YEDİ(7) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- KUZ ile/||/<> GÖLGEDE KALAN (YAN)

( gölgede kalan yan Ağızlarda guz güneş almayan yer olarak kullanılır Eski Türkçede kuz olarak geçer Orta Türkçede kuz güneş görmeyen yer gölgede kalan yer olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da kuz biçimi geçer Deny Boisacq Arm 295312 kuytu gün ışığı almayan yer ve kuytak çukur kuytu yer biçimleriyle birleştirmiştir Onun Türkçe kuzdaki znin yye çevrilmesini eski Türkçe δden yola çıkarak açıklaması düşündürücüdür Denynin Türkçe yaz printemps aslen été ve yay biçimlerini de tanık olarak vermesi ilginçtir Kırgızca kuz derin yar dağ eteklerinde kenarları dik yarık deprem sonunda oluşmuş yarık yanında kullanılan kuy veya kurguy veya cerguy biçimi de çarpıcı bir örnektir Türkçede buna benzer birçok örnek vardır Kazakçada kuz sarp kaya kaya olarak kullanılır )

- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR

- KUZEY YEMEN('LİLER) ile/ve/<> GÜNEY YEMEN('LİLER)

( [1990 öncesinde] İslâm'a sıkı sıkıya bağlıydı. İLE/VE/<> İlk ve belki de son Marksist bir Arap ülkesiydi. )
( Kuzey ve Güney Yemen'in sınırında bulunan bölgenin adı Dala'dır. )

- KUZEY ile KUZEYLİ ile KUZEY KÜRE ile KUZEY KUTBU ile KUZEY NOKTASI ile KUZEY YILDIZI

- KUZGUN ile KUZGUNİ ile KUZGUNİ SİYAH

- KUZİN[Fr. < COUSINE] değil/yerine/= KIZ YEĞEN

- KUZU KESTANESİ/LİDYA ELMASI ile AT KESTANESİ ile HİNT KESTANESİ

( TOPUR: Kestanenin dikenli dış kabuğu. )
( "Lidya Elması" olarak Lidya Uygarlığı'ndan öğrendiğimiz kestane, doyurucu olduğundan, Batı Anadolu'da koloniler kuran eski Yunanlıların en önemli yiyeceklerindendi. Yunanistan'ın kireçli toprağını sevmeyen Lidya Elması, uzun uğraşlardan sonra Teselya Yarımadası'ndaki Kastania bölgesinde yetiştirilebildi ve Avrupa'ya açıldı. Romalılar, aldığı yerin adını verip Kastania demiş ve Anadolu'daki Roma yönetiminde adı bu biçimde yerleşmiştir. İLE XVI. yüzyıldan beri hasta atların sağaltımında kullanıldığından bu adı almıştır. İLE ... )

- KUZULAMAK ile KUZULAŞMAK ile KUZ ile KUZU/LUK ile KUZULU ile KUZU ETİ ile KUZU DİŞİ ile KUZU KUZU ile KUZU KAPAMA ile KUZU KAPISI ile KUZU MANTARI ile KUZU PITRAĞI ile KUZU ISPANAK ile KUZU KESTANESİ ile KUZU SARMAŞIĞI ile KUZULUK KAPISI

- KUZULUK ile/||/<> KUZULUK | GUZLUK

( guzluk Çit dalyanlarında balıkların toplandıkları ters konik biçimli bölmelere verilen ad Döl yatağı )

- KVAA/WIRELESS BODY AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ GÖVDE ALAN AĞLARI


- KVKK/PERSONAL DATA PROTECTION LAW[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

- KWACHA ile/||/<> EMALANGANİ ile/||/<> METİKEŞ

( Malawi'nin para birimi. @@ Swaziland'ın para birimi. @@ Mozambik'in para birimi. )

- KYDAROS ile ...

( ALİBEYKÖY )

- KYOTO ile/ve/||/<> TOKYO ile/ve/||/<> FUKUOKA ile/ve/||/<> HİROŞİMA ile/ve/||/<> İNOKAŞİRA ile/ve/||/<> GİNZA

( [Japonca'daki anlamı/karşılıkları]
Başkent. İLE/VE/||/<> Doğu başkenti. İLE/VE/||/<> Mutlu tepe. İLE/VE/||/<> Büyük ada. İLE/VE/||/<> Kuyubaşı. İLE/VE/||/<> Darphane. )

- L-LINE[İng.] / RAIE L[Fr.] / L-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= L ÇİZGİSİ

- L-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON L[Fr.] / L-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= L ELEKTRONU

- COUCHE L[Fr.] / L-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= L TABAKASI

- L'HOPİTAL RULE ile/||/<> SQUEEZE THEOREM

( L'Hopital 0/0 form, squeeze sıkıştırma. )
( Formül: Indeterminate form İLE sandwich )

- L2 LAGRANGE NOKTASI ile/||/<> DÜNYA YÖRÜNGESİ

( L2 Lagrange noktası Dünya-Güneş dengeli konum İLE Dünya yörüngesi gezegen çevresinde dönmedir. L2 noktası 1,5 milyon km uzakta İLE kararlı gözlem sağlar. James Webb L2'de İLE Hubble Dünya yörüngesinde çalışır. )

- LÂ İLÂHE:
REDDETMEK
değil YÜKSELT(GEN)ME


- LÂ İLÂHE ile/ve LÂ MEVCÛDE ile/ve LÂ MAKSÛDÎ ile/ve LÂ FAİLE

- LA PAZ ve/<> MURILLO MEYDANI

( Bolivya'nın başkenti. VE/<> Kentin merkezinin/meydanının adı. )

- LÂ RUHBÂNİ FİD-DİN ve LÂ İKRÂHE FİD-DİN

( Dinde/İslâm'da, ruhban yoktur. VE Dinde, zorlama yoktur. )

- LÂ TAAYYÜN ile ...

( BAŞLANGIÇ )

- LÂ YAĞFİRU EN YUŞREKE BİHÎ[Ar.] ile LÂ YAĞFİRU'Ş-ŞİRKE BİHÎ[Ar.]

( Kendine şirk koşulmasını mağfiret etmez. İLE Kendine olan şirki mağfiret etmez. )

- ile İLLÂ ile MERECECELBAHREYN(MECMA-ÜL BAHREYN)

- LABIATE[İng.] ile/değil/yerine/= LABİAT

- LABIATÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= LABİATE

- LABOURER CLASS, WORKING CLASS[İng.] ile/||/<> EMEKÇİ SINIFI

( Marksist kuramda üretim sürecine kendi özgür iradesi ve sahip olduğu tek üretim faktörü olan emek gücüyle katılarak yalnızca ücret geliri elde eden sınıf )

- LACERATE[İng.] değil/yerine/= LASERAT

( Kenarları derin ve düzgün olmayan biçimde parçalanmış yaprak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- LACİVERT[Fars. < LACVERD] değil/yerine/= KOVAK, KEVEK

- LACİVERT değil/yerine/= KOYUGÖK

- LACKING vs. MISTAKE vs. INTENTION

- LACONIQUE[Fr.] ile/||/<> LÂKONİK

( Pek kısa ve pek özlü söz LAKONİKLİK Laconisme )

- LACQUER[İng.] ile/||/<> LAQUE[Fr.] ile/||/<> LACKFARBE[Alm.] ile/||/<> LÂK

( Çelik yüzeyleri yenime karşı korumak için kullanılan cilâ özdeği )

- LACQUERING[İng.] ile/||/<> LÂKLAMA

( Yenime karşı korumak için çelik yüzeylere lak sürme işlemi )

- LACTASE[İng.] ile/||/<> LACTASE[Fr.] ile/||/<> LAC: SÜT[Lat.] ile/||/<> LAKTASE[Alm.] ile/||/<> LÂKTAZ

( Süt şekerini laktoz üzüm şekerine glikoz çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim )

- LACTUCA[Lat.] ile/||/<> ACI MARUL

( acı marul Papatyagiller Compositae familyasından sütlü otsu gövdeli yaprakları taze hâlde yenebilen köklerinden dağ sakızı elde edilen Lactuca cinsinin yabanî türlerine verilen genel ad Eşek marulu mikirge )

- LADANUM[İng.] ile/değil/yerine/= LADANUM

- COLIDAR, LADAR[İng.] / LADAR[Fr.] ile/değil/yerine/= LADAR


- LADEN ile LADENLİ

- LADESLENMEK ile LADES ile LADESLİ ile LADES OYUNU ile LADES KEMİĞİ

- LADINIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= LADİNİN EPOKU

( Günümüzden 242.000.000 ile 235.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- LAETRILE[İng.] ile/değil/yerine/= LAETRİL

- Lâf ebeliği yapmadan KONUŞ!!!

- Lâf etmeden KONUŞ!!!

- LAF ETMEK ile DİL UZATMAK

- Lâf etmiş olmamak için SUS!!!

- Lâf ettirmeyecek şekilde KONUŞ!!!

- LÂF GETİREN ile/ve/> LÂF GÖTÜREN


- LÂF YETİŞTİRMEK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ YETİŞTİRMEK

- LAF ile LAF EBESİ ile LAF CAMBAZI ile LAF EBELİĞİ ile LAF SALATASI ile LAF CAMBAZLIĞI ile LAF KALABALIĞI

- LAFAZAN[Fars. < LÂFZEN] ile/||/<> GEVEZE

( geveze lāfzan a boaster braggart lāf praise bragging zan striking casting Farsça lāfzandaki fz ses düğümünü çözmek için Türkçede bir a oluşmuştur Tietze Oriens 20 127 )

- LÂFÇILIK ile/||/<> LAFAZAN

( Boşuna söylenen laf kalabalığı ve bu tarzda laf söyleme huyu (LAFÇI, Verbeux). )

- LÂFIZ ile LÂF ile SÖZCÜK/KELİME ile KAVL ile TERİM/ISTILAH ile KELÂM

( Anlam taşıyıp taşımadığı dikkate alınmaksızın ağızdan çıkan sesler. İLE Hiçbir anlam taşımıyorsa. İLE Bir anlam taşıyorsa. İLE Tamlamaları kapsıyorsa. İLE Belirli bir öbek/grup/kesim tarafından özel olarak kullanılan sözcükler. İLE Tümceyi/cümleyi kapsıyorsa. )

- LÂFZ-I MEVLÂNÂ ve/> ZÂT-I MEVLÂ

( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'ya ermektir kasıt. )

- LAG İLE LOG İLE STASYON İLE ÖLÜM ile/||/<> BAKTERİ BÜYÜME EVRELERİ

( Mikrobiyal büyüme kinetiği. )
( Formül: N = N₀ × 2ⁿ (log faz) )

- LAĞIMCI ile/||/<> ...

( Düşman kalelerini havaya uçurmak için lağım kazan asker sınıfı )

- LAGRANGİAN İLE HAMİLTONİAN İLE NEWTONİAN ile/||/<> MEKANİK FORMÜLASYONLARI

( Klasik mekanik yaklaşımları. )
( Formül: L = T - V )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- LAGRANG-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= LAGRANJİYEN


- LAGÜN | ÜZNÜ-L-BAHR | BUHAYRE ile/||/<> LAGÜN ile/||/<> DENİZKULAĞI

( denizkulağı Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış sığ koy ya da körfez Bir kıyı dili ile önü kapanmış kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez zooloji coğrafya Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının önden solungaçlılar Prosobranchia takımından kabuğu kulak biçiminde Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının önden solungaçlılar Prosobranchia takımının kabuğu kulak biçiminde Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi abolan lagune )

- LAHANA ile KIRMIZILAHANA

- LAHANA ile LAHANA SARMASI

- LAHİKA-İ MÜTEAHHİRE | SON EK ile/||/<> SON EK

( Sözcük sonuna gelen ek Türkçede ci demirci li evli in evin de evimizde e evlilere vb Kökün veya kökenin sonuna eklenerek yeni bir gövde veya yeni bir kelime türetmeğe yarayan şekil öğesi Gövde türetmeğe yarayana GÖVDE SON EKİ S de thème adı verilir Avrupa dillerinde BÜKÜN SON EKİ S flexionnel terimi takı désinence anlamdaşıdır Sonekler doğrudan doğruya köke veya gövdeye geldiklerine göre BİRİNCİL ve İKİNCİL SON EK S primaire S secondaire diye anılır SONA EKLEYİŞ Suffixation Kelime kök veya gövdesinin sonuna eklenen ek Türkçenin ekleri son eklerdir baş lı baş lık başlık sız yaş a yaşlı lık demir ci demirci lik gec ik geciktir bakış anlayış vb Azerbaycan Türkçesi şňkilçi Türkmen Türkçesi affiks suffiks Gagauz Türkçesi sufiks fleksiya postfiks Özbek Türkçesi son qoşimça Uygur Türkçesi qoşumçä Tatar Türkçesi yasağıç yasağıçquşimça Başkurt Türkçesi suffiks koşumca Krç Malk suffiks söznü ahırı Nogay Türkçesi kosımşa Kazak Türkçesi kosımşa Kırgız Türkçesi müçö Alt kojulta Hakas Türkçesi hozım Tuva Türkçesi kojumak Türkçesi kojundalı Rusça suffiks fleksiya postfiks )

- LÂHİKA-İ MÜTEKADDİME | ÖN EK ile/||/<> ÖN EK

( Bazı yabancı dillerde genellikle kelime türetmede veya çekim esnasında rastlanan kök kelimenin başına ön sesten önce gelen ve kelimeye belirli bir anlam katan ek ordinary olağan extraordinary olağanüstü countable sayılabilen uncountable sayılamayan attendu beklenilen inattendu beklenilmeyen heureux mutlu malheureux mutsuz Almanca Scheinen parlamak bescheinen ışıklandırmak kennen bilmek tanımak erkennen farkına varmak hüküm vermek national millî international milletlerarası inland memleket içi ausland memleket dışı zîkıymet kuymetlî bîperva pervasız korkusuz bîkes kimsesiz nâresîde yetişmemiş olgunlaşmamış nâtamam bitmemiş vb Azerbaycan Türkçesi ön şäkilçi prefiks Türkmen Türkçesi prefiks Gagauz Türkçesi prefiks ön afiksi Özbek Türkçesi old qoşimça Uygur Türkçesi aldi qoşumçä Tatar Türkçesi alquşımça prefiks Başkurt Türkçesi prefiks alyalğaw prefiks pristavka söznü başındagı koşumça Krç Malk prefiks pristavka Nogay Türkçesi prefiks Kazak Türkçesi prefiks söz aldıkosımşası Kırgız Türkçesi prefiks Alt sös bajında kojulta Hakas Türkçesi prefiks söstîn alnındagı hozımı Tuva Türkçesi prefiks Türkçesi prefiks Rusça prefiks pristavka )

- LÂHİKA-İ TEKÎD | LÂHİKA-İ TEKÎD ile/||/<> REINFORCEMENT INTENSIVE[İng.] ile/||/<> RENFORCEMENT, INTENSIF, PARTICULE D'INTENSITE[Fr.] ile/||/<> VERSTÄRKUNGSENDUNG[Alm.] ile/||/<> PEKİŞTİRME EKİ

( Ad veya ad soyundan bir kelimeye gelerek anlamını güçlendiren ek veya ekleşmiş edat Eski Türkçede birkaç türü bulunan bu ek günümüzün yazı dillerinde ve lehçelerde daha çok kalıntılar hâlinde sürmektedir Bu eklerin başlıcaları Ok ve k ÇA ÇAk kInyA kIyA yme mA mdir ET timinök timin ök hemencecik neçük neçe ök nasıl barça barır ça bütün hepsi amtıçak amtı ça ok hemen şimdi birkie bir kınXya biricik azkına az kınXya azıcık TT biricik bir i cik demincecik demin ce cik hemen biraz önce hemencecik hemen ce cik vb )

- LÂHİKE/LÂHİKA[Ar. çoğ. LEVÂHİK] değil/yerine/= EK

- LAHİT ile/||/<> NEKROPOL ile/||/<> TÜMÜLÜS ile/||/<> SUNAK/ALTAR

( Tahta, taş (mermer), kurşun ya da pişmiş topraktan yapılan, içine ölünün yerleştirildiği özel sanduka. İLE/||/<> Antik Yunan ve Roma kentlerinde genellikle kentin dışında yer alan mezarlık alanı. İLE/||/<> Eski Yunan ve Roma'da bir yeraltı mezar odası ile bunun üzerine toprak ya da taş yığılmasıyla oluşturulan yapay tepeden oluşan mezar biçimi. İLE/||/<> Tapınağın içinde ya da yakınında bulunan, tanrılara sunulan adaklar için kullanılan, genellikle taştan yapılmış öğe. Küçük boyutlarda olduğu gibi, anıtsal yapı türünde olanları da vardır. )

- LÂHUT > CEBERRUT > MELEKUT > NÂSUT

( KAOS > KOZMOS > KUVVETLER > MADDE )
( Kabuğun içi. > Kabuğun dışı. > ... > ... )
( "Serbest" enerjiler. > "Bağıl" enerjiler. > ... > ... )

- LÂHUT <> CEBERÛT


- LAICISM vs. SECULARISM

- LAİKLER:
!"SOYLU"
ile/ve ASKER ile/ve RENÇBER ile/ve YAHUDİ

- LAİKLİK ve/<> ADÂLET

- LAİKLİK ile SEKÜLERLİK

( Yönetim biçimi. İLE Dindışılık. )

- LÂİKLİK ile YERİNE KOYMA

- LÂİNLEŞMİŞ[Ar.] değil/yerine/= KOVULMUŞ, NEFRET KAZANMIŞ, İSTENİLMEYEN

- LÂK ile/||/<> LÂKLAMA

( Çelik yüzeyleri, yenime karşı korumak için kullanılan cilâ özdeği. )

- LAKAP ile LAKAPLI

- LÂKAYDİ ile/||/<> INDIFFERENCE[İng.] ile/||/<> INDIFFÉRENCE[Fr.] ile/||/<> INDIFFERENTIA[Lat.] ile/||/<> INDIFFERENZ, GLEICHGÜLTIGKEIT[Alm.] ile/||/<> ALDIRMAZLIK

( 1 Belli durumlar olaylar öğretiler karşısında kayıtsız kalma a Yalnızca ilgisizlikten doğabilir b Bilinçli bir tutum sonucu olabilir Ör Kuşkucu tutumda ya da yargısızlıkta epokhe olduğu gibi )

- LAKAYIK" değil LAKAYIT


- LÂKAYT değil LÂKAYIT/KAYITSIZ

- LAKERDA ile/||/<> LAKERDA[Yun.]

( Palamut torik vb balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura Dilim dilim kesilmiş palamut torik gibi balıkların uygun bir kap içerisinde kuru tuzla salamura edilmesiyle elde edilen ürün R λακέρδα lacerta )

- LAKERDA ile LAKERDACI/LIK

- LAKIRTI ile/||/<> ...

( söz laf boş söz dedikodu Ağızlarda lakırdı olarak da geçer Türkçe lakır schwatzen kökünden geldiği anlaşılıyor Dmitriev DAN 1926 117120 Diyalektlerde lakırdıya benzer birçok türev kullanılır GadjievaKoklyanova İRLTJa 449 453454 Belli başlı Balkan dillerine de geçmiştir Kakuk ÉlOsm 261 )

- LAKIRTI ile LAKIRTICI ile LAKIRTI EBESİ ile LAKIRTI KAVAFI

- LACCASE ACID-B[İng.] ile/değil/yerine/= LAKKAZ ASİT-B

- LACCASE[İng.] ile/değil/yerine/= LAKKAZ

- LAKONİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= DEYİM

( Kısa, özlü söz. )

- LACTAME[İng.] / LACTAME[Fr.] / LACTAM[Alm.] ile/değil/yerine/= LAKTAM

- LAKTAT DEHİDROJENAZ (LDH)[İng. LACTATE DEHYDROGENASE] ile/||/<> LAKTOFERİN[İng. LACTOFERRIN]

( Bir enzimdir. Özellikle kalp, alyuvar, böbrek, iskelet kası, akciğer ve deride bulunur. Bu enzimler, hemen hemen tüm gözelerin sitoplazmasında bulunmaktadır. Piruvat ile laktatın dönüşümünü katalizler. @@ Süt, gözyaşı, mukus, safra ve bazı beyaz kan gözelerinde bulunan ve kanser tedavisi ve önlenmesinde rol alan bir proteindir. Laktoferin yeni doğanlarda bağırsak düzenlenmesinde görev alır ve aynı zamanda antiviral, antibakteriyal, antioksidan özelliğindedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- LAKTAT ile EMZİRME

- LACTATE[İng.] / LACTATE[Fr.] / LACTAT, MILCHSÄURES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LAKTAT

- LACTASE[İng.] / LACTASE[Fr.] / LACTASE[Alm.] ile/değil/yerine/= LAKTAZ

- LAKTAZ ile/||/<> LAKTAZ[Fr. < LACTASE]

( lac süt Süt şekerini laktoz üzüm şekerine glukoz çeviren bir bağırsak enzimi İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim )

- LACTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= LAKTİD

- LACTIC ACID SERIES[İng.] / SÉRIE ACIDE LACTIQUE[Fr.] / MILCHSÄURE SERIEEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LAKTİK ASİT SERİLERİ

- LACTONE[İng.] / LACTONE[Fr.] / LACTON[Alm.] ile/değil/yerine/= LAKTON

- LACTOSE, MILK SUGAR[İng.] ile/değil/yerine/= LAKTOZ, SÜT ŞEKERİ, SÜT ŞEKERİ, LAKTOZ

- LAKTOZ ile/||/<> LAKTOZ[Fr. < LACTOSE]

( lac süt Süt şekeri sütte bulunup sütün buharlaşmasiyle kristal halinde toplanır CI2 H22 O11 Sütte bulunan ve sütün buharlaşması ile kristal hâlde toplanan bir disakkarit glikoz galâktoz Süt şekeri Süt şekeri Süt şekeri )

- LÂL OLANDAN ve AÇ OLANDAN ve HİÇ OLANDAN

( Sözün değerini öğreniriz. VE Ekmeğin değerini öğreniriz. VE Aşk'ın değerini öğreniriz. )
( Bir yılın değerini anlamak için, sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.
Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.
Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir yayıncıya sor.
Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.
Bir dakikanın değerini anlamak için, trenini kaçıran yolcuya sor.
Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.
Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için, olimpiyatlarda, gümüş madalya kazanan koşucuya sor.

Her an'ını, değerlendir; her dakikanı, çok özel biriyle paylaş!
Zamanında ortak edebileceğin kadar özel biri. Unutma! Zaman, hiçkimse için durmaz.
Geçmiş zaman, Tarih; Gelecek zaman, Gizemli; ŞU AN ise sana verilen gerçek bir armağandır. )

- LAL- ile/||/<> -LALIA/LALO- ile/||/<> -LEXIA ile/||/<> -PHASIA/-PHRASIA ile/||/<> -PHEMIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO- ile/||/<> CION-/CIONO-/KIONO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-

( Konuşma, anlaşılmaz sözler söylemek. İLE/||/<> Konuşma organları ya da konuşma ile ilgili, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, okuyabilme yeteneği ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Bozuk konuşma, konuşma yeteneği, söyleme yetisi. İLE/||/<> Dil. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )

- LALA ile/||/<> LALADAŞ

( Yetiştirici, bakıcı ya da eğitici. [Osmanlı'da, saray içinde saygın olanların, ileri gelenlerin ya da varsıl kişilerin çocuklarını yetiştirmek için tuttuğu kişi.[Geleceğin sultanını yetiştirmek üzere görevlendirilen ve çeşitli yetenekleri olan bu görevlilerdir. Osmanlı'da, lalalar, yetiştirdiği şehzadenin Sultan olması ile güç ve etki kazanmıştır. Başarısızlığa uğrayan ve yaşamını kaybeden şehzadelerin lalaları ise ölümden kurtulabilirse de siyasi yaşamını kaybetmiş olurdu. Şehzadeler sancağa çıkarken, emirlerine tayin edilen devlet görevlileri içinde bir ya da birkaç lala da bulunurdu. Bunlardan en önde geleni ve şehzadenin veziri derecesinde bulunanı "Lala Paşa" sanını taşırdı. Lalalık, duyarlılık ve tam bir güvene dayanan görevlerdendi. Şehzadenin iyi bir devlet adamı olarak yetiştirilmesinin yanı sıra şehzadenin sultana karşı itaatinin devam ettirilmesi de gerekmekteydi. Güveni sarsacak olaylarda, haberler ve ihbarlar sonunda lalaların görevinden alınması yetkisi hükumetindi. Şehzadeler de zevkine göre lalaları bir dereceye kadar kabul edip etmemekte hak sahibiydi. Şehzadeler için kafes yöntemi uygulanmaya başladıktan sonra, şehzade bir yaşında sütten kesilince, kendisine ayrılan görevlilerden üçü has odalılardan seçilirdi. Bunların en yaşlısı ve en deneyimlisi baş lala sanıyla onun yetiştirilmesinden sorumlu tutulurdu. Lala deyimi, ayrıca, eğitici anlamında, halk arasında, konak ve evlerde durumuna göre çocukların yetiştirilmesi için seçilen kişilere verildiği gibi saraylarda, acemilerin yetiştirilmesi görevinde bulunan kişilere de verilirdi. Aynı lalanın idaresinde bulunan acemiler "Laladaş" sanını alırdı. Lalaların acemileri yetiştirme sırasında onların kusurunu düzeltmesine ve öğütte bulunmasına "Lala nizam etti"; bir konuyu inceleme, öğretme çabalarına "Lala divan etti" denirdi.] İLE/||/<> Lalanın altındaki acemilerin birbirine sesleniş biçimi. )

- LALANDE CELL[İng.] / CELLULE DE LALANDE[Fr.] / LALANDE-ELEMENT, LALANDE-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= LALANDE PİLİ

- LALANGA[Yun.] ile/||/<> ...

( yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı R λαλαγγίτα Art Pfannkuchen Bulgarca lalànga biçimi Türkçeden alınmıştır BER 3 296 )

- LÂLE-SÜMBÜL ile/ve MENEKŞE-GÜL

- LÂLE ile ANTEDON

( ... İLE Deniz lâlesi. )

- LÂLE[Fars.] ile GELİNCİK/GÜN GÜLÜ

- LÂLE[Fars.] ile/ve/<> LALEZÂR[Fars.]

( ... İLE/VE/<> Lâle yetiştirilen yer, lâle bahçesi. )

- LÂLE ile/ve TERS LÂLE/DERVİŞ LÂLESİ/AĞLAYAN GELİN

( ... İLE/VE Dünyada yalnızca Hakkari Cilo Dağı'nda yetişen bu nadide çiceğe, Asur'lular, her sabah göbeğinden su damlattığı için "Ağlayan Lâle" adını verdiler ve kutsal saydılar. )
( ... İLE/VE Her dalında altı adet lâlenin ters büyüdüğü, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınan Ters Lâle'nin; sarı, turuncu ve kırmızı renkleri bulunmaktadır. )
( ... İLE/VE Selimiye Camii'ndeki. )
( LÂLEZAR: Lâle bahçesi. )
( BAHÂ-PÎRÂ-Yİ İSMÂİL: Ünlü bir çeşit lâle. )
( Lâle, İstanbul'dan, Hollanda'ya, 1554'te gönderilmiştir. )

- LÂLELİ ÇEŞME ile LÂLELİ ÇEŞMESİ ile LÂLELİ SEBİLİ ile LÂLİ ÇEŞMESİ

( Galata'da, Okçu Musa Camisi arkalarındadır. [İtalyan mimar Rayomonda D'Aranco] İLE
Lâleli'de, Çukur Çeşme Sokağı'ndadır. [Lâleli Camii külliyesine aittir.] [Çukur Çeşme adıyla da bilinir.] İLE
Lâleli'de, Lâleli Türbesi yanında bulunan, Sultan III. Mustafa tarafından, Rokoko üslûbunda yaptırdığı bir sebil. [1763] İLE
Eski Edirnekapı Mezarlığı'nın başında. )

- LÂLESAR[Fars.] ile/ve LÂLESAR[Fars.]

( Lâle bahçesi. İLE/VE Sığırcık kuşu. )

- LÂLESAR[Fars.] ile LÂLE-ZÂR[Fars.]

( Sığırcık kuşu. | Lâlelik. İLE Lâlelik, lâle yetişen yer, lâle bahçesi. )

- LAM ile LAMA ile LAME ile LAMACI/LIK ile LAMAİST ile LAMAİZM

- LAMA ile/ve/değil GUANAKO

( ... İLE/VE/DEĞİL Yabani lama. Lamaların atası. Güney Amerika ve özellikle Patagonya'da bulunur. )
( Lama ile Guanako )

- LAMA ile/||/<> LAMA[Alm. < LAMELLE | FR. < LAMA]

( Küçük maden ya da cam şerit Lama glama Çiftparmaklıklar Artiodactyla takımının devegiller Camelidae familyasından bir memeli türü Deveden küçük olup hörgücü yoktur Guanakodan evcilleştirilmiştir Yük hayvanı olarak kullanılır Karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen tüyleri uzun ve yün gibidir Güney Amerikada yaşar lamademiri Uzunluğu 1040 cm arasında değişen yassı demirden yapılma bir marangoz aracı Güdül Ankara lamademiri Senirkent Isparta zooloji Çift parmaklılar Artiodactyla takımının devegiller Camelidae familyasından deveden daha küçük hörgücü olmayan bazı bölgelerde yük hayvanı olarak kullanılan karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen uzun tüylü Güney Amerikada yaşayan bir tür )

- LAMA ile/||/<> (TİBETTE VE MOĞOLİSTANDA) BUDA RAHİBİ

( Tibette ve Moğolistanda Buda rahibi Uluslararası bir söz olarak İngilizce lama Almanca der Lama Fransızca lama İtalyanca lama gibi dillerde geçer Tibetçe blamadan alınmıştır Başındaki b Tibetçede okunmaz Avrupa dillerine İngilizceden geçmiştir Lamaların en büyüğüne dalay lama başlama denir dalai deniz )

- LAMAİST[Fr. < LAMAÏST] değil/yerine/= LAMACI

- LAMAİZM[Fr. < LAMAÏSM] değil/yerine/= LAMACILIK

- LAMB WAVE[İng.] / ONDE DE LAMB[Fr.] / LAMB-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMB DALGASI

- LAMB SHIFT SOURCE[İng.] / SOURCE DE DÉCALAGE DE LAMB, SOURCE DE DÉPLACEMENT DE LAMB[Fr.] / LAMB-SHIFTQUELLE, LAMB-VERSCHIEBUNG QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMB KAYMASI KAYNAĞI


- LAMB SHIFT[İng.] / DÉCALAGE DE LAMB, GLISSEMENT DE LAMB[Fr.] / LAMB-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMB KAYMASI

- LAMB SHİFT İLE HYPERFİNE İLE ISOTOPE ile/||/<> İNCE YAPI KAYMALARI

( Spektrumda küçük enerji farkları. )
( Formül: ΔE_Lamb ~ α⁵mc² )

- LAMBA[Yun.] ile STROBOSKOP[Fr.]

( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Dönme ve titreşim hareketi yapan bir nesneyi, kısa ve eşit aralıklarla aydınlatmaya yarayan araç. )

- LAMBADA ile LAMBADA DANSI

- LAMBALAMAK ile LAMBA/LIK ile LAMBALI ile LAMBASIZ ile LAMBA KARPUZU

- LAMBDA HYPERON[İng.] / HYPÉRON LAMBDA[Fr.] / LAMBDAHYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBDA HİPERONU

- LAMBDA POINT[İng.] / POINT LAMBDA[Fr.] / LAMBDAPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBDA NOKTASI

- LAMBERT-BEER LAW[İng.] / LOI DE LAMBERT-BEER[Fr.] / LAMBERT-BEERISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBERT-BEER YASASI

- LAMBERT KAVÂNİNİ[Osm.] / LAMBERT'S LAWS[İng.] / LOIS DE LAMBERT[Fr.] / LAMBERTISCHES GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBERT YASALARI

- LA LOI DE LAMBERT[Fr.] / LAMBERT'S GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBERT YASASI/KANUNU


- LAMBERT'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= LAMBERT YASASI

- LAMBERT'S SURFACE[İng.] / SURFACE DE LAMBERT[Fr.] / LAMBERT-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBERT YÜZEYİ

- LAMBERT[İng.] / LAMBERT[Fr.] / LAMBERT[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBERT

- LAMBRİ | AĞAÇ KAPLAMA ile/||/<> AĞAÇ KAPLAMA

( Konut duvarlarını yalıtma ve güzelleştirme amacı ile ağaç ya da ağaç ürünlerinden faydalanarak kaplamak İnce tahta latalar ile yapılan duvar kaplaması Mermer benzetlemesi duvarlar için de bu sözcük kullanılır ağaç kaplama )

- LAMEKAN ile LAMEKAN TAKIMI

- LAMELLA[İng.] / LAMELLE[Fr.] / LAMELLE, BLÄTTCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMEL

- LAMELLAR[İng.] değil/yerine/= FEUILLETE/LAMELLAIRE/LAMELLE[Fr.] değil/yerine/= BLATTERIG, LAMELLAR/BLÄTTER[Alm.] değil/yerine/= YAPRAK

( Sinema Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (Aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). @@ Bir parçasından ötekine kendi dışına çıkılmaksızın gidilebilen yüzey parçası. @@ 1. elektrik: Bir akımtopların etkisiz bir özdekten yapılmış, artı ya da eksi yönlü oluşuma göre işinde değişik etkin özdek bulunan elektrotlardan her biri. 2. yapıcılık: Yapılarda kaplama olarak kullanılan kurşun, çinko vb. @@ (I) Arabalarda tekerleğe giren dingil kısmına konan delikli, yassı demir. (*Mudurnu -Bolu) @@ (II) Semerin iki yan ağacının arasındaki ince ağaçlardan herbiri. (*Senirkent, Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta) @@ 1. Bir sığacın iletken, yassı metal üşekleri. 2. Bir eksicik borusunun üst-üşeği. @@ (botanik, tarım) @@ Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplâstlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı. @@ @@ )

- LAMELLAR ile/||/<> LAMELLAR[İng.] ile/||/<> LAMELLAIRE[Fr.] ile/||/<> BLÄTTER[Alm.] ile/||/<> YAPRAKLI

( İnce katlardan oluşan örütlerin genel niteliği )

- LAMİNAR ile/||/<> TURBULENT ile/||/<> TRANSITIONAL ile/||/<> AKIŞ REJİMLERİ

( Akışkan hareket karakterleri. )
( Formül: Re = ρvD/μ )

- LAMİNAT değil LAMİNANT


- LAMİNER AKIŞ ile/||/<> TÜRBÜLANSLI AKIŞ

( Laminer düzenli katmanlar, türbülanslı kaotik girdaplar )
( Formül: Re = ρvL/μ )

- LAMİNER İLE TÜRBÜLANSLI İLE GEÇİŞ ile/||/<> AKIŞ REJİMLERİ

( Akışkanların farklı hız ve koşullardaki davranış modları. )
( Formül: Re = ρvL/μ )

- LAMINER KABİN/LAMINAR FLOW CABINET[İng.] değil/yerine/= ÇEKER OCAK

- LAMİNER | KATMANLI ile/||/<> KATMANLI

( 1 mekanik Akışkan katmanlarının aralarında parçacık alışverişi yapmaksızın birbiri üzerinden kayması ile oluşan akış biçimi 2 metalbilim İçyapısı kat kat dizilmiş biçimde olan metal Katman katman olan )

- LAMINER/LAMINARY[İng.] değil/yerine/= KATMANLI | TEK YÖNLÜ (AKIM)

- LÂMİSE | DUYARGA ile/||/<> DUYARGA

( Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir veya iki çift bulunan boynuzumsu duyu örgenciği karşılık anten Çeşitli eklembacaklı hayvanların başlarında bulunan ve eklemlerden yapılmış olan duygu alma organı biyoloji zooloji Çeşitli eklem bacaklıların başlarında rotatorlarda ve balıklarda bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı Anten Anten Anten )

- LÂMİSE | MÜTEHARRİK LÂMİSE | ANTENNE[Fr. < ANTENNE.] ile/||/<> ANTEN ile/||/<> DUYARGA

( duyarga fizik duyarga Bazı hayvanların baş bölgelerinde bulunan algılama organı duyarga Çeşitli eklem bacaklıların başlarında bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı duyarga Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir veya iki çift bulunan boynuzumsu duyu örgenciği karşılık anten Çeşitli eklembacaklı hayvanların başlarında bulunan ve eklemlerden yapılmış olan duygu alma organı biyoloji zooloji Çeşitli eklem bacaklıların başlarında rotatorlarda ve balıklarda bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı Anten Anten Anten )

- LAMPRENE[İng.] ile/değil/yerine/= LAMPREN

- LAMPROIE, SUCE-PIERRE, SUCE-CAILLON[Fr.] ile/||/<> PETROMYZON MARINUS[Lat.] ile/||/<> TAŞEMEN

( zooloji )

- LAMY'S THEOREM[İng.] / LAMY-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMY TEOREMİ


- LAN/LOCAL AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= YEREL ALAN AĞI

- LANDAU DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= LANDAU SÖNÜMLEMESİ

- ATTÉNUATION DE LANDAU[Fr.] / LANDAU-DÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LANDAU SÖNÜMÜ

- LANDÉ G FACTOR[İng.] / FACTEUR G DE LANDÉ[Fr.] / LANDÉ G-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= LANDÉ G ÇARPANI

- LANDMARK PROCESS[İng.] / LE PROCESSUS DE LANDMARK[Fr.] ile/değil/yerine/= LANDMARK İŞLEMİ

- LANDSBERGER APPARATUS[İng.] / LANDSBERGER APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= LANDSBERGER AYGITI/CİHAZI

- LANDSCAPE :/yerine MANZARA

- LANDUNG[İng.] ile/||/<> LANDUNG[Alm.] ile/||/<> KONMA

( Uzun atlamalarda uçuştan sonra vücudu yere indirme )

- LANETLEMEK ile LANETLENMEK ile LANET ile LANETLİ

- LANGEVIN THEORY OF DIAMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DE LANGEVIN DU DIAMAGNÉTISME[Fr.] / LANGEVIN-DIAMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LANGEVİN DİYAMANYETİZMA KURAMI


- LANGEVIN RADIATION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE RADIATION DE LANGEVIN[Fr.] / LANGEVIN-STRAHLUNGSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= LANGEVİN IŞINIM BASINCI

- LANGEVIN THEORY OF PARAMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DE LANGEVIN DU PARAMAGNÉTISME[Fr.] / LANGEVIN-PARAMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LANGEVİN PARAMANYETİZMA KURAMI

- LANGIRT ile LANGIR LUNGUR

- ÉQUATION D'ISOTHERME DE LANGMUIR[Fr.] ile/değil/yerine/= LANGMUİR İZOTERM DENKLEMİ

- LANGMUIR PLASMA FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= LANGMUİR PLAZMA SIKLIĞI

- LANGMUİR-BLODGETT ile/||/<> SPİN COATİNG

( LB tek tabaka kontrollü, spin hızlı döndürme. )
( Formül: Monolayer İLE film )

- LANGUR[İng.] ile/||/<> SEMNOPITHÈQUE ENTELLE[Fr.] ile/||/<> HULMAN[Alm.] ile/||/<> LANGUR[İng. < LANGUR]

( Presbytis entellus Maymunlar Primates takımının uzunkuyruklumaymungiller Cercopithecidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 75 kuyruğu 100 cm İnce yapılı sarımsı beyazımsı renkli çalı kirpikli olup çenesinde saçakları vardır Doğu Hindistanda yaşar )

- LANGUST ile/||/<> LANGUST[Fr. < LANGOUSTE]

( karşılık böcek Palinurus vulgaris Kabuklular Crustacea sınıfının onayaklılar Decapoda takımından bir eklembacaklı cinsi Uzunluğu 3040 cm kadardır İkinci duyargaları vücut boyundan uzun olur Karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplıdır Yenir makassız istakoz zooloji )

- LANITOL[İng.] ile/değil/yerine/= LANİTOL

- LANNDSLİ ile TOPRAK KAYMASI


- LANOLİN ile/||/<> LANOLİN[Fr. < LANOLINE]

( kimya Koyun yapağısından elde edilen sarı renkte ve yapısında 20 oranında su içeren sabun ve kozmetik sanayisinde ve ilaç yapımında taşıt maddesi olarak kullanılan bir madde yapağı yağı )

- LANOLIN[İng.] / LANOLÈNE, LANOLINE, GRASSE DE LAINE[Fr.] / LANOLIN, WOLLFETT[Alm.] ile/değil/yerine/= LANOLİN

- LANSE ETME değil/yerine/= TANITMA

- LANSMAN[Fr. < LANCEMENT] yerine TANITIM/SUNUM

- LANTHANUM[İng.] / LANTHANUM[Fr.] / LANTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= LANTAN

- LANTANİT ile/||/<> AKTİNİT

( Lantanit 4f İLE aktinit 5f orbitallidir )
( Formül: Ce-Lu İLE Th-Lr )

- LAOCOÖN ile/ve/||/<>/> OĞULLARI

- LAPAROSKOPİ ile HİSTEROSKOPİ

- LAPİN ile ÇUBUKLU LAPİN

- LAPİR ÇEŞMESİ

( Bu çeşme, Çayırbaşı mevkiinde otel yaptıran ve Sardunya'lı olduğu anlaşılan ve Lapire diye tanınan Ravotti tarafından yaptırıldığı çeşmenin kitabesinden anlaşılmaktadır (H.1270, M.1853). Bu çeşme, camiin karşısında ve deniz kenarında iken, yol çalışmaları ve caddenin genişletilmesi sırasında ortadan kaldırıldığı "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilmektedir. Bu çeşmenin kitabesi, Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camiinin içinde ve son cemaat mahalli yanındaki merdivenin altında muhafaza edilmektedir. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazmaktadır: İşbu çeşme Mösyö Lâpir Yapdı bunda bir eser (Sene 1269). Fontaine Elevee Par Ravotti dit Lapire Sujet Sarde 1853". )

- LAPIS LAZULI, LAZULITE[İng.] / LAPIS LAZULI, LAZULITE[Fr.] / LAPIS LAZULI, LAZULIT, LASURPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPİS LAZULİ, LAZULİT

- LAPLACE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE DENKLEMİ

- LAPLACE EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE LAPLACE[Fr.] ile/değil/yerine/= LAPLACE DENKLEMLERİ

- LAPLACE TRANSFORM[İng.] ile/değil/yerine/= LAPLACE DÖNÜŞÜMÜ

- LAPLACE FORMULA[İng.] / FORMULE DE LAPLACE[Fr.] / LAPLACE-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE FORMÜLÜ

- LAPLACE İLE FOURİER İLE WAVELET ile/||/<> DÖNÜŞÜM TÜRLERİ

( Sinyal ve sistem analizinde kullanılan üç temel matematiksel dönüşüm. )
( Formül: F(ω) = ∫f(t)e^(-iωt)dt )
( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- LAPLACE OPERATOR[İng.] / LAPLACE-OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE İŞLEMCİSİ

- LAPLACESCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE SES HIZI

- LAPLACE LAW[İng.] / LOI DE LAPLACE[Fr.] / LAPLACE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE YASASI

- LAPLACE ile/||/<> DÖNÜŞÜMÜ

( Laplace dönüşümü ve diferansiyel denklemler )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1749-1827) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Laplace dönüşümü, olasılık teorisi) )

- VITESSE DU SON LAPLACIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= LAPLACİAN SES HIZI

- LAPLACIAN[İng.] / LAPLACIEN, OPÉRATEUR DE LAPLACE[Fr.] ile/değil/yerine/= LAPLASYEN

- LAPON ile LAPONCA

- LAPORTE SELECTION RULE[İng.] / RÈGLE DE SÉLECTION DE LAPORTE[Fr.] / LAPORTE-AUSWAHLREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPORTE SEÇİM KURALI

- LARGELY :/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE

- LARİNGOMALAZİ ile/||/<> LARENJİT/LARİNGİT

( Gırtlak kıkırdaklarının yumuşak olması nedeniyle solunum güçlüğü. İLE/||/<> Gırtlak yangısı ile ses kısıklığı ve boğaz ağrısı. )

- LARİNGOMALAZİ ile/||/<> TRAKEOMALAZİ

( Gırtlak kıkırdaklarının yumuşak olması nedeniyle solunum güçlüğü. İLE/||/<> Soluk borusu kıkırdaklarının yumuşak olması nedeniyle solunum güçlüğü. )

- LARİNGOSPAZM ile/||/<> BRONKOSPAZM

( Gırtlak kaslarının ani ve istemsiz kasılması. İLE/||/<> Bronş kaslarının ani ve istemsiz kasılması. )

- LARKS[İng.] ile/||/<> ALOUETTES[Fr.] ile/||/<> ALAUDIDAE[Lat.] ile/||/<> LERCHEN[Alm.] ile/||/<> TARLA KUŞUGİLLER

( Kuşlar Aves sınıfının Ötücü kuşlar Passeriformes takımının öz ötücüler Oscines üst sınıfından tüyleri toprak rengi kanatları uzun kuyrukları kısa ve dört köşeli tohum ve böceklerle beslenen tarla kuşu Alauda arvensis tepeli toygar Galerida cristata bozkır toygarı Calandrella brachydactyla çorak toygarı C rufescens ak kanatlı toygar Melanocorypha leucoptera kara toygar M yeltoniensis boğmaklı toygar M calandra türleri iyi bilinen bir familya )

- LARMOR FORMULA[İng.] / FORMULE DE LARMOR[Fr.] / LARMOR-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LARMOR FORMÜLÜ


- LARMOR FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= LARMOR SIKLIĞI

- LARMOR'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME/THÉORIE DE LARMOR[Fr.] / LARMOR-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= LARMOR TEOREMİ

- LASER COOLING ile/||/<> MAGNETIC COOLING

( Laser cooling foton momentum transferiyle soğutma yaparken İLE magnetic cooling manyetik alan değişimiyle soğutma yapar )
( Formül: Doppler cooling )

- LASERASYON/LACERATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALI YARALANMA/YIRTILMA

- LASIK/LASER ASSISTED İN SITU KERATOMILEUSIS[İng.] değil/yerine/= LAZER YARDIMLI YERİNDE KORNEA BİÇİMLENDİRME

- LASTA[Fr. < LASTA] ile/||/<> BİR GEMİNİN ALABİLDİĞİ YÜK MİKTARI

( bir geminin alabildiği yük miktarı İtal lasta lasto unit of measure of tonnage last laste Fel last )

- LASTİK ile LASTİKLİ ile LASTİKÇİ/LİK ile LASTİKSİZ ile LASTİK AĞACI ile LASTİKLİ SÖZ ile LASTİK TUTKALI ile LASTİKLİ LAKIRTI

- LATA ile LATALI ile LATASIZ

- LATEKS[Lat.] ile/değil LASTEKS[İng.]

( Bazı bitkilerin, genellikle süt görünüşünde olan özsuyu. İLE/DEĞİL Kauçuk ve pamuk karışımı bir tür kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )

- LATENT PERİYOT/LATENCY PERIOD[İng.] değil/yerine/= YANITSIZLIK DÖNEMI | GİZİLLİK DÖNEMI


- LATERAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ YAN

- LATERİT ile LATERİTLİ

- LATÉRITE[Fr.] ile/||/<> LÂTERİT

( jeoloji )

- LATERNA ile LATERNACI/LIK

- LATHYRUS SATIVUS[Lat.] ile/||/<> MÜRDÜMÜK

( Yazlık tek yıllık Doğu Akdeniz ve Orta Anadolu bölgelerinde yetiştirilen tanelerinde zehirli alkaloitler bulunduran geviş getirenlerde zehirlenmeye yol açabilen baklagil yem bitkisi Pek çok türü olan kültürü yapılanı tüylü mürdümük Lathyrus hirsutus olan bitki )

- LATİFE, Ç.LETAİF | ŞAKA ile/||/<> TAKILMA

( Güldürmek amacıyla birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz koşuk takılma )

- LATİFE | TAKILMAK ile/||/<> TAKILMA ile/||/<> TAKILMAK

( 1 Sataşmak söz atmak 2 Rolünü şaşırmak duraksamak unutmak Amacı alçaltma ve aşağılama olmayan şaka alay güldürücü fıkra şaka Argo 1 Rolünü şaşırmak unutmak 2 Sataşmak söz atmak )

- LÂTİF/LETÂFET ile/ve/||/<>/> AŞKIN/LIK

- LATİF/LİK ile LATİFE ile LATİFÇE ile LATİFECİ/LİK

- LATİN ABECESİ ile/ve/değil/||/<>/> LATİN KÖKENLİ TÜRK ABECESİ


- LATIN :/yerine LATİNCE

- LATİNCE ile LATİN AMERİKA

- LATİN/LİK ile LATİNCE ile LATİN ÇİÇEĞİ ile LATİN DİLLERİ ile LATİN YELKENİ ile LATİN HALKLARI ile LATİN HARFLERİ ile LATİN ÇİÇEĞİGİLLER

- LATOYA ile LATOYA RAMİREZ