YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ

- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI

- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI

- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI

- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ

- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI

- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ

- FARADAY KAFESİ ile/||/<> MANYETİK KALKAN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Faraday elektrik, manyetik kalkan manyetik alan engeller )
( Formül: E=0 içerde İLE B yönlendirilir )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ

- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ

- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ

- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektrik ve kimyasal değişim ilişkileri. )
( Formül: Q = nF )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY

- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM

- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI

- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI

- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM

- FARBA ile FARBALI ile FARBASIZ

- FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR


- FARBALA[Fr. < FARBALA] değil/yerine/= FIRFIR

- FARE ile ANADOLU FARESİ

- FARE ile ÇEKİRGE FARESİ

- FARE ile HAMSTER

- FARE ile KALEMİS

( ... İLE Bir tür misk faresi. )

- FARE ile/ve KESEĞEN

- FARE ile/ve LEMMING

- FARE ile MEEKAP/FİRAVUN FARESİ

( ... İLE Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan. )

- FARE ile MİSK FARESİ/KALEMİS

- FARE ile/değil UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI

( ... İLE Moğolistan'da, Gobi Çölü'nde yaşarlar. [İlk 6 haftalarını, yerin altında, ailesinin korumasında geçirerek büyür ve yaşarlar.] )

- FARENKS/FARİNKS ile FARİNGEAL

( Boğaz, yutak. İLE Boğaz [ile ilgili], yutak [ile ilgili]. )

- FARFARA/LIK ile FARFARACI/LIK

- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ

- PRESSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= FARK BASINCI

- FARK:
CEM ÖNCESİ
ile/ve/değil/yerine CEM ile/ve/değil/yerine CEM SONRASI

( Şirk. İLE/VE Zındıklık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tevhid. )

- FARK:
"ÜSTÜNLÜK"/"OLUMSUZLUK"/"YIKICI"
değil
AYRIM/ARTI/EK/ÖZELLİK/YAPICI

- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK

- FARK ile ÇELİŞKİ

- FARK ile/ve/değil DİZİLİM

- FARK ile ÖZELLİK


- FARKINDA OLMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UMURUNDA OLMAMAK

- FARKINDALIK ve/||/<>/< ÂN'A ODAKLANMA

- FARKINDALIK ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME

- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM

- FARKINDALIK ile/ve/||/<> MESAFELİ FARKINDALIK

- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> PLANLANMIŞ FARKINDALIK

- FARKINDALIK ve/<> ÜMİT

( Paylaş! VE/<> Aşıla! )
( Yeni yılda da, sağlıklı ve mutlu AN'lar yaşamak üzere,
Farkındalık'larımızı paylaşıyor ve
birbirimize, -en azından gülümseyerek :)-
Ümit aşılamaya devam ediyoruz...

:) )

- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK

- FARK/LAR:
NESNEDE
ile/ve/değil/||/<> GÖZLEMDE/KEŞİFTE

- FARKLAR ile/ve/değil/> FARKLILIK

( Farkın olumlu ya da olumsuz bir yönde olması/değerlendirilmesi gerekmeden sadece fark olarak! )

- FARKLILIKLAR ile FARKLAR

- FARKLAR ile/ve/||/<>/> HAKLAR

- FARKLAR ile/ve/<>/değil/yerine TEMEL/BELİRLEYİCİ FARKLAR

- FARKLI ile/ve DEĞİŞİK

- FARKLILAŞMA ve/||/<> ANLAMIN OLUŞMASI

- FARK/LI/LIK ile/ve/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK

- FARKLILIK ile/ve/<> FARKINDALIK

( Farklılık, sadece, farklı olmak isteğinden çıkmaz. Ancak, yaşam biçiminde (de) olursa farklılıktır. )

- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI

- FARKLILIKLAR değil FARKLAR

(
Kavram Açıklama Örnek Kullanım
Farklılık - Bir durum ya da nesnenin genel olarak farklı olma durmunu tanımlar.

- Soyut bir kavramdır ve tekil olarak kullanılır/kullanılmalıdır.
- "İki kültür arasındaki farklılık, oldukça dikkat çekiciydi."

- "Tasarımlardaki farklılık, genel estetik anlayışından kaynaklanıyor."
Farklar - Belirli iki ya da daha fazla nesne arasındaki somut ya da açık ayrımları tanımlar.

- Nesne ya da tek tek gözlemlenebilen durumlar için yeğlenir.
- "Bu iki öneri arasındaki farklar oldukça belirgindir."

- "Renkler arasındaki farklar, hemen göze çarpıyor."
"Farklılıklar" - En son/üst düşün(dür)me/soyutlama "-lık" ekinden sonra "-lar" çoğul ekinin kullanımı gereksiz/yanlıştır. Dil bilgisi hatasıdır.

- Yerine "farklılık" ya da "farklar" yeğlenmelidir.
- Hatalı örnek: İki çalışma arasındaki "farklılıklar", ayrıntılarıyla incelendi.

- Doğru: İki çalışma arasındaki farklar, ayrıntılarıyla incelendi.
)

- FARM :/yerine ÇİFTLİK


- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM

- FARMAKOLOJİ ile TOKSİKOLOJİ

( İlaçların nasıl çalıştığını ve gövdeyi nasıl etkilediğini inceleyen bir bilim dalı. İLE Zehirlerin nasıl çalıştığını ve gövdeye nasıl zarar verdiğini inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, yeni ilaçlar ve tedaviler geliştirilmekte ve zehirlenmelerin önlenmesi ve tedavisi için çalışmalar yapılmaktadır. )

- FARMAKOLOJİ ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların etkilerini ve kullanımını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirlerin etkilerini ve tedavisini inceleyen bilim dalı. )

- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ

- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> MEDİKAL KİMYA

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Tıbbi uygulamalarda kullanılan kimyasalları inceleyen bilim dalı. )

- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirli nesnelerin kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. )

- FARROKH ile FERRUHZAD

- FARS ABECESİ ile/ve ARAP ABECESİ

( BÜYÜK KAPI ile/ve KÜÇÜK KAPI )

- FARS[Fr. < FARCE] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ

- FARSÇA ile İLERİ GÖRÜŞLÜ


- FARTHER/FURTHER vs. FURTHER

- FARUK SEZERER YALISI

( Yeniköy, Köybaşı Caddesi üzerindeki 169 - 175 kapı No.lu yalı 18. yy. sonlarında inşâ edildi. Bilahare yalıya bazı ilaveler yapıldı. Yalı sahiplerinin Fransız olduğu ve binayı Aslan Sadıkoğlu sattıkları, bu kişiden de Prof. Dr. Burhanettin Sezerer'in satın aldığı bilinmektedir. Muazzez Hanım'ın vefâtı üzerine Faruk Sezerer'e kalan yalı bu kişinin de vefâtı üzerine kızı Behlül Sezerer'e kaldı. Yalı Faruk Sezerer Yalısı olarak bilinmektedir. )

- FAŞÂFEŞ[Fars.] ile FEŞFEŞE[Fars.]

( Atılan okun havada çıkardığı ses. İLE Hışırtı. )

- FASÂHAT[Ar.] ile FAZÂHAT[Ar.]

( İyi ve açık konuşma, iyi söz söyleme becerisi, uzdillilik. İLE Alçaklık, edepsizlik. )

- FASARYA ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/KARIŞIKLIK

- FASHION :/yerine MODA

- FASİKÜL/CÜZ ile BÖLÜM

- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK

- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME

- FASİLELER = FASÎLAN = FAMILLES


- [ne yazık ki]
!FAŞİST[< FASCES BALTASI]

- FASİYAL PARALİZİ ile/||/<> TRİGEMİNAL NEVRALJİ

( Yüz kaslarının zayıflığı ya da kötürümlüğü. İLE/||/<> Yüzde ani ve şiddetli ağrı atakları. )

- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)

- FAŞİZAN[Fr. < FASCISANT] değil/yerine/= FAŞİST EĞİLİMLİ

- FASON ile/ve TAŞERON

- FASTA FORMAT[İng.] değil/yerine/= FASTA FORMATI

( DNA ve protein sekansları için evrensel yazı formatıdır. ">" işareti ile başlayıp tek satırlık tanımlamadan sonra sekans bilgileri ile devam eder.>gi|129295|sp|P01013|OVAX_CHICK GENE X PROTEIN (OVALBUMIN-RELATED)

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- FAŞTAK FIŞTAK ([ÖZENSİZ] YIKAMAK/YIKANMAK)

- FASÜLYE değil FASULYE

- FASULYE ile FASULYE KABUĞU

- FASULYE ile FASULYE PİYAZI ile FASULYE PİLAKİSİ


- FASULYE ile SOYA[Mançu dilinden]

( ... İLE Yağ çıkarılan, bir cins fasulye. )

- FASULYE/BEZELYE ile HİNTBEZELYESİ

( ... İLE Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki. )

- FATALİST[Fr. < FATALISTE] değil/yerine/= YAZGICI

- FATE FAITH DESTINY

- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN

- FATİH KARATAŞ ve/||/<> BAHATTİN HEKİMOĞLU

( )

- FATİH SULTAN MEHMET (KÜÇÜK ARMUTLU) CEM EVİ, PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR MERKEZİ

( Fatih Sultan Mahallesinde (Eski adı ile Ferahevler Mahallesi) Beyaz Sokak üzerindedir. )

- FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ

( Karadeniz Boğazı üzerinde yapılan ikinci asma köprüdür. Rumelihisarı ile Anadoluhisarı kuzey tarafından iki kıyıyı birleştiren köprü olup bu köprüye 2. köprü de denilmektedir. Türkiye'nin ikinci ve Dünyanın 5. büyük köprüsüdür. 4 Aralık 1985'te temeli atıldı, 3 Temmuz 1988'de trafiğe açıldı. Uzunluğu 1.510 m, orta açıklığı 1.090 m, genişliği 39.4 m ve denizden yüksekliği 64 m dir. )

- FATİHÂ ile HER REK'ATIN FATİHÂ'SI

- FÂTİHA-HÂN[Ar.] ile FÂTİHÂN[Ar.]

( Birinin ruhuna Fatiha suresi okuyan. İLE Fethedenler, fatihler. )

- FATMA ATİYE HANIM ÇEŞMESİ

( Emirgan Muvakkithane Caddesinde bulunan bu çeşme (H.1258, M.1842) zamanla mimari özelliğini kaybetmiştir. Çeşmenin kitabesi şöyledir: Ve sekahüm Rabbühüm şeraben tahura sahibet - ül hayrat vel - hasenat Fatma Atiyye Hanım ruhuna fatiha (1258)". )

- FATURA[İt. < FATTURA] değil/yerine/= SAYIŞÇA

- FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ

- FAUL ile FAULLÜ ile FAULSÜZ

- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ

- FAVOUR vs. SPECIAL PRIVILEGE

- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET

- NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI GÜÇ

- NÜTZLICHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI IŞINIM

- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ


- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR

- FAYDA/LI[Ar.] değil/yerine/= YARAR/LI

- FAYTON SEFÂSI değil ATLARIN CEFÂSI

- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI

- PHASE SOLUBILITY ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜK ANALİZİ

- FAZ DEĞİŞİM MALZEMESİ ile/||/<> TERMOELEKTRİK MALZEME

( Faz değişim malzemesi ısıyı gizli ısı olarak depolarken İLE termoelektrik malzeme ısıyı elektriğe çevirir )
( Formül: Parafin mumu )

- PHASE EQUILIBRIA[İng.] / ÉQUILIBRE DE PHASE[Fr.] / PHASENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DENGESİ

- INVERSION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNMESİ

- OSCILLATEUR À DÉPHASAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMALI OSİLATÖR

- DÉPHASAGE[Fr.] / PHASENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMASI


- PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TERS ÇEVRİMİ

- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ

- FAZİLET ile/ve EDÂ

- FAZÎLET[Ar.] değil/yerine/= ERDEM

- FAZİLET ile FAZİLETLİ/LİK ile FAZİLETSİZ/LİK

- FAZÎLET ile/ve/||/<> MENFAAT ile/ve/||/<> MASLAHAT

( Bireyde. İLE/VE/||/<> Toplulukta. İLE/VE/||/<> Toplumda. )

- FAZLA ENERJİ ve/<> KARMAŞA / KARGAŞA

- FAZLA FEDÂKÂR/LIK
ve/||/<>/>/ne yazık ki
(FAZLA) VEFÂSIZ/LIK

( Fedâkârlığın fazlası, vefâsızlığa neden olur. )

- FAZLA/GEREKSİZ/YERSİZ/BOŞ ...)
KONUŞMA!
ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNME!

( YAP! ile/ve/||/<>/< YAP! )

- FAZLA ile/ve ÇEŞİTLİ


- FAZLA/BOŞ/BOŞUNA ile/ve/değil/yerine GEREKLİ/LİK

- FAZLALAŞMAK ile FAZLALAŞTIRMAK ile FAZLA/LIK ile FAZLACA

- | FAZLALIK ve GEREKSİZ | ile/değil/yerine CANIMIZ

( Kenara çekilen. VE Ardımızda olan/kalan. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanımızda olan, yanında olduğumuz. )

- FAZLALIK ile/ve AİDİYET

- FCC İLE BCC İLE HCP ile/||/<> KRİSTAL ÖRGÜ TÜRLERİ

( Yaygın kristal yapılar. )
( Formül: APF = 0.74 İLE 0.68 İLE 0.74 )

- FCC İLE BCC İLE HCP ile/||/<> METAL KRİSTAL YAPILARI

( Metallerin üç temel paketlenme şekli. )
( Formül: CN: FCC=12 İLE BCC=8 İLE HCP=12 )

- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ

- FEAR & ANXIETY

- FEATHER ANALYSIS[İng.] / FEATHER/SCHE-ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEATHER ÇÖZÜMLEMESİ

- FEATURE vs. FUTURE


- FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN

- FEATURE vs. QUALITY

- FEATURE :/yerine ÖZELLİK

- feb. dur.[Lat. < FEBRE DURANTE] değil/yerine/= ATEŞ SIRASINDA, ATEŞ VARKEN

- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ

- FEBRILE SEIZURE[İng.] değil/yerine/= FEBRİL KONVÜLSİYON

( Genellikle 6 ay ila 6 yaş arası çocuklarda görülen, ateşin 38 derece ve üstüne çıkması ile meydana gelen nöbetlere verilen isimdir. Halk arasında "ateşli havale" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- FECAÂT ile VEHÂMET

- FEDA ile FEDAİ/LİK ile FEDAİCE

- DİN:
FEDÂ
ve/||/<> FERÂGAT

- FEDÂÎ/SERDENGEÇTİ[Ar.] ile FEDÂKÂR/FİDÂ-KÂR[Ar., Fars.]

( Evre, safha. İLE Kendini ya da kişisel çıkarlarını esirgemeyen, fedâ eden, cömert, eli açık. )

- FEDAİ değil/yerine/= YOLUĞAN

- FEDÂKÂR/LIK ile CÖMERT/LİK

( Yapayalnızken ya da birşeylerle, birileriyle çatışırken başkalarına karşı daha cömert olmalı ama birey olarak da kendine saygı duymalıdır. )
( Cömert cömert derler maldan ederler, yiğit yiğit derler candan ederler. )
( AKI / BÂSİK[Ar.]: Cömert. )

- FEDAKARLIK ile FEDAKAR ile FEDAKAR

- FEDÂ(KÂRLIK) ile/<> FERÂGAT

( Sadakat. İLE/VE/||/<> Sevgi. )
( Mal/dan vermek. İLE/VE/||/<> "Can vermek" ve candan vermek. )
( Babadan gelen. İLE/VE/||/<> Anneden gelen. )
( Bedel ödemek. İLE/VE/||/<> Muhabbet. )

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- FEDÂKÂRLIK ile "GERİ ADIM ATMA"

- FEDÂKÂRLIK değil/yerine HAK/LAR

- FEDÂKÂR/LIK ile/ve/||/<>/> KAHRAMAN/LIK

- FEDÂKÂRLIK ile KATLANMA

- VAZGEÇME/FEDÂKÂRLIK[Ar.] değil/yerine/= ÖZVERİ, EL ÇEKME

( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )
( Live a clean, selfless life, that is all. )

- FEDERAL :/yerine FEDERAL

- FEDERAL ile FEDERALİZM ile FEDERASYON ile FEDERASYON

- FEDERALLEŞMEK ile FEDERAL ile FEDERALİST ile FEDERALİZM

- FEELING LIKE vs. BEING THAT

- FEELING :/yerine HİS, DUYGU

- FEHAMET ile FEHAMETLİ

- FEHVA'L-HİTÂB[Ar.] ile DELÎLU'L-HİTÂB[Ar.]

- FELAKET ile FELAKET NİTELİĞİNDE

- FELAKET ile FELAKETLER ile FELAKET

- FELAKET ile FELAKETLİ


- FELÂKET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SELÂMET

- FELÂKET değil/yerine/= YIKIM/YIKINÇ

- FELAKETLER ile FELAKET ile FELAKET

- FELDİSPAT ile SANİDİN[Fr. < Yun.]

( ... İLE Volkanik kayaçlarda bulunan, ortoz feldispat türü. )

- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ

- FELLOW :/yerine ARKADAŞ, DOST

- FELSE ile/ve/||/<> BİLİM ile/ve/||/<> İDEOLOJİ

- FELSEFE:
AKLIN SORUNLARINA YANIT ARAMAK
ve/<>/>
SORU(N)LARINA YANIT ARAMAK
ve/<>/>
ETKİNLİK

( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )

- FELSEFE:
BETİMLEME
> KAVRAM

( Felsefe, betimlemeden, kavrama geçiştir. )

- FELSEFE/BİLİM/SANAT'TA:
SAYGI DUY(UL)MA
ile/ve/||/<>/< SAYGI UYAN(DIR)MA


- FELSEFE-BİLİM TARİHİ ile/ve/||/<> ANADOLU'DA FELSEFE-BİLİM

( )

- FELSEFE DAĞI ile/ve/||/<> MATEMATİK ÇANTASI

- FELSEFE:
DÜŞÜNCE BİÇİMİ OLARAK
ile/ve/değil/||/<>/>/< YAŞAM BİÇİMİ OLARAK

- FELSEFE:
DÜŞÜNCENİN ...
TARİFİ
ile/ve/değil/||/<>/< TARİHİ

- FELSEFE:
DÜŞÜNME BAĞLAMI
ile/ve/<> BİLGİ TÜRÜ

- FELSEFE:
DÜŞÜNMEK
ve/||/<>/> BİLMEK ve/||/<>/> YAŞAMAK

- FELSEFE:
EĞİTİM
ile/ve/değil/||/<>/> YETKİNLEŞTİRME

- FELSEFE:
GEÇMİŞ/ŞİMDİ ÖYKÜSÜ
değil GELECEK ÖYKÜSÜ

- FELSEFE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- FELSEFE:
İYİLİK
ve/<> GÜZELLİK ve/<> DOĞRULUK


- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES
ile/ve HEGEL

- FELSEFE/BİLİM/SANAT/...
KONUŞMAK"
değil ÜZERİNE KONUŞMAK

- FELSEFE:
NESNEL İDEALİZM
ile/ve/||/<> ÖZNEL İDEALİZM

- FELSEFE:
NİTELİKLİ SORU, SORMA "SANATI"
ile/ve/||/<>
NİTELİKLİ, SORU SORMA "SANATI"

- FELSEFE:
NİYET
ve/||/<>/+ OLGU

- FELSEFE ÖĞRENMEK değil/yerine FELSEFE YAPMAK

- FELSEFE ÖĞRENMEK ile/yerine/değil FELSEFE YAPMAYI ÖĞRENMEK

- FELSEFE:
"ÖĞRETİ"
değil ETKİNLİK

- FELSEFE:
"ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖĞRETİLENLERİ DÜŞÜNMEK

- Felsefe olarak SUS!!!


- FELSEFE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- FELSEFE:
PHILO
ve SOPHIA

( Sevgi. VE Bilgelik. [Bilgelik Sevgisi] )
( BİLGE değil BİLGE/LİK SEVGİSİ )
( Etkin. VE Edilgin. )
( Ten rengine bulanmamış güzellik aramak. )

- FELSEFE(PHILO-SOPHIA):
BİLGELİK SEVGİSİ
ile/ve/||/<> SEVGİNİN BİLGELİĞİ

( )

- FELSEFE/PSİKOLOJİ ile/ve/||/<> AKADEMİK FELSEFE/PSİKOLOJİ

- FELSEFE:
"ŞAPŞALLIK"
ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMAK

( Felsefe, yaşam, durum, konu ve süreçteki [olası] her ayrıntıya, sürekli bir bebek ve çocuk şaşkınlığında[sevimli "şapşallığı" gibi] fakat sorumlulukla, iddiasızca, duygusal değil ölçüyle ve yetişkince bakabilme çabası, özeni, saygısı, emeği ve sürecidir. )

- FELSEFE SİSTEMİ ile FELSEFİ DÜŞÜNCE TARZI

- FELSEFE:
SORGULAMAK
ile/ve/||/<>/> SORGULAMAYI VE SORGULAYABİLMEYİ SORGULAMAK

- FELSEFE SORUSU/SORUNU ile/değil SORU-NUN/SORUNUN FELSEFESİ

- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ

- FELSEFE TARİHİ ile/ve/=/||/<>/>/< TARİH FELSEFESİ


- FELSEFE:
UYURGEZER/LİK
değil/yerine/>< GELİŞMİŞ BİLİNÇ/LİLİK

- FELSEFE ÜZERİNE KONUŞMAK:
"KEYFÎ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLULUKLA

- FELSEFE YANINDA/KARŞISINDA:
[ne] KEYFİYET
ne de SANAT

- FELSEFE:
"YAPILAN/YAPMAK"
değil İNŞÂ EDİLEN/ETMEK

- FELSEFE YAPMAK" ile/ve/||/<> "EDEBİYAT PARÇALAMAK"

( İkisi de doğru/geçerli değildir! Kişi/kim anlamıyorsa ve ilgilenmiyorsa o kişinin/kişilerin çarpıttığı/çevirdiği saçma ve boş bir sözdür. )

- FELSEFE:
"YAPMAK"
değil ÜZERİNE OKUMAK/ÇALIŞMAK/ARAŞTIRMAK

- FELSEFE:
"YAPTIRIMLARI OLAN"
değil/yerine YARGILARI OLAN

- FELSEFE:
"YETENEK/ZEKÂ"
ile/ve/değil/||/<>/< ÇABA/EMEK

- FELSEFE:
"YETENEKSİZLİK KONUSU"
değil YETERSİZLİK DURUMU

- FELSEFE:
ZEKÂYI
ve/||/<>/> AKLI

( Keskinleştirmek amacıyla. VE/||/<>/> Yetkinleştirmek amacıyla. )

- FELSEFE:
ZORLAYICI
değil ÇAĞIRICI

- FELSEFE:
ZORUNLULUK
ve/||/<>/> GÜVENİLİRLİK

- FELSEFE ile/ve/< AMAÇ

( Amacı bilinmeyen şey, felsefeye konu olamaz. )

- FELSEFE ve/||/<> ANAHTAR KAVRAMLAR

- FELSEFE ile/ve ANLAMBİLİM(SEMANTİK)

- FELSEFE ve ANTROPOLOJİ

( Felsefe, insanı tanıma çabasıdır. )

- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT

( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- FELSEFE ve AYRIM

- FELSEFE ile/ve BELAĞAT

- FELSEFE ile BENGİ BİLGELİK

( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )

- FELSEFE ve BİLDİRİŞİM

- FELSEFE ve/||/<> BİLGE

( Gölgelerin, renkleri olduğunu öğretir. VE/||/<> Gölgelerin renklerini görebilir. )