YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- ANLAMAK ile "YARGI/LAMAK"

( Nezâketle dinlemek, akıllıca yanıt vermek, dengeli inceleme ve tarafsız karar vermek yargıcın özelliklerindendir. )

- ANLAMAK ve/||/<>/>/< YAŞAMAK

- ANLAMAK ile/ve/<> YAVAŞLAMAK/DURULMAK

( Hareketimizin hızı arttıkça, kavram hızımız da azalıyor. Anlamak/kavramak için hızımızı biraz azaltıp yavaşlamadıkça, durmadıkça ve durulmadıkça anlayamayacağımızı zihnimizden çıkarmayalım! )

- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK

- ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< VERMEK/VER(E)MEMEK

- ANLAMAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

( En ağır yük. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sıfır yük. )

- ANLAMAMAK ile/değil ANLAYAMAMAK ile/değil KENDİNCE/KEYFİNCE ANLAMAK

( Düşünme becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle. İLE/DEĞİL Veri yetersizliği/eksikliği nedeniyle. )

- ANLAMA(MA)K ile/ve İDRAK ETME(ME)K

( Haller sonsuz sayıdadır. Birini idrak edince hepsini idrak etmiş olursunuz. )

- ANLAMAMAK ile İLGİLENMEMEK

- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< İŞİNE GELMEMEK


- ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K

- ANLA(MA)MAK ile KAFANIN BASMA(MA)SI

- ANLAMAMAK ile/ve/değil (KONUYU) "KABUL EDEMEMEK"/KONUYA (VE AYRINTILARINA) "DİRENMEK"

- ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN / ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN değil SANIRIM ANLATAMAMIŞIM / ANLATAMAMIŞIMDIR BELKİ/SANIRIM

- ANLAMAYAN" VAR MI? / "KİM/LER ANLAMADI"? ile/değil/yerine/||/>< ANLAYAN VAR MI? / ANLAYAN KİM/LER?

- ANLAMAYA/ÖĞRENMEYE:
AÇIK
ile/ve/||/<>/> ÂŞIK

- ANLAMAYI:
"UZATMAK"
değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE

- ... ANLAMDA ile/ve/değil/||/<>/< ... ALANDA

- ANLAMIN:
KAYMASI
ile İÇİNİN BOŞALMASI

( İkisi de, kavramın dizgesinden/bağlamından çıkmasıyla oluşmaya başlar. )

- ANLAMINA GELİYOR ile/yerine ANLAMINA DA GELİYOR


- ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/>/< AKLIMDA(/ZİHNİMDE) TUTAMIYORUM

- ANLAM/KAVRAM ve/||/<> NİTELİK ve/||/<> İLİŞKİ ve/||/<> KİPLİK

- ANLAMLANDIRMA ile/ve DENEYİM

- ANLAMLANDIRMAK ile/değil ANLAMLI KILMAK

- ANLAMLI BAKMAK ile ALICI GÖZÜYLE BAKMAK

- SIGNIFICANT FIGURE[İng.] / BEDEUTSAME ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLAMLI RAKAM

- ANLAMLI YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM

( Geçmiş ve/ya da gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE
ÂN üzerine kurulan. )

- ÇAĞRIŞIM/LI ile/değil/yerine/></< ANLAMAK | ANLAM/LI

- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]

- Anlamlı KONUŞ!!!


- ANLAMSIZLIK DUYGUSU" değil ANLAMSIZLIK

- ANLAMSIZ/LIK ile/ve "UZAK/LIK"

( Ederler dâvâsını, bilmezler mânâsını. )

- ANLASAN ile ANLARSAN

- ANLAŞILMA "BEKLENTİSİ" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

- ANLAŞILMAMAK ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEMEK

- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS

- ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA

( Anlama durumunun, kişilerin birbirinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )

- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE

- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME

- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ


- ANLAŞMAZLIK ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ

- ANLATILABİLMEK ile ANLATI ile ANLATIM ile ANLATIŞ ile ANLATIMCI/LIK ile ANLATIMLI ile ANLATISAL/LIK ile ANLATIMSAL/LIK ile ANLATIM TONU ile ANLATIM BİLİMİ ile ANLATIM BİLİMSEL

- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA
ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )

- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A
ile HZ. MUSA'YA

( Yol-Yordam-Yöntem. İLE ... )
( Yakarışlarla. İLE Yasalarla. )

- ANLATIM ile/ve/<> AKTARIM

- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA
değil DAHA SONRA

- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK"
ile/değil İKİLEME DÜŞMEK

- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA
değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA

- ANLATMAK ile/ve/<> ANLAMAK

- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )

- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE

- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK

- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK

- ANLAYAN ile/ve UYGULAYAN ile/ve ÖNEMSEMEK

- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM

- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ

- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ

- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK

( Herkese ve her şeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve her şeye göster! )

- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM


- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/||/<>/> YORUM

- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK

- ANLAYIŞLI (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)

- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR

- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK

- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA

- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK

- Anlayış için SUS!!!

- INSTANTANEOUS ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE INSTANTANÉE[Fr.] / BLITZSCHNELLER AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK AKUSTİK BASINÇ


- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS

- PROMPT NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPT-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRON KESRİ

- INSTANTANEOUS NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRONLAR

- INSTANTANEOUS REACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL RÉACTIF INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICHE REAKTIVGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK TEPKİLİ AYGIT

- ANLIK/ZİHİN > US/AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK (BİLİNCİ)

- ANLIK(TA)/ZEKÂ(DA):
ALDANMAMAK
ile/ve/||/<>/> ALDATABİLMEK

- ANLI/M/IZ değil ALNI/M/IZ

- ANMAK ile ANMALIK ile ANMA TÖRENİ ile ANMA GERİLİM

- ANN/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞI

- TRAVMALAR:
ANNE KARNINDA
ile/ve/||/<> BEBEKLİKTE ile/ve/||/<> ÇOCUKLUKTA ile/ve/||/<> GENÇLİKTE ile/ve/||/<> YETİŞKİNLİKTE


- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB

( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )

- ANNE ve/||/<> YAVRUSU

( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )

- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN
ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE

( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN

( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )
( Kanın ve kaygının ötesine geçmeyen, insan değildir. )

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN

- ANNELERİN/BABALARIN EN BÜYÜK KORKUSU ile/ve/<> ENGELLİ ANNELERİNİN/BABALARININ EN BÜYÜK KORKUSU

( Çocuklarının ölmesi. İLE/VE/<> Çocuklarından önce ölmek. )

- ANNELİK:
"DOĞURMAK" (İLE)
ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK/HİZMET (İLE)

- ANNELİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK GEREKSİNİMİ

- ANNELİK/TEN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/TEN


- ANNENİ:
İNCİTME!
ve/||/<> AZARLAMA!

- ANNENİN:
GÜNDÜZ SÜTÜ
ile/ve GECE SÜTÜ

- ANNUİTE[Fr.] değil/yerine/= SÜREKLİ GELİR | BİR BORCUN DÖRT YIL İÇİNDE FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİ GEREKEN TUTARI

- ANOKSİ[Yun.] ile HİPOKSİ[Yun.]

( Kanda/dokuda oksijen(O2) yokluğu. İLE Oksijenin(O2) dokuda azalması, yeterince bulunmaması. )

- ANOKSİ değil/yerine/= OKSİJENSİZLİK

- ANOMAL[Fr.] ile ANORMAL[Fr./İng.]

( Düzensiz, yolsuz. İLE Yerleşmiş düzene, alışkanlık ve kurallara aykırı/lık. )

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= AYKIRILIK/BOZUKLUK/SAPAKLIK

( Belirli bir ölçüye, belirli kurala uymama durumu. | Sayrılık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu. )

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= SAPAKLIK

- ANOMALİ/ANOMALY[İng.] değil/yerine/= SAPAKLIK

- ANOMALİ ile/||/<> ANORMAL/LİK

( Sapaklık. İLE Olağandışı/lık, doğal olmayan. )

- ANONA[İsp.] değil/yerine/= EKVATORDA YETİŞEN BİR MEYVE AĞACI

- ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= SESLİ DUYURU

- ANONSÖR[Fr. < ANNONCEUR] değil/yerine/= SUNUCU

- ANOPSİ/ANOPSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRMEZLİK

- ANOPSİ[Fr.] değil/yerine/= YUKARI ŞAŞILIK

( Göz küresinin yukarı kayması biçiminde beliren şaşılık. )

- ANOREKSİ[İng. ANOREXIA] ile/||/<> ANORMAL PSİKOLOJİ[İng. ABNORMAL PSYCHOLOGY]

( Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, kilo alma korkusu ve vücut ağırlığının çarpık bir algısı ile karakterize edilmiş bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Anoreksi hastası insanlar, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol edebilmek için ekstrem yollara başvurular. @@ Toplum tarafından genel kabul görmüş normlardan büyük ölçüde farklılaşan, kabul edilemeyecek türden davranışları tanımlayan, araştıran ve anlamaya çalışan psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANOREKSİYA NERVOZA ile/||/<> BULİMİYA NERVOZA

( Kilo alma korkusu ile aşırı kilo kaybı ve yeme sınırlaması ile ilişkili bir yeme bozukluğu. İLE/||/<> Aşırı yeme atakları ve ardından kilo almayı önlemek için kusma ya da laksatif kullanımı ile ilişkili bir yeme bozukluğu. )

- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA

- ANORKİDİ[Fr.] değil/yerine/= BİR CANLIDA ERBEZLERİNİN BULUNMAMASI

- ANOMALOUS VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ANORMALE[Fr.] / ANORMALE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL AĞDALILIK


- ANOMALOUS DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANORMALE[Fr.] / ANORMALE DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL DAĞILIM

- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA

- ANORMAL ile ANOMALİ

- ANORMAL ile ANORMALLİK ile ANORMALLİK

- ANORMAL[İng.]/A(B)NORMALİTE ile İLGİNÇ | AÇIK/ŞEFFAF/DÜRÜST | DÜZGÜSÜZ | OLAĞANDIŞILIK | BOZUKLUK

- ANORMALLEŞMEK ile ANORMALLEŞTİRMEK ile ANORMAL/LİK

- ANOSOGNOZİ ile/ve/<> YARISAL BOŞLAMA(İHMAL)

( Anosognozi, daha çok felçli bireylerde görülen, gövdesinin kötürüm bölümünün, kötürüm olduğunun farkında olmamaya ya da buna inanmamaya neden olan bir sinir sayrılığıdır(hastalığıdır). [Anosognozik bir kötürüm sayrının(hastanın), elinin önüne bir kalem koyup bunu kaldırmasını isterseniz, "yorgunum" ya da "kalem gereksinimim yok" gibi yanıtlar alırsınız. Eli felçli olduğundan dolayı, alamayacağının farkında bile değildir. Bazı ileri örnekler de, körken, hâlâ görebildiğini sanabilir. Beynin sağ tarafındaki bir bozulma, bu sayrılığa yol açıyor.] İLE/VE/<> Bu beyin bozulumu sayrılığını yaşayanlar, kendilerinin ve çevrelerinin sadece yarısını algılayabiliyor. [ Sayrı, erkekse, yüzünün sadece bir yarısını traş eder. Öteki yarısının farkında bile değildir. Bir tabak yemek verseniz, sadece yarısını yiyip, yemeğin çok az olduğundan yakınırlar. Çevrelerinin ve gövdelerinin sadece yüzde ellisini algılarlar. ] )

- CEREYÂN-İ KUTB-İ MÜSBƏT[Osm.] / ANODE CURRENT[İng.] / COURANT ANODIQUE[Fr.] / ANODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AKIMI

- ANODE REGION[İng.] / DOMAINE ANODIQUE[Fr.] / ANODENGEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT BÖLGESİ

- ANODE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ANODIQUE[Fr.] / INNENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DİRENCİ


- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI

- ANODE VOLTAGE[İng.] / TENSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT GERİLİMİ

- ANODE GLOW SPACE[İng.] / DOMAINE LUMINEUX ANODIQUE[Fr.] / ANODENGLIMMLICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞIKLI BÖLGESİ

- ANODE DARK SPACE[İng.] / DOMAINE SOMBRE ANODIQUE[Fr.] / ANODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KARANLIK BÖLGESİ

- ANODE CRITICAL VOLTAGE[İng.] / ANODENKRITISCHE SPANNUNG, KRITISCHE ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KRİTİK GERİLİMİ

- ANOT ile ANOT BAŞLIĞI ile ANOT KABLOSU

- KUTB-İ MÜSBET[Osm.] / ANODE[İng.] / ANODE/ANTIGEL[Fr.] / ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT

- ANOTHER vs. DIFFERENT

- ANOTHER :/yerine BAŞKA

- ANOZMİ/ANOSMIA[İng.] değil/yerine/= KOKU ALAMAMA


- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= TOPLULUK

- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= ESKİ SOVYETLER'DE VE TÜRK CUMHURİYETLERİNDE, MÜZİK VE OYUN TOPLULUKLARI | TOPLULUK, BÜTÜNLÜK

( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )

- ANŞANTE/ANJANTE[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜLENMİŞ, HAYRAN

- ANŞEF[Fr.] değil/yerine/= BAŞ, BİRİNCİ

- ANSEFAL[Fr.] >< ANANSEFAL[Fr.]

( Beyin ve yardımcı örgenleri, tüm beyin. >< Beyinden yoksun, ucube. )

- ANŞÖVİYMAN[Fr.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİNE BİR BAŞKA KEMİK SOKULARAK YAPILAN BİR TÜR KIRIK KEMİK AMELİYATI

- ANT ile ANT KARDEŞİ

- ANTA[Yun.] değil/yerine/= BİR DUVARIN BAŞINI YA DA İKİ DUVARIN KÖŞESİNİ OLUŞTURAN GÖMME AYAK

- ANTALYA ile ANTALYALI/LIK

- ANTANT[Fr. < ENTENTE]["ANTAT" değil!] (KALMAK) değil/yerine/= ANTLAŞMAK

( Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat. )

- ANTARKTİKA ile/ve ATACAMA ÇÖLÜ

( Bazı bölgelerine 2 milyon yıldır yağmur yağmamıştır. İLE/VE Bazı bölgelerine 400 yıldır yağmur yağmamıştır. )
( Dünyadaki en kurak yer. İLE/VE Dünyadaki ikinci kurak yer. Şili'dedir. [Sahra'dan 250 kat daha kurak.] )
( Dünyanın en rüzgârlı ve en hızlı estiği yeridir. İLE/VE ... )
( Dünyadaki suyun %70'i buz biçiminde burada bulunmaktadır. İLE/VE ... )

- ANTASİT değil/yerine/= ASİT GİDERİCİ

- ANTEGRAT/ANTEGRADE[İng.] değil/yerine/= İLERİYE DOĞRU

- ANTENNA AMPLIFIER[İng.] / ANTENNENVERSTÄRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN YÜKSELTECİ

- ANTEN ile ANTENLİ ile ANTENLİ BALIK ile ANTEN YÜKSELTECİ

- ANTENNA[İng.] / ANTENNE[Fr.] / ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN

- FRÉQUENCE PROPRE D'ANTENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTENİN DOĞAL FREKANSI

- ANTENNAE[İng.] değil/yerine/= DUYARGA

( Dokunma, koku alma ve bazı durumlarda işitme gibi önemli duyusal işlevlere sahip, eklembacaklılarda algılama için kullanılan çift uzantılardır. Duyargalar, böceklerin dış iskeletinin bir parçası olan kitin maddesinden oluşur ve farklı türlerde değişik şekil ve boyutlarda olabilirler. Örneğin, kelebeklerin ince ve tüylü antenleri varken, karıncaların düz ve düğüm biçiminde antenleri bulunur. Tipik olarak duyu organları olsalar da neyi ve nasıl algıladıkları tüm canlılarda aynı değildir. Anten ya da lamise olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANTEP İŞİ ile ANTEP FISTIĞI ile ANTEP FISTIĞIGİLLER

- ANTEP/ŞAM FISTIĞI ile SİİRT FISTIĞI ile ÇAM FISTIĞI


- ANTEPLİOĞLU, KUBİLAY (SORGUN, 1992)

( Profesyonel futbolcu. Kaleci olarak transfer edildi. Ve üç sezon (2017/2018; 2018 - 2019 ve 2019/2020) Sarıyer'de tescilli kaldı. Son sezonunun ortasında ara transferde serbest bırakıldı. Üç dönemde Sarıyer takımında 22 lig, 1 kupa olmak üzere 23 remi ve ayrıca 4 özel maçla birlikte toplam olarak 27 maçta oynadı ve 25'si kupa, 1' i de Kupa maçında olmak üzere 26 gol yedi.Sarıyer'den başka Yozgat A.Ş.1461 Trabzonspor, Fethiyespor kulüplerinde oynadı. )

- BAŞÇIK/ANTER[Fr.] = HAŞEFE[Ar.] = ANTHÈRE[Fr.]

( Çiçeklerin tohum taşıyan torbası. )

- ANTERİOR ile/||/<> ANTERO-İNFERİOR ile/||/<> ANTERO-İNTERİOR ile/||/<> ANTERO-LATERAL ile/||/<> ANTERO-MEDİAN ile/||/<> ANTERO-POSTERİOR ile/||/<> ANTERO-SUPERİOR

( Ön. İLE/||/<> Ön-alt. İLE/||/<> Ön-iç. İLE/||/<> Ön-yan. İLE/||/<> Ön-orta. İLE/||/<> Ön-arka. İLE/||/<> Ön-üst. )

- ANTESEDAN/ANTECEDENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK/HASTALIK GEÇMİŞİ

- ANTET ile ANTETLİ ile ANTETSİZ

- ANTET/Lİ[Fr. ENTETE] değil/yerine/= BAŞLIK/LI

( Ticari şirketlerde, resmi dairelerde kullanılan başlıklı kağıt ya da zarf. )

- ANTHRAC-/ANTHRACO- ile/||/<> MELAN-/MELANE-/MELANO- ile/||/<> -NİGRİN-

( Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. İLE/||/<> Kara/siyah. İLE/||/<> Kara/siyah. )

- ANTHROP- ile/||/<> ANDR-/ANDRO- ile/||/<> ARRHENO-

( İnsanla ilgili. İLE/||/<> Erkek, erkek cinsi ile ilgili, erkekleştirici, erkeklikle ilgili. İLE/||/<> Erkek. )

- ANTİ ile AMERİKAN KARŞITI ile İSRAİL KARŞITI ile YAHUDİ KARŞITI ile UYUŞTURUCU KARŞITI ile ANTİ-FAŞİST ile ANTİSEPTİK ile ANTİSOSYAL ile ANTİSTATİK

- ANTIALERJİK[Fr.] değil/yerine/= ALERJİ SAĞALTIMINDA KULLANILAN İLAÇLAR


- ANTİASİT[Fr. < ANTIACIDE] değil/yerine/= ALKALİK

- ANTİASTMATİK[Fr.] ile/||/<> ANTİGRİPAL[Fr.] ile/||/<> ANTİKANSERÖZ[Fr.] ile/||/<> ANTİDİFTERİK[Fr.] ile/||/<> ANTİDİYABETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİSPAZMOTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİRAŞİTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİROMATİZMAL[Fr.] ile/||/<> ANTİTİROİT[Fr.]

( Astım tedavisinde kullanılan ilaç, yöntem. İLE/||/<> Gribi önleyici ilaç, nesne vb. İLE/||/<> Kansere karşı olan. İLE/||/<> Kuş palazı hastalığına karşıt olan ilaç. İLE/||/<> Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar. İLE/||/<> Spazm giderici ilaçlar. İLE/||/<> Raşitizmi önleyen ya da iyileştiren. İLE/||/<> Romatizmal ağrıları giderici ilaçlar. İLE/||/<> Tiroit hormonlarının çevresel organlar üzerindeki etkisini azaltan nesne. )

- ANTİBAKTERİYEL[Fr. < ANTIBACTÉRIEL] değil/yerine/= BAKTERİ ÜREMESİNİ ENGELLEYEN

- ANTİBİYOGRAM[Fr.] ile/||/<> ANTİBİYOTİK[Yun.]

( Antibiyotiklerden hangisinin etkili olacağını belirleyen dirimsel yöntem. İLE/||/<> Özellikle küf mantarlarından ve bitkilerden elde edilen, çoğu mikroba karşı gelen nesnelerin adı. )

- ANTİDEMOKRATİK[Yun.] ile ANTİEMPERYALİST[Fr.] ile ANTİFAŞİZM/ANTİFAŞİST[Fr.] ile ANTİKAPİTALİZM[Fr.] ile ANTİKLERİKAL[Fr.] ile ANTİMİLİTARİST/ANTİMİLİTARİZM[Fr.] ile ANTİOTORİTER[Fr.] ile ANTİPARLEMENTER[Fr.] ile ANTİTEİZM[Fr.]

( Demokrat olmayan. İLE Emperyalizme karşı olan. İLE Faşizme karşı tutum/kişi. İLE Kapitalizme, kapitalist rejime karşı tutum. İLE Fransa'da kilise kurulu düşüncelerine karşı olan. İLE Militarizme karşıt. / Askeri düşünceye ve askeri kurumlara karşı olma durumu. İLE Yetke tanımaz. İLE Parlementoya karşıt olan. İLE Tanrısal doğa ile insan doğasını birbirine karşıt olarak gören öğreti. )

- ANTİDİYABETİK değil/yerine/= ŞEKER DÜŞÜRÜR

- ANTİDOT[Fr. < ANTIDOTE] değil/yerine/= PANZEHİR

- ANTİDOT[Fr.] ile/||/<> ANTİENFEKSİYÖ[Fr.] ile/||/<> ANTİENFLAMATUVAR[Fr.] ile/||/<> ANTİPARAZİT[Fr.]

( Panzehir. İLE/||/<> Mikroptan kaynaklanan hastalıklara karşı ilaç. İLE/||/<> Yangıyı yok eden ilaçlar. İLE/||/<> Parazit giderici. )

- ANTİDOT değil/yerine/= ZIT İLAÇ | AĞU TUTAN

- ANTİENŞAMATUVAR değil/yerine/= YANGI GİDERİR


- ANTİHİJYENİK[Fr.] ile/||/<> ANTİJEN[Fr.] ile/||/<> ANTİKOR[Yun.] ile/||/<> ANTİTOKSİN[Fr.] ile/||/<> ANTİVİTAMİN[Fr.]

( Sağlık koşullarına aykırı nesneler. İLE/||/<> Bir organizmaya girdiği zaman, antikor üretiminden sorumlu gözeleri uyarabilen nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından tanınan ve tepki verilen yabancı molekül. [Gövdeye yabancı nesne olup bağışıklıktaki yanıtı tetikler.] İLE/||/<> Sayrılık etkenlerini zararsız kılmak için gövdenin çıkardığı nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından antijenlere karşı üretilen proteinler.[Antijenlere karşı gövde tarafından üretilen savunma proteinleri.] İLE/||/<> Toksinleri yok etmek için vücudun çıkardığı nesne. İLE/||/<> Vitaminin etkilerine karşı koyan nesne. )

- ANTİHİPERTANSİF değil/yerine/= TANSİYON DÜŞÜRÜR

- ANTİHİSTAMİNİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRİN[Fr.] ile/||/<> ANTİTERMİK[Fr.]

( Organizmada histaminin toksik etkilerini önleyen ilaçlar. İLE/||/<> Ateşli durumlarda, vücut sıcaklığını düşüren ilaç. İLE/||/<> Tıpta, ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE/||/<> Ateş düşürücü ilaçlar. )

- ANTİJEN[İng. ANTIGEN] ile/||/<> ADJUVANT ile/||/<> AGAR JELİ İMMUNODİFÜZYON TESTİ[İng. AGAR GEL IMMUNODIFFUSION TEST] ile/||/<> ALOTANIMA[İng. ALLORECOGNITION] ile/||/<> ÇÖKELME (AGLÜTİNASYON)[İng. AGGLUTINATION]

( Tek başına ya da kompleks bir molekül oluşturduktan sonra bağışıklık tepkisini yaratma yeteneğine sahip olan ve bağışıklık sisteminin bir ürünü ile bağlanabilen vücuda yabancı bir madde. @@ Spesifik ve antijenik olmayan, bağışıklık uyarıcı maddelerdir. Özellikle, inaktif aşıların antijenlik değerini arttırmak için birlikte kullanılır. "Artırıcı" ve "destekleyici" kelime anlamları vardır. @@ Antikor ve antijenlerin saptanmasında kullanılan bir testtir. Bir antijen-antikor reaksiyonudur ve yarı katı agar üzerine uygulanır. @@ Bir allojenik bireyin antijen sunan gözeler üzerindeki MHC moleküllerinin T gözeleri tarafından tanınması. In vivo ortamda allograf reddine ve karışık lenfosit reaksiyonuna (mixed lymphocyte reaction, MLR) neden olur. @@ Bu test, bir antijen-antikor reaksiyonudur. Bakterileri, alyuvarların ya da antijenle kaplanmış partiküllerin spesifik antikorlar (aglutinin) tarafından bir araya getirilmesi ve kümelenmesi. Test hem antikor ve hem de antijenlerin saptanmasında kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANTİJEN SAPMASI ile ANTİJEN KAYMASI

( Virüs, insan gövdesindeyken de gerçekleşen, daha küçük değişiklikler anlamına gelir. İLE Daha köklü değişiklikler anlamına gelir. )
( İnsanın etkisi olsa da aşılı ya da aşısız olmak, değişikliklerin gerçekleşmesini etkilemiyor. İLE Ciddi salgınlara neden olabiliyor. )
( ANTİJEN[Fr.]: Bir organizmaya girdiği zaman, antikor üretiminden sorumlu gözeleri uyarabilen nesne. )

- ANTİJEN ile/||/<> ANTİKOR

( Antijen yabancı madde İLE antikor savunma proteinidir )
( Formül: Virüs proteini İLE IgG )

- ANTİJENİK BÖLGE[İng. ANTIGENIC SITE] ile/||/<> ANTİMADDE[İng. ANTIMATTER] ile/||/<> ANTİPARAZİTER[İng. ANTIPARASITIC] ile/||/<> ANTİSEPTİK[İng. ANTISEPTIC] ile/||/<> ANTİSOSYAL KİŞİLİK[İng. ANTISOCIAL PERSONALITY]

( Proteinlerin savunma sistemimiz tarafından algılanıp bir tepkiye neden olan bölgeleridir. @@ Maddenin atomaltı parçacıklarına göre zıt özellik taşıyan parçacıklardan oluşan madde. Antimadde, Büyük Patlama'dan sonra oluşmuştur ve evrende çok az bulunur. Evrendeki tüm parçacıkların bir antiparçacığı vardır. @@ Parazitlerin üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Genellikle belirli bir sınıftaki sınırlı sayıda parazite karşı etkilidirler. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da ölümlerine yol açan kimyasal maddeler. Antiseptikler insanlarda genellikle toksik etkiye sahip değildirler. @@ Toplumun kural ve kanunlarına uyamayan, kendini kontrol edemeyen, çekinme ve kontrol özellikleri olmayan davranışlara sahip kişilik türüdür. "Psikopatik kişilik" ya da "psikopat" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANTİK ile ANTİK. ile ESKİLİK ile ANTİK ÇAĞ ile ESKİLER

- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA

- ANTİKİKLON/ANTİSİKLON[Fr.] ile ANTİPARALEL[Fr.]

( Döngü dışı. | Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi. İLE Paralel olmayan. )

- CIRCUIT ANTICONDENSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTİKOİNSİDANS DEVRE

- ANTIOXINE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTİKON

- ANTIBODY[İng.] / IMMUNKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİKOR

- ANTİKOR[Yun.] değil/yerine/= KARŞIKOR

- ANTILOGOUS POLE[İng.] / PÔLE ANTILOGUE[Fr.] / ANTILOGOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİLOG KUTUP

- ANTİLOP ile ANTİLOPLAR

- ANTİLOP ile BEYAZ ANTİLOP(ADDAKS/ADDAX)

( ... İLE Sahara Çölü'nde yaşarlar. )

- ANTİLOP ile ÇÖL ANTİLOBU(GEMSBOK) / ÇENGEL BOYNUZLU KEÇİ[Afrikaner dilinde]

- ANTİLOP ile/ve İMPALA

( ... İLE/VE Bir tür antilop. )

- ANTİLOP ile KARAANTİLOP


- ANTİLOP ile KARACA

( ... İLE Boynuzları küçük ve çatallıdır. )

- ANTİLOP ile KAYAANTİLOPU

- ANTİLOP ile KOA

( ... İLE Hilâl boynuzlu bir Afrika antilobu. )

- ANTİLOP ile KOBUS

- ANTİLOP ile MAVİ/BEYAZ SAKALLI ANTİLOP

- ANTİLOP ile (ÖKÜZ BAŞLI) AFRİKA ANTİLOPU/GNU

( ... İLE/VE Güney Afrika'da yaşarlar. )

- ANTİLOP ile SAMURANTİLOPU

- ANTİLOP ile SAYGA ANTİLOBU/CEYLANI

(
)

- ANTİLOP ile SİTATUNGA

- ANTİLOP ile TESEBE

( ... İLE İri bir antilop. )

- ANTİLOP ile WALLER ANTİLOPU/GERENUK

- ANTİMON[İng./Fr. < ANTIMOINE]

( Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede ya da çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir öğe. [simgesi: Sb] | Arseniğe çok benzeyen, katı bir nesne. )

- ANTIMON[İng.] / ANTIMON[Fr.] / ANTIMON[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİMON

- ANTİMON ile ANTİMONLU

- ANTİNOMİ[Fr. < ANTINOMIE] değil/yerine/= ÇATIŞKI

- ANTİNOMİ değil/yerine/= ÇATIŞKI

- ANTİPARAZİT[Ar.] değil/yerine/= ASALAKSAVAR

- ANTİPIRETİK[Fr.] ile ANTİPIRİN[Fr.] ile ANTİTERMİK[Fr.]

( Ateşli durumlarda, gövde sıcaklığını düşüren ilaç. İLE Ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE Ateş düşürücü ilaçlar. )

- ANTİPİRETİK değil/yerine/= ATEŞ DÜŞÜRÜR

- CHLORAL ANTIPYRINE[İng.] ile/değil/yerine/= ANTİPİRİNKLORALHİDRAT


- ANTİPOT[Fr.] ile ANTİPOT[Fr.]

( Coğrafyada taban karşıtı. İLE Bitkilerde, kapalı tohumluların yumurta gözesi karşısında bulunan üç gözeden biri. )

- ANTİPOT[Fr.] ile TABAN KARŞITI

( Taban karşıtı.[coğr.] | Kapalı tohumluların yumurta gözesi karşısında bulunan üç gözeden biri. )

- ANTİPROLİFERATİF değil/yerine/= ÇOĞALIM ÖNLER

- ANTİŞAMBR[Fr.] değil/yerine/= BEKLEME ODASI

- ANTİSEMİTİK[Fr. < ANTISÉMITIQUE] değil/yerine/= YAHUDİ KARŞITI OLAN

- ANTİSEMİTİST[Fr. < ANTISEMITISTE] değil/yerine/= ANTİSEMİTİZM YANLISI

- antisep.[Lat. < ANTISEPTICUS] değil/yerine/= ANTİSEPTİK

- ANTİSERUM[Fr. < ANTISÉRUM] değil/yerine/= BAĞIŞIK SERUM

- ANTISPAZMOTİK[Fr.] değil/yerine/= KASILMA GİDERICİ (İLAÇ)

- ANTİTEZ[Fr. < ANTITHÈSE] değil/yerine/= KARŞI SAV


- ANTİTEZ ile ANTİTETİK ile ZIT

- ANTİTONAL[Fr. < ANTITONAL] değil/yerine/= TONA UYGUN OLMAYAN

- ANTİVİRAL[Fr. < ANTIVIRAL] değil/yerine/= VİRÜSÜN ÇOĞALMASINI ENGELLEYEN

- ANTLAŞMA ile/ve UZLAŞMA

- ANTOFİL[Fr.] değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER

- ANTOFİL[Fr.] değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER

- ANTOINE LAVOISIER ve/||/<>/> DIMITRIY MENDELEYEV

( 26 Ağustos 1743 - 08 Mayıs 1794 ve/||/<>/> 08 Şubat 1834 - 02 Şubat 1907 )

- ANTONİM[Fr.] değil/yerine/= KARŞIT ANLAMLI

- ANTRAKOZ[Fr.] değil/yerine/= AKCİĞERLERİN VE BRONŞLARIN KÖMÜR TANECİKLERİYLE DOLMASI

- ANTRAKOZ[Fr.] ile/>< ANTRASİT[Fr.]

( Akciğerlerin, bronşların kömür tanecikleriyle dolması. İLE Bir çeşit taş kömürü. | Birkaç rengin karışımından oluşan renk. )

- ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA

- FASILA[Ar.]/ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA

- ANTHRACENE[İng.] / ANTIBIOTIQUE À LARGE SPECTRE D'ACTION[Fr.] / ANTHRAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTRASEN

- ÇALIŞTIRICI/ANTRENÖR SPORCU

- ANTREPO ile ANTREPOCU/LUK

- ANTREPO ile GİRİŞİMCİ

- ANTRIT[Fr.] değil/yerine/= MİDE YANGISI

- ANTROMORFİK" değil/yerine/= ANTROPOMORFİK

- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]

( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )