( Maden mahallesinin üst kısmında, Nalbant Çeşme mevkiinde Zekeriyaköy yolu üzerinde basit bir köşe başı çeşmesidir (H.1212, M.1797). İzzet Baba Restaurantın bahçe duvarı yapılırken, çeşmenin bahçe duvarının içine alınması sonucunda sadece ayna taşı ile kitabe meydanda bırakılmıştır. Kitabesi okunacak gibi değil. Çeşmeyi Hadice oğlu Nalbant Mehmet Ağa yaptırdığı için, çeşmenin bir diğer ismi de Nalbant Çeşmedir. Kitabesinde şöyle yazıyordu: Sahib - ül hayret vel - hasenat/ Hadice Hatun binti/ Nalbant Mehmet Ağa" Sene 1212. )
( İlkçağ budunlarından kimilerinin kullandıkları bir tür yazı. @@ Bir ucu çivi gibi. başlı öbür ucu sivri bir takım çizgilerden ibaret olduğu için bu adı alan ve Sümerlilerle Akatlılar ve komşuları tarafından kullanılmış olan bir çeşit hece yazısı. )
( Hava moleküllerinin, atmosferin içinde bulunan maddelere hava ağırlığından dolayı uyguladığı kuvvettir. 0°C'de ve deniz seviyesinde standart olarak 76 cmHg olarak ölçülür. 76 cmHg, yaklaşık 1 atmosferik basınç birimine (atm) ve 101325 Pascala eşdeğerdir. @@ Genellikle tutarlı bir sıcaklık ya da su buharı içeriğine sahip, bazen yüzlerce ya da binlerce kilometre kareyi kaplayan büyük hacimli havadır. Hava kütleleri genelde kıtasal, arktik ya da tropikal gibi kaynak türlerine göre sınıflandırılır. Hava kütleleri ya da diğer hava sistemleri, jet akımları ve atmosfer basınçtaki farklılıklarla Dünya yüzeyine yönlendirilir.
( Bir öndere bağlı, onun düşünce ya da inançlarını yayan kişi. İLE/||/<> Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE/||/<> Katoliklerde bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papalığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. İLE/||/<> Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticiler. [Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilayetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.] İLE/||/<> Bir dini, özellik Hıristiyanlığı yaymakla görevli kişi. )
( ... İLE/DEĞİL Hamamda, örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma. | İş yaparken, bele bağlanan, uzun, geniş dokuma. | Başa örtülen dokuma. )
( Hawking ışıması kuantum etki ile buharlaşma İLE klasik kara delik hiçbir şey yaymaz.
Hawking ışıması kara delik kütlesini azaltır İLE klasik kara delik ebedidir. Hawking kuantum mekaniği ve genel görelilik birleştirdi. )
( Stephen Hawking tarafından 1974 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )
( İngiliz fizikçi Stephen Hawking (1942-2018) tarafından ilk kez öne sürülen ve kuantum mekaniği ile kütleçekim özelliklerinin birleşimi nedeniyle, bir kara deliği çevreleyen bükülmüş uzay-zamanın az miktarda ısı yaydığını belirten bir teoridir. Bu enerji kaybını telafi etmek üzere kütle biriktirmeyen kara deliklerde Hawking radyasyonu, olay ufkunun zamanla küçülmesine neden olur ve böyle bir kara delik nihayetinde enerjik parçacıklar ve gama ışınlarından oluşan bir parlama ile buharlaşacaktır. Yıldız kütleli kara deliklerin buharlaşması evrenin şimdiki yaşının onlarca katı kadar zaman alırken süper kütleli kara deliklerinki daha da uzun zaman alacaktır.
( Gerçeklerden koparak içte kalan dilekleri, imgelem etkinlikleri ile doyurmakta kullanılan tasarımların tümü. @@ Gerçeğin ve olanağın dışında, imgenin özgür işlemesiyle oluşan (kimi kez alaylı) yapıt. @@ Karşılığında bir gerçeklik bulunmayan görüsel tasarım. )
( Kişi, kendini, en iyi, en kolay ve en hızlı olarak yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, "HAYIR!" ve "YAPMAYABİLECEKLERİM" dizinlerini oluşturmakla başlamak gerekmektedir.[Üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, en kısa sürede başlamanızı salık veririz...] )
( Kamçılılarda devim örgenciği. @@ (Lat. flagellum): Erkek eşeylik gözelerinde, bazı birgözeli hayvanlarda, yakalı-kamçılı gözelerde v.b. bulunan, hareket eden ya da harekete yarayan iplik biçimindeki uzantı. @@ (zooloji) @@ Erkek eşey hücrelerinde, bazı bir hücreli hayvanlarda, yakalı kamçılı sünger hücrelerinde, bazı epitel hücrelerinde vb. bulunan harekete yarayan iplik biçimindeki uzantı. @@ Hücrelerin yüzeyinden dışarı doğru uzanan, protein yapısında, hareketi sağlayan organel, flagella. @@ 1. Bakteri vücudundan çıkan çok ince, uzun, dalgalı, kamçı biçiminde ve flagellin adı verilen proteinden yapılmış hareket organeli, flagella. 2. Birçok protozoonda hareket organeli olarak görev yapan uzun hareketli, kırbaç biçiminde, hücre hareketinden sorumlu organel, flagellum. @@ Ağızlarda kımçı biçimi de yaygın olarak kullanılır. ~ Az gamçı. Tkm gamçı. -Blk kamiçi. -Nog kamışı 'kamçı, kırbaç'. -Krg kamçı. -TatK kamçı. -Bşk kamsı. -Özb kamçi, kamçin. -Kzk kamşı. -Kklp kamşı. -Alt, Tel kamçı. -Şor, Sag, Soy kamcı. -Tuv kımçı 'kamçı, kırbaç'. -Yak kımnyī. Uygurcadan başlayarak kullanıldığını görüyoruz. Orta Türkçede kamçı biçimi geçer. Eski Kıpçakçada da kamçı biçimi kullanılır. Kâşgarlı Mahmud'a göre at, deve ve sığırın erkeklik organına kamçı adı verilir. Onun verdiği bu anlam düşündürücüdür. Türkçede at, eşek gibi hayvanların erkeklik organına çav adının verildiğini biliyoruz. 'Çavdan yapılmış kırbaç' olarak kullanılan çavun adının da çav'ın bir türevi olduğu açıktır. bk. çavun. O açıdan kamçı'nın at, deve ve sığırın erkeklik organına verilen kamçı adından ayrılması kolay kolay düşünülemez. Orta Türkçe kam- 'vurmak, dövmek' kökünden geldiği yolundaki sav özel olarak tartışmaya açıktır. Türkçe kancığa, kancuğa 'terki bağı, terki kayışı' sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. bk. kancığa, kancuğa. )
( Taksonomide bir alem. Bütün hayvanlar Animalia denilen (Hayvanlar) aleminin üyesidir. Bu alemde prokaryotik canlılar ya da protistler bulunmaz. Hayvanlar aleminin bütün bireyleri çok gözeli ve heterotroftur (gerekli besinleri almak için doğrudan ya da dolaylı olarak diğer canlılara bağlılar). @@ Sinir gözelerinin gövdelerinden çıkan ve sinir akımlarını diğer uçtaki gözelere götüren sinir uzantılarıdır. @@ Şube denilen daha küçük gruplardan oluşan taksonomik bir sınıflandırma biçimi. Alanın hemen altında yer alan en büyük ikinci taksonomik birimdir. @@ Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kuraldır. Amerikalı zoolog ve ornitolog Joel Asaph Allen tarafından ileri sürülmüştür. @@ İçindeki hemoglobin ile oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan gözesi. Omurgalı hayvanların kanında bulunur. Memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdeklidir. Kırmızı kan gözesi ya da eritrosit olarak da bilinir. @@ Memeliler, gençlerini meme bezleri tarafından üretilen sütle besleyen omurgalı hayvanlardır. Hayatlarının herhangi bir noktasında, yalnızca birkaç tane olsa bile (çoğu balina gibi), saçları var. Genellikle endotermiktirler (sıcakkanlı), vücut ısılarını kendileri üretir. Foklar gibi bazı türler, ürettikleri metabolik ısıya ek olarak düzenli olarak güneşi ya da diğer çevresel ısı kaynaklarını kullanır. @@ Protozoanlar ve süngerler dışında bütün hayvanları içine alan alem. Bu aleme ait canlıların hepsi çok gözeli ve farklılaşmış dokuya sahiptir. @@ Hayvanların kas gözelerinde bulunan bir protein. Çalışan kaslara oksijen sağlayan oksijen depolama birimi olarak işlev görür. Balinalar, fokalar gibi dalış yapan memeliler, kaslarında diğer hayvanlara oranla daha fazla miktarda miyoglobin bulundurduklarından, daha uzun süre su altında kalabilirler. @@ Hayvanlar alemi içerisindeki kordalılar şubesine ait bir alt şube. Tüm üyelerinde notokord ve kafatası vardır. Balıkları, amfibileri, sürüngenleri, kuşları, ve memelileri (tekdelikliler, keseliler, plesantalılar) kapsar.
( İki yönde hareket eder. [Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola.] İLE/+/> Üç yönde hareket edebilir.[Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola. VE İleri-geri.] )
( Yakalama, ısırma. VE Çiğnemeyi sağla(tı)r. İLE/+/> Konuşmayı sağla(tı)r. )
( Mekân, mevki, sâha. İLE/VE/||/<>/> Yer tutma, önemli bir yeri olma, saygıya/hürmete, îtibâra nâil olma. | [nesneler için] Boşlukta bir yer tutma, yer işgal etme. )
( Eski yazıda, noktasız yazılan şiir ya da düzyazılar. Dîvân şiirinin, sanatsal biçimlerindendir. İLE Söylenilmesi gereksiz olan sözün, ibareden çıkarılması ve söylenilmemesi. [Aruz'da, "failâtün" cüzünün son hecesi olan "tün" hecesinin kaldırılıp "fâila" yerine "fâilün" cüzünün getirilmesidir.] )
( (Derleme.. vokal düşmesi, büzme) Ünlü ile biten bir sözcük, ünlü ile başlayan başka sözcükle birleşik sözcük kurarken veya ünlü ile başlayan bir ek alınca, karşılaşan iki ünlüden birinin düşmesi: (ne+asıl]> nasıl, (cuma+ertesi) > cumartesi, (ne+edeyim) > nidem, (gide-im) gide-y-im (gide-m) vb. @@ Türlü ses etkileri altında kelimelerin iç ve son seslerinde bulunan bazı ünlülerin düşmesi: ısıtma > sıtma, ısıcak > sıcak, ısırga sırga küpe oyun+a- >oyna-, oğul> oğul+an > oğlan, bakıraç > bakraç, bükülüm > büklüm, uyuku > uyku, yayılım > yaylım, yumurtala- >yumurtla- vb. Ayrıca ünlü çarpışması durumunda da ünlülerden biri düşebilir: ne asıl? > nasıl?, ne için? > niçin?, cuma ertesi>cumartesi vb. bk. ünlü çarpışması @@ Azerbaycan Türkçesi: sait düşümü ~ säs düşümü; Türkmen Türkçesi: çekimlinindüşmegi; Gagauz Türkçesi: vokal düşmesi; Özbek Türkçesi: unlinin tuşuşu; Uygur Türkçesi: sozuq tavuşniňçüşüp qelişi; Tatar Türkçesi: suzıq awaznıň töşep qaluwı ~ suzıqlarnıň qısqaruwı; Başkurt Türkçesi: husinqinin töşöp qalıwı; Kmk: sozuk awazni tüşmegi; Krç.-Malk.: açıktawuşnu tüşüwü; Nogay Türkçesi: sozıktıň tüsüwî; Kazak Türkçesi: dawıstınıň tüsüwi; Kırgız Türkçesi: ündüünün tüşüp kalışı; Alt:: ündü tabıştıň tüjeri; Hakas Türkçesi: ünnîglernîň tüskenî;Tuva Türkçesi: a'jık ünnüň çi'de peeri; Rusça: vıpadeniye glasnogo )
( Hayvanların evriminde, duyu organlarının ve bunlarla ilgili sinirsel dokuların, gövdenin bir ucunda (yani ortamla "yüzyüze" olan ucunda) yoğunlaşması olayı. Bu olay sonucu, çoğu hayvanlarda baş ya da kafa dediğimiz bölüm meydana gelmiştir. Aşağıda bu oluşumun gerçekleştiği bir soy bulunmakta.
( Isı şok tepkisi her yerde aynı biçimde ve aynı anda olan yüksek korunumlu savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile gözeler zararlı durumlardan korunabilir. Bu durumlar ısı şoku, UV ışınları, toksik kimyasallar, enfeksiyon, değişime uğramış ve yanlış yapıya bürünmüş proteinler olabilir. Isı şok proteinleri antijenlerin görevini yapmasına da yardımcı olurlar. Isı şok proteini
( Kanın, hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı. [Bir milimetreküp insan kanında, 5 milyon hemati vardır.] İLE Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral [Fe2O3], kantaşı. )
( Kan yapıcı, kan oluşumu [ile ilgili]. İLE Kan yapımı, kan oluşumu. İLE Kan kümeleşimi. İLE Kan kusma. İLE Kan yapıcı, kan yoluyla. İLE Kanbilim uzmanı. İLE Kanbilim. İLE Kan toplağı. İLE Kan işeme. )
( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.
( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. İLE Gürültülü, karışık durum. | Türk müziğinde, on zamanlı, altı vuruşlu küçük bir usûl. | Bu usûlle bestelenmiş yapıt. )
( Sarıyerli işadamı. Büyükdere Mehmet İpgin İlkokulunu ve Levent Lisesini bitirdi. Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümünden mezun oldu. Bir yıl süre ile Londra'da dil eğitimi aldıktan sora iş hayatına atıldı. Bir süre Türkiye'nin ilk denizcilik gemi yakıtları ticareti şirketinde (Tekfen & Sodescan) çalıştı. Askerliğini takiben Gemi yakıtları sektöründe üç şirkette müdür ve yöneticilik yaptığı ve kar ortaklığı pozisyonlarında bulundu. Lukoil Şirketinde Satış & Pazarlama Koordinatörü olarak görev yaptı. Bazı ticari şirketler ortaklıkları devam ediyor. Beyaz Martı Şirketi'nin sahibidir. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup, üyesi olduğu kulüpte önce yönetim kurulunda görev aldı, olağanüstü genel kurulda da kulüp başkanlığına seçildi (2008/2009). Bilahare 2011/12 sezonun da bir kez daha yönetim kurulunda İkinci Başkan olarak görev yaptı. )