YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> KONDENZASYON POLİMERİZASYONU

( Katılma monomer açılır yan ürün yok, kondenzasyon H₂O çıkar. )
( Formül: Radikal İLE step-growth )

- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> YOĞUNLAŞMA POLİMERİZASYONU

( Katılma çift bağ açılması, yoğunlaşma küçük molekül çıkışı )
( Formül: n(CH₂=CH₂) → -(CH₂-CH₂)_n- İLE nHOOC-R-COOH + nH₂N-R'-NH₂ )

- ADDITION REACTIONS[İng.] ile/değil/yerine/= KATILMA TEPKİMESİ

- KATILMA TEPKİMESİ/REAKSİYONU ile YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ/REAKSİYONU

( Bir moleküle bir öbek ya da atom eklenmesi. İLE Bir atom ya da öbeğin başka bir atom ya da öbekle yer değiştirmesi. )

- KATILMA ile KATILMA BELGESİ

- KATILMAK ile BİRLEŞTİRİLEBİLİR ile KATILDI ile KATILMAK

- KATILMAK ile KATILIM ile GÖREVLİ

- KATIRKUYRUĞU ile KATIRTIRNAĞI

( Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. İLE Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki. )

- KATIRLAŞMAK ile KATIR/LIK ile KATIRCI/LIK ile KATIR KARI ile KATIR İNADI ile KATIR KUTUR ile KATIR YILANI ile KATIR BONCUĞU

- KATIŞIK/LIK ile KATIŞIKLI/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK


- KATIŞMA ile KATIŞMAÇ

- KATİYEN/MUHAKKAK/MUTLAKA değil/yerine/= KESİNLİKLE/KESİN/KESİNKES

- KATİYET KESBETMEK değil/yerine/= KESİNLİK KAZANMAK/KESİNLEŞMEK

- KATİYET değil/yerine/= KESİNLİK

- KATÎYETLE ile MUHAKKAK

- DOPING AGENT[İng.] / DOTIERUNGSSUBSTANZ, ZUSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ

- DOPING-SUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ

- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

- KATKI ile/ve/<> GELİŞME

- KATKI ile/ve/||/<>/> KAZANIM


- KATKIDA "BULUNMAK/BULUNMASI" ile/değil "ETKİ ETMEK/ETMESİ"

- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA

- DOPING-KOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME/TELÂFİSİ

- DOTIERUNGSKOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME

- KATKILANMAK ile KATKI ile KATKILI/LIK ile KATKISIZ/LIK ile KATKI PAYI ile KATKISIZCA ile KATKI MADDESİ

- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI

- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK

- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN

- EIGENE BARRIERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ DİYOT

- EIGENE BARRIERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ TRANSİSTOR


- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN

- KATKIYA ...:
AÇIK/LIK
ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK

- KATLAMA ile/ve/||/<> KIVIRMA

- KATLİAM[Ar. KATL+ÂMM] değil/yerine/= KIRIM

- KATMAK ile DAHİL ile İÇERMEK

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ

- KATMANDU'DAKİ TAPINAKLAR:
SWAYAMBHUNATH
ile/ve/||/<> BOUDHANATH ile/ve/||/<> PASHUPATINATH ile/ve/||/<> BACHARESVARI ile/ve/||/<> KAMASUTRA ile/ve/||/<> GUHYESVARI ile/ve/||/<> NYATOPOLA-BHIMSEN

- KATMANDU(KASTHAMANDAP)[NEPAL] = AHŞAP TAPINAK

( Rakım: 1300 m. )

- KATMANDU'DAKİ MEYDANLAR:
DURBAR
ile/ve/||/<> HANUMAN DHOKA(MAYMUNLAR KRALI) ile/ve/||/<> TAUMADHI ile/ve/||/<> DATTATRAYA

- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM


- KATMER, İSMET (SARIYER, 1946)

( Maden ilkokulundan sonra Denizcilik Bankası Sanat Okulu (Taşkızak)'ndan mezun oldu. Ticaret hayatına atıldı. Siyasete atıldı Halkçı Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı, Sarıyer Belediye Başkanlığı Adayı, Türkiye Demokrat parti İlçe Bakanlığı, Sarıyer Pertevniyal İlkokulu Koruma Derneği Başkanlığı (5 yıl), İstinye Anadolu Kız Meslek Lisesi Derneği Başkanlığı, Maden Spor Kulübü Başkanlığı (5 yıl), Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kurulunda üye ve altyapı sorumlusu olarak görev yaptı. )

- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM

- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE

- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR

- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA

- CATHODIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK PAKLAMA

- DE CAPAGE CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATODİK PİKLAĞI

- CATHODIC STRIPPING ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK SIYIRMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- KATHODISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEMİZLEME

- CATHODIC REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEPKEN


- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK

- KATOLİK ile KATOLİKLEŞTİRMEK

- KATOLİK/LİK ile/ve ORTODOKS/LUK

( Aristo'cu. İLE/VE Platon'cu. )

- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT

- KATOLOG değil KATALOG

- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ

- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ

- CATHODE DEPOLARIZER[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT DEPOLARİZÖRÜ

- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ

- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI


- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP

- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ

- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ

- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ

- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ

- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT

- KATRAN[Ar.] ile/ve/||/<> KREOZOT[Fr. < CREOSOTE]

( Organik nesnelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir nesne. İLE/VE/||/<> Çeşitli katranların damıtılmasından elde edilen ve hekimlikte kullanılan, keskin kokulu bir sıvı. )

- TAR[İng.] / GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATRAN

- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )

- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/|| Güneşte/şemste. )

- ... değil KATSAYI

- KATSAYI

( COEFFICIENT )
( Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. | Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. | Nesnelerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler. )

- COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT[Fr.] / KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATSAYI

- KATSAYI ile/||/<> ÜS

( Katsayı çarpan, üs kuvvettir )
( Formül: 3x²: 3 katsayı İLE 2 üs )

- CATION ANALYSIS[İng.] / KATION ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ

- CATION[İng.] / CATHION[Fr.] / KATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON

- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN

- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ

- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT


- KAVAK ÇEŞMESİ

( Rumelikavağı Çayırbaşı mevkiinde bulunduğu (H.1315, M.1897) İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme yerinde bulunamamıştır. )

- KAVAK ile/||/<> AKÇAKAVAK/AKKAVAK/HOLLANDA KAVAĞI

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. @@ Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak. )

- KAVALYE ile KAVALYE[Fr.]

( Eski evlerin çatılarında kullanılan kayrak taşlarını tutmaya, kaymamasına yarayan kama.[kullanılan ağaç, suyu emerek ve şişerek tutan ve su sızdırmayan özellikte] İLE Dansta ve toplantılarda bayanlara eşlik eden bay. )

- JAR[İng.] / BAC[Fr.] / KRUG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVANOZ

- KAVÂRİ'[Ar. < KARİA] ile KAVÂRÎR[Ar. < KARÛRE]

( Şiddetli esen rüzgârlar. | Ansızın gelen büyük belâlar. | Kıyâmetler. | Belâdan kurtulmak üzere okunan dualar. İLE Gözbebekleri. | Sırçadan/camdan, bazen de gümüşten yapılan kablar. | Sidik kabları. )

- KAVATEL OIL[İng.] / KAVATEL ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVATEL YAĞI

- KAVERNÖZ/CAVERNOUS[İng.] değil/yerine/= KOVUKSU

- KAVGA-GÜRÜLTÜ

- KAVGA ile KAVGACI ile KAVGA

- KAVGA ile KAYGI ile KARGAŞA

( Geçmiş. @@ Gelecek. @@ Şimdi. )

- KAVGA ile/ve/değil/||/<>/< KAYIKÇI KAVGASI

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sonucu olmayan, bıktırıcı tartışma. )

- KAVGA ile SAVAŞÇI ile SAVAŞ UÇAĞI ile KAVGA ile KAVGASIZ

- KAVGACI/LIK ile/değil/yerine/>< KARARLI/LIK

- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]

- CHAVICOL[İng.] / CHAVICOL[Fr.] / CHAVICOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVİKOL

- KAVİSLENMEK ile KAVİS ile KAVİSLİ ile KAVİSSİZ

- KAVKI ile KAVKILI ile KAVKISIZ

- KAVONOZ değil KAVANOZ[Yun.]

( Plastik, cam vb. nesnelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap. )

- KAVRAM "KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI

( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )

- KAVRAM KARMAŞASI ile/ve/değil (KASITLI) KAVRAM SAPTIRMASI


- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM)
ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)

- KAVRAM OLGUSU ile/ve İÇ OLGULAR

- KAVRAM:
ÖZGÜRLÜK
ve/||/<>/< ZORUNLULUĞUN BİRLİĞİ

- KAVRAM ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<> KURAM ÜRETMEK

- KAVRAM ile ANLAYIŞ ile KAVRAMSAL ile KAVRAMSAL

- KAVRAM ile AYRINTI

- KAVRAM ile/ve/<> FİLOZOF ÇIĞLIĞI

- KAVRAM ve/||/<> GÖRÜSEL KARŞILIK

- KAVRAM ile/ve/<> KAVRAM BAĞLAMI


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]

- MEFHUM[Osm.] / NOTION[İng.] / BEGNIFI., BEGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVRAM

- KAVRAM ile/ve/||/<> OLUMSUZLAMA

- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

- KAVRAM ve/||/<>/= SAF DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME

- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM

- KAVRAM ve/<> TUTARLILIK

- KAVRAM ile/ve/||/<> YETERLİ KAVRAM

- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)

- KAVRAMA ile KAPSAMA


- KAVRAM/A ile/ve KAPSAM/A

- KAVRAMA ile KAVRAMA NOKTASI

- KAVRAMA(DA) ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMA(DA)

( Kalırsın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Dönüşürsün. )
( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )
( Tinsel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ussal. )
( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )
( Geçmişle ilgilidir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gelecekle ilgilidir. )
( [not] Spiritual. WITH/AND/||/<>/>/but Rational. Mental. )

- KAVRAMAK ve BELLEMEK

- KAVRAMAK ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM(LEMEK)

- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN

- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK

- KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( )

- KAVRAMIN:
AKILSALLIĞI
ile/değil TARİHSELLİĞİ

( Tüm filozoflarda. İLE/DEĞİL Hegel'de. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )

- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR


- KAVRAMLARDA:
HAKÎKÎ
ile/ve İTİBÂRÎ ile/ve VEHMÎ

- KAVRAMLARIN OLUŞUMU ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA

- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir.
Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )

- ADCILIK/NOMİNALİZM:
KAVRAMSAL/LIK
ve/||/<> TERİMSEL/LİK

- "KAVRAMSAL/TERİMSEL SPEKÜLASYON" ile/değil/yerine FELSEFE

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVRULMAK ile KAVİLEŞMEK ile KAVİLEŞTİRMEK ile KAV ile KAVİ/LİK ile KAV MANTARI

- KAVSEYN[< KAVS]:
BİRLEŞTİRİLEN İKİ YAY | İKİ KAVİS

- KAVUK ile KALLÂVÎ[Ar.]

( Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. | İçi boş şey. | İdrar torbası. İLE Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. | Çok iri, kocaman. )

- KAVUK/ERSUSA ile/||/<> KALLAVİ ile/||/<> YUSUF

( Kavuk. İLE/||/<> Sadrazam, vezir kavuğu. İLE/||/<> Sultan, sadrazam, vezirler ve yüksek dereceli devlet erkanının giydiği kavuk. )

- KAVUKLU ile PİŞEKÂR[Fars.]

( ... İLE Ortaoyununda, kavuklu ile konuşarak oyunu açan kişi. )

- KAVUK/LUK ile KAVUKLU ile KAVUKÇU/LUK ile KAVUKSUZ

- KAVUN ile TOPATAN

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki. | Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi. İLE Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir tür kavun. )

- KAVURMA / KIZARTMA değil/yerine/>< FIRINDA / BUĞULAMA / HAŞLAMA/KAYNATMA

- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE
değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA

- KAVUŞMA/VUSLAT

- KAVUŞUM AYI ile/ve/!=/||/<> YILDIZ AYI

- KAVUŞUM ile KAVUŞUM DÖNEMİ

- KAVUŞUM ile/ve/||/<> KAVUŞUM DÖNEMİ

( Yer yuvarlağı bir ucta kalmak üzere, yerin, güneşin ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmesi. İLE/VE/||/<> Bir gezegenin, iki kavuşumu arasında geçen zaman aralığı. )

- KAYA ile KAYALAMA/ANROŞMAN[Fr. ENROCHEMENT]

( ... İLE Taş ocaklarından çıkarılan, iri kaya blokları. | Bir yapının, su içindeki temellerini pekitmek ve suların aşındırmasından korumak için zemine taş dökme işi. )

- KAYA ile/ve/||/<>/> KAYALIK

( Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. İLE/VE/||/<>/> Kayası çok olan yer. )

- KAYA ile KÖR KAYA

( ... İLE Deniz yüzüne çok yakın olan tehlikeli kaya ya da sığlık. )

- KAYA ile TRİPOLİ[Fr.]

( ... İLE Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya. )

- KAYA ile YAŞAYAN KAYA

( ... İLE Şili ve Peru kıyılarında görülür. )

- KAYA ile ZIMPARA[Fars.]

( ... İLE Çok sert alümin billurlar kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya. | Mane, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarayan, üstüne zımpara tozu yapıştırılan kalın kâğıt. )

- KAYACIK, HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001)

( İlk ve orta öğrenimini Bünyan ve Kayseri'de tamamladı. 1931'de girdiği Yüksek Orman Mektebini 1934'te bitirdi. Bir yıl sonra Tarım Bakanlığı tarafından Dresden'de bulunan "Yüksek Lisans Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı. Bu okuldan "Diploma Forsting" olarak 1938 yılında mezun oldu. Aynı okulda ve Prof. Dr. Konrad Rubner'in yanında yaptığı çalışma ile doktorasını tamamladı ve doktor unvanını aldı. 1940 yılında yurda döndü. Askerlik görevinden sonra ve 30.01.1943'te Y.Z.E Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde Başasistan olarak göreve başladı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'ın Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikültür Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı çalışması ile doçent (1943) ve 1966 yılında da profesör oldu. 1971 - 1973 yılları arasında verdiği büyük uğraşlar sonucunda Herbaryum'un kurulması temin edildi. Bunun dışında 1948 yılında başlattığı arberatum çalışmaları sonuç vermiş Bahçeköy'de "Atatürk Arboretumu" kurulmuştur. 1957 yılında İstansbul Üniversitesi Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil ettiği gibi, pek çok kez Dekan Vekilliği görevi üstlendi. )

- KAYACIK, PROF. DR. HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001)

( Bünyan'da doğdu (1911). İlk ve orta öğrenmimini burada tamamladıktan sonra 1931 yılında girdiği Yüksek Oman Mektebini 1934'te tamamladı. Yurtdışına gönderdildi ve Dresden'de bulunan Tharandt "Yüksek Orman Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı ve 1939'da mezun oldu. Yaptığı çalışma ile Doktor ünvanını aldı ve yurda dönüp askerliğini yaptıktan sonra 1943'te Y.Z.E. Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde başasistan olarak atandı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'in Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikülter Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı tezi ile Üniversite Doçenti ünvanını aldı. 1956'da Profesörlüğe yükseltildi. 1971 - 1973 terihleri arasında kurulmuş olan Herbaryum çalışmalarına katıldı, daha önce ve 1948 yılında kurulması çalışmaları başlatılan bugün Atatürk Arboretumu adını taşıyan önemli eserin meydana getirilmesi için adeta ömrünü harcadı. 1957'de İ.Ü. Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil etti, pek çok kez Dekan Vekilliği görende bulundu. )

- KAYAĞAN/LIK ile KAYAĞAN TAŞ

- KAYASAL GEZEGENLER ile GAZ DEVLERİ

( )
( - Tamamı atmosfere sahiptir ancak atmosferleri çeşitlilik gösterir.

- Sadece dünya atmosferinde oksijen bulunur.

- Dünya ve Mars, yaklaşık aynı hızda kendi çevresinde döner.
[Merkür çok daha yavaştır. Venüs, yavaş ve ters yönde dönüş yapar.]

- Sadece Dünya ve Mars'ın uydusu vardır.

- Sadece Dünya ve Merkür'ün manyetik alanı vardır. )
(
Özellik Kayasal Gezegenler Gaz Devleri
Yapı Katı kayalık yüzey. [Dünya ve Mars] Gaz ve sıvıdan oluşan dev gezegenler. [Jüpiter ve Satürn]
Atmosfer
  • Atmosfer çeşitliliği vardır.
  • Sadece Dünya atmosferinde oksijen bulunur.
Yoğun hidrojen ve helyum tabakasından oluşur.
Oluşum Yeri Güneş'e yakın, yüksek sıcaklık bölgelerde oluşmuştur.[Başka hiçbir şey bu bölgede yoğunlaşamaz.] Güneş'ten uzak, düşük sıcaklık bölgelerde oluşmuştur.
Dönüş Hızı
  • Dünya ve Mars, benzer hızda döner.
  • Venüs ters yönde, Merkür çok yavaş döner.
Genellikle hızlı dönüşü vardır. [Jüpiter 10 saatte bir döner]
Uydu ve Manyetik Alan
  • Sadece Dünya ve Mars'ın uydusu vardır.
  • Sadece Dünya ve Merkür'ün manyetik alanı vardır.
  • Çok sayıda uyduya sahiptir.
  • Güçlü manyetik alanları vardır.
Düzendeki Etkisi Yoğunlaşan nesnelerle oluşmuş küçük gezegenler.
  • Kütle çekimleriyle asteroit kuşağını dengeler.
  • Buzlu gezegen artıkları, gaz devlerinin kütle çekimi nedeniyle Kuiper Kuşağı ve Oort Bulutu'na fırlatılan nesnelerdir.[Bazıları çok eliptik ve güneş düzeninin iç bölümlerinde kuyruklu yıldız olarak görülebilir.]
Gaz Devleri ve Gezegen Artıkları Asteroitler ve meteoroidler, kayasal yapıdadır.
[Asteroitler daha büyüktür.(Vesta, 525 km. çapındadır.)]
  • T Tauri yıldızları, evrimlerinin oldukça etkin dönemindedir ve güçlü yıldız yellerine sahiptir. Bu yeller, yakında oluşan gezegenlerin çevresindeki gaz diskini süpürür.
  • Asteroit Kuşağı, Mars ve Jüpiter arasındadır. Jüpiter’in kütle çekimi gezegen oluşumunu engellemiştir.[Bu nesneler, güneş düzeninin oluşumundan kalan kırıntılardır.]
)

- KAYBETME KORKUSU değil KAVUŞMA ÜMİDİ

( Yakınlıkta. DEĞİL Uzaklıkta.
Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. )

- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK

- KAYBOLMA ile/yerine/değil DÖNÜŞÜM

- KAYDOLMAK ile KAYITLI ile ASKERE ALINMA

- KAYGAN YAPRAK KURBAĞA ile MALEZYA YAPRAK KURBAĞASI

( Amazon ormanlarında yaşarlar. İLE Malezya, Tayland ve Singapur'daki yağmur ormanlarında yaşarlar. )
( )
( )

- KAYGAN/ZIYPAK ile KAYAĞAN

( Islak ya da düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan ya da üzerinde kayılan. İLE Üzerinde kolaylıkla kayılan. )

- KAYGAN/LIK ile KAYGANA/LIK

- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI

( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )

- KAYGI/ENDİŞE[Fars. :Düşünce.] ile ÇEKİNME/ÇEKİNCE

- KAYGI ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE GEVİŞİ

- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK


- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU

- KAYGI ile İŞKİLLENMEK/VESVESE[Ar.]

- KAYGI ile/ve/||/<>/> KAÇINMA

- KAYGI ile KURUNTU

- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNYARGI

- KAYGI ile/ve/||/<> PARÇALILIK KAYGISI

- KAYGI ile/ve/<> ÜRPERTİ

- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )

- KAYGIDA:
İNCELEME
ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA

- KAYGIDA:
MEME
ve/||/<> DIŞKI


- BAĞLANMA:
KAYGILI <> KAÇINGAN
ile
GÜVENLİ <> KAYITSIZ-KAÇINGAN <> KORKULU-KAÇINGAN <> TAKINTILI

(
DÜŞÜK KAYGI ←───────→ YÜKSEK KAYGI
DÜŞÜK KAÇINMA ←───────→ YÜKSEK KAÇINMA
KAYITSIZ-KAÇINGAN
(Dismissing-Avoidant)
Yüksek Kaçınma
Düşük Kaygı
GÜVENLİ
(Secure)
Düşük Kaçınma
Düşük Kaygı
KORKULU-KAÇINGAN
(Fearful-Avoidant)
Yüksek Kaçınma
Yüksek Kaygı
TAKINTILI
(Preoccupied)
Düşük Kaçınma
Yüksek Kaygı

Yetişkin bağlanma biçimleri, iki temel bağlamda sınıflandırılır...

  • Kaygı: İlişkilerde terk edilme korkusunun şiddetini gösterir.
  • Kaçınma: Yakınlık kurmaktan rahatsızlık duyma derecesini yansıtır.

Dört Temel Biçim:

  1. Güvenli (Secure): Dengeli ilişkiler kurabilenler.
  2. Kayıtsız-Kaçıngan (Dismissing-Avoidant): Yakınlıktan kaçınan, bağımsızlığı vurgulayanlar.
  3. Takıntılı (Preoccupied): Aşırı ilişki odaklı, onay gereksinimi yüksek bireyler.
  4. Korkulu-Kaçıngan (Fearful-Avoidant): Yakınlık istemesine karşın reddedilmekten korkanlar.


)
(
Güvenli Bağlanma
Secure Attachment

Özellikler:

  • Düşük kaygı, düşük kaçınma
  • Dengeli ve sağlıklı ilişkiler kurabilme
  • Duygusal olarak erişilebilir ve tutarlı
  • Özgüvenli ve kendine yeten
Kayıtsız-Kaçıngan Bağlanma
Dismissive-Avoidant Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaçınma, düşük kaygı
  • Yakınlıktan rahatsız olma
  • Bağımsızlık vurgusu
  • Duygusal mesafe koyma eğilimi
Korkulu-Kaçıngan Bağlanma
Fearful-Avoidant Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaygı, yüksek kaçınma
  • Yakınlık isteği ile reddedilme kaygısı arasında çelişki
  • Tutarsız davranışlar
  • Duygusal dalgalanmalar
Takıntılı Bağlanma
Anxious-Preoccupied Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaygı, düşük kaçınma
  • Aşırı ilişki odaklılık
  • Onay gereksinimi yüksek
  • Terk edilme korkusu

Bağlanmada, Güvenli, Kaçıngan, Kaygılı, Takıntılı FaRkLaR'ı...

Türkçe İngilizce Kaygı Seviyesi Kaçınma Seviyesi
Güvenli Bağlanma Secure Attachment Düşük Düşük
Kayıtsız-Kaçıngan Dismissive-Avoidant Attachment Düşük Yüksek
Korkulu-Kaçıngan Fearful-Avoidant Attachment Yüksek Yüksek
Takıntılı Anxious-Preoccupied Attachment Yüksek Düşük
  • Bağlanma Kuramı: Attachment Theory (John Bowlby)
  • Kaygılı Bağlanma: Anxious Attachment (genel)
  • Kaçıngan Bağlanma: Avoidant Attachment (genel)
  • Düzensiz Bağlanma: Disorganized Attachment (çocuklukta görülen karmaşık biçim)
)

- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK"
ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK

- KAYIBIN:
KAYBI
ile/ve/||/<> KAYIP OLMAYANI

- KAYIK ile KAYIKÇI/LIK ile KAYIK YAKA ile KAYIK TABAK ile KAYIK SALINCAK ile KAYIKÇI KAVGASI

- KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE

- KAYINGİLLER ile/= PALAMUTLULAR

( İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir aile. )

- KAYIP SANILAN KAZANÇ ile/ve/||/<> KAZANÇ SAYILAN KAYIP

- KAYIP ile/||/<> TEHLİKE

( Öğrenip düşünmeyen kişiler. İLE/||/<> Düşünüp öğrenmeyen kişiler. )

- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK"
ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK

- KAYIPTA:
KAÇAK
ile KAÇIRILMA


- [ne yazık ki]
KAYIRMA
ile/ve/||/<> ŞIMARTMA

- KAYIŞ ile PALASKA[Macarca]

( ... İLE Askerlerin beline bağladığı ya da göğsüne çaprazlama taktığı, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan kayış. )

- KAYISI ile/ve SOĞANCI

- KAYISI ile/||/<>/< ZERDÂLİ[Fars.]

( ... İLE Kayısı ağacının, küçük meyveli bir türü. | Bu ağacın, acı çekirdekli meyvesi. )
( Aşılı. İLE/||/<>/< Aşısız. )

- KAYITLI(RESMî) ile KAYITSIZ(GAYRIRESMî)

- KAYIT/LI ile/ve/değil/||/<>/< KANIT/LI

- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ

- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN

( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )

- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> DIŞLAMA

- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> KARŞILIK VERMEME


- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET

- KAYKILMAK ile KAY ile KAYA/LIK ile KAYI ile KAYA LİFİ ile KAYA SUYU ile KAYA TUZU ile KAYA BALIĞI ile KAYA HANİSİ ile KAYA HOROZU ile KAYA KELERİ ile KAYA SANSARI ile KAYA ÖRÜMCEĞİ ile KAYA GÜVERCİNİ ile KAYA SARIMSAĞI ile KAYA BALIĞIGİLLER

- KAYLÛLE[Ar.]/SİESTA[İsp.]/RİPOSO[İt.]/İNEMURİ[Jap.] değil/yerine/= ÖĞLE ARASI/UYKUSU/DİNLENMESİ

- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ

- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI

- KAYMA OLANAĞI değil OLASILIĞI

- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ

- KAYMAK ile KAYMAKLANMAK ile KAYMACA ile KAYMAKLI ile KAYMAKÇI/LIK ile KAYMAK TAŞI ile KAYMAK KAĞIDI ile KAYMAK TAKIMI ile KAYMAK TABAKASI ile KAYMAKLI DONDURMA

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- KAYNAK ile BAŞVURU/REFERANS


- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> DAYANAK

- KAYNAK ile/ve/||/<>/> YÖNELİM

- KAYNAKÇALARDA, OLAYIN/KİŞİNİN:
ZAMANI/DÖNEMİ
ile/ve/<> ZAMANINA/DÖNEMİNE EN YAKIN

- ...:
KAYNAK/LI/LIK
ile/ve/||/<> ODAK/LI/LIK ile/ve/||/<> AMAÇ/LI/LIK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK ile/ve/||/<> TEMEL/Lİ/LİK

- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ

- KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ ile/||/<> DONMA NOKTASI ALÇALMASI

( Çözünen madde kaynama noktasını yükseltir, donma noktasını alçaltır )
( Formül: ΔT_b = K_b·m İLE ΔT_f = K_f·m )

- KAYNAMA NOKTASI ile/||/<> ERİME NOKTASI

( Kaynama sıvı-gaz, erime katı-sıvı geçiş sıcaklığıdır )
( Formül: Tb İLE Tm )

- KAYNAMA NOKTASI ile/ve/değil EŞİK

- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI

- KAYNAMA ile/ve/||/<> BUHARLAŞMA

( * Sıvının her yerinde olur.
* Belirli bir sıcaklıkta gerçekleşir.
* Kaynama süresince, sıcaklık değişmez.
* Sıvının, hızla buharlaşmasıdır.

İLE/VE/||/

• Sıvının yüzeyinde olur.
• Her sıcaklıkta gerçekleşir.
• Buharlaşan maddelerin sıcaklığı değişebilir.
• Sıvının, ısı alarak, gaz durumuna geçmesidir. )
( )

- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA

- KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI

- KAYNAMA ile/ve/||/<>/> PİŞME

- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU

- KAYNANADİLİ ile KAYNANADİLİ

( Dil biçiminde, yassı ve dikenli dalları olan bir tür kaktüs. İLE Bir iğne oyası deseni. )

- KAYNANA/LIK ile KAYNANA AĞZI ile KAYNANA ZIRILTISI

- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR

- FUSION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA NOKTASI

- FUSION REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE FUSION[Fr.] / FUSIONSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ

- FUSIONSBRENNMATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKIT NESNESİ