( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )
( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )
( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )
( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
( Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kuvvetin birimidir. N olarak kısaltılır. Newton, 1 kilogram kütleye sahip bir cismi 1 m/s2 ivmelendirmek için gereken kuvvet biçiminde tanımlanmıştır. Adını İngiliz matematikçi, fizikçi ve filozof Isaac Newton'dan alır. @@ Cisimlerin hareket durumunu koruma eğilimidir. Cismin üzerine etki eden net kuvvet sıfır ise, durmakta olan cisim durmaya, hareket eden cisim ise aynı yönde hareket etmeye devam eder. Örneğin, hareket halindeki otobüs aniden fren yaparsa, otobüsün içindeki yolcular hareket durumunu koruma eğilimden dolayı ileri fırlayacaklardır. Newton'un birinci hareket yasasıdır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimidir, Türkçede yanıltıcı bir biçimde "kütleçekim" olarak da bilinir. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Gravitasyon, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfıdır. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürmüştür. Ancak günümzüde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konulmuştur. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olmaktadır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimi. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Kütleçekim, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfı. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürdü. Ancak günümüzde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konuldu. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olur. "Gravitasyon" olarak da bilinir.
( Bir fonksiyonun köklerini bulmak için kullanılan sayısal yöntem. Bu yöntem, bir başlangıç tahmininden hareketle fonksiyonun köküne doğru hızla yaklaşmayı sağlar. Matematiksel olarak, bir fonksiyonun f(x) sıfır noktasını (kökünü) bulmak için, bir başlangıç noktası x0 seçilir ve ardından bu noktanın üzerine iteratif olarak yeni noktalar eklenir. Her adımda yeni nokta, türev bilgisi kullanılarak hesaplanır. Yöntemin temel formülü bu şeklindedir:
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )
( Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim. | İdâre, reislik. | Nâzırlık, vekillik. İLE/VE/<> Başkasının işini görmeye görevli ve/ya da yetkili olma. | Birini, kendi yerine geçirme. | Birinin yerini tutma. | Vekillik, nezâret. | Vekilin, görev yaptığı yer/bina. )
( Sürekli olarak değişen özelliklerin birçok lokustaki genotiplerin ve çevrenin ortak etkisi altında evrimlerini inceleyen evrimsel biyoloji dalıdır. Bir diğer deyişle, sadece bir lokusta bulunan genotipten kaynaklı evrim haricinde oluşan evrimsel süreçleri inceleyen bilim dalıdır. @@ Nicel genetik alanında yapılan çalışmalarda, seçilen bireylerin yavrularının ortalama uyum başarısı ile popülasyondaki diğer bireylerin yavrularının ortalama uyum başarısı arasındaki farktır. "R" ile gösterilir.
( Bir nicel özelliğin fenotip çeşitliliğine katkı sağlayan bir genotip çeşitliliği yaratan lokustur. @@ Fenotipleri farklı kategorilere ayrılamayan, bunun yerine bireyler arasında devamlı çeşitlilik olan özelliklerdir. Bir diğer deyişle, çevre ve küçük etkili birçok lokusun ortak etkisi altında olan özelliklerdir. @@ Konsantrasyonuna göre etkisi artan, genellikle yüksek konsantrasyonlarda üretilen kimyasal savunmalar.
( Bir kavim ya da kabilenin reisi ya da vekili. | Bir tekkede, şeyhin, yardımcısı olan en eski dervişi ya da dedesi. İLE Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )
( Koşulsuz, vasfı ve niteliği bulunmayan. @@ Üç "guna" ile tezahür etmiş hal. En yüce Mutlak'ın sevgi, merhamet gibi niteliklere bürünmüş olarak betimlenmesi. )
( Aydınlanma. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. @@ Görecelilik, geçicilik ve yanılsama âlemi. Doğum ve ölüm dünyası/döngüsü. )
( Aydınlanma. (ZEN'de, Satori) Yaşam ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh (Brahman) ve yeniden birleşme. Budist summum bonumilkesi. En son Gerçeklik. Saltık Hakikat. Aydınlandıkları zaman, yanıltıcı egolarının bilinciyle sınırlı olmayan bir duruma giren kişilerin son durumu. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. (Tasavvuf'ta ile ABCDEF
( İşrak) İLE Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. İLE Nirvana'yı arayan. )
( ... İLE/VE/<>/> Fasulye, pirinç, buğday gibi taneler, kaynatıldığında, nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı. | Bazı bitkilerin, kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde. )
( Bir özellik açısından, farklı kategorilere ayrılabilen fenotiplerdir. Sistik fibroz hastalığından etkilenen ve etkilenmeyen fenotiplerin ayrı kategoriler oluşturması. @@ Düşük konsantrasyonlarda üretilmesine karşın benzer etkilere sahip olan kimyasal savunmalar.
( Bir azot atomuna 3 tane oksijen atomu bağlanması sonucu oluşan, düzlem üçgen modelinde bulunan bir nitrik asit tuzu iyonu. NO3- formülü ile gösterilmektedir.
( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )
( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir.
Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır.
Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir.
Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )
( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )
( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir.
Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır.
Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir.
Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )