YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- TURNA ile TAÇLI TURNA

( ... İLE Barışçıl, sevimli ve nazik olan bu kuş, Uganda'nın bayrağında da yer alan simgesidir. [Bu kuşu öldürmenin 7 yıllık hapis cezası vardır.] )

- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI

- TURNE değil/yerine/= GEZMECE

- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] değil/yerine/= BOĞMAÇ

- TURNİKE ile/ve/||/<> ATEL

( Yoğun kanamalarda. İLE/VE/||/<> Kırık/çıkıklarda, yaralanmalarda/vurmalarda[travmalarda]. )
( Kan akışını kesmek üzere. İLE/VE/||/<> Hareket ettir(t)memek üzere. )
( - Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği, en az 8-10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat, bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Turnike, her 15-20 dk. gevşetilip sıkılmalıdır. )

- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI

- LITMUS[İng.] / LACKMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL

- TURNUVA değil/yerine/= YARIŞTAY

- TURONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TURONİN EPOKU

( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TURP ile/değil EJDER MEYVESİ

( ... İLE/DEĞİL Dış görünüşü turp gibi, kırmızı ve aralarından yeşil yapraklar çıkan, içi beyaz fakat siyah noktalar bulunan, tadı çok güzel bir meyve.[Vietnam'da] )

- TURP ile KIRMIZI TURP

( ... İLE Turpgillerden, kökü kırmızı olan bir tür turp. )

- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE
değil LİMON

( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )
(

Limonun Sirkeye Göre Üstünlükleri

Limon ve sirke, ekşilik ve lezzet dışında da birçok açıdan farklıdır. Limon, kimyasal, biyolojik, bitkisel ve tıbbi bakımlardan daha verimli ve olumlu sonuçlar sunar.

Kimyasal Yapı

Limon, doğal sitrik asit içerir ve kalsiyum şelasyonu sağlar. Sirke ise asetik asit içerir ve daha korozif özellikler gösterir.

Biyolojik Özellikler

Limon doğrudan bitkisel üründür ve güçlü flavonoidlerle birlikte gelir. Sirke ise fermantasyon ürünü olup, biyolojik çeşitliliği sınırlıdır.

Bitkisel ve Üretim Süreci

Limon ağaçtan doğrudan hasat edilirken, sirke üretimi ikinci kademe bir işlem gerektirir ve bu süreçte doğal özelliklerin bir kısmı kaybolabilir.

Sağlık ve Tıbbi Etkiler

  • Limon, yüksek C vitamini ile bağışıklığı destekler.
  • Böbrek taşlarını önleyebilir.
  • Vücutta alkalileştirici etki yapar.
  • Güçlü antioksidan özellikler taşır.
  • Sirke ise aşırı kullanımda diş minesine zarar verebilir ve mideyi tahriş edebilir.

Yanlış Bilinen Noktalar

  • Limon, pH bakımından daha asidik olmasına rağmen vücudu alkalileştirir.
  • Limon antiseptik etkisi ile kısa sürede doğal koruma sağlar.
  • Sirke, doğru kullanılmadığında alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özet Karşılaştırma

Özellik Limon Sirke
C vitamini kaynağı ✔️
Probiyotik etkiler ✔️ (doğal sirke için)
Antiseptik etki ✔️ ✔️
Alkalileştirici etki ✔️
Diş minesi zararı Düşük risk Yüksek risk
Sindirimi destekleme ✔️ ✔️
Doğallık safhası Doğrudan bitkisel Fermente ürün
Alerji riski Düşük Orta-yüksek
Sonuç itibarı ile limon, doğallık, sağlık ve güvenlik açısından sirkeye göre daha üstün bir seçenektir. )

- TURUNCÎ ŞEYH ile/ve TURUNCÎ UŞŞÂKÎ ZÂDE

( Ünlü bir çeşit lâle. İLE/VE Ünlü bir çeşit lâle. )

- TURUNCU ve FOSFOR

( Uzaktan en iyi fark edilen renk. VE Havadan en iyi farkedilen. )

- TURUNCULAŞMAK ile TURUNÇ ile TURUNCU

- TUŞE/TOUCH[İng.] değil/yerine/= DOKUNUM

- TUTACAK BİR DAL/ŞEY değil TUTUNACAK BİR DAL/ŞEY

- TUTACAK ile TUTAÇ ile TUTAK ile TUTAM ile TUTAMAÇ/TUTAMAK

( Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak. İLE Laboratuvar maşası. | Tutacak. İLE Bir şeyin tutulacak yeri. | Tutacak. | Kabza. | Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. | Rehine. İLE Avuç içi ya da parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. İLE Tutamaç. | Tutunulacak, dayanılacak, güvenilecek nesne. )

- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]

( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )

- TUTAMAÇ ile TUTAMAÇLI


- TUTAMAK ile TUTUCULAŞMAK ile TUT ile TUTU ile TUTUCU/LUK ile TUTULU ile TUTAMAKSIZ ile TUTULU SATIŞ

- TUTANAK ile TUTANAKÇI/LIK

- TUTARIK ile TUTARIKLI

- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK

( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )

- TUTARLI OLMAK TUTARLI DAVRANMAK

- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve DAYANAKLI/LIK

( Derin anlamda devamlılığa, tutarlılık sonucu ulaşılır. )
( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )

- TUTARLI/LIK ile/ve/> DENGELİ/LİK

- TUTARLI/LIK ile DOĞRU/LUK


- TUTARLI/LIK ile/ve/<> GEÇERLİ/LİK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/> İTİBAR

( Kendimizde gö(ste)rebileceğimiz. İLE/VE/||/<>/> Ötekilerde [ve kendimizde] gö(ste)rebileceğimiz. )

- TUTARLILIK ile/ve/değil/||/<> KENDİNE YAKIŞTIRAMAMAK

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> ÖNGÖRÜLEBİLİR/LİK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/< SAMİMİYET, İÇTENLİK, AÇIKLIK, ŞEFFAFLIK, SÜREKLİLİK, BÜTÜNLÜK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<>/değil TAMAMLANMIŞ/LIK / TAMAMLAYICI/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<> UYUMLU/LUK

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERLİ/LİK

- Tutarlı KONUŞ!!!


- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTARSIZLIK ile/değil/yerine/>< TUTARLILIK/İNSİCAM

- TUTKALLAMAK ile TUTKALLANMAK ile TUTKAL ile TUTKALCI/LIK ile TUTKALLI ile TUTKALSIZ ile TUTKAL ŞERBETİ

- TUTKU:
ISTIRAP
değil/yerine/> DEĞİŞİM

( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )

- TUTKU ve/||/<>/= AKILSIZ (")BAĞLANMA(")

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT

- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE

- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]

( Tutuklu kalmak. )

- TUTKULAŞMAK ile TUTKU ile TUTKUN/LUK ile TUTKULU ile TUTKUSAL ile TUTKUSUZ/LUK

- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA


- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK

- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK

- TÜTSÜLEMEK ile TÜTSÜLENMEK ile TÜTSÜLETMEK ile TÜTSÜ/LÜK ile TÜTSÜLÜ ile TÜTSÜ GÖZÜ

- TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN! ile/ve/||/<>
ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )

- TUTUCU ile MUHAFAZAKAR PARTİ ile KONSERVATİF OLARAK ile MUHAFAZAKARLIK ile KORUMAK

- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA

( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )

- TUTULMA ile TUTULMA

- TUTULMA ile TUTULMA[Ar. HUSÛF/ECLIPSE] ile TUTULMA ile TUTULMA

( Toplum tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. | Tutuk duruma gelmek. | Kapatılmak, sarılmak. | Bir örgen ya da bir nesnenin hareket edemez olması. | Yakalanmak. | Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. İLE Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün ya da bir bölümünün görünmez duruma gelmesi. | Gözlemciye göre, iki gökcisminden birinin, öbürünü örtmesi. Ay'ın, Güneş'i örtmesi[gün tutulması]; Yer'in, Ay'ı örtmesi[Ay tutulması]. İLE Birine tutkun olma, sevme, âşık olma. İLE Oyuncunun söyleyeceklerini unutması. )

- TUTULMA ile TUTULMAZ/LIK

- TUTULMUŞ ile İÇİNDE TUTULDU


- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI
değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- TUTUM ile/ve/||/<>/> SİYASET

( İnsanda. İLE/VE/||/<>/> Toplumda. )

- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK

- TUTUMLULUK ile/ve/||/<> KISINMAK

( ... İLE/VE/||/<> Kendi gereksinimlerini karşılamakta tutumlu davranmak, imsak etmek. )

- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]

- TÜTÜNCÜ SÜLEYMAN EFENDİ

( Cumhuriyet öncesinde Büyükdere'de muhtarlık yaptı. )

- TUTUNMA ile/ve/||/<>/> TUTKUN/LUK

- TUTUNMA(MA)K ile DEMİR ATMA(MA)K

- TUTURUK ile TUTURUK

( Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. nesneler, kav. İLE Çok ekşi. )

- DERECE-İ İHTİRÂK[Osm.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA DERECESİ


- IGNITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE D'INFLAMMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA SICAKLIĞI

- TUVALET AYNASI ile BOY AYNASI

- TUVALET:
OTURARAK
değil/yerine ÇÖMELEREK

( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )

- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA

- TUVALET ile/ve/<> KUM ODASI

( Malawi'de, tuvaletler, kum odaları biçiminde oluşturuluyor. Bir blok dolunca, bir kolla, kum odaları değiştiriliyor. Kullanılan kum blokları, kurutulup gübre olarak kullanılıyor. Zorunluluktan ve olanaksızlıklardan da olsa önemli bir çevresel ve doğal çözüm sunuyor. )

- TUVALET ile TUVALETÇİ/LİK ile TUVALET KAĞIDI ile TUVALET MASASI ile TUVALET SABUNU ile TUVALET TAKIMI ile TUVALET İSPİRTOSU

- TUVALETE GİDİP, GELEYİM yerine "TELEFON EDİP, GELEYİM" (gibi)

- TUVAREK ile ...

( Çöl bireyleri. )

- TÜY ile TÜYO ile TÜY TÜS ile TÜY SIKLET ile TÜYÜ BOZUK/LUK ile TÜY AĞIRLIK

- TÜYLENME ile/ve/||/<>/> KARINSA

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuşların tüy değiştirmesi. )

- (TÜYLERİ/M) DİKEN DİKEN

- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> SERÇE

( (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfnın, karinalılar (Carinatae) bölümünden, çeşitli boyda türleri olan, türleri genellikle tüneyen, ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) ve ses kasları eşit dizililer (Diacromyodi) olmak üzere iki alt takımı olan, mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan, 7000 kadar türü bulunan bir takım. )

- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT

- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI

- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI

- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ

- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )
( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )

- TUZ ile GÖZTAŞI

( ... İLE Kimi göz, deri, bitki sayrılıklarında ve bağcılıkta kullanılan, koyu mavi renkte, zehirli bir tuz, bakır sülfat[CuSO4]. )

- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]

( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )

- TUZ ile TUZ RUHU ile TUZU KURU/LUK ile TUZ EKMEK HAKKI ile TUZ EKMEK DÜŞMANI


- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK

- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI

- TÜZE(HUKUK) GÜVENLİĞİ / TÜZE(HUKUK) GÜVENCESİ

- TÜZE = JUSTICE[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = DIRITTO[İt.] = DERECHO[İsp.]

- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK
ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK

- TÜZEL İŞLEYİŞTE:
İNGİLİZ
ile/ve/||/<> AMERİKAN ile/ve/||/<> ALMAN ile/ve/||/<> TÜRK

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- TÜZENİN(HUKUKUN):
ÜSTÜNLÜĞÜ
ve/||/<> KORUYUCULUĞU

( Kuşkunun bulunduğu durumlarda, haktan yararlanma durum ve yeteneğini genişletmeyle gerçekleşir. )

- TUZLA/MEMLEHA[Ar.] ile Tuzla

( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. İLE İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. )

- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU


- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK

- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM

- TUZU KURU OLMAK ile/değil GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK

- TÜZÜK ile/ve/||/<>/> YÖNETMELİK

- TVİST ile TVİSTÇİ

- TWİSTOR THEORY ile/||/<> SPİNOR ALANLARI

( Twistor theory karmaşık uzay-zaman geometrisiyken İLE spinor alanları Lorentz grubunun temsilidir )
( Formül: Z^A = (π^A İLE ω^{A′}) )

- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI

- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI

- TYPE I İLE TYPE IIA/IIB İLE HETEROTİC İLE M-THEORY ile/||/<> STRİNG KURAMLERİ

( Süpersicim kuramı versiyonları. )
( Formül: D = 10 (string) İLE 11 (M) )

- TYPICAL :/yerine TİPİK, KENDİNE ÖZGÜ


- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ

- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK

- ÜÇ AYLAR/ŞÜHÛR-İ SELÂSE:
RECEP
ve/> ŞABAN ve/> RAMAZAN

- 3B:
BARIŞ(TIR)MAK ve BÖLÜŞ(TÜR)MEK ve BÜYÜ(T)MEK
ve/||/<>/>/<
3Y:
YÖN ve YÖNTEM ve YÖNETİM

- ÜÇ BOYUT/İMTİDAD-I SELÂSE

( * UZUNLUK/BOY
* GENİŞLİK/EN
* DERİNLİK )

- ÜÇ BOYUTLU ile/ve/değil/||/<>/> YEDİ BOYUTLU

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK

( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- ÜÇ ...:
CAN
ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN

( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...

Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...

Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...

Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...

Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...

Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...

Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...

Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...

Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...

)

- TRIPHASÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ

- 3 KİŞİ/ARKADAŞ ile/yerine/ve 2, 4, 5, 6 [< üzeri] KİŞİ/ARKADAŞ

( Üç kişi, olanaksız bir üçgen oluşturduğundan, biri, öbeği[grubu] terk etmelidir. )
( Üç kişi, birlikte yürürken, birini yitirir. )

- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ

- 3 MAYMUN:
MIZARU
ile/ve/||/<> IWAZARU ile/ve/||/<> KIKAZARU

( )
( Gözlerini kapatanın adı Mizaru, ağzını kapatanın adı Iwazaru ve kulaklarını kapatanın adı da Kikazaru. Adlarından da anlaşıldığı üzere Japon kökenli bir görsel bu. XVII. yüzyılda, Nikko kentinde inşâ edilmiş ünlü Tosho-Gu Tapınağı'nın kapısına oyulmuş "görsel bir deyim" olarak ortaya çıkmış, sonra da oradan tüm dünyaya yayılmış. )

- THREE COLOURS TECHNIQUES[İng.] / TECHNIQUE TRICHROME[Fr.] / DREIFARBENTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK TEKNİĞİ

- VALEURS TRISTIMULUS[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK UYARAN DEĞERİ

- 3 ŞEY TATİL EDİLMEZ

- ÜÇ TEHLİKE:
AKILLILARDA
ile/ve/||/<> DUYGUSALLARDA ile/ve/||/<>
"ETKİLİLERDE"

( [ne yazık ki] Duygusuzluk. İLE/VE/||/<> Etkisizlik. İLE/VE/||/<> Akılsızlık. )

- UC ile ÖTESİ OLMAYAN

- ÜÇ ile ÜÇ BEŞ ile ÜÇ BİR ile ÜÇ İKİ ile ÜÇ ADIM ile ÜÇ ETEK ile ÜÇ AYLAR ile ÜÇ AYLIK ile ÜÇ BAŞLI ile ÜÇ BEYAZ ile ÜÇ BUÇUK ile ÜÇ KATLI ile ÜÇ NOKTA ile ÜÇ BUUTLU ile ÜÇ BOYUTLU/LUK ile ÜÇ DÜZLEMLİ ile ÜÇ OTUZUNDA ile ÜÇ PARMAKLI ile ÜÇ HAL KANUNU ile ÜÇ ADIM ATLAMA ile ÜÇ BOYUTLU FİLM ile ÜÇ DURUM YASASI ile ÜÇ BİRLİK KURALI

- ile/||/<>/> UÇ BEYLİĞİ

( Sınır boyları. İLE/||/<> Ortaçağda Hıristiyan ile İslâm dünyasının arasındaki müslüman sınır bölgeleri için kullanılan bir tanım.[Uç Beyliği'nin Hıristiyan tarafındaki karşılığı, Akron[Yun.] olarak adlandırılırdı. Sınır bölgelerinde kendi topraklarını savunmakla yükümlü kişilere Bizans tarafında Akriti[Yun.], müslüman tarafta ise "Gazi" denirdi.] )

- ile UÇ UCA ile UÇ BEYİ ile UÇ BEYLİĞİ


- UÇAK ile UÇAK GEMİSİ ile UÇAK GEMİSİ ile UÇAK ENDÜSTRİSİ ile UÇAK İMALATI ile UÇAK GÖRÜNÜRLÜĞÜ

- UÇAK ile UÇAKLI ile UÇAKSIZ

- UÇAL, SİBEL (SARIYER, 1963)

( Sarıyerli, Hüsnü Hat sanatçısı. İlkokulu Sarıyer Pertevniyal ilkokulunda. Ortaokulu Sarıyer Ortaokulunda ve Lise öğrenimini Sarıyer Vehbi Kaç Vakfı Lisesinde tamamladı. İ.Ü. Tarih Bölümünden lisans ve bilahare İ.Ü. Kültürel Miras ve Turizm önlisans eğitimi aldı. Sanat hayatına Sarıyer Halk Eğitim Merkezinde başladı ve klasik sanatlardan Hüsnü Hat ve Ebru sanatı eğitim programlarına katılarak (2008), Milli Saraylara bağlı klasik Türk Sanatları Merkezinde Hüsnü Hat Sanatına devam etti (2008 - 2009), Milli Eğitim Bakanlığından Çıraklık ve Yaygın Eğitim sertifitkaları aldı. Klasik Türk Sanatları Merkezinde Ebru Sanatına devam etti (2012 - 2013). Milli Eğitim Bakanlığından Hayat Boyu Öğrenme Ebru Sanatı (El Sanatları Teknolojisi) alanında sertifika aldı. Sanat ve Tasarım alanında resim, guaj, boyama, karakalem tekniği programlarına katılarak sertifika aldı (2010 - 2012). Klasik Türk Sanatlar Vakfı "15 Sergi - 15 Seminer" İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Programlarına katıldı (2011), TBMM' ne bağlı olarak "Ustaların İzinde" Dolmabahçe Sanat Galerisinde açılan Klasik Türk Sanatları sergisine Hüsnü Hat eseri ile katıldı (2012), Klasik Türk Sanatları Merkezinin geleneksel yılsonu karma sergisine ebru eseri ile katıldı (2013. Üyesi olduğu Rekreasyon Derneğinin tertiplediği "Genç Bakış", "İlahi Aşk" "10 Kasım Atatürk'ü Anma ve 24 Kasım Öğretmenler Günü" kapsamında düzenlenen "Kasım Rüzgarları" sergisine Karakalem çalışmaları ile katıldı ‘2016). Okul öncesi çocuklara Suda Dans, Ebru Atölyesinde Atölye Çalışmaları ve Esbru Sanat Eğitimi verdi (2017 - 2018). Erken Yaşta Sanat Eğitimi Konulu, okul öncesi çocukların velilerine ve öğretmenlere sempozyumlar verdi (2018). Hctsi Hamburg ve Çevresi Türk Ssanatçıları İnsiyatifi Seçki Dergisirde Türkiye'den misafir sanatçı olarak iki eseri (Akkase, Ebru ve Hüsnü Hat yayınlandı (2019). )

- UÇAN ile UÇAN KÖPRÜ ile UÇAN RENKLER ile UÇAN BALIK ile UÇAN DAİRE

- UÇANLAR ile/ve UÇAMAYANLAR

- UÇAR, ŞAKİR (HACILAR, 1959)

( İTÜ İnşaat Fakültesinden mezun oldu. Uçar Oyuncak San. ve Tic. Şti.'ni kurdu. Feriköy Spor Kulübü'nden başka bir dönem de Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- UÇAR ile UÇARI/LIK ile UÇARICA ile UÇAR KEFAL

- ÜÇER, AHMET (İST. SARIYER, 1950)

( Esnaf, Sarıyer ilkokulunu Bitirdikten sonra iş hayatına atıldı. Önce yorgancılık yaptı, sonradan mobilya işine atıldı. Sarıyer Yeni Merkez Camii ve Sarıyer Ali Kethüda Camii, Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıye Yeni Merkez Camii Yönetim Kurulunda uzun yıllardan beri görev yapmaktadır. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )

- ÜÇGEN İLE KARE İLE PENTAGON İLE HEXAGON ile/||/<> DÜZGÜN ÇOKGENLER

( Eşit kenar ve açılı şekiller. )
( Formül: (n-2)×180° toplam )

- DELTA-Y TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DELTA-ÉTOILE[Fr.] / DREIECK-STERN-UMWANDLUNG, DREIECKS-Y-UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN-YILDIZ DÖNÜŞÜMÜ


- ÜÇGEN ile PENROSE ÜÇGENİ

( ... ile )

- ÜÇGEN ile ÜÇGEN PRİZMA ile ÜÇGEN PİRAMİT ile ÜÇGENSEL BÖLGE

- ÜÇGENİN İÇ AÇILARI ile/ve/değil/||/<>/>/< KİŞİNİN İÇ ACILARI

- ÜÇGENİN İÇ AÇILARI ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİNİN İÇ ACILARI

( Bilinir/bilinebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< [çoğunlukla/pek/yeterince] Bilinmez/bilinemez. )

- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE

- ÜÇKÂĞIT ile ÜÇKÂĞITÇI/LIK

- ÜÇKÂĞITÇI ile İÇTEN PAZARLIKÇI/ÇIKARCI

- Üçkâğıt yerine DİNLE!!!

- UÇKUR/LUK ile UÇKURLU ile UÇKURSUZ

- UCLAR ile/ve/değil/yerine FARKLAR


- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK

( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- ÜÇLEMEK ile ÜÇLEŞMEK ile ÜÇLER ile ÜÇLER YEDİLER KIRKLAR

- TRIPLET STATE[İng.] / ÉTAT TRIPLET[Fr.] / TRIPLETTZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ DURUM

- TERNARY SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ SİSTEM

- ÜÇLÜ TEKRARLAMA[İng. TRINUCLEOTIDE REPEAT] ile/||/<> ATAKSİ[İng. ATAXIA] ile/||/<> HUNTİNGTON HASTALIĞI[İng. HUNTINGTON DISEASE] ile/||/<> METİLASYON[İng. METHYLATION]

( Gendeki nükleotitlerden bir üçlünün sayısının artmasıdır.Bir mutasyon, özellikle merkezi sinir sistemi bozukluklarında ortaya çıkan, bu üçlü nükleotit grubunun sayısının artışındandır. Örnekler myotonik distrfi dahil, Huntington hastalığı, Friedreich'in ataksisi ve frajil-X sendromu. Ayrıca polistik over sendromunda, androjen reseptörü geni CAG tekrarlarının sayısında artışa sahiptir. Büyüme daha fazla olabilir verici anne ve babaya bağlı olarak (myotonik distrofi bir anne ve Huntington hastası bir baba) burada aile kökeni ve genetik beklenti gözlemlenebilir. Üçlülerin sayısının artışı hastalığa neden olan genlerin metilasyonunu tetikleyebilir. @@ Kasların nasıl çalıştığını koordine etme konusunda yaşanan sorunlardır. Garip, ağır ya da sakar hareketlere yol açar. Neden gerçekleştiğine bağlı olarak ataksinin etkilerini tedavi etmek ya da tersine çevirmek mümkündür. @@ İnsanlarda en gecikmiş başlangıçlı ve en değişken yaşlı hastalık. Otozomal baskındır. Serebral korteks (beyin korteksi)'in ön loblarını etkiler. On yıldan uzun süreyle artarak devam eden göze ölümü gözükür. Hücre ölümünün kötüye gidişi; kontol edilemeyen hareketler, zihinsel kötüleme ve sonunda ölüm gözükür. Genellikle 30-50 yaşları arasında ilk semptomlar görünür. @@ DNA zincirindeki bazı nükleotitlere metil (CH3) gurubu eklenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÜÇLÜLÜK:
ANA BÖLÜMLERDE
ile/ve/||/<> ARA BÖLÜMLERDE

- ÜÇLÜ/LÜK ile/ve/||/<>/> BÜTÜN/LÜK/BÜTÜNSEL/LİK | TÜMEL/LİK

- ÜCRETİ ile/ve/değil/yerine KATILIM PAYI

- ÜCRETLİ İZİNDE:
1-5 YIL ARASI
ile/ve/||/<>/> 5 - 15 YIL ARASI ile/ve/||/<>/> 15 YIL ÜSTÜ

( [en az] 14 gün. İLE/VE/||/<>/> 20 gün. İLE/VE/||/<>/> 26 gün. )

- ÜCRETLİ İZİNDE:
18 YAŞ ALTI
ile/ve/||/<> 50 YAŞ ÜSTÜ

( En az 20 gündür. )

- UCU AÇIKLIK ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEZLİK

- UCB/UCUB/KİBİR[Ar.] değil/yerine/= "KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME"

- VOLATILIZATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞTIRMA İLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ

- UÇUK/LUK ile/ve/değil/||/<>/< İLGİNÇ/LİK

- ÜÇÜNCÜ HALİN OLANAKSIZLIĞI ile/||/<> ORTA DEĞER MANTIĞI

( Üçüncü halin olanaksızlığı A ya da değil-A doğrudur İLE orta değer mantığı üçüncü seçeneklere izin verir. Üçüncü hal yasası iki değerli mantık İLE orta değer mantığı çok değerli mantıktır. Aristoteles iki değerli İLE Łukasiewicz çok değerli mantık geliştirdi. )
( Jan Łukasiewicz tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1878-1956) (Ülke: Polonya) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Çok değerli mantık, Polonya notasyonu, modal mantık, mantık tarihi çalışmaları) )

- ÜÇÜNCÜ ŞAHIS KİŞİLER" değil ÜÇÜNCÜ KİŞİLER/ŞAHISLAR

- TRIPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL BİLEŞİK

- BUTYLCARBINOL, TERTIARY[İng.] / BUTYLCARBINOL, TERTIAIRE[Fr.] / TERTIÄRER, TERTIÄRES[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, TERSİYER, BÜTİLKARBİNOL

- ÜÇÜRDÜM[< Üçer tüm] ile ...

( Masrafı çıktıktan sonra tememttünün sermaye ile tayfa arasında üçe bölünmesi. [Deniz ticaretinde kullanılan bir terimdir] )

- UÇURMAK ile UÇURTMAK ile UÇURULMAK ile UÇURABİLMEK ile UÇURUVERMEK

- UÇURTMALARIN UÇMASI:
YEL GÜCÜ
ile/ve/değil/||/<>/>/< YELE KARŞI KOYARAK

- UÇURUM ile/ve YALI YAR/FALEZ[Fr. < FALAISE]

- UÇUŞMAK ile UÇUŞ ile UÇUŞ KARTI

- UÇUŞMAK ile ÜŞÜŞMEK

- ÜÇÜSÜNDEN değil ÜÇÜNDEN

- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"

- UCUZ ile KELEPİR

( Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı. | Az emekle elde edilen. | Bayağı. İLE Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan ya da alınabilecek olan. )

- UCUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UCUZLAŞTIRILMIŞ

- UCUZ ile UCUZLATMAK ile UCUZLUK


- UCUZ ile/değil "UYGUN" (FİYATLI)

- UCUZLAMA ile YAYILMA

- UCUZLAŞMA ile/değil/yerine/>< BASİTLEŞME

( Yıkım vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam vardır. )

- UDE ile/ve SELENGA

( Buryat ülkesine ve başkenti Ulan-Ude'ye akan iki önemli ırmak. Selenga, Baykal Gölü'ne dökülür.[200 km2'lik geniş bir delta oluşturur.][Aynı zamanda, önemli bir kuş cennetidir.] )

- UFACIK ile UFACIK TEFECİK

- UFAKTAN UFAĞA ile UFAKTAN UFAKTAN

- UFAK-TEFEK (İŞLER PEŞİNDE KOŞMAK)

- COMMUNITION; TRITURATION[İng.] / ZERKLEINERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UFALAMA

- UFALMAK ile UFALAMAK ile UFALTMAK

- UFKU DAR/LIK ile UFKU GENİŞ/LİK


- BLOW PIPE, BLOWING PIPE[İng.] / CHALUMEAN[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜFLEME BORUSU

- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI

- ÜFLEMEK ile ÜFLENMEK ile ÜFLETMEK ile ÜFLEYEBİLMEK ile ÜFLEYİVERMEK ile ÜFLEÇ

- UFUK ile UFUKLU ile UFUKSUZ/LUK ile UFUK ÇİZGİSİ

- UGANDA BAYRAĞINDA:
SİYAH
ile/ve SARI ile/ve KIRMIZI

( Siyah olan halkı simgeler. İLE/VE Ekvator güneşini simgeler. İLE/VE Tüm dünya ile olan "kan kardeşliği"ni simgeler. )

- UĞRAMAK ile UĞRANMAK ile UĞRATMAK ile UĞRAŞMAK ile UĞRALAMAK ile UĞRANILMAK ile UĞRAŞILMAK ile UĞRAŞTIRMAK ile UĞRATABİLMEK ile UĞRAYABİLMEK ile UĞRAŞABİLMEK ile UĞRA ile UĞRAK ile UĞRAŞ ile UĞRAK YERİ

- UĞRAŞ:
KİŞİYLE
ile/değil/yerine İŞİYLE

( Boş kişinin uğraşı. İLE/DEĞİL/YERİNE Hoş (nitelikli) kişinin uğraşı.
[ Hoş (nitelikli) kişi, işiyle uğraşır; boş kişi, kişiyle uğraşır. ] )
( Ayinesi iştir kişinin, lâfına bakılmaz! )

- UĞRAŞ/MEŞGALE[Ar.] ile MEŞAKKAT[Ar.]

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN

( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- UĞULTU/AKUFEN[Lat.] ile VIZILTI


- UĞURCAN BALIK LOKANTASI

( Merkez Sarıyer'de ve Ali Kethüda Camiinin solunda deniz cepheli olan büyük bir balık lokantası idi. Burada hiç müzik yapılmadı. İstanbul'un en şöhretli balık lokantası olarak ünü yurt dışına taştı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen iş adamları, bilim, siyaset, devlet adamları ile sanaatkarlar ve turistlerin çok sık uğradıkları bir yerdi. Ailesi arasında çıkan bir anlaşmazlık sonunda bu ünlü lokanta Sarıyer belediyesine devredildikten sonra yıktırıldı ve ön kısmı park yapıldı. Ana bina ailenin mülkiyetinde bulunmaktadır. )

- UĞURLAMAK ile UĞURLANMAK ile UĞURLANABİLMEK ile UĞURLAYABİLMEK ile UĞUR/LUK ile UĞURLU/LUK ile UĞURSUZ/LUK ile UĞURU AÇIK/LIK ile UĞUR BÖCEĞİ ile UĞUR PARASI ile UĞUR BONCUĞU ile UĞUR BÖCEKLERİ

- UĞURSUZ ile UĞURSUZLUK

- UHREVÎ[< UHRÂ] = SONRAYA/ÂHİRETE AİT, SONRAYLA/ÂHİRETLE İLGİLİ

- UHUVVET ile ADÂLET

( KARDEŞLİK | DOSTLUK, BAĞLILIK )

- UHY/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI YÖNETİMİ

- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- UKALA/LIK ile UKALACA ile UKALA DÜMBELEĞİ

- UKE/UKULELEDE:
SOPRANO
ile/ve/||/<>/> KONÇERTO ile/ve/||/<>/> TENOR ile/ve/||/<>/> BARİTON

- UKRANYA değil UKRAYNA


- UKŞAMAK/UXŞAMAQ ile UKŞAG/OXŞAG ile UKŞAGU/OXŞAGU
[<

( Teskin etmek ve okşamak. İLE Bir şeyin benzeri ya da aynı türden olanı. İLE Oyuncak. | Kadınlar için kullanılan bir takma ad. )

- ULANMAK ile ULAŞMAK ile ULAŞILMAK ile ULAŞTIRMAK ile ULAŞABİLMEK ile ULAŞIVERMEK ile ULA ile ULAH ile ULAK ile ULAM ile ULAN ile ULAÇ ile ULAŞ ile ULAHÇA ile ULAM ULAM ile ULAÇLI BİRLEŞİK ZAMAN

- ULAŞ/IM ile/ve/değil/<>/ne yazık ki BULAŞ/IM

- ULAŞMAK ile/ve BULUŞMAK

- ULAŞMAK ile İSTENİLEN SONUCA ULAŞMAK ile HEDEFE ULAŞMAK ile HEDEFLERE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile MÜKEMMELLİĞE ULAŞMAK ile ULAŞILABİLİR ile BAŞARI

- ULAŞMAK ile/ve KAVUŞMAK/VUSLAT

- ULAŞMAK ile/ve/değil NEDEN OLMAK

- ULAŞMAK ve/||/=/<>/< ÜLEŞMEK

- ÜLEŞMEK ile ÜLEŞİLMEK ile ÜLEŞTİRMEK ile ÜLEŞTİRİLMEK ile ÜLEŞ

- ÜLGER/HÂV[Ar.] ile/ve/||/<>/> HÂVI DÖKÜLME/TİRFİLLENME


- ÜLGEZEN, NACİ (İST. 1919 - )

( Lise öğrenimi gördükten sonra iş hayatına atıldı ve 12 yıl süre ile Milli Reasürans sigorta şirketinde çalıştı. 1950'den sonra serbest iş hayatına atıldı. İnşaat müteahhitliği ve taşocağı işletmeciliği yaptı. İstinye'de Şükran Ülgezen Anadolu Meslek Lisesi ve Yedikule'de Göğüs Hastalıkları hastanesinin cerrahi kısmına üç katlı bina yaptırarak hayırsever bir insan olarak tanındı. )

- ÜLKE ile TAŞRALI ile KIRSAL KESİM

- ÜLKE ile ÜLKER ile ÜLKECE ile ÜLKESEL/LİK ile ÜLKELER ARASI ile ÜLKELER COĞRAFYASI

- ÜLKELER ile/ve/<> DİKDÖRTGENLİKLERİ

- ÜLKÜLEŞTİRME ile/||/<> ÜLKÜSEL

( Herhangi bir kişi, nesne ya da olayın kusur ve eksikliklerini gözden kaçırarak onu gerçekte olduğundan daha güzel, önemli ya da büyük görme. )

- ÜLKÜLEŞTİRMEK ile ÜLKÜLEŞTİRİLMEK ile ÜLKÜ ile ÜLKÜCÜ/LÜK ile ÜLKÜSEL

- ÜLKÜSEL(İDEAL) > ÜMİT > DİN

- ULTIMATELY :/yerine NİHAİ, SON / NİHAYETİNDE

- ULTRA-KIRMIZI[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRA-KIRMIZI

- ULTRAFILTRATE[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZÜNTÜ


- ULTRASON ile DOPPLER

- ULTRAVIOLET/VISIBLE DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE DEDEKTÖRÜ