNTASYON ile/||/<> DOKU AŞISI
( doku aşısı )
- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]
- TRANSVERSE[İng.] ile/değil/yerine/= ENINE
- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU
- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- TRAS/TRASS[Alm. < TRASS] ile/||/<> TÜF/TUF[Fr. < TUF] ile/||/<> BENTONİT/BENTONİTE[İng. < BENTONITE]
( Volkanik tüf )
- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"
- TRASE/TRACING[İng.] ile/değil/yerine/= YOL, İZ
- TRASH[İng.] ile/||/<> ÇÖP SEPETİ
( TRASH )
- TRASS[Alm. < TRASS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRAS
( Volkanik tüf )
- TRATA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> TRATA
( Torbalı balık ağı )
- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )
- TRAVAY LABOUR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ
- TRAVERTIN[Fr.] ile/||/<> PAMUK TAŞI
( kefekî taşı traverten pamuktaş jeoloji )
( TRAVERTIN )
- TRAVMA:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> İNSAN KAYNAKLI
- TRAWL[İng. < TRAWL] ile/değil/yerine/=/||/<> TROL
( Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı Genel ağ üzerinden sosyal ortamlarda gizli kimliklerle başkalarını avlamak dolandırmak alay etmek yanlış yönlendirmek vb üzere kurulan tuzak trolcü )
- TREADMILL[İng.] ile/değil/yerine/= KOŞU BANDI
- TREAT :/yerine DAVRANMAK, TEDAVİ ETMEK
- TRELLE'Lİ ANTIMUS ile/ve/||/<> MİLET'Lİ İZİDOR
( Ayasofya'nın mimarları. )
- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER
- TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH
- TREND ile ÇIĞIR AÇMAK
( TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH )
- TREND :/yerine EĞİLİM, AKIM
- TREND ile/değil/yerine/= EĞİLİM
- TREND ile EKOL
- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]
( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )
- TREND[İng. < TREND] ile/değil/yerine/=/||/<> TREND
( eğilim )
- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK" ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK
- TRENT/TREND[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİLIM
- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD
- TRİAJ[Fr.] ile/değil/yerine/= İLK TANI/BAKI
- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA
- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN
- TRİAS[Fr. < TRIAS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRİYAS
( İkinci Çağ ın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi )
- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN
- TRIBE :/yerine KABİLE
- -TRIBE ile/||/<> -TRIPSY
( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )
- TRIBO-[İng.] / TRIBO-[Fr.] / TRIBO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBO-
- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA
- TRICK vs./and CALCULATION
- TRİCOT[Fr. < TRICOT] ile/değil/yerine/=/||/<> TRİKO
( Örülerek dokunan bir cins yün kumaş Bu kumaştan yapılan )
- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL
- TRIDECYL AMINE[İng.] / AMINE DE TRIDECYLE[Fr.] / TRIDECYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL AMİN
- -TRIENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİEN
- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN
- ACIDE TRIFLUOROACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİFLORORASETİK ASİT
- TRİGER[İng. < TRIGGER] (KAYIŞI) ile/değil/yerine/= TETİKLEYİCİ (KAYIŞ)
- TRIGON/TRIGONE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN
- TRIGONELLA FOENUM GRAECUM[Lat.] ile/||/<> ÇEMEN OTU
( Tohumları çemen yapımında kullanılan ve Akdeniz çevresinde yetişen 1015 cm boyunda üç parça yapraklı beyaz çiçekli yapısında müsilaj uçucu yağ sabit yağ kaolin lesitin fitosterol çok az kumarin ve alkaloit içeren yumuşatıcı balgam söktürücü çizgili kas kuvvetlendirici iştah açıcı afrodizyak olarak kullanılan baklagiller familyasından bir yıllık otsu bir bitki buy otu )
( TRIGONELLA FOENUM GRAECUM )
- TRIHYDRIC ALCOHOL[İng.] / TRIALCOOL[Fr.] / DRIWETTER ALKALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDRİK ALKOL
- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT
- TRIISOPROPYL BORATE[İng.] / BORATE DE TRIISOPROPYL[Fr.] / TRIISOPROPYL BORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL BORAT
- TRICHLOROETHANE[İng.] / TRICHLOROÉTHANE[Fr.] / TRICHLORÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETAN
- TRICHLORBUTYL ALCOHOL[İng.] / TRICLORBUTYL ALCOOL[Fr.] / TRIKLORBUTYL ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBUTİL ALKOL
- TRICHLOROFLUOROMETHANE[İng.] / TRICHLOROFLUOROMÉTHANE[Fr.] / TRICHLOROFLUOROMETHANE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFLOROMETAN
- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]
( Farklı tasarımlar kapsamında kumaşın üretilmesi için bir teknik. Özel bir dokuma tekniği kapsamında, kazak ve benzeri giyim parçalar için hazırlanan kumaş yapımı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi.[Boğazlı ya da boğazsız, bisiklet yaka, kalın ya da ince gibi çok sayıda değişik tasarımı bulunur.] )
- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile/değil/yerine/= ÖRME
- TRİKOSEFAL[Fr. < TRICHOCÉPHALE] ile/değil/yerine/=/||/<> KIRBAÇ KURDU
- TRİKOSEFAL[Fr. < TRICHOCEPHALE] ile/değil/yerine/= KIRBAÇ KURDU
( Çeşitli türleri insanın ve hayvanın kalın bağırsağında yaşayan, boyu 5 santimetre olan, eni gözle görülmeyecek incelikte bir asalak. )
( TRICHURIS TRICHIURA )
- TRİKOTAJ ile/değil/yerine/= ÖRME İŞLER
- TRİL/THRİLL[İng.] ile/değil/yerine/= ELLE DUYUMSANILAN TİTREŞİM, ELE GELEN TİTREŞİM
- TRILAURYL AMINE[İng.] / TRILAURYLAMINE[Fr.] / TRILAURYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL AMİN
- TRİLOJİ/TRİLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜK
- ACIDE TRICHLOROACETIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKORASETİK ASİT
- ACIDE TRICHLOROPHÉNOXYACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROFENOKSİASETİK ASİT
- ACIDE TRICHLORALCIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROLAKTİK ASİT
- ACIDE TRICHLOROISOCYANURIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROZİSYANÜRİK ASİT
- TRIMETHYLADIPIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLADIPIQUE[Fr.] / TRIMETHYLADIPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ADİPİK ASİT
- TRIMETHYLBORATE[İng.] / BORATE DE TRIMÉTHYLE[Fr.] / BORSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL BORAT
- TRIMETHYLIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLASETİK ASİT
- TRİNKETA[İt. < TRINCHETTO] ile/değil/yerine/= SEREN YELKENİ
( Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken. )
- TRİO/TRİYO[İt.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ
- TRIONE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİON
- TRİPİTAKA ile/||/<> SUTRA ile/||/<> VİNAYA
( Üç sepet. Budist Metinlerin tümü. @@ Temel metinler. Buda'nın kendi gerçek öğretisinin bulunduğu cilt. @@ Budist keşişler tarafından uygulanan disiplin. )
- TRİPLEKS[Fr. < TRIPLEX] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜÇ KATLI (TRİPLEKS EV)
- TRIPOD STAND[İng.] ile/||/<> SACAYAĞI
( Bunzen bekiyle ısıtma işlemlerinin yapılması sırasında ısıtılacak kabın üzerine konduğu metalden yapılmış malzeme üçayak )
( TRIPOD STAND )
- TRİPTİK ile/||/<> GÜMRÜKLERDEN GEÇİŞ KARNESİ
( gümrüklerden geçiş karnesi )
- TRICE, TRIS-[İng.] / TRIS-[Fr.] / TRIS-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİS-
- TRISHA[Sansk.] = TANHA[Palice]
- TRİSHNA[Sansk.](TANHA[Palice]) ile ...
( Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. Theravada Budizmi'nde dört yüce gerçekten biri. )
- TRİYAS[İng. TRIASSIC] ile/||/<> ANİZİYEN ÇAĞI[İng. ANISIAN STAGE]
( Triyas (251.9-201 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman diliminden ilkidir. Yaklaşık olarak 251.902 milyon yıl önce ile 201.3 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 50 milyon yıl sürmüştür ve Permiyen/Triyas Yok Oluşu'ndan sonra terapsit ve arkozor üyelerinin baskın olduğu dönemdir. Triyas, kendi içinde Erken, Orta ve Geç Triyas olmak üzere üç küçük dilimde incelenir. Geç Triyas, bir grup arkozordan dallanan ilkin dinozorların evrimleştiği dönemdir. Memelilerin ilkin ataları ise terapsitlerden köken alacak bir grup olacaktır. @@ Günümüzden 247.2 milyon yıl önce ile 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Orta Triyas Devresi'nde bulunan 2 çağın altta olanıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRİYAT/TRIAD[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ
- TRİYAZİYE ile/||/<> TRIÂSIQUE[Fr.] ile/||/<> TRİYAS[Fr. < TRIAS]
( devri jeoloji )
( TRIÂSIQUE | TRIAS )
- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ
- TRIODENKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP
- TRIODE TUBE[İng.] / TUBE TRIODE[Fr.] / TRIODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAMBA
- TRIODE LASER[İng.] / LASER TRIODE[Fr.] / TRIODENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAZER
- TRIODE CLAMP[İng.] / CLAQUETTE À VERROUILLAGE TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİYOT MANDAL
- TROFİK KADEMESİ ile/||/<> BESİN AĞI
( Trofik kademesi beslenme seviyesiyken İLE besin ağı tüm beslenme ilişkileri ağıdır )
( Formül: Enerji akışı )
- TROİSQUARTS[Fr. < TROIS-QUARTS] ile/değil/yerine/=/||/<> TRUVAKAR
( truvakar kol Kısa manto fakir kol )
- TROKAR/TROCAR[İng.] ile/değil/yerine/= DELEÇ
- TROLEYBÜS HATTINDA:
AKMESCİT ve/<> YALTA
( Dünyanın en uzun troleybüs hattıdır.[Kırım'da.] )
- TROMBOEMBOLİZM/THROMBOEMBOLISM[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI TIKANIMI
- TROMBOJENİK/THROMBOGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI OLUŞTURUR
- TROMBOLITİK/THROMBOLYTIC[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI ERITİR
- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ
- TROMBON/TROMBONE[Fr. < TROMBONE] ile/||/<> TROMPET/TROMPETTE[Fr. < TROMPETTE] ile/||/<> TUBA/TUBA[Fr. < TUBA] ile/||/<> BÜĞLÜ/BUGLE[Fr. < BUGLE]
( Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği nefesli çalgı )
- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU
- TROMBÜS/THROMBUS[İng.] ile/değil/yerine/= PIHTI TOPAĞI
- TROMP[Fr. < TROMPE] ile/değil/yerine/= KÖŞE KUBBESİ
( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi. )
- TROMPE[Fr. < TROMPE] ile/değil/yerine/=/||/<> TROMP
( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi )
- TROOP :/yerine ASKER, BİRLİK
- TROPİCAL GEOMETRY ile/||/<> TORIC GEOMETRY
( Tropical geometry max-plus cebirine dayalı geometriyken İLE toric geometry torus etkili cebirsel çeşitlerdir )
( Formül: Min-plus operations )
- TROPICAL MONTH[İng.] ile/||/<> RÉVOLUTİON TROPİQUE (DE LA LUNE) MOİS TROPİQUE[Fr.] ile/||/<> TROPISCHER MONAT[Alm.] ile/||/<> DÖNENCEL AY
( Ayın ilkbahar noktasından geçen saat dairesinden art arda iki geçişi arasındaki süre 27gün 7sa 43dk 4 7sn )
( TROPICAL MONTH )
( RÉVOLUTION TROPIQUE (DE LA LUNE) MOIS TROPIQUE )
( TROPISCHER MONAT )
- TROPİKA[İt. < TROPICO] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK
( dönence tropikal kuşak )
- TROPİKA[İt. < TROPICO] ile/değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK
- TROPİKAL ile TROPİKAL BİTKİ ile TROPİKAL BÖLGE ile TROPİKAL İKLİM ile TROPİKAL KUŞAK ile TROPİKAL ORMAN
- TRÖST[Fr. < TRUST] ile KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT]
( Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim kuruluna teslim edilmesi ve yönetimin bir kurulu yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği. İLE Yığışım. | Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle. )
- TRÖST ile/||/<> TRÖST[Fr. < TRUST]
( 1 Birtakım tecimevi ya da tüzel kişiliği olan ortaklıkların yapım üretim evi ve yerlerin satağı elde tutmak amacıyla aralarında yaptıkları anlaşma 2 Güvenceye dayanan işleri inalcının bir kişi ya da kuruluş adına yönettiği mallar Azel piyasasında aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek kârlarını artırmak amacıyla hukuki varlıklarını sona erdirip tek bir firma altında birleşmeleri )
( TRUST )
( TRUST )
- TROUBLE vs. SUBJECT/ISSUE
- TROUBLE :/yerine SORUN, PROBLEM
- TRUCK :/yerine KAMYON
- TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs. TRUTH
- TRUE vs. RIGHT
- TRULY :/yerine GERÇEKTEN
- TRUMP ile/değil OBAMA / BUSH / CLINTON
(
İLE/DEĞİL
/
/
)
- TRUNK[İng.] ile/||/<> TELEFON HATTI
( TRUNK )
- TRUNKUS/TRUNCUS[İng.] ile/değil/yerine/= GÖVDE
- TRUST vs. LEAN
- TRUST vs. TRUST IN
- TRUST :/yerine GÜVENMEK, GÜVEN
- TRUST[Fr. < TRUST] ile/değil/yerine/=/||/<> TRÖST
( Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği )
- TRUST vs./and PLAUSIBILITY
- TRUTH :/yerine GERÇEK, HAKİKAT
- TSARINA, TSARITZA[İng.] ile/||/<> TSARINE[Fr.] ile/||/<> ZARIN[Alm.] ile/||/<> ÇARIÇE[Rus.]
( imparatoriçesine verilen san )
( TSARINA, TSARITZA )
( TSARINE )
( ZARIN )
- TSİS/POST-TREATMENT MONİTORING SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= SAĞALTIM SONRASI İZLEM DÜZENİ
- TSUNAMİ[JAPONCA] ile/değil/yerine/=/||/<> DEV DALGA
- TSUNAMI[İng.] ile/||/<> RAZ DE MARÉE[Fr.] ile/||/<> FLUTWELL, TSUNAMI[Alm.] ile/||/<> TSUNAMI[Jap.]
( Denizin yüzünde çok büyük ölçüde karışıklıkların ya da denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı çok uzun deniz dalgası Japon terimi )
( TSUNAMI )
( RAZ DE MARÉE )
( FLUTWELL, TSUNAMI )
- TTE/TRANSTORASİK EKOKARDİYOGRAFİ TRANSTHORACİC ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= GÖĞÜS DUVARINDAN EKOKARDİYOGRAFİ
- MÉMOIRE À TORES MAGNÉTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= TTM (ÇEKİRDEK BELLEK)
- TTS/TEXT TO SPEECH[İng.] ile/değil/yerine/= KONUŞMA METNİ
- Tûbâ[Ar.] ile TÛBÂ[Ar.] ile TUBBA'[Ar. çoğ. TEBÂBİA] ile TUBA[Fr./İng.]
( Güzellik, iyilik, hoşluk. | Rahatlık. İLE Kökleri semâda, dalları zemine uzanmış, Cennet'te, Sidre'de bulunan ve dalları bütün Cennet'i gölgeleyen ilâhî ağaç. İLE Eski çağlarda, Yemen bölgesinde saltanat süren eski Arap hükümdarlarının unvanı. İLE Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan soluklu çalgı. )
- TUBE NOSED SWIMMERS[İng.] ile/||/<> PÉTRELS[Fr.] ile/||/<> HYDROBATIDAE[Lat.] ile/||/<> STURMVÖGEL[Alm.] ile/||/<> FIRTINA KUŞUGİLLER
( Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının fırtına kuşları Procellariiformes takımından gagaları kısa ve burun delikleri boru biçiminde kanatları sivri denizlerde yaşayan ve deniz hayvanlarını yiyen bir familya Fırtına kırlangıcı Hydrobates pelagicus iyi bilinen türüdür )
( TUBE NOSED SWIMMERS )
( PÉTRELS )
( STURMVÖGEL )
( HYDROBATIDAE )
- TUBER[İng.] ile/değil/yerine/= YUMRU KÖK
( Patates gibi bazı bitkilerin özellikle besin depolama amacıyla kullandığı şişkin yer altı gövdesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TUBERCULOSIS[İng.] ile/||/<> VEREM[Ar. < VEREM]
( Tüberküloz )
( TUBERCULOSIS )
- TÜBERKÜLİN ile TÜBERKÜLİN TESTİ
- TÜBERKÜLOZ[Fr. < TUBERCULOSE] ile/değil/yerine/=/||/<> VEREM
- TÜBERKÜLOZ ile/||/<> VEREM | MİKOBAKTERİOZ
( Mikobakterioz. )
( TUBERCULOSIS~TUBERCULOSIS )
( TUBERCULOSE~TUBERCULOSE )
( TUBERCULOSIS~TUBERCULOSIS )
( TUBERKULOSE~TUBERKULOSE )
( TUBERCOLOSI~TUBERCOLOSI )
( ΦΥΜΑΤΊΩΣΗ / φυματίωση~ΦΥΜΑΤΊΩΣΗ / φυματίωση )
- TÜBÜL/TUBULE[İng.] ile/değil/yerine/= BORUCUK
- TÜBÜL ile/değil/yerine/= BORUL
- TUFAN, ENGİN (KARAMURAT, 1966) :
( Tekirdağspor'dan kaleci olarak transfer edildi ve yedi sezon (1992 - 1999) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 121 lig, 6 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 129 resmi ve 75 özel maçla birlikte toplam olarak 204 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 146, kupa maçlarında 12, turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 160, özel maçlarda da 32 olmak üzere toplam olarak 192 gol yedi. Altıntepsi kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- TUFAN ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]
( Şiddetli yağmur. | Çok yoğun ya da şiddetli şey. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )
- TUFAN[Ar. < ṬŪFĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> TUFAN
( kahkaha tufanı Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur Şiddetli yağmur Çok yoğun veya şiddetli şey )
- TÜFEK[Fars. < TUFENG] ile/||/<> ...
( savaş veya avda kullanılan uzun namlulu ateşli silah Az tüfǝng tüpeŋ tübek Orta Türkçede tüwek patlangıç olarak geçer Osmanlıcada tüfeng tüfenk tüfek olarak da kullanılmıştır tüw e k eki Yaygın görüşe göre Farsçadır Ancak Kâşgarlı Mahmuda borçlu olduğumuz veriye göre Çiğiller yaş söğüdün veya taze bir ağacın kabuğunu boru gibi çıkararak içine koydukları fındık büyüklüğündeki küçük bir cisimle kuş vurdukları aygıta tüwek adını vermişlerdir Kökteki tüwün yansımalı onomatopéique bir biçim olduğu ve tükürme sesi üfleme sesi anlamına geldiği anlaşılıyor Farsça tufak a tube for shooting clay balls through by the force of the breath a musket sözü Türkçeden geçmiştir Farsçada tufaki dahan olarak da geçer Ancak ateşli silah olarak kullanılmasından sonra Türkçede tüfeng biçiminde geçmesi ateşli silah türünün adının Farsça kökene bağlanmasına yol açmıştır Farsçada tufangçi a musketeer a rifleman biçimindeki çi eki de Türkçedir )
( TÜFƎNG[Az.]~TÜPEŊ[Tkm.]~TÜBEK[Kmk.] )
- TÜFEK ile ALAYBOZAN
( ... İLE Bir tür fitilli tüfek. )
- TÜFEK ile KARABİNA
( ... İLE Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek. )
- TÜFEK ile MARTİN[< Martini]
( ... İLE Tek kurşun atan, bir çeşit tüfek. )
- TÜFEK ile MAVZER[< MAUSER'in adından]
( ... İLE Atış hızı, dakikada, ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek. )
- TÜFEK ile/ve/||/<>/> MİKROP ile/ve/||/<>/> ÇELİK
( "Tüfek, Mikrop ve Çelik"(Jared Diamond) kitabını okumanızı salık veririz. )
- TÜFEKÇİ, ŞEMSİ (SARIYER, 1942) :
( Sarıyerli. Rize kökenli bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Sarıyer'de doğdu. Sarıyer Pertevniyal İlkokulu ve Sarıyer ortaokulunda okudu. Zincirlikuyu Yapı Sanat Enstitüsünden mezun oldu. Sarıyer Halk Eğitim Merkezinde bir süre tiyatro çalışmalarında bulundu ve bu işini bir süre askerliğini takiben devam ettirdikten sonra iş hayatına atıldı. Kendilerine ait Uluslar arası Nakliye Şirketinin Yönetim Kurulu üyeliğini ve sonraları da yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Emekliliğini takiben ilk kitabı olan "Şaziye"'yi (2014) yazdı. )
- TÜFEK/TOP ile ŞİŞHANE[Fars. ŞEŞ+HANE]
( ... İLE Namlusu altı yivli tüfek ya da top. )
- TUFENG[Fars. < TUFENG] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜFEK
( tüfekhane eski tüfek kaval tüfek makineli tüfek pompalı tüfek top tüfek ağız tüfeği Savaş veya avda kullanılan uzun namlulu ateşli silah delikli demir )
- TUFEYLİYET | ASALAKLIK >< ÖZGÜR
( Asalak yaşama durumu; ektilik, yelmeşiklik. @@ (botanik, zooloji, biyoloji) @@ (Yun. para: yanında; sitos: besin) 1. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması; herhangi bir konak üzerinde yaşama. 2.Organik bileşik yapma yeteneğini kaybetmiş bazı bitkilerin besin ihtiyaçlarını emeçleri ile üzerinde yaşadıkları konak bitkiden sağlaması. Parazitlik. @@ Bir ortak yaşama tipi olup, bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması, herhangi bir konak üzerinde asalak yaşama durumu, parazitlik, parazitizm. @@ Parazitizm.@@bk. asalaklık. )
( PARASITISM | FREE~FREE )
( PARASITISME | LIBRE~LIBRE )
( PARASITISMUS | LIBER~LIBER )
( SCHMAROTZERTUM | SCHMAROTZERTUM, PARASITISMUS | FREI~FREI )
( PARASSITISMO~LIBERO )
( ΠΑΡΑΣΙΤΙΣΜΌΣ / παρασιτισμός~ΕΛΕΎΘΕΡΟΣ / ελεύθερος )
- TUFFAH-I ÂDEM ile/||/<> POMME D'ADAM[Fr.] ile/||/<> ÂDEMELMASI
( biyoloji )
( POMME D'ADAM )
- TUFTED DUCK[İng.] ile/||/<> CANARD MORILLON[Fr.] ile/||/<> AYTHYA FULIGULA[Lat.] ile/||/<> REIHERENTE[Alm.] ile/||/<> TEPELİ PATKA
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta erkeklerde baş ve boyun mor parıltılı siyah renkte olan Türkiyenin her tarafında kışlayan kuluçka zamanı durgun ve ağır akan sularda göç zamanı donmayan bütün tatlı sularda görülen göçmen bir tür Patka )
( TUFTED DUCK )
( CANARD MORILLON )
( REIHERENTE )
( AYTHYA FULIGULA )
- TUFÛ[Ar.] ile TUFÛ'[Ar.] ile TUFÛH'[Ar.]
( "Tüh!" anlamında kullanılır. İLE Ateşin sönmesi. İLE Kabın, ağzına kadar dolması. )
- TUFÛL[Ar.] ile TUFÛL[Ar. < TIFL çoğ. ETFÂL]
( Güneşin, Batı'ya yaklaşması. İLE Çocuklar. )
- TUGAY ile/||/<> ...
( Osmanlı ordusunda iki alaydan oluşan asker birliği )
- TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA ŞEKLİNDE
( BRICK-PAVE vs. BRICK-SHAPED )
( آجرفرش کردن ile خشتي )
( AJORFARSH KARDAN ile KHSHTY )
- TUĞLA[Yun.] ile TUĞRA
( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. | Tura. )
- TUĞLA ile ASMOLEN
( ... İLE Pişmiş toprak, cüruf ve beton karışımından yapılan, kiriş, putrel ya da nervürler arasına konulan delikli tuğla. )
( HIŞT ile ... )
- TUĞLA ile BRİKET
( ÂCER, ÂCİR, ÂCÜRR ile ... )
( BRICK vs. BRIQUETTE )
- TUĞLA ile/ve HATIL
( ... İLE/VE Surlarda kullanılmış olan tuğla. | Duvarı berkitmek/sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk. )
- TUĞLA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> TUĞLA
( tuğla harmanı tuğla oyunu ateş tuğlası Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi )
- TUĞLA ile TUĞLA TABAKASI ile TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA YAPIMCISI ile TUĞLA İŞİ ile TUĞLA BAHÇESİ
( BRICK vs. BRICK LAYER vs. BRICK LAYING vs. BRICK MAKER vs. BRICKWORK vs. BRICKYARD )
( آجر ile خشت ile آجري ile خشت مال ile آجر پز ile آجرپز ile آجرکاري ile سفت کاري ile کوره پزخانه ile آجرپزخانه )
( AJER ile KHSHT ile AJERY ile KHSHT MAL ile AJER PEZ ile آجرپز ile AJORKARY ile SOFT KARY ile KOREH PAZKHANEH ile AJORPAZKHANEH )
- TUĞLA ile TUĞLACI/LIK ile TUĞLA OYUNU ile TUĞLA HARMANI
- TUĞLA[Yun.] ile TULÂ[Ar. < ATVEL]
( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi. İLE Çok uzun. )
- TUĞLA ile/ve/değil/||/<>/< VUSU(V)AR/VÜSVAR[Fr. VOUSSOIR]
( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı nesnesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kemer, tonoz ya da kubbe oluşturan kama biçimli [üstü dar, altı geniş biçimde yontulmuş] taş ya da tuğla. )
- TUĞLADA:
KİREMİT ile/ve/||/<> KIRMA ile/ve/||/<> YÜKSEK ISILI ile/ve/||/<> MERMER ile/ve/||/<> GAZBETON ile/ve/||/<> BİMS
( Toprak ve kil karışımından yapılır. Kiremit biçiminde olur. [Genellikle yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması gibi dış cephe kaplamalarında kullanılır.]
İLE/VE/||/<>
Düzensiz biçimlerde kesilmiş parçalı tuğla çeşididir. Bu tuğla tasarımı, yapılarda, hava koşullarına dayanıklılık ve ısı yalıtımı sağlar. [Genellikle yapılarda sütun, kemer ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin örtülmesinde, bazı yapıların da çatı ve cephelerinde dekoratif amaçlarla kullanılabilir.]
İLE/VE/||/<>
Kil ve toprak karışımından yapılır. [Yüksek sıcaklıklarda pişirilerek üretilir.] [Çok yüksek ısıya dayanıklı olduğundan, endüstriyel fırınlar, termik santraller, metalurji tesisleri, endüstriyel tesisler gibi yerlerde kullanılır.]
İLE/VE/||/<>
Yüksek dayanıklılığa sahip, ağır ve pahalı bir tuğla türüdür. [Genellikle yapılarda dekoratif amaçlar için kullanılır. Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için de kullanılabilir.]
İLE/VE/||/<>
Beton ve kireçten yapılır ve gazla kurutularak üretilir. [Bu duvar çeşidi, yüksek ısı ve nem direnci ile düşük ağırlıkta olur.] [Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için kullanılır.]
Beton, çimento, su, kum ve çeşitli agregaların karışımdan oluşan bir tuğla çeşididir. Gazbeton üretiminde, beton karışımının yapılmasından sonra, bu karışımın yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ve gazla kurutulması işlemleri gerçekleştirilir. Bu işlemler sonucu, gazbeton malzemesi elde edilir.
[Gazbeton, yapılarda çeşitli amaçlar için kullanılabilir.
- Cephe kaplamasında hafif olması nedeniyle ciddi bir maliyet tasarrufu sağlar.
- Duvar örgüsünde yüksek ısı ve nem direnci nedeniyle yeğlenir.
- Yapı temelinde hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.
- İç duvar kaplamasında, iyi ısı ve ses yalıtımı sağladığından dolayı yeğlenir.
- Tavan kaplamasında, hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.
Öteki tuğla çeşitlerine oranla daha hafif olması nedeniyle yapıdaki yükü azaltarak taşıyıcı düzenekleri hafifletir. Fakat ne kadar hafif olsa da gazbetonun maliyeti öteki tuğla çeşitlerine göre daha pahalıdır.]
İLE/VE/||/<>
Betonarme yapıların duvarlarını, çatılarını ve çelik çubuklarını kaplamak için kullanılan ince taneli, toz durumunda bir malzemedir. Bu kaplama, yapının dayanaklılığını artırır ve çelik çubukların korozyona uğramasını önler. [Genellikle kireç, su ve kum gibi malzemelerden üretilir.]
[Betonarme yapılarda koruyucu görevi gören bims, genellikle şu amaçlar için kullanılır...
- Betonarme yapıların çelik çubuklarını kapladığından yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılır.
- Çelik çubukları korozyona karşı korur ve bu sayede yapının ömrünü uzatır.
- Duvar ve çatılarda kaplama yapılarak, yapıya estetik bir görünüm kazandırılır ve yapının hava koşullarına dayanıklılığını da artırır.
- Betonarme yapıların bims kolonları, kemerleri ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin kaplamasında da kullanılabilir.]
Gazbeton tuğla ile bims arasındaki FaRkLaR nelerdir?
Gazbeton, avantajlarına bakıldığında,
daha hafif olması nedeniyle uygulanabilirlik açısından daha uygulayımsaldır ve iş süresini kısaltır. Isı ve ses yalıtımı daha fazla olduğundan, yüksek sesli alanlarda rahatlıkla kullanıma uygundur.
İLE
Bims, sağlam yapısı, yangına dayanıklı olması açısından yeğlenen bir malzemedir.
Dezavantajlarına bakıldığında,
boşluklu yapısından dolayı nem geçirme oranı yüksek olduğundan, sonradan oluşan sıva çatlakları ve sıvanın uygulanış zorlukları gibi olumsuzlukları vardır. Aynı zamanda, performansına nazaran maliyeti de oldukça yüksektir.
İLE
Bims, kaplama görevi gördüğünden, uygulama açısından daha zahmetlidir. )
- TUĞRA ÇEKMEK ile/||/<> YAZILI PADİŞAH BUYRUKLARINA TUĞRA KOYMAK
( Yazılı padişah buyruklarına tuğra koymak )
- TUĞRA ile/ve TERS TUĞRA
( ... İLE/VE Ayasofya, İmâret Kapısı'nda! )
( ... İLE/VE Ayasofya İmâreti'nin müze olarak açılması için çalışılıyor. [Desteğinizi ve baskılarınıza açıktır!] )
- TUĞRA ile TUĞRALI
- TUĞRAKEŞ[Tr. < TUĞRA + Fars. -KEŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> NİŞANCI
- TUĞYÂN[Ar.] ile 'UTUVV[Ar.]
- TUHAF OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÜZÜCÜ OLAN
- TUHAF[Ar. < TUḤAF] ile/değil/yerine/=/||/<> ACAYİP | GÜLÜNÇ
( acayip Şaşılacak garip şey gülünç Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz )
- TUHAF["TUAF" değil!] ile GARİP ile ACAYİP
- TUHAF ile TUHAF
( Acayip. | Şaşılacak, garip. | Güldürücü. | Gülünç. | Anlaşılmaz. | Şaşılan bir şey karşısında söylenilen söz. İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )
- TUHM[Fars. < TUḪM] ile/değil/yerine/=/||/<> TOHUM
( tohum zarı atalık tohum buğdaysı tohum ardıç tohumu keten tohumu nifak tohumu Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane ekecek Soy sop döl nesil sülale Ortaya bir sonuç çıkaran bir sonucun oluşmasına sebep olan şey spermatozoit )
- TUKAN ile UZUN GAGALI TUKAN
- TÜKEL ile/||/<> TÜKELE
( Kâmil. İLE/||/<> Kâmile. )
- DEPLETION REGION[İng.] / RÉGION D'ÉPUISEMENT[Fr.] / ERSCHÖPFUNGSBEREICH, ERSCHÖPFUNGSREGION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKENME/TÜKETİM BÖLGESİ
- TÜKENME ile TÜKENMEZ/LİK ile TÜKENMEZ KALEM
- TÜKENMEZ ile/değil/yerine/=/||/<> SONSUZ | TÜKENMEZ KALEM
( tükenmez kalem Tükenmeyen bitmeyen sonsuz tükenmez kalem Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm elma armut karışımı bir içecek türü Bir tür peynirli çorba )
- DEPLETION LAYER RECTIFICATION[İng.] / REDRESSEMENT PAR COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI DOĞRULTMA
- DEPLETION LAYER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI TRANSİSTÖR
- TÜKETİM ile İSRAF
( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )
- TÜKETMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")İÇİNİ BOŞALTMAK(")
- TÜKETMEK ile YOK ETMEK
- TÜKETMEK ile YOK ETMEK
- TÛL | BOYLAM ile/||/<> ENLEM
( Bir küre üzerindeki herhangi bir noktadan geçen öğlenin başlangıç öğleninden açısal uzaklığı. Seçilen temel düzleme göre ad alır: Coğrafya boylamı, tutulma boylamı, gökada boylamı (bk. şekil B. 44) @@ Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri. @@ Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin, başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı. @@ (astronomi, coğrafya) @@ @@ ( ) )
( LONGITUDE | MERIDIAN | LONGTITUDIONAL CURVE | LATITUDE~LATITUDE | TRANSVERSAL CURVE )
( LONGITUDE | MÉRIDIEN | COURBE LONGITUDINALE | LATITUDE~LATITUDE | COURBE TRANSVERSAL )
( LONGITUDO~... )
( LÄNGE | GEOGRAPHISCHE LÄNGE | MERIDIAN | LONGITUDINALE KURVE | BREITE~BREITE | GEOGRAPHISCHE BREITE | TRANSVERSALKURVE )
( LONGITUDINE~LATITUDINE )
( ΓΕΩΓΡΑΦΙΚΌ ΜΉΚΟΣ / γεωγραφικό μήκος~ΓΕΩΓΡΑΦΙΚΌ ΠΛΆΤΟΣ / γεωγραφικό πλάτος )
- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZEK
( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı süsgü Süt sağma sırasında süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar Kemalpaşa İzmir süsgü Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta )
( NET, TULLE | 1. FILTER, COLOUR FILTER, OPTICAL FILTER, COLOURED FILTER, 2. ELECTRICAL FILTER, SOUND FILTER )
( TULLE, TRAME, MOUSSELINE | 1. FILTRE, ÉCRAN, 2. FILTRE DE SON )
( NETZSTOFF, TÜLL, SOFTSCHEIBE | 1. FILTER, FARBFILTER, 2. KLANGFILTER )
( FILTRUM, FELTRUM )
( FILTRO )
( ΦΊΛΤΡΟ / φίλτρο )
- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZGEÇ
( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. @@ [süsgü] Süt sağma sırasında, süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar. (*Kemalpaşa -İzmir) [süsgü] : (Yukarıdinek *Şarkikaraağaç -Isparta) )
( NET, TULLE | 1. FILTER, COLOUR FILTER, OPTICAL FILTER, COLOURED FILTER, 2. ELECTRICAL FILTER, SOUND FILTER~1. FILTER, COLOUR (ABD: COLOR) FILTER, OPTICAL FILTER, COLOURED (ABD: COLORED) FILTER, 2. ELECTRICAL FILTER, SOUND FILTER | FILTER | FITTER )
( TULLE, TRAME, MOUSSELINE | 1. FILTRE, ÉCRAN, 2. FILTRE DE SON~1. FILTRE (COULEUR, COLORÉ), ÉCRAN (COULEUR), 2. FILTRE DE SON | FILTRE | FILTER )
( FILTRUM, FELTRUM~FILTRUM, FELTRUM )
( NETZSTOFF, TÜLL, SOFTSCHEIBE | 1. FILTER, FARBFILTER, 2. KLANGFILTER~1. FILTER, FARBFILTER, 2. KLANGFILTER | FILTER | FILTER, SEIHER )
( FILTRO~FILTRO )
( ΦΊΛΤΡΟ / φίλτρο~ΦΊΛΤΡΟ / φίλτρο )
- TÛL ile/||/<> TÛLEN
( Uzunluk. İLE/||/<> Uzunluğu. )
- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] ile/değil/yerine/= YAZMA
( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )
- TÜLEK = TÜY DÖKÜMÜ
- TUL-İ MEVÇ, MEVCE TULÜ, MEVCE BOYU, DALGA BOYU ile/||/<> WAVELENGTH[İng.] ile/||/<> LONGUEUR D'ONDE[Fr.] ile/||/<> WELLENLÄNGE[Alm.] ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU
( Sinema TV 1 Bir dalganın eşit evreli noktaları arasındaki uzunluk Dalga uzunluğu dalga deviniminin hızının yinelenimine bölünmesiyle bulunur Buna göre dalga uzunluğu yinelenimle ters orantılıdır Dalga uzunluğu arttıkça yinelenim azalır yinelenim yükseldikçe dalga uzunluğu azalır TV 2 Bir elektromıknatıs dalganın birbirini izleyen iki uç noktasının metreyle belirtilen uzunluğu 3 Bir verici dalgalığın ürettiği birbirini izleyen iki elektromıknatıs dalga arasındaki uzunluk )
( WAVELENGTH )
( LONGUEUR D'ONDE )
( WELLENLÄNGE )
- TUL-İ MEVC | TUL-Ü NEVÇ | DALGA BOYU ile/||/<> DALGA BOYU
( Devirsel bir dalganın yayılma doğrultusunda salınımı aynı evrede olan ve birbirini izleyen iki noktası arasındaki uzaklık Dalganın ardışık iki eş evreli noktası arasında kaynaktan çapsal olarak ölçülen uzaklık Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık Dalganın ardı ardına iki eş evreli noktası arasındaki uzaklık Bir dalganın eşit evreli ardışık noktaları arasındaki uzaklık fizik )
( WAVELENGTH | WAVE LENGH )
( LONGUEUR D'ONDE | LONGUEUR D'OND "DE LA VAGUE"' )
( WELLENLÄNGE )
- TULLE DEMUHÛ[Ar.] ile UHDİRE DEMUHÛ[Ar.]
- TULLE[Fr. < TULLE] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜL
( tül perde Çok ince gözenekli pamuk ipek veya sentetik dokuma Bu dokumadan yapılmış )
- TULLE[Fr. < TULLE] ile/||/<> TÜL ile/||/<> TÜL[Fr. < TULLE]
( Çoğu kez düşçül oyunlarda sahnedeki görüntüye uçuculuk gerçek dışı düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde Tiyatro dekorunda kullanılan ince gözenekli pamuk ya da ipek dokuma )
( NET | NET, THEATRICAL NET, TULLE, PRESS POINT )
( TULLE )
( NETZSTOFF | TÜLL, NETZSTOFF )
- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM
- TULÜ | DOĞMA ile/||/<> DOĞMAK
( Güneş Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması Doğma eylemi )
( RISING | RISE )
( LEVER | SE LEVER )
( AUFGANG | AUFGEHEN )
- TULÛ'[Ar.] ile BUZÛĞ[Ar.] ile ŞURÛK[Ar.]
- TULUK ile/||/<> TULUK
( Su taşıma aracı Yukarıbozkaya Kadirli Adana II tulum I 1 Yağ yapmak amacıyla içine yoğurt saklanan patiska torba Yayla inönü Eskişehir 2 Yayık Yeşilköy Gelendost Isparta tulum I Zeyve Söğüt Bilecik )
- TULUK ile TULUK ile TULUK ile TULUK
( Tulum. İLE Tombul, şişman. İLE Hayvanın sidiktorbası. İLE Yanak. | Şakak. )
- TULUM ile/||/<> TULUK
( I tuluk II 2 II Uzun giysi Küplüce Gümüşhacıköy Amasya tarım Su taşıma aracı Yukarıbozkaya Kadirli Adana II tulum I 1 Yağ yapmak amacıyla içine yoğurt saklanan patiska torba Yayla inönü Eskişehir 2 Yayık Yeşilköy Gelendost Isparta tulum I Zeyve Söğüt Bilecik )
( OUTRE )
- TULUM ile TULUMCU/LUK ile TULUMLULAR
- TULUM'DA:
TULUM ZURNA ile/ve TRAKYA TULUM(BORULU TULUM [Kırklareli])
- TÜLÜN, YUSUF (TEKİRDAĞ/ÇERKEZKÖY, 1953) :
( İstanbul Yeni Levent lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Siyasete Refah Partisi saflarında başladı. Üç dönem Refah Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı, Refah Partisi İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1991 Kısmı Ara Seçimde Bağcılar ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Meclis Üyeliğine seçildi. Aynı zamanda Bağcılar Belediye Başkan yardımcılığı yaptı. 27 Mart 1994 Yerel Seçimlerinde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Belediye Başkanlığı görevi bittikten sonra bir süre İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Saraylar ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde görev yaptıktan sonra 2004'te ikinci kez Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi (2004 - 2009). Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1998/1999) Kulüp başkanı olarak görev yaptı. )
- TULUP ile/||/<> ...
( Davar kırkma aracı Akbaş Güdül Ankara Yerel ağızlarda dulup biçimi de kullanılır Eski kaynaklarda da tulup dulup yumak kelep çile olarak geçer R τουλούπα Knӓuel Wollballen auf dem Spinnrocken Rumcadan veya Türkçeden Bulgarcaya da tulùp olarak geçmiştir Türkçede eğrilmek için temizlenmiş taranmış yumak biçimindeki yüne sümek sömek adı da verilir sümek )
( ΤΟΥΛΟΎΠΑ / τουλούπα )
- TULYA KURTULAN ATLI SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ :
( Gümüşdere Köyünde bulunan bu dernek faaliyetleri arasında atıcılık ve binicilik eğitimi verilmektedir. )
- TULYA KURTULAN BİNİCİLİK AKADEMİSİ (THE PONY CLUP) :
( Gümüşdere Köyü sınırları içindeki bu kuruluş üyelerine binicilik eğitimi vermektedir. )
- TÜM NESNE/ŞEY VE/YA DA KAVRAMLARIN/DEĞERLERİN ADI ile/ve/> İNSAN/KİŞİ ADI/ADLARI
( ALL MATTER AND/OR CONCEPTS/VALUES NAME vs./and/> HUMAN NAME/S )
- TÜM ÜLKELER ile/ve/değil AFRİKA
( 6400 km. İLE/VE/DEĞİL 7200 km. )
(
)
(
)
- TU'M ile TU'ME[çoğ. TUAM] ile TUHME
( Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. İLE Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. | Lokma. İLE Mide dolgunluğu, hazımsızlık.[İMTİLÂ-İ MİDE] )
- TUMAN ile/||/<> ...
( 1 Don Yayla İnönü Eskişehir Eşmeyazı Kırçiçeği Susuz Kars Saçıkaralı ve Sarıkeçili boyları Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana 2 Şalvar Yayla inönü Eskişehir Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana Az tuman don tunbān short breeches drawers wrestlers leathern breeches Farsçada tubbān short sailors breeches olarak da geçer Kürtçede tȗman don olarak kullanılır Arapça tubbān Farsçadan alınmıştır Dozy Noms 9394 Tietzeye göre ZBalk 18 194 257 kökeni meçhuldür Ligeti MNy 31 284 Türkçe duman don biçimini man ekiyle yapılmış bir türev olarak vermiş işaretiyle Türkçe duvaç ein weites Oberkleid die Decke biçimiyle birleştirmiştir )
( TUNBĀN )
( TUMAN[Az.] )
- TUMAR[Ar. < ṬŪMĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> TOMAR
( tomar tomar bir tomar Dürülerek boru biçimi verilmiş deriler veya kâğıtlar Topun içini silmekte kullanılan ucu fırçalı çubuk )
- TUMBA[İt. < TOMBO] ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA
( Altüst etme, altüst olma. | Çocuk dilinde, yatağa atlama. İLE Toprak atmaya yarayan araba, el arabası. İLE Pancar. İLE Kabarık yatak vb. şeyler. İLE Dağ üstlerindeki tepecikler. )
- TÜMCE AYRIŞTIRMA ile ...
( SENTENCE PARSING )
- TÜMCE ile/ve İBÂRE
( ... İLE/VE Birkaç tümceden oluşan söz. )
- TÜMCE ile İÇTÜMCE
( ... İLE Bir tümce içinde, tümleç gibi kullanılan iç tümce.[Örnek: Bakan, "Aylıklar, yılbaşından önce verilecektir." dedi.] )
- TÜMCE ile KESİK TÜMCE
( CÜMLE ile HAFZ Ü TAKDİR )
- TÜMCE ile ÖNERME(KAZİYYE)
( Doğru ya da yanlış yansıtan tümceye "kaziyye"(Önerme/Hükm/Kada) denir.
Kaziyye, felsefecilere göre 3, mantıkçılara göre 4 unsurdan meydana gelir.
Fârâbî'ye göre iki çeşit kaziyye vardır;
* Yüklemli önerme(el kazıyyetü'l-hamliyye) [-Konu(mevzû), -Yüklem(mahmûl)]
* Şartlı önerme(el-kazıyyetü'ş-şartıyye) (iki yüklemli önermenin bir "şart edatı" ile bağlanması )
- TÜMCE ile TÜMCE BİLGİSİ
- TÜMCE ile TÜMCECİK
( SENTENCE vs. CLAUSE )
- TÜMCE ile YALIN TÜMCE
- TÜMCE ile/ve/||/<> YAN TÜMCE
( ... İLE/VE/||/<> Çekimli bir eylemden sonra kullanılan, ki bağlacı, dilek kipi ya da koşul birleşik eylemiyle kurularak, temel tümceye bağlanan tümce. )
(1996'dan beri)