YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- EKO DÜZEN HİZMETLERİ ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

( İnsana yarar sağlayan ekodüzen işlevleri.[su temizleme, hava kirliliğini azaltma] İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )

- EKO/ECHO ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= EKOKARDİYOGRAFİ

- EKOKARDİYOGRAFİ/ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ DALGALARLA YÜREK GÖRÜNTÜLENMESİ

- EKOLALİ:
ANINDA
ile/ve/||/<>/> GECİKMELİ

- EKOLALİ[Fr. < ÉCOLALIE] değil/yerine/= YANKILI KONUŞMA

- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ

- EKOLOJİ/EKOLOG değil/yerine/= ÇEVREBİLİMCİ

- EKOLOJİ ile ÇEVRE

( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )

- ECOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= EKOLOJİ


- EKOLOJİ ile EKOLOJİST ile EKOLOJİZM ile EKOLOJİ UZMANI

- EKOLOJİ ile POPÜLASYON EKOLOJİSİ

( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Belirli bir bölgedeki bir popülasyonun dinamiklerini inceleyen bir alt dal. )

- EKOLOJİ ile/||/<> TERİM

( Ekoloji terimini ilk kullanan )
( Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1919) (Ülke: Almanya) (Alan: Zooloji) (Önemli katkıları: Ekoloji terimi, biyogenetik yasa) )

- EKOLOJİK SÜKSESYON ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM

( Süksesyon zaman değişimi, klimaks son aşama. )
( Formül: Dinamik İLE stabil )

- EKOLOJİK TOLERANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DAYANCA

- EKOLOJİST[Fr. < ÉCOLOGISTE] değil/yerine/= EKOLOJİZMİ SAVUNAN KİŞİ

- EKONOMİ

( Toplumun, artı[k] değerinin organizasyonu. )

- EKONOMİ ile/ve/||/<> ASKERİYE

- EKONOMİ ile EKONOMİST ile EKONOMİZM ile EKONOMİ POLİTİK ile EKONOMİ COĞRAFYASI

- EKONOMİ ile/||/<> TOPLUM

( İktisadi döngüler ve toplumsal değişim kuramı )
( İbn Haldun tarafından 1377 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1332-1406) (Ülke: Tunus) (Önemli katkıları: Mukaddime, tarih felsefesi, sosyoloji) )

- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME
değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )

- EKONOMİK DEĞER ile/ve ESTETİK DEĞER

- EKONOMİK ile EKONOMİK PATLAMA ile EKONOMİK BOYKOT ile EKONOMİK KRİZ ile EKONOMİK BÜYÜME ile EKONOMİK ile EKONOMİ ile İKTİSATÇI ile TASARRUF ETMEK ile EKONOMİ

- EKONOMİK/LİK ile EKONOMİK AMBARGO

- EKONOMİST[Fr. < ÉCONOMISTE] değil/yerine/= EKONOMİ UZMANI, İKTİSATÇI

- EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE] değil/yerine/= YANSICA

- EKOSİSTEM ile/||/<> HABİTAT

( Ekosistem canlı-cansız bütünü İLE habitat yaşam alanıdır )
( Formül: Orman ekosistemi İLE ağaç kovuğu )
( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )

- EKOTON ile/||/<> EKOKLİM

( Ekoton geçiş bölgesi İLE ekoklim yerel iklimdir )
( Formül: Sınır İLE mikroiklim )

- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ

- EKRAN KARTLARINDA:
ONBOARD
ile PAYLAŞIMSIZ


- EKRANDA:
LED
ile PLAZMA ile LCD

( LED'ler ile aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. İLE İki cam arasında düzgün dağılmış ve içinde xenon ve neon gazlarının bulunduğu fosfor kaplı gözeler sayesinde görüntü elde edilir. İLE Floresan lambalarla aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. [Yapısal olarak plastik bir tabaka içindeki sıvı kristalin üretilen ışığı yansıtması mantığına dayanır.][Ekran tepki süresi düşük olan ekranlarda görüntü bulanıktır.] )
( )

- EKREM[Ar.]/CÖMERT[Fars. CEVÂN+MERD] ile (EN) ELİAÇIK

( EN KERÎM, EN CÖMERT )

- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI

- ECCENTRIC[İng.] / NICHT ZENTRAL, EXZENTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSANTRİK

- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AXIALEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN DÜZLEMİ

- AXIALES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ORANI

- EKSEN ile EKSEN GÜÇLERİ

- EKSEN ile EKSENLİ ile EKSEN ÜLKE ile EKSEN OYUNCU

- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI


- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ

- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM

- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN

- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN

- EKSERCİ SOKAK

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Bu sokakta çivi yapan dükkân ve ustalar bulunuyordu. Bu nedenle sokağa "Çivi Sokak" ismi verilmişse de bilahare sokağın ismi "Ekserci Sokak" olarak değiştirildi. Ekser'in karşılığı da "Büyük Çivi" olduğu için her iki isim birbirine uyum gösterir. )

- EKSES, EXCESS ile EKSESİF

( Çokluk, fazlalık. İLE Aşırı. )

- EKSFOL(İ)(Y)ATİF ile EKSFOLİ(Y)ASYON

( Pullanımlı, dökülen, soyulgan. İLE Pullanma, dökülme, soyulma. )

- NEGATIVE PRINCIPAL PLANES[İng.] / PLANS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL DÜZLEMLER

- NEGATIVE PRINCIPAL POINTS[İng.] / POINTS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL NOKTALAR

- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ


- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ

- NEGATIVE NODAL POINTS[İng.] / POINTS NODAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DÜĞÜM NOKTALARI

- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME

- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ

- NEGATIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON BOŞLUĞU

- GAYR-İ MUNTAZAM BİLLUR[Osm.] / NEGATIVE CRYSTAL[İng.] / CRISTAL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ KRİSTAL

- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ

- ELECTRON FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK AKIŞI

- ELECTRON ACCEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALICISI

- ELECTRON SUBSHELLS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALT KABUKLARI


- ELECTRON-HOLE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK ÇİFTİ

- ELECTRON-HOLE DROPLETS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK DAMLALARI

- ELECTRON CLOUD[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK BULUTU

- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI

- ELECTRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇİFTİ

- ELECTRON MULTIPLIER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICI

- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP

- ELECTRON MULTIPLICITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOKLULUĞU

- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ

- ELECTRON DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIMI


- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI

- ELECTRON-BEAM FUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ KAYNAŞMASI

- ELECTRON-BEAM LASER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ LAZERİ

- ELECTRON BEAM PUMPING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ POMPALAMA

- ELECTRON-BEAM GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ ÜRETECİ

- ELECTRON BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ

- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME

- ELECTRON CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DERİŞİMİ

- ELECTRON MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEVİNİRLİĞİ

- ELECTRON LINEAR ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DOĞRUSAL HIZLANDIRICI


- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI

- ELECTRON SPIN DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ YOĞUNLUĞU

- ELECTRON SPIN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜSÜ/ELEKTRON SPİNİ

- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI

- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ

- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA

- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR

- ELECTRON GAS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GAZI

- ELECTRON TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GEÇİŞİ

- ELECTRON CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK İLETİMİ


- ELECTRON SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KABUĞU

- ELECTRON DIFFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KIRINIMI

- ELECTRON MASS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KÜTLESİ

- ELECTRON LEPTON NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK LEPTON SAYISI

- ELECTRON PARAMAGNETISM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MANYETİLLİĞİ

- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ

- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU

- ELECTRON OPTICS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK OPTİĞİ

- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ

- ELECTRON-POSITRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON ÇİFTİ


- ELECTRON-POSITRON STORAGE RING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI

- ELECTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SALIMI

- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI

- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI

- ELECTRON GUN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TABANCASI

- ELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TAYF BİLGİSİ

- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU

- ELECTRON COLLECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TOPLAYICI

- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ

- ELECTRON TRAP[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TUZAĞI


- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME

- ELECTRON DONOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK VERİCİSİ

- ELECTRON RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YARIÇAPI

- ELECTRON DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YOĞUNLUĞU

- ELECTRONIC ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL SOĞURMA TAYFI

- ELECTROPOSITIVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU POTANSİYEL

- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU

- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ

- EKSİK ile/değil/yerine EKSİKLİ

- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/>/< EZİK/LİK


- EKSİKLİK ile İŞTAHSIZLIK ile DİSİPLİN EKSİKLİĞİ ile EĞİTİM EKSİKLİĞİ ile BİLGİ EKSİKLİĞİ ile YETENEK EKSİKLİĞİ

- EKSİK/LİK ile/ve KÖTÜ/LÜK

- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/> YAKINMA/ŞİKÂYET

- EKSİKLİ/LİK ile/ve TUTARSIZ/LIK

- EKSİLEREK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK ile/ve/değil/yerine ARTARAK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK

- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK

- EKSİLTMEK ile EKSİLTİLMEK ile EKSİLTEBİLMEK ile EKSİLTİ ile EKSİLTİLİ

- EKŞİMEK ile EKŞİTMEK ile EKŞİTİLMEK ile EKŞİ/LİK ile EKŞİLİ ile EKŞİ YÜZ ile EKŞİ ELMA ile EKŞİ MAYA ile EKŞİ KİRAZ ile EKŞİ SURAT ile EKŞİ YONCA ile EKŞİLİ ÇORBA ile EKŞİ YONCAGİLLER

- EKŞİMİK ile EKŞİMİKLİ ile EKŞİMİKSİZ

- EKSİNTİ/FİRE[Yun.] ile/ve/<> PAÇAVRA


- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON

- EKSITUS/EXITUS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM | ÇIKIŞ

- EKSİZE ETMEK ile EKSTİRPASYON ile EKSTRAKSİYON ile EKSTRİPİYE ETMEK ile ELÜSYON ile ENÜKLEASYON

( Kesip çıkarmak. İLE Tümüyle çıkarma. İLE Çekip çıkarma, öz eldeleme. İLE Tümüyle çıkarmak. İLE Yıkayarak ayırma. İLE [çevre dokudan soyularak] tümüyle çıkarma, çekirdeksizleştirme. )

- EKSİZYON/EXCISION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA

- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI

- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM

- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA

- EKSPRES ile EKSPRES YOL

- EKSPRESYONİST[Fr. < EXPRESSIONISTE] değil/yerine/= DIŞA VURUMCU

- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME


- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME

- EXTENSIVE PROPERTY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSTENSİF ÖZELLİK

- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI

- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM

- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM

- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM

- EKSTRAVERT/EXTRAVERT[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK | DIŞA AÇIK (KİŞİLİK)

- EKSTRE ile EKSTREM ile EKSTREMİTE

( Öz, özüt. İLE Aşırı, uc, en ucta, en kenarda. İLE Kol ya da bacak. )

- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT

- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI


- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI

- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI

- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- EKTOPİ ile EKTOPİK

( Yer dışılık [örgen]. İLE Yer dışı [örgen]. )

- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU

- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ

- EKVADOR:
KIYI
ve/<> ANDLAR ve/<> AMAZONLAR

( Ekvador, Sahil bölümü, And Platosu ve Amazonlar olmak üzere üç doğal coğrafi bölgede oluşmuş bir ülkedir. )

- EKVADOR ile/ve/<> GALAPAGOS ADALARI

( ... İLE/VE/<> Ekvador'un yaklaşık 1000 km. açığında, Büyük Okyanus'tadır. )
( ... İLE/VE/<> Rastgele serpiştirilmiş gibi duran ve irili ufaklı, 42 adadan oluşmaktadır. En büyük adası Isabela, en küçük adası ise Plazasur'dur.[13 km²] )
( ... İLE/VE/<> Ekvador Cumhuriyeti'nin bir ilini oluşturmaktadır.[Yönetim merkezi, San Cristobal adasında yer alan Puerto Baquerizo'dur.] )
( ... İLE/VE/<> İspanyolca'da, Kaplumbağa anlamına gelmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Adaların tamamı volkaniktir. En büyüğü olan Isabella üzerinde, 2000'den fazla sönmüş yanardağ bulunmaktadır. Ferdinanda adasında, 1977'den beri 53 adet volkanik patlama tespit edilmiştir. )
( ... İLE/VE/<> Jeolojik yaşları, 70.000 - 3 milyon yıl arasında değişmektedir.[Daha genç olanlarda, toprak rengi daha koyudur.] )
( ... İLE/VE/<> 1535 yılında, Panama Psikoposu Thomas de Berlanga tarafından, yollarını kaybederek tesadüfen keşfedilmiştir. Daha sonra unutularak korsanların ve ne yazık ki, balina avcılarının barınağı olmuş. 1932 yılında ise Albay Hernandez komutasındaki bir Ekvador Birliği, adaları, Ekvador topraklarına katmıştır. 1959 yılında ise, ulusal parka dönüştürülmüştür. )
( ... İLE/VE/<> Kuzey ve Güney'inde farklı iklimler sürmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Etobur yırtıcı hayvan bulunmadığında, dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan türler, bugüne kadar bu coğrafyada yaşamını sürdürmüştür. Hiçbiri, insanı düşman olarak algılamamakta ve insandan korkmamaktadır. )
( ... İLE/VE/<> İnsan yerleşimi, tüm adaların yüzölçümünün sadece %4'ü ile sınırlıdır.[Adaya giden turistler, ya 8 - 100 yolcu alabilen 80 gemiden birine binip 5 - 7 günlük adalar turuna çıkmaktadır ya da Santa Cruz adasındaki turistik merkez Puerto Ayora liman kentinde kalıp günlük turlara katılabilmektedir.] )
( ... İLE/VE/<> Charles Darwin, bilimsel araştırma ve gözlemlerini bu adalardan bazılarında yapmıştır. )
( ... İLE/VE/<> Soğuk suları, mercan oluşumuna izin vermemektedir ve çok zengin bir dirimsel[biyolojik] çeşitlilik bulunmamaktadır. )

- EKVADOR ve/<> QUITO

( Güney Amerika ülkesi. VE/<> Ekvador'un başkenti. )
( Yanardağlar Ülkesi. VE/<> Sönmüş bir yanardağın eteklerinde, deniz seviyesinden 2800 m. yükseklikte kurulmuş bir başkent. )
( ... VE/<> Ekvator çizgisine 22 km. mesafede bulunan başkentte, gece ve gündüzlerin uzunlukları yıl boyunca aynıdır. )
( ... VE/<> Dört mevsim değil iki mevsim yaşanmaktadır.[Kış aylarında, 10 °C'nin altına inmemektedir.][Yaz aylarında, gündüz sıcaktan pişerken, gece soğuktan donabiliyorsunuz.] )
( ... VE/<> Yüksekliğinden dolayı, birkaç gün, halsizlik, isteksizlik ve baş ağrısı çekilebilmektedir. )

- EKVATOR değil/yerine/= EŞLEK


- EKZOFİTİK ile EKZOJEN ile EKZOKRİN ile EKZOTERİK ile EKZOTOKSİN

( Dışa büyüyen. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış salgı. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış ağı/zehir. )

- EKZOTERMİK KİMYASAL SÜREÇ ile ENDOTERMİK KİMYASAL SÜREÇ

( Enerji açığa çıkaran kimyasal tepkimeler. İLE Enerji gerektiren kimyasal tepkimeler. )

- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME

- EL-BEYİN İLİŞKİSİ/EYTİŞİMİ ile/ve/<> DİL-DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ/EYTİŞİMİ

- EL, ELDEN ÜSTÜNDÜR ile DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR

- EL-ETEK (ÇEKMEK/ÖPMEK) ile/değil/yerine/>< ELİNİ-ETEĞİNİ ÇEKMEK

- EL-KIYÂSU'L-İKTİRÂNÎ ile EL-KIYÂSÜ'L-İSTİSNÂÎ

( Bağlantılı kıyas. [Mukaddemelerin aynısı, neticede yer almazsa, tekrarlamazsa]. İLE İstisnâlı Kıyas. [Mukaddemelerin aynısı, neticede yer alırsa, tekrarlarsa]. )

- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE

- EL SALLAMA! ve/||/<> BEL BAĞLAMA!

( Dönecek olana. VE/||/<> Dönmeyecek olana. )

- EL SALVADOR'DA EĞİTİM:
ZORUNLU
değil/yerine ÜCRETSİZ

( El Salvador'da, öğrenim/eğitim, ücretsizdir ve zorunlu değildir. Eğitim düzeyi de çok yüksektir. )

- EL TERLEMESİ'NDE:
SOĞUK
ile SICAK

( Stres. İLE Hipertroid. )

- EL ile EL ÖRS ile EL BOMBASI ile EL DÖVÜŞÜ ile EL CAMI ile EL DEĞİRMENİ ile BİR SAATİN ELİ ile EL BİRLİĞİ ile EL AĞZA

- DÉFORMATION ÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELASTİK BİÇİM BOZULMASI

- ELASTİK ÇARPIŞMA ile/||/<> ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA

( Elastikte enerji korunur, esnek olmayanda kayıp vardır )
( Formül: ΣKEönce=ΣKEsonra İLE kayıp )

- ELASTİK ÇARPIŞMA ile/||/<> PLASTİK ÇARPIŞMA

( Elastik çarpışmada kinetik enerji korunur, plastik çarpışmada korunmaz )
( Formül: ΣKE_önce = ΣKE_sonra (elastik) İLE ΣKE_önce > ΣKE_sonra (plastik) )

- ELASTİK DEFORMASYON ile/||/<> PLASTİK DEFORMASYON

( Elastik geri döner Hooke, plastik kalıcıdır. )
( Formül: σ = Eε İLE kalıcı şekil değişimi )

- ELASTİK[Fr. < ÉLASTIQUE] değil/yerine/= ESNEK

- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK

- ELASTİK İLE PLASTİK İLE KIRILGAN İLE SÜNEK ile/||/<> MALZEME DAVRANIŞLARI

( Mekanik gerilme altında malzeme tepkileri. )
( Formül: σ = Eε (Hooke) )

- ELASTİK İLE PLASTİK İLE VİSKOELASTİK ile/||/<> MALZEME DAVRANIŞLARI

( Malzemelerin stres altındaki üç temel deformasyon türü. )
( Formül: σ = Eε )

- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK

- ELASTİK ile ESNEKLİK

- ELASYON/ELATION[İng.] değil/yerine/= DUYGU YÜKSELIMİ

- ELBETTE/TABİİ değil/yerine/= KUŞKUSUZ/DOĞALCA

- ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ

- ELBİSE/ESVAP/KIYAFET/LİBAS değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN

- ELBİSE[Ar.]/URBA[İt.] değil/yerine/= GİYECEK/GİYSİ

- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA

( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE
Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE
Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE
Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE
Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )

- ELÇEK ile ELÇEKLİ

- ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK


- ELÇİ/LİK ile ELÇİM ile ELÇİLİK UZMANI

- ELDE AVUÇTA (KALMADI)

- ELDE EDERSEK["ELDE EDİNİRSEK" değil!] ile EDİNİRSEK

- ELDE ETMEK ile/ve/değil EDİNMEK

- ELDE ETMEK ile/değil/yerine EDİNMEK

- ELDE ETMEK ile/ve KORUMAK

- ELDE ETMEK ile/değil/yerine YAŞAMAK

- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME

- ELDEN-AYAKTAN (DÜŞMEK)

- ELDEN-AYAKTAN DÜŞMEK ile ELİNİ-AYAĞINI ÇEKMEK


- ELDER vs. ELDERLY

- ELDERLY :/yerine YAŞLI

- ELDİVEN ile ELDİVENLİ ile ELDİVENSİZ

- ELDİVEN[Fars. < DESTUVÂN(DEST:El. + VÂN:Koruyan.)] ile/ve/<> ELLİK

( ... İLE/VE/<> Ekin biçerken, sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılan bir araç. | Yelken dikenlerin kullandığı, madensel yüksüğü olan meşin eldiven. )

- ELE "GEÇİRME" ile "EL KOYMA"

- ELE GÜNE REZİL OLMAK değil İL'E(DEVLET'E) KÜN'E(HALK'A) REZİL OLMAK

- ELE-GÜNE ... değil İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ...

- ELEK ile/değil ÇALKAR/ÇALKAK/ÇALKAĞI

( ... İLE/DEĞİL Tahıl tanesini, yabancı nesnelerden ayırmaya ya da tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan, döner kalburlu araç. )

- ELEK ile/değil GIRBÂL[Ar. çoğ. GARÂBİL]

( ... İLE/DEĞİL İri delikli elek. )

- TROMMEL[İng.] / CIBLE ROTATIF[Fr.] / SIEBTROMMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEK


- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ

- ÉLECTRET[Fr.] / ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRET

- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI

- ELEKTRİK AKIMI ile/ve/||/<> GERİLİM

( Bir iletkenden geçen elektrik yükü. İLE/VE/||/<> Elektrik yüklerini devim ettiren potansiyel fark. )

- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- INTENSITÉ DU CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN ŞİDDETİ

- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN

- GÉNÉRATEUR D'IMPULSIONS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHER IMPULSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBE ÜRETECİ

- ELECTRIC IMPULSES GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBELERİ ÜRETECİ

- ELECTROKINETICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVİNİM


- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI

- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ