( Sürekli bir mıknatısın manyetik alanıyla indüklenen elektrik üreteci. İLE/VE/<> Manyetik momentleri ve manyetik alanların momentlerini ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan aygıt. )
( Tıpta, iç sürdürücü olarak kullanılan, beyaz renkli, suda az eriyen, hiçbir tadı olmayan, magnezyum oksidinin başka bir adı. = Kolaylaştıran. | İshal veren, bağırsakları temizleyen, dışkıyı kolaylıkla dışarı çıkarttıran ilâç. )
( ağaç işleriyle uğraşan usta Eski kaynaklarda marangon biçimi de geçer İtal Venedik marangón ships carpenter Türkçe marangoz biçiminin Rumcadan μαραγκός alındığı anlaşılıyor Tzitzilis Tietze Arm 201 Arapça Suriye marangôz biçimi Türkçeden alınmıştır )
( Romalı hatip Cicero'nun azatlı kölesi olan Marcus Tullius Tiro, efendisinin gerek senatodaki söylevlerini ve gerekse hazırladığı konuşmaları steno ile yazmıştı. İLE/VE/||/<>/> Seneca, Tiro'nun kısaltmalarını geliştirmiş ve bunların sayısı 8.000'e kadar çıkmıştır. İLE/VE/||/<>/> Günümüzde kullanılan stenografi tekniğinin temeli ise XVII. yüzyıla dayanmaktadır. [XVII. yüzyılda yeniden gündeme gelmesinin nedeni ise parlamentonun siyasi yaşama girişidir. Artan meclis oturumları ve alınması gereken önemli notlar arttıkça yazı dili yeniden kullanıma girmiştir. Wilis, bu yazı diline geometrik biçimleri katmasının yanı sıra stenografi terimini de ilk kez kullanmıştır. İLE/VE/||/<>/> Yazdığı makale ile 1792 yılında bu yazı dilini dünyaya tanıtmayı başarmıştır. )
( Nicolas Steno[11 Ocak 1638 - 25 Kasım 1686] ile bir ilgisi yoktur. )
( (Derleme., nesne, -ili tümleç, -ili nesne) Geçişli eylemi tümleyen ve belirtme durumunda bulunan tümleç: Bu meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb. @@ bk. belirli nesne )
( i veya yi takısını alarak benzerleri arasında belirtilmiş olan nesne Kitabı aldım kapıyı kapadım gibi Cümlede fiili geçişli olan yüklemin belli bir kişiyi veya nesneyi etkilediğini gösteren ve yükleme durumu eki almış olan nesne Odayı temizlemek kitabı okumak terziyi aramak işi bitirmek Biz toprağı tarla diye kullanırız Okudukları ona çocukluğunun tatlı günlerini hatırlatıyordu Bu hâlis incileri birtakım incik boncukla değiştirmek en azından incideki kıymeti anlamamaktır N S Banarlı Türkçenin Sırları s 5 Gidenler arkalarından ne kadar ağladığımızı haykırdığımızı kalbimizde açtıkları derin boşluğu bilmiyorlar mı Y K Karaosmanoğlu Erenlerin Bağından s 40 Bahçeye döndüğü zaman Tevfik Beyi olduğu yerde buldu A H Tanpınar Huzur 196 Nuran Emin Bey in bulunduğu geceden sonra evi görmemişti göst es 295 vb nesne )
( 1 Mal ve hizmetlerin iktisadi karar birimleri arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın değişiminin yapıldığı piyasa 2 Neyin ne kadar nasıl ve kimler için üretileceğine tamamen fayda ve kâr ençoklaştırması amaçlayan davranışlar doğrultusunda oluştuğu iktisadi sistem güdümlü ekonomi serbest piyasa ekonomisi karma ekonomi )
( Organik reaksiyonlarda ürün dağılımını belirleyen kurallar. )
( Formül: Major ürün = daha kararlı )
( Vladimir Markovnikov tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
( Vladimir Markovnikov tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
( Aylık siyasi gazete olarak 1997'de yayın hayatına başladı. Devam etmedi ve bir yıl sonra kapandı. İkinci kez Sentez ismi ile 2002'de Yaşar İliksiz tarafından yeniden yayınlanmaya başlandı. Üç yıl muntazam yayınlandıktan sonra yayın hayatından çekildi. )
( Bu bina Büyükdere hava alanının içinde bulunan idare binasıdır. 1924'te İtalyanlar tarafından yapıldı veya yaptırıldı. Binanın tarihi özellikleri korunarak Marmara ve Boğazlar Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı binası olarak kullanılmaktadır. Bu büyük çayırlık alan üzerinde Türkiye'nin ilk hava taşımacılığı yapılan uçak alanı, Büyükdere Fidanlığı, Fidanlık Lojmanları yapıldı. Zamanla daha da gelişti çok sayıda gazino ve çay bahçesi kuruldu. I. Haçlı Ordusuna kumanda eden Godefroy Bouillon ordusunu bu alanda toplayarak ordugah kurmuştur (1096). Tarihe Kabakçı olayı olarak geçen Kabakçı isyanı, yeniçerilerin çayırda toplanarak başladı (1807) ve III. Selim'in düşürülmesiyle sona erdi. Bu alan Osmanlılar döneminde bayram alanı olarak da kullanıldı. Büyük Sarıyer yangını sırasında (05 Ekim 1923 Cuma günü), çayırda tulumbacılar (itfaiye) yarışları yapılması nedeni ile Sarıyer'in büyük bir kısmı yanıp kül oldu. )
( Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç. | Üzüm şırasının tortularını çöktürmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak. )
( MARNLAMAK: Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek. )
( Dünyanın en büyük tuzlu su lagünü Marovo, Solomon Adaları'nın New Georgia adasında bulunmaktadır. İLE Dünyanın en yüksek seviyedeki gölü, Solomon Adaları'nın East Rennell Adası'nda bulunmaktadır. )
( Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünden uzun boyunlu parmakları perdeli ya da perdesiz uzun bacaklı türleri olan bir takım su tavuğugiller Rallidae turnagiller Gruidae toygiller Otididae familyaları iyi bilinir )
( Karl Marx ve Friedrich Engelsin geliştirdiği bilimsel toplumculuk doğrultusundaki felsefe toplum ve ekonomi öğretisi Marksçılar felsefelerini eytişimsel özdekçilik olarak adlandırırlar Marksçılığın dayandığı temel insanlığın tarihsel ve toplumsal gelişmesinin ekonomik güçler ve ilişkilerle belirlenmiş olduğu ve düşünce ile ilgili tinsel güçlerin de bunların bir yansıması olduğu görüşüdür Ekonomik ilişkiler ve bununla ilgili tinsel biçimler ile kültür altyapı ve üstyapı olarak bağlantı içindedirler birbirleriyle nedensel bir bağlılık içinde bulunurlar Marksçılığın felsefe bakımından temel ilkesi şudur İnsanın bilinci varlığını değil tam tersine toplumsal varlığı bilincini belirler Düşünce ve bilinç insan beyninin ürünleridir insanın kendisi de bir doğa ürünüdür çevresi içinde ve çevresi ile birlikte gelişir insan toplumu da kültürü ile birlikte bir doğa parçasıdır insan tarihi de nedenetki bağlantısı içinde ve eytişimsel bir biçimde gelişir Evren olmuş bitmiş bir şey değil ilerleyen bir süreçtir eytişim de Marxa göre gerek dışdünyadaki gerek insan düşüncesindeki genel devinim yasası bu devinim özdeğin varoluş biçimidir üzerindeki bilimdir Hegel in karşıtlıklar içinde ilerleyen eytişimsel değişmesi Marxda sınıfların savaşına çevrilmiştir Sınıfların savaşı öğretisi de Darwinin öğretisinde kendisine dayanak bulur Doğadaki yaşama savaşını Marx insan toplumlarına da aktarmıştır Bilimsel toplumculuk da sonunda bir doğa bilimi biçimine girer tarihsel özdekçilik özdekçilik eytişim )
( soğurma 1 Herhangi bir boşlukta toplanan sıvı kan veya irinin doku tarafından emilerek ortadan kalkması 2 Herhangi bir maddenin erime veya çözülme sonucu ortadan kalkması bu nitelikle belirgin madde kaybı 3 Gıdaların bağırsaklardan kana ve lenf yoluna emilmesi 4 Embriyonik dönemde ölen yavrunun döl yatağı tarafından emilmesi rezorpsiyon Sinema TV 1 Işığın bazı özdeklerden geçerken ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması 2 Ses dalgası bir yüzeye çarptığında erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı Soğurma eylemi 1 Bir özdeğin bir ya da daha çok özdek erke kuvvet vb özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi 2 Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi fizik kimya 1 Bir sıvıyı İçine çakme emme 2 Bir özdek için Herhangi bir erkeyi içine alma bir gazı emerek içinde eritme Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı emilme astronomi coğrafya fizik kimya biyoloji botanik biyoloji fizik kimya 1 Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı 2 Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı massetme yaklaşımı Bir açınığın düşmesi veya samparasana denilen hale uğraması Bir gaz ya da sıvının bir katı özdekçe emilip tutulması olayı Bir madde veya sıvıyı emmek içine çekmek içine almak yutmak absorbe Emilim soğurma )
( Sinema TV 1 Işığın bazı özdeklerden geçerken ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması 2 Ses dalgası bir yüzeye çarptığında erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı Soğurma eylemi 1 Bir özdeğin bir ya da daha çok özdek erke kuvvet vb özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi 2 Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi fizik kimya 1 Bir sıvıyı İçine çakme emme 2 Bir özdek için Herhangi bir erkeyi içine alma bir gazı emerek içinde eritme Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı emilme astronomi coğrafya fizik kimya biyoloji botanik biyoloji fizik kimya 1 Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı 2 Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı massetme yaklaşımı Bir açınığın düşmesi veya samparasana denilen hale uğraması Bir gaz ya da sıvının bir katı özdekçe emilip tutulması olayı Bir madde veya sıvıyı emmek içine çekmek içine almak yutmak absorbe Emilim soğurma )
( Sinema/TV. 1. Işığın bazı özdeklerden geçerken, ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması. 2. Ses dalgası bir yüzeye çarptığında, erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması. @@ Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı. @@ Soğurma eylemi. @@ 1. Bir özdeğin, bir ya da daha çok özdek, erke, kuvvet vb. özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi. 2. Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi. @@ fizik, kimya: 1. (Bir sıvıyı) İçine çakme, emme. 2. (Bir özdek için) Herhangi bir erkeyi içine alma, bir gazı emerek içinde eritme. @@ Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı. @@ (emilme) (astronomi, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, botanik) @@ (biyoloji, fizik, kimya) @@ @@ 1. Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı. 2. Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı. krş. massetme yaklaşımı @@ Bir açınığın düşmesi veya 'samparasana' denilen hale uğraması. @@ Bir gaz ya da sıvının, bir katı özdekçe emilip tutulması olayı. @@ Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. @@ Emilim.@@bk. soğurma )
( ... İLE Büyük ocaklardan, ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. | Tırmık. | Ağaç dallarını budamak için kullanılan ağır demir. )
( TV Elektron demetlerinin rengine göre görüntülükteki üçlü noktalardan gerekenlerin uyarılması sonucu katmalı renk işleminin gerçekleştirilmesi için renkli almaçlarda görüntülüğün iç çeperinin önünde yer alan üzerinde yaklaşık 400 000 delik bulunan çelik örtü tarım )
( Sinema TV İkinci çekimin görüntüsünün çerçevenin herhangi bir yerinden belirerek ilk çekimin görüntüsünü herhangi bir biçimde düz eğri kırık eğik çizgiler vb silmesi ve yerini almasına dayanan noktalama çeşidi Kelime sonunda bulunan bir açınığın alt yanındaki kelime başında bir açını k zaman düşmesi Ne eylesin yerine Kahve altı yerine Kahvaltı gibi )
( serum kesilmiş süt suyu Pıhtılaşma sırasında kandan ayrılan sulu sıvı biyoloji 1 Kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım 2 Bazı hastalıklardan korunmak için ya da tedavi etmek üzere canlıya verilen sıvı Kanın pıhtılaşmasından sonra hücrelerinden ayrılmış açık sarı renkli sıvı kısmı Damar dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu üstte kalan ve içinde fibrinojen ve bazı pıhtılaşma faktörleri bulunmayan sıvı )
( Sinema 1 Bir filmin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü TV 2 Biz izlencenin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü 1 Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para 2 Bir değer elde etmek için malı devretmek 3 Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü )
( Coğrafi ya da taksonomik olarak aşırı yaygın bir biçimde meydana gelen, birçok türün tamamen yok olmasıyla sonuçlanan, ani ve kritik yok oluş olayları. Genellikle göktaşı çarpmaları, volkanik patlamalar, vb. astronomik ve jeolojik felaketler sonucu olur.
( Tambaşkalaşma gösteren ve insanlarla çeşitli hayvanların dışasalağı olarak yaşayan ağız yapıları sokup emmeğe elverişli sıçrayıcı böcekler takımı Siphonaptera siphon tüp pterypxkanat Eklembacaklı hayvanlardan böcekler İnsecta sınıfının kanatlılar Pterygota altsınıfına biren bir takımı Kanatlarını ikincil olarak kaybetmişlerdir Vücutları yandan yassıdır Ağız parçaları delip emmeye elverişlidir Gelişmelerinde tümbaşkalaşma vardır Kuşların ve memeli hayvanların kanlarını emerler Çoğu dişasılaktır İnsan piresi Pulex irritons kuş piresi Ceratophyllus avium sıçan piresi XenopsylIa cheopis köpek piresi Ctenocephalus canis türleri iyi bilinir zooloji siphon tüp pteryx kanat Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının kanatlılar Pterygota alt sınıfından vücutları yandan yassı ağız parçaları delip emmeye elverişli gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen kuşların ve memeli hayvanların kanlarını emen çoğu dış asalak kanatlarını ikincil olarak kaybetmiş insan piresi Pulex irritons kuş piresi Ceratophyllus avium sıçan piresi Xenopsylla cheopis köpek piresi Ctenocephalus canis türleri iyi bilinen bir takım Siphonaptera takımında bulunan paraziter kan emen kanatsız böcekler Yaklaşık olarak 2500 tür pireden 94 ü memelilerden geri kalan kısmı ise kuşlardan kan emmektedir Pireler sürekli olarak farklı konaklardan kan emme alışkanlıkları nedeniyle birçok hastalığı taşırlar Ancak temel olarak vebanın vektörü olarak bilinmektedirler Medikal önemi bulunan türler Cediopsylla Ceratophyllus Ctenocephalides Ctenophthalmus Diamanus Echidnophaga Hoplopsyllus Leptopsylla Monopsyllus Neopsylla Nosopsyllus Oropsylla Pulex Rhopalopsyllus Tunga ve Xenopsylla cinsleri içerisinde bulunmaktadır )
( (Derleme., isim-fiil) Tümleç alan ve ad gibi kullanılan eylemsi : Eve gelmek (gel-mek, gel-me-mek) , yazmak (yaz-mak, yaz-ma-mak) , gelme (gel-me, gel-me-me) , yazma (yaz-ma, yaz-ma-ma) ; geliş (gel-iş, gel-me-y-iş) , yazış (yaz-ış, yaz-ma-y-ış) vb. @@ Dilimizde, fiilin kişi ve çoğu vakit zaman göstermeyip ancak eylem bildiren ve tümleç alabilen şekillerine denir; eylemlikler fiilin gövdesine türlü takıların gelmesiyle olur: Sev-mek (MASTAR veya ASIL MASTAR, infinitif), Sev-meklik (UZUN MASTAR,Tekidî mastar), Sev-me (KISA MASTAR, Tahfifi mastar), Sev-iş (HAL MASTARI, -Nevî mastar). )
( İngiltere den köken alan Roma İmparatorluğu nun Britanya yı istilası döneminde Roma ya götürülen ve Romalılar tarafından gladyatör dövüşlerinde boğa ayı ve köpek dövüşlerinde koyunların korunmasında her türlü koruma ve bekçilik görevlerinde kullanılmış 18 yüzyılda bir kediye kıyasla aslan ne ise bir köpekle kıyaslandığında Mastı odur sözüyle tarif edilen erkekleri 90 kg ın üzerine çıkabilen ve bilinen en ağır ırklardan birisi olan sağlam yapılı kaslı ve son derece kuvvetli kafatası kare şeklinde burnu kısa gözlerin çevresinde ve burunda maske şeklinde siyah renkli kısım bulunan kısa tüylü rengi altın sarısı açık kahverengi sarımsı kahverengi açık kahve üzerine koyu kahverengi bantlı gümüş kaplan veya kayısı rengi olabilen aşırı salyalı horlayan ve hırıltılı nefes alan temelinde güçlü koruma ve dövüş köpeği olmasına rağmen günümüzde nazik kendine güveni yüksek sabırlı ve dikkatli bir yapıda zeki ve ağır başlı seyrek olarak havlayan bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı )
( geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri R μάστορις midship beam midship frame magister Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada Portekizce vau mestre İspanyolca bao maestro Fransızca maître bau İtal baglio maestro gibi Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri olarak geçmiştir Türkçede mastori biçimi masturiye çevrilmiştir )
( 'geminin orta ıskarmozu, geminin en geniş yeri' @@ < R μάστορις 'midship beam, midship frame' < Lat magister. Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada (Portekizce vau mestre, İspanyolca bao maestro, Fransızca maître bau, İtal baglio maestro gibi) Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye 'geminin orta ıskarmozu, geminin en geniş yeri' olarak geçmiştir. Türkçede mastori biçimi masturi'ye çevrilmiştir. )
( Eşeysellik, zihinde başlayan ve yaşanılan bir süreç olduğundan, sevişmek de eş üzerinde/n ve/ya da eşle birlikte yapılan bir mastürbasyon olarak değerlendirilebilmektedir. )
( geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri R μάστορις midship beam midship frame magister Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada Portekizce vau mestre İspanyolca bao maestro Fransızca maître bau İtal baglio maestro gibi Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri olarak geçmiştir Türkçede mastori biçimi masturiye çevrilmiştir )
( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( Sayılar, formüller, şekiller ve hesaplamalar gibi konuları içeren geniş kapsamlı formal bir disiplin. Yunanca máthēma "bilgi, çalışma, öğrenme" anlamlarına gelen kelimeden türetilmiştir. Matematik; doğa bilimleri, tıp ve mühendislik gibi alanlar için büyük bir öneme sahiptir. Geometri, cebir, mantık ve analiz gibi alt ana dalları bulunmaktadır. @@ Gök cisimleri ve fenomenlerini inceleyen bilim dalıdır. Gök cisimlerini, fenomenlerini ve gök cisimlerinin kökenlerini açıklamak için fizik, kimya ve matematik kullanır. Astronominin ilgi alanına gezegenler, doğal uydular, galaksiler, bulutsular, süpernova patlamaları, kuasarlar ve pulsarlar gibi konular girer. @@ Matematikte; doğru tanım aralığında bulunan bir
f
(
x
)
f(x) fonksiyonu için: @@ Matematikte, sayılar, harfler ve semboller kullanarak aritmetik işlemleri ve denklemleri inceleyen ve bu işlemlerle ilgili kuralları ortaya koyan matematik dalı.
Matematiksel ifadeleri simgelerle genel olarak ifade etme ve bu ifadeler üzerinde işlem yapma yöntemi. @@ Sayıların anlamını anlamadaki zayıflıklar ve problemleri çözmek için matematiksel ilkeleri uygulamadaki zorluk dahil olmak üzere, matematikle ilgili çok çeşitli zorluklara atıfta bulunan bir terimdir.
( Belirli bir olayın baş göstereceğinin sezinlenmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı belirli bir dizi devimsel etkinliklere hazırlayan coşkusal gerilim beklenen değer 1 Sırayla olasiliklanyla değerlerini alan bir Xseçkisiz değişkeni için demeyi salt yakınsak olmak koşuluyla sayısı Anlamdaş uzbilimsel beklenti beklenen değer 2 Bir S kümesi üzerindeki p olasılık ölçümü ve bir f işlevi için tümlevlenebilir olmak koşuluyla sayısı Anlamdaş uzbilimsel beklenti beklenen değer Bireyin belli koşul ve durumların alacağı biçimler ya da kendisinden beklenenler konusundaki öngörüşü Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme )
( Materyal kültür fiziksel eserler İLE maddi olmayan kültür inanç ve değerlerdir. Materyal kültür arkeolojide korunur İLE maddi olmayan kültür kaybolur. Arkeologlar materyal kültürden İLE maddi olmayan kültürü çıkarsamaya çalışır. )
( Mathematical physics fizik problemlerinin rigorous matematik çözümünü yaparken İLE theoretical physics fiziksel kavramların kuramk gelişimini yapar )
( 1 Tiyatro sinema konser salonu için gündüz gösterisi Biz de kadınlar matinesine gideriz Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi 82 Tepebaşı anfitiyatrosunda verilen bir operet matinesinde tıknaz ve cüce denilecek kadar kısa bir adam gelip bizim önümüzdeki sıraya oturarak Yakup Kadri Karaosmanoğlu Gençlik ve Edebiyat Hatıraları 18 Ablam şeref verirsin kadınlar matinesine Selim İleri Ölünceye Kadar Seninim 87 Ben de bir sinemanın 14 00 matinesine girdim Ferit Edgü Yazmak Eylemi 14 Biz de o zamanın tiyatro sever birkaç ortaokul öğrencisi olarak bir matineye gittik Haldun Taner Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil 126 Haftalığıyla çay öğle yemeği için sandviç yol parası giyim öğle tatilinde kaçıverdikleri on iki matinesinin biletleri filana yetişmeliydi Füruzan Kuşatma 44 Bugün matinede oynuyoruz da Oğuz Atay Oyunlarla Yaşayanlar 102 Servet Hanım iki buçuk matinesini kaçırsalar bile beş buçukta gene gidebileceklerini hesap ederek Refik Halid Karay Ekmek Elden Su Gölden 28 Akşam 10 30 matinesine Rue Champoillon daki küçük ucuz sanat sinemalarına Pınar Kür Yarın Yarın 117 2 Herhangi bir eserin tanıtılması okunması yorumlanması veya bir sanatçıyı anma amacıyla düzenlenen toplantı Fotoğraf önüne matineyle eli çenesinde oturan Jip Ruşen Eşref Ünaydın Hatıralar I 55 Bir şiir matinesinde okudum Yavuz Bülent Bakiler Üsküp ten Kosova ya 53 Edebiyat matinelerinin bir zamanki işlevi yadsınamaz ama şimdilerde edebiyat matinesi düzenlemek bir sürü sıkıcı işleme izne bağlı Tomris Uyar Günlerin Tortusu 67 3 Sabahlık Alamod değil ama matinelik evde mevde geçer Ahmet Rasim Eşkâli Zaman 89 Türk sanat hayatı edebiyatla okuru arasında temas imkânı olarak şiir matinesi ile imza gününden başka hiçbir şey bulamamıştır Attila İlhan Aydınlar Savaşı 198 )
( Dikdörtgen biçiminde yatık dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi )
( Gevezelik. @@ Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. | Uzun ve boş konuşma. | Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. )
( Filogenetik araştırmalarda, olabilir tüm evrim ağaçları arasından, en muhtemel olanının tercih edilmesi için kullanılan bir yöntem. Bu analizde araştırmacılar, eldeki her bir muhtemel evrim ağacının, eldeki bilimsel verilerle ne kadar örtüştüğünü inceler ve sonuçlara varır.
( enzim enzim Maya anlamdaş ferment en içinde zyme maya fermentum enzim Canlı organizmalarda meydana gelen ve sudaki çözeltisi özel bir madde üzerine kendisi değişmeksizin etki yaparak onları sade molekül yapılı maddelere parçalayan azotu kapsar madde Daima az eki alırlar Örnek Lipaz amilaz zooloji kimya Biyokimyasal tepkimeleri başlatan hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik protein tabiatında maddeler Katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar transferazlar hidrolazlar liyazlar izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar )
( Yanılsamalar dünyası. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk olarak gösteren büyülü gözlük. @@ Aydınlanma. Hayat ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh ile yeniden birleşme. )
( altın otu Adi kuzukıran Aspleniaceae familyasından kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan bir tür Mayasıl otu )