Bugün[12 Haziran 2026]
itibarı ile 47.075 başlık/FaRk ile birlikte,
47.075 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(172/190)


- TURBA[Fr. < TOURBE] ile/ve/||/<> TURBALIK

( Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt. İLE/VE/||/<> Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı. )


- TÜRBAN[Fr.] ile/değil HAVLİ

( İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü. DEĞİL Moritanya'da kullanılan türbanın adı. )


- TÜRBE ÇEŞME (SALİH PAŞA ÇEŞMESİ) :

( Dursun Fakih Sokakta ve Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinin yanındadır (H.1238, M.1822). Çeşmeyi Sadrazam Hacı Salih Paşa yaptırdığı için bu isimle de bilinir. Hastanenin bulunduğu alan eskiden mezarlıktı ve bu mezarlıkta bu sokağa bakan duvar dibinde Salih Paşa'nın Türbesi olduğu için hem ön sokağa Türbe Sokak adını verdiler, hem de çeşmeye "Türbe Çeşmesi" denildi. Çeşmenin kitabesinde "Sahib - ül hayrat vel - hasenat elhac Salih Paşa Sadr - ı Ali hala" (1238) yazılıdır. )


- TÜRBE ÇEŞME SOKAK :

( Sarıyer Merkez Mahallesi sokaklarındandır. Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi ön cephesindeki sokaktır. Sokağa hem Sarıyer Deresi Sokaktan hem de Ortaçeşme Caddesinden girilir. Hastanenin olduğu alan eskiden mezarlıktı. Bu mezarlıkta Hacı Salih Paşa'nın türbesi vardı. Mezarlığın sokağa bakan köşesinde ve türbenin yanında bulunan çeşmeyi yaptıran Hacı Salih Paşa olması nedeni ile sokağa "Türbe Çeşme Sokak" denilmiştir. )


- TÜRBE ile/||/<> HAZÎRE

( Gövde (ziyaret) bölümü ve örtüsü bulunan mezar anıtı. İLE/||/<> Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık. )


- TÜRBE ile MURGHANE


- TÜRBE ile TÜRBE ERİĞİ


- TURBO KANAT

( TURBO
WING )


- TURBULENT LEWIS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LEWIS TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE LEWIS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI LEWİS SAYISI


- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN


- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN


- TUR/DEVİR değil/yerine/= DÖNÜ


- TÜRDİRİLLTİMİ[İng. DE-EXTINCTION] ile/||/<> GERİ ISLAH[İng. BACK-BREEDING] ile/||/<> KLON[İng. CLONE] ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM[İng. ARTIFICIAL SELECTION]

( Soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma süreci. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün genetik açıdan benzer canlılarda yapay seçilim yoluyla geri ıslah, klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesi sürecidir. @@ Canlı organizmaların popülasyonları içindeki belirli atasal özelliklerin yeniden ortaya çıkarılması adına yapay seçilimin kullanılması. @@ Ebeveynine genetik olarak birebir benzeyen canlı. Aynı zamanda, genetik olarak birebir aynı olan canlı bireylerini ya da gruplarını da belirtmek için kullanılır. @@ İstenen karakterleri taşıyan canlıların, bir diğer canlı tarafından (genelde insan tarafından) seçilerek bunlardan döl alınması. Pratik olarak bakıldığında, insanoğlunun evrim üzerinde sahip olduğu bir çeşit kontrol yöntemi. Bitkilerde hastalıklara karşı dirençli ve fazla ürün veren türler; sığırlarda da çabuk büyüyen ve fazlaca et ya da süt veren türler bu yapay seçilim yöntemiyle elde edilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TÜREME ile TÜREME ÜNLÜ ile TÜREME ÜNSÜZ


- TÜREMİŞ AD ile TÜREMİŞ FİİL ile TÜREMİŞ İSİM ile TÜREMİŞ ZARF ile TÜREMİŞ SIFAT ile TÜREMİŞ KELİME


- DERIVATIVE TITRATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRETİLMİŞ TİTRASYON EĞRİSİ


- TÜRETME ile TÜREV ile TÜREVLER ile TÜRETMEK ile FAYDA ELDE ETMEK

( DERIVATION vs. DERIVATIVE vs. DERIVATIVES vs. DERIVE vs. DERIVE BENEFIT )

( مشتغ گيري ile اشتقاق ile مشتق ile اشتقاقي ile فرعي ile مشتغات ile متفرعات ile مشتقات ile مشتق شدن ile مشتق کردن ile فايدهرساندن )

( MOSHTAGH GYRY ile ESHTAQAQ ile MOSHTAGH ile ESHTAQAQY ile FAREY ile مشتغات ile MOTEFAREAT ile MOSHTAQAT ile MOSHTAGH SHODAN ile MOSHTAGH KARDAN ile فايدهرساندن )


- DERIVATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜREV


- TÜREV ile/||/<> DİFERANSİYEL

( Türev f'(x) oran İLE diferansiyel df küçük değişim. )

( Formül: Rate İLE infinitesimal change )


- TÜREV ile/||/<> İNTEGRAL

( Türev bir işlevun değişim hızını, integral ise eğri altındaki alanı hesaplar. )

( \frac{d}{dx}f(x) İLE \int f(x)dx )

( Newton & Leibniz | 1675 | 17. Yüzyıl | Kalkülüs (1643 - 1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )


- TÜREV ile/||/<> İNTEGRAL

( Türev bir işlevin değişim hızını, integral ise eğri altındaki alanı hesaplar. )

( Formül: \frac{d}{dx}f(x) İLE \int f(x)dx )

( Newton & Leibniz tarafından 1675 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )


- TURFA[Ar. < TURFE] ile TURFANDA[Fars. < TERVENDE]

( Az bulunur, eski, nadir. | Değeri düşük, işe yaramaz. | Acayip, tuhaf. İLE Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze). | Yeni, ilk kez ortaya çıkan. )


- TURFALAMAK ile TURFA


- TURGOR[İng.] değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK


- TURGUT AKAN İLKÖĞRETİM OKULU :

( Kazım Karabekir Paşa Mahallesinde 1994/1995 öğretim yılında Dağevleri İlköğretim Okulu adı ile açılan bu okulun adı 1995'te Turgut Akan İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )


- TURİNG TESTİ ile/||/<> ÇİN ODASI ARGÜMANI

( Turing testi davranışsal zeka ölçümü İLE Çin odası argümanı anlayış olmadan simülasyon eleştirisidir. Turing test geçen makine akıllıdır İLE Searle simülasyon anlayış değildir der. Turing fonksiyonelci İLE Searle bilinç gerektirir. )

( Alan Turing tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )


- TÜRK DÜŞÜNCESİ ve DİVÂN EDEBİYATI


- TÜRK MÜZİK EŞİĞİ


- TÜRK ONKOLOJİ VAKFI :

( Yeniköy Askerlik Şubesi karşısındadır. Nuran Kocabıyık Kanser Araştırma ve Türk Onkoloji Vakfı Yeniköy Şubesine bağlı olarak 1993 yılından beri sağlık hizmeti vermektedir. )


- TÜRK = ER, GÜÇLÜ


- TÜRK ile/||/<> KUMUK

( ... İLE/||/<> Dağıstan'da yaşayan bir Türk boyu ve bu boydan olan kişi. )


- TÜRK ile/||/<> TURAN

( ... İLE Dünyadaki tüm Türkleri içine alan devlet. )


- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR


- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA

( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )


- Türkçe'sini önemseyenlerle KONUŞ!!!


- TÜRKER, ORHAN (İST. 1949) :

( Marmara kolejinden sonra Gazetecilik Yüksek Okulunu bitirdi. İngilizce ve Yunanca bilen ve tercüman Rehber olarak Turizm alanında çalışmaktadır. Araştırmacı yazar olup yayımlanmış altı eserinden biri "Nihori'den Yeniköy'e" ismini taşımaktadır. )


- TÜRKER, PROF. DR. AHMET (KERKÜK, 1948) :

( KTÜ (Karadeniz Teknik Üniversitesi) Orman Mühendisliği Bölümünden 1977 yılında mezun oldu. 1979 - 1983 yılları arasında TÜBİTAK tarafından desteklenen doktora çalışmasını 1986 yılında tamamladı. 1989 yılında İ.Ü.İktisat Fakültesi Ekonomletri Bölümünden ikinci Lisans diplomasını aldı. 1992 yılında Doçent, 2001 yılında ise Profesör oldu. İngiltere'de Oxford University, Oxford Forestry İnstitute'de, FAO bursiyeti olarak "Rural Development Forestry" kursuna katıldı. İ.Ü. Orman Fakültesi yanında İsparta, Bartın ve Düzce'deki Orman Fakülteleri ile İ.Ü. Tütün Eksperleri Yüksekokulunda Muhasebe, Ekonomi, Ormancılıak İşletme Ekonomisi, Sosyal Ormancılık ve Orman Değerlerinin Belirlenmesi isimli dersleri verdi. Fakülte ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ile Bölüm Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2006 - 2015 döneminde Ormancılık Ekonomisi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. )


- TÜRKEŞ, FETHİ (BURSA, 1942) :

( Yedikule S. K. den transfer edildi aralıklı olarak iki sezon (1962 - 1963 ve 1964 - 1965) Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 22 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 24 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam olarak 31 maçta oynadı. Lig maçlarında 11 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 14 gol kazandırdı. Beşiktaş'a transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. 4 kez Ümit Milli ve 2 kez Ordu Milli takım formasını giydi. )


- Türkî[Tr. / Fars.] ile TÜRKÎ[Ar.]

( Türk. | Türk'le(rle) ilgili. İLE Türkü. )


- TÜRK-İSLÂM değil İSLÂM-TÜRK


- TÜRKİYE'DEKİ EN BÜYÜK ÇINAR ile ...

( İznik'tedir. [Çapı 20 m.] )


- TÜRKİYE'NİN EN TEHLİKELİ YOLLARI ile/değil/yerine/>< DÜNYANIN EN GÜZEL YOLLARI

( Görmek için burayı tıklayınız... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek için burayı tıklayınız... )


- TÜRKMEN = TÜRK-İ İMAN


- TÜRKÜ ile BOZLAK

( ... İLE Orta ve Güney Anadolu'nun bazı bölgelerinde, bir türkü ezgisi. | Bu ezgiyle söylenilen, konusu acıklı türküler. )


- TÜRKÜ ile/değil DAĞİ

( ... İLE/DEĞİL Dağlık bölgelerde söylenilen türkülerin makamı. )


- TÜRKÜ ile/ve/<> ÖTEKİNİN TÜRKÜSÜ


- TÜRKÜ ile ŞANSONET

( ... İLE Tiyatro oyuncularından birinin mızıka eşliğinde söylediği türkü. )


- TÜRKÜ değil/yerine/= TÜRK'Ü


- TÜRKÜLEMEK ile TÜRKÜLEŞMEK ile TÜRKÜLEŞTİRMEK ile TÜRKÜ ile TÜRKÜCÜ/LÜK


- TÜRKÜLERDE:
OYUN HAVALARI ile/ve LİRİK ile/ve DOĞA(PASTORAL) ile/ve YERGİ(SATİRİK) KONULU ile/ve SİMGELİ/TEMSİLÎ ile/ve KAHRAMANLIK VE SERHAT HAVALARI ile/ve TÖRENSEL VE GİZEM İÇERİKLİ ile/ve SOSYAL İÇERİKLİ ile/ve GURBET VE HASRET ile/ve MİZAHÎ VE ALAN OYUN ile/ve ÂŞIKLAMALAR ile/ve AĞIT VE KIRAN DESTANLARI ile/ve KARŞILIKLI DEYİŞLEME VE ATIŞMALAR


- TÜRK'ÜM <> ÖZBEK'İM

( Eğer bir Özbek'e, "Sen Türk kökenlisin" derseniz kesinlikle kabul etmezler. "Ben Özbek'im, sen de öyle!" derler. )


- TURLA, MEHMET G. (SARIYER, 1929) :

( Robert Kolejden mezun oldu. Askerlik görevini Kore Türk Tugay'ın yaptı. Uzun yıllar üst düzeyde yönetici olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübünde 1 dönem başkan, 4 dönem yönetici olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]

( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TÜRLÜ ile TÜRLÜ

( Çeşitli. İLE Çeşitli sebzelerin karıştırılarak pişirildiği yemek. )


- TÜRLÜ ile TÜRLÜ TÜRLÜ


- TURNA YEMİŞİ ile/ve/||/<> YABAN MERSİNİ/LİKAPA/MAVİ YEMİŞ ile/ve/||/<> KIZILCIK

( )

( CRANBERRY vs. BLUEBERRY vs. CORNELIAN CHERRY )


- TURNA ile/ve BÜLBÜL


- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL

( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )


- TURNA ile İBİS/MISIR TURNASI

( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak alanlarında yaşayan bir kuş. )

( GRUS GRUS cum IBIS AETHIOPICA )


- TURNA ile KARKARA

( ... İLE Başı sorguçlu turna. )

( ... İLE Bataklık bölgelerde yaşarlar. )

( CRANE vs. ... )


- TURNA ile SİYAH BOYUNLU TURNA


- TURNA ile TAÇLI TURNA

( ... İLE Barışçıl, sevimli ve nazik olan bu kuş, Uganda'nın bayrağında da yer alan simgesidir. [Bu kuşu öldürmenin 7 yıllık hapis cezası vardır.] )

( ... cum BALEARICA PAVONINA )


- TURNA ile TELLİ TURNA

( ... İLE Turnagillerden, su kıyılarında yaşayan, uzunluğu 85 santimetre olan, gövdesi gümüşi, başı ve boynu kara, büyük bir kuş. )

( GRUS GRUS cum ANTHROPOIDES VIRGO )


- TURNA ile TURNA BALIĞI(PIKE)

( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir balık. )

( GRUS GRUS cum ESOX LUCIUS )


- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI


- TURNE değil/yerine/= GEZMECE


- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI


- TURNUSOL[Fr.] (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)

( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )


- TURONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TURONİN EPOKU

( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TURP ile ALABAŞ TURPU/CEHENNEM TOPUZU[Kıbrıs'ta]


- TURP ile BAYIRTURPU

( ... İLE İri bir turp türü. )

( ... cum COCHLEARIA ARMORACIA )


- TURP ile/değil EJDER MEYVESİ

( ... İLE/DEĞİL Dış görünüşü turp gibi, kırmızı ve aralarından yeşil yapraklar çıkan, içi beyaz fakat siyah noktalar bulunan, tadı çok güzel bir meyve.[Vietnam'da] )

( [not] RADISH vs./but DRAGON FRUIT )


- TURP ile/||/<> KOLZA

( ... İLE/||/<> Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki. )

( ... cum BRASSICA NAPUS )


- TURP ile ŞALGAM/ÇOMUR

( RADISH vs. TURNIP )

( RAPHANUS SATIVUS cum BRASSICA RAPA )


- TURP ile/ve TERME

( ... İLE/VE Yabani turp. )


- TURP ile YABANTURBU

( ... İLE Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki. )

( ... cum RAPHANUS RAPHANISTRUM )


- TURRE[Ar.] ile/ve PÜRÇEK/ZÜLF/ZÜLÜF[Fars.]/BÂRE[Fars.]/KÜJEK[Argu][dvnlgttrk]

( Alnın bir kısmına düşen saç. Kıvırcık saç lülesi. İLE/VE Yanağa sarkan saç. Şakaklardan sarkan saç lülesi. | Bele ya da topuğa kadar uzun olan saç. | Sevgilinin saçı. )

( ZÜLF-İ DİL-ÂRÂ: Sevgilinin gönlün süsleyen, gönle hoş gelen zülfü. ZÜLF-İ DİREFŞÂN: Dalgalanan saç. ZÜLF-İ MÜŞG-BÂR: Misk saçan zülf. ZÜLF-İ YÂR: Sevgilinin zülfü, saçı. | Menfaat, çıkar.[Zülfiyara dokunmak deyiminde] )


- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE değil LİMON

( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )

(

Limonun Sirkeye Göre Üstünlükleri

Limon ve sirke, ekşilik ve lezzet dışında da birçok açıdan farklıdır. Limon, kimyasal, biyolojik, bitkisel ve tıbbi bakımlardan daha verimli ve olumlu sonuçlar sunar.

Kimyasal Yapı

Limon, doğal sitrik asit içerir ve kalsiyum şelasyonu sağlar. Sirke ise asetik asit içerir ve daha korozif özellikler gösterir.

Biyolojik Özellikler

Limon doğrudan bitkisel üründür ve güçlü flavonoidlerle birlikte gelir. Sirke ise fermantasyon ürünü olup, biyolojik çeşitliliği sınırlıdır.

Bitkisel ve Üretim Süreci

Limon ağaçtan doğrudan hasat edilirken, sirke üretimi ikinci kademe bir işlem gerektirir ve bu süreçte doğal özelliklerin bir kısmı kaybolabilir.

Sağlık ve Tıbbi Etkiler

  • Limon, yüksek C vitamini ile bağışıklığı destekler.
  • Böbrek taşlarını önleyebilir.
  • Vücutta alkalileştirici etki yapar.
  • Güçlü antioksidan özellikler taşır.
  • Sirke ise aşırı kullanımda diş minesine zarar verebilir ve mideyi tahriş edebilir.

Yanlış Bilinen Noktalar

  • Limon, pH bakımından daha asidik olmasına rağmen vücudu alkalileştirir.
  • Limon antiseptik etkisi ile kısa sürede doğal koruma sağlar.
  • Sirke, doğru kullanılmadığında alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özet Karşılaştırma

Özellik Limon Sirke
C vitamini kaynağı ✔️
Probiyotik etkiler ✔️ (doğal sirke için)
Antiseptik etki ✔️ ✔️
Alkalileştirici etki ✔️
Diş minesi zararı Düşük risk Yüksek risk
Sindirimi destekleme ✔️ ✔️
Doğallık safhası Doğrudan bitkisel Fermente ürün
Alerji riski Düşük Orta-yüksek
Sonuç itibarı ile limon, doğallık, sağlık ve güvenlik açısından sirkeye göre daha üstün bir seçenektir. )


- TURŞULAŞMAK ile TURŞU/LUK ile TURŞUCU/LUK ile TURŞU SUYU ile TURŞU BALIĞI


- TURUK-U ÂLİYE = YÜCE YOL


- TÜRÜM ile/ve/||/<> DÜRÜM

( Taşma, dağılma[neşir/neşr], ışık/görünüm[zuhur], iniş/nüzûl/cirâc. İLE/VE/||/<> Toplanma[haşır/haşr], çıkış/dönüş/mirâc. )


- TÜRÜM = SUDUR = EMANATION[İng., Alm.] = ÉMANATION[Fr.] = EMANATIO[Lat.]


- TÜRÜM ile TÜRÜMCÜ/LÜK


- TUŞ/KLAVYE KISAYOLLARI

( Ctrl + Alt + Delete: Çalışan uygulamaların bir dizinini ekrana getirir. Tekrar basıldığında bilgisayarı baştan başlatır.

Ctrl + Delete: Metin düzenleme uygulamalarında imlecin bulunduğu konumdan sözcüğün sonuna kadar olan bölümü siler.

Ctrl + End: İmleci dizin ya da belgenin sonuna taşır.

Ctrl + Esc: Windows tuşunun bulunmadığı klavyelerde Başlat menüsünün açılması için kullanılır.

Ctrl + Home: İmleci dizin ya da belge başına taşır.

Ctrl + A: Etkin pencere üzerinde yer alan seçilebilir tüm nesnelerin ya da metnin seçilmesini sağlar.

Ctrl + C: Seçilen nesneyi panoya kopyalar.

Ctrl + N: Yeni bir pencerede yeni dosya oluşturur. Internet Explorer?da ise yeni tarayıcı penceresi açar.

Ctrl + O: Aç penceresini ekrana getirir.

Ctrl + P: Etkin belgeyi yazdırır.

Ctrl + S: Etkin belgeyi kaydeder.

Ctrl + V: Panoya kopyalanmış metin ya da grafiği imlecin bulunduğu konuma yapıştırır.

Ctrl + X: Seçilen nesneyi bulunduğu konumdan keserek panoya kopyalar.

Ctrl + Z: Son işlemi geri alır.

Shift + Delete: Seçili dosyaların Geri Dönüşüm Kutusu?na gönderilmeden doğrudan silinmesini sağlar.

Shift + Tab: Tuşları arasında ters yönde hareket sağlar.

Alt + Enter: Seçili dosya ya da klasör için Özellikler penceresini çağırır.

Alt + Esc: Pencereler arasında geçiş yapar.

Alt + Tab: Pencereler arasında geçiş yapar.

Alt + PrintScreen: Seçili uygulama penceresinin görüntüsünü panoya kopyalar.

Alt + Spacebar: Seçili dosya için Özellikler penceresini ekrana getirir.

Alt + S: Başlat menüsünü ekrana getirir.

Print Screen: Ekrandaki tüm görüntüyü panoya kopyalar.

Ok Tuşları: Sayfanın kaydırılmasını, uygulamaya bağlı olarak seçili nesnenin hareket ettirilmesini sağlar.

BackSpace: Windows Gezgini'nde ve Bilgisayarım klasöründe klasör seviyesini değiştirir.

Delete: Seçilen nesneyi siler.

Esc: Son işlemi iptal eder ya da menüyü açar.

Windows + R: "Çalıştır" penceresini ekrana getirir.

Windows + E: Windows Gezgini'ni ya da Bilgisayarım klasörünü ekrana getirir.

Windows + F: Bilgisayardaki Dosya ve klasörler için arama penceresi ekrana gelir.

Windows + Break: "Sistem Özellikleri" penceresini ekrana getirir.

Windows + F1: Windows Yard?mı ya da Yardım ve "Destek Merkezi" penceresini ekrana getirir.

Windows + D: Tüm pencerelerin simge durumuna küçültülmesini ve Windows masaüstünün görüntülenmesi sağlar. Tekrar basıldığında pencereler eski konumuna geri döner.

Windows + TAB: Görev çubuğunda yer alan tuşlar ve uygulamalar arasında geçiş yapar.

Windows + M: Tüm pencereleri simge durumuna küçültür.

Windows + Shift + M: Tüm pencereleri simge durumuna küçültme işlemini geri alır. )

( image

image

image )

( )


- TUŞE/TOUCH[İng.] değil/yerine/= DOKUNUM


- TUSİ ile/||/<> ÇİFTİ

( Dairesel hareketten doğrusal hareket elde etme )

( Nasireddin Tusi tarafından 1247 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1201-1274) (Ülke: İran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Tusi çifti, trigonometri, Meraga Rasathanesi) )


- TUTACAK ile TUTAÇ ile TUTAK ile TUTAM ile TUTAMAÇ/TUTAMAK

( Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak. İLE Laboratuvar maşası. | Tutacak. İLE Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Avuç içi ya da parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. İLE Tutamaç. | Tutunulacak, dayanılacak, güvenilecek nesne. )


- TUTAK ile Tutak

( Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. )


- TUTAK/KABZA[Ar.] ile/ve/||/<> BALÇAK

( Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, sap. İLE/VE/||/<> Kabza. | Kılıcın sapında/kabzada eli koruyan demir parça/bölüm. )


- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]

( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )


- TUTAMAK ile TUTUCULAŞMAK ile TUT ile TUTU ile TUTUCU/LUK ile TUTULU ile TUTAMAKSIZ ile TUTULU SATIŞ


- TUTAMLAMAK ile TUTAM/LIK ile TUTAM TUTAM


- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK

( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )

( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )

( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )

( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )

( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )


- TUTARLI OLMAK TUTARLI DAVRANMAK


- Tutarlı KONUŞ!!!


- TUTKAL["TUT KAL"] ile/değil/yerine/||/<>/< TUTKU


- BINDER[İng.] / AGGLOMERANT, LIANT, AGGLOMÉRANT[Fr.] / BINDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TUTKAL, YAPIŞTIRICI


- TUTKU:
ISTIRAP değil/yerine/> DEĞİŞİM

( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )


- TUTKU (ŞEREH)


- TUTKU ve/||/<>/= AKILSIZ (")BAĞLANMA(")


- TUTKU ile/ve/<> AŞK

( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )


- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK


- TUTKU ile/ve ÇİLE

( PASSION vs./and PASSION[SUFFERING] )


- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT


- TUTKU ile FETİŞ


- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE

( AMBITION vs. AMBITIOUS vs. AMBITIOUSLY )

( جاه طلبي ile بلند همت ile نامجو ile جاه طلبانه )

( JAH TALABY ile BALAND CPEHMAT ile NAMJO ile JAH TALABANEH )


- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]

( Tutuklu kalmak. )


- TUTKU ile/ve/||/<> KORKU

( PASSION vs./and/||/<> FEAR )


- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET

( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )

( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )

( Kişiyi yenik düşüren her istek, kösnüdür/şehvettir. )

( LUST: Bondage to matter. )

( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )

( GULMET: Şehvet fazlalığı. )

( PASSION vs. LUST/LECHERY/CONCUPISCENCE )


- TUTKU ile/değil/yerine NEŞE


- TUTKU ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] PASSION vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of PASSION )


- TUTKU ile/ve/||/<> US

( PASSION vs./and/||/<> REASON/MIND )


- TUTKU ile/ve ZAAF


- TUTKULAŞMAK ile TUTKU ile TUTKUN/LUK ile TUTKULU ile TUTKUSAL ile TUTKUSUZ/LUK


- TUTMA ile BULUNDURMA

( HOLD vs. KEEPING )


- TUTMA ile/ve/> GENİŞLETME

( TO HOLD vs./and/> TO WIDEN )


- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA


- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK


- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK

( HOLD vs. HOLD A COMPETITION vs. HOLD A MEETING vs. HOLD BACK vs. HOLD DEAR vs. HOLD FAST vs. HOLD MEETING vs. HOLD OF A SHIP vs. HOLD ON A MINUTE vs. HOLD RESPECT vs. HOLD RESPONSIBLE vs. HOLDER vs. HOLDING vs. HOLDING COMPANY vs. HOLDING FAST TO )

( برگزار کردن ile دردست داشتن ile منعقد ساختن ile متمسک شدن ile منعقد کردن ile در دست داشتن ile عقد کردن ile انبارکردن ile نگاهداري ile مسابقه گذاشتن ile مجلس داشتن ile تشکيل جلسه دادن ile مجلس کردن ile خودداري کردن ile عزيز داشتن ile محکم گرفتن ile خن ile وايسا ile احترام قائل بودن ile مسئول دانستن ile مسئول کردن ile حامل ile دارنده ile نگاه دارنده ile مسک ile انعقاد ile ملک متصرفي ile معتصم ile شرکت مرکزي ile مستعصم )

( BARGOZAR KARDAN ile DARDAST DASHTAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MOTAMSK SHODAN ile MANAGHAD KARDAN ile DAR DAST DASHTAN ile AGHAD KARDAN ile ANBARKARDAN ile NEGAHODARY ile MOSABAGHEH GOZASHTAN ile MOJALS DASHTAN ile TASHKYLE JALSEH DADAN ile MOJALS KARDAN ile KHODDARY KARDAN ile AZYZ DASHTAN ile MOHKAM GARAFTAN ile KHAN ile وايسا ile EHTARAM QAEL BODAN ile MASOUL DANSTAN ile MASOUL KARDAN ile HAMEL ile DARANDEH ile NEGAH DARANDEH ile MOSK ile ENEGHAD ile ملک متصرفي ile MOTASAM ile SHARKAT MARKZY ile مستعصم )


- TÜTSÜLEMEK ile TÜTSÜLENMEK ile TÜTSÜLETMEK ile TÜTSÜ/LÜK ile TÜTSÜLÜ ile TÜTSÜ GÖZÜ


- TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN! ile/ve/||/<>
ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )


- TUTUCU ile APTAL ile KÖLE

( Düşünmeyen. İLE Düşünemeyen. İLE Düşünmüyor olmasına aldırmayan. )


- [ne yazık ki]
TUTUCU ile GERİCİ


- TUTUCU ile MUHAFAZAKAR PARTİ ile KONSERVATİF OLARAK ile MUHAFAZAKARLIK ile KORUMAK

( CONSERVATIVE vs. CONSERVATIVE PARTY vs. CONSERVATIVELY vs. CONSERVATIVENESS vs. CONSERVE )

( مرتجع ile محافظه کار ile محافظهکار ile حزب محافظه کار ile محافظهکارانه ile محافظه کاري ile کنسرو کردن ile کنسرو تهيه کردن )

( MORTAJE ile MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKAR ile HEZB MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKARANEH ile MOHAFEZEH KARY ile KONSORO KARDAN ile KONSORO TAHYYEH KARDAN )


- TUTUCU ile TUTUCU ile TUTUCU/İTİCİ[Fr. TENEUR] ile TUTUCU

( Süregiden toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kişi. İLE Tutumlu. İLE Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. [Eskiden "itici" denilirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bugün, bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.] İLE Ateş maşası. )


- TUTUK ile TUTUCU


- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU


- TUTULMA ile TUTULMA[Ar. HUSÛF/ECLIPSE] ile TUTULMA ile TUTULMA

( Toplum tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. | Tutuk duruma gelmek. | Kapatılmak, sarılmak. | Bir örgen ya da bir nesnenin hareket edemez olması. | Yakalanmak. | Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. İLE Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün ya da bir bölümünün görünmez duruma gelmesi. | Gözlemciye göre, iki gökcisminden birinin, öbürünü örtmesi. Ay'ın, Güneş'i örtmesi[gün tutulması]; Yer'in, Ay'ı örtmesi[Ay tutulması]. İLE Birine tutkun olma, sevme, âşık olma. İLE Oyuncunun söyleyeceklerini unutması. )


- MÉSON PIÉGÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTULMUŞ MEZON


- TUTUM:
GELİŞMİŞ ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ


- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- TUTUM = ATTITUDE[İng., Fr.] = EINSTELLUNG/HALTUNG[Alm.] = ATTITUDINE[İt.] = ACTIDUD[İsp.]


- TUTUM ile/ve/değil EŞİK


- TUTUM ile/ve KARAKTER

( ATTITUDE vs./and CHARACTER )


- TUTUM ile/ve/< NİYET

( ... İLE/VE Neden değil Niçin[Ne İçin]. )

( İlke'li düşünmek, niyettir. )

( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )

( Onun, bizim için ne olduğunu, zihinsel tutumumuz belirler. )

( Özbilincim'in, "vicdânım" doğrultusunda eylemek isteğini beslemesi de, 'niyet'tir. )

( ATTITUDE vs./and/< INTENTION )


- TUTUM ile/ve NİYET

( ... İLE/VE Neden değil Niçin(Ne İçin). )

( Niyet davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )

( Onun sizin için ne olduğunu zihinsel tutumunuz belirler. )

( ATTITUDE vs./and INTENTION )


- TUTUM NİYET


- TUTUM ile/ve/||/<>/> SİYASET

( İnsanda. İLE/VE/||/<>/> Toplumda. )


- TUTUM ile/ve TAVIR

( Koşullarınızı (belki) değiştiremezsiniz, fakat tavır ve tutumunuzu değiştirebilirsiniz. )

( Kibar, asil ve hassas bir tavır içinde olun. )

( İşlerinizde sessiz ve alçakgönüllü bir tavır edinin. )

( Alışkanlık haline gelmiş olan yumuşak tavır, problemler karşısında etkisiz kalmaya neden olur. )

( Kişinin hayatını belirleyen şey, tavır ve hareketleridir. )

( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )

( Konumunuzu ancak bilinçli tavırlar sağlama alabilir. )

( Yolcunun zenginliği, kişinin iç varlığıyla barışık olma yeteneğinin simgesidir ve bu durum uyumlu ve çekici bir tavrı yaratır. )

( Bilge kişinin tavrı önemlidir. )

( ATTITUDE vs./and MANNER )


- TUTUM TAVIR


- TUTUM ile TUTUMLU/LUK ile TUTUMSUZ/LUK ile TUTUMSUZCA


- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK


- TUTUMLULUK ile/ve/||/<> KISINMAK

( ... İLE/VE/||/<> Kendi gereksinimlerini karşılamakta tutumlu davranmak, imsak etmek. )


- TUTUM/U BENİMSEMEK ile/ve/> ALIŞKANLIK OLUŞTURMAK


- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) SORUNUNDA:

"YASAK" değil SINIRLAMA
ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]


- TÜTÜN/LÜK ile TÜTÜNCÜ/LÜK ile TÜTÜN RENGİ ile TÜTÜN BALIĞI


- TUTUNMA(MA)K ile DEMİR ATMA(MA)K


- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR


- TUTUŞMAK ile TUTUŞABİLMEK ile TUTUŞUVERMEK ile TUTUŞ


- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME

( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )


- TUVAL[Fr. < TOILE]/CANVAS[İng.] ile TUVAL[Fr. < TOILE]

( Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir ya da pamuklu kaba kumaş. İLE Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo. )


- TUVAL ile TUVACA


- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA

( COMMODE vs. COMMODIOUS vs. COMMODITIES vs. COMMODITY )

( گنجه کشودار ile رختان ile رختدان ile مقرون بصرفه ile بکار خور ile اجناس ile کالا )

( GONJEH KESHODAR ile RAKHTAN ile RAKHTEDAN ile MOGHORON BASRAFEH ile BEKAR KHOR ile AJENAS ile KALA )


- TUVALET ile/ve/<> KUM ODASI

( Malawi'de, tuvaletler, kum odaları biçiminde oluşturuluyor. Bir blok dolunca, bir kolla, kum odaları değiştiriliyor. Kullanılan kum blokları, kurutulup gübre olarak kullanılıyor. Zorunluluktan ve olanaksızlıklardan da olsa önemli bir çevresel ve doğal çözüm sunuyor. )


- TUVALETE GİDİP, GELEYİM yerine "TELEFON EDİP, GELEYİM" (gibi)


- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI


- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER

( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )


- TÜY ile/ve/değil TELEK

( ... İLE/VE/DEĞİL Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. )

( [not] PLUME vs./and QUILL )


- TÜY ile TÜY KENARI ile TÜYLER ile TÜYLÜ

( FEATHER vs. FEATHEREDGE vs. FEATHERS vs. FEATHERY )

( پر ile با پر پوشاندن ile بال دادن ile باپرآراستن ile لبه نازک ile کناره تيز ile پروبال ile پر مانند ile شبيه به پر )

( PAR ile BA PAR PUSHANDAN ile BAL DADAN ile BAPARARASTAN ile LABEH NAZAK ile KONAREH TYZ ile PROBAL ile PAR MANAND ile SHABYYEH BAH PAR )


- TÜY ile/değil ZELFE

( ... İLE/DEĞİL Yeni çıkmaya başlayan kanat tüyü. )


- (TÜYLERİ/M) DİKEN DİKEN


- TÜYLERİNİ ALMAK ile TÜY DÖKÜCÜ

( DEPILATE vs. DEPILATORY )

( واجبي کشيدن ile واجبي ile نوره )

( VAJEBY KESHYDAN ile واجبي ile نوره )


- TÜYLÜ["TÜĞLÜ" değil!] ile/ve/||/<>/> TÜLEKMEN

( ... İLE/VE/||/<>/> Kabarık tüylü. )


- TÜYLÜ ile TÜYLÜ MEŞE ile TÜYLÜ DALAK OTU


- TÜYO ile ÖNERİ


- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT


- TUZ-BUZ (OLMAK) UN-UFAK (OLMAK/ETMEK)


- TUZ-EKMEK HAKKI


- TUZ GÖLÜ ile LÛT GÖLÜ ile LA'NGA CO GÖLÜ ile SALT LAKE CITY

( Ankara ile Konya arasında bulunan göl. İLE Ürdün ile İsrail sınırındadır. [Normal denizlerden 10 kat daha tuzludur.] [24 farklı mineral içeren bu gölden, Potasyum minerali elde edilmektedir.] İLE Tibet'tedir. İLE Amerika'nın, Utah eyaletindedir.[Batı yarıküresinin en büyük tuzlu su kütlesi ve dünyadaki tuzluluk oranı en yüksek iç su kütlelerinden biridir.] [Tuz gölleri, balık ve bitkiden yoksundur.] )

( ... ile ... ile ile ... )


- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER


- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER


- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )

( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )

( SALT vs. ACID SALT vs. BASIC SALT vs. ROCK SALT vs. SEA SALT[HIPERTONIC] vs. BLOOD/BODY[ISOTONIC] SALT vs. HIDRATED SALTS )


- TUZ ile BAZAL[Fr. < BASAL]

( ... İLE Bazı çok olan tuz. | Bazın özelliklerini taşıyan. )


- TUZ ile ESTER

( Asit ve bazın nötralizasyonu sonucu oluşan bileşik. İLE Asit ve alkolün tepkimesi sonucu oluşan bileşik. )


- TUZ ile TUZ RUHU ile TUZU KURU/LUK ile TUZ EKMEK HAKKI ile TUZ EKMEK DÜŞMANI


- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK


- TUZAĞA DÜŞÜRMEK ile TUZAK ile TUZAĞA DÜŞÜRÜCÜ

( ENTRAP vs. ENTRAPMENT vs. ENTRAPPING )

( دام انداختن ile تله نداختن ile دام افکندن ile دام افکني ile تله گذاري )

( DAM ANDAKHTAN ile TALEH NADAKHTAN ile DAM AFKANDAN ile DAM AFKANY ile TALEH GOZARY )


- [ne yazık ki]
!TUZAK ile/ve/||/<> !KUNDAK


- TUZAK = MANDEPSİ[argo]


- TUZAK ile/ve/değil/||/<> PUSU

( [ne yazık ki] Yakalamaya yarayan araç ya da düzenek. | Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzenek. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer. )


- TRAP[İng.] / PIÈGE[Fr.] ile/değil/yerine/= TUZAK


- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI


- TUZAKLAMAK ile TUZAKLANMAK ile TUZAK ile TUZAKÇI/LIK


- TÜZE(HUKUK) GÜVENLİĞİ / TÜZE(HUKUK) GÜVENCESİ


- TÜZE(HUKUK) ve/<>/|| FİZİK


- TÜZE/HUKUK ve/||/<> SABIR

( Hukuku bilen(/ler), sabreder. )


- TÜZE(HUKUK) ile/<> YAZIN(EDEBİYAT)

( Toplumbilim. İLE/<> Sanat. )

( [Amaç] Adâlet. İLE/<> Dilde ve düşüncede, incelik. )

( Yorum, yasa koyucunun amacına göredir ve gerekçelere bakılır. İLE/<> Çağrışım ve yorumlar, okurdan okura değişir. )

( İkisi de bir "söz" söyler fakat hukuk açısından "kuralın" ya da "yargının" sözü esastır. [Kuralın sözünü, yasa koyucu; yargının sözünü, yargıç söyler. Yargıcın sözü, kuralın sözüne uygun olmak zorundadır.] İLE/<> Önemli[öncelikli] olan, öykünün sözüdür. )

( [sözü] Yasa koyucu ya da yargıç söyler. İLE/<> Önce, yazar; sonra, okur söyler. )

( Akla, mantığa ve toplumsal gerçekliğe dayanır, sınır koyar. İLE/<> Hayal gücü ve yaratıcılık, öne çıkar ve sınırsızdır. )

( [sözü] Zorla söyler, zorla dinletir. İLE/<> Zorla söylemez, ["Heves" sözüdür, muhatapları gönüllüdür.] ["Zorla güzellik olmaz!" ama hukuk olur! Hukuk'un, zorlayıcı/yaptırım gücü vardır.] )

( Tekil öyküler hakkında yargıya varabilmek için olası öykülerin tamamını kuşatacak, "genel kurallar" koymayı amaçlar.[Tekil bir öykünün peşinden giden edebiyat, hukukun sabitlemek, her zaman ve her yerde aynı anlama getirmek istediği sözü açmak, genişletmek, çoğaltmak, yeni anlamlar katmak içindir.] İLE/<> Kişinin, insan öykülerinin peşindedir. )

( Çelişki sevmez, gördüğü yerde çelişkileri bertaraf etmek ister. İLE/<> Çelişkileri kışkırtıp bu çelişkilerden yeni anlamlar doğmasına ebelik yapmayı, en azından böylesi olasılıklar bulunduğunu unutturmamayı arzular. )

( Tekil kişiyi, genel ve soyut koşullar içinde değerlendirir. Yasalar, genel işlemlerdir, belirli bir durum içindeki herkes için düzenlenmişlerdir[tedvîn]. İLE/<> Kişinin, bir başkasından ayrıldığı noktaların peşindedir. )

( Yönlendirmelerle ilgilenmez, eylemle ilgilenir. Hukukun odaklandığı, öncelikle eylemdir, istisnalar dışında, eyleme giden yol önem taşımaz. İLE/<> Bu yoldaki uğrakları, kişinin durumunu, yönlendirmelerini, onu etkileyen etmenleri didikler. )

( Kişinin, neyi, neden yaptığının değil ne yaptığının ve bu yaptığının ne gibi sonuçlar doğurduğunun yanıtını arar. İLE/<> Kişinin derinliğinin ve yapıp ettiklerindeki değişkenlerin peşindedir. Bunun doğal sonucu olarak, edebiyatçı, insanı, "yargılamak" yerine anlamaya çalışır. )

( Süreç ve sonuç birliği, bütünlüğü vardır/aranır. İLE/<> Süreç odaklıdır. )

( Açık, net, sözü uzatmayan ve tartışmaya kapalı bir ifade biçiminin peşindedir. İLE/<> Sayısız çağrışımlar, uzun soluklu ifadeler kullanır. )

( Hukuk ve Edebiyat Dersleri’nin, Türkiye’deki Serüveni:

Özyeğin Ünv., Bilgi Ünv. [2014 - ...]

Akdeniz Ünv., Kemerburgaz Ünv., Ulus. Antalya Ünv. [2013 - ...]

Turgut Özal Ünv., Yaşar Ün, [2012 - ...]

Kocaeli Ünv., Atılım Ün. [2011 - ...]

Kadir Has Ünv. [2009 - ...]

Ankara Ünv. [2006 - ...]

Galatasaray Ünv. [2005 - 2010]

Bilgi Ünv. [2004 - 2007]

Bahçeşehir Ünv. [2001 - 2010]



Dünyada, edebiyat ve hukuk ilişkisinin, akademide konuşulmaya başlandığı tarihler...

ABD’de, 1800'lerin sonu...

Almanya ve İtalya'da 1920'li yıllar...

Fransa ve İspanya2da 1950'li yıllar... )

( Düz kalıplardan oluşan, tek renkli, sınırlı ifade olanakları ile iş görür. İLE/<> Sözcükleri, sınırsızca kullanır, benzetmeler, ironiler, çift anlamlar, imâlar ile son derece geniş dil olanaklarına sahiptir. )

( "h" ve "k" ["sert"] İLE/<> "d" ve "b" [yumuşak] )

( Düzenler, emreder, tanımlar ya da bilgilendirir. İLE/<> Belirtir. Duygu ve düşünceleri, estetik kaygılarla dile getirir. )

( Hukuk metni, "yazar" merkezlidir. İLE/<> Edebî metin, okur merkezlidir. )

( Alıcı, satıcı, sanık, mağdur gibi sonsal sınıflandırmalar içinde biriciklikleri pek de düşünülmeden değerlendirilirler.[Katalog suçlar vardır fakat katalog kahramanlar yoktur.] İLE/<> Kişi[kahraman], kendine özgüdür. Biricik olduğu göz ardı edilmez. )

( "Olmayacak" bir öykü üstüne söz söylemez. İLE/<> Gerçeğe aykırı olanla da olanaksız olanla da ilgilenir.

Yasa, olası öykülerde...

Ya kahramana ne yapması gerektiğini söyler: Kural

Ya ne yapmaması gerektiğini: Yasak

Ya yapacağı şeyi nasıl yapacağını: Yöntem/Usûl

Ya kahramanın yaptığı şeyi yapmış sayıp saymayacağını: Tespit

Ya da kahramanın yaptığı ya da yapmadığı şeyin yaptırımını: Ceza, Tazminat vb. )

( Hukuk Fakültesi Mezunu Yazarlar...

Fuat Köprülü, Necati Cumalı, Oktay Rıfat, Ziya Osman Saba, Mithat Cemal Kuntay, Burhan Felek, Samet Ağaoğlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Rasim Özdenören, Mevlana İdris, Sibel Eraslan, Nuri Pakdil, Orhan Seyfi Orhon, Şevket Rado, Gülten Akın, Demir Özlü, Vüs'at O. Bener, Orhan Hançerlioğlu, Asaf Halet Çelebi, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Zeyyat Selimoğlu, Şemsi Belli, Kemal Burkay, Erdal Öz, Yiğit Okur, Ebubekir Eroğlu, Tahir Abacı, Turgay Fişekçi, Akif Kurtuluş, Behçet Çelik, Faruk Erem...

Hukuk Fakültesi Mezunu Müzisyen...

Şerif Muhiddin Targan



Hukuk Fakültesini yarıda bırakanlar:

Attilâ İlhan, Yakup Kadri, Ahmet Haşim, Hilmi Yavuz, Ahmet Muhip Dıranas, Melih Cevdet Anday... )

( Hukuk ve Edebiyat Dersleri’nin, Türkiye’deki Serüveni:

Özyeğin Ünv., Bilgi Ünv. [2014 - ...]

Akdeniz Ünv., Kemerburgaz Ünv., Ulus. Antalya Ünv. [2013 - ...]

Turgut Özal Ünv., Yaşar Ün, [2012 - ...]

Kocaeli Ünv., Atılım Ün. [2011 - ...]

Kadir Has Ünv. [2009 - ...]

Ankara Ünv. [2006 - ...]

Galatasaray Ünv. [2005 - 2010]

Bilgi Ünv. [2004 - 2007]

Bahçeşehir Ünv. [2001 - 2010]



Dünyada, edebiyat ve hukuk ilişkisinin, akademide konuşulmaya başlandığı tarihler...

ABD’de, 1800'lerin sonu...

Almanya ve İtalya'da 1920'li yıllar...

Fransa ve İspanya2da 1950'li yıllar... )

( Hukuk ve Edebiyat arasında, buraya kadarki FaRkLaR, Sayın Mehmet Ali Başaran'ın (avukat ve edebiyatçı) tespitleridir. Katkıları için çok teşekkür ediyor, çalışmalarının ve başarılarının sürekliliğini diliyoruz... )


- TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> AKTÖRE/AHLÂK

( [Hesap] Eylemden sonra. İLE/VE/||/<> Eylemden önce. )

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( Görünen ahlâk. İLE/VE/||/<> Görünmeyen hukuk.
Visible moral. VS./AND/||/<> Invisible law. )

( LAW vs./and/||/<> MORALS )


- TÜZE ile/ve TOPLUMBİLİM

( "Toplumbilim Sözlükleri" tarihçesini okumak için burayı tıklayınız... )

( LAW vs./and SOCIOLOGY )


- TÜZE ile TÜZEL/LİK ile TÜZEL KİŞİ/LİK


- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ değil/yerine HUNİ GİBİ


- TÜZE/HUKUK:
VAR OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMASI GEREKEN


- TÜZE(HUKUK) ile/ve/||/<> ADLÎ TIP


- TÜZE/HUKUK ve/=/||/<>/>/< BÜTÜN/LÜK


- TÜZE(HUKUK) ile/ve/||/<> ÇOKLU TÜZE


- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK


- TÜZEL/HUKUKÎ ile/ve/||/<>/< TÜREL/ÂDİL


- TÜZEL İŞLEYİŞTE:
İNGİLİZ ile/ve/||/<> AMERİKAN ile/ve/||/<> ALMAN ile/ve/||/<> TÜRK


- TÜZEL ile TÖZEL

( Hukukla ilgili, hukuksal, hukukî. | Hükümle ilgili, hükmî. İLE Tözle ilgili. )


- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK

( [not] JUDICIAL RESPONSIBILITY vs./and/but/=/||/<>/>/< HUMANE RESPONSIBILITY )


- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

( THE BASIC PRINCIPLES OF THE LAW - [ULPIAN]:
LIVE HONESTLY and/||/<> DO NOT OFFEND OTHERS and/||/<> GIVE TO EACH PERSON WHAT IS DUE )

( JURIS PRAECEPTA SUNT HAEC - [ULPIAN]:
HONESTE VIVERE et/||/<> ALTERUM NON LAEDERE et/||/<> SUUM CUIQUE TRIBUERE )


- TÜZENİN(HUKUKUN):
ÜSTÜNLÜĞÜ ve/||/<> KORUYUCULUĞU

( Kuşkunun bulunduğu durumlarda, haktan yararlanma durum ve yeteneğini genişletmeyle gerçekleşir. )


- TUZLA/MEMLEHA[Ar.] ile Tuzla

( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. İLE İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. )


- TUZLAMAK ile TUZLANMAK ile TUZLA ile TUZLAK


- SALT ICE[İng.] ile/değil/yerine/= TUZLU BUZ


- TUZLU SU İÇME(ME)K ile/ve/||/<> KEÇİBOYNUZU YEME(ME)K


- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU


- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM


- TUZSU ile TUZSUZ/LUK


- TUZU KURU OLMAK ile/değil GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK


- TÜZÜK ile/ve/||/<>/> YÖNETMELİK


- TVİST ile TVİSTÇİ


- TWENTY :/yerine YİRMİ


- TWETT, M[İng.] ile/değil/yerine/= TWETT, M.


- TWICE :/yerine İKİ KERE


- TWİST ANGLE İLE MOİRÉ İLE MAGİC ANGLE ile/||/<> TWİSTRONICS

( Açılı 2D malzeme heterostrüktürleri. )

( Formül: θ = 1.1° (magic) )


- (not TWO TIMES) TWICE


- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI


- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI


- TYAGA ile ...

( Red, terk. Tyaga tüm çalışmaların meyvelerini red ve terk etmektir. Örneğin, tyaga, karma'yı tutkusuzca ve sonuçları hakkında hiçbir arzu taşımaksızın icra etmelidir, yerine getirmelidir. )


- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI


- TYPE I ERROR ile/||/<> TYPE II ERROR

( Type I α doğru H₀ reddi, Type II β yanlış H₀ kabulü. )

( Formül: False positive İLE false negative )


- TYPICAL :/yerine TİPİK, KENDİNE ÖZGÜ


- TYPICALLY :/yerine TİPİK OLARAK


- TZU-JAN[Çince] ile ...

( Doğal olarak, kendiliğinden oluşum. )


- U KUARK ile/ve/||/<> D KUARK ile/ve/||/<> ELEKTRON

( )


- UBİKİTİN[İng. UBIQUITIN] ile/||/<> KOVALENT BAĞ[İng. COVALENT BONDS]

( Ökaryot gözelerde yaygın olarak bulunan, göze proteinlerinin proteazlarla parçalanabilmesi için parçalanacak proteine kovalent bağlarla bağlanan, enzim özelliği bulunmayan, sıcaklığa dayanıklı, 76 amino asitlik küçük bir protein. @@ Kimyada iki atom arasında bir elektron çiftinin paylaşımından kaynaklanan atomlararası bağlantıyı gösteren bağ. Bağlama çekirdeklerinin aynı elektronları elektrostatik olarak çekiminden kaynaklanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ


- UBÛDET = AŞK VE ŞEVL[çoğ. EŞVÂL]

( ŞEVL: Vazodaki su kalıntısı. | Geniş, ıssız, tenha toprak. )


- ÜÇ AKIL:
MUTLU ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL


- 3 ANA RENK ve/<> 3 ANA BİÇİM

( Sarı, Kırmızı, Mavi. VE/<> Daire, Kare, Üçgen. )


- ÜÇ AŞAĞI, BEŞ YUKARI


- ÜÇ AYLAR/ŞÜHÛR-İ SELÂSE:
RECEP ve/> ŞABAN ve/> RAMAZAN


- UC BİRİM ile UZANTI

( TIP UNIT vs. EXTENSION )


- ÜÇ BOYUT/İMTİDAD-I SELÂSE -ile

( * UZUNLUK/BOY
* GENİŞLİK/EN
* DERİNLİK )


- ÜÇ/DÖRT BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT


- ÜÇÜNCÜ BOYUT:
YÜKSEKLİK değil DERİNLİK


- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK

( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )


- ÜÇ ...:
CAN ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN

( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...

Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...

Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...

Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...

Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...

Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...

Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...

Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...

Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...

)


- DREHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI AKIM


- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI


- ÜÇ FİDAN PARKI :

( Uskumruköy Mahallesindedir. 3.596,70 m²'lik bir alan üzerindedir. 2.950,00 m²'lik yeşil alana sahiptir, 225,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 60,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- ÜÇ İSTANBUL <> MİTHAT CEMAL KUNTAY

( kitabını da okumanızı salık veririz. )


- 3 KİŞİ/ARKADAŞ ile/yerine/ve 2, 4, 5, 6 [< üzeri] KİŞİ/ARKADAŞ

( Üç kişi, olanaksız bir üçgen oluşturduğundan, biri, öbeği[grubu] terk etmelidir. )

( Üç kişi, birlikte yürürken, birini yitirir. )


- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ


- 3 KULLUVALLAH 1 ELHAM değil 3 İHLÂS (SÛRESİ) 1 FÂTİHÂ (SÛRESİ)


- ÜÇ KÜRE ve/||/<>/> YEDİ KÜRE ve/||/<>/> ONBİR KÜRE


- ÜÇ LOPLU YAPRAK = VARAK-I SÜLÂSÎYÜ'L-FÜSÛS = FEUILLE TRILOBÉE


- THREE CENTERED BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ MERKEZLİ BAĞ


- ÜÇ NESİL ile/ve/||/<> ÜÇ HAYAT

( Refik Halit Karay )