YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- Bıcır-bıcır konuşan çocuklardır. Sen daha dengeli KONUŞ!!!

- İBLİS ile İBLİSÇE ile İBLİSÇİ/LİK

- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]

( İlk varrak. | İlk kez ücretle kitap istinsah eden.[Kitab-ül Fihrist'in müstensihi/yazarı.] VE/<> ... VE/<> ... )

- İBN ile/||/<> İBNİYE/İBNİYYE ile/||/<> İBNÂN ile/||/<> VELED ile/||/<> VELEDÂN

( Oğul, erkek çocuk. İLE/||/<> Ölenin oğlunun kızı ya da oğlunun oğlunun kızıdır. İLE/||/<> İki çocuk. İLE/||/<> Oğul [gayri müslimler için]. İLE/||/<> Çocuklar [gayri müslimler için]. )

- İBN-İ HEYSEM ile/ve/||/<>/>< GALILEO

( image )

- IBOGAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İBOGAİN

- Böyle ... Böyle ... demeden KONUŞ!!!

- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA

- İBRAHİM CEVAHİR PARKI

( Maden Mahallesindedir. 828,53 m²'lik bir alan üzerinde olup, 172,74 m²'lik yeşil alanı, 110,65 m²'lik çocuk oyun alanı ve 216,90 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )

- İBRAHİM EFENDİ ÇEŞMESİ

( Rumelihisar'da Arpacı Çeşme Sokakta bulunan bu çeşme, kesme taştan klasik tarzda yapılmıştır (H.1145, M.1732). Kitabesi şöyledir: Didim atsâna izzî resm - i osmaniyle târihin İç İbrahim Efendi Çeşmesinden mâ sana zemzem" (1145). )

- İBRAHİM EFENDİ KÖŞKÜ

( İstinye deresinin batı tarafında Şükran Ülgezer Meslek Lisesinin yanındadır. Çok bakımsız olan bina İstinye'nin tarihi eser köşklerinden biridir. )

- İBRAHİM EFENDİ SARAYI ile İBRAHİM PAŞA SARAYI

( Feriye Sarayları. İLE Türk-İslâm Eserleri Müzesi. )

- İBRAHİM PAŞA (ABRAHAM PAŞA) KONAĞI

( Demirciköy'e girişte solda çam ağaçlıkları arasında idi. Zamanla yıkılıp harap hale geldi. Kalıntıları da kaybolmak üzeredir. )

- İBRAHİM PAŞA (DAMAT) ÇEŞMESİ

( Rumelihisarı'nda Amiral Fahri Ergin sokakta bulunan bu çeşme (H.1277, M.1860) birkaç kez onarım görmüş ve onarımlar sonucunda mimari özelliğini kaybetmiştir. Kitabesi şu satırlar yer almaktadır: Mısır Valisi sâbık Abbas Paşa zade vâkıf - ı sâni damad - ı hazret - i pâdişâhî merhum ve mağrunleh Devlete İbrahim Paşa'ın ruhiycün fatiha (Sene 1277)". İbrahim Paşa, Sultan III. Ahmet'in damadı Nevşehirli İbrahim Paşa'dır. )

- İBRAHİM SEBİLİ (AYASOFYA SEBİLİ) ile İBRAHİM PAŞA SEBİLİ

( Ayasofya türbelerinin sağ köşesinde. İLE Şehzadebaşı'nda. )

- İBRAHİM ile İBRAHİM LİNCOLN

- İBRAHİM ile İBRAHİM SALİHBİCK

- İBRAZ BANKASI/PRESENTING BANK değil/yerine/= SUNUM BANKASI

- İBRET ALAN ile İBRET ALMAYAN

( Bulunduğu derecenin üzerine çıkar/tılır. İLE Bulunduğu derecenin altına düşer/düşürülür. )
( İbret alınır. İLE İbret olur. )

- İBRETLE BAKMAK ile/ve/||/<>/> HİKMETİ ARAMAK


- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE]

( İğneliler. )

- İBRİŞİM ile İBRİŞİM KURDU

- İBTİDÂ'[< BED] değil/yerine/= BAŞLAMA | BAŞLANGIÇ | BAŞTA, EN ÖNCE

- İBTİHÂC[Ar.] ile İBTİHÂC[Ar.]

( Herşeyde bolluk. İLE Sevinç, sevinme, gönlü açılma. )

- İBTİKA'["ka" uzun okunur] ile İBTİKÂ'[Ar. < BÜKÂ] ile İBTİKÂR[Ar.]

( Rengin doğal olarak değişmesi. İLE Ağlama. İLE Sabah erken kalkma. )

- İBTİLÂ'[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]

- İBTİSÂR[Ar.] ile İBTİSÂR[Ar. < BASAR]

( Bir şeye başlama. İLE Can ve gönülden görme, görüp aslına/hakikatine varma. )

- İBTİTÂ'[Ar.] ile İBTİTÂR[Ar.]

( Kesilme. İLE Uyma, tâbi olma. )

- İBTİYÂ'[Ar.] ile İBTİYÂR[Ar.]

( Satın alma, mübâyaa etme. İLE Kavga etme. | Güçsüz, olma. | Seçip kabul etme. )

- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]

( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )

- İBTİZÂZ[Ar.] ile İBYİZÂZ[Ar.]

( Gereksinim dolayısıyla hakarete ve hor görmeye[zillete] katlanma. İLE Çok ağarma, beyazlaşma. )

- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA
ile İNSAN'DA

( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )

- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK

- İÇ):
ÇOCUK
ile/ve/||/<> YETİŞKİN ile/ve/||/<> EBEVEYN

- İÇ DENETİM ile/ve/<> BAĞIMSIZ DENETİM

( İç denetçiler ve bağımsız denetçiler, finansal kontrollerin etkinliği konusunda ortak paydalardır. İki taraf da etik kurallar ve profesyonel standartlara bağlı kalmaktadır. Bununla birlikte şirketle olan ilişkileri ve çalışma amaçları konusunda büyük farklılıkları bulunmaktadır.

İç denetçiler, şirketin bir parçasıdır. Hedefleri, profesyonel standartlar, yönetim kurulu ve üst yönetim tarafından belirlenmiştir. Birincil müşterileri, yönetim ve yönetim kuruludur. Bağımsız denetçiler, şirketin bir parçası değildir ancak şirket tarafından tutulur. Hedefleri, öncelikli olarak, yasalar tarafından belirlenir ve birincil müşterileri yönetim kuruludur.

İç denetçilerin çalışma amaçları çok kapsamlıdır. Şirket hedeflerine ulaşılmasına ve operasyonlar, risk yönetimi, iç kontrol ve yönetişim süreçlerini iyileştirmeye yardımcı olurlar. Şirketin her yönüyle -finansal ve operasyonel- ilgili olarak, iç denetçiler, kontrollerin ve süreçlerin sürekli gözetimi ve değerlendirilmesi etkinliklerinin bir sonucu olarak geleceğe odaklanır. Aynı zamanda, her türde yolsuzluk ve hilenin de önlenmesi ile ilgilidir.

Bağımsız denetçilerin öncelikli misyonu, şirketin yıllık finansal raporları hakkında bağımsız bir fikir vermektir. Raporların, genel kabul edilmiş muhasebe standartlarına uygunluğunu, şirketin finansal bildirimleri tarafsızca yaptıklarını, belirli dönemdeki operasyonların sonuçlarının doğru olarak gösterildiğini değerlendirirler.

İç ve bağımsız denetçiler, periyodik olarak ortak paydalarını tartışmak; tamamlayıcı yetkinlikler, deneyim alanları ve bakış açılarından yararlanmak; birbirinin çalışma amaçları ve yöntemlerini anlamak; denetim kapsamı ve programını tartışmak; raporlara, programlara ve çalışma kâğıtlarına erişmek ve risk alanlarını ortaklaşa değerlendirmek amacı ile toplanmalıdır. Yönetim kurulu, güvence için gözetim sorumluluklarını yerine getirmek ve denetim sürecinin bütününün etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacı ile iç ve bağımsız denetim çalışmalarını koordine etmelidir. )

- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ

- INTERNAL CONVERSION ELECTRON[İng.] / INNERE UMWANDLUNGSELEKTRON, INNERES KONVERSIONSELEKTRON, INTERNES KONVERTIERUNGSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM ELEKTRONU

- INTERNAL CONVERSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERER KONVERSIONSKOEFFIZIENT, INNERER UMWANDLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM KATSAYISI

- INTERNAL CONVERSION[İng.] / CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERE KONVERSION, INNERE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM

- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI


- İÇ ENERJİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ

( İç enerji moleküllerin toplam enerjisi İLE kinetik enerji hareket enerjisidir. )
( Formül: U = nCᵥT İLE KE = ½mv² )

- KUDRET-İ DÂHİLÎ[Osm.] / INTERNAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE INTERNE[Fr.] / INNERE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ ENERJİ

- INTERNAL PHOTOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOÉLECTRIQUE INTERNE[Fr.] / INNENPHOTOELEKTRISCHER EFFEKT, INNERER LICHTELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ FOTOELEKTRİK ETKİ

- İÇ GEÇİŞ METALLERİNDE:
LANTANİTLER
ile/ve/||/<> AKTİNİTLER

- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR

( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )
( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )
( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )

- İÇ GÖZLEM ile/ve/||/<> İÇE DİKKAT ile/ve/||/<> ÖZ DÜŞÜNÜM

- INTERNAL WORK[İng.] / TRAVAIL INTERNE[Fr.] / INNENARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ İŞ

- İÇ KONUŞMA ile/ve DIŞ KONUŞMA ile/ve ÜÇÜNCÜ KONUŞMA

- INNER QUANTUM NUMBER[İng.] / INNERE QUANTUM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ KUANTUM SAYISI

- İÇ ORBİTAL ile/||/<> DIŞ ORBİTAL

( İç orbital (n-1)d kullanır İLE dış orbital nd kullanır. )
( Formül: d²sp³ İLE sp³d² )

- IMPLOSION[İng.] / IMPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ PATLAMA

- İÇ SALGI BEZLERİ/ENDOKRİN BEZLERİ[İng. ENDOCRINE GLANDS] ile/||/<> BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ[İng. ADRENAL GLANDS]

( Yaptıkları hormonları doğrudan doğruya kan akımına veren kanalsız salgı bezleridir. Bunlar, vücut işlevlerinin gelişimini, mineral dengesini ve metabolizmayı etkileyen çok sayıda hormon salgılar. Hipofiz, tiroid, paratiroid bezleri, böbreküstü bezleri ve pankreasın, erbezlerinin, yumurtalığın belirli bölümleri bu çeşit bez tanımına girer. @@ Böbreklerin üzerinde yer alan bir çift endokrin bezidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İÇ SES" ile/değil/yerine/||/=/<>/< DÜŞÜNCE

- INTERNAL FRICTION[İng.] / FRICTION INTÉRIEURE, FROTTEMENT INTÉRIEUR[Fr.] / INNERE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ SÜRTÜNME

- İÇ TUTARLILIK ile/ve/<> İÇ BÜTÜNLÜK

( Mantık. İLE/VE/<> Şiir. )

- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN

( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )
( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )

- KOŞULLAR:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK

- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE

- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ

- İCAP/ÎCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK


- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE

- İCABINA BAKMAK değil/yerine/= GEREĞİNİ YAPMAK

- İCAPÇI değil/yerine/= GEREKÇİ

- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER

- İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ

- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)

- İCÂZET ile HİLÂFET

- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ

- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA

- İCBAR ETMEK/MECBUR ETMEK değil/yerine/= GÜCEMEK


- KONKAVER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY AYNA

- WÖLBUNGSLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY-DIŞBÜKEY MERCEK

- KONKAVLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY MERCEK

- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]

- İÇBÜKEY ile İÇBÜKEYLİK

- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI

- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME

- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA

- İÇE YANSITMA ile/ve/||/<> YANSITMALI ÖZDEŞİM

- ICECUBE İLE XENON İLE DUNE İLE CTA ile/||/<> YENİ NESİL DEDEKTÖRLER

( Gelecek parçacık/astrofizik deneyleri. )
( Formül: km³ ölçeğinde dedektör )

- İÇERİĞE GEÇMEK ile İÇERİYE GEÇMEK

- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL

- İÇERİK ile/ve ANLATIM

( Süreklilik | Töz | Biçim İLE/VE
Biçim | Töz | Süreklilik )
( Doğal dilin göstergebilimsel bir közü/modeli. )
( Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı - Umberto Eco )

- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]

- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ

- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<>
Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<>
Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<>
Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )

- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN

- İÇERMEK ile İÇEBİLMEK ile İÇERLEMEK ile İÇEREBİLMEK ile İÇE BAKIŞ ile İÇE DÖNÜK/LÜK ile İÇE KAPALI/LIK ile İÇE KAPANIK/LIK ile İÇE YÖNELİKLİK

- İÇERMEK ile İÇEREN

- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN


- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]

- İÇ İÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK

( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )

- İÇİÇE/LİK ile/ve GEÇİŞLİ/LİK

- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI

- İÇİMDEN GELMİYOR ile/ve ZİHNİMDEN GEÇMİYOR

- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR

- İÇİN ile ÜZERİNE

- OL!:
İÇİNDE
ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA

( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )

- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK

- İÇİNDE VARSA" ile/değil/||/<>/< İÇİNDEN GELİYORSA


- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA

- İÇİNDEKİLER = MAZRÛFLAR = CONTENU

- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN

- İÇİNİN ...:
KAYNAMASI
ile/ve/||/<>/> KAYMASI

- İÇKİ ile İÇKİN/LİK ile İÇKİCİ/LİK ile İÇKİLİ ile İÇKİSİZ/LİK ile İÇKİ ALEMİ ile İÇKİ MASASI ile İÇKİ SEFASI ile İÇKİ PSİKOZU ile İÇKİ SOFRASI

- İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME

- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]

- İCMÂ ile/ve/II TEVÂTÜR

( Fıkıh'ta. İLE/VE/II Hadis'te. )

- ICO[INITIAL COIN OFFERING] ile/>< IPO[INITIAL PUBLIC OFFERING]

- ICP-MS İLE ICP-OES İLE XRF İLE NAA ile/||/<> ELEMENT ANALİZİ

( Element tayini spektroskopi yöntemleri. )
( Formül: m/z izotop oranı )

- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU

- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ

- İCRA ile İCRACI/LIK ile İCRA VEKİLİ ile İCRA KUVVETİ

- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME

- İCRÂCI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]

- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI

- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA

- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK


- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK

- İÇTEN BOZULUŞ ile/ve DIŞTAN BOZULUŞ

- İÇTEN İÇE (ÜZÜLMEK)

- [ne yazık ki]
İÇTEN PAZARLIKLI
ile ÇIKARCI

- İÇTEN PAZARLIKLI ile İKİYÜZLÜ

- İÇTEN/LİK ile İÇTENSİZ/LİK ile İÇTEN İÇE ile İÇTENLİKLİ ile İÇTENLİKSİZ/LİK ile İÇTEN EVLİLİK ile İÇTEN PAZARLIKLI/LIK

- İÇTENPAZARLIK/ÇI ile/ve/||/<> YALAN/CI

- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]

- İCTİBÂ ile/ve/<> HİDÂYET

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/<> Doğru yol. | Hakk yoluna erişme. )

- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )

- İCTİHÂD[< CEHD]/İÇTİHAT ve İSTİNBÂT

( Nefsin, güç tüketerek bir şey elde etmesi. |
Gücü, kuvveti yettiği kadar çalışma. | Fıkıh'ta, yed-i tûlâ sahibi, büyük din âlimlerinin, Kur'ân-ı Kerîm ve Ahâdis-i Nebevviye'ye dayanarak ortaya koydukları şer'î düstur. | Birinin, bir şeyden, anlam ve hüküm çıkararak, o iş hakkındaki düşüncesi, görüşü. İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )

- İCTİHÂD:
I. DÖNEM/DEVİR
ile/ve/||/<>/> II. DÖNEM/DEVİR ile/ve/||/<>/> III. DÖNEM/DEVİR

- İCTİHÂD ile EMSAL

- İCTİHAD ile FIKIH

( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE
-Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )

- İCTİHAD ile İSTİDLÂL

- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]

- İCTİHAD >< TAHKÎK

- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ

( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )

- İÇTİHAT ile HUKUK

- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ


- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM

- İCTİMA-İ NAKİZEYN ile İRTİFÂ-İ NAKİZEYN

- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL

- İCTİNÂB[Ar.] ile İMTİNÂ[Ar. < MEN]

( Sakınma, çekinme, uzaklaşma. İLE Çekinme, geri durma. | Olanaksızlık, olamayış. )

- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA

- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]

( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )

- İCTİVÂ'[Ar.] ile İCTİVÂR[Ar.]

( İğrenme, tiksinme. İLE Civar, komşu olma, muhit yapma. )

- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ

- İDAM/LIK ile İDAME ile İDAM CEZASI ile İDAM SEHPASI

- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ


- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM

- İDARE ile İDARECE ile İDARECİ/LİK ile İDARELİ/LİK ile İDARESİZ/LİK ile İDARE AMİRİ ile İDARE HUKUKU ile İDARE KANDİLİ ile İDARE LAMBASI ile İDARE MECLİSİ

- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM

- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN

- İDDİA (ETMEK) ile TAAHHÜT (ETMEK)

- İDDİA ile/ve/değil ÇIKIŞ NOKTASI

- İDDİA ile DAYANAK

( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )
( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )

- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE

- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT

- İDDİA ile İDDİADA İDDİA

( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )
( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )

- İDDİA ile İDDİALI

- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN

( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )

- İDDİA ile SUÇLAMA

- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR

- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK

( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

- İDDİALI ile ÖNEMLİ

- İDDİALI ile/ve YETERLİ

- İDDİA/LI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK

- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI

- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK"
ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"


- İDEA:
RASYONEL
ile/ve/||/<> ESTETİK

- IDEA vs. THOUGHT

- FLUIDE IDÉAL[Fr.] / IDEALE FLÜSSIGKEIT, IDEALFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL AKIŞKAN

- İDEAL ÇÖZELTİ ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ

( İdeal Raoult yasasına uyar, gerçek sapmalar gösterir )
( Formül: ΔHkarışma=0 İLE ΔH≠0 )

- DIÉLECTRIQUE IDÉAL[Fr.] / IDEALES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL DİELEKTRİK

- ÉQUATION DU GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GASGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ DENKLEMİ

- IDEAL GAS LAW[İng.] / LOI GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ YASASI/KANUNU

- IDEAL GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ

- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL

- IDEALES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL VAKUM


- İDEALAR, 4 ŞEY VERİR...

( * ŞEYİN NE OLDUĞUNU
* ŞEYİN NİÇİN ÖYLE OLDUĞU/OLMADIĞINI
* ÖYLE OLAN ŞEYDEKİ OLUŞ VE BOZULUŞU
* BİRLİK VE ÇOKLUK DÜŞÜNCESİNİ )

- İDEALAR ile/||/<> GÖLGELER

( Platon un mağara alegorisi )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )

- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER

( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )

- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]

- İDEALİZM ile REALİZM

( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. )

- ... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI

- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI

- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!

- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ

- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE

( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )

- IDENTITY BY DESCENT (IBD)[İng.] değil/yerine/= KÖKENE DAYALI KİMLİK (İBD)

( Kökenlerinin izi sürüldüğünde ortak bir ataya varan aleller. IBD, ebeveynden aynı alelin kalıtılması olayı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞINDA:
SİYASAL
ile/ve/||/<> SIRADÜZENSEL(HİYEROKRATİK)

- İDEOLOJİ değil/yerine/= DÜŞÜNGÜ

- İDMAN ile İDMANCI ile İDMANLI/LIK ile İDMANSIZ/LIK

- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]

- İDRÂK[< DERK] ile ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI]

( ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI] )

- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"

( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )

- İDRAR ile İDRAR YOLU ile İDRAR ZORU ile İDRAR KESESİ ile İDRAR TORBASI

- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK

- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ


- ÎFÂ[< VEFÂ] ile/ve/<> İCRÂ[< CEREYÂN | çoğ. İCRÂÂT]

( Ödeme, yerine getirme. | Bir işi yapma. | İş görme. İLE/VE/<> Akıtma, akıtılma. | Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme. | Bir müzik parçasını çalarak gösterme. | Borçlunun, alacaklıya karşı ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi, adlî bir oluşum aracılığıyla elde etme. )

- İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME

- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN

- İFADEDE:
KARIŞMA(MA)K
ile AÇMA(MA)K

- İFADELENDİRMEK ile İFADE ile İFADELİ ile İFADESİZ/LİK

- İFFETLİ ile İFFETLİ KADIN ile CEZALANDIRMAK ile İFFET

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İFRÂZ ile/||/<> MUKÂTAA

( Parçalara ayırma. İLE/||/<> Bir bütünün, bölümlere ayrılması ve kesim olarak belirlenmesi. [Osmanlı toprak sisteminde ya da devlete ait gelir kalemlerinin belirli bölümlere ayrılması. Daha sonra bu bölümler, belirli bir ücret karşılığında kiraya verilirdi.][Aynı zamanda bağ, bahçe, arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi için de kullanılırdı.]. )

- IFS İLE L-SYSTEMS İLE CELLULAR AUTOMATA ile/||/<> FRAKTAL ÜRETİM

( Fraktal oluşturma yöntemleri. )
( Formül: F → F+F--F+F )

- İFŞÂ[Ar.] ile/||/<> DEŞİFRE[Fr. < DÉCHIFFRÉ]

( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE Çözülmüş, açıklanmış. )

- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA

- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]

( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )

- İFTA ile İFTAR/LIK ile İFTAR TOPU ile İFTAR VAKTİ ile İFTAR TABAĞI ile İFTAR YEMEĞİ ile İFTAR ZAMANI ile İFTAR SOFRASI

- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]

( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )

- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK

- İFTİHAR ile İFTİHAR LİSTESİ

- İFTİKÂL[Ar.] ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]

( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )

- İFTİRÂS[Ar.] ile İFTİRÂZ[Ar. < FARZ]

( Yırtıp paralama, zorla yere yıkma. İLE Gerekli sayma, farz kılma. )

- İĞ ile İĞİPLİK

( Pamuk gibi şeyleri eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve bunlardan biri, çoğu kez çengelli ağaç araç, eğirmen, kirmen. | Araba okunun ekseni. | Değirmen taşının ortasında bulunan ve üstündeki üst taşa geçen demir eksen. | İğiplik. İLE Mitoz bölünme sırasında oluşan, iğ biçimindeki uzantı. )

- İĞAĞACI ile İĞDE

( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )

- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME

- İĞDİŞ EDİLMİŞ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ HAYVAN

- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ

- IGNATIUS BOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNATİA

- IGNAZ SEMMELWEIS ile/ve/||/<> LOUIS PASTEUR

( 01 Temmuz 1818 - 13 Ağustos 1865 İLE/VE/||/<> 27 Aralık 1822 - 28 Eylül 1895 )
( )

- ROBINET A' POINTEAU[Fr.] / NADELVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= İĞNE VANA

- İĞNEDENLİK ile İĞNEDEN İPLİĞE

- İĞNELEMEK ile İĞNELENMEK ile İĞNELETMEK ile İĞNE/LİK ile İĞNECİ/LİK ile İĞNELİ ile İĞNE ARDI ile İĞNE OYALI ile İĞNE OYASI ile İĞNELİ SÖZ ile İĞNE DELİĞİ ile İĞNE YAPRAK ile İĞNELİ FIÇI ile İĞNE YASTIĞI ile İĞNE YAPRAKLILAR

- İĞNEMSİ YAPRAKLAR = SERÎDİYYÜ'L-EVRÂK = FEUILLES ACICULAIRES

- IGNEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNEOUS, MAGMATİK