YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN

- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK

- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN

- İNDİRGENME ile/>< YÜKSELTGENME

( Elektron kazanma. İLE/>< Elektron kaybetme. )

- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK

- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ

- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU

- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER

- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM

- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ


- REDUCED MASS[İng.] / MASSE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ KÜTLE

- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK

- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK

- İNDİRİM ile BİNDİRİM

- İNDİRİM ile İNDİRİMLİ ile İNDİRİMSİZ/LİK ile İNDİRİM MERKEZİ ile İNDİRİMLİ SATIŞ ile İNDİRİM SAATLERİ

- İNDİRİM/ISKONTO[İt.][İSKONTO değil!] ile/ve/değil/yerine "İYİLEŞTİRME"

- İNDİRİM ile VAZGEÇİRMEK ile CESARETİ KIRILMIŞ ile SÖYLEM ile NEZAKETSİZLİK

- INDIUM ANTIMONIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ANTİMONÜR

- INDIUM ARSENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ARSENÜR

- INDIUM PHOSPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM FOSFÜR


- INDIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM KLORÜR

- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT

- INDIUM[İng.] / INDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM

- INDOXYL[İng.] / OXINDOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOKSİL

- INDUAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= İNDUYAN EPOKU

( Günümüzden 252.200.000 ile 251.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- INDUCED PLURIPOTENT STEM CELL[İng.] değil/yerine/= ENDÜKLENMİŞ PLURİPOTENT KÖK HÜCRE

( Kısaca iPS gözeleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut gözesinden belirli transkripsiyon etmenleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent özelliğindeki gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- INDUCED FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKLENMİŞ FİSYON

- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM

- INDUCTION FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON KUVVETİ

- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM


- INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ

- Ne var ki? diyerek, saf görünümlü kurnaz olmadan KONUŞ!!!

- Ne var? diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!

- İNEBİLMEK ile İNEBOLU

- İNEGÖL ile İNEGÖL KÖFTESİ

- İNEK ile/ve/||/<>/< BOLLUK/BEREKET İNEĞİ/KAMADHENU[Hintçe]

( ... İLE/VE/||/<>/< "Tüm ineklerin annesi".[Dişil başlı, dişil memeli, kuş kanatlı ve tavus kuyruklu olarak betimlenir.][Bazen de gövdesinde çeşitli tanrıları barındıran beyan bir inek olarak betimlenir.][Tanrıça "Devi"dir. İstenilen her şeyi veren inektir.]["Rahim/uterus", bir inek başına benzetilir.] )

- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK

( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )
( )

- İNFÂK[< NAFAKA (çoğ. İNFÂKAT)]

( VERMEK | NAFAKA VERİP GEÇİNDİRME, BESLEME )

- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK

- İNFAZ MASASI değil/yerine/= YÜRÜTÜM BİRİMİ


- İNFAZ MEMURU değil/yerine/= YÜRÜTÜM İŞYARI

- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA

- İNFİKÂK[< FEKK]

( Parçaların bozulmadan ayrıştırılması. | Bir şeyin yerinden ayrılması. | Çözülme. )

- BLAST[İng.] / VENT[Fr.] ile/değil/yerine/= İNFİLAK ETMEK

- İNFİLÂK[Ar.] ile İNFİRAK[Ar.]

( Güçlü bir biçimde patlama. İLE Ayrılma. )

- İNFİLÂK ile/değil/||/<> İNTİHAR

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL/||/<> İnsanda. )

- İNFİLÂK[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= PATLAMA

- İNFİRÂD[Ar.] ile İHTİSÂS[Ar.]

- İNFİRAT ile İNFİRATÇI/LIK

- İNFİRÂT[Ar. < FERD] ile İNHİSÂR[Ar. < HASR]

( Topluluktan ayrı durma. İLE Tekel. | Tek başına sahip olma. )

- İNFİSÂD[Ar. < FESÂD] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH]

( Bozulma, fesada uğrama. İLE Bozulma, etkisiz/hükümsüz kalma. İLE Bollaşma, genişleme. )

- İNFİSAL ile İNKİSAM ile İNFİKAK

- INFLAKS/INFLUX[İng.] değil/yerine/= İÇ AKIM

- INFLUENCE/TO EFFECT vs. "TO INVOLVE"

- INFORMATION vs./"instead" METHOD

- İNFRA- ile İNTRO- ile İZO- [EŞ İZOKORİ] ile JUKSTA-

( Alt, altında, -ötesi. İLE İç, içine. İLE Eş büyüklük [gözbebeği]. İLE Bitişik. )

- RADIATION INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROT STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFRARED IŞINLAR

- İNFRASES İLE SES İLE ULTRASES ile/||/<> SES FREKANS ARALIKLARI

( İnsan kulağının duyma aralığı ve ötesi. )
( Formül: f = 20-20000 Hz (insan) )

- İNFRASOUND İLE İŞİTİLEBİLİR İLE ULTRASOUND ile/||/<> SES FREKANS BANTLARI

( Ses dalgası frekans aralıkları. )
( Formül: f = v/λ )

- İNGİLİZ ATI ile ARAP ATI

( Kısa mesafe koşucusu. İLE Uzun mesafe koşucusu. )
( ... İLE/< Lumbar vertebrasında bir kemik eksiktir. Diş yapısı farklıdır. )

- İNGİLİZ SERVİSİ ile FRANSIZ SERVİSİ ile RUS SERVİSİ ile AMERİKAN SERVİSİ

( Uluslararası dört çeşit servis yöntemi vardır:

* İNGİLİZ SERVİSİ: Misafirin sağ tarafından önüne koyulan sıcak ve boş yemek tabağına, garson tarafından fayansta, mutfaktan alınan yemek misafirin solundan, maşa ile yapılır. İLE

* FRANSIZ SERVİSİ: Mutfaktan fayansta getirilen yemek misafirin solundan maşa vasıtasıyla kendi tabağına yaptığı servis biçimidir. İLE

* RUS SERVİS: Servant servisi olup, mutfaktan getirilen yemekler misafir masasının yanındaki hazırlık masasında garson tarafından tabaklara konularak misafirin solundan yaptığı servis biçimidir. İLE

* AMERİKAN SERVİSİ: Tabak servisi olup, yiyecekler ve garnitürleri mutfakta hazırlanarak tabakta getirilir. Ve misafirin uygun olan tarafından servis yapılır. Bu servis otellerin lobilerinde, kafeteryalarında, snack barlarında yapılır. Özelliği bir kurala bağlı olmamasıdır. )

- İNGİLİZ ile BRİTANYA İMPARATORLUĞU

- İNGİLİZ ile İNGİLİZCE ile İNGİLİZ İPİ ile İNGİLİZ TUZU ile İNGİLİZ SİCİMİ ile İNGİLİZ ANAHTARI ile İNGİLİZ SİYASETİ ile İNGİLİZ İNGİLİZCESİ

- İNGİLİZCE ile/ve/değil/<> BİSLAMA

( ... İLE/VE/<> Vanuatu'da, 115 ayrı kültür ve dil oluşmuş. İki komşu köy bile birbiriyle anlaşamıyormuş. Daha sonra, dil olarak bozuk bir İngilizce olan "Bislama" kabul edilmiş. )

- İNGİLİZCE ile İNGİLİZ TARZI

- İNGİLTERE ile/ve/||/<> BÜYÜK BRİTANYA ile/ve/||/<> BİRLEŞİK KRALLIK

( image )

- İNGIMÂS[Ar.] ile İNGISÂS[Ar.] ile İNGITÂT[Ar.]

( Suya dalma. İLE Suya batma. İLE Suya dalma. )

- INGREDIENT :/yerine İÇERİK, MALZEME

- İNHA[Ar.] ile YÖNERGE

( Resmi bir göreve atama ya da bir üst aşama için yazılan yazı. İLE ... )

- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK


- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE

- İNHALASYON/INHALATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKLA ALMA

- İNHALASYON ile İNHALE ETMEK ile İNHALER

( Soluma. İLE Solumak. İLE Solunan, ilaç solutucu [aygıt]. )

- İNHALE ile/||/<> EKSHALE

( İnhale nefes alma O2 İLE ekshale nefes verme CO2. )
( Formül: Inspiration İLE expiration )

- İNHALER[İng.] değil/yerine/= SOLUMLATICI

- [not] INHERITANCE vs. DEPOSIT

- İNHİDAM[Ar.] değil/yerine/= ÇÖKME/YIKILMA

- İNHİDAM ile İZMİHLAL

( Çökme, yıkılma. )

- İNHİDÂR[Ar.] ile İNHİDÂR[Ar.]

( Yokuş aşağı inme. | Derinin vurulma ile şişmesi. İLE Perdelenme, örtülme, örtünme. )

- İNHİKAK["ka" uzun okunur] ile İNHİKÂK[Ar.]

( Kördüğüm olma. İLE Kaşınma. )

- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )

- İNHİMÂK[Ar.] ile İNHİMÂK[Ar. çoğ. İNHİMÂKÂT]

( Ahmak gibi görünme. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )

- İNHİMAK[Ar.] ile İPTİLÂ[Ar.]

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )

- İNHİSÂR[Ar. < HASR] ile İNKİSAR[Ar. < KESR]

( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. İLE Kırılma. | Gücenme. | İlenme, ilenç. )

- İNHİSAR ile İNHİSARCI/LIK

- İNHİSÂR[Ar. < HASR] ile İNHİZÂL[Ar.]

( Bir şeyi/maddeyi/işi, -başkası yapmamak üzere- sadece bir kişiye/kuruma/oluşuma verme. | Tekel. [Fr. MONOPOLE] )

- İNHİSÂR[Ar. < HASR]/MONOPOL[Fr.] değil/yerine/= TEKEL

( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. )

- İNHİTÂT[Ar.] ile/||/<> İNZİLÂL[Ar. < ZELÎL]

( Son bulma, yıkılıp dağılma. | Güçten düşme, yaşlanma, inginlik. İLE Hor görme, aşağı tutma, aşağılama. )

- İNHİZÂM[Ar. < HEZÎMET | çoğ. İNHİZÂMÂT] ile İNHİZÂM[Ar. < HAZM]

( Bozgunluk, bozulma, alt olma, hezimete uğrama. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )

- İNİ = KAYINBİRADER


- İN'İKÂS-I ZİYÂ' ve İNKİSÂR-I ZİYÂ'

( Işık yansıması. VE Işığın kırılması. )

- İNİLMEK ile İNİ ile İNİK ile İNİŞ ile İNİŞLİ ile İNİM İNİM ile İNİK DENİZ ile İNİŞ AŞAĞI ile İNİŞ ÇIKIŞ ile İNİŞ TAKIMLARI ile İNİŞLİ YOKUŞLU ile İNİŞLİ ÇIKIŞLI

- İNİM İNİM (İNLEMEK)

- İNİŞ-ÇIKIŞ ile ÇATIŞMA

- İNİSİYASYONLAR/KATILIMLAR:
ZAHİRÎ/LİTERAL/DOGMATİK
ile/ve MİTSEL/ALEGORİK ile/ve MİSTİK

( Su ile. İLE/VE Hava ile. İLE/VE Ateş ile. )

- İNİSİYATİF ile/ve/<> GÖNÜLLÜLÜK

( Hem bireysellikte, hem/ve de toplumsallıkta. )

- İNİSİYATİF[Fr./İng. < INITIATIVE] değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK, ÖNCÜLÜK

- INITIAL :/yerine İLK

- INITIATIVE :/yerine GİRİŞİM

- Niye ki? diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!


- inj./inject.[Lat. < INJECTIO, INJICIATUR] değil/yerine/= ENJEKSİYON, ENJEKTE EDİNİZ

- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK

- İNKÂR:
KABUL ETMEMEK
ile/değil/||/<> KARŞI GELMEK/ÇIKMAK

- İNKÂR:
KARŞI GELMEK/ÇIKMAK
ile KABUL ETMEMEK

- İNKÂR ile/ve/değil/yerine OLUMSUZLAMA

( İnkârın inkârı yapılarak ikrâra varılır. )

- İNKAR ile REDDEDİLDİ ile İNKARCI

- İNKÂRCI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KUŞKUCU/LUK

- İNKARNADİN ile ENKARNE OLMAK ile ENKARNASYON

- İNKILÂP değil/yerine/=/= DEVRİM

- İNKILÂP ile HULF


- İNKİLAP[Ar. < KELB] ile/değil İNKILÂP[Ar. < KALB]

( Köpekleşme. İLE/DEĞİL Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim. | Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm. )

- İNKILAP ile İNKILAPÇI/LIK

- İNKIRAZ ile İNKISAM ile İNKITA

( Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma. İLE Bölünme, taksim edilme. | Parçalanma. İLE Kesilme, kesinti. )

- İNKIŞÂ'[Ar.] ile İNKIŞÂR[Ar.]

( Hava açık olup ayazlama, ayaza çekme. İLE Deri ya da kabuğun soyulması. )

- İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA, AÇINIM | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ

( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )

- İNKİŞAF/TEKÂMÜL[Ar.] değil/yerine/= GELİŞİM/GELİŞME

- İNKİSÂR[< KESR]

( KIRILMA | GÜCENME | BEDDUA, İLENÇ )

- İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME

( KESİLME; ARASI KESİLME )

- İNKOMPATIBIL/INCOMPATIBLE[İng.] değil/yerine/= UYUŞMAZ, | GEÇİMSİZ

- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ


- İNLEME ile/değil/yerine/>< DİNLEME

( Bilgisizlikten, geç kalmış olmaktan dolayı inlemek istemiyorsan, (daha çok) dinlemelisin! )

- İNLEMEK ile İNLETMEK ile İNLEYEBİLMEK

- İNME ile/||/<> GEÇİCİ İSKEMİK ATAK

( Beyne giden kan akışının kesilmesi ile kalıcı hasar oluşması. İLE/||/<> Beyne giden kan akışının geçici olarak kesilmesi. )

- İNME ile YARIMCA

( ... İLE Gövdenin yarısına gelen inme. )

- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ

- İNNATE İLE LEARNED İLE IMPRİNTING ile/||/<> DAVRANIŞ TÜRLERİ

( Hayvan davranış kategorileri. )
( Formül: Critical period )

- INNER PRODUCT ile/||/<> NORM

( Inner product ⟨u,v⟩ iki vektör, norm ||v|| tek vektör. )
( Formül: Bilinear İLE length )

- İNOKÜLASYON/INOCULATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA

- İNOMINA/T / INNOMINATE[İng.] değil/yerine/= ADSIZ

- İNORGANİK KİMYA[İng. INORGANIC CHEMISTRY] ile/||/<> ORGANİK KİMYA[İng. ORGANIC CHEMISTRY]

( Genellikle karbon içermeyen, organik olmayan bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Asitler, bazlar, tuzlar, mineraller, metaller ve ametaller buna örnek olarak verilebilir. İnorganik kimya ya da anorganik kimya; mermerin, seramiklerin, tuzların yapısını da inceler. @@ Temel yapısını karbon atomunun oluşturduğu, karbon atomunun yanında hidrojen, oksijen, azot, fosfor gibi atomları da içeren bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Organik bileşikler doğada daha çok biyolojik organizmaların yapısında bulunur. Organik bileşiklere olan ilgi geçmişten günümüze giderek artmıştır. Bu bağlamda organik bileşikler laboratuvar ortamında üretilmeye çalışılmıştır. Laboratuvar ortamında üretilen ilk organik bileşik üredir (CH4N2O). Alman kimyager Friedrich Wöhler 1828'de amonyum siyanatı ısıtarak üreyi elde etti. Bu çalışmadan sonra birçok bileşik laboratuvarda yapay olarak üretilebilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- INORGANIC CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE MINÉRALE[Fr.] / ANORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK KİMYA

- İNORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. INORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ELEMENTSEL SAVUNMA[İng. ELEMENTAL DEFENSE] ile/||/<> KİMYASAL SAVUNMA[İng. CHEMICAL DEFENSE]

( Canlı bir organizma tarafından üretilmeyen, çevreden tedarik edilmesi gereken kimyasal savunma (bknz. elementsel savunma). @@ Topraktan soğurulup bitki kofullarında, göze duvarlarında ve trikomlarda depolanan ve otçulluğu azaltan toksik elementler. @@ Otçulluğu doğrudan caydıran ya da kısıtlayan, kimyasal özelliklere sahip bileşikler ve elementler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT

- INORGANIC POLYMER[İng.] / ANORGANISCHE POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK POLİMER

- İNORGANİK SCİNTİLLATOR ile/||/<> ORGANİK SCİNTİLLATOR

( İnorganik scintillator kristal yapıda radyasyonu ışığa çevirirken İLE organik scintillator organik moleküllerle floresan verir )
( Formül: CsI(Tl) )

- INORGANIC LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE INORGANIQUE[Fr.] / ANORGANISCHER FLÜSSIGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK SIVI LAZER

- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK

( )
( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )

- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ

- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER

- INOSITOL[Fr.] / INSITOL, MUSKELZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNOZİTOL


- INQUIRY :/yerine SORUŞTURMA, SORGU

- İNŞA EDİLMİŞ ile YERLEŞİK ile YERLEŞİK ÇEK ile DAHİLİ RAF

- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR

- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM

( Türk "felsefesi". )

- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI

- İNŞAAT:
"KABA"
ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEN

- İNSÂF[Ar.] ile/ve/<> İNTİSÂF[Ar.]

( Merhamete, vicdana ya da mantığa dayanan adâlet. | Ortalama davranış. İLE/VE/<> Hakkını, tamamen alma. | Hakkını ve adâleti isteme. | [zamanda] Yarıyı bulma. )
( Hakkını verme. İLE/VE/<> Hakkını alma. )

- İNSAF ile/ve/<> YETİNME

- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU

- İNSAN ANLIĞI/ZEKÂSI ile/değil/||/<>/> KİŞİNİN ANLIĞI/ZEKÂSI (ya da ANLIK/ZEKÂ)


- İNSAN BİLİMİ/ANTROPOLOJİ ile İNSANIN GELİŞMESİ BİLİMİ

- İNSAN:
DİRİMSEL(BİYO)
ve/||/<> ANLIKSAL/ZİHİNSEL(PSİKO) ve/||/<> TOPLUMSAL(SOSYAL) VAROLAN

- İNSAN:
"EN ŞEREFLİ" VAR OLAN
değil TEK, ŞEREFLİ/ONURLU VAR OLAN

- İNSAN:
EŞREF-İ MAHLÛK
ve/||/<> AHSEN-İ TAKVİM ÜZERE ve/||/<> KEREMNÂ

- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER
ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN

- İNSAN GÖVDESİNDE BULUNAN:
DOĞAL ÖĞELER(ELEMENTLER)
ile/ve/<> İZ ÖĞELER(ELEMENTLER)

( Öğe - Ağırlık Yüzdesi )
( % 0.01'den daha az oranda...
* Bor[B], * Krom[Cr], Kobalt[Co], Bakır[Cu], Flor[F], İyot[I], Demir[Fe], Mangan[Mn], Molibden[Mo], Selenyum[Se], Silisyum[Si], Kalay[Sn], Vanadyum[V], Çinko[Zn] )
( )

- İNSAN GÖVDESİNDE, DOĞAL OLARAK BULUNAN NİKOTİN

( 2 nanogram [18 nanograma ulaşırsa kişi bayılır. Daha fazlası ise ölüme götürür.] )

- İNSAN GÖZÜNÜN DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI

( 400 - 800 tHz )

- BİREYSEL BAŞVURUDA:
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ(AİHM)
ile/ve/değil/önce/||/<>/<
ANAYASA MAHKEMESİ(AYM)

( )

- KİŞİ(İNSAN) HAKLARININ:
TANINMASI
ile/ve/<> KORUNMASI ile/ve/<> GELİŞTİRİLMESİ


- İNSAN HAYATI" değil KİŞİNİN YAŞAMI/HAYATI

- İNSAN İÇİN EN ZEHİRLİ HAYVANLARI AVLAYAN

( KONİK SALYANGOZ )

- İNSAN:
İRÂDE SAHİBİ
ile/ve/değil/||/<>/< (TEK) İHTİYÂR SAHİBİ

- İNSAN/KİŞİ:
KENDİ OLAN
ile/ve/||/<> ARASINDA (SIKIŞIP) KALAN ile/ve/||/<> ÂŞIK OLAN

- İNSAN:
KONUŞAN
ile/ve/değil/||/<>/< KONUŞULAN

- İNSAN KULAĞININ DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI:
16 - 20 Hz
ile 16.000 - 20.000 Hz arasındaki sesleri duyabilir.

- İNSAN:
SOĞUKTA
ile/ve/değil/>< (")KARANLIKTA(")

( Yaşayamaz. İLE/DEĞİL/>< [Ancak/sadece, biyolojik (yığın) olarak] "Yaşar". )

- İNSAN:
"YOK" VAROLAN
ile/ve/=/değil "YOK OLAMAZ" VAROLAN

- İNSAN:
YURTTAŞ
ve/||/<> YURTTAŞ

( Devletin. VE/||/<> Çağının. )

- İNSAN, ZAMANDA değil ZAMAN, İNSANDA

( ... DEĞİL Sürekliliğiyle. )

- İNSAN ile/ve/||/<>/> GELECEK

( Kişi, geleceği geldirendir. )

- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA

- İnsanca KONUŞ!!!

- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]

- İNSANDA:
BAKTERİ SAYISI
ile GÖZE(HÜCRE) SAYISI

( 40 milyon. İLE 30 milyon. )

- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN

- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET

- İNSÂNÎ ile/ve/değil/<> İTİBÂRÎ

- İNSANÎ değil/yerine/= KİŞİCİL

- İNSANIM, UNUTABİLİRİM" değil ANLIK/ZİHİN BU! UNUTULABİLİR/BOŞLANABİLİR


- KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"

- İNSANIN ÇÖPÜ ile/değil/yerine DOĞANIN DÜZENİ

- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK

( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )

- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANIN YAPISI(ya da GÖVDE/BEDEN/BİREYİN GÖVDESİ/DOĞA)

- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANDAKİ(GÖVDESİNDEKİ) DOĞA

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ

( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNSANIN İBÂDETİ ile/ve ÖTEKİ TÜM VAROLANLARIN İBÂDETİ

( Bilmek. İLE/VE İşlevsellikleri. )
( Kişinin ibâdeti ârif olmaktır. )

- İNSANIN İNSAN OLMASI ile/ve/||/<> BİREYİN/KİŞİNİN İNSAN OLMASI

- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ
ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI

( )
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )

- İNSANIN:
"VARLIĞI"
ile/değil/||/<> VAROLUŞU

( "Varlık" sözcüğü, en üst soyutlama olarak felsefî bir kavram olmakla birlikte amacımızı karşılayan kavram ve sözcük ise mevcudiyeti yani "varoluşu" olarak kullanmak durumundayız. )

- İNSANIN VE KİŞİNİN BİRİCİKLİĞİ:
"SEÇKİNLİK"
değil VAROLUŞSAL

- İNSANIN, ...[CANI İSTİYOR/ÇEKİYOR] ile/ve/değil BENİM/SENİN/ONUN ...

- İNSANIN/KİŞİNİN DOĞUMU ile HAYVANIN DOĞUMU

- İNSAN/KİŞİ ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN

- İNSAN(KİŞİ/KENDİN):
OKYANUSUN İÇİNDE BİR DAMLA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİR DAMLANIN İÇİNDEKİ OKYANUS

- İNSANLAR KIRK YILLIK EŞLERİNİ BOŞUYOR" değil BAZI KİŞİLER, KIRK YILLIK EŞİNİ BOŞUYOR/BOŞAYABİLİYOR

- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER

( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.

"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.

Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )

- İNSANLAŞMA:
KARADA
ile/ve/değil/||/<>/>/< DENİZDE

- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ

- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ
ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ


- İNSANLIK DURUMU(") ile/değil/ne yazık ki/>< ÖNYARGI

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )

- İNSANLIKTA, GELİŞİMİNDE VE (NESNEYİ/DÜŞÜNCEYİ) KAVRAMADA ...:
BAŞ PARMAĞIN GELİŞİMİ/KULLANIMI
ve/||/<> ÇENENİN ÜÇÜNCÜ(İLERİ-GERİ) HAREKETİ (VE GÜCÜ/YETİSİ)

- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)

(

HOMİNİD ve HOMİNİN

İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma

Temel Tanımlar

HOMİNİD (Hominidae)
Büyük Maymunlar Ailesi
  • Goril
  • Orangutan
  • Şempanze
  • Bonobo
  • İnsan (Homo sapiens)
  • Tüm fosil ataları
Kapsam: En geniş öbek - Tüm büyük primatlar
HOMİNİN (Hominini)
İnsan Soyu
  • Modern insan (Homo sapiens)
  • Australopithecus türleri
  • Neandertal
  • Denisovan
  • Homo erectus, Homo habilis
  • İnsanın tüm doğrudan ataları
Kapsam: Dar öbek - Sadece insan soyu

Taksonomi

Takım: Primates (Primatlar)
└─ Aile: Hominidae (Büyük Maymunlar)
├─ Alt Aile: Ponginae
│ └─ Cins: Pongo (Orangutanlar)
└─ Alt Aile: Homininae
├─ Kabile: Gorillini (Goriller)
└─ Kabile: Hominini (İnsan)
├─ Alt Kabile: Panina (Şempanzeler)
└─ Alt Kabile: Hominina (İnsan)

Ayrıntılı Karşılaştırma

Özellik HOMİNİD (Hominidae) HOMİNİN (Hominini)
Taksonomik Seviye Aile Kabile
Kapsam Tüm büyük maymunlar + İnsan Sadece insan
Üye Sayısı ~15 - 20 yaşayan tür Bir yaşayan tür (Homo sapiens)
Evrimsel Ayrılma ~15 - 20 milyon yıl önce ~7 milyon yıl önce
Coğrafi Dağılım Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) Afrika kökeni; dünya geneli (bugün)
Yürüyüş Biçimi Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) İki ayak üzerinde (Bipedal)
Beyin Oylumu 300 - 1400 cc arası 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış)
Âlet Kullanımı Basit (bazı türlerde) Gelişmiş ve düzenli
Toplumsal Yapı Değişken toplumsal öbekler Karmaşık toplumsal organizasyon
İletişim Sesler, jestler, yüz ifadeleri Gelişmiş dil yeteneği

Evrimsel Zaman Çizelgesi

20 MYÖ
Hominidae ailesinin ortaya çıkışı - Büyük maymunların küçük maymunlardan ayrılması
15 MYÖ
Orangutan soyunun Afrika büyük maymunlarından ayrılması
10 MYÖ
Goril soyunun ayrılması
7 MYÖ
Hominin soyunun şempanzelerden ayrılması
4 MYÖ
İlk Australopithecus türleri - Bipedalizmin gelişimi
2.8 MYÖ
Homo cinsinin ortaya çıkışı - İlk taş âletler
300.000 YÖ
Homo sapiens'in Afrika'da ortaya çıkışı
Günümüz
Homo sapiens - Hominin soyunun tek yaşayan temsilcisi

Ayırt Edici Özellikler

Homininlere Özgü Özellikler

  • Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
  • Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
  • Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
  • Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
  • Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
  • Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
  • Simgesel düşünce: Sanat ve kültür

Tüm Hominidlerde Ortak

  • Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
  • Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
  • Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
  • Gelişmiş görme: Derinlik algısı
  • Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
  • Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
  • Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler

Önemli Fosil Örnekleri

Tür Adı Sınıflandırma Yaş (MYÖ) Önemli Özellikler Bulunma Yeri
Sahelanthropus tchadensis Hominin 7 En eski olası hominin, bipedal? Çad
Australopithecus afarensis Hominin 3.9 - 2.9 "Lucy" fosili, kesin bipedal Etiyopya
Homo habilis Hominin 2.8 - 1.5 İlk Homo, âlet yapıcı Tanzanya
Homo erectus Hominin 1.9 - 0.1 Afrika dışına göç, ateş kullanımı Afrika, Asya
Homo neanderthalensis Hominin 0.4 - 0.04 Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim Avrupa, Batı Asya
Homo sapiens Hominin (Yaşayan) 0.3 - Günümüz Modern insan, gelişmiş kültür Dünya geneli
Gigantopithecus Hominid 2 - 0.3 Dev maymun, soyu tükenmiş Asya

Terminolojinin Tarihsel Gelişimi

Eski Kullanım (1990 öncesi)

  • Hominid: Sadece insan ve ataları
  • Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
  • İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü

Modern Kullanım (1990 sonrası)

  • Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
  • Hominin: Sadece insan soyu
  • DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
  • Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Neden Değişti?
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.

Özet ve Anahtar Noktalar

Anımsanması Gereken Ana Noktalar:

  1. Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
  2. Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
  3. Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
  4. Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
  5. İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
  6. Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
  7. Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
)

- İNSANSI/LIK ile İNSANSILAR

- İNSİCAM ile İNSİCAMLI/LIK ile İNSİCAMSIZ/LIK

- İNSİCÂM ve/> İNTİZÂM

- İNSİCÂM ile MERBÛTİYET

( Yağmurun sürekli yağması. | Gitme, gidiş. | Düzgün söz. İLE Bağlılık, eklilik, ilinti. )

- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI

- INSIDE vs. OUTSIDE


- INSIDE :/yerine İÇERİDE

- INSIGHT :/yerine İÇGÖRÜ, SEZGİ

- İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA

- İNŞİKÂK[Ar. < ŞAKK]["ka" uzun okunur] ile İNŞİRÂK[Ar.] ile İNŞİRÂM[Ar.] ile İNŞİRÂS[Ar.]

( Yarılma, çatlama, ikiye ayrılma. İLE Çatlayıp yarılma, yarık olma. | Parlama. İLE Çok yarılma, yarık yarık olma. İLE Soğuktan el derisinin çatlaması. )

- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI

- İNSİLÂL[Ar.] ile İNSİLÂL[Ar.]

( Gizlice savuşma, sıvışma. İLE Bir yere toplanma, üşüntü etme. )

- İNSİRAF ile İNSİRAFİ

- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK

( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )

- İNSİYÂG[Ar.] ile İNSİYÂK[Ar.]

( Kalıba dökülüp düzelme. İLE Bir gücün etkisiyle çekilip gitme. | Ardı sıra gitme. | İçgüdü. [İng., Fr. INSTINCT] )

- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME


- İNSİYAK ile İNSİYAKİ

- İNSİYYÜ'L-CİNNÎ[Ar.] ile ŞEYTÂN[Ar.]

- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU

- INSPIRE :/yerine İLHAM VERMEK

- INSTALL :/yerine KURMAK, YÜKLEMEK

- INSTEAD vs. EUPHEMISM

- INSTEAD vs. NOT

- INSTEAD :/yerine YERİNE

- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN

- INSTRUCTION :/yerine TALİMAT