( Otuz Yıl[1618 - 1648] Savaşları'na katılan Hırvat askerler, Fransız'lardan boyunalarına bağladıkları atkılarla ayırt edilince Fransızlar, bu boyun bağına "Cravate" demişler. Kravat sözcüğünün kökeni de buradan geliyor. )
( İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. Yapı Kredi Bankasında Müfettiş olarak görev yaptı. Sendikacılık ve özel sektörde uzun yıllar Mali İşler Müdürlüğü yaptı. Halen Uluslararası Bağımsız Denetim firmasında baş denetçi olarak görev yapıyor. Sarıyer Spor Kulübü'nde futbol ve voleybol oynadı. Voleybol antrenörlüğü yaptı. 2 dönem yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundu. )
( Bilateria öbeğinden çokhücrelilerin ayrıldığı iki alt öbekten biridir. Embriyonik gelişim sırasında blastopor, tüm yaşam boyunca ağız olarak kalırken, öteki öbek olan ikincil ağızlılarda anüse dönüşür; ağız başka yerde oluşur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Hayvanlar âleminin üst şubesidir. Protostomia'ya girmeyen hayvanları kapsayan ve alt âlem olan Eumetazoa'nın Bilateria dalının bir taksonudur. )
( Kişinin kendi özelliklerini ve becerilerini diğerlerinden üstün görmesi olarak bilinen bir tür bilişsel taraflılık. Özellikle zeka ya da bir testi yapabilme yeteneği gibi istenilen kişisel özelliklere sahip olmak söz konusu olduğunda etkisi görülür. Sosyal psikoloji tarafından incelenen pozitif illüzyonlardan birisidir.
( Işık saçan dil. İLE/VE
Kılavuz ve kural işlevi gören dil. İLE/VE
Ulusal bir hükümdarlığın sarayında yer almaya lâyık dil. İLE/VE
Hükümetin, yargının, bilgeliğin dili. )
( Havayuvarı içinde geçen sıcaklık değişmelerini, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olayları inceleyen fizik kolu. @@ Uçunyuvarı içinde geçen tüm olayları inceleyen ve bunları belirli yasalara bağlayan bilim dalı. )
( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE
Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. )
( Sözel ya da duygusal bir övgü ve ilgi gösterme biçimi. | Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. | İlgi gösterme, rağbet etme. | Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine ya da bir şeye yöneltme. | Yüzünü çevirerek bakma. İLE/VE/||/<> Daha çok, somut bir ödül ya da onurlandırma anlamı taşır. | Birini ödüllendirmek, takdir etmek. Birine lütûf ve ikramda bulunmak. | Yumuşatma, güzelleştirme. | | İyi ve güzel davranarak gönül almak. | Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme. )
( Kişiye/kişilere, (beklentisiz/karşılık beklemeksizin ve incelerek) gülümsemek/tebessüm, yüz/bakış, dans, müzik, ses, şiir, ince sözcük, selen/sedâ ve/ya da soluk/nefes(konuşma/yanıt) ikram etmek... )
( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine, herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Kayırma, bir tarafı tutma. | Gerekli bulma. | Kesenek. )
( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )
( Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymamasıdır.Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Tarihin Sonu İlüzyonu psikolojik bir ilüzyondur. Her yaştan insanın, kişisel olarak geliştiğini ve ileriki zamanlarda ciddi ölçüde büyümeyeceğini ya da olgunlaşmayacağını düşünmesidir. Bakış açılarının geliştiğini görseler de, kişiler bakış açılarının ileride aşağı yukarı aynı kalmasını bekleyecekler.
( Sinema 1. Bir filmin gerçekleştirilmesi için yapılan çalışmaların tümü. 2. Bu çalışmaların ürünü (belli bir ülkenin, belli bir dönemin, belli bir okulun, yapımevinin ürünü). TV. 3. Bir televizyon izlencesini gerçekleştirmek için gerekli çalışmaların tümü. 4. Bu çalışmaların ürünü. @@ Bir yapının yapılması eylemi. @@ 1. işIeyim: a. El ya da makine ile yapma işi. b. bk. yapın. 2. bayındırlık, yapıcılık, mimari: a. Yapı işleri, b. Yapı, yol, köprü, gemi vb. yapıma, kurma işi. 3. sinema, televizyon Bir filmi oluşturmak için yapılan çalışmaların tümü. @@ İlkel ve yardımcı özdekleri makine ve el emeği ile işlenmiş bir duruma getirme. @@ Bir tiyatro yapıtının tam olarak seyirci için üretilmesi işlemi. @@ Sürekli olan ve herkese bir gereksinmenin giderilmesi araçlarını sunan insan çalışması. )
( Uskumruköy köy içinde ve Gümüşdere'ye giden cadde üzerinde bulunan bu çeşme (H.1286, M.1870), 1999 yılında S. Akdemir ailesi tarafından onarılmış ve onarım sonucu eski hüviyetini tamamıyla kaybetmiştir. Kitabesi şöyledir: Eğer mümin ise bu âbı/ Nasib olsun ana kevser şerabi/ Sahib - ül hayrat Cami - i Şerif imamı / Kastamonulu Hasan Efendi İbn - i Mustafa (1286)". )
( Emirgan'da Emirgan Mektebi Sokaktadır (M. 1958). Bu çeşmenin ilk yapılış tarihi belli değildir. Çeşme birkaç kez onarıldı ve her seferinde bir başka yere taşındı. Bu çeşmede İmam memba suyu kullanıldığı için "İmam Suyu Çeşmesi" adını almıştır. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: A. Özaltın Gel iç, 1958". Çeşme 1958 yılında A. Özaltın tarafından onarılmıştır. )
( İthalat. VE Dampingli ithalat. VE İthalat prelevmanı. VE İthalat rejimi. VE İthalat ikâmesi. VE İthalattaki güvenlik kontrolleri. VE Sübvansyonlu ithalat. )
( Hasköy'ün kuzeyinde bulunan bir semt. İLE Üsküdar İskelesi - Doğancılar arasında bir semt. İLE Yedikule'de bir semt. )
( ... İLE ... İLE Adını Sultan II. Bayezıd'ın imrahoru[has ahırların bakıcısı] İlyas Bey'in Bizans kilisesinden çevirttiği bir camiden alır. [Mirahor, İlyas Bey Mescidi olarak da tanınır.] )
( Birinin herhangi bir belgeyi yazdığını ya da onayladığını belirtmek üzere her zaman aynı biçimde kullandığı kendine özgü simge. İLE/VE/||/<> Sadece baş yazaçlarla yazılan, kısa imza. )