YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- İNSÜLİN İLE GLUKAGON İLE SOMATOSTATİN ile/||/<> GLİKOZ DÜZENLEYİCİLER

( Kan şekeri kontrolünde rol alan hormonlar. )
( Formül: HbA1c < %7 (hedef) )

- İNSÜLİN ile/||/<> GLUKAGON

( İnsülin kan şekerini düşürür İLE glukagon yükseltir )
( Formül: β hücreleri (insülin) İLE α hücreleri (glukagon) )

- İNSÜLİN ile/ve/||/<> HOMA-IR

- İNSÜLİN ile İNSÜLİN İĞNESİ

- INSULIN[İng.] / INSULINA[Fr.] / INSULIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSULİN

- INSURANCE :/yerine SİGORTA

- INTEGRABLE İLE CHAOTİC İLE SOLİTON ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN SİSTEMLER

( Nonlineer dinamik ve çözümler. )
( Formül: ∂u/∂t + 6u∂u/∂x + ∂³u/∂x³ = 0 )

- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK

- INTELLECTUAL vs./and LOGICAL

- INTELLIGENCE vs./and SKILL/ABILITY


- INTENSE :/yerine YOĞUN

- INTENTION vs. PURPOSE

- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM

- INTERESTED vs. CONNECTED/RELATED

- INTERESTING vs. SPECIAL

- INTERFERANS/INTERFERENCE[İng.] değil/yerine/= PARAZİT | KARIŞMA

- INTERIM AWARD and INTERIM MEASURES and PROVISIONAL MEASURES and CONSERVATORY MEASURES and REMEDIES

( Ara karar. VE Geçici tedbirler. VE İhtiyâtî tedbirler. VE Koruma tedbirleri. VE Hukukî çözümler/çareler. )

- INTERIOR DYNAMIC vs. EXTERNAL DYNAMIC

- İNTERNETİNE" GEÇMEK değil (WI-FI/GPRS) BAĞLANTISINA GEÇMEK

- INTERPRETATION/COMMENT vs. EXCESSIVE INTERPRETATION/COMMENT


- INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION

- INTERSTISYEL/INTERSTITIAL[İng.] değil/yerine/= DOKULAR ARASI

- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ

( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )

- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ

( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )

- INTERVAL[İng.] değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI

- İNTIBÂ[Ar. < TAB] ile İNTİBÂH[Ar.] ile İNTIBÂH[Ar.]

( Basılma, matbû olma. | Zihinde iz bırakma. | İzlenim. İLE Uyanma, uyanış. İLE Pişme. )

- İNTİBA ile İNTİBAH ile İNTİBAK ile İNTİBAKSIZ/LIK

- İNTIBÂ ile/ve/||/<> İTİBAR

- İNTIBÂ[Ar.] değil/yerine/= İZLENİM

- İNTİBAK ve İTTİFAK


- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM

- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]

( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )

- İNTİHÂ'[Ar.] ile İNTİHÂ'[Ar. < NİHÂYET]

( Yanına dayanma, yaslanma. İLE Son bulma, sona erme. | Bitme, tükenme. | Son, nihâyet. )

- İNTİHA ile İNTİHAL ile İNTİHAP ile İNTİHAR ile İNTİHAR BOMBACISI ile İNTİHAR SALDIRISI

- İNTİHÂBAT[Ar. < İNTİHÂB] ile İNTİHÂBÂT[Ar. < İNTİHÂB]

( Seçmeler/seçilmeler. | Seçimler. İLE Yağmalar, kapışmalar, talanlamalar. )

- İNTİHÂL ile/ve/||/<>/> İNTİHÂR

( Alıntı. İLE/VE/||/<>/> Kendini öldürmek. )

- İNTİHÂL ile TEVÂRÜD

( Çalma. Edebiyatta birinin yazı ya da şiirini kendinin gibi göstermesi. İLE
İki şairin birbirinden habersiz olarak aynı mısra ya da beyti söylemeleri. )
( Kasıt vardır. İLE Kasıt yoktur. )

- İNTİHAL/PLAJİRİZM değil/yerine/= ALINTI

- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]

- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ


- İNTİHAR[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFTİHAR[Ar.]

- İNTİHAR değil İRTİHAL

- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU

- İNTİHAR[Ar.]["İNTAHAR" değil!]/SUİSİT[İng. < SUICIDE] değil/yerine/= ÖZKIYIM

- İNTİHARÎ[Ar.]/SUİSİDAL değil/yerine/= ÖZKIYIMSAL

- İNTİHÂZ[Ar.] ile İNTİHÂZ[Ar.]

( Fırsat gözleme, fırsatı kaçırmama. İLE Hareket etme, yola çıkma. )

- İNTİKA["ka" uzun okunur] ile İNTİKAH["ka" uzun okunur]

( Bir şeyi seçme, ayırd etme. İLE Zayıf olma, nekahat gerektirme. | İyi bir haber duyup sevinme. )

- İNTİKAL[< NAKL (çoğ. İNTİKALÂT)] ile İNTİMÂ'[Ar.]

- İNTİKAL[Ar.] değil/yerine/= GEÇİNÇ | GEÇİŞ | GEÇİŞSİZ

- İNTİKAL[Ar.] ile/ve/değil/<> İŞTİRAK[Ar.]


- İNTİKAL ile/ve SEVK

- İNTİKÂL[Ar.] ile ZEVÂL[Ar.]

- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK

- İNTİKAM ALMAK ile İNTİKAMCI ile İNTİKAM ALMAK

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK

( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE

- İNTİKAM ile İNTİKAMCI/LIK

- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK


- İNTİKAM değil/yerine/= ÖÇ

- İNTİKAS["ka" uzun okunur] ile İNTİKÂS[Ar. < NÜKS] ile İNTİKÂŞ[Ar. < NAKŞ]["ka" uzun okunur] ile İNTİKAZ["ka" uzun okunur]

( Eksilme. İLE Başaşağı düşme ya da dönme. İLE Kazılma, nakşolunma. İLE Bozulma, çözülme. )

- İNTİMÂ'[Ar.] ile İNTİSÂB[Ar. < NİSBET] ile İNTİSÂB[Ar. < NASB]

( Kuşun bir yerden uçup başka bir yere konması. | Birine mensûb olma. İLE Bir kişiye mensûb olma. | Bir yere bağlanma, kapılanma. | Birinin adamı olma. İLE Dikilip durma. | Yükseğe kaldırma. | Kurala göre sözcüğün mensûb olması. )

- İNTİSÂB ETMEK ile/ve/<>/< İKRÂR ETMEK

- İNTİSÂB ile/ve İMTİSAL

( İntisâb/inisiyasyon, içsel mâbedin oluşturulmasını başlatır/sağlar. )

- İNTİSÂB ile "KAPILANMAK"

( HİÇ KENDİ KENDİNE KAYNAR MI KAZAN
ÇEVRE YANIN ATEŞ EYLEMEYİNCE )

- İNTİSÂF değil/yerine/= ZAMAN, YARIYI BULMA

- İNTİSÂH[Ar. < NESH] ile İNTİSÂH[Ar.]

( Kopyasını/nüshasını/sûretini çıkarma, istinsah. İLE Verilen öğüdü tutma. )

- İNTİSÂR[Ar. < NESR] ile İNTİSÂR[Ar. < NASR] ile İNTİŞÂR[Ar.] ile İNTİZÂR[Ar. < NAZAR]

( Saçılma, dağılma. | Püskürme/püskürtme. | Aksırma. İLE Öc alma. İLE Yayılma, dağılma, neşr olunma. | Üreme. | Gizli bir şeyin ağızdan ağza yayılması. | Genelleşme. | [fizik] Ayrılma. [İng./Fr. DISPERSION] | [kimya] Dağılım, yayınma. [İng./Fr. DIFFUSION] İLE Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. )

- İNTİŞÂR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMA, DAĞILMA | ÜREME


- İNTİYÂH[Ar.] ile İNTİZÂC[Ar.]

( Ağlama, gözyaşı dökme. İLE Çıbanın olgun duruma gelmesi. | Çok gözyaşı dökme. )

- İNTİZÂ'[Ar. < NEZ]/DISSOCIATION[İng./Fr.] ile İNTİZÂH[Ar.]

( Çekip koparma, koparıp alma. İLE Dışkılama sonrası temizlenme, tahâret alma. )

- İNTİZÂÎ TECVİZ ile/ve İHTİRAÎ TECVİZ

- İNTİZAÎ ile/ve VEHMÎ

- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN

- İNTİZAM ile İNTİZAMLI/LIK ile İNTİZAMSIZ/LIK ile İNTİZAMLICA ile İNTİZAMSIZCA

- İNTİZÂR[Ar.] ile İMHÂL[Ar.]

- İNTİZÂR[< NAZAR] ile/ve/<> İNKİSÂR[< KESR]

( Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. İLE/VE/<> Kırılma. | Gücenme. | İlenme, ilenç. )

- İNTİZÂR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]

- İNTİZÂR[Ar.] ile TERABBUS[Ar.]


- İNTİZÂR[Ar.] ile TERACCÎ[Ar.]

( Beklemek. İLE Ümit etmek. )

- INTRACAVITY ABSORPTION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İNTRAKAVİTE SOĞURMA SPEKTROSKOPİSİ

- INTUITION vs. INSTINCT vs. INSIGHT vs. INKLING

- INUPIAQ/INUKTITUT

( İnuitçe. )

- İNVASİF TÜRLER ile/||/<> ENDEMİK TÜRLER

( İnvasif türler yabancı habitata yerleşenken İLE endemik türler belirli bölgeye özgüdür )
( Formül: Ekolojik baskı )

- İNVAZİV/INVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL | YAYILMACI

- İNVAZİV RADYOLOJİ/INTERVENTIONAL RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ

- İNVAZİV TÜR ile/||/<> NATURALİZE TÜR

( İnvaziv zararlı yabancı, naturalize uyum sağlamış. )
( Formül: Agresif İLE entegre )

- İNVAZYON/İNVASION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA

- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME


- INVEST :/yerine YATIRIM YAPMAK

- INVESTMENT :/yerine YATIRIM

- İNVOLÜSYON/İNVOLUTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ÇEKİLME

- INVOLVE :/yerine DAHİL ETMEK

- INVOLVEMENT :/yerine KATILIM

- İNZÂL[Ar. < NEZR | çoğ. İNZÂLÂT] ile İNZÂR[Ar.] ile İNZÂR[Ar. < NEZF | çoğ. İNZÂRÂT] ile İNŞÂR[Ar.]

( İndirme/indirilme. | Tanrı buyruklarının peygamberlere inmesi. | Uykuda düş azması, meni boşalması. İLE Geciktirme, te'hîr etme. İLE Sonunun kötü olacağını haber vererek korkutma, uyarıda/ihtarda bulunma. İLE Ölüyü diriltme. )

- İNZÂR[Ar.] ile VASİYET[Ar.]

- İNZİBAT değil/yerine/= DÜZENERİ

- İNZİVÂ değil/yerine/= ÇEKİLGİ

- İOİDİON HALK OKULU

( Yeniköy'deki okullardan biri de 1893/1894'te faaliyet gösteren İoidion Halk Okulu idi. Ancak kısa ömürlü oldu ve kapandı. )

- IOLİT ile/||/<> SUGİLİT

( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )

- Olur-olmaz zamanda konuşacağına gerektiğinde KONUŞ!!!

- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ

- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ

- Ona bakarsan diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!

- IONIC LIQUID CATALYSIS ile/||/<> ORGANIC SOLVENT CATALYSIS

( Ionic liquid catalysis iyon sıvısı ortamında katalizken İLE organic solvent catalysis organik çözücüde kataliz yapar )
( Formül: Task-specific IL )

- İP ile İP TORBA ile İP CAMBAZI ile İP TORBALI ile İP İSKELESİ ile İP MERDİVEN

- İP ile/<> LİKRALI İP

- İP ile/ve/||/<>/> MAKROME[Fr. < MACREMÉ]

( ... İLE/VE/||/<>/> Kalın iplikle elde örülmüş iş. )

- İPBÜKEN, YALÇIN (İST. 1940)

( Sarıyerli. İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. Çeşitli üst düzey yöneticilik yaptı. 1970'de Koç Grubunda TOFAŞ da Personel Müdürü olarak işe başladı. 2000 Aralık ayına kadar Kofisa Trading Co. Ortadoğu Temsilciliği, Koç Holding Başkan Yardımcısı (Otomotiv), Koç Holding Koordinatör (Organizasyon ve Metot) görevlerinde bulundu. İnceleme Danışmanlık Eğitim ve Araştırma Merkezi A.Ş. Genel müdürlüğü yaptı. Galatasaray Takımında basketbol oynadı ve Genç Milli takım formasını giydi (1953 - 1960), TOFAŞ SAS Kulübünü kurdu ve Başkanlığını yaptı. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığı Yaptı (1987 - 1988). Türkiye Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulu Üyesidir. 2002 yılından bu yana Yalın Enstitüsü Derneği Başkanıdır. )

- İPEK MAYMUN/TAMARİN ile PEMBE MAYMUN

- İPEK/İBRİŞİM[Fars. < EBRİŞUM] ile/ve KEMHA

- İPEKYOLU ile/ve BAHARAT YOLU

( Belh şehri, kesişim noktasıdır. )

- İPİN ...:
KESMESİ
ile/ve/||/<>/> YAKMASI

- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile OKUN YAYDAN ÇIKMASI

- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN
ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN

- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK

- İPLİKSİ YAPRAKLAR = EVRÂK-I HAYTÎYE = FEUILLES FILIFORMES

- İPOTEK KOYMAK ile HİPOTERMAL ile HİPOTEZ ile HİPOTEZ KURMAK ile VARSAYIMSAL

- İPSİ ile İPSİZ/LİK ile İPSİLER ile İPSİZ SAPSIZ ile İPSİ SOLUCANLAR


- İPSİLER

( HAYTİYYE[Ar.], NEMATODE[İng.], NÉMATODES[Fr.] )

- İPTİDA ile İPTİDAİ/LİK ile İPTİDAİ MEKTEP

- İPTİDAİ İTİRAZ değil/yerine/= İLK KARŞIÇIKI

- İPTİDAİ[Ar.]/PRİMİTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= İLK(S)EL

- IR DROP[İng.] / CHUTE DE TENSION OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IR DÜŞÜŞÜ

- İRÂDE DIŞI ile/ve/değil İHTİYÂR DIŞI

- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<>/> REVİYE[Ar.]

( Yapmayabilme gücü/olanağı/bilgisi/çabası/özeni. İLE/VE/||/<>/> Bir konuda uzun uzun düşünmek. )

- İRÂDE ile/ve/değil/<> İKTİDAR

- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD

- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET


- İRÂDE ile MEŞİYET

- İRÂDE[Ar.] ile TEVAHHÎ[Ar.]

- İRÂDECİLİK ile DETERMİNİZM

( Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücünün[irâde] özgürce olması gerektiği ve belirleyici olduğunu savunan görüş. İLE Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. )

- İRÂDEDE:
KADERİYE
ile/ve/değil/||/>< CEBRİYE

- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK

- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK

- IRAK ile IRAK ULUSAL MUHAFIZLARI ile IRAKLI YETKİLİLER ile IRAKLI MUHALİF GRUPLAR

- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK

- IRAKSAMA ile IRAKSAK

( Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak. İLE Birbirinden gittikçe uzaklaşan ışınlar, çizgiler. )

- IRAKSAMAK ile IRAKSAK ile IRAKSAK MERCEK


- İRAN HURMASI ile ÖTEKİ HURMALAR

- İRANLI ile İRANİST

- İRAT SENEDİ değil/yerine/= GELİR BELGİTİ

- İRDELEMEK ile/ve/> İŞLEMEK

- İRFAN ve/> FERÂSET/FİRÂSET

( ... VE/> Gözle bir şeyi fark etmek. İrfanın, gözden zuhur etmesi. )
( Menşei/menbaı, kalptir. VE/> Menşei, irfandır. )

- İRFAN ve SADÂKAT

- IRGAMAK ile IRGANMAK ile IRGALAMAK ile IRGALANMAK ile IRGAT/LIK

- İRHÂS[Ar.] ile İRHÂS[Ar. < İRHÂSÂT]

( Fiyat indirme, ucuzlatma. İLE Bir peygamberin gönderilmesinden önce, gönderileceğine işaret olmak üzere çıkan olağanüstü haller. | Sağlam şey. | Hayırlı işlerle uğraşma, duvar yapma. )

- İRİ YARI ile ÇAM YARMASI/BÖLMESİ

( ... İLE İri yarı, koca gövdeliler için söylenilen. )

- İRİ ile BALABAN

( ... İLE İri, büyük. | Nazik. | Şişman, gürbüz kişi, çocuk. | Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. )

- İRİAYAK

( Avustralya'ya özgü bir kuş. )

- IRIDIUM[İng.] / IRIDIUM[Fr.] / IRIDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İRİDYUM

- İRİNLENMEK ile İRİ ile İRİN ile İRİS ile İRİNLİ ile İRİ İRİ ile İRİ LAF ile İRİNSİZ ile İRİ YARI ile İRİ KIYIM ile İRİ YAPILI/LIK

- İRITABL[İng.] değil/yerine/= BAĞIRSAK SENDROMU

- İRİTE[Fr. < IRRITÉ] değil/yerine/= SİNİRLENDİRME, RAHATSIZ ETME | AŞINDIRMA(TAHRİŞ), KAŞINDIRMA

- İRİYARI

- IRK ile IRKİ ile IRK AYRIMI ile IRK BİLİMİ ile IRK BİLİMCİ ile IRK BİRLİĞİ ile IRK BİLİMSEL

- [NE YAZIK Kİ]
IRKÇI/LIK
ile/ve/||/<> AYRIMCI/LIK

- IRKÇI/LIK" ile/ve/değil/<> OYMAKÇI/LIK / KABİLECİ/LİK

- IRKÇI/LIK ile/değil YABANCI DÜŞMAN(LIĞ)I


- IRKÎ ŞUUBİYE ile/değil LİSÂNÎ ŞUUBİYE

- İRKİLME ile/ve ÜRPERME

( Gövdede. İLE/VE Zihinde. )
( Gövdeyi korur. İLE/VE Zihni korur. )

- IRKLAR ARASI ile BİRBİRİYLE İLİŞKİ KURMAK ile SORGULAMAK ile SORGULAMA ile SORGULAYICI ile SORGULAYICI ile YARIDA KESMEK ile KESİNTİ KOŞULU ile KESİNTİYE UĞRADI ile KESİNTİ

- IRMAK ile/ve/<> GELEĞEN

( ... İLE Ana ırmağa karışan akarsu. )

- IRMAK ile/ve GÖL ile/ve DENİZ ile/ve ANADENİZ/OKYANUS

( OKYANUS: BAHR-İ MUHİT/LEBLÂYE[KARA VE YEŞİL DENİZ] )
( ÂB-I REVÂN: Akarsu, ırmak. )
( KOKYTOS ve STYKS, yeraltı ırmaklarıdır. )
( En uzun ırmaklar:
Nil (Afrika) - 6,690
Amazon (Güney/South Amerika) - 6,570
Mississippi (Missouri) (ABD/US) - 6,212
Yangtze (Çin/China) - 5,520
Irtysh (Rusya/Russia) - 5,410
Hwang Ho (Çin/China) - 4,672
Congo (Afrika) - 4,667
Amur (Asya/Asia) - 4,509
Lena (Rusya/Russia) - 4,296
Mackenzie (Kanada/Canada) - 4,241 )

- İRMİK HELVASI ile/ve UN HELVASI

- İRMİK ile İRMİK HELVASI

- İRONİK[Fr. < IRONIQUE] değil/yerine/= İRONİYE DAYALI

- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK
değil UYKUDAN UYANDIRMAK

- İRŞÂD ile VELÂYET

( Vefatla sonlanır. İLE Vefatla bile sonlanmaz. )

- İRSİ/YET[Ar.]["IRSİ" değil!] değil/yerine/= KALITIM/SAL

- İRTEMEK ile İRTEŞ
[<

( Araştırmak. İLE Belirli bir konu üzerine kişiler arasında ortaya çıkan hesap sorma isteği. )

- İRTİBÂ[Ar.] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]

( Baharda, güzel bir yerde oturma. İLE Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. )

- İRTİBAK[Ar.] ile İRTİBÂK[Ar.]

( Zoraki gülme. İLE Karışma. | Çamura batma. | Bir işin ters gitmesi. | Dolambaçlı konuşma. )

- İRTİBÂS[Ar.] ile İRTİBÂS[Ar.]

( Dağılma. İLE Pek sıkışık ve karışık olma. | Zor ve perişan bir durumda kalma. )

- İRTİBAT ile ALÂKA

- İRTİBÂT[Ar. < RABT] ile/ve/<> İMTİDÂD[Ar. < MEDD]

( Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. İLE/VE/<> Uzama, uzun sürme. | Uzay. )

- İRTİBAT ile İRTİBATLI/LIK ile İRTİBATSIZ/LIK

- İRTİBATLANDIRARAK yerine BAĞLANTILANDIRARAK

- İRTİCA/EN ile İRTİCAL/EN

( Geri. İLE Düşünmeden, ağzına geldiği gibi söyleme. )

- İRTİCAL değil/yerine/= DOĞAÇ/DOĞUNÇ

- İRTİCÂL[Ar.] ile İRTİCÂLEN/İRTİCÂLÎ[Ar.]

( [şiir ve sözü] Birdenbire, düşünmeden içine doğduğu gibi söyleme/söyleyiş. İLE Düşünmeden, birdenbire, irtical suretiyle. )

- İRTİCÂS[Ar.] ile İRTİCÂZ[Ar.]

( Gök gürlemesi. İLE Kısaltma. | Bahr-i recez'den şiir söyleme.[BAHR-İ RECEZ: Titrek.] )

- İRTİDÂ'[Ar. < RİDÂ] ile İRTİDÂ'[Ar. < RIDÂ]/İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİDÂ'[Ar.] ile İRTİDÂD[Ar. < REDD]

( Örtünme, çarşaf gibi şeye bürünme. Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Yasak olan şeyden geri durma, çekinme. İLE İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. )

- İRTİDÂ'[< RIDÂ]/İRTİZÂ'[< RIZÂ] ile İRTİZÂH

( Bir şey kesilme, bir şeyden ziyân görme. | Beğenme, seçme. | Uygun olma, uygun bulma, râzı olma. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )

- İRTİDÂD[< REDD] ile DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME

( DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME )

- İRTİDÂD[Ar. < REDD] ile/>< İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET]

( İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. İLE/>< Doğru yola girme. İslâm dinini kabul etme, müslüman olma. )

- İRTİDAT ile MÜRTED

- İRTİFÂ ile İRTİFAK

( Yükseklik. | Yükselti. İLE Dayanma. )

- İRTİFA ile İRTİFAK ile İRTİFAK HAKKI


- İRTİFAK HAKLARI değil/yerine/= YÜKÜMLENİM ÜLEVLERİ

- İRTİHÂL[< RIHLET]:
GÖÇME, GÖÇETME | ÖLME

- İRTİHÂL ile/değil İNTİHÂL

( Ölüm. İLE/DEĞİL Alıntı. )

- İRTİHÂS[Ar.] ile İRTİHÂŞ[Ar.] ile İRTİHÂZ[Ar.]

( Ucuz sayma/sayılma. İLE Istırap ve sıkıntı içinde bulunma, huzuru kaçma. İLE Rezil, kepâze olma. )

- [ne yazık ki]
İRTİKÂB SUÇU:
ZORLAMAYLA(İCBAR)
ile/ve/||/<> İKNÂYLA ile/ve/||/<> MUHATABININ HATASINDAN YARARLANARAK

- İRTİKAB["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂB[Ar. çoğ. İRTİKÂBÂT]

( Bekleme, gözleme. İLE Kötü bir iş işleme. | Yiyicilik, rüşvet yeme. )

- [ne yazık ki]
İRTİKÂB
ile/ve/||/<> RÜŞVET ile/ve/||/<> ZİMMET ile/ve/||/<> GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK

( [TCK md.]
250 @@ 252 @@ 247 @@ 257 )
( Kamu görevlisinin (memur, bilirkişi vb.), icra ettiği kamu görevinin kendine sağladığı nüfûzu kötüye kullanarak, muhatap olduğu kişilerden yarar sağlamaya ya da bu kişileri yarar sağlama yönünde vaatte bulunmaya yönlendirmesi ile oluşur. Kamu görevlisinin tek taraflı olarak mağdurun irâdesini etkilemesi sonucunda işlenen bir suçtur. Seçimlik hareketli bir suç olup kamu yönetiminin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasındadır. [ “Özgü suç” olarak kabul edilen suçlardandır.][İrtikap suçunun edimcisi, kamu görevlisidir. Kamu görevlisi dışındaki kişilerin irtikap suçu işlemesi olanaklı değildir. Kamu görevlisi olmayan kişiler, suça katıldıklarında, irtikap suçuna yardım etme ya da azmettirme gibi katılım vargıları gereği yargılanabilirler.] İLE/VE/||/<> Görevinin gereği olan bir işi yapması ya da yapmaması için doğrudan ya da aracılarla bir kamu görevlisine ya da başka bir kişiye çıkar sağlanması.[Dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır.] İLE/VE/||/<> Üstünde olan şey. | Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara ya da para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para ya da eşya. | Birinin, yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para. | Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü. İLE/VE/||/<> Kamu görevlisinin görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmesiyle oluşan genel bir suçtur. )

- [ne yazık ki]
!İRTİKÂB
ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME

( Bekleme, gözleme. | Kötü bir iş işleme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Yaptırılmak istenilen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için birine mal ya da para olarak sağlanan çıkar. )
( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )

- İRTİKAS[Ar. < RAKS]["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂS[Ar.] ile İRTİKAŞ["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂZ[Ar. < REKZ] ile İRTİKÂZ[Ar.]

( Salıntı, salınım. İLE Başaşağı yuvarlanma. İLE Savaşta askerlerin birbirine karışması. İLE Saplanıp yerinde durma, dikilme. | Bağlanma. | Nabzın atması, seğirme. İLE Iztırap duyma. | Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

- İRTİMÂS[Ar.] ile İRTİMÂZ[Ar.] ile İRTİMÂZ[Ar.]

( Suya dalıcılık, dalgıçlık. İLE Iztırap içinde kıvranma. İLE Yerinden oynatıp sıçratma. | Birini koruma. )

- İRTİSÂM[Ar. < RESM] ile İDRAK

( Resmi çıkma/çizilme. | İzdüşüm. İLE ... )

- İRTİVÂ'[Ar.] ile İRTİVÂH[Ar.]

( İçerek kanma. | Gövdedeki örgenlerin ve eklemlerin/mafsalların kalınlaşması. İLE Nöbetle çalışma. )

- İRTİYÂ'[Ar.] ile İRTİYÂH[Ar. < RİH]

( Korkma, ürkme. İLE Ferahlama. | Rüzgârlanıp rahatlama. )

- İRTİZÂ[Ar.] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂH[Ar.]

( Bir şeyin eksilmesi, bir şeyden zarar/ziyan görme. İLE Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )

- İRTİZÂK[< RIZK]

( RIZIKLANMA, RIZIK ALMA )

- İRTİZÂK[RIZK] ile/ve/<> İRTİBAT[Ar. < RABT]

( Rızıklanma, rızk alma. İLE/VE/<> Bağlanış, bağlanma. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı. )

- IRZ ile IRZ EHLİ ile IRZI KIRIK ile IRZ DÜŞMANI

- İŞ GÖREMEMEZLİK ile/ve/değil/yerine ENGELLİLİK ORANI

- İŞ GÜCÜ ile İŞÇİ PARTİSİ ile İŞÇİ GREVİ ile İŞÇİ SENDİKASI ile İŞÇİ ile ZAHMETLİ

- IS/INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= BİLGİ DÜZENİ


- WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL[Fr.] / AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU

- İŞ:
[ne yazık ki]
ÖYLESİNE
ve/||/<> ŞİŞİRME

- AMEL, FİL[Osm.] / WORK[İng.] / TRAVAIL[Fr.] / ARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ

- İŞ ile/ve/+/||/<> ARKADAŞ ile/ve/+/||/<> UYKU

( )

- İŞ" ile/ve/||/<> HAREKET

- İŞ ile/ve/||/<> SİPARİŞ

- İŞ ile YUMUŞ BUYURMAK(BİR İŞİN YAPILMASINI İSTEMEK)

- İSABETLİLİK ile/ve TUTARLILIK

- Sadece/sırf diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

- İSÂLE[Ar. < SEYL | çoğ. SEYELÂN] ile İZÂLE[Ar. < ZEVÂL]

( Akıtmak. İLE Yok etme, giderme. )

- İŞALLAH değil İNŞAALLAH

- Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),

- İSÂR ile İS'ÂR ile îSÂR ile İS'ÂR/İSGAR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR

( Bağ, sargı; Esirlik. İLE
Narh koyma, fiyat biçme. İLE
İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE
Çocuğun diş çıkarması. İLE
Sürçtürme, ayak kaydırma; birini büyüklere kötüleme. İLE
Güçleştirme; Fakirleşme. İLE
İkindi zamanında bulunma; Gelin olma çağına gelme; Kasırga. İLE
Keçi memesine takılan kese, torba. )

- İŞARET ALMA (HİDÂYET)

- İŞARET ETMEK ile DİKKATLERİ ÇEKMEK/ÇEKMEYE ÇALIŞMAK

- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK

( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- İŞARET değil/yerine/= İM/BELİRTİ/İZ, SİM

- İŞARET = SIGN[İng.] = MARQUE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SEGNO[İt.] = SIGNO[İsp.]

- İŞARETLEMEK değil/yerine/= İMLEMEK

- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI


- İSBÎDÂC[Ar.] ile İSFÎDÂC[Ar.]

( Üstübeç. )

- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ

- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ

- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET