YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- ... OLARAK KALMAMASI KOŞULUYLA ile ... OLMAMAK/KALMAMAK ÜZERE

- OLASILIĞIN DOĞUŞU ve/||/<> ŞANSIN TERBİYE EDİLİŞİ

( Ian Hacking'in bu kitaplarını da okumanızı salık veririz. )

- OLASILIK DIŞILIK ile OLASILIK DIŞI ile OLASILIKSIZLIK

- PROBABILITY DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK YOĞUNLUĞU

- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK

( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )

- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK

( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )

- OLASILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DENEYİM

- OLASILIK ile/ve/||/<> "DOLAYLI İLİŞKİ"

- OLASILIK ile MARKOV ZİNCİRİ/SÜRECİ

( Bir Markov zinciri ya da Markov süreci, her olayın olasılığının yalnızca önceki olayda elde edilen duruma bağlı olduğu olası olaylar dizisini tanımlayan rastlantısal[stokastik] bir modeldir. Zincirin ayrık[discrete] zaman adımlarında durumu hareket ettirdiği, sonsuz[countably infinite] bir dizi, ayrık zamanlı bir Markov zinciri [DTMC] verir. Sürekli zamanlı bir süreç, sürekli zamanlı Markov zinciri [CTMC] olarak adlandırılır. Adını Rus matematikçi Andrey Markov'dan almıştır.

Markov zincirleri, gerçek dünya süreçlerinin istatistiksel modelleri olarak birçok uygulamaya sahiptir, örneğin motorlu taşıtlardaki hız kontrol düzenlerini, bir havaalanına gelen müşteri kuyruklarını ya da hatlarını, döviz kurlarını ve hayvan popülasyonu devinimleri gibi konuları incelemek için kullanılabilir.

Markov süreçleri, karmaşık olasılık dağılımlarından örneklemeyi simüle etmek için kullanılan ve Bayes istatistikleri, termodinamik, istatistiksel mekanik, fizik, kimya, ekonomi, finans, sinyal alanlarında uygulama bulan Markov zinciri Monte Carlo olarak bilinen genel rastlantısal[stokastik] simülasyon yöntemlerinin ve işleme, bilgi kuramı ve konuşma işlemenin temelidir.

Markovian ve Markov sıfatları, Markov süreci ile ilgili bir şeyi tanımlamak için kullanılır. )

- OLASILIK ile/ve/değil/ne yazık ki "NİYET OKUMASI"


- OLASI/LIK ile OLASICI/LIK ile OLASILI ile OLASILIK HESABI

- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU
ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ

- OLAY/OLGU/DURUM ile/ve/||/<>/>< YADSIMA

- OLAY YERİNDE PARK ETME:
"ARACIN ARKASI"
değil/yerine/>< ARACIN ÖNÜ

- HADİSE[Osm.] / VORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAY

- OLAY ve/<> TASARIM

- Olaydan önce KONUŞ!!!

- OLAY/DURUM ile/ve/||/<> AYRINTI/LAR(I)

- OLAYLAR VE KİŞİLER ve/||/<> YÜKLENEN ANLAM ve/||/<> ALGI ve/||/<> YORUM | BİLİŞSEL ÇARPITMALAR

- OLAYLAR ile/ve YANSIMALAR


- OLAYLAR'DA:
ARDIŞIKLIK
ve BENZERLİK

( En büyük ahmaklık, olayı[vak'ayı] duygularla bozmaktır[tahrib etmektir]. )

- OLAYLAŞTIRMAK ile OLAY ile OLAYCI/LIK ile OLAYLI ile OLAYSIZ ile OLAYLAMA ile OLAY BİLİMİ ile OLAY BİLİMSEL

- ÖLÇEK ile/ve/<> NİCELİK

- ÖLÇEK ile/ve/<> NİTELİK

- ÖLÇEK ile ÖLÇEKLİ ile ÖLÇEKSİZ/LİK ile ÖLÇEK ÇİZGİSİ

- ÖLÇEK ile VERNİYE[< VERNIER adından]

( ... İLE Doğrusal ya da dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlılığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzenek. )

- METABOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ BALON

- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR

- ÖLÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TARTMAK

- ÖLÇÜ ile/ve DENETİM/KONTROL


- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> YEĞLEME

- ÖLÇÜDE:
HECE
ile/ve/<> SERBEST ile/ve/<> ARUZ

( )

-

- MEASUREMENT[İng.] / MESURE[Fr.] / MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜM

- ÖLÇÜSÜZ/LÜK ile/ve/değil/||/<> "GEMSİZ/LİK"

- ÖLÇÜ/T ile/ve/değil/<> ÇERÇEVE

- ÖLÇÜT ile/ve/||/<> GEREKÇE

- ÖLÇÜ/VEZ(İ)N:
SİMGEDE/YAZIDA
değil KULAKTA!

- (not OLD FASHION) OLD-FASHIONED

- ÖLDÜ değil/yerine YORULDU GİTTİ


- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK

( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )

- OLDUĞUN GİBİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< YALINLIK

- OLDUKÇA ÇOK ZORLANMAK değil OLDUKÇA ZORLANMAK

- OLDUKÇA ile İYİCE

- OLDURMAK ile OLDU ile OLDUKÇA ile OLDUM OLASI ile OLDUM BİTTİM ile OLDUM OLASIYA

- ÖLDÜRME ile !KIYA/!CİNAYET[Ar.]

( )

- ÖLDÜRME ile/ve/||/<> YOK ETME

- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER

- ÖLEREK SOYMAK ile/değil BİLEREK SOYMAK

- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF


- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF

- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR

- OLGU ile/ve/değil/<> GÖRÜNÜŞ

- OLGU ile OLGU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCE

- OLGUCULUK/POZİTİVİZM ile GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ

( Bilginin sadece gözlemlenebilir ve ölçülebilir olgulara dayandığını savunan felsefi yaklaşım. İLE Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. )

- OLGUN BİRİKİM ve/||/<> GENÇ ENERJİ

- OLGUNLAŞMA(KEMÂLÂT) ve SABİTLİK ve TEKRAR

- OLGUNLAŞMA ile/ve/||/<> "DURULMA"

- OLGUNLAŞMA ve/||/<> "YARA ALMAMA" ve/||/<> KAZANMA

( İlgiye gereksinim duymadıkça. VE/||/<> Beklentiye girilmedikçe. VE/||/<> Bağımlı kalınmadıkça. )

- OLGUNLAŞMAK/TEKÂMÜL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEKİRDEĞİNİ KÜÇÜLTMEK


- OLGUNLAŞMAK ile OLGUNLAŞTIRMAK ile OLGUNLAŞABİLMEK ile OLGUNLAŞTIRABİLMEK ile OLGU ile OLGUN/LUK ile OLGUCU/LUK ile OLGUNCA ile OLGUSAL/LIK ile OLGUN ODUN ile OLGUNLUK YAŞI ile OLGUNLUK ÇAĞI ile OLGUNLUK İMTİHANI

- OLGUNLUĞUN EN ÖNEMLİ GÖSTERGELERİ:
DEDİKODUYA DAYANMA/TAHAMMÜL
ve/<>
İFTİRAYA DAYANMA/TAHAMMÜL

( Dedikodu ve iftiraya karşılığın da üç aşaması vardır.
1- Dedikodu ve iftiraya susarak[sükûnetle] karşılık vermek.
2- Dedikodu ve iftiradan "memnun olmak".
3- Dedikodu ve iftiradan "memnun olup", "dedikoducu/iftiracı" için üzülmek. )

- OLGUNLUK/KEMÂLÂT ve SÜKÛT

( Kemâlâtın sonu, sükûttur. )
( KEMÂL: YEKSAN-REKSAN )
( KEM-ÂLÂTLA, KEMÂLÂT OLMAZ )
( Cemal görmek, kemal bulmak. )
( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemale) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )

- OLGUNLUK ile/ve/değil/||/<>/< ZORUNLULUK

- OLGUSAL GERÇEKLİK ile/ve AKILSAL GERÇEKLİK

- TARİH:
OLGUSAL
ile/ve/||/<> KAVRAMSAL

- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EDİMSEL/LİK

- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK

- OLGUSAL/LIK ile/ve/<> FARKLI/LIK

- OLGUSAL/LIK ile KARŞILIKLI OLGUSAL/LIK

( FENOMENAL ile HETEROFENOMENAL )

- OLGUSALLIK = REALITY[İng.] = RÉALITÉ[Fr.] = REALITÄT[Alm.] = REALITATIS[Lat.]

- OLGUSAL/LIK ile/ve/=/||/<>/> USSAL/LIK

( FACTIVE )

- OLİGARŞİ[Fr. < Yun. OLIGOS: Az. | ARKHEIN: Buyurmak.] değil/yerine/= TAKIMERKİ

( Siyasal erkin, birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim. Aristokrasinin, daralmış biçimi. )

- OLİGODENDROSİT İLE SCHWANN İLE ASTROSİT ile/||/<> GLİA GÖZELERİ

( Sinir sisteminin destek gözeleri. )
( Formül: Miyelin: 20x hız artışı )

- OLİGODENDROSİT ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ

( Oligodendro CNS çoklu, Schwann PNS tekli. )
( Formül: Central multiple İLE peripheral single )

- OLİGOKLAZ[Fr. < Yun.] ile OLİJİST[Fr. < Yun.]

( Billur kütlelerde, serpme durumunda bulunan, beyazımtrak bir tür feldispat. İLE Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanılan, doğal demir oksidi. )

- OLİMPİYAT SONUÇLARI[2016]:
ÜLKELER
ve/ne yazık ki/>< TÜRKİYE

( )
( Türkiye, 1 altın, 3 gümüş, 4 bronz olmak üzere toplam 8 madalyanın sahibi oldu. )

- OLİVİN/PERİDO(T)[Fr.] ile ZEBERCET/KRİZOLİT[Fr. < CHRYSOLITE]

( Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat. İLE Değerli olan olivin. )

- OLMA = KAVANOZ
[<

- OLMA ile/ve/< "OLMADAN ÖNCE OLMA"


- Olmadan önce KONUŞ!!!

- OLMADAN ÖNCE OLSUN DİYE ve/||/<> ÖLMEDEN ÖNCE ÖLSÜN DİYE

- Olmadan SUS!

- OLMADIKLARIMIZ ve/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZ ve/||/<>/> DÜŞÜNMEDİKLERİMİZ ve/||/<>/> KONUŞMADIKLARIMIZ

- Olmadık yerde SUS!!!

- OLMAK ve/<>/:/= ANLAMAK

- OLMAK ile OLMAZ/LIK ile OLMAZLI

- OLMAMIŞ OLAN ile OLACAK OLAN

( Olmuş, olmamış olamaz! )

- OLMAMIŞ ile/ve DÜŞMEMİŞ

- OLMASI GEREKEN KADAR ile ABARTI


- OLMASI GEREKEN ile/ve/||/<> OLANIN FELSEFESİ

( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. )

- OLMASI GEREKEN ile/ve ÖZVERİ/TÂVİZ[Ar.]

- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK

- OLMASIN ile OLMASIN VARSIN/OLMAYIVERSİN

- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..."
ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."

- OLMAYAN MEYVEYE EL UZANMAZ ve/<> AŞILANMAYAN MEYVE TATLANMAZ

- OLMAYAN ile/ve/değil OLMASI GEREKEN

- OLMAYIŞI GÖSTERMEK ile OLUŞU YAŞAMAK

- OLMAZ ÖYLE ŞEY değil/yerine BENİM İÇİN UYGUN DEĞİL / BEN YAPAMAM

- OLMAZSA ile/ve/değil EŞİK


- OLMAZSA OLMAZLIK ile/ve/||/<> TERK EDİLEMEZLİK

- ÖLMEK yerine HAKK'A YÜRÜMEK

- ÖLMEK ile İLK ÖNCE ÖL ile UMUTLAR İÇİNDE HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE ÖLMEK ile ZOR ÖLMEK ile DOĞUM SIRASINDA ÖLMEK ile ÖLMEK ile ANİDEN ÖLMEK

- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"

( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )

- ÖLMEK ile/değil/yerine/>< YAŞAMAK

( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. )

- OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN

( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )

- ÖLÜ SERTLİĞİ ile/ve/||/<> ÖLÜ MORLUĞU ile/ve/||/<> ÖLÜ SOĞUMASI

- DEAD TIME[İng.] / TEMPS MORT[Fr.] / TOTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÜ ZAMAN

- ÖLÜ ile ÖLÜ SARHOŞ ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÖLÜ YÜK ile ÖLÜ ALAN ile ÖLÜ YIKAYICI ile ÖLÜ YIKAMA ile ÖLDÜRMEK ile SON TESLİM TARİHİ ile ÖLÜMCÜL

- ÖLÜLER KİTABI değil GÜNIŞIĞINA ÇIKIŞ KİTABI


- ÖLÜM:
KALP/BEYİN DURDUĞUNDA
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> UNUTULDUĞUMUZDA

- ÖLÜM KORKUSU < GÖVDE ZANNI

- ÖLÜM KORKUSU yerine NEFSİNE TÂBİ OLMA KORKUSU

- ÖLÜM:
ZORUNLU/IZDIRARÎ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYÂRÎ

( Ölmeden önce ölünüz... )

- ÖLÜM ile/ve/değil/< AYRILIK/MEHCÛR[Ar. < HİCR]/HİCRET

( Bir kere ölmek. İLE/VE/DEĞİL Her an ölüp ölüp dirilmek. )
( İnsan/kişi ancak öldükten sonra bilince konu olur/olabilir. )

- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine DAĞILMA/YAYILMA/AYRIŞMA

- ÖLÜM ile ESTONYA FERİBOTU SENDROMU

( Batan Gemideyken, Geminin Batışını 'İzleme/Bekleme' Belirgisi/Sorunu
(Estonya Feribotu Sendromu)

Modern deniz tarihinin en büyük kazası, 28 Eylül 1994 yılında Baltık Denizi’nde yaşandı. 1980 yılında, Almanya’da, Mayer Werft tersanesinde inşâ edilen Estonya Feribotu’nun batmasıyla 852 yolcu yaşamını kaybetti. Bu korkunç kazadan 137 kişi kurtuldu. Kıyıya yakın uzaklıkta su alması nedeniyle yan yatarak batan feribot, sadece gemi mühendisleri tarafından değil aynı zamanda kazadaki ölümlerin nedeni açısından da davranış psikolojisi uzmanlarınca yıllarca incelendi.

İnsan davranış psikolojisi uzmanları, bu kazada ölen 852 yolcunun neden kurtulamadığını araştırdı. Aileleriyle görüşüp geçmişlerini incelediler. Ölenlerin yüzde 98’inin çok iyi yüzme bildiğini belirleyen uzmanlar, son olarak kazadan kurtulanlarla görüştü.

Ortaya çıkan sonuç şuydu:
Feribot, 28 Eylül gecesi saat 00.50’de sert dalgalar nedeniyle su almaya başladı. Feribota giren sular, 50 santim yüksekliğe ulaşınca feribot yan yatmaya başladı. Su miktarının artmasıyla birlikte gemiyi boşaltma süreci başladı. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si feribotu, su almaya başlar başlamaz hemen terk etti. Geri kalan 852 yolcu ise gemi kaptanının “panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız” sözlerine kanarak su boşaltma işlemini izledi. Saatler ilerledikçe feribot daha da yan yattı ama 852 yolcu izlemeye devam etti. Sonunda, saatler 01.50’yi gösterirken, feribot tamamen yan yatarak sulara gömüldü. 852 kişinin, feribotun su aldığını ve yan yatmaya başladığını görmesine karşın son saniyeye kadar rahat rahat batışını izlemesi, psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu” olarak yer almıştır. Psikoloji bilimi, o kişilerin davranış biçimlerine bugüne dek mantıklı bir açıklama getirememiştir. )

- ÖLÜM ile İNTİHAR

( Dünyada yılda bir milyon, kırk saniyede bir intihar etmektedir. )
( )

- ÖLÜM değil İRTİHAL ETMEK

( Allah ihmal etmez, imhal eder. [Mühlet verir.] )
( Kağıtların biraradalığı. İLE/DEĞİL Okunması gereken. )

- ÖLÜM ile/değil İRTİHAL-İ DÂR-I BEKÂ


- ÖLÜM ile/||/<> KIYIM/CİNAYET[Ar.] ile/||/<> ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.]

- ÖLÜM ile ÖLÜM YATAĞI ile ÖLÜM CEZASI ile ÖLÜM İSTATİSTİKLERİ ile ÖLÜMCÜL ile ÖLÜMSÜZ ile ÖLÜMCÜL

- ÖLÜM ile ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]

( Hayatın tamir edemediğine, ölüm son verir. )
( [argo] KUYRUĞU TİTRETMEK, CIZLAMI ÇEKMEK ile ... )
( Ölüm riski, Duckworth Ölçeği kullanılarak hesaplanabilir[Royal Statistical Society dergisi düzenleyicisi Frank Duckworth(Dr.) tarafından tasarlanmıştır]. Bu ölçek, herhangi bir eylem sonucundaki ölme olasılığını ölçer. En güvenli eylem türü 0 sonucunu verirken, sonucun 8 çıkması eylemin kesin ölümle sonuçlanacağı anlamına gelir.

Rus Ruleti oyunu 7.2'lik bir risk taşır. 20 yıllık kaya tırmanışının riski 6.3'tür. Bir kişinin öldürülme riski 4.6'dır. Ayık ve orta yaşlı bir sürücünün direksiyonda olduğu ve 160 km. hızla gerçekleşen bir araba yolculuğu 1.9'luk bir risk taşır. Yıkıcı bir asteroid çarpmasından (1.6) biraz daha risklidir.

Bu ölçekte 5.5 özellikle tehlikeli bir sonuçtur. Bu değer trafik kazası nedeniyle, bir kişinin kazayla düşmesi sonucu ya da elektrik süpürgesi kullanırken, bulaşık yıkarken ya da sokakta yürürken ölme riskini belirtir. )

- ÖLÜMCÜL HASTALIKLARIN ÖĞRENİLMESİNDE:
REDDETME
ile/ve/<>/> ÖFKE ile/ve/<>/> PAZARLIK ile/ve/<>/> DEPRESYON ile/ve/<>/> KABUL

- ÖLÜMCÜL ile ÖLDÜRÜCÜ

- ÖLÜMCÜL ile ÖLÜM

- ÖLÜMDE "ÖNCELİK":
[ya] SEN/O
ile/ve/ya da/||/<> BEN ile/ve/ya da/||/<> AYNI ANDA, İKİMİZ BİRDEN

( [değil/yerine/ya da]
Bu üç olasılıktan biri gerçekleşmeden, ikimiz/hepimiz[düşünebilen ve seven/sevebilen herkes], ölümle yüzleşip ölmeden önce "ölerek" ve sevdiklerimizle ölüm/ümüz konusunu da konuşabilme olanağıyla, bu üçünün de dışına çıkabilmek. )

- ÖLÜMDEN KAÇMAK değil/yerine KÖTÜLÜKTEN KAÇINMAK

- ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN

- OLUMLANMAK ile OLUMSUZLANMAK ile OLUMSUZLAŞTIRMAK ile OLUMLU/LUK ile OLUMSAL/LIK ile OLUMSUZ/LUK ile OLUMLAMA ile OLUMLU FİİL ile OLUMLU CÜMLE ile OLUMLU EYLEM ile OLUMLU TÜMCE ile OLUMSUZ FİİL ile OLUMSUZ CÜMLE ile OLUMSUZ EYLEM ile OLUMSUZ TÜMCE ile OLUMSUZLUK EKİ ile OLUMSUZLUK KELİMESİ


- Olumlu anlamda DİNLE!!!

- Olumlu anlamda SUS!!!

- OLUMLU ile/ve/||/<>/> OYLUMLU/HACİMLİ

- OLUMLU-OLUMSUZ ALGISI ile/ve VARLIK-YOKLUK ALGISI

- OLUMSAL = MÜMKÜN = CONTINGENT[İng., Fr.] = KONTINGENT, ZUFÄLLIG[Alm.] = CONTINGENS[Lat.] = CONTINGENTE[İsp.]

- OLUMSALLIK = MÜMKÜNÂT = CONTINGENCY(ing.,) = CONTINGENCE[Fr.] = ZUFÄLLIGKEIT[Alm.] = CONTINGENTIA[Lat.]

- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN

( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )

- OLUMSUZ KOŞULLAR:
GEÇİRİCİ
ile/ve/değil/yerine/<> GEÇİCİ

- OLUMSUZ MANEVİYAT ile/değil/yerine OLUMLU MANEVİYAT

( Varlığının deneyimi. İLE/DEĞİL/YERİNE Hizmet. )

- OLUMSUZ ÖJENİ ile/>< OLUMLU ÖJENİ

( Uygun olmayanları kısırlaştırma ya da engelleme. @@ Uygun olanlar. )

- OLUMSUZ ÖZGÜRLÜK ve/= GEREKSİNİM

- USSALLIK:
OLUMSUZ
ile/ve/||/<>/> OLUMLU

( Eytişim. İLE/VE/||/<>/> Kavram. )

- OLUMSUZ ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAYICI

- OLUMSUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KABA

- OLUMSUZ = MENFİ = NEGATIVE[İng.] = NÉGATIF[Fr.] = NEGATIV[Alm.] = NEGATIVO[İsp.]

- OLUMSUZ ile/ve/değil/yerine/>< OLUMLU

( !Üretici/yaratıcı. [!:değil] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Üretici/yaratıcı. )

- ÖLÜMSÜZ ile ÖLÜMSÜZLÜK

- OLUMSUZ ile/ve/değil/||/<> UYUMSUZ

- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"

- OLUMSUZLAMA, DEĞİLLEME = NEGATION, DENIAL[İng.] = NÉGATION[Fr.] = NEGATION[Alm.] = NEGATIO[Lat.]


- OLUMSUZLAMA ile "ORTADAN KALDIRMA"

- OLUMSUZLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜRETKEN OLUMSUZLAMA

- OLUMSUZLUK BELİRTİMİ ile/değil/yerine DURUM BELİRTİMİ

( Sevmiyorum. İLE/DEĞİL/YERİNE Seviyor Değilim. )

- OLUMSUZLUK ile GÜVENSİZLİK

- OLUMSUZLUK değil/yerine/>< "ÖLÜMSÜZLÜK"

( Olumsuzlukları yönetebildiğimiz ve/ya da zihnimizden uzak tutabildiğimiz oranda, farkındalıkla dolu bir "ölümsüzlük" alanına çıkılır. )

- ÖLÜMSÜZ/LÜK ve/||/<>/< ÖZGÜR/LÜK

- OLUMSUZLUK ile/ve/değil TERCİH

- OLUMSUZLUK ile/ve/değil/<> ÜMİTSİZLİK

- OLUMSUZLUKLARI/OLUMSUZLUKLARDAN:
"BESLE(N)ME"
ile/ve/<> "BEZE(N)ME"

- OLUMSUZLUKTA/HASTALIKTA:
"İLERLEME"
ile/değil/yerine İYİLEŞME


- OLUMSUZ("ME/MA"LI) FİİL ile OLUMSUZ("ME/MA"LI) İSTEMEK

- OLUMSUZ(NEGATİF) BAKIŞ ile AŞAĞILAYICI BAKIŞ

- SAVAŞI KAYBETMEK:
ÖLÜNCE
değil DÜŞMANA BENZEYİNCE

- OLUNMAK ile OLUNABİLMEK

- ÖLÜNÜN MEZARI/TÜRBESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİRİNİN "BAHÇESİ"

( [ne yazık ki]
[bazı/çoğu kişi]
Çiçek diker. @@ Talan eder. )

- OLUR" ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR

( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )

- OLURSA, SORUN OLMAYAN/OLMAYACAK ile OLMASA/YAŞANMASA, DAHA İYİ OLACAK OLAN

- OLURSA/OLMASI YETMEZ ile/ve/değil/<> OLMAZSA OLMAZ

- OLURSA ile/ve/<> OLMAZSA

( Ne iyi/âlâ. İLE/VE/<> Pek iyi/âlâ. )

- ÖLÜRSE/M" değil ÖLÜNCE


- OLURUNA BIRAKMAK ile/ve/<> AKIŞINA BIRAKMAK

- OLUŞ:
YOKLUĞUN YADSINMASI
ve/||/<> YOK'UN YOKLUĞU

- OLUŞ ile/ve BOZULUŞ

- OLUŞ ile/ve/değil SÜREKLİ OLUŞ

( Oluş. İLE/VE/DEĞİL Şe'n. )
( Oluş, bilginin kendidir. )
( Olduğum gibi oluşum, benim liyakatım değil onların oldukları gibi oluşları da onların kusurları değil. )
( Olmak, fark edilebilir olmaktır, orada değil burada olmaktır, o zaman değil şimdi olmaktır, başka türlü değil de böyle olmaktır. )
( Olmak isteyen, oldurmaya çalışmaz. )
( Aradığınız, aslında olduğunuzu ifadelendirmektir. )
( Oluşun ve olmayışın, gelip geçiciliğini idrak edin ve her birinden de kurtulun. )

- OLUŞ ile SÜREKLİ OLUŞ

( Oluş. İLE Şe'n. )

- OLUŞ ile/ve SÜREKLİ OLUŞ

( Oluş. İLE/VE Şe'n. )
( "Külle yevmin fîşe'n": O, her an yeni bir oluştadır. )
( Her ne ki söylenmiş, durmadan oluyor. )

- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ

- OLUŞ ile VAROLUŞ

- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ

( Kendi varoluş sermayesinden iflâs eden kurtulur. )

- OLUŞ ile/ve YAŞAYIŞ


- OLUŞMA ile/ve/değil BELİRME

- OLUŞMAK ile OLUŞABİLMEK ile OLUŞUVERMEK ile OLUŞ

- OLUŞ'TA(KEVN): SÜKÛN ve/||/<> HAREKET ve/||/<> ELVAN ve/||/<> ASVAT ve/||/<> TUUM(TADLAR) ve/||/<> REVAYİH(KOKULAR) ve/||/<> İTİMAT ve/||/<> HARARET ve/||/<> BÜRÛDET ve/||/<> RUTÛBET ve/||/<> YÜBÛSET(KURULUK) ve/||/<> TELİF ve/||/<> HAYAT ve/||/<> ELEM ve/||/<> KUDRET ve/||/<> İRADET ve/||/<> KERÂHET ve/||/<> ŞEHVET ve/||/<> NEFRET ve/||/<> İTİKAT ve/||/<> ZAN

- OLUŞ(TUR)MAK ile/ve/||/<>/> ÖRGÜTLE(N)MEK

- OLUŞTURUCU ile/ve KURUCU

- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI

- OLUŞUM ile/ve DEĞİŞİM

- OLUŞUM ile DEĞİŞİM

- OLUŞUM ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞÜM

- FORMATION[İng.] / BILDUNG, DER AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM


- OLYMPIC :/yerine OLİMPİYAT

- OHMIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DİRENÇ

- OHMSCHER KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DOKUNAK

- OHMIC LOSS[İng.] / PERTE OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK KAYIP

- OHMIC CONTACT[İng.] / CONTACT OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK TEMAS

- OHMSCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK YİTİK

- OMNIVORE[İng.] değil/yerine/= OMNİVOR

( Hem ot hem de et ile beslenen bir diyete sahip canlılara verilen isimdir. Hepçil olarak da bilinmektedir. İnsan, maymun, fare, ayı ve domuz bu canlılara örnektir. Bir canlının omnivor olup olmadığına bakılırken ana besin kaynağına bakılır. Yani nadiren ot yiyen etobur bir canlı hepçil bir canlı olarak kabul edilmeyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OMT/OBJECT MODELING TECHNİQUE[İng.] değil/yerine/= NESNE MODELLEME TEKNİĞİ

- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]

( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÖMÜR ile ÖMÜRLÜ/LÜK ile ÖMÜRSÜZ/LÜK ile ÖMÜR ADAM ile ÖMÜR BOYU ile ÖMÜR BOYUNCA ile ÖMÜR TÖRPÜSÜ


- OMURGALILAR:
SUCUL
ile/ve/<> KARACIL ile/ve/<> İKİ-YAŞAYIŞLI

- OMUZ ÖPÜŞMEK ile ...

( TARİKAT ÂDÂBINDANDIR )

- AYÂR-İ EVVEL[Osm.] / VORWAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN AYARLAMA

- BIAS CURRENT[İng.] / VORSPANNUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME AKIMI

- BIAS DISTORTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME BOZULMASI

- BIAS RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME DİRENCİ

- BIAS VOLTAGE[İng.] / VORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME GERİLİMİ

- BIAS CELL[İng.] / VORVORSPANNUNGSBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME PİLİ

- ÖN BEYİN'DE:
TALAMUS
ile/ve HİPOTALAMUS ile/ve LİMBİK SİSTEM ile/ve BEYİN KABUĞU

( Talamus, duyu organlarından gelen sinir hücrelerinin beyin kabuğuyla olan ilişkisini sağlar. )
( Hipotalamus, en çok araştırılan beyin kısımlarından biridir. Büyüklüğü küçük bir kesme şeker kadar olmasına karşın, gördüğü işlemler son derece önemli ve değişiktir. Heyecanların ve arzuların denetlendiği merkezdir. Eşeysel davranış, yeme-içme bu merkezce denetlenir. )
( Limbik sistem beyin sapının yukarı kısmıyla ön beyin arasında yer alan sinir hücresi ağından oluşur. Heyecan yaşantısı, saldırma ve kaçma davramışlarıyla ilişkisi vardır. )

- ÖN BİLEŞEN ile/ve/||/<>/> ART BİLEŞEN


- [ON] EVERYTHING/PLACE vs. [ON] NOTHING/PLACE

- ÖN KAPI ile ORTA KAPI(LAR) ile ARKA KAPI

( Otobüslerde ön kapı binmek içindir! Orta kapı(lar) ve arka kapı ise inmek içindir! Dikkat ediniz! )

- ON-PUMP CERRAHİ/ON-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= POMPA BAĞLANTILI KALP CERRAHİSİ

- DÉTÉRIORATION DU PRÉAMPLI[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ BOZULMASI

- ONA AİT ile/ve/değil/yerine ONUN ÜZERİNE

- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA

- ONAY ile/ve EMİNLİK

- ONBİR BOYUT ile/ve/||/<> "PARALEL EVRENLER"

- ÖNCE:
ALICI(MÜŞTERİ)
değil ÇALIŞAN

- [önce] DÜŞMEYİ BİLMEK ve/<> [sonra] AYAKTA/BİSİKLET ÜSTÜNDE DURMAK/OLMAK


- Önce susmayı öğren! sonra KONUŞ!!!

- ÖNCE ile ÖNCEDEN

- ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ ile ÖN KISIM

- ÖNCEDEN BİLDİRMEK ile KEHANET ile KEHANET

- Önceden KONUŞ!!!

- ÖNCEDEN ile ÖNCEDEN SATIŞ

- ÖNCEDEN ... ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELERİ ...