YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- FORCE DU PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP ŞİDDETİ

- MAGNETISCHE KRAFTLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET ÇİZGİSİ

- MAGNETISCHER NORDPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUZEY KUTBU

- MAGNETIC PUMPING[İng.] / POMPAGE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POMPALAMA

- MAGNETIC SCATTERING[İng.] / DISPERSION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SAÇILMA

- MAGNETIC PENDULUM[İng.] / PENDULE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SARKAÇ

- MAGNETISCHER ACHTPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SEKİZ KUTUP

- MAGNETIC OCTUPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE OCTUPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SEKİZUCAY MOMENTİ

- MAGNETIC PINCH[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SIKIŞMA

- MAGNETIC BOTTLE[İng.] / BOUTEILLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FLASCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ŞİŞE


- MAGNETIC COOLING[İng.] / REFROIDISSEMENT MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ABKÜHLEN, MAGNETISCHE ABKÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SOĞUTMA

- ATTÉNUATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SÖNÜM

- MAGNETIC DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SÖNÜMLEME

- MAGNETIC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER MONOPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK TEK KUTUP

- POTENTIEL VECTEUR MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES VEKTORPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK VEKTÖR POTANSİYELİ

- DIFFUSIVITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DIFFUSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK YAYINIM

- MAGNETISCHE OBERFLÄCHENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK YÜZEY DALGASI

- MANYETİK değil/yerine/= KAPGILI

- MAGNETITE[İng.] / MAGNETITE, MAGNÉTITE[Fr.] / MAGNETIT, MAGNETEISENSTEIN, MAGNETOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİT, MIKNATIS KİMYASI

- MANYETİZMA ile ELEKTROSTATİK

( Manyetik alanların incelenmesi. İLE Elektrik yüklerinin incelenmesi. )

- MANYETO ile MANYETOLU ile MANYETOSUZ

- MANYETO[Fr. < Yun.] ile/ve/<> MANYETOMETRE[Fr.]

( Sürekli bir mıknatısın manyetik alanıyla indüklenen elektrik üreteci. İLE/VE/<> Manyetik momentleri ve manyetik alanların momentlerini ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan aygıt. )

- MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON[Fr.] / MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETON

- MATÉRIAU MAGNÉTO-OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK MALZEME

- MAGNETO-OPTICS[İng.] / MAGNÉTO-OPTIQUE[Fr.] / MAGNETOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK

- MAGNETOPAUSE[İng.] / MAGNÉTOPAUSE[Fr.] / MAGNETOPAUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOPOZ

- MANYEZİ ile MANYEZİT

- MANYEZİ[Fr. < Yun.] = MÜSHİL[Ar. < SEHL]

( Tıpta, iç sürdürücü olarak kullanılan, beyaz renkli, suda az eriyen, hiçbir tadı olmayan, magnezyum oksidinin başka bir adı. = Kolaylaştıran. | İshal veren, bağırsakları temizleyen, dışkıyı kolaylıkla dışarı çıkarttıran ilâç. )

- MANZARA[Ar. < MANẒARA] ile/||/<> AÇIKHAVA RESMİ

( açıkhava resmi )

- MANZARA değil/yerine/= GÖRÜNÜM/GÖREY


- MANZARA ile MANZARALI ile MANZARASIZ/LIK

- MANZUM ile MANZUME

- MARABA/RENÇBER[Fars.]/IRGAT[Yun.] değil/yerine/= ÇİFTÇİ/ORTAKÇI

- MARANGOZ[Yun.] ile/||/<> AĞAÇ İŞLERİYLE UĞRAŞAN USTA

( ağaç işleriyle uğraşan usta Eski kaynaklarda marangon biçimi de geçer İtal Venedik marangón ships carpenter Türkçe marangoz biçiminin Rumcadan μαραγκός alındığı anlaşılıyor Tzitzilis Tietze Arm 201 Arapça Suriye marangôz biçimi Türkçeden alınmıştır )

- MARAQLI[Azr.] = İLGİNÇ[Tr.]

- MARASMUS[İng.] değil/yerine/= ZAFİYET, ARIKLIK

- MARATON[Fr. < MARATHON] ile/||/<> MARATON KOŞUSU

( maraton koşusu )

- MARATON ile MARATONCU/LUK

- MARATON değil/yerine/= UZUN KOŞU

- MARAZÎ (TEŞRİH-Î) | PATOLOJİK ile/||/<> PATOLOJİK ile/||/<> PATOLOJİK[Fr. < PATHOLOGIQUE]

( anatomi biyoloji 1 Patolojiyle ilgili olan 2 Normal dışı seyir gösteren hastalık işareti olan marazi )

- MARAZLANMAK ile MARAZ/LIK ile MARAZA ile MARAZİ ile MARAZLI

- MARAZLI AHMET EFENDİ

( Rumelikavağında muhtar olarak görev yaptı. )

- MARCOS:
MARGARITAS
ve/||/<> ALTAMIRANO ve/||/<> RANCHONUEVO ve/||/<> COMITAN ve/||/<> OCOSINGO ve/||/<> SAN CRISTOBAL

( Zapatist Ulusal Kurtuluş Örgütü'nün, altı kentin başharflerinden oluşan Meksika yerlilerinin önderi. )

- MARCUS KURAMSİ ile/||/<> TRANSITION STATE

( Marcus elektron transfer, TS genel kimyasal reaksiyon. )
( Formül: λ reorganizasyon )

- MARCUS TULLIUS TIRO ile/ve/||/<>/> LUCIUS ANNAEUS SENECA ile/ve/||/<>/> JOHN WILIS ile/ve/||/<>/> SAMUEL TAYLOR

( Romalı hatip Cicero'nun azatlı kölesi olan Marcus Tullius Tiro, efendisinin gerek senatodaki söylevlerini ve gerekse hazırladığı konuşmaları steno ile yazmıştı. İLE/VE/||/<>/> Seneca, Tiro'nun kısaltmalarını geliştirmiş ve bunların sayısı 8.000'e kadar çıkmıştır. İLE/VE/||/<>/> Günümüzde kullanılan stenografi tekniğinin temeli ise XVII. yüzyıla dayanmaktadır. [XVII. yüzyılda yeniden gündeme gelmesinin nedeni ise parlamentonun siyasi yaşama girişidir. Artan meclis oturumları ve alınması gereken önemli notlar arttıkça yazı dili yeniden kullanıma girmiştir. Wilis, bu yazı diline geometrik biçimleri katmasının yanı sıra stenografi terimini de ilk kez kullanmıştır. İLE/VE/||/<>/> Yazdığı makale ile 1792 yılında bu yazı dilini dünyaya tanıtmayı başarmıştır. )
( Nicolas Steno[11 Ocak 1638 - 25 Kasım 1686] ile bir ilgisi yoktur. )

- MAREŞAL/MÜŞİR değil/yerine/= SAVAŞHAN

- MAREŞAL ile FELDMAREŞAL

( ... İLE Almanya, Avusturya, İngiltere, Rusya ve İsveç askeri sıradüzeninin en yüksek rütbesi. )

- MARİFE, MEFULÜ SARİH | BELİRTİLİ NESNE ile/||/<> BELİRTİSİZ NESNE ile/||/<> DÜZ TÜMLEÇ ile/||/<> ORTAK NESNE ile/||/<> SÖZDE ÖZNE ile/||/<> TÜMLEÇ

( (Derleme., nesne, -i’li tümleç, -i’li nesne) Geçişli eylemi tümleyen ve belirtme durumunda bulunan tümleç: Bu meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb. @@ bk. belirli nesne )

- MARİFE, MEFULÜNBİH SARİH | BELİRLİ NESNE ile/||/<> BELİRLİ NESNE

( i veya yi takısını alarak benzerleri arasında belirtilmiş olan nesne Kitabı aldım kapıyı kapadım gibi Cümlede fiili geçişli olan yüklemin belli bir kişiyi veya nesneyi etkilediğini gösteren ve yükleme durumu eki almış olan nesne Odayı temizlemek kitabı okumak terziyi aramak işi bitirmek Biz toprağı tarla diye kullanırız Okudukları ona çocukluğunun tatlı günlerini hatırlatıyordu Bu hâlis incileri birtakım incik boncukla değiştirmek en azından incideki kıymeti anlamamaktır N S Banarlı Türkçenin Sırları s 5 Gidenler arkalarından ne kadar ağladığımızı haykırdığımızı kalbimizde açtıkları derin boşluğu bilmiyorlar mı Y K Karaosmanoğlu Erenlerin Bağından s 40 Bahçeye döndüğü zaman Tevfik Beyi olduğu yerde buldu A H Tanpınar Huzur 196 Nuran Emin Bey in bulunduğu geceden sonra evi görmemişti göst es 295 vb nesne )

- MÂRİFET:
İÇTENLİK
ile/ve/||/<> NEZÂKET ile/ve/||/<> ZARÂFET


- MÂRİFET ile/ve HÜNER

- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLİM

( Özel ya da genel. İLE/VE/||/<>/>/< Tümel. )
( [bilgelik/irfan/hikmet'te] Tanımak.[deneyimle] İLE/VE/||/<>/>/< Bilmek.[zihinsel çözümlemeyle] )

- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLTİFAT

( Mârifet, iltifata tâbidir; müşterisiz meta, zâyidir. )

- MÂRİFET ile/ve/<>/> MAHÂRET

( Uygulanan, kullanılan bilgi. İLE/VE/<>/> Beceri. )

- MARİFET ile MARİFETLİ/LİK ile MARİFETSİZ/LİK ile MARİFETSİZCE

- MÂRİFET ve/<> MUHABBET

- MÂRİFE(T) >< NEKRE

- MARİFET VERİ

- MÂRİFET ile/ve/||/<> ZARÂFET

( Bilgi ve uygulamanın, uygun/isabetli zaman ve zeminde buluşmasıyla açığa çıkar. İLE/VE/||/<> İçtenlik ve inceliğin buluşmasıyla açığa çıkar. )

- MARİNA ile MARİNAT ile MARİNACI/LIK


- MARINADE[İng.] ile/||/<> MARİNAT[Fr. < MARINADE]

( Marinasyon teknolojisi sonucu elde edilen ürün )

- MARJ ile MARJLI ile MARJSIZ

- MARJİNAL/MARGINAL[İng.] değil/yerine/= SINIRDA | SIRA DIŞI

- MARK-HOUWINK EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= MARK-HOUWİNK EŞİTLİĞİ

- MARKALAMAK ile MARKALANMAK ile MARKALAŞMAK ile MARK ile MARKA ile MARKE ile MARKİ ile MARKACI/LIK ile MARKALI ile MARKSÇI/LIK ile MARKASIZ/LIK ile MARKSİST ile MARKSİZM

- MARKET ECONOMY, EXCHANGE ECONOMY[İng.] ile/||/<> PİYASA EKONOMİSİ | GÜDÜMLÜ EKONOMİ

( 1 Mal ve hizmetlerin iktisadi karar birimleri arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın değişiminin yapıldığı piyasa 2 Neyin ne kadar nasıl ve kimler için üretileceğine tamamen fayda ve kâr ençoklaştırması amaçlayan davranışlar doğrultusunda oluştuğu iktisadi sistem güdümlü ekonomi serbest piyasa ekonomisi karma ekonomi )

- MARKET KARŞISI PARKI

( Ayazağa Mahallesindedir. 298,57 m² bir alanı kapsar, 162,30 m² yleşil alanı bulunmaktadır. )

- MARKOV ZİNCİRİ ile/||/<> RASTGELE YÜRÜYÜŞ

( Markov özelliği gelecek sadece şimdiye bağlı, rastgele yürüyüş bağımsız adımlar )
( Formül: P(X_{n+1}|X_n) İLE S_n = Σ_{i=1}^n Xi )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )

- MARKOVNİKOV İLE ANTİ-MARKOVNİKOV İLE ZAİTSEV ile/||/<> ORGANİK KURALLAR

( Organik reaksiyonlarda ürün dağılımını belirleyen kurallar. )
( Formül: Major ürün = daha kararlı )
( Vladimir Markovnikov tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )

- MARKOVNİKOV İLE ZAİTSEV İLE HOFMANN ile/||/<> ORGANİK KİMYA KURALLARI

( Reaksiyon yön tahmin kuralları. )
( Formül: Major product prediction )
( Vladimir Markovnikov tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )

- MARMARA SENTEZ GAZETESİ

( Aylık siyasi gazete olarak 1997'de yayın hayatına başladı. Devam etmedi ve bir yıl sonra kapandı. İkinci kez Sentez ismi ile 2002'de Yaşar İliksiz tarafından yeniden yayınlanmaya başlandı. Üç yıl muntazam yayınlandıktan sonra yayın hayatından çekildi. )

- MARMARA VA BOĞAZLAR SAHİL GÜVENLİK BÖLGE K. LIĞI BİNASI

( Bu bina Büyükdere hava alanının içinde bulunan idare binasıdır. 1924'te İtalyanlar tarafından yapıldı veya yaptırıldı. Binanın tarihi özellikleri korunarak Marmara ve Boğazlar Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı binası olarak kullanılmaktadır. Bu büyük çayırlık alan üzerinde Türkiye'nin ilk hava taşımacılığı yapılan uçak alanı, Büyükdere Fidanlığı, Fidanlık Lojmanları yapıldı. Zamanla daha da gelişti çok sayıda gazino ve çay bahçesi kuruldu. I. Haçlı Ordusuna kumanda eden Godefroy Bouillon ordusunu bu alanda toplayarak ordugah kurmuştur (1096). Tarihe Kabakçı olayı olarak geçen Kabakçı isyanı, yeniçerilerin çayırda toplanarak başladı (1807) ve III. Selim'in düşürülmesiyle sona erdi. Bu alan Osmanlılar döneminde bayram alanı olarak da kullanıldı. Büyük Sarıyer yangını sırasında (05 Ekim 1923 Cuma günü), çayırda tulumbacılar (itfaiye) yarışları yapılması nedeni ile Sarıyer'in büyük bir kısmı yanıp kül oldu. )

- MARMARA ile MARMARA ÇIRASI ile MARMARA EREĞLİSİ

- TOPRAKLAR'DA:
MARN
ile DAZ ile ALDARBIZ/ALATAV ile KİL ile ALÜVYON/BALÇIK

( Kireçli toprak. [Pekmez yapımında kullanılan toprak.] İLE Çıplak toprak. İLE Az tavlı toprak. İLE Yumuşak toprak. İLE Selin getirdiği çamurlu toprak. )

- MARN ile/||/<> MARL[İng.] ile/||/<> MARNE[Fr.] ile/||/<> PEKMEZ TOPRAĞI

( tarım Toprağın niteliğini değiştirmeye yarayan kil ile karışık kireçli toprak )

- MARN[Fr.] değil/yerine/= PEKMEZTOPRAĞI

( Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç. | Üzüm şırasının tortularını çöktürmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak. )
( MARNLAMAK: Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek. )

- MAROKEN ile MAROKENCİ/LİK

- MARON[Fr. < MARRON] değil/yerine/= KESTANE RENGİ

- MAROVO LAGÜNÜ ile/ve/||/<> EAST RENNELL GÖLÜ

( Dünyanın en büyük tuzlu su lagünü Marovo, Solomon Adaları'nın New Georgia adasında bulunmaktadır. İLE Dünyanın en yüksek seviyedeki gölü, Solomon Adaları'nın East Rennell Adası'nda bulunmaktadır. )

- MARQUESS/MARCHONESS[İng.] değil/yerine/= MARQUIS/MARQUISE[Fr. < MARQUIS] değil/yerine/= MARKGRAF/MARKGRÄFIN[Alm.] değil/yerine/= MARKI[Fr. < MARQUIS]

( İngiliz ve Fransızlarda kont ile dük arasında bir soyluluk sanı. )

- MARRIAGE vs. WEDDING

- MARRIAGE :/yerine EVLİLİK

- (not MARRIED WITH) MARRIED TO

- MARRIED :/yerine EVLİ

- MARSCHORDNUNG[Alm.] ile/||/<> YÜRÜYÜŞ KOLU

( Yan yana derinliğine üç diziden oluşan yürüyüş düzeni )

- MARSHBIRDS[İng.] ile/||/<> GRUIFORMES[Fr.] ile/||/<> GRALLAE, GRUIFORMES, GRALLAE: BATAKLIK KUŞU, GRUS: TURNA KUŞU[Lat.] ile/||/<> SUMPFVÖGEL[Alm.] ile/||/<> BATAKLIK KUŞLARI

( Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünden uzun boyunlu parmakları perdeli ya da perdesiz uzun bacaklı türleri olan bir takım su tavuğugiller Rallidae turnagiller Gruidae toygiller Otididae familyaları iyi bilinir )

- MARTI ile ADA MARTISI

- MARTI ile AKDENİZ MARTISI

- MARTI ile ARAP MARTISI

- MARTI ile DOĞU MARTISI


- MARTI ile KIZILDENİZ MARTISI

- MARTI ile NORVEÇ MARTISI

( ... İLE Kargaları avlayabilirler. [İnsana da saldırabiliyorlar.] )

- MARTI ile (TEPELİ) KUTUP MARTISI / MAVİ-YEŞİL MARTI

- MARTI ile VAN GÖLÜ MARTISI

- MARTİN ile MARTİNİ

- MARTİNGALE ile/||/<> MARKOV PROCESS

( Martingale E[X_n+1|F_n]=X_n, Markov gelecek şimdiye bağlı. )
( Formül: Fair game İLE memoryless )

- MÂRUZAT[Ar.] ile İSTİRHAM[Ar.]

- MÂRUZAT[Ar.] değil/yerine/= SUNUŞLUK

- MARWE SALTS[İng.] ile/değil/yerine/= MARWE TUZLARI

- MARXISM[İng.] ile/||/<> MARXISME[Fr.] ile/||/<> MARXISMUS[Alm.] ile/||/<> MARKSÇILIK | TARİHSEL ÖZDEKÇİLİK

( Karl Marx ve Friedrich Engelsin geliştirdiği bilimsel toplumculuk doğrultusundaki felsefe toplum ve ekonomi öğretisi Marksçılar felsefelerini eytişimsel özdekçilik olarak adlandırırlar Marksçılığın dayandığı temel insanlığın tarihsel ve toplumsal gelişmesinin ekonomik güçler ve ilişkilerle belirlenmiş olduğu ve düşünce ile ilgili tinsel güçlerin de bunların bir yansıması olduğu görüşüdür Ekonomik ilişkiler ve bununla ilgili tinsel biçimler ile kültür altyapı ve üstyapı olarak bağlantı içindedirler birbirleriyle nedensel bir bağlılık içinde bulunurlar Marksçılığın felsefe bakımından temel ilkesi şudur İnsanın bilinci varlığını değil tam tersine toplumsal varlığı bilincini belirler Düşünce ve bilinç insan beyninin ürünleridir insanın kendisi de bir doğa ürünüdür çevresi içinde ve çevresi ile birlikte gelişir insan toplumu da kültürü ile birlikte bir doğa parçasıdır insan tarihi de nedenetki bağlantısı içinde ve eytişimsel bir biçimde gelişir Evren olmuş bitmiş bir şey değil ilerleyen bir süreçtir eytişim de Marxa göre gerek dışdünyadaki gerek insan düşüncesindeki genel devinim yasası bu devinim özdeğin varoluş biçimidir üzerindeki bilimdir Hegel in karşıtlıklar içinde ilerleyen eytişimsel değişmesi Marxda sınıfların savaşına çevrilmiştir Sınıfların savaşı öğretisi de Darwinin öğretisinde kendisine dayanak bulur Doğadaki yaşama savaşını Marx insan toplumlarına da aktarmıştır Bilimsel toplumculuk da sonunda bir doğa bilimi biçimine girer tarihsel özdekçilik özdekçilik eytişim )

- MAS, İMTİSAS | MASS ETMEK | ABSORPSİYON | ABSORPSİYON, ABSORBE ETME | ABSORBSİYON | MASSETMEK | EMİLME ile/||/<> EMİLME ile/||/<> SOĞURMA

( soğurma 1 Herhangi bir boşlukta toplanan sıvı kan veya irinin doku tarafından emilerek ortadan kalkması 2 Herhangi bir maddenin erime veya çözülme sonucu ortadan kalkması bu nitelikle belirgin madde kaybı 3 Gıdaların bağırsaklardan kana ve lenf yoluna emilmesi 4 Embriyonik dönemde ölen yavrunun döl yatağı tarafından emilmesi rezorpsiyon Sinema TV 1 Işığın bazı özdeklerden geçerken ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması 2 Ses dalgası bir yüzeye çarptığında erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı Soğurma eylemi 1 Bir özdeğin bir ya da daha çok özdek erke kuvvet vb özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi 2 Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi fizik kimya 1 Bir sıvıyı İçine çakme emme 2 Bir özdek için Herhangi bir erkeyi içine alma bir gazı emerek içinde eritme Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı emilme astronomi coğrafya fizik kimya biyoloji botanik biyoloji fizik kimya 1 Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı 2 Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı massetme yaklaşımı Bir açınığın düşmesi veya samparasana denilen hale uğraması Bir gaz ya da sıvının bir katı özdekçe emilip tutulması olayı Bir madde veya sıvıyı emmek içine çekmek içine almak yutmak absorbe Emilim soğurma )

- MAS, İMTİSAS | SOĞURMA ile/||/<> SOĞURMA ile/||/<> SOĞURMAK

( Sinema TV 1 Işığın bazı özdeklerden geçerken ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması 2 Ses dalgası bir yüzeye çarptığında erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı Soğurma eylemi 1 Bir özdeğin bir ya da daha çok özdek erke kuvvet vb özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi 2 Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi fizik kimya 1 Bir sıvıyı İçine çakme emme 2 Bir özdek için Herhangi bir erkeyi içine alma bir gazı emerek içinde eritme Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı emilme astronomi coğrafya fizik kimya biyoloji botanik biyoloji fizik kimya 1 Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı 2 Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı massetme yaklaşımı Bir açınığın düşmesi veya samparasana denilen hale uğraması Bir gaz ya da sıvının bir katı özdekçe emilip tutulması olayı Bir madde veya sıvıyı emmek içine çekmek içine almak yutmak absorbe Emilim soğurma )

- MAS, İMTİSAS | SOĞURMA ile/||/<> SOĞURUCU

( Sinema/TV. 1. Işığın bazı özdeklerden geçerken, ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması. 2. Ses dalgası bir yüzeye çarptığında, erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması. @@ Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı. @@ Soğurma eylemi. @@ 1. Bir özdeğin, bir ya da daha çok özdek, erke, kuvvet vb. özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi. 2. Bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi. @@ fizik, kimya: 1. (Bir sıvıyı) İçine çakme, emme. 2. (Bir özdek için) Herhangi bir erkeyi içine alma, bir gazı emerek içinde eritme. @@ Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı. @@ (emilme) (astronomi, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, botanik) @@ (biyoloji, fizik, kimya) @@ @@ 1. Açık ekonomi makro modellerde planlanan yurtiçi harcamalar ile net dışsatımın toplamı. 2. Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda verilen dış ticaret açığı. krş. massetme yaklaşımı @@ Bir açınığın düşmesi veya 'samparasana' denilen hale uğraması. @@ Bir gaz ya da sıvının, bir katı özdekçe emilip tutulması olayı. @@ Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. @@ Emilim.@@bk. soğurma )

- MAS ile MASA ile MASK ile MASA TOPU ile MAS TURİZM ile MASA SAATİ ile MASA TENİSİ ile MASA ÖRTÜSÜ ile MASA TAKVİMİ

- MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME

- FORCEPS[İng.] ile/değil/yerine/= MAŞA, PENS

- MAŞA ile GELBERİ

( ... İLE Büyük ocaklardan, ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. | Tırmık. | Ağaç dallarını budamak için kullanılan ağır demir. )

- MAŞA ile/ve/değil/||/<> İLERİ KARAKOL

- MASÂHİF[Ar. çoğ. MUSHAF] ile MASÂİF[Ar. çoğ. MASÎF]

( Mushaflar. İLE Yazlıklar, yazın oturulacak yerler, sayfiyeler. )

- MASAL ile/ve/<> MESEL ile/ve/<> MİSAL ile/ve/<> HAKİKAT

( Tevrat'ta/Mesnevî'de. İLE/VE/<> İncil'de. İLE/VE/<> Kur'an'da. İLE/VE/<> Hikmet'te. )

- MASAL/SI değil/yerine/= DÜŞÇE/MSİ

- MASA'nın Var'ı. ile AĞAÇ'ın Var'ı. ile TANRI'nın Var'ı.

- MASKARA[Ar. < MASHARA | İT. < MASCHERA] ile/||/<> SOYTARI

( (Kuk.) Soytarı tipi. @@ Türk kukla oyununda soytarı tipi. )

- MASKARA[Ar., İt.] (OLMAK/ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< MADARA[Fars.] (OLMAK/ETMEK)

- MASKARA ile/||/<> MASKARA[Ar. < MASHARA | İT. < MASCHERA]

( Kuk Soytarı tipi Türk kukla oyununda soytarı tipi )

- MASKARA[Ar., İt.] ile SOYTARI/KAŞMER

( Eğlendirici, sevimli, güldürücü. | [söz] "Onursuz, rezil!" | Şölen maskesi. | Kirpik boyası, rimel. İLE Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kişi. | Hileci, yaltak kişi. )

- MASKARALIK ile/değil/yerine/>< REKÂBET

- MASKE, MASKELEME TABAKASI, DELİKLİ MASKE | ELEK ile/||/<> ELEK

( TV Elektron demetlerinin rengine göre görüntülükteki üçlü noktalardan gerekenlerin uyarılması sonucu katmalı renk işleminin gerçekleştirilmesi için renkli almaçlarda görüntülüğün iç çeperinin önünde yer alan üzerinde yaklaşık 400 000 delik bulunan çelik örtü tarım )

- MASKE | SİLİNME ile/||/<> SİLİNME

( Sinema TV İkinci çekimin görüntüsünün çerçevenin herhangi bir yerinden belirerek ilk çekimin görüntüsünü herhangi bir biçimde düz eğri kırık eğik çizgiler vb silmesi ve yerini almasına dayanan noktalama çeşidi Kelime sonunda bulunan bir açınığın alt yanındaki kelime başında bir açını k zaman düşmesi Ne eylesin yerine Kahve altı yerine Kahvaltı gibi )

- MASKE ile/ve/||/<> SAHTE KİŞİLİK


- MASKELEMEK ile MASKELENMEK ile MASKE ile MASKELİ ile MASKESİZ ile MASKELİ BALO

- MASKING AGENT[İng.] ile/değil/yerine/= MASKELEYİCİ

- MASKÜLEN[Fr. < MASCULIN] değil/yerine/= ERKEKSİ

- MASLAHAT ile/ve MENFAAT ile/ve MAKSAT ile/ve GARAZ

- MASLAHATGÜZAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= İŞGÜDER

( Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda ya da o ülkeye gelmesinden önce, ona vekâlet eden diplomat. )

- MASLAHATGÜZAR değil/yerine/= İŞGÜDER

- MASL-ÜD-DEM | KANSUYU | SERUM ile/||/<> SERUM ile/||/<> SERUM[Fr. < SÉRUM]

( serum kesilmiş süt suyu Pıhtılaşma sırasında kandan ayrılan sulu sıvı biyoloji 1 Kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım 2 Bazı hastalıklardan korunmak için ya da tedavi etmek üzere canlıya verilen sıvı Kanın pıhtılaşmasından sonra hücrelerinden ayrılmış açık sarı renkli sıvı kısmı Damar dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu üstte kalan ve içinde fibrinojen ve bazı pıhtılaşma faktörleri bulunmayan sıvı )

- MASMAVİ

- MASÖR[Fr. < MASEUR] değil/yerine/= ERKEK MASAJCI

- MASÖZ[Fr. < MASSEUSE] değil/yerine/= KADIN MASAJCI


- MASRAF, PRODÜKSİYON MASRAFI, MALİYET | GİDER ile/||/<> GİDER

( Sinema 1 Bir filmin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü TV 2 Biz izlencenin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü 1 Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para 2 Bir değer elde etmek için malı devretmek 3 Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü )

- MAŞRAPA/MAŞRABA[< MEŞÂRİB)(aslı MİŞREBE] ile KAP

( Metal, toprak vb.'den yapılmış, ağzı açık, kulplu, küçük kap. [bkz. MEŞREB, MEŞREBE] )

- MASS EXTINCTION[İng.] değil/yerine/= KİTLESEL YOKOLUŞ

( Coğrafi ya da taksonomik olarak aşırı yaygın bir biçimde meydana gelen, birçok türün tamamen yok olmasıyla sonuçlanan, ani ve kritik yok oluş olayları. Genellikle göktaşı çarpmaları, volkanik patlamalar, vb. astronomik ve jeolojik felaketler sonucu olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MASSAGE[İng.] ile/||/<> MASAJ[Fr. < MASSAGE]

( Tedavi amacıyla yapılan sürtme vurma ovalama gibi hareketler )

- MASS-I ADÎM-ÜL-CENAHİYE | PİRELER ile/||/<> PİRELER

( Tambaşkalaşma gösteren ve insanlarla çeşitli hayvanların dışasalağı olarak yaşayan ağız yapıları sokup emmeğe elverişli sıçrayıcı böcekler takımı Siphonaptera siphon tüp pterypxkanat Eklembacaklı hayvanlardan böcekler İnsecta sınıfının kanatlılar Pterygota altsınıfına biren bir takımı Kanatlarını ikincil olarak kaybetmişlerdir Vücutları yandan yassıdır Ağız parçaları delip emmeye elverişlidir Gelişmelerinde tümbaşkalaşma vardır Kuşların ve memeli hayvanların kanlarını emerler Çoğu dişasılaktır İnsan piresi Pulex irritons kuş piresi Ceratophyllus avium sıçan piresi XenopsylIa cheopis köpek piresi Ctenocephalus canis türleri iyi bilinir zooloji siphon tüp pteryx kanat Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının kanatlılar Pterygota alt sınıfından vücutları yandan yassı ağız parçaları delip emmeye elverişli gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen kuşların ve memeli hayvanların kanlarını emen çoğu dış asalak kanatlarını ikincil olarak kaybetmiş insan piresi Pulex irritons kuş piresi Ceratophyllus avium sıçan piresi Xenopsylla cheopis köpek piresi Ctenocephalus canis türleri iyi bilinen bir takım Siphonaptera takımında bulunan paraziter kan emen kanatsız böcekler Yaklaşık olarak 2500 tür pireden 94 ü memelilerden geri kalan kısmı ise kuşlardan kan emmektedir Pireler sürekli olarak farklı konaklardan kan emme alışkanlıkları nedeniyle birçok hastalığı taşırlar Ancak temel olarak vebanın vektörü olarak bilinmektedirler Medikal önemi bulunan türler Cediopsylla Ceratophyllus Ctenocephalides Ctenophthalmus Diamanus Echidnophaga Hoplopsyllus Leptopsylla Monopsyllus Neopsylla Nosopsyllus Oropsylla Pulex Rhopalopsyllus Tunga ve Xenopsylla cinsleri içerisinde bulunmaktadır )

- MASSIEU'S FUNCTION[İng.] / FONCTION DE MASSIEU[Fr.] / MASSIEU-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MASSİEU İŞLEVİ/FONKSİYONU

- MASSIVE :/yerine ÇOK BÜYÜK

- MASTAR | EYLEMLİK ile/||/<> EYLEMSİ

( (Derleme., isim-fiil) Tümleç alan ve ad gibi kullanılan eylemsi : Eve gelmek (gel-mek, gel-me-mek) , yazmak (yaz-mak, yaz-ma-mak) , gelme (gel-me, gel-me-me) , yazma (yaz-ma, yaz-ma-ma) ; geliş (gel-iş, gel-me-y-iş) , yazış (yaz-ış, yaz-ma-y-ış) vb. @@ Dilimizde, fiilin kişi ve çoğu vakit zaman göstermeyip ancak eylem bildiren ve tümleç alabilen şekillerine denir; eylemlikler fiilin gövdesine türlü takıların gelmesiyle olur: Sev-mek (MASTAR veya ASIL MASTAR, infinitif), Sev-meklik (UZUN MASTAR,Tekidî mastar), Sev-me (KISA MASTAR, Tahfifi mastar), Sev-iş (HAL MASTARI, -Nevî mastar). )

- MASTAR ile MASTARA

- MASTIC POUR BOYAU[Fr.] ile/||/<> LASTİK TUTKALI

( Lastiklerin kasnağa yapıştırılmasını sağlayan madde )

- MASTIFF[İng.] ile/||/<> MASTI

( İngiltere den köken alan Roma İmparatorluğu nun Britanya yı istilası döneminde Roma ya götürülen ve Romalılar tarafından gladyatör dövüşlerinde boğa ayı ve köpek dövüşlerinde koyunların korunmasında her türlü koruma ve bekçilik görevlerinde kullanılmış 18 yüzyılda bir kediye kıyasla aslan ne ise bir köpekle kıyaslandığında Mastı odur sözüyle tarif edilen erkekleri 90 kg ın üzerine çıkabilen ve bilinen en ağır ırklardan birisi olan sağlam yapılı kaslı ve son derece kuvvetli kafatası kare şeklinde burnu kısa gözlerin çevresinde ve burunda maske şeklinde siyah renkli kısım bulunan kısa tüylü rengi altın sarısı açık kahverengi sarımsı kahverengi açık kahve üzerine koyu kahverengi bantlı gümüş kaplan veya kayısı rengi olabilen aşırı salyalı horlayan ve hırıltılı nefes alan temelinde güçlü koruma ve dövüş köpeği olmasına rağmen günümüzde nazik kendine güveni yüksek sabırlı ve dikkatli bir yapıda zeki ve ağır başlı seyrek olarak havlayan bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı )

- MASTİKA[Yun.] ile/||/<> ...

- MASTORİ[Yun.] ile/||/<> ...

( geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri R μάστορις midship beam midship frame magister Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada Portekizce vau mestre İspanyolca bao maestro Fransızca maître bau İtal baglio maestro gibi Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri olarak geçmiştir Türkçede mastori biçimi masturiye çevrilmiştir )

- MASTORİ[Yun.] ile/||/<> MASTURİ

( 'geminin orta ıskarmozu, geminin en geniş yeri' @@ < R μάστορις 'midship beam, midship frame' < Lat magister. Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada (Portekizce vau mestre, İspanyolca bao maestro, Fransızca maître bau, İtal baglio maestro gibi) Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye 'geminin orta ıskarmozu, geminin en geniş yeri' olarak geçmiştir. Türkçede mastori biçimi masturi'ye çevrilmiştir. )

- MASTUR ile MASTURİ

- MASTÜRBASYON ile DÜZÜŞME

( ["argo/kaba"] 31 ÇEKMEK[Ar. İSTİMNÂ Bİ-L-YED] ile SİKİŞME )

- MASTÜRBASYON/İSTİMNÂ[Ar.]/ATTIRMA[argo]/ONANİZM ile/ve KARŞILIKLI MASTÜRBASYON

( )

- MASTÜRBASYON ile/ve SEVGİLİ/EŞ ÜZERİNDE MASTÜRBASYON

( Eşeysellik, zihinde başlayan ve yaşanılan bir süreç olduğundan, sevişmek de eş üzerinde/n ve/ya da eşle birlikte yapılan bir mastürbasyon olarak değerlendirilebilmektedir. )

- MASTURİ[Yun.] ile/||/<> ...

( geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri R μάστορις midship beam midship frame magister Gemicilik terminolojisinde magister biçimi Rumcada Portekizce vau mestre İspanyolca bao maestro Fransızca maître bau İtal baglio maestro gibi Roman dillerinde kullanılan adın anlamını almış ve Türkçeye geminin orta ıskarmozu geminin en geniş yeri olarak geçmiştir Türkçede mastori biçimi masturiye çevrilmiştir )

- MASTURİ[Yun.] ile/ve SİNTİNE[İt.]

( Geminin en geniş yeri. İLE/VE Geminin içinde, en alt bölüm. )

- MA'ŞÛK(A)[< IŞK]:
SEVİLEN, SEVİLMİŞ

- MASUM/LUK ile MASUME ile MASUMCA

- MASÛNİYET-İ ŞAHSİYE ile MASÛNİYET-İ TEŞRÎİYE

( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( MASÛNİYET: Eminlik, sağlamlık, mahfuzluk. | Korunma. | Dokunulmazlık. )

- MATÂBİ'[Ar. < MATBAA] ile MATÂBÎH[Ar. < TABH] ile MATÂBİH/METÂBİH[Ar. < MATBAH]

( Basımevleri. İLE Pişirilmiş, tabh olunmuş şeyler. İLE Mutfaklar. )

- MATARA[Ar. < MİTHARE] ile MADARA[Fars.]

( Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan, genellikle metalden yapılmış su kabı. İLE Kötü, sevimsiz. )

- MATBAA[Ar. < TAB | çoğ. MATÂBI'] ile MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH]

( Basımevleri. İLE Mutfak. )

- MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH], TÂB-HÂNE:
MUTFAK

( Yemek pişirilen yer. | Yiyecekleri hazırlama sanatı. )

- MATBÛ ile/ve TAŞ BASKI/TAŞ BASMASI

- MATBUAT HÜRRİYETİ | BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ile/||/<> GERME

( Basının herkese açık olması ve herkesin basın işleriyle uğraşabilmesi özgürlüğü. )

- MATBUAT HÜRRİYETİ ile/||/<> FREEDOM OF THE PRESS, LIBERTY OF THE PRESS[İng.] ile/||/<> LİBERTÉ DE PRESSE[Fr.] ile/||/<> BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

( Basının herkese açık olması ve herkesin basın işleriyle uğraşabilmesi özgürlüğü )

- MATBUÂT ile/ve/> MAHSUSÂT ile/ve/> MAKULÂT ile/ve/> MENKULÂT

- MATBUAT ile/||/<> PRESS[İng.] ile/||/<> PRESSE[Fr.] ile/||/<> BASIN

( Basım yoluyla çoğaltılarak belirli zamanlarda çıkan basmalar )

- MEÇLEŞME/MATCHLEŞME değil/yerine/= EŞLEŞME/"ÖRTÜŞME"

- MATEMATİĞİN:
TEMELDELİĞİ
ve/||/<> ARAÇSALLIĞI

- MATEMATİK[İng. MATHEMATICS] ile/||/<> ASTRONOMİ[İng. ASTRONOMY] ile/||/<> BELİRSİZ İNTEGRAL[İng. INDEFINITE INTEGRAL] ile/||/<> CEBİR[İng. ALGEBRA] ile/||/<> DİSKALKULİ[İng. DYSCALCULIA]

( Sayılar, formüller, şekiller ve hesaplamalar gibi konuları içeren geniş kapsamlı formal bir disiplin. Yunanca máthēma "bilgi, çalışma, öğrenme" anlamlarına gelen kelimeden türetilmiştir. Matematik; doğa bilimleri, tıp ve mühendislik gibi alanlar için büyük bir öneme sahiptir. Geometri, cebir, mantık ve analiz gibi alt ana dalları bulunmaktadır. @@ Gök cisimleri ve fenomenlerini inceleyen bilim dalıdır. Gök cisimlerini, fenomenlerini ve gök cisimlerinin kökenlerini açıklamak için fizik, kimya ve matematik kullanır. Astronominin ilgi alanına gezegenler, doğal uydular, galaksiler, bulutsular, süpernova patlamaları, kuasarlar ve pulsarlar gibi konular girer. @@ Matematikte; doğru tanım aralığında bulunan bir f ( x ) f(x) fonksiyonu için: @@ Matematikte, sayılar, harfler ve semboller kullanarak aritmetik işlemleri ve denklemleri inceleyen ve bu işlemlerle ilgili kuralları ortaya koyan matematik dalı. Matematiksel ifadeleri simgelerle genel olarak ifade etme ve bu ifadeler üzerinde işlem yapma yöntemi. @@ Sayıların anlamını anlamadaki zayıflıklar ve problemleri çözmek için matematiksel ilkeleri uygulamadaki zorluk dahil olmak üzere, matematikle ilgili çok çeşitli zorluklara atıfta bulunan bir terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MATEMATİK SAATLERİ:
1-9
ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA

- MATEMATİK(/ÖLÇÜ) BİLMEMEK ile/ve/değil/ya da/||/<>/< DAYAK YEMEMİŞ OLMAK

- MATEMATİK ile/ve/||/<> VORTEKS MATEMATİĞİ

- MATEMATİKSEL DÜZEN:
[ya] TUTARLILIK
ile/ya da EKSİKLİK

- MATEMATİKSEL NESNELER ile/ve İDEALAR

( Çoktur. İLE/VE Tektir. )

- MATEMATİKSEL ÜMİT | İNTİZAR | TAHMİN | BEKLENTİ ile/||/<> BEKLENTİ

( Belirli bir olayın baş göstereceğinin sezinlenmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı belirli bir dizi devimsel etkinliklere hazırlayan coşkusal gerilim beklenen değer 1 Sırayla olasiliklanyla değerlerini alan bir Xseçkisiz değişkeni için demeyi salt yakınsak olmak koşuluyla sayısı Anlamdaş uzbilimsel beklenti beklenen değer 2 Bir S kümesi üzerindeki p olasılık ölçümü ve bir f işlevi için tümlevlenebilir olmak koşuluyla sayısı Anlamdaş uzbilimsel beklenti beklenen değer Bireyin belli koşul ve durumların alacağı biçimler ya da kendisinden beklenenler konusundaki öngörüşü Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme )

- MATEMATİK/SEL/LİK:
DEĞERLİ
ile/ve/fakat/||/<>/> YETERLİ DEĞİL

- MATEMATİKTE:
EŞLEŞME
ve/||/<> ÖLÇME ve/||/<> SAYMA ve/||/<> STANDARDİZASYON ve/||/<> KÜME ve/||/<> BAĞINTI ve/||/<> İŞLEV(FONKSİYON)

- MATERIAL :/yerine MALZEME

- MATERNAL DRIVE[İng.] ile/||/<> ANALIK DÜRTÜSÜ

( Herhangi bir canlı türünün dişisinin yavrularını beslemek barındırmak korumak gibi davranışlarını ortaya çıkaran dürtü )

- MATERYAL KÜLTÜR ile/||/<> MADDİ OLMAYAN KÜLTÜR

( Materyal kültür fiziksel eserler İLE maddi olmayan kültür inanç ve değerlerdir. Materyal kültür arkeolojide korunur İLE maddi olmayan kültür kaybolur. Arkeologlar materyal kültürden İLE maddi olmayan kültürü çıkarsamaya çalışır. )

- MATERYALİZM/DE:
ELEMECİ
ile/<> İNDİRGEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ OLMAYAN

- MATHARE ile MATARA

( GUSÜLHÂNE, İÇİNDE YIKANILIP TEMİZLENİLECEK YER | SU KABI, MATARA )

- MATHEMATA(BİLGELİK):
GEOMETRİ
ile/ve/||/<> ARİTMOS

- MATHEMATİCAL BİOLOGY ile/||/<> COMPUTATIONAL BİOLOGY

( Mathematical biology biyolojik süreçlerin matematik modellemesini yaparken İLE computational biology biyolojik verinin bilgisayar analizini yapar )
( Formül: Population dynamics )

- MATHEMATİCAL PHYSICS ile/||/<> THEORETİCAL PHYSICS

( Mathematical physics fizik problemlerinin rigorous matematik çözümünü yaparken İLE theoretical physics fiziksel kavramların kuramk gelişimini yapar )
( Formül: Field equations )

- MATİNE ile/||/<> AFTERNOON PERFORMANCE, "MATINÉE"[İng.] ile/||/<> MATINÉE[Fr.] ile/||/<> "MATINÉE"[Alm.] ile/||/<> GÜNDÜZ GÖSTERİMİ

( Sinema Gündüze rastlayan film oynatımı )

- MATINÉE[Fr.] ile/||/<> MATİNE[Fr.]

( 1 Tiyatro sinema konser salonu için gündüz gösterisi Biz de kadınlar matinesine gideriz Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi 82 Tepebaşı anfitiyatrosunda verilen bir operet matinesinde tıknaz ve cüce denilecek kadar kısa bir adam gelip bizim önümüzdeki sıraya oturarak Yakup Kadri Karaosmanoğlu Gençlik ve Edebiyat Hatıraları 18 Ablam şeref verirsin kadınlar matinesine Selim İleri Ölünceye Kadar Seninim 87 Ben de bir sinemanın 14 00 matinesine girdim Ferit Edgü Yazmak Eylemi 14 Biz de o zamanın tiyatro sever birkaç ortaokul öğrencisi olarak bir matineye gittik Haldun Taner Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil 126 Haftalığıyla çay öğle yemeği için sandviç yol parası giyim öğle tatilinde kaçıverdikleri on iki matinesinin biletleri filana yetişmeliydi Füruzan Kuşatma 44 Bugün matinede oynuyoruz da Oğuz Atay Oyunlarla Yaşayanlar 102 Servet Hanım iki buçuk matinesini kaçırsalar bile beş buçukta gene gidebileceklerini hesap ederek Refik Halid Karay Ekmek Elden Su Gölden 28 Akşam 10 30 matinesine Rue Champoillon daki küçük ucuz sanat sinemalarına Pınar Kür Yarın Yarın 117 2 Herhangi bir eserin tanıtılması okunması yorumlanması veya bir sanatçıyı anma amacıyla düzenlenen toplantı Fotoğraf önüne matineyle eli çenesinde oturan Jip Ruşen Eşref Ünaydın Hatıralar I 55 Bir şiir matinesinde okudum Yavuz Bülent Bakiler Üsküp ten Kosova ya 53 Edebiyat matinelerinin bir zamanki işlevi yadsınamaz ama şimdilerde edebiyat matinesi düzenlemek bir sürü sıkıcı işleme izne bağlı Tomris Uyar Günlerin Tortusu 67 3 Sabahlık Alamod değil ama matinelik evde mevde geçer Ahmet Rasim Eşkâli Zaman 89 Türk sanat hayatı edebiyatla okuru arasında temas imkânı olarak şiir matinesi ile imza gününden başka hiçbir şey bulamamıştır Attila İlhan Aydınlar Savaşı 198 )

- MATRİKS/MATRIX[İng.] değil/yerine/= GÖZELER ARASI DOLGU

- MATRİS İLE DETERMİNANT İLE ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR ile/||/<> LİNEER CEBİR

( Matris kuramı kavramları. )
( Formül: det(A-λI) = 0 )

- MATRİS ile/||/<> MATRİS[Fr. < MATRICE]

( dizey )

- MATRIX[İng.] / MATRICE[Fr.] / MATRIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= MATRİS

- MATRİSİ | DİZEY ile/||/<> DİZEY

( Dikdörtgen biçiminde yatık dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi )

- MATRUHÜN-MİNH | EKSİLEN ile/||/<> EKSİLEN

( matematik matematik )

- MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK


- MAUN ile/||/<> SWIETENIA MAHAGONI[Lat.] ile/||/<> MAHAGONI[Alm.] ile/||/<> MAUN[(AMERIKA YERLILERININ DILLERINDEN)]

( İçodunu kırmızı kahverengi dışodunu beyaz sarı renkte hava kurusunun özgül ağırlığı 0 500 75 gr cm3 olan değerli bir mobilya ağacı )

- MAUPERTUIS PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MAUPERTUIS[Fr.] / MAUPERTUIS-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= MAUPERTUİS İLKESİ

- MAVİ AYAKLI SUMSUK KUŞU ve KIRMIZI FRİGATE KUŞU

( Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )

- MAVİ GELİNCİK ile/||/<> KIRMIZI GELİNCİK

( ile )

- MAVİ "HAP" ile "KIRMIZI HAP"

- MAVİ PASAPORT ile YEŞİL PASAPORT ile KIRMIZI PASAPORT

- BLUE VITRIOL[İng.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL (BAKIR SÜLFAT)

- VITRIOL BLEU[Fr.] / BLAU STEIN / KUPFER VITRIOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL

- MAVRA ile MAVRACI

- MAVRA ile/ve/||/<>/> PALAVRA[İsp. < PALABRA]

( Gevezelik. @@ Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. | Uzun ve boş konuşma. | Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. )

- MAVZER[(MAUSER ÖZEL ADINDAN)] ile/||/<> TARLA KAZI

( tarla kazı )

- MAXIMUM LIKELIHOOD ile/||/<> BAYESIAN ESTIMATION

( ML parametreyi maksimize, Bayesian posterior kullan. )
( Formül: Likelihood maximization İLE posterior )

- MAXIMUM LIKELIHOOD[İng.] değil/yerine/= MAKSİMUM OLABİLİRLİK

( Filogenetik araştırmalarda, olabilir tüm evrim ağaçları arasından, en muhtemel olanının tercih edilmesi için kullanılan bir yöntem. Bu analizde araştırmacılar, eldeki her bir muhtemel evrim ağacının, eldeki bilimsel verilerle ne kadar örtüştüğünü inceler ve sonuçlara varır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAXIMUM MODULUS ile/||/<> MINIMUM MODULUS

( Maximum |f| sınırda, minimum |f| sıfır hariç sınırda. )
( Formül: Boundary maximum İLE boundary minimum )

- MAXWELL-RELATIONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BAĞINTILARI

- MAXWELL'S COIL[İng.] / MAXWELL-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BOBİNİ

- MAXWELL-BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN DAĞILIMI

- MAXWELL-BOLTZMANN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN İSTATİSTİĞİ

- MAXWELL'S DEMON[İng.] / DÉMON DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELLSCHER DÄMON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL CİNİ

- MAXWELL DAĞILIMI ile/||/<> BOLTZMANN DAĞILIMI

( Maxwell hız dağılımı, Boltzmann enerji dağılımıdır. )
( Formül: f(v) ∝ v²e^(-mv²/2kT) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENGESİ

- MAXWELL'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENKLEMLERİ

- MAXWELL EFFECT[İng.] / EFFET MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ETKİSİ

- MAXWELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL FORMÜLÜ

- MAXWELL'S GAS[İng.] / GAZ DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL GAZI

- MAXWELL'S BRIDGE[İng.] / PONT DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL KÖPRÜSÜ

- MAXWELL MODEL[İng.] / MODÈLE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- TOUR DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL SARGISI

- MAXWELL'S THERMODYNAMIC RELATIONS[İng.] / RELATIONS THERMODYNAMIQUES DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL TERMODİNAMİK BAĞINTILARI

- MAXWELL'S LAW[İng.] / LOI DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL YASASI


- MAXWELL-BOLTZMANN İLE FERMİ-DİRAC İLE BOSE-EİNSTEİN ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİKLERİ

( Parçacık dağılım fonksiyonları. )
( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL

- MAY :/yerine -EBİLMEK, BELKİ

- MAYA | FERMENT ile/||/<> FERMENT ile/||/<> ENZİM

( enzim enzim Maya anlamdaş ferment en içinde zyme maya fermentum enzim Canlı organizmalarda meydana gelen ve sudaki çözeltisi özel bir madde üzerine kendisi değişmeksizin etki yaparak onları sade molekül yapılı maddelere parçalayan azotu kapsar madde Daima az eki alırlar Örnek Lipaz amilaz zooloji kimya Biyokimyasal tepkimeleri başlatan hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik protein tabiatında maddeler Katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar transferazlar hidrolazlar liyazlar izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar )

- MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA

- MAYA ile/ve/<> ANADOLU MAYASI

( ... yapar/yaptırır. İLE/VE/<> İnsan yapar. )

- MAYA >< NİRVANA

( Yanılsamalar dünyası. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk olarak gösteren büyülü gözlük. @@ Aydınlanma. Hayat ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh ile yeniden birleşme. )

- MAYASIL OTU ile/||/<> WHITE BEHEN, WHITE RHAPONTIC[İng.] ile/||/<> BÉHEN BLANC, RHAPONTIC BLANC[Fr.] ile/||/<> CETERACH OFFICINARUM[Lat.] ile/||/<> WEISSES BEHEN[Alm.] ile/||/<> ALTIN OTU

( altın otu Adi kuzukıran Aspleniaceae familyasından kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan bir tür Mayasıl otu )

- MAYASIL ile MAYASIL OTU ile MAYASI BOZUK