Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(73/189)


- HAMAM/LIK ile HAMAMCI/LIK ile HAMAM OTU ile HAMAM TASI ile HAMAM ANASI ile HAMAM BÖCEĞİ ile HAMAM KESESİ ile HAMAM TAKIMI ile HAMAM BOHÇASI ile HAMAM BÖCEĞİGİLLER


- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )


- HAMD:
HAMÎD ile/ve/||/<>/> AHMED ile/ve/||/<>/> MUHAMMED

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. İLE/VE/||/<>/> Kur'ân-ı Kerîm. )


- HAMD[Ar.] ile İHMÂD[Ar.]


- HAMD ile/ve/<> ŞÜKÜR/ŞÜKR

( Allah'a. İLE/VE/<> Nimete. )

( Bil(e)mediğin tüm (olası) nimetler/olanaklar için. İLE/VE/<> Bildiğin/gördüğün nimetler/olanaklar için. )

( Kendi varoluşunun değerini bilmek/bilen. İLE/VE/<> Varolanların değerini bilmek. )

( Yüceltme. İLE/VE/<> ... )

( Allah'ı, cemâl ve celâl sıfatlarına uyar biçimde övmek. | İyi ki varım. )


- HAMD/MEDED ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ile/ve HİMMET

( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... )

( Gövdemin her zerresi gelse de dile şükrünün binde birini yapamaz bile )

( PRAISE/HELP/SUPPORT vs./and GRATITUDE vs./and EULOGY vs./and SPIRITUAL SUPPORT )


- HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR


- HAMDİ ÇAVUŞ ÇEŞMESİ :

( Kireçburnu ile Çayırbaşı arasında bir kayanın dibinde bulunduğu (H.1315, M.1897) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme yol genişletilirken ortadan kaldırılmıştır. )


- HAMDİ PAŞA ÇİFTLİĞİ/KORUSU :

( Maden mahallesinin doğusunda, Taşocakları mevkiinin bitişiği ve üst kısmındadır. Çam ağaçları ile kaplı büyük bir alandır. )


- HAMDİ PAŞA ÇİFTLİK SOKAK :

( Hamdi Paşa, kişiliği, çiftliği ve görkemli köşkü ile Maden mahallesine hayat veren biriydi. Çok hareketli olan Çiftlik ve köşk zamanla bu hareketliliğini kaybetti ve sessizliğe gömüldü. Köşk bakımsız kaldı, harap oldu yıkıldı, mükemmel Hamdi Paşa kaynak suyu da kayboldu. Sokaklara isim verilirken Hamdi Paşa da unutulmadı ve Çiftliğin bulunduğu yere "Hamdi Paşa Çiftlik Sokak" ismi verildi. Ayrıca numaralı olarak üç adet Hamdi Paşa Çiftlik Sokak var. )


- HAMDİ PAŞA KÖŞKÜ :

( Aynı ismi taşıyan çiftliğin/koruluğun içinde bulunuyordu. Zamanla yıkılıp gitti. )


- HAMDİ PAŞA MEMBA SUYU :

( Hamdi Paşa Çiftliği/koruluğu içinde bulunan bu su içimi çok iyi olan sulardan olmasına karşın, bakımı yapılmadığı için kendi halinde kaldı, kullanılmıyor. )


- HÂMÎ[Ar. < HUMAT] ile HÂMÎ[Fars.]

( Koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten, himâye eden. İLE Hamlık, gevşeklik. )


- HÂMÎ ile/ve/||/<>/> MAHMÎ

( Koruyan, kollayan/kollayıcı, sahip çıkan. İLE/VE/||/<>/> Korunulan. )


- HAMİD - İ EVVEL/EMİRGAN CAMİİ :

( Emirgan Çınaraltı mevkiinde bulunan Emirgan Camiinin esas ismi Hamid - i Evvel Camii'dir. Emirgan'ın önemli tarihi eserlerinden biridir. Bu camii 1871'de Sultan I. Abdülhamid tarafından erken yaşta ölen şehzadelerinden Mehmet ve onun annesi Hümaşah Kadın adına yaptırıldı. Külliye olarak yaptırılan camiin; çeşmesi, hamamı, fırını, değirmeni de vardı. Bunların pek çoğu günümüze oluşmadı. Camii, Emirgüneoğlu Yusuf Paşanın yaptırdığı sahil sarayının yerine inşâ edilmişti. Cami Sultan Mahmut (1808 - 1839) döneminde eski camiin yerine yeniden inşâ edildi. Camiin doğu tarafına yapılan ve tüm cepheyi kaplayan ahşap Hünkar kasrı müstakil olup girişi ayrıdır. Cami 2007 yılında yangın geçirdi. )


- HAMÎD[< HAMD] -ile

( ÖVGÜ ANCAK ALLAH'A | ŞÜKREDEN )


- HAMİD ile HAMED KARZAİ

( HAMED vs. HAMED KARZAI )

( حامد ile حامد کرزي )

( HAMAD ile حامد کرزي )


- HÂMİD[Ar.] ile HÂMİD[Ar. < HAMD | çoğ. HÂMİDÎN, HÂMİDÛN, HUMMÂD] ile HAMÎD[Ar. < HAMD]

( Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. İLE Hamdeden, şükreden. İLE Allah'ın adlarından. | Övülmeye değer. )


- HAMİD ile HAMİD RIZA

( HAMID vs. HAMID REZA )

( حميد ile حميدرضا )

( HAMYD ile HAMYDAREZA )


- HAMÎD ve MECÎD


- HAMİD-İ EVVEL (I. ABDÜLHAMİD) SEBİLİ) ile MAHMUD II SEBİLİ ile MAHMUD II SEBİLİ

( Gülhane Parkı girişinin karşısındaki sebil. İLE Fatih'te, Zincirlikuyu Caddesi'nde, Şekerciler Çarşısı'nda, Efdalzâde Medresesi yanındadır. [Türk Rokokosu üslûbundadır] İLE Sultanahmet - Divanyolu'nda, II. Mahmud Türbesi yanındadır. )

( 1829'da. İLE 1840'ta, Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiştir. [Ampir üslûbundadır.] )


- HAMÎL[Ar.] ile DAMÎN[Ar.]


- HAMİL ile HAMİLE/LİK


- HÂMİL[Ar.] değil/yerine/= TAŞIYAN


- HAMİLE[Ar.] değil/yerine/= GEBE/YÜKLÜ


- HAMİLİNE MUHARRER SENET değil/yerine/= TAŞIYANA YAZILI BELGİT


- HÂMİŞ ile

( Sayfa kenarları. )


- HAMÎS[Ar.] ile HÂMİS[Ar.] ile HÂMİŞ[Ar.]

( Beşinci. | Öncü, artcı ve öteki merkezlerden oluşan büyük ordu. İLE Beşinci, dördüncüden sonra gelen sayı. İLE Mektubun altına eklenen yazı. | Yazmalarda, sayfaların kenarında/etrafında bulunan boşluk/lar. )


- HAMİYYETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.] ile HİKMETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.]


- HAMIZ[Ar.] = ASİT


- HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ

( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )


- HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK

( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )


- HAMLAMAK ile HAMLAŞMAK ile HAMLA ile HAMLAÇ ile HAMLACI


- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK

( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )


- HAMLE değil/yerine/= SÜRME


- HAMLETMEK ile HAMLE ile HAMLECİ/LİK


- HAMMADDE ile SERMAYE


- HAMMADDE ile ÜRÜN


- HAMMAL değil HAMAL


- HÂMME[Ar. çoğ. HEVÂMM] ile ...

( Zararlı böcekler/haşerât. )


- HAMR/ŞARAP ile NEBÎZ

( Aynıyla haramdır. İLE Sarhoş ediciliğiyle orantılı olarak haramdır. )

( ... İLE Hurma ya da arpadan yapılan bir çeşit içki. | Şarap. )


- HAMSİ LİMANI KOYU :

( Garipçe köyü sınırları içindedir. Büyükliman Plajı ve Çalıburnu geçildikten sonraki koya Hamsi Limanı denir. Küçük bir koydur. Yat ve kotralar burada demirler. )


- HAMSİ ile ÇAÇABALIĞI

( ... İLE Hamsigillerden, küçük bir balık. )

( ... cum CLUPEA SPRATTUS )


- HAMSİ ile ÇERUKA

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 cm. boyunda, ince uzun bir balık. İLE/VE Göl hamsisi. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ... )


- HAMSİ ile/ve/değil/||/<>/< HAMSE


- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA


- HAMSİ ile TİRSİ[Yun.]

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 santimetre boyunda, ince uzun bir balık. İLE Hamsigillerden, yumurtalarını tatlı sulara bırakan bir tür balık. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ALOSA ALOSA )


- HAMUR KABARTMADA:
KARBONAT ile/<> KABARTMA TOZU ile/<> MADEN SUYU


- HAMUR ile BULAMAÇ

( ... İLE Sulu, cıvık hamur. | Bu koyulukta yapılan, türlü hamur yemekleri. )


- HAMUR ile/ve/<> ÇAMUR


- HAMUR[Ar. < HAMİR] değil/yerine/= SUVUN/YOĞRUM


- HAMUR[Ar. < HAMİR] ile YUFKA

( Unun su ya da başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. | Kâğıtta tür, nitelik. | İyi pişmemiş [ekmek ve hamur işleri]. | Öz, asıl, maya. İLE Oklava ile açılan, ince, yuvarlak hamur yaprağı. | Sacta pişen bir ekmek türü. | İnce ve çabuk kırılır, dayanıksız. )


- HAMURLAMAK ile HAMURLANMAK ile HAMURLAŞMAK ile HAMUR ile HAMURCU/LUK ile HAMURSUZ ile HAMUR İŞİ ile HAMUR BOYA ile HAMUR TAHTASI ile HAMUR TATLISI ile HAMUR TEKNESİ ile HAMUR ÇORBASI ile HAMURSUZ BAYRAMI


- HAMUR/SUZ ile/ve/=/||/<> DÜNYA


- HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Fars.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ[Fars.]

( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )


- HAN-HAMAM (SAHİBİ OLMAK/BİR)


- HANÂN[Ar.] ile HÂNÂN[Fars. < HÂN]

( Yürek yufkalığı, acıma, merhamet. İLE Hükümdarlar, hanlar. )


- HANÇERLİ ÇAVUŞ SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Belediye görevlisi çavuş görevi sırasında ve görevi dışında hançerini belinden çıkarmamakta ısrar ettiğinden bu lakapla anılmış ve oturduğu sokağa "Hançerli Çavuş Sokak" adı verilmiştir. )


- HANCI, ORHAN (1923 - 202) :

( Rumelihisarlıdır. Ticaretle uğraşır. İki dönem R. Hisar muhtarı olarak görev yaptı. )


- HANDİKAP"[İng. < HANDICAP] değil/yerine/= ENGEL


- HANDLE :/yerine İDARE ETMEK, SAP


- HÂNE[Ar. < HÂNÂT] ile HÂNE[Fars.]

( Meyhane. İLE Ev. | Bir şeyin bölündüğü, ayrıldığı kısımlardan her biri. | Basamak.[matematik] | Hayâlî me'vâ. | Türk müziğinde bir müzik parçasının oluşturulduğu lâhnî topluluklara verilen bir ad. | Halk şairlerinin beyte verdikleri ad. )


- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS


- HANEF[Ar.] ile HAYF[Ar.]


- HANEK[Ar. :
Damak.] değil/yerine SÖZ/KONUŞMA


- HANG :/yerine ASMAK


- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- HANGİ İNSAN" ile/değil KAÇ KİŞİ (...DAN KURTULABİLMİŞ?)


- HANGİ ile HANGİ BİR ile HANGİ BİRİ


- HÂNİF[Ar.] ile HANÎF[Ar. çoğ. HUNEFÂ] ile ANÎF[Ar.]

( Küskün, dargın. | Gururlu. @@ İslâm dinine sımsıkı bağlı bulunan kişi. @@ Kaba. | Kaba bir biçimde. )


- HANIMELİ ile HANIM ELİ

( Çiçek. İLE Eşin/kadının eli ya da emeği, hizmeti, katkısı, bakımı. )


- HANIMELİ ile TÜRÜZ OTU

( Hanımeligillerden, tırmanıcı, korularda, çalılıklarda yetişen bir bitki. | Bu bitkinin güzel kokulu çiçeği. İLE Hanımeligillerden, sarı, kırmızı çiçekli, güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. )

( Yaklaşık 180 türü vardır. 100 kadarı, Çin'dedir. Avrupa ve Kuzey Amerika'da 20'şer türü vardır. İLE ... )

( LONICERA CAPRIFOLIUM cum LEONICERA JAPONICA )


- HANIMLAŞMAK ile HANIM/LIK ile HANIMELİ ile HANIM BÖCEĞİ ile HANIM EVLADI ile HANIM İĞNESİ ile HANIM HANIMCIK/LIK


- HANÎS[Ar.] ile HÂNİS[Ar.]

( Yemini bozup altından çıkmayan. İLE Ettiği yemini yerine getirmeyen. )


- Hanisiz KONUŞ!!!


- HAN/KERVANSARAY ile/||/<> SULTANHANI ile/||/<> RİBAT

( Kervan yolları üstünde belirli aralıklarla yapılmış olan konaklama yapılarıdır. Genel adı "Han"dır. (Bkz. Ribat, Sultanhanı) Ticari ve yarı askeri sivil mimarlık örnekler olan bu yapılar, kent içlerinde de bulunabiliyordu. İLE/||/<> Anadolu Selçuklu döneminde çoğu sultanlar tarafından yaptırılan han ve kervansaraylar için kullanılan sanat tarihi deyimi. Genellikle biri kapalı, öteki açık avludan oluşan iki bölümlü bir şema gösterirler. Açık avlu ortasında "köşk mescit" bulunur. Taş süslemeler özellikle girişlerde yoğunlaşır. Her türlü konaklama gereksinimini karşılayan vakıf kuruluşlardı. İLE/||/<> Kaynağı ileri karakol anlamında olan yarı askerî yapılar. Sonradan, han ve kervansaraylar için geç döneme kadar kullanılan yerleşik bir terim. )


- HANOI -ile

( İki ırmak arasındaki kent.[Vietnam'da] )


- TİMSAH:
HANTAL ile/ve/değil/>< ÇEVİK

( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )


- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ


- HANÛT[Ar.] ile HÂNÛT[Ar.]

( Ölüyü ilâçlamakta/tahnît etmekte kullanılan ilâç. İLE Dükkân. | Meyhane. )


- HANUT ile HANUTÇU/LUK


- ANYAYI KONYAYI ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!) değil HANYA-KONYA ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!)

( Neyin ne olduğunu ve nasıl olduğunu/olmadığını görmek/anlamak. )

( Hanya: Girit adasında bir kent. [ANYA değil HANYA!] )


- HANYA'YI-KONYA'YI GÖRMEK ile "EBESİNİN ÖREKESİNİ/AMINI/NİKAHINI" GÖRMEK


- HAPAZLAMAK ile HAPAZ ile HAPAZLAMACI/LIK


- HAPI YUTTUK" ile/ve/||/<> "AYVAYI YEDİK"


- HAPIR HAPIR ile HAPIR HUPUR


- HAPİS ile HAPSEDİLMİŞ ile HAPSETME

( IMPRISON vs. IMPRISONED vs. IMPRISONMENT )

( زندانکردن ile بزندان انداختن ile حبس کردن ile زنداني کردن ile محبوس ile حبس )

( ZANDANKARDAN ile BOZANDAN ANDAKHTAN ile HEBS KARDAN ile ZANDANY KARDAN ile MOHBUS ile HEBS )


- HAPİS değil/yerine/= KISINGI


- HAPİS/LİK ile HAPİS OYUNU


- HAPPEN :/yerine OLMAK, MEYDANA GELMEK


- HAPPY vs. PLEASED/GLAD


- HAPPY :/yerine MUTLU


- HAPPYNESS vs./and PEACE


- HAPŞIRIRKEN:
AÇIĞA/HAVAYA DOĞRU değil/yerine/>< ELİMİZLE/KOLUMUZLA AĞZIMIZI KAPATARAK


- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME


- HAPTO NOMENCLATURE[İng.] ile/değil/yerine/= HAPTO ADLANDIRMA


- HAPUR-HUPUR (YEMEK)


- HAPUR HUPUR/HAPPURU HUPPURU (YEMEK, "GÖTÜRMEK")


- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK


- HARAÇ ile/değil/yerine/>< ARAÇ


- HARAÇ[Ar. < HARÂC] ile/ve/||/<> BAÇ[Fars. < BÂC] ile/ve/||/<> BÂD-I HAVA

( Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para. | Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi. | Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi. @@ Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. | Zorla alınan para. @@ Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. )


- HARAÇ ile HARAÇLI ile HARAÇÇI/LIK


- HARAM Lİ AYNİHÎ ile/ve HARAM Lİ GAYRIHÎ


- HARAM ve HADD

( Haram nedir? Kendi nefsine revâ görmediğini başkasına yapmaktır. )

( Bir kiloluk demirden havayı çekseler, bir tondan ağır gelir. )


- HARAM ile HARAM

( Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı. Caiz olmayana davet eden. İLE Yasak. )


- HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH


- [ne yazık ki]
HARAM ile/ve/değil/yerine/>< HELÂL

( Helâl damlar, haram akar. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Dinin hükümleri bakımından kullanılabilen. | Haram olmayan. )


- HARAM ve/>/hem de HÜRMET

( FORBIDDEN and/>/also RESPECT/REVERENCE )


- HARAM ile/değil/yerine/>< HUZUR

( Haramda huzur ararsan, huzur sana haram olur. )


- HARÂM[Ar.] ile MAHZÛR[Ar.]


- HARAM ile/ve/||/<> MEKRUH ile/ve/||/<> MÜFSİD[Ar. < FESÂD]


- HARÂM[Ar.] ile SUHT[Ar.]


- HARAMA EL UZATILMAZ!" ile/>< "ÜZÜMÜ YE, BAĞINI SORMA!"


- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )

( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )


- HARAM/LIK ile HARAMİ/LİK ile HARAMSIZ ile HARAM PARA ile HARAM LOKMA


- HARAP[Ar.]/VİRÂN[Fars.] değil/yerine/= YIKKIN/YIKIK


- HARARET-İ GARÎZİYYE değil/yerine/= DOĞAL ISI


- HARBİ ile HARBİ

( Ateşli silahların içini temizlemekte kullanılan çubuk, harbe. | Doğru, hilesiz, temiz, mert. İLE Savaşla ilgili. Osmanlı Devleti'yle henüz barış durumunda bulunmayan, bir antlaşma yapmamış devletler ve bu devletlerin uyrukları. | Osmanlı ülkelerinde ticaretle uğraşan yabancı uyruklulara verilen ad. )


- HARBİYE ÇİÇEK ÇEŞMESİ :

( Tarabya'da çarşı içinde ve Karakolun karşısındadır (M.1996). Tamamıyla mermer olan çeşme dört sütunludur. Çatının cephe yüzlerinde "Bismillahirrahmanirrahim" besmele yazısı yer almaktadır. Ön cephedeki kitabesinin üst kısmında hayratı yapan Harbiye Çiçek'in bir resmi konulmuş, alttaki kitabede şöyle bir yazı vardır: Harbiye Çiçek hayratı, 1996". Çeşmenin suyu memba suyu olup, üç cephesindeki musluğundan su akışı vardır. Çeşme aslında 1972 yılında bir kısım Tarabyalı hayırsever tarafından yapılmıştır. Ancak, Harbiye Çiçek isimli hayırsever tarafından bugünkü duruma getirilmiştir. )


- HARBOUR vs. JETTY vs. PIER vs. PORT vs. QUAY vs. WHARF


- HARÇ BİTTİ ve/||/<>/> YAPI PAYDOS


- HARÇ[Ar. < HARC] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HARAÇ[Ar. < HARÂC]/BAÇ[Fars. < BÂC]

( Harcanan para. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. İLE Bir yerden, birinden zorbalıkla alınan para. )


- HARÇ ile !HARAÇ

( Ne yazık ki, üniversiteler, harç değil haraç topluyor! En kısa sürede düzeltilmesi ümidiyle... )


- HARCAMA değil/yerine/= GİDER


- HARCAMALARINDAN KALANI TASARRUF ETMEK değil/yerine TASARRUFLARINDAN KALANI HARCAMAK


- HARD vs. TIGHT


- HARDAL/LIK ile HARDALLI ile HARDALSIZ ile HARDAL GAZI ile HARDAL RENGİ ile HARDAL YAKISI


- HARDY SPACE ile/||/<> BERGMAN SPACE

( Hardy H^p boundary değer, Bergman L² area measure. )

( Formül: Boundary İLE area integrability )


- HARDY-WEİNBERG İLE WRİGHT-FİSHER İLE MORAN ile/||/<> POPÜLASYON GENETİĞİ MODELLERİ

( Popülasyon genetiğinde kullanılan farklı matematiksel modeller. )

( Formül: p² + 2pq + q² = 1 )

( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )


- HARDY-WEİNBERG ile/||/<> EVRİM

( H-W denge sabit, evrim değişim. )

( Formül: Equilibrium İLE change )

( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )


- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ


- HAREKET/AKSİYON değil/yerine/= DEVİM/DEVİNİM


- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA


- HAREKET DURUMUNDAKİ TEK BUZUL:
PERITO MORENO

( Dünyanın, hareket halindeki tek buzulu olan bu buzul, adını, Patagonya'da uzun süre bilimsel çalışmalar yapan, Şili-Arjantin sınırının da çizilmesine yardımcı olan, ancak bu buzulu hiç görememiş olan Francisio Moreno'dan almıştır. [Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. Bu durumda, iki etmen de bulunmamaktadır. Bu buzulu, bol kar, rüzgâr ve nem ortaya çıkarmıştır.] )

( 257 km² yüzeye, 34 km. uzunluğa ve 4 km. genişliğe sahiptir. Gölle buluştuğu noktada yüksekliği 60 m.[su altında 100 m. daha | gölden 6 km. geride ise 400 m.] )

( Her gün 1-2 cm. ilerleyen buzulun hacminde pek bir azalma olmadığı belirtiliyor. )


- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ

( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/<>. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )

( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması. )


- HAREKET ETMEK değil/yerine/= DEVİNMEK/KIMILDA(N)MAK/KIPIRDA(N)MAK


- HAREKET ETMEK değil/yerine/= YOLA GİTMEK/YOLA ÇIKMAK


- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL


- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM


- HAREKET:
SABİT HIZLA DÜZ ÇİZGİDE ile DAİRESEL


- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ


- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM


- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )


- HAREKET ile EYLEM

( MOVEMENT vs./and/||/<>/> ACTION )


- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )


- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )


- HAREKET ve KEMÂL/SINIR

( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )


- HAREKET ve NESNE

( MOVEMENT and MATTER )


- HAREKET[Ar.] ile NUKLE[Ar.]


- HAREKET ve/<> SÜKÛN

( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )

( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )

( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )

( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )

( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )

( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )


- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )

( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )


- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM

( MOVEMENT vs./and ACTION )


- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE

( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )


- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I


- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK


- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK


- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ

( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )

( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )

( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )

( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )


- HAREM[Ar.] ile HAREM[Ar.]

( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE "mefâilün"den "me"yi atarak "fâilün" sözcüğünü "mef'ûlün"e çevirme. )


- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN

( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )


- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN

( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )


- HAREM ile MAKSÛRE

( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer. | Bir evin, yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü. )


- HAREM/LİK ile HAREM AĞASI ile HAREM KAHYASI ile HAREM SELAMLIK


- HAREMLİK-SELÂMLIK değil HAREM-SELÂMLIK

( SELÂMLIK: Saray, köşk ya da konkalarda, erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm. | Osmanlı sultanlarının, Cuma namazını kılmaları için camiye giderken yapılan tören. )


- HARF (KULLANIMI) ile/ve RAKAM (KULLANIMI)

( Sürekli nicelik ve süreksiz nicelik farkını karşılayabilmeye yarar. )

( Rakamların, değerlerle karışmamasını da sağlar. )

( NAKŞ ETMEK )

( Türk abecesinde en yüksek dereceye sahip olan yani en sık kullanılan yazaçlar, A, E, İ, N, R, L; üst-orta derecede olanlar, I, D, K, M; alt-orta derecede olanlar, U, Y, T, S, B, O; düşük dereceli olanlar, Ü, Ş, Z, G, Ç, H, Ğ, V, C, Ö, P, F, J'dir.

Gazete köşe yazıları ve 9 yazara ait 37 kitaptan elde edilmiş, 11 milyon karakterden oluşan 13.4 MB boyutundaki metin seti üzerinden elde edilmiş Türkçe yazaçlara ait kullanım sıklıkları aşağıdaki adreste belirtilmiştir. Türk abecesindeki yazaçların kullanım sıklıkları )

( İngilizce'de:
E T A O I N S H R D L C U M W F G Y P B V K J X Q Z

Almanca'da:
E N I S R A T D H U L G C O M W B F K Z Ü V P Ö Ä ß J Y X Q

İspanyolca'da:
E A O S R N I D L C T U M P B G V Y Q H F Z J X W K

Fransızca'da:
E S A I T N R U L O D C P M É V Q F B G H J À X Y È Ê Z W Ç Ù K Î Œ Ï Ë

Çekçe'de:
O E A N T I V L S R D K U P Í M C H Á Z Y J B Ř Ě É Č Ž Ý Š Ů G F Ú Ň W Ď Ó X Ť (Q) (časopis, 2500 besed)

Lehçe'de:
A I E O N Z W S C R Y T K D P M J U L Ł G B H Ą Ę Ó Ź Ś Ć Ń F Ż X V (Q) (časopis, 11.000 besed)

Rusça'da:
О Е А И Н Т С В Л Р К Д М П У Ы Я Г Б З Ч Й Х Ж Ш Ю Ц Щ Э Ф Ё (Solženicin, 86.000 besed)
О Е А И Н Т С Р В Л К М Д П У Ы Я Г З Б Ч Й Ж Х Ю Ш Ц Щ Э Ф Ё (časopis 25.000 besed) )

( FaRkLaR Kılavuzu'ndaki sözcüklerin yazaçlara göre kayıt oranı )


- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ


- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA


- HARF[Ar.] yerine KIMSA/YAZAÇ/İMCE


- HARF-İ MUKATTA -ile

( AYN SİN KAF )


- HÂRİB[Ar.] ile HARÎB[Ar.] ile HÂRİB[Ar. < HARÂB]

( Kaçan, firar eden. İLE Yağma olunmuş, soyulmuş, talan edilmiş. İLE Yıkan, harâb eden. | Haydut, yol kesen. )


- HARİÇ:
FARAZÎ ile AYNÎ


- HARİÇ:
FARAZÎ ile ZİHNÎ


- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ

( EXCLUDABLE vs. EXCLUDE vs. EXCLUDING )

( محروم کردني ile مستثني کردن ile به جز )

( MAHROM KARDANY ile MOSTESNY KARDAN ile BAH JAZ )


- HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA


- HÂRİC[Ar.] ile HÂRİC[Ar.] ile HARÎC[Ar.]

( Dış, dışarı. | Dışarı çıkan, dışarıda, dışta. | Hiç ilgisi olmayan kişi. İLE Suçlu, günah işlemiş. İLE Dar, ensiz. | Kuşatılmış. )


- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ

( EXCEPT vs. EXCEPT FOR vs. EXCEPTION vs. EXCEPTIONABLE vs. EXCEPTIONAL )

( جز ile استثناء کردن ile به جز ile غير از ile باستثناي ile بغيراز ile استثنا ile استثناء ile مستني ile اعتراض پذير ile مستثني ile استثنايي ile فوقالعاده )

( JAZ ile ESTESNA KARDAN ile BAH JAZ ile GHYR AZ ile باستثناي ile بغيراز ile ESTESNA ile ESTESNA ile مستني ile ETERAZ PAZYR ile MOSTESNY ile ESTESNAYY ile FOGHALEADEH )


- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM


- HÂRİCÎ ile/ve ZİHNÎ ile/ve LİSÂNÎ ile/ve LUGÂVÎ/KİTÂBÎ


- HARICİYE/GENERAL SURGERY[İng.] değil/yerine/= GENEL CERRAHİ


- HARİÇ/MÜSTESNA değil/yerine/= DIŞINDA/-DEN BAŞKA


- HÂRİD[Ar.] ile HARÎD[Ar.] ile HARÎD[Ar.]

( Öfkeli, hiddetli, kızgın. İLE Tek, ayrı. İLE Satın alma. )


- HÂRİF[Ar.] ile HARÎF[Ar. < HİRFET] ile HARÎF

( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )


- HARÎK[Ar.] ile CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.]


- HÂRIK[Ar.] ile HÂRIK[Ar.]

( Yırtıcı, yırtan. İLE Yakan, yakıcı. | Yanan, tutuşmuş. )


- HARÎK[Ar.] ile HARÎK[Ar.]

( Yangın, ateş. İLE Hadım. )


- HARIL HARIL ile HALDIR HALDIR (ÇALIŞMAK)


- HARÎM[Ar.] ile HARÎM[Ar.]

( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )


- HARİM[Ar.] değil/yerine KUTSAL

( Girilmesi, yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer. )


- HARIN ile KULAN/TARPAN

( Huysuz at. İLE Yabani at. )

( HERGELE: Yabani at sürüsü. )

( ... cum EQUUS GMELINI )


- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ


- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]


- HÂRİS[Ar. < HARS] ile HÂRİS[Ar. < HİRÂSET] ile HÂRİS ile HARÎS[Ar. < HIRS] ile HÂRİŞ[Fars.]

( Çiftçi, ekinci, harâset eden. İLE Bekçi, gözcü, koruyan, koruyucu, muhâfız. İLE Son derece hırslı olan. İLE Hırslı, tamahkâr, bir şeye çok düşkün, gereğinden fazla istekli. İLE Kaşıma, kaşınma. )


- HÂR-İSTÂN[-ZÂR] -ile

( DİKENLİK, ÇALILIK )


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )

( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )

( MAP vs./and SKETCH )


- HARÎZ[Ar.] ile HARÎZ[Ar.]

( Güçsüz, tâkatsiz. İLE Saklanmış, hıfzolunmuş. )


- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI


- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS

( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )


- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]

( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )


- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ

( Sesin müzikal özellikleri. )

( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )


- HARP/CENK değil/yerine/= SAVAŞ


- HARR[Ar. çoğ. HARÛR] ile HÂRR/E[Ar.]

( Sıcaklık, sıcak, harâret. İLE Kızgın, sıcak, yakıcı, harâretli. )


- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI


- HARS[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI


- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ


- Hârûn[Ar.] ile HARÛN[Ar.]

( Musa peygamberin büyük kardeşi.[AARON] | Bağdad halifelerinden Hârûn-ür-Reşîd. İLE Harın, ilerleyecek yerde duran ya da geri giden hayvan. | Sokak kedilerinin en büyüğü. )


- HAS/MAHSUS/TİPİK değil/yerine/= ÖZGÜ


- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]

( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )

( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )


- HASAN EFENDİ (HACI) ÇEŞMESİ :

( Yeniköy'de cami yakınında sokak içerisinde ve su terazinin altında bulunduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme bulunamamıştır. )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Altunkum'da ki bahçeli gazinoda bulunduğu (H.1347, M.1928) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme bulunamamıştır. Bu çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyormuş: Sahib - ül hayrat Kapudan - ı derya Cezayirli/Gazi Hasan Paşa Çeşmesi". Bu çeşmenin üzerinde ayrıca bir de onarım kitabesi bulunuyormuş bu kitabede de şöyle yazıyormuş: Marmoloz (Mavramoloz) Dalyan Çeşmesi" (3 Mayıs 1928). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesidir. Yenimahalle Karakütük Caddesi üzerinde ve çarşı içinde, meydana girince sağ köşe başındadır. Hasan Paşa (Kaptan Gazi) tarafından (H.1199, M.1784) yılında yaptırılmış bir meydan çeşmesidir. Sarıyer Vakıf Memba Suyundan beslenmektedir. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Ol Cezayirli Hasan Paşa - ı Gazi namdır/Yapdı nice hayr cari ol şecaat kanıdır/ Bu denı dünya fani olduğun idrak idüp/Yapdı Sarıyer'de bir çeşme zülalin aynıdır/ Geldi üçler seyr idüp anı didim tarihini/ Bil bu mai su değil ayn - ül hayatın aynıdır" (1199). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Garipçe Köyün batısında Büyükliman'da ve plaj içinde bulunan bu çeşme Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından, Büyükliman'da bulunan tersane içinde yaptırılmıştır (H.11994, M.1784). Tersane zamanla yok olup gitmesine karşın, çeşme plaj içinde bulunmakta olup, su akışı yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Şevkile bir tarih - i mâ tenden çıkardım fikr idüp İtdi icra bu yeni Tersane de âb - ı lâtif 1199". )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Hacı Osman Bayırında olduğu (H. 1315, M.1897) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen ve kullanılmadığı bildirilen bu çeşmeye rastlanmamıştır. Büyük bir olasılıkla Hacı Osman yolu yapımı sırasında ortadan kaldırılmıştır. Çeşmenin ayna taşında çift çapa resmi ve kitabesinde şöyle bir yazı varmış. "Esbak Kapudan - ı derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa merhumun hayratıdır" (Sene 15 Eylül 1313). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camii bahçe duvarına bitişik tek yönlü büyük hazneli duvar çeşmesidir (H.1197, M.1782). Bu camiye, onarımını yaptırdığı için Cezairli Gazi Hasan Paşa Camii de denilmektedir. Çeşmenin iki kitabesi vardır. Kitabelerin altında ise bir kabartma çapa resmi vardır. Kitabede şöyle yazmaktadır: Hâlâ Kapudan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Hazretleri işbu çeşmenin ve mâ - ı lezîzinin yollarının tamir - i küllî ile müceddeden tamir ve terminine muvaffak olmalarıyla nâm - ı nâm - ı müşireleri hayr ile tezkir olunmak niyaziyle bu mahalle işaret olunmuştur" (1197). Alttaki ikinci kitabede ise şöyle yazıyor: Bu çeşmede asla saka gediği yoktur" Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki, sakaların (su satıcılarının) su alıp satması hakları yoktur (Su almaları yasaktır). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bu çeşmenin de Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camiinin önünde olduğu belirtilmektedir H.1197, M.1782). Ne var ki bu çeşmede yerinde yoktur ve herhangi bir kalıntısı da mevcut değildir. Yol tanzim çalışmaları ve ana caddenin genişletilmesi sırasında yıkılıp ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. )


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )

( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )

( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )


- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER

( 06 Nisan 1909 tarihinde, Serbesti gazetesinin yazarı Hasan Fehmi, Galata Köprüsü'nde öldürülür... Hasan Fehmi, düşüncelerinden dolayı katledilen ilk gazetecidir. Bu nedenle, 06 Nisan, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılır... )

( Öldürülen Gazeteciler... )


- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET


- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA


- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME


- HASAR[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞIM


- HASAR[Azr.] = ÇİT[Tr.]


- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA


- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )


- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI

( HARVEST vs. HARVEST HOME vs. HARVESTER vs. HARVESTMAN )

( درو کردن ile درو ile پايان درو ile خرمن ile حصاد ile وقت خرمن ile هنگام درو ile درويدن ile دروگر ile نوعي عنکبوت )

( DRO KARDAN ile DRO ile PAYAN DRO ile KHARMAN ile حصاد ile VAGHT KHARMAN ile NPANGAM DRO ile DROYDAN ile DROGER ile NOY ANKABUT )


- HASAT ile HASATÇI/LIK


- HASAT ile TAHSİLAT

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE Alacakların toplanması ya da süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması. )


- HASBEK, ALİ HAYDAR (FATİH, 1881 - 1958) :

( Sarıyerli hukuk adamı. Deli Müftüler ailesinin mensubu olup, dava vekili olarak yıllarca Sarıyerlilerin sorunlarının halli için uğraşı verdi. )


- HASBETEN[Ar.] ile HASBÎ[Ar.]

( Karşılıksız, parasız, bedava. İLE Karşılıksız, parasız, bedelsiz, bedava. | Gönlüllülükle, beklentisiz, Allah rızâsı için yapılan iş, hizmet, emek, katkı. )


- HASBÜN-ALLAH VE Nİ-MEL-VEKÎL -ile

( BİZE ALLAH YETER, O HER İŞİMİZİ GÜZEL YAPAR )


- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA


- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA ile/değil/yerine/></>/< SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun".

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

"Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". )


- HASED/HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK, ÇEKEMEMEZLİK | HAKKI ÖRTMEK [KÖKÜ KÜFÜRDÜR]


- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )


- HASEN[Ar.] ile 'ADL[Ar.]


- HASEN[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL


- HASEN[Ar.] ile HASENE[Ar.]


- HASEN[Ar.] ile MUBÂH/MÜBÂH[Ar.]


- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK

( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )


- HASEP <> HASSA/HASİYET

( Kişisel özellikler, nitelikler. <> Özgülük, hassa. | Yarar, etki. )


- HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK


- HASET ETMEK değil/yerine/= KISKANMAK/ÇEKEMEMEK/KISKANÇLIK ETMEK


- HASET[Ar.] ile/ve/||/<> FESAT[Ar.]


- HASET ve KİBİR

( Haset, kibirin çocuğudur. )

( Kibirlinin/mağrurun düşmanı, Allah'tır! )


- HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK/ÇEKEMEMEZLİK/GÜNÜ


- HASET/HASUT değil/yerine/= KISKANÇ/GÜNÜCÜ


- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER


- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ


- HASÎB[Ar.] ile HASÎB[Ar.] ile HÂSİB[Ar.]

( Ucuzluk, bolluk yer. | Hayır sahibi, eli açık, cömert. İLE Değerli, itibarlı, saygın/muhterem, yetenek sahibi. | Sayman, muhasebeci. | Allah'ın sıfatlarından. İLE Hesap eden/edici. )