YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- UZAKLIK ile/ve/||/<> "TAÇ UTANGAÇLIĞI"

( ... İLE/VE/||/<> Ağaç türlerinin en tepesinde bulunan dallarının birbirine dokunmaktan kaçınması. )
( )

- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...

( TURUNCU )

- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS

- UZAKTAN ETKİ ile/ve/||/<> YERELLİK

- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ

- UZAM ile/ve/||/<> YAYILIM

- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)

- UZANMAK ile DAĞILMAK

- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK

- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ


- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK

- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"

- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ

- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK

- UZATMAK ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK

- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR

- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN

- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI

- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU

- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ

( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )

- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ

- RÄUMLICHE POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAYSAL KUTUPSAL KOORDİNATLAR

- ÜZERE ile ÜZERİ ile ÜZERLİK

- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK

- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA

- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA

- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME

- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK

- ÜZERİNE BİRŞEYLER SÖYLEMEK ile BELİRLEMEK

( Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma! )

- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK


- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER

- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE

- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI

- ÜZGÜNÜM" ile/değil/yerine/<>/< ÜZÜLDÜM

- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl

- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]

- UZLAŞIM ile/ve/<> TANIŞIKLIK

- UZLAŞIM ve UNUTMAK

- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM

- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK


- UZLAŞIM/SAL ile UYLAŞIM/SAL

- UZLAŞMA ile/ve/||/<> BARIŞMA

- UZLAŞMA ile/değil ERDEM

- UZLAŞMA ile/ve İMAN

- UZLAŞMA ile UZLAŞMACI

- UZLAŞMA ile UZLAŞMAZ/LIK ile UZLAŞMACI/LIK ile UZLAŞMALI

- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA

- UZLUK/EHLİYET/HAZAKAT ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT

- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ

- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK

- ÜZME TAHTASI ile/ve SNOWBOARD

( Meşe köyü - İkizdere - Rize'de. İLE/VE Dağlarda. )
( Çimende. İLE/VE Karda. )

- ÜZÜLME ve/||/<>/> BÜZÜLME

- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA

- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK

- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK

- ÜZÜLMEK ile ISTIRAP

- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK

- ÜZÜLMEK ile ÜZÜLEBİLMEK ile ÜZÜLÜVERMEK

- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ


- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR

- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ

( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )

- ÜZÜM ile LANGSAT

( ... İLE Uzakdoğu'da ve özellikle Malezya'da bulunan, üzüme benzeyen sarı bir tropikal meyve. )

- ÜZÜM ile MÜŞKÜLE

( ... İLE Bağbozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm. )

- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ

( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )

- ÜZÜM ile ÜZÜMCÜ/LÜK ile ÜZÜMLÜ ile ÜZÜMSÜZ ile ÜZÜM SUYU ile ÜZÜM ÜZÜM ile ÜZÜMLÜ KEK ile ÜZÜM ASMASI ile ÜZÜM HOŞAFI ile ÜZÜM KURUSU ile ÜZÜM ŞEKERİ ile ÜZÜM ŞIRASI ile ÜZÜM PEKMEZİ ile ÜZÜM SALKIMI ile ÜZÜM SİRKESİ ile ÜZÜM KOMPOSTOSU

- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN

- (UZUN SÜRE) OTURMAK yerine BİSİKLET

- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK

- UZUN UZADIYA (KONUŞMAK/ANLATMAK)


- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK

( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )

- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK

( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- UZUN UZUN (KONUŞMA ANLATMAK)

- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"

- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK

- UZUN, ECEM (SARIYER, 1992)

( Sinema sanatçısı. Sarıyer'de doğdu, ilköğretim, ortaöğretim ve Liseyi Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde okudu. Okuluna devam ederken oyunculuğa başlandı. Önce Ülker reklamlarında oynadı sonra da Aliye dizisindeki rolü ile çocuk yaşta şöhreti yakaladı. Sırasıyle, Aliye, Geniş Zamanlar, Pulsar, Gönül Salıncağı, Ah kalbim ve Küçük Sırlar dizilerinde oynadı. 2014 yılında Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro ödüllerinden "Yılın en başarılı Genç Kuşak Sanatçısı" Ödülüne layık görüldü. )

- UZUN, NUMAN (SARIYER, 1923 - 2008)

( İ.Ü. İktisat Fakültesini yarım bırakarak iş hayatına atıldı. Sarıyer ilk takımında futbol oynadı. Fenerbahçe'ye transfer olduktan bir süre sonra tekrar Sarıyer'e transfer oldu ve burada futbol yaşamını noktaladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkanlık ve ayrıca 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Demokrat Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken 27 Mayıs 1960 İhtilali ile tutuklandıysa da kısa sürede aklanarak kurtuldu. Bilahare siyasi çalışmaların başlaması ile Adalet Partisi Saflarında siyasete atıldı. Adalet Partisinin uzun süre İl Başkanlığını yaptı. İstanbul İl Genel Meclisinde bulundu ve 6 dönem (1963 - 1968) Daimi Encümen Üyesi olarak hizmet verdi. Siyasi haşatına her kademede devam etti ve İstanbul Belediye Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. )

- ÜZÜNÇ ile ÜZÜNÇLÜ

- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ

- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK


- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN

- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK

( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )

- UZUNSOY, PROF. DR. ORHAN (ADANA 1922 - 1988)

( Üniversite öğretim üyesi. ilköğrenimini değişik kentlerde yapmıştır. 1939 yılında Ankara Atatürk Lisesini bitirmiş, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine girmiş, 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevinden sonra, 30.03.1946 tarihinde Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsüne asistan olarak atanmıştır 1951 yılında "Karadeniz Boğazı Mıntıkasında Toprak Taşınmasının Sebepleri ve Bu Taşınmayı Önleyecek İdari, Teknik ve Kültürel Tedbirlerin Araştırılması" adlı doktora tezi ile Doktor unvanını almıştır. 1956 yılında "Ankara Çevrelerinde Toprak Erozyonunun Şürnulü ve Çıplak Yamaçların Yeşillendirilmesi Üzerine Araştırmalar" konulu çalışmasını tamamlayarak Doçent unvanını kazanmıştır. 1960 - 1961 ve 1964 - 1965 yıllarında Almanya ve Avusturya'da incelemelerde bulunmuştur. 1967 yılında Profesör olan UZUNSOY, Prof. Dr. Orhan, İst.1969 - 1970 yılları arasında, İstanbul Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini üstlenmiş ve bu okulda öğretim üyeliği yapmıştır. 1971 - 1972 yılları arasında da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. UZUNSOY, emekliliğine kısa bir süre kala 08.09.1988 tarihinde vefât etmiştir. )

- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> (")ÇARESİZLİK(")

- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]

- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE

( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )

- UZUNYA DALYANI

( Uzunya koyunda kurulan beri bu dalyan uzun bir zamandan beri kurulmuyor. )

- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ

( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )

- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI

- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA


- VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR

- VÂDE FARKSIZ değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ

- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK

- VÂDESİZ HESAP değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK

- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT

- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE

- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]

( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )

- VAGON ile/ve/<> VAGONET

( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği, demiryolu aracı. İLE Yana ya da arkaya doğru devrilebilen ve kimi toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon. )

- VAGONET değil/yerine/= TAŞIRCIK


- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK

( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )

- VAHA değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE

- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET

- VAHAMET ile VAHAMETLİ

- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD

- VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER

- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET

( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )

- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]

- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK

- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA


- VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL

- VAHŞİ değil/yerine/= YIRTICI

- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN

- VAKFİYE DİLİ:
XIII. yy.'a KADAR
ile/ve/||/<>/> XIII. yy.dan SONRA ile/ve/||/<>/> XVI. yy.dan SONRA

( Arapça. İLE/VE/||/<>/> Moğolca, Arapça, Farsça, Osmanlı Türkçe'si. İLE/VE/||/<>/> Osmanlı Türkçe'si ve İran'da, Farsça] )

- VAKFİYE/VAKIFNÂME ile/ve/||/<> VELÂYET/TEVLİYET ile/ve/||/<> MÜTEVELLİ/NÂZIR

- VAKFİYE değil/yerine/= TURGULUK

- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET

( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE
Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )

- VAKIF ile/||/<> VAKFİYE

( Kişiler ya da kurumlarca kurulmuş, yasayla görev ve yetkileri belirlenen tüzel kişilik. İLE/||/<> Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf) tarafından, vakfın yönetimi ile ilgili hazırlanmış. Nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık siciline işlendikten sonra kesinleşirdi. )

- VAKIF/LIK ile VAKIF MALI ile VAKIF SENEDİ ile VAKIF ARAZİSİ ile VAKIF TOPRAĞI

- VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ

( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. )

- VAKİT ile VAKİTLİ ile VAKİTÇE ile VAKİTSİZ/LİK ile VAKİT VAKİT ile VAKİTLİ VAKİTSİZ ile VAKİT KAYBETMEDEN

- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

- VAKSİNASYON/VACCINATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA

- VAKTAKİ ...[Ar., Fars.] değil/yerine/= NE ZAMAN Kİ ...

- VAKUUMSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM HORTUMU

- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK

- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA

- VAKUMLAMAK ile VAKUMLANMAK ile VAKUM ile VAKUMLU

- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON

- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL

( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VAKUOL ile/||/<> VEZİKÜL

( Vakuol büyük depo İLE vezikül küçük taşıyıcıdır )
( Formül: Depolama İLE transport )

- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK

- VALENCE TAUTOMERİSM ile/||/<> REDOKS İZOMERİ

( Valence e⁻ metal-ligand kayması, redoks farklı oksidasyon. )
( Formül: Dinamik İLE statik )

- VALİ[EPARHOS]:
< LONCA ÖRGÜTÜ
ile/ve/||/<> LAGATARIOS ile/ve/||/<> SIMPANOS

( Genel denetimi sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Yabancı tüccarların denetimini sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Esnaf localarını denetleyenler.[2 kişi] )

- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]

( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )

- VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA

- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]

( Baba. İLE Ana, doğuran. )

- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ

( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )
( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE
Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE
1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )

- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ

( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )
( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )

- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA


- VALLÂHİ ile/ve BİLLÂHİ ile/ve TALLÂHİ

( Üçüncü derece yemin/kasem. İLE/VE İkinci derece yemin/kasem. İLE/VE Birinci derece yemin/kasem. )

- VALLAHİ ile VALLAHİ BİLLAHİ ile VALLAHİ TALLAHİ

- VALS ile YAVAŞ(SLOW) VALS/İNGİLİZ VALSİ

( XVIII. yüzyılda, Bavyera(Almanya) ve Avusturya Alpleri yöresine özgü, geleneksel halk dansı olan Landler'den doğup gelişen ve Habsburg Sarayı'nda oynanmasından sonra popüler olan Vals, Fransa'ya özgü bir danstır ve çeşitli türleri arasında en ünlüsü, hızlı dönüşlerle yapılan Viyana Valsi'dir. Önceleri, çeşitli dönüş ile tepinmeden sonra düşey sıçramalarla gerçekleştirilen ve bir köylü dansı olarak kabul edilen Vals, yıllar geçtikçe eklenen, yerde kayma ve dönme adımları ile bir burjuva ve yüksek sosyete dansına dönüşür. Çiftlerin birbirine sarılarak kendi etraflarında çember çizip dönmelerinden oluşan Vals, ülkemizde, Tanzimat Dönemi'nde başlar. Cumhuriyet Dönemi'nde de Cumhurbaşkanlığı Filarmoni ve Senfoni orkestralarının konserleri aracılığıyla icra edilir.

İLE

"İngiliz Valsi" olarak da bilinen Slow Vals, ¾'lük ölçüyle yavaş ve romantik bir yapıyla uygulanır. Adından da anlaşılacağı üzere, yavaş tempoda yapılan Slow Vals, Viyana Valsi'nin klasik yapısına karşın çok daha gelişmiş ve değişik figürler içeren Slow Vals, standart salon danslarının en bilinenidir. )

- VALUABLE :/yerine DEĞERLİ

- VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI

- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI

- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ

- VAN DEEMTER EQUATION[İng.] / VAN DEEMTER GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DEEMTER EŞİTLİĞİ

- VAN DER WAALS GÜÇLERİ ile HİDROJEN BAĞI

( Zayıf, geçici dipol-dipol etkileşimler. İLE Hidrojenin, F, O ya da N ile yaptığı güçlü dipol-dipol etkileşimler. )

- VAN DER WAALS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALSSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS HAL DENKLEMİ


- VAN DER WAALS KUVVETİ ile/||/<> HİDROJEN BAĞI

( vdW zayıf dipol ~meV, H-bağı güçlü yönelimli ~100meV. )
( Formül: Evrensel İLE spesifik )

- VAN DER WAALS-SCHEMATISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS ŞEMATİK DAĞILIMI

- VAN DER WAALS SURFACE TENSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE TENSION SUPERFICIELLE DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-OBERFLÄCHENSPANNUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS YÜZEY GERİLİMİ FORMÜLÜ

- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ

- VANILLIN[İng.] / VANILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VANİLİN

- VANİLYA[İsp.] ile/< VANİLİN

( Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki. | Bu bitkinin, tatlılara hoş koku vermesi için kullanılan meyvesi. İLE/< ... )

- VANLI, MUSTAFA (RİZE, 1934)

( Petrol işletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- VANTİLATÖR değil/yerine/= ESTİREÇ/YELVEREN

- VANTOK KÜLTÜRÜ ile ...

( "Tek ağız" anlamına gelen, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla birbirini her yönden korudukları bir kültür. )

- VAR DEĞİL/OLMAYAN ile/ve KULLANIMDA VAR (OLAN)


- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK

- VAR OLAN ve/<> GÖLGE

- VAR OLAN ve/<> GÖRÜNMEYEN VAR OLAN

( Evrendeki her şey. VE/<> İnsan. )

- VAR/OLANI:
TÜKETMEK
ile/ve/değil/yerine/<>/< YÖNETMEK

- VAR OLMAK ile VAROLUŞ ile VAROLUŞSAL ile MEVCUT

- VAR ile VAR YILI ile VARA YOĞA ile VARYASYON ile VARI YOĞU ile VAR GÜCÜYLE ile VAR HIZIYLA ile VAR KUVVETİYLE

- VAR ve/||/<> VAR'IN BİLGİSİ ve/||/<> VAR'IN PAYLAŞILABİLİRLİĞİ

( Vardır. VE/||/<>/> Bilinebilir. VE/||/<>/> Her zaman, zemin ve koşulda. )

- VARAKLAMAK ile VARAKLANMAK ile VARAK ile VARAKA ile VARAKLI ile VARAKÇI/LIK

- VARDA[İt.] ile VARDAKOSTA[İt.] ile VARDA BANDIRA

( Dikkat et, savul, destur! İLE Kıyıları koruyan gemilere verilen ad. | İriyarı ve gösterişli kadın. İLE İşaretçi er. )

- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN

( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )

- VARDİYA ile VARDİYACI/LIK

- VÂRESTE[Fars.] değil/yerine/= KURTULMUŞ | SERBEST, RAHAT | İLİŞİKSİZ

- VARGEL ile/ve/||/<> VARGEL TEZGÂHI

( Herhangi bir makinenin, bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası. İLE/VE/||/<> Madensel parçaların üzerindeki kabalıkları almak için kullanılan makine. )

- VARGEL ile VARGEL TEZGAHI

- VARIANT[İng.] değil/yerine/= VARYANT

( Mutasyon ve polimorfizm tanımlarındaki belirsizlik nedeniyle, her genetik değişim bir dizi varyasyon olarak ve alleler ise varyant olarak adlandırılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile/değil/yerine ESİN/İLHAM

( Yıllık/aylık gelir. | Hatıra gelen, içe doğan şeyler. İLE/DEĞİL/YERİNE Etkilenme, çağrışım ya da içe doğmayla akla gelen, yaratıcı düşünce, duygu. )

- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile ŞUÛNAT/ŞÜÛNAT[Ar. < ŞU'ÜN < ŞE'N]

( Gelirler, gelir. | Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar. İLE İşler, durumlar, olaylar, hâdiseler. )

- VARİDAT ile VARİDATÇI

- VARIETY vs. KIND

- VARIETY :/yerine ÇEŞİT


- VARIGNON'S THEOREM[İng.] / THÉORIE DE VARIGNON[Fr.] / VARIGNON-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİGNON KURAMI/TEOREMİ

- VARILAN/VARILACAK:
MEKÂN/MAHAL
ile/ve/<> HAL(RIDVAN)

- VARIOUS vs. DIFFERENT

- VARIOUS :/yerine ÇEŞİTLİ

- VARIŞ NOKTASI ile KADER ile KADER ile KADERLER ile KADER

- VARIŞ ile VARIŞ ÇİZGİSİ

- VARİS[Fr. < VARICE] ile VÂRİS[Ar. < VERÂSET]

( Toplardamar genişlemesi. [Daha çok bacaklarda görülür] İLE Kalıt/miras sahibi. )

- VARİS/LİK ile VARİSLİ ile VARİSSİZ ile VARİS ÇORABI

- VARİYANT[İng. < VARIANT / Fr. < VARIANTE] değil/yerine/= DEĞİŞİKLİK, DÖNEMEÇ

- VARİYET ile VARİYETLİ ile VARİYETSİZ/LİK


- VARİYETE/VARIETY[İng.] değil/yerine/= ÇEŞİTLİLİK

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VARLIĞIN BİLİNCİ ile/ve BİLİNCİN VARLIĞI

- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ

- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCUD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK

( İlk felsefe. İLE/VE En son. )

- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK

( İlk felsefe. İLE/VE/SONRA/> En son. )

- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ

- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ

- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET


- VARLIK ve/= DİRENÇ[+]/DİRÂYET[YETENEK]

- VARLIK" ile/değil/yerine DİRİMLİ/CANLI | NESNE

- VARLIK ile/ve/= HAREKET

- VARLIK ile/ve SINIRLILIK

- VARLIK ve/> SÜREKLİLİK

- VARLIK ile/ve TAHSİL EDİLEN VAROLUŞ

- VARLIK ile VAR OLUŞ

- VARLIK ile VARLIKLI/LIK ile VARLIKSIZ ile VARLIK KARTI ile VARLIK BİLİMİ ile VARLIK NEDENİ ile VARLIK SEBEBİ ile VARLIK BİLİMCİ ile VARLIK BİRLİĞİ

- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN

( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )

- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK

( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )
( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )

- VARLIK ile/ve VAROLUŞ

- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN

- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN

- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )

- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT

- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM

- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)

- ... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR değil ... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR

- VARLIKSAL ile/ve/değil VAROLUŞSAL

- VAROLAN


- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ

- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ

- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN
ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE

- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA
ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA

( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )

- VAROLAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM

- VAROLAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- VAROLAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- VAROLAN:
SÜREKSİZ OLAN
ile/ve/||/<> TANE ÜZERİNDEN DÜŞÜNME

- VAROLAN ile BELİRLENİM


- VAROLAN ile BELİRLENİM

- VAROLAN ile/ve/değil DUYU

- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN

- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ

- VAROLAN ile/ve HAREKET

- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA

- VAR OLAN ile/ve KAVRAM

- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI

- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ

- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ


- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN