| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- EKİM(')E ile/>< SİKİME

( Olursa. İLE/>< Olur. )

- EKİN/KÜLTÜR ve/> TÖRE

( Temeli/altyapıyı sunar. VE/> Sürekliliği sunar/sağlar. )

- EKİNOKS[Fr. < ÉQUINOXE] değil/yerine/= GÜN TÜN EŞİTLİĞİ

- EKİP[Fr. < ÉQUIPE] değil/yerine/= TAKIM

- EKİZ ÇEKİMİNDE:
DİYAFRAM
ile/ve/||/<> ENSTANTANE ile/ve/||/<> ISO

( )

- EKLEKTİK[Fr. < ÉCLECTIQUE] değil/yerine/= SEÇMECİ

- EKLEKTİZM[Fr. < ÉCLECTISME] değil/yerine/= SEÇMECİLİK

- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ

- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU

- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU


- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME

- EKLEM ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANKİLOZ[Fr. < Yun. < ANKYLOSE]

( ... İLE Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması, oynaklığın yitimi. )

- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]

( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKLEME ile EKLEMELİ ile EKLEME DİŞİ

- EKLEMEK ile EKLİ ile EKLEME ile EK ile EKLER

- EKLEMLENME ile/değil/yerine/||/>< DİKİŞSİZLİK

- EKLEMLİ/MAFSALLI GÖVDE = SÂK-I MAFSALÎ = TIGE ARTICULÉE

- EKLEŞTİRME

- EKLİPTİK[Fr. < ÉCLIPTIQUE] değil/yerine/= TUTULUM

- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME


- EKO ile EKOJEN ile EKOJENİTE

( Yankı. İLE Yankı veren. İLE Yankısallık. )

- EKOKÖYLERDE...

- EKOLALİ[Fr. < ÉCOLALIE] değil/yerine/= YANKILI KONUŞMA

- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKOLOJİ ile ÇEVRE

( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )

- EKOLOJİK[Fr. < ÉCOLOGIQUE] değil/yerine/= EKOLOJİYLE İLGİLİ OLAN

- EKOLOJİST[Fr. < ÉCOLOGISTE] değil/yerine/= EKOLOJİZMİ SAVUNAN KİŞİ

- EKONOMİ ile/ve/||/<> ASKERİYE

- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME
değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )

- EKONOMİK ile EKONOMİK PATLAMA ile EKONOMİK BOYKOT ile EKONOMİK KRİZ ile EKONOMİK BÜYÜME ile EKONOMİK ile EKONOMİ ile İKTİSATÇI ile TASARRUF ETMEK ile EKONOMİ


- EKONOMİST[Fr. < ÉCONOMISTE] değil/yerine/= EKONOMİ UZMANI, İKTİSATÇI

- EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE] değil/yerine/= YANSICA

- EKOSİSTEM değil/yerine/= ÇEVREDİZGE

- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ

- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN

- EKSASERBASYON[Fr. < EXACERBATION] değil/yerine/= ALEVLENME

- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AXIALEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN DÜZLEMİ

- EKSEN ile EKSENLİ ile EKSEN ÜLKE ile EKSEN OYUNCU

- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN


- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI

- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM

- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ

- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ

- NEGATIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE NEGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ELEKTRİK YÜKÜ

- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS

- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME

- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ

- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ

- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL


- EKSİBİSYONİZM[Fr. < EXHIBITIONNISME] değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK

- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI

- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP

- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ

- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI

- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME

- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI

- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI

- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA

- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU


- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ

- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI

- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI

- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU

- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ

- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME

- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK

- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU

- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ

- EKSİK ÇİÇEK = ZEHRE-İ NÂKISA = FLEUR INCOMPLÈTE


- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK

- EKSİNTİ/FİRE[Yun.] ile/ve/<> PAÇAVRA

- EKSİTABİLİTE ile EKSİTABL/E ile EKSİTASYON ile EKSİTATÖR

( Uyarılganlık, uyarılabilirlik. İLE Uyarılgan, uyarılabilir. İLE Uyarma, uyarılma. İLE Uyarıcı. )

- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ

- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK

- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM

- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ

- EKSPLORASYON/EKSPLORE ETMEK ile. AÇIP İNCELEME

- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA


- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME

- EKSPOZİSYON[Fr. < EXPOSITION] değil/yerine/= SERGİLEME

- EKSPRESYONİST[Fr. < EXPRESSIONISTE] değil/yerine/= DIŞA VURUMCU

- EKSPRESYONİZM[Fr. < EXPRESSIONISME] değil/yerine/= DIŞA VURUMCULUK

- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME

- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME

- EKSTRA ile EKSTRA ÖDEME ile OLAĞANÜSTÜ

- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME

- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU

- EKSTRE ile EKSTREM ile EKSTREMİTE

( Öz, özüt. İLE Aşırı, uc, en ucta, en kenarda. İLE Kol ya da bacak. )

- EKSTRE ile EKSTREM/LİK

- EKSTRE değil/yerine/= HESAP ÖZETİ

- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT

- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI

- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI

- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- EKTODERM[Fr. < ECTODERME] değil/yerine/= DIŞ DERİ

- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ

- EXOSPHÈRE[Fr.] / EXOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOSFER

- EKZOTERMİK[Fr. < EXOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIVEREN


- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME

- EL-AYAK (ÇEKİLİNCE)

- EL ELE ile/ve/||/<>/> GÖZ GÖZE ile/ve/||/<>/> YÜZ YÜZE ile/ve/||/<>/> DİZ DİZE

- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE

- ÉLASTANCE[Fr.] / ELASTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTANS

- DÉFORMATION ÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELASTİK BİÇİM BOZULMASI

- ELASTİK[Fr. < ÉLASTIQUE] değil/yerine/= ESNEK

- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK

- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK

- ELASTOMER[İng.] / ÉLASTOMÈRE[Fr.] / ELASTOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTOMER


- ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ

- ELBİSE ile ÇÖP ile ÇÖP KUTUSU

- ELBİSE ile GİYİNMİŞ ile TERZİ

- ELDE EDİL(E)MEZ < ELİNDEKİLERE ŞÜKRETMEDİKÇE

- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME

- ELE "GEÇİRME" ile "EL KOYMA"

- ELE-GÜNE ... değil İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ...

- ELE ile/değil ELLE

- ELE = YAVAŞ
[<

- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ


- ELEKTRİFİKASYON/ELEKTRİKLENME değil/yerine/= ÇINGILANMA

- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI

- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI

- INTENSITÉ DU CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN ŞİDDETİ

- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ

- ELEKTRİKLİ SAHA[Osm.] / ELECTRIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELECTRISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALANI

- ELECTRIC MULTIPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTBU

- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN

- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI


- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ

- ELECTRIC IMPEDANCE[İng.] / ELEKTRISCHE IMPEDANZ, ELEKTRISCHER WECHSELSTROMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK EMPEDANSI

- ELECTRIC ENERGY[İng.] / ELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ENERJİSİ

- ELECTRIC DIPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES DIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK İKİKUTUP MOMENTİ, M

- ELECTROLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMASI

- POLARISABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANABİLİRLİĞİ

- ELECTRIC MOMENT[İng.] / MOMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK MOMENTİ

- ELEKTRIZITÄTSMESSER-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÖLÇER TÜPÜ

- ELECTRIC SCREENING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK PERDELEME

- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ


- ELEKTRISCHE SONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SIYGACI

- ELECTRIC SHOCK TUBE[İng.] / TUBE À CHOC ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK TÜPÜ

- ELECTRIC PROBE[İng.] / SONDE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FÜHLER/TASTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SONDA

- ELECTRIC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER MONOPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK TEK KUTBU

- ELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE KONSTANTE, ELEKTRISITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK/YALITKANLIK SABİTİ

- VECTEUR DÉPLACEMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ

- BERKİYE, KEHRİBAR[Osm.] / ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK

- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP

- GRAVIMÉTRIE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE GEWICHTSMESSUNG, GEWITCHMESSER MIT DER ELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE AĞIRLIK ÖLÇÜMÜ

- CONCENTRATION WITH ELECTRICITY[İng.] / CONCENTRATION AVEC L'ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISCHE KONZENTRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE DERİŞTİRME


- ELECTRIZATION[İng.] / ÉLECTRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEME

- ELEKTRISIEREN/ELEKTRISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENDİRME

- ELECTRIFICATION[İng.] / ÉLECTRIFICATION[Fr.] / ELEKTRIFIZIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENME

- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK

- ELECTRIC DIPOLE[İng.] / DIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT KUTUP

- CHAMP DU MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇOK KUTUPLU ALAN

- TRANSITION QUADRIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DÖRTUCAY GEÇİŞ

- ELEKTRISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EKSEN

- IMPÉDANCE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EMPEDANS

- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ


- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN

- ÉLECTROLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL IŞILDAMA

- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK

- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ

- ELECTRICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL POLARİTE

- RAKKÂS-İ BERKÎ[Osm.] / ELECTRICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL SARKAÇ

- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK

- ISOLATION ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITKANLIK

- ELEKTRISCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YER DEĞİŞTİRME

- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK


- ELEKTRO-EĞİRME ile/||/<> ERİYİK ÜFLEME

( Elektro yüksek voltaj, eriyik sıcak hava. )
( Formül: Çözelti İLE eriyik )

- ELECTROFLUID[İng.] / ÉLECTROFLUIDE[Fr.] / ELEKTROFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKIŞKAN

- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI

- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI

- ELECTROACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ

- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK

- ELEKTROBİYOLOJİK[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIQUE] değil/yerine/= ELEKTROBİYOLOJİ İLE İLGİLİ

- ELECTROPHORESIS[İng.] / ÉLECTROPHORÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOREZ

- ELECTROPHOTOGRAPHY[İng.] / ELEKTROFOTOGRAFIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOĞRAFÇILIK

- ÉLECTROPHOTOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOGRAFİ


- ELEKTROOSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOZ

- ÉLECTROGAZDYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DİNAMİĞİ

- ELEKTROJEN[Fr. < ÉLECTROGÈNE] değil/yerine/= ELEKTRİK ÜRETEN (DÜZEN)

- ELECTROCHEMISTRY[İng.] / ÉLECTROCHIMIE[Fr.] / ELEKTROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYA

- ELECTROCHEMICAL CELL[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE BATTERIE ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL GÖZE/HÜCRE, ELEKTROKİMYASAL PİL

- ÉLECTROCINÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROKINETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİNETİK

- GALVANOPLASTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKLAPLAMA

- NONELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYAN

- NICHTELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYANLAR

- ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE[Fr.] / ELEKTROLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT


- ELEKTROLİT ile/ve/||/<> MOLALİTE

( Sulu çözeltilerde iyonlarına ayrışabilen nesne. İLE/VE/||/<> Çözeltideki mol sayısını belirten bir yoğunlaşma birimi. )

- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA

- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ

- ELECTROLYTIC RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTUCU

- CELLULE ÉLECTROLITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK GÖZE

- ELEKTROLİTİK NAKİL[Osm.] / ELECTROLYTIC CONDUCTIVITY/CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LEITFÄHIGKEIT/KONDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK İLETKENLİK

- ELECTROLYTIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KUTUPLANMA

- DECAPAGE ELECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİKTİN

- ELECTROLYTIC CELL[İng.] / PILE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİL/GÖZE/HÜCRE

- RHÉOSTAT ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK REOSTA


- ELECTROLYTIC CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SIĞAÇ

- ELECTROLYTIC TANK[İng.] / CUVE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE TANK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TANK

- ELEKTROLYTISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TEMİZLEME

- ELECTROLYSIS CELL[İng.] / ELEKTROLYSEZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ GÖZESİ/HÜCRESİ

- TAHLİL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] / ELECTROLYSIS[İng.] / ÉLECTROLYSE[Fr.] / ELEKTROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ

- ELEKTROLUMINESZENZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS GÖZE/HÜCRE

- ELEKTROLUMINESZENZPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS PLAKA

- ELECTROMAGNETIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK AKIM

- TENSEUR DE CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN GERGİSİ

- ELECTROMAGNETIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN


- ELECTROMAGNETIC INTERACTION[İng.] / ELEKTROMAGNETISCHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ETKİLEŞME

- ELEKTROMAGNETISCHE BEWEGUNGSGRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK HAREKET NİCELİĞİ

- ELECTROMAGNETIC INDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKLEME

- INDUCTION ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKSİYON

- ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM/IŞIMA

- ELECTROMAGNETIC MASS[İng.] / MASSE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK KÜTLE

- DENSITÉ DE MOMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE IMPULSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK MOMENTUM YOĞUNLUĞU

- ÉLAN ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK MOMENTUM

- ELECTROMAGNETIC DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK SÖNÜMLEME

- ELECTROMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK TAYF/SPEKTRUM


- ELECTROMAGNETIC[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK

- ELECTROMAGNETISM[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTISME[Fr.] / ELEKTROMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİZMA

- ELECTROMETER TUBE[İng.] / TUBE ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETERRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE TÜPÜ

- ELECTROMETER[İng.] / ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE

- FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET (EMK)

- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI

- KUVVE-İ MUHARRİKE-İ ELEKTRİKİYE[Osm.] / ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET

- ELEKTRONENUNTERSCHALE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALT KABUĞU

- NUAGE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENWOLKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON BULUTU

- RÉSONANCE DOUBLE NUCLÉAIRE-ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI


- PAIRE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇİFTİ

- PHOTOTUBE MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER-FOTOZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICILI FOTOTÜP

- MULTIPLICITÉ ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOKKATLILIĞI

- COURBE DE DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DAĞILIM EĞRİSİ

- ELEKTRONENSTRAHLSCHMELZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ERGİTME

- ELEKTRONENSTRAHL-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ İYON KAYNAĞI

- ELEKTRONENSPINDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÖNÜ YOĞUNLUĞU

- SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÖNÜSÜ

- CONFIGURATION ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÜZENİ

- TRANSITION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON GEÇİŞİ


- COUCHE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSCHALE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KABUĞU

- NOMBRE LEPTONIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-LEPTONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON LEPTON SAYISI

- LENTILLE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MERCEĞİ

- MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU

- OPTIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON OPTİĞİ

- PARAMAGNÉTISME ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-PARAMAGNETISMUS, ELEKTRONISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON PARAMANYETİZMASI

- TEMPÉRATURE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SICAKLIĞI

- ELECTRON CYCLOTRON RESONANCE SOURCE[İng.] / SOURCE DE RÉSONANCE CYCLOTRON ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRON-ZYKLOTRON-RESONANZQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SİKLOTRON REZONANS KAYNAĞI

- MICROANALYSE PAR SONDE ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SONDASI İLE MİKRO ÇÖZÜMLEME/MİKROANALİZ