YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- AYAKKABI ile BATİNKA

( ... İLE Ayakkabı. [Tataristan'da.] )

- AYAKKABI ile KUNDURA[İt. < CONDURA}

( ... İLE Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı. )

- AYAKKABI/BAŞMAK ile AYAKAPI

( ... İLE Fener-Balat'taki kapı. )

- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ
ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )

- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI

- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM

- AYAKTA DURMAK ve/fakat/||/<>/>/< HAYATTA KALMAK

( Yeterince gücün olmayabilir/kalmayabilir. VE/FAKAT/||/<>/>/< Nedenlerin vardır ve yeterince çoktur. )

- ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP

- ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER

- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI

( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]

İLE/VE/||/

Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]

İLE/VE/||/

Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.

İLE/VE/||/

Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )

- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK

- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR

- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON

- AYARLAYAN ile/ve/değil/||/<> AYARTAN

- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ

- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON

- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR

( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun

"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.

Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.

"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.

"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...

"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...

Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.

"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.

"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.

Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.

Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.

"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.

Haluk DURSUN )
( )

- AYASOFYA'DA:
BİRİNCİ
ile/ve İKİNCİ ile/ve ÜÇÜNCÜ

( M.S.: 360 ile/ve 415 ile/ve 537 )

- AYAYANİ KİLİSESİ

( Tarabya'daki Rum Kiliselerinden biridir. 6 - 7 Eylül olayları sırasında tahrip gören ve sonrada onarılan. )

- AYAZAĞA MAHALLESİ

( 1930 yılında ilçe olan Sarıyer'e bağlıydı Ayazağa köyü. Bağlılığı 1954 yılına kadar devam etti. 1954 yılında Şişli yeni bir ilçe olarak kurulurken Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri de ile Şişli'ye bağlandı. 2012 yılında "Belediyeler Birliği Kararnamesi" ile Huzur ve Maslak Mahalleleri ile birlikte Sarıyer'e bağlandı. Üç tarafı ormanla kaplı olan Ayazağa'nın kuruluşu 300 yıl önceye kadar gider. )

- AYAZAĞA MERKEZ PARKI

( Ayazağa Mahallesindedir. 903,84 m2 lik bir alanı kaplamaktadır. 225,29 m2 yeşil alanı bulunmaktadır. )

- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY
ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO

( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )

- AYDEMİR, MUSTAFA (ANTALYA, 1953)

( Antalya'da doğdu (1953), Uzun yıllardan beri Sarıyer/Yenimahalle'de ikamet etmektedir. Antalya Lisesini bitirdi (1972), İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu (1979). 1974 yılında kendi şirketini kurdu. 1977 yılında Teksas Üniversitesi adına G. Bass ekibiyle Serçe Limanı Bizans Batığı Sualtı Kazısında çalıştı. Antik batıklara, 1. ve 2. Dünya savaşı batıklarına daldı. Uzun yıllar batıklar, balıklar, kıyılar ve amforalar hakkında makaleler yazdı. Kaptan Cousteau Ekibiyle daldı ve birlikte konferanslar verdi. 9 yıl boyunca araştırdığı Fransız Savaş Gemisi Paris - 2 batığından, 1. Dünya Savaşı'na ait unutulmuş bir tarihi ortaya çıkardı ve bunu 2004'te "Ben bir Türk Zabitiyim. Batıktan Çıkan Kahraman" isimli belgesel kitabıyla yayınladı. Arkeolojik Eser Koleksiyoncuları Derneği ve Marmara Adası Deniz Müzesi Kurucuları arasında yer aldı. Dernek üyelerinin eserlerini bir araya getirerek Deniz Müzesi projesi hazırladı. Atatürk portresini Erzincan dağlarının en iyi görünen bir yüzüne resmeden çalışmasını 2010 yılında "Dağdan Bakan Gözler" ismi ile kitaplaştırarak yayınladı. Çalışmalarını Sarıyer'de bir deniz müzesi açılması için sürdürmektedir. )

- AYDIN, HÜSEYİN (SÜRMENE, 1931 - 1985)

( Bir yıl İstanbul Tıp Fakültesinde okuduktan sonra İ.Ü. Diş Hekimliği Fakültesine geçti ve bu fakülteyi bitirdi. Askerlik görevini Karadeniz Ereğli'de yaptı. Diş Hekimi olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- AYDIN, NURİ FATİH (ÜSKÜDAR, 1996)

( UTAŞ Uşakspor'dan orta saha elemanı olarak transfer edildi bir sezon (2018/2019) tescilli kaldı. Bu süre içerisinde takımının 33 lig ve 2 özel olmak 37 maçında forma giydi ve takımına lig maçlarında 5 gol kazandırdı. Gebze Karadenizspor, İstanbulspor A.Ş. Ofspor A.Ş. UTAŞ Uşakspor ve Sarıyer'de oynayan bu futbolcu sezon sonunda serbest kaldı. )

- AYDIN, YEKTA (YEŞİLCE/ORDU, 1950)

( İstinyeli, eğitimci, yazar ve siyasetçi. İlk ve ortaokulu Yeşilce ve Mesudiye'de, öğretmen okulunu Perşembe'de, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümünü Ankara'da, lisansını Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünde tamamladı. Memuriyete öğretmen olarak başladı. Mesudiye Lisesi ve Mesudiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. İstanbul Yeni Levent Lisesi ve sonrasında Şişli Çağlayan Lisesinde Müdür olarak atandı. 2000‘de emekli oldu ve Beşiktaş Özel Yıldız Kolejinde Müdür olarak görev yaptı. Siyasete CHP saflarında başladı ve Yeşilce Belediye Başkanı seçildi (2004 - 2009). CHP İstanbul İl Yönetim Kurulunda üye olarak görev yaptı. İstanbul ikinci bölgeden milletvekilliğine aday oldu kazanamadı. Çeşitli vakıf, dernek ve diğer sivil toplum kuruluşlarında üye ve yönetici alarak çalıştı. Aynı zamanda saz sanatçısı ve bestekâr olarak da eserler verdi. Yazın hayatını da devam ettirdi ve uzun yıllar Mesudiye'nin Sesi ve Mora Dergilerinde yazıları yayınlandı. Ayrıca Gül Dalı, Yayla Yeli, İnsan İlişkilerimiz, Işıksız Köyler, Gökten Sevgi Yağsın Yere, Dostun Yolu İnce Uzun adlı şiir kitapları ile Göle Düşen Damla, Dünden Bugüne İzlenimlerim isimlerini taşıyan kitapları var. )

- AYDINER SOKAK PARKI

( Baltalimanı Mahallesindedir. 352,00 m2'lik bir alan üzerindedir. 150,00 m2'lik yeşil alanı, 42,00 m2'lik çocuk oylun alanı ve 80,00 m2'lik spor alanı bulunmaktadır. )

- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK"
değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK

- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA
ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA


- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ

- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"

- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR

- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK

- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI

- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI

- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER

- AYDOĞDU, OĞUZ (İST. 1960)

( Sarıyer altyapısından yetişti. Profesyonel kadroya alındı (1976). 70 Lig, 3 Kupa, 28 Amatör lig olmak üzere 101 resmi ve 20 özel maçla birlikte toplam 121 maçta forma giydi. Prof. Lig maçlarında 7 olmak üzere 134 gol kaydetti. 9 kez Amatör ve 4 kez de A Genç olmak üzere 13 kez milli oldu. )

- ÂYET ile/ve/||/<>/> VÂRİDÂT

( Risâletten doğan/gelen. İLE/VE/||/<>/> Velâyetten doğan/gelen. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Bireysel/sanatsal. )

- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ

- AYIKLAMA ile/ve/||/<> ÇIKARMA

- AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME

- Ayinesi iştir kişinin, SUS!!!

- Ayinesi susmaktır kişinin, SUS!!!

- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA
ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE
ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA
ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE
ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE)
ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA
ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE
ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ

- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ

- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS

( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )

- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK

- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL

( Yararlı-Zararlı. İLE/VE İyi-Kötü. İLE/VE Doğru-Yanlış. )

- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE

- AYIRICI PERDE = HİCÂB-I FÂSIL = CLOISON

- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ

- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI

- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS

- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ

- AYIRMA ile AYIRMAÇ


- AYIRMA ile/ve KAYIRMA

- AYIRMA ile ŞİFLEME

( ... İLE Pamuğu, kozasından ayırmak. | Mısırı, koçanından ayırmak. )

- AYIRMAK/AYIRABİLMEK ile/ve/>/= TOPARLAMAK/TOPARLAYABİLMEK

- AYIRMAK SURETİYLE ile/değil/yerine/||/<> AYIRARAK

- AYIRMAK ile/ve/||/<> AYIKLAMAK

- AYIRMAK ile/değil/yerine AYRICALIK/LAR (TANIMAK)

- AYIRMAK ile DIŞARIDA BIRAKMAK

- AYIRMAK ile KOPARMAK

- AYIRMAK ile MÜSTAKİL ile MÜFREZE

- AYIRMAK ile/değil SIYIRMAK


- AYIRMAK/AYRILMAK ile/ve/||/<> SIYIRMAK/SIYRILMAK

- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK

- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK

- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM

- AYKIRI ile HAYKIRI

- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK

- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA

- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]

- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA

- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ


- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL

- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER

- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- AYNA ile/ve/=/||/<>/< GÖRÜNTÜ

- AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN

( Her varolan, her zerreye; her zerre, her varolana etki eder. )

- AYNA ile/ve YANSIMA

( )

- AYNADUVAR/ARALAMA DUVARI ile AYNATAŞI

( Bir duvarda, çevresi silmeli, mermer taklidi düz sıvalı ya da kabartmalı bölüm. İLE Eski evlerde ya da çeşmelerde, musluğun takıldığı, çoğu oymayla süslü, düşey taş. )

- AYNALAMA:
BİRİNCİL
ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

( Bakım veren[anne vb.]. İLE Baba. )

- AYNALANMA:
BİRİNCİL
ile/ve/||/<>/> İKİNCİL ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜL

( Annenin, çocuğuna, biricikliğini duyumsatmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Baba ile olan. İLE/VE/||/<>/> Yaştaş/akran ile. )

- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK


- AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK ile/ve BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM

- AYNEN ile/ve/||/<> HOMOJEN

- AYNEN ile/ve TAMAMEN

- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK

- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK"
ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK

- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK

- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK"
ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"

( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )

- AYNI PARALELDE değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE

- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK

( İkisi de, yapılmaması gerekenlerdendir. Kavramlar, durumlar, olay ve olgular arasındaki farkları ya da karıştırılmaması gerekenlerin bilinciyle gerçekleştirilebilir. )

- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK


- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL

- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA

- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK

- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK

- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI

- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK

( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )

- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK

- AYNI/LIK ile ÖZDEŞ/LİK

- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK

- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK

( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )

- AYNINDAN değil AYNISINDAN

- AYNISININ, TIPKISI değil AYNISI ya da TIPKISI

- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK

- AYNİYET ile ANALOJİ

- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK

- AYNİYET ile MİN VECH

- Aynı yöne bakarak KONUŞ!!!

- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK

- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE

- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE


- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ

- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET

- AYRICALIK ile "AĞIRLIK"

- AYRICALIK ile AZINLIK

- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER

- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY

( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )
( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )

- AYRIKSI/LIK ile AYRIKSI AY ile AYRIKSI YIL

- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN

- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR

- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA


- AYRILIK:
YAKAR
ve/||/<>/> YIKAR

- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI

- AYRILIK ile AYRILMAK

- AYRI/LIK ile/ve BAŞKA/LIK

- AYRILIK ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ

- AYRILIK ile İKİLİK

- AYRILIK ile/ve/<> SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/<> ÖLÜM

- AYRILIK ile/ve SON

- AYRI/LIK ile/ve TAŞKIN/LIK

- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK

( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

- AYRILIK/İKİLİK ile/değil SALINIM

- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ

( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )

- AYRILIŞMAK ile AYRILIŞ

- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU

- AYRILMA ile AYRIŞMA

- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )

- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BOŞANMA

- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME

- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA

( [bir şeyi/kavramı/durumu/olayı] Süreç ve sonucun(un) birlik ve bütünlüğüyle görerek tanımlama ve/ya da değerlendirme. İLE/VE Süreç merkezli/odaklı (aşırı) "yorum"/"okuma". )
( Davranış ve tutum, yeğleme/tercih. İLE/VE Durum. )
( Kişide. İLE/VE Nesnelerde.[Benzetme olarak, tırnak içinde] )
( Tekrar biraraya gelebilme, buluşabilme olanağıyla. İLE/VE Bir daha birleşmemek üzere. )
( "AYRIŞMA"yı da karşılıklılık/işteşlik durumu olduğundan dolayı AYRILMA ile birlikte ya da ayrı ayrı kullanmak olanaklı olduğu gibi bunlarla da karıştırmamak gerekiyor. )

- AYRILMA-BİREYLEŞME EVRELERİNDE:
3-8
ve/||/<>/> 10-15 ve/||/<>/> 15-22 ve/||/<>/> 22-30 AY

( Farklılaşma ve gövde imgesinin gelişimi. VE/||/<>/> Uygulama. VE/||/<>/> Yeniden yakınlaşma. VE/||/<>/> Bireyleşmenin sağlamlaştırılması ve nesne sürekliliğinin başlangıcı. )

- AYRILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYILMAK

- AYRILMAK ile AYRILIŞ ile BÖLÜMLERE AYIRMAK ile KALKIŞ

- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)

( [mitoz/mayoz] Göze bölünmesi sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması.[Bir çift homolog kromozomun ayrılamaması. | Kardeş kromatitlerin ayrılamaması. | Mitoz sırasında kardeş kromatitlerin ayrılamaması.] İLE/||/<> Göze bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. İLE/||/<> Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. )

- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]

- AYRIM (NOKTASI):
KAVŞAK
ile/ya da/||/<> MAKAS ile/ya da/||/<> ÇATAL

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIM/FARK ile/ve/değil/||/<> ORAN

- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI

- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK
ile/ve/||/<> NEFRET

- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK


- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)

- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ

- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA

- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI

- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ

- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ

- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI

- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ

- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME

- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI

- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ

- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI

- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI

- AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA

- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL

- AYRINCA/İSTİSNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT

- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK

- AYRINTI ile AÇIKLAMA


- AYRINTI ile AYIRTI

- AYRINTI ile AYIRTI

- AYRINTI ile AYRIM

- AYRINTI ve BASAMAK

- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK

- AYRINTI ile/ve DERİNLİK

- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK

- AYRINTI ile İNCELİK

- AYRINTI ile NÜANS

( ... İLE Resim sanatında renk ayrıntısı. )

- AYRINTI >< ÖLÜM


- AYRINTI ile/ve ÖZEL

- AYRINTILAMA

( ELABORATION )

- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA

- AYRINTI/LAR ile/ve/yerine TEMEL İLKE/LER

- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN

- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN

- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM

- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )

- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR

- AYRIŞIM[İng. SEPARATION] ile/||/<> MENDELİN BİRİNCİ YASASI: AYRIŞMA[İng. MENDEL'S FIRST RULE]

( Hücre bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. @@ Alellerin ayrışımı ilkesi olarak bilinir. Gregor Mendel'in her canlıda, her özelliğe ait, her bir genin iki adet aleli bulunduğunu ve bu alellerlerin üreme gözelerine eşit bir biçimde dağıldığını söyleyen yasa.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI

- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ

- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ

- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI

- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ

- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA

- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA

- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )

- AYRIŞMA ile/ve İNCELME

- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA

- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK
ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK

- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI

- AYŞE HANIM ÇEŞMESİ

( Zekeriyaköy'de Kirazlıbahçe'ye (Çay Bahçesi) giderken tepenin alt kısmında ve yolun solundadır (H.1208, M.1793). Bu çeşmenin halk arasında kullanılan ismi "Soğuksu Çeşmesi'dir. Sokak Soğuksu Sokağındadır ve ismini bu sudan almıştır. Çeşme değişik zamanlarda onarım gördüğü ve onarım sırasında aslı korunmadığından mimari özelliğini kaybetmiştir. Çeşmenin suyu iptal edilmiş ve köy meydanındaki "Hayrat" çeşmeye bağlanmıştır. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hüseyin aşkına iç bu çeşmeden mâ - ül hayat sahib - ül hayrat Ziştovi Ayşe Hanım (1208)". )

- ... değil AYŞEKADIN(FASULYE)

- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[<

( Söz (başka bir şey de olabilir) ondan soruldu. İLE Söz sormayı kendi üzerine aldı. İLE Birinin sağlığını sormak ya da iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin sağlığını sorması. )

- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK

( Atışmak. | Münazara. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. İLE/VE/||/<>/< Birbirine karşılıklı söz söyleyerek tartışmak. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. | Ok vb. atarak yarışmak. )

- AYTUĞ, PROF. DR. BURHAN (ERZURUM, 1929 - 2016)

( İ.Ü. Orman Fakültesi öğretim üyesidir. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamladıktan sonra, 1949'da İ.Ü. Orman Fakültesini bitirdi. Askerliğini takiben 1953 yılında İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Ormancılık bilimleri Doktoru", 1964'te aynı kürsüde "Doçent" unvanlarını aldı. 1972 yılında profesörlüğe yükseldi. Değişik ülkelerde mesleği ile ilgili araştırma ve incelemelerde bulundu. Yirmi Avrupa ülkesini kapsayan "Atlas Europeen des Pollens Allergistants" da "Calendrier Polliniquesen Turquie" araştırmalarıyla Türkiye'yi temsil etti. Montreal ve New York Üniversiteleriyle Türkiye'de yapılan ortak bir araştırmadan ötürü Dr. J. Bordaz ve Dr. D. Perkins ile birlikte "Canada Council'in 1968 yılı "Bilim Ödülü" nü kazandı. Kitap, atlas, bilimsel araştırma ve bilimsel makale olarak 89 yayım gerçekleştirdi. Bunların 20'si yurtdışında yayınlandı.1975 - 1980 yıllarında İ.Ü. Orman Fakültesinde iki kez dekanlık görevi üstlendi. İ.Ü. Orman Fakültesinin en büyük ihtiyacı olan bir araştırma ormanı kazandırmak için büyük mücadele verdi ve başardı. Kazandırdığı "Araştırma Ormanı" (Bilezikçi Çiftliği), kendisinden sonra YÖK'cü tutumlarla yitirilme aşamasına gelen Bilezikçi Çiftliği'ni geri alabilmek için yargı yolu ile verdiği onurlu kavgayı kazanarak çok büyük bir başarı elde etti. )

- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU

- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN

- [ne yazık ki]
AZ BİLME
ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K"
ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK

- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK

- AZAB:
TECELLÎDE İNAT
ve TAASSUB

- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR

- AZALMA ile/ve BOZULMA

- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI

- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA

- AZÂMET["AZA:MET" değil AZAMET] ile/ve ZARÂFET

- AZAP ile ISTIRAP

- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA

- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA

- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]

( ... İLE Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. | Bir batarya topun, birden ateş etmesi. | Azar, tersleme. )

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- AZARYAN YALISI

( Yalı Tüccar Bedros Azaryan tarafından Büyükdere'de Piyasa Caddesi üzerinde yaptırılmıştır. Yalının bir adı da "Vidalı Yalı" dır. Yalının tüm malzemeleri yurtdışından getirilmiş, montajı sırasında çivi yerine ahşap kavale (ahşap çivi/vida) kullanıldığı için binaya "Vidalı Yalı" denilmektedir. Bu yalı 1954 yılında Vehbi Koç (1901 - 1996) tarafından satın alınmıştır. Bina Vehbi Koç'un eşi Sadberg Hanım adı ile Müzesi olarak kullanılmaktadır. )

- AZARYAN, BEDROS (İST. 1842 - 1906)

( Aristakes Azarya'nın büyük oğludur. Yüksek tahsilini tamamladıktan sonra babasının işlerini yönetti. 1899'da İstanbul Ticaret Odası Başkan vekili, 1901'de Başkanı oldu ve ölene kadar bu görevde kaldı. Şirket - i Hayriye'nin İdare Meclisi Üyesi, Aliyanz Sigorta Şirketi genel müdürlüğünde bulundu. Ermeni Katolik cemaatinin idari işleri ile ilgilenmen ve hayırseverliği ile tanınmıştır. Azaryan adını taşıyan yalısı Büyükdere Piyasa Caddesindeydi. Bu yalı Sadberg Hanım Müzesi olarak değerlendirilmektedir. )

- AZARYAN/VEHBİ KOÇ YALISI

( Büyükdere, Piyasa Caddesi üzerindedir. 19. yy sonu yapılan bir tarihi eserdir. Ahşap binanın tüm malzemesi yurtdışından getirilip monte edilmek suretiyle inşâ edildiği ve inşatta çivi yerine ahşap vida kullanıldığı için yalının bir ismi de "Vidalı" yalıdır. Ancak yalı sahibinin ismi ile "Azaryan Yalısı" olarak bilinmektedir. Yalı sahibi Bedros Azaryan (1842 - 1906) Ayan azalarındandı. Yalıyı Vehbi Koç alınca "Vehbi Koç Yalısı" olarak anılmaya başlandı. Yalı çok büyük onarım gördü ve Koç ailesi tarafından müzeye dönüştürüldü (bkz. Sadberg Hanım Müzesi). )

- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )