| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- SURFACE DENSITY[İng.] / DENSITÉ SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YOĞUNLUĞU

- SURFACE ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÖNELMESİ/YÖNLENMESİ

- SURFACE CHARGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CHARGE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK TRANSİSTÖRÜ

- DENSITÉ DE CHARGE SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK YOĞUNLUĞU

- SURFACE[İng.] / SURFACE[Fr.] / FIXIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY

- EXPANSION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYCE GENLEŞME

- SURFACE RECOMBINATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE BİRLEŞME

- ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTIONHITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTULAN ISI

- OBERFLÄCHENADSORPTIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTUNMA ISISI

- İNBİSÂT-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE GENLEŞME


- INTERFACIAL TENSION[İng.] / GRENZENDE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYLER ARASI GERİLİM

- YÜZEYSEL ile/değil/yerine/>< YETERİNCE

- YÜZLEME ile YÜZLEMECE

- YÜZLEMEK ile YÜZLENMEK ile YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞTİRMEK ile YÜZLEŞEBİLMEK ile YÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZLER ile YÜZLERCE

- YÜZLEŞME ile KARŞILAŞMA

- YÜZLEŞME ile ÖZELEŞTİRİ

- YÜZLEŞME ile/ve/değil/yerine TANIŞMA

- YÜZLEŞME ile YÜZLEŞMECE

- YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞME ile YÜZLEŞMEK

- BUOYANCY[İng.] / POUSSEE[Fr.] / AUFFRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZME KAPASİTESİ


- YÜZME ile KRAVL[İng. < CRAWL]

( ... İLE Dizleri bükmeksizin bacakları hızla hareket ettirerek kulaçla yüzme. )

- YÜZSÜZLEŞMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZSÜZ/LÜK ile YÜZSÜZCE ile YÜZSÜZ YÜZSÜZ

- YÜZSÜZLÜK = IMPUDENCE[İng., Fr.] = UNVERSCHÄMTHEIT[Alm.] = IMPUDENTIA[Lat.]

- ... YÜZÜNDEN ile/ve/değil/yerine ... NEDENİYLE

- YÜZYIL GEÇİŞİNDE ile/ve/||/<>/> BİNYIL GEÇİŞİNDE

- YÜZYILLARA GÖRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEMLERE GÖRE

- Z-AXIS[İng.] / AXE-Z[Fr.] / Z-ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= Z EKSENİ

- Z-SCHALE[Alm.] ile/değil/yerine/= Z KABUĞU

- ZÂDE[Ar.] ile ZÂDE[Fars. | çoğ. ZÂDEGÂN] ile -ZEDE[Ar.] ile ZEDE[Ar.]

( "Çok olsun!", "Artsın!" anlamlarında iyi bir dilek sözü. İLE Evlât, oğul. | Doğru, insaniyetli kişi. | "Doğmuş, meydana gelmiş" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[MERDÜM-ZÂDE: İnsan.] İLE ... kişi. İLE Vurma, çarpma, düşme sonunda oluşan yara ya da ezilme. )

- ZAHİR ile ZAHİRE ile ZAHİRİ


- ZÂHİRE[Ar.] ile ZÂHİRE[Ar. < ZEVÂHİR] ile ZAHÎRE[Ar. < ZAHÂİR]

( Dışarı fırlamış göz, lokma göz. İLE Parlak. İLE Gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat, yiyecek. )

- ZÂHİREN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTE

- ZAHMET ile ZAHMETLİ/LİK ile ZAHMETSİZ/LİK ile ZAHMETSİZCE

- ZAHRİYE ile ...

( Fatih devrinde çift sahifedir. İlk sahifede Fatih'in mütalaası için kaydı. İkincisi normal... Bazıları madalyon biçimindedir. )

- ZÂLİMCE değil/yerine/= KIYINÇLA

- ZALİM/LİK ile ZALİMCE

- ZAMAN:
BEKLEYİNCE
ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA

( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )

- ZAMAN ...:
" 'GEÇSE/GEÇSİN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"
ile/ve/||/<> " 'DURSA/DURSUN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"

( Durur [gibi algılanır]. İLE/VE/||/<> Geçer [gibi algılanır]. )

- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ

- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )

- Zaman zaman DİNLE!!!

- ZAMAN[Ar.] ile HIKBE[Ar.] ile BURHE[Ar.]

- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...

- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"

- ZAMANIN EL VERDİĞİNCE değil ZAMAN EL VERDİĞİNCE

( "ZAMANIN EL VERDİĞİ KADAR" demek üzereyken "ZAMANIN" diye başlayıp bu sözü kullandıktan sonra bir anda zihne başka bir sözün gelmesiyle hızla yön değiştirerek ifadenin bozulmasıyla oluşur. [Dli yanlış kullanmaktan değil bazen konuşma koşullarının çoklu etkileri altında sözcükler arasında karmaşalar yaşanabilir.] )

- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA
ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)

( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )

- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ

- ZAMÂN/ZEMÂN[Ar. çoğ. EZMİNE] ile ZAMÂN[Ar.]

( Zaman, vakti, çağ, devir. | Süre, mehil. | Mevsim. | Fiillerde, geçmiş, şimdiki, gelecek ve geniş zamanlardan her biri. İLE Kefil olma, kefillik. | Bir şeyin mislini ya da değerini vermek üzere zarara karşı kefil olma, garanti. )

- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME

( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )

- ZAMLI SÛRE değil ZAMM-I SÛRE

( "Zamm-ı Sûre okunur." DEĞİL Zamm-ı Sûre yapılır. )

- ZAN ile/ve/||/<> ŞAİBE

- ZANBI ile ÇEKİRGE
[<

( Bir çekirge türü. İLE ... )

- ZANCLEAN AGE[İng.] değil/yerine/= ZANKLEYAN ÇAĞI

( Milattan önce 5.332.000 ile milattan önce 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ZANNETME! ile/ve/||/<> FARZ ETME! ile/ve/||/<> SOR! ile/ve/||/<> SÖYLE!

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE

( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZAPTEDİLEMEME ile HAMİLE BIRAKMAK ile EMPRENYE ETME ile EMPRENYE ETME

- ZAPTİYE ile ZAPTİYE MEMURU

- ZARE ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAR ELEKTROT

- MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE, DIAPHRAGME[Fr.] / MEMBRAN, DIAPHRAGM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAR

- ZAR ile PERDE


- ZARAFET ile ZARİF ile ZARİFÇE

- TOXINE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZARARLI NESNE

- TOXIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZARARLI

- ZARÎFE[Ar.] ile ZÂRİFE[Ar.]

( Zarif şey. İLE Fazla, gereksiz söz. )

- ZARİF/LİK ile ZARİFÇE

- ZÂT[Ar.]-EN[Fars.][<>/||/>< SIFAT-EN] değil/yerine/=/: ÖZCE, ÖZ OLARAK, ÖZÜ İTİBARİYLE["doğrusu" değil!]
[<>/||/>< SIFATEN: görünüşçe, görünüş olarak, görünüşü itibariyle]

- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMELDE

- ZÂTEN ile/ve/değil/yerine YİNE DE

- ZÂT-ÜL-BATNEYN[Ar.] ile BIVENTRE[Fr.] ile ...

( İkikarınlı. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-BATNİYYE[Ar.] ile GASTÉROPODES[Fr.] ile ...

( Karındanbacaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-CEZRİYYE[Ar.] ile ...

( Köktenbacaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-KEFFİYYE[Ar.] ile PALMIPÈDES[Fr.] ile ...

( Perdeayaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-KESÎRE[Ar.] ile MYRIAPODES[Fr.] ile ...

( Çokayaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-MAFSALİYYE[Ar.] ile ARTHROPODES[Fr.] ile ...

( Eklembacaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İR-RE'SİYYE[Ar.] ile CÉPHALOPODES[Fr.] ile ...

( Baştanayaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ESÂBİ'-İL-MÜFREDE[Ar.] ile ONGULÉS[Fr.] ile ...

( Toynaklılar, tektırnaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ESÂBİ-İL-MÜZDEVİCE[Ar.] ile ...

( Suaygırı gibi ayakları eşit parmaklarla biten iri hayvanlar. )

- ZÂT-ÜL-IZÂM-İT-TÂMME[Ar.] ile ...

( Tamamen kemikleşmiş fıkraları birer kıhıftan ibaret olan balıklar sınıfı. )

- ZÂT-ÜL-KURÛN-İL-MUSAMME/MÜCEVVEFE[Ar.] ile ...

( Boynuzlarının içi boş olan hayvanlar, boş boynuzlular. )

- ZÂT-ÜS-SEDÂYÂ-Yİ BAHRİYYE[Ar.] = SIRÉNIENS[Fr.] = ...

( Denizyılanı gibi memeliler sınıfı. )

- ZÂVİYE değil/yerine/= AÇI

- ZÂVİYE ile KÖŞE | AÇI | KÜÇÜK TEKKE

( KÖŞE | AÇI | KÜÇÜK TEKKE )

- ZÂVİYE ile/||/<> ZÂVİYE MUSATTAHA

( Açı. İLE/||/<> Düzlemsel açı. )

- ZAYİ ile ZAYİÇE

- ZAYİÇE ile ...

( Yıldızların belirli zamanlardaki yerlerini gösteren cetvel. )

- WEAK ACID/CONJUGATE BASE PAIRS[İng.] / SCHWACHE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİT/KONJUGE BAZ ÇİFTİ

- WEAK BASE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF BAZ

- WEAK ELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ELEKTROLİT

- WEAK INTERACTIONS[İng.] / INTERACTION FAIBLE[Fr.] / SCHWACHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ETKİLEŞME

- ZAYIFLAMA ile/ve/<> "ÇÖKME"


- ZEBSE değil SEBZE

- ZEDELEME ile/ve/||/<> RENCİDE[Fars.] (ETMEK)

( Vurma, çarpma sonucunda hafifçe yaralamak. | Zarar vermek, zarara uğratmak. İLE/VE/||/<> İncitmek, kalbini kırmak. )

- ZEDELEME ile/ve/<> SARSMA

- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME

- ZEEMAN ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ENERJİSİ

- ZEHİRLEMEK ile ZEHİRLENMEK ile ZEHİRLETMEK ile ZEHİR ile ZEHİRLİ/LİK ile ZEHİRSİZ/LİK ile ZEHİRLİ GAZ ile ZEHİR HAFİYE ile ZEHİR ZIKKIM ile ZEHİR ZEMBEREK

- ZEHİRLİ BİTKİLER = NEBÂTÂT-I SEMMÎYE = PLANTES VÉNIMEUSES, PLANTES VÉNÉNEUSES

- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR

- TOXICOLOGY[İng.] / TOXICOLOGY, TOXICITÉ[Fr.] / GIFTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİLİK, TOKSİKOLOJİ

- ZEHV[Ar.] ile NAHVE[Ar.]


- ZEKÂ ile/ve/<> KUVVET ile/ve/<> MADDE

- ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE değil/yerine/= TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ

- ZEKİ ile/ve/değil/yerine/<>/< BİLGE

( [Sorunu] Çözümleyen/çözen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/< Önleyen. )
( Nerede aptal olacağını biliyorsan, yeterince zekisin demektir. )

- ZEKİ/LİK ile ZEKİCE

- ZELLE(T) ile ZULÜM

( Sürçüp kayma. İLE Güçlü birinin yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık. )

- DEPREM / ZELZELE/ZİLZÂL/ZELZAL/ZÜLZAL[Ar.] değil/yerine/= YER SARSINTISI/YER SARSAN

- ZELZELE[Ar.] ile RECFE[Ar.]

( Sarsıntı. İLE Çok güçlü sarsıntı. )

- ZEMİN ile ZEMİN LAMBASI ile DÖŞEME ile DÖŞEME TAHTASI ile DÖŞEME

- ZEN:
ANLAŞILABİLMESİ ANLAŞILAMAMASINDA
ile/ve/||/<> ANLAŞILMAMASI DA ANLAŞILABİLMESİNDE

- ZE ile/ve/||/<>/< BUDİZM/FELSEFE


- ZENB - SEİYYE

- ZENCEFİL ve/||/<> KAKULE

( ... VE/||/<> Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki. | Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu. )

- ZENER DIODE[İng.] / DIODE ZENER[Fr.] / Z-DIODE, ZENER-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER DİYODU

- ZENGİNLEMEK ile ZENGİN EKMEK ile ZENGİNLENMEK ile ZENGİNLEŞMEK ile ZENGİNLEŞTİRMEK ile ZENGİN/LİK ile ZENGİN ERKİ ile ZENGİN KAFİYE

- ENRICHMENT[İng.] / ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME

- ZENGİNLEŞTİRMEK ile ZENGİNLEŞTİRME

- ZEOLITE[İng.] / ZEOLITHE[Fr.] / ZEOLITH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEOLİT

- ZERDÜŞTLÜK'TE ile ...

( İYİ DÜŞÜN - İYİ KONUŞ - İYİ YAP )

- ZER-İ DEH-PENCÎ[Fars.] ile ZER-İ KAMER-TÂB[Fars.] ile ZER-İ KÂMİL[Fars.] ile ZER-İ MAHBÛB[Fars.] ile ZER-İ MAKLÛB[Fars.] ile ZER-İ SÂV/SÂVE[Fars.] ile ZER-İ ŞEŞ-SERÎ/VÎJE[Fars.]

( Yarısı bakır olan altın.[onda beşi] İLE Üzerinde ay simgesi bulunan bir altın para. İLE Tam, hâlis, ayarı tamam altın. İLE Yirmibeş kuruş değerinde bir altın para.[1787'de 3,5 kuruş değer konulmuş ve II. Mustafa devrinde çıkarılmıştı.] İLE Kalıp altın. İLE Ayarı tam altın ya da kırıntısı. İLE Hâlis altın. )

- ZERO-KNOWLEDGE İLE MPC İLE FHE ile/||/<> GİZLİLİK KORUMALI HESAPLAMA

( Veri ifşa etmeden hesaplama. )
( Formül: Prover→Verifier )

- ZERO-KNOWLEDGE İLE MPC İLE FHE ile/||/<> İLERİ KRİPTOGRAFİ

( Modern kriptografik protokoller. )
( Formül: ZKP: P kanıtlar İLE V doğrular )

- ZERRE ile/ve/||/<> KÜRRE[Ar. < KURE]

( Çok küçük parçacık. | 0,00156 gram olan ağırlık ölçü birimi. İLE/VE/||/<> Tüm noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı nesne. | Yeryüzü, acun/dünya. )

- ZERRE ile MONAD

- ZERRE[Ar.]/MOLEKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK/TOZAN

( Çok küçük parçacık. | Öğe ya da bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim. | [fiziksel kimya] Bir ya da birkaç çekirdek ya da elektronlu yapı. | Bir bütünün, en küçük parçası. )

- ZERRE değil/yerine/= TOZAN

- ZERRE ile ZERRECE

- ZEVCE[Ar. çoğ. EZVÂC] değil/yerine/= EŞ/KARI

- ZEVEBAN[Ar.] değil/yerine/= ERGİME

- ZEVK ALMAK İÇİN/ÜZERE ile ZEVK VERMEK İÇİN/ÜZERE

- Zevk için DİNLE!!!


- Zevk için DİNLE!!!

- ZEVKLENMEK ile ZEVKLENDİRMEK ile ZEVK ile ZEVKLİ/LİK ile ZEVKÇE ile ZEVKSİZ/LİK ile ZEVK EHLİ

- ZEVZEKLENMEK ile ZEVZEK/LİK ile ZEVZEKÇE

- ZEYTİNLER'DE:
ÇOLUR
ile/ve HAL ile/ve KALİ ile/ve KALAMATA ile/ve KALEMBEZİ ile/ve MEMECİK ile/ve MEMİLİK ile/ve SARIULAK ile/ve SELE ile/ve USLU ile/ve YOĞULIĞ

- ZEYTİNSİ ile ZEYTİNSİ MEYVE

- OLIVE OIL[İng.] / HUILE D'OLIVE[Fr.] / OLIVENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEYTİNYAĞI

- ZEYTİNYAĞLI ile/ve/||/<> MEZE

- ZIBÂBİYE[Ar.] ile ...

( Kertenkele, timsah, bukalemun, kör yılan gibi hayvanları içine alan bir sınıf. )

- ZIBÂBİYE-İ BERRİYYE[Ar.] ile ZIBÂBİYE-İ MÂİYYE[Ar.]

( Kertenkele ve benzeri hayvanlar. İLE Bu sınıfın suda yaşayan bölümü. )

- PECHKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİFT KÖMÜRÜ


- ZİGOT[İng. ZYGOTE] ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI[İng. ALLELIC EXCLUSION] ile/||/<> AYRIKLIK (TRANS-DÜZENLEME)[İng. TRANS-ARRANGEMENT] ile/||/<> AYRILMA KURALI[İng. LAW OF SEGREGATION] ile/||/<> BOZUCU SEÇİLİM[İng. DISRUPTIVE SELECTION] ile/||/<> ÇEKİNİK GEN[İng. RECESSIVE GENE] ile/||/<> HETEROZ[İng. HETEROSIS] ile/||/<> HETEROZİGOT AVANTAJI[İng. HETEROZYGOUS ADVANTAGE] ile/||/<> HOMOZİGOT[İng. HOMOZYGOUS]

( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze. Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme sebebiyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur. @@ Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin ifade edilmesi durumudur. İmmoglubulin ve T Hücresi Reseptörlerini kodlayan genlerde bu durum görülür. T Hücrelerinde sadece 1 set TCR geni ifade edilir. @@ Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. @@ Bir genin iki farklı alelinin ayrılarak farklı gametlere dağılması. Tamamen rastgele gerçekleşir. Eğer genler homozigot ise gametlerdeki ayrılan genler %100 aynı olur. Fakat eğer ayrılan genler heterozigot ise gametlerin %50'si baskın aleli, diğer %50'si ise çekinik aleli alır. @@ Bir özellik için uçlardaki özelliklerin seçilmesi ve ortada kalan özelliğe karşı olunması. 2 alelle kontrol edilen bir özellik için çekinik ve baskın homozigot genin tercih edilmesi ve heterozigota karşı olunması. Heterozigot bireylerin sayısında azalma görülür. @@ Alelde heterozigot durumdayken fenotipte gözlemlenemeyen genlerdir. Yalnızca homozigot durumdayken fenotipte gözlemlenebilirler. @@ Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması. @@ Aşırıbaskınlık. Bir dengeleyici seçilim çeşididir. Bu durumdaki türlerin bazı özelliklerinin genetik temeli açısından heterozigot olan bireyler, homozigot baskın ya da homozigot çekinik genotipe sahip bireylerden avantajlı olurlar. Belirli bir lokusta bulunan heterozigot genotipin, homozigot genotipten daha yüksek uyum başarısına sahip olması durumudur. @@ Kromozomlarda verilen bir alel çifti ya da serisi bakımından aynı genleri taşıyan bireylerdir. Homozigotlar, belirli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle de saf olarak görülürler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DÖL GÖZE/ZİGOT[Fr. < Yun. ZYGOTE] ile/ve/> ÖNDÖLÜT/EMBRİYON[İng. < EMBRYO] ile/ve/> DÖLÜT/CENİN/FETÜS

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )
( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

- ZİHİN(/DÜŞÜNCE) ve/||/<> DİL ve/||/<> YAŞAM(/UZAY)

( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- ZİHİN ile ZİHİNCE ile ZİHİNSEL ile ZİHİN HESABI ile ZİHİN AÇIKLIĞI ile ZİHİN BERRAKLIĞI ile ZİHİN JİMNASTİĞİ ile ZİHİN YORGUNLUĞU ile ZİHİN BULANIKLIĞI ile ZİHİN KARIŞIKLIĞI

- ZİHİNSEL FELSEFE ile/ve SAPTAMAK

- Zihnin için DİNLE!!!

- ZİHNİNDE ve/=/||/<>/>/< DİLİNDE

( Ne ki, var zihninde; aynı var dilinde!
Ne ki, var dilinde; aynı var zihninde! )

- Zihnini DİNLE!!!

- Zihnini dizginlemek için DİNLE!!!

- ZİHNİYE ile ZİHNİYET


- ZİL ile ZİLE ile ZİLİ

- ZİMBABWE < ZİMBA ZE MAHWE ya da ZİMBA WAYE

( [Şuna kabilesi dilinde/n] "Ulu Taş Evler" YA DA "Değerli Taş Evler" )

- ZİMMETE GEÇİRMEK ile ZİMMETE PARA GEÇİRME ile ZİMMETE PARA GEÇİREN KİŞİ

- CHAIN ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE ENCHAIN[Fr.] / KETTEN ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR İZOMERİSİ

- CHAIN FORMATION[İng.] / EN CHAINE[Fr.] / VERKETTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR OLUŞUMU

- CHAIN REACTION[İng.] / RÉACTION EN CHAÎNE[Fr.] / KETTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR TEPKİMESİ, ZİNCİRLEME TEPKİME

- ZİNCİR ile BOSA, MANTİLYE

( ... İLE Gemide kullanılan bir zincir. )

- CHAIN[İng.] / CHAINE[Fr.] / KETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR

- ZİNCİR ile KORZA[İt. < CROSE]

( ... İLE Denizin içinde iki zincirin birbirine dolaşması. )

- ZİNCİR ile ZİNCİR ÇETESİ ile ZİNCİR YAPIMCISI ile ZİNCİR YAZICI ile ZİNCİRLEME REAKSİYON ile ZİNCİR HALKASI ile ZİNCİR TESTERE ile ZİNCİRLENMİŞ ile ZİNCİRLEME LİSTE ile ZİNCİR BENZERİ ile ZİNCİRLEME ÇALIŞMA


- ZİNCİRLEME TASIM = KIYAS-I MÜSELSEL = SORITES[İng., Yun.] = SORITE[Fr.] = KETTENSCHLUSS[Alm.]

- ZİNCİRLEMEK ile ZİNCİRLENMEK ile ZİNCİR ile ZİNCİRLİ ile ZİNCİRLEME KAZA ile ZİNCİRLEME TEPKİME ile ZİNCİRLEME AD TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI

- ZİNDE[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ/DİRİMLİ/DİRİ/SAĞLAM

- ZİNDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> İZİNDE

- ZİRÂ[Ar.] ile ZİRÂ-İ A'ŞÂRÎ ile ZİRÂ-İ AMME ile ZİRÂ-İ KİRBÂSÎ ile ZİRÂ-İ KİSRÂ/MELİK ile ZİRÂ-İ MESAHA ile ZİRÂ-I Mİ'MÂRÎ ile ...

- ZİRAİ ile ZİRAİ İŞLETME

- ZİRVE[Ar.]/ŞÂHİKA değil/yerine/= DORUK

- ZİRVE ile SON SINIR

- ZİRVE ile ZIRVA

( Zirveler, zırvalarla yıkılmaz. )

- ZİRVE ile ZİRVE KONFERANSI ile ZİRVE TOPLANTISI


- ZİRVE-İ HÎÇ ile ZİRVE-İ ASLÎYE

- ZİYÂDE[Ar.] değil/yerine/= ÇOK, DAHA ÇOK | ARTMA, ÇOĞALMA | ARTAN, FAZLA KALAN | ÇOK BOL | AŞIRI, FAZLA

- ZİYÂDE[Ar.] ile/ve/||/<>/> BEREKETLİ[Ar.]

- ZİYÂDE[Ar.] değil/yerine/= ÇOK/DAHA ÇOK

- ZİYÂDE[Ar.] ile NEMÂ[Ar.]

- ZİYADELEŞMEK ile ZİYADELEŞTİRMEK ile ZİYADE

- ZİYÂDESİYLE değil/yerine/= OLAĞANDAN/GEREKENDEN ÇOK/AŞIRICA

- ZİYÂRET değil/yerine/= GÖRMEYE/GÖRÜŞMEYE GİTME

- ZİYÂRETGÂH = TÜRBE

- ZŌĒ[Yun.] ile/ve/||/<> BIOS[Yun.] ile/ve/||/<> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]

(
ZŌĒ ile BIOS ile VIVERE ile SI VIVERE arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt ZŌĒ (Yun.) BIOS (Yun.) VIVERE (Lat.) SI VIVERE (Lat.)
Temel Anlam Canlılık, yaşam gücü Belirli yaşam biçimi Yaşamak Kendisi olarak yaşamak
Yaşam Türü Biyolojik yaşam Toplumsal / etik yaşam Yaşam eylemi Bilinçli yaşam tarzı
Bilinç Gerekli değil Gerekli Gerekli değil Zorunlu
Özne Tüm dirimliler İnsan/kişi (politik özne) Dirimli Kendilik bilinci olan birey
Düzlem Doğal Etik–politik Dirimsel / olgusal Aktöresel / varoluşsal
Değer Boyutu Yok Var Yok Güçlü biçimde var
Felsefî Karşılığı Salt yaşam Yaşam biçimi Yaşamın gerçekleşmesi Yaşamın özüyle uyumu
Birbiriyle İlişki Yaşamın ham durum Zōē’nin biçimlenmiş durumu Zōē’ye denk düşer Bios’a yakın bir etik duruş
Yaygın Yanlış Anlama "İnsan yaşamı" sanılması Dirimsel yaşam sanılması İyi yaşamla karıştırılması Bireycilik sanılması
)

- ZON/ZONE[İng.] değil/yerine/= KUŞAK

- ZONE :/yerine BÖLGE, ALAN

- ZOR GELME değil/yerine/= GÜÇSÜNME

- ZORAKİ[Ar.] değil/yerine/= GÜCEMEYLE

- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA
ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"

- ZORLAMA(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNERİDE/TEKLİFTE CİDDİYETİ VURGULAMA/PEKİŞTİRME

- ZORLAMA/ZECİR değil/yerine/= GÜCEME

- Zorlanarak DİNLE!!!

- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON

- ZORLUK" ile/değil GELİŞİM/GELİŞME


- ZORUNLU (ÖNERME) = ZARURİYE-İ MUTLAKA = APODICTIC[İng.] = APODICTIQUE[Fr.] = APODIKTISCH[Alm.] = APODEIKTIKOS[Yun.]

- ZORUNLU = NECESSARY[İng.] = NÉCESSAIRE[Fr.] = NOTWENDIG[Alm.] = NECESSARIA[Lat.]

- ZORUNLULUK = ZARURET = NECESSITY[İng.] = NÉCESSITÉ[Fr.] = NOTWENDIGKEIT[Alm.] = NECESSITAS[Lat.] = NECESIDAD[İsp.]

- ZÜBDE ile ...

( BİR ŞEYİN EN SEÇKİN PARÇASI | ÖZ )

- ZÜCCACİYE ile ZÜCCACİYECİ/LİK

- ZÜ-L-CİNSEYN[Ar.] = BISEXUELLE[Fr.] = ...

( İkieşeyli, hünsa. )

- ZÜ-L-EFVÂH-I CENBİYYE[Ar.] ile ...

( Köpekbalıkları. )

- ZÜLF[Ar.] ile/ve/<> ZÜLFE[Ar.]

( Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı. İLE/VE/<> Küçük saçak, püskül. | Eski sülüs yazısı Elif'lerinin ucundaki çengel. )

- ZÜ-L-HASALE[Ar.] ile ...

( Kavuzlular. | GLUMIFLORES[Fr.] )

- ZÜ-L-TARAFEYN-İ MÜFEVVEHE[Ar.] ile ...

( Bir çeşit şerit solucanı. )

- ZÜMRE ile ZÜMRE EDEBİYATI ile ZÜMRE TOPLANTISI

- ZÜPPE ile ZÜPPELİK

- ZÜPPE ile ZÜPPELİK ile ZÜPPE

- ZÜPPELEŞTİRMEK ile ZÜPPECE ile ZÜPPELİK

- ZÜYUF ile ZÜYUF AKÇE

- Α-VALUES[İng.] / Α WERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= Α-DEĞERLERİ

- Α-TOCOPHEROL[İng.] / Α-TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= Α-TOKOFEROL