Bugün[28 Haziran 2026]
itibarı ile 47.119 başlık/FaRk ile birlikte,
47.119 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(74/190)


- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]

( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )


- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ

( Sesin müzikal özellikleri. )

( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )


- HARP/CENK değil/yerine/= SAVAŞ


- HARR[Ar. çoğ. HARÛR] ile HÂRR/E[Ar.]

( Sıcaklık, sıcak, harâret. İLE Kızgın, sıcak, yakıcı, harâretli. )


- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI


- HARS[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI


- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ


- Hârûn[Ar.] ile HARÛN[Ar.]

( Musa peygamberin büyük kardeşi.[AARON] | Bağdad halifelerinden Hârûn-ür-Reşîd. İLE Harın, ilerleyecek yerde duran ya da geri giden hayvan. | Sokak kedilerinin en büyüğü. )


- HAS/MAHSUS/TİPİK değil/yerine/= ÖZGÜ


- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]

( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )

( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )


- HASAN EFENDİ (HACI) ÇEŞMESİ :

( Yeniköy'de cami yakınında sokak içerisinde ve su terazinin altında bulunduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme bulunamamıştır. )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Altunkum'da ki bahçeli gazinoda bulunduğu (H.1347, M.1928) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme bulunamamıştır. Bu çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyormuş: Sahib - ül hayrat Kapudan - ı derya Cezayirli/Gazi Hasan Paşa Çeşmesi". Bu çeşmenin üzerinde ayrıca bir de onarım kitabesi bulunuyormuş bu kitabede de şöyle yazıyormuş: Marmoloz (Mavramoloz) Dalyan Çeşmesi" (3 Mayıs 1928). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesidir. Yenimahalle Karakütük Caddesi üzerinde ve çarşı içinde, meydana girince sağ köşe başındadır. Hasan Paşa (Kaptan Gazi) tarafından (H.1199, M.1784) yılında yaptırılmış bir meydan çeşmesidir. Sarıyer Vakıf Memba Suyundan beslenmektedir. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Ol Cezayirli Hasan Paşa - ı Gazi namdır/Yapdı nice hayr cari ol şecaat kanıdır/ Bu denı dünya fani olduğun idrak idüp/Yapdı Sarıyer'de bir çeşme zülalin aynıdır/ Geldi üçler seyr idüp anı didim tarihini/ Bil bu mai su değil ayn - ül hayatın aynıdır" (1199). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Garipçe Köyün batısında Büyükliman'da ve plaj içinde bulunan bu çeşme Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından, Büyükliman'da bulunan tersane içinde yaptırılmıştır (H.11994, M.1784). Tersane zamanla yok olup gitmesine karşın, çeşme plaj içinde bulunmakta olup, su akışı yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Şevkile bir tarih - i mâ tenden çıkardım fikr idüp İtdi icra bu yeni Tersane de âb - ı lâtif 1199". )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Hacı Osman Bayırında olduğu (H. 1315, M.1897) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen ve kullanılmadığı bildirilen bu çeşmeye rastlanmamıştır. Büyük bir olasılıkla Hacı Osman yolu yapımı sırasında ortadan kaldırılmıştır. Çeşmenin ayna taşında çift çapa resmi ve kitabesinde şöyle bir yazı varmış. "Esbak Kapudan - ı derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa merhumun hayratıdır" (Sene 15 Eylül 1313). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camii bahçe duvarına bitişik tek yönlü büyük hazneli duvar çeşmesidir (H.1197, M.1782). Bu camiye, onarımını yaptırdığı için Cezairli Gazi Hasan Paşa Camii de denilmektedir. Çeşmenin iki kitabesi vardır. Kitabelerin altında ise bir kabartma çapa resmi vardır. Kitabede şöyle yazmaktadır: Hâlâ Kapudan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Hazretleri işbu çeşmenin ve mâ - ı lezîzinin yollarının tamir - i küllî ile müceddeden tamir ve terminine muvaffak olmalarıyla nâm - ı nâm - ı müşireleri hayr ile tezkir olunmak niyaziyle bu mahalle işaret olunmuştur" (1197). Alttaki ikinci kitabede ise şöyle yazıyor: Bu çeşmede asla saka gediği yoktur" Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki, sakaların (su satıcılarının) su alıp satması hakları yoktur (Su almaları yasaktır). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bu çeşmenin de Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camiinin önünde olduğu belirtilmektedir H.1197, M.1782). Ne var ki bu çeşmede yerinde yoktur ve herhangi bir kalıntısı da mevcut değildir. Yol tanzim çalışmaları ve ana caddenin genişletilmesi sırasında yıkılıp ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. )


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )

( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )

( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )


- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER

( 06 Nisan 1909 tarihinde, Serbesti gazetesinin yazarı Hasan Fehmi, Galata Köprüsü'nde öldürülür... Hasan Fehmi, düşüncelerinden dolayı katledilen ilk gazetecidir. Bu nedenle, 06 Nisan, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılır... )

( Öldürülen Gazeteciler... )


- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET


- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA


- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME


- HASAR[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞIM


- HASAR[Azr.] = ÇİT[Tr.]


- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA


- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )


- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI

( HARVEST vs. HARVEST HOME vs. HARVESTER vs. HARVESTMAN )

( درو کردن ile درو ile پايان درو ile خرمن ile حصاد ile وقت خرمن ile هنگام درو ile درويدن ile دروگر ile نوعي عنکبوت )

( DRO KARDAN ile DRO ile PAYAN DRO ile KHARMAN ile حصاد ile VAGHT KHARMAN ile NPANGAM DRO ile DROYDAN ile DROGER ile NOY ANKABUT )


- HASAT ile HASATÇI/LIK


- HASAT ile TAHSİLAT

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE Alacakların toplanması ya da süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması. )


- HASBEK, ALİ HAYDAR (FATİH, 1881 - 1958) :

( Sarıyerli hukuk adamı. Deli Müftüler ailesinin mensubu olup, dava vekili olarak yıllarca Sarıyerlilerin sorunlarının halli için uğraşı verdi. )


- HASBETEN[Ar.] ile HASBÎ[Ar.]

( Karşılıksız, parasız, bedava. İLE Karşılıksız, parasız, bedelsiz, bedava. | Gönlüllülükle, beklentisiz, Allah rızâsı için yapılan iş, hizmet, emek, katkı. )


- HASBÜN-ALLAH VE Nİ-MEL-VEKÎL -ile

( BİZE ALLAH YETER, O HER İŞİMİZİ GÜZEL YAPAR )


- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA


- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA ile/değil/yerine/></>/< SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun".

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

"Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". )


- HASED/HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK, ÇEKEMEMEZLİK | HAKKI ÖRTMEK [KÖKÜ KÜFÜRDÜR]


- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )


- HASEN[Ar.] ile 'ADL[Ar.]


- HASEN[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL


- HASEN[Ar.] ile HASENE[Ar.]


- HASEN[Ar.] ile MUBÂH/MÜBÂH[Ar.]


- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK

( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )


- HASEP <> HASSA/HASİYET

( Kişisel özellikler, nitelikler. <> Özgülük, hassa. | Yarar, etki. )


- HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK


- HASET ETMEK değil/yerine/= KISKANMAK/ÇEKEMEMEK/KISKANÇLIK ETMEK


- HASET[Ar.] ile/ve/||/<> FESAT[Ar.]


- HASET ve KİBİR

( Haset, kibirin çocuğudur. )

( Kibirlinin/mağrurun düşmanı, Allah'tır! )


- HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK/ÇEKEMEMEZLİK/GÜNÜ


- HASET/HASUT değil/yerine/= KISKANÇ/GÜNÜCÜ


- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER


- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ


- HASÎB[Ar.] ile HASÎB[Ar.] ile HÂSİB[Ar.]

( Ucuzluk, bolluk yer. | Hayır sahibi, eli açık, cömert. İLE Değerli, itibarlı, saygın/muhterem, yetenek sahibi. | Sayman, muhasebeci. | Allah'ın sıfatlarından. İLE Hesap eden/edici. )


- HÂSİF[Ar. < HUSÛF] ile HASÎF[Ar.]

( Sararmış, rengi, parlaklığı kalmamış. İLE Aklı başında, olgun, hasâfetli. )


- HAŞIL -ile

( Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )


- HÂSIL OLMAK değil/yerine/= OLUŞMAK/ORTAYA ÇIKMAK/TÜREMEK


- HASIL ile HÂSIL[Ar.] ile HAŞIL

( Yeni başak tutmaya başlamış ekin. İLE Olan, ortaya çıkan, görünen. İLE Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )


- HASIL ile HASILA


- HÂSILAT[Ar.] ile PARSA[Fars.]

( Ürün. | Gelir, kazanç. İLE Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para. )


- HASILAT değil/yerine/= TÜM GELİR


- HAŞILLAMAK ile HAŞIL ile HAŞILLI ile HAŞILSIZ


- HAŞÎM[Ar.] ile HÂŞİM[Ar.]

( Gösterişli, haşmetli. | Ezen, yaran, kıran, parçalayan. İLE [Çorba vb. şeylere] Kuru ekmek kırıntısı doğrayan. )


- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ

( HASHEM vs. HASHEM AGHAJARI vs. HASHEMI vs. HASHEMI RAFSANJANI )

( هاشم ile هاشم آغاجري ile هاشمي ile هاشمي رفسنجاني )

( CPEHESHAM ile CPEHESHAM AGHAJERY ile CPEHESHAMY ile CPEHESHAMY RAFSANJANY )


- HASIM ile/değil/yerine HISIM

( Yağı, düşman. İLE/DEĞİL/YERİNE Akraba, yakın. )


- HAŞİN[Ar.] değil/yerine/= KATI, KESKİN, SERT, KIRICI


- HASİP HANIM YALISI :

( Rumelihisarı, Baltalimanı üzerinde bulunan bu tarihi yalı 18. yy. sonlarında yapılmış olup, Nasip Hanım'a aitti. 1902'de Posta ve Telgraf eski Nazırı Hüseyin Hasip Efendiye geçti. Tanker çarpması sonucu yıkılan yalı yeniden yapıldı ise de tarihi hüviyetini kaybetti. )


- HAŞIR HAŞIR ile HAŞIR HUŞUR ile HAŞIR NEŞİR


- HAŞIR-NEŞİR


- HAŞ(I)R-NEŞ(İ)R OLMAK ile YAKINLIK


- HAŞIR-NEŞİR ile/ve MED-CEZİR


- HASÎR[Ar.] ile HÂSİR[Ar. < HASRET] ile HÂSİR[Ar. < HASÂR | çoğ. HÂSİRÂN, HÂSİRÎN, HÂSİRÛN] ile HÂSÎR[Ar.]

( Feri gitmiş, donuklaşmış göz. | Hasret çeken. İLE Hasret çeken, merâmına nail olmayan. | Çıplak, silahsız, eliboş, savunmadan âciz. İLE Zarara, ziyana uğrayan. İLE Hasır. | Söyler ya da okurken dili tutulan. )


- HAŞIR ile/ve NEŞİR


- HASIRALTI değil HASIR ALTI


- HASIRLAMAK ile HASIRLANMAK ile HASIR ile HASIRCI/LIK ile HASIRLI ile HASIR OTU ile HASIR DEMİR ile HASIR ÇELİK ile HASIR OTUGİLLER


- HAŞİV[Ar.] değil/yerine DOLDURMA

( Doldurma. | Yazıyı ya da konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma. )


- HASL ETMEK ile/ve/değil/yerine VASL ETMEK


- HAŞLAK, AHMET (İZMİR, 1971) :

( Pektim Spor Kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1995 - 1997) lacivert - beyazlı kulüpte tescilli kaldı. Bu süre içinde 55 lig, 3 kupa olmak üzere 58 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte 87 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 5, özel maçlarda 2 gol attı. D.Ç. Karabükspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- HASM[Ar.] ile HASM[Ar. çoğ. HUSÛM]

( Kesme, kesip atma, kesin olarak hal ve fasletme. İLE Düşman. | Karşı taraf, muhâlif. )


- HASNÂ[Ar.] ile HASNÂ'[Ar.]

( Namuslu bayan. İLE Güzel bayan. )


- HASR[Ar.] ile İHSÂR[Ar.]


- HASRET ile/ve HAYAL

( "Öldürür." İLE/VE "Diriltir." )


- HASRET ve/<> HÜZÜN


- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM

( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )


- HASRET ve/> SANAT

( Hasret ortadan kalktığında, sanat ortaya çıkar. )


- HÂSS[Ar. çoğ. HAVÂS] ile HÂSS[Ar. < HİSS] ile HASS[Ar.] ile HASS[Ar.]

( Özel, mahsus. | Hükümdarın kendine özgü olan. | Saf, hâlis. | Osmanlı döneminde, devletin büyüklerine ayrılan ve yıllık geliri yüzbin akçadan yukarı olan arazi. İLE Hisseden, duyan. İLE Birini bir işe teşvik etme, kandırıp ayartma. İLE Alçak, adi. | Marul. )


- HÂSS[Ar.] ile HUSÛS[Ar.]


- HASSA ile HASSAS

( Özgülük, özellik. İLE Duyum ve duyguları algılayan. | Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan. | Çabuk etkilenen. | Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan, çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan araç. )


- HASSA ile HASSAS/LIK ile HASSA ASKERİ


- HASSAS YAN" ile "YUMUŞAK KARIN"


- HASTA NAKİL AMBULANSI değil SAYRI TAŞIMA ARACI, CANKURTARAN


- SAYRI/HASTA SAHİBİ ile/değil SAYRI/HASTA YAKINI


- HASTA ile/değil DANIŞAN


- HASTA ile/ve/değil/<> FARKLI

( [not] PATIENT/SICK vs./and/but/<> DIFFERENT )


- HASTA ile/değil/yerine HAYRAN/LIK

( SNOBİZM: Moda olan her şeye, yapmacıklı ve budalaca hayranlık. )


- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE

( ILL vs. ILL ADVISED vs. ILL BRED vs. ILL CONSIDERED vs. ILL FATED vs. ILL FAVORED vs. ILL GOTTEN vs. ILL MATCHED vs. ILL TREAT )

( بدحالت ile غير دوستانه ile بطور ناقص ile بيمار ile ناخوش ile زيان آور ile دردمند ile غير عاقلانه ile غير متمدن ile نينديشيده ile موجب بدبختي ile نگون بخت ile غير جذاب ile نا مشروع ile ناهمرنگ ile بد استقبال کردن )

( بدحالت ile غير دوستانه ile BETOR NAGHS ile BEYMAR ile NAKHOSH ile ZYAN AVAR ile DARDMAND ile GHYR AGHALANEH ile GHYR MATMADAN ile نينديشيده ile MOJEB BADBAKHTY ile NEGON BAKHT ile غير جذاب ile NA MOSHRU ile NANPAMRANG ile BAD ESTEGHABAL KARDAN )


- HASTA değil PARASIZLIK


- HASTA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIKINTILI


- HASTA ile/ve/değil/||/<>/< YASTA


- HASTALANMAK ile HASTALANDIRMAK ile HASTALANABİLMEK ile HASTA/LIK ile HASTACA ile HASTALIKLI/LIK ile HASTA BAKICI/LIK ile HASTA KAĞIDI ile HASTA HAKLARI ile HASTALIK TABLOSU


- Hastalarla KONUŞ!!!


- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK" ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK


- HASTALIK SONRASI SÜMÜK (TADI) ile BALGAM (TADI)


- HASTALIK TIBBI ile/ve/||/<>/< SAĞLIK TIBBI


- HASTA/LIK ile/değil FARKLI/LIK

( Özellikle Down Sendromu'nda. )


- HASTALIK ile/ve/<> HASAR

( Daha çok, geçicidir. İLE/VE/<> Daha çok, kalıcıdır. )


- HASTALIK ile/ve/değil HASTA

( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )

( [not] DISEASE/ILLNESS vs./and/but PATIENT/SICK )


- HASTA/LIK değil/yerine/= SAYRI/LIK / SAYRU


- HASTALIKLARDA:
GEÇTİ ile DÜZELDİ ile İYİLEŞTİ


- HASTALIKLI BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI BAĞIMLILIK

( )


- HASTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.]

( Hasta, rahatsız, sayrı. İLE Ayağa kalkmış. | Uzanmış. İLE İstenilmiş, istenilen. )


- LINE VOLTAGE[İng.] / TENSION DE LIGNE[Fr.] / LINIE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT GERİLİMİ


- HAT(HÜSN-İ HAT) ile/||/<> HATTAT

( Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatı. İLE/||/<> Güzel yazı yazan sanatçı. )


- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT


- HAT yerine/değil HÜSN-İ HAT


- HAT :/yerine ŞAPKA


- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL

( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )


- HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK


- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA

( FAULTFINDER vs. FAULTFINDING )

( عيب جو ile خردهگير ile عيب گور ile نکته گير ile عيبجو ile منقد ile نکته گيري ile عيبجوئي )

( عيب جو ile KHARDEGGYR ile EYBE GOR ile NEKTEH GYR ile EYBEJOO ile منقد ile NEKTEH GYRY ile عيبجوئي )


- HATA-SEVAP değil HATA-SAVAB


- HATA ile AÇIK, HESAP AÇIĞI

( MISTAKE vs. BLANK/DEFICIT )


- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞMAN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Eksiklik, kusur, ayıp. )


- HATA ile BASİT HATA


- HATA ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKMAZ "SOKAK"

( İnsanda/kişide[kişinin emeğinde, üretiminde, davranış ve tutumunda, sözünde/yazısında/çiziminde, yeğlemesinde ve seçiminde] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Doğada/fizikte/kimyada, dirimbilimde. )


- ERROR[İng.] / FAULSCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= HATA


- HATA ile/ve/||/<>/< GURUR


- HATA ile/ve/||/<>/> HASAR


- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK

( ERROR vs. ERROR FREE vs. ERROR RATE vs. ERRORFUL vs. ERRORLESS vs. ERRORLESSNESS )

( سهو ile غلط ile اشتباه ile خطا ile بي اشتباه ile ميزان خطا ile پر غلط ile بي لغزش ile بي لغزشي ile بي غلطي )

( SATEOO ile GHALT ile ESHTABAH ile KHATA ile BEY ESHTABAH ile MYZAN KHATA ile پر غلط ile BEY LAGHZESH ile BEY LAGHZESHY ile BEY GHALTY )


- HATA ile HATAY ile HATALI/LIK ile HATASIZ/LIK ile HATAYLI/LIK ile HATASIZCA ile HATALI YÜRÜME


- HATA ile HATHA


- HATÂ[Ar.] ile/değil HATTÂ[Ar.]/DAHASI ile/değil HATTA

( Yanlış. İLE Dahası. İLE Sınırda[hat üzerinde]. )


- HATA ile HELÂK

( MISTAKE vs. DESTRUCTION )


- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR


- HATA ile/ve/değil İHMAL

( [not] MISTAKE vs./and/but NEGLIGENCE )


- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU


- HATA ile/ve SONUÇ

( MISTAKE vs./and RESULT/CONSEQUENCE )


- HATA ile TUTUM

( Aynı hatayı, iki kez yapamayız. Birincisi hataydı belki fakat ikincisi, artık bir yeğlemedir, yanlış bir tutumdur. )

( MISTAKE vs. ATTITUDE )


- HATA ile/ve/değil/||/<>/> (YÜKSEK) BEDEL


- HATAÎ ile HATAYÎ

( Hata yapabilen/yapan. @@ Hatay'lı olan. )


- HATAİ/HATAYİ ile/||/<> ALTILI ÇİÇEK

( Doğu Asya kökenli süsleme motifleri öbeği. Stilize edilmiş şakayık, nar, iri gonca ve sapları başlıca ögeleridir. İLE/||/<> Enine kesitli altı yapraklı hatayi. )


- HATALARI/NI ...:
KABUL ET! ve/||/<>/> DERS AL! ve/||/<>/> TEKRARLAMA!


- HATALU'L-LİSÂN[Ar.] ile ZELEKU'L-LİSÂN[Ar.]


- HATÂR[Ar.] ile HATAR[Ar. çoğ. HATARÂT]

( Çadır eteklerine bağlanan parça. | Bir şeyin etrafını çevreleyen pervaz, çember gibi şeyler. İLE Tehlike. )


- HATAR ile/ve/> HAVF

( Tehlike. İLE/VE/> Korku. )


- HATÂT[Ar.] ile HATÂT[Ar.] ile HATTÂT[Ar.]

( Cilt yangısından/iltihabından meydana gelen kabukların soyularak iyi olanları. İLE Bağırma, çığırma. İLE El yazısı çok güzel olan sanatkâr. Hatt[güzel yazı] sanatçısı. )


- HATAYA ile HATAY'A

( Hata yapmaya neden olan. @@ Hatay iline doğru. )


- HATAY/ANTAKYA ile HATAY

( İl. İLE İlçe[İzmir'de] )


- HATAYI KENDİMDE ARARIM" değil HATAYI SÜREÇTE(/DURUMLARDA/KOŞULLARDA/AYRINTILARDA) ARAMAK GEREK


- HATAYI/SORUNU/YÜKÜ:
ÜSTLENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK


- HATE :/yerine NEFRET ETMEK


- HATEM:
"SONLANMA" değil BÜTÜNLEŞME/OLGUNLAŞMA


- HÂTEM[Ar.] ile Hâtem[Ar.]

( Mühür, üstü mühürlü yüzük. İLE Arap kabîleleri arasında tanınmış "Tayyi" kabîlesine mensup ve cömertliğiyle ünlü olan "İbnü Abd-illâh Bin Sa'd"ın takma adı. | Çok cömert. )


- HÂTEM ile HÂTEM

( MÜHÜR, ÜSTÜ MÜHÜRLÜ YÜZÜK | EN SON, NİHAYETE ERDİREN ile HITAM )


- HATEMOĞLU İLKÖĞRETİM OKULU :

( Çamlıktepe (Derbent) mahallesinde 1974'te Çamlıtepe İlkokulu adıyla eğitim ve öğretime başladı. 1984'te yeni derslikler ilavesi ile büyütüldü ve ismi de Hatemoğlu İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )


- HÂTEM'ÜL ENBİYÂ ile HÂTEM'ÜL EVLİYÂ


- HÂTİB[Ar.] ile HATÎB[Ar. çoğ. HUTEBÂ]

( Hitâbeden, söz söyleyen. İLE Camide hutbe okuyan. | Düzgün konuşan. )


- HATİCE HATUN ÇEŞMESİ (NALBANT ÇEŞME) :

( Maden mahallesinin üst kısmında, Nalbant Çeşme mevkiinde Zekeriyaköy yolu üzerinde basit bir köşe başı çeşmesidir (H.1212, M.1797). İzzet Baba Restaurantın bahçe duvarı yapılırken, çeşmenin bahçe duvarının içine alınması sonucunda sadece ayna taşı ile kitabe meydanda bırakılmıştır. Kitabesi okunacak gibi değil. Çeşmeyi Hadice oğlu Nalbant Mehmet Ağa yaptırdığı için, çeşmenin bir diğer ismi de Nalbant Çeşmedir. Kitabesinde şöyle yazıyordu: Sahib - ül hayret vel - hasenat/ Hadice Hatun binti/ Nalbant Mehmet Ağa" Sene 1212. )


- HATÎ'E[Ar.] ile İSM[Ar.]


- HATILLAMAK ile HATIL


- HATİM ile HATİME ile HATİM DUASI


- HATİP ile/ve/||/<> KÂTİP ile/ve/||/<> TABİP

( Konuşan. @@ Yazan. @@ Şifa veren. )

( [ne yazık ki bazıları ...]
Konuşamayan. @@ Yazamayan. @@ Şifa veremeyen. )


- HATİP değil/yerine/= SÖZEN


- HATIR HATIR (KAŞINMAK)


- HÂTIR[< HUTÛR] ile HAVÂTIR[< HÂTIRA]

( Zihin, fikir. | Keyif, hâl. | Gönül. (FÜTÛHÂT[< FETH]-SÜNÛHÂT[< SÜNÛH]-ZUHÛRÂT[< ZUHÛR]-İLHÂMÂT[< İLHAM])(HÂTIR~İLM-İ LEDÜN) İLE Hâtıralar, düşünceler/fikirler. )


- HATIR SORMALI!


- HATIR ile DEĞER

( INFLUENCE/CONSIDERATION vs./and WORTH )


- HATÎR/HATTÂR/HATÛR[Ar.] ile HATÎR[Ar.]

( Hilekâr. İLE Şan ve şeref sahibi. | Yüce, ulu. | Tehlikeli, muhataralı. )


- HÂTIR > İLM-İ LEDÜN

( Fütûhât, Sünûhât, Zuhûrât, İlhâmât İLE ... )


- HÂTIR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]


- HATIRLAMAK ile HATIRLANMAK ile HATIRLATMAK ile HATIRLANABİLMEK ile HATIRLATABİLMEK ile HATIRLAYABİLMEK ile HATIR ile HATIRA ile HATIRLI/LIK ile HATIRSIZ/LIK ile HATIRSIZCA ile HATIR HATIR ile HATIR HUTUR ile HATIR SENEDİ ile HATIR BELASINA ile HATIRA DEFTERİ


- HATM ETMEK ile/ve/<> HAZM ETMEK


- HATRINA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYRINA


- HATT:
CUMARTESİ GÜNÜ YAZILANLAR ile/değil/yerine ÖTEKİ GÜNLERDE YAZILANLAR

( Satılmazdı ve alınmazdı. İLE/DEĞİL/YERİNE Satılırdı ve alınırdı. )

( Hattatlar, her gün yazdıkları fakat Cuma günleri izin yaptığından, Cumartesi günleri yazdıkları hatlar, bir günlük aranın girerek ellerinin "soğuması"/uzaklaşmış olması nedeniyle Cumartesi günkü yazdıkları, alıştırma yazısı/günü olarak kabul edilir ve değer görülmezdi. )


- HATT[Ar. çoğ. HUTÛT] ile HATT[Ar.]

( Çizgi. | Satır. | Yol. | Yazı. | Buyruk/ferman, sultan yazısı. | Sıra, saf. | Gemiler için hareket istikameti olarak belirtilen taraf. | Yalnız uzunluğu olan boyut/buut. | Gençlerde terleyen bıyık/sakal. | Parmağın onikide biri olan bir ölçü. İLE Aşağı inme/indirme. | Oyunda taş çıkarma. )


- HATTA[Ar.]["HATA" değil!] değil/yerine/= DAHASI


- HATTA ile HATTAT/LIK


- HATTAT HÂMİD


- HATTAT["HATAT" değil!] ile KÂTİP

( ... ile TUSSİ-TUSSİ: Mektup yazıcısı. [TUSSİ: Mektup] )


- HATT-I MÜBAS değil/yerine/= TEĞET


- MÜDAFAA:
HATTI ile/ve/değil/||/<>/< SATHI


- HATUN ile HATUN KİŞİ


- HAUSDORFF İLE BOX İLE CORRELATION ile/||/<> FRAKTAL BOYUT

( Kesirli boyut ölçüm yöntemleri. )

( Formül: D = lim log(N)/log(1/r) )


- HAUTERIVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= HATERVİYAN EPOKU

( Günümüzden 132.900.000 ile 129.400.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAVA ATMAK" ile/ve/||/<> "CAKA SATMAK"


- HAVA ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/</>< HAVA KATMAK


- HAVA "ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK


- HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK" ile "KÖR DÖVÜŞÜ"


- HAVA (DURUMU) ile/ve/<>/değil İKLİM

( 21 - 22 derecenin altında ve üstünde olan ortamlarda, kişilerin, konu ne kadar önemli olursa olsun toplantılarda konuşmacıya beş dakikadan fazla odaklanamadıkları araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. )

( Günümüz belediye yönetmeliklerinde, apartmanlardaki kalorifer kazanları ve ısılar için şu yönerge vardır: "Dışarıda havanın ısısı 17 derecenin altına düştüğünde kalorifer yakılmak zorundadır. Oda sıcaklıkları ortalama 21 - 22 derece dolayında olmalıdır." )

( Hayvanların iklimin genel gidişine göre doğurdukları ve doğacak yavru sayısını ayarladıkları tespit edilmiştir. )

( Bitki tohumlarının belirli bir ısı ve nem olmadıkça filizlenmediği bilinmektedir. )

( Ağustos böcekleri, 17 yıl toprak altında yetişir. Havanın 17 C olduğu günün gecesi dışarı/yüzeye çıkar. İki günde ağaçların tepesine ulaşmaya çalışırlar. )

( ERZE[Fars.]: Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge. )

( ... ile/ve/<>/değil MERZÜBÛM )

( [not] WEATHER vs./and/<>/but CLIMATE )

( VAYU ile/ve/<>/değil ... )


- HAVA KİRLİLİĞİ ile/ve/değil/||/<> İÇ ORTAM/MEKÂN HAVA KİRLİLİĞİ


- HAVA MUHALEFETİ değil/yerine/= KALIK ELVERİŞSİZLİĞİ


- HAVA PERU ile HAVA ile HAVA ÜSSÜ ile HAVA KESESİ ile KLİMA ile KLİMA ile HAVA AMBARGOSU ile HAVA KUVVETLERİ ile HAVA AĞIRLIĞI ile HAVA POSTASI ile HAVA CEBİ ile HAVA KİRLİLİĞİ ile HAVA POMPASI ile HAVA GEÇİRMEZ

( AIR PERU vs. AIR vs. AIR BASE vs. AIR BLADDER vs. AIR CONDITIONER vs. AIR CONDITIONING vs. AIR EMBARGO vs. AIR FORCE vs. AIR HEAVINESS vs. AIR MAIL vs. AIR POCKET vs. AIR POLLUTION vs. AIR PUMP vs. AIR TIGHT )

( هوا ile باد دادن ile هوا خوردن ile هويي ile هوا دادن ile پيگاه هوائي ile مثانه هوا ile کولر ile تهويه مطبوع ile تحريم هويي ile نيروي هويي ile خفگي هوا ile پست هويي ile آئرو پرو ile هفره هوائي ile آلودگي وها ile تلمبه ile هوابندي شده )

( NPAVA ile BAD DADAN ile NPAVA KHORDAN ile هويي ile NPAVA DADAN ile پيگاه هوائي ile MASANEH NPAVA ile KOLER ile TEHOYYEH MOTBOO ile TAHARYM TEOOYY ile NEYROY TEOOYY ile KHAFGY NPAVA ile PAST TEOOYY ile AERO PRO ile هفره هوائي ile ALODEGY VEYA ile TALAMBEH ile NPAVABANDY SHODEH )


- HAVA[Ar.] değil/yerine/= GÜNZEL | EZGİ | KALIK


- HAVA ile HAVVA


- HAVA/AMBİYENS[Fr.]["AMBİYANS" değil!] değil/yerine/= ORTAM


- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES


- HAVA/CI/LIK değil/yerine/= GÖĞEY/Cİ/LİK


- HAVADAN ile HAVADAN SUDAN


- HAVADAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= YELEÇ/YELEKEN

( Yüksek ve çevresi açık yer. )


- HAVAÎ değil/yerine/= GÖĞELİ


- HAVAİ değil/yerine/= YELEME

( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )


- HAVAİ/LİK ile HAVAİ HAT ile HAVAİ MAVİ ile HAVAİ FİŞEK


- HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT ile/<> FAST

( Hesaplararası para/fon aktarımı. İLE/<> Bankalararası, elektronik para/fon aktarımı[Electronic Funds Transfer]. İLE/<> Uluslararası Bankaların Finansal Haberleşme Kurumu[İng. Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication] )

( Banka içinde. İLE/<> Bankalar arasında. İLE/<> Uluslararası bankalar arasında. )

( [ne yazık ki] Pahalı. İLE/<> Daha pahalı. İLE/<> Çok (daha) pahalı. )

( Hiçbirindeki ücretlendirme, uygun oranda ve âdil değil! Devletler, vatandaşlarının hakkına sahip çıkmadığı ve bireyler, sustuğu, bilinçlenip ortak tepki göstermediği sürece de bu fırsatçılar, sömürülerine ve gasplarına devam edeceklerdir ne yazık ki. Bu konuda, en sesi çıkmayıp rahatı, kârı/primleri ve çıkarları yerinde olanlar ise bilinçli ya da bilinçsiz, bankaların yönetici ve çalışanlarıdır. Bu tıkanık ve yanlış düzenin, elbet ve umarız yakın bir gelecekte düzeleceğini ümit ediyoruz ve ilgilileri, "yetkilileri" uyarıyoruz. Her birimizin tepkisiyle, katılımı ve desteğiyle tabii! )

( [onaylanma süresi] Çok kısa sürededir. İLE/<> Daha uzun sürer. İLE/<> Daha uzun sürer. )

( [kişisel bilgi] Daha çok. İLE/<> Daha az. İLE/<> ... )

( 7/24 gerçekleştirilebilir. İLE/<> Sadece hata içi ve mesai saatleri içinde yapılabilir. İLE/<> ... )


- HAVALE ile İHÂLE


- HAVALİMANI değil HAVAALANI

( ... değil PERVÂZ-GÂH )


- HAVAN ile DÖVEÇ

( ... İLE Ağaçtan yapılmış havan. )

( PILON )


- HAVAN ile HAVANELİ ile HAVAN TOPU


- HAVANTEPE CAMİİ :

( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşik bölgesindedir. Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olmasına karşın tarihi bir özelliği yoktur. Cami 1990'da ibadete açıldı. )


- HAVANTEPE KÜÇÜK PARK :

( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşim bölgesinde ve Havantepe Camiini, geçtikten sonra sağ tarafta yer alan küçük parktır. )


- HAVAS ile HAVÂS

( Nitelikler. İLE Duygular. )


- HAVAS ile/ve/||/<> LEVÂZIM


- HAVÂSS[Ar. < HÂSSE] ile HAVÂSS[Ar. < HASS/HASSA]

( Duygular, hasseler. İLE Hassalar, keyfiyetler. | Saygın/muhterem olanlar. | Bazı manevi etkiler için okunan dualar. )


- HAVAYA GİRMEK ve BUNALIMA GİRMEK


- HAVE :/yerine SAHİP OLMAK


- HAVEN'T THOUGHT ABOUT vs./not INSUFFICIENCY/WEAKNESS/BACKWARD


- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA

( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )


- HAVF[Ar.] ile REHBE[Ar.]


- HAVF[Ar.] ile VECEL[Ar.]


- HÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= İÇİNE ALAN, İÇERME, KAPSAYAN


- HAVL = TÂKAT


- HAVLU [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- HAVLU KULLANIMINDA ...

( "Sudan(banyodan/duştan/denizden vs.) çıktıktan sonra, doğrudan havluyla kurulanmak." İLE/YERİNE Elimizle gövdedeki ve saçlardaki suyu sıyırdıktan sonra havluyla kurulanmak. )


- HAVLU [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- HAVLU ile/değil AVLU[Yun.]/HANAY/SAHN[Ar.]/HAYAT[Ar. < HIYÂT]

( Gövdenin çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez. İLE Bir yapının ya da yapı öbeğinin ortasında kalan, üstü açık, duvarla çevrili alan. )


- HAVLU ile/ve/<> DİVİTİN

( ... İLE/VE/<> Bir yüzü havlı, pamuklu kumaş. )


- HAVLU ile/ve/değil PEŞKİR[Fars. PÎŞ-GÎR]

( ... İLE/VE/DEĞİL Havlu olarak kullanılmasının yanısıra, elbezi ya da peçete olarak da kullanılabilmektedir. | İnce havlu. )


- HAVLU ile/değil PEŞTAMÂL[< Fars. PÜŞT-MÂL), MİZER/NİTÂK[Ar.]

( ... İLE/DEĞİL Hamamda, örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma. | İş yaparken, bele bağlanan, uzun, geniş dokuma. | Başa örtülen dokuma. )

( PÎŞ-GÎR[PEŞKİR şeklinde galat olarak kullanılmıştır.] ile PÜŞT-MÂL[: Arka örten/silen şey.] )


- HAVRÂ[Ar. çoğ. HÛR] ile HAVRA[İbr.]

( Âhû gözlü. İLE Yahudilik tapınağı, sinagog. | Çok gürültülü yer. )


- HAVRA ile HAVRAN


- HAVSALASI DAR ile HAVSALASI GENİŞ


- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ile YABANHAVUCU/KARAKAVZA

( Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen bitki. İLE Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, yıllık ya da çok yıllık otsu bitki. )

( CEZER ile CEZER-üt-TÜRÂB )

( SARI OT ile ... )

( DAUCUS CAROTA cum PASTINACA SATIVA )


- HAVUÇ ile HAVUÇ SUYU


- HAVUÇ ile KUM HAVUCU


- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ve/<>/|| ŞALGAM

( ... VE/<>/|| Kırmızı havuç. )


- HAVUZ KÖŞKÜ ile/ve HAVUZ KÖŞKÜ

( Topkapı Sarayı, 3. bahçesinde, Arz Odası yanındadır. [Sultan II. Selim, Mimar Sinan'a yaptırtmıştır.] [Şu anda yerinde III. Ahmed Kütüphanesi bulunmaktadır.] İLE/VE Ayazağa Kasrı, Çinili Av Köşkü adları ile de tanınır. [Sultan Abdülaziz, Mimar Sergis Balyan Efendi'ye yaptırtmıştır] )


- HAVUZ ile BİRKE[Ar.]

( ... İLE Büyük havuz, küçük göl, gölcük. | Göğüs. )


- HAVUZ değil/yerine/= DOLGAN


- HAVUZ ile LOK[İng.]

( ... İLE Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz. )


- HAVUZ[Ar.] ile/ve/değil PİSİN

( Etrafı çitle çevrili yer. | Suya girme. | Sakınılacak işe girişme. İLE/VE/DEĞİL Yüzme havuzu. )


- HAVUZ ile/ve SERSEBİL


- HAVUZLAMAK ile HAVUZLANMAK ile HAVUZ ile HAVUZCU/LUK ile HAVUZLU ile HAVUZSUZ


- HAVVA ile HAVVA ANA


- HAVYA ile HAVYAR


- HAVZ[Ar.] ile HAVZ[Ar.] ile HAVZ[Ar. çoğ. HİYÂZ]

( Etrafı çitle çevrili yer. İLE Suya girme. | Sakınılacak işe girişme. İLE Havuz. )


- HAVZA[Ar.] ile HAVZA[Ar.]

( Bir hükümetin idaresi altında bulunan ülkelerin tümü. İLE Açık ve düz olan deniz kıyısı. | Dağ ya da tepelerle sınırlanmış, aynı denize, göle ya da ırmağa akan bölge. | Kenar, yan, taraf. | Memleket. | Maden bölgesi. | [yerbilim] Tekne. )


- HAVZA ile TEMELLİ

( BASIN vs. BASINED )

( تشتک ile طشت ile لگن دار )

( TASHTAK ile TASHT ile LEGAN DAR )


- HAVZA-İ FAHMİYE değil/yerine/= KÖMÜR BÖLGESİ


- HAWKİNG IŞIMASI ile/||/<> KLASİK KARA DELİK

( Hawking ışıması kuantum etki ile buharlaşma İLE klasik kara delik hiçbir şey yaymaz.

Hawking ışıması kara delik kütlesini azaltır İLE klasik kara delik ebedidir. Hawking kuantum mekaniği ve genel görelilik birleştirdi. )

( Stephen Hawking tarafından 1974 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )


- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK

( TESTICLE vs. SCROTUM )


- HAYAL EDİLEBİLİR ile HAYALİ ile HAYALİ ile HAYAL GÜCÜ ile YARATICI ile HAYAL GÜCÜ FAKÜLTESİ ile HAYAL ETMEK ile HAYAL EDİLDİ

( IMAGINABLE vs. IMAGINAL vs. IMAGINARY vs. IMAGINATION vs. IMAGINATIVE vs. IMAGINATIVE FACULTY vs. IMAGINE vs. IMAGINED )

( متصور ile قابل درک ile قابل تصور ile انگاشتني ile تجسمي ile انگاشتي ile تصوري ile انگاري ile پنداري ile موهوم ile خيالي ile تخيلي ile تصور ile تخيل ile انگاشت ile خيال ile مخيله ile پندار ile پرپندار ile متخيله ile متخيل ile پر انگاشت ile قوه متخيل ile قوه متخيله ile تصور کردن ile خيال کردن ile انگاشتن ile مجسمساختن ile درذهن مجسم کردن ile توهم داشتن ile توهم کردن ile فرضکردن ile تخيل کردن ile مجسم )

( MOTESOR ile GHABEL DARK ile GHABEL TASOR ile ENGASHTANY ile TAJASMY ile ENGASHTY ile TASORY ile ENGARY ile PANDARY ile MOUHOOM ile KHYALY ile TAKHYLEY ile TASOR ile TAKHYLE ile ENGASHT ile خيال ile مخيله ile PANDAR ile پرپندار ile متخيله ile متخيل ile PAR ENGASHT ile قوه متخيل ile GHOOH MOTEKHYLAH ile TASOR KARDAN ile KHYAL KARDAN ile ENGASHTAN ile MOJASAMSAKHTAN ile DAREZEAN MOJASM KARDAN ile TOUHOM DASHTAN ile TOUHOM KARDAN ile FARZEKARDAN ile TAKHYLE KARDAN ile MOJASM )


- HAYAL ETMEK değil/yerine/= DÜŞLEMLEMEK/DÜŞLEMEK


- HAYAL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine HEDEF/LEMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Eylem. )


- HAYAL GÜCÜ:
TEKRARLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YARATICI

( IMAGINATION: PRODUCTIVE instead of/vs./||/<>/> REPRODUCTIVE )