Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 61.788 başlık/FaRk ile birlikte,
61.788 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(235/249)


- VULVA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FERÇ


- VURDURMA ile VUR! DURMA!


- VURGU FARKLARI

( bebek: küçük çocuk
Bebek: Bir semt

kurtuluş: kurtulma, istiklâl
Kurtuluş: Bir semt

kartal: bir kuş
Kartal: Bir semt

garson: isim
garson: ünlem

yalnız: sıfat ya da zarf
yalnız: bağlama edatı

okuma: eylem
okuma: emir

şimdi, yarın, yine, tekrar, artık, önce, sonra, iyice, zorla, şöyle, gayet

Türkiye, Ankara, İzmir, Almanya, İngiltere, Paris, nih )


- VURGU UZUNLUĞU ile/||/<> ...

( Söze kuvvet vermek veya kavramların anlamlarını daha etkili duruma getirmek için bazı kelimelerin hecelerinin baskılı bir şekilde daha uzun söylenmesi ile ortaya çıkan vurguya bağlı uzunluk Vay torunum dimiş Gaymaham begiñ elinde ne var yazzıh öyle çalış çalış her yillerimiz tozolur sırtımız killenir Z Korkmaz Nevşehir ve Yöresi Ağızları s 39 vb )


- VURGU ile BURGU


- VURGU ile DAYANAKÇA ile ATIF/İTHAF


- VURGU ile/ve/değil "GÖNDERME"


- VURGU ile VURGU

( EMPHASIS vs. EMPHASIZE )

( تکيه ile تاکيد ile اهميت دادن ile تاکيد نمودن ile تاکيد داشتن ile تاکيد ورزيدن ile تاکيد کردن ile باقوت تلفظ کردن ile مورد تاکيد قرار دادن )

( TAKYYEH ile TAKYD ile HAMYT DADAN ile TAKYD NEMUDAN ile TAKYD DASHTAN ile TAKYD VARZYDAN ile TAKYD KARDAN ile BAGHOOT TALAFZ KARDAN ile MOORD TAKYD GHARAR DADAN )


- VURGULAMAK ile VURGULANMAK ile VURGULATMAK ile VURGULANABİLMEK ile VURGULAYABİLMEK ile VURGU ile VURGUN/LUK ile VURGULU ile VURGUNCU/LUK ile VURGUSUZ/LUK ile VURGU OYUN ile VURGULU HECE ile VURGUSUZ HECE ile VURGU UZUNLUĞU


- Vurgulu KONUŞ!!!


- KNOCK COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= VURMA BİLEŞİĞİ


- VURMA | ÇARPMA | PERKÜSYON ile/||/<> PERKÜSYON ile/||/<> PERKÜSYON[Fr. < PERCUSSION]

( Hayvanın bir bölgesine muayene amacıyla elle veya bir perküsyon çekici yardımıyla hafif ve art arda darbeler vurarak bu vuruşların meydana getirdiği ses titreşimlerinin niteliğine göre o bölgedeki organların ve dokuların kıvamı hakkında fikir edinmeye yarayan bir muayene yöntemi )

( PERCUSSION )

( PERCUSSION )


- VURMA ile/değil ÇARPMA


- KNOCK[İng.] / COUP[Fr.] / SCHLAG, KLOPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VURMA


- VURMAK ile DAVUL ÇALMAK ile SÜREKLİ DÖVMEK ile PAMUĞU YENDİ ile DÖVMEK ile DÖVÜLMÜŞ ile ÇIRPICI ile GÜZELLEŞTİRMEK ile DAYAK

( BEAT vs. BEAT A KETTLEDRUM vs. BEAT CONTINUOUSLY vs. BEAT COTTON vs. BEAT UP vs. BEATEN vs. BEATER vs. BEATIFY vs. BEATING )

( شکست دادن ile ضرب زدن ile ضرب گرفتن ile ناکار کردن ile کوبيدن ile تپ تپ کردن ile طپيدن ile تپش ile تپش کردن ile دهل زدن ile پياپي زدن ile حلاجي کردن ile پنبه حلاجي کردن ile کتک زدن ile مضروب ile زده ile نواخته ile کوبيده ile کوبنده ile مبارک خواندن ile تبرک کردن ile چوبکاري ile ضربان ile طپش ile تپ تب ile کتک کاري ile تپنده ile کتک )

( SHKAST DADAN ile ZAB ZADAN ile ZAB GARAFTAN ile NAKAR KARDAN ile KUBYDAN ile TAP TAP KARDAN ile TAPYDAN ile TAPASH ile TAPASH KARDAN ile DAHAL ZADAN ile PEYOPY ZADAN ile HALAJY KARDAN ile PANBEH HALAJY KARDAN ile KETAK ZADAN ile MOZRUB ile ZADEH ile NAVAKHTEH ile KUBYDAH ile KOBANDEH ile MOBARK KHANDAN ile TABARK KARDAN ile CHUBKARY ile ZARBAN ile TAPASH ile TAP TAB ile KETAK KARY ile TAPANDEH ile KETAK )


- VURU | NABIZ ile/||/<> NABIZ ile/||/<> NABIZ[Ar. < NABZ]

( biyoloji zooloji vurum Ventrikül sistolünde fırlatılan kanın önündeki kan kitlesine bir basınç yapması sonucu damar çeperi genişlemesi ve bu genişlemenin bir basınç dalgası durumunda bütün atardamar sistemi boyunca iletilmesi nabız dalgası sfigmus )

( PULSE )

( POULS )


- VÜRÛD[Ar.] ile VÜRÛD[Ar. < VERÎD]

( Geliş, gelme, varma; yetişme. İLE Toplardamarlar. )


- VURULMAK ile VURUNMAK ile VURUŞMAK ile VURULABİLMEK ile VURULUVERMEK ile VURUŞABİLMEK ile VURU ile VURUK ile VURUŞ ile VURUCU/LUK ile VURUCU GÜÇ ile VURUCU TİM


- VÜRUT[Ar. < VURŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> GELİŞ


- VÜRUT[Ar.] ile/değil/yerine/= GELİŞ/GELME


- VÜRÛT ile/||/<> INCIDENCE[Fr.] ile/||/<> GELME

( fizik )

( INCIDENCE )


- VÜSAT, AMPLİTÜD | GENLİK ile/||/<> GENLİK

( Sinema TV 1 Bir salınım devinmesinde denge durumundan en çok uzaklaşılan nokta 2 Dolayısıyla elektromıknatıs dalgalarda ya da ses dalgalarında dalganın taşıdığı erkenin niceliğini belirleyen özellik Salınım devimlerinde denge konumuyla en büyük uzanım arasındaki fark Değişen yıldızlarda en büyük parlaklık ile en sönük parlaklık arasındaki fark Zaman dizileri Bir eğilim çizgisinde doruk ya da en çukur noktanın yatık eksene uzaklığı 1 Karmaşık düzlemde başnoktayı bir karmaşık sayıya birleştiren ışın ile gerçek eksen arasındaki artı yönlü açı 2 Ucaysal konaç dizgesinde bir noktayı ucaya birleştiren ışın ile ucaysal eksen arasındaki artı yönlü açı dalga genliği Salınan bir noktanın ya da bir cismin denge konumundan en büyük ayrılımı Bazı hallerde gramer nazım veya sağdeyi kurallarının dışına çıkabilme hali GRAMER GENLİĞİ Licence grammaticale NAZIM GENLİĞİ L Poétique SAĞDEYİ GENLİĞİ L Prosodique fizik )

( AMPLITUDE | AMPLITUDE, ARGUMENT, AZIMUTH, ANOMALY )

( AMPLITUDE | AMPLITUDE, ARGUMENT | AMPLITUDE, ÉTENDUE, LARGEUR | LICENCE )

( AMPLITUDE, SCHWINGUNGSWEITE | AMPLITUDE | AMPLITUDE, ARGUMENT, SCHWINGUNGSWEITE | AMPLITUDE, WEITE | SCWINGUNGSWEITE )

( AMPLITUDO )


- VÜSAT[Ar. < VUSʿAT] ile/değil/yerine/=/||/<> GENİŞLİK | UZAM

( genişlik uzam )


- VÜS'AT ile/ve TÂKAT


- VUSLAT/VÂSIL ve/< CEM


- VUSLAT ile İLTİSÂK[< LÜSÛK]

( Bir şeye ulaşma/yetişme. | Kavuşma. İLE [Sevgiliye] Kavuşma, birleşme, bitişme. | [tıp] İki örgenin birbirine yapışması. )


- VUSLAT ile ÜLFET

( Bir şeye ulaşma, yetişme. | [Sevgiliye] Kavuşma. İLE Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )

( Vuslat, yâre, âşinâlıkla varmaktır. )

( MUVÂCEHE[Ar. < VECH]: Yüz yüze gelme. | Karşı, ön. )


- VUSLAT ile/ve ÜLFET ile/ve HİDÂYET


- VUSTÂ ile ...

( ORTA, ORTADA BULUNAN, ARADA OLAN, İÇ )


- VÜSUK[< VESÂK VE VİSÂK] ile ...

( BAĞLAR, RÂBITALAR | ANTLAŞMALAR, SÖZLEŞMELER | MUHKEMLİK, SAĞLAMLIK | İNANMA, GÜVENME )


- VÜSÛK[Ar.] ile VÜSUK[Ar. < VESAK/VİSÂK]

( İnanma, güvenme. | Sağlamlık, muhkemlik. İLE Bağlar, rabıtalar. | Antlaşmalar, sözleşmeler.[and içerek/yeminle] )


- VÜSÛK ile VÜSUK[Ar. < VESÂK/VİSÂK]

( İnanma, güvenme. | Sağlamlık. İLE Bağlar, ilişkiler. | Antlaşmalar, sözleşmeler. [yeminle] )

( Bir yazı ya da bir belgeyi düzenleyen kişi ya da makamın şüphe edilmeyecek derecede belirli olmasından doğan değer ve kuvvet. İLE ... )


- VUSÛL ve/||/<>/< USÛL

( Yöntem olmadan, kavuşma olmaz. / Usûlsüz, vusûl olmaz. )


- VUSUL[Ar. < VUṢŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> VARMA


- VUZÛ'[Ar.] ile VUZÛ'[Ar.] ile VUZÛH[Ar.]

( Abdest alma. İLE Nefsini alçaltma, hakir görme. İLE Açık ve belirli olma, anlaşılır olma. | Açıklık, aydınlık. | İfadede açıklık. )


- VUZÛH ile ...


- VUZUH[Ar. < VUŻŪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> VUZUH

( Açık olma durumu açıklık )


- VUZUH ile VUZUHSUZ/LUK


- W BOZON ile/||/<> Z BOZON ile/||/<> HİGGS

( Zayıf çekirdek kuvvetini taşıyan, elektrik yüklü (artı ya da eksi) ağır parçacıktır; beta bozunumunda bir kuark türünü ötekine çevirir. @@ Zayıf kuvvetin yüksüz taşıyıcısıdır; yük değiştirmeden etkileşim sağlar, W ile birlikte elektrozayıf kuvveti kurar. @@ Higgs alanıyla etkileşim yoluyla öteki parçacıklara kütle kazandıran, spinsiz (skaler) bozondur; 2012'de CERN'de bulundu. İlk ikisi kuvvet taşır, üçüncüsü kütlenin kaynağıdır. )

( Formül: M_W = 80.4 GeV/c² )


- W/Z BOZONU ile/||/<> FOTON

( Zayıf kuvveti taşıyan ağır parçacıklardır (yaklaşık 80-90 GeV); kütleli oldukları için menzilleri çok kısadır. @@ Elektromanyetik kuvveti taşıyan kütlesiz parçacıktır; kütlesiz olduğundan menzili sonsuzdur. İlki ağır ve kısa menzilli, ikincisi kütlesiz ve sonsuz menzillidir; elektrozayıf kuramda ikisi ortak kökenden ayrışır. )

( Formül: Kısa menzil ~ sonsuz )


- WABP:
WERNICKE ve/||/<> ANGULER GIRUS ve/||/<> BROCHA ve/||/<> PREFRONTAL KORTEKS


- WACHS[Alm. < WACHS] ile/değil/yerine/=/||/<> VAKS

( Bal mumunun sanayide mat yüzeyleri parlak ve kaygan duruma getiren türü )


- WADING BIRDS[İng.] ile/||/<> GRAVELOTS[Fr.] ile/||/<> CHARADRIIDAE, CHARADRIUS: YAĞMUR KUŞU[Lat.] ile/||/<> LÄUFER[Alm.] ile/||/<> YAĞMUR KUŞUGİLLER

( Kuşlar Aves sınıfının yağmur kuşları Charadriiformes takımının çamur koşarları Limicolae alt takımından ince bacaklı sivri kanatlı genellikle balıklarla beslenen türleri olan bir familya )

( WADING BIRDS )

( GRAVELOTS )

( LÄUFER )

( CHARADRIIDAE, CHARADRIUS: YAĞMUR KUŞU )


- WADSWORTH PRISM[İng.] / PRISME DE WADSWORTH[Fr.] / WADSWORTH-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= WADSWORTH PRİZMASI


- WAGE :/yerine MAAŞ, ÜCRET


- WAGON[İng.] ile/||/<> CHAR[Fr.] ile/||/<> WAGEN[Alm.] ile/||/<> ARABA

( Sirkin barınma ve çeşitli çalışma yerleri olarak kullanılan araba Arabalar bir yerden başka bir yere gitmede de kolaylık sapar Az araba araba arba araba arba arba arba arba arava Tar hariba Başındaki h sonradan türemiştir Alt abra Göçüşme sonunda oluşmuştur Eren TDAY 1953 167 urapa Farsça arāba a waggon a cart a wheel biçimi Türkçeden alınmıştır Kökeni karışıktır Bouvatya göre KSz 4 323 s not köken bakımından Türkçedir Arap yazısıyla ayın ile yazılmasına bir anlam verilemez Bouvatnın yazdığı gibi ﻉ ayın exclusivement semitique bir sestir Türkçede araba gibi ayınla yazılan birtakım örnekler vardır Türkçe ᶜalev gibi Doerfer Oriens 1819 390 de arabayı kesin olarak mit Sicherheit Türkçe bir söz olarak vermiştir Ancak daha sonra Doerfer UAJb 40 252 Farsçadan alındığını yazmıştır Son olarak da Arapçadan geçtiğini dile getirmiştir UAJb N F 2 243 Räsänenin haral pulluk ve para kızak biçimlerini araba ile birleştirmesi yanlıştır LTS 21 Ancak Räsänen sözlüğünde V 23a bu birleştirme üzerinde durmamıştır Dmitriev Stroj 511 arabayı Türk kökenli bir söz olarak değerlendirmiştir Ona göre 521522 Türk sözlükçülerinin ayınlı yazımını göz önüne alarak arabanın Arapçadan geldiği yolundaki gözlemleri inandırıcı olamaz Egorov ÊS 275 Arapça arabat biçiminden alındığını belirtmiştir Son olarak Clauson Sanglax arabanın Arapça ᶜarrādanın bozulmuş bir biçimi olduğunu bildirmiş daha sonra CAJ 10 165 arabanın Türkçede ayınla söylendiğini öne sürerek bu açıklamayı doğrulamaya çalışmıştır Clauson etimolojik sözlüğünde ED 638 s v kaŋlı de Arapça ᶜarrāda araba etimolojisini tekrarlamıştır Clauson Encylopedia of Islam l 1957 Doerfer TMEN 440 arabanın kökenine ilişkin belli başlı açıklamaları eleştiri süzgecinden geçirmiş Clausonun Arapça ᶜarrādadan geldiği yolundaki açıklamasına karşı çıkmıştır Özetle Doerfer arabanın kökeninin bilinmediğini sözlendirmiştir Ancak son olarak Türkçe arabanın Arapça arabadan geldiğini yazmıştır UAJb N F 2 143 Doerfer TLT 25 Podolsky Glossary 2 Sevortyan ÊSTJa 1974 164165 Arapça rubāᶜ dörtlü sözünden geldiği yolundaki açıklama halk etimolojisi örneğidir )

( WAGON )

( CHAR )

( WAGEN )

( ARABA[Az.]~ARABA[Tkm.]~ARBA[Nog.]~ARABA[Krg.]~ARBA[Tatk.]~ARBA[Bşk.]~ARBA[Kklp.]~ARBA[Kzk.]~ARAVA[Özb.]~ABRA[Alt.]~ABRA[Şor.]~URAPA[Çuv.] )


- WAGON[Fr.] ile/||/<> VAGON[Fr.]

( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan lokomotifin çektiği demir yolu arabası Behçet Bey güya tavrı takibinden kimseye renk vermemek için hanımından evvel tramvay vagonuna girmeye lüzum gördü Ahmet Midhat Efendi V 321 Seyahat vagonundan sonra hemen bir marşandizin gelmesi gibi şaşırtıcı bir çabuklukla işe geçti Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur 65 İki vagon lazım Orhan Bey ciğim Peyami Safa Canan 63 Sevgilinin vagon penceresinde duran yüzünde kederin açtığı oyukları düşünün bir Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi 31 Buz gibi vagonda gözlerimiz acıya acıya çenelerimiz paltolarımızın yakasına sokula sokula Ruşen Eşref Ünaydın Diyorlar Ki 33 Kocasını Yenice deki vagonda gazete resimlerine bakıyor görürdü Reşat Nuri Güntekin Eski Hastalık 14 Vagonlarda yer bulmak için günlerce yağmur altında karlar içinde kaldık Sami Paşazade Sezai Bütün Eserleri II 117 Köprünün üstünde uzun arada birinci mevki tramvay vagonlarından akseden kırmızı renkli parıltılı bir hat meydana getiriyordu Ahmet Rasim Muharrir Bu Ya 429 Tam vagonun basamaklarına ayağıma atarken yanıma birkaç kişi sakladı Necip Fazıl Kısakürek Cinnet Mustatili 104 Pamuğu tütünü vagona yükleyin lambayla kumaşı vagondan indirin orada ceplerinizi doldurun Orhan Pamuk Cevdet Bey ve Oğulları 59 Vagonun pencerelerinde çizik çizik kıvılcımlar Attila İlhan Kurtlar Sofrası 472 Şimendifer oyununda vagonluk eden otuz çocuğa ak sakallı lokomotif olurdu Halikarnas Balıkçısı Ötelerin Çocuğu 28 Bir kara vagona tıktılar bizi Sevinç Çokum Ağustos Başağı 12 Kellesini ben kesip kara vagonlara dolduracağım Yaşar Kemal İnce Memed 2 247 Ekonomik politika lokomotifinin arkasına tirenin öbür vagonları bağlanmıştı Aziz Nesin Çuvala Doldurulmuş Kediler 23 Trenin üçüncü mevki vagonlarından birinin penceresi indirildi Sabahattin Ali Arabalar Beş Kuruşa 36 Beş vagon almak istiyormuş Memduh Şevket Esendal Ayaşlı ile Kiracıları 57 Tanımadığım bir sürü insanla bir vagonda bütün bir gece geçirmek düşüncesi dünden beri nasıl tedirgin ediyor beni Tomris Uyar Gündökümü 39 Geçenlerde Ankara dönüşü yemekli vagonda karşımda oturan genç Füruzan Kırk Yedililer 214 Hatta bazı vagonlar dallar ve çiçekle donatılmıştı Selim İleri Saz Caz Düğün Varyete 95 Sen geçip giden görüntüleri vagonun penceresinden görüntülemeye çalışacaksın Ferit Edgü Seyir Sözcükleri 55 Kara vagonların önüne bir sürü Yunan askeri dizilmişti Oğuz Özdeş Vatan Borcu 25 Yaratılışının gereğince tam özgür kalabilmek lüzumsuz yükümler altına girmemek vagonsuz bir lokomotif gibi rahatça manevra yapabilmek için Haldun Taner Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil 155 Beyaz sakallı arkası kamburlaşmış bir iki ihtiyar bir ellerinde çubuk bir ellerinde ayakkabıları şaşkın rahatsız vagona gidip geliyorlardı Halide Edip Adıvar Dağa Çıkan Kurt 87 O gün birden bire Ankara dan bir vagonu çeken bir lokomotif bütün süratiyle geldi Yahya Kemal Eğil Dağlar 294 Hayvanların taşındığı davar vagonlarına kadın erkek çoluk çocuk tıkış tıkış bindirilmişler Ayşe Kulin Sevdalinka 201 Kimimiz biletçiliği sever güya elde zımba vagonlara girerek yolcuların biletlerini sorar keserdi Refik Halid Karay Bir Ömür Boyunca 97 Trenlerin posta vagonlarında geçiyordu ömrü istasyonlarda koli dağıtıyordu Oğuz Atay Bir Bilim Adamının Romanı 23 )


- WAGON[Fr. < WAGON] ile/değil/yerine/=/||/<> VAGON

( çekmeli vagon yataklı vagon yemekli vagon sarnıç vagonu yolcu vagonu yük vagonu Yük ve yolcu taşımakta kullanılan lokomotifin çektiği demir yolu aracı )


- WAIDNER-BURGESS STANDARD[İng.] / ÉTALON WAIDNER-BURGESS[Fr.] / WAIDNER-BURGESS-STANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= WAİDNER-BURGESS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI


- WAIST TIED[İng.] ile/||/<> BEL BAĞI

( Sığırları yatırmak için iki metre kadar uzunluktaki ipin bel bölgesi açlık çukurluğu ve karın altından dolaştırılarak sol açlık çukurluğu hizasında uçları çaprazlandırılıp iyice sıkıldıktan sonra düğümlenmesiyle gerçekleştirilen bağ )

( WAIST TIED )


- WALACHIAN[İng.] ile/||/<> VALACHIEN[Fr.] ile/||/<> WLACH[Alm.] ile/||/<> ULAH[ROM.]

( Eflak ülkesi halkına Osmanlıların verdikleri ad )

( WALACHIAN )

( VALACHIEN )

( WLACH )


- [not] WALKING IN, TO DRAG ALONG THE FOOT vs. WALKING IN, NOT TO DRAG ALONG THE FOOT


- WALL NEWSPAPER[İng.] ile/||/<> JOURNAL MURAL[Fr.] ile/||/<> DUVAR GAZETESİ | ÇOCUK GAZETESİ

( Ya tüm okul ya da belli bir sınıf için hazırlanan öğrenci yazıları ile resimlerini kapsayan ve belli zamanlarda sınıfın ya da okulun uygun bir köşesinde duvara asılarak öğrencilerin yararına sunulan gazete çocuk gazetesi )

( WALL NEWSPAPER )

( JOURNAL MURAL )


- WALL PAPER[İng.] ile/||/<> TAPETE[Alm.] ile/||/<> DUVAR KÂĞIDI

( Dekor ve döşem için kullanılan resimli ya da resimsiz kâğıt )

( WALL PAPER )

( TAPETE )


- WALL :/yerine DUVAR


- WALL-PAINTING[İng.] ile/||/<> PEINTURE MURAL, PANNEAU[Fr.] ile/||/<> WANDMALEREI[Alm.] ile/||/<> DUVAR RESMİ

( Resim 1 Duvar yüzeyi üzerine mumluboya suluboya yağlıboya mozaik ya da kazıma resim gibi tekniklerle yapılan resim 2 Genellikle bir duvarı örtecek büyüklükteki bez ya da kontraplak üzerine yapılmış resim )

( WALL-PAINTING )

( PEINTURE MURAL, PANNEAU )

( WANDMALEREI )


- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> FREUD

( Benjamin, Freud'un yazı ve kitaplarının iyi bir okuyucusudur. )


- WAN/WIDE AREA NETWORK[İng.] ile/değil/yerine/= GENİŞ ALAN AĞI


- WANNER OPTICAL PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE OPTIQUE DE WANNER[Fr.] / WANNER-OPTISCHES PYROMETER, WANNER-TEILSTRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= WANNER OPTİK PİROMETRESİ


- WAR :/yerine SAVAŞ


- WAREHOUSE, DEPOT, STARE[İng.] ile/||/<> ANTREPO | ARDİYE[Ar. < ARZİYYE]

( antrepo Transit ticarette gümrük vergisine konu olup henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı gümrük binaları yakınında bulunan kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo genel antrepo özel antrepo )


- WARM :/yerine SICAK


- WARNING :/yerine UYARI


- WASTE vs. EXCESS


- WASTE vs. GARBAGE


- WASTE vs. WAIST


- WASTE :/yerine İSRAF, ATIK


- WATCH vs. WATCH


- WATCH :/yerine İZLEMEK, SAAT


- WATCHMAN, GUARD[İng.] ile/||/<> KOLCU

( 1 Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi 2 eski dil Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse )

( WATCHMAN, GUARD )


- WATER CYCLE[İng.] ile/değil/yerine/= SU DÖNGÜSÜ

( Dünyadaki suların karalar, okyanuslar ve atmosfer arasındaki dolanımı, döngüsü. Okyanuslardaki su buharlaşarak atmosfere geçer ve burada bulutlar oluşturabilir. Bu suyun büyük bir bölümü yağmur halinde tekrardan okyanuslara geri döner, ancak bir kısmı da karalara düşer. Karalara inen suyun bir bölümü bitkilerde "terleme" olayı ile atmosfere döner; bir bölümü nehirlere karışarak okyanusa ulaşır. Bir bölümü ise yeraltı sularına katılarak sonunda yine denize, nehire ya da bir göle ulaşır; bazıları da nehirleri, göllerin yüzeylerinden buharlaşarak atmosfere çıkar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WATER vs. HOT WATER


- WATER PRODUCTS[İng.] ile/||/<> SU ÜRÜNLERİ

( Denizler iç sular ve yapay olarak yapılmış havuz baraj gölet dalyan ve balıkçılık tesislerinde doğal veya yapay olarak üretilen ve yetiştirilen balıklar yumuşakçalar kabuklular memeliler sürüngenler süngerler ve su bitkileri gibi canlılarla bunlardan elde edilen ürünler )

( WATER PRODUCTS )


- WATER REGION[İng.] ile/||/<> SULAK ALAN

( Sözleşmenin amacı bakımından doğal veya yapay devamlı veya geçici suları durgun veya akıntılı acı tatlı veya tuzlu denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular bataklık sazlık ve turbalıklar )

( WATER REGION )


- WATER SOFTENER[İng.] ile/||/<> ADOUCISSANT[Fr.] ile/||/<> ENTHÄRTUNGSMITTEL[Alm.] ile/||/<> YUMUŞATICI

( 1 Sertlik veren toprak alkali metalleri tutularak suyu yumuşatmaya yarayan özdek 2 Suyu yumuşatma işleminin yapıldığı aygıt )

( WATER SOFTENER )

( ADOUCISSANT )

( ENTHÄRTUNGSMITTEL )


- WATER SPLITTING ile/||/<> N2 REDUCTION ile/||/<> CO2 TO FUEL

( Sürdürülebilir enerji reaksiyonları. )

( Formül: 2H₂O → 2H₂ + O₂ )


- WATER :/yerine SU


- WATERFALL[İng.] ile/||/<> CHUTE D'EAU[Fr.] ile/||/<> WASSERFALL[Alm.] ile/||/<> ÇAĞLAYAN | BÜYÜK ÇAĞLAYAN

( Akarsuların yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan doğal su düşüşü büyük çağlayan )

( WATERFALL )

( CHUTE D'EAU )

( WASSERFALL )


- WAVE :/yerine DALGA, EL SALLAMAK


- WAX MOTH[İng.] ile/||/<> TEİGNE DE LA CİRE[Fr.] ile/||/<> GALLERIA MELLONELLA[Lat.] ile/||/<> WACHSMOTTE[Alm.] ile/||/<> PETEK GÜVESİ

( Yumurtalarını kovan çevresindeki mum kırıntılarına bırakarak peteklerin kurtlanmasına yol açan ve özellikle bilgisiz arıcılığın en büyük düşmanlarından biri sayılan gececi kelebek arı güvesi mum güvesi bal güvesi )

( WAX MOTH )

( TEIGNE DE LA CIRE )

( WACHSMOTTE )

( GALLERIA MELLONELLA )


- WAXING MACHINE[İng.] ile/||/<> MACHINE À CIRER[Fr.] ile/||/<> PARAFFINIERMASCHINE[Alm.] ile/||/<> MUMLAYICI

( Sinema Filmleri mumlamakta kullanılan aygıt )

( WAXING MACHINE )

( MACHINE À CIRER )

( PARAFFINIERMASCHINE )


- WAYBILL, LETTER OF CARRIAGE, SHIPPING PAPER[İng.] ile/||/<> İRSALİYE[Ar. < İRSÂLİYYE]

( Alım ve satımlarda malı gönderirken mal çıkışlarını veya taşıma sürecinde oluşabilecek hasarları tam olarak belirlemek ve mali durum açısından malın cinsini miktarını ve değerini göstermek amacıyla düzenlenen ticari fatura niteliğindeki belge )

( WAYBILL, LETTER OF CARRIAGE, SHIPPING PAPER )


- WBAN/WIRELESS BODY AREA NETWORK[İng.] ile/değil/yerine/= KABLOSUZ GÖVDE ALAN AĞI


- WCD/WEARABLE CLINICAL DEVICE[İng.] ile/değil/yerine/= GİYİLEBİLİR TIBBİ AYGIT


- WEAK :/yerine ZAYIF


- WEAPON :/yerine SİLAH


- WEAR vs. DRESS vs. PUT ON


- WEATHER FORECAST, WEATHER PROGNOSE[İng.] ile/||/<> PRÉVISION DU TEMPS[Fr.] ile/||/<> WETTERVORHERSAGE, WETTERPROGNOSE[Alm.] ile/||/<> HAVA TAHMİNİ

( Yakın gelecek için havanın nasıl olacağını bulma )

( WEATHER FORECAST, WEATHER PROGNOSE )

( PRÉVISION DU TEMPS )

( WETTERVORHERSAGE, WETTERPROGNOSE )


- WEATHER REPON (FORECAST)[İng.] ile/||/<> PRÉVISIONS MÉTÉOROLOGIQUES, BULLETINE MÉTÉOROLOGIQUE[Fr.] ile/||/<> WETTERBERICHT, WETTERVORHERSAGE[Alm.] ile/||/<> HAVA DURUMU

( TV Belirli bir süre içinde havanın nasıl olacağını belirten izlence hava yazanaklarının okunduğu yayın )

( WEATHER REPON (FORECAST) | WEATHER FORECAST, WEATHER PROGNOSE )

( PRÉVISIONS MÉTÉOROLOGIQUES, BULLETINE MÉTÉOROLOGIQUE | PRÉVISION DU TEMPS )

( WETTERBERICHT, WETTERVORHERSAGE | WETTERVORHERSAGE, WETTERPROGNOSE )

( PREVISIONI DEL TEMPO )

( ΔΕΛΤΊΟ ΚΑΙΡΟΎ / δελτίο καιρού )


- WEB[İng.] ile/||/<> TOILE[Fr.] ile/||/<> SPINNENGEWEBE[Alm.] ile/||/<> ÖRÜMCEK AĞI

( Örümcekler tarafından özel ince iplikten örülen yuva )

( WEB )

( TOILE )

( SPINNENGEWEBE )


- WEBER KATSAYILARI'NDA:
GÖRME/PARLAKLIK ile/ve KİNESTEZİ ile/ve ACI [ısıyla ortaya çıkan] ile/ve İŞİTME [orta frekanslar] ile/ve BASINÇ [deri] ile/ve KOKU ile/ve TAD [tuz]

( 1/60 ile/ve 1/50 ile/ve 1/30 ile/ve 1/10 ile/ve 1/7 ile/ve 1/4 ile/ve 1/3 )


- WEBER'S NUMBERS[İng.] / WEBER-ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= WEBER SAYILARI


- NOMBRE DE WEBER[Fr.] ile/değil/yerine/= WEBER SAYISI


- WEBER[İng.] / WEBER[Fr.] / WEBER[Alm.] ile/değil/yerine/= WEBER


- WEBINAR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİM İÇİ TOPLANTI, SANAL SUNUM


- WEDDING :/yerine DÜĞÜN


- WEEK :/yerine HAFTA


- WEEKEND :/yerine HAFTA SONU


- WEIGH vs. WEIGHT


- WEIGH :/yerine TARTMAK, AĞIRLIĞINDA OLMAK


- WEISS THEORY[İng.] / THÉORIE DE WEISS[Fr.] / WEISS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= WEİSS KURAMI


- WEISS MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON DE WEISS[Fr.] / WEISS-MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= WEİSS MANYETONU/MAGNETONU


- WEISS MOLECULAR FIELD[İng.] / CHAMP MOLÉCULAIRE DE WEISS[Fr.] / WEISS-MOLEKULARFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= WEİSS MOLEKÜLER ALANI


- WEISS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE WEISS[Fr.] / WEISS-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= WEİSS SABİTİ


- WELDED[İng.] ile/||/<> SOUDÉ[Fr.] ile/||/<> GESCHWEISST[Alm.] ile/||/<> KAYNAKLI

( Kaynak yapılmış olan )

( WELDED )

( SOUDÉ )

( GESCHWEISST )


- WELDER/WELDED[İng.] ile/değil/yerine/= SOUDEUR/SOUDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHWEISSER/GESCHWEISST[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAK

( Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. @@ Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. @@ Metal parçalarını ısı etkisi ile eriterek birbirlerine yapıştırma. @@ Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. @@ Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. @@ (fizik, jeoloji, coğrafya) @@ @@ Üretim sürecinde kullanılan üretim faktörlerine verilen genel ad. @@ İki metalin birbirine kaynatıldığı bölge. @@ (...) @@ )


- WELFARE[İng.] ile/||/<> GÖNENÇ | REFAH[Ar. < REFÂH]

( gönenç Bolluk rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme )


- WELFARE :/yerine REFAH


- WELL WATER[İng.] ile/||/<> KUYU SUYU

( Yer altı su tabakasına çeşitli yollarla ulaşılarak elde edilmiş su )

( WELL WATER )


- WERNER BAND[İng.] / BANDE DE WERNER[Fr.] / WERNER-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= WERNER BANDI


- WERNER ile/||/<> CRYSTAL FIELD ile/||/<> LIGAND FIELD ile/||/<> MO

( Metal kompleks bağlanma modelleri. )

( Formül: Δo = 10Dq )


- WERNICKE ile/||/<> BROCA ile/||/<> HİPPOKAMPUS

( Özelleşmiş beyin alanları. )

( Formül: Sol hemisfer (dil) )


- WET :/yerine ISLAK


- WETTING WATER[İng.] ile/||/<> ISLATMA SUYU

( Bazı maddelerin çeşitli amaçlarla işlenmesinde kullanıldıktan sonra değişik yöntemlerle ayrılan ve çozünmüş besin maddeleri içeren sıvı )

( WETTING WATER )


- WEYL FERMİYON ile/||/<> DİRAC FERMİYON

( Weyl fermiyon kütlesiz ve tek kirallıkken İLE Dirac fermiyon kütleli ve çift kiraldir )

( Formül: m = 0 İLE P_L/R )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- WHAT (IS) THIS? vs./and WHAT WORTH OF THIS?

( Child question. vs./AND Adult question. )


- WHATEVER :/yerine HER NEYSE, NE OLURSA


- WHEAT SMUT[İng.] ile/||/<> CARIE DU BLÉ[Fr.] ile/||/<> TILLETIA TRITICI[Lat.] ile/||/<> STEINBRAND[Alm.] ile/||/<> BUĞDAY SÜRMESİ

( Buğday başaklarına tebelleş olan ilkel mantar bu mantardan ileri gelen hastalık )

( WHEAT SMUT )

( CARIE DU BLÉ )

( STEINBRAND )

( TILLETIA TRITICI )


- WHEEL :/yerine TEKERLEK


- WHEN YOU ARE YOUNG:
WORK TO LEARN but NOT TO EARN

( Gençken, öğrenmeye çalış. Para kazanmaya değil! )


- WHEN :/yerine NE ZAMAN


- WHENEVER :/yerine NE ZAMAN OLURSA


- WHERE? vs. UNTIL WHERE?


- WHERE :/yerine NEREDE


- WHICH THE FIRE BURNS INSIDE vs. WHICH THE FIRE BURNS OUTSIDE


- WHICH :/yerine HANGİ


- WHILE :/yerine İKEN


- WHIP[İng.] ile/||/<> FONET[Fr.] ile/||/<> PEITSCHE[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ

( Hayvanları eğitmede ve onlara buyruk vermede kullanılan vurma aracı Az gırbac gırmac kamçı Azeri ağızlarında gırmanc olarak da geçer Bu biçimdeki n sonradan türemiştir Azeri ağızlarında kullanılan gımçal biçimi ses bakımından tartışmaya açıktır Türkçe kır kökünden maç ekiyle yapıldığı anlaşılıyor kır maç Türkçede kırmaç biçimi kırbaça çevrilmiştir Ancak Azeri alanında gırbac yanında gırmac biçimi de kullanılır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir grbáč Srp kòrbač krbač Arn kërbác Rum gîrbáci Macarca korbács da Türkçeden alınmıştır Bunlardan başka Rusça karbač Almanca Karbatsche Fransızca courbache cravache gibi dillerde de kullanılır Diyalektlerde kırbaç yerine daha çok kamçı adı geçer kamçı )

( WHIP )

( FONET )

( PEITSCHE )

( GIRBAC[Az.]~GIRMAC[Az.] )


- WHIPWORM[İng.] ile/||/<> TRICHOCÉPHALE[Fr.] ile/||/<> PEITSCHENWURM[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ KURDU

( karşılık trihurus Trichurus Yuvarlakkurtlar Aschelminthes sınıfının iplikkurtları Nematodes takımından bir ilkelkurt cinsi Ön tarafı ince ve uzun bir kırbaç biçimindedir )

( WHIPWORM )

( TRICHOCÉPHALE )

( PEITSCHENWURM )


- WHİSKY[İng. < WHISKY] ile/değil/yerine/=/||/<> VİSKİ

( viski bardağı Mayalanmış tahıl hamurundan damıtılarak elde edilen alkollü içki )


- WHITE ANTS[İng.] ile/||/<> ISOPTÈRES[Fr.] ile/||/<> ISOPTERA[Lat.] ile/||/<> WEISSE AMEISEN[Alm.] ile/||/<> AKKARINCALAR

( Ağız parçaları iyi gelişmiş olan ve inci dizisi görünüşünde duyargaları bulunan iri başlı ısırıcı böcekler topluluğu Tarım bitkilerinde kök örneğin patateste yumru kemirici olarak suçlanan türleri vardır )

( WHITE ANTS )

( ISOPTÈRES )

( WEISSE AMEISEN )

( ISOPTERA )


- WHITE BAIT[İng.] ile/||/<> AK YEM

( Genellikle uskumru kolyoz ve izmarit gibi dış görünüşü beyaz veya gümüşi olan yem olarak kullanılan balık parçaları )

( WHITE BAIT )


- WHITE FRONTED GOOSE[İng.] ile/||/<> OIE RIEUSE[Fr.] ile/||/<> ANSER ALBIFRONS[Lat.] ile/||/<> BLESSGANS[Alm.] ile/||/<> SAKARCA

( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından alnında beyaz bir şişkinlik ve vücudun alt kısmında siyah lekelerin bulunduğu Avrupa Balkanlar Mısır Orta Doğu ve Doğu Asyada bulunan ve yurdumuzun hemen her tarafında görülen bir tür Ak alınlı büyük kaz sakar hayvanların özellikle atların alınlarında bulunan ak leke küçük akıtma ca eki sakar meke ağızlarda çiğdem olarak da geçer )

( WHITE FRONTED GOOSE )

( OIE RIEUSE )

( BLESSGANS )

( ANSER ALBIFRONS )


- WHITE GRUB[İng.] ile/||/<> HANNETON FOULON[Fr.] ile/||/<> POLYPHYLLA FULLO[Lat.] ile/||/<> WALKER[Alm.] ile/||/<> MANAS

( Ergin evrede yaprakları kurtçuk evresinde kökleri oburca kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren kınkanatlı böcek kadılokması kıvrıkkurt )

( WHITE GRUB )

( HANNETON FOULON )

( WALKER )

( POLYPHYLLA FULLO )


- WHITE RUST[İng.] ile/||/<> ROUILLE BLANCHE[Fr.] ile/||/<> ALBUGO CANDIDA[Lat.] ile/||/<> AKPAS

( Lahana turp şalgam karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen özellikle semizotlarını seven yosunumsu mantar )

( WHITE RUST )

( ROUILLE BLANCHE )

( ALBUGO CANDIDA )


- WHITE STORK[İng.] ile/||/<> CIGOGNE BLANCHE[Fr.] ile/||/<> CICONIA CICONIA[Lat.] ile/||/<> WEISSTORCH, HAUSSTORCH[Alm.] ile/||/<> LEYLEK[Fars. < LEGLEG]

( Kuşlar Aves sınıfının leyleksiler Ciconiiformes takımının leylekgiller Ciconidae familyasından Kuzey Afrika Avrupa ve Güney Asyada yaşayan ilkbahar ve yaz aylarında bütün Türkiyede görülen orta yükseklikte seyrek ağaçlı tarla ve sulak alanlarda yaşayan bina ve ağaçlar üzerinde yuva kurarak kuluçkaya yatan kendi beyaz kanatları siyah ayakları kırmızı renkli göçmen bir tür Ak leylek )

( WHITE STORK )

( CIGOGNE BLANCHE )

( WEISSTORCH, HAUSSTORCH )

( CICONIA CICONIA )


- WHITE :/yerine BEYAZ


- WHO? vs. FOR/TO WHAT?

( Questions of the philosophy and religion. ( KİM? ile NİÇİN?(NE İÇİN?) )


- WHOLE vs. HALL


- WHOLE vs. HOLE


- WHOLE :/yerine TÜM, BÜTÜN


- WHORTLE BERRY, BILBERRY[İng.] ile/||/<> MYRTILLE, ABRÉTIER[Fr.] ile/||/<> VACCINIUM MYRTILLUS[Lat.] ile/||/<> ECHTE HEIDELBEERE[Alm.] ile/||/<> AYI ÜZÜMÜ

( ayı üzümü Fundagiller Ericaeae familyasından 25 cm kadar boyda çiçekler uçtaki yaprak koltuklarında tek olarak bulunan Karadeniz Bölgesinde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan yaprak döken alçak boylu çalılar Yaban mersini )


- WHOSE :/yerine KİMİN


- WHY :/yerine NEDEN


- WI-FI/WIRELESS FIDELITY[İng.] ile/değil/yerine/= KABLOSUZ BAĞLANTI ALANI


- WIDE OPEN vs. CLEAR(NESS)/CERTAINTY


- WIDE vs. WHITE

( TO PEACE vs./and TO FORGET ( BARIŞMAK ile/ve UNUTMAK
TO KNOW vs./and TO ANTICIPATE ( BİLMEK ile/ve ÖNGÖRMEK )


- WIDE :/yerine GENİŞ


- WIDE[İng.] ile/||/<> GENİŞ

( WIDE )


- WIEDEMANN-FRANZ LAW[İng.] / LOI DE WIEDEMANN-FRANZ[Fr.] / WIEDEMANN-FRANZSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEDEMANN-FRANZ YASASI


- WIEN EFFECT[İng.] / EFFET WIEN[Fr.] / WIEN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN ETKİSİ


- WIEN RADIATION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= WİEN IŞIMA YASASI


- WIEN BRIDGE OSCILLATOR[İng.] / WIEN-BRÜCKEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN KÖPRÜ OSİLATÖRÜ


- WIEN-KAPAZITÄTSMESSBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN SIĞA ÖLÇME KÖPRÜSÜ


- WIFE :/yerine EŞ, KADIN


- WIGNER EFFECT[İng.] / EFFET WIGNER[Fr.] / WIGNER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WİGNER ETKİSİ


- WIGNER FORCE[İng.] / FORCE DE WIGNER[Fr.] ile/değil/yerine/= WİGNER KUVVETİ


- WIGNER-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= WİGNER KUVVETLERİ


- WIGNER THREE-J SYMBOL[İng.] / SYMBOLE 3J DE WIGNER[Fr.] ile/değil/yerine/= WİGNER ÜÇ J SİMGESİ


- WİLCOXON ile/||/<> TESTİ

( Wilcoxon işaretli sıra testi )

( Frank Wilcoxon tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1965) (Ülke: İrlanda-ABD) (Alan: İstatistik) (Önemli katkıları: Wilcoxon testleri, parametrik olmayan istatistik) )


- WILD TYPE[İng.] ile/değil/yerine/= VAHŞİ TİP

( Doğada yaygın olarak bulunan bir alel ya da fenotip için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WILD :/yerine VAHŞİ


- WILDCARD[İng.] ile/||/<> JOKER[Fr. < JOKER]

( WILDCARD )

( JOKER )


- WILL :/yerine -CEK, -CAK, İRADE


- WILLIAM STERN ile/ve/||/<> ALLAN SCHORE ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT


- WILSONSCHE NEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= WİLSON BULUT ODASI


- WILSON CLOUD[İng.] / NUAGE DE WILSON[Fr.] ile/değil/yerine/= WİLSON BULUTU


- WILSON EFFECT[İng.] / EFFET WILSON[Fr.] / WILSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WİLSON ETKİSİ


- WILSON CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE WILSON[Fr.] / WILSON-KAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= WİLSON ODASI


- WIMAX/WORLDWIDE INTEROPERABILITY FOR MICROWAVE ACCESS[İng.] ile/değil/yerine/= KABLOSUZ HIZLI INTERNET ERİŞİMİ


- WIMP ile/||/<> AXION ile/||/<> STERİLE NEUTRİNO

( Görünmez madde için kuramk adaylar. )

( Formül: Ωdm = 0.27 )


- WIMP ile/||/<> MACHO ile/||/<> AXION

( Zayıf etkileşen ağır parçacık; karanlık maddenin en çok araştırılan adayıdır, olağan maddeyle yalnızca zayıf kuvvet ve kütle çekimiyle etkileşir. @@ Karanlık madde açığını, sönük yıldızlar ve karadelikler gibi görünmez sıradan cisimlerle açıklamaya çalışan adaydır. @@ Çok hafif, çok zayıf etkileşen varsayımsal bir parçacıktır; hem karanlık madde hem başka bir kuram sorununu çözmek için önerilmiştir. Üçü karanlık maddeye dair başlıca adaylardır: yeni ağır parçacık, sıradan sönük cisim, yeni hafif parçacık. )

( Formül: Ω_DM ≈ 0.27 )


- WİNCH[İng. < WINCH] ile/değil/yerine/=/||/<> VİNÇ

( Ağır yük kaldırmaya ve bir yere taşımaya yarayan araç )


- WINDOWS ile/yerine LINUX


- WINE :/yerine ŞARAP


- WING MEMBRANE[İng.] ile/değil/yerine/= KANAT ZARI

( Yarasalarda ikinci ve beşinci parmaklar arasında uzanan zar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WING[İng.] ile/||/<> ALLA BANDA[İt. < ALLA BANDA] ile/||/<> ALABANDA[İt. < ALLA BANDA]

( Gemilerin iç yanları borda karşıtı )

( WING | HARDOVER )

( PAROI INTÉRIEURE )

( BORDWAND )

( ALLA BANDA )

( ΕΣΩΤΕΡΙΚΉ ΠΛΕΥΡΆ ΠΛΟΊΟΥ / εσωτερική πλευρά πλοίου )


- WING :/yerine KANAT


- WINGS[İng.] ile/||/<> COULISSE[Fr.] ile/||/<> KULISSE[Alm.] ile/||/<> KULİS[Fr. < COULISSE]

( 1 Sahnenin iki yanında dekoru perspektiv yönünden tamamlayan ve derinliği veren yerleri değişebilen çerçeveler Barok çağında İtalyada ilk kez kullanılmıştır 2 Bu çerçeveler arasında oyuncuların sahneye girip çıktıkları boşluk )

( WINGS )

( COULISSE )

( KULISSE )


- WINTER SQUASH, LARGE GOURD[İng.] ile/||/<> POTIRON, COURGE, CITROUILLE[Fr.] ile/||/<> CUCURBITA MAXIMA[Lat.] ile/||/<> SPEISEKÜRBIS[Alm.] ile/||/<> HELVACI KABAĞI

( Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çiçekleri tek ve sarı renkli bakka tipi meyveleri alt durumlu ovaryumdan gelişen sürünücü tırmanıcı tek yıllık otsu bitkiler )

( WINTER SQUASH, LARGE GOURD )

( POTIRON, COURGE, CITROUILLE )

( SPEISEKÜRBIS )

( CUCURBITA MAXIMA )


- WISDOM vs. CAUSE vs. REASON

( Theology. vs. Metaphysics. vs. Physics. )


- WISDOM TEETH[İng.] ile/||/<> DENTE SAGESSE[Fr.] ile/||/<> WEISHEITZAHN[Alm.] ile/||/<> YİRMİ YAŞ DİŞİ

( yirmi yaş dişi İnsanda geç oluşarak 32lik takımı tamamlayan geri taraftaki dört büyük azı dişi Akıl dişi )


- WISE :/yerine AKILLI, BİLGE


- WISH vs. AT LEAST


- WISH :/yerine DİLEMEK, İSTEK


- WITNESS :/yerine TANIK


- WITTIG ile/||/<> GRUBBS ile/||/<> SONOGASHIRA

( Organik sentezde çığır açan reaksiyonlar. )

( Formül: Ph₃P=CHR )


- WLAN/WİRELESS LOCAL AREA NETWORK[İng.] ile/değil/yerine/= KABLOSUZ YEREL ALAN AĞI


- WLLR/WEIGHTED LOG LIKELIHOOD RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIKLI LOGARITMİK OLASILIKLI ORAN


- WOBBE INDEX, WOBBE NUMBER[İng.] / INDICE DE WOBBE[Fr.] / WOBBE INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= WOBBE İNDİSİ


- WOBBLE HİPOTEZİ[İng. WOBBLE HYPOTHESIS] ile/||/<> LÖSİN[İng. LEUCINE]

( Bir antikodonun üçüncü bazının mRNA'daki kodonlarda birden fazla bazı tanıyarak eşleşme bakımından esneklik sağlamasıdır. Wobble hipotezine göre, bir baz, birden fazla baz ile hidrojen köprüsü yapabilir. Watson-Crick eşleşmesine uymaz. Kinetik açıdan ve daha hızlı protein sentezi yapılması açısından avantajlıdır. mRNA'da lösini simgeleyen CUA ve CUG kodonları yerine antikodonda sadece GAU kodonunun oluşması bu hipoteze güzel bir örnektir. @@ Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WOLLASTON POLARIZING PRISM[İng.] ile/değil/yerine/= WOLLASTON KUTUPLAMA PRİZMASI


- WOLLASTON PRISM[İng.] / PRISME DE WOLLASTON[Fr.] ile/değil/yerine/= WOLLASTON PRİZMASI


- WOMAN :/yerine KADIN


- WONDER :/yerine MERAK ETMEK


- WOOD'S GLASS[İng.] / VERRE DE WOOD[Fr.] / WOOD-GLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= WOOD CAMI


- WOOD EFFECT[İng.] / EFFET WOOD[Fr.] / WOOD-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WOOD ETKİSİ


- WOOD :/yerine ODUN, AHŞAP


- WOODEN WEIR[İng.] ile/||/<> KOTRA[Fr. < COTRE] | ÇIT DALYANLARI

( Çit dalyanları )

( WOODEN WEIR )

( COTRE )


- WOODEN :/yerine TAHTA, AHŞAP


- WOODS vs. FOREST vs. JUNGLE


- WORD/ACTION vs. RIGHT PLACE


- WORD/ACTION vs. RIGHT TIME


- WORDIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= VORDYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 268.800.000 ile 265.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WORKING POWER[İng.] ile/||/<> MAİN D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> İŞ GÜCÜ

( 1 Bir ülkede yaşayan kişilerden üretime katılan üretimde bulunanlardan sağlanan güç 2 Ekonomik çalışmalar alanlarına ilişkin insangücü gereksemelerini karşılayan kaynak )

( WORKING POWER )

( MAIN D'OEUVRE )


- WORKS :/yerine İŞLER, ÇALIŞMALAR


- WORLD HEALTH ORGANIZATION(WHO) ile/değil/yerine/= DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ(DSÖ)


- WORLD :/yerine DÜNYA


- WORMHOLE ile/||/<> BLACK HOLE

( Wormhole uzay-zamanı birleştiren köprüyken İLE black hole tek yönlü event horizon yapısıdır )

( Formül: Einstein-Rosen bridge )


- WORRY :/yerine ENDİŞELENMEK


- WORTH :/yerine DEĞER, KIYMETLİ


- WOULD :/yerine -ERDİ, -ARDI


- WOUND DRESSING[İng.] ile/||/<> PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT]

( Yaranın dış etkilerinden korunmasını sağlamak ve yaranın iyileşmesine yardımcı olmak amacıyla uygulanan işlemlerin tümü )

( WOUND DRESSING )

( PANSEMENT )


- WOUND ile SCAR

( Yara. İLE Yara izi. )


- WOUND :/yerine YARA


- WRIGHT-FISHER ile/||/<> MORAN ile/||/<> COALESCENT

( Genetik drift ve evrim modelleri. )

( Formül: p(t+1) = Binomial(2N İLE p(t))/2N )


- WRIGHT ile WRITE ile RIGHT ile RITE ile RIDE ile RIOT

( The wright had to write the right rite before the ride turned into a riot.
Zanaatkâr, yolculuk, bir isyana dönüşmeden önce doğru âyini yazmak zorundaydı. )


- (not WRITE WITH PENCIL/INK) WRITE IN PENCIL/INK


- WRITE :/yerine YAZMAK


- WRITER :/yerine YAZAR


- WRITTEN RULES vs./and UNWRITTEN RULES


- WRONG :/yerine YANLIŞ


- WRONG/FALSE vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY


- [not] WRONG/FALSE vs. INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT

( INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT instead of WRONG/FALSE )


- WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN

( Rational. vs. Ethic. vs. Aesthetics. vs. Religious. )


- WRONG/MISTAKE vs. "CROOK"


- WTER ile/ve/<> GAICHA ile/ve/<> LOSSI

( Yeni Kaledonya'nın üç önemli adasından biri olan Lifou'da yaşayan 3 kabile.
[Lifou'nun başkentinin adı ise "We"dir.] )


- WUCHIAPINGIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= VUÇİYAPİNGİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 259.900.000 ile 254.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WULFF PROCESS[İng.] / MÉTHODE WULF[Fr.] / WULF-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= WULFF İŞLEMİ


- WUNSCH[Alm.] mit/<> WILLE[Alm.] ile/değil/yerine BEGIERDE[Alm.]


- WURTZ SYNTHESIS[İng.] / SYNTHÉSE DE WURTZ[Fr.] / WURZELSCHE SYNTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= WURTZ SENTEZİ


- X-BAND[İng.] / BANDE-X[Fr.] / X-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= X BANDI


- X-AXIS[İng.] / AXE-X[Fr.] / X-ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= X EKSENİ


- X-RAY UNIT[İng.] / UNITÉ DE RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINI BİRİMİ


- X-RAY FLUORESCENCE ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= X IŞINI FLORESANS ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- RÖNTGENFLUORESZENZANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI FLORESANS ÇÖZÜMLEMESİ


- X-RAY PHOTOELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] / RÖNTGEN-PHOTOELEKTRONENSPEKTROSKOPIE ile/değil/yerine/= X IŞINI FOTOELEKTRON SPEKTROSKOPİSİ


- SPECTROSCOPIE PHOTOÉLECTRONIQUE DE RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINI FOTOELEKTRON TAYF BİLGİSİ


- X-RAY DIFFRACTION[İng.] / RÖNTGENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI KIRINIMI


- X-RAY HARDNESS[İng.] / DURETÉ DES RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENSTRAHLENHÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI SERTLİĞİ


- X-RAYS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI TAYFI/SPEKTRUMU


- X-RAY TUBE[İng.] / TUBE À RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI TÜPÜ


- X-RAY[İng.] / RAYON X[Fr.] / XEROTHALEN, RÖNTGENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI


- X KROMOZOMU[İng. X CHROMOSOME] ile/||/<> LESCH-NYHAN SENDROMU[İng. LESCH-NYHAN SYNDROME] ile/||/<> X BAĞLANTISI[İng. X-LINKAGE] ile/||/<> XİST

( Birçok hayvan türünün hem erkek hem de dişi bireylerinde bulunan cinsiyet belirleyici kromozom. XY ve X0 cinsiyet belirleyici kromozom sistemlerinin bir parçası. İnsanlarda; kadınlarda iki adet erkeklerde ise bir adet bulunur. Özel bir kromozom olmakla birlikte 1890 yılında Hermann Henking tarafından keşfedilmiş. @@ X kromozomuna bağlı resesif kalıtımdır. Anormal nükleikasit metabolizması; kanda ve dokularda ürik asit birikmesine sebep olur. Zihinsel gerilik, palsi (felç), dudak ve parmak mutilasyonu (bireyin dudaklarını/parmaklarını ısırarak,eliyle koparması). Bu hastalık HPRT'ı (hipoksantin-guanin fosforibosil transferaz) kodlayan gendeki bir mutasyondan meydana gelir. @@ X kromozomundaki genlerin kalıtım şekline denir. @@ İngilizce X inactive-specific transcript kelimelerinin kısaltmasıdır. Plesentalı memelilerin X kromozomu üzerindeki bir RNA genidir. Bu gen X inaktivasyonunda baş aktördür.X inaktivasyonu, dişi memeli gözelerinde iki adet bulunan X kromozomlarından birinin inaktive edilmesi işlemidir. Böylece, sadece bir X kromozomuna sahip erkeklerle, iki X kromozomuna sahip dişiler arasındaki X kromozomu dengesi sağlanmış olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- X PARÇACIĞI değil HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU


- X-RAY ile/||/<> CT ile/||/<> MRI ile/||/<> PET

( X-ışınının dokulardan farklı geçmesiyle, kemik gibi yoğun yapıların iki boyutlu gölge görüntüsünü veren yöntemdir. @@ Çok sayıda X-ışını kesitini bilgisayarla birleştirerek üç boyutlu görüntü kuran yöntemdir. @@ Güçlü manyetik alan ve radyo dalgalarıyla, dokulardaki hidrojen çekirdeklerinden yumuşak dokuların ayrıntılı görüntüsünü veren, ışıma kullanmayan yöntemdir. @@ Vücuda verilen radyoaktif izleyicinin yaydığı ışımadan, dokuların işlevini (metabolizmayı) görüntüleyen yöntemdir. İlk ikisi X-ışınıyla yapıyı, üçüncüsü manyetik alanla yumuşak dokuyu, dördüncüsü ışımayla işlevi gösterir. )

( Formül: T1 ~ T2 weighted (MRI) )


- X-RAY[İng.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN AYGITI, DİREKT GRAFİ


- X-RAY KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> CRYO-EM

( X-ray kristal yapı, cryo-EM donmuş yapı. )

( Formül: Crystal İLE frozen structure )


- X-RAY KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> NMR SPEKTROSKOPİ

( X-ray kristal statik yapı, NMR çözelti dinamik. )

( Formül: Bragg kırınım İLE spin )


- X ile/||/<> IŞINI

( X-ışınlarının keşfi )

( Wilhelm Röntgen tarafından 1895 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1923) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: X ışınlarının keşfi) (Nobel: 1901) )