YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- BEYÂN:
TAKRİR
ve/||/<> TEFSİR ve/||/<> TAĞYİR ve/||/<> ZARURET ve/||/<> TEBDİL

( Doğrudan doğruya beyân. VE/||/<> Tefsir yoluyla beyân. VE/||/<> Tağyir yoluyla beyân. VE/||/<> Mantık sonucu beyân. VE/||/<> Başka bir sözü yerine koyarak beyân. )

- BEYAN ile SAVUNMA

- BEYÂN ile/ve/<> ŞEHÂDET

- BEYÂNAT[Ar.] değil/yerine/= DEMEÇ

- BEYÂN/BEYÂNAT değil/yerine/= DEMEÇ

- BEYÂNİ AKIL ile/ve BURHANİ AKIL ile/ve İRFÂNİ AKIL

- BEYÂNNÂME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE

- BEYÂTÎ[Fars.] ile BEYÂTÎ-ARABÂN ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK ile BEYÂTÎ-PÛSELİK

( Türk müziğinin en eski makamlarındandır. İLE Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. İLE Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. İLE Zekâi Dede'nin düzenlediği bir mürekkep makamdır. )

- BEYÂTÎ-PÛSELİK[Fars.] ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK[Fars.]

( Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. )

- BEYAZ BALİNA(BELUGA) ile NARLUGA

( ... İLE Beyaz balina ile deniz gergedanının çiftleşmesiyle meydana gelmiştir. Kuzey Atlantik’te çok nadir görülen bir türdür. )
( ... İLE )

- BEYAZ BAŞLI KARTAL ile BALIK KARTALI

( ... İLE Özellikle hurma yerler. )

- BEYAZ BASTON/LU ile/ve/||/<> KIRMIZI - BEYAZ BASTON/LU

( ... İLE Görme engelli bir kişi, kırmızı - beyaz renkli baston kullanıyorsa bu, aynı zamanda kişinin işitme sorunu olduğu anlamına gelmektedir. )
( )

- BEYAZ BOYUNLU YALIÇAPKINI ile/ve BEYAZ GÖĞÜSLÜ YALIÇAPKINI

( Hindistan'da yaşarlar. )

- BEYAZ BURUNLU KOATİ ile HALKA KUYRUKLU KOATİ ile GÜNEY AMERİKA/BATI DAĞ/CÜCE KOATİ

( image

ile

image

ile

image )

- GEZEGENLER:
BEYAZ CÜCE
ile KARA CÜCE

( ... İLE Henüz görülememiştir. [Sönebilmesi için yeterli sürenin geçmemiş olduğundan görülememektedir.] )

- BEYAZ CÜCE ile/||/<> KIRMIZI DEV

( Beyaz cüce küçük sıcak yoğun İLE kırmızı dev büyük soğuk seyrek )
( Formül: M < 1.4 M☉ (Chandrasekhar limiti) )

- WHITE PHOSPHORUS[İng.] / WEISSER PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZ FOSFOR

- BEYAZ YÜZLÜ/KAFALI KAPUÇİN ile KAHVERENGİ KAPUÇİN

- BEYAZ KARINCA ile TERMİT

- LAHANA:
BEYAZ
ile KIRMIZI ile KARA


- BEYAZ MARTILAR AYLIK SPOR DERGİSİ

( Sarıyer Spor Kulübü Taraftarları ve Spor Kültürünü Yaygınlaştırma Derneği'nin yayın organı olarak Haziran 1993'te yayın hayatına başladı. Fakat yedi sayı çıktıktan sonra yayın hayatından çekildi. )

- BEYAZ NİLÜFER ile/ve SARI NİLÜFER

- BEYAZ ORDU:
ÇEK LEJYONU
ve/<> KOLÇAK KUVVETLERİ

( LEJYON[Fr. < Lat.]: Eski Romalılar'da, piyade ve süvarinin oluşturduğu askeri birlik. | Birkaç takımdan oluşan asker birliği. )

- BEYAZ OY ile YEŞİL OY ile KIRMIZI OY

( Kabul demektir. İLE Çekimser kalındığını gösterir. İLE Red demektir. )

- BEYAZ PAPATYA ile SARI PAPATYA

- BEYAZ PİRİNÇ yerine/değil KABUKLU/KEPEKLİ PİRİNÇ, ÇELMİK

- BEYAZIT değil BAYEZİD[BAYEZİD-İ VELÎ]

( ... DEĞİL Sultanlar arasında velî adı verilmiş tek sultan, II. BAYEZİD'dir. )

- BLEACHING METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= BEYAZLAMA YÖNTEMİ

- HORSEPOWER[İng.] / PUISSANCE EN CHEVAUX[Fr.] / PFERDESTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYGİR GÜCÜ

- BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA


- BEYHÛDE[Fars. < BİHÛDE] ile/ve/||/<> NÂFİLE ile/ve/||/<> FUZÛLÎ

( Yararsız. | Boşuna. İLE/VE/||/<> Gerekli değilken yapılan iş. | Farzların dışında kılınan namaz. | Boşuna, gereksiz. İLE/VE/||/<> Erdemli/faziletli. | Gerekli, yersiz, boşuna. )

- BEYHUDELEŞMEK ile BEYHUDELEŞTİRMEK ile BEYHUDE/LİK ile BEYHUDE YERE

- BEYİN:
AUSTRALOPİTEK
ile/ve/||/<>/> HOMO ERGASTER ile/ve/||/<>/> HOMO SAPİENS SAPİENS

( 400 cm³ İLE/VE/||/<>/> 800 cm³ İLE/VE/||/<>/> 1200 cm³ )

- BEYİN GİRİNTİLERİ ve/<> BAĞIRSAK GİRİNTİLERİ

- BEYİN İLE OMURİLİK İLE KALP İLE KARACİĞER İLE BÖBREK İLE AKCİĞER İLE PANKREAS ile/||/<> HAYATİ ORGANLAR

( İnsan vücudundaki yedi temel yaşamsal organ ve işlevleri. )
( Formül: GFR = 120 mL/dk )

- BEYİN, O KÖPRÜYÜ KURUYOR" değil KİŞİ, ZİHNİNDE O KÖPRÜYÜ/BAĞLANTIYI KURABİLİYOR

- BEYİN ZARLARINDA(MENİNSKLERDE):
SERT/DURA[Yun.]
ile/ve/||/<> ÖRÜMCEKSİ/ARAKNOID[Yun.] ile/ve/||/<> İNCE/ANNE/PIA[Yun.]

( En üstte bulunan, kafatası ve omurgaya en yakın tabakadır. İLE/VE/||/<> İnce ve saydam bir tabakadır.[Merkezi sinir sistemi için hava yastığı görevi görür.] İLE/VE/||/<> Merkezi sinir sistemine en yakın tabakadır. [Oldukça duyarlı ve damarlı yapısıyla beynin tüm kıvrımlarını sarmakla görevlidir.] )
( Beyin omurilik sıvısı, araknoid mater ile pia mater arasındaki subaraknoid boşlukta bulunur. )
( Bu zarların temel işlevi, merkezi sinir sistemini korumaktır. )

- BEYİN/ZİHİN:
ÜRETİCİ/ÜRETEÇ
ile/ve/||/<> YANSITICI

- BEYİN ile BEYİNLİ ile BEYİNSEL/LİK ile BEYİNSİZ/LİK ile BEYİN GÖÇÜ ile BEYİN GÜCÜ ile BEYİN ZARI ile BEYİNSİZCE ile BEYİN KABUĞU ile BEYİN TAKIMI ile BEYİN ÜÇGENİ ile BEYİN CERRAHI ile BEYİN YANGISI ile BEYİN ZARLARI ile BEYİN ÇİZGESİ ile BEYİN KANAMASI ile BEYİN CERRAHİSİ ile BEYİN FIRTINASI ile BEYİN JİMNASTİĞİ ile BEYİN KARINCIKLARI ile BEYİN OMURİLİK SIVISI ile BEYİN ÇİZGESİ YÖNTEMİ

- BEYİNDE/ZİHİNDE:
BİLİŞSEL
ve/||/<>/< DUYGUSAL ve/||/<>/< DUYUSAL ve/||/<>/< MOTOR


- BEYİNDE:
YAPI
ile/ve/değil/yerine/||/<> İŞLEV

- BEYİS ile İHTİLÂF

- BEYİT ile BEYİTLİ

- BEYKOZ[İNCİRKÖY] ve BEYLERBEYİ ve BEYOĞLU

- BEYLİK ile BEYLİKÇİ ile BEYLİK SÖZ ile BEYLİK TABANCA

- BEYN[Ar.] ile BEYYİN[Ar.] ile BEYYİNE[Ar.]

( Ara, aralık. | Arada, araya, arasında. İLE Açık, âşikâr. İLE Delil, tanık/şahit. )

- BEYN-EL-BAHREYN

( Adı anonim bir edvarda geçen makam. )

- BEYNİN/ZİHNİN İŞLEYİŞİNDE:
TEKRAR
ile/ve/||/<> PARALELLİK ile/ve/||/<> MOZAİK

- BEYTÂRÂ[Ar.]/VETERİNERLİK

( Hayvan hekimliği. )

- BEYT-İ ANKEBÛT, BEYT-ÜL-ANKEBÛT[Ar.]

( Örümcek yuvası. | [mecaz] Derme-çatma ev. )

- BEY-UL ...:
MUDAREBE (AKDİ)
ile MUAMELE (AKDİ) ile MURABAHA

- BEYYİNE KÜLFETİ değil/yerine/= KANITLAMA YÜKÜ

- BEYZBOL ile BEYZBOLCU/LUK ile BEYZBOL SOPASI

- BEZ BEZE[Ar.] ile BEZBEZE[Ar.]

( Zafer, üstünlük, galebe. İLE Hızlı yürüme, kaçma. | Şiddetli sarsma, depretme. )

- BEZ ile/değil MUŞAMBA[Ar. < MUŞAMMA]/LİNOLYUM[Lat.]

( ... İLE/DEĞİL Bir tarafına kauçuk ya da yağlıboya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez. | Bu bezden yapılmış olan. | Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk. | Yer döşemesi olarak kullanılan, üzeri ketenyağı ve mantar tozuyla kaplanmış jüt bezi, linolyum. )

- BEZ ile PAÇAVRA/ÇAPUT/ÇAPIT

( ... İLE Eskimiş bez ya da kumaş parçası. | [mecaz] Değersiz ve iğrenç şey ya da kişi. )

- BEZÂZET[Ar.] ile BEZÂZET[Ar.]

( Bezcilik, manifaturacılık. İLE Perişanlık, pejmürdelik, kıyâfetsizlik. )

- BEZDİRİ/YILDIRMA ile/ve/değil/||/<> GAZA GETİRME/TAHRİK ETME

( Yönelimli, stratejik ve kasıtlı davranış/lar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Kandırıcı ve sömürücü tutum. )

- [ne yazık ki]
BEZDİRİDE/YILDIRMADA/MOBBING'DE:
AMAÇLILILIK
ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> DÜZENLİLİK

- BEZDİRMEK ile BEZDİRİLMEK ile BEZDİREBİLMEK ile BEZDİRİ ile BEZDİRİCİ


- BEZE ile BEZECİK

( Kolda bir çıban çıksa, koltuğumuzun altında bir beze meydana gelir. Bu beze, gövdenin kendini korumak için oluşturduğu kaledir. Beze ya da bezeler mikropları tutup onların kana karışmasını ve tüm gövdeyi işgal etmesini engellemeye çalışır. )

- BEZEK =/> BOYAMA/SÜSLEME
[<

- BEZEKLEMEK ile BEZEK ile BEZEKLİ ile BEZEKÇİ/LİK

- BEZELYE ile ARAKA

( [Bazı kültürlerde] En dış kabuğuyla birlikte yenene verilen ad. İLE
Bezelyenin tanelerine verilen ad. | İri taneli bezelye. )

- BEZELYE ile DELİ BEZELYE

- BEZEME ile/||/<> ARABESK[Fr.]

( ... İLE/||/<> Plastik sanatlarda geometrik görünüşte biçimlerden oluşan bezeme çizgileri, girişik bezeme. | Bir müzik türü. )

- BEZEMEK ile BEZELEMEK ile BEZ ile BEZE ile BEZM ile BEZELİ ile BEZ TÜYLER

- BEZEYİŞ ile BEZEYİCİ

- BEZGİN/LİK ile/ve DELİ/LİK

- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK


- BEZLERDE:
EKRİN
ile/ve/||/<> HOLOKRİN ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> SERÖMÜKÖZ ile/ve/||/<> MÜKÖZ ile/ve/||/<> SERÖZ

- BEZM-ÂRÂ ile BEZM-İ TARAB

( Meclisi süsleyen. | Adı Nasır Abdülbaki'nin Tedkik~Tahkik'inde terkipler arasında geçen makam. İLE Yeni terkib edilmiş ve rağbet görmemiş bir mürekkep makamdır. )

- BEZMELELİK[< Fars. BEZM]:
İçkili, eğlenceli ortam/meclis.

- BEZMİ ÂLEM VALİDE SULTAN ÇEŞMESİ

( Tarabya Hayat Çeşme Sokağında bulunan bu çeşme tek yüzlü duvar çeşmesidir. Çeşmeyi Sultan Abdülmecit'in annesi Bezmi Âlem Valide Sultan yaptırdığı için bu isimle anılmaktadır (H.1269, 1852). Çeşmede memba suyu kullanılmaktadır. Çeşmenin çatısının ön cephesinin ortasında süslemeli bir padişah tuğrası, daha alt kısımda ise kitabesi yer alıyor. Kitabesinde şöyle yazıyor: Saye'i Sultan Hamid Handa Oldu ma'mur Bezmi Âlem Çeşmesi" (Eddâi: 1319 Lütfi, 1903)" Bu Çeşme Bezmi Âlem Valide Sultan tarafından 1269 (1853) tarihinde yaptırılmış, Abdülhamit Han II. Tarafından da 1319 (1901)'de onarılmıştır. )

- BFO/BASİC FORMAL ONTOLOGY değil/yerine/= TEMEL BİÇİMSEL VAROLUŞ

- BHİKŞU[Sansk.](BİKKU[Palice]) ile BHIKKHU

( Budist rahip/keşiş, edebi olarak dilenci. İLE Münzevî. )

- BHOGA ile/||/<> KALPANA ile/||/<> ANUBHAVA

( Dünyevi sevinçler ve kederler deneyimi. @@ İmgeleme, hayal, fantezi. @@ Direkt idrak, deneyimleme. Bir eylemin sonunda edinilen deneyim. )

- BI/BIOMEDICAL INFORMATICS değil/yerine/= BİYOMEDİKAL BİLİŞİM

- BIAS İLE EXPLAINABILITY ile/||/<> PRIVACY ile/||/<> AI GÜVENİLİRLİĞİ

( Yapay zeka sistemlerinin etik boyutları. )
( Formül: Fairness metrics )

- BİAS ile BİSTÜRİ

( Yan tutma, yanlılık, kayırma. İLE Bıçak. )

- BİBER[Yun.] ile ARNAVUT BİBERİ

( Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki. | Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. | Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. İLE Acı kırmızı biber. )

- BİBER ile KIRMIZIBİBER

( ... İLE Patlıcangillerden bir tür biber. | Bu bitkinin olgunlaştığında kızarıp yakıcı bir acılık kazanan, kurutulup dövülerek yemeklerde baharat olarak kullanılan tozu. )

- BİBERLEMEK ile BİBER/LİK ile BİBERCİ/LİK ile BİBERLİ ile BİBERSİZ ile BİBER GAZI ile BİBER DOLMASI ile BİBER SALÇASI

- BİBERON değil/yerine/= EMZİK

- Bİ-/BİN- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> Dİ- ile/||/<> Dİ- ile/||/<> DİA- ile/||/<> DUO- ile/||/<> DEUT-/DEUTER-/DEUTERO-/DEUTO- ile/||/<> DİPLİ-/DİPLO-

( İki, çift, iki kez, yaşamla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili, iki taraflı. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, bir yanda, arasında, -den doğru, birbirinden ayrılmış olarak. İLE/||/<> Çift, iki kat, ikili, ikiz. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, -den geçerek, -den doğru, bir yanda, arasında. İLE/||/<> İki, ikili. İLE/||/<> İkinci, ikincil. İLE/||/<> Çift, iki, iki kat, ikiz, iki kez. )

- BİBLİYOMAN[Fr. < BIBLIOMANE] değil/yerine/= KİTAP DÜŞKÜNÜ

- BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA ile/ve DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA

- BIÇAK ile BIÇAK DEĞİRMENİ ile BIÇAK BIÇAKLAYICI ile BIÇAK SAPLAMA ile BIÇAKÇI

- BIÇAK ile FALÇETA/FALÇETE[İt.]

( ... İLE Eğri, kunduracı bıçağı. )

- BIÇAK ile YATAĞAN

( ... İLE Namlusu eğimli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı. )

- BIÇAKLAMAK ile BIÇAKLANMAK ile BIÇAKLATMAK ile BIÇAKLAYABİLMEK ile BIÇAK/LIK ile BIÇAKLI ile BIÇAKÇI/LIK ile BIÇAK SIRTI

- BÎ-ÇÂRE değil/yerine/= ÇARESİZ, ZAVALLI

- BİÇEMLEMEK ile BİÇEM ile BİÇEM BİLİMİ ile BİÇEM BİLİMCİ

- BİÇİM ile NASIR OLUŞTURMAK ile APSE OLUŞTURMAK ile BİR İZLENİM OLUŞTURMAK ile KORKUNÇ BİÇİM ile RESMİ ile BİÇİMSEL MANTIK ile FORMALİTELER ile FORMALİTE ile RESMEN ile FORMASYON ile ÖNCEKİ ile ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ ile ESKİDEN ile FORMİK KOL ile RESMİ EVRAK

- BİÇİMİNİ KORUMAK ve ÜREMEK

( HIFZ-I TERKİB )

- BİÇİMLEMEK ile BİÇİMLENMEK ile BİÇİMLENDİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞMEK ile BİÇİMLENEBİLMEK ile BİÇİMSELLEŞTİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞTİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞEBİLMEK ile BİÇİMSİZLEŞTİRİLMEK ile BİÇİM ile BİÇİMCE ile BİÇİMCİ/LİK ile BİÇİMLİ/LİK ile BİÇİMSEL/LİK ile BİÇİMSİZ/LİK ile BİÇİMSİZCE ile BİÇİM BİLİMİ ile BİÇİM BİRİMİ

- FORMANT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİMLENDİRİCİ

- BİÇİMSEL SİSTEM ile/||/<> DOĞAL DİL MANTIĞI

( Biçimsel sistem aksiyom ve kurallarla tanımlı İLE doğal dil mantığı sezgisel anlayışa dayanır. Biçimsel sistem kesin ve belirsizliksiz İLE doğal dil belirsizlik içerebilir. Biçimsel sistem matematiksel İLE doğal dil günlük konuşmada kullanılır. )
( David Hilbert tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )

- BICIR BICIR (KONUŞMAK, HAREKET ETMEK)

( Küçük, şirin çocuklar için söylenilen. )

- BİÇTİĞİN ve/||/<>/>/< EKTİĞİN

( "Biçtiğimizi" beğenmiyorsak, "ektiğimize" bakmalıyız! )

- BİDAT ile/ve/||/<> DALÂLET

- BİD'AT değil/yerine/= SONRADAN MEYDANA ÇIKAN | PEYGAMBER ZAMANINDAN SONRA DİNDE MEYDANA ÇIKAN

- BİDÂYET[Ar.] değil/yerine/= BAŞLAMA, BAŞLANGIÇ

- BİDÂYET ile/||/<> MEBDE

( Başlangıç. İLE/||/<> Başlangıç. )

- BİDÂYET ile/ve/||/<>/> NİHÂYET

- BİDÂYET ve SONRASI

( Kelime-i Tevhid ile. VE Fatiha-i Şerîfe ile. )

- BİDAYUH ile/ve/<> İBAN ile/ve/<> ORANG-ULU ile/ve/<> RUMAH TİNGGİ ile/ve/<> MALAY

( Kara Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Irmak Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Melanav evi. İLE/VE/<> Malay evi. )
( Malezya'nın Borneo Adası'nda bulunan Sarawak eyaletindeki, Sarawak Kültür Köyü'nde hepsi birarada görülebilmektedir. )

- BİDİSTİLE ile BİFAZİK ile BİFİD ile BİFOKAL ile BİFÜRKASYO/N ile BİGEMİNE ile BİKÜSPİT ile BİLATERAL ile BİMANUEL ile BİMODAL ile BİNOKÜLER ile BİPARTİT/E ile BİPEDAL ile BİPOLAR ile BİVALAN

( İkil damıtık. İLE İki evreli. İLE Ayrık, çatallı, yarık. İLE İki odaklı. İLE Çatallanım, çatallanma. İLE Eş, çift, ikiz. İLE İkili kapakçık. İLE İki yanlı/taraflı. İLE İki/çift elle. İLE İki tepeli. İLE İki bakarlı. İLE İki parçalı. İLE İki ayaklı. İLE İki kutuplu. İLE İki değerli. )

- BİFAZİK/BIPHASIC değil/yerine/= İKİ EVRELİ

- BİFİT ile/||/<> BİFOKAL ile/||/<> BİFÜRKASYON ile/||/<> BİGEMİNE ile/||/<> BİKÜSPİDASYON ile/||/<> BİKÜSPİT ile/||/<> BİLATERAL ile/||/<> BİPLAN ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> BİVALAN

( Ayrık. İLE/VE/|| İki odaklı. İLE/VE/|| Çatal. | Çatallanma. İLE/VE/|| İkiye bir. | İkiz. İLE/VE/|| İkili yapraklanma. İLE/VE/|| İki yapraklı. İLE/VE/|| İki yanlı. İLE/VE/|| İki kutuplu. İLE/VE/|| İki düzlemli. İLE/VE/|| İki değerlikli. )

- BİFOKAL/BİFOCAL değil/yerine/= İKİ ODAKLI

- BİFOKAL ile/||/<> BİFİD

( İki odaklı. İLE/||/<> Ayrık, çatallı, yarık. )

- BİFTEK ile BİFTEK MANTARI

- BİFTEK ile SIĞIR BEYİNLİ ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR STRAGANOFU ile BİFTEK

- BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ

- BÎ[Fars.]-HABER[Ar.] değil/yerine/= ÇAVSIZ

- BİHTER/EK ile/değil BİHTEREK

( Daha, en, pek iyi. İLE/DEĞİL Fars'lılarca 120 yılda bir kere onüç ay olarak sayılan yılın adı. [sonraları, dört yılda bir gün fazlası olan SENE-İ KEBÎSE biçimine konulmuştur.] )

- BİHTER/EK[Fars.] ile BİHTERÎ[Fars.] ile BİHTERÎN[Fars.]

( Daha, en, pek iyi. İLE En iyi olma, üstünlük. İLE En iyi, pek iyi. )

- BIKMAK/USANMAK ile/ve SIKILMAK

- BİL BAKALIM ...:
BEN KİMİM?
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEN KİMSİN?


- Bİ'L-MUTÂBAKA ile Bİ'T-TAZAMMUN ile Bİ'L-İLTİZÂM

( Örtüşme. İLE İçlem. İLE Gereklilik. )

- BİLÂ KAYDÜ ŞART/KAYITSIZ ŞARTSIZ değil/yerine/= KOŞULSUZCA/YAZGASIZ KOŞULSUZ

- BİLÂDER değil BİRÂDER[Fars.]

- BİLÂD-I SELÂSE ile VİLÂYAT-I SELÂSE

( Üç şehir. İLE Üç vilâyet. )
( * Üsküdar, Galata, Eyüp.
* İstanbul, Edirne, Bursa.
İLE
Selânik, Manastır, Yanya. )

- BİLANÇO[İt. < BILANCIO] değil/yerine/= DENGELEM

- BİLARDO MASASININ:
BOYU
ile/ve/<> ENİ

( 284 cm. İLE/VE/<> 142 cm. )

- BİLARDO ile BİLARDOCU/LUK ile BİLARDO TOPU ile BİLARDO MASASI ile BİLARDO SALONU ile BİLARDO SOPASI

- BİLBAŞAR, SEMİRAL (SARIYER, 1932 - ?)

( İstanbul Erkek Lisesinden mezun oldu. Bir süre üniversite tahsili gördükten sonra gazeteciliği seçti ve genç yaşta haftalık "Hafta" ve "Ses" dergilerinde çalıştı. Daha sonra "Hayat" ve "Ses" dergilerinde görev yaptı. Hürriyet, Milliyet, Tercüman ve Akşam gazetelerinde spor ve magazin kısmında çalıştı. 1963 yılında reklamcılığa geçti. Basın Organizasyon Reklam Ajansını kurdu ve uzun yıllar hizmet verdi. Dünyanın ünlü firmalarının reklamlarını yaptı. Avrupa'da Rizolli Reklamcılık yarışmasında 2 kez birincilik ödülü aldı. Ayrıca üyesi olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin düzenlediği yarışmalarda Mizanpaj ve ayrıca Burhan Felek Basın Hizmet ödülüne lâyık görüldü. Avrupa'nın önemli reklam firmalarından eğitim aldı. İngiliz ITV, Granada TV kanallarında TV program yapımı üzerinde staj yaptı. Hobi olarak at yetiştiriciliği yaptı. Türkiye Jokey kulübünde yönetim kurullarında görev yaptı. )

- BİL/BEYYİNE değil/yerine/= KANITLIK/LA

- Bildiği bir şey vardır! de DİNLE!!!


- Bildiği bir şey vardır! de SUS!!!

- BİLDİĞİM/İNANDIĞIM ŞEYİ YAPARIM ile/değil BİLDİĞİM/İNANDIĞIM ŞEYİ, YAPARIM

- Bildiğin anlaşılacak şekilde SUS!!!

- BİLDİĞİNİZ GİBİ ile/değil/yerine BİLENLERİN BİLDİĞİ GİBİ

- BILDIRCININ "BEYLİĞİ" ile/ve/||/<>/> ARPA BİÇİMİ

( Bıldırcının beyliği, arpa biçimine kadardır. )

- DİN:
BİLDİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> İNDİRİLMİŞ

( İnsan. İLE/VE/||/<> Doğa. )

- BİLDİRME ile BİLDİRME EKİ ile BİLDİRME KİPİ ile BİLDİRME CÜMLESİ

- BİLDİRMEK ile BİLDİRTMEK ile BİLDİRİLMEK ile BİLDİREBİLMEK ile BİLDİRİVERMEK ile BİLDİRİ

- BİLDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<> UYANDIRMAK

- BİLE BİLİRİZ ile/ve/değil/||/<> BİLEBİLİRİZ


- BİLECEN/UKALÂ ile "ÇOK BİLMİŞ"

- BİLECİK ÇİFTLİĞİ

( Demirciköy Bilecik Çiftliği İstanbul'un önemli mesire yerlerinden biriydi. Padişahlar avlanmaya geldiklerinde istirahata çekildikleri önemli bir çiftlikti. Birkaç kez el değiştirdikten sonra çiftlik havasından uzaklaştı. )

- BİLECİK:
DÖRT COĞRAFÎ BÖLGEYE SINIRI OLAN TEK KENT

( Hem Marmara, hem Ege, hem İç Anadolu, hem de Karadeniz'de toprağı bulunan tek kent, Osmanlı'nın kurulduğu kent olan Bilecik'tir. )

- BİLECİK < BELEKOMA

- BİLECİK ile BİLECİKLİ/LİK

- BİLECİK ile BİRECİK

( İl. İLE İlçe.[Urfa] )
( ... İLE Kelaynak kuşlarının koruma altına alındığı bölge. )

- BİLEMEK ile BİLENMEK ile BİLETMEK ile BİLEŞMEK ile BİLEBİLMEK ile BİLETİLMEK ile BİLEYLEMEK ile BİLEŞTİRMEK ile BİLENEBİLMEK ile BİLETEBİLMEK ile BİLEYEBİLMEK ile BİLEYİVERMEK ile BİLE ile BİLEK/LİK ile BİLET ile BİLETLİ ile BİLETÇİ/LİK ile BİLETSİZ ile BİLE BİLE ile BİLEK SAATİ ile BİLEK DAMARI ile BİLEK GÜREŞİ

- BİLEMEK ile DÜRÜST ile AÇIKÇASI ile DÜRÜSTLÜK

- BİLEMEK ile "KESKİNLEŞTİRMEK"

( KILAĞI/ZAĞ: Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )

- BİLEMEM ile ALLAH BİLİR


- BİL(E)MEMEK ile/ve DOĞRU/TAM TANIMLA(YA)MAMAK

- BİLEN AÇMAZI ile/ve/||/<> HERŞEYİ BİLME AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> ÖNCEDEN BİLME AÇMAZI

- BİLEN/DÜŞÜNEN İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS] ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI/BİLGE İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS SAPİENS]

( "Homo sapiens sapiens" terimi, modern insan türünü belirtmek için kullanılan bir alt tür adıdır. "Homo sapiens", insanın tür adıdır ancak bilim dünyası tarafından modern insan alt türü olarak "Homo sapiens sapiens" olarak sınıflandırılmıştır.

Bu terim, insan türünün daha özel bir alt öbeğini vurgulamak için kullanılır. İlk "Homo sapiens" türü, yaklaşık 200.000 yıl önce ortaya çıktı. Ancak "Homo sapiens sapiens", yaklaşık 50.000 ila 70.000 yıl önce ortaya çıkan ve günümüzdeki insan türünü tanımlayan daha özel bir alt türdür. Bu terim, Homo sapiens'in en yaygın ve günümüzde yaşayan alt türünü belirtmek için kullanılır. )

- BİLEN ile/ve/||/<> ÖĞRENEN ile/ve/||/<> DİNLEYEN

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ

( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- Bilenin yanında DİNLE!!!

- Bilenin yanında SUS!!!

- BİLEREK/BİLE BİLE ile İNADINA

- BİLEREK / BİLMEYEREK ile/ve/||/<> İSTEYEREK / İSTEMEYEREK ile/ve/||/<> DOĞRUDAN / DOLAYLI

- BİLEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK BİLDİKLERİNMİZ


- Bilerek KONUŞ!!!

- BİLEREK ile BİLE BİLE

- BİLEREK ile BİLE BİLE

- BİLEREK ile BİLE BİLE

- BİLEŞEN ile BİLEŞENLER

- BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM ile BİLEŞKE

( Fizikte ve dilde. İLE Kimyada, doğada, dilde, felsefede. İLE Kimyada. İLE Fizikte. )
( Bir bileşke oluşturan güçlerin her biri. | Bir bileşiğin molekülündeki ögeler ya da alt öbeklerden her biri. | Bir karışımın ögeleri. | Bileşim yoluyla bir sözcüğün yapısına giren sözcük. [örn. sivrisinek] İLE Bileşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. | Kİmyasal tepkimeler sonucunda, iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız, fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek/madde. [örn. su] | Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası. İLE İki ya da daha çok ögenin biraraya gelerek yeni bir öğe oluşturması, terkip. | İki ya da daha fazla nesnenin belirli oranlarda tepkimeye girerek oluşturduğu ve özellikleri kendini oluşturan nesnelerden farklı ve bileşenlerinin fiziksel yollarla birbirinden ayrılamadığı nesne. | Bir nesnenin, hangi kimyasal türlerden oluştuğun belirleyen verilerin tümü. | Bileşme sonucu oluşan nesne. İLE Bir nesneye uygulanan birkaç gücün toplam etkisine eşit olan tek güç. | Bir nesneyi oluşturan ögeler ya da bileşikler.

)

- BİLEŞEN ile İÇİNDEKİLER

- MÜREKKİB[Osm.] / COMPONENT, CONSTITUENT[İng.] / COMPOSANT[Fr.] / KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞEN

- COMPOUND NUCLEUS[İng.] / NOYAU COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK ÇEKİRDEK

- BİLEŞİK ÇİÇEK DURUMU, KAPİTULUM = EZHÂR-I MÜREKKEBE = CALATHIDE, CAPITULE


- COMPOUND MACHINE[İng.] / MACHINE COMPOUND[Fr.] / COMPOUNDMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MAKİNE

- ADESE-İ MÜREKKEB[Osm.] / COMPOUND LENS[İng.] / LENTILLE COMPOSÉE[Fr.] / COMPOUNDLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MERCEK

- COMPOUND MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE COMPOSÉ[Fr.] / COMPOUNDMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MİKROSKOP

- COMPOUND PENDULUM[İng.] / PENDULE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK SARKAÇ

- BİLEŞİK ŞEMSİYE/UMBELLA = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE-İ MÜREKKEBE = OMBELLE COMPOSÉE

- ZUSAMMENGESETZTES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK SİSTEM

- BİLEŞİK ile DIŞMERKEZLİ BİLEŞİK

- BİLEŞİK ile KARIŞIM

( Aynı cins moleküllerden oluşur. İLE Farklı cins atom ya da moleküllerden oluşur. )
( Kimyasal yollarla ayrıştırılırlar. İLE Fiziksel yollarla ayrıştırılırlar. )
( Saftır. İLE Saf değildir. )
( Yapısındaki öğeler, belirli kütle oranlarında birleşir. İLE Belirli bir oran yoktur. )
( Yoğunlukları karakteristiktir. İLE Yoğunlukları karışımdaki maddelerin karışma miktarına bağlı olarak değişir. )

- MÜREKKEB, TERKİB[Osm.] / COMPOSITE, COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ[Fr.] / COMPOUND[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK

- BİLEŞİK/LİK ile BİLEŞİK KAP ile BİLEŞİK FAİZ ile BİLEŞİK KESİR ile BİLEŞİK KAPLAR ile BİLEŞİK ÖNERME


- BİLEŞİK/LİK ile BİREŞİK/LİK

- TERKİP[Osm.] / SYNTHESIS, SYNTHESIZE, COMPOSITION[İng.] / COMPOSITION, SYNTHÉSE[Fr.] / SYNTHESE, SYNTHESIEREN, ZUSAMMENSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİM, SENTEZ/LEMEK

- BİLEŞİM ile BİLEŞİMLİ

- BİLEŞİM ile BİREŞİM(/KURGUL)/TEVHİD

( Kimyasal. İLE Kavramsal. )

- BİLEŞİM ile BİRLEŞİM

( Bileşme durumu. | İki ya da daha çok ögenin bir araya gelerek yeni bir öge oluşturması, terkip. | Bir nesnenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı. | Bileşme sonucu oluşan nesne. İLE Birleşme durumu. | Bir topluluğun, bir gün içindeki toplanmaları, inikat. | Döllenmek için erille dişil hayvanın bir araya gelmesi. )

- KUVVE-İ MUHASSALA[Osm.] / RESULTANT FORCE[İng.] / FORCE RÉSULTANTE[Fr.] / RESULTIERENDE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE KUVVET

- RESULTANT VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉSULTANT[Fr.] / RESULTIERENDER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE VEKTÖR

- BİLEŞKE ile/ve/||/<> TOPLAM

- BİLEYİŞ ile BİLEYİCİ/LİK

- BİLEZİK ile/değil/||/<> BİLEKLİK


- BİLEZİK ile BİLEZİKLİ

- BİLEZİK ile HALHAL[Ar.]

( ... İLE Kadınların, ayak bileklerine taktığı bilezik. )

- BİLGE/LER ile/ve/<> PEYGAMBER/LER ile/ve/<> FİLOZOF/LAR

( Uzakdoğu(da). İLE/VE/<> Doğu(da). İLE/VE/<> Batı(da). )
( MAGİ: Bilge/bilgin.[Peri] )

- BİLGELEŞMEK ile BİLGELEŞTİRMEK ile BİLGELEŞEBİLMEK ile BİLGE/LİK ile BİLGECE

- BİLGE/LİK / İRFAN ile BİLGİLİ/LİK

- BİLGELİK/HİKMET TAŞIMAYAN SÖZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNME BARINDIRMAYAN SESSİZLİK/SÜKÛT

( Gevezeliktir. VE/||/<> Dalgıdır/gaflettir. )

- BİLGE/LİK / İRFAN ile/ve BİLGİLİ/LİK

( Devirsel kalıpları anlamak. İLE/VE Bilgi sahibi olmak. )
( Gerçek olmayanın, gerçek olmadığını görmek bilgeliktir. )
( Mutlu olmak için kendimizi (özümüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksinimimiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Bilgeliğin önemli koşulu, düzen kurmaktır. )
( O, asla vazgeçmez. )
( Bilgelik, kişinin doğuştan gelen yetilerinin üstüne kurulur ve bunların kazanılmış yetilerle beslenerek geliştirilmesi amaçlanır. )
( Bilgelik/Aydınlanma yolunda Arınma'da amaç:
1. İçgüdüler'i de içine alan duygular'ın uyumlandırılması, coşku ile yaşam sevinci'ne kavuşmak.
2. Duyarlılık Yetisi'nin eğitilmesiyle, algı yolları'nın yetkinleştirilmesi.
3. Sezgi ve buluş yollarının açılması. )
( Bilgelik, "altın orta yol"u izlemek. Aşırılığı, tutumsuzluğu ve tutkunluğu yok edebilmektir. [TAO] )
( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )
( Kişi, ağzından çıkan sözlerini ve zihnini kontrol etmeli ve kendi gövdesine hiçbir zarar vermemelidir. Ancak bu davranışları saf olursa bilgelik yolunda ilerleyebilir. )
( To see the unreal is wisdom.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Will never give up. )

- BİLGELİK ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> ÖLÇÜLÜLÜK

( Bilgelik, aklın; Cesaret, kalbin; Ölçülülük, duyguların kontrolüdür. )

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK

- BİLGELİK ve/=/||/<> KENDİNİ TANIMAK


- BİLGELİK ile/değil MİSTİK DENEYİM

- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK

- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")

( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )

- BİLGİ/İLİM SAHİBİ OLMAK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK(TANIMAK)

( Bilgi, kendine kayıtsız kalana acımaz. )

- OLGUN/LUK:
BİLGİ İTİBARİYLE
ve/||/<>
BİLGELİK İTİBARİYLE
ve/||/<>
DURUM/KOŞULLAR İTİBARİYLE
ve/||/<>
AYDINLATMA İTİBARİYLE

- BİLGİ KAYBI PARADOKSU ile/||/<> KUANTUM BELİRLİLİK

( Bilgi kaybı paradoksu kara delik bilgiyi yok eder mi İLE kuantum belirlilik bilgi korunmalıdır der. Hawking başta bilgi kaybolur İLE sonra bilgi korunur dedi. Paradoks kuantum mekaniği İLE genel görelilik çelişkisidir. )
( Stephen Hawking tarafından 1976 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )

- BİLGİ KURAMI(TEORİSİ) ile/ve/||/<> BİLİMİN FELSEFESİ

- BİLGİ SAHİBİ OLMA ile/ve/||/<>/> GEÇERLİ YARGILAMA/YORUMLAMA(MEŞRÛ MUHAKEME)

- BİLGİ ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİ DOĞURMAK

- BİLGİ (VAROLANI) ile/ve/değil/yerine ANLAM (VAROLANI)

( Taşınan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özümsenen. )

- BİLGİ VERMEK ile RESMİ OLMAYAN ile GAYRİ RESMİ OLARAK ile MUHBİR ile BİLİŞİM ile BİLGİ ile BİLGİ MASASI ile BİLGİLENDİRİCİ ile BİLGİLENDİRİLMİŞ ile MUHBİR

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK

- BİLGİ ile BİLGİ OLMAYAN

( Bilgi ile bilgi olmayanı ayıramamak, ne yazık ki, bilgi üretmemekten kaynaklanmaktadır. )

- BİLGİ ile BİLGİLİ

- BİLGİ ve/||/<>/> BİLİM ve/||/<>/> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<>/> YETİNME

( Anamal/sermaye. VE/||/<>/> Silah. VE/||/<>/> Giysi. VE/||/<>/> Kazanç. )

- BİLGİ ile/ve BİRİKİM

( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
( Bilgi tohumdur. Bire yüz verir. Verdigi yüzün her biri bir tohumdur ki, sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. )
( Deneyimi olmayan kavram yetersiz, kavramı olmayan deneyim boştur. )
( Zihinsel bilgi sürecinde 5 aşama:
1. Genel deneyim.
2. Özel deneyim.
3. Olgusal Bilim.
a. Deney ve Gözlem,
b. Kuram oluşturma,
4. Günlük Bilim.
5. Aşkın Bilimler. )

- BİLGİ ve DEĞİŞİM

- BİLGİ ve/<>/= DENEYİM

( Birine, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller. )
( ... VE/<>/= Farklı durumları görmek. )