Bugün[30 Haziran 2026]
itibarı ile 47.158 başlık/FaRk ile birlikte,
47.158 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(145/190)


- SANAT YAPITI SUNMAK ile SANAT YAPITI "ÜRETMEK"

( Sanat yapıtı üretilebilir mi, üretilen midir? )


- SANAT ESERİ[Ar.] değil/yerine/= ESİNÇ YAPITI


- SANAT YAPITININ:
İFŞÂ ETTİĞİ ile/ve/değil AFİŞE ETMEDİĞİ (ŞEY/LER)

( BAYKUŞ: Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. )

( AS THAT WHICH A WORKS BETRAYS BUT DOES NOT PARADE :ON ART )


- SANAT YAPITININ:
"KÖKLERİ" ve/<> "DALLARI" ve/<> "ÇİÇEKLERİ/MEYVELERİ"

( Kültürün özsuyuyla beslenir. VE/<> Öteki kültürlerin yağmurlarıyla ıslanır. VE/<> Evrensel uygarlık uzamına armağan olur. )


- SANAT:
GEÇMİŞİ GERİ ALMAK ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİ ÖNGÖREBİLMEK


- SANAT ...:
GEÇMİŞ/TEN ile/ve/||/<>/> BUGÜN/E ile/ve/||/<>/> GELECEK/E

( Kopuk olmamalı. İLE/VE/||/<>/> Hitap etmeli. İLE/VE/||/<>/> Dönük olmalı. )

( MÂZÎ ile/ve/||/<>/> HÂL ile/ve/||/<>/> İSTİKBÂL )


- SANAT, GELENEKSEL UYGULAMANIN(RİTÜEL):
İÇİNDE değil DIŞINDA


- SANAT/HÜNER değil/yerine/= ESİNÇ


- SANAT:
İÇERİK ve/||/<> AMAÇ ve/||/<> ANLAM


- Sanat için SUS!!!


- SANAT:
İÇTEN DIŞA ile/ve/değil/||/<>/< DIŞTAN İÇE


- SANAT:
İSPAT değil İCRÂ


- SANAT:
KİŞİSEL/ŞAHSÎ ve/||/<> KİŞİYE ÖZGÜ/MUHTEREM


- SANAT NESNESİ ile/ve/> SANAT YAPITI


- SANAT NESNESİNE BİÇİM VERME ile/ve/||/<> KİŞİNİN, KENDİNE BİÇİM VERMESİ


- Sanat olarak SUS!!!


- SANAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- SANAT:
"PROPAGANDA" değil/yerine ÖĞRETİM


- SANAT[Ar. < SUN] ile ...

( Yapmak, üretmek. | İlâhî olarak üretilmiş olan. )


- SANAT:
UYUM ve/||/<> ORGANİK ve/||/<> BİRLİK

( Sanat, uyumlu, organik birliğin yeniden ele geçirilmesinin aracıdır. )


- SANAT YAPITINDA:
DUYUSAL/LIK ve/||/<> TİNSEL/LİK

( Tinselleşir. VE/||/<> Duyusallaşır. )


- SANAT YAPITININ:
AYDINLATILMASI ile/ve/<> AYDINLATMASI

( Sanat yapıtının nesnesini dışarıdan aydınlatırız ve fakat o da bizi içeriden aydınlatır. )


- SANAT ile ...

( DUA )


- SANAT = ART[İng., Fr.] = KUNST[Alm.] = ARS[Lat.] = TEKHNE[Yun.] = ARTE[İsp.]


- SANAT ve/||/<>/>/< BİREY OLMAK


- SANAT ile/ve/||/<>/> DAHA/EN SANAT/SİMGE


- SANAT ve/> DİN

( ... VE/> Sanatın doruğu. )


- SANAT ile/ve/değil DİNSEL DIŞLAŞIM


- SANAT ile/ve EĞLENCE

( ART vs./and ENTERTAINMENT )


- SANAT ile/ve/||/<> FARKLILIK


- SANAT ve/||/<> FELSEFE

( Hayranlık. VE/||/<> Hayret. )

( Doyumsuzluk sunar. VE/||/<> Doyum sunar. )

( Keşf. VE/||/<> Kurma. )

( Sanat olmasaydı, felsefe, edimselliğini yitirirdi. )

( İmge, kavramdan önce. VE/||/<> Kavram, imgeden önce. )


- SANAT ve/||/<>/> (< FELSEFE <) ve/||/<>/> KAVRAM ve ÖTESİ


- SANAT ile/ve/||/<>/>/< HAKİKAT


- SANAT ile/ve/||/<> İNCELİK/RİKKAT[Ar.]


- SANAT ve/||/> MANEVİYAT

( Sanat, maneviyatın giriş kapısıdır. )


- SANAT ile/ve/değil ...MIŞ GİBİ


- SANAT ve/||/<>/< OYUN


- SANAT ve/<> ÖZGÜVEN/İMAN


- SANAT ve/||/<>/> SAĞALTIM ARACI


- SANAT ile/ve/||/<> SANA AİT


- SAN'AT[Ar. çoğ. SAN'ÂT] ile SAN'ÂT[Ar. < SAN'ÂT]

( Sanat, ustalık, hüner, mârifet. | Bir şeyi güzel yapmak, bir şeyin güzel, beğenilir olması için uygulanan kurallar. İLE Sanatlar, ustalıklar, hünerler. )


- SANAT ile SANAT ÖĞRENCİSİ

( ART vs. ART STUDENT )

( هنري ile هنر ile هنر جو )

( NPANNARY ile NPANNAR ile NPANNAR JO )


- SANAT ve/<> SANATÇI/KİŞİ/İNSAN

( Bir resimde, bir sanat yapıtında aradığım, sevdiğim şey, insandır. Sanatçının kendi! )

( Dans le tableau [l'oeuvre d'art] je cherche, j'aime l'homme l'artiste. )

( Çalışkanlıkta, arı, sana ustalık eder
Beceride, bir böcek, seni okutur
Seçkinlerde de var sendeki bilgiler
Sanat ise ey insan! Yalnız sana özgüdür! )

( Yaşam ciddidir, sanat ise neşeli.
Fakat ciddiyet içinde bile, neşe ya da sükûnet,
sanatın aslî ve özsel yapısı olarak kalır. )

( Schiller'in, "Sanatkârlar" adlı şiirini okumanızı salık veririz. )

( Durumun/sürecin/konunun/işin içine kişi/insan ve sanat girince/girmişse öteki herşey ikinci sıraya geçer/geçmeli/geçirilmelidir, indirilmelidir. )


- SANAT ile SAYRILIK


- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE

( Kişileri sevmekten daha sanatsal ve bilgece bir şey yoktur. )


- SANAT ile/ve/||/<>/> SUSKUN/HÂMUŞ SANAT


- SANAT ile/ve/değil/<> SÜSLEME


- SANAT ve/< TARİH

( Görünür olanlar. VE/< Okunur/bilinir olanlar. )


- SANAT ile/ve/<> TASARIM

( Sanat kavramda olur, tasarımda değil. )


- SANAT ile/ve TASAVVUF SÜZGECİNDEN GEÇMİŞ SANAT


- SANAT ile/ve/||/<>/> ÜRETKEN SEZGİ GÜCÜ ile/ve/||/<>/> ESTETİK SEZGİ


- SANAT ile/> VAHİY

( İkisi de, aklın ötesine geçildikten sonradır. )


- SANAT ve/||/<>/>< YAŞAM

( Sanat, tüm alanların son noktasıdır. VE/||/<>/>< Yaşam da sanatın son noktası ve yansımasıdır. )

( Uzun. VE/||/<>/>< Kısa. )

( ARS LONGA, VITA BREVIS )


- SANAT ve YORUMBİLİM/TEVİL/HERMENEUTİK


- SANATÇI OLABİLMEK ya da HİÇBİR ŞEY OLMAK


- SANATÇI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GERÇEK

( Taklit eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alır/"çalar". )


- SANATÇI ile/ve/||/<> BİLGE/ÂRİF

( Dönüştürücü. İLE/VE/||/<> Geliştirici/ilerletici. )


- SANATÇI ve/||/<> DÖNEM/ÇAĞ

( Sanatçı, kendi çağının çocuğudur. )


- SANATÇI ile SANATSAL ile SANATSAL ÇALIŞMA ile SANAT

( ARTIST vs. ARTISTIC vs. ARTISTIC WORK vs. ARTISTRY )

( آرتيست ile پرهنر ile هنرور ile اهل فن ile ارباب هنر ile هنرمند ile هنرمندانه ile هنري ile باهنر ile کار ذوقي ile استعداد هنري ile هنرمندي )

( ARTYSET ile PARECONNAR ile NPANNARVAR ile اهل فن ile ARBAB NPANNAR ile NPANNARMAND ile NPANNARMANDANEH ile NPANNARY ile BANPANNAR ile KAR ZOGHY ile ESTEDAD NPANNARY ile NPANNARMANDY )


- SANATÇIDA:
KAPRİS ve/||/<> KİBİR

( "Yakışır" )


- Sanatçı DİNLE!!!


- SAN'AT-GER[Ar.] ile SAN'AT-KÂR[Ar.]

( Sanatçı. | Esnaf. İLE Sanatçı, usta. )


- SANATIN:
DİLİ ile/ve/değil/<>/< ARACI


- SANATIN ÖLÜMÜ ile ÇIRAĞIN ÖLÜMÜ

( [Çırak, ustasını ...] Sollamazsa. İLE Hatalı sollarsa. )


- Sanatı DİNLE!!!


- SANATLAŞMAK ile SANAT ile SANATLI ile SANATÇI/LIK ile SANATSAL/LIK ile SANATSIZ/LIK ile SANAT ERİ ile SANAT ADAMI ile SANAT ESERİ ile SANAT FİLMİ ile SANAT OKULU ile SANAT DÜNYASI ile SANAT DANIŞMANI ile SANAT ENSTİTÜSÜ ile SANAT DANIŞMANLIĞI


- SANATSAL DUYARLILIK İÇİN SANAT(IN):
EYLEMİ ve/ya da İLGİSİ


- Sanatsal duyarlılıkla KONUŞ!!!


- SANAT/SAL ve/||/<>/= TİN/SEL

( SANAT: Saltık tin alanı. )


- SANATTA:
BİLİNÇSİZ SİMGESELLİK ile/ve/||/<>/> BİLİNÇLİ SİMGESELLİK


- SANAT/TA:
DOĞAL OLAN ile/ve/||/<>/> DOĞAL OLARAK/DOĞALA EN YAKIN VE YALIN YAPILMIŞ OLAN


- SANATTA KALMAK ile/değil/yerine SANATLA KALMAK


- SANAT/TA/Kİ:
SAÇMA ile/ve/||/<> SAÇMA/LIK


- ŞİİR:
SANATTA ile/ve FELSEFEDE

( En üstte. İLE/VE En altta. )


- SANAT(TA TAKLİT):
DOĞRU OLMAYANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DOĞRU OLANDA

( Sanat, doğru olmayanı da taklit edebilir, doğru olanı da.
Doğru olmayanı taklit ederse aldatıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Doğru olanı taklit ederse doğruluğunu daha çok güçlendirir. )

( Sanat, doğru ya da güzel olmayanı, doğru ve güzel olarak gösterebilir. )


- SANAYİLEŞMEK ile SANAYİLEŞTİRMEK ile SANAYİLEŞEBİLMEK ile SANAYİ ile SANAYİCİ/LİK ile SANAYİ ODASI ile SANAYİ SİTESİ ile SANAYİ ÜLKESİ ile SANAYİ BÖLGESİ ile SANAYİ KURULUŞU ile SANAYİ YATIRIMI


- SANCAKLI, SAFFET (TUTİN, YUGOSLAVYA, 1966) :

( Beşiktaş'tan kiralandı (1990). Sarıyer forması altında 11 lig, 2 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 16 resmi ve 2 özel maçla birlikte toplam olarak 18 maçta oynadı. Turnuva maçlarında 1 gol attı. 20 kez A Milli, 1 kez Ümit Milli 2 kez de Ordu Milli olmak üzere 23 kez Milli Takım formasını giydi. Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Kocaeli spor, Eskişehir spor ve Konyaspor, Gaziosmanpaşa, Vefa gibi takımlarda oynadı. Siyasete MHP de başladı ve TBMM de Kocaeli Milletvekili olarak görev yaptı (2014 - 2018, 2018 - 2022). )


- SANCIMAK ile SANCILANMAK ile SANCI ile SANCILI ile SANCISIZ ile SANCI OTU


- SANDAL ile BARKA

( ... İLE Büyük sandal. )


- SANDAL ile/<> PİROG

( ... İLE/<> Mali'de, Nijer ırmağında kullanılan bir sandal. )


- SANDAL[Ar.] ile SANDAL[Ar.] ile SANDAL(ET)[Fr. < Yun.]

( Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. İLE İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle sürülen deniz teknesi. İLE Sadece tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan, açık ayakkabı. )

( ARBUTUS ANDRACHNE / SANTALUM ALBUM cum ... )


- SANDAL ile SANDALCI/LIK ile SANDAL AĞACI


- CHAIR FORM[İng.] ile/değil/yerine/= SANDALYE ŞEKLİ


- SANDIKLAMAK ile SANDIKLANMAK ile SANDIK ile SANDIKLI ile SANDIKÇI/LIK ile SANDIK EMİNİ ile SANDIK ODASI ile SANDIK SEPET ile SANDIK BALIĞI ile SANDIK EŞYASI ile SANDIK KURULU ile SANDIK LEKESİ ile SANDIK BAŞKANI ile SANDIK ÇEVRESİ ile SANDIK MÜŞAHİDİ ile SANDIK GÖZLEMCİSİ ile SANDIK BALIĞIGİLLER ile SANDIK GÖZLEMCİLİĞİ


- SANGO ile ...

( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, en yaygın kullanılan yerel dil. )


- ŞANİ IRMAĞI'NIN:
BİR YAKASI ile/ve/<> ÖTEKİ YAKASI

( Çad. İLE/VE/<> Kamerun. )


- SANI/ZAN/ZEHAB[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<> KANI/KANAAT(> "KANIMCA")

( Sahibi olunan düşüncenin/yorumun üzerine yargıda bulunum ve bu sürecin ilk durumu/sonucu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bir durum/olgu üzerine düşünce/yorum sahibi olmak. )

( Gerçeği bulmak istiyorsak, kanılarımıza asılmamalıyız. )

( To find truth, we must not cling to our convictions. )

( [not] SURMISE vs./and/but/||/<> OPINION
OPINION instead of SURMISE )


- SANI ile SANRI

( Önce, olduğunuzu sandığınız kişi olmadığınızı anlayın. )

( En küçük bir kuşku olmaksızın, kendinizi sandığınız şey olmadığınızı bilin! )

( Understand first that you are not the person you believe yourself to be.
Beyond the least shadow of doubt, that you are not what you believe yourself to be. )

( SURMISE vs. HALLUCINATION )

( ZANN ile BİRSAM )


- SANIKTAN, KANITA GİTMEK" değil KANITTAN, SANIĞA GİTMEK


- SANIRIM ... OLABİLİR değil SANIRIM ... ya da ... OLABİLİR


- EIN ZWEITES RINGSPENDUL[Alm.] ile/değil/yerine/= SANİYEYİ VURAN SARKAÇ


- ŞANJMAN/ŞANZIMAN[Fr. CHANGEMENT] ve/||/<> MOTOR

( Motorlu taşıtlarda, motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu. VE/||/<> ... )


- ATOME QUASI[Fr.] ile/değil/yerine/= SANKİ ATOM


- SANKİ BÖYLE değil SANKİ


- SANKİ GALİBA YANİ" değil SANKİ ya da GALİBA ya da YANİ


- ŞİBH-İ TEK ZERRE[Osm.] ile/değil/yerine/= SANKİ TEK ATOM


- SANKİ ile ALÂNÎ


- SANKİ ile GİBİ

( AS IF vs. LIKE )


- SANKİ ile ...MIŞ GİBİ


- SANKİ ile/değil/yerine SANIRIM


- SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA


- ŞANKR ile ...

( Ülser. )


- ŞAN/LI-ŞEREF/Lİ


- ŞANLI, ALİ (TUNCELİ, 1924 - 1995) :

( Nakliye işleriyle uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ŞANLI, HAYDAR (İST. 1938 - 2009) :

( Yeni Kolejden mezun oldu. Bir süre hukuk tahsil etti ise de okulu yarım bıraktı ve kısa bir öğretmenlik yaptı. CHP de üyesi oldu İlçe Gençlik Kol Başkanlığı görevinde bulundu ve bir dönem (1968 - 1973) İl Genel Meclis üyesi olarak görev yaptı. )


- ŞANLI, PROF. DR. İSMET (MARDİN, 1937) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta öğrenimini Mardin'de tamamladı. İstanbul Davutpaşa Lisesinden mezun oldu ve girdiği İ.Ü. Orman Fakültesinden 1965 yılında Yüksek Orman mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Orman Genel Müdürlüğü teşkilatında çalıştıktan sonra askerlik görevini yaptı ve takiben 1970 yılına kadar yine Orman F - Genel müdürlüğü teşkilatında çalıştı. Açılan sınavı kazanarak İ.Ü.Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsüne asistan olarak atandı. Bir süre Fransa'da bilimsel çalışmalar yaptı. 1976'da "Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky) ‘nin Türkiye'de Çeşitli Yörelerde Oluşan Odunları Üzerinde Araştırmalar" adlı tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. "Türkiye'nin Tersiyer Florası Üzerinde Ksikolojik Araştırmalar" adlı tezi ile 1982'de "Üniversite Doçenti" unvan ve yetkisini aldı ve 1988'de profesörlüğe yükseltildi, bilahare kendi isteği ile emekli oldu. )


- ŞANLI, SEVİM (İST. 1936) :

( Fındıklı İnönü ilk ve ortaokulunu bitirdikten sonra Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsünden mezun oldu. 1963 yılında Büyükdere Akşam Kız Sanat Okulunda İdari İşler Amiri olarak memuriyet hayatına başladı. 1983 yıında emekli oldu. Sosyal çalışmalardan ayrı kalmadı. 1955 ve 1957 yılları arasında CHP Büyükdere Ocak Gençlik Kolu Başkanlığı, CHP İlçesi Kadırnlar Kolu Yönetim Kurulu Üyesi ve sekreterliğini 17 yıl süre ile yaptı. 1962'de Sarıyer Kızılay Şübesine üye oldu ve 27 yıl Şube Yönetimde görev aldı, madalya ile ödüllendirildi, 1989'da SODEP (Sosyal Demokrasi Partisi)' ten Sarıyer Belediye Meclis Üyesi seçildi ve Divan Kâtibi olarak görev yaptı. Büyükdere Kız Akşam Sanat Okulu Aile Derneği kuruluşunda görev aldı. Büyükdere Mehmet İpgin İlokulu Aile Birliğu Derneği, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Aile Birliği Derneği ve Sarıyer İnsan Hakları Komisyonu Koruma Derneği üyesidir. Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi Aile Birliği Derneğinde 20 yıl süre ile Başkanlık ve ayrıca Sarıyer İnsan Hakları Derneği'nde başkanlık üstlendi. )


- ŞANLI/LIK ile ŞANLI ŞÖHRETLİ


- ŞANLITÜRK, HASAN (ADANA 1935 - İST. 2015) :

( Sarıyerli bestekar Hasan Şanlıtürk Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde eğitimini tamamladı. Ayrıca İstanbul Belediyesi Konservatuarından mezun oldu. İş hayatına Türkiye Denizcilik İşletmelerinde başladı ve buradan emekli oldu. İş hayatı ile sanatını birlikte yürüttü. Pek çok grupta şef olarak görev aldı, sayısız öğrenci yetiştirdi. Udi Hasan olarak da bilinir. Pekçok bestesi bulunuyor. Bestelerinden bazıları: Geçti aylar geçti Yıllar", "Peşinden Koşarlar","Özlüyorum", "Hoş geldin", "Gözlerimin nuru, gönlümün sururu", "Gönlümü sarmış ahu zar", "Gelin gidelim Allah Yoluna" (İlahi), "Hoş geldin şehr - i ramazan" (İlahi), "Merhaba şehr - i Ramazan" (İlahi), "Başımda esmiyor sevdanın yeli", "Ruhumda çoşan nağmelerin", "Öbrümün baharında gönlüme giren", "Yıllar yılı mutluluğu yaşarken", "Feryad mı edeyim", "Yahya Çavuş", "Hayatın zümrüt bahçelerinden". )


- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!

( )


- SAN-MAK ile ZAN ETMEK


- SANNYASİN[Sansk.] ile ...

( Gezgin derviş. )


- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ


- SANRI[İng. DELUSION] ile/||/<> BİZAR SANRI[İng. BIZARRE DELUSION] ile/||/<> EROTOMANİ[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> EROTOMANYA[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> GRANDİYÖZ SANRI[İng. GRANDIOSE DELUSION]

( Gerçek olmadığına dair sağlam kanıtlar olmasına karşın kişinin inandığı mantıksız, gerçek dışı inançlar. "Delüzyon" olarak da bilinmektedir. Akıl hastalığına sahip bir birey sanrılar yaşayabilir. Örneğin, bir ajanın kendisini takip ettiğini ya da uzaylıların bedenini ele geçirdiğini düşünebilir. Sanrılar, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılıklar gösterebilir. @@ Gerçekleşmesi açıkça mümkün olmayan sanrı türü. Örneğin kişi, uzaylıların bedenini kontrol ettiğini düşünebilir. @@ Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik ya da şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden hoşlandığını düşünebilir. @@ Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da takıntı yapabilirler. Aynı zamanda rahatsızlığı tanımlayan Fransız psikiyatristin adına "de Clerambault Sendromu" 'da denir. @@ Kişinin, kendisini olduğundan büyük görmesine sebep olduğu sanrı türü. Kişi; kendini zengin, güçlü ya da özel güçlere sahip olduğunu düşünebilir. "Büyüklük hezeyanı" olarak da isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SANRI ile/ve/||/<> SANCI


- SANRI ile SANRILAR ile ALDATICI

( DELUSION vs. DELUSIONS vs. DELUSIVE )

( فريفتگي ile کوراب ile پندار بيهوده ile اوهام ile گمراه کننده )

( FARYFATGY ile کوراب ile PANDAR BEYTEOODEH ile AVEYAM ile GOMRAH KONANDEH )


- SANRILAMAK ile SANRI ile SANRISAL


- ŞANS ile/değil DENKLİK/DENK GELME


- ŞANS ile KANAL ile ŞANSÖLYE

( CHANCE vs. CHANCEL vs. CHANCELLOR )

( امکان ile استحاله يافتن ile مجال ile شانس ile صدر کليسا ile صدر اعظم ile صدراعظم )

( EMKAN ile ESTEHALEH YAFTAN ile مجال ile SHANS ile SADAR KELYSA ile SADAR EAZAM ile SADREAZAM )


- ŞANS ile/ve/değil/yerine NİMET

( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )


- ŞANS ile/değil/yerine/>< ÖZEN/BAKIM


- SANSAR ile FENEK

( Çeşitli küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE ... )

( MARTES MARTES cum ... )


- SANSAR ile MİNK/VİZON

( MARTES MARTES cum MUSTELA VISON )


- SANSAR ile PORSUK/DACHS[Alm.]

( Türlü küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE Sansargillerden, su kıyılarında, kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu bir hayvan. )

( MARTES MARTES cum MELES, MELEN VULGARIS )


- SANSAR ile TAYRA SANSARI


- SANSAR/GELİNCİK ile FERET

( image )

( ... İLE Yaklaşık 50 cm. boyunda [yaklaşık 13 cm.lik kuyrukla birlikte], 1 kg. civarında hayvanlardır. 7 - 10 yıl yaşarlar. )

( ... İLE MUSTELA PUTORIUS FURO )


- ... "ŞANSI" YOK değil ... OLASILIĞI/OLANAĞI YOK


- ŞANSLI (OLAN) ile/ve/değil/yerine ŞANSINI YARATAN (OLMAK)

( Kişileri değil de, konu/kavram, olgu ve olayları düşünerek yaşamanın ve konuşmanın önemli(öncelikli) olduğunu anımsayarak, kişinin "şanslı" olup olmadığı değil olanaklarını, fırsatlarını değerlendirmesini/yaratmasını, olasılıkları yönetmenin esas olduğunu düşünmektir aslolan. )


- ŞANSLI ile NEYSE Kİ ile TALİH ile FALCI ile FALCILIK ile FALCI ile FALCI ile FALCILIK

( FORTUNATE vs. FORTUNATELY vs. FORTUNE vs. FORTUNE TELLER vs. FORTUNE TELLING vs. FORTUNE-TELLER vs. FORTUNETELLER vs. FORTUNETELLING )

( جوان بخت ile خوش شانس ile بلند اختر ile خوش اهوال ile نيک اختر ile خوشبخت بودن ile نيک بخت ile کامران ile همايون ile سفيدبخت ile خوشبخت ile از حسن اتفاق ile خوشبختانه ile طالع ile فال ile اقبال ile بحث واقبال ile طالع بين ile طالع بيني ile غيبگو ile فالگير ile رمال ile فال گير ile پيش بين ile رمالي )

( JAVAN BAKHT ile KHOSH SHANS ile BALAND AKHTAR ile KHOSH HAVAL ile NEYK AKHTAR ile KHOSHBAKHT BODAN ile NEYK BAKHT ile KAMRAN ile CPEHMAYVAN ile SEFYDABKHT ile KHOSHBAKHT ile AZ HASAN ETEFAGH ile KHOSHBAKHTANEH ile TALE ile FAL ile EQBAL ile BAHS VAGHABAL ile طالع بين ile TALE BEYNEY ile GHYBEGO ile FALGYR ile RAMAL ile FAL GYR ile PEYSH BEYNE ile رمالي )


- ŞANSÖLYE[Fr. CHANCELIER]:
BAŞBAKAN ile/ve MALİYE BAKANI

( Almanya ve Avusturya'da. İLE/VE İngiltere'de. )


- ŞANSON[Fr. < CHANSON] değil/yerine/= MISRA DİZİSİ, MELODİ


- SANTA MARİA KİLİSESİ :

( Büyükdere Latin Kilisesi olarak bilinen Santa Maria isimli İtalyan Katolik Kilisesi çocuk parkının karşısında olup 1866'da inşâ edildi. Kilisenin bir bölümü (İdare kısmı) bir süre Sarıyer belediyesi tarafından kullanıldı. Kilise ibadete açık olup, bakımı yapılmakta ve tarihi özelliğini korumaktadır. )


- SANTONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SANTONYAN EPOKU

( Günümüzden 86.300.000 ile 83.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞANTÖR[Fr. < CHANTEUR] değil/yerine/= ERKEK ŞARKICI


- ŞANTÖZ[Fr. < CHANTEUSE] değil/yerine/= KADIN ŞARKICI


- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT


- MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= ÖZEKKAÇ

( Merkezden uzaklaşan. )


- SANTROZOM[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.]

( Göze sitoplazması içinde, çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle benzer plazma kütlesi. )


- SANZEN ile/||/<> JAGRAT-SUSHUPTİ ile/||/<> PURNA

( Zen çalışması. Zen Ustası'yla öğrencisi arasında Koan konusunda yapılan kişisel görüşme. @@ Uyanık uyku. @@ Dolu, tamam, mutlak, sonsuz. Brahman için kullanılır. )


- SANZEN[Jap.] = SAN-CH'AN[Çince]


- SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER


- ŞAP ŞAP (TOKATLAMAK/ÖPMEK)


- ŞAP ŞUP (ÖPMEK)


- SAP ile İPÇİK

( Bitkinin, dal, yaprak, çiçek gibi bölümlerini taşıyan, ağaçlarda, odunlaşarak, gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. | Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. | İplik, tire, ibrişim gibi şeylerde, iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. | Demet durumundaki sap. İLE Bitkilerin eril örgenlerinde, başçığı, çiçeğe bağlayana ince sap. )


- SAP ile SAMAN

( Bitkinin dal, yaprak, çiçek vb. bölümlerini taşıyan, ağaçlarda odunlaşarak gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. İLE Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan ufalanmış sapları. )


- SAP ile SAPA ile SAP SAPA ile SAPI SİLİK


- SAPA ile SAPAK

( Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. İLE Bir anayoldan ayrılan yolun, başlangıç noktası. )


- OUTLINER[İng.] ile/değil/yerine/= SAPAN DEĞER


- SAPAN ile İZBİRO[İt.]

( ... İLE Çeşitli yükleri, yukarı çekmek için, halattan yapılmış sapan. )


- SAPAN ile SAPANCA


- SAPIK ile/değil AZGIN


- SAPIK/LIK" ile SAPKIN/LIK | ile/değil/yerine/||/<>/< SAPMA

( "Yükleme". İLE Tespit. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum. )


- ŞAPIR ŞAPIR (AKMAK, DAMLAMAK, ISLANMAK)


- SAPIR SAPIR (DÖKÜLMEK)


- ŞAPIR ŞAPIR ile ŞAPIR ŞUPUR


- ŞAPIR ŞAPUR (YIKAMAK)


- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA


- ŞAPKA ile/değil BO DOI

( ... İLE/DEĞİL Vietnam'da, koni biçimindeki şapkaların adı. )


- ŞAPKA ile/değil BONE


- ŞAPKA ile KANOTİYE[Fr. < CANOTIER]

( ... İLE Düz kenarlı şapka. )


- ŞAPKA[Rusça] ile KEP[İng. < CAP]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. nesnelerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme imi. İLE Başlık, sipersiz şapka. | Asker şapkası. | Hemşirelerin taktığı başlık. | Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin taktığı özel başlık. )


- ŞAPKA ile MELON[Fr.]

( ... İLE Yuvarlak ve bombeli bir tür şapka. )


- ŞAPKA ile RELÖVE

( ... İLE Kenarı yüksek şapka. )


- ŞAPKA ile ŞAPKACI

( HAT vs. HATTER )

( کلاه کاردينالي ile کلاه ile کلاه فروش )

( KOLAH KARDYNALY ile KOLAH ile KOLAH FOROSH )


- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE


- ŞAPKA/LIK ile ŞAPKACI/LIK ile ŞAPKALI ile ŞAPKASIZ ile ŞAPKA İŞARETİ


- ŞAPKA[Rus.] ile KASKET[Fr. CASQUETTE]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan, şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme işareti. İLE Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık. )


- SAPKI ile SAPKIN/LIK ile SAPKIN KAYA


- SAPKIN EŞEYSELLİK ile/değil YOĞUN EŞEYSELLİK


- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]


- SAPLI ile SAPLI MEŞE


- ANGLE OF DEVIATION[İng.] / ABLENKWINKEL, ABWEICHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA AÇISI


- SAPMA ile/ve AYRILMA

( Serbest bir mıktnatıslı iğnenin, denge konumunda iken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. | Bir ışının, saydam bir biçmeden geçtikten sonraki doğrultusu ile ilk doğrultusu arasında oluşan açı. | Bazı sözcüklerin, kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu. İLE ... )

( DEVIATION vs./and DIVERGE )


- SAPMA ile/değil BAŞKALDIRI


- İNHİRAF[Osm.] / DEVIATION, VARIATION[İng.] / DÉVIATION[Fr.] / ABWEICHUNG, DEVIATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA


- SAPMA ile/ve/||/<> İSTİSNA


- SAPMA ile/değil KAYMA


- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA


- SAPMA ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALMA SAPMASI

( II. Dünya Savaşı sırasında, müttefikler, Naziler tarafından vurulan uçaklardaki kurşun deliklerini haritaladı ve düşman topçularının ağır hasar verdiği alanları güçlendirmeye çalıştı.

Hedefleri, uçağın daha fazla kırmızı noktalı (ya da daha fazla merminin isabet ettiği) alanları yeniden inşâ etmek ve güçlendirmekti.

Kuramsal olarak, bu mantıklı bir çıkarımdı. Sonuç itibariyle bunlar en çok etkilenen bölgelerdi.

Ama bir matematikçi olan Abraham Wald, farklı bir sonuca vardı: Kırmızı noktalar, sadece eve dönebilen uçaklara verilen hasarı temsil ediyordu.

Gerçekten güçlendirilmesi gereken alanlar, mermilerin isabet etmediği yerlerdi. Çünkü bunlar, uçak vurulduğunda yaşamda kalamayacağı yerlerdi.

Buna, "yaşamda kalma sapması" denir.

Yalnızca yaşamda kalan örneklere odaklanmamızdan kaynaklı bir hatadır. )

( image )


- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI

( DEVIATE vs. DEVIATE FROM SUBJECT vs. DEVIATED vs. DEVIATIN vs. DEVIATING vs. DEVIATION vs. DEVIATIONAL vs. DEVIATIONISM vs. DEVIATOR )

( عدول کردن ile گريز زدن ile انحراف ورزيدن ile منحرف شدن ile مغلطه کردن ile پرت ile کجراهي ile کجراه ile عدول ile انحراف مسير ile ضلال ile انحرافي ile کجروي ile منحرف شونده ile کجرو )

( ADOL KARDAN ile GARYZ ZADAN ile ENHERAF VARZYDAN ile MONHERF SHODAN ile MOGHALTEH KARDAN ile PORT ile کجراهي ile KOJRAH ile ADOL ile ENHERAF MOSYR ile ZELAL ile ENHERAFY ile کجروي ile MONHERF SHVANDEH ile KOJROO )


- SAPMAK ile SAPMA KOŞULU ile SAPMA GÖSTERGESİ


- STRAY RAY[İng.] / RAYONNEMENT DÉVIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SAPMIŞ IŞIN/IŞINIM


- SAPOTAĞACI ve/<> SAPOTGİLLER

( Sapotgillerin örnek bitkisi olan, lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi sapotağacı olan, sıcak ülkelerde, genellikle Orta Amerika'da yetişen, bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki ailesi. )

( ACHRAS SAPOTA )


- SAPROFİT[Fr. < Yun. SAPROS: Çürük. | PHYTON: Bitki.]/SAPROTROF değil/yerine/= ÇÜRÜKÇÜL

( Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan bitki ve organizmalar. )


- SAPSIZ ile SAPSIZ BALTA


- SINIR:
SAPTANABİLİR ile/ve/||/<>/> HESAPLANABİLİR


- DEFLECTOR COIL[İng.] / BOBINE DÉFECTEUR[Fr.] / ABLENKSPULE, DEFLEKTORSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI BOBİN


- DEFLECTOR PLATE[İng.] / PLAQUE DÉFLECTRICE[Fr.] / ABLENKPLATTE, DEFLEKTORPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI LEVHA


- SAPTIRMAK ile SAPMA

( DEFLECT vs. DEFLECTION )

( دور کردن ile عوج )

( DOR KARDAN ile عوج )


- ŞAPUR ŞUPUR (YALAMAK, ÖPMEK)


- ŞAR ŞAR (AKMAK)


- ŞAR ŞAR / ŞARIL ŞARIL (AKMAK)

( Su ya da yağmurun, bol ve sesli bir biçimde akması, yağması. )


- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ


- SARAÇ, SÜREYYA (RİZE, 1938) :

( Rize Gençlik Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak iki sezon (1959 - 1960 ve 1961 - 1962) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 36 lig ve 4 özel olmak üzere 40 maçta forma giydi. Lig maçlarında 15 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 16 gol kazandırdı. Sarıyer S.K. tarihinde bir maçta en çok gol atan futbolcudur. Sarıyer'in Davutpaşa'yı (9 - 0) yendiği lig maçında takımının 5 golünü kaydetti. )


- SARAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SAĞAN


- ŞARAP FERMANTASYONU ile/||/<> SİRKE FERMANTASYONU

( Şarap fermantasyonu mayalar tarafından şeker alkole dönüştürülür İLE sirke fermantasyonu bakteriler alkolu asetik aside dönüştürür. Şarap anaerobik İLE sirke aerobik süreçtir. Pasteur iki fermantasyonu da mikroorganizmalara bağladı. )

( Louis Pasteur tarafından 1864 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- SPIRITS OF WINE[İng.] / ESPRIR DE VIN[Fr.] / WEINGEIST[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞARAP RUHU


- TESTİ ile/ve/> SU KABAĞI/SUSAK


- ŞARAP[Ar.]/MEY[Fars.] değil/yerine/= ÇAKIR/SÜÇİK


- ŞARAP[Ar. < ŞERÂB]/MÜDÂME/MEY[Fars.] ile/değil HAMR


- ŞARAP ile/değil KEVSER ŞARABI


- ŞARAP ile ŞARAPÇI/LIK ile ŞARAP RENGİ ile ŞARAP FIÇISI ile ŞARAP ÇANAĞI ile ŞARAP BARDAĞI


- ŞARAP ile/ve/değil/> SERAP


- ŞARAP ile/<> SİRKE

( Bulunduğu yerdeki sirkeye etki edemez. İLE/<> Bulunduğu yerdeki şarabı sirkeleştirir/bozar. )


- ŞARAPHANE SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Bu sokakta şarap imalathaneleri bulunduğundan sokağa "Şaraphane Sokak" adı verildiği söylenir. )


- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ


- SARAY ARKASI SOKAK :

( Sarıyer Merkezdeki sokaklardan biridir. Ali Kethüda camiinden Taşiskeleye (Denize) giderken soldaki ilk sokaktır. Bu sokak sahile iner ve yalılarla kucaklaşır. İsmini de denizle iç içe olan Mehmet Ali Paşa Sarayından almıştır. Bu sokağın önemli ismi Kaptan - ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın soyundan olan Celadet, Siret ve Recai kardeşlerdir. Celadet Barbarosoğlu Tekel Genel Müdürü, DanıştayÜyesi olarak görev yaptı. Çok önemli bir şair ve bestekârdı. )


- SARAY ARKASI :

( Sarıyer Ali Kethüda (Merkez) Camii'nin Yenimahalle tarafında ve camiin yan tarafındaki kapısının karşısındaki sokaktır. Bu sokakta ve deniz kenarında bulunan Avcı Mehmet Paşa'ya ait Saray tipi yalı nedeni ile sokağa Saray Arkası Sokak denilmiştir. Saray'ın önü balıkçılar için voli yeridir. )


- SARAY DANSLARINDA:
MENUETTO ile/<> GIGUE ile/<> SARABANDE ile/<> ALLAMANDE


- SARAY ile ABADANA

( ... İLE Eski İran'da, hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren, önü sütunlu saraylarına verilen ad. )


- SARAY ile/ve/değil/yerine/<> ÇAYIR-BAYIR


- SARAY ile HATİCE SULTAN SARAYI


- SARAY ile/ve/değil HÜKÜMET KONAĞI


- SARAY ile İNSAN

( İNSAN )


- SARAY ile/||/<> KASR[Ar.]

( ... İLE/||/<> Küçük saray[sarayın bir küçüğü], köşk. )


- SARAY ile/ve/değil KONAK

( ... İLE/VE/DEĞİL Kışın oturulan ve surun/şehrin içinde olan. )


- SARAY ile/ve/<> KRAL


- SARAYLARDA:
BİRÛN ile/ve/<> ENDERÛN


- ŞARBON AŞISI ile/||/<> DOĞAL BAĞIŞIKLIK

( Şarbon aşısı yapay aktif bağışıklık oluşturur İLE doğal bağışıklık hastalığı geçirerek kazanılır. Pasteur koyunlara zayıflatılmış şarbon aşısı vurdu İLE Pouilly-le-Fort deneyinde aşının etkinliğini kanıtladı. Aşı hastalığa yakalanmadan koruma sağlar. )

( Louis Pasteur tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- SARF ETMEK değil/yerine/= KULLANMAK


- SARF[Ar.] ile/ve/||/<> NAHV[Ar.]

( Sözcük bilgisi/(b)ilimi. İLE/VE/||/<> Tümce/cümle bilgisi/(b)ilimi. )


- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE


- SARFİT HUZUR SPOR KOMPLEKSİ :

( Sarıyer Belediesi tarafından yapılan, çok amaçlı ve modern bir spor kompleksidir. Futbol, voleybol ve tenis alanları, yüzme havuzu ile donanımlı olup, yanında Ayşen Gruda ismini taşyan bir park bulunuyor. Tesis Huzur Mahallesi Cumhuriyet ve Demokrasi Caddesi üzerindedir. apı No. Su 10'dur. )


- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]

( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )


- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ


- SARGENT CURVE[İng.] / COURBE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT EĞRİSİ


- FACTEUR DE BOBINAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SARGI FAKTÖRÜ


- SARGI ile BADERNA[< İt.]

( ... İLE Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı. )


- SARGI ile FASKA[Lat.]

( Esnek bir maddeden yapılmış, uzun, dar ve ince şerit. | Bir elektrik makinesinde ya da aygıtında, aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. | Gövdenin bir bölümünü yerinde ya da baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit. İLE Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı. )


- SARGILAMAK ile SARGI ile SARGIN ile SARGILI ile SARGISIZ ile SARGI BEZİ ile SARGI YERİ ile SARGIN EĞİTİM


- ŞARHA ŞARHA

( PEHLÛ-BE-PEHLÛ )


- SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞ ETMEK ile SARHOŞ ile SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞLUK

( INTOXICANT vs. INTOXICATE vs. INTOXICATED vs. INTOXICATING vs. INTOXICATION )

( مسکر ile مکيف ile مستي آور ile کيف دادن ile مستکردن ile مست کردن ile بدمست ile سرمست ile سکرآور ile سکر ile مستي ile نشئه ile بدمستي )

( MOSKER ile MAKYFE ile MOSTY AVAR ile KYFE DADAN ile MOSTEKARDAN ile MOST KARDAN ile بدمست ile SARMAST ile سکرآور ile سکر ile MOSTY ile NESHEYEH ile بدمستي )


- SARHOŞ ETMEK değil/yerine/= ESRİTMEK


- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= ESRİMEK


- SARHOŞ ile AYYAŞ ile SARHOŞ ile SARHOŞ DAVRANIŞI ile SARHOŞ HALİ

( DRUNK vs. DRUNKARD vs. DRUNKEN vs. DRUNKEN BEHAVIOR vs. DRUNKEN STATE )

( مست ile دژم ile پاتيل شده ile مخمور ile خماري ile مستانه ile بدمستي ile عالم مستي )

( MOST ile دژم ile PATYLE SHODEH ile MOKHMOR ile خماري ile MOSTANEH ile بدمستي ile ALAM MOSTY )


- SARHOŞ ile BEKRİ/AYYAŞ

( ... İLE İçkiye düşkün, içkici. )


- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]


- SARHOŞ ile SARHOŞ OLMAK ile SARHOŞLUK

( INEBRIANT vs. INEBRIATE vs. INEBRIETY )

( مستي آور ile مست کننده ile سرخوش کردن ile نشئه )

( MOSTY AVAR ile MOST KONANDEH ile SARKHOSH KARDAN ile NESHEYEH )


- SARHOŞLUK ile ZAFER SARHOŞLUĞU

( ... İLE En kötü sarhoşluk. )


- SARI "BULGUR" ile/değil/yerine DOĞAL BULGUR


- SARI KİRAZ ile/ve/||/<> PEMBE KİRAZ ile/ve/||/<> İTALYAN KİRAZ


- SARI MERCİMEK ile/değil SOYULMUŞ YEŞİL MERCİMEK


- YELLOW CAKE[İng.] / GÂTEAU JAUNE[Fr.] / GELBE PASTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARI PASTA


- SARİ ile/ve/<> CHOLİ ile/ve/<> KAMİZ

( Hindistan'lı bayanların geleneksel giysisi. [3.5 m. - 4.5 m. boylarında bir kumaş] İLE/VE/<> Sari'nin altına giyilen, dar ve kısa bluz. İLE/VE/<> Şalvar-pijama arası bir pantolon. )


- SARI ile ERMİŞ/ERGİN


- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[Ar. < SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[Ar. < SARÂHAT]

( Sar'a hastalığı ile ilgili. | Sar'alı. İLE Yere yığılmış sar'alı kişi. İLE Bulaşan/bulaşıcı. [İng. CONTAGIOUS, Fr. CONTAGIEUX] İLE Sürücü, süren. İLE Açık, meydanda. | Belirli. | Saf, halis. | Safkan Arap atı. )


- SARİ ile SARİG ile SARİH/LİK ile SARİH MEFUL


- SARI ile ŞEKERRENK

( ... İLE Sarıya çalan renk. | Bu renkte olan. | İki kişi arasındaki dostluk ilişkilerinin bozuk olması. )


- SARIBABA PARKI (YENİ CAMİ YANI) :

( Sarıyer Merkez mahallesindedir. 420,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 50,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )


- SARIDAĞ TEPE ÜSTÜ CAMİİ :

( Sarıyer'in Sarıdağ Tepeüstü yerleşim bölgesinde 1973'te inşâ edilien bir camidir. İlk açılışında ismi Hacı Ömer Camii idi, sonraları bu isim değiştirildi. )