YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- OLÉUM[Fr.] ile/değil/yerine/= DUMANLI SÜLFİRİK ASİT

- SAÇ YAĞİ[Osm.] / OLEUM[İng.] / OLEUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMANLI SÜLFÜRİK ASİT

- DUMAS METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DUMAS YÖNTEMİ

- DÜMBÂL/E[Fars.] ile DÜNB/E[Fars.]

( Kuyruk. İLE Kuyruk. )

- DÜMBELEK[< DÜBALAK]

- DÜMDÜZ ile/ve/||/<> TEKDÜZE

- DÜMEN ile DÜMENCİ

- DÜMENCİ ile/değil/yerine/>< KÜREKÇİ

( image )

- DÜN İLE BUGÜNÜN "KAVGASI/TARTIŞMASI" ve/ne yazık ki/||/<>/> YARININ KAYBI

- DÜNDAR, PROF. DR. MÜNİR (TRABZON 1931 - 2002)

( İlk ve ortaokulu Trabzon'da Liseyi İstanbul Beyoğlu Erkek Lisesinde okudu ve girdiği İ.Ü. Orman Fakültesinden 1960 mezun oldu. yılında Bir süre Orman Teşkilatı'nda görev almış, daha sonra Federal Almanya'da DAAD bursu ile çalışmış, Türkiye'ye dönüşünde Ankara'da Ormancılık Araştırma Enstitüsü'nde görevlendirilmiştir. 1972'de doktor unvanı aldı ve 1974'te İ.Ü. Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsünde asistan oldu. 1978'de doçent, 1989'da profesör oldu. 29 yayını var ve bunlardan 15 ‘şi kendi adı altında, 14' ü de ortak yayınlardır. Ayrıca pek çok rapor ve bilimsel makalesi yayınlanmıştır. )

- DÜNÜŞGE[Kençek] ile TERE
[<

( Yabani tere. İLE ... )

- DÜNYA BANKASI ile IMF

-

- DÜNYA

- DÜNYA:
NESNELER
değil OLGULAR

( Dünya, nesnelerin değil olguların toplamıdır. )

- DÜNYA:
ŞEYLERİN TOPLAMI
ile/ve/değil/||/<>/>/< OLGULARIN TOPLAMI

- DÜNYA TARİHİ ile/ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE TARİHİ ile/ve/||/<>/>/<

(
Felsefe - Bilim Tarihi Zihin Haritası




---



BİLİM/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE:
(ÖNCELİKLE) VAR OLANIN[MEVCUD/ONTOS] ve/||/<>/> DOĞANIN ve/||/<>/> DOĞAL)
NESNE ve/||/<>/> OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(VE ANCAK DAHA SONRA) ÜRETİLMİŞ NESNELERİN
(VE EN SON OLARAK) KİŞİLERİN ve/||/<>/> TOPLULUKLARIN ve/||/<>/> TOPLUMUN/TOPLUMLARDA YAŞANMIŞ/YAŞANAN/YAŞANABİLEN
OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(ÖNCEDEN TANIMLANMIŞ ve/||/<>/> BELİRLENMİŞ BİR YÖNTEM ve/||/<>/> ARACA BAĞLI OLARAK)
(İSTİDLÂLÎ/RASYONEL [AKIL İLE])
ÖLÇÜLÜ ve/||/<>/> ÖLÇÜLEBİLİR/ÖLÇÜMLENEBİLİR
NEDENSEL ve/||/<>/> KAVRAMSAL ve/||/<>/> ELEŞTİREL (OLANAK ve/||/<>/> SINIRLARI İÇİNDE)
KANITLI ve/||/<>/> DÜZENLİ ve/||/<>/> TUTARLI (BİR BİÇİMDE)
KAMUSAL/LIK ve/||/<>/> TEKRARLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK ve/||/<>/> PAYLAŞILABİLİR/LİK (KOŞULLARINDA)
TANIM ve/||/<>/> İŞLEV ve/||/<>/> YARARA (KONU OLABİLEN/OLABİLECEK)
VERİ ve/||/<>/> BİLİ ve/||/<>/> BİLGİ/Sİ



---



[2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...]


---



)
( [2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...] )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( "Bilim Tarihi Durakları"[Şeniz Yıldırımer - İlke Yay.] kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( | 2. | 3. | 4. | 5. dersler...] )
( )
(

https://twitter.com/floodmania/status/1294365941791424513 )
( )
( [2. | 3. | 4. dersler... )
( )
( )
( )
( Türk Tarih Kurumu
Felsefe ve Bilim Tarihi Söyleşileri - 1

)
( )
( )
(

)
( )
( )

- DÜNYA VATANDAŞI ile/ve VATANSIZ/HAYMATLOS

- DÜNYA ve/||/<> DÖNÜŞ HIZLARI

( image )

- DÜNYA ve/ TÜRKİYE ve/ İSTANBUL ve/ FATİH

( Gövde. VE Yüz. VE Göz. VE Gönül. )

- DÜNYA[Ar.] ile/değil/yerine/||/<>/> YERYÜZÜ / ACUN / YERTİNÇ

- AKADEMİK YIL:
DÜNYADA
ile JAPONYA'DA

( Eylül-Ekim aylarında başlar. İLE 01 Nisan'da başlar. )

- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/değil/||/<> BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK

- EN'LER:
DÜNYADA
ve/||/<>/>/< EVRENDE

( İçerik için burayı tıklayınız... )

- DÜNYADA EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve UZAYDA/BOŞLUKTA/YERÇEKİMSİZ ALANDA EŞEYSELLİK/SEKS

- YALAN:
DÜNYADA
ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE

( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )

- DÜN-YADA değil DÜNYADA

- DÜNYA/LIK ile DÜNYACI/LIK ile DÜNYALI ile DÜNYA ALEM ile DÜNYA MALI ile DÜNYA GÖRMÜŞ ile DÜNYA GÖRÜŞÜ ile DÜNYA GÜZELİ ile DÜNYA KELAMI ile DÜNYA NİMETİ ile DÜNYA GÖRÜŞLÜ ile DÜNYA PENCERESİ

- DÜNYANIN ÇEVRESİNİ DOLAŞAN İLK KİŞİ:
MACELLAN
değil HENRY

( Ferdinand Macellan, dünyanın etrafındaki turunu tamamlayamadı. 1521'de, Filipinler'de henüz turun yarısındayken öldürüldü. [Macellan, 1511'de, Portekiz'den çıkıp Hint Okyanusu'nu geçerek önce Uzakdoğu'yu ziyaret etti. Henry'i, 1511'de, Malezya'daki bir köle pazarında buldu ve onu geldiği yoldan Lizbon'a götürdü. 1519'da çıkılan dünya turu girişimi de dahil olmak üzere bundan sonraki tüm yolculuklarında Henry, Macellan'ın yanında gitti. Bu yolculuk, öteki yönden, yani Atlas Okyanusu'nu ve Büyük Okyanus'u geçerek gerçekleşti. Bu yüzden, 1521'de Uzakdoğu'ya vardıklarında, Henry dünyanın etrafını tam olarak dolaşmış olan ilk kişi oldu. )

- DÜNYANIN DÖNÜŞ HIZI:
KENDİ ÇEVRESİNDE
ile/ve/||/<>/> GÜNEŞİN ÇEVRESİNDE

( [saatte] 1670 km. İLE/VE/||/<>/> 107.627 km. hızla [yılda 2.6 milyon km.] )

- [ne yazık ki]
"DÜNYANIN DAR GELMESİ"
ile/ve/değil/<> "KÖŞELERİN KAPILMASI/TUTULMASI OYUNU/ÇABASI/YANILSAMASI"

- DÜNYAYA GELMEK/GELDİK değil DÜNYADAN GELMEK/GELDİK

- DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK ile/değil/yerine DÜNYANI[İSTEKLERİNİ/ÇEVRENİ/KOŞULLARINI] DEĞİŞTİRMEK

- DÜNYAYI YERİNDEN OYNATMAK ile/ve/||/<>/< OTURDUĞUMUZ YERDEN KALKMAK

- DÜNYAYI/ÜLKEYİ/KİŞİLERİ KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ KURTARMAK VE KORUMAK

- HİKMET:
DÜNYEVÎ
ile/ve/<> NEFSÂNÎ ile/ve/<> ŞEYTANÎ ile/ve/<> İLÂHÎ

( Toplumsal. İLE/VE/<> Psikolojik. İLE/VE/<> Siyasal. İLE/VE/<> Tanrısal[Teolojik], [Din, Mârifetullah]. )

- DÜNYEVÎ ... ile/ve/değil/||/<> DÜNYADA KAZANILACAK OLAN ...

- DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ DÜNYA

- DUODENUM ile/ve JEJUNUM ile/ve ILEUM

( İnce bağırsakların ilk bölümü.[12 parmak bağırsağı.] İLE/VE İnce bağırsağın duodenum ile ileum arasındaki bölümü. İLE/VE İnce bağırsakların son bölümü.[Jujenum ile çekum arasında uzanır ve ince bağırsakların 3/5'ini oluşturur.] )

- DÜPEDÜZ


- DÜPEDÜZ ile BASBAYAĞI

- dur. dolor.[Lat. < DURANTE DOLORE] değil/yerine/= AĞRI SIRASINDA, AĞRI VARKEN

- DURABİLMEK ile/ve/||/<> UNUTABİLMEK ile/ve/||/<> SUSABİLMEK ile/ve/||/<> AFFEDEBİLMEK

- CHAMP STATIONNAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DURAĞAN ALAN

- STATIC[İng.] / STATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DURAĞAN, DURGUN

- DURAĞAN SÜREÇ ile/ve/değil/yerine ETKİN SÜREÇ

- DURAĞAN TOPLUM ile/değil/yerine/>< DEVİNGEN TOPLUM

- DURAĞAN ile/ve/değil/yerine/||/>< DEVİNGEN

- DURAĞAN ile HANTAL

- DURAĞAN ile SABİT


- DURAĞANLAŞMAK ile DURAĞAN/LIK ile DURAĞAN ELEKTRİK

- DURAĞANLIK/ATÂLET(OTURMA/YATMA) ile/değil/yerine/>< HAREKET

( Üşütür ve giydirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Isıtır ve soyundurur. )

- DURAĞANLIK ile/ve/değil/yerine/||/>< DEVİNİMSEL/LİK

- DURAĞAN/LIK ile/ve/||/<> KABIZ/LIK

- DURAĞAN/LIK ve YOK/LUK

- DURAĞANLIK/ATÂLET ile/değil/yerine/||/<> DURUŞ

- DURAĞAN/STATİK ile/>< DEVİNGEN/DİNAMİK

( Durağan nesnelerin dengesi ve Güçlerle ilgilenen fizik dalı. İLE/>< devimli nesnelerin Güç ve devimle ilgilenen fizik dalı. )

- DURAĞIN ORADA ile DURAKTA

- DURALAMAK ile DURABİLMEK ile DURAKLAMAK ile DURALATMAK ile DURAKLATMAK ile DURAK/LIK ile DURAL/LIK ile DURAÇ ile DURAKLI ile DURAKSIZ/LIK ile DURAN TOP ile DURAKLI DALGA

- STANDING WAVE LOSS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE PERTE EN ONDES STATIONNAIRES[Fr.] / STEHWELLENVERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DURAN DALGA KAYIP FAKTÖRÜ


- DURAN ile/ve/>/değil/yerine DÖNENDE, DURAN

- DURAN ile/ve/||/<> DURAĞAN

- DURAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DÜŞÜNEN

( Susmak bilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></</> Hemen susar.
bkz. www.FaRkLaR.net/SUS )

- DURANDA, DÖNEN ile/ve/<> DÖNENDE, DURAN

( Doğa. İLE/VE/<> İnsan/kendi. )

- Durarak KONUŞ!!!

- DURATION vs. PROCESS

- DÛR-BÎN[Fars.] ile DÛR-NÜMÂ/Y[Fars.]

( Uzağı/ileriyi/geleceği gören. İLE Uzağı gösteren. )

- DÜRBÜN ile/değil BÜYÜTEÇ

- DÜRBÜN ile ÇİÇEK DÜRBÜNÜ(KALEYDESKOP)

( ... İLE Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal ya da mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük nesnelerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç. )

- DÜRBÜN ile PERİSKOP[Fr. < Yun. PERI: Dolay. SKOPEIN: Gözetlemek.]

( ... İLE Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin gözünü çevirmeksizin çevreyi araştırmasını sağlayan optik araç. )

- DÜRDÂNE değil/yerine/= İNCİ TANESİ

- STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT[Fr.] / BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DURDURMA GÜCÜ

- STOPPED FLOW METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DURDURULMUŞ AKIŞ YÖNTEMİ

- SYSTÈME DE RÉFÉRENCE AU REPOS[Fr.] ile/değil/yerine/= DURGUN BAŞVURU SİSTEMİ

- REST FRAME[İng.] ile/değil/yerine/= DURGUN ÇERÇEVE

- STATIONARY PHASE MASS-TRANSFER TERM[İng.] ile/değil/yerine/= DURGUN FAZ KÜTLE AKTARIM TERİMİ

- REST DENSITY[İng.] / DENSITÉ AU REPOS[Fr.] / RUHEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YOĞUNLUK

- DURGUN/LUK ile/ve/değil/||/<> DURAĞAN/LIK

- DURMA ile/||/<> DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİM HAREKET

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )

- DURMA = DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİM/HAREKET

( Aralarında fark yoktur. )

- DURMAK ile DURMALI ÇIKIŞ

- DÜRMEK ile DÜRMECE

- DURMUŞ DEDE DERGÂHI

( Rumelihisar'dadır. Son şeyhi Şeyh Eşref Efendi olup Halvetiye tarikatı mensubudur. )

- DURMUŞ DEDE TEKKESİ

( Rumelihisar kalesinin güney, kayalar mescidinin üst tarafındaydı. Sefere çıkar denizcilerin ziyaret ettikleri bir tekke idi. )

- DÜRTMEK ile DÜRTÜLMEK ile DÜRTELEMEK ile DÜRTÜ ile DÜRTÜCÜ KILIÇ

- DÜRTMEK ile GIDIKLAMAK

- DÜRTMEK ile İTMEK

- DÜRTMEK ile/değil/yerine UYARMAK

- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]

- DÜRTÜ ve/||/<> ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ


- DÜRTÜ ile/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMA

- DÜRTÜLER ile/ve/||/<> KAYGI ile/ve/||/<> SAVUNMALAR

- DURUL, ORHAN (SARIYER, 1944)

( Öğrenimini tamamladıktan sonra Fransa'da mesleği ile ilgili tekstil planlama ve işletme eğitimi gördü. Göz Nurunu Koruma Vakfı kurucu üyesi olup, Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Fethiye Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetimi kurulu tüyesi ve 5 dönem başkanlık yaptı. Sarıyer Spor kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )

- RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DURULMA SÜRESİ

- RELAXATION[İng.] / ENTSHIEDENHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DURULMA

- [DURUM > DUYGU > DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ >= ... ]
ile
[DURUM > DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ > DUYGU >= ... ]
ile
[DUYGU > DURUM > DAVRANIŞ >= ... ]
ile
[DÜŞÜNCE > DAVRANIŞ > DURUM > DUYGU >= ... ]

( Sorun. İLE Çözüm. İLE Âşık. Düşünme[sonradan]. İLE Biliminsanı. )

- ZUSTANDSSUMME[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM TOPLAMI

- ŞUÂ-İ HÂL[Osm.] / STATE VECTOR[İng.] / VECTEUR D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM VEKTÖRÜ

- DENSITY OF STATES[İng.] / DENSITÉ D'ÉTATS[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM YOĞUNLUĞU

- DURUM ile/ve GÖRÜNTÜ


- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM

- DURUM ile KOŞULLU ile KOŞULLU ATLAMA ile ŞARTLANDIRILMIŞ ile İKLİMLENDİRME ile KOŞULLAR

- DURUM = VAZİYET = SITUATION[İng., Fr., Alm.] = SITUS[Lat.] = SITUACION[İsp.]

- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK

- ["DURUMU"] KABUL ETME(ME)K ile KABULLENME(ME)K

( TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK )

- DURUMUNDA OLMAK ile ZORUNLULUK

- DURUM/VAZ:
TAHKİKÎ
ile/ve/||/<>/> TEVİLÎ

- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)

- DURUŞ ile/ve/||/<>/> DİRENİŞ

- DURUŞMA ile/ve/||/<> TENSİB DURUŞMASI/İSTİNÂBE

( ... İLE/VE/||/<> Davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın, oradaki mahkemece ifadesinin alınması. )

- DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OLMAK =/||/<> "MANZARA KAPATAN AĞAÇ OLMAK"

( Ne yazık ki, bazı "kişiler" için dürüst kişilerin (istenilmeme) durumu. )

- DÜRÜST OLMAK/OLMAM "GEREKİRSE" değil DÜRÜST OLMAK/OLMAM GEREKİR Kİ

- DÜRÜSTLÜK:
"ÇOK ARKADAŞ"
değil/yerine İYİ DOST (KAZANDIRIR)

- DOĞRU/LUK/DÜRÜST/LÜK[Fars.] ile/ve AÇIK/LIK

- DÜRÜST/LÜK >< BİLGİSİZ/LİK(CEHÂLET)

- DÜRÜSTLÜKTE:
KOLAY İNCİNME
ile/ve/||/<> KOLAY İNCİTME

- DUŞ TROBLEMİ" değil/< TROPLEN[Fr. < TROP: Fazla. + PLEIN: Dolu.]

( ... @@ Fazla suyu boşaltan. )

- DUŞ ile DUŞ KABİNİ ile DUŞ TEKNESİ

- DÜŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNCE

- DÜŞ ile/||/<> GÜNDÜZ DÜŞLERİ


- DUŞAMBE

( Pazartesi. )

- DÜŞE-KALKA/ÜFTÂN Ü HİZÂN[Fars.] (BÜYÜMEK)

- VERTICAL POLARIZATION WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY KUTUPLANMA DALGASI

- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)

- DÜŞMAN ile OLUMSUZ ile OLUMSUZ ile SIKINTI

- DÜŞMANA:
| "ZARAR VERMEK ve/ya da ÖÇ ALMAK" |
ile/değil/yerine/><
BAĞIŞLAMAK

( | Düşmanından daha alçağa düşürür. VE/YA DA Düşmanınla aynı seviyeye düşürür. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüceltir. )

- DÜŞMANDAN KORUNMAK ile/ve/değil/||/<> "DOST"TAN KORUNMAK

( Kendin korunabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bir şeylerin ve/ya da birilerinin de koruması gerekir. )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )
( Kusursuz dost isteyen, dostsuz kalır. )
( Ayıpsız yâr isteyen, yârsız kalır. )

- DÜŞMANLIK değil/yerine/>< BİREŞİM/TEVHİD

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK

( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
( )
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )
( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )
( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )
( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )

- DÜŞME KAYGISI ile/ve/||/<> YÜKSEK SES KAYGISI

( İnsanın, doğduğunda,sahip olduğu, sadece iki korku. [Öteki tüm korku ve kaygıları sonradan öğrenir.] )

- DÜŞMEK ile UYKUYA DALMAK ile GERİ ÇEKİLMEK ile GERİDE KALMAK ile DÜŞMEK ile DÜŞEN ADAM ile AŞIK OLMAK ile AŞIK OLMAK ile TERK EDİLMEK ile GECİKMEYE DÜŞMEK ile DÜŞMEK ile ARALARI AÇILMAK ile HASTALANMAK ile BİLİNÇSİZ DÜŞMEK ile YANGINA KURBAN GİTMEK ile YANILABİLİR ile DÜŞMEK ile KAYAN YILDIZ

- DUŞU:
YEMEKTEN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK
değil/yerine YEMEKTEN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK

- DUŞU:
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK
değil/>< YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK

- LOW ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES BASSES ÉNERGIES[Fr.] / NIEDRIGENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİ FİZİĞİ

- NIEDERFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK FREKANS AKIMI

- NIEDERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK FREKANS

- NIEDERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK GERİLİM

- ÖZSAYGI:
DÜŞÜK
ile/değil/yerine YÜKSEK

( Süreğen kararsızlık ve mükemmelliyetçilik aranır/yaşanır. İLE/DEĞİL/YERİNE Eylemlerinin sorumluluğu kabul edilir. )
( Savunucu olma ve başkalarının düşüncelerine karşı duyarlılık görülür. İLE/DEĞİL/YERİNE Karar verirken, mantığı ile temellendirme görülür. )
( Hata yapmaktan korkma görülür. İLE/DEĞİL/YERİNE Başarı için kararlılığa sahip olma görülür. )
( Başkaları ile kıyaslama yapılır. İLE/DEĞİL/YERİNE Değişime açık olunur. )
( Kişinin, kendi hakkında aşırı eleştirellik görülür. İLE/DEĞİL/YERİNE Fizyolojik, zihinsel ve duygusal durumuna göre yaklaşılır. )
( Başkaları tarafından onaylanmaya aşırı istek görülür. İLE/DEĞİL/YERİNE Sağlıklı ilişki kurmaya özen gösterilir. )

- LOW SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK SPİN KOMPLEKSİ

- [ne yazık ki]
DÜŞÜLEN YALNIZLIK
ile/ve/değil/yerine YEĞLENİLEN YALNIZLIK

( Çürütür/eritir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgunlaştırır/geliştirir. )

- DÜŞÜNCE

( 10¯³¹ jul )

- DÜŞÜNCE DÖNEMLERİNDE:
"BÜYÜSEL"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> (")DİNSEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİMSEL

( Onbinlerce yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sekizbin yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Birkaç yüzyıldır. )

- DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME ve/<> İMGELEM YETİSİ

- DÜŞÜNCE, DÜŞÜNMEK yerine ZAMANINDA DÜŞÜNMEK

( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!][düşen, düşünce/düştükten sonra anlar/bilir!] )
( "Melek Şehri" filmini de izlemenizi salık veririz. )

- DÜŞÜNCE:
ETKİNLİĞİ
ile/ve/||/<> OLAYI ile/ve/||/<> NESNESİ

- DÜŞÜNCE:
GİZEMLİ
değil GİZLİ

- DÜŞÜNCE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- DÜŞÜNCE/İLKE:
KURUCU
ile/ve/||/<>/> DÜZENLEYİCİ

- DÜŞÜNCE/İNANÇ/İDEAL ile/ve/<> KİŞİ

( Bazen ancak bir düşünce/inanç/ideal için herkesten vazgeçebilirsin, bazen de ancak bir kişi için tüm düşünce/inanç/ideallerinden! )

- DÜŞÜNCE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DÜŞÜNCE ve/||/<>/< MANTIK
ve/||/<>
EYLEM ve/||/<>/< EDEB

( Düşüncenin edebi, mantıktır. VE/||/<> Eylemin mantığı, edebdir. )

- DÜŞÜNCE/FİKİR ile/ve/<>/< BİLGİ/VERİ

( Amaca yönelik. İLE/VE/||/<>/< Nedene yönelik. )
( Entellektüel akıl. Amaçlı, evrensel düşünme. İLE/VE/||/<>/< Rasyonel akıl. )
( Gelecekte tutar, geleceğe yöneliktir. İLE/VE/||/<>/< Geçmişte tutar. )
( Bilgi/veri sahibi olmadan, düşünce/fikir sahibi olunmaz/olunmamalı! )
( Gelecek. İLE/VE/||/<>/< Şimdi. )

- DÜŞÜNCE ve/||/<> BİLGİ ve/||/<> BELLEK

- DÜŞÜNCE ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM

- DÜŞÜNCE ve/=/||/<>/< DEVİMİN/HAREKETİN DUYUMU/DUYUMSANMASI

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Düşünceler dedikleriniz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize-, bölünmez dikkatinizi verin. )
( Zorlamasız, kendi benliği ile kısıtlanmamış bir dikkat ve ilgi gerekir. )
( Olgun kişi, dikkatini içine yönelterek, meziyetlerini geliştirir. )
( Dikkat, Şimdi'ye geri getirir. )
( Dikkat, özgürleştirir. )
( Dikkatsizlik, tutsaklaştırır. )
( Dikkatsizlik, köreltir; dikkat, berraklaştırır. )
( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksinimimiz vardır. )
( Dikkatsizliğiniz yüzünden kendi çevrenizde inşâ etmiş olduğunuz hapishaneyi inceleyin. )
( Başparmağınız işaret parmağınıza dokunuyor. İkisi de dokunuyor ve dokunuluyor. Dikkatinizi başparmağınızda topladığınız zaman başparmak hissedendir ve işaret parmağı da nesne. Dikkat odağını değiştirin, ilişki de tersine döner. )
( Attention liberates. )
( Inattention obscures, attention clarifies. )
( It needs effortless, un-self-conscious attention.
To go beyond, you need alert immobility, quiet attention.
Attention brings you back to the present.
Study the prison you have built around yourself by inadvertence.
Your thumb touches your forefinger. Both touch and are touched. When your attention; is on the thumb, the thumb is the feeler and the forefinger - the self. Shift the focus of attention and the relationship is reversed. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/=/||/<>/> DÜŞÜNCENİN DÜŞÜNCESİ

- DÜŞÜNCE ile/ve/<> DUYGU

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. İLE/VE/||/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. İLE/VE/||/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )
( %80 İLE/VE/||/<> %20 İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Duygu yok fakat [çeşitli oranlarda/yoğunluklarda] etkisi olabilir. İLE/VE/||/<> Düşünce var. İLE/VE/||/<> Düşünce ve duygu var. İLE/VE/||/<> Öncenin, kendimizin ve başkalarının düşünceleri var. İLE/VE/||/<> Tümü var. )
( Saniyelerde. İLE/VE/||/<> Milisaniyelerde. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Zihnimizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> Gövdemizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )

- DÜŞÜNCE ile/ve DÜZEN


- DÜŞUNCE ile EDİM

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine FARKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE

( En ufak bir fark gördüğün müddetçe sen gerçeğe yabancısın demektir. )
( Kederin nedeni, farklar ve ayrımlar değildir. )

- DÜŞÜNCE ile FARKLILIKLARI BİRLİĞE GETİREN DÜŞÜNCE

- DÜŞÜNCE ile/ve/<> FELSEFE

( ... İLE/VE/<> Düşüncenin hesabını verebilmek. )

- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]

- DÜŞÜNCE = FİKİR = THOUGHT[İng.] = PENSÉE[Fr.] = GEDANKE[Alm.] = PENSAMIENTO[İsp.]

- DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine HESABINI VEREBİLECEĞİN DÜŞÜNCE

( Her düşündüğünü seslendirmemeli/söylememelisin! )

- DÜŞÜNCE ile/ve/> İNANÇ

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( İNANÇ: Değişimi engelleme. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/+/<>/> İNANÇ ile/ve/+/<>/> İMAN

( Bilgi ve/+ yorum. [D] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin karesi. [D²] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin küpü. [D³] )
( [Kanıt gereksinimi] Vardır. İLE/VE/+/<>/> Daha çoktur. İLE/VE/+/<>/> Hem vardır, hem yoktur; ne vardır, ne de yoktur. )