YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER
- AYAKKABI ile KUNDURA[İt. < CONDURA}
- AYAKKABI/BAŞMAK ile AYAKAPI
- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]
- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI
- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM
- AYAKTA DURMAK ve/fakat/||/<>/>/< HAYATTA KALMAK
- ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP
- ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER
- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI
- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI
İLE/VE/||/
Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]
İLE/VE/||/
Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.
İLE/VE/||/
Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )
- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK
- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR
- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON
- AYARLAYAN ile/ve/değil/||/<> AYARTAN
- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ
- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON
- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR
"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.
Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.
Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.
Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.
Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.
Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.
"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.
"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.
Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...
"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.
Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...
Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.
"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.
"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.
Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.
Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?
Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.
Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...
“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.
Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.
Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.
Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.
"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.
Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.
Haluk DURSUN )
)- AYASOFYA'DA:
BİRİNCİ ile/ve İKİNCİ ile/ve ÜÇÜNCÜ
- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO
- AYDEMİR, MUSTAFA (ANTALYA, 1953)
- AYDIN, HÜSEYİN (SÜRMENE, 1931 - 1985)
- AYDIN, NURİ FATİH (ÜSKÜDAR, 1996)
- AYDIN, YEKTA (YEŞİLCE/ORDU, 1950)
- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK" değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK
- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA
- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ
- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET
- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR
- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK
- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI
- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER
- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ
- AYIKLAMA ile/ve/||/<> ÇIKARMA
- AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME
- Ayinesi iştir kişinin, SUS!!!
- Ayinesi susmaktır kişinin, SUS!!!
- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA
- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ
- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ
- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS
- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK
- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL
- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE
- AYIRICI PERDE = HİCÂB-I FÂSIL = CLOISON
- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ
- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI
- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS
- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ
- AYIRMAK/AYIRABİLMEK ile/ve/>/= TOPARLAMAK/TOPARLAYABİLMEK
- AYIRMAK SURETİYLE ile/değil/yerine/||/<> AYIRARAK
- AYIRMAK ile/ve/||/<> AYIKLAMAK
- AYIRMAK ile/değil/yerine AYRICALIK/LAR (TANIMAK)
- AYIRMAK ile DIŞARIDA BIRAKMAK
- AYIRMAK ile MÜSTAKİL ile MÜFREZE
- AYIRMAK/AYRILMAK ile/ve/||/<> SIYIRMAK/SIYRILMAK
- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK
- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK
- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM
- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK
- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA
- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]
- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA
- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ
- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL
- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER
- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- AYNA ile/ve/=/||/<>/< GÖRÜNTÜ
- AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN
)- AYNADUVAR/ARALAMA DUVARI ile AYNATAŞI
- AYNALAMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL
- AYNALANMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜL
- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK
- AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK ile/ve BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM
- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK
- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK
- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK
- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK" ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"
- AYNI PARALELDE değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE
- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK
- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK
- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA
- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK
- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI
- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK
- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK
- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK
- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK
- AYNINDAN değil AYNISINDAN
- AYNISININ, TIPKISI değil AYNISI ya da TIPKISI
- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK
- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK
- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK
- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE
- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE
- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ
- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET
- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER
- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY
- AYRIKSI/LIK ile AYRIKSI AY ile AYRIKSI YIL
- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN
- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR
- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA
- AYRILIK:
YAKAR ve/||/<>/> YIKAR
- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI
- AYRILIK ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ
- AYRILIK ile/ve/<> SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/<> ÖLÜM
- AYRI/LIK ile/ve TAŞKIN/LIK
- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
- AYRILIK/İKİLİK ile/değil SALINIM
- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
- AYRILIŞMAK ile AYRILIŞ
- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU
- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ
- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BOŞANMA
- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME
- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA
- AYRILMA-BİREYLEŞME EVRELERİNDE:
3-8 ve/||/<>/> 10-15 ve/||/<>/> 15-22 ve/||/<>/> 22-30 AY
- AYRILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYILMAK
- AYRILMAK ile AYRILIŞ ile BÖLÜMLERE AYIRMAK ile KALKIŞ
- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)
- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]
- AYRIM (NOKTASI):
KAVŞAK ile/ya da/||/<> MAKAS ile/ya da/||/<> ÇATAL
- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM
- AYRIM/FARK ile/ve/değil/||/<> ORAN
- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI
- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK ile/ve/||/<> NEFRET
- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK
- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)
- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ
- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA
- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI
- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ
- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ
- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI
- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ
- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ
- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME
- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI
- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ
- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI
- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI
- AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA
- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL
- AYRINCA/İSTİSNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT
- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK
- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK
- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK
- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA
- AYRINTI/LAR ile/ve/yerine TEMEL İLKE/LER
- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN
- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN
- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM
- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)
- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR
- AYRIŞIM[İng. SEPARATION] ile/||/<> MENDELİN BİRİNCİ YASASI: AYRIŞMA[İng. MENDEL'S FIRST RULE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI
- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ
- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ
- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI
- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ
- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA
- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA
- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME
- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA
- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA
- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK
- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK
- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI
- ... değil AYŞEKADIN(FASULYE)
- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[<
- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK
- AYTUĞ, PROF. DR. BURHAN (ERZURUM, 1929 - 2016)
- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU
- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN
- [ne yazık ki]
AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA
- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K" ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK
- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK
- AZAB:
TECELLÎDE İNAT ve TAASSUB
- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR
- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI
- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR
- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA
- AZÂMET["AZA:MET" değil AZAMET] ile/ve ZARÂFET
- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA
- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA
- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]
- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
- AZARYAN, BEDROS (İST. 1842 - 1906)
- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON
(1996'dan beri)